Vergi Usul Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 213

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

599


 


 


VERGİ USUL KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN


KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ


 


         
Kanun Numarası           : 213


         
Kabul Tarihi
               
: 4/1/1961


         
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 10/1/1961 Sayı: 10703 - 10705


         
Yayımlandığı Düstur     : Tertip : 4 Cilt : 1 Sayfa: 1037


 


            
1– 15/2/1963 tarih ve 189 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri:(Madde numarası: 297)


            
Madde 297 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari sermayeye dahil olsun veya olmasın, bilümum binalarla arazi, vergi
değerleri ile değerlenir.


            
2 – 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 40,46, 49, 72, 73,
83, 84, 85, 89, 177, 213, 243, 245, 277, 384, Geçici 5)


            
Madde 40 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları, her il
merkezindeki takdir komisyonu tarafından il ve ilçe merkezindeki belediye,
ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş meslek teşekkülleri ile
varsa İş ve İşçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir komisyonunca lüzum görülen
hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden mütalaa alındıktan sonra
aşağıdakiusul dairesinde o ilin gerek merkez, gerek bağlı ilçeleri için ayrı
ayrı olmak üzere yıllık olarak tesbit olunur:


            
1 – Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet
nevi ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nevi ve grubu için üç derece
üzerinden takdir edilir.


            
2 – Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az iki ay
önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, Ticaret
ve Sanayi Odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nevi
itibariyle taallük ettiği meslek ve sanat teşekkülüne ve ilin en büyük maliye
memuruna imza karşılığında verilir.


            
Madde 46 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazanç ölçüleri, Zirai Kazanç Merkez Komisyonu tarafından hazırlanacak
yönetmelik esasları dairesinde zirai kazanç il komisyonlarınca takdir ve tesbit
olunur. 


            
Zirai kazanç ölçülerinin takdir ve tesbitinde:


            
a) Zirai faaliyetlere tesir eden tabii ve iktisadi şartlar bakımlarından önemli
farklar gösteren bölgeler ayrılır.





600


 


            
b) Çeşitli ziraat nevileri ile çeşitli ziraat makina ve aletleri ayrı
ayrı,vasıf ve şartlar bakımından birbirine uygunluk ve yakınlık gösterenler
belli gruplar içinde birleştirilmek suretiyle nazara alınır.


            
c) Zirai işletmelerin bölgeleri itibariyle özellikleri ve ortalama verim
kabiliyetleri göz önünde tutulur.


            
d) Ortalama satış fiyatının tesbitinde, Hükümetçe tayin olunan ve takdir
sırasında yürürlükte bulunan fiyatlar, Hükümetçe fiyat tayin olunmıyan
mahsuller için takdirin yapıldığı yıldan önce gelen son takvim yılı içindeki
mahalli toptan piyasa fiyatı esas tutulur. Fiyatın temevvüç ettiği hallerde
ortalamasına itibar olunur.


            
Özellik gösteren ziraat nevilerinde Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu ziraat
çeşitlerinin mahiyetlerine uygun olarak müştereken tayin olunacak diğer esaslar
nazarı itibara alınır.


            
Madde 49 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tesbit olunur. Şu kadar ki, ölçülerin
tesbitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğu Maliye ve
Tarım Bakanlıklarınca müştereken kararlaştırıldığı takdirde uygulama süresibir
yıldan aşağı olmamak üzere kısaltılabilir.


            
Zirai kazançlar Merkez Komisyonu her yıl, Maliye Bakanlığının daveti üzerine
toplanarak ölçülerde değişiklik yapılmasına lüzum olup olmadığını kararlaştırır.


            
Madde 72 – fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takdir komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği
memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve
seçilmiş iki üyeden kurulur.


            
Madde 73 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Üyeler, tüccarlar için ticaret odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için
bunların mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya
hariçten seçilir.  Bu teşekküller, takdir komisyonu başkanının yazılı
talebi üzerine en geç bir ay içinde iki asıl ve iki de yedek üye seçmeye
mecburdurlar.Bu mecburiyet zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en
büyük mülkiye amiri tarafından seçilir.


            
Madde 83 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü,
ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şubesi müdürü
ve seçilmiş üç üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde
komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir
temsilci katılır.


            
Ziraat, veteriner ve orman müdürleri toplantı tarihinden önce gerekli
incelemeleri yaparak neticelerini komisyona bildirirler.


            
Orman ve Ziraat Bankası şube müdürlerinin taaddüt ettiği il merkezlerinde
aralarından biri komisyona katılır.


            
Madde 84 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi il ziraat odası biri
il ticaret odası tarafından kendi üyeleri arasından veya dışardan seçilir.





601


 


            
Bu odalar valinin yazılı tebliğ üzerine en geç bir ay içinde komisyon üye–
lerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye bildirmeye
mecburdurlar.


            
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından
seçilir.


            
Ziraat ve ticaret odaları bulunmıyan yerlerde bunların seçeceği üyeler,aynı
esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.


            
Madde 85 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazançlar merkez komisyonu Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında
Gelirler Genel Müdürü, Tarım Bakanlığından üç, Ticaret ve Gümrük ve Tekel
Bakanlıklariyle Yüksek Murakabe Heyeti, İstatistik, Devlet Üretme Çiftlikleri,
Devlet Su İşleri, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, Toprak  Mahsulleri
Ofisive Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüklerinden ve Ziraat Odaları Birliğinden
birer temsilciden ve Ankara Üniversitesi Ziraat, Veteriner, Orman, Siyasal
Bilgiler ve Hukuk Fakülteleri Profesörler Kurullarınca seçilen profesör veya
doçentten kurulur.


            
Madde 89 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kısımda yazılı komisyonlar tam mürettepleri ile toplanır ve mutlak
ekseriyetle karar verir. Reyler müsavi olursa başkanın bulunduğu taraf
ekseriyet sayılır.


            
Madde 177 bent (1,2,3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1 – Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık
alımlarının tutarı 200.000 lirayı veya satışlarının tutarı 220.000 lirayı
aşanlar;


            
2 – Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde
elde ettikleri gayrisafi iş hasılatı 40.000 lirayı aşanlar;


            
3 – 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde 2
numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı
200.000 lirayı aşanlar;


            
Madde 213 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çiftçi işletme defteri, zirai işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir
defterdir Bu defterin sol tarafına giderler, sağ tarafına da hasılat
kaydolunur.


            
1 – Gider kısmına:Zirai kazancın elde edilmesi ve işletmenin idame ettirilmesi
için yapılan genel giderler ve işletme ile ilgili diğer bütün giderler ve bu
giderler dolayısiyle borçlanılan paralar ve 214 üncü maddeye göre ayrılan
amortismanlar;


            
2 – Hasılat kısmına: Satılan mahsuller ve hayvanlar ve sair ürünler
karşılığında tahsil olunan paralar ile tahakkuk eden alacaklar, ziraat makina
ve aletleriyle başka çiftçilere yapılan hizmetler karşılığı alınan paralar ve
işletme ile ilgili sigorta tazminatları ve diğer bütün hasılat,


            
Kaydolunur.


            
Gider ve hasılat kayıtlarının en az aşağıdaki bilgileri ihtiva etmesi lazımdır.


            
1 – Sıra numarası,


            
2 – Kayıt tarihi,


            
3 – İşlemin nev'i,


            
4 – Meblağ.





602


 


            
Madde 243 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir
Vergisi Kanunu ile tayin edilen zirai işletme büyüklüğü ölçülerinin üstünde
bulunan çiftçiler, zirai faaliyetlerinin (Gezginci hayvancılıkta kışlıklarının)
bulundukları köy ve mahallelerin muhtarlıklarına müracaatla orada beyana açık
bulundurulacak olan ekim ve sayım defterine aşağıdaki bilgileri yazdırırlar:


            
a) 1 – Çifçinin soyadı ve adı;


            
2 – Çifçinin ikametgah adresi;


            
3 – Zirai işletmesinin (Gezginci hayvancılıkta kışlak) bulunduğu yer;


            
b) Ekime ait bilgiler. Geçen yılın Ekim ayı sonundan beyanın yapıldığı yılın
Kasım ayı başına kadar:


            
1 – Ekilen arazinin genişliği,


            
2 – Ekimin nev'i.


            
c) Beyana takaddüm eden vergilendirme dönemi içindeki satışların tutarı.


            
1 – Satılan malın cinsi,


            
2 – Satılan malın miktarı,


            
3 – Satış bedeli tutarı.


            
Hayvancılıkta (b) bendindeki bilgiler yerine beslenen hayvanların cins ve
miktarları yazdırılır.


            
Ekim ve hayvancılıktan başka zirai faaliyette bulunanlar yukarıki bilgiler
yerine o faaliyetlerin mahiyetilerine uygun olarak Maliye ve Tarım
Bakanlıklarınca müştereken belli edilecek bilgileri yazdırırlar.


            
Adi ortaklıklarda beyanın ortaklardan, biri tarafından yapılması kafidir.Bu
takdirde diğer ortakların ad ve soyadlariyle ikametgah adresleri ve ortaklıktaki
hisseleri de beyanda bulunan ortak tarafından deftere yazdırılır.


            
Ekim ve sayım beyanı yılda bir defa ve Kasım ayında yapılır. Ekim ve
hayvancılıktan maada zirai faaliyetlerde beyan zamanı Maliye ve Tarım
Bakanlıklarınca müştereken belli edilir.


            
 Ekim ve sayım beyanları sözlü veya yazılı olura sözlü beyanlar, beyanı
yapanlar tarafından imza veya mühürle tasdik edilir.


            
Defterler iki nüsha olarak tanzim ve ikinci nüsha beyan süresinin sonundan
itibaren onbeş gün içinde ilgili vergi dairesine makbuz karşılığında teslim
edilir.


            
Kayıt
işlerini kendi imkanlariyle tekemmül ettiremiyecek durumda olan muhtarlıklara
valiliklerce gerekli yardımda bulunulur.


            
Maliye Bakanlığı iklim şartları bakımından özellik gösteren illerde bu maddede
yazılı beyan süresini daha öne alabilir.


            
Madde 245 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Muhtar
ve ihtiyar heyetleri 243 üncü madde hükümlerine göre yapılan beyanların (Bu
maddenin c bendindeki beyan hariç) doğruluğunu tahkik ederler.


            
Madde 277 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satmak, üretmek, sütünden veya diğer mahsullerinden istifade etmek gibi
maksatlarla yetiştirilen veya satın alınan hayvanlar, cinsleri ve yaşları
nazara alınmak suretiyle gruplandırılır ve Maliye ve Tarım Bakanlıklarınca bu
gruplara mütenazıran hazırlanan ortalama maliyet cetvellerinde tesbit edilen
kıymetlere göre değerlendirilir.





603


 


            
Kıymetleri bu suretle tesbit edilmemiş olan hayvanlar emsal bedelleri üzerinden
değerlendirilir.


            
Madde 384 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz komisyonu re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine lüzum görürse
fenni ihtisasa taallük etmiyen işlerde başkan veya üyeleri arasından belli
edeceği bir zat, fenni ihtisasa taallük eden işlerde bu zatın naipliği altında
tarafsız bilirkişi marifetiyle arazi ve binaları gözden geçirmek, mükellefin
defter ve vesikalarını incelemek ve her türlü tetkikatı yaptırmak,lüzum gördüğü
kimseleri, çağırıp izahat veya yazı ile malümat almak veya mükelleften gayri
üçüncü şahısların defter ve vesikalarını tetkik etmek veya ettirmek suretiyle
incelemeleri derinleştirir ve gerekirse yeni deliller istiyebilir. İlgililerin
sözlü izahatı zapta geçirilerek sahiplerine imzalattırılır.


            
Geçici Madde 5 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun mer'iyete girdiği tarihte veya mütaakıp yıllarda ticari veyazirai
kazançları dolayısiyle yeniden Gelir Vergisi mükellefiyetine gireceklerin
amortismana tabi iktisadi kıymetleri maliyet bedeli, maliyet bedeli
bilinmiyorsa bizzat kendilerince alış tarihindeki rayice göre takdir olunacak
emsal bedeli de değerlenir. Şu kadar ki, bu kıymetlerin alış tarihleri ile
mükellefiyete giriş tarihi arasındaki yıllara ait amortismanlar tutarı bu
değerlerden düşülür.


            
Alış emsal bedelinin fazla hesaplandığının tesbiti halinde bundan dolayı
mükellef adına ceza kesilmez.


            
3 – 26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:
42,43,92,279,280,294,354)


            
Madde 42 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ortalama kar hadleri Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre
hazırlanacak cetveller üzerine il merkezindeki ticaret odalarınca bunların
bulunmadığı il merkezlerinde belediyelerce seçilecek dört kişi ile o il
defterdarının ve mazereti halinde tevkil edeceği bir maliye memurunun
başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından ilçe itibariyle gayrisafi
kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur.


            
Madde 43 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliye Bakanlığı yaptığı incelemeler sonunda nispetsiz veya hatalı gördüğü
ortalama kar hadlerinin 42 nci maddede yazılı usule göre yeniden tesbit
edilmesini ticaret odalarından veya belediyelerden ister. İkinci tesbite
dekanaat etmediği takdirde son karara karşı Danıştay'a müracaat
edebilir.Danıştay bu müracaatları tercihan inceleyerek karara bağlar.


