‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2025/5 K.2025/329

Esas No: 2025/5 · Karar No: 2025/329 · Karar Tarihi: 11.02.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/5
Karar No : 2025/329

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) :...

İSTEMİN KONUSU:... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, "hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "6 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin 5. fıkrası gereğince bu cezanın "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi" şeklinde uygulanmasına; "amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/A-2 maddesi uyarınca "12 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak bu cezanın 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin 5. fıkrası uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi" şeklinde uygulanmasına; "görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/D-3 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak bu cezanın 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin 5. fıkrası uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi" şeklinde uygulanmasına ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararının iptali ve bu disiplin cezaları nedeniyle maaşından kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Tüzüğün 7/A-2 maddesi uyarınca verilen cezanın iptali ve bu kısımdan kaynaklanan tazminat talebinin kabulüne, 7/B-1 ile 7/D-3 maddeleri uyarınca verilen cezalara ilişkin kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Danıştay İkinci Dairesince karar düzeltme aşamasında verilen 11/10/2023 günlü, E:2021/8430, K:2023/4641 sayılı kararla; söz konusu mahkeme kararının, Tüzüğün 7/A-2 maddesi uyarınca verilen cezanın iptal ve kabule ilişkin kısmı ile 7/B-1 maddesi uyarınca verilen cezaya yönelik davanın reddine ilişkin kısmının onanmasına, 7/D-3 maddesi uyarınca davanın reddine dair kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Anılan bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden verilen İzmir 5. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Anayasa Mahkemesi kararı ile Emniyet Teşkilatı Tüzüğünün dayanaktan yoksun kaldığı ve yayımlanan 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5 maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresinin; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmının iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin anılan 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararı incelendiğinde; ''... Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural, görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verildiği, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E.2023/24, K:2023/91 sayılı kararında da benzer gerekçelere dayanıldığı ve kararların yürürlüğe giriş tarihinin ayrıca düzenlenmediği, Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceği, bu sebeple yargı yerlerince uygulanamayacağı, bu itibarla somut olayda, disiplin cezası verilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; ifade özgürlüğüne getirdiği sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle iptal edilen kuralda betimlenen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığından yasal dayanaktan yoksun hâle gelen dava konusu İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ...sayılı kararının, "davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/D-3 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak bu cezanın 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 5. fıkrası uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi"ne ilişkin kısmının iptaline, tazmin isteminin iptal edilen işlem kısmı yönünden kabulü ile bu kısım nedeniyle yapılan maaş kesintilerinin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, amir hükme göre tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2.... İdare Mahkemesince verilen...günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "görev içinde veya dışında amir ve üstlerinin eylemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 ve 15. maddeleri uyarınca 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ancak bu cezanın 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin 5. fıkrası uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi" şeklinde uygulanmasına ilişkin İzmir Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, .../... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 83. maddesinin 1. cümlesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyette ihraç cezası müstesnadır." hükmü yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. maddesinde; "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin yukarıda anılan 1. cümlesi, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmî Gazete’de, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlanmış, bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış, 7068 sayılı ''Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'' ise 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Anılan, 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5. maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresi; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmı iptal edilmiştir.
30/11/2024 günlü, 32738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7533 sayılı Kanun'la, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olan 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5. maddesi "Görev sırasında veya dışında kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amirin ya da üstlerinin otoritesini zedeleyecek şekilde amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararlarında; "Disiplin ve hiyerarşik düzenin ön planda olduğu kolluk kuvvetlerinde amir ya da üst konumunda görev yapanların eylem veya işlemlerine yönelik olarak, onların personel üzerindeki otoritesini sarsarak kurumun düzeninin ve dolayısıyla hizmetin işleyişinin bozulmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olumsuz yönde görüş ya da kanaat belirtilmesi hususunda bazı sınırlamaların ve yasakların getirilmesinin toplumun asayiş ve güvenliğinde herhangi bir zafiyete meydan verilmemesi bakımından gereklilik taşımadığı söylenemez. Bununla birlikte bu husus hiyerarşik amir ve üstlerin hiçbir şekilde eleştirilemeyeceği anlamına da gelmemektedir. Nitekim olumsuz yönde olmakla birlikte objektif olarak bakıldığında üst ya da amirin otoritesi üzerinde menfi herhangi bir etkisi olmayan, buna karşılık hizmetin işleyişini müspet yönde etkileyebilecek veya çalışma barışının sağlanmasına katkı sunabilecek, yapıcı ve genel hizmet anlayışı içinde makul karşılanabilir nitelikteki eleştirilerden de söz edilebilmesi mümkün olup bu tür eleştirilerin cezalandırılmasının demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya hizmet etmeyeceği açıktır. Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde değerlendirmelere yer verildiği, bu kapsamda Anayasa Mahkemesince de belli kıstaslar çerçevesinde, yapılan eleştirinin cezalandırılabileceğinin kabul edildiği, iptale konu düzenlemede bu kıstasların belirlenmemiş olması nedeniyle ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, 7533 sayılı Kanunla da her türlü eleştirinin değil, yalnızca kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amir ya da üstlerinin otoritesini zedeleyecek şekilde yapılan olumsuz eleştirilerin cezalandırılabileceği yolunda yeniden düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belli kıstaslar çerçevesinde yapılan eleştirinin cezalandırılabileceğinin kabul edildiği ve kanun koyucu tarafından Anayasa Mahkemesi kararının gerekçeleri dikkate alınarak cezalandırılabilecek eleştirilerin sınırlandırıldığı dikkate alındığında, yargısal denetimin 7533 sayılı Kanun'un yeni düzenlemelerine göre yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin 7533 sayılı Kanun'la getirilen düzenleme uyarınca değerlendirilerek davacının fiilinin "kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amir ya da üstlerinin otoritesine zedeleyecek" nitelikte olup olmadığı yönünden yargısal denetimin yapılması gerektiğinden, karar düzeltme isteminin kabulü ile temyize konu Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

