Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/434 K.2024/3523
Özet: Uyuşmazlık, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yetkilendirme Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun yetkilendirme iptali kararına ilişkin davacı şirketin temyiz talebidir. Mahkeme, tek kararıyla davayı reddederek, ilk dereceye ait kararın devamını onaylamıştır.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/434
Karar No:2024/3523
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yetkilendirme Dairesi Başkanlığının bila tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının davacı şirketin sabit telefon hizmeti yetkilendirmesinin iptaline ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; mevzuat gereği kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi halinde işletmecinin önce kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için uyarılacağı, ihlalin devamı ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesinin ilgili mevzuat çerçevesinde ağır kusur oluşturduğunun tespiti halinde ise, işletmecinin yetkilendirmesinin iptal edileceği, mevzuattaki düzenlemede ihlalin devamının aynı fiil ile gerçekleşmesi şartın bulunmadığı, "kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi" ifadesinin Yönetmelikte düzenlenen bütün ihlal hallerini kapsayabilecek geniş bir ifade olduğu;
... tarihli ve ... sayılı kurul kararı ile, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Kamu Hizmetinin Gereği Gibi Yürütülmemesi" başlıklı 33. maddesi uyarınca kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için uyarıldığı, Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde diğer mevzuatla belirlenmiş yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle yapılan inceleme neticesinde CLI yükümlülüklerinin ihlaline yönelik aynı veya benzer nitelikte mevzuat ihlallerine devam edildiğinden ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmediğinden bahisle davacı şirketin sabit telefon hizmeti yetkilendirmesinin iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından, CLI başlığı altında gerçekleşecek dolandırıcılık, terör propagandası, asılsız bilginin on binlerce aboneye ulaşmasına neden olunması durumlarının ağır kusur oluşturacağı savunulmakla birlikte, dava konusu işlemde, davacı şirketçe gerçekleştirilen ihlalin ilgili mevzuata göre ne şekilde ağır kusur oluşturduğuna dair hiç bir somut tespit ve değerlendirmeye yer verilmediği gibi bu aşamaya kadar dosyaya sunulan bilgi ve belgeler de ağır kusurun nasıl oluştuğuna dair yeterli tespitleri içermediğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirketin ... tarihli ve ... sayılı Kurul Kararı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Kamu Hizmetinin Gereği Gibi Yürütülmemesi" başlıklı 33. maddesi uyarınca kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için uyarıldığı, davalı idare tarafından, CLI başlığı altında gerçekleşecek dolandırıcılık, terör propagandası, asılsız bilginin on binlerce aboneye ulaşmasına neden olunması durumlarının ağır kusur oluşturacağının savunulduğu, 850/212/216'lı alan kodlu numaralarla abonelere hat tahsis edildiği ve söz konusu hatların yasadışı faaliyetler/dolandırıcılık eylemlerinde kullanıldığı ve bu nedenle yasadışı işlemlere ilişkin savcılık soruşturmalarının devam ettiği, davacının abonelerine 20.754 adet numara tahsis ettiği, bu numaraların 13.392 adedini ... İletişim Bilişim Telekomünikasyon Toptan Gıda İthalat ve İhracat Limited Şirketi (...)’ne, 5.099 adedinin ise ... İletişim Bilişim Telekomünikasyon Limited Şirketi (...)’ne tahsis edildiği, diğer bir ifade ile ...’un abonelerine tahsis ettiği numaraların %89’unu anılan iki şirkete tahsis edilen numaraların oluşturduğu, ... ve ...'a tahsis edilmiş numaralar üzerinden CLI manipülasyonu yapıldığı, davacıdan gerekli tedbirlerin alınması talep edilmesine karşın ... ve ...'a tahsisli diğer numaralarını aynı şartlarda kullanmasına izin verilerek CLI'nın aboneleri tarafından değiştirilmesini önleyici gerekli tedbirlerin alınmadığı, öte yandan davacı şirketin CLI ihlali yaptığına dair ... tarihli ve ... sayılı; ... tarihli ve ... sayılı, ... tarihli ve ... sayılı, ... tarihli ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı sayılı Kurul kararlarının bulunduğu hususları gözetildiğinde davacı şirketçe gerçekleştirilen ihlalin ağır kusur oluşturduğunun Kurul tarafından hukuka uygun şekilde tespit edildiği, bu durumda; dava konusu işlemin yeterli tespitleri içerdiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline yönelik ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, müşterileri olan ... ve ... firmaları veya bu firmaların yetkilileri hakkında yürütülmekte olan herhangi bir soruşturma bulunmadığı, idarenin daha önce hiç sunmadığı tarihsiz ve evrak kayıt numarasız bir şikayet dilekçesini ilk kez istinaf aşamasında sunduğu ve dayanağı olmayan bu bilgiye dayanılarak karar verildiği, işlemin sebep unsuru değiştirilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bu konuda savunma yapma hakkından dahi mahrum bırakıldıkları, yasadışı faaliyetler ve dolandırıcılık eylemlerinde kullanılan hattın hangisi olduğunun ve kim tarafından kullanıldığının açıkça ortaya konulamadığı, davalı idarenin talebi üzerine söz konusu firmalar ile yapılan sözleşmelerin derhal iptal edildiği, söz konusu firmaların diğer hatları aynı şartlarda kullanmalarına izin verildiği iddialarının doğru olmadığı, bu durumun davalı idare bünyesindeki arama kayıtlarından kolayca tespit edilebileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 850/212/216'lı alan kodlu numaralarla abonelere hat tahsis edildiği ve söz konusu hatların yasadışı faaliyetler/dolandırıcılık eylemlerinde kullanıldığı ve bu nedenle yasadışı işlemlere ilişkin savcılık soruşturmalarının devam ettiği belirtildiğinden bu hususu açıklığa kavuşturmak üzere Dairemizin 20/03/2024 tarihli ara kararı ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan soruşturmanın akıbetinin sorulduğu, gelen cevaplardan şikayet dilekçesi üzerine açılan soruşturmada kamu davası açılmasına yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından 5809 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından, CLI başlığı altında gerçekleşecek dolandırıcılık, terör propagandası, asılsız bilginin on binlerce aboneye ulaşması fiillerinin ise davacı tarafından ne şekilde gerçekleştirildiğine ve hangi önlemlerin alınması gerektiğine ilişkin somut bilgiler verilmediği, davacı tarafından ... ve ... firmalarına tahsis edilen diğer numaraların da yasadışı faaliyetlerde kullanılmaya devam edildiği yönünde somut hiç bir veri sunulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı şirket tarafından kamu hizmetinin ağır kusur oluşturacak şekilde gereği gibi yürütülmediği idarece açıkça ortaya koyulamadığından, yetkilendirmenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2024/434
Karar No:2024/3523
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yetkilendirme Dairesi Başkanlığının bila tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının davacı şirketin sabit telefon hizmeti yetkilendirmesinin iptaline ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; mevzuat gereği kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi halinde işletmecinin önce kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için uyarılacağı, ihlalin devamı ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesinin ilgili mevzuat çerçevesinde ağır kusur oluşturduğunun tespiti halinde ise, işletmecinin yetkilendirmesinin iptal edileceği, mevzuattaki düzenlemede ihlalin devamının aynı fiil ile gerçekleşmesi şartın bulunmadığı, "kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmemesi" ifadesinin Yönetmelikte düzenlenen bütün ihlal hallerini kapsayabilecek geniş bir ifade olduğu;
... tarihli ve ... sayılı kurul kararı ile, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Kamu Hizmetinin Gereği Gibi Yürütülmemesi" başlıklı 33. maddesi uyarınca kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için uyarıldığı, Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde diğer mevzuatla belirlenmiş yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle yapılan inceleme neticesinde CLI yükümlülüklerinin ihlaline yönelik aynı veya benzer nitelikte mevzuat ihlallerine devam edildiğinden ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmediğinden bahisle davacı şirketin sabit telefon hizmeti yetkilendirmesinin iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından, CLI başlığı altında gerçekleşecek dolandırıcılık, terör propagandası, asılsız bilginin on binlerce aboneye ulaşmasına neden olunması durumlarının ağır kusur oluşturacağı savunulmakla birlikte, dava konusu işlemde, davacı şirketçe gerçekleştirilen ihlalin ilgili mevzuata göre ne şekilde ağır kusur oluşturduğuna dair hiç bir somut tespit ve değerlendirmeye yer verilmediği gibi bu aşamaya kadar dosyaya sunulan bilgi ve