Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/9514 K.2023/4646
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9514
Karar No : 2023/4646
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15722, K:2018/8437 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3., 7/D-6. ve 15. maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; amirine karşı eleştirici ve olumsuz içerikli sözler sarf ettiği hususu tanık ifadeleri ve kendi ifadesi ile sübut bulan davacıya, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/D-3 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasına uyan eylemine karşılık olarak, geçmiş hizmetlerinin olumlu olması nedeniyle bir alt ceza olan 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15722, K:2018/8437 sayılı kararıyla, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 02/08/2010 tarihinde görev yeri değiştirilerek adliye binası önünde trafik denetleme ve düzenleme görevi ile görevlendirildiği, bu durumla ilgili konuşmak için idari büroda görevli H.İ.B.'yi telefonla aradığı, "Benim görev yerimi kim değiştirdi? Hep böyle mi olacak? Derdimizi anlatmak için ne yapalım? Kendimizi aşağı mı atalım? Bu adamın kafasına mı sıkalım?" diyerek görev yerini değiştiren komiser yardımcısı H.A. hakkında konuştuğu, polis memuru H.İ.B.'nin ise konuşma sırasında telefonunun hoparlörünü açarak yanında bulunanlara konuşmayı dinlettiği, o sırada H.İ.B.'nin yanında bulunan komiser yardımcısı H.A.'nın davacının kendisi hakkında söylediklerini duyduğu, tutanak tutularak soruşturma başlatılması üzerine, düzenlenen soruşturma raporuna istinaden, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3., 7/D-6. ve 15. maddelerinin birlikte uygulanmasıyla 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığı, davacının; görev değişikliğinin verdiği psikoloji ile bu ifadeleri özel bir telefon görüşmesi sırasında kullandığı, doğrudan amirinin gerek şahsına gerekse eylem ve işlemlerine yönelik aleni bir eleştiri niteliğinde sözler sarf etmediği, dolayısıyla davacının bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. ve 7/D-6. maddelerinde yer alan suç tanımlarına uymadığı ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının anılan madde kapsamına girmeyen eyleminden dolayı 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, temyize konu karar bozulmuştur.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; disiplin soruşturma raporu ve eki ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, amiri H.A. hakkında hakaret ve dövme girişiminde bulunduğu, dolayısıyla üzerine atılı disiplin suçunun sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulüyle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15722, K:2018/8437 sayılı kararı kaldırılarak, uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru davacının, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte yazı yazmak'' ve "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiillerini işlediğinden bahisle, Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 15/03/2011 günlü,... sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 ve 7/D-6 maddeleri uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi tatbik edilerek bir alt ceza olan ''10 ay kısa süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 7/D-3 maddesinde yer alan, "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili, 24 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Anılan Tüzüğün 7/D-6. maddesinde yer alan, "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/4-b-5. maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresi; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmı iptal edilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un 8/5-ç-7 maddesinde yer alan "Amir veya üste hakaret etmek" fiili ve aynı Kanun'un 8/5-ç-9 maddesinde yer alan "Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Uyuşmazlığın Tüzüğün 7/D-6 maddesi yönünden değerlendirilmesi :
Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde "Hakaret", onur kırma, onura dokunma, küçültücü söz veya davranış olarak tanımlanmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde ise hakaret suçu, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak şeklinde düzenlenmiştir.
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olması gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işleme dayanak teşkil eden söz konusu ifadeler incelendiğinde, davacının, doğrudan komiser yardımcısı H.A.'nın onur, şeref ve saygınlığına saldırı teşkil edecek nitelik ve ağırlıkta bir söz veya davranışının bulunmadığı, her ne kadar dava konusu işlemde davacının H.A.'yı kast ederek, "az kaldı, kafasına sıkacağım" demek suretiyle "dövme girişiminde bulunmak" suçunu işlediği kabul edilmişse de, davacının H.A.'ya fiziksel olarak saldırıda bulunduğuna dair bir delilin dosyada mevcut olmadığı, olay tarihinde davacının komiser yardımcısı H.A.'yı kast ederek sarf ettiği sözlerin "hakaret veya dövme girişimi" olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı, davacının eyleminin, Tüzüğün 7/D-6 maddesindeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığın Tüzüğün 7/D-3 maddesi yönünden değerlendirilmesi:
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararı incelendiğinde; ''... Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural, görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verildiği, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E.2023/24, K:2023/91 sayılı kararında da benzer gerekçelere dayanıldığı ve kararların yürürlüğe giriş tarihinin ayrıca düzenlenmediği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, "Anayasa'nın üstünlüğü" prensibine ve "hukuk devleti" ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır.
