Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2020/933 K.2024/528
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/933
Karar No : 2024/528
DAVACI: ...
DAVALI: ... Kurumu
VEKİLLERİ: Av. ... , Av. ...
DAVANIN KONUSU: Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 5. fıkrası ile Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırmasına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
İptali talep edilen Yönetmelik maddesinin kanuna aykırı olduğu, doğal gazın alım tarihinde metreküp fiyatının belirlendiği, daha sonradan zam geldiği gerekçesi ile tahsil yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğu, Mamak Tüketici Hakem Heyetine yaptığı başvurunun ilgili Yönetmelik ve Tebliğ hükümleri gereği reddedildiği, Yönetmelik düzenlemesinin aynı Yönetmeliğin amaç ve kapsam maddesi ile uyuşmadığı, iptali istenen düzenlemelerle mülkiyet hakkına müdahale edildiği, kamu yararı gözetilmeksizin özel hukuk tüzel kişisi olan ... Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi'nin menfaatinin korunması için işlem tesis edildiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığının kontrol edilerek, süresinde açılmadığının tespiti hâlinde davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği, dava dilekçesi kanunda aranan şartlara uygun olarak düzenlenmediğinden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, dava konusu düzenlemeler ile mekanik sayaç sahipleri ile ön ödemeli sayaç sahipleri arasında zamlardan kaynaklanan fiyat adaletsizliğinin ortadan kaldırılarak eşitliğin sağlanmaya çalışıldığı, ön ödemeli sayaç kullanan tüketicilerce aşırı stok yapılmasının doğal gaz piyasasının düzenlenmesinde problemlere yol açtığı, kullanılan doğal gazın ısıl değeri ile birlikte özel bir hesaplama yöntemi olduğu bu yöntemin de güncel tüketim değerlerine uygulanmasının daha sağlıklı olduğu, doğal gaza ilişkin olarak abonelerle yapılan sözleşmede ön ödemeli sayaç sahiplerine miktar olarak satış yapılacağına ilişkin bir hükmün-taahhüdün yer almadığı; davalı yanında müdahiller tarafından ise kartlı sayaç kullanıcıların gaz ucuz iken stoklama yaparak gaz fiyatının zamlandığı dönemde zamdan kurtulmaya çalıştıkları, bu durumun ise faturalı sayaç kullanan vatandaşlara haksızlık olduğu, oluşan bu farkın uzun vadede fiyatlara yansıyacağı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 5. fıkrası ile Doğalgazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğin iptali istemi ile açılmıştır.
Davalı idarenin usüle yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan Doğal Gaz Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin 27. bendinde; "Ön ödemeli sayaç; Müşterinin bedelini daha önceden ödediği miktarda doğalgaz kullanımına imkan veren, 24/07/1994 tarihli ve 22000 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğine tabi ve dağıtım şirketinin sistemine uyum sağlayan sayaç" olarak tanımlanmış iken, 29/07/2018 günlü ve 30493 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Ön Ödemeli Sayacın tanımı: "Müşterinin bedelini daha önceden ödediği miktarda veya tutarda doğal gaz kullanımına imkan veren 24/07/1994 tarihli ve 22000 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğine tabi ve dağıtım şirketinin sistemine uyum sağlayan sayaç" olarak değiştirilmiş; Yönetmeliğin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra (5. fıkra) eklenmiştir. Söz konusu 5. fıkrada; "Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/ Türk Lirası düzeltme/ Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama Yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fıkra hükmü uygulanmaz" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece, 4646 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce, Ankara'da faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin stoklarında ön ödemeli sayaç bulunması nedeniyle, şirketlerden gelen talepler de dikkate alınarak, ön ödemeli sayaçların sisteme dahil edilmelerinin engellenmediği, ancak tüketici ve dağıtım şirketi lehine özellikleri bulunan ön ödemeli sayaçların, her iki taraf için de aleyhe sonuçlar doğurabildiğinin tespit edildiği, örneğin, Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca doğalgaz tüketimi ile ilgili olarak basınç, sıcaklık ve üst ısıl değer düzeltmesinin yapıldığı, dağıtım şirketlerinin bu değerlerin ağırlıklı ortalamasını almak suretiyle aylık faturalandırmada kullandıkları, ancak ön ödemeli sayaçlarda, yapılması gereken düzeltmelerin tüketim döneminde yapılması gerekirken, karta yükleme anında yapılması nedeniyle, tüketimin doğru değerlerle oluşmadığı ve dağıtım şirketlerinin alım-satım dengesizliklerinin piyasa aksaklıklarına neden olduğunun tespit edildiği, bu nedenle fiili tüketimi doğru yansıtmayan ön ödemeli sayaçlar yerine faturalı sayaçların tercih edilmesinin gerektiği, ancak ön ödemeli sayaç için Ankara genelindeki tüketicilerden bağlantı başına 300 Amerikan Doları tutarında bedel alındığı, bu nedenle, bu tüketicilerde ön ödemeli doğalgaz tüketme hakkını kanuni olarak elde ettikleri algısının bulunduğu, söz konusu sayaçların değişiminin kısa sürede yapılmasının mümkün görülmediği, zira tüketicilerin sayaç değişimi halinde ödedikleri 300 Amerikan Doları bedelin iadesini talep ettikleri, bu nedenle konu ile ilgili olarak yapılacak düzenlemenin, tüketici nezdinde olumsuz izlenim uyandırmamasının gerektiği, ön ödemeli sayaç kullanan tüketicilerin kartlarına kullanabilecekleri miktarların üzerinde doğalgaz stoklayarak, güncel fiyatlardan korundukları, diğer tüketiciler doğal gazın reel değerini öderken, ön ödemeli sayaç kullananların maliyeti yansıtan fiyatları ödedikleri sonucuna ulaşıldığı, sonuç itibarıyla, sayaçların tamamının mekanik sayaçlar ile değişimi tamamlanana kadar dağıtım şirketleri ve tüketicilerin mağduriyetinin asgari düzeyde tutulabilmesi ve faturalandırmada adaletin sağlanabilmesi için alternatif bir geçiş yöntemi oluşturulmak istendiği ve Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. maddesine, yukarıda belirtilen fıkranın eklenerek, Yönetmeliğin 4. maddesinin 27. bendinde bulunan "ön ödemeli sayaç" tanımının da değiştirildiği, 29/07/2018 tarih ve 30493 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan Yönetmeliğin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen hüküm gereğince, Başkentgaz tarafından Türk Lirası düzeltme yönteminin tercih edilerek, Kurulun onayına sunulduğu, bu şekilde getirilen düzenleme gereği, ön ödemeli sayaç kullanan son kullanıcıların, bir sonraki faturalarına, doğal gaz alımından sonra oluşan fiyat farkının yansıtıldığı, davacının faturasına yansıtılan fiyat farkı borcunun iadesi talebiyle Mamak İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurduğu, Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen ret kararı üzerine, aynı istemle adli yargıda dava açılırken, Yönetmelik değişikliği ile eklenen düzenleme ile Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin 40. maddesinin 5. fıkrasına yönelik inceleme;
Uyuşmazlıkta, dava konusu değişikliğin gerekçesinin; "Tüketiciler arasında ayrıma neden olan ve doğal gaz stoklanmasına yol açan ön ödemeli sayaç kullanımı yerine, daha adil ve hakkaniyetli olarak aylık faturalandırma kurgusuna uygun bir faturalandırma yönteminin belirlenmesi, ön ödemeli sayaçların mali risklerinin minimuma indirilmesi, tüm tüketicilerin gazin reel maliyetine katlanmasının gerektiği ve mekanik sayaç kullananlar ile ön ödemeli sayaç kullanan aboneler arasındaki fiyat adaletsizliğinin ortadan kaldırılması" olarak belirtilmiştir.
Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin "Güvence bedeli" başlıklı 39. maddesinde; ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmayacağı, abonelik sözleşmesi sona eren veya müşterinin muvafakatı ile mekanik sayacı ön ödemeli sayaç ile değiştirilen abonenin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedelinin tüm borçların ödenmiş olması ve güvence bedellerinin güncelleştirilmesi kaydıyla iade edileceği, "Sayaç" başlıklı 40. maddesinin 1. fıkrasında; sayaçların dağıtım şirketinin mülkiyetinde olup, abone bağlantı bedeli dışında hiçbir bedel alınmadan dağıtım şirketlerince temin edilerek sisteme dahil edileceği, 3. fıkrasında; bağımsız bölük maliki, binanın veya tesisin sahibi ya da bunların yetkili temsilcilerinin yazılı talebi ve dağıtım şirketinin onayı ile dağıtım şirketi tarafından mevcut mekanik sayacın, ön ödemeli sayaç ile değiştirilebileceği, 4. fıkrasında; ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere, benzer müşterilerin son iki yılın aynı çeyrek dönemine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalamasını esas alarak, bir ay içerisinde, en fazla ortalama iki aylık doğal gaz tüketim miktarı kadar doğal gaz satışı yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Belirtilen Yönetmelik hükümlerine göre; mekanik sayacın, ön ödemeli sayaç ile değiştirilebileceği, sayaçların herhangi bir bedel alınmaksızın dağıtım şirketince sisteme dahil edileceği, ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere belirlenen limit dahilinde doğal gaz satışı yapılabileceği görülmektedir.
Davalı idarece; kendisine mevzuat hükümleri ile tanınan hak gereği, ön ödemeli sayaç kullanmayı talep eden ve bu durum dağıtım şirketince onaylanan ön ödemeli sayaç kullanıcısı abonelerin, kartlarına doğal gaz yüklemesi yaptıktan sonra gelen zamlardan etkilenmediği, bu durumun ön ödemeli sayaç kullanan aboneler ile mekanik sayaç kullanan aboneler arasında eşitsizliğe yol açtığı belirtilmekle beraber; ön ödemeli sayaç kullanımının; sayaç değeri okuma ve fatura hazırlama işlerine gerek olmadığı için daha az iş gücü kullanımını gerektirmesi, faturanın ödenmeme riskinin ortadan kalkması, satın alınan doğal gaz miktarının peşin ödenmesi nedeniyle paranın işletilmesine imkan tanıması, kaçak kullanım müdahalelerinden haberdar olunması gibi, dağıtım şirketi lehine avantajlarının olduğu da bilinmektedir.
Mekanik sayaç kullanan abonelerin, doğal gaz tüketimi yaptıktan sonra, ödeme yapmaları nedeniyle, ödeme yapmadan önce oluşan fiyat farkından etkilenmeleri doğal olmakla beraber, henüz kullanmadığı gazın bedelini peşin ödeyen ön ödemeli sayaç kullanıcısının, daha sonra oluşan fiyat farkından etkilenmesi, iddia edilenin aksine hakkaniyete uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, ön ödemeli sayaç kullanıcısı, satın aldığı doğal gazın ücretini derhal öderken, dağıtım şirketi de satışını henüz gerçekleştirdiği gazın bedelini alarak işletme imkanı bulmaktadır. Başka bir deyişle, abone sağladığı kolaylıkları ve belirliliği önemseyerek parasını kullanma hakkından vazgeçerken, dağıtım şirketleri de oluşabilecek fiyat farklarına karşılık abonenin henüz karşılığını almadığı halde ödediği parayı işletme hakkına kavuşmaktadır. Ön ödemeli sayaç kullanımında, sayaç değeri okuma ve fatura hazırlama işlemleri olmadığı için daha az iş gücü kullanılması, faturanın ödenmeme riskinin bulunmaması, doğal gaz tutarının peşin ödenmesi nedeniyle paranın işletilebilmesi, kaçak kullanım müdahalelerinden haberdar olunması gibi dağıtım şirketi lehine olan avantajlar da dikkate alındığında, taraflar arasında makul dengenin kurulduğu, aksi halde dengenin dağıtım şirketi lehine bozulacağı görülmektedir.
