Danıştay3. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/10001 K.2025/5883
Özet: (1) Davacı Sanayi A.Ş., 2018 geçici vergi ödenmemiş iade alacaklarına ilişkin vergi inceleme raporuyla reddi ve ilgili işlemin iptali talebini yapmıştır. (2) Mahkeme, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin hükmü bozalak, diğer kararları onaylayarak davacının talebinin kısmen reddedildiğinin hâliyle kararını vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/10001
Karar No: 2025/5883
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2018 dönemine ait geçici vergiden doğan iade alacağının ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuyla reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 2018 hesap döneminde ilişkili kişisi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret Anonim Şirketine %26,87 oranında fatura altı iskonto uyguladığı, davacı şirkete en yakın olan firmanın %20,30 oranında iskonto uyguladığı, emsallere aykırı bedeller üzerinden mal satarak transfer fiyatlandırması yoluyla 90.493.347,36-TL tutarında örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, buna istinaden yapılan hesaplama sonucu 4.974.189,88-TL geçici verginin eksik tahakkuk etmesi sebebiyle hazine zararı oluştuğu, serbest bölgede gerçekleştirilen faaliyetlerinden doğan kira geliri ve kur farkları haricinde kalan merkezle gerçekleştirilen para hareketleri ve bankalarda yer alan yabancı paralara ilişkin yapılan değerlemelerden hesaplanan kur farkı tutarlarının vadeli Türk Lirası ve Amerikan Doları hesaplarından elde edilen faiz gelirlerinin serbest bölge faaliyetlerinden doğan gelir olmadığı, 2018 hesap döneminde ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacıya düzenlenen "insan kaynakları hizmet bedeli" içerikli faturanın 31.199,00-TL tutarlı bölümünün "..." organizasyonuna ait olduğu, bu organizasyonun bir pazarlama faaliyeti değil, kaynak ihtiyacında olan kişi ve kurumların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapılan ve grup firmalarına gider dağıtımı şeklinde yansıtılan sponsorluk gideri olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Somut verilere dayanılmadığı, varsayımla rapor hazırlandığı, esas olanın satış fiyatı olduğu, iskonto öncesi fiyat ile iskonto sonrası fiyat dikkate alınmadan iskonto oranının tek başına hiçbir anlamı olmadığı, örtülü kazanç amacı ve fonksiyonunun varllığının idarece kanıtlanması gerektiği, ortaklarla yapılan ticari işlemlerin piyasa fiyatlarına göre makul ölçüde düşük olabileceğinin içtihatlarda kabul edildiği, iç emsal olmadığına dair somut bir araştırma, delil, belge olmadığı, ... firması ile ilgili belli başlı ölçütlere dair bilgi verilmediği, karşılaştırma yapılmadığı, ... firmasının durumuna dair verilerin ortaya konmadığı, sadece iskonto oranları karşılaştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı şeklinde bir sonuca varılmasının mümkün olmayacağı, davacının tabi olduğu kurumlar vergisi oranının yaklaşık %7, satış şirketi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2018 kurumlar vergisi oranının %22 olduğu, iki şirket arasındaki işlemlerde emsallere aykırı fiyat uygulandığı, hazine zararına bakılırken iki şirketin kurum kazançlarına fiyat emsallerine uygun şekilde uygulansaydı oluşacak kar ve zarar farklarının yansıtılması ve kurumlar vergisi matrahının bu şekilde düzeltilerek dikkate alınmasının gerektiği, ... organizasyonun pazarlama faaliyeti olduğu, Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendi kapsamında gider olarak dikkate alınması gerektiği, mahkemece esasa etkili iddiaların irdelenip gerekçelendirilmeden vergi inceleme raporu yorum ve önerileri esas alınarak sonuca gidildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı şirketin 2018 hesap döneminde ilişkili kişisine yüksek uyguladığı iskonto oranları nedeniyle emsallere uygunluk ilkesine aykırı bedeller üzerinden mal satarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, yine yasal defterlere kaydederek beyannamelerde indirim konusu yaptığı bir kısım giderin kanunen kabul edilmeyen gider kapsamında olduğu, serbest bölge faaliyetine ilişkin istisna tutarını fazla uyguladığı, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuyla söz konusu hususların tespit edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda; 2018 hesap döneminde ilişkili kişisi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret Anonim Şirketine %26,87 oranında fatura altı iskonto uyguladığı, dış emsaller arasından aktif büyüklük, net satışlar ve öz kaynak tutarları, yurtiçi satış ağırlığı, ürün çeşitliliği, imal edilen ürünlerin bilinirliği, marka değeri ile ekonomik koşullar, geleneksel kanalda ulusal ve indirim zincir marketlerdeki müşteri sayısı ve dağıtım noktaları bakımından davacı şirkete en yakın olan firmanın