Danıştay12. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 12. Daire E.2024/784 K.2024/348
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/784
Karar No : 2024/348
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2012 Kamu Personel Seçme Sınavında (2012-KPSS Önlisans) kendisinin yerine bir başkasını sınava soktuğunun tespit edilmesi üzerine 6114 sayılı Kanun'un 10. maddesinin beşinci fıkrası gereğince 2012-KPSS Önlisans sınavının iptal edilmesine ve bu sınavın yapıldığı tarihten itibaren iki (2) yıl süre ile ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılacak hiçbir sınava ve yerleştirmeye başvurusunun kabul edilmemesine ve sınavlara girememesine ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacı hakkında 6114 sayılı Ölçme, Seçme Ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının eyleminin 6114 sayılı Kanun'un 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde tanımlanan suçu oluşturduğu ve sabit görülen suç yönünden dava zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davanın düşmesine karar verildiği; söz konusu yargılama dosyasının incelenmesinden, davacının, Kamu Personeli Seçme ve Yerleştirme Sınavına kendisi yerine başkasını soktuğu ve Ankara ilinde infaz koruma memuru olarak görev yaptığı yönündeki kimliği meçhul bir kişinin ihbarı üzerine ÖSYM ile yapılan yazışma ve Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde, davacının 22/09/2012 tarihli Önlisans cevap kağıdı üzerindeki el yazısı ile mukayese yazıları arasında fark görüldüğü, cevap kağıdındaki yazıların davacının elinden çıkmadığı tespitlerine yer verildiği; 6114 sayılı Kanun hükümleri kapsamında, davalı idare tarafından yapılan sınavda, kendi yerine bir başkasının sınava girmesine katkı sağlama fiilini işlediği tespit edilen adayın, bu oturumlardan oluşan sınavının iptal edileceğinin anlaşıldığı; bu durumda, yukarıda aktarılan kovuşturma dosyası kapsamında yapılan kriminal incelemede yer verilen tespitler ile dosyada yer alan mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının ilgili sınavlara kendisi yerine bir başkasını soktuğu, bu durumun mevcut delillerle sabit olduğu, dolayısıyla davacının 2012-KPSS Önlisans Sınavının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sınavlara başkasını sokmasının söz konusu olmadığı, sınav sırasında ilgili yerlere imzaların kendisi tarafından atılmasına rağmen imza konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığı, davalı idare varsayımlarının dayanak yapılarak kendi iddialarının dikkate alınmadığı, hakkında açılan ceza davasında zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği, kimliği meçhul kişi tarafından yapılan asılsız ihbar üzerine gerek davalı kurum incelemesinde, gerekse de ceza yargılaması sırasında sınava başkasının girmesine katkı sağladığı hususunun her türlü şüpheden uzak bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, 2012 yılındaki sınav sonucuna göre yapılan yerleştirmeye istinaden halen infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığı, işlemin hatalı değerlendirmeye dayandığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi kapsamında ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava konusu edilen işlemin 21/11/2023 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine dava açma süresi geçtikten sonra dava açıldığı; esasa ilişkin olarak ise, davacı adına sınava başka bir şahsın girdiğinin tespit edildiği, mevzuat hükmü uyarınca hileli davranışlarla sınava girenlerin sınavının iptal edilmesinin gerektiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca gereği görüşüldü; davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin olarak, 06/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/784
Karar No : 2024/348
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2012 Kamu Personel Seçme Sınavında (2012-KPSS Önlisans) kendisinin yerine bir başkasını sınava soktuğunun tespit edilmesi üzerine 6114 sayılı Kanun'un 10. maddesinin beşinci fıkrası gereğince 2012-KPSS Önlisans sınavının iptal edilmesine ve bu sınavın yapıldığı tarihten itibaren iki (2) yıl süre ile ÖSYM Başkanlığı tarafından yapılacak hiçbir sınava ve yerleştirmeye başvurusunun kabul edilmemesine ve sınavlara girememesine ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; davacı hakkında 6114 sayılı Ölçme, Seçme Ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının eyleminin 6114 sayılı Kanun'un 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde tanımlanan suçu oluşturduğu ve sabit görülen suç yönünden dava zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davanın düşmesine karar verildiği; söz konusu yargılama dosyasının incelenmesinden, davacının, Kamu Personeli Seçme ve Yerleştirme Sınavına kendisi yerine başkasını soktuğu ve Ankara ilinde infaz koruma memuru olarak görev yaptığı yönündeki kimliği meçhul bir kişinin ihbarı üzerine ÖSYM ile yapılan yazışma ve Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde, davacının 22/09/2012 tarihli Önlisans cevap kağıdı üzerindeki el yazısı ile mukayese yazıları arasında fark görüldüğü, cevap kağıdındaki yazıların davacının elinden çıkmadığı tespitlerine yer verildiği; 6114 sayılı Kanun hükümleri kapsamında, davalı idare tarafından yapılan sınavda, kendi yerine bir başkasının sınava girmesine katkı sağlama fiilini işlediği tespit edilen adayın, bu oturumlardan oluşan sınavının iptal edileceğinin anlaşıldığı; bu durumda, yukarıda aktarılan kovuşturma dosyası kapsamında yapılan kriminal incelemede yer verilen tespitler ile dosyada yer alan mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının ilgili sınavlara kendisi yerine bir başkasını soktuğu, bu durumun mevcut delillerle sabit olduğu, dolayısıyla davacının 2012-KPSS Önlisans Sınavının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sınavlara başkasını sokmasının söz konusu olmadığı, sınav sırasında ilgili yerlere imzaların kendisi tarafından atılmasına rağmen imza konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığı, davalı idare varsayımlarının dayanak yapılarak kendi iddialarının dikkate alınmadığı, hakkında açılan ceza davasında zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiği, kimliği meçhul kişi tarafından yapılan asılsız ihbar üzerine gerek davalı kurum incelemesinde, gerekse de ceza yargılaması sırasında sınava başkasının girmesine katkı sağladığı hususunun her türlü şüpheden uzak bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, 2012 yılındaki sınav sonucuna göre yapılan yerleştirmeye istinaden halen infaz ve koruma memuru olarak görev yaptığı, işlemin hatalı değerlendirmeye dayandığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak, uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi kapsamında ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ve dava konusu edilen işlemin 21/11/2023 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine dava açma süresi geçtikten sonra dava açıldığı; esasa ilişkin olarak ise, davacı adına sınava başka bir şahsın girdiğinin tespit edildiği, mevzuat hükmü uyarınca hileli davranışlarla sınava girenlerin sınavının iptal edilmesinin gerektiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/B maddesi uyarınca gereği görüşüldü; davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca kesin olarak, 06/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.