Her ne kadar davalı idarece, ön ödemeli sayaç abonelerinin (özellikle kamu kurumlarının) aşırı stok yapması nedeniyle doğalgaz piyasasının düzenli işletilmesinde sorunlar doğduğu iddia edilmekte ise de; Yönetmeliğin 40. maddesinin 4. fıkrasında; dağıtım şirketinin, ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere, benzer müşterilerin son iki yılın aynı çeyrek dönemlerine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalamasını esas alarak, bir ay içerisinde, en fazla ortalama iki aylık doğal gaz tüketim miktarı kadar doğal gaz satışı yapabileceği şeklinde kota getirdiği, özellikle kamu kurumlarında oluşan bu stok artışının artniyetli olduğunun düşünülmesinin mümkün olmadığı, aksine, kamu bütçesinin etkin kullanılmasına yönelik olabileceğinin de düşünülebileceği görüldüğünden, bu iddia yerinde görülmemiştir. Aşırı stok yapılmasını önleyici bu önlemin yetersiz kaldığı durumların oluşması halinde benzeri önlemlerin her zaman alınabileceği de açıktır.
Nitekim, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde, çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu nedenle davacının ön ödemeli sayaç aboneliği esnasında yürürlükte olan ve abonelik türünü tercihinde birincil etken olan, peşin olarak satın aldığı miktarda doğal gaz kullanımına izin veren Yönetmelik hükümlerini değiştiren dava konusu Yönetmelik maddesinde kazanılmış hak ve idareye güven ilkelerine uyarlık olmadığı, abonesi olunan doğal gaz şirketinin henüz satışını yapmadığı halde peşin olarak aldığı bedeli kullanmak suretiyle haksız zenginleşmesine, böylelikle şirket ile abone arasında kurulu dengenin ön ödemeli sayaç kullanan aboneler aleyhine bozulmasına yol açıldığı sonucuna varılmıştır.
Davanın, 02/06/2005 tarih ve 25833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ ile değişik Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğinin iptali istemine gelince;
Dava dilekçesinin incelenmesinden; ön ödemeli sayaç kullanan davacıya ait 09/01/2020 tarihli faturaya; doğal gaz satın aldıktan sonra oluşan fiyat farkı borcunun yansıtılması üzerine, davacı tarafından bu işlemin dayanağı olan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. maddesine 4. fıkradan sonra gelmek üzere eklenen 5. fıkranın ve söz konusu Yönetmelik ile Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 7. maddesine dayanılarak hazırlanan "Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ"in iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen 5. fıkra, 29/07/2018 günlü ve 30493 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, ancak bu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan dava konusu Tebliğ'de, bu tarihten sonra bir değişiklik yapılmamış, davacı tarafından Tebliğ'nin hangi maddesinin iptalinin istenildiği de belirtilmemiştir. Bununla birlikte davacı tarafından esasen, ön ödemeli sayaç kullandığı halde, kartına doğal gaz yüklemesi yaptıktan sonra oluşan fiyat farkının, bir sonraki faturasına yansıtılmasına ilişkin işlemin dayanağı düzenleme dava konusu edilmektedir.
Dava konusu Tebliğ hükümleri gereğince yapılacak faturalandırmada üst ısıl değer ve sayaçlardan geçen doğalgazın hacim düzeltmesinin yapılması gerekmektedir.
Tebliğ hükümleri uyarınca, ön ödemeli sayaçlarda doğal gaz satış miktarı, bir önceki aya ait, her gün için tespit edilen üst ısıl değerlerinin, o ay için hesaplanan metreküp cinsinden hacimsel akış ağırlıklı ortalaması kullanılarak hesaplanmakta, benzer şekilde, doğal gaz satış miktarının tespitinde de, bir önceki aya ait düzeltme katsayısı değeri (k) kullanılmakta olup, ön ödemeli sayaç kullanımında, belirtilen bu hesaplamalar, karta gaz yüklemesi esnasında yapılmaktadır.
Tebliğde, ön ödemeli sayaç kullananların, kartlarına gaz yüklemesi yaptıktan sonra oluşan fiyat farklarının, tüketicinin bir sonraki faturasına yansıtılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığından, davacının, Tebliğin iptalini istemekte menfaati bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen (29/07/2018-30493 RG) 5. maddesinin iptali, Doğalgazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin iptali isteminin ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı ön ödemeli sayaç kullanan ve ... Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi'nden doğal gaz satın alan tüketicidir.
29/07/2018 tarih ve 30493 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 2. maddesiyle Yönetmeliğin 40. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere "Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/Türk Lirası düzeltme/Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklinde beşinci fıkra eklenerek diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
Sonrasında, Başkentgaz tarafından davacının faturasına fiyat farkı borcu yansıtılması üzerine, fiyat farkının iadesi talebiyle Mamak İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurulmuş, Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen ret kararı üzerine anılan Yönetmelik değişikliği ile eklenen 40. maddenin 5. fıkrası ile Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Uyuşmazlık konusu olayda, 09/01/2020 tarihli faturalandırma üzerine 60 günlük dava açma süresi içerisinde 06/03/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı olmadığı; usule ilişkin diğer itirazların ise geçerli olmadığı görülerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Kurulun doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri" başlıklı 5/A maddesinin (c) bendinde, "Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Kuruma yetki verilen konularda, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve bunların yürütülmesini sağlamak" Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kanun’un 2. Ek Maddesi’nin birinci fıkrasında ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, doğal gazın ithali, iletimi, dağıtımı, depolanması, ticareti ve ihracatı ile bu faaliyetlerine ilişkin tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini tanımlayan lisans ve sertifikaların verilmesinden, piyasa ve sistem işleyişinin incelenmesinden, dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, maliyeti yansıtan fiyatların incelenmesinden ve piyasada Doğal Gaz Piyasası Kanununa uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan yetkili ve sorumludur kuralına yer verilmiştir.
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanunun amacı; doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması olarak belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Dava konusu Yönetmelik açısından yapılan inceleme:
Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Doğal gaz piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurum, 4628 sayılı Kanun'la kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu Yönetmeliği yürürlüğe koymak suretiyle kullanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik değişikliği incelendiğinde, Yönetmelik değişikliği ile, Yönetmeliğinin 40. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere; “Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/Türk Lirası düzeltme/Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fikra hükmü uygulanmaz.” kuralı eklenmiştir.
Ön ödemeli sayaçların piyasanın işleyişini olumsuz yönde etkileyen mali risklerinin bulunduğu ve Kanun kapsamında hedeflenen piyasa yapısında aksaklıklara neden olduğundan bahisle tesis edilen Yönetmelik değişiklikleri ile tüketiciler arasında ayrıma neden olan ve doğal gaz stoklanmasına yol açabilen ön ödemeli sayaç kullanımı yerine aylık faturalandırma kurgusuna uygun bir tüketim faturalandırma yönteminin belirlenmesi, ön ödemeli sayaçların piyasanın işleyişini olumsuz yönde etkileyen mali risklerinin minimuma indirilmesi, tüm tüketicilerin tükettiği gazın reel maliyetine katlanması gereğinin sağlanması ve mekanik sayaç kullanan aboneler ile ön ödemeli sayaç kullanan aboneler arasındaki fiyat farkının ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.
