Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2021/252 K.2023/5466
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/252
Karar No:2023/5466
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Kömür Madencilik Hayvancılık Gıda İthalat İhracaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 16/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmalinde bulunulmasının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 16/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyondaki yer altı tankına başka bir bayi olan ... Lojistik Petrol Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye (...) ait ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı tankerden hortum vasıtasıyla akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiği, tutanak tutulduğu, tanker şoförünün ve ... Lojistik'in savunması ile de olayın doğrulandığı, ... Dağıtım Şirketi tarafından akaryakıt için düzenlenen faturanın ... Lojistik adına kesildiği, buna göre davacı şirketin dağıtıcı şirket haricinde akaryakıt ikmali yaptığı hususunun açık olduğundan, dava konusu işlemin davaya konu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, hukukun genel bir ilkesi olan "lehe kanunun uygulanması" ilkesi açısından yapılan değerlendirmede, 7164 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde davacının fiili için öngörülen cezalar yürürlükten kaldırılan hükümlere nazaran lehe bulunmadığı gibi, dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan fiilin, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararında belirtilen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılmadığı görüldüğünden, 7164 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin olaya uygulanma imkânı bulunmadığı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin davaya konu kısmı hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, söz konusu bu fiil ise eylem ve işlem tarihinde, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi kapsamında düzenlenmesine ve varlığını korumasına karşın davalı idarece, davacının anılan fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğindeki 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilerek belirtilen yükümlülüğün ihlâl edildiğinden bahisle Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığı;
Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak "Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" yükümlülüğünün ihlâl edilmiş olması şartına bağlı olduğu, dolayısıyla "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline karşılık olarak 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza verilemeyeceği gibi, "Dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline uygulanacak cezanın ise anılan Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde özel olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu maddenin Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, davacı hakkında bu madde yönünden de yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığından, anılan fiil için sözü edilen maddeler yasal dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemin davaya konu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin davaya konu kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının dava konusu fiilin karşılığı olan idari para cezasına esas olamayacağı yönündeki gerekçenin sabit olan fiilin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin davaya konu kısmının iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/252
Karar No:2023/5466
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ürünleri Kömür Madencilik Hayvancılık Gıda İthalat İhracaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 16/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmalinde bulunulmasının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 16/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait istasyondaki yer altı tankına başka bir bayi olan ... Lojistik Petrol Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye (...) ait ... plaka sayılı çekici ve ... plaka sayılı tankerden hortum vasıtasıyla akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiği, tutanak tutulduğu, tanker şoförünün ve ... Lojistik'in savunması ile de olayın doğrulandığı, ... Dağıtım Şirketi tarafından akaryakıt için düzenlenen faturanın ... Lojistik adına kesildiği, buna göre davacı şirketin dağıtıcı şirket haricinde akaryakıt ikmali yaptığı hususunun açık olduğundan, dava konusu işlemin davaya konu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, hukukun genel bir ilkesi olan "lehe kanunun uygulanması" ilkesi açısından yapılan değerlendirmede, 7164 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde davacının fiili için öngörülen cezalar yürürlükten kaldırılan hükümlere nazaran lehe bulunmadığı gibi, dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan fiilin, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararında belirtilen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılmadığı görüldüğünden, 7164 sayılı Kanunla getirilen düzenlemelerin olaya uygulanma imkânı bulunmadığı belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin davaya konu kısmı hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, söz konusu bu fiil ise eylem ve işlem tarihinde, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi kapsamında düzenlenmesine ve varlığını korumasına karşın davalı idarece, davacının anılan fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğindeki 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilerek belirtilen yükümlülüğün ihlâl edildiğinden bahisle Kanunun 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığı;
Bu durumda, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak "Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi" yükümlülüğünün ihlâl edilmiş olması şartına bağlı olduğu, dolayısıyla "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline karşılık olarak 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza verilemeyeceği gibi, "Dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak" fiiline uygulanacak cezanın ise anılan Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde özel olarak düzenlenmiş olmakla birlikte bu maddenin Anayasa Mahkemesi'nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, davacı hakkında bu madde yönünden de yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığından, anılan fiil için sözü edilen maddeler yasal dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemin davaya konu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin davaya konu kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının dava konusu fiilin karşılığı olan idari para cezasına esas olamayacağı yönündeki gerekçenin sabit olan fiilin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin davaya konu kısmının iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.