Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/2142 K.2024/5009
Özet: İfadeler, 2017 tarihli akaryakıt satışı denetiminde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na göre bayilik lisansına sahip davacının hatalı fiyatlandırma yaptığı gerekçesiyle 87.814,00 TL idari para cezası verilmesini istiyor. Mahkeme, denetimin ve cezanın hukuka uygun olduğuna karar vererek, davayı reddetti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2142
Karar No:2024/5009
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Petrol ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 21/06/2017 tarihinde yapılan denetimde, ilan panosunda belirtilenin üstünde bir fiyattan akaryakıt satıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 87.814,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi olan davacı şirketin fiyatlandırma konusundaki piyasa faaliyetini tüm bayilerin uymakla yükümlü oldukları ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre yürütmediği ve fiilin sabit olduğu anlaşıldığından, eylemin ağırlığı, iradiliği, akaryakıt tüketicilerini aldatma kabiliyeti ve yürütülen faaliyetin niteliği göz önüne alındığında Kanunda öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 07/02/2024 tarih ve E:2019/3493, K:2024/583 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda, 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usul izleneceğinin öngörüldüğü, ikinci fıkrasında ise, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idari para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verildiği, söz konusu maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idari para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, Kanunun güncel halinde yer verilen ihtar müessesesinin lehe kanun niteliğinde olduğu, yargılama aşamasındaki idari para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, 5015 sayılı Kanunda yapılan değişiklik uyarınca alınan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılan "Fiyat ilan panosunda ilan edilen fiyatın üzerinde ancak bağlı dağıtım şirketince fiil tarihi itibarıyla belirlenen tavsiye fiyatının altında fiyatla akaryakıt satışı yapılması" fiili nedeniyle idari para cezası verilmeden önce Kanunda bu cezanın ön koşulu olarak öngörülen ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun hükmünün davacıya da uygulanması gerektiğinden dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu idari para cezasının üst sınırdan uygulanması hususundaki takdir yetkisinin hukuka ve hakkaniyete uygun bir biçimde kullanıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2024/2142
Karar No:2024/5009
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Petrol ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 21/06/2017 tarihinde yapılan denetimde, ilan panosunda belirtilenin üstünde bir fiyattan akaryakıt satıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 87.814,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; bayilik lisansı sahibi olan davacı şirketin fiyatlandırma konusundaki piyasa faaliyetini tüm bayilerin uymakla yükümlü oldukları ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre yürütmediği ve fiilin sabit olduğu anlaşıldığından, eylemin ağırlığı, iradiliği, akaryakıt tüketicilerini aldatma kabiliyeti ve yürütülen faaliyetin niteliği göz önüne alındığında Kanunda öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 07/02/2024 tarih ve E:2019/3493, K:2024/583 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda, 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usul izleneceğinin öngörüldüğü, ikinci fıkrasında ise, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idari para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verildiği, söz konusu maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idari para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, Kanunun güncel halinde yer verilen ihtar müessesesinin lehe kanun niteliğinde olduğu, yargılama aşamasındaki idari para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, 5015 sayılı Kanunda yapılan değişiklik uyarınca alınan ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılan "Fiyat ilan panosunda ilan edilen fiyatın üzerinde ancak bağlı dağıtım şirketince fiil tarihi itibarıyla belirlenen tavsiye fiyatının altında fiyatla akaryakıt satışı yapılması" fiili nedeniyle idari para cezası verilmeden önce Kanunda bu cezanın ön koşulu olarak öngörülen ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun hükmünün davacıya da uygulanması gerektiğinden dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu idari para cezasının üst sınırdan uygulanması hususundaki takdir yetkisinin hukuka ve hakkaniyete uygun bir biçimde kullanıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.