Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2021/1179 K.2024/5409
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1179
Karar No:2024/5409
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Portföy Yönetimi Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI/DAVACI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi’nin (...) pay piyasasında 21/02/2018-02/03/2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemlerin, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 774.736,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 21/02/2018-02/03/2018 tarihleri arasında ... pay piyasasında geçmiş dönemlere nazaran olağandışı fiyat ve miktar hareketleri tespit edildiği, bu sekiz günlük dönemde günlük ortalama işlem miktarının önceki yedi işlem günü miktarının 5,39 katı olduğu, toplam emir miktarının önceki yedi işlem gününe oranla 7,28 kat arttığı, bu sebeple bu dönemle ilgili detaylı inceleme yapıldığında, davacının da dahil olduğu yatırım grubunun aynı veya yakın tarihlerde işlemler gerçekleştirerek pay arzını daralttıkları, inceleme döneminde fiili dolaşımdaki payların yaklaşık %50'sine sahip oldukları, grup üyelerinin benzer işlem kalıpları kullandığı, bu işlemlerin birbirini tamamlar nitelikte olduğu, inceleme döneminde yaklaşık 8.000 yatırımcının emir ve işlemleri olduğu ancak bahsi geçen 9 farklı hesaptan oluşan grubun verilen alım emirlerinin %68,28'ini, satım emirlerinin ise %17,33’ünü oluşturduğu, inceleme döneminde en fazla işlemin ve emir sayısının davacıya ait olduğu, davacı şirket ile anılan yatırım ortaklığının ilişkili olduğu, davacı ve birbirleri ile ilişkili oldukları tespit edilen diğer sekiz yatırımcının anılan eylemler nedeniyle sekiz günlük süreçte 1.159.718,43-TL realize kar elde ettikleri, dolayısıyla davacı şirketin piyasa bozucu eylem niteliğindeki eylemler neticesinde davacı şirketin aykırı eylemleri nedeniyle ve usulüne uygun olarak alınan savunması yeterli görülmeyerek 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca 2018 yılı için belirlenen azami tutar olan 774.736,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi tarafından herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, denetleme raporu ve eklerinin kendisine tebliğ edilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, grup halinde hareket ettiği iddiasının davalı idare tarafından ispatlanamadığı, genellemelerle hüküm kurulduğu, kast unsurunun ortaya koyulamadığı, delillerin dosyaya ibraz edilmediği, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, yapılan işlemlerin gerçek işlemler olduğu, yapılan işlemlerin amacı hakkında tahmin yürütüldüğü, idari işlemin sebep unsurunun ortaya koyulamadığı, pasifte iptal edilen işlemlerin diğer yatırımcıların algılarını etkilemeyeceği, dış etkiler değerlendirilmeksizin karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1179
Karar No:2024/5409
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Portföy Yönetimi Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI/DAVACI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi’nin (...) pay piyasasında 21/02/2018-02/03/2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen işlemlerin, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle davacıya 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca 774.736,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 21/02/2018-02/03/2018 tarihleri arasında ... pay piyasasında geçmiş dönemlere nazaran olağandışı fiyat ve miktar hareketleri tespit edildiği, bu sekiz günlük dönemde günlük ortalama işlem miktarının önceki yedi işlem günü miktarının 5,39 katı olduğu, toplam emir miktarının önceki yedi işlem gününe oranla 7,28 kat arttığı, bu sebeple bu dönemle ilgili detaylı inceleme yapıldığında, davacının da dahil olduğu yatırım grubunun aynı veya yakın tarihlerde işlemler gerçekleştirerek pay arzını daralttıkları, inceleme döneminde fiili dolaşımdaki payların yaklaşık %50'sine sahip oldukları, grup üyelerinin benzer işlem kalıpları kullandığı, bu işlemlerin birbirini tamamlar nitelikte olduğu, inceleme döneminde yaklaşık 8.000 yatırımcının emir ve işlemleri olduğu ancak bahsi geçen 9 farklı hesaptan oluşan grubun verilen alım emirlerinin %68,28'ini, satım emirlerinin ise %17,33’ünü oluşturduğu, inceleme döneminde en fazla işlemin ve emir sayısının davacıya ait olduğu, davacı şirket ile anılan yatırım ortaklığının ilişkili olduğu, davacı ve birbirleri ile ilişkili oldukları tespit edilen diğer sekiz yatırımcının anılan eylemler nedeniyle sekiz günlük süreçte 1.159.718,43-TL realize kar elde ettikleri, dolayısıyla davacı şirketin piyasa bozucu eylem niteliğindeki eylemler neticesinde davacı şirketin aykırı eylemleri nedeniyle ve usulüne uygun olarak alınan savunması yeterli görülmeyerek 6362 sayılı Kanun'un 104. maddesi uyarınca 2018 yılı için belirlenen azami tutar olan 774.736,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi tarafından herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, denetleme raporu ve eklerinin kendisine tebliğ edilmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, grup halinde hareket ettiği iddiasının davalı idare tarafından ispatlanamadığı, genellemelerle hüküm kurulduğu, kast unsurunun ortaya koyulamadığı, delillerin dosyaya ibraz edilmediği, bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, yapılan işlemlerin gerçek işlemler olduğu, yapılan işlemlerin amacı hakkında tahmin yürütüldüğü, idari işlemin sebep unsurunun ortaya koyulamadığı, pasifte iptal edilen işlemlerin diğer yatırımcıların algılarını etkilemeyeceği, dış etkiler değerlendirilmeksizin karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.