Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2023/2371 K.2024/1541
Özet: İlgili dava, Bingöl Belediye Meclisi'nin 2017 yılı sabit ve mobil haberleşme altyapı tesisleri için yer üstü saha dolabı kullanım bedeli tahakkuk eden 165.982,32 TL tutarının geçerliliği üzerindeydi. Temyiz mahkemesi, belediyenin 2464 sayılı Kanun uyarınca bu bedelin hukuki dayanağı olmadığını belirterek, tahakkuk fişinin iptalini kabul etti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/2371
Karar No:2024/1541
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara dayanılarak hazırlanan 2017 yılı sabit ve mobil haberleşme altyapı tesisleri yer üstü saha dolabı tesis yer kullanma bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare yazısı ile bildirilen 165.982,32-TL bedelli tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuatta geçiş hakkına ilişkin anlaşmaların serbestçe yapılması esasının benimsendiği, bu kapsamda davacı şirket ile davalı idare arasında herhangi bir geçiş hakkı sözleşmesi imzalanmadığı, davalı idarece yer üstü saha dolabı yeri bedelinin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca tahsil edildiğinin açıkça ifade edildiği, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca ücret tahsil edilebilmesi için talep üzerine bir hizmetin sunulmuş olması gerektiği, saha dolaplarının belediyenin tasarrufu altındaki yol ve kaldırımlarda yer almasının sunulmuş bir hizmet olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla ortada idarece sunulmuş bir hizmetin bulunmadığından anılan madde kapsamında ücret alınması hukuken olanaklı olmadığı gibi mevzuatta yer üstü saha dolabı bedeli alınacağına ve bu konuda ücret tarifesi belirleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 07/12/2020 tarihli meclis kararında geçiş hakkı ücreti alınmasına karar verildiği, ancak davacı şirket hakkında düzenlenen tahakkuk fişinin geçiş hakkı ücretine ilişkin olmadığı, her ne kadar davalı idarece alınan ücretin, geçiş hakkı ücreti, başvuru ücreti, keşif ücreti, dolap kullanım ücreti ve survey ücretlerine ilişkin olduğu iddia edilmiş ise de, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca davacı şirket ile davalı idare arasında geçiş hakkı sözleşmesinin bulunması ve/veya buna ilişkin sözleşme yapma talebi ile ilgili davacı şirket tarafından bir başvuru yapılması gerektiği, davacı şirket ile davalı idare arasında herhangi bir geçiş hakkı sözleşmesi bulunmadığı, tahakkuk fişi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca düzenlenmiş olsa da söz konusu ücretin geçiş hakkı kapsamında alındığının izahtan vareste olduğu anlaşıldığından, Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ve bu karara dayanılarak hazırlanan 165.982,32-TL bedelli tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 26/09/2022 tarih ve E:2022/3052, K:2022/3343 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davalı idarece geçiş hakkı bedellerine ilişkin olarak üst hukuk kuralı olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğe aykırı olmamak şartı ile tarife belirlenebilecek ise de, öngörülebilirlik ve hukukî güvenlik ilkeleri açısından söz konusu tarifenin hüküm ve sonuçlarının, tesis edildiği andan itibaren geleceğe etkili olarak sonuç doğurması gerektiği, zira gerek 5809 sayılı Kanun'da gerekse anılan Yönetmelikte geçiş hakkı kapsamında ücret alınmasını zorunlu kılan bir kural bulunmadığı;
Geçiş hakkı ücretlerine ilişkin belirsizliğin davalı idarece geçiş hakkı ücret tarifesinin belirlenmesi ile ortadan kalktığı, söz konusu tarife ile belirlenen geçiş hakkı ücretlerinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasının, idarî işlemlerin geçmişe yürümezliği ve hukukî güvenlik ilkelerin ihlâli niteliğinde olduğu;
