Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2021/3651 K.2024/5477
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3651
Karar No:2024/5477
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Değerler A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı aracı kurum tarafından, kaldıraçlı alım satım işlemlerinde alım satım fiyatları arasındaki farklılıkların genel piyasa koşulları ile uyumlu olmadığı ve bu durumun III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 24. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ve 30/A maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 100.00,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece başlatılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, davacı aracı kurumun ... tarihinde saat 15:30:08'de ... paritesindeki alım pozisyonuna verdiği fiyatın aynı tarihte 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren 33 aracı kurumun fiyat ortalaması ile karşılaştırılması sonucunda, davacı aracı kurumun yatırımcıya sunduğu satış fiyatının diğer aracı kurumların maksimum satış fiyatları ortalamasından sapması ile aynı tarihte 15:31:15'te söz konusu pozisyonun stop out olduğu fiyatın da 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren 33 aracı kurumun minimum alış fiyatları ortalamasından saptığı, yapılan fiyat analizinde 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren aracı kurumların alış pozisyonu için en yüksek satış fiyatları, satış pozisyonu için en düşük alış fiyatları ve bu fiyatların ortalamalarının karşılaştırmaya konu edilmesi üzerine Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin ilgili hükümlerine aykırılık bulunduğundan bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği;
Kamuoyunda "foreks" olarak bilinen, dövize, mala ve kıymetli madenlere dayalı olarak gerçekleştirilen kaldıraçlı alım satım (KAS) işlemlerinin gerçekleştiği piyasanın dünyanın en büyük tezgahüstü piyasası olarak ifade edildiği, esas itibarıyla foreksin ticari, yatırım, riskten korunma ya da spekülatif amaçlarla dövize duyulan ihtiyaçtan dolayı yıllardır uluslararası kambiyo piyasalarında gerçekleştirildiği, foreks olarak adlandırılan bu işlemlerde iki ülke parasının birbirine ya da petrol, altın gibi emtia ve kıymetli madenlerin bir ülke parasına göre değerinin alım satıma konu olmadığı ancak yatırımcılara yatırdıkları teminatın belirli bir katına kadar işlem yapma olanağı verildiği, foreks piyasasının çok yüksek işlem hacmine sahip ve likit bir piyasa olduğu, bu likidite sayesinde gerçekleşen fiyatlamaların hızlı işlemlerin açılmasına ve hızlı bir şekilde kapatılmasına olanak tanıdığı, foreks piyasasının kesintisiz işlem yapılan ve fiyatların çok hızlı değiştiği bir piyasa olması nedeniyle KAS işlemlerinde fiyat karşılaştırmalarının dakika değil saniye bazında, hatta mümkün olması halinde salise bazında yapılmasını gerektirdiği, dolayısıyla foreks piyasasındaki alım satımlarda saniyelik, hatta saliselik bir zaman diliminde piyasa şartlarına uygun olmayan bir fiyatın verilmesinin yatırımcıların teminatının yetersiz kalmasına, bu da işlemlerinin otomatik olarak kapanmasına ve dolayısıyla yatırımcının tüm varlıklarını kaybetmesine neden olduğu;
Diğer taraftan, foreks piyasası likit ve şeffaf olmasına karşın aynı zamanda dünyanın en riskli piyasası olduğu, foreks işlemlerini tüm dünyada cazip kılanın da az miktarda teminatla yüksek kâr elde etme beklentisi olduğu, ancak piyasanın yönünün yatırımcıların beklentilerinin aksi doğrultusunda gerçekleşmesi durumunda büyük zararlarla karşılaşılmasının kaçınılmaz olduğu, foreks piyasası ile ilgili yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, yüksek kâr elde etme beklentisi olan yatırımcıların kesintisiz işlem yaptığı ve fiyatların çok hızlı değiştiği bir piyasa olan foreks piyasasında gerçekleştirilen KAS işlemlerinde, anlık işlem hacminin çok yüksek olması nedeniyle bu işlemlerin niteliği ve özelliği gereği fiyat incelemesinin ve karşılaştırmasının da saniye ve salise bazında yapılmasının yatırımcının menfaatinin korunması açısından önem arz ettiği;
Bu itibarla, davacı aracı kurumun ... tarihinde saat 15:30:08'de ... paritesindeki alım pozisyonuna verdiği fiyatta yaşanan sapmanın, aynı tarihte 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren 33 aracı kurumun fiyat ortalaması ile karşılaştırılması neticesinde sermaye piyasası mevzuatına aykırı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacı aracı kurumun, yatırımcının zarara uğramasına sebep olduğu, aynı zamanda Türkiye Sermaye Piyasası Birliği Hakem Heyeti (Hakem Heyeti) kararına göre bu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, sermaye piyasası mevzuatına aykırı eylemleri ile yatırımcının zarara uğramasına sebep olan ve bu zararı tazmin etmeyen davacı hakkında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, konusu gereği uzmanlık gerektiren bir alan olmasına rağmen İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği, Hakem Heyeti kararının uygulanmasının zorunlu olmadığı, konuyla ilgili adli yargıda yargılamanın devam ettiği, davalı idarenin genel piyasa koşullarına uygun olma ve nesnel olarak belirlenme kriterlerine ilişkin yargısının keyfilik içerdiği, alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin 6362 sayılı Kanun'da tahdidi olarak sayıldığı, Hakem Heyeti kararının uygulanmamasının bu kapsamda olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3651