            
 Madde 92 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kısımda yazılı komisyonların (Zirai kazançlar merkez komisyonu hariç)
seçilmiş üyelerine komisyonlardaki görevleri dolayısiyle, mahalli
defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda
ücret verilir.


            
Zirai kazançlar merkez komisyonu üyelerine komisyondaki çalışmaları dolayısiyle
verilecek ücretin miktarı Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu
karariyle tayin olunur.





604


 


            
Madde 279 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türk borsalarında kayıtlı olan Türk ve yabancı esham ve tahvilat borsa rayici
ile; borsada kayıtlı olmıyan esham, tahvilat alış bedeli ile değerlenir.


            
Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılır ise bu rayiç yerine alış
bedeli esas olur.


            
Madde 280 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. 279 uncu maddenin son fıkrası
hükmü yabancı paraların değerlenmesinde de uygulanır.


            
Madde 294 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bütün esham ve tahvilatın ve yabancı
paraların ve yabancı paralar üzerinden tanzim edilmiş alacak ve borç
senetlerinin değerlenmesinde ikinci bölümün hükümleri uygulanır.


            
Madde 354 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Veraset ve İntikal Vergisi beyannamelerini kanuni süresinin bitmesini takipeden
günden başlıyarak 15 gün içinde verenlere, 25 liradan az olmamak şartiyle
verginin % 2 si, daha sonra verenlere 50 liradan az olmamak şartiyle verginin%
5 i tutarında usulsüzlük cezası kesilir.


            
4 – 1/7/1964 tarih ve 488 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 112, 220, 356)


            
Madde 112 bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4 – Sermayelerini tezyid eden şirketler, sermayenin artırılan miktarına ait
Damga Resmini, tezyit kararının tescil ve ilanı tarihinden itibaren üç ayiçinde
öderler.


            
Madde 220 bent (5) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5 – Damga resmi defteri:


            
Madde 356 bent (2 ve 4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2 – Gerçek ve tüzel ,kişiler tarafından resmi dairelere verilen her nevi
dilekçe, istifanamelerle layiha, muhtıra, beyanname ve ihbarnamelerin ve bu
mahiyette resmi makamlara çekilen telgrafnamelerin mühürlü ve imzalı
nüshalarını pulsuz veya pulu noksan olduğu takdirde resmi ifa edilmeden veya
pulu tamamlatılmadan kabul edilmez ve muameleye konulmaz. Bu evrakı resmi ifa
edilmeden veya noksan tamamlanmadan kabul eden ve muameleye koyanlar adına her
kağıt için elli kuruş ceza kesilir.


            
Bu gibi evrak posta ile gönderilmiş olduğu takdirde durumu ve resim ve cezaile
mükellef olanlar bir tutanakla tesbit edilerek keyfiyet pulsuz veya noksan
pullu kağıt üzerine şerh edildikten sonra muameleye konulur. Buna riayet
etmeden muameleye koyanlar hakkında yukarıki fıkrada yazılı ceza hükmü
uygulanır.


            
4 – Damga resminin defter ve kayıt nizamı ile muhafaza ve ibraz ödevlerine ait
usulsüzlüklerde de 352 nci madde hükmü uygulanır.


            
5 – 29/7/1970 tarih ve 1318 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmiş veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 297)


            
Madde 297 – (15/2/1963 tarih ve 189 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ticari sermayeye dahil olsun olmasın bilümum binalarla arazi vergi değeri ile
değerlenir.





605


 


            
Veraset ve İntikal Vergisi tatbikatında işbu gayrimenkuller mükellefler
tarafından tayin ve beyanname ile bildirilecek rayiç değerleriyle değerlenir.
Mükellefler tarafından tayin ve beyan olunacak rayiç değerler, bu malların
fiilen getirmekte bulundukları veya kiraya verildikleri takdirde getirebilecekleri
yıllık kiranın on katından az olamaz. Beyan edilen değerin bu miktardan
azolduğunun tesbiti veya beyanın kanuni süre içinde yapılmaması hallerinde
rayiç değer 72 nci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tayin edilir.


            
Mükellefler, Veraset ve İntikal Vergisi beyannamelerini zamanında vermek
şartiyle, rayiç değerin doğrudan doğruya Takdir Komisyonunca tayinini de
istiyebilirler.


            
Beyanın kanuni süre içinde yapılmaması hali hariç, rayiç değerin komisyonca
tayini hallerinde mükellefe ceza uygulanmaz.


            
6 – 29/7/1970 tarih ve 1319 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 50,51, 53, 54, 55,
56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 77, 78)


            
Madde 50 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir usulü, gayrimenkullerden alınan vergilere ait matrahların bu kanuna göre
kurulan komisyonlarca tahmin ve tesbit edilmesidir. Tahrir usulü, birlik
itibariyle yapılan "genel tahrir" ile "tadilat" ı ihtiva
eder. Bu tahrirlere dayanılarak tasarruf iddia olunamaz.


            
Madde 51 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Genel tahrir, bir ilçe dahilindeki bütün binaların veya bütün arazinin
yazılarak binalarda gayrisafi iratların, arazide kıymetlerin yeniden tahmin
edilmesidir.


            
Madde 53 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir muameleleri "tahrir varakası" üzerinde tesbit edilir. Tahrir
varakası, bina ve arazi için tahmin olunan irat ve kıymetlerin zaptına mahsus
vesikadır. Tahsis varakası, genel tahrir veya tadilatı yapan komisyon
tarafından tan– zim edilerek imzalanır.


            
Madde 54 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir varakasına ne gibi bilgiler yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin olunur.
Maliye Bakanlığı, arazi tahrir ve tadilat işlemlerinde tahrir varakası
kullanılmamasına veya tahrir varakasının tahrir cetveliyle birleştirilerek
birleşik tahrir varaka ve cetveli kullanılmasına karar verebilir. Bu cetvellere
yazılacak bilgiler de Maliye Bakanlığınca tayin olunur.


            
Madde 55 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir varakaları tahrir veya tadilat komisyonları tarafından aşağıdaki süreler
içinde ve imza karşılığında vergi dairesine verilir. 1. Genel tahrirlerde ve
mevzii tadilatta bir mahalle veya köye ait tahrir varakaları, bunların tahrir
veya tadilat işlemlerinin bittiği tarihi takib eden beş gün içinde,


            
2. Diğer tadilatta, her gayrimenkule ait tahrir varakası tadilat işleminin
bittiği günü takip eden beş gün içinde.





606


 


            
Genel tahrirler ile mevzii tadilatta tahrir veya tadilat komisyonları
tarafından mahalle veya köy itibariyle düzenlenen tahrir cetvelleri de
tahrirvarakalarına bağlanır.


            
Madde 56 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanuna göre yapılacak genel tahrirler, her on yılda bir tekrar edilebilir.
Ancak iki genel tahrir arasındaki süre on beş yıldan fazla uzatılamaz. Herhangi
bir ilçede genel tahrir yapılmasına Maliye Bakanlığı karar verir.


            
Tahrir kararı, ilçe merkezinde çıkan gazetelerle, gazete çıkmıyan yerlerde
mütat vasıtalarla ilan edilir.


            
Tahrir muamelelerine kararın ilanından en az on beş gün geçtikten sonra
başlanır.


            
Madde 57 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir komisyonları kurulur kurulmaz, mahallin en büyük mülkiye memuru ile en
büyük mal memuru müştereken bir çalışma planı tanzim ederler ve bu planda
"tahrir mıntakalarını" ve "tahrir sırasını" gösterirler.
Her tahrir mıntakasına bir komisyon tarafından bir yıl içinde tahriri mümkün
olacak mahalle ve köy ayrılır.


            
Madde 58 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her tahrir mıntakasında tahrire başlanmazdan en az beş gün evvel, tahrir
komisyonu başkanı tahririn hangi gün başlıyacağını şehir ve kasabalarda
belediye başkanına, köylerde ihtiyar meclisine yazı ile bildirir.


            
Bu
ihbar belediye başkanı veya ihtiyar meclisi tarafından gazete çıkan yerlerde
gazetelerle neşredilmek, lazım gelen yerlere ilanlar asılmak suretiyle ve
ayrıca mütat vasıtalarla, duyurulacak şekilde köy, çarşı ve mahallerde halka
derhal ilan edilir.


            
Madde 59 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Genel tahrirde her ilçe bir birliktir.


            
Madde 60 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Genel tahrir veya mevzii tadilat işlemi bittikten sonra tahrir varakaları esas
tutularak mahalle veya köyün tahrir cetveli tanzim ve komisyonu teşkiledenler
tarafından imza olunur.


            
Tahrir cetveline ne gibi bilgilerin yazılacağı Maliye Bakanlığınca tayin
edilir.


            
Madde 61 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)B


            
Bir birliğin genel tahrir neticeleri, itiraz incelemelerinin bitmesini takib
eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.


            
62 nci madde gereğince yapılan genel tahrir neticeleri, tahrir kayıtlarının
yandığı veya sair sebeplerle mahvolduğu tarihin rastladığı mali yıla ait 
ödenmemiş taksitlere ve itiraz incelemelerinin bittiği mali yıl sonuna kadar
geçen yılların vergilerine de şamil olmak üzere itiraz incelemelerinin bittiği
yılıtakip eden mali yıldan başlıyarak uygulanır.





607


 


            
Madde 62 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir kayıtları yanan veya sair sebeplerle mahvolan yerlerde on yıl
beklenmeksizin yeniden tahrir yapılır.


            
Madde 77 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Binaların ve arazinin genel tahriri üçer kişilik "Tahrir
komisyonları" tarafından yapılır. Bu komisyonlar valilerce tayin olunan
bir zatın başkanlığı altında iki seçilmiş üyeden kurulur.


            
Her ilçede, ilçenin büyüklüğüne göre, lüzumu kadar "Tahrir komisyonu"
kurulur.


            
Valiler, tahrir komisyonlarına sıfat ve yetkilerini gösteren birer vesika
verirler. Komisyonlar gittikleri yerde bu vesikayı gezilip görülecek bina veya
arazinin mutasarrıflarına veya bunları işgal edenlere göstermeye mecburdurlar.


            
Madde 78 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir komisyonlarının üyeleri aşağıdaki şekilde seçilir:


            
1. Üyelerden biri tahriri yapılacak ilçenin bağlı bulunduğu il genel meclisince
genel meclis üyeleri dışından ve ilçe halkından seçilir. 62 nci maddede yazılı
sebeplerle yapılacak tahrirlerde, il genel meclisi toplantı halinde değilse, bu
üyenin aynı suretle il daimi encümenince seçilmesi caizdir.


            
2. Belediye sınırları içindeki yerlerin tahriri için ikinci üyeyi belediye
meclisleri kendi üyeleri veya diğer hemşehriler arasından seçer.


            
3. Köylerde yapılan tahrirlerde köy ihtiyar meclisi tarafından kendi üyesi
arasından veya köy halkından seçilecek bir zat ikinci üye olarak tahrir
komisyonuna girer.


            
Tahrir komisyonlarına girecek üyeler sayısınca ayrıca ve aynı usul daire–sinde
yedek üye de seçilir.


            
İl genel meclisleri ile belediye meclisleri asıl ve yedek üyeleri genel tahrir
kararının ilanından başlıyarak en geç bir ay içinde seçmeye ve bunların
adlarını en büyük mülkiye memuruna bildirmeye mecburdurlar.


            
7 – 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 3, 5, 29, 30, 42,
43, 46, 72, 73, 75, 83, 84, 87, 89, 90, 92, 104, 107, 127, 134, 171, 172, 173,
177, 193, 219, 230, 231, 233, 235, 236, 237, 240, 247, 255, 257, 268, 270, 272,
275, 297, 298, 323, 328, 331, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 343, 344, 345,
346, 347, 348, 349, 352, 353, 354, 355, 357, 358, 359, 360, 361, 367, 368, 369,
370, 371, 374, 376, 389, 392, 406, Usulsüzlük cezalarına ait cetvel)


            
Madde 3 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunda kullanılan "Vergi Kanunu" tabiri, işbu kanun ile bu kanun
hükümlerine tabi vergi, resim ve harç kanunlarını ifade eder.


            
Madde 5 – fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam
eder.


            
Fıkra üç – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


           
Ancak, vergi güvenliğini sağlamak amaciyle Gelir Vergisi mükelleflerinin yıllık
Gelir Vergisi, (Mahsuptan evvelki vergisi), sermaye şirketlerinin Kurumlar
Vergisi beyannameleri üzerinden tarh olunan Gelir ve Kurumlar Vergileri
ilemükelleflerin adları ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince
beyannamelerin veril diği yıl içinde dairenin münasip yerlerine asılacak
cetvellerde açıklanmakla beraber ayrıca kitap halinde veya Resmi Gazete ile
yayınlanır. Mükellefin bağlı bulunduğu teşekkül varsa, bu ilan orada da
yapılır.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


608


 


            
Madde 29 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun, bir vergi tarh edildikten
sonra bu vergiye mütaallik olarak, meydana çıkan ve maddi delillere veya kanuni
ölçülere dayanılarak miktarı tesbit olunan bir matrah veya matrah farkı
üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir,


            
Madde 30 fıkra bir ve iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Re'sen vergi tarhı,vergi matrahının tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak
tesbitine imkan bulunmıyan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir
edilecek matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. Aşağıdaki
hallerin her hangi birinin bulunması halinde, maddi delillerin mevcut olmadığı
kabul edilir:


            
Madde 42 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ortalama kar hadleri; Maliye Bakanlığınca emtia ve iş nevilerine göre
hazırlanacak cetveller üzerine, tüccarlar için il merkezindeki ticaret
odalarınca, esnaf ve sanatkarlar için kanunla kurulan esnaf dernekleri
birliğince, birlikleri yoksa esnaf ve sanatkar teşekküllerince; odaların,birlik
ve teşekküllerin bulunmadığı yerlerde il merkezlerindeki belediyelerce
seçilecek dört kişi ile o il defterdarının ve mazereti halinde tevkil
edeceğibir maliye memurunun başkanlığında kurulan özel bir komisyon tarafından
ilçeler itibariyle gayrisafi kazanca göre ayrı ayrı tayin olunur. Şu kadar ki,
merkez ilçesi dışındaki mükelleflere ait ortalama kar hadlerinin tesbitinde, il
merkezinden seçilmiş olan üyelerden ikisinin yerine o ilçelerde aynı
mahiyetteki teşekküller tarafından seçilmiş olan iki üye toplantılara katılır.


