‹ Ana sayfa
Danıştay 12. Daire İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2023/4249 K.2024/188

Esas No: 2023/4249 · Karar No: 2024/188 · Karar Tarihi: 23.01.2024
Özet: Uyuşmazlık, Van Özalp Devlet Hastanesi’nde tabip olarak yerleştirilen davacının güvenlik soruşturması nedeniyle atamasının yapılmaması ve bu nedenle idarenin hizmet kusuru nedeniyle açılan parasal hak talebini içermektedir. Mahkeme, idari mahkemenin iptal kararının davacının doğrudan atanmasına yol açmadığını, bu nedenle geçmişe dönük parasal hak talebinde bulunulamayacağını hükmederek başvuruyu reddetmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE
Esas No: 2023/4249
Karar No: 2024/188

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri ...

Hukuk Müşaviri Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Van Özalp Devlet Hastanesi'ne tabip olarak yerleştirilen davacının, güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptali üzerine göreve başladığı, göreve geç başlamasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan, yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen iptal kararının, davacının doğrudan kamu görevlisi olarak atanması sonucunu doğuracak nitelikte olmadığı, dolayısı ile söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe yönelik bir parasal hak talebinde bulunulmasına da imkan bulunmadığı ve davacının atamasının idarenin takdir yetkisi ile yapıldığı, bu yönüyle davacı açısından oluşmuş bir zararın varlığından da söz edilemeyeceği, bu durumda, uyuşmazlık konusu olayda, davalı idareye atfedilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı gibi uyuşmazlık bakımından kusursuz sorumluluk ilke ve esaslarının da uygulanma kabiliyeti olmadığından, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusu kesin olarak reddedilmiştir.

Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verildiği, davacının tabip olarak geç atanması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının 100.000-TL'nin çok üzerinde olduğu ve İdare Mahkemesince bilirkişi incelemesi ile bu tutarın tespit edilmesi gerektiği, ancak bilirkişi incelemesi yapılmadığı ve Bölge İdare Mahkemesince de bu durum göz önünde bulundurulmadan kesin olarak karar verildiği, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Fazla yatırılan ...-TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/01/2024 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?