Bu itibarla, Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen geçiş hakkı ücret tarifesinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasında ve bu uygulamanın bir sonucu olarak 2017 yılına yönelik olarak tesis edilen dava konusu tahakkuk işlemlerinde hukuka uygunluk, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik gereği 27/12/2012 tarihinden sonra kurulmuş olan altyapı tesislerine ilişkin davacı tarafından idarelerine herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, belediye ekiplerince yapılan teknik tespit ve denetimler neticesinde 27/12/2012 tarihi sonrasında kurulan tesis, yapı ve altyapı tesislerinin tespit edildiği, geçiş hakkına ilişkin metraj hesabı çıkarıldığı, belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalan alanlara kurulan yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedelleri tahakkuk ettirilerek tahsil yoluna gidildiği, fiber optik kablolar için kullanılan toplam 115.000 metre geçiş hakkının genişliğinin 40 cm'den fazla olduğu, salt söz konusu hat üzerinde yer alan menhollerin ve saha dolaplarının genişliğinin 120 cm'den fazla olduğu, fiber optik kabloların geçişinde kullanılan eni 120, derinliği 100 cm olan menhollerin genişliğinin Yönetmelikte belirlenen 40 cm'nin 3 katı olduğu, Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Üst Sınırları Tablosu'nun açıklamalar kısmının 1 numaralı bendi uyarınca geçiş hakkı ücreti belirlenirken 1,79-TL'nin 3 çarpanı ile çarpılarak belirlenmesi gerektiği, hesaplamaların mevzuata uygun olduğu, verilen karar nedeniyle davalı idarenin kamu alacaklarını tahsil etmesinin imkânsız hâle geleceği, davacı tarafından 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Belediye'ye başvuru yapılarak geçiş hakkı sözleşmesi imzalanması gerekirken yapılmadığı; davacı tarafından Güngören Belediye Başkanlığı'na sunulan dilekçede yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedellerinin her yıl belediyeye ödendiğinin ikrar edildiği; davacının kurduğu altyapı tesislerini diğer işletmecilere kullandırması karşılığından ücret tahsil ettiği, bu ücretlere ilişkin tarife ile Belediye tarafından belirlenen ücret tarifesi kıyaslandığında Belediye ücret tarifesinin aşırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, ayrıca tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan Belediye'nin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, metrajlar üzerinden hesaplanan geçiş hakkı ücretlerinin esas ücret, keşif, yer kullanım ücreti vb. ücretlerin tali ücret olarak belirlenmesinin mevzuatta bir dayanağının olmadığı; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2023/2371
Karar No:2024/1541
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara dayanılarak hazırlanan 2017 yılı sabit ve mobil haberleşme altyapı tesisleri yer üstü saha dolabı tesis yer kullanma bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare yazısı ile bildirilen 165.982,32-TL bedelli tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mevzuatta geçiş hakkına ilişkin anlaşmaların serbestçe yapılması esasının benimsendiği, bu kapsamda davacı şirket ile davalı idare arasında herhangi bir geçiş hakkı sözleşmesi imzalanmadığı, davalı idarece yer üstü saha dolabı yeri bedelinin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca tahsil edildiğinin açıkça ifade edildiği, 2464 sayılı Kanun'un 97. maddesi uyarınca ücret tahsil edilebilmesi için talep üzerine bir hizmetin sunulmuş olması gerektiği, saha dolaplarının belediyenin tasarrufu altındaki yol ve kaldırımlarda yer almasının sunulmuş bir hizmet olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla ortada idarece sunulmuş bir hizmetin bulunmadığından anılan madde kapsamında ücret alınması hukuken olanaklı olmadığı gibi mevzuatta yer üstü saha dolabı bedeli alınacağına ve bu konuda ücret tarifesi belirleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 07/12/2020 tarihli meclis kararında geçiş hakkı ücreti alınmasına karar verildiği, ancak davacı şirket hakkında düzenlenen tahakkuk fişinin geçiş hakkı ücretine ilişkin olmadığı, her ne kadar davalı idarece alınan ücretin, geçiş hakkı ücreti, başvuru ücreti, keşif ücreti, dolap kullanım ücreti ve survey ücretlerine ilişkin olduğu iddia edilmiş ise de, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca davacı şirket ile davalı idare arasında geçiş hakkı sözleşmesinin bulunması ve/veya buna ilişkin sözleşme yapma talebi ile ilgili davacı şirket tarafından bir başvuru yapılması gerektiği, davacı şirket ile davalı idare arasında herhangi bir geçiş hakkı sözleşmesi bulunmadığı, tahakkuk fişi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca düzenlenmiş olsa da söz konusu ücretin geçiş hakkı kapsamında alındığının izahtan vareste olduğu anlaşıldığından, Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ve bu karara dayanılarak hazırlanan 165.982,32-TL bedelli tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 26/09/2022 tarih ve E:2022/3052, K:2022/3343 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davalı idarece geçiş hakkı bedellerine ilişkin olarak üst hukuk kuralı olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğe aykırı olmamak şartı ile tarife belirlenebilecek ise de, öngörülebilirlik ve hukukî güvenlik ilkeleri açısından söz konusu tarifenin hüküm ve sonuçlarının, tesis edildiği andan itibaren geleceğe etkili olarak sonuç doğurması gerektiği, zira gerek 5809 sayılı Kanun'da gerekse anılan Yönetmelikte geçiş hakkı kapsamında ücret alınmasını zorunlu kılan bir kural bulunmadığı;