Faturalandırmaya esas doğal gaz satış miktarının tespitinde üst ısıl düzeltmesinin yanı sıra hacim düzeltmesinin yapılması da gerektiği, faturalandırmada 1,01325 bar basınç ve 15 *C sıcaklıkta doğal gazın müşterilere teslim edilmesi durumundaki fiyatların kullanıldığı, ancak tüketiciler her zaman 1,01325 bar basınç ve 15 *C sıcaklıkta doğal gaz kullanmadıklarından, sayaçlardan ölçülen hacim değerinin, düzeltme katsayısı (K) ile çarpılarak düzeltilmiş hacme çevrilmesi gerektiği, ön ödemeli sayaç kullanımı hâlinde, doğal gazın ısıl değerlerinin ve günlük hacimsel çekiş miktarının belirtilen hesaplamalar karta gaz yüklemesi esnasında yapıldığından, yüklenen gazın tüketim tarihinin bilinemediği, ön ödemeli sayaçlarda tüketilen doğal gazın doğru ölçülmesi amacıyla gerçekleştirilen “K katsayısı” ve “üst ısıl” değer düzeltmelerinin tüketim döneminde yapılması gerekirken, karta yükleme anında yapılması nedeniyle sistemde gerek balans gerekse doğru değerler ile tüketimin oluşmamasına ve dağıtım-satım dengesizliklerinin piyasada aksaklıklara yol açabildiği, ayrıca, düzeltme katsayısının 30 günlük tüketim varsayımıyla yapılması, ileri tarihli ısıl değer bilgisinin alınmasının mümkün olmaması ve dönem içerisinde olası fiyat değişimlerinin öngörülememesi nedenleriyle tüketicilerin dönem sonunda ödemekle yükümlü olacakları gerçek bedeller yerine farazi değerler üzerinden belirlenmiş bedelleri ödedikleri görülmektedir.
Dava konusu düzenleme ile, tüketicilerin, Yönetmeliğin yayım tarihi olan 29/07/2018 tarihinden önce bedelini ödedikleri miktarlara herhangi bir düzeltme yapılmasının önüne geçilerek kazanılmış hakların korunmasının amaçlandığı, Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan alımlara ilişkin olarak ise, alım yapılan sayaca yüklü olan miktar için güncelleme yapılmadığı, aylık yapılan okumalar sonucunda tespit edilen kullanım miktarına düzeltme uygulandığı, böylece müşterilerin tüketimlerinin, tüketilen dönemdeki doğal gaz perakende satış fiyatı üzerinden yani gerçek fiyatından faturalandırıldığı, bu nedenle Yönetmelik değişikliği ile getirilen "TL" düzeltme uygulaması ile değiştirilen tarifelerin geçmişe yürütülmesinden söz edilemeyeceği, tükettikleri doğal gazın bedelini, tüketim gerçekleştikten sonra son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlü olan mekanik (faturalı) sayaç kullanan doğal gaz aboneleri gelen zam ve indirimlere tabi iken, ön ödemeli sayaç kullanan abonelerin söz konusu fiyat değişikliğinden etkilenmemelerinin her iki abone grubu arasında fiyat adaletsizliğinine neden olduğu, fiyat değişikliklerinin tüketiciye sadece artış şeklinde değil indirim şeklinde ikili bir mekanizma ile yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
Doğal gaz piyasasında menfaatleri birbiriyle çelişen tarafların menfaatlerinin gözetilmesi ve bunların dengelenmesinin amaçlandığı göz önüne alındığında, doğal gaz piyasası faaliyetlerinin uyum içinde yürütülmesini düzenlemek ve denetlemekle görevli Kurum'un, piyasanın işleyişini etkileyebilecek birtakım hususları fark etmesi durumunda gerekli düzenlemeleri yapabileceğinin kabulü gerekir. Aksi durumda ise doğal gaz piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliği ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesi için görevli Kurum'un, kanun tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirmesinin engellenmesine, kimi zaman tüketicilerin kimi zaman ise dağıtım şirketlerinin kanun koyucu tarafından amaçlanmayan bir şekilde yük altında kalmasına sebep olunarak piyasa yapısı bozulacaktır.
Öte yandan, dava konusu düzenlemenin haklı nedene dayanması, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak alımlara uygulanması, yetki saptırmasının bulunmaması ve tüm piyasa paydaşlarına eşit şekilde uygulanması nedeniyle kazanılmış haklar korunmuş ve hukuki güvenlik ilkesi ihlâl edilmemiştir.
Bu itibarla dava konusu Yönetmelik düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2- Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırmasına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğ açısından yapılan inceleme:
Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'ne dayanılarak hazırlanmış olup doğal gazın faturalandırmaya esas satış miktarının tespiti ve faturalandırılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 31/12/2002 tarih ve 24980 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anılan Tebliğ'de, birim çevirmelerine, perakende satış fiyatına, üst ısıl değere, faturalandırmaya esas doğal gaz satış miktarına ve bilgilendirmeye ilişkin kurallara yer verildiği, doğal gaz faturalarında yer alan tüketim miktarının tespiti ve faturalarda yer alacak unsurlara ilişkin usul ve esasların belirlendiği görüldüğünden, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında dava konusu Tebliğ'de, ön ödemeli sayaç kullananların, kartlarına gaz yüklemesi yaptıktan sonra oluşan fiyat farklarının, tüketicinin bir sonraki faturasına yansıtılması açısından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 02/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/933
Karar No : 2024/528
DAVACI: ...
DAVALI: ... Kurumu
VEKİLLERİ: Av. ... , Av. ...
