‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 2. Daire E.2024/747 K.2024/1902

Esas No: 2024/747 · Karar No: 2024/1902 · Karar Tarihi: 25.03.2024
T.C. DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/747
Karar No : 2024/1902

YARGILAMANIN YENİLENMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) :...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği

İSTEMİN KONUSU : Temyiz isteminin (incelemeksizin) reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:... sayılı kararın, temyiz edilmemiş sayılmasına dair Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2022 günlü, E:2022/2782, K:2022/5344 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapmakta iken yurtdışı kaynaklı yasadışı bahis siteleri ile bağlantılı para nakline aracılıkta kullanılan şahıslara ait banka hesaplarına para gönderdiğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/4/B-6. maddesinde belirtilen hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle dört gün aylıktan kesme cezası ve üç ceza puanı ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararıyla dava reddedilmiş olup, bu kararın davacı tarafından istinaf yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla davacının istinaf başvurusu kesin olarak reddedilmiştir.

Anılan kararın davacı tarafından temyizi üzerine, temyiz isteminin (incelemeksizin) reddi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... sayılı kararın, temyiz edilmemiş sayılmasına dair Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2022 günlü, E:2022/2782, K:2022/5344 sayılı kararının, davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı dosya esas kaydının kapatılması kararı üzerine Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakimi ... 'un açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/6. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Yargılamanın yenilenmesi" başlıklı 53. maddesinin (1.) fıkrasında, "(Değişik birinci cümle:5/4/1990-3622/22 md.) Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir.

a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
h) (Değişik:10/6/1994-4001/23 md.) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,
ı) (Ek:15/7/2003-4928/6 md.) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması (Ek ibare : 25/7/2018-7145/4 md.) veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi." nedenlerinden biri ile yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği; (2.) fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi isteklerinin esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanacağı; 4928 sayılı Kanun'la değişik (3). fıkrasında, yargılamanın yenilenmesi süresinin, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gün olduğu, bu sürelerin, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanacağı kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik "Yargılamanın yenilenmesi usulü" başlıklı 55. maddesinde ise, isteğin ilişkin olduğu konu, diğer bir daire veya mahkemenin görevine girmiş ise kararın bu daire veya mahkemece verileceği, karşı tarafın savunması alındıktan sonra isteklerin inceleneceği ve kanunda yazılı sebeplerin varlığı durumunda davaya yeniden bakılarak karar verileceği, yargılamanın yenilenmesi istemlerinin, kanunda yazılı sebeplere dayanmaması durumunda ise istemin reddine karar verileceği ve yargılamanın yenilenmesi istemlerinde duruşma yapılmasının, görevli daire veya mahkemenin kararına bağlı olduğu hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bir yargı kararı, yasalarda belirlenen usullere uygun olarak verildikten, itiraz ya da yasa yollarından geçerek veya bunlara ilişkin başvuru süreleri sona ererek kesinleştikten sonra değişmez bir nitelik kazanır. Yargı kararlarının bu değişmezlik kuvvet ve niteliğine “kesin hüküm” denilmektedir [TELLİ S. Tekin, “İdari Yargıda Kesin Hüküm”, İdare Hukuku ve İdari Yargı ile İlgili İncelemeler I, Ankara 1976, s. 103]. Yargı yerlerinin bu şekilde verdiği kararlar kesin hüküm halini alınca, hukuksal gerçek olarak kabul edilir. Kararı veren mahkeme de dahil olmak üzere hiçbir merci kural olarak (yargılamanın yenilenmesi hariç) bu karara dokunamaz. Bu durum hukuki barışın ve yargıya güvenin amaçlanmasının bir sonucudur. Kesin hükümler, yargılamanın iadesi yoluyla ortadan kaldırılmadıkça tarafları bakımından varlığını ve hukuki sonuçlarını muhafaza eder. Bu yön kamu düzenine taalluk edip re’sen dikkate alınması gereken bir husustur.