            
Ortalama kar hadlerinin tayininde nazara alınacak esaslar Maliye Bakanlığınca
hazırlanacak bir yönetmelikle belirtilir.


            
Komisyon, defterdarın yazılı isteği tarihinden başlıyarak üç ay içinde takdir
işini tamamlar, lüzum görülen yerlerde ve hallerde bu süre Maliye Bakanlığınca
bir yıla kadar uzatılabilir.


            
Madde 43 fıkra yedi – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının
başkanlığında Gelirler Genel Müdürü veya bunların tevkil edeceği kimseler ile
Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin üç
temsilcisinden kurulur.


            
Madde 46, fıkra altı ve yedi – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Ancak zirai kazançlar il komisyonlarınca verilen ısrar kararları uygun
görülmediği takdirde, uygun görülmiyen ölçüler yerine merkez komisyonunca
toplantıda mevcut üyelerin ittifakiyle re'sen ve nihai olarak yeni ölçüler
tayin ve tesbit olunur.


            
Kara ve su avcılığında 45 inci maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı bentteki
ölçünün tesbiti ile iktifa olunur. Bu ölçü % 70 (Dahil) nisbetinden az olmamak
üzere, zirai kazançlar merkez komisyonu tarafından re'sen tesbit olunur.





609


 


            
Madde 72 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı kanunun hükmüdür.)


            
Takdir komisyonu, mahallin en büyük mal memurunun veyahut tevkil edeceği
memurun başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili bir memurundan ve
seçilmiş üç üyeden kurulur.


            
Madde 73 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Üyeler
tüccarlar için ticaret odasınca diğer sanat ve meslek erbabı için bunların
mensup oldukları mesleki teşekküllerce kendi üyeleri arasından veya hariçten
seçilir. Bu teşekküller, Takdir Komisyonu Başkanının yazılı talebi üzerine en
geç bir ay içinde üç asil ve üç yedek üye seçmeye mecburdurlar. Bu mecburiyet
zamanında yerine getirilmezse üyeler mahallin en büyük mülkiye amiri tarafından
seçilir.


            
Madde 75 fıkra 2 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Servet takdiri ile görevli komisyonlar bilirkişiye müracaat edebilirler. Sınai
ve edebi mülkiyet haklarını, imtiyazları, madenleri, mücevheratı, eski eserleri
ve sanat eserlerini değerlemede bilirkişiye müracaat etmek mecburidir.


            
Madde 83 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazançlar il komisyonu valinin başkanlığında defterdar, gelir müdürü,
ziraat müdürü, veteriner müdürü, il merkezindeki Ziraat Bankası şube müdürü ve
seçilmiş dört üyeden kurulur. Ormancılığa ilişkin konuların görüşülmesinde
komisyona veteriner müdürü yerine orman işletme müdürü veya tevkil edeceği bir
temsilci katılır.


            
Madde 84 fıkra bir – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazançlar il komisyonunun seçilmiş üyelerinden ikisi mahalli çiftçi
birlikleri, biri il ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka
çiftçileri arasından seçilir.


            
Madde 87 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takdir, tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına, memurların
dışında, seçilecek kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:


            
Bent (5,6,7,) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5. Takdir komisyonlarına seçileceklerde ayrıca 30 yaşını bitirmiş olmak;


            
6. Tahrir, tadilat ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca
mensup olduğu şehir veya kasabanın iktisadi şartlarına ve iktisadi şartlarına
ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve yirmi beş yaşını bitirmiş bulunmak;


            
7. Arazi tahrirlerinde ayrıca çiftçi olmak.


            
Madde 89 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kısımda yazılı takdir, tahrir ve tadilat komisyonları tam mürettepleriyle
toplanır ve mutlak ekseriyetle karar verirler.


            
Zirai kazançlar il ve merkez komisyonları müretteplerinin beşte üçü ile
toplanabilir ve mürettep üye sayısının ekseriyetiyle karar verirler.


            
Bu kısımda yazılı komisyonlarda reylerin müsavatı halinde başkanın bulunduğu
taraf ekseriyet sayılır.





610


 


            
Madde 90 fıkra dört – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrir komisyonunun başkanı hastalık gibi mücbir bir sebeple veya mezuniyetle
görevine devam edemiyecek olursa yerine valiler tarafından bir başkan vekili
tayin olunur.


            
Madde 92 – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kısımda yazılı komisyonlarla ortalama kar hadlerini tesbit eden özel
komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu hariç) Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111 inci
maddesinde yazılı komisyonun seçilmiş üyesine bu komisyonlardaki görevleri
dolayısiyle, mahalli defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin
olunacak miktarda ücret verilir.


            
Şu kadar ki, bu komisyonların seçim yoliyle gelmiyen üyelerine verilecek ücret
miktarı, her toplantı günü için seçilmiş üyelere verilen miktarı aşmamak
kaydiyle aylık tutarı 200 lirayı geçemez.


            
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu ile Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu
Başkan ve üyelerine, bu komisyonlardaki çalışmaları dolayisiyle verilecek
ücreti Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu karariyle tayin
olunur.


            
Madde 104 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3. İstanbul belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yoliyle yapılan tebliğin
konusu on bin lirayı aşan bir vergiye veya vergi cezasına taallük ettiği
takdirde ilan ayrıca  Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile
yayınlanır.


            
Madde 107 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Posta
ile tebliğ yapılması müşkül veya faydasız görülen hal ve yerlerde veyahut özel
veya acele hallerde, Maliye Bakanlığı tebliğleri Posta yerine memur vasıtasiyle
yaptırmaya yetkilidir.


            
Madde 127 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yoklamadan maksat; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları,
kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tesbit etmektir.


            
Madde
134 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi incelemesinden maksat; defter, hesap ve kayıtlara dayanılarak ödenmesi
lazım gelen vergilerin doğruluğunu araştırmak, tesbit etmek ve sağlamaktır.


            
Madde 171 bent (5) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5. Mükellefin hesap ve kayıtlarının yardımiyle üçüncü şahısların vergi
karşısındaki durumlarını kontrol etmek ve incelemek.


            
Madde 172 fıkra bir, bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4. Dernek ve tesislere ve vakıflara ait iktisadi işletmeler;


            
Madde 172 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve tesislere, vakıflara ait iktisadi
işletmeler defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere
tabidirler.





611


 


            
Madde 173 fıkra bir bent – (3) alt bent (b) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
b) Dernek, tesis ve vakıflara ait iktisadi işletmeler.


            
Madde 177 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bent (1,2 ve 3) – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.) Satın
aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının
tutarı 400.000 lirayı veya satışlarının tutarı 440.000 lirayı aşanlar;


            
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıliçinde
elde ettikleri gayrisafi iş hasılatı 80.000 lirayı aşanlar;


            
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin memzucen yapılması halinde 2
numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının
toplamı 400.000 lirayı aşanlar;


            
4. Her türlü ticaret şirketleri (Adi şirketler iştigal nevileri yukarıki
bentlerden hangisine giriyorsa o bent hükmüne tabidir.)


            
5. Kurumlar Vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı
bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmiyenlerin
işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade
edilebilir.)


            
6. İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler.


            
Madde 193 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşletme hesabı esasında, işletme hesabını ihtiva eden tek ve basit bir defter
tutulur.


            
Madde 219 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Muamaleler defterlere zamanında kaydedilir. Şöyle ki :


            
a) Muamelelerin işin hacmına ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve
vuzuhunu bozmıyacak bir zaman zarfında kaydedilmesi şarttır. Bu gibi kayıtların
mazeretsiz ve sebepsiz olarak 10 günden fazla geçiktirilmesi caiz değildir.


            
b) Kayıtlarını devamlı olarak muhasebe fişleri, primanota ve bordro gibi
yetkili amirlerin imza veya parafını taşıyan mazbut vesikalara dayanarak
yürüten müesseselerde, muamelelerin bunlara işlenmesi, deftere işlenmesi
hükmündedir. Ancak bu kayıtlar, muamelelerin esas defterlere üç aydan daha geç
intikal ettirilmesine cevaz vermez.


            
Madde 230 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Faturada en az aşağıdaki malümat bulunur:


            
1. Faturanın sıra numarası;


            
2. Faturayı çıkaranın ticaret unvanı ve iş adresi;


            
3. Müşterinin ticaret unvanı ve adresi;4. Emtianın veya işin nev'i, miktarı,
fiyatı ve tutarı;


            
5. Satılan mallar faturanın tanziminden evvel teslim edilmişse teslim tarihi.


            
 Gerçek kişilerde ticaret unvanı olarak tüccarın soyadı ve adı yazılır.
Büyük ve tanınmış müesseseler için adres konmıyabilir Müstehliklere perakende
satış yapan tüccarlar, fatura verdikleri takdirde, bu faturalarda numara
teselsülü mecburiyeti yoktur.





612


 


            
Madde 231 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Faturanın çıkarılmasında aşağıdaki kaidelere uyulur:


            
1. Faturalar sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir. Aynı müessesenin
muhtelif şube ve kısımlarında her biri aynı numara ile başlamak üzere ayrı
ayrıfatura kullanıldığı takdirde bu faturalara şube ve kısımlarına göre şube
veyakısmın isimlerinin yazılması veya özel işaretle seri tefriki yapılması
mecburidir:


            
2. Faturalar mürekkeple, makina ile veya kopya kurşun kalemi ile doldurulur.


            
3. Faturalar en az bir asıl ve bir örnek olarak çıkarılır. Birden fazla örnek
çıkarıldığı takdirde her birine kaçıncı örnek olduğu işaret edilir.


            
4. Faturaların baş tarafından iş sahibinin veya namına imzaya mezun olanların
imzası bulunur.


            
Madde 233 bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4. II nci sınıf tüccarlarda satış bedellerini gösteren el defteri kayıtları (Bu
defterlerin tasdiki ihtiyaridir.)


            
Madde 235 fıkra dört bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
2. Malı satın alan tüccar veya çiftçinin soyadı, adı ve unvanı;


            
Madde 236 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydiyle serbest meslek erbabı
aşağıdaki hallerde makbuz vermeye ve bunların bir örneğini muhafaza etmeye
mecburdurlar:


            
1. Müşteri makbuz isterse;


            
2. Ücret ticari, zirai veya sınai bir işletme tarafından ödenmişse:


            
3. Alınan para 100 liradan fazla ise.


            
Madde 237 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Serbest meslek makbuzlarına:


            
1. Makbuzu verenin soyadı, adı veya unvanı;


            
2. Müşterinin soyadı, adı veya unvanı;


            
3. Alınan paranın miktarı;


            
4. Paranın alındığı tarih;yazılır.


            
Bu makbuzlar hiçbir resim ve harca tabi değildir.


            
Madde 240 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ücret karşılığında eşya nakleden bütün gerçek ve tüzel kişiler (Götürü usule
tabi olanlar dahil, gelir ve kurumlar vergilerinden muaf olanlar hariç)
naklettikleri eşya için 209 uncu maddede yazılı bilgileri ihtiva eden
dipkoçanlı bir irsaliye kullanmaya mecburdurlar. Bu irsaliyenin birinci nüshası
eşyayı naklettirene verilir ve kopye kağıdı ile doldurulacak dip koçanı
nakleden nezdinde saklanır.


            
209 uncu maddede yazılı ambar defterini tutanlar ayrıca irsaliye kullanmaya
mecbur değildirler.


            
Bu madde hükmü nakliye komisyoncuları ile acentalarına da şamildir.





613


 


            
Madde 247 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Aşağıda yazılı mükellefler vergi karnesi almaya mecburdurlar:


            
1. Vergi matrahları tamamen veya kısmen götürü usulde tesbit olunanlar;


            
2. Gelir vergisinde en az geçim indiriminden faydalanmak istiyenler.


            
Durumu yukarıda yazılı şartların ikisine birden temas etse bile, bir mükellef
tek vergi karnesi alır.


            
Genel, katma, özel bütçeli daire ve müesseselerle belediyelerden ve 3659 sayılı
kanuna tabi diğer müesseselerden ücret alanların en az geçim indiriminden
faydalanmaları Maliye Bakanlığınca tesbit olunacak usule tabi tutulur.


