Danıştay12. Daireİdare Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2023/4595 K.2024/3732
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4595
Karar No : 2024/3732
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLLERİ:** Hukuk Müşaviri Av. ...,
Hukuk Müşaviri Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası sonucunda İstanbul İli, ... No'lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonuna tabip olarak yerleştirilen ve ataması 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendindeki şartları taşımadığından bahisle iptal edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince (E..., K...) verilen iptal kararı sonrasında 30/06/2020 tarihinde ataması yapılan davacı tarafından, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle mahrum kaldığı 100.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yargı kararı ile atanmamasına ilişkin işlemi iptal edilen davacının, hukuka aykırılığı yargı kararı ile sabit olan işlem nedeniyle mali haklarının tazmini gerekmekte ise de, söz konusu zararın hesaplanmasında açıkta geçen sürede davacı çalışarak gelir elde etmiş ise bu miktarın tazmini gereken miktardan düşülmesi gerektiği, bu bağlamda, mahkemelerinin 16/02/2021 tarihli ara kararı ile davacının 09/11/2017-30/06/2020 tarihleri arasında gelir elde edebilecek bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise elde ettiği gelirin ne kadar olduğuna ilişkin yapılan araştırmada, davacının anılan tarihler arasında 4/1-a, 4/1-b kapsamında çalışmasının bulunmadığının anlaşıldığı; buna göre, davacının 09/11/2017 - 30/06/2020 tarihleri arasında alması gereken maaş tutarının 95.842,18-TL, 209 sayılı Kanun Gereği ödenen Döner Sermaye Sabit Ödemesinin 42.623,35-TL, 375 sayılı KHK Sabit Ödemesinin ise 19.410,07-TL olduğu görüldüğünden, toplam 157.875,60-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi gerektiği; davacının manevi tazminat isteminin incelenmesinden; davacı tarafından, idarenin hukuka aykırı işleminden dolayı 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi talep edilmişse de, davacının atamasının iptal edilmesine yönelik işlemin (... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin iptal gerekçesi de dikkate alındığında) idarenin sorumluluğunu doğuracak ve manevi tazminat ödenmesini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta hizmet kusuru oluşturmadığı sonucuna varıldığından, davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat kabulüne, maddi tazminatın 100.000,00-TL'lik kısmının ... İdare Mahkemesinde iptal davasının açıldığı 31/05/2018 tarihinden; 57.875,60-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idarenin kayıtlarına girdiği 02/04/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın, davacının doğrudan atanması sonucu doğurmaması ve Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmasının öncesinde dava konusu işlemin esas yönüyle hukuka aykırılığını tespit eden ve davacının atanması sonucu doğurabilecek bir yargı kararının da bulunmaması, davalı idarenin yeni yasal düzenlemeyi beklemeden atamayı gerçekleştirmesinin ise, anılan kararın gerekçesi karşısında parasal hak tazmini sonucunu doğurmayacağı; bu itibarla istinaf aşamasında verilen iptal kararının akabinde davacının atanmasının, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği bir işlem olması, yine davacının durumunda olanların göreve başlatılması halinde geçen sürede ödenmeyen özlük ve parasal haklarının ödenmesine olanak tanıyan yasama organı tarafından geçmişi kapsayacak şekilde bir düzenlemenin de yapılmamış olması karşısında, davacının geç atanmasında idarenin kusurundan, davalı idarenin işlemi nedeniyle davacı açısından oluşmuş bir zararın varlığından söz edilemeyeceği, söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe yönelik bir parasal hak talebinde bulunulamayacağı, davacının hukuki dayanağı bulunmayan tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davacının mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine; davalı idare vekilince mahkeme kararının kabule ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu maddi tazminatın kabulüne ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hatalı olarak tesis edilen idari işlem sebebiyle oluşan zararların tamamen kendilerine yükletilmesinin ve açıkta geçirilen üç yıllık sürede doktor vasfıyla çalışılacak olması ve elde edilecek gelirin enflasyon da dikkate alınarak temyiz sınırının altında kalmasının açıkça hak kaybına neden olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 25/09/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4595