Ancak bu kuralın mutlak olarak uygulanması adaletin gerçekleşmesine ters düşebilir. Kararın gerçeğe aykırı olduğu, kesin hükümden sonra yeniden bir muhakemenin yapılmasını haklı gösterecek önemde bir hatanın yapılmış olduğu sonradan anlaşılabilir. Bu durumda ortada bir kesin hüküm vardır denilerek, karara dokunulmaması, başka bir haksızlık teşkil edecektir. Yargılama faaliyeti sonucunda verilen hükümde hata yapılmışsa, hüküm gerçeğe aykırılık teşkil ediyorsa, kesin hüküm, bu gerçeğe tercih edilerek başka bir adaletsizliğe mahal vermek kabul edilemez. İşte bu gibi durumlarda, kanunda sayılmış sebeplere dayanılarak, kesin hükmün ortadan kaldırılarak davanın yeniden görülmesini sağlamak üzere, yargılamanın yenilenmesi denilen kanun yolu hukuk sistemlerinde kabul edilmiştir [GÖZÜBÜYÜK A. Şeref/TAN Turgut, İdare Hukuku C. II, İdari Yargılama Hukuku, Ankara 1999, s. 1082].

Yargılamanın yenilenmesi kanun yolu, kesinleşmiş bir karara karşı öngörülmüş olduğu için, gerek literatürde gerekse Danıştayın istikrar kazanan içtihatlarında olağanüstü bir kanun yolu olarak nitelendirilmektedir [aynı yönde bknz. GÖZÜBÜYÜK/TAN, age., s. 1023; KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü El Kitabı, İstanbul 1995, s. 762. ].

Yukarıda yer verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinde, yargılamanın yenilenmesi sebepleri sayma yoluyla belirlenmiştir. Öğreti ve yargı içtihatlarında, tahdidi olarak sayılan bu selepler dışında herhangi bir nedenle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulamayacağı gibi, kıyas yoluyla da bu sebeplerin genişletilemeyeceği konusunda fikir birliği bulunmaktadır.

Buna göre, yargılamanın yenilenmesi istemiyle başvuru yapıldığında kanunda yazılı sebepler varsa davaya yeniden bakılarak karar verilecek, yargılamanın yenilenmesi istemleri, kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verilecektir. Bununla birlikte yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilmedikçe, daha önce verilmiş ve kesin hüküm niteliğini kazanmış olan karar varlığını sürdürecek, değişmezlik kuvvet ve niteliğini devam ettirecektir.

Bir hüküm kesinleşmedikçe ona karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyeceği gibi, kural olarak, sadece esasa ilişkin nihai kararlara karşı, hüküm aleyhine olan tarafça bu yola başvurulabilir.

Nitekim, 2577 sayılı Kanun'un 53/2. maddesinde, "Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır." hükmü ile, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvuru yapılabilecek kararlar açısından bir sınırlandırmaya gidildiği, bir başka ifadeyle, yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulabilmesi için, ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen ve davanın tarafları arasındaki maddi uyuşmazlığı çözümleyen nitelikte bir karar olması gerektiği vurgulanmıştır. (Danıştay Beşinci Dairesinin 19/12/1995 günlü, E:1995/4339, K:1995/4159; Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 11/06/1999 günlü, E:1998/385, K:1999/339; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/02/2015 günlü, E:2013/4669, K:2015/406 sayılı karar gerekçeleri de bu yöndedir.) Kaldı ki, 2577 sayılı Yasa'nın 53. maddesindeki 05/04/1990 günlü, 3622 sayılı Kanun değişikliğinin tasarı gerekçesi, "Kanunun 53 üncü maddesine göre, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı yargılamanın yenilenmesi istenememektedir. Yerine göre işin esası hakkında karar veren bölge idare mahkemesi kararlarına karşı da yargılamanın yenilenmesinin istenebilmesi uygun olacağından 53 üncü maddede bunu sağlayacak değişiklik yapılmaktadır." şeklinde olup, bu değişiklikten de anlaşıldığı üzere, ancak işin esası hakkında verilen ve maddi uyuşmazlığı çözümleyen kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilmektedir.

