‹ Ana sayfa
Danıştay12. Daireİdare Hukuku

Danıştay 12. Daire E.2018/8547 K.2023/3209

Esas No: 2018/8547 · Karar No: 2023/3209 · Karar Tarihi: 06.06.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/8547
Karar No : 2023/3209

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı


**VEKİLİ:** I. Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

**VEKİLİ:** Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye İstatistik Kurumu Ankara Bölge Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/C maddesi uyarınca hizmet sözleşmesiyle geçici personel olarak görev yapan davacının sözleşmesinin 2016 yılı için yenilenmemesine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; idarenin kamu personeli istihdamı konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun biçimde kullanılması gerektiği, idarenin takdir yetkisi bulunmasının, o işlemin sebepsiz olarak tesis edilebileceği anlamına gelmediği; dolayısıyla, mevcut süregelen uygulama bakımından 4/C kapsamında bulunan tüm personel geçici ve süreli işlerde istihdam edildiğinden, sözleşme süresinin bitiminde sözleşmenin yenilenmesi konusunda idarelerin geniş bir takdir yetkisi olduğundan söz edilemeyeceği, işlemin haklı bir nedene dayanmasının zorunlu olduğu; dava konusu işlemin sebep unsuru olarak gösterilen, "2014 yılında göreve gitmediği halde gitmiş gibi gösterip haksız yere harcırah aldığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesi" hususunun, Mahkeme kararı ile hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden, aynı gerekçeye dayanılarak, 2015 yılı hizmet sözleşmesinin feshedilemeyeceği; öte yandan, davacının, 07/02/2016 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanacak olmasının da, ilgili mevzuatta sözleşmenin yenilenmemesi hali değil, sona erme halleri arasında sayıldığı; bu durumda, davacının sözleşmesinin 2016 yılı için yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 27/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının hizmetinden verim alınamadığı, davacı hakkında verilen Mahkeme kararlarının dava konusu sözleşme dönemi için uygulanmasının mümkün olmadığı ve yargı kararı ile de idarenin işlem yapmaya zorlanamayacağı, yerindelik denetimi yapılamayacağı, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda davacı hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idare tarafından, davacının, 07/02/2016 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanacağı belirtildiğinden, davacının emekliliği hakettiği tarihte sözleşme hükümleri ve dayanak Bakanlar Kurulu Kararı gereğince sözleşmesinin sona ermiş sayılacağı da açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 27/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer alan açıklama eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 4. maddesinin (C) fıkrasında; geçici personel, "Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir." olarak tanımlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (C) fıkrasının birinci paragrafı ile 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kurumu Kanunu'nun 49. maddesine dayanılarak hazırlanan, Türkiye İstatistik Kurumunda 2016 Yılında Geçici Persenol Çalıştırılması İle Kurum Dışından Görevlendirilecek Kamu Personeline İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesi ve Ödenecek Ücretlere Dair 21/12/2015 tarihli ve 2015/8319 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 'Sözleşmenin Sona Ereceği Haller' başlıklı 8. maddesinde, "(1) Bu karar gereğince istihdam edilecek geçici personelin sözleşmeleri; ... ç) 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında yaşlılık veya malullük aylığına hak kazandıkları tarihte sona erer. (2) Sözleşme, sözleşme bitim tarihinde ihbara gerek kalmaksızın sona ermiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.

Davalı idare bünyesinde görev yapacak geçici personelle imzalanan Geçici Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesinde de, aynı düzenlemeler yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, TÜİK Ankara Bölge Müdürlüğünde geçici personel (anketör) olarak 1997 yılından bu yana çalıştığı, görevli olarak gitmediği halde gitmiş gibi geçici yolluk bildirimi düzenlediği ve haksız harcırah aldığı gerekçesiyle hakkında yapılan soruşturma neticesinde 31/01/2014 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği; bu fesih işlemine karşı açtığı davalarda verilen kararlara istinaden yargı kararının uygulanması suretiyle 09/10/2015-31/12/2015 tarihlerini kapsayacak şekilde hizmet sözleşmesi imzalanarak 09/10/2015 tarihinde göreve başlatıldığı; hizmet akdi süresinin bitiminde ise, davalı idarece, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (C) fıkrasının birinci paragrafı ve Bakanlar Kurulunun 22/12/2014 tarih ve 2014/7092 sayılı kararında yer alan "Sözleşme, sözleşme bitim tarihinde ihbara gerek kalmaksızın sona ermiş sayılır." hükmü gereğince 2015 yılına ilişkin hizmet akdinin 31/12/2015 tarihinde sona erdirildiği ve 2016 yılı için sözleşmesinin yenilenmediği; davalı idarenin savunmasında ve temyiz dilekçesinde, davacının 07/02/2016 tarihi itibarıyla 5510 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağını, bu bağlamda sözleşmesinin yenilenmemesi yolunda kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
İdareler, geçici süreli işlerde, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrasına göre sözleşmeli personel çalıştırabilmekle birlikte, bu kapsamda personel istihdamı, personelin sözleşmesinin feshi ve yenilenmesi konusunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır.

Mevzuatımızda, 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (C) fıkrasına göre çalıştırılan geçici personelin sözleşmesinin yenilenmesi konusunda somut bir düzenleme bulunmadığından, idarenin bu konuda, sözleşme feshine nazaran daha geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu kabul edilmektedir.
Bununla beraber, idareye bu konuda tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve keyfi olarak kullanılamayacağı, geçici personelin sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde işlem tesis edilirken hukuki sınırlar içerisinde hareket edilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Bu hususun yargı merciince olayın durumuna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalı idarenin savunma dilekçesi ve eklerinden, davacının, 07/02/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağı anlaşılmakta olup, yukarıda aktarılan Bakanlar Kurulu Kararı ve davacıyla idare arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümleri uyarınca, idarenin, kadro ve ihtiyaç durumu ile davacıya ilişkin özel durumu değerlendirerek, 657 sayılı Kanun'un 4/C maddesi uyarınca geçici personel olarak istihdam edilen davacının sözleşmesini yenilememesinin haklı ve somut gerekçelere dayandığı, işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?