DAVANIN KONUSU: Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 5. fıkrası ile Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırmasına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
İptali talep edilen Yönetmelik maddesinin kanuna aykırı olduğu, doğal gazın alım tarihinde metreküp fiyatının belirlendiği, daha sonradan zam geldiği gerekçesi ile tahsil yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğu, Mamak Tüketici Hakem Heyetine yaptığı başvurunun ilgili Yönetmelik ve Tebliğ hükümleri gereği reddedildiği, Yönetmelik düzenlemesinin aynı Yönetmeliğin amaç ve kapsam maddesi ile uyuşmadığı, iptali istenen düzenlemelerle mülkiyet hakkına müdahale edildiği, kamu yararı gözetilmeksizin özel hukuk tüzel kişisi olan ... Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi'nin menfaatinin korunması için işlem tesis edildiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığının kontrol edilerek, süresinde açılmadığının tespiti hâlinde davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği, dava dilekçesi kanunda aranan şartlara uygun olarak düzenlenmediğinden reddi gerektiği; esasa ilişkin olarak ise, dava konusu düzenlemeler ile mekanik sayaç sahipleri ile ön ödemeli sayaç sahipleri arasında zamlardan kaynaklanan fiyat adaletsizliğinin ortadan kaldırılarak eşitliğin sağlanmaya çalışıldığı, ön ödemeli sayaç kullanan tüketicilerce aşırı stok yapılmasının doğal gaz piyasasının düzenlenmesinde problemlere yol açtığı, kullanılan doğal gazın ısıl değeri ile birlikte özel bir hesaplama yöntemi olduğu bu yöntemin de güncel tüketim değerlerine uygulanmasının daha sağlıklı olduğu, doğal gaza ilişkin olarak abonelerle yapılan sözleşmede ön ödemeli sayaç sahiplerine miktar olarak satış yapılacağına ilişkin bir hükmün-taahhüdün yer almadığı; davalı yanında müdahiller tarafından ise kartlı sayaç kullanıcıların gaz ucuz iken stoklama yaparak gaz fiyatının zamlandığı dönemde zamdan kurtulmaya çalıştıkları, bu durumun ise faturalı sayaç kullanan vatandaşlara haksızlık olduğu, oluşan bu farkın uzun vadede fiyatlara yansıyacağı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 5. fıkrası ile Doğalgazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğin iptali istemi ile açılmıştır.
Davalı idarenin usüle yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan Doğal Gaz Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin 27. bendinde; "Ön ödemeli sayaç; Müşterinin bedelini daha önceden ödediği miktarda doğalgaz kullanımına imkan veren, 24/07/1994 tarihli ve 22000 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğine tabi ve dağıtım şirketinin sistemine uyum sağlayan sayaç" olarak tanımlanmış iken, 29/07/2018 günlü ve 30493 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Ön Ödemeli Sayacın tanımı: "Müşterinin bedelini daha önceden ödediği miktarda veya tutarda doğal gaz kullanımına imkan veren 24/07/1994 tarihli ve 22000 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğine tabi ve dağıtım şirketinin sistemine uyum sağlayan sayaç" olarak değiştirilmiş; Yönetmeliğin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra (5. fıkra) eklenmiştir. Söz konusu 5. fıkrada; "Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/ Türk Lirası düzeltme/ Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama Yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fıkra hükmü uygulanmaz" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece, 4646 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce, Ankara'da faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin stoklarında ön ödemeli sayaç bulunması nedeniyle, şirketlerden gelen talepler de dikkate alınarak, ön ödemeli sayaçların sisteme dahil edilmelerinin engellenmediği, ancak tüketici ve dağıtım şirketi lehine özellikleri bulunan ön ödemeli sayaçların, her iki taraf için de aleyhe sonuçlar doğurabildiğinin tespit edildiği, örneğin, Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca doğalgaz tüketimi ile ilgili olarak basınç, sıcaklık ve üst ısıl değer düzeltmesinin yapıldığı, dağıtım şirketlerinin bu değerlerin ağırlıklı ortalamasını almak suretiyle aylık faturalandırmada kullandıkları, ancak ön ödemeli sayaçlarda, yapılması gereken düzeltmelerin tüketim döneminde yapılması gerekirken, karta yükleme anında yapılması nedeniyle, tüketimin doğru değerlerle oluşmadığı ve dağıtım şirketlerinin alım-satım dengesizliklerinin piyasa aksaklıklarına neden olduğunun tespit edildiği, bu nedenle fiili tüketimi doğru yansıtmayan ön ödemeli sayaçlar yerine faturalı sayaçların tercih edilmesinin gerektiği, ancak ön ödemeli sayaç için Ankara genelindeki tüketicilerden bağlantı başına 300 Amerikan Doları tutarında bedel alındığı, bu nedenle, bu tüketicilerde ön ödemeli doğalgaz tüketme hakkını kanuni olarak elde ettikleri algısının bulunduğu, söz konusu sayaçların değişiminin kısa sürede yapılmasının mümkün görülmediği, zira tüketicilerin sayaç değişimi halinde ödedikleri 300 Amerikan Doları bedelin iadesini talep ettikleri, bu nedenle konu ile ilgili olarak yapılacak düzenlemenin, tüketici nezdinde olumsuz izlenim uyandırmamasının gerektiği, ön ödemeli sayaç kullanan tüketicilerin kartlarına kullanabilecekleri miktarların üzerinde doğalgaz stoklayarak, güncel fiyatlardan korundukları, diğer tüketiciler doğal gazın reel değerini öderken, ön ödemeli sayaç kullananların maliyeti yansıtan fiyatları ödedikleri sonucuna ulaşıldığı, sonuç itibarıyla, sayaçların tamamının mekanik sayaçlar ile değişimi tamamlanana kadar dağıtım şirketleri ve tüketicilerin mağduriyetinin asgari düzeyde tutulabilmesi ve faturalandırmada adaletin sağlanabilmesi için alternatif bir geçiş yöntemi oluşturulmak istendiği ve Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. maddesine, yukarıda belirtilen fıkranın eklenerek, Yönetmeliğin 4. maddesinin 27. bendinde bulunan "ön ödemeli sayaç" tanımının da değiştirildiği, 29/07/2018 tarih ve 30493 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan Yönetmeliğin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen hüküm gereğince, Başkentgaz tarafından Türk Lirası düzeltme yönteminin tercih edilerek, Kurulun onayına sunulduğu, bu şekilde getirilen düzenleme gereği, ön ödemeli sayaç kullanan son kullanıcıların, bir sonraki faturalarına, doğal gaz alımından sonra oluşan fiyat farkının yansıtıldığı, davacının faturasına yansıtılan fiyat farkı borcunun iadesi talebiyle Mamak İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurduğu, Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen ret kararı üzerine, aynı istemle adli yargıda dava açılırken, Yönetmelik değişikliği ile eklenen düzenleme ile Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin 40. maddesinin 5. fıkrasına yönelik inceleme;
Uyuşmazlıkta, dava konusu değişikliğin gerekçesinin; "Tüketiciler arasında ayrıma neden olan ve doğal gaz stoklanmasına yol açan ön ödemeli sayaç kullanımı yerine, daha adil ve hakkaniyetli olarak aylık faturalandırma kurgusuna uygun bir faturalandırma yönteminin belirlenmesi, ön ödemeli sayaçların mali risklerinin minimuma indirilmesi, tüm tüketicilerin gazin reel maliyetine katlanmasının gerektiği ve mekanik sayaç kullananlar ile ön ödemeli sayaç kullanan aboneler arasındaki fiyat adaletsizliğinin ortadan kaldırılması" olarak belirtilmiştir.
Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin "Güvence bedeli" başlıklı 39. maddesinde; ön ödemeli sayaç kullanan abonelerden güvence bedeli alınmayacağı, abonelik sözleşmesi sona eren veya müşterinin muvafakatı ile mekanik sayacı ön ödemeli sayaç ile değiştirilen abonenin dağıtım şirketinde bulunan güvence bedelinin tüm borçların ödenmiş olması ve güvence bedellerinin güncelleştirilmesi kaydıyla iade edileceği, "Sayaç" başlıklı 40. maddesinin 1. fıkrasında; sayaçların dağıtım şirketinin mülkiyetinde olup, abone bağlantı bedeli dışında hiçbir bedel alınmadan dağıtım şirketlerince temin edilerek sisteme dahil edileceği, 3. fıkrasında; bağımsız bölük maliki, binanın veya tesisin sahibi ya da bunların yetkili temsilcilerinin yazılı talebi ve dağıtım şirketinin onayı ile dağıtım şirketi tarafından mevcut mekanik sayacın, ön ödemeli sayaç ile değiştirilebileceği, 4. fıkrasında; ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere, benzer müşterilerin son iki yılın aynı çeyrek dönemine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalamasını esas alarak, bir ay içerisinde, en fazla ortalama iki aylık doğal gaz tüketim miktarı kadar doğal gaz satışı yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Belirtilen Yönetmelik hükümlerine göre; mekanik sayacın, ön ödemeli sayaç ile değiştirilebileceği, sayaçların herhangi bir bedel alınmaksızın dağıtım şirketince sisteme dahil edileceği, ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere belirlenen limit dahilinde doğal gaz satışı yapılabileceği görülmektedir.
Davalı idarece; kendisine mevzuat hükümleri ile tanınan hak gereği, ön ödemeli sayaç kullanmayı talep eden ve bu durum dağıtım şirketince onaylanan ön ödemeli sayaç kullanıcısı abonelerin, kartlarına doğal gaz yüklemesi yaptıktan sonra gelen zamlardan etkilenmediği, bu durumun ön ödemeli sayaç kullanan aboneler ile mekanik sayaç kullanan aboneler arasında eşitsizliğe yol açtığı belirtilmekle beraber; ön ödemeli sayaç kullanımının; sayaç değeri okuma ve fatura hazırlama işlerine gerek olmadığı için daha az iş gücü kullanımını gerektirmesi, faturanın ödenmeme riskinin ortadan kalkması, satın alınan doğal gaz miktarının peşin ödenmesi nedeniyle paranın işletilmesine imkan tanıması, kaçak kullanım müdahalelerinden haberdar olunması gibi, dağıtım şirketi lehine avantajlarının olduğu da bilinmektedir.
Mekanik sayaç kullanan abonelerin, doğal gaz tüketimi yaptıktan sonra, ödeme yapmaları nedeniyle, ödeme yapmadan önce oluşan fiyat farkından etkilenmeleri doğal olmakla beraber, henüz kullanmadığı gazın bedelini peşin ödeyen ön ödemeli sayaç kullanıcısının, daha sonra oluşan fiyat farkından etkilenmesi, iddia edilenin aksine hakkaniyete uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, ön ödemeli sayaç kullanıcısı, satın aldığı doğal gazın ücretini derhal öderken, dağıtım şirketi de satışını henüz gerçekleştirdiği gazın bedelini alarak işletme imkanı bulmaktadır. Başka bir deyişle, abone sağladığı kolaylıkları ve belirliliği önemseyerek parasını kullanma hakkından vazgeçerken, dağıtım şirketleri de oluşabilecek fiyat farklarına karşılık abonenin henüz karşılığını almadığı halde ödediği parayı işletme hakkına kavuşmaktadır. Ön ödemeli sayaç kullanımında, sayaç değeri okuma ve fatura hazırlama işlemleri olmadığı için daha az iş gücü kullanılması, faturanın ödenmeme riskinin bulunmaması, doğal gaz tutarının peşin ödenmesi nedeniyle paranın işletilebilmesi, kaçak kullanım müdahalelerinden haberdar olunması gibi dağıtım şirketi lehine olan avantajlar da dikkate alındığında, taraflar arasında makul dengenin kurulduğu, aksi halde dengenin dağıtım şirketi lehine bozulacağı görülmektedir.
Her ne kadar davalı idarece, ön ödemeli sayaç abonelerinin (özellikle kamu kurumlarının) aşırı stok yapması nedeniyle doğalgaz piyasasının düzenli işletilmesinde sorunlar doğduğu iddia edilmekte ise de; Yönetmeliğin 40. maddesinin 4. fıkrasında; dağıtım şirketinin, ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere, benzer müşterilerin son iki yılın aynı çeyrek dönemlerine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalamasını esas alarak, bir ay içerisinde, en fazla ortalama iki aylık doğal gaz tüketim miktarı kadar doğal gaz satışı yapabileceği şeklinde kota getirdiği, özellikle kamu kurumlarında oluşan bu stok artışının artniyetli olduğunun düşünülmesinin mümkün olmadığı, aksine, kamu bütçesinin etkin kullanılmasına yönelik olabileceğinin de düşünülebileceği görüldüğünden, bu iddia yerinde görülmemiştir. Aşırı stok yapılmasını önleyici bu önlemin yetersiz kaldığı durumların oluşması halinde benzeri önlemlerin her zaman alınabileceği de açıktır.