uyguladığı her türlü iskonto ve prim oranları toplamının %20,30 olduğu, emsallere aykırı bedeller üzerinden mal satarak transfer fiyatlandırması yoluyla 90.493.347,36-TL tutarında örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, buna istinaden yapılan hesaplama sonucu 4.974.189,88-TL geçici verginin eksik tahakkuk etmesi sebebiyle hazine zararı oluştuğu, serbest bölgede gerçekleştirilen faaliyetlerinden doğan kira geliri ve kur farkları haricinde kalan merkezle gerçekleştirilen para hareketleri ve bankalarda yer alan yabancı paralara ilişkin yapılan değerlemelerden hesaplanan kur farkı tutarlarının vadeli Türk Lirası ve Amerikan Doları hesaplarından elde edilen faiz gelirlerinin serbest bölge faaliyetlerinden doğan gelir olmadığı, 2018 hesap döneminde ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacıya düzenlenen “insan kaynakları hizmet bedeli“ içerikli faturanın "770-Genel Yönetim Giderleri" hesabına kaydedildiği, kurumlar vergisi beyannamesinde gider olarak dikkate alındığı, bu faturanın katma değer vergisi hariç 31.199,00-TL tutarlı “...” organizasyonuna yönelik gider dağıtımı olduğu, bu organizasyonu firma olarak davacı şirketin düzenlemediği, ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından insan kaynakları hizmeti olarak faturalandırıldığı ancak hizmetin içeriğinin organizasyonun ne amaçla ne yararına düzenlendiğinin, içeriğinde reklam anlaşması olup olmadığına yönelik bir sözleşme bulunmadığı, şirketin yaptığı bu harcamaları organizasyona yönelik faaliyetlerin ortaya konabilmesi için kaynak ihtiyacında olan kişi ve kurumların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak yaptığı, aslında bu giderin organizasyon sponsorluğu olduğu, bir harcamanın Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında sponsorluk harcaması olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu harcamanın 3289 sayılı Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılmış olması şartına bağlandığı, dolayısıyla “Bizz Kampüs” içerikli katma değer vergisi hariç toplam 31.199,00-TL gider yazılan tutarın kanunen kabul edilmeyen gider kapsamında matraha eklenmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Vergi inceleme raporunda yer alan söz konusu tespitlere istinaden 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin yeniden düzenlendiği, 16.602.524,31-TL ödenecek kurumlar vergisi hesaplandığı, iadesi gereken herhangi bir kurumlar vergisi ve geçici vergi bulunmadığı belirtilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Diğer İndirimler" başlıklı 10. maddesinin 1/b bendinde, kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimlerin yapılacağının belirtildiği b) 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50'si" hükmüne yer verilmiş, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde ise: Sponsor olan kurumun adının anılması koşuluyla, resmi spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira bedelleri, sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri, spor malzemesi bedeli, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için yapılan ayni ve nakdi harcamalar, sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri, spor müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler gibi harcamaların sponsorluk harcaması olarak değerlendirileceği, spor sahalarına, sporcuların veya diğer ilgililerin spor giysilerinin ya da spor araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya elektronik sinyaller yardımıyla sanal olarak kurumun tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi doğrudan ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını amaçlayan harcamaların ise reklam harcaması olarak değerlendirileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 6. maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, 8. maddesinin birinci fıkrasında da, ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin aynı maddede sayılan giderleri de ayrıca hasılattan indirebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, 40. maddesinin birinci bendinde de; safi kazancın tesbit edilmesi için, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilmesinin kabul edileceği, hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu işlemin; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından ve serbest bölge faaliyetine ilişkin istisna tutarının fazla uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Reklam, tanıtım, pazarlama harcamalarının ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkisinin bulunması ve yapılan harcama ile elde edilen faydanın orantılı olması halinde, ilgili tutarın Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesi doğrultusunda “ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler” kapsamında kurum kazancından indirilebileceği anlaşılmaktadır.
... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacıya düzenlenen “insan kaynakları hizmet bedeli“ içerikli faturanın katma değer vergisi hariç 31.199,00-TL tutarlı bölümünün “...” organizasyonuna yönelik gider dağıtımı olduğu, "..." organizasyonunun davacı şirkete ait ürünlerin reklam ve tanıtımını içeren, üniversite öğrencilerine yönelik bir yarışma olduğu, söz konusu harcamanın davacı şirketin ürünlerinin ve şirketin tanıtımına yönelik davacıya doğrudan ticari fayda sağlayan harcamalardan oluştuğu, sponsorluk harcaması niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın bu yönden reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından ve serbest bölge faaliyetine ilişkin istisna tutarının fazla uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; dava konusu işlemin, sponsorluk harcamalarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 25/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY:
Uyuşmazlığın bir yönü, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından temyiz dilekçesinde, diğer iddiaların yanı sıra, kararda yeterli gerekçe bulunmadığı, yargılamada gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğinin iddia edildiği görülmektedir.
Dayanağını Anayasa’nın 73. maddesinden alan vergi, bir ödev olmasından öte, temel hak ve özgürlüklerin konusudur. “Vergi düzenlemeleri hemen hemen tüm hak ve özgürlükleri ilgilendirip etkileyen yasama işlemleridir” (AYM, 07/11/1989, E.1989/6, K.1989/42). Başka bir ifadeyle, vergilendirme yetkisinin kullanılmasıyla bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahale söz konusudur. Devletin, kamusal gereksinimlerin karşılanması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği kamu alacağı biçiminde tanımlanan verginin, anayasal sınırlar içinde salınıp toplanması zorunludur. Vergisel işlemlerin, Devletin vergilendirme yetkisine sınır oluşturan anayasal ilkeler dikkate alınarak Anayasa'ya uygun ihdas edilen yasalara ve hukuka dayanılarak oluşturulacağı ve yargıya taşınması halinde de buna göre denetim yapılacağı tabiidir.
Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı; sadece “tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri” için değil, aynı zamanda, “demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması” için de gereklidir (AYM, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
Anayasa Mahkemesi, önüne gelen birçok başvuruda gerekçeli karar hakkının kapsam ve içeriğini belirlemiştir. Bu hak, Anayasa'nın 141. maddesi de dikkate alındığında, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlar. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamayacağı konusunda kuşku yoktur. Bu bakımdan, gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir. Tarafların uyuşmazlığın sonucuna etkili nitelikteki iddia ve itirazlarının mahkemesince ilgili ve yeterli bir gerekçe ile karşılanması gerekir. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan iddia ve itirazların bu defa kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açar (kimi kararlar bkz. Yasemin Ekşi [1. B.], B. No: 2013/5486, 4/12/2013, §§ 56, 57; Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/1213, 4/12/2013, §§ 25, 26; Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31-39; Caner Kandırmaz [2. B.], B. No: 2013/3672, 30/12/2014, §§ 27-32).