belgeler de ağır kusurun nasıl oluştuğuna dair yeterli tespitleri içermediğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirketin ... tarihli ve ... sayılı Kurul Kararı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Kamu Hizmetinin Gereği Gibi Yürütülmemesi" başlıklı 33. maddesi uyarınca kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve gerekli tedbirlerin alınması için uyarıldığı, davalı idare tarafından, CLI başlığı altında gerçekleşecek dolandırıcılık, terör propagandası, asılsız bilginin on binlerce aboneye ulaşmasına neden olunması durumlarının ağır kusur oluşturacağının savunulduğu, 850/212/216'lı alan kodlu numaralarla abonelere hat tahsis edildiği ve söz konusu hatların yasadışı faaliyetler/dolandırıcılık eylemlerinde kullanıldığı ve bu nedenle yasadışı işlemlere ilişkin savcılık soruşturmalarının devam ettiği, davacının abonelerine 20.754 adet numara tahsis ettiği, bu numaraların 13.392 adedini ... İletişim Bilişim Telekomünikasyon Toptan Gıda İthalat ve İhracat Limited Şirketi (...)’ne, 5.099 adedinin ise ... İletişim Bilişim Telekomünikasyon Limited Şirketi (...)’ne tahsis edildiği, diğer bir ifade ile ...’un abonelerine tahsis ettiği numaraların %89’unu anılan iki şirkete tahsis edilen numaraların oluşturduğu, ... ve ...'a tahsis edilmiş numaralar üzerinden CLI manipülasyonu yapıldığı, davacıdan gerekli tedbirlerin alınması talep edilmesine karşın ... ve ...'a tahsisli diğer numaralarını aynı şartlarda kullanmasına izin verilerek CLI'nın aboneleri tarafından değiştirilmesini önleyici gerekli tedbirlerin alınmadığı, öte yandan davacı şirketin CLI ihlali yaptığına dair ... tarihli ve ... sayılı; ... tarihli ve ... sayılı, ... tarihli ve ... sayılı, ... tarihli ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı sayılı Kurul kararlarının bulunduğu hususları gözetildiğinde davacı şirketçe gerçekleştirilen ihlalin ağır kusur oluşturduğunun Kurul tarafından hukuka uygun şekilde tespit edildiği, bu durumda; dava konusu işlemin yeterli tespitleri içerdiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline yönelik ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, müşterileri olan ... ve ... firmaları veya bu firmaların yetkilileri hakkında yürütülmekte olan herhangi bir soruşturma bulunmadığı, idarenin daha önce hiç sunmadığı tarihsiz ve evrak kayıt numarasız bir şikayet dilekçesini ilk kez istinaf aşamasında sunduğu ve dayanağı olmayan bu bilgiye dayanılarak karar verildiği, işlemin sebep unsuru değiştirilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, bu konuda savunma yapma hakkından dahi mahrum bırakıldıkları, yasadışı faaliyetler ve dolandırıcılık eylemlerinde kullanılan hattın hangisi olduğunun ve kim tarafından kullanıldığının açıkça ortaya konulamadığı, davalı idarenin talebi üzerine söz konusu firmalar ile yapılan sözleşmelerin derhal iptal edildiği, söz konusu firmaların diğer hatları aynı şartlarda kullanmalarına izin verildiği iddialarının doğru olmadığı, bu durumun davalı idare bünyesindeki arama kayıtlarından kolayca tespit edilebileceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 850/212/216'lı alan kodlu numaralarla abonelere hat tahsis edildiği ve söz konusu hatların yasadışı faaliyetler/dolandırıcılık eylemlerinde kullanıldığı ve bu nedenle yasadışı işlemlere ilişkin savcılık soruşturmalarının devam ettiği belirtildiğinden bu hususu açıklığa kavuşturmak üzere Dairemizin 20/03/2024 tarihli ara kararı ile İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan soruşturmanın akıbetinin sorulduğu, gelen cevaplardan şikayet dilekçesi üzerine açılan soruşturmada kamu davası açılmasına yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından 5809 sayılı Yasaya Muhalefet suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından, CLI başlığı altında gerçekleşecek dolandırıcılık, terör propagandası, asılsız bilginin on binlerce aboneye ulaşması fiillerinin ise davacı tarafından ne şekilde gerçekleştirildiğine ve hangi önlemlerin alınması gerektiğine ilişkin somut bilgiler verilmediği, davacı tarafından ... ve ... firmalarına tahsis edilen diğer numaraların da yasadışı faaliyetlerde kullanılmaya devam edildiği yönünde somut hiç bir veri sunulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı şirket tarafından kamu hizmetinin ağır kusur oluşturacak şekilde gereği gibi yürütülmediği idarece açıkça ortaya koyulamadığından, yetkilendirmenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.