Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2022/154 K.2024/5215
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/154
Karar No:2024/5215
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 2017 yılında tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapma, sözleşmeli bayilerinin teknik düzenlemelere uygunluğunu tetkik etme bunlara ilişkin rapor tutma ve Kurumu bildirme yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 2017 yılında meydana gelen münferit bazı olaylar belirtilmek suretiyle tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapmadığı ve sözleşmeli bayilerinin teknik düzenlemelere uygunluğunu tetkik etmediğinden bahisle idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, söz konusu olayların incelenmesinden davacı şirketin ortaya çıkan sorunlara etkin ve etkili şekilde müdahil olduğu, sorunu çözmeye çalıştığı, söz konusu olaylardan bir kısmının davacı şirket denetim elemanları tarafından denetim faaliyeti sırasında fark edildiği, yurt çapındaki büyük bayilik ağı dikkate alındığında belirtilen münferit olayların davacının kalite kontrol izlemesini etkin yapmadığı, teknik düzenlemelere uygunluğu denetlemediği ve bunlara ilişkin rapor tutmadığı şeklinde değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirketin davalı idareye sunulan 12/02/2018 tarihli açıklamasında, ... Organize Sanayi (... Petrolde) 07/01/2017 tarihinde saat 10.30’da tankın su ikazı vermesi üzerine istasyon yetkililerine satışı durdurmalarının bildirildiği, dağıtıcı şirketin kalite kontrol uzmanının 09/01/2017 tarihinde pazartesi günü gittiğinde, istasyon yetkilisince tankın satışa kapatıldığı ancak pazartesi sabah vardiyasına gelen personelin dalgınlıkla o tabancadan satış yaptığı bilgisinin verildiği, yakıt verilen 7 müşterinin 3’ünün dönüş yaptığının, müşteri hattına gelen şikayetler üzerine zararlarının giderildiğinin, numune alınarak Derince labratuvarına gönderildiği, analiz sonuçlarında standarda uygun olmayan ürün olduğunun tespit edildiği, tank içinde mevcut 900 litre ürünün imha edildiğinin belirtildiği, 31/12/2016 tarihinde ... (... Petrol) istasyonunun 3 numaralı tankına su girişi olması sonucunda suyun en fazla seviyeye ulaştığının istasyon yetkilisince farkına varılmaması nedeniyle 197 araca bu yakıttan ikmal yapıldığı, 9 araç sahibinden şikayet ulaştığı, bunlara zararlarının karşılanacağının bildirildiği, tankın satışa kapatılıp beklenilmesinden sonra yapılan analizlerde su oranının en çok 200 ppm olması gerekirken 402 ppm, 508 ppm ve 655 ppm çıkması üzerine, bayiden malı bertaraf etmesinin istenildiği, ancak bayinin kendi araçlarında kullanmayı tercih etmesi ve bertaraf etmemesi üzerine, kaçak ürün olmaması nedeniyle bayiye ihtarname çekilerek uyarılmasıyla yetinildiğinin belirtildiği, ..., ... (... Petrole) ilişkin olarak 13/01/2017 tarihinde, müşteri hizmetleri birimine 2 şikayet ulaştığı, şikayet üzerine yapılan incelemede 3 numaralı tankta 10 cm su tespit edildiği, tankın satışa kapatıldığı, ancak bu arada 25 araca 650 litre satış yapıldığı, şikayette bulunan 4 müşterinin masraflarının karşılandığı, tank tesisat ve dolum yerine basınç testi yapıldığı, sorun tespit edilmemesi üzerine tanktaki suyun çektirildiği, ... (... Petrolde), ... tarihinde ... numaralı dizel tankına su girişi olduğunun istasyon yetkililerince fark edilmesi üzerine 14/01/2017 tarihinde davacı şirkete haber verilmesiyle tanktaki üründen numune alındığı, su oranının 350 ppm. çıktığı, bayiden malı bertaraf etmesinin istenildiği, ancak bayinin kendi