Temyize konu kararda, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yönünden; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler aktarıldıktan sonra, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin (1), (2), (3) ve (6) numaralı fıkralarındaki kurallara aynen yer verilmiş; devamında ise “Davacı şirketin, ürettiği mallarının yurt içinde distribütörlüğünü yapan şirketlerden olan ilişkili kişisi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret AŞ'ye %26,87 oranında fatura altı iskonto oranı uyguladığı, davacının ürettiği ürünlerin yurt içindeki tüm satış ve dağıtımı ilişkili firmaları tarafından yapıldığından iç emsal bulunmaması nedeniyle dış emsale gidilerek aktif büyüklük, net satışlar ve öz kaynak tutarları, yurt içi satış ağırlığı olarak, ürün çeşitliliği, imal edilen ürünlerin bilinirliği, marka değeri ile ekonomik koşullar, geleneksel kanalda ulusal ve indirim zincir marketlerdeki müşteri sayısı ve dağıtım noktaları bakımından davacı şirkete en yakın olan ... firmasının uyguladığı her türlü iskonto ve prim oranları toplamı ile fatura altı iskonto ve ... A.Ş. adına katlandığı lojistik maliyet oranları toplamından oluşan %20,30 oranı esas alınarak 90.493.347,36- TL tutarında örtülü kazanç dağıtım tutarı bulunduğu ve buna istinaden yapılan hesaplama neticesinde 4.974.189,88- TL tutarında kurum geçici verginin eksik tahakkuk etmesi sebebiyle hazine zararı oluştuğu anlaşılan söz konusu tutardaki hasılatını kayıt ve beyan dışı bırakıldığı görülmüş olup, dava konusu iade talebinin reddine dair işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” denilmiştir.
Kararların gerekçeli olması, anayasal bir zorunluluktur. Maddi olgularla hüküm arasındaki hukuki değerlendirme olan gerekçe; taraflar ve üçüncü kişiler yönünden kararın anlaşılabilir olmasını, yargıya olan güveni sağladığı gibi, kararın hukuka uygunluğunun üst yargı mercilerince etkin denetlenmesine de olanak sağlar.
Temyize konu edilen kararda, maddi olayın rapordan aktarılması ve davada uygulanacak hukuk kuralına yer verilmesinin ardından, davalı idarenin dava konusu işlem bakımından ortaya koyduğu gerekçelerin aynı veya benzeri ifadelerle tekrarlanarak işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı görülmektedir.
Oysa uyuşmazlığın çözümü bakımından; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin olarak, emsallere uygunluk ilkesi, dış emsale başvurulmasının koşulları, idarece emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde kullanılan yöntemlerden biri olan karşılaştırılabilir fiyat yönteminin uygulanması, bu yöntem uygulanırken esas alınan ölçütler, “gizli emsal” olarak nitelendirilen şirketle yapılan karşılaştırmada dikkate alınan aktif büyüklük, net satışlar ve öz kaynak tutarları, yurtiçi satış ağırlığı, ürün çeşitliliği, imal edilen ürünlerin bilinirliği, marka değeri ile ekonomik koşullar, geleneksel kanalda ulusal ve indirim zincir marketlerdeki müşteri sayısı ve dağıtım noktaları gibi ölçütler ile vergi mahremiyeti ilkesinin korunması gözetilerek gerektiğinde söz konusu ölçütlere ilişkin veriler ve hazine zararı hususlarında herhangi bir hukuksal değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin uyuşmazlığın esaslı unsurları yönünden idarece yapılan tespitlerin ayrı ayrı ve açık biçimde tartışılması, hangi hukuki ve maddi nedenlerle sonuca ulaşıldığının ortaya konulması ve buna dayalı hukuki değerlendirme yapılması gerekirken; yalnızca idare raporuyla sınırlı kalınarak ve gerekçeli karar hakkı gözetilmeksizin hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, kararın transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin hüküm fıkrasının yeniden bir karar verilmek üzere bozulması; diğer hüküm fıkralarının ise aynı hukuksal nedenler ve gerekçelerle onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına kısmen katılmıyorum.