            
Gelir Vergisi Kanunu gereğince verdikleri (Yıllık beyanname) lerde aile
durumunu gösterenler karne mecburiyetine tabi değildirler.


            
Madde 255 fıkra iki ve üç –(4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hizmet erbabına ait vergi karneleri iş verenler nezdinde, hizmet erbabı aynı
zamanda birkaç yerde çalışmakta ise bunlardan yalnız biri nezdinde muhafaza
edilir. (Vergi matrahları götürü olarak tesbit edilenler hariç.)


            
İş verenler her ne surette olursa olsun işten çıkan hizmet erbabına vergi
karnelerini derhal geri vermeye mecburdurlar.


            
Madde 257 fıkra bir ve bent (4) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Vergi inceleme ve kontrolleri ve tahrir sırasında, mükellefler aşağıda yazılı
ödevleri yerine getirmeye mecburdurlar:


            
4. Bina ve arazi tahrirlerinde iradı tahmin edilecek binayı ve kıymeti tahmin
edilecek araziyi tahrir ve tadilat komisyonlarına gösterip gezdirmek, bu gibi
gayrimenkullerin genel ahvaline, kullanış tarzına ve kirada ise miktarına
mütaallik her türlü bilgileri komisyonlara vermek (Bu fıkrada yazılı
mecburiyetler kiracılara da şamildir.)


            
Madde 268 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi değeri, arazide tahrir usuliyle tesbit edilen kıymet, binalarda Bina
Vergisi Kanununa göre tesbit edilen safi iradın 10 mislidir.


            
Madde 270 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Noter,
tapu, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye gider ve harçlarını
maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte
mükellefler serbestirler.


            
Madde 272, birinci fıkradan sonra gelen parantez içindeki hüküm – (4/1/1961
tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Bir geminin, iktisap tarihindeki süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme
ve barındırma tertibatını genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi
kıymetini devamlı olarak artıran giderler, maliyet bedeline eklenmesi gereken
giderlerdendir.)


            
Madde 275 fıkra üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yeni kurulan veya itibari sermayesi 200.000 liradan noksan bulunan sınai
müesseseler mamullerin maliyetini, normal satış fiyatlariyle kar hadlerini
gözönünde tutmak şartiyle daha basit usullerle tesbit edebilirler.





614


 


            
Madde 297 fıkra iki ve üç – (29/7/197O tarih ve 1318 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Veraset ve intikal Vergisi tatbikatında işbu gayrimenkuller rayiç bedelle
değerlenir.


            
Rayiç bedel; intikal eden gayrimenkulün değerleme günündeki alım - satım
değeridir.


            
Madde 298 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 nci
maddede yazılı takdir komisyonu tarafından tesbit edilir.


            
Madde 323 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Şüpheli alacaklar şunlardır:


            
1. Dava veya icra safhasında bulunan ihtilaflı alacaklar;


            
2.
Vadesi 3 defa uzatıldığı halde tahsil edilememiş olan senede bağlı alacaklar;


            
3. Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen
borçlu tarafından ödenmiyen senetsiz alacaklar;


            
4. Veresiye üzerine geniş müşteri kütlesiyle muamelede bulunan tüccarların
şüpheli alacak ortalamasını, son hesap döneminde aynı mahiyetteki alacaklara
uygulamak suretiyle ayıracakları miktarlar (Bu fıkradaki şüpheli alacak
ortalaması, geçmiş son iki yıl içinde tahsil edilememiş bulunan, veresiye
muamelelere mütaallik, alacakların aynı süreye ait ve aynı mahiyetteki
muameleler toplamına nispet edilmesi suretiyle bulunur).


            
Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için, değerleme gününün (Tasarruf değerri) ne
göre pasifte karşılık ayrılabilir. Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu ve
4 üncü fıkraya göre ayrılmış ise hangi yıla ait olduğu karşılıkhesabında
gösterilir.


            
Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.


            
Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri zaman,
karşılık hesabından indirilir.


            
Madde 328 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile
bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki fark kar ve zarar
hesabına geçirilir. İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler bu farkı
defterlerinde hasılat veya gider kaydederler.


            
Fıkra dört – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Şu kadar ki, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi, işin mahiyetine göre
zaruri bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve
teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan tahassul eden kar, yenileme
giderlerini karşılamak üzere, pasifte geçici bir hesapta azami üç yıl süre ile
tutulabilir. Her ne sebeple olursa olsun bu süre içinde kullanılmamış olan
karlar, üçüncü yılın vergi matrahına eklenir.


            
Madde 331 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi kanunları hükümlerine aykırı hareket edenler, bu kitapta yazılı vergi
cezaları (kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları) ve diğer cezalar ile
cezalandırılırlar.





615


 


            
Madde 334 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Damga resmi uygulamalarında gerek nispi, gerek maktu resimlerle ilgili cezadan
sorumlu olanlar birden fazla olduğu takdirde, yekdiğerine müracaat hakları
mahfuz kalmak üzere, müteselsilen sorumlu tutulurlar.


            
Madde 335 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık veya kusurda cezayı istilzam eden tek bir fiil ile başka neviden
birkaç vergi zıyaa uğramış olursa her vergi bakımından ayrı ayrı ceza kesilir.


            
Madde 336 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Cezayı istilzam eden tek bir fiil ile kaçakçılık ve usulsüzlük veyahut kusur
ile usulsüzlük birlikte işlenmiş olursa bunlara ait cezalardan sadece miktar
itibariyle en ağırı kesilir. Usulsüzlük cezası kesilen bir fiil ile vergi zıyaına
da sebebiyet verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde evvelce usulsüzlük
cezasının kesilmiş olması,bu cezanın zıyaa uğratılan vergiden dolayı kesilmesi
gereken kaçakçılık veya kusur cezası ile mukayesesine ve noksan kesilen cezanın
ikmaline mani değildir.


            
Madde 337 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ayrı ayrı yapılmış olan kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı ayrı ayrı
ceza kesilir. Şu kadar ki, 352 nci maddede yazılı usulsüzlüklerden, aynıtakvim
yılı içinde aynı neviden birden fazla yapıldığı takdirde birden fazlasının her
biri için, birincisine ait cezanın dörtte biri kesilir.


            
Madde 338 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartiyle birden fazla kişi kaçakçılık
yaptıkları veya hileli vergi suçu veya hileli vergi suçuna teşebbüs sayılan
fiilleri irtikap ettikleri veya doğrudan doğruya beraber işlemiş oldukları
takdirde her biri hakkında, iştirak ettikleri suçlar için bu kanunda yazılı
cezalar uygulanır.


            
Madde 339 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık, kusur veya usulsüzlükten dolayı cezalandırılan ve cezası da
kesinleşen bir kimse, aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi
takibeden yılın başından başlamak üzere kaçakçılıkta beş yıl, kusurda üç
yıl,usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası: Kaçakçılıkta yarısı,
kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde artırılır.


            
Madde 340 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunda yazılı kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza
Kanununda ve diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri
bakımından birleştirilemez.


            
Madde 343 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Damga ve tayyare resimleri dolayısiyle kesilecek vergi cezaları, resme tabi her
varaka, senet ve ilan için 25 kuruştan az olamaz. Diğer vergilerde hervergi
için beş liraya baliğ olmıyan cezalar kesilmez.


            
Madde 344 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına sebebiyet
verilmesidir.





616


 


            
Aşağıda yazılı hallerden her hangi biri ile vergi ziyaına sebep olan fiilde,
kastın mevcudiyeti kabul edilir; mükellef veya sorumlunun itiraz ve Temyiz
komisyonlariyle Danıştay'da kastının mevcut olmadığını iddia ve ispat
hakkımahfuzdur :


            
1. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup yıllık olarak verilmesi
gereken beyannamelerde (Münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı on bin,
diğer beyannamelerde toplamı iki bin liradan az olmamak üzere beyannamede
yazılı vergi matrahının % 10 unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi;
(Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı
bilgilere dayanarak vergi dairesince tesbiti mümkün olan noksan bildirmeler bu
hükümden hariçtir.)


            
30 uncu maddede yazılı sebeplerle re'sen takdir olunan ve yukarda yazılı
hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür
maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde bu
hükmün uygulanması için takdir olunan matrahın on bin lirayı aşması yeter.


            
2. Beyana dayanmakla beraber bildirmeleri beyanname ile yapılmıyan
vergilendirmelerde, hiç beyanda bulunulmaması veya noksan veya gerçeğe aykırı
beyanda bulunulması;


            
3. Beyan esasına istinat eden mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve ek süre
veya beyan esasına dayanmıyan vergilerde vergilendirme dönemi ve tarih zamanı
geçtiği halde ticari veya mesleki kazanç sahiplerinin kazançlariyle ilgili
faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması.


            
Madde 345 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık yapan mükelleflere veya sorumlulara, kaçırdıkları verginin üç katı
tutarında vergi cezası kesilir.


            
Şu kadar ki, kesilen ceza (Veraset ve İntikal Vergisi hariç):


            
1. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü
olarak tesbit edilen serbest meslek erbabı hariç, İşletme esasında defter
tutmasına müsaade edilen kurumlar dahil) 2.500;


            
2. İkinci sınıf tüccarlar için 1.000;3. 1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan
mükellefler ve sorumlular için100,


            
liradan az olamaz.


            
Madde 346 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir mükellefi veya vergi sorumlusunu kaçakçılık yapmaya veya hileli vergisuçu
işlemiye azmettirenlere işlenen fiiller için mükellefe veya sorumluya
uygulanacak ceza aynen uygulanır.


            
Madde 347 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık veya hileli vergi suçu olduğunu bildiği bir fiilin işlenip
tamamlanmasını fiili ile kolaylaştıranlara, bundan ayrı bir menfaat gözetmediği
takdirde, bu fiiller için kanunda belli edilen cezaların dörtte biri kesilir
veya hükmedilir.


            
Aynı yardımı 357 nci maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiillerin
işlenip tamamlanması için yapanlara bu fiiller için tayin olunan cezanın yarısı
hükmolunur.


            
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak keyfiyetten ilgili
makamları haberdar edenlere ceza kesilmez.





617


 


            
Madde 348 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kusur, kaçakçılık sayılan haller dışında her hangi bir suretle vergi ziyaına
sebebiyet verilmesidir.


            
Madde 349 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kusur işliyen mükelleflere zıyaa uğrattıkları verginin % 50 si tutarında vergi
cezası kesilir.


            
Madde 352 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir, kurumlar, gider, istihlak, bina ve arazi vergilerine ait olan
usulsüzlükler aşağıda yazılı derecelere ve bu kanuna bağlı cetvele göre
cezalandırılır. Usulsüzlük fiili re'sen takdiri gerektirirse bağlı cetvelde
yazılı cezalariki kat olarak kesilir.


            
I inci derece usulsüzlükler:


            
1. Vergi beyannamelerinin verilmemiş olması 342 nci maddede yazılı süreden
sonra verilmiş beyannameler hiç verilmemiş sayılır;


            
2. Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerden her hangi birinin
tutulmamış olması;


            
3. Defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi
incelemesi yapılmasına imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz veya karışık
olması;


            
4. Bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerin ve kanunen muhafazası mecburi
vesikalarla evrakın yetkili memurlar tarafından istenildiği halde ibraz
edilmemesi;


            
5. Çiftçiler tarafından, 245 inci madde hükmüne göre muhtar ve ihtiyar
heyetlerince yapılan davete müddetinde icabet edilmemesi;


            
II nci derece usulsüzlükler:


            
1. Vergi beyannamelerinin süresinin sonundan başlıyarak 15 gün içinde verilmiş
olması;


            
2. Tasdiki mecburi olan defterlerden her hangi birinin tasdik muamelelerinin
yaptırılmamış olması (Kanuni süresinin sonundan başlıyarak 1 ay geçtiktensonra
tasdik ettirilenler, tasdik ettirilmemiş sayılır);


            
3. Götürü matrahlar üzerinden salınan Gelir Vergisinin tarh zamanı geçtiği
halde verginin tarh ettirilmemiş olması;


            
4. Ekim ve sayım beyanlarının süresi içinde veya kanunda istenilen bilgileri
ihtiva edecek doğru bir şekilde yapılmaması;


            
5. (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yıllık beyannamede
hiç gider bildiriminde bulunulmaması veya gider unsurlarından bir kısmının
bildirilmemesi.


            
III üncü derece usulsüzlükler:


            
1. Bu kanunda yazılı bildirmelerin zamanında yapılmaması;


            
2. Vergi karnesinin, süresinin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği halde
alınmamış olması;


            
3. Bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (Madde: 215 – 219) uyulmamış
olması (Her incelemede inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için
tesbitedilen usulsüzlükler tek fiil sayılır);


            
IV üncü derece usulsüzlükler:


            
1. Tasdiki mecburi olan defterlerden her hangi birinin tasdik
muamelesinin,süresinin sonundan başlıyarak bir ay içinde yaptırılmış olması;





618


 


            
2. Vergi beyannameleri, bildirmeler ve evrak ve vesikaların kanunen belli şekli
ve muhteviyatına ve eklerine ait hükümlere uyulmamış olması (Her incelemede
inceleme tarihine kadar aynı takvim yılı için tesbit edilen usulsüzlükler tek
fiil sayılır);


            
3. Hesap veya muamelelerin doğruluk ve açıklığını bozmamak şartiyle bazı evrak
ve vesikaların bulunmaması veya ibraz edilmemesi;


            
4. Vergi karnesinin, süresinin sonundan başlıyarak 15 gün içinde alınması.


            
Madde 353 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
232, 234, 235 ve 236 ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icap eden
fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzunu vermiyen ve alınmıyanlardan her
birine ve serbest meslek makbuzunu vermiyenlere her fatura, gider puslası,
müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için yirmi liradan (Çiftçilerdebeş
liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın yüzde üçü
(Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde usulsüzlük cezası kesilir.


