‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2019/3196 K.2024/574

Esas No: 2019/3196 · Karar No: 2024/574 · Karar Tarihi: 07.02.2024
T.C. DANIŞTAY
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3196
Karar No:2024/574

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Görsel Yayınlar A.Ş.

...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşu tarafından, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri gereğince 2005 ve 2006 yıllarında ödemiş olduğu yıllık yayın izin ücretlerinin geri ödenmesi istemiyle 05/09/2016 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile 2005 ve 2006 yıllarında yayın izin ücreti olarak tahsil edilen toplam 180.015,00-TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber ödenmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 05/09/2016 tarihinde davalı idareye yapmış olduğu başvurunun, genel düzenleyici nitelikteki bir işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği hukuksal gerçeğinden hareketle kararın sonuçlarından kendisinin de yararlanması, geçmiş yıllarda mükerrer ödenen ücretlerin tarafına iadesi istemiyle yapıldığı ve başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında olduğu,
Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümü için bir düzenleyici işlemin yargı kararıyla iptal edilmesinin daha önce düzenleyici işleme karşı dava açmamış olan, fakat, iptal kararından yararlanmak üzere daha sonra 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında idareye başvuran kişiler yönünden geçmişe yönelik bir hak doğurup doğurmayacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği,
6112 sayılı Kanun'un ''Gelirlerin tahsili'' başlıklı 42. maddesinde yayın lisans ücreti, ticari iletişim gelirleri veya Kurum tarafından verilen idari para cezaları gibi muhtelif ücretlerin süresinde ödenmememesi halinde bu Üst Kurul gelirlerinin genel hükümler uyarınca tahsil edileceği ve Üst Kurul'ca yapılacak icra takiplerinde Ankara icra dairleri'nin yetkili olduğu yönünde düzenlemelerin yer alması nedeniyle Üst Kurul tarafından anılan gelirlerin tahsili amacıyla genel Kanun niteliği taşıyan Borçlar Kanunu uyarınca yetkili mahkemelerde dava açılabildiği ve İcra İflas Kanunu uyarınca icra takibi yapılabildiği gözetilerek taraflar arasında usulî eşitliğin sağlanmasını teminen Üst Kurul tarafından haksız yere tahsil edildiği yargı kararıyla ortaya çıkan ücretlerin iadesi ve iadenin kapsamına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde aynı hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiği,
Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararı ile iptal edildiği dikkate alındığında, Kurul tarafından yayın izni ücreti ve lisans ücreti adı altında tahsil edilen ücretlerin dayanağının yargı kararıyla ortadan kaldırıldığı, diğer bir anlatımla bahsi geçen ücretlerin tahsiline ilişkin sebebin sona erdiği, bir tarafın mal varlığında azalma, diğer tarafın mal varlığında ise artmanın söz konusu olduğu, yayıncı kuruluşun mal varlığındaki azalmanın ise Üst Kurul'un mal varlığındaki artıştan kaynaklandığı görüldüğünden, uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği,
Öte yandan, 2005 ve 2006 yıllarında mükerrer ödenen ücretlerin iadesi istemiyle 05/09/2016 tarihinde davalı idareye başvurulduğu dikkate alındığında sebepsiz zenginleşme kapsamında zamanaşımı noktasında da bir değerlendirmenin yapılması gerektiği,
Olayda, dava dilekçesi ekinde yer alan ödeme belgelerine göre; davacı yayın kuruluşunun yayın izin ücreti olarak 11/02/2005 tarihinde 20.000,00-TL, 02/03/2005 tarihinde 25.000,00-TL, 03/03/2005 tarihinde 90,00-TL, 21/02/2006 tarihinde 30.000,00-TL, 14/03/2006 tarihinde 30.000,00-TL, 22/03/2006 tarihinde 50.000,00-TL ve 24/03/2006 tarihinde 24.925,00-TL olmak üzere toplam 180.015,00-TL tutarında ödeme yaptığı dikkate alındığında, yayıncı kuruluşun mükerrer olarak ödediği ücretlerin iadesi istemiyle idareye başvurduğu 05/09/2016 tarihinden geriye doğru 10 yıldan daha önceki döneme isabet eden ödemelerin zamanaşımına uğradığı, diğer bir anlatımla 05/09/2006 tarihinden önce yapılan mükerrer ödemelerin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşıldığı,
Bu durumda; davacının Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince 2005 ve 2006 yıllarında mükerrer olarak ödemiş olduğu yıllık yayın izin ücretlerinin geri ödenmesine dair 05.09.2016 tarihli başvurusunun zımnen reddine dair işlemde söz konusu ödemelerin zamanaşımına uğraması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının 2005 ve 2006 yıllarında yayın izin ücreti olarak ödediği toplam 180.015,00-TL'nin yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı tahsilat yapılmasına sebep olan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 24/01/2006 tarihli kararı ile iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/05/2010 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, 2010 yılında iptal kararı kesinleşen Yönetmeliğe ilişkin 2006 yılında iade talebinde bulunulabilmesinin beklenemeyeceği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/06/2011 tarih ve E:2011/217, K:2011/616 sayılı kararında iade borcunun doğduğu anın iptal kararının kesinleştiği ana göre belirleneceğinin ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten geriye doğru hesaplanacağının açıkça belirtildiği, Yönetmeliğin iptali ile ilgili yargı sürecinin İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 06/05/2010 tarihli kararı ile neticelendiği, bu kararın taraflarınca haricen öğrenildiği, öğrenildiği anda başvuruda bulunulduğu, davalı idarenin talebini zımnen reddetmesi üzerine süresi içerisinde davasını ikame ettiği göz önünde bulundurulduğunda, hem 2 yıllık, hem de 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı idarenin mükerrer tahsilatının dayanağı olan Yönetmeliğin iptali ile ilgili yargılamanın uzaması ve bu kararın (2010 yılında) geç kesinleşmesi sebebiyle ilgili bedelleri geç talep etmelerinin sorumluluğunun taraflarına yüklenemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dava, davacı yayın kuruluşu tarafından, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri gereğince 2005 ve 2006 yıllarında ödemiş olduğu yıllık yayın izin ücretlerinin geri ödenmesi istemiyle 05/09/2016 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile 2005 ve 2006 yıllarında yayın izin ücreti olarak tahsil edilen toplam 180.015,00-TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber ödenmesi istemiyle açılmıştır.