Nitekim, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde, çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanmasıdır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu nedenle davacının ön ödemeli sayaç aboneliği esnasında yürürlükte olan ve abonelik türünü tercihinde birincil etken olan, peşin olarak satın aldığı miktarda doğal gaz kullanımına izin veren Yönetmelik hükümlerini değiştiren dava konusu Yönetmelik maddesinde kazanılmış hak ve idareye güven ilkelerine uyarlık olmadığı, abonesi olunan doğal gaz şirketinin henüz satışını yapmadığı halde peşin olarak aldığı bedeli kullanmak suretiyle haksız zenginleşmesine, böylelikle şirket ile abone arasında kurulu dengenin ön ödemeli sayaç kullanan aboneler aleyhine bozulmasına yol açıldığı sonucuna varılmıştır.
Davanın, 02/06/2005 tarih ve 25833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ ile değişik Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğinin iptali istemine gelince;
Dava dilekçesinin incelenmesinden; ön ödemeli sayaç kullanan davacıya ait 09/01/2020 tarihli faturaya; doğal gaz satın aldıktan sonra oluşan fiyat farkı borcunun yansıtılması üzerine, davacı tarafından bu işlemin dayanağı olan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. maddesine 4. fıkradan sonra gelmek üzere eklenen 5. fıkranın ve söz konusu Yönetmelik ile Doğal Gaz Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 7. maddesine dayanılarak hazırlanan "Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ"in iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen 5. fıkra, 29/07/2018 günlü ve 30493 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, ancak bu Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanan dava konusu Tebliğ'de, bu tarihten sonra bir değişiklik yapılmamış, davacı tarafından Tebliğ'nin hangi maddesinin iptalinin istenildiği de belirtilmemiştir. Bununla birlikte davacı tarafından esasen, ön ödemeli sayaç kullandığı halde, kartına doğal gaz yüklemesi yaptıktan sonra oluşan fiyat farkının, bir sonraki faturasına yansıtılmasına ilişkin işlemin dayanağı düzenleme dava konusu edilmektedir.
Dava konusu Tebliğ hükümleri gereğince yapılacak faturalandırmada üst ısıl değer ve sayaçlardan geçen doğalgazın hacim düzeltmesinin yapılması gerekmektedir.
Tebliğ hükümleri uyarınca, ön ödemeli sayaçlarda doğal gaz satış miktarı, bir önceki aya ait, her gün için tespit edilen üst ısıl değerlerinin, o ay için hesaplanan metreküp cinsinden hacimsel akış ağırlıklı ortalaması kullanılarak hesaplanmakta, benzer şekilde, doğal gaz satış miktarının tespitinde de, bir önceki aya ait düzeltme katsayısı değeri (k) kullanılmakta olup, ön ödemeli sayaç kullanımında, belirtilen bu hesaplamalar, karta gaz yüklemesi esnasında yapılmaktadır.
Tebliğde, ön ödemeli sayaç kullananların, kartlarına gaz yüklemesi yaptıktan sonra oluşan fiyat farklarının, tüketicinin bir sonraki faturasına yansıtılacağına dair herhangi bir hüküm bulunmadığından, davacının, Tebliğin iptalini istemekte menfaati bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 40. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen (29/07/2018-30493 RG) 5. maddesinin iptali, Doğalgazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin iptali isteminin ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı ön ödemeli sayaç kullanan ve ... Doğal Gaz Dağıtım Anonim Şirketi'nden doğal gaz satın alan tüketicidir.
29/07/2018 tarih ve 30493 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 2. maddesiyle Yönetmeliğin 40. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere "Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/Türk Lirası düzeltme/Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklinde beşinci fıkra eklenerek diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
Sonrasında, Başkentgaz tarafından davacının faturasına fiyat farkı borcu yansıtılması üzerine, fiyat farkının iadesi talebiyle Mamak İlçe Tüketici Hakem Heyetine başvurulmuş, Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen ret kararı üzerine anılan Yönetmelik değişikliği ile eklenen 40. maddenin 5. fıkrası ile Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE
GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Uyuşmazlık konusu olayda, 09/01/2020 tarihli faturalandırma üzerine 60 günlük dava açma süresi içerisinde 06/03/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı olmadığı; usule ilişkin diğer itirazların ise geçerli olmadığı görülerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Kurulun doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri" başlıklı 5/A maddesinin (c) bendinde, "Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile Kuruma yetki verilen konularda, doğal gaz piyasa faaliyetlerine ilişkin her türlü düzenlemeleri onaylamak ve bunların yürütülmesini sağlamak" Kurulun görevleri arasında sayılmıştır. Anılan Kanun’un 2. Ek Maddesi’nin birinci fıkrasında ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, doğal gazın ithali, iletimi, dağıtımı, depolanması, ticareti ve ihracatı ile bu faaliyetlerine ilişkin tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini tanımlayan lisans ve sertifikaların verilmesinden, piyasa ve sistem işleyişinin incelenmesinden, dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, maliyeti yansıtan fiyatların incelenmesinden ve piyasada Doğal Gaz Piyasası Kanununa uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan yetkili ve sorumludur kuralına yer verilmiştir.
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanunun amacı; doğal gazın kaliteli, sürekli, ucuz, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde çevreye zarar vermeyecek şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, doğal gaz piyasasının serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir doğal gaz piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması olarak belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Dava konusu Yönetmelik açısından yapılan inceleme:
Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Doğal gaz piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurum, 4628 sayılı Kanun'la kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu Yönetmeliği yürürlüğe koymak suretiyle kullanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik değişikliği incelendiğinde, Yönetmelik değişikliği ile, Yönetmeliğinin 40. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere; “Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/Türk Lirası düzeltme/Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fikra hükmü uygulanmaz.” kuralı eklenmiştir.