            
Bir takvim yılı içinde tesbit olunan yukarda yazılı usulsüzlüklerin hepsi için
kesilecek cezaların toplamı beş bin lirayı aşamaz.


            
Yukarıki fıkrada yazılı usulsüzlükler neticesinde vergi ziyaı da husule geldiği
takdirde bu ziyaın müstelzim olduğu kaçakçılık veya kusur cezaları ayrıca
kesilir ve bu cezalar hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.


            
Madde 354 – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Veraset ve intikal vergisi beyannamelerini kanuni süresinin bitmesini takibeden
günden başlıyarak 15 gün içinde verenlere, 25 liradan az 250 liradan çok
olmamak şartiyle verginin % 2 si; daha sonra verenlere, 100 liradanaz 2.000
liradan çok olmamak şartiyle % 5 i tutarında usulsüzlük cezası kesilir.


            
Madde 355 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a) Damga Resmi mevzuuna giren kağıtlar ve ilanlara yapıştırılan pullar, Damga
Resmi Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemişse, iptal edilmemiş olan
pulların kıymeti üzerinden maktu resimlerde yüzde 50, nispi resimlerde yüzde on
vergi cezası kesilir. Bu hüküm, resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim
şirketlerle 3659 sayılı kanuna tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilenveya
gönderilen kağıt ve ilanların iptal edilmemiş pulları hakkında uygulanmaz.


            
b) Damga Resmi, ilgili vergi kanununda belli edildiği şekilde ifa edilmiyen
hallerde maktu resimlerde resmin yüzde 50 si ve nispi resimlerde yüzde 10
unispetinde usulsüzlük cezası alınır.


            
Madde 357 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Beyanname verilmiş olsun veya olmasın aşağıdaki fiillerden biri ile verginin
zamanında tahakkuk ettirilmemesine veya eksik tahakkuk ettirilmesine sebebiyet
verilmesi hileli vergi suçudur.


            
1. Çift defter kullanmak (Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlere
kaydı gereken hususların, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda
diğer defter ve evrakta toplanması çift defter kullanmaktır.)


            
2.
Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya bunları
bilerek kullanmak;





619


 


            
3. Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmıyan vesika ve suretler tanzim
etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmıyarak tanzim edilmiş
vesika ve suretleri bilerek kullanmak;


            
4. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif
etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve
muhasebe hileleri yapmak;


            
5. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok
ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak,


            
6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya
vesikaları yok etmek veya gizlemek (Mevcudiyetleri sabit olduğu halde vergi
incelemesine yetkili kimselere inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz
edilmemesi gizleme demektir.)


            
7. Bir vergilendirme dönemi içinde toplamı yirmi bin lirayı aşan satış bedeli
ve beş bin lirayı aşan ücret, faiz, komüsyon, iştirak kazancı, kira bedeli gibi
hasılat, kazanç ve iratları bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerden hiç
birine kaydetmemek ve beyannamede de göstermemek. (Beyanname verilmemiş olması
halinde hasılat kazanç ve iratlar beyannamede gösterilmemiş sayılır.)


            
Madde 358 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
357 nci maddenin 1 – 6 ncı bentlerinde yazılı fiilleri verginin tarhı için
kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar ile vergi
daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca vaki yazılı talebe rağmen servet
beyanında bulunmayanlar, bu fiillerin vergi ziyaını mucip olup olmıyacağına
bakılmadan hileli vergi suçuna teşebbüs etmiş sayılırlar.


            
Madde 359 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
357
nci maddede yazılı fiilleri işliyenler hakkında 345 inci maddede yazılı cezadan
ayrı olarak üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ve bu kadar müddet ticaret,
sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur.


            
Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan
yerlerde gazete ile, çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla ilan edilmesine de
hükmolunur.


            
Madde 360 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hareketleri
358 inci maddeye uyanlar hakkında bir aydan bir yıla kadar hapis cezası ve bu
kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete hükmolunur.


            
Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan
yerlerde gazete ile, çıkmıyan yerlerde mütat vasıtalarla ilan edilmesine de
hükmolunur.


            
Madde 361 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
A)
Bu kanunun 148 ve 257 nci maddeleriyle 150 nci maddesinin 4 numaralı bendi
hükümlerine, çekinme sebebi olmaksızın riayet etmiyenlerde (Kamu idare ve
müesseseleri hariç):


            
1. Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı (Götürü usulde
vergilendirilenler hariç) hakkında üç bin liraya;


            
2. İkinci sınıf tüccarlar hakkında bin beş yüz liraya;





620


 


            
3. Yukarıki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında bin liraya;


            
Kadar para cezasına hükmolunur.


            
Bu hükmün uygulanması için 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken
yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde
cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde haklarında
kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı
olarak bildirilmesi şarttır.


            
B) Yukarıki A fıkrasında yazılı mecburiyetlerin, para cezası hükmolunmasına
rağmen yine yerine getirilmemesi halinde yetkili mercilerce yeniden süre belli
edilerek bu mecburiyetlerin yerine getirilmesi kendilerine tebliğ
olunur.Yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmiyenler
hakkında üç aya kadar hapis cezası hükmedilir.


            
C) Yetkili makam ve memurlar tarafından kamu idare ve müesseselerinden 148 ve
149 uncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın
vermiyenler ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bendlerinde yazılı olanlardan
bahsi geçen maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmiyenlere iki yüz
liraya kadar para cezası hükmolunur.


            
Bu maddenin uygulanmasında 367 nci maddede gösterilen usule uyulur.


            
Madde 367 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yaptıkları inceleme sırasında hileli vergi suçunu veya bu suça teşebbüsü tesbit
eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile muavinleri tarafından doğrudan
doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi
dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın mütalaasiyle, keyfiyetinyetkili
Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.


            
Hileli vergi suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet
Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını
taleb eder.


            
Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına
bildirilmesine talik olunur.


            
359 ve 360 ıncı maddelerde yazılı cezalar, kaçakçılık kusur veya usulsüzlük
cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir.


            
Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu kanunun dördüncü kitabının ikinci
kısmının 1 - 3 üncü bölümlerinde yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve
mercilerin muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce
ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz.


            
Madde 368 bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. Cezaya itiraz edilmişse:a) İtiraz Komisyonu kararı temyiz edilmediği
takdirde temyiz süresinin geçtiği;


            
b) İtiraz Komisyonu kararı temyiz edildiği takdirde Temyiz Komisyonu kesin
kararının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten başlıyarak bir ay içinde ödenir.





621


 


            
Madde 369 fıkra bir ve bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Aşağıda yazılı hallerde, kusur ve usulsüzlük sebebiyle mükellefler hakkında
ceza kesilmez: 1. Yetkili makamların mükellefe yazı ile yanlış izahat vermiş
olmaları;


            
Madde 370 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
352 nci maddede yazılı III ve IV üncü derece usulsüzlükler, aşağıda yazılı
hallerde cezalandırılmaz:1. Usulsüzlük ilk defa yapılmış olursa;2.
Usulsüzlüğün, yapıldığı defter, kayıt ve vesika üzerinde ve tesbit edilmesi
akabinde mükellefe düzelttirilmesi mümkün olur ve düzeltilirse.


            
Madde 371 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Beyana dayanan vergilerde hileli vergi suçu, kaçakçılık (338,346 ve 347 nci
maddelerde yazılı şekilde yapılanlar dahil) veya kusur mahiyetindeki kanuna
aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren
mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve şartlarla hileli vergi suçu cezası
hükmolunmaz ve kaçakçılık ve kusur cezaları kesilmez.


            
Fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi halinde kaçakçılık ve hileli vergi suçu
işliyenler ve hileli vergi suçuna teşebbüs edenler hakkında 338, 346 ve 347 nci
maddeler hükümleri uygulanmaz.


            
Madde 374 fıkra bir bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın
birinci gününden başlıyarak kaçakçılıkta beş yıl ve kusurda üç yıl;


            
Madde 376 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen
indirimlerden arta kalan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarını mükellef
veya vergi sorumlusu itiraz süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla
vadesinde veya 6183 sayılı kanunda zikredilen neviden teminat göstererek
vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödiyeceğini bildirirse:


            
1. Kaçakçılık veya kusur dolayısiyle kesilen cezanın birinci defada üçte ikisi;



            
2. Mütaakiben kesilen cezaların üçte biri;


            
3. Usulsüzlük cezasının üçte biri; İndirilir. Mükellef veya sorumlu ödiyeceğini
bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını yukarıda yazılı süre içinde ödemez
veya itiraz ederse bu madde hükmünden faydalandırılmaz. Yukarıki hükümler vergi
aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.


            
Madde 389 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz, tarh edilen verginin ihtilaflı kısmının tahsilini durdurur.





622


 


            
Madde 392 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3. Her türlü vergi, resim ve harçlarda 500 lirayı aşmıyan tarhlara yapılan
itirazlar (Verilen karar neticesinde vergi, resim ve harçların asılları bu
haddi aşmamış olması şartiyle):


            
Madde 406 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarıki fıkrada yazılı hususlar hariç olmak üzere miktarı otuz bin lirayı (İl
özel idare vergilerinde üç bin lirayı) aşmıyan matrahlar üzerinden tarholunan
vergi, resim ve harçlar ile üç bin lirayı aşmıyan belediye gelirleri hakkında
Temyiz Komisyonunca verilen kararlar kesin olup, aleyhine Danıştay'da temyiz
davası açılamaz.


            
Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


 


USULSÜZLÜK
CEZALARINA AİT CETVEL


                                                              
Birinci
              
İkinci             
Üçüncü            Dördüncü


                                                              
Derece             
Derece            
Derece              
Derece


                                                          
Usulsüzlük-      Usulsüzlük-    
Usulsüzlük-      Usulsüzlük-


                                                              
ler
İçin             
ler İçin            
ler
İçin             
Ler İçin


         
Mükellef
Grupları                         
Lira                  
Lira                 
Lira                   
Lira


       
____________________             ________           ________         
_______    _________


                                                                                                                                           



1. 
I inci sınıf tüccarlardan :


    
a) Sermaye
şirketleri                            
800                 
500                   
200                   
100


    
b) Sermaye şirketleri dışında


    
   
kalanlar                                             
500                 
250                   
100                     
50


 


2. 
II nci sınıf tüccarlarla serbest


    
meslek
erbabı                                       
200                 
100                     
50                     
25


 


3. 
Yukarıdakiler  dışında   kalıp


    
beyanname    usulüyle  Gelir


    
Vergisine tabi
olanlar                            
100                   
50                     
25                     
10


 


4. 
Götürü usulde Gelir Vergisine


    
tabi olanlarla Gelir Vergisinden


    
muaf olan
esnaf                                      
50                   
25                     
10                       
5


 


            
İ H T A R:


            
1. Bu cetvelde mükellef grupu tasnifleri; Gelir, Kurumlar vergilerinden başka 352
nci maddede yazılı vergilere ait usulsüzlükler hakkında da esas tutulur.


            
2. Bina ve Arazi Vergileri mükelleflerinin bildirmelerine mütaallik
usulsüzlükleri bu cetvelin mükellef grupları sütununun üçüncü sırasına göre
cezalandırılır.


            
3. Kamu idare ve müesseseleri ile dernek, tesis ve vakıfların yaptıkları
usulsüzlükler (Bunların iktisadi işletmelerine ait usulsüzlükler hariç);
mükellef grupları sütununun 2 nci sırasına göre cezalandırılır.


            
8 – 1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 45, 46, 323, 371,
374, Usulsüzlük Cezalarına Ait Cetvel)


            
Madde 45 bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. Götürü gider emsali: Ziraat birimi başına elde edileceği tahmin olunan
mahsulün (Ortalama randıman miktarının) ortalama maliyet bedelinin ortalama
satış bedeline nispetidir.





623


 


            
Ziraat makina ve aletleriyle başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinin
yapılması karşılığında alınan ücretler için götürü emsali, bu işlerin temin
ettiği ortalama hasılatla gerektirdiği takribi giderler arasındaki yüzde
nispetidir.


            
Madde 46 fıkra yedi ve sekiz – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Kara ve su avcılığında 45 nci maddede yazılı ölçülerden 2 numaralı
benttekiölçünün tespiti ile iktifa olunur. Zirai kazançlar için tesbit edilecek
götürü gider emsalleri % 70 (dahil) nispetinden fazla olamaz.


            
Madde 323 fıkra bir bent (1) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Dava ve icra safhasında bulunan alacaklar;


            
Madde 371 fıkra bir, bent (2) nin parantez içi hükmü: (4/1/1961 tarih ve 213
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Hileli vergi suçlarına teşebbüs halinde bu suçun tesbit edildiği günden
evvel).


            
Madde 374 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak, 336 ncı madde hükmüne göre kaçakçılık veya kusur ile usulsüzlüğün
birleşmesi hallerinde kesilecek ceza, kaçakçılık veya kusur cezaları için belli
edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.


