Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2020/2800 K.2024/5170
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2800
Karar No:2024/5170
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Müflis ... Bankası A.Ş. kaynaklı Fon alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 12.250.239,85-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'de kanuni temsilci olduğu, ... A.Ş.'nin 26/01/2001 tarihli Fon Kurulu kararına istinaden tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş. çatısı altında birleştirildiği, sonrasında ise Fon tarafından sorunlu kredi dosyalarının 10/08/2001 tarihli Fon Kurulu kararı ile ... A.Ş.'den devir ve temlik alındığı, Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'nin de devir ve temlik alınan kredi borçluları arasında yer aldığı, davacının Tasfiye Halinde... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olması nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un Mükerer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu, davacı hakkında ilk olarak ... tarih ve ...sayılı ödemeye çağrı mektubunun tanzim edildiği, sonrasında anılan ödemeye çağrı mektubunda eksik hesaplama yapıldığından bahisle 12.250.239,85-TL'nin davacıdan istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, söz konusu ödemeye çağrı mektubuna konu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; dava konusu ödeme emrine dayanak teşkil eden... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle Mahkemeleri nezdinde açılan davada, "ticaret sicil kayıtlarının tetkikinden, davacının ... Bankası A.Ş.'de 24/03/2000 tarih ve 5026 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil olunan 23/03/2000 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile 2 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı ve birinci derece imza yetkilisi olduğu, dava konusu işleme konu alacağın, ... Bankası A.Ş. ile ... A.Ş. arasında akdedilen ve ... Bank A.Ş. tarafından imzalanan toplamda 1.510.000,00 TL tutarındaki genel kredi sözleşmelerine istinaden kullanılan ve 20/11/2000 tarihinde kat edilen kredilerden kaynaklandığı, söz konusu alacağın TMSF tarafından 10/08/2001 tarihinde devir ve temlik alındığı, ve bu alacağın tahsili amacıyla Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan malvarlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanılmadığından, söz konusu Fon alacağının kanuni temsilci olan davacıdan tahsil edilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı niteliğinde olan... tarih ve ... sayılı, 12.250.239,85-TL bedelli ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiğinden, hukuka uygun olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen ödemeye çağrı mektubunda belirlenen amme alacağının yasal süre içerisinde ödenmemesi nedeniyle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, daha önce yapılan takibin sonlandırılmasına rağmen keyfi olarak yeniden bir takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, Yargıtay'ın da 10 yıllık zamanaşımı süresini dikkate aldığı, kendisi hakkında 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, idarî makamların bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmesi gerektiği, özel hukuk kaynaklı alacakların tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, ... Bankası ile ilgili açılan iflas dosyasına TMSF tarafından herhangi bir alacak talebinde bulunulmadığı, Bankanın tasfiye sürecinde tahsil edilen meblağ ile borcun tahsili mümkün iken bu gecikmenin kendisine yüklenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin olarak herhangi bir şirket zararının yahut ödemeden aciz durumunun söz konusu olmadığı, yapılan teftiş ve denetimlerde de kendisinin ibra edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında daha önce başlatılan takibin maddi hata nedeniyle sonlandırıldığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 11. maddesinin atfıyla yürürlükte olan 4389 sayılı Kanun'un 15/3 maddesi uyarınca Fon'un alacaklarını 6183 sayılı Kanun uyarınca takip etme yetkisinin bulunduğu, davacının ... Bankası A.Ş.'de kanuni temsilci olmasından dolayı 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, alacağın ... Bankası'ndan tahsili imkanının bulunmadığı, Fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2800
Karar No:2024/5170
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Müflis ... Bankası A.Ş. kaynaklı Fon alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 12.250.239,85-TL tutarlı, ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacının Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'de kanuni temsilci olduğu, ... A.Ş.'nin 26/01/2001 tarihli Fon Kurulu kararına istinaden tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş. çatısı altında birleştirildiği, sonrasında ise Fon tarafından sorunlu kredi dosyalarının 10/08/2001 tarihli Fon Kurulu kararı ile ... A.Ş.'den devir ve temlik alındığı, Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş.'nin de devir ve temlik alınan kredi borçluları arasında yer aldığı, davacının Tasfiye Halinde... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olması nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un Mükerer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulduğu, davacı hakkında ilk olarak ... tarih ve ...sayılı ödemeye çağrı mektubunun tanzim edildiği, sonrasında anılan ödemeye çağrı mektubunda eksik hesaplama yapıldığından bahisle 12.250.239,85-TL'nin davacıdan istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, söz konusu ödemeye çağrı mektubuna konu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; dava konusu ödeme emrine dayanak teşkil eden... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle Mahkemeleri nezdinde açılan davada, "ticaret sicil kayıtlarının tetkikinden, davacının ... Bankası A.Ş.'de 24/03/2000 tarih ve 5026 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil olunan 23/03/2000 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağı ile 2 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi olarak görev aldığı ve birinci derece imza yetkilisi olduğu, dava konusu işleme konu alacağın, ... Bankası A.Ş. ile ... A.Ş. arasında akdedilen ve ... Bank A.Ş. tarafından imzalanan toplamda 1.510.000,00 TL tutarındaki genel kredi sözleşmelerine istinaden kullanılan ve 20/11/2000 tarihinde kat edilen kredilerden kaynaklandığı, söz konusu alacağın TMSF tarafından 10/08/2001 tarihinde devir ve temlik alındığı, ve bu alacağın tahsili amacıyla Tasfiye Halinde ... Bankası A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan malvarlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanılmadığından, söz konusu Fon alacağının kanuni temsilci olan davacıdan tahsil edilmesi gerektiği" gerekçesiyle Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı niteliğinde olan... tarih ve ... sayılı, 12.250.239,85-TL bedelli ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiğinden, hukuka uygun olduğu mahkeme kararıyla tespit edilen ödemeye çağrı mektubunda belirlenen amme alacağının yasal süre içerisinde ödenmemesi nedeniyle düzenlenen dava konusu ödeme emrinde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, daha önce yapılan takibin sonlandırılmasına rağmen keyfi olarak yeniden bir takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, Yargıtay'ın da 10 yıllık zamanaşımı süresini dikkate aldığı, kendisi hakkında 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, idarî makamların bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmesi gerektiği, özel hukuk kaynaklı alacakların tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, ... Bankası ile ilgili açılan iflas dosyasına TMSF tarafından herhangi bir alacak talebinde bulunulmadığı, Bankanın tasfiye sürecinde tahsil edilen meblağ ile borcun tahsili mümkün iken bu gecikmenin kendisine yüklenmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin olarak herhangi bir şirket zararının yahut ödemeden aciz durumunun söz konusu olmadığı, yapılan teftiş ve denetimlerde de kendisinin ibra edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında daha önce başlatılan takibin maddi hata nedeniyle sonlandırıldığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 11. maddesinin atfıyla yürürlükte olan 4389 sayılı Kanun'un 15/3 maddesi uyarınca Fon'un alacaklarını 6183 sayılı Kanun uyarınca takip etme yetkisinin bulunduğu, davacının ... Bankası A.Ş.'de kanuni temsilci olmasından dolayı 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi ile 5411 sayılı Kanun'un geçici 26. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, alacağın ... Bankası'ndan tahsili imkanının bulunmadığı, Fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.