Esas No: 2023/10001
Karar No: 2025/5883
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2018 dönemine ait geçici vergiden doğan iade alacağının ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuyla reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 2018 hesap döneminde ilişkili kişisi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret Anonim Şirketine %26,87 oranında fatura altı iskonto uyguladığı, davacı şirkete en yakın olan firmanın %20,30 oranında iskonto uyguladığı, emsallere aykırı bedeller üzerinden mal satarak transfer fiyatlandırması yoluyla 90.493.347,36-TL tutarında örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, buna istinaden yapılan hesaplama sonucu 4.974.189,88-TL geçici verginin eksik tahakkuk etmesi sebebiyle hazine zararı oluştuğu, serbest bölgede gerçekleştirilen faaliyetlerinden doğan kira geliri ve kur farkları haricinde kalan merkezle gerçekleştirilen para hareketleri ve bankalarda yer alan yabancı paralara ilişkin yapılan değerlemelerden hesaplanan kur farkı tutarlarının vadeli Türk Lirası ve Amerikan Doları hesaplarından elde edilen faiz gelirlerinin serbest bölge faaliyetlerinden doğan gelir olmadığı, 2018 hesap döneminde ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacıya düzenlenen "insan kaynakları hizmet bedeli" içerikli faturanın 31.199,00-TL tutarlı bölümünün "..." organizasyonuna ait olduğu, bu organizasyonun bir pazarlama faaliyeti değil, kaynak ihtiyacında olan kişi ve kurumların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yapılan ve grup firmalarına gider dağıtımı şeklinde yansıtılan sponsorluk gideri olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Somut verilere dayanılmadığı, varsayımla rapor hazırlandığı, esas olanın satış fiyatı olduğu, iskonto öncesi fiyat ile iskonto sonrası fiyat dikkate alınmadan iskonto oranının tek başına hiçbir anlamı olmadığı, örtülü kazanç amacı ve fonksiyonunun varllığının idarece kanıtlanması gerektiği, ortaklarla yapılan ticari işlemlerin piyasa fiyatlarına göre makul ölçüde düşük olabileceğinin içtihatlarda kabul edildiği, iç emsal olmadığına dair somut bir araştırma, delil, belge olmadığı, ... firması ile ilgili belli başlı ölçütlere dair bilgi verilmediği, karşılaştırma yapılmadığı, ... firmasının durumuna dair verilerin ortaya konmadığı, sadece iskonto oranları karşılaştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı şeklinde bir sonuca varılmasının mümkün olmayacağı, davacının tabi olduğu kurumlar vergisi oranının yaklaşık %7, satış şirketi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2018 kurumlar vergisi oranının %22 olduğu, iki şirket arasındaki işlemlerde emsallere aykırı fiyat uygulandığı, hazine zararına bakılırken iki şirketin kurum kazançlarına fiyat emsallerine uygun şekilde uygulansaydı oluşacak kar ve zarar farklarının yansıtılması ve kurumlar vergisi matrahının bu şekilde düzeltilerek dikkate alınmasının gerektiği, ... organizasyonun pazarlama faaliyeti olduğu, Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 1. bendi kapsamında gider olarak dikkate alınması gerektiği, mahkemece esasa etkili iddiaların irdelenip gerekçelendirilmeden vergi inceleme raporu yorum ve önerileri esas alınarak sonuca gidildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı şirketin 2018 hesap döneminde ilişkili kişisine yüksek uyguladığı iskonto oranları nedeniyle emsallere uygunluk ilkesine aykırı bedeller üzerinden mal satarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, yine yasal defterlere kaydederek beyannamelerde indirim konusu yaptığı bir kısım giderin kanunen kabul edilmeyen gider kapsamında olduğu, serbest bölge faaliyetine ilişkin istisna tutarını fazla uyguladığı, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporuyla söz konusu hususların tespit edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı şirket hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi inceleme raporunda; 2018 hesap döneminde ilişkili kişisi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret Anonim Şirketine %26,87 oranında fatura altı iskonto uyguladığı, dış emsaller arasından aktif büyüklük, net satışlar ve öz kaynak tutarları, yurtiçi satış ağırlığı, ürün çeşitliliği, imal edilen ürünlerin bilinirliği, marka değeri ile ekonomik koşullar, geleneksel kanalda ulusal ve indirim zincir marketlerdeki müşteri sayısı ve dağıtım noktaları bakımından davacı şirkete en yakın olan firmanın uyguladığı her türlü iskonto ve prim oranları toplamının %20,30 olduğu, emsallere aykırı bedeller üzerinden mal satarak transfer fiyatlandırması yoluyla 90.493.347,36-TL tutarında örtülü kazanç dağıtımı yaptığı, buna istinaden yapılan hesaplama sonucu 