‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 2. Daire E.2021/6334 K.2024/743

Esas No: 2021/6334 · Karar No: 2024/743 · Karar Tarihi: 08.02.2024
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/6334
Karar No: 2024/743

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında polis memuru olarak görev yapan davacının, "kadınlara söz atmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-5 maddesi gereğince "12 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan anılan Tüzüğün 15. maddesinin uygulanmasıyla bir derece alt ceza olan "4 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının, 09/08/2014 tarihinde meydana gelen "kasten yaralama, mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükununu bozma" olayına karıştığından bahisle başlatılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen 17/11/2014 tarihli raporda özetle; "davacının, daha önce hiç görmediği bir bayana, yeni alınan bir ev ziyareti sırasında, binanın balkonundan, perde arkasından, öpücük atmak, el kol işareti yapmak suretiyle seni seviyorum demesinin, şuurlu bir insan davranışı olamayacağından hakkında "ceza tayinine mahal olmadığı" şeklinde görüş belirtildiği; Merkez Disiplin Kurulunca, davacıya isnat edilen suçun subuta erdiği kanaatine varılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, uyuşmazlıkta, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; soruşturmacının, müşteki iddialarını hayatın olağan akışı içerisinde mantıklı ve tutarlı bulmadığı, olayla ilgili olarak tarafsız tanığın da bulunmaması nedeniyle ceza tayinine mahal bulunmadığı yönünde görüş bildirdiği, müştekilerle yüz yüze muhatap olan soruşturmacının kanaatinin somut olayda önemli olduğu, davacıya ceza tayin eden Kurul kararının gerekçe kısmında, "hiçbir neden yokken bir bayanın kendisine el kol hareketi yaparak öpücük attığını belirtip şikayetçi olamayacağı gibi" ibaresi kullanılarak müşteki iddialarına kesin bir delilmiş gibi değer atfedildiği, halbuki 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda "iftira" suçunun düzenlendiği, kişilerin çeşitli sebeplerle başkaları hakkında iftira atabileceklerinin öngörüldüğü, müşteki A.E.'nin olay yerine varmasıyla davacıya karşı hakaret ve darp girişiminde bulunmasının da bahse konu olayın subut delili sayıldığı, bu hususun bir varsayımdan ibaret olduğu, kızına karşı laf atıldığı haberini alan bir babanın, duymuş olduğu haberin etkisiyle kapıldığı öfke sebebiyle bu şekilde davranmasının hayatın olağan akışına uygun bir davranış tarzı olduğu hususları dikkate alındığında, davacı hakkında müştekilerin mücerret iddialarından başka herhangi bir ifadenin ve delilin bulunmaması karşısında, suçun subuta ermediği sonucuna varıldığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; yapılan soruşturma sonucunda, alınan ifadeler ve olayın oluş şekli değerlendirilmek suretiyle, davacının üzerine atılı disiplin suçunu işlediğinin ortaya konulduğu, her ne kadar olaya ilişkin olarak, adli yargıda "kovuşturmaya yer olmadığı" yönünde karar verilmişse de, disiplin soruşturmasının, ceza soruşturma ve kovuşturmasından bağımsız ve ayrı nitelikte olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?