‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2019/4924 K.2023/3613

Esas No: 2019/4924 · Karar No: 2023/3613 · Karar Tarihi: 20.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4924
Karar No : 2023/3613

**DAVACI:** …

**VEKİLİ:** Av. …

**DAVALI:** … Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU : 06/07/2011 tarih ve 27986 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin, 29/06/2019 tarih ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile başlığı, "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştirilen ve eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getirilen 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline karar verilmesi; 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ile dava konusu Yönetmelik hükmü ile aynı ibareleri içeren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümünden 2018 yılında mezun olduğu; dava konusu düzenlemeden sonra sınava katılıp katılamayacağı hususunu YÖK'e sorduğu, YÖK'ün 29/07/2019 tarihli yazısı ile şartları sağlamadığının bildirildiği, düzenleme nedeniyle %80 oranında eşdeğerlik belgesinin alınmasının gerektiği, eşdeğerlik belgesinin alınması şartının Kanun'un kapsamını daralttığı, Kanun'da mülakatta adaylardan istenecek belgeler arasında eşdeğerlik belgesinin bulunmadığı, bu belgenin aranmasının Kanun'u genişletme sayılacağı, alt düzenleyici işlemler ile üst hukuk normlarının genişletilemeyeceği, 1700 sayılı Kanun'da eşdeğerlik belgesinin aranmadığı, 703 sayılı KHK'nın 134. maddesi ile kanunla düzenlenmesi zorunlu alanlarda düzenlemeler yapıldığı, Anayasa'nın 128. maddesinin son fıkrasında; "Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." hükmü yer aldığından, 1700 sayılı Kanun'un 2/B maddesini ilga eden 703 sayılı KHK'nın 134. maddesinin Anayasa'nın 128. maddesine aykırı olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin de, kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacağından, Anayasa'nın 128. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, Yönetmeliğin dava konusu edilen maddesinin iptaline karar verilmesi gerektiği istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Kaymakam adayı olarak atanacakların sahip olması gereken niteliklerin 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinde ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinde düzenlendiği, bu düzenlemeye dayanılarak 29/06/2019 tarihli Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in yayımlandığı, düzenlemeye göre eşdeğerlik belgesi verme yetkisinin YÖK'te olduğu, Yönetmelik'te yapılan değişikliğin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer alan, "Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından yönetmelikle düzenlenir." hükmüne uygun olarak hazırlandığı, her iki hukuki metinde geçen ibarelerin bire bir aynı oldukları, üst hukuk normuna uygun olarak yapılan düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 274/A maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, bu maddeye dayanılarak hazırlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nde değişiklik yapan, 29/06/2019 tarihli Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesinin dördüncü fıkrasının dayanağı kalmadığından, iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 29/06/2019 günlü ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, asıl Yönetmeliğin 5. madesinin başlığını "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştiren ve aynı maddeye, eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getiren 4. fıkrayı ekleyen 5. maddesinin iptaline karar verilmesi, ayrıca 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2/B maddesini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ile dava konusu Yönetmelik hükmü ile aynı ibareleri içeren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin iptali için itiraz yolu ile dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi istemiyle açılmıştır.
1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanun'un "Namzetlik ve ehliyet şartları" başlıklı 2.maddesinin B fıkrasında, "Bu Kanun'un 1 inci maddesinde yazılı 4 üncü ve daha yukarı sınıflardaki memurluklara geçebilmek ve tayin olmak için Üniversitelerin Siyasal Bilgiler, Hukuk, İktisat, İşletme, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri ile bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtdışındaki en az dört yıl süreli fakültelerden mezun olmak şarttır" hükmüne yer verilmişken, anılan fıkra, 9 Temmuz 2018 günlü ve 30473-3. Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Anayasa'da Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, 10 Temmuz 2018 günlü 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atanma Usullerine Dair 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnemesi eki II. Sayılı Cetvelde Kaymakamlara yer verilmiş, 15 temmuz 2018 günlü 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 10 Temmuz 2018 günlü ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddede de; "Kaymakam adaylarının 9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununda belirtilen şartlar yanında, yurt içindeki üniversitelerin veya diploma denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış olmak kaydıyla yabancı üniversitelerin en az dört yıllık lisans eğitimi veren fakültelerinin uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, iktisat, işletme, maliye ve finans, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, psikoloji bölümlerinden veya bu bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az yüzde seksenine sahip olan diğer bölümlerden ya da hukuk fakültelerinden mezun olmaları veya üniversitelerin sosyal bilimler, mühendislik fakülteleri ile tarih bölümlerinde en az dört yıllık lisans eğitimi yapmış ve uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, hukuk ve iktisat alanlarında lisansüstü eğitim yapmış olmaları gerekir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından yönetmelikle düzenlenir." hükümleri yer almıştır.
Anılan mevzuat değişikliğine istinaden, 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 3. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 6 Temmuz 2011 günlü 27986 sayılı Resmi Gazete 'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kaymakam Adayları Yönetmeliği"nde değişikliğe gidilmiş ve "Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" 29 Haziran 2019 günlü 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konmuştur.
"Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" in 2. maddesi ile asıl Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3.maddesi değiştirilerek, Yönetmeliğin dayanağının 1700 sayılı Kanunun 3. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesi olduğu belirtilmiş, asıl Yönetmeliğin 'Göreve başlama' olan 5. maddesinin başlığı 'Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama' şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye, eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getiren ve “ Kaymakam aday adaylarının, yurt içindeki üniversitelerin veya diploma denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış olmak kaydıyla yabancı üniversitelerin en az dört yıllık lisans eğitimi veren fakültelerinin uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, iktisat, işletme, maliye ve finans, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, psikoloji bölümlerinden veya bu bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az yüzde seksenine sahip olan diğer bölümlerden ya da hukuk fakültelerinden mezun olmaları veya üniversitelerin sosyal bilimler, mühendislik fakülteleri ile tarih bölümlerinde en az dört yıllık lisans eğitimi yapmış ve uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, hukuk ve iktisat alanlarında lisansüstü eğitim yapmış olmaları gerekir. Yukarıda belirtilen bölümlerden mezun olmayan kaymakam aday adayları; mezun oldukları bölümlerin müfredatının bahse konu bölümlerin müfredatının yüzde seksenine sahip olduğuna ilişkin Yükseköğretim Kurulundan alacakları eşdeğerlik belgesini, lisansüstü eğitim yapan kaymakam aday adayları ise noter onaylı diploma suretlerini ya da mezun olduklarını gösterir resmi belgeleri mülakat sınavı için evrak teslimi esnasında diğer evraklarla birlikte İçişleri Bakanlığına ibraz etmek zorundadırlar." hükümlerinin yer aldığı 4. fıkra eklenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; daha önce mevzuatta kaymakam adayı olarak atanacakların eğitim şartı olarak fakülte bazında belirleme yapılmış iken, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Yönetmelik Değişikliği ile, söz konusu göreve atanacakların eğitim şartı olarak mezun olacakları bölüm itibarıyla belirleme yapıldığı, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri bölümü mezunu olan davacının, daha önce mezun olduğu fakülte itibariyle kaymakam adayı sınavına başvurabilirken, yeni düzenlemede mezun olduğu bölüme yer verilmemesi ve bölümünün, düzenlemede yer alan bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az yüzde seksenine sahip olduğuna ilişkin Yükseköğretim Kurulundan belge alamaması üzerine, kaymakam aday adayı olmasına engel teşkil eden 29/06/2019 günlü ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin, asıl Yönetmeliğin 5. maddesinin başlığını "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştiren ve aynı maddeye, eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getiren 4. fıkrayı ekleyen 5. maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davayı açtığı anlaşılmıştır.

Anayasa'ya aykırılık iddiası yönünden;
6771 sayılı Kanunla Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla çeşitli kanun ve kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılması konusunda 10/05/2018 kabul tarihli ve 7142 sayılı Kanunla verilen yetkiye istinaden 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmış ve bu Kanunun 1. maddesinde yer alan 'üst kademe kamu yöneticilerinin atanmalarına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin sağlanması' amaç ve kapsamına uygun olarak 1700 sayılı Kanun'un "Namzetlik ve ehliyet şartları" başlıklı 2.maddesinin B fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer yandan; yeni hükümet sisteminin en önemli özelliklerinden biri Cumhurbaşkanı'na Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi adı altında düzenleme yapma yetkisinin tanınmasıdır. Söz konusu kararnamelerin en belirgin özelliği ise, Cumhurbaşkanı'na ilk elden düzenleme yapma yetkisinin verilmiş olmasıdır. Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'nın görev ve yetkilerinin düzenlendiği 104. maddesinde Cumhurbaşkanı'na yürütme yetkisine ilişkin konularda Kararname çıkarma yetkisinin genel olarak verilmesinin yanısıra Anayasa'nın bazı maddelerinde belirtilen kimi konuların da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleneceği ayrıca ifade edilmiştir.
Ancak; Anayasa'da Cumhurbaşkanı'na verilen Kararname çıkarma yetkisi sınırsız bir yetki değildir. Kanunlardan farklı olarak Anayasa'da Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenecek konular sınırlandırılmış, bu sınırlamalar 104. maddenin onyedinci fıkrasının ilk dört cümlesinde düzenlenmiştir. Anılan fıkranın üçüncü cümlesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenmesi gereken konulara ilişkin olmaması gerekmektedir. Bununla birlikte, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleneceği özel olarak belirtilen konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleme yapılması mümkündür. Anayasa'nın 128. maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmış ise de, Anayasa'nın 104. maddesinin dokuzuncu fıkrasında, üst kademe yöneticilerin atanmalarına ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleneceği özel olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu kapsamda, üst kademe yöneticilerin atanmalarına ilişkin usul ve esaslarla sınırlı olmak üzere 128. maddenin anılan hükmünde belirtilen hususlarda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleme yapılabileceği açıktır.
Ayrıca; 104. maddenin onyedinci fıkrasının dördüncü cümlesinde de, kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacağı ifade edilmiştir. 703 sayılı KHK ile 1700 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin, atanmada aranacak eğitim koşullarına ilişkin (B) fıkrası yürürlükten kaldırılmış olduğundan, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle getirilen kuralın, kanunla düzenlenen bir konuya ilişkin olmadığı, yine, onyedinci fıkranın birinci cümlesinde belirtilen Cumhurbaşkanın yürütme yetkisine ilişkin bir konunun düzenlendiği, fıkranın ikinci cümlesinde yer alan ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenlenmeyecek olan konuları içermediği de anlaşılmaktadır.
Böylece, Anayasa'da verilen yetkiye dayanılmak suretiyle, üst kademe yöneticisi olarak atanacak kaymakam adaylarında eğitim şartına ilişkin olarak aranılacak nitelikler 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesiyle belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle; davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmamıştır.
Uyuşmazlığın esasına yönünden;
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 274/A maddesine dayanılarak hazırlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin yukarıda metnine yer verilen 5. maddesinin 4. fıkrasının, anılan Kararnamenin 274/A maddesindeki hükümlere uygun düzenlemeler içerdiği, maddenin başlığının ve içeriğinin, dayanağı düzenlemeyi aşar nitelikte bulunmadığı, üst hukuk normlarına ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, duruşma için önceden belirlenen 07/12/2021 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı İçişleri Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri …'ın ve Danıştay Savcısı …'in katılımıyla açık duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun ikişer defa söz verildikten, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan ve taraflara son kez söz verildikten sonra, duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacı tarafından, her ne kadar, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin iptali istenilmiş ise de; dava dilekçesinin içeriğindeki hukuka aykırılık iddiaları karşısında uyuşmazlık, Yönetmeliğin 5. maddesinin dördüncü fıkrasına hasren incelenerek işin esasına geçildi:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonometri Bölümünden 2018 yılında mezun olan davacının, dava konusu düzenlemeden sonra sınava katılıp katılamayacağı hususunu YÖK'e sorduğu, YÖK'ün 29/07/2019 tarihli yazısı ile davacının şartları sağlamadığının kendisine bildirilmesi üzerine, düzenleme nedeniyle %80 oranında eşdeğerlik belgesinin alınmasının gerektiği, eşdeğerlik belgesinin alınması şartının Kanun'un kapsamını daralttığı, Kanun'da mülakatta adaylardan istenecek belgeler arasında eşdeğerlik belgesinin bulunmadığı, bu belgenin aranmasının Kanun'u genişletme sayılacağı, alt düzenleyici işlemler ile üst hukuk normlarının genişletilemeyeceği, 1700 sayılı Kanun'da eşdeğerlik belgesinin aranmadığı, 703 sayılı KHK'nın 134. maddesi ile Kanunla düzenlenmesi zorunlu alanlarda düzenlemeler yapıldığı, Anayasa'nın 128. maddesinin son fıkrasında; "Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." hükmü yer aldığından, 1700 sayılı Kanun'un 2/B maddesini ilga eden 703 sayılı KHK'nın 134. maddesinin Anayasa'nın 128. maddesine aykırı olduğu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin de, kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacağından, Anayasa'nın 128. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, Yönetmeliğin dava konusu edilen maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından; dava konusu Yönetmelik hükmünün dayanağını oluşturan ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesinin Anayasa'nın mülga 91. maddesine; dava konusu Yönetmelik hükmü ile aynı ibareleri içeren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddesinin, Anayasa'nın 104. maddesine aykırı olduğu ileri sürülerek, iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Davacının, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu yolundaki iddiası yerinde görülmekle birlikte, Dairemizin E:2019/4923 sayılı dosyasında, 21/12/2021 tarihinde, aynı düzenlemelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne itiraz yoluyla başvurulmasına karar verildiğinden, bu dosyada "Bekletme Kararı" verilmiştir.

**İLGİLİ MEVZUAT:**
Anayasa’nın 153. maddesinde, "... Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar" düzenlemesi yer almaktadır.
Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesi ile Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin "Dayanak" başlıklı 3. maddesi değiştirilerek, Yönetmeliğin dayanağının 1700 sayılı Kanun'un 3. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesi olduğu belirtilmiş ve Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin "Göreve başlama" olan 5. maddesinin başlığı "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştirilerek maddeye, eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getiren dördüncü fıkra eklenmiş olup; bu fıkrada, “Kaymakam aday adaylarının, yurt içindeki üniversitelerin veya diploma denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış olmak kaydıyla yabancı üniversitelerin en az dört yıllık lisans eğitimi veren fakültelerinin uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, iktisat, işletme, maliye ve finans, sosyoloji, halkla ilişkiler ve tanıtım, psikoloji bölümlerinden veya bu bölümlerden herhangi birinin müfredatında yer alan derslerin en az yüzde seksenine sahip olan diğer bölümlerden ya da hukuk fakültelerinden mezun olmaları veya üniversitelerin sosyal bilimler, mühendislik fakülteleri ile tarih bölümlerinde en az dört yıllık lisans eğitimi yapmış ve uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, kamu yönetimi, hukuk ve iktisat alanlarında lisansüstü eğitim yapmış olmaları gerekir. Yukarıda belirtilen bölümlerden mezun olmayan kaymakam aday adayları; mezun oldukları bölümlerin müfredatının bahse konu bölümlerin müfredatının yüzde seksenine sahip olduğuna ilişkin Yükseköğretim Kurulundan alacakları eşdeğerlik belgesini, lisansüstü eğitim yapan kaymakam aday adayları ise noter onaylı diploma suretlerini ya da mezun olduklarını gösterir resmi belgeleri mülakat sınavı için evrak teslimi esnasında diğer evraklarla birlikte İçişleri Bakanlığına ibraz etmek zorundadırlar." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dairemizin, işbu dava dosyası ile ilgili olarak "Bekletme Kararı" verilmesine neden olan 21/12/2021 tarih ve E:2019/4923 sayılı kararıyla; 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesi ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 274/A maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve 32208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05/04/2023 tarih ve E:2022/71, K:2023/65 sayılı kararıyla;
"1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yönünden; kaymakam aday adaylarının eğitim şartına dair düzenlemeler içeren Kaymakam Adayları Yönetmeliğinin 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptalinin istendiği, bu hükmün dayanağının ise 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen 274/A maddesi oluşturduğu, bu nedenle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu'nun 2. maddesinin (B) bendini yürürlükten kaldıran 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 134. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin bakılmakta olan davada uygulanma imkanı bulunmadığından, bu bende yönelik başvurunun Dairenin yetkisizliği nedeniyle reddine";
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne eklenen 274/A maddesi yönünden ise;
"Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesinde Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın Birinci ve İkinci Bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle Dördüncü Bölümü'nde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenlenemeyeceği belirtilmiştir.
Anayasa'nın kamu hizmetine girme hakkını düzenleyen 70. maddesinde 'Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemez' hükmüne yer verilmiştir. Anayasa'nın İkinci Kısmı'nın 'Siyasi Haklar ve Ödevler' başlıklı Dördüncü Bölümü'nde yer alan ve 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkına ilişkin olarak Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenleme yapılması mümkün değildir.
Kamu hizmetine girme ve hizmete alınmada hangi nitelik ve şartların aranacağı Anayasa'nın 70. maddesi kapsamındadır. Kural, kamu görevi niteliğinde olan kaymakam adaylığına atanma için aranan şartlara ilişkin olduğundan kamu hizmetlerine girme hakkının uygulanmasına dair bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu itibarla kural Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kalmaktadır.
Açıklanan nedenlerle kural Anayasa'nın 104. maddesinin on yedinci fıkrasının ikinci cümlesine aykırıdır." gerekçesiyle, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddesinin iptaline, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 274/A maddesine dayanılarak hazırlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin yukarıda metnine yer verilen 5. maddesinin dördüncü fıkrası, anılan Kararnamenin 274/A maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 05/04/2023 tarih ve E:2022/71, K:2023/65 sayılı kararı ile hukuki dayanaktan yoksun hale gelmiş bulunmaktadır.
Bu durumda; dava konusu olan ve iptali istenen Kaymakam Adayları Yönetmeliği, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 274/A maddesine dayanılarak hazırlanıp yürürlüğe konulduğundan ve yasal dayanak olan bu madde, yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olduğundan, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin dördüncü fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 06/07/2011 tarih ve 27986 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin, 29/06/2019 tarih ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile başlığı, "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştirilen ve eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getiren 5. maddesinin dördüncü fıkrasının İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …- TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 153. maddesinde, "... Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar" hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 66. maddesinin üçüncü fıkrasında da, Anayasada yer alan bu düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 01/06/2023 tarih ve 32208 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05/04/2023 tarih ve E:2022/71, K:2023/65 sayılı kararıyla; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olması, anılan maddelerde yer alan söz konusu ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere Yasama Organına dokuz ay süre verilmesi amacını taşımakla birlikte, bir diğer amaç da iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle anılan yasal düzenlemelerin dokuz ay süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır.
Kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca Yasama Organına yönelik olduğunun kabulü, öncelikle iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına, bunun yanı sıra, Anayasanın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edecektir.
Bu nedenle, dava konusu düzenlemenin yapıldığı tarih itibariyle henüz yürürlüğe girmediği açık olan Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının bakılan davada uygulanması mümkün değildir. Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasanın 153. maddesi hükümleri ihlal edilecek ve hukuki boşluğa sebebiyet verilecektir. Bu durum ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında işlem tesis edilememesi ve daha önce tesis edilip, henüz yargılama süreci devam eden tüm işlemlerin de iptali sonucunu doğuracak, böylece bu süreçte işlenen tüm fiillerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracaktır ki böyle bir durum, kamusal yararın özel yararın üzerinde tutulma prensibine de aykırı olacaktır.
Bu durumda, dava konusu düzenlemenin yapıldığı tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinin anılan kararının henüz yürürlüğe girmemiş olması ve dolayısıyla 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kaymakam adayları" başlıklı 274/A maddesinin halen yürürlükte olduğu hususu dikkate alınarak, Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptali istemine ilişkin davanın esasının incelenmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
Dairemizin 20/06/2023 tarih ve E:2019/4923, K:2023/3612 sayılı kararıyla; 06/07/2011 tarih ve 27986 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliği'nin 29/06/2019 tarih ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaymakam Adayları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile başlığı, "Eğitim Şartı, Değerlendirme Kurulu, Sınav Hazırlık Komisyonu, Göreve Başlama" şeklinde değiştirilen ve eğitim şartına ilişkin yeni düzenlemeler getiren 5. maddesinin dördüncü fıkrasının iptaline karar verildiğinden, bu davada, aynı düzenlemenin iptali istemi hakkında yeniden karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, anılan fıkra hükmünün iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?