4.974.189,88-TL geçici verginin eksik tahakkuk etmesi sebebiyle hazine zararı oluştuğu, serbest bölgede gerçekleştirilen faaliyetlerinden doğan kira geliri ve kur farkları haricinde kalan merkezle gerçekleştirilen para hareketleri ve bankalarda yer alan yabancı paralara ilişkin yapılan değerlemelerden hesaplanan kur farkı tutarlarının vadeli Türk Lirası ve Amerikan Doları hesaplarından elde edilen faiz gelirlerinin serbest bölge faaliyetlerinden doğan gelir olmadığı, 2018 hesap döneminde ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacıya düzenlenen “insan kaynakları hizmet bedeli“ içerikli faturanın "770-Genel Yönetim Giderleri" hesabına kaydedildiği, kurumlar vergisi beyannamesinde gider olarak dikkate alındığı, bu faturanın katma değer vergisi hariç 31.199,00-TL tutarlı “...” organizasyonuna yönelik gider dağıtımı olduğu, bu organizasyonu firma olarak davacı şirketin düzenlemediği, ... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından insan kaynakları hizmeti olarak faturalandırıldığı ancak hizmetin içeriğinin organizasyonun ne amaçla ne yararına düzenlendiğinin, içeriğinde reklam anlaşması olup olmadığına yönelik bir sözleşme bulunmadığı, şirketin yaptığı bu harcamaları organizasyona yönelik faaliyetlerin ortaya konabilmesi için kaynak ihtiyacında olan kişi ve kurumların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak yaptığı, aslında bu giderin organizasyon sponsorluğu olduğu, bir harcamanın Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında sponsorluk harcaması olarak değerlendirilebilmesi için söz konusu harcamanın 3289 sayılı Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılmış olması şartına bağlandığı, dolayısıyla “Bizz Kampüs” içerikli katma değer vergisi hariç toplam 31.199,00-TL gider yazılan tutarın kanunen kabul edilmeyen gider kapsamında matraha eklenmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Vergi inceleme raporunda yer alan söz konusu tespitlere istinaden 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin yeniden düzenlendiği, 16.602.524,31-TL ödenecek kurumlar vergisi hesaplandığı, iadesi gereken herhangi bir kurumlar vergisi ve geçici vergi bulunmadığı belirtilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Diğer İndirimler" başlıklı 10. maddesinin 1/b bendinde, kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından sırasıyla aşağıdaki indirimlerin yapılacağının belirtildiği b) 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için %50'si" hükmüne yer verilmiş, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde ise: Sponsor olan kurumun adının anılması koşuluyla, resmi spor organizasyonları için yapılan saha, salon veya tesis kira bedelleri, sporcuların iaşe, seyahat ve ikamet giderleri, spor malzemesi bedeli, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün uygun göreceği spor tesisleri için yapılan ayni ve nakdi harcamalar, sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri, spor müsabakaları sonucuna göre sporculara veya spor adamlarına prim mahiyetinde ayni ve nakdi ödemeler gibi harcamaların sponsorluk harcaması olarak değerlendirileceği, spor sahalarına, sporcuların veya diğer ilgililerin spor giysilerinin ya da spor araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya elektronik sinyaller yardımıyla sanal olarak kurumun tanıtımının yapılmasını sağlayacak amblem, marka, isim ve benzeri işaretler konulması gibi doğrudan ticari fayda sağlayan ve kurumun tanıtımını amaçlayan harcamaların ise reklam harcaması olarak değerlendirileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 6. maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, 8. maddesinin birinci fıkrasında da, ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin aynı maddede sayılan giderleri de ayrıca hasılattan indirebilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesinde; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, 40. maddesinin birinci bendinde de; safi kazancın tesbit edilmesi için, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin indirilmesinin kabul edileceği, hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu işlemin; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından ve serbest bölge faaliyetine ilişkin istisna tutarının fazla uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Reklam, tanıtım, pazarlama harcamalarının ticari kazancın elde edilmesi ile doğrudan ilişkisinin bulunması ve yapılan harcama ile elde edilen faydanın orantılı olması halinde, ilgili tutarın Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesi doğrultusunda “ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler” kapsamında kurum kazancından indirilebileceği anlaşılmaktadır.
... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacıya düzenlenen “insan kaynakları hizmet bedeli“ içerikli faturanın katma değer vergisi hariç 31.199,00-TL tutarlı bölümünün “...” organizasyonuna yönelik gider dağıtımı olduğu, "..." organizasyonunun davacı şirkete ait ürünlerin reklam ve tanıtımını içeren, üniversite öğrencilerine yönelik bir yarışma olduğu, söz konusu harcamanın davacı şirketin ürünlerinin ve şirketin tanıtımına yönelik davacıya doğrudan ticari fayda sağlayan harcamalardan oluştuğu, sponsorluk harcaması niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın bu yönden reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından ve serbest bölge faaliyetine ilişkin istisna tutarının fazla uygulanmasından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; dava konusu işlemin, sponsorluk harcamalarından kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 25/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY:
Uyuşmazlığın bir yönü, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından temyiz dilekçesinde, diğer iddiaların yanı sıra, kararda yeterli gerekçe bulunmadığı, yargılamada gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğinin iddia edildiği görülmektedir.
Dayanağını Anayasa’nın 73. maddesinden alan vergi, bir ödev olmasından öte, temel hak ve özgürlüklerin konusudur. “Vergi düzenlemeleri hemen hemen tüm hak ve özgürlükleri ilgilendirip etkileyen yasama işlemleridir” (AYM, 07/11/1989, E.1989/6, K.1989/42). Başka bir ifadeyle, vergilendirme yetkisinin kullanılmasıyla bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahale söz konusudur. Devletin, kamusal gereksinimlerin karşılanması için egemenlik gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle kişilere yüklediği kamu alacağı biçiminde tanımlanan verginin, anayasal sınırlar içinde salınıp toplanması zorunludur. Vergisel işlemlerin, Devletin vergilendirme yetkisine sınır oluşturan anayasal ilkeler dikkate alınarak Anayasa'ya uygun ihdas edilen yasalara ve hukuka dayanılarak oluşturulacağı ve yargıya taşınması halinde de buna göre denetim yapılacağı tabiidir.
Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı; sadece “tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri” için değil, aynı zamanda, “demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması” için de gereklidir (AYM, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).
Anayasa Mahkemesi, önüne gelen birçok başvuruda gerekçeli karar hakkının kapsam ve içeriğini belirlemiştir. Bu hak, Anayasa'nın 141. maddesi de dikkate alındığında, kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlar. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamayacağı konusunda kuşku yoktur. Bu bakımdan, gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir. Tarafların uyuşmazlığın sonucuna etkili nitelikteki iddia ve itirazlarının mahkemesince ilgili ve yeterli bir gerekçe ile karşılanması gerekir. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan iddia ve itirazların bu defa kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açar (kimi kararlar bkz. Yasemin Ekşi [1. B.], B. No: 2013/5486, 4/12/2013, §§ 56, 57; Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/1213, 4/12/2013, §§ 25, 26; Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31-39; Caner Kandırmaz [2. B.], B. No: 2013/3672, 30/12/2014, §§ 27-32).
