Danıştay13. DaireTicaret Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2018/152 K.2023/5085
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/152
Karar No:2023/5085
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu (E- Tebligat)
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (d) bendi uyarınca 194.543,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin dava dışı adı geçen şirketlerden akaryakıt alımı gerçekleştirdiğinin sabit ve ihtilafsız olduğu dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirket tarafından, dava konusu işleme dayanak teşkil eden Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği, idari para cezasının dayanaksız kaldığı iddia edilmekte ise de, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı yürürlüğe girinceye kadar 5015 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uygulanacağından davacının anılan iddiasına itibar edilmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaları alt bendi ve aynı fıkranın (d) bendi uyarınca tesis edildiği, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün, bendin (3) numaları alt bendindeki "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararı ile, iptali istenilen maddenin, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceği, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş olmasının öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme yapması için olanak tanımak ve ortada hukuki boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğu, yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağı, Anayasa'nın 153. maddesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararının 03/02/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu durumda, davacıya verilen idari para cezasının yasal dayanağının Anayasa'ya ve hukuka aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı ile ortaya konulduğundan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, petrol piyasasında cezanın caydırıcılığı sağlanması açısından adil ve eşit olmak için Kurul tarafından üst sınırdan ceza takdir edildiği, idari para cezasının ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olmadığı, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin sözleşmeli dağıtım firmasının ... Akaryakıt Dağıtım Pazarlama A.Ş. olduğu, davacı şirketten 2013 Ocak-2015 Mart dönemine ilişkin olarak BA-BS formları ve bu formlarda yer alan işletmelere ait faturaların bir örneğinin istenilmesi üzerine gönderilen belgelerden, davacı şirketin 2013 yılı Mart ayında ...İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den iki defa; 2013 yılı Mayıs ayında ... Ürünleri Turizm Gıda Tarım Mermer Maden Otomotiv Pazarlama Nakliyat İmalat İthalat İhracat Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'den iki defa; 2013 Mart-2015 Mart aylarında … Nakliye Otobüs İşletmesi İnşaat Malzemeleri ve Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den toplam KDV hariç 2.390.899,00-TL'lik motorin satın aldığının tespit edildiği, bu tespit esas alınarak davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ve (d) bendi uyarınca dava konusu Kurul kararıyla idarî para cezası verildiği, anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetlerini yürütecekleri; aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapmama ile yükümlü olduğu; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 8. maddenin ihlâli hâlinde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği; aynı fıkranın (d) bendinde de, bayiler için (c) bendinde yer alan cezanın beşte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararda bahsi geçen dava konusu idari para cezasının uygulanmasına dayanak alınan Kanun maddesinin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden iptal edilmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek işlemin iptaline hükmedilmiş ise de, davacı hakkında dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmâl etmesi şeklinde isnat olunan fiil nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının (a) bendinin ihlâl edildiği gerekçesiyle idari para cezası uygulandığından, dava konusu işlemin anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi açısından Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gerekçe gösterilerek iptaline karar verilmesinde hukuken isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dava konusu işleme dayanak alınan aynı Kanun maddesinin 8. maddesinin 1. fıkrası yönünden de işlemin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın karara bağlanması gerekmektedir.
Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetlerini yürütecekleri belirtilmiş; Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen ikinci fıkrasının (a) bendinde ise, bayilerin lisanslarının devamı süresince bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.
Bir fiilin işlenmesi sonucunda ilgililere ceza uygulanabilmesi için söz konusu fiilin kanunda açıkça kabahat veya suç olarak tanımlanması, somut olarak tarif edilen fiilin de kanunda belirtilen soyut karşılığına uygun olması yani tipiklik şartını sağlaması gerekmektedir. İsnat olunan fiil kanunda belirtilen kuralın kapsamında değilse yani tipiklik unsurunu taşımıyorsa, söz konusu kuralın ihlâli dolayısıyla ceza uygulanması mümkün olmayacaktır.