(X) KARŞI OY :
İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "görev içinde veya dışında amir ve üstlerinin eylemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 ve 15. maddeleri uyarınca 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ancak bu cezanın 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin 5. fıkrası uyarınca "brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi" şeklinde uygulanmasına ilişkin İzmir Valiliği İl ...olis Disiplin Kurulunun ... günlü, .../... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada;
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 83. maddesinin 1. cümlesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyette ihraç cezası müstesnadır." hükmü yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. maddesinde; "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin yukarıda anılan 1. cümlesi, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmî Gazete’de, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlanmış, bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış, 7068 sayılı ''Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'' ise 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Anılan, 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5. maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresi; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmı iptal edilmiştir.
30/11/2024 günlü, 32738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7533 sayılı Kanun'la, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olan 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5. maddesi "Görev sırasında veya dışında kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amirin ya da üstlerinin otoritesini zedeleyecek şekilde amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararlarında; "Disiplin ve hiyerarşik düzenin ön planda olduğu kolluk kuvvetlerinde amir ya da üst konumunda görev yapanların eylem veya işlemlerine yönelik olarak, onların personel üzerindeki otoritesini sarsarak kurumun düzeninin ve dolayısıyla hizmetin işleyişinin bozulmasına sebebiyet verebilecek nitelikte olumsuz yönde görüş ya da kanaat belirtilmesi hususunda bazı sınırlamaların ve yasakların getirilmesinin toplumun asayiş ve güvenliğinde herhangi bir zafiyete meydan verilmemesi bakımından gereklilik taşımadığı söylenemez. Bununla birlikte bu husus hiyerarşik amir ve üstlerin hiçbir şekilde eleştirilemeyeceği anlamına da gelmemektedir. Nitekim olumsuz yönde olmakla birlikte objektif olarak bakıldığında üst ya da amirin otoritesi üzerinde menfi herhangi bir etkisi olmayan, buna karşılık hizmetin işleyişini müspet yönde etkileyebilecek veya çalışma barışının sağlanmasına katkı sunabilecek, yapıcı ve genel hizmet anlayışı içinde makul karşılanabilir nitelikteki eleştirilerden de söz edilebilmesi mümkün olup bu tür eleştirilerin cezalandırılmasının demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya hizmet etmeyeceği açıktır. Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde değerlendirmelere yer verildiği, bu kapsamda Anayasa Mahkemesince de belli kıstaslar çerçevesinde, yapılan eleştirinin cezalandırılabileceğinin kabul edildiği, iptale konu düzenlemede bu kıstasların belirlenmemiş olması nedeniyle ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı, 7533 sayılı Kanunla da her türlü eleştirinin değil, yalnızca kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amir ya da üstlerin otoritesini zedeleyecek şekilde yapılan olumsuz eleştirilerin cezalandırılabileceği yolunda yeniden düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belli kıstaslar çerçevesinde yapılan eleştirinin cezalandırılabileceğinin kabul edildiği ve kanun koyucu tarafından Anayasa Mahkemesi kararının gerekçeleri dikkate alınarak cezalandırılabilecek eleştirilerin sınırlandırıldığı dikkate alındığında, yargısal denetimin 7533 sayılı Kanun'un yeni düzenlemelerine göre yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin 7533 sayılı Kanun'la getirilen düzenleme uyarınca değerlendirilerek davacının fiilinin yapılan yeni düzenleme uyarınca suç teşkil edip etmediğinin ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktaysa da temyize konu karar, Danıştay İkinci Dairesinin 11/10/2023 günlü, E:2021/8430, K:2023/4641 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?