Geçiş hakkı ücretlerine ilişkin belirsizliğin davalı idarece geçiş hakkı ücret tarifesinin belirlenmesi ile ortadan kalktığı, söz konusu tarife ile belirlenen geçiş hakkı ücretlerinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasının, idarî işlemlerin geçmişe yürümezliği ve hukukî güvenlik ilkelerin ihlâli niteliğinde olduğu;
Bu itibarla, Bingöl Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen geçiş hakkı ücret tarifesinin geçmişe etkili olacak şekilde uygulanmasında ve bu uygulamanın bir sonucu olarak 2017 yılına yönelik olarak tesis edilen dava konusu tahakkuk işlemlerinde hukuka uygunluk, dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik gereği 27/12/2012 tarihinden sonra kurulmuş olan altyapı tesislerine ilişkin davacı tarafından idarelerine herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, belediye ekiplerince yapılan teknik tespit ve denetimler neticesinde 27/12/2012 tarihi sonrasında kurulan tesis, yapı ve altyapı tesislerinin tespit edildiği, geçiş hakkına ilişkin metraj hesabı çıkarıldığı, belediye mücavir alan sınırları içerisinde kalan alanlara kurulan yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedelleri tahakkuk ettirilerek tahsil yoluna gidildiği, fiber optik kablolar için kullanılan toplam 115.000 metre geçiş hakkının genişliğinin 40 cm'den fazla olduğu, salt söz konusu hat üzerinde yer alan menhollerin ve saha dolaplarının genişliğinin 120 cm'den fazla olduğu, fiber optik kabloların geçişinde kullanılan eni 120, derinliği 100 cm olan menhollerin genişliğinin Yönetmelikte belirlenen 40 cm'nin 3 katı olduğu, Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Üst Sınırları Tablosu'nun açıklamalar kısmının 1 numaralı bendi uyarınca geçiş hakkı ücreti belirlenirken 1,79-TL'nin 3 çarpanı ile çarpılarak belirlenmesi gerektiği, hesaplamaların mevzuata uygun olduğu, verilen karar nedeniyle davalı idarenin kamu alacaklarını tahsil etmesinin imkânsız hâle geleceği, davacı tarafından 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Belediye'ye başvuru yapılarak geçiş hakkı sözleşmesi imzalanması gerekirken yapılmadığı; davacı tarafından Güngören Belediye Başkanlığı'na sunulan dilekçede yeraltı montajlı ve yerüstü saha dolaplarının yer kullanımlarına ilişkin geçiş hakkı bedellerinin her yıl belediyeye ödendiğinin ikrar edildiği; davacının kurduğu altyapı tesislerini diğer işletmecilere kullandırması karşılığından ücret tahsil ettiği, bu ücretlere ilişkin tarife ile Belediye tarafından belirlenen ücret tarifesi kıyaslandığında Belediye ücret tarifesinin aşırı olduğunun ileri sürülemeyeceği, ayrıca tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeciler tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken söz konusu alanda malik olan Belediye'nin evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesinin zorunlu olduğu, metrajlar üzerinden hesaplanan geçiş hakkı ücretlerinin esas ücret, keşif, yer kullanım ücreti vb. ücretlerin tali ücret olarak belirlenmesinin mevzuatta bir dayanağının olmadığı; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayanılarak belediye meclisince ücretlendirilen hizmetler için ilgililerin müracaatının gerekli olmasının, müraaat edilmeden belediyenin imkânlarından yararlanıldığının tespiti hâlinde belediyenin bedel tahsil etme yetkisini ortadan kaldırmayacağı; davacı şirketin imtiyazlı sözleşme sahibi olmasının mevzuatta belirlenen yükümlülüklerden muaf olduğu anlamına gelmediği, davacı şirkete belediyenin yetki ve sorumluluğu altında olan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme de bulunmadığı, 406 sayılı Kanun ile davacı şirkete tanınan tüm ayrıcalıkların 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kaldırıldığı, davacının herhangi bir kazanılmış hakkının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.