Ön ödemeli sayaçların piyasanın işleyişini olumsuz yönde etkileyen mali risklerinin bulunduğu ve Kanun kapsamında hedeflenen piyasa yapısında aksaklıklara neden olduğundan bahisle tesis edilen Yönetmelik değişiklikleri ile tüketiciler arasında ayrıma neden olan ve doğal gaz stoklanmasına yol açabilen ön ödemeli sayaç kullanımı yerine aylık faturalandırma kurgusuna uygun bir tüketim faturalandırma yönteminin belirlenmesi, ön ödemeli sayaçların piyasanın işleyişini olumsuz yönde etkileyen mali risklerinin minimuma indirilmesi, tüm tüketicilerin tükettiği gazın reel maliyetine katlanması gereğinin sağlanması ve mekanik sayaç kullanan aboneler ile ön ödemeli sayaç kullanan aboneler arasındaki fiyat farkının ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.
Faturalandırmaya esas doğal gaz satış miktarının tespitinde üst ısıl düzeltmesinin yanı sıra hacim düzeltmesinin yapılması da gerektiği, faturalandırmada 1,01325 bar basınç ve 15 *C sıcaklıkta doğal gazın müşterilere teslim edilmesi durumundaki fiyatların kullanıldığı, ancak tüketiciler her zaman 1,01325 bar basınç ve 15 *C sıcaklıkta doğal gaz kullanmadıklarından, sayaçlardan ölçülen hacim değerinin, düzeltme katsayısı (K) ile çarpılarak düzeltilmiş hacme çevrilmesi gerektiği, ön ödemeli sayaç kullanımı hâlinde, doğal gazın ısıl değerlerinin ve günlük hacimsel çekiş miktarının belirtilen hesaplamalar karta gaz yüklemesi esnasında yapıldığından, yüklenen gazın tüketim tarihinin bilinemediği, ön ödemeli sayaçlarda tüketilen doğal gazın doğru ölçülmesi amacıyla gerçekleştirilen “K katsayısı” ve “üst ısıl” değer düzeltmelerinin tüketim döneminde yapılması gerekirken, karta yükleme anında yapılması nedeniyle sistemde gerek balans gerekse doğru değerler ile tüketimin oluşmamasına ve dağıtım-satım dengesizliklerinin piyasada aksaklıklara yol açabildiği, ayrıca, düzeltme katsayısının 30 günlük tüketim varsayımıyla yapılması, ileri tarihli ısıl değer bilgisinin alınmasının mümkün olmaması ve dönem içerisinde olası fiyat değişimlerinin öngörülememesi nedenleriyle tüketicilerin dönem sonunda ödemekle yükümlü olacakları gerçek bedeller yerine farazi değerler üzerinden belirlenmiş bedelleri ödedikleri görülmektedir.
Dava konusu düzenleme ile, tüketicilerin, Yönetmeliğin yayım tarihi olan 29/07/2018 tarihinden önce bedelini ödedikleri miktarlara herhangi bir düzeltme yapılmasının önüne geçilerek kazanılmış hakların korunmasının amaçlandığı, Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan alımlara ilişkin olarak ise, alım yapılan sayaca yüklü olan miktar için güncelleme yapılmadığı, aylık yapılan okumalar sonucunda tespit edilen kullanım miktarına düzeltme uygulandığı, böylece müşterilerin tüketimlerinin, tüketilen dönemdeki doğal gaz perakende satış fiyatı üzerinden yani gerçek fiyatından faturalandırıldığı, bu nedenle Yönetmelik değişikliği ile getirilen "TL" düzeltme uygulaması ile değiştirilen tarifelerin geçmişe yürütülmesinden söz edilemeyeceği, tükettikleri doğal gazın bedelini, tüketim gerçekleştikten sonra son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlü olan mekanik (faturalı) sayaç kullanan doğal gaz aboneleri gelen zam ve indirimlere tabi iken, ön ödemeli sayaç kullanan abonelerin söz konusu fiyat değişikliğinden etkilenmemelerinin her iki abone grubu arasında fiyat adaletsizliğinine neden olduğu, fiyat değişikliklerinin tüketiciye sadece artış şeklinde değil indirim şeklinde ikili bir mekanizma ile yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
Doğal gaz piyasasında menfaatleri birbiriyle çelişen tarafların menfaatlerinin gözetilmesi ve bunların dengelenmesinin amaçlandığı göz önüne alındığında, doğal gaz piyasası faaliyetlerinin uyum içinde yürütülmesini düzenlemek ve denetlemekle görevli Kurum'un, piyasanın işleyişini etkileyebilecek birtakım hususları fark etmesi durumunda gerekli düzenlemeleri yapabileceğinin kabulü gerekir. Aksi durumda ise doğal gaz piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliği ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesi için görevli Kurum'un, kanun tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirmesinin engellenmesine, kimi zaman tüketicilerin kimi zaman ise dağıtım şirketlerinin kanun koyucu tarafından amaçlanmayan bir şekilde yük altında kalmasına sebep olunarak piyasa yapısı bozulacaktır.
Öte yandan, dava konusu düzenlemenin haklı nedene dayanması, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak alımlara uygulanması, yetki saptırmasının bulunmaması ve tüm piyasa paydaşlarına eşit şekilde uygulanması nedeniyle kazanılmış haklar korunmuş ve hukuki güvenlik ilkesi ihlâl edilmemiştir.
Bu itibarla dava konusu Yönetmelik düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
2- Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırmasına İlişkin Esaslar Hakkındaki Tebliğ açısından yapılan inceleme:
Doğal Gazın Faturalandırmaya Esas Satış Miktarının Tespiti ve Faturalandırılmasına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'ne dayanılarak hazırlanmış olup doğal gazın faturalandırmaya esas satış miktarının tespiti ve faturalandırılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 31/12/2002 tarih ve 24980 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Anılan Tebliğ'de, birim çevirmelerine, perakende satış fiyatına, üst ısıl değere, faturalandırmaya esas doğal gaz satış miktarına ve bilgilendirmeye ilişkin kurallara yer verildiği, doğal gaz faturalarında yer alan tüketim miktarının tespiti ve faturalarda yer alacak unsurlara ilişkin usul ve esasların belirlendiği görüldüğünden, Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında dava konusu Tebliğ'de, ön ödemeli sayaç kullananların, kartlarına gaz yüklemesi yaptıktan sonra oluşan fiyat farklarının, tüketicinin bir sonraki faturasına yansıtılması açısından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 02/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.