Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2018/3554 K.2023/4997
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3554
Karar No:2023/4997
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.
(Eski Unvan: ... İletişim Hizmetleri A.Ş.)
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2017 yılı için numara kullanım hakkı ücreti olarak belirlenen 856.397,11-TL'nin Hazine Müsteşarlığı'nın ilgili banka hesabına yatırılmasının istenilmesine ilişkin 18/01/2017 tarihli işlemin 852.236,59-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin elektronik haberleşme hizmetlerini iki ayrı imtiyaz sözleşmesi çerçevesinde yürüttüğü, bunlardan birincisinin "GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi" olduğu, anılan sözleşmenin "Frekans Tahsisi" başlıklı 12. maddesinde lisans ücretinin dışında Kurumun uyguladığı frekans ruhsat ve kullanım ücretlerinin işletmeci tarafından ödeneceğinin belirtildiği, ikincisinin ise 5809 sayılı Kanun'un yayım tarihinden sonra imzalanan "IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi" olduğu, anılan Sözleşmenin 46. maddesinde de işletmecinin, bu sözleşme kapsamındaki faaliyetlerini yürütürken bu sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde Kurum düzenlemelerine uymakla yükümlü tutulduğu;
Bu durumda, 5809 sayılı Kanun, Elektrik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği ve imtiyaz sözleşmelerinin ilgili hükümleri çerçevesinde kendisine tahsis edilen kaynakların karşılığı olan kullanım hakkı ücretlerini ödemekle yükümlü olan davacı şirketin, 5809 sayılı Kanun öncesinde tahsis edilmiş olsa dahi, anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da kullanılmaya devam edilen numaralar nedeniyle kullanım hakkı ücreti ödemesi gerektiğinden, davacı şirkete tahsisli numaralara ilişkin olarak 2017 yılı için hesaplanan numara kullanım hakkı ücretinin 31/01/2017 tarihine kadar Hazine Müsteşarlığı'nın ilgili banka hesabına yatırılmasının istenilmesine ilişkin işlemin dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin şekil ve tebligat usulü yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, davalı idarenin, numara kullanım hakkı ücretinin ilgili banka hesabına yatırılmasının davacı şirketten istenilmesine ilişkin olarak tesis ettiği işlemin, mevzuatta belli bir şekil şartına bağlanmadığı ve tebliğ usulü öngörülmediğinden anılan iddialara itibar edilmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5809 sayılı Kanun'dan önce tahsis edilen kaynaklar için kanun hükümlerinin geçmişe etkili olacak şekilde yürütülmesine dair açık bir hüküm bulunmadığı, 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce tahsis edilen kaynaklar için kullanım hakkı ücreti tahsil etmesinin 5809 sayılı Kanun'un lafzına, kanun koyucunun iradesine ve idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin şekil şartı yönünden hukuka aykırı olduğunun dikkate alınmadığı ve kararda bunun gerekçelendirilmediği, Anayasa'nın 73. maddesi uyarınca mali mükellefiyetlerin ancak kanunla konulup değiştirilebildiği, dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 5809 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin yürürlük tarihinden sonra kullanımda olan numaralar için işletmecilerden kullanım hakkı ücreti talep edilmeye başlanıldığı, bu uygulamayla geçmişe yürümezlik ilkesinin ihlâl edilmediği, dava konusu işlemin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu, davalı idarece talep edilen ücretin aşırı mali külfet getirdiği görüşünde ise, ücretine katlanmadığı kıt kaynakları ilgili mevzuat çerçevesinde devlete iade edebilme hakkının da bulunduğu, kullanım hakkı ücretlerinin tahakkuku için davalı idarenin işletmecilere bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, dava konusu işlemin şekil unsuru bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/3554
Karar No:2023/4997
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.
(Eski Unvan: ... İletişim Hizmetleri A.Ş.)
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
**VEKİLLERİ:** Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2017 yılı için numara kullanım hakkı ücreti olarak belirlenen 856.397,11-TL'nin Hazine Müsteşarlığı'nın ilgili banka hesabına yatırılmasının istenilmesine ilişkin 18/01/2017 tarihli işlemin 852.236,59-TL'lik kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin elektronik haberleşme hizmetlerini iki ayrı imtiyaz sözleşmesi çerçevesinde yürüttüğü, bunlardan birincisinin "GSM 1800 Sayısal Hücresel Mobil Telefon Sistemi Kurulması ve İşletilmesi ile İlgili Lisans Verilmesine İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi" olduğu, anılan sözleşmenin "Frekans Tahsisi" başlıklı 12. maddesinde lisans ücretinin dışında Kurumun uyguladığı frekans ruhsat ve kullanım ücretlerinin işletmeci tarafından ödeneceğinin belirtildiği, ikincisinin ise 5809 sayılı Kanun'un yayım tarihinden sonra imzalanan "IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi" olduğu, anılan Sözleşmenin 46. maddesinde de işletmecinin, bu sözleşme kapsamındaki faaliyetlerini yürütürken bu sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde Kurum düzenlemelerine uymakla yükümlü tutulduğu;
Bu durumda, 5809 sayılı Kanun, Elektrik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği ve imtiyaz sözleşmelerinin ilgili hükümleri çerçevesinde kendisine tahsis edilen kaynakların karşılığı olan kullanım hakkı ücretlerini ödemekle yükümlü olan davacı şirketin, 5809 sayılı Kanun öncesinde tahsis edilmiş olsa dahi, anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da kullanılmaya devam edilen numaralar nedeniyle kullanım hakkı ücreti ödemesi gerektiğinden, davacı şirkete tahsisli numaralara ilişkin olarak 2017 yılı için hesaplanan numara kullanım hakkı ücretinin 31/01/2017 tarihine kadar Hazine Müsteşarlığı'nın ilgili banka hesabına yatırılmasının istenilmesine ilişkin işlemin dava konusu edilen kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin şekil ve tebligat usulü yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, davalı idarenin, numara kullanım hakkı ücretinin ilgili banka hesabına yatırılmasının davacı şirketten istenilmesine ilişkin olarak tesis ettiği işlemin, mevzuatta belli bir şekil şartına bağlanmadığı ve tebliğ usulü öngörülmediğinden anılan iddialara itibar edilmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5809 sayılı Kanun'dan önce tahsis edilen kaynaklar için kanun hükümlerinin geçmişe etkili olacak şekilde yürütülmesine dair açık bir hüküm bulunmadığı, 5809 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce tahsis edilen kaynaklar için kullanım hakkı ücreti tahsil etmesinin 5809 sayılı Kanun'un lafzına, kanun koyucunun iradesine ve idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesine aykırı olduğu, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin şekil şartı yönünden hukuka aykırı olduğunun dikkate alınmadığı ve kararda bunun gerekçelendirilmediği, Anayasa'nın 73. maddesi uyarınca mali mükellefiyetlerin ancak kanunla konulup değiştirilebildiği, dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 5809 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin yürürlük tarihinden sonra kullanımda olan numaralar için işletmecilerden kullanım hakkı ücreti talep edilmeye başlanıldığı, bu uygulamayla geçmişe yürümezlik ilkesinin ihlâl edilmediği, dava konusu işlemin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu, davalı idarece talep edilen ücretin aşırı mali külfet getirdiği görüşünde ise, ücretine katlanmadığı kıt kaynakları ilgili mevzuat çerçevesinde devlete iade edebilme hakkının da bulunduğu, kullanım hakkı ücretlerinin tahakkuku için davalı idarenin işletmecilere bildirim yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, dava konusu işlemin şekil unsuru bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.