            
" Usulsüzlük cezalarına ait cetvel" in ihtar bölümünün (1) no'lu
bendi:(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu cetvelde mükellef grubu: Gelir, Kurumlar Vergilerinden başka,
Gider,İstihlak, İşletme, Dış Seyahat Harcamaları ve Gayrimenkul Kıymet Artışı
Vergilerine ait usulsüzlükler hakkında da esas tutulur.


            
9 – 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 379, 380, 381,
382,  383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395,
396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411,
412)


            
Madde 379 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz süresi, gerek mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, gerek
vergi dairesi için bir aydır (41 inci madde hükmü mahfuzdur.)


            
Bu süre:


            
A) Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler için:


            
1. Tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen muamelelerde, tebliğin
yapıldığı;


            
2. Tevkif yoliyle alınan vergilerde, istihkak sahiplerine yapılan ödemelerden
verginin kesildiği;


            
3. Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, verginin mükelleften alındığı;


            
B) Vergi dairesi için: Tahrir, tadilat ve takdir komisyonları kararlarının
vergi dairesine tevdiedildiği;


            
Tarihten başlar.





624


 


            
Bu süre geçtikten sonra itiraz hakkı düşer. Ancak bir taraftan süresi içinde
itirazı halinde, itiraz süresi geçmiş olsa bile diğer taraf, itiraz
dilekçesinin kendisine tebliğinden başlıyarak 15 gün içinde itirazda
bulunabilir.


            
Madde 380 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gerek mükellefin, gerek vergi dairesinin itiraz dilekçeleri, iki nüsha olarak,
yetkili itiraz komisyonu başkanlığına verilir.


            
Bu dilekçelerin bir nüshası komisyona geldiği tarihten başlıyarak en çok beş
gün içinde komisyon başkanlığınca karşı tarafa tebliğ olunmak üzere gönderilir.



            
Kendisine tebliğ yapılan taraf yazılı müdafasını 15 gün içinde iki nüsha olarak
komisyon başkanlığına verir ve bunun bir nüshası diğer tarafa tebliğ edilir.


            
İtiraz ve müdafaa dilekçelerinin, taahhütlü olarak posta ile gönderilmesi veya
mükellefin bulunduğu mahalde muvazzaf itiraz komisyonu başkanlığına ve
bulunmadığı takdirde o mahallin itiraz komisyonu başkanı sıfatiyle en büyük
mülkiye amirine verilmesi de caizdir.


            
Dilekçeyi alan muvazzaf itiraz komisyonu veya mülkiye amiri dilekçeyi kayıt ile
derhal ilgili itiraz komisyonuna gönderir. İtiraz, bu kayıt tarihinde veya
dilekçenin postaya verildiği tarihte yapılmış sayılır.


            
Madde 381 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazlar yazı ile olur. İtiraz dilekçeleri aşağıdaki hususları ihtiva eder:


            
1. İtiraz edenin soyadı, adı veya unvanı ve açık adresi (Vergi dairesinin
itiraz dilekçelerinde itiraz eden dairenin bulunduğu mahal ve adı);


            
2. Mükelleflerin itirazlarında vergiyi tarh eden dairenin adı ve bulunduğu
mahal;


            
3. Vergi dairesinin itirazlarında mükellefin soyadı, adı ve adresi;


            
4. İtirazın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nev'i ve yılı;


            
5. Vergi veya vergi cezasının miktarı; 6. Tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve
numarası;


            
7. Varsa mükellef hesap numarası;8. Hangi muameleye itiraz olunduğu, itirazın
hukuki mesnetleri ve delilleri;


            
9. İtirazın yapıldığı tarih ve imza.


            
İtiraz ve temyiz dilekçelerinde bağlı oldukları vergi dairesinden başka
birdaire veya makamı muhatap gösterdikleri komisyonlarca yapılan inceleme
sırasında anlaşılanlara, yetkili vergi dairesini muhatap göstermek suretiyle
yeniden itirazda bulunmaları için itiraz ve temyiz komisyonlarınca on günlük
mühlet verilir.


            
Vergiye bağlı olarak kesilen cezalara bir dilekçe ile tevhiden itiraz
edilebilir.


            
Madde 382 – (4/1/1981 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz konusu olan vergiye veya cezaya ait ispat edici kağıtları ve tebliğe
ilişkin ihbarnameleri ihtiva eden dosyalar:


            
a) İtiraz mükellef tarafından yapılmışsa vergi dairesinin müdafaa dilekçesi ile
birlikte;


            
b) İtiraz vergi dairesi tarafından yapılmışsa vergi dairesinin itiraz dilekçesi
ile birlikte;Komisyon başkanlığına gönderilir.


            
Komisyonca ancak 380 inci maddede yazılı süre içinde müdafaa alındıktan veya bu
süre müdafaasız geçtikten sonra itiraz konularının incelenmesine
başlanılabilir.





625


 


            
Madde 383 – (4/1/1981 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazlar, itiraz komisyonlarınca itiraz evrakı, tarh dosyası ve ibraz olunan
deliller üzerinde incelenir.


            
İtiraz komisyonları yaptıkları inceleme sırasında resmi ve özel bilümum idare,
müessese ve teşekküllerden malümat istiyebilirler.


            
İtiraz
incelemelerine; itirazın süresi içinde yapılıp yapılmadığına itiraznamenin
şeklen tamam olup olmadığına, olayın itiraza mevzu teşkil edip etmediğine
bakmakla başlanır.


            
Şekil eksikleri, usule ait yeni bir muamele yapılmadan evvel itiraz edene
düzelttirilir. İtiraz dilekçesinde itirazın hukuki mesnetleri ve delillerinin
gösterilmemiş olması şekil noksanı sayılmaz.


            
Madde 384 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.) İtiraz komisyonu,
re'sen veya taraflardan birinin, talebi üzerine lüzum görürse, hususi teknik
bir bilgiveya ihtisasa taallük etmiyen işlerde başkan veya üyeleri arasından
belli edeceği bir zat, hususi teknik bir bilgi veya ihtisasa taallük eden
işlerden bu zatın naipliği altında tarafsız bilirkişi marifetiyle arazi ve
binaları göz– den geçirmek, mükellefin defter ve vesikalarını incelemek ve her
türlü tetkikatı yaptırmak, lüzumlu kimseleri çağırıp izahat veya yazı ile malümat
almak veya mükelleften gayri üçüncü şahısların defter ve vesikalarını tetkik
etmek veya ettirmek suretiyle incelemeleri derinleştirir ve gerekirse yeni
deliller istiyebilir. İlgililerin sözlü izahatı zapta geçirilerek sahiplerine
imzalattırılır. İtirazın mevzuu tarhiyat bir vergi incelemesine taallük ettiği
ve bilirkişi raporu ile inceleme raporu arasında açık bir mubayenet mevcut
olduğu takdirde; itiraz komisyonu, karar vermeden önce incelemeyi yapanın ve
mükellefin yazılı mütalaasını alır. Komisyonca tayin edilecek müddet içinde bu
mütalaanın verilmemesi halinde mütalaa verilmekten sarfınazar edilmiş sayılır.


            
Bu maddede yazılı yeminli bilirkişi itiraz komisyonunca seçilir.


            
Mükellefin istemesi üzerine yaptırılacak tetkiklerde bilirkişiye Hazinece
verilecek ücret karşılığı olmak üzere itiraz komisyonunca takdir olunan miktar,
yapılacak tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mükellef tarafından emaneten
mal sandığına yatırılır. Tetkikat neticesinde itiraz komisyonunca mükellefin
itirazının reddi halinde emaneten alınan para irat kaydedilir. Mükellefin
itirazının tamamen veya kısmen kabulü halinde bu para komisyon kararına
müsteniden mükellefe iade edilir.


            
On günlük süre içinde bilirkişi ücreti mal sandığına yatırılmadığı takdirde
mükellef bu talebinden vazgeçmiş sayılır.


            
Madde 385 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Taraflardan biri istediği veya komisyonca lüzum görüldüğü takdirde taraflar
dinlenir.


            
Beyan üzerinden alınan vergilerde tarha mesnet olan incelemeyi yapmış olanın
dinlenmeyi talebetmesi halinde bu talep vergi dairesi vasıtasiyle komisyona
bildirilir. Bu bildirme üzerine incelemeyi yapanın dinlenmesi mecburidir.
İncelemeyi yapanın yazı ile vereceği izahat dinlenme yerine geçer. Mükellef
tarafından istenildiği takdirde, ihtilaflı verginin ilgili bulunduğu
mükellefiyet devresinde mükellefin hesabını tutmuş olan muhasibinin de
dinlenmesi mecburidir.





626


 


            
Komisyon tarafından belli edilecek dinlenme günü her iki tarafa bildirilir.
Bildirilen günde makbul bir mazeret göstermeksizin hazır bulunmıyanların
gıyabında duruşma yapılır. Vergi dairesince yukarki fıkra hükmüne göre
dinlenilmesi istenilen dinlenmede hazır bulunmamaları veya incelemeyi yapanın
yazılı izahatının dinlenme gününe kadar komisyona gelmemiş olması komisyonca
incelemenin yapılmasına mani teşkil etmez.


            
Dinlenilenlerin verdikleri izahat tutanağa geçirilerek kendilerine imza
ettirilir.


            
Madde 386 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz komisyonu ilk itiraz dilekçesinde ve itiraz süresi içinde verilmiş ek
dilekçelerde ileri sürülmiyen bir iddiayı re'sen nazara alamaz. İtiraz süresi
geçtikten sonra taraflar her hangi bir suretle yeni iddialar ileri süremezler.


            
Zamanaşımı ve vergi hataları, taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile itiraz
komisyonunca re'sen nazara alınır.


            
Madde 387 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz eden itirazı hakkında komisyon tarafından karar verilinceye kadar
itirazından vazgeçebilir.Vazgeçme, vazgeçenin itiraz komisyonuna vereceği bir
dilekçe ile veya dinlenilme veya izahat verme sırasında keyfiyetin tutanağa
geçirilmesiyle yapılabilir; bu takdirde vazgeçme tutanağı vazgeçene
imzalattırılır. Vezgeçme açık olmalıdır. Vazgeçme halinde itiraz eden o olayda
itiraz ve temyiz hakkını kaybetmiş olur.


            
Madde 388 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz eden, vekili veya temsilcisi, itiraz dosyasındaki tarh vesikalarını ve
bilirkişi raporlarını, tutanakları, yapılacak muamele hakkında vergi dairesinin
üst mercilerle olan muhaberelerini komisyon nezdinde her zaman inceliyebilir.
Ancak, vergi dairesinin ve üst mercilerin muhaberelerinde,muhbir adı gibi gizli
tutulması lazımgelen şahsi hususları ihtiva eden evrak, dosyayı incelemek
istiyene verilmez ve gösterilmez.


            
Yukarıki fıkranın hükümleri, temyiz dosyalarının ilgililerce incelenmesi
hususunda da şamildir.


            
Madde 389 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) İtiraz, tarh edilen
verginin itilaflı kısmının tahsilini durdurur. Ancak ihtirazi kayıtla verilen
beyannameler üzerine hesaplanan vergilere yapılan itirazlar verginin tahsilini
durdurmaz. İtiraz komisyonu kararlarının taraflara tebliğinden sonra bu
kararlara göretahsil edilecek vergi miktarı vergi idarelerince mükellefe
bildirilir.


            
Madde 390 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz komisyonunun karara mütaallik müzakereleri gizli yapılır.


            
Komisyon kararlarının, komisyonu teşkil edenler tarafından imzalı aslı karar
defterine yazılır ve kararların muhafazasına mahsus dosyada saklanır,kararın
imzalı bir nüsnası da itiraz dosyasına konur.





627


 


            
Kararların tasdikli birer örneği komisyonca taraflara tebliğ edilir.


            
Madde 391 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz komisyonu kararına karşı Temyiz Komisyonu nezdinde temyiz talebinde
bulunulabilir.


            
Madde 392 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz komisyonlarının aşağıda yazılı itirazlar hakkındaki kararları kesin olup
Temyiz olunamaz:


            
1. Kazançları götürü olarak tesbit edilen mükelleflerin sınıf ve derecelerine
yapılan itirazlar;


            
2. Bina Vergisinde 500 liraya kadar olan gayrisafi iratlara, Arazi Vergiinde
2500 liraya kadar olan kıymetlere yapılan itirazlar (Verilen karar neticesinde
irat veya kıymetin bu hadleri aşmamış olması şartiyle);


            
3. (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her türlü vergi, resim ve harçlarda 2500 lirayı aşmayan tarhlara yapılan itirazlar
(verilen karar neticesinde vergi, resim ve harçların asılları bu haddi aşmamış
olması şartiyle);


            
Bu maddenin hükmü mükellefiyetin mevzuuna, esasına, şekline, muafiyet veistisna
hükümlerinin ve miktarı ne olursa olsun vergi cezalarının uygulanmasına ait
olan vergi ihtilaflarına şamil değildir.


            
Madde 393 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz süresi, itiraz komisyonu kararının ilgiliye tebliğinden başlıyarak (15)
gündür. Taraflardan biri süresi içinde Temyiz eylediği takdirde, diğer taraf
süreyi geçirmiş olsa da Temyiz dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten
başlıyarak (15) gün içinde Temyiz isteğinde bulunabilir.