Temyize konu kararda, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yönünden; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeler aktarıldıktan sonra, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin (1), (2), (3) ve (6) numaralı fıkralarındaki kurallara aynen yer verilmiş; devamında ise “Davacı şirketin, ürettiği mallarının yurt içinde distribütörlüğünü yapan şirketlerden olan ilişkili kişisi ... Hızlı Tüketim Ürünleri Üretim Pazarlama Satış ve Ticaret AŞ'ye %26,87 oranında fatura altı iskonto oranı uyguladığı, davacının ürettiği ürünlerin yurt içindeki tüm satış ve dağıtımı ilişkili firmaları tarafından yapıldığından iç emsal bulunmaması nedeniyle dış emsale gidilerek aktif büyüklük, net satışlar ve öz kaynak tutarları, yurt içi satış ağırlığı olarak, ürün çeşitliliği, imal edilen ürünlerin bilinirliği, marka değeri ile ekonomik koşullar, geleneksel kanalda ulusal ve indirim zincir marketlerdeki müşteri sayısı ve dağıtım noktaları bakımından davacı şirkete en yakın olan ... firmasının uyguladığı her türlü iskonto ve prim oranları toplamı ile fatura altı iskonto ve ... A.Ş. adına katlandığı lojistik maliyet oranları toplamından oluşan %20,30 oranı esas alınarak 90.493.347,36- TL tutarında örtülü kazanç dağıtım tutarı bulunduğu ve buna istinaden yapılan hesaplama neticesinde 4.974.189,88- TL tutarında kurum geçici verginin eksik tahakkuk etmesi sebebiyle hazine zararı oluştuğu anlaşılan söz konusu tutardaki hasılatını kayıt ve beyan dışı bırakıldığı görülmüş olup, dava konusu iade talebinin reddine dair işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” denilmiştir.
Kararların gerekçeli olması, anayasal bir zorunluluktur. Maddi olgularla hüküm arasındaki hukuki değerlendirme olan gerekçe; taraflar ve üçüncü kişiler yönünden kararın anlaşılabilir olmasını, yargıya olan güveni sağladığı gibi, kararın hukuka uygunluğunun üst yargı mercilerince etkin denetlenmesine de olanak sağlar.
Temyize konu edilen kararda, maddi olayın rapordan aktarılması ve davada uygulanacak hukuk kuralına yer verilmesinin ardından, davalı idarenin dava konusu işlem bakımından ortaya koyduğu gerekçelerin aynı veya benzeri ifadelerle tekrarlanarak işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığı görülmektedir.
Oysa uyuşmazlığın çözümü bakımından; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin olarak, emsallere uygunluk ilkesi, dış emsale başvurulmasının koşulları, idarece emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde kullanılan yöntemlerden biri olan karşılaştırılabilir fiyat yönteminin uygulanması, bu yöntem uygulanırken esas alınan ölçütler, “gizli emsal” olarak nitelendirilen şirketle yapılan karşılaştırmada dikkate alınan aktif büyüklük, net satışlar ve öz kaynak tutarları, yurtiçi satış ağırlığı, ürün çeşitliliği, imal edilen ürünlerin bilinirliği, marka değeri ile ekonomik koşullar, geleneksel kanalda ulusal ve indirim zincir marketlerdeki müşteri sayısı ve dağıtım noktaları gibi ölçütler ile vergi mahremiyeti ilkesinin korunması gözetilerek gerektiğinde söz konusu ölçütlere ilişkin veriler ve hazine zararı hususlarında herhangi bir hukuksal değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin uyuşmazlığın esaslı unsurları yönünden idarece yapılan tespitlerin ayrı ayrı ve açık biçimde tartışılması, hangi hukuki ve maddi nedenlerle sonuca ulaşıldığının ortaya konulması ve buna dayalı hukuki değerlendirme yapılması gerekirken; yalnızca idare raporuyla sınırlı kalınarak ve gerekçeli karar hakkı gözetilmeksizin hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, kararın transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımına ilişkin hüküm fıkrasının yeniden bir karar verilmek üzere bozulması; diğer hüküm fıkralarının ise aynı hukuksal nedenler ve gerekçelerle onanması gerektiği görüşüyle Daire kararına kısmen katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.