Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2019/2966 K.2024/1580
Özet: (1) Uyuşmazlık, davacının uygulanan fon alacağı ödeme emrinin iptali için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen emrin ve 24.766.542,60 TL tutarındaki toplam borcun gözden geçirilmesi ve ilgili offshore banka aracılığıyla yapılan işlemlerin sorumluluğunun belirlenmesi üzerine kurulmuştur. (2) Mahkeme, Bölge İdare Mahkemesi kararını onaylayarak, temyiz giderlerini davacının üzerine bırakmaya, posta gideri avansının artan kısmını iade etmeye ve kararın ilgili taraflara bildirilmeye karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2966
Karar No:2024/1580
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Fon alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarihli, ... sayılı ve 24.766.542,60-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, ... A.Ş.'nin hakim ortağı olan ... ve Ticaret A.Ş.'de yönetim kurulu başkan vekili olarak ve ... A.Ş.'de de denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, Bakanlar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... A.Ş.’nin 4389 sayılı (Mülga) Bankalar Kanunu’nun 14. maddesine istinaden Fon'a devredildiği;
... Offshore Ltd. ismiyle kurulan offshore bankasının, banka kaynaklarını kısa bir süre içerisinde ... ve bankanın diğer hakim ortaklarına edindirmek amacıyla kurulduğu, banka imkânlarının kullanılarak sistemli bir biçimde kaynaklarının edindirilmesine yönelik işlem ve eylemler neticesinde meydana gelen zararlardan banka hakim ortaklarının sorumluluğunun bulunduğu, hakim ortaklardan tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan miktarların ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda kanuni temsilcilerinden takip edilebileceği göz önüne alındığında, davacının, ... Offshore Bankası aracılığıyla banka kaynaklarının edinildiği/edindirildiği yaklaşık dört aylık dönem boyunca anılan şirkette kanuni temsilci olarak görev yaptığından, ilgili şirketin bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak elinde bulundurduğunun tespit edilerek, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda görev süresi içerisinde anılan Fon alacağının tamamından sorumlu tutulabileceği;
Bu durumda, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda banka kaynaklarının edinildiği/edindirildiği dönemde görevde bulunduğu konusunda şüphe bulunmayan davacının kanuni temsilcisi olarak görev yaptığı şirkete, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 15/05/2014 tarih ve 2014/118 sayılı kararı doğrultusunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin yargı kararlarında taraf olmadığı, borç üstlenme sözleşmesi uyarınca ödenen paranın talep edilemeyeceği, davalı idarece yapılan ödemelerin Fon alacağı/Hazine alacağı niteliği taşımadığı, bahse konu ödemelerin muhatabının .../... Bank olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre takip yapılamayacağı, görev süresinin sona ermesinden çok sonra tesis edilen işlemin Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2019/2966
Karar No:2024/1580
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Fonu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Fon alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarihli, ... sayılı ve 24.766.542,60-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, ... A.Ş.'nin hakim ortağı olan ... ve Ticaret A.Ş.'de yönetim kurulu başkan vekili olarak ve ... A.Ş.'de de denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, Bakanlar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... A.Ş.’nin 4389 sayılı (Mülga) Bankalar Kanunu’nun 14. maddesine istinaden Fon'a devredildiği;
... Offshore Ltd. ismiyle kurulan offshore bankasının, banka kaynaklarını kısa bir süre içerisinde ... ve bankanın diğer hakim ortaklarına edindirmek amacıyla kurulduğu, banka imkânlarının kullanılarak sistemli bir biçimde kaynaklarının edindirilmesine yönelik işlem ve eylemler neticesinde meydana gelen zararlardan banka hakim ortaklarının sorumluluğunun bulunduğu, hakim ortaklardan tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan miktarların ise 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda kanuni temsilcilerinden takip edilebileceği göz önüne alındığında, davacının, ... Offshore Bankası aracılığıyla banka kaynaklarının edinildiği/edindirildiği yaklaşık dört aylık dönem boyunca anılan şirkette kanuni temsilci olarak görev yaptığından, ilgili şirketin bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak elinde bulundurduğunun tespit edilerek, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda görev süresi içerisinde anılan Fon alacağının tamamından sorumlu tutulabileceği;
Bu durumda, 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda banka kaynaklarının edinildiği/edindirildiği dönemde görevde bulunduğu konusunda şüphe bulunmayan davacının kanuni temsilcisi olarak görev yaptığı şirkete, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 15/05/2014 tarih ve 2014/118 sayılı kararı doğrultusunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davalı idarenin yargı kararlarında taraf olmadığı, borç üstlenme sözleşmesi uyarınca ödenen paranın talep edilemeyeceği, davalı idarece yapılan ödemelerin Fon alacağı/Hazine alacağı niteliği taşımadığı, bahse konu ödemelerin muhatabının .../... Bank olduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre takip yapılamayacağı, görev süresinin sona ermesinden çok sonra tesis edilen işlemin Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.