Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2023/2144 K.2023/3686
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2144
Karar No : 2023/3686
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** ...
DAVALI İDARE YANINDA DAVAYA
KATILANLAR (MÜDAHİLLER) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı emrinde memur olarak görev yapan davacı tarafından, 08/06/2011 - 20/05/2013 tarihleri arasında (Mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hukuk müşaviri kadrolarına yapılan atamaların iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı ehliyet ret kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 11/12/2014 günlü, E:2014/798, K:2014/9262 sayılı kararıyla bozulması üzerine, anılan Mahkemece bozma kararına uyulmayarak verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı ısrar kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/02/2017 günlü, E:2016/3298, K:2017/724 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Anılan bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; (Mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yeniden teşkilatlandığı ve buna ilişkin hükümleri içeren 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 08/06/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, 657 sayılı Kanun'un atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisi tanıyan 76. maddesi ile anılan KHK hükümleri bir arada değerlendirildiğinde 08/06/2011 - 20/05/2013 tarihleri arasında hukuk müşaviri kadrolarına yapılan atamaların idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Danıştay İkinci Dairesinin 04/03/2021 günlü, E:2020/151, K:2021/436 sayılı kararı ile; boş bulunan kadrolara atama yapma konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, ataması yapılacak olan kişilerin mevzuatta öngörülen nitelikleri taşımaları gerektiği; bu bağlamda, ilgili mevzuat uyarınca, davaya konu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için, İdare Mahkemesince; (Mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hukuk müşaviri kadrolarına 08/06/2011 ile 20/05/2013 tarihleri arasında atamaları yapılan personelin personel hareket onaylarının, hizmet cetvelleri ile birlikte incelenmesi suretiyle söz konusu personelin hukuk müşaviri kadrolarına atanma koşullarının tamamını taşıyıp taşımadıklarının tespit edilerek bir karar verilmesi gerektiği; bu durumda, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle; ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle, yeniden yapılan inceleme üzerine verilen temyize konu karar ile; dava konusu olayda, Danıştay'ın bozma kararı üzerine, 30/09/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu 08/06/2011 tarihi ile 20/05/2013 tarihleri arasında davalı idarece uygulanan ve yürürlükte olan bir görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliği bulunup bulunmadığının sorulduğu, davalı idarece ara kararına verilen cevapta bu tarihler arasında sadece yürürlükte Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin bulunduğunun bildirildiği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 26. maddesi incelendiğinde, bildirilen bu yönetmeliğin kapatılan Genel Müdürlüklere ilişkin olduğu, merkez teşkilatında bulunan personel hakkında uygulanmasına imkan olmadığı, dava konusu tarihler arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yeniden teşkilatlandığı ve buna ilişkin hükümlerin 08/06/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu hükümler incelendiğinde ise, hem dosya kapsamı hem davaya konu tarihler arasındaki yürürlükteki mevzuat hükümleri hem de davalı idarece ara karara verilen cevaptan da anlaşılacağı üzere; 08/06/2011 tarihi ile 20/05/2013 tarihleri arasında Hukuk Müşavirliği kadrolarına yapılan atamalar yönünden merkez teşkilatında uygulanacak yürürlükte bulunan bir yönetmelik bulunmadığı; bu durumda, atamaların yapıldığı dönemde davalı idare merkez teşkilatında hukuk müşavirliği kadrolarında yapılacak atamalarla ilgili özel yönetmelikte bulunmadığından uyuşmazlıkta genel yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, genel yönetmeliğe gidildiğinde ise hukuk müşavirliği için özel bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında yapılacak atamaların idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğunun anlaşıldığı, dava konusu dönemde yapılan atamaların tamamının hukuk mezunu kişilerden oluştuğu, ayrıca 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış bulunduğu, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak olan mevzuatın, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği olduğu, buna göre hukuk müşavirliği kadrolarının görevde yükselmeye tabi kadrolardan olduğu, görevde yükselme sınavında başarılı olma ve kurumda en az iki yıl çalışma şartının bulunduğu; davalı idarede 06/07/2011 tarihi ile 25/12/2014 tarihleri arasındaki süre zarfında görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı yapılmadığı, hal böyle iken işbu davaya konu edilen atamalarda adayların hiçbirisi böyle bir sınava girmediği, böylece görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavında başarılı olmadan ve kurumda 2 yıl çalışma şartını taşımadan davalı idarenin hukuk müşavirliği kadrolarına söz konusu atamaların yapıldığı; dava konusu atama işlemlerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, temyiz aşamasında duruşma yapılması yolundaki davacı taraf istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2144
Karar No : 2023/3686
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** ...
DAVALI İDARE YANINDA DAVAYA
KATILANLAR (MÜDAHİLLER) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı emrinde memur olarak görev yapan davacı tarafından, 08/06/2011 - 20/05/2013 tarihleri arasında (Mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hukuk müşaviri kadrolarına yapılan atamaların iptali istemiyle açılmıştır.
... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı ehliyet ret kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 11/12/2014 günlü, E:2014/798, K:2014/9262 sayılı kararıyla bozulması üzerine, anılan Mahkemece bozma kararına uyulmayarak verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı ısrar kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/02/2017 günlü, E:2016/3298, K:2017/724 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Anılan bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; (Mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yeniden teşkilatlandığı ve buna ilişkin hükümleri içeren 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 08/06/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, 657 sayılı Kanun'un atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisi tanıyan 76. maddesi ile anılan KHK hükümleri bir arada değerlendirildiğinde 08/06/2011 - 20/05/2013 tarihleri arasında hukuk müşaviri kadrolarına yapılan atamaların idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Danıştay İkinci Dairesinin 04/03/2021 günlü, E:2020/151, K:2021/436 sayılı kararı ile; boş bulunan kadrolara atama yapma konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmakla birlikte, ataması yapılacak olan kişilerin mevzuatta öngörülen nitelikleri taşımaları gerektiği; bu bağlamda, ilgili mevzuat uyarınca, davaya konu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için, İdare Mahkemesince; (Mülga) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hukuk müşaviri kadrolarına 08/06/2011 ile 20/05/2013 tarihleri arasında atamaları yapılan personelin personel hareket onaylarının, hizmet cetvelleri ile birlikte incelenmesi suretiyle söz konusu personelin hukuk müşaviri kadrolarına atanma koşullarının tamamını taşıyıp taşımadıklarının tespit edilerek bir karar verilmesi gerektiği; bu durumda, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle; ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... , K:... sayılı kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle, yeniden yapılan inceleme üzerine verilen temyize konu karar ile; dava konusu olayda, Danıştay'ın bozma kararı üzerine, 30/09/2022 tarihli ara kararı ile dava konusu 08/06/2011 tarihi ile 20/05/2013 tarihleri arasında davalı idarece uygulanan ve yürürlükte olan bir görevde yükselme ve unvan değişikliği yönetmeliği bulunup bulunmadığının sorulduğu, davalı idarece ara kararına verilen cevapta bu tarihler arasında sadece yürürlükte Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin bulunduğunun bildirildiği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin 26. maddesi incelendiğinde, bildirilen bu yönetmeliğin kapatılan Genel Müdürlüklere ilişkin olduğu, merkez teşkilatında bulunan personel hakkında uygulanmasına imkan olmadığı, dava konusu tarihler arasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yeniden teşkilatlandığı ve buna ilişkin hükümlerin 08/06/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu hükümler incelendiğinde ise, hem dosya kapsamı hem davaya konu tarihler arasındaki yürürlükteki mevzuat hükümleri hem de davalı idarece ara karara verilen cevaptan da anlaşılacağı üzere; 08/06/2011 tarihi ile 20/05/2013 tarihleri arasında Hukuk Müşavirliği kadrolarına yapılan atamalar yönünden merkez teşkilatında uygulanacak yürürlükte bulunan bir yönetmelik bulunmadığı; bu durumda, atamaların yapıldığı dönemde davalı idare merkez teşkilatında hukuk müşavirliği kadrolarında yapılacak atamalarla ilgili özel yönetmelikte bulunmadığından uyuşmazlıkta genel yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, genel yönetmeliğe gidildiğinde ise hukuk müşavirliği için özel bir düzenleme bulunmadığı dikkate alındığında yapılacak atamaların idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğunun anlaşıldığı, dava konusu dönemde yapılan atamaların tamamının hukuk mezunu kişilerden oluştuğu, ayrıca 657 sayılı Kanun'un 76. maddesiyle atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisi tanınmış bulunduğu, idarenin kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda personelin görevini değiştirme konusunda yasalarla ve idare hukuku ilkelerine dayalı olarak sahip olduğu takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı, takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerde kamu yararı ve hizmet gerekleri ile hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, dava konusu uyuşmazlıkta uygulanacak olan mevzuatın, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği olduğu, buna göre hukuk müşavirliği kadrolarının görevde yükselmeye tabi kadrolardan olduğu, görevde yükselme sınavında başarılı olma ve kurumda en az iki yıl çalışma şartının bulunduğu; davalı idarede 06/07/2011 tarihi ile 25/12/2014 tarihleri arasındaki süre zarfında görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavı yapılmadığı, hal böyle iken işbu davaya konu edilen atamalarda adayların hiçbirisi böyle bir sınava girmediği, böylece görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavında başarılı olmadan ve kurumda 2 yıl çalışma şartını taşımadan davalı idarenin hukuk müşavirliği kadrolarına söz konusu atamaların yapıldığı; dava konusu atama işlemlerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, temyiz aşamasında duruşma yapılması yolundaki davacı taraf istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.