            
Madde 394 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz isteği yazı ile olur. Temyiz dilekçeleri aşağıdaki hususları ihtiva
eder.


            
1. Temyiz edenin soyadı adı veya unvanı ve açık adresi; (Vergi dairesinin
temyiz dilekçelerinde dairenin bulunduğu yer ve adı);


            
2. Mükelleflerin temyiz etmeleri halinde vergiyi tarh eden dairenin adı ve
bulunduğu yer;


            
3. Vergi dairelerinin temyiz dilekçelerinde mükellefin soyadı, adı ve adresi;


            
4. Temyiz olunan itiraz komisyonu kararının tarih ve numarası ve hangi komisyon
tarafından verildiği;


            
5. Kararın tebliğ edildiği tarih;


            
6. Temyiz sebepleri;


            
7. Temyizin yapıldığı tarih ve imza.


            
Madde 395 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz dilekçeleri Temyiz Komisyonuna veya temyiz edilen kararı veren itiraz
komisyonuna verilir. Diğer tarafı teşkil eden şahıslar sayısınca dilekçenin
örnekleri de bağlanır. Bu örnekler derhal diğer tarafa tebliğ olunur.
Diğertaraf 15 gün içinde yazılı cevabını aynı komisyonlara iki nüsha olarak
verir ve bir nüshası diğer tarafa tebliğ olunur. Bu yazılı cevapların da temyiz
dilekçelerinin ihtiva ettiği hususları ve temyiz sebeplerine karşı cevapları
ihtiva etmesi lazımdır.





628


 


            
Temyiz dilekçeleri ve cevapları taahhütlü olarak postaya verilebileceği gibi
mükellefin bulunduğu yerde muvazzaf itiraz komisyonu varsa o komisyon
başkanlığına, yoksa itiraz komisyonu başkanı sıfatiyle mahallin en büyük
mülkiye amirine verilir. Bu komisyonlar veya komisyon başkanı sıfatiyle mülkiye
amiri aldıkları dilekçe ve örneklerini kayda geçirdikten sonra kararı veren
itiraz komisyonuna gönderir.


            
Temyiz dilekçesinin ve cevabın postaya veya itiraz komisyonlarına veya mülkiye
amirine verildiği tarih temyiz talebinin yapıldığı tarih sayılır.


            
Kararı veren komisyonca tebliğ yapılıp yazılı cevap alındıktan veya yazılı
cevap için belirli süre geçtikten sonra temyiz dilekçesi itiraz dosyasiyle
birlikte temyiz komisyonuna gönderilir.


            
Madde 396 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz
incelemeleri evrak üzerinde yapılır.


            
Temyiz komisyonuna gelen evrak daire başkanı tarafından üyelerden birine havale
olunur. Havale olunan üye dosyayı ya bizzat veya raportörlerden birinin
yardımiyle inceliyerek olayı, iki tarafın iddia ve müdafaalarını, ibraz olunan
delilleri ve temyiz olunan kararın neden ibaret olduğunu, bu kararın dayandığı
gerekçeleri hulasa ettikten sonra delilli mütalaasını imzası altında tanzim
edeceği bir rapora derceder ve bu raporu daire başkanına verir.


            
Temyiz komisyonu dairesi bu rapor üzerine incelemelerini yapar ve taraflarca
dinlenilme istenilmişse şifahi izahat alır ve kararını verir. Süresinden sonra
yapılan temyiz talepleri esasa girişilmeksizin reddolunur.


            
Madde 397 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz dilekçesinde veya buna verilen cevapta dinlenme istenilmişse, Temyiz
Komisyonu dinlenme gününü belli ve taraflara tebliğ eder.


            
Beyan üzerinden adına vergilerde incelemeyi yapmış olanın dinlenmeyi talep
etmesi halinde bu talep vergi dairesi vasıtasiyle Temyiz Komisyonuna
bildirilir. Bu bildirme üzerine incelemeyi yapmış olanın dinlenmesi mecburidir.
İncelemeyi yapanın yazı ile vereceği izahat dinlenme yerine geçer. Mükellef
tarafından istenildiği takdirde, ihtilaflı verginin ilgili bulunduğu
mükellefiyet devresinde mükellefin hesabını tutmuş olan muhasibinin de
dinlenmesi mecburidir.


            
Dinlenen iddialar ve deliller hakkındaki izahat ve karşı iddialara cevap
verilir.


            
Belli edilen günde makbul bir mazerete dayanmaksızın duruşmada hazır
bulunmıyanların dinlenme hakları düşer. İncelemeyi yapmış olanın gelmemesi veya
yazılı açıklamasının dinlenme gününe kadar komisyona varmaması halinde gelen
tarafın dinlenmesiyle yetinilir.


            
Madde 398 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz komisyonu aşağıda gösterilen sebeplerden dolayı itiraz komisyonunun
kararını bozar:


            
1. Görev ve yetki dışında işe bakılmış olması;


            
2. Kanun ve tüzükler hükümlerine aykırı karar verilmiş olması;


            
3. İki taraftan birinin iddiasını ispat için ileri sürdüğü delillerden herhangi
birinin kanuni bir sebep gösterilmeksizin kabul edilmemiş olması veyahiç
incelenmemiş bulunması;





629


 


            
4.Usule mütaallik hüküm ve kaidelere uyulmamış ve bu riayetsizliğin karara
müessir olmuş bulunması;


            
5. Kanunen yasak kimselerin karara iştirak etmiş olması.


            
Madde 399 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz Komisyonu, kararlarında tarafların iddia ve müdafalarının kabul veya
reddi sebeplerini göstermeye mecburdur. İtirazda ileri sürülmiyen iddia ve müdafaalar
temyiz sırasında nazara alınmaz. Şu kadar ki, temyiz komisyonu iki tarafın
iddia ve müdafaalariyle mukayyet olmayıp zaman aşımı ile maddi hataları ve
kanunun açık hükümlerine aykırı gördüğü diğer hususları re'sen inceleyebilir.


            
Madde 400 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz isteği itiraz komisyonunca verilen kararların icrasını durdurmaz. Şu
kadar ki, temyiz dilekçesinde veya temyiz dilekçesi verildikten sonra yazıile
istenilmek şartiyle temyiz komisyonu teminat karşılığında icranın
geciktirilmesine karar verebilir.


            
İcranın tehiri talebini ihtiva eden dilekçeler vergi dairesinin müdafaası
alındıktan veya müdafaa süresi geçtikten sonra itiraz dosyasiyle birlikte,
nihayet üç gün içinde itiraz komisyonunca temyiz komisyonu başkanlığına
gönderilir.


            
Temyiz Komisyonu dosyasının gelmesi üzerine nihayet bir hafta içinde evvela
icranın geciktirilmesi isteği hakkında bir karar verir ve bu karar derhal
icabında telgrafla ilgili vergi dairesine ve mükellefe bildirilir. Bu
işlemlerin yapılmasına kadar verginin tahsili durdurulur. Gerek kararın
bildirilmesi üzerine gerekse temyiz komisyonu kararının dosyanın
gönderilmesinden itibaren bir ay içinde gelmemesi halinde mükelleften teminat
istenir. Mükellef istenilen teminatı beş gün içinde göstermediği takdirde
teminat gösterilinceye kadar tahsil işlemlerine devam olunur.


            
Bozma kararları icrayı durdurur.


            
Madde 401 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz Komisyonu yaptığı incelemeler neticesinde itiraz komisyonu kararının
kanuna ve usule uygun olduğunu görürse kararı tasdik eder, aksi halde bozar.


            
İtiraz komisyonu, temyiz komisyonunun bozma kararına karşı ısrar edebilir.
Israr kararları temyiz komisyonu genel kurulunda incelenerek karara
bağlanır.Temyiz komisyonu dairesi ve itiraz komisyonu, genel kurul kararına
uymaya mecburdur.


            
Temyiz Komisyonu kanuna ve usule uygun görmediği hallerde re'sen nihai karar da
verebilir.


            
Temyiz Komisyonunun tasdik kararları ile re'sen verdiği nihai kararlar vegenel
kurul kararları kesindir.


            
Madde 402 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz Komisyonu kararlarının komisyonu teşkil edenler tarafından imzalı aslı
karar defterine yazılır veya kararları muhafazaya mahsus dosyada saklanır.
Kararın imzalı bir nüshası ile taraf sayısına tasdikli örnekleri temyiz
talebini ihtiva eden itiraz dosyasına konur kararın tasdikli örnekleri usulen
itiraz komisyonunca taraflara tebliğ edilir.





630


 


            
Temyiz kararı verildikten sonra tarh dosyası ilgili vergi dairesine gönderilir.



            
Temyiz komisyonunun nihai kararlarının tazammun ettiği vergi veya vergi cezası,
ilgili dairesince hesaplanarak bir ihbarname ile en çok bir hafta içinde
mükellefe tebliğ edilir.


            
Madde 403 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Temyiz Komisyonunun bozma kararlarına karşı mükelleflerle ceza sorumluları ve
ilgili vergi daireleri bu kararların 402 nci madde gereğince kendilerine tebliğ
edildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde, 380 inci maddede yazılı usule göre
yazılı müdafaada bulunabilirler.


            
İtiraz komisyonları süresi içinde müdafaaları aldıktan veya bu süre müdafaasız
geçtikten sonra gereken incelemeyi yaparak bozma kararına uyulmasına veya
evvelki kararda ısrar edilmesine karar verir.


            
 Israr kararları ile bozma kararlarına uyulması üzerine yapılacak
incelemeler ve verilecek kararlar ve bu kararların tebliğ ve kesinleşmesi geçen
maddeler hükümlerine tabidir.


            
Madde 404 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Taraflar,
Temyiz Komisyonunun kesin kararlarının tebliğ edildiği tarihten başlıyarak 15
gün içinde, bu kararların tashihini istiyebilirler.


            
Kararların tashihi hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bu husustaki
hükümleri uygulanır.


            
Madde 405 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz
ve Temyiz komisyonlarınca verilen kararlar müphem olur veya birbirine uymayan
fıkraları ihtiva ederse taraflardan her biri kararın tebliği tarihinden
başlıyarak 15 gün içinde iphamın tavzihini veya tenakuzun giderilmesini kararı
veren komisyondan istiyebilir.


            
İtiraz ve Temyiz komisyonları kararlarına göre vergi dairesince hesaplanan
vergi miktarında yanlışlık olduğunu iddia eden mükellef, bu vergi miktarının
kendisine bildirilmesinden başlıyarak 15 gün içinde kararı veren komisyondan
yanlışlığın düzeltilmesini istiyebilir.


            
Yukarıki hallerde kararı vermiş olan komisyon işi tetkik eder. Lüzum görürse bu
husustaki dilekçenin bir suretini cevap vermek üzere münasip bir mehil tayin
ederek diğer tarafa tebliğ eyler, iki nüsha olarak verilmesi lazım gelen
cevabın biri iphamın tavzihi veya tenakuzun giderilmesi veyahut yanlışlığın
düzeltilmesi talebinde bulunan tarafa tebliğ edilir.


            
Komisyonlarca kararın tavzihine yahut tenakuzun giderilmesine veya yanlışlığın
düzeltilmesine karar verilirse keyfiyet kararın altına yazılır ve diğer tarafa
da ayrıca tebliğ olunur.


            
Madde 406 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun birinci maddesinde yazılı vergi, resim ve harçlar hakkında
mükelleflik, muaflık ve istina, mükelleflik şekli ve vergi cezalarının
uygulanması bakımlarından doğan ihtilaflar için ilk önce itiraz ve temyiz
komisyonlarına başvurulur. Bu komisyonlara başvurulmadan bahsi geçen hususlara
mütaallik ihtilaflar hakkında Danıştaya gidilemez. Komisyonlara dermeyan
edilmeyen iddia ve hususlar Danıştayda ileri sürülemez.





631


 


            
(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yukarıki fıkrada
yazılı hususlar hariç olmak üzere miktarı altmış bin lirayı (İl özel idare
vergilerinde on bin lirayı) aşmayan matrahlar üzerinden tarh olunan vergi,
resim ve harçlar ile on bin lirayı aşmayan belediye gelirleri hakkında Temyiz
Komisyonunca verilen kararlar kesin olup, aleyhine Danıştayda temyiz davası
açılamaz.


            
Vergi daireleri Maliye Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler 
valilerin) muvafakatini almadan Temyiz Komisyonunun kesin kararları aleyhine
Danıştayda temyiz davası açamazlar.


            
Danıştay bozma kararı üzerine Temyiz Komisyonu kararında ısrar ederse ihtilaf
Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunca incelenip karara bağlanır. Bukarara
gerek Danıştay daireleri gerekse temyiz komisyonu uymaya mecburdur.