Dava konusu olayda; Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/4/B-6. maddesi uyarınca, dört gün aylıktan kesme cezası ve üç ceza puanı ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen kararın istinaf yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine istinaf başvurusunun kesin olarak reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:... , K:... sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi sonucunda temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:... sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu hakkında Danıştay İkinci Dairesince verilen 26/10/2022 günlü, E:2022/2782, K:2022/5344 sayılı temyiz edilmemiş sayılma kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53/1. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak istinaf kararının bozulması istenildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; yargılamanın yenilenmesi, dava konusu uyuşmazlık hakkında verilmiş bir kararın, aynı mahkemede, tekrar ele alınarak incelenmesine olanak veren, mahkeme kararlarının dayandığı maddi nedenlerin sakatlığının söz konusu edildiği olağanüstü bir kanun yolu olduğundan ve davanın tarafları arasındaki maddi uyuşmazlığı çözümleyen esasa ilişkin kararlara karşı başvurulabildiğinden; Danıştay İkinci Dairesince verilen -usuli nitelikteki- "Temyiz Edilmemiş Sayılması" kararına karşı yapılan yargılamanın yenilenmesi isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ YARGILAMANIN YENİLENMESİ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, 25/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3611 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 53. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde verilen kararlar hakkında, maddede yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği, yargılamanın yenilenmesi isteklerinin davanın esası hakkında karar vermiş olan mahkemece karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... sayılı, "temyiz isteminin incelenmeksizin reddine" ilişkin kararın temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine, 11/04/2022 günlü müzekkere ile temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için verilmesi zorunlu olan 415,70- TL harç noksanlığının yedi (7) gün içinde tamamlanması gerektiği, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı hususunun 16/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2022 günlü, E:2022/2782, K:2022/5344 sayılı kararıyla da, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. günlü, E:... sayılı kararının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verildiği, davacı tarafından, temyiz harcının yatırıldığı iddiasıyla, "temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin karar"ın yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve temyiz isteminin esasının incelenmesi istemiyle başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda aktarılan 2577 sayılı Yasanın 53. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde verilen kararlar hakkında, maddede yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği; yargılamanın yenilenmesi isteklerinin davanın esası hakkında karar vermiş olan mahkemece karara bağlanacağı hükme bağlanmış olup, olağanüstü kanun yoluna ilişkin yasa hükmünün yorumlanmasında, düzenlemenin objektif amacının dikkate alınması ve bu çerçevede, yargılamanın yenilenmesine konu "nihai karar"ın hangi kararlar olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.

Yasa hükmünde, yargılamanın yenilenmesine konu kararların, yalnızca uyuşmazlığın esası hakkında verilen kararlar olduğuna ilişkin özel bir sınırlama bulunmadığı açıktır. Dolayısıyla, usule ilişkin olmakla birlikte, uyuşmazlığı kesin olarak sonlandıran her türlü karar bakımından belirtilen olağanüstü kanun yoluna başvurabilmenin mümkün olduğunun kabulü gerekir.

Madde metni incelendiğinde; bir kısım yargılamanın yenilenmesine ilişkin sebeplerin, uyuşmazlığın esasına yönelik kararlar bakımından geçerli olabileceği açıktır;
"c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,"...

Bentlerinde olduğu gibi...

Ancak, aynı maddede diğer yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılan;
"a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
.............

f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
.............

ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya hüküm aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi."
....... gibi hallerde, usule ilişkin ancak uyuşmazlığı kesin olarak sonlandıran kararlar bakımından sözü edilen kanun yolunun kullanılabilmesi de mümkündür.

Bir başka ifadeyle; uyuşmazlığı usul yönünden sonlandıran (süreaşımı nedeniyle davanın reddi gibi) kararlar ile ilk derece, istinaf ya da temyiz yolu başvurularını kesin olarak sonlandıran usul kararları (kanun yolu başvurusunun süreaşımı yönünden reddi ya da temyiz edilmemiş sayılması kararı) bakımından, yukarıda aktarılan 53. maddenin (a), (b), (f), (g) ve (ı) benlerinde yeralan sebeplerin oluşabileceği açıktır.

Dolayısıyla, 2577 sayılı Yasanın 53. maddesindeki başvuru yolunun, yalnızca uyuşmazlığın esasına yönelik kararlar bakımından geçerli olduğu yolundaki çoğunluk kararına katılmak mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davacının temyiz başvurusunun incelenmeksizin reddine ilişkin karara yönelik temyiz başvurusunun, temyiz haçlarının süresinde yatırılmadığından bahisle "temyiz edilmemiş sayılmasına" ilişkin kararı, davacı bakımından yargılamayı (kanun yolu başvurusunu engelleyen) kesin olarak sonlandıran bir karar olup, başvurunun, 53. madde kapsamında yargılamanın yenilenmesi sebepleri bulunup bulunmadığının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, yargılamanın yenilenmesi istenen kararın usule ilişkin bir karar olduğundan bahisle incelenmeksizin reddine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?