‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2023/3810 K.2024/668

Esas No: 2023/3810 · Karar No: 2024/668 · Karar Tarihi: 09.02.2024
Özet: (1) Belediye Başkanlığı, belediye meclisinin haberleşme altyapısı için belirlediği yer kullanım bedelini tahakkuk ettiren 5.382.032,28 TL tutarındaki tahakkuk fişini davacı A.Ş. tarafından iptal ettirilmesini istedi; (2) Danıştay, belediyenin yetkisi ve tarifelerinin kanuna uygun olduğunu kabul ederek tahakkuk işleminin hâlâ geçerli olduğunu, iptal talebini reddetti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3810
Karar No:2024/668

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI):... A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara dayanılarak hazırlanan 2021 yılı sabit ve mobil haberleşme altyapı tesisleri yeraltı montajlı kabinet dolabı (menhol) yer kullanım bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare yazısı ile bildirilen 5.382.032,28-TL bedelli tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Belediye Meclisi'nin...... tarih ve ... sayılı kararı yönünden, belediye mücavir alanları içerisinde sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesine yönelik ve elektronik haberleşme istasyonlarına yer seçim belgesinin verilmesi ve bundan doğan ücretlerin belirlenmesine ilişkin yetkinin belediyelerde olduğu, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca belediyelerin yetkisine giren bu hususlar yönünden tarife belirleyebileceği, davalı idarece tesis edilen tarifede üst sınırlara uygun olarak belirleme yapıldığı; ... Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemiyle bildirilen 5.382.032,28-TL bedelli tahakkuk fişi ile tahakkuk icmali yönünden, hukuka uygun olduğu sonucuna varılan ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı ücret tarifesindeki miktarlarına uygun olarak tahakkuk işlemi yapıldığı, davacı tarafından özel hukukî statü gereği bu ücretlerin tahsil edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de, ilgili mevzuat kapsamında tanınan hukukî statünün davacı şirkete haberleşme gereçlerine yönelik işlemlerin ödenmesinden muafiyet sağlamadığı, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafından 27/12/2012 tarihinden sonra imzalanmış sözleşmelerin bulunması gerektiği ileri sürülmüş ise de, sözleşme imzalanmamış olmasının haberleşme gereçlerinden kaynaklanan ücretlerin tahsiline engel olmayacağı, Yönetmelik'in yürürlüğe girdiği tarihten önce mevcut olan altyapı sistemlerinin Yönetmelik'in yürürlüğe girmesinden sonra da varlığını sürdürdüğü nazara alındığında, bunlara yönelik ücretlerin tahakkuk ettirilerek tahsil edilebileceği; bu durumda, ... Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararında ve bu karara dayanılarak hazırlanan 5.382.032,28-TL bedelli tahakkuk fişi ile tahakkuk icmalinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilere, belediyelerin tasarrufunda olmakla birlikte umumun ortak kullanımına tahsis edilen yerlerden ücretsiz geçiş hakkı sağlanacağına ilişkin mevzuatta herhangi bir kural bulunmadığından, söz konusu taşınmazlardan umumî kullanım kapsamında bulunmayan özel ticarî geçişlerin ücretlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
5809 sayılı Kanun'da işletmeciler ile geçiş hakkı sağlayıcıları arasında yapılacak olan geçiş hakkı sözleşmelerinin ilgili mevzuata ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak şartıyla ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbestçe yapılabileceğinin belirtildiği, sözleşme serbestisi kapsamında yer alan geçiş hakkı ücretine ilişkin olarak hiçbir sınırlamaya yer verilmediği, ancak 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine dayanılarak çıkarılan Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan ücret tablosunda, gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerine ait mülkiyet alanları dışında kalan yerler için geçiş hakkını kullanan işletmeciden talep edilecek olan geçiş hakkı ücretine üst sınır getirildiği;
Öte yandan, anılan Yönetmeliğin 9. maddesinin 4. fıkrasında, geçiş hakkı nedeniyle yapılacak keşif ücreti, sabit ve mobil haberleşme altyapısı veya şebekelerinde kullanılan her türlü kablo ve benzeri gerecin taşınmazlardan geçirilmesi nedeniyle taşınmazın tekrar eski hâline getirilmesi bedeli, yer değişikliği bedeli, var olan faaliyeti durdurma bedeli ve benzeri adlarla alınan diğer bedeller ve tazminatların, bu Yönetmelikte belirlenen ilkelere ve hükümlere uygun olmak kaydıyla ve taraflar arasında yapılan geçiş hakkı anlaşmasında aksi belirtilmediği takdirde işletmeci tarafından ayrıca karşılanacağının kurala bağlandığı, başvuru, keşif, survey ve yer kullanım bedeli gibi adlar altında alınan ücretlerin de geçiş hakkı kapsamında olduğu;
Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan ücret tablosunda, geçiş hakkı kapsamında işletmecilerden alınan temel ücret niteliğindeki geçiş hakkı ücretine üst sınır getirildiği, geçiş hakkı kapsamında alınacak olan tâlî nitelikteki diğer ücretlere (başvuru, keşif, yer kullanım bedeli vb.) yönelik düzenleme yoluna gidilmeyerek bu hususun tarafların iradesine bırakılmış olduğu, düzenleyici idarî otorite tarafından belirlenmiş olan söz konusu sistematik karşısında, tâlî nitelikteki geçiş hakkı ücretlerine yönelik olarak yapılacak belirlemelerin ölçülü olması ve işletmeciler açısından orantısız maliyetlere sebep olmaması gerektiği;
Bu itibarla, davalı belediyenin tasarrufunda bulunan taşınmazlar üzerinden sağlanan toplam 115.000 metre geçiş hakkı karşılığında 2021 yıllı için davacı şirket tarafından ödenmesi gereken temel geçiş hakkı ücretinin 205.850,00-TL (115.000x1,79=205.850,00) olduğu gözetildiğinde, tâlî nitelikteki yeraltı montajlı kabinet dolabı (menhol) yer kullanım bedeli olarak 5.382.032,28-TL tahakkuk ettirilmesinin ölçülülük ilkesi ve fahişlik açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği;
Bu kapsamda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... sayılı ara kararıyla davalı idareden "2021 yılı yer altı montajlı menhol tesis yer kullanım bedelinin (1 adet=4.779,78 TL) nasıl belirlendiğinin (4.779,78-TL bedelin hangi kriterler dikkate alınarak belirlendiğinin ayrıntılı ve anlaşılır bir şekilde açıklanması suretiyle) sorulmasının, bu hususa ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin" istenildiği; ara kararına cevaben davalı idarece söz konusu bedelin (2021 yılı için bir adet/yıllık menhol = 4.779,78-TL) belirlenmesi kapsamında, geçiş hakkı ücreti ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının konuya ilişkin düzenlemeleriyle karşılaştırma yapılarak ve kriterler belirlenerek teknik ve detaylı bir ön inceleme yaptırıldığına ve dava konusu bedelin bu inceleme sonucu belirlendiğine ilişkin hukuken kabul edilebilir hiçbir somut bilgi ve belge sunulmadığı;
Bu durumda, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen dava konusu Meclis kararında ve bu karara dayalı olarak tesis edilen dava konusu tahakkuk işleminde şekil, sebep ve konu unsurları yönünden hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki istinaf konusu Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yer altı ve yer üstü kabinetlerin geçiş hakkı kapsamında değerlendirileceği, fakat bu değerlendirmenin geçiş hakkı metraj hesabında gündeme geleceği, yer kullanım bedellerinde ise ilgili mevzuat hükümlerinin dikkate alınarak 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca ücret tarifesi belirlenerek işlem yapılacağı, ortak yerleşim ve tesis paylaşımı için başvuruda bulunan işletmeci tarafından survey ücreti, başvuru ücreti ve kabinetlere ilişkin yer kullanım ücretlerinin tesis sahibine ödenmesi zorunlu iken, belediye mücavir alan sınırları içerisinde geçiş hakkı sağlayıcısı olan ve taşınır, taşınmaz mal maliki olan belediyelerin de evleviyetle bu bedelleri tesisi ilk kuran işletmeciden tahsil etmesi gerektiği, yer seçim belgesi ücretinin belirlenmesine ilişkin mevzuat kapsamında, belediye mücavir alan sınırlarındaki yer altı ve yer üstü saha dolaplarının yer kullanım bedellerinin üst sınırlarının belirlendiği, geçiş hakkı anlaşmasında aksi belirtilmediği takdirde geçiş hakkının kullanılması kapsamında yapılacak kazı işlemleri nedeniyle belediyelerce talep edilen kazı ruhsat harcı, keşif bedeli, teminat bedeli, zemin tahrip bedeli gibi bedellerin alınmasında bir sakınca bulunmadığı, saha dolabı ve ankesörlü telefonlar için yer kullanım ücreti alınmayacağına yönelik olarak ilgili mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davacı şirkete Belediye'nin yetki ve sorumluluğu altında bulunan yerleri bedelsiz kullanma hakkı tanıyan objektif bir düzenleme bulunmadığı, Belediye ekiplerince yapılan teknik tespit ve denetimler neticesinde 27/12/2012 tarihi sonrasında kurulan tesis, yapı, altyapı tesislerinin tespit edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya / davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?