Karar No:2024/5477
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Değerler A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı aracı kurum tarafından, kaldıraçlı alım satım işlemlerinde alım satım fiyatları arasındaki farklılıkların genel piyasa koşulları ile uyumlu olmadığı ve bu durumun III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ'in 24. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ve 30/A maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık oluşturduğundan bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca 100.00,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece başlatılan inceleme sonucu düzenlenen raporda, davacı aracı kurumun ... tarihinde saat 15:30:08'de ... paritesindeki alım pozisyonuna verdiği fiyatın aynı tarihte 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren 33 aracı kurumun fiyat ortalaması ile karşılaştırılması sonucunda, davacı aracı kurumun yatırımcıya sunduğu satış fiyatının diğer aracı kurumların maksimum satış fiyatları ortalamasından sapması ile aynı tarihte 15:31:15'te söz konusu pozisyonun stop out olduğu fiyatın da 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren 33 aracı kurumun minimum alış fiyatları ortalamasından saptığı, yapılan fiyat analizinde 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren aracı kurumların alış pozisyonu için en yüksek satış fiyatları, satış pozisyonu için en düşük alış fiyatları ve bu fiyatların ortalamalarının karşılaştırmaya konu edilmesi üzerine Yatırım Hizmetleri Tebliği'nin ilgili hükümlerine aykırılık bulunduğundan bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği;
Kamuoyunda "foreks" olarak bilinen, dövize, mala ve kıymetli madenlere dayalı olarak gerçekleştirilen kaldıraçlı alım satım (KAS) işlemlerinin gerçekleştiği piyasanın dünyanın en büyük tezgahüstü piyasası olarak ifade edildiği, esas itibarıyla foreksin ticari, yatırım, riskten korunma ya da spekülatif amaçlarla dövize duyulan ihtiyaçtan dolayı yıllardır uluslararası kambiyo piyasalarında gerçekleştirildiği, foreks olarak adlandırılan bu işlemlerde iki ülke parasının birbirine ya da petrol, altın gibi emtia ve kıymetli madenlerin bir ülke parasına göre değerinin alım satıma konu olmadığı ancak yatırımcılara yatırdıkları teminatın belirli bir katına kadar işlem yapma olanağı verildiği, foreks piyasasının çok yüksek işlem hacmine sahip ve likit bir piyasa olduğu, bu likidite sayesinde gerçekleşen fiyatlamaların hızlı işlemlerin açılmasına ve hızlı bir şekilde kapatılmasına olanak tanıdığı, foreks piyasasının kesintisiz işlem yapılan ve fiyatların çok hızlı değiştiği bir piyasa olması nedeniyle KAS işlemlerinde fiyat karşılaştırmalarının dakika değil saniye bazında, hatta mümkün olması halinde salise bazında yapılmasını gerektirdiği, dolayısıyla foreks piyasasındaki alım satımlarda saniyelik, hatta saliselik bir zaman diliminde piyasa şartlarına uygun olmayan bir fiyatın verilmesinin yatırımcıların teminatının yetersiz kalmasına, bu da işlemlerinin otomatik olarak kapanmasına ve dolayısıyla yatırımcının tüm varlıklarını kaybetmesine neden olduğu;
Diğer taraftan, foreks piyasası likit ve şeffaf olmasına karşın aynı zamanda dünyanın en riskli piyasası olduğu, foreks işlemlerini tüm dünyada cazip kılanın da az miktarda teminatla yüksek kâr elde etme beklentisi olduğu, ancak piyasanın yönünün yatırımcıların beklentilerinin aksi doğrultusunda gerçekleşmesi durumunda büyük zararlarla karşılaşılmasının kaçınılmaz olduğu, foreks piyasası ile ilgili yapılan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, yüksek kâr elde etme beklentisi olan yatırımcıların kesintisiz işlem yaptığı ve fiyatların çok hızlı değiştiği bir piyasa olan foreks piyasasında gerçekleştirilen KAS işlemlerinde, anlık işlem hacminin çok yüksek olması nedeniyle bu işlemlerin niteliği ve özelliği gereği fiyat incelemesinin ve karşılaştırmasının da saniye ve salise bazında yapılmasının yatırımcının menfaatinin korunması açısından önem arz ettiği;
Bu itibarla, davacı aracı kurumun ... tarihinde saat 15:30:08'de ... paritesindeki alım pozisyonuna verdiği fiyatta yaşanan sapmanın, aynı tarihte 10 saniyelik zaman aralığında fiyat veren 33 aracı kurumun fiyat ortalaması ile karşılaştırılması neticesinde sermaye piyasası mevzuatına aykırı olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacı aracı kurumun, yatırımcının zarara uğramasına sebep olduğu, aynı zamanda Türkiye Sermaye Piyasası Birliği Hakem Heyeti (Hakem Heyeti) kararına göre bu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, sermaye piyasası mevzuatına aykırı eylemleri ile yatırımcının zarara uğramasına sebep olan ve bu zararı tazmin etmeyen davacı hakkında idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, konusu gereği uzmanlık gerektiren bir alan olmasına rağmen İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği, Hakem Heyeti kararının uygulanmasının zorunlu olmadığı, konuyla ilgili adli yargıda yargılamanın devam ettiği, davalı idarenin genel piyasa koşullarına uygun olma ve nesnel olarak belirlenme kriterlerine ilişkin yargısının keyfilik içerdiği, alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin 6362 sayılı Kanun'da tahdidi olarak sayıldığı, Hakem Heyeti kararının uygulanmamasının bu kapsamda olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.