‹ Ana sayfa
Danıştay10. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 10. Daire E.2019/7706 K.2023/1037

Esas No: 2019/7706 · Karar No: 2023/1037 · Karar Tarihi: 08.03.2023
T.C. DANIŞTAY ONUNCU DAİRE
Esas No: 2019/7706
Karar No: 2023/1037

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği / ...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının açıklama ile onanmasına dair Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 15/11/2018 tarih ve E:2014/3019, K:2018/7597 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mardin ili, Savur ilçesi, ... köyünde ikamet etmekte iken terör olayları sebebiyle 1994 yılında köyünden göç etmek zorunda kaldığından bahisle 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında uğranılan zararlarının tazmini istemiyle yapılan başvurunun reddine dair Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının eşi ... adına kayıtlı taşınmazların da uğranılan zararın hesabında dikkate alınmasının hakkaniyet gereği olduğu, zira Türk Medeni Kanunu'nun gerek aile hukukuna ilişkin hükümleri, gerekse miras hukukuna ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu taşınmazlar ile davacı arasında mülkiyet hakkı bağlamında bağlantının her zaman var olduğu, bu durumda, ilgili tapu müdürlüğü nezdinde davacının eşine ait tapu kayıtlarının incelenmesi ve tespit edilen ... adına kayıtlı taşınmazların da davacının terör nedeniyle taşınmaz mal varlığına ulaşamama sebebiyle uğradığı zararların hesabına dahil edilmesi gerektiğinden, aksi yönde değerlendirme yapılmak suretiyle yapılan başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince, davacının eşi ...'ın 5233 sayılı Kanun kapsamında yığma kargir ahır ve asma bağ için toplam 1.937,00 TL tazminat aldığının dosyada yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, davacının 5233 sayılı Kanun kapsamında zararı hesaplanırken mükerrer ödemeye sebep olmayacak şekilde eşinin tazminat aldığı mal varlığı dışında davacıya ve eşine ait başka mal varlığı tespit edilmesi halinde ödeme yapılması gerektiği açıklaması düşülerek temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın belirtilen açıklama ile onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENİN_İDDİALARI: Davalı idarenin tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Kararın düzeltmesi isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 15/11/2018 tarih ve E:2014/3019, K:2018/7597 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE

GEREKÇE:

MADDİ

OLAY:
Davacı tarafından, ikamet ettiği Mardin ili, Savur ilçesi, ... köyünden bölgede yaşanan terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kalması sonucu söz konusu köyde bulunan mal varlığına ulaşamaması nedeniyle uğradığı zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle davalı idareye başvurulduğu, başvuru üzerine ... köyünde yapılan keşif ve Savur Tapu Müdürlüğü nezdinde yapılan araştırma sonucunda davacı adına taşınmaz kaydının bulunmadığının, ev ve ahır vasıflı taşınmazının olmadığının tespit edilmesi üzerine Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonu’nca tazminat isteminin reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edildiği, ardından davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (d) bendinde; terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar, Yasanın kapsamı dışında tutulmuş; aynı Kanunun 7. maddesinde ise; hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar; yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri; terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin malvarlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların, bu Yasa hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabileceği belirtilmiştir.

Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde, zarar görenin veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin başvurusu halinde bu Yönetmelik kapsamına giren bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etme görevi olan komisyonun gerek görmesi halinde keşif yapabileceği, komisyon başkanının, belirlemiş olduğu keşif yeri ile gün ve saatini komisyon üyeleri ve/veya bilirkişi ile başvuru sahibine veya yetkili temsilcisine yazılı olarak bildireceği, başvuru sahibinin kendisi, veli veya vasisi veya yetkili temsilcisi ve varsa şahitlerinin keşif mahallinde hazır bulunacakları, muhtar veya o yer mahallinden iki kişinin de keşifte hazır bulunmasının temin edileceği, başvuru sahibi veya yetkili temsilcisinin keşif esnasında hazır bulunmaması halinde durumun tutanakta belirtileceği; 15. maddesinde, hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararların, yaralanma, sakatlanma ve ölüm hallerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddi zararların sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar olduğu; 16. maddesinde, 15. maddede belirtilen zararların, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının başvurusu üzerine 14/02/2012 tarihinde yerinde yapılan keşif ve kadastro çalışmaları tamamlandığı için tapu kayıtları üzerinden yapılan inceleme neticesinde davacı adına anılan köyde kayıtlı herhangi bir mal varlığı tespit edilmediği ve davacı tarafından da bu durumun aksini kanıtlayacak, anılan köyde mal varlığı bulunduğunun ispatına yarayacak bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, davacının mal varlığına ulaşamaması nedeniyle zararı bulunduğu iddiasıyla yaptığı başvuru sonucu tazminat ödenmesine olanak bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacı tarafından ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde bulunan taşınmazların kendisine ait olduğu, ancak kadastro çalışmaları neticesinde eşi adına kaydedildiği belirtilerek anılan taşınmazlar için kendisine tazminat önerilmemesi nedeniyle işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; bu iddianın kadastro işlemleri sırasında öne sürülecek bir itiraz olması ve kadastronun kesinleşmesinden sonra dinlenmesinin mümkün olmaması yanında keşif sırasında mahalli bilirkişilerce de bu yönde bir beyanda bulunulmaması karşısında, davacının eşi adına tespit edilen taşınmaz için davacıya tazminat ödenmesi hukuken mümkün değildir.

Nitekim, davacının eşi ... tarafından da komisyona ayrı bir başvuru yapıldığı ve bu başvuru neticesinde Mardin Valiliği 2 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile eşi adına tespit edilen asma bağ için 1.440,00 TL, yığma kargir ahır için 497,00 TL olmak üzere toplam 1.937,00 TL tazminat önerisinde bulunulduğu, "komisyonun tespitine esas olayla ilgili olarak uğradığım zararımın tamamının karşılanmış olduğunu kabul ve taahhüt ederim" ibaresini içeren 12/02/2009 düzenleme tarihli sulhnamenin eşinin vekili tarafından imzalandığı ve 16/03/2009 tarihli "vali oluru"na istinaden eşine ödemede bulunulduğu, bu haliyle eşinin zararının karşılanmış olduğu da görülmektedir.

Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 08/03/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?