Bu kapsamda uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü; Kurul kararı ile davacıya isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı göz önüne alındığında, davacı hakkında isnat olunan fiil ile idari para cezası verilmesine dayanak olarak alınan Kanundaki kural örtüşmediğinden, davacıya 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasına dayanılarak idari para cezası verilemeyeceğinden, dava konusu idari para cezasının anılan fıkra açısından da hukuka uygunluk taşımadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/152
Karar No:2023/5085
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu (E- Tebligat)
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
**VEKİLİ:** Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı fıkranın (d) bendi uyarınca 194.543,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin dava dışı adı geçen şirketlerden akaryakıt alımı gerçekleştirdiğinin sabit ve ihtilafsız olduğu dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirket tarafından, dava konusu işleme dayanak teşkil eden Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği, idari para cezasının dayanaksız kaldığı iddia edilmekte ise de, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı yürürlüğe girinceye kadar 5015 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uygulanacağından davacının anılan iddiasına itibar edilmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, dava konusu işlemin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaları alt bendi ve aynı fıkranın (d) bendi uyarınca tesis edildiği, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün, bendin (3) numaları alt bendindeki "8. maddenin ihlâli" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararı ile, iptali istenilen maddenin, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeyeceği, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş olmasının öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak, yeni bir düzenleme yapması için olanak tanımak ve ortada hukuki boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğu, yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağı, Anayasa'nın 153. maddesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararının 03/02/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu durumda, davacıya verilen idari para cezasının yasal dayanağının Anayasa'ya ve hukuka aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararı ile ortaya konulduğundan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, petrol piyasasında cezanın caydırıcılığı sağlanması açısından adil ve eşit olmak için Kurul tarafından üst sınırdan ceza takdir edildiği, idari para cezasının ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olmadığı, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin sözleşmeli dağıtım firmasının ... Akaryakıt Dağıtım Pazarlama A.Ş. olduğu, davacı şirketten 2013 Ocak-2015 Mart dönemine ilişkin olarak BA-BS formları ve bu formlarda yer alan işletmelere ait faturaların bir örneğinin istenilmesi üzerine gönderilen belgelerden, davacı şirketin 2013 yılı Mart ayında ...İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den iki defa; 2013 yılı Mayıs ayında ... Ürünleri Turizm Gıda Tarım Mermer Maden Otomotiv Pazarlama Nakliyat İmalat İthalat İhracat Ticaret Sanayi Ltd. Şti.'den iki defa; 2013 Mart-2015 Mart aylarında … Nakliye Otobüs İşletmesi İnşaat Malzemeleri ve Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den toplam KDV hariç 2.390.899,00-TL'lik motorin satın aldığının tespit edildiği, bu tespit esas alınarak davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi ve (d) bendi uyarınca dava konusu Kurul kararıyla idarî para cezası verildiği, anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin 1. fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetlerini yürütecekleri; aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapmama ile yükümlü olduğu; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 8. maddenin ihlâli hâlinde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği; aynı fıkranın (d) bendinde de, bayiler için (c) bendinde yer alan cezanın beşte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararda bahsi geçen dava konusu idari para cezasının uygulanmasına dayanak alınan Kanun maddesinin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden iptal edilmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek işlemin iptaline hükmedilmiş ise de, davacı hakkında dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmâl etmesi şeklinde isnat olunan fiil nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasının (a) bendinin ihlâl edildiği gerekçesiyle idari para cezası uygulandığından, dava konusu işlemin anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi açısından Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gerekçe gösterilerek iptaline karar verilmesinde hukuken isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dava konusu işleme dayanak alınan aynı Kanun maddesinin 8. maddesinin 1. fıkrası yönünden de işlemin hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle uyuşmazlığın karara bağlanması gerekmektedir.
Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetlerini yürütecekleri belirtilmiş; Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen ikinci fıkrasının (a) bendinde ise, bayilerin lisanslarının devamı süresince bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.
Bir fiilin işlenmesi sonucunda ilgililere ceza uygulanabilmesi için söz konusu fiilin kanunda açıkça kabahat veya suç olarak tanımlanması, somut olarak tarif edilen fiilin de kanunda belirtilen soyut karşılığına uygun olması yani tipiklik şartını sağlaması gerekmektedir. İsnat olunan fiil kanunda belirtilen kuralın kapsamında değilse yani tipiklik unsurunu taşımıyorsa, söz konusu kuralın ihlâli dolayısıyla ceza uygulanması mümkün olmayacaktır.
Bu kapsamda uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü; Kurul kararı ile davacıya isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı göz önüne alındığında, davacı hakkında isnat olunan fiil ile idari para cezası verilmesine dayanak olarak alınan Kanundaki kural örtüşmediğinden, davacıya 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasına dayanılarak idari para cezası verilemeyeceğinden, dava konusu idari para cezasının anılan fıkra açısından da hukuka uygunluk taşımadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 27/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.