‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2023/3846 K.2024/4970

Esas No: 2023/3846 · Karar No: 2024/4970 · Karar Tarihi: 25.11.2024
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3846
Karar No:2024/4970

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurulu

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Radyo TV A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait ''...'' logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 06/01/2020 tarihinde yayınlanan "..." adlı haber programında, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 32'nci maddesinin 2. fıkrası uyarınca 594.167,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarihli ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda sunucu tarafından, Cumhurbaşkanı tarafından yapılan açıklamanın bütünü dikkate alınmadan küçük bir kısmı ele alınarak ve konu emperyalizm ile ilişkilendirilmek suretiyle haberin tarafsızlık ve doğruluk ilkeleri zedelenerek kamuoyuna aktarıldığı, dolayısıyla bu hususun toplumda özgürce kanaat oluşumuna engel olabileceği, düşünce özgürlüğünün Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve kanunlar tarafından teminat altına alındığı ve bu özgürlüğün haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerdiği, anılan düzenlemelerde bu özgürlüğün sınırsız olmadığının da vurgulandığı, bu durumda, dava konusu olayda sınırın aşılması nedeniyle haberin düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü veya haber alma-verme özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 28/03/2023 tarihli ve E.2021/5081, K.2023/1447 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirkete ait televizyon kanalında 06/01/2020 tarihinde yayınlanan Ana Haber Bülteninde kullanılan ve dava konusu Kurul kararında davacı şirket hakkında idari yaptırım uygulanmasına esas alınan ifadelerin, ağırlıklı olarak Türkiye'nin Libya ile vardığı mutabakat sonucu ilgili ülkeye asker göndermesine ilişkin karar ve bu kararın amacına yönelik olduğu, bu sürece ilişkin olarak ekrana getirilen görüntüler üzerinden sunucu tarafından yapılan yorumlara yer verildiği, bu durumda, dava konusu yayının, günün iç ve dış olayları konusunda kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış bir program olduğu, yayında kamuoyunu ilgilendiren konularla ilgili yorum ve açıklamalarda bulunulduğu, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün araçlarından birinin de eleştiri yapmak olduğu, eleştiri övgü olmadığından, sert, kırıcı ve incitici olmasından ötürü eleştiri sırasında kullanılan ifadelerin doğal karşılanması gerektiği, bu tür eleştirilere kamu otoriteleri veya toplumun bir kesimi için hoş olmayan düşüncelerle şiddeti teşvik etmediği, terör eylemlerini haklı göstermediği ve nefret duygusunun oluşmasını desteklemediği sürece sınırlama getirilmemesi gerektiği, kaldı ki ifade özgürlüğünün sadece memnuniyetle karşılanan zararsız veya önemsiz sayılan insanların kayıtsız kalabileceği bilgi ve fikirler için değil aynı zamanda demokratik toplumu şekillendiren çoğulculuğun, hoşgörünün ve geniş fikirliliğin doğasında bulunan bir gereklilik olarak rahatsızlık veren fikirler için de uygulanması gerektiği, programda kullanılan ifadelerin güncel bir tartışmaya ilişkin olarak sunucu tarafından yapılan ve eleştiri içeren yorum niteliğinde olduğu, yorumların içeriği itibarıyla eleştiri sınırları içerisinde kaldığı, eleştiri sınırları içerisinde kalan bu nitelikteki haber ve yorumların ise basın ve ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu yayın ile 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinin ihlal edildiğinin açık olduğu, somut olgu isnadında bulunulması nedeniyle yayında yer alan ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, yayınla ilgili çok sayıda şikayetin intikal ettiği, ifade ve basın özgürlüğünün sınırlandığı iddiasının yerinde olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu yayında haber hakkında basit bir durum tespiti yapıldığı, buna rağmen idari para cezası verilmesinin basın ve ifade özgürlüğü ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, basının haber verme fonksiyonu kapsamında yayınlanan haberlerde kamu yararı, gerçeklik, toplumsal ilgi, güncellik ve konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık, özle biçim arasında denge kriterleri mevcut ise anılan haberlerin hukuka uygun kabul edildiği, dava konusu haberin bu kriterlerin tamamına uygun nitelikte olduğu, söz konusu haberin kamu yararı ve toplumsal ilgi kriterlerine uygun olarak yayınlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.

Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?