Karar No : 2024/3732
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLLERİ:** Hukuk Müşaviri Av. ...,
Hukuk Müşaviri Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası sonucunda İstanbul İli, ... No'lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonuna tabip olarak yerleştirilen ve ataması 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendindeki şartları taşımadığından bahisle iptal edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince (E..., K...) verilen iptal kararı sonrasında 30/06/2020 tarihinde ataması yapılan davacı tarafından, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle mahrum kaldığı 100.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yargı kararı ile atanmamasına ilişkin işlemi iptal edilen davacının, hukuka aykırılığı yargı kararı ile sabit olan işlem nedeniyle mali haklarının tazmini gerekmekte ise de, söz konusu zararın hesaplanmasında açıkta geçen sürede davacı çalışarak gelir elde etmiş ise bu miktarın tazmini gereken miktardan düşülmesi gerektiği, bu bağlamda, mahkemelerinin 16/02/2021 tarihli ara kararı ile davacının 09/11/2017-30/06/2020 tarihleri arasında gelir elde edebilecek bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise elde ettiği gelirin ne kadar olduğuna ilişkin yapılan araştırmada, davacının anılan tarihler arasında 4/1-a, 4/1-b kapsamında çalışmasının bulunmadığının anlaşıldığı; buna göre, davacının 09/11/2017 - 30/06/2020 tarihleri arasında alması gereken maaş tutarının 95.842,18-TL, 209 sayılı Kanun Gereği ödenen Döner Sermaye Sabit Ödemesinin 42.623,35-TL, 375 sayılı KHK Sabit Ödemesinin ise 19.410,07-TL olduğu görüldüğünden, toplam 157.875,60-TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi gerektiği; davacının manevi tazminat isteminin incelenmesinden; davacı tarafından, idarenin hukuka aykırı işleminden dolayı 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi talep edilmişse de, davacının atamasının iptal edilmesine yönelik işlemin (... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin iptal gerekçesi de dikkate alındığında) idarenin sorumluluğunu doğuracak ve manevi tazminat ödenmesini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta hizmet kusuru oluşturmadığı sonucuna varıldığından, davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat kabulüne, maddi tazminatın 100.000,00-TL'lik kısmının ... İdare Mahkemesinde iptal davasının açıldığı 31/05/2018 tarihinden; 57.875,60-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idarenin kayıtlarına girdiği 02/04/2021 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın, davacının doğrudan atanması sonucu doğurmaması ve Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmasının öncesinde dava konusu işlemin esas yönüyle hukuka aykırılığını tespit eden ve davacının atanması sonucu doğurabilecek bir yargı kararının da bulunmaması, davalı idarenin yeni yasal düzenlemeyi beklemeden atamayı gerçekleştirmesinin ise, anılan kararın gerekçesi karşısında parasal hak tazmini sonucunu doğurmayacağı; bu itibarla istinaf aşamasında verilen iptal kararının akabinde davacının atanmasının, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis ettiği bir işlem olması, yine davacının durumunda olanların göreve başlatılması halinde geçen sürede ödenmeyen özlük ve parasal haklarının ödenmesine olanak tanıyan yasama organı tarafından geçmişi kapsayacak şekilde bir düzenlemenin de yapılmamış olması karşısında, davacının geç atanmasında idarenin kusurundan, davalı idarenin işlemi nedeniyle davacı açısından oluşmuş bir zararın varlığından söz edilemeyeceği, söz konusu iptal kararına dayanılarak geçmişe yönelik bir parasal hak talebinde bulunulamayacağı, davacının hukuki dayanağı bulunmayan tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davacının mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine; davalı idare vekilince mahkeme kararının kabule ilişkin kısmına yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu maddi tazminatın kabulüne ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hatalı olarak tesis edilen idari işlem sebebiyle oluşan zararların tamamen kendilerine yükletilmesinin ve açıkta geçirilen üç yıllık sürede doktor vasfıyla çalışılacak olması ve elde edilecek gelirin enflasyon da dikkate alınarak temyiz sınırının altında kalmasının açıkça hak kaybına neden olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 25/09/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.