            
Madde 407 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan kararlar hakkında aşağıdaki
sebeplerle incelemelerin iadesi istenebilir:


            
1. Vergi ihtilafına bakıldığı sırada mücbir sebepten veya lehine karar verilen
tarafın fiilin den dolayı elde edilemiyen ve karara müessir olan bir vesikanın
veya defterin karar verildikten sonra ele geçirilmiş olması;


            
2. Karara müessir olan vesika veya defterlerin sahteliğine hükmolunmuş veya
sahte oldukları bir mahkemeye veya resmi bir makam nezdinde ikrar olunmuş veya
sahtelik hakkındaki hüküm komisyon kararından evvel verilmiş olmaklaberaber
incelemelerin iadesi talebinde bulunan tarafın karar esnasında bundanhaberi
bulunmamış olması;


            
3. Vergi ihtilafına bakılırken dayanılan bir ilam hükmünün veya diğer bir
kararın kaldırılması veya bozulması ve bunun da kesinleşmiş olması;


            
4. Vergi ihtilaflarına bakıldığı sırada kullanılan bilirkişilerin kasten yanlış
rapor verdiklerinin hükmen sabit olması;


            
5. Lehine karar verilen tarafın karara müessir diğer bir hile kullanmış olması;


            
6. Mükellefin vekili veya temsilcisi olmıyan kimseler huzuru ile vergi
ihtilafına bakılmış olması;


            
7. Vergi ihtilafının, buna bakmaları kanunen yasak olan kimseler huzuriyle
bakılmış ve karara bağlanmış olması;


            
8. Aynı sebep veya olayın bir mükellef ile vergi dairesi arasında başka başka
neviden vergilerde ihtilaflara yol açmış ve bu ihtilaflar hakkında birbirine
aykırı kararlar verilmiş olup bu kararların hepsinin kesinleşmiş olması.


            
Madde 408 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İncelemelerin iadesini isteme süresi, yerine göre aşağıda yazılı tarihlerden
başlıyarak bir aydır:


            
1. Vergi ihtilafına bakıldığı sırada elde edilemiyen bir vesika veya defterin
ele geçirildiği;


            
2. Karara müessir olan vesika ve defterlerin sahteliğine hükmolunduğunun veya
sahteliğinin ikrar olunduğunun öğrenildiği;


            
3. Karar müessir olan ilamın veya kararın kesin bir hükümle kaldırılmışolduğunun
öğrenildiği;


            
4. Bilirkişilerinin kasten yanlış rapor verdiklerine hükmolunduğunun
öğrenildiği;





632


 


            
5. Lehine karar verilen tarafça karara müessir bir hile kullanıldığının
öğrenildiği;


            
6. Mükellefin vekili veya temsilcisi olmıyan kimseler huzuru ile vergi
ihtilafına bakılmış olması;


            
7. Vergi ihtilafının buna kanunen bakması yasak olan kimseler huzuriyle
bakılmış ve karara bağlanmış olduğunun öğrenildiği;


            
8. İlk karara aykırı olarak sonradan verilen kararın tebliğ edildiği,


            
Temyiz edilen hallerde Temyiz Komisyonu kararının ve edilmiyen hallerde itiraz
komisyonu kararının tebliğinden başlıyarak üç yıl geçtikten sonra incelemelerin
iadesi istenemez.


            
Madde 409 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İncelemelerin
iadesine ait talepler bir dilekçe ile vergi ihtilafına bakmış olan komisyona
yapılır ve orada incelenir.


            
İncelemelerin iadesi dilekçeleri, itiraz dilekçeleri şeklinde olur.


            
Madde 410 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İncelemelerin
iadesi hakkındaki talep kanuna uygun görülürse, vergi ihtilaflarına yeniden
bakılarak belli olacak hale göre evvelki karar ya tasdik  olunur veya
tamamen veya kısmen değiştirilir.


            
407 nci maddenin 6, 7 ve 8 inci numaralarında yazılı sebepler dolayısiyle
yapılan iade talepleri kabul edildiği takdirde, başkaca incelemelere
girişilmeksizin iade yoliyle incelenmesi istenen kararlarının iptaline karar
verilir.


            
Madde 411 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İncelemelerin iadesi talepleri kararın icrasını geciktirmez. Ancak, icranın
geciktirilmesi iade istiyen mükellef tarafından istenildiği ve teminat
gösterildiği takdirde, 400 üncü madde hükmü uygulanır.


            
İncelemelerin iadesi üzerine verilen karar aleyhine iade istenemez. Şu kadar
ki, bu kararlar temyiz komisyonunda temyiz olunabilir.


            
Madde 412– (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İncelemelerin
iadesinin istenebilmesi için, on lira depozito yatırılması ve bunun makbuzunun
dilekçeye bağlanması şarttır. Depozito, incelemelerin iadesi isteği kabul
olunduğu takdirde mükellefe geri verilir, reddedildiği takdirde irat
kaydolunur.


            
10 – 23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 5, 6, 14, 16, 26,
M. 30, 35, 41, 45, 72, 73, 84, 85, M. 86, 92, 101, 108, 112, 121, 122, 123,
124, 125, 126, M. 185, 232, 233, 248, 249, 255, 257, M. 257, 267, 298, 344,
353, 366, 367, 368, 374, 376, Ek 1, Ek 4, Ek 6, Ek 7, Ek 8, 377, 378)


            
Madde 5 fıkra bir, bent (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
İtiraz ve temyiz komisyonlarında görevli olanlar


            
Madde 6 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Beşinci maddede yazılı olanlar:


            
1. Kendilerine, nişanlılarına ve boşanmış olsalar bile eşlerine;


            
2. Kan veya sıhri usul ve füruuna, evlatlığına veya kendisini evlat edinene
veyahut kan hısımlığında üçüncü (Bu derece dahil), sıhri hısımlıkta, bu
hısımlığı meydana getiren evlenme ortadan kalkmış olsa bile, üçüncü (Bu derece
dahil) dereceye kadar olan civar hısımlarına;





633


 


            
3. Kanuni temsilcisi veya vekili bulundukları kimselere;


            
Ait vergi inceleme ve takdir işleriyle uğraşamazlar. İtiraz ve temyiz
komisyonlarına intikal eden olaylar hakkında karar veremezler veya bu kararlara
iştirak edemezler.


            
Vergi muameleleri, incelemeleri ve ihtilafları ile görevli memurlar,
mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanmasiyle ilgili hesap, yazı ve sair özel
işlerini ücretsiz de olsa yapamazlar.


            
Madde 14 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi muamelelerinde ve vergi ihtilaflarında süreler Vergi Kanunu ile belli
edilir.


            
Kanunda açıkça yazılı olmıyan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartiyle, bu
süreyi, tebliği yapacak olan idare beli ve ilgiliye tebliğ eder.


            
Madde 16 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi
kanunlarında hüküm bulunmıyan hallerde, ölüm dolayısiyle mirasçılara geçen
ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme, beyanname verme ve itiraz ve temyiz
sürelerine üç ay eklenir.


            
Madde 26 fıkra bir, bent (11) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Vergiye itiraz ve düzeltme ile ilgili hükümlere ait kısa bilgi


            
Mükerrer Madde 30 fıkra beş – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)
              Verginin tahakkuku
ve cezanın kesinleşmesi için geçmesi gereken itiraz müddeti mükellefin bilinen
adresinde tebligat yapıldığı ahvalde tebliğ tarihinden, aksi halde işbu
tutanakla tesbit olunan ilan tarihinden başlar.


            
Madde 35 fıkra bir bent (11 ve 12) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
11. İtiraz süresi;


            
12. İtiraz şekli.


            
Madde 41 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
40 ıncı madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire,
kurum ve teşekküller, bu kararı inceliyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı
kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz
edebilirler.


            
İtiraz komisyonunca verilecak kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce
on beş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.


            
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde tercihan inceleyerek karara
bağlar.


            
Madde 45 bent (2) – (1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. Götürü gider emsali: Büyük ve küçükbaş hayvanlar (Kümes hayvanları dahil)
ile kara ve su avcılığı için % 80; diğer zirai ürünler için % 70 'dir.


            
Madde 72 fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (Müstakil vergi
dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil
edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkiliiki
memurundan ve seçilmiş iki üyeden kurulur.





634


 


            
Madde 73 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Komisyon
toplantılarına mükellefin sanat veya meslek bakımından bağlı veya ilgili olduğu
teşekkülden, servet takdiri işlerinde ise yalnız ticaret odasından seçilen
üyeler iştirak eder. Ticaret odası ve mesleki teşekkül bulunmıyan yerlerde
bunlar tarafından seçilecek üyeler, yukarıki esaslara göre belediyeler
tarafından seçilir.


            
Madde 84 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Zirai Kazançlar İl
Komisyonunun seçilmiş üyelerinden biri mahalli çiftçi birlikleri, biri il
ziraat odası ve biri de il ticaret odası tarafından mıntıka çiftçileri
arasından seçilir.


            
Bu odalar ve birlikler valinin yazılı tebliği üzerine en geç bir ay içinde
Komisyon üyelerini ve onların bir misli yedek üyeyi seçerek adlarını valiye
bildirmeye mecburdurlar.


            
Üyeler bu süre içinde seçilip bildirilmedikleri takdirde vali tarafından
seçilir.


            
Ziraat ve ticaret odaları ve çiftçi birlikleri bulunmayan yerlerde bunların
seçeceği üyeler, aynı esaslar dairesinde belediyelerce seçilir.


            
Madde 85 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazançlar merkez komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Başkanlığında,
Gelirler Genel Müdürü, Gelirler Genel Müdürlüğünün iki, Tarım Bakanlığının üç,
Çiftçi Birlikleri Federasyonunun bir, Ziraat Odaları Birliğinin iki ve Devlet
Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğünün bir temsilcisinden kurulur.


            
Başkanın mazereti halinde Komisyona komisyon üyelerinden veya hariçten tevkil
edeceği kimse Başkanlık eder.


            
Mükerrer Madde 86 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 117. nci maddesinde belirtilen mükelleflerin
girecekleri dereceleri tayin etmek üzere aşağıdaki komisyonlar kurulur. Bu
komisyonlar 86 ncı maddede belirtilen yetkileri haizdir.


            
A) Merkez Özel Komisyonu Kuruluş Görev ve Yetkileri:


            
Merkez Özel Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarlığının başkanlığında, Gelirler
Genel Müdürü, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü ile Türkiye Ticaret
Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin ve esnaf
teşekküllerinin bağlı olduğu birliklerin gösterecekleri en az dört aday
arasından Maliye Bakanınca seçilecek iki üyeden kurulur.


            
Merkez Özel Komisyonu, il ve ilçe özel komisyonlarının kararlariyle tespit
edilen derecelere yapılacak  itirazları inceler ve nihai olarak karara
bağlar.  Merkez Özel Komisyonu Kararları Resmi Gazete ile ilan olunur.


            
B) İl Özel Komisyonu Kuruluş, Görev ve Yetkileri:


            
İl Özel Komisyonu, valinin veya mazereti halinde tevkil edeceği vali
yardımcısının başkanlığında, defterdar, gelir müdürü ve ilgili mesleki
teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasından vali tarafından seçilecek
iki üyeden kurulur.  Mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde üyeler belediye
meclisi üyeleri arasından seçilir.


            
İl Özel Komisyonu, merkez ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit
ederek karara bağlar.





635


 


            
C) İlçe Özel Komisyonu Kuruluş, Görev ve Yetkileri:


            
İlçe Özel Komisyonu, kaymakamın başkanlığında mal müdürü (Müstakil vergi
dairesi olan ilçelerde vergi dairesi müdürü), gelir vergi dairesinin bir memuru
ve ilgili mesleki teşekküllerin gösterecekleri en az dört aday arasından
kaymakamca seçilecek iki üyeden kurulur. Mesleki teşekkül bulunmayan yerlerde
üyeler belediye meclisi üyeleri arasından seçilir.


            
İlçe Özel Komisyonu, ilçedeki mükelleflerin girecekleri dereceleri tespit
ederek karara bağlar.


            
Merkez, il ve ilçe özel komisyonlarının seçilen üyeleri için aynı esaslara göre
ayrıca iki yedek üye belirlenir.


            
İl ve ilçe özel komisyonlarınca tespit edilen dereceler; mükelleflerin bağlı
oldukları vergi dairelerinin ilan koymaya mahsus yerlerinde listeler halinde
asılmak suretiyle ilan olunur.


            
İlanın asılması keyfiyeti ve tarihi tutanakla tespit olunur.


            
Mükellefler tespit edilen derecelerine, ilan tarihinden itibaren bir ayiçinde
itiraz edebilirler. Ancak, bu itiraz peşin ödemenin tahakkuk ve tahsilini
durdurmaz.


            
Madde 92 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kısımda yazılı Komisyonlarla ortalama kar hadlerini tespit eden özel
komisyonların (Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez
Komisyonu ile Mükerrer 86 ncı maddede yazılı Merkez Özel Komisyonu hariç)
Başkan ve üyeleri ile Gelir Vergisi Kanununun 111 nci maddesinde yazılı
komisyonun üyelerine bu komisyonlardaki görevleri dolayısıyla, mahalli
defterdarlığın teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca tayin olunacak miktarda
ücret verilir.


            
Ödenecek ücretin aylık miktarı, 5000 lirayı geçemez.


            
Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, Ortalama Kar Hadleri Merkez Komisyonu ile
Merkez Özel Komisyonu Başkan ve üyelerine bu  komisyonlardaki çalışmalar
dolayısıyla verilecek ücret Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu
kararıyla tayin olunur.


            
Madde 101 fıkra bir bent (6) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
6. İtiraz ve temyiz dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;


            
Madde 108 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tebliğ olunan vesikalar, esasa müessir olmıyan şekil hatalarından dolayı hukuki
kıymetlerini kaybetmezler; yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda
mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, itiraz veya temyiz
sürelerinin hiç yazılmamış olması veyahut bu vesikaların görevli bir makam
tarafından tanzim edilmemiş bulