Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/714 K.2024/1384
Özet: (1) Uyuşmazlık, 2020 yılında belediye tarafından tahakkuk ettirilen yer altı montajlı kabinet, saha dolabı ve menhol ücreti konusunda, belediye gelirleri kanununa ve ilgili tarifeye uygunluk ihtimali üzerine idari dava; (2) Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi'nin kararını bozalak şekilde, hizmetin sunulmadığını ve ilgili ücret tarifesinin hukuka aykırı olduğunu tespit ederek, belediyenin tahakkuk ettirdiği ücretleri iptal etti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/714
Karar No:2024/1384
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 2020 yılı keşif bedeline ilişkin tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinin ve bu işlemlerin dayanağını ihtiva eden ... Belediye Meclisi'nin... tarih ve ... sayılı kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca ücret tahsil edilebilmesi için talep üzerine bir hizmetin sunulmuş olması gerektiği, ancak davalı idarece hizmet sunulduğuna ilişkin açıklamaya yer verilmediği gibi davacı ile aralarında geçiş hakkı sözleşmesi imzalandığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, yer altı montajlı kabinet, saha dolabı, menhollerin Belediye'nin tasarrufu altındaki yol ve kaldırımlarda yer almasının sunulmuş bir hizmet olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla ortada idarece sunulmuş bir hizmetin bulunmadığından anılan madde kapsamında ücret alınmasının hukuken olanaklı olmadığı, mevzuatta yer altı montajlı kabinet, saha dolabı, menhol yeri ücreti alınmasına ve bu konuda ücret tarifesi düzenlenmesine cevaz veren bir düzenleme de bulunmadığı, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayanılarak oluşturulduğu anlaşılan ücret tarifesinin ilgili kısmında ve bu tarifenin kabulüne ilişkin ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararın ilgili kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı;
Öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan ücret tarifesine dayanılarak sabit ve mobil haberleşme alt yapı tesislerine ilişkin bir defaya mahsus olarak tahakkuk ettirilen 1.383.690,00-TL tutarlı keşif ücretinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilere, belediyelerin tasarrufunda olmakla birlikte umumun ortak kullanımına tahsis edilen yerlerden ücretsiz geçiş hakkı sağlanacağına ilişkin herhangi bir kural mevzuatta bulanmadığından, söz konusu taşınmazlardan umumî kullanım kapsamında bulunmayan ticarî geçişlerin ücretlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, anılan Yönetmeliğin 9. maddesinin 4. fıkrasında, geçiş hakkı nedeniyle yapılacak keşif ücreti, sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesi nedeniyle taşınmazın tekrar eski hâline getirilmesi bedeli, yer değişikliği bedeli, var olan faaliyeti durdurma bedeli ve benzeri adlarla alınan diğer bedeller ve tazminatların, bu Yönetmelikte belirlenen ilkelere ve hükümlere uygun olmak kaydıyla ve taraflar arasında yapılan geçiş hakkı anlaşmasında aksi belirtilmediği takdirde işletmeci tarafından ayrıca karşılanacağı kurala bağlanmış olup başvuru, keşif, survey ve yer kullanım bedeli gibi adlar altında alınan ücretlerin de geçiş hakkı kapsamında olduğu;
Ancak bu noktada, idarî işlemlerin geriye yürümezliği ve hukukî güvenlik ilkeleri kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekmektiği;
Davalı idarece geçiş hakkı bedellerine ilişkin olarak üst hukuk kuralı olan 5809 sayılı Kanun ile Sabit ve Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğe aykırı olmamak şartı ile tarife belirlenebilecek ise de, öngörülebilirlik ve hukukî güvenlik ilkeleri açısından söz konusu tarifenin hüküm ve sonuçlarının tesis edildiği andan itibaren geleceğe etkili olarak sonuç doğurması gerektiği, zira, gerek 5809 sayılı Kanun'da gerekse anılan Yönetmelikte geçiş hakkı kapsamında ücret alınmasını zorunlu kılan bir kural bulunmadığı, geçiş hakkı ücretlerine ilişkin belirsizliğin davalı idarece geçiş hakkı ücret tarifesinin belirlenmesi ile ortadan kalktığı, dava konusu işlemler ile davacı tarafından yeni bir geçiş hakkı başvurusunda bulunulmamasına rağmen, geçmişte tesis edilmiş olan mevcut alt yapılara yönelik olarak keşif ücreti tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, söz konusu tarife ile belirlenen geçiş hakkı ücretlerinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasının idarî işlemlerin geçmişe yürümezliği ve hukukî güvenlik ilkelerin ihlâli niteliğinde olduğu;
Bu itibarla, ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen geçiş hakkı ücret tarifesinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasında ve bu uygulamanın bir sonucu olarak geçmişte tesis edilmiş bulunan mevcut alt yapılara yönelik olarak keşif ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu tahakkuk işleminde bu sebeple hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf konusu Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik gereği 27/12/2012 tarihinden sonra kurulmuş olan altyapı tesislerine ilişkin davacı tarafından davalı idareye herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, belediye ekiplerince yapılan teknik tespit ve denetimler neticesinde 27/12/2012 tarihi sonrasında kurulan tesis, yapı ve altyapı tesislerinin tespit edildiği, geçiş hakkına ilişkin metraj hesabı çıkarıldığı, belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalan alanlara kurulan yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedelleri tahakkuk ettirilerek tahsil yoluna gidildiği, fiber optik kablolar için kullanılan toplam 115.000 metre geçiş hakkının genişliğinin 40 cm'den fazla olduğu, salt söz konusu hat üzerinde yer alan menhollerin ve saha dolaplarının genişliğinin 120 cm'den fazla olduğu, fiber optik kabloların geçişinde kullanılan eni 120, derinliği 100 cm olan menhollerin genişliğinin Yönetmelikte belirlenen 40 cm'nin 3 katı olduğu, Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Üst Sınırları Tablosu'nun açıklamalar kısmının 1 numaralı bendi uyarınca geçiş hakkı ücreti belirlenirken 1,79-TL'nin 3 çarpanı ile çarpılarak belirlenmesi gerektiği, hesaplamaların mevzuata uygun olduğu, verilen karar nedeniyle davalı idarenin kamu alacaklarını tahsil etmesinin imkânsız hale geleceği, davacı tarafından 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Belediye'ye başvuru yapılarak geçiş hakkı sözleşmesi imzalanması gerekirken yapılmadığı; davacı tarafından ... Belediye Başkanlığı'na sunulan dilekçede yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedellerinin her yıl belediyeye ödendiğinin ikrar edildiği; davacının kurduğu altyapı tesislerini diğer işletmecilere kullandırması karşılığından ücret tahsil ettiği, bu ücretlere ilişkin tarife ile belediye tarafından belirlenen ücret tarifesi kıyaslandığında belediye ücret tarifesinin aşırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, ayrıca tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan belediyenin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, metrajlar üzerinden hesaplanan geçiş hakkı ücretlerinin esas ücret, keşif, yer kullanım ücreti vb. ücretlerin tali ücret olarak belirlenmesinin mevzuatta bir dayanağının olmadığı; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davalı idarenin şirketle geçiş hakkı sözleşmesi imzalamadığı ve geçiş hakkına konu metraj hesabını yaparken şirketle mutabık kalmadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geçiş hakkı sözleşmesi olmaksızın geçiş hakkı ücreti alınmaması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, geçiş hakkı bedeline konu edilen kablo vb. gereçlerin toplam uzunluğunun davalı idarece tespit edilen rakamların yarısına dahi ulaşmadığı, menhol genişliği baz alınarak hesaplamalarda 3 çarpanı kullanılmasının mevzuattaki açıklamadan çıkarılamayacak bir sonuç olduğu, şirket menholleri ve saha dolaplarının elektronik haberleşme istasyonu olmadığı, Ortak Yerleşim ve Tesis Paylaşımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in belediye tarafından tesis edilen işlemlere dayanak teşkil edemeyeceği, idarece başvuru bedeli, keşif bedeli, survey bedeli olarak nitelendirilen ücretlendirmelerin keyfi olduğu, geçiş hakkı ücretlerinin belirlenmesinde sadece kablo güzergâhının uzunluğunun dikkate alınması gerektiği, saha dolapları ve menholler için ayrıca ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ikincil mevzuat olarak düzenlenen Yönetmelik'te yürürlük tarihinden önce kurulan elektronik haberleşme altyapısı ve şebekesinin geçiş hakkı bedeline konu edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2024/714
