Danıştay12. DaireAile Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2023/785 K.2025/4319
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/785
Karar No : 2025/4319
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:...; K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bitlis İl Özel İdaresinde uzman olarak görev yapan davacının, 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında mazeretsiz ve kesintisiz olarak 12 gün süreyle göreve gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının 06/11/2019 tarihinde Ankara 29 Mayıs Devlet Hastanesinde muayene olduğu ve bu durumdan kurum amirini bilgilendirdiği, 06/11/2019 tarihinden sonra davacı hakkında tutanak tutulan 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihlerine ilişkin olarak davalı idareye herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı, davacı tarafından, 06/11/2019 tarihinde olduğu muayene sonrasında, aynı tarihte çektirdiği ultrason sonucunu göstermek için tekrar hastaneye giderek muayene olduğu ve eşinin aniden rahatsızlanmasından dolayı 07/11/2019 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesine götürmek zorunda kaldığının ileri sürülmesi üzerine, 13/05/2020 tarihli ara kararla; Ankara 29 Mayıs Devlet Hastanesinden ve Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinden, davacının ve eşinin 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında, hastanelerinde tedavi olduğuna dair tüm bilgi ve belgelerin (Düzenlenen sağlık kurulu raporları, hastaneye ve/veya acile giriş-çıkış kayıtları vb.) aslı ya da onaylı - okunaklı örneğinin istenildiği, gönderilen bilgi ve belgelerden; davacının eşinin, 07/11/2019 tarihinde başvuru kaydına rastlanıldığı, davacının kendisinin ise 13/11/2019 tarihinde muayene olduğu belirtilerek, buna ilişkin epikriz formlarının gönderildiği, dolayısıyla davacının kesintisiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediği ileri sürülen 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında 13/11/2019 tarihinde geçerli bir mazeret ile gelmeme durumunun kesintiye uğradığı, dolayısıyla davacının 13/11/2019 tarihinde işe gelmemesinde kabul edilebilir haklı bir mazeretin olduğundan, 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında kesintisiz ve mazeretsiz göreve gelmeme şartının oluşmadığı, diğer taraftan; davacının göreve gelmediği 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi şartlarının birlikte gerçekleşmediği açık olup, bu durumda; "'İzinsiz ve mazeretsiz olma" durumu gerçekleşmediğinden, 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca müstafi sayılarak görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 12 gün aralıksız olarak göreve gelmediğinin tutulan tutanaklar ile sabit olduğu, olayda mazeretin var olup olmadığı ve idarece bu mazeretin kabul edilip edilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılabilmesi için mazeretin idareye bildirilmesi gerektiği, her ne kadar, hastane kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının mazeretli olarak göreve gelmediğine karar verilmiş ise de; bu süreçten idarenin şifahi olarak dahi bilgilendirilmediği, davacının görevi terk ettiği 10 günlük süre zarfında, çalıştığı il dışında bulunan bir başka hastaneden tek güne ilişkin olarak almış olduğu muayene giriş evrakının, mazeret halinin kabulü için yeterli olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davacının muayene olmak amacıyla Ankara 29 Mayıs Devlet Hastanesinde bulunduğu 13/11/2019 tarihine ilişkin olarak herhangi bir sağlık raporu düzenlenmediği, bu tarihte izinli olduğuna ya da muayene öncesinde ya da sonrasında mesaide bulunduğuna ilişkin bilgi ve belgenin de bulunmadığı, mazeretsiz ve kesintisiz olarak 12 gün göreve gelmediği usulüne uygun olarak tutulan tutanaklarla sabit olan davacının Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, ''işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, " işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/785
Karar No : 2025/4319
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:...; K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bitlis İl Özel İdaresinde uzman olarak görev yapan davacının, 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında mazeretsiz ve kesintisiz olarak 12 gün süreyle göreve gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davacının 06/11/2019 tarihinde Ankara 29 Mayıs Devlet Hastanesinde muayene olduğu ve bu durumdan kurum amirini bilgilendirdiği, 06/11/2019 tarihinden sonra davacı hakkında tutanak tutulan 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihlerine ilişkin olarak davalı idareye herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı, davacı tarafından, 06/11/2019 tarihinde olduğu muayene sonrasında, aynı tarihte çektirdiği ultrason sonucunu göstermek için tekrar hastaneye giderek muayene olduğu ve eşinin aniden rahatsızlanmasından dolayı 07/11/2019 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesine götürmek zorunda kaldığının ileri sürülmesi üzerine, 13/05/2020 tarihli ara kararla; Ankara 29 Mayıs Devlet Hastanesinden ve Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinden, davacının ve eşinin 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında, hastanelerinde tedavi olduğuna dair tüm bilgi ve belgelerin (Düzenlenen sağlık kurulu raporları, hastaneye ve/veya acile giriş-çıkış kayıtları vb.) aslı ya da onaylı - okunaklı örneğinin istenildiği, gönderilen bilgi ve belgelerden; davacının eşinin, 07/11/2019 tarihinde başvuru kaydına rastlanıldığı, davacının kendisinin ise 13/11/2019 tarihinde muayene olduğu belirtilerek, buna ilişkin epikriz formlarının gönderildiği, dolayısıyla davacının kesintisiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediği ileri sürülen 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında 13/11/2019 tarihinde geçerli bir mazeret ile gelmeme durumunun kesintiye uğradığı, dolayısıyla davacının 13/11/2019 tarihinde işe gelmemesinde kabul edilebilir haklı bir mazeretin olduğundan, 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında kesintisiz ve mazeretsiz göreve gelmeme şartının oluşmadığı, diğer taraftan; davacının göreve gelmediği 07/11/2019 - 22/11/2019 tarihleri arasında kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi şartlarının birlikte gerçekleşmediği açık olup, bu durumda; "'İzinsiz ve mazeretsiz olma" durumu gerçekleşmediğinden, 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca müstafi sayılarak görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 12 gün aralıksız olarak göreve gelmediğinin tutulan tutanaklar ile sabit olduğu, olayda mazeretin var olup olmadığı ve idarece bu mazeretin kabul edilip edilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılabilmesi için mazeretin idareye bildirilmesi gerektiği, her ne kadar, hastane kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının mazeretli olarak göreve gelmediğine karar verilmiş ise de; bu süreçten idarenin şifahi olarak dahi bilgilendirilmediği, davacının görevi terk ettiği 10 günlük süre zarfında, çalıştığı il dışında bulunan bir başka hastaneden tek güne ilişkin olarak almış olduğu muayene giriş evrakının, mazeret halinin kabulü için yeterli olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davacının muayene olmak amacıyla Ankara 29 Mayıs Devlet Hastanesinde bulunduğu 13/11/2019 tarihine ilişkin olarak herhangi bir sağlık raporu düzenlenmediği, bu tarihte izinli olduğuna ya da muayene öncesinde ya da sonrasında mesaide bulunduğuna ilişkin bilgi ve belgenin de bulunmadığı, mazeretsiz ve kesintisiz olarak 12 gün göreve gelmediği usulüne uygun olarak tutulan tutanaklarla sabit olan davacının Devlet memurluğundan çekilmiş sayılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, ''işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, " işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/10/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.