araçlarında kullanmayı tercih etmesi ve bertaraf etmemesi üzerine, kaçak ürün olmaması nedeniyle bayiye ihtarname çekilerek uyarılmasıyla yetinildiğinin belirtildiği, davacının beyanlarında da yer alan, üründeki su oranının olması gerekenden çok daha fazla çıkması nedeniyle standarda aykırı olduğu saptanan akaryakıtın imhası gerekirken, bayilerin kendi araçlarında kullanmayı tercih etmesi ve bertaraf etmemesi üzerine, kaçak ürün olmadığından bahisle bayiye ihtarname çekilerek uyarılmasıyla yetinildiği, çok daha fazla sayıda tüketiciye standarda aykırı akaryakıt satıldığının tespit edilmesine rağmen sadece geri dönüş yapanların zararlarının karşılanması yoluna gidildiği, diğerleri yönünden herhangi bir girişimde bulunulmadığı ve Kuruma raporlama yapılmadığı hususları dikkate alındığında, davacı şirketin 2017 yılında tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapma, sözleşmeli bayilerinin teknik düzenlemelere uygunluğunu tetkik etme, bunlara ilişkin rapor tutma ve Kuruma bildirme yükümlülüklerini gerektiği şekilde yerine getirmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bayilerin teknik kritere aykırı akaryakıt ikmaline ilişkin 5015 sayılı Kanun’a aykırı bir eylemleri olmadığı sonucuna varılarak bayiler aleyhine hiçbir idari işlem tesis edilmediği, Kuruma bildirim yükümlülüğü olduğunu kabul etmemekle birlikte, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemenin ihtar kapsamında olduğu, somut olayda bazı sıkıntılı durumların bizzat rutin kontrollerinde, bazılarının ise denetimlerde tespit edilerek gerekli işlemlerin yapıldığı, zarar oluşması durumunda yükümlü olmadıkları halde talepte bulunan müşterilerin zararlarının giderildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/154
Karar No:2024/5215
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin 2017 yılında tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapma, sözleşmeli bayilerinin teknik düzenlemelere uygunluğunu tetkik etme bunlara ilişkin rapor tutma ve Kurumu bildirme yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 1.066.327,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 2017 yılında meydana gelen münferit bazı olaylar belirtilmek suretiyle tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapmadığı ve sözleşmeli bayilerinin teknik düzenlemelere uygunluğunu tetkik etmediğinden bahisle idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, söz konusu olayların incelenmesinden davacı şirketin ortaya çıkan sorunlara etkin ve etkili şekilde müdahil olduğu, sorunu çözmeye çalıştığı, söz konusu olaylardan bir kısmının davacı şirket denetim elemanları tarafından denetim faaliyeti sırasında fark edildiği, yurt çapındaki büyük bayilik ağı dikkate alındığında belirtilen münferit olayların davacının kalite kontrol izlemesini etkin yapmadığı, teknik düzenlemelere uygunluğu denetlemediği ve bunlara ilişkin rapor tutmadığı şeklinde değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirketin davalı idareye sunulan 12/02/2018 tarihli açıklamasında, ... Organize Sanayi (... Petrolde) 07/01/2017 tarihinde saat 10.30’da tankın su ikazı vermesi üzerine istasyon yetkililerine satışı durdurmalarının bildirildiği, dağıtıcı şirketin kalite kontrol uzmanının 09/01/2017 tarihinde pazartesi günü gittiğinde, istasyon yetkilisince tankın satışa kapatıldığı ancak pazartesi sabah vardiyasına gelen personelin dalgınlıkla o tabancadan satış yaptığı bilgisinin verildiği, yakıt verilen 7 müşterinin 3’ünün dönüş yaptığının, müşteri hattına gelen şikayetler üzerine zararlarının giderildiğinin, numune alınarak Derince labratuvarına gönderildiği, analiz sonuçlarında standarda uygun olmayan ürün olduğunun tespit edildiği, tank içinde mevcut 900 litre ürünün imha edildiğinin belirtildiği, 31/12/2016 tarihinde ... (... Petrol) istasyonunun 3 numaralı tankına su girişi olması sonucunda suyun en fazla seviyeye ulaştığının istasyon yetkilisince farkına varılmaması nedeniyle 197 araca bu yakıttan ikmal yapıldığı, 9 araç sahibinden şikayet ulaştığı, bunlara zararlarının karşılanacağının bildirildiği, tankın satışa kapatılıp beklenilmesinden sonra yapılan analizlerde su oranının en çok 200 ppm olması gerekirken 402 ppm, 508 ppm ve 655 ppm çıkması üzerine, bayiden malı bertaraf etmesinin istenildiği, ancak bayinin kendi araçlarında kullanmayı tercih etmesi ve bertaraf etmemesi üzerine, kaçak ürün olmaması nedeniyle bayiye ihtarname çekilerek uyarılmasıyla yetinildiğinin belirtildiği, ..., ... (... Petrole) ilişkin olarak 13/01/2017 tarihinde, müşteri hizmetleri birimine 2 şikayet ulaştığı, şikayet üzerine yapılan incelemede 3 numaralı tankta 10 cm su tespit edildiği, tankın satışa kapatıldığı, ancak bu arada 25 araca 650 litre satış yapıldığı, şikayette bulunan 4 müşterinin masraflarının karşılandığı, tank tesisat ve dolum yerine basınç testi yapıldığı, sorun tespit edilmemesi üzerine tanktaki suyun çektirildiği, ... (... Petrolde), ... tarihinde ... numaralı dizel tankına su girişi olduğunun istasyon yetkililerince fark edilmesi üzerine 14/01/2017 tarihinde davacı şirkete haber verilmesiyle tanktaki üründen numune alındığı, su oranının 350 ppm. çıktığı, bayiden malı bertaraf etmesinin istenildiği, ancak bayinin kendi araçlarında kullanmayı tercih etmesi ve bertaraf etmemesi üzerine, kaçak ürün olmaması nedeniyle bayiye ihtarname çekilerek uyarılmasıyla yetinildiğinin belirtildiği, davacının beyanlarında da yer alan, üründeki su oranının olması gerekenden çok daha fazla çıkması nedeniyle standarda aykırı olduğu saptanan akaryakıtın imhası gerekirken, bayilerin kendi araçlarında kullanmayı tercih etmesi ve bertaraf etmemesi üzerine, kaçak ürün olmadığından bahisle bayiye ihtarname çekilerek uyarılmasıyla yetinildiği, çok daha fazla sayıda tüketiciye standarda aykırı akaryakıt satıldığının tespit edilmesine rağmen sadece geri dönüş yapanların zararlarının karşılanması yoluna gidildiği, diğerleri yönünden herhangi bir girişimde bulunulmadığı ve Kuruma raporlama yapılmadığı hususları dikkate alındığında, davacı şirketin 2017 yılında tescilli markası altında yapılan faaliyetlere ilişkin kalite kontrol izlemesini etkin biçimde yapma, sözleşmeli bayilerinin teknik düzenlemelere uygunluğunu tetkik etme, bunlara ilişkin rapor tutma ve Kuruma bildirme yükümlülüklerini gerektiği şekilde yerine getirmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bayilerin teknik kritere aykırı akaryakıt ikmaline ilişkin 5015 sayılı Kanun’a aykırı bir eylemleri olmadığı sonucuna varılarak bayiler aleyhine hiçbir idari işlem tesis edilmediği, Kuruma bildirim yükümlülüğü olduğunu kabul etmemekle birlikte, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemenin ihtar kapsamında olduğu, somut olayda bazı sıkıntılı durumların bizzat rutin kontrollerinde, bazılarının ise denetimlerde tespit edilerek gerekli işlemlerin yapıldığı, zarar oluşması durumunda yükümlü olmadıkları halde talepte bulunan müşterilerin zararlarının giderildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak esastan incelenen davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.