Karar No:2024/1384
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 2020 yılı keşif bedeline ilişkin tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinin ve bu işlemlerin dayanağını ihtiva eden ... Belediye Meclisi'nin... tarih ve ... sayılı kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca ücret tahsil edilebilmesi için talep üzerine bir hizmetin sunulmuş olması gerektiği, ancak davalı idarece hizmet sunulduğuna ilişkin açıklamaya yer verilmediği gibi davacı ile aralarında geçiş hakkı sözleşmesi imzalandığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, yer altı montajlı kabinet, saha dolabı, menhollerin Belediye'nin tasarrufu altındaki yol ve kaldırımlarda yer almasının sunulmuş bir hizmet olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla ortada idarece sunulmuş bir hizmetin bulunmadığından anılan madde kapsamında ücret alınmasının hukuken olanaklı olmadığı, mevzuatta yer altı montajlı kabinet, saha dolabı, menhol yeri ücreti alınmasına ve bu konuda ücret tarifesi düzenlenmesine cevaz veren bir düzenleme de bulunmadığı, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesine dayanılarak oluşturulduğu anlaşılan ücret tarifesinin ilgili kısmında ve bu tarifenin kabulüne ilişkin ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararın ilgili kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı;
Öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan ücret tarifesine dayanılarak sabit ve mobil haberleşme alt yapı tesislerine ilişkin bir defaya mahsus olarak tahakkuk ettirilen 1.383.690,00-TL tutarlı keşif ücretinde de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilere, belediyelerin tasarrufunda olmakla birlikte umumun ortak kullanımına tahsis edilen yerlerden ücretsiz geçiş hakkı sağlanacağına ilişkin herhangi bir kural mevzuatta bulanmadığından, söz konusu taşınmazlardan umumî kullanım kapsamında bulunmayan ticarî geçişlerin ücretlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, anılan Yönetmeliğin 9. maddesinin 4. fıkrasında, geçiş hakkı nedeniyle yapılacak keşif ücreti, sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesi nedeniyle taşınmazın tekrar eski hâline getirilmesi bedeli, yer değişikliği bedeli, var olan faaliyeti durdurma bedeli ve benzeri adlarla alınan diğer bedeller ve tazminatların, bu Yönetmelikte belirlenen ilkelere ve hükümlere uygun olmak kaydıyla ve taraflar arasında yapılan geçiş hakkı anlaşmasında aksi belirtilmediği takdirde işletmeci tarafından ayrıca karşılanacağı kurala bağlanmış olup başvuru, keşif, survey ve yer kullanım bedeli gibi adlar altında alınan ücretlerin de geçiş hakkı kapsamında olduğu;
Ancak bu noktada, idarî işlemlerin geriye yürümezliği ve hukukî güvenlik ilkeleri kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekmektiği;
Davalı idarece geçiş hakkı bedellerine ilişkin olarak üst hukuk kuralı olan 5809 sayılı Kanun ile Sabit ve Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğe aykırı olmamak şartı ile tarife belirlenebilecek ise de, öngörülebilirlik ve hukukî güvenlik ilkeleri açısından söz konusu tarifenin hüküm ve sonuçlarının tesis edildiği andan itibaren geleceğe etkili olarak sonuç doğurması gerektiği, zira, gerek 5809 sayılı Kanun'da gerekse anılan Yönetmelikte geçiş hakkı kapsamında ücret alınmasını zorunlu kılan bir kural bulunmadığı, geçiş hakkı ücretlerine ilişkin belirsizliğin davalı idarece geçiş hakkı ücret tarifesinin belirlenmesi ile ortadan kalktığı, dava konusu işlemler ile davacı tarafından yeni bir geçiş hakkı başvurusunda bulunulmamasına rağmen, geçmişte tesis edilmiş olan mevcut alt yapılara yönelik olarak keşif ücreti tahakkuk ettirildiği anlaşıldığından, söz konusu tarife ile belirlenen geçiş hakkı ücretlerinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasının idarî işlemlerin geçmişe yürümezliği ve hukukî güvenlik ilkelerin ihlâli niteliğinde olduğu;
Bu itibarla, ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen geçiş hakkı ücret tarifesinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasında ve bu uygulamanın bir sonucu olarak geçmişte tesis edilmiş bulunan mevcut alt yapılara yönelik olarak keşif ücreti tahakkuk ettirilmesine ilişkin dava konusu tahakkuk işleminde bu sebeple hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf konusu Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik gereği 27/12/2012 tarihinden sonra kurulmuş olan altyapı tesislerine ilişkin davacı tarafından davalı idareye herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, belediye ekiplerince yapılan teknik tespit ve denetimler neticesinde 27/12/2012 tarihi sonrasında kurulan tesis, yapı ve altyapı tesislerinin tespit edildiği, geçiş hakkına ilişkin metraj hesabı çıkarıldığı, belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalan alanlara kurulan yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedelleri tahakkuk ettirilerek tahsil yoluna gidildiği, fiber optik kablolar için kullanılan toplam 115.000 metre geçiş hakkının genişliğinin 40 cm'den fazla olduğu, salt söz konusu hat üzerinde yer alan menhollerin ve saha dolaplarının genişliğinin 120 cm'den fazla olduğu, fiber optik kabloların geçişinde kullanılan eni 120, derinliği 100 cm olan menhollerin genişliğinin Yönetmelikte belirlenen 40 cm'nin 3 katı olduğu, Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Üst Sınırları Tablosu'nun açıklamalar kısmının 1 numaralı bendi uyarınca geçiş hakkı ücreti belirlenirken 1,79-TL'nin 3 çarpanı ile çarpılarak belirlenmesi gerektiği, hesaplamaların mevzuata uygun olduğu, verilen karar nedeniyle davalı idarenin kamu alacaklarını tahsil etmesinin imkânsız hale geleceği, davacı tarafından 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Belediye'ye başvuru yapılarak geçiş hakkı sözleşmesi imzalanması gerekirken yapılmadığı; davacı tarafından ... Belediye Başkanlığı'na sunulan dilekçede yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedellerinin her yıl belediyeye ödendiğinin ikrar edildiği; davacının kurduğu altyapı tesislerini diğer işletmecilere kullandırması karşılığından ücret tahsil ettiği, bu ücretlere ilişkin tarife ile belediye tarafından belirlenen ücret tarifesi kıyaslandığında belediye ücret tarifesinin aşırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, ayrıca tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan belediyenin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, metrajlar üzerinden hesaplanan geçiş hakkı ücretlerinin esas ücret, keşif, yer kullanım ücreti vb. ücretlerin tali ücret olarak belirlenmesinin mevzuatta bir dayanağının olmadığı; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, davalı idarenin şirketle geçiş hakkı sözleşmesi imzalamadığı ve geçiş hakkına konu metraj hesabını yaparken şirketle mutabık kalmadığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından geçiş hakkı sözleşmesi olmaksızın geçiş hakkı ücreti alınmaması gerektiği yönünde görüş bildirildiği, geçiş hakkı bedeline konu edilen kablo vb. gereçlerin toplam uzunluğunun davalı idarece tespit edilen rakamların yarısına dahi ulaşmadığı, menhol genişliği baz alınarak hesaplamalarda 3 çarpanı kullanılmasının mevzuattaki açıklamadan çıkarılamayacak bir sonuç olduğu, şirket menholleri ve saha dolaplarının elektronik haberleşme istasyonu olmadığı, Ortak Yerleşim ve Tesis Paylaşımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in belediye tarafından tesis edilen işlemlere dayanak teşkil edemeyeceği, idarece başvuru bedeli, keşif bedeli, survey bedeli olarak nitelendirilen ücretlendirmelerin keyfi olduğu, geçiş hakkı ücretlerinin belirlenmesinde sadece kablo güzergâhının uzunluğunun dikkate alınması gerektiği, saha dolapları ve menholler için ayrıca ücret talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ikincil mevzuat olarak düzenlenen Yönetmelik'te yürürlük tarihinden önce kurulan elektronik haberleşme altyapısı ve şebekesinin geçiş hakkı bedeline konu edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.