Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/407 K.2024/3603
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/407
Karar No:2024/3603
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle 9.914.318,00-TL Fon alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, ... Bankası A.Ş.'de, 18/04/2000 tarih ve 5026 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil olunan 23/03/2000 tarihli genel kurul kararıyla 2 yıl süreyle yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, ... Bankası A.Ş.'nin Fona devredilen ... A.Ş'nin kredi borçlusu olduğu, ... Bankası A.Ş.'nin muhtelif tarihlerde imzalamış olan kredi sözleşmeleri ile toplam 1.510.000,00-TL borçlu olduğu, anılan bankaca 20/11/2000 tarihinde düzenlenen ihtarname ile borcun kat edildiği, daha sonra söz konusu alacağın ... A.Ş. tarafından davacı Fona 10/08/2001 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile temlik edildiği, davalı idarece kalan ihtarname bakiyesinin tahsili amacıyla ... Bankası A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan malvarlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanılmadığından, amme alacağının tahsilini teminen dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının kanunî temsilci sıfatıyla 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi gereğince sorumlu olduğu, kanuni temsilci olması nedeniyle 4389 sayılı Kanun uyarınca Bankanın toplam 9.914.318,00-TL tutarındaki kaynağını edindiği/edindirdiği hususunun sabit olduğu, diğer taraftan, davalı idarece, asıl alacağa mevzuat hükümleri uyarınca temerrüt faizi ve gecikme zammı uygulandığı anlaşıldığından, ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yönetim kurulu üyeliğinden 15/01/2001 tarihinde istifa ettiği, her ne kadar kendisinin 1. derece imzaya yetkili olduğu belirtilmiş ise de, 18/04/2000 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'den de anlaşılacağı üzere Bankayı münferiden temsil, ilzam ve taahhüt altına sokacak yetkiye sahip olmadığı, Bankayı taahhüt altına sokacak yetkiye sahip olmamasına rağmen kanuni temsilci olduğundan bahisle16 yıl sonra şirket borcunun tamamından sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı, yönetim kurulu üyesi olduğu süre içerisinde (10 ay) ... A.Ş. veya kamu kurumları tarafından şirket hakkında herhangi bir takip yapılmadığı, krediyi kullandıran ve Fon’a devredilen ... A.Ş.’nin hiçbir zaman hissedarı veya kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla ... A.Ş.’nin kaynağını edindirmesi/edinmesi hususunun söz konusu olmadığı, banka kaynağının edindirildiği/edinildiği hususuna yönelik herhangi bir tespit yapılmadığı, kredi borçlusu ... Bankası A.Ş.’nin mevduat kabul etmeyen banka statüsünde olması nedeniyle asıl alacaklı olan ... A.Ş.’den kredi kullanılmasının 4389 sayılı Kanun’a aykırı olarak dolanlı işlem olarak nitelendirilemeyeceği, asıl borçlu şirketin borçları nedeniyle İcra İflas Kanunu uyarınca takip yapılması gerekirken 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapıldığı, Türk Borçlar Kanunu’na göre sözleşmeden kaynaklı alacaklar için 6183 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca takip yapılamayacağı, davalı idare tarafından 10/08/2001 tarihinde temlik alınan alacağın 2004 sayılı Kanun'a göre başlamış icra takibinden sarfınazar edilmediği, dolayısıyla alacağın 6183 sayılı Kanun'a göre takibinin yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/407
Karar No:2024/3603
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Bankası A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle 9.914.318,00-TL Fon alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, ... Bankası A.Ş.'de, 18/04/2000 tarih ve 5026 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescil olunan 23/03/2000 tarihli genel kurul kararıyla 2 yıl süreyle yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, ... Bankası A.Ş.'nin Fona devredilen ... A.Ş'nin kredi borçlusu olduğu, ... Bankası A.Ş.'nin muhtelif tarihlerde imzalamış olan kredi sözleşmeleri ile toplam 1.510.000,00-TL borçlu olduğu, anılan bankaca 20/11/2000 tarihinde düzenlenen ihtarname ile borcun kat edildiği, daha sonra söz konusu alacağın ... A.Ş. tarafından davacı Fona 10/08/2001 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile temlik edildiği, davalı idarece kalan ihtarname bakiyesinin tahsili amacıyla ... Bankası A.Ş. hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan malvarlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanılmadığından, amme alacağının tahsilini teminen dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının kanunî temsilci sıfatıyla 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi gereğince sorumlu olduğu, kanuni temsilci olması nedeniyle 4389 sayılı Kanun uyarınca Bankanın toplam 9.914.318,00-TL tutarındaki kaynağını edindiği/edindirdiği hususunun sabit olduğu, diğer taraftan, davalı idarece, asıl alacağa mevzuat hükümleri uyarınca temerrüt faizi ve gecikme zammı uygulandığı anlaşıldığından, ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yönetim kurulu üyeliğinden 15/01/2001 tarihinde istifa ettiği, her ne kadar kendisinin 1. derece imzaya yetkili olduğu belirtilmiş ise de, 18/04/2000 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'den de anlaşılacağı üzere Bankayı münferiden temsil, ilzam ve taahhüt altına sokacak yetkiye sahip olmadığı, Bankayı taahhüt altına sokacak yetkiye sahip olmamasına rağmen kanuni temsilci olduğundan bahisle16 yıl sonra şirket borcunun tamamından sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı, yönetim kurulu üyesi olduğu süre içerisinde (10 ay) ... A.Ş. veya kamu kurumları tarafından şirket hakkında herhangi bir takip yapılmadığı, krediyi kullandıran ve Fon’a devredilen ... A.Ş.’nin hiçbir zaman hissedarı veya kanuni temsilcisi olmadığı, dolayısıyla ... A.Ş.’nin kaynağını edindirmesi/edinmesi hususunun söz konusu olmadığı, banka kaynağının edindirildiği/edinildiği hususuna yönelik herhangi bir tespit yapılmadığı, kredi borçlusu ... Bankası A.Ş.’nin mevduat kabul etmeyen banka statüsünde olması nedeniyle asıl alacaklı olan ... A.Ş.’den kredi kullanılmasının 4389 sayılı Kanun’a aykırı olarak dolanlı işlem olarak nitelendirilemeyeceği, asıl borçlu şirketin borçları nedeniyle İcra İflas Kanunu uyarınca takip yapılması gerekirken 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapıldığı, Türk Borçlar Kanunu’na göre sözleşmeden kaynaklı alacaklar için 6183 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca takip yapılamayacağı, davalı idare tarafından 10/08/2001 tarihinde temlik alınan alacağın 2004 sayılı Kanun'a göre başlamış icra takibinden sarfınazar edilmediği, dolayısıyla alacağın 6183 sayılı Kanun'a göre takibinin yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.