Anayasa'nın ''Temel hak ve hürriyetlerin niteliği'' başlıklı 12. maddesinde, ''Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.'' hükmüne; ''Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması'' başlıklı 13. maddesinde, ''Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.'' hükmüne; ''Mülkiyet hakkı'' başlıklı 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.'' hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, 28/03/2002 tarih ve 24709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından yayıncı kuruluştan söz konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar ''yayın ücreti'' ve ''lisans ücreti'' adı altında iki farklı ücretin tahsil edildiği, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Dairemizin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararıyla tümünün iptal edildiği, davacı yayın kuruluşu tarafından yürütülen tek hizmete karşılık bahsi geçen Yönetmelik uyarınca yayın izin ücreti ve lisans ücreti adı altında mükerrer ücretlendirme yapıldığının yargı kararıyla ortaya çıktığından bahisle haksız yere tahsil edildiği belirtilerek 05/09/2016 tarihinde kayda giren dilekçe ile 2005 ve 2006 yıllarında ödemiş olduğu toplam 180.015,00-TL'nin yıllık yayın izin ücretlerinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle Kurul'a başvurulduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Anayasa’nın 35. maddesinde temel hak olarak güvence altına alınmış olan "mülkiyet hakkı", kişiye, başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır. Anayasa’ya göre bu hakka ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebilir.

Mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı haklarını kapsamaktadır. Bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir “alacak” iddiasını elde etmeye yönelik meşru bir beklenti, Anayasa’nın mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir. Ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olup bu sözleşme gereğince imzalanan ek protokolleri de imzalayarak bu protokollerdeki hakları da güvence altına alacağını taahhüt etmiştir. Ek 1 Nolu protokolde mülkiyet hakkı ile ilgili düzenlemeler getirilmiş olup AİHM'in yerleşik içtihatlarında da "alacak hakkı" mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmektedir (Luca/İtalya, 24/09/2013 tarihli karar).

Bu durumda, yargı kararıyla iptaline karar verilen Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edilen ücretler nedeniyle davacı yayın kuruluşu lehine bir alacak hakkının doğduğu, Anayasa'nın anılan hükümleri gereği alacak hakkının bir mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmesi ve mülkiyet hakkının sınırlanabilmesi için öncelikle bu hususa ilişkin düzenlemelerin Kanunlarda yer alması gerektiği, özünde mülkiyet hakkını sınırlayan zamanaşımı müessesesine ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün Kanunla getirilmiş bir düzenlemenin hukuk sistemimizde bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir süreye bağlı olmaksızın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edildiği anlaşılan ücretlerin tamamının idareye başvuru tarihi olan 14/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle geri ödenmesi gerektiği, öte yandan özel hukuktan kaynaklanan borç ilişkilerini genel olarak düzenleyen Borçlar Kanunu'nun, zamanaşımına ilişkin hükümlerinin ise, kamu kurum ve kuruluşları ile kişiler arasındaki ilişkilerden doğan ihtilaflarda kıyas yoluyla uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?