Bu itibarla; somut olayda, disiplin cezası verilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; ifade özgürlüğüne getirdiği sınırlamanın, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, iptal edilen kuralda betimlenen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, yasal dayanaktan yoksun hâle gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:...sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9514
Karar No : 2023/4646
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15722, K:2018/8437 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3., 7/D-6. ve 15. maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; amirine karşı eleştirici ve olumsuz içerikli sözler sarf ettiği hususu tanık ifadeleri ve kendi ifadesi ile sübut bulan davacıya, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/D-3 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasına uyan eylemine karşılık olarak, geçmiş hizmetlerinin olumlu olması nedeniyle bir alt ceza olan 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15722, K:2018/8437 sayılı kararıyla, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 02/08/2010 tarihinde görev yeri değiştirilerek adliye binası önünde trafik denetleme ve düzenleme görevi ile görevlendirildiği, bu durumla ilgili konuşmak için idari büroda görevli H.İ.B.'yi telefonla aradığı, "Benim görev yerimi kim değiştirdi? Hep böyle mi olacak? Derdimizi anlatmak için ne yapalım? Kendimizi aşağı mı atalım? Bu adamın kafasına mı sıkalım?" diyerek görev yerini değiştiren komiser yardımcısı H.A. hakkında konuştuğu, polis memuru H.İ.B.'nin ise konuşma sırasında telefonunun hoparlörünü açarak yanında bulunanlara konuşmayı dinlettiği, o sırada H.İ.B.'nin yanında bulunan komiser yardımcısı H.A.'nın davacının kendisi hakkında söylediklerini duyduğu, tutanak tutularak soruşturma başlatılması üzerine, düzenlenen soruşturma raporuna istinaden, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3., 7/D-6. ve 15. maddelerinin birlikte uygulanmasıyla 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığı, davacının; görev değişikliğinin verdiği psikoloji ile bu ifadeleri özel bir telefon görüşmesi sırasında kullandığı, doğrudan amirinin gerek şahsına gerekse eylem ve işlemlerine yönelik aleni bir eleştiri niteliğinde sözler sarf etmediği, dolayısıyla davacının bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. ve 7/D-6. maddelerinde yer alan suç tanımlarına uymadığı ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının anılan madde kapsamına girmeyen eyleminden dolayı 10 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, temyize konu karar bozulmuştur.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; disiplin soruşturma raporu ve eki ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, davacının, amiri H.A. hakkında hakaret ve dövme girişiminde bulunduğu, dolayısıyla üzerine atılı disiplin suçunun sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulüyle idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15722, K:2018/8437 sayılı kararı kaldırılarak, uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru davacının, Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte yazı yazmak'' ve "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiillerini işlediğinden bahisle, Hatay Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 15/03/2011 günlü,... sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 ve 7/D-6 maddeleri uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi tatbik edilerek bir alt ceza olan ''10 ay kısa süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 7/D-3 maddesinde yer alan, "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili, 24 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Anılan Tüzüğün 7/D-6. maddesinde yer alan, "Amir veya üstlerini dövme girişiminde bulunmak ya da hakaret etmek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/4-b-5. maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresi; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmı iptal edilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un 8/5-ç-7 maddesinde yer alan "Amir veya üste hakaret etmek" fiili ve aynı Kanun'un 8/5-ç-9 maddesinde yer alan "Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiili, 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu nedenle, disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespiti gerekmektedir. Kusurlu halin veya fiilin tespitinden kasıt ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesidir.
Uyuşmazlığın Tüzüğün 7/D-6 maddesi yönünden değerlendirilmesi :
Türk Dil Kurumu Sözlüğü'nde "Hakaret", onur kırma, onura dokunma, küçültücü söz veya davranış olarak tanımlanmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde ise hakaret suçu, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak şeklinde düzenlenmiştir.
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olması gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işleme dayanak teşkil eden söz konusu ifadeler incelendiğinde, davacının, doğrudan komiser yardımcısı H.A.'nın onur, şeref ve saygınlığına saldırı teşkil edecek nitelik ve ağırlıkta bir söz veya davranışının bulunmadığı, her ne kadar dava konusu işlemde davacının H.A.'yı kast ederek, "az kaldı, kafasına sıkacağım" demek suretiyle "dövme girişiminde bulunmak" suçunu işlediği kabul edilmişse de, davacının H.A.'ya fiziksel olarak saldırıda bulunduğuna dair bir delilin dosyada mevcut olmadığı, olay tarihinde davacının komiser yardımcısı H.A.'yı kast ederek sarf ettiği sözlerin "hakaret veya dövme girişimi" olarak nitelendirilmesine olanak bulunmadığı, davacının eyleminin, Tüzüğün 7/D-6 maddesindeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığın Tüzüğün 7/D-3 maddesi yönünden değerlendirilmesi:
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararı incelendiğinde; ''... Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural, görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verildiği, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E.2023/24, K:2023/91 sayılı kararında da benzer gerekçelere dayanıldığı ve kararların yürürlüğe giriş tarihinin ayrıca düzenlenmediği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, "Anayasa'nın üstünlüğü" prensibine ve "hukuk devleti" ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise, iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır.
Bu itibarla; somut olayda, disiplin cezası verilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; ifade özgürlüğüne getirdiği sınırlamanın, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, iptal edilen kuralda betimlenen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, yasal dayanaktan yoksun hâle gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:...sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.