Danıştay12. DaireAile Hukuku
Danıştay 12. Daire E.2019/3855 K.2023/3485
T.C. D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : 2019/3855Karar No : 2023/3485 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
**VEKİLİ:** ...İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili yardımcı personeli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin TBMM Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkartıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Anayasa Komisyonunun, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin Anayasa değişiklik teklifinin görüşüldüğü 02/05/2016 tarihli toplantısında, geç saatlerde ... Partisine mensup milletvekillerinin Komisyon toplantısını terk ederek danışmanları ve bir takım başka kişilerle birlikte dokunulmazlıkların kaldırılmasını protesto etmek amacıyla grup halinde halkla ilişkiler binasından ... Grubunun bulunduğu ana binaya kadar yürüyerek, "yaşasın meclis direnişi", "yaşasın önder apo", "direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar atarak ve PKK marşı olarak bilinen marş söyleyerek eylem yaptıkları, davacının da anılan grup içerisinde bulunduğu ve eyleme katıldığını ifade ettiği, dolayısıyla isnat edilen eylemin sabit olduğu anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 29/04/2016 tarihinde başlatılan disiplin soruşturmasında, eylemin gerçekleştirildiği tarihin 02/05/2016 olarak gösterildiği, soruşturmanın başından beri usulsüz olarak yürütüldüğü, usulüne uygun olarak savunmasının alınmadığı, sözlü görüşmeye çağrıldığı, herhangi bir ikrarda bulunmadığı, hiçbir hukuki yönü bulunmamasına rağmen bu görüşme içeriğinin çarpıtılarak yerel Mahkemece kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, yürütülen ceza yargılaması sonunda toplanan delillerle suç teşkil eden bir fiilinin bulunmadığının tespit edildiği, hakkında beraat kararı verilmesine rağmen disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında; amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan, kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenleme olan 657 sayılı Kanun'un 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiş bulunmaktadır.Anılan 131. maddede yer alan, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü uyarınca, kamu personelinin disiplin cezasını gerektiren fiilleri nedeniyle hakkında açılmış ceza davasının da bulunması halinde, disiplin cezası uygulaması için mutlaka ceza yargılamasında da mahkûm olunması veya fiilin bu yargılama sonucunda sübut bulması gerektiği yaklaşımı, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır. Davalı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı soruşturma oluruyla, Anayasa Komisyonunun 28/04/2016 tarihli toplantısında yaşanan olaylara müdahil olan milletvekili danışmanlarının aynı zamanda olaylarla ilgili olarak sosyal medya üzerinden siyasi içerikli mesajlar paylaştıkları konularında soruşturma başlatılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan ... İdare Mahkemesi kararında; 02/05/2016 tarihinde gerçekleşen olayda, "yaşasın meclis direnişi", "yaşasın önder apo", "direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar atılarak ve bölücü terör örgütü PKK marşı söylenerek eylem yapıldığı, olayla ilgili kamera görüntülerinden, davacının da anılan grup içerisinde bulunduğunun sabit olduğu ve kendisi tarafından da eyleme katıldığının ifade edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; daha sonra aynı olayla ilgili olarak davacının da aralarında bulunduğu kamu görevlileri hakkında 3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen ceza kovuşturması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının beraatine karar verildiği görülmektedir.Davacı tarafından, sözü edilen beraat kararı nedeniyle dava konusu disiplin cezasının iptalinin gerektiği ileri sürülmekte ise de; 3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinde hükme bağlanan suçun "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını...." yapmak niteliğinde olduğu; disiplin cezası öngörülen eylemin ise, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak..." şeklinde öngörüldüğü dikkate alındığında; ceza normu ile disiplin kuralının içeriğinin ve niteliğinin farklılığı nedeniyle, davacının anılan iddiası yerinde bulunmamaktadır.Bu itibarla, 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi uyarınca disiplin hukuku açısından ve disiplin yaptırımına bağlanan fiil bakımından yapılan inceleme ile dosyadaki bilgi, belge ve soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının üzerine atılı fiilin sübuta erdiği ve eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırıldığı sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesine belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle kararın onanması gerekmektedir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
**VEKİLİ:** Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı
**VEKİLİ:** ...İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili yardımcı personeli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin TBMM Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının kamu görevinden çıkartıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Anayasa Komisyonunun, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin Anayasa değişiklik teklifinin görüşüldüğü 02/05/2016 tarihli toplantısında, geç saatlerde ... Partisine mensup milletvekillerinin Komisyon toplantısını terk ederek danışmanları ve bir takım başka kişilerle birlikte dokunulmazlıkların kaldırılmasını protesto etmek amacıyla grup halinde halkla ilişkiler binasından ... Grubunun bulunduğu ana binaya kadar yürüyerek, "yaşasın meclis direnişi", "yaşasın önder apo", "direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar atarak ve PKK marşı olarak bilinen marş söyleyerek eylem yaptıkları, davacının da anılan grup içerisinde bulunduğu ve eyleme katıldığını ifade ettiği, dolayısıyla isnat edilen eylemin sabit olduğu anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 29/04/2016 tarihinde başlatılan disiplin soruşturmasında, eylemin gerçekleştirildiği tarihin 02/05/2016 olarak gösterildiği, soruşturmanın başından beri usulsüz olarak yürütüldüğü, usulüne uygun olarak savunmasının alınmadığı, sözlü görüşmeye çağrıldığı, herhangi bir ikrarda bulunmadığı, hiçbir hukuki yönü bulunmamasına rağmen bu görüşme içeriğinin çarpıtılarak yerel Mahkemece kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, yürütülen ceza yargılaması sonunda toplanan delillerle suç teşkil eden bir fiilinin bulunmadığının tespit edildiği, hakkında beraat kararı verilmesine rağmen disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında; amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan, kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenleme olan 657 sayılı Kanun'un 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiş bulunmaktadır.Anılan 131. maddede yer alan, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü uyarınca, kamu personelinin disiplin cezasını gerektiren fiilleri nedeniyle hakkında açılmış ceza davasının da bulunması halinde, disiplin cezası uygulaması için mutlaka ceza yargılamasında da mahkûm olunması veya fiilin bu yargılama sonucunda sübut bulması gerektiği yaklaşımı, disiplin hukukunun amacı ve kendine özgü kurallarıyla bağdaşmamaktadır. Davalı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı soruşturma oluruyla, Anayasa Komisyonunun 28/04/2016 tarihli toplantısında yaşanan olaylara müdahil olan milletvekili danışmanlarının aynı zamanda olaylarla ilgili olarak sosyal medya üzerinden siyasi içerikli mesajlar paylaştıkları konularında soruşturma başlatılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan ... İdare Mahkemesi kararında; 02/05/2016 tarihinde gerçekleşen olayda, "yaşasın meclis direnişi", "yaşasın önder apo", "direne direne kazanacağız" şeklinde sloganlar atılarak ve bölücü terör örgütü PKK marşı söylenerek eylem yapıldığı, olayla ilgili kamera görüntülerinden, davacının da anılan grup içerisinde bulunduğunun sabit olduğu ve kendisi tarafından da eyleme katıldığının ifade edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; daha sonra aynı olayla ilgili olarak davacının da aralarında bulunduğu kamu görevlileri hakkında 3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca terör örgütü propagandası yapmak suçundan yürütülen ceza kovuşturması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının beraatine karar verildiği görülmektedir.Davacı tarafından, sözü edilen beraat kararı nedeniyle dava konusu disiplin cezasının iptalinin gerektiği ileri sürülmekte ise de; 3713 sayılı Kanun'un 7. maddesinde hükme bağlanan suçun "Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını...." yapmak niteliğinde olduğu; disiplin cezası öngörülen eylemin ise, "İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak..." şeklinde öngörüldüğü dikkate alındığında; ceza normu ile disiplin kuralının içeriğinin ve niteliğinin farklılığı nedeniyle, davacının anılan iddiası yerinde bulunmamaktadır.Bu itibarla, 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi uyarınca disiplin hukuku açısından ve disiplin yaptırımına bağlanan fiil bakımından yapılan inceleme ile dosyadaki bilgi, belge ve soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının üzerine atılı fiilin sübuta erdiği ve eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırıldığı sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın gerekçesine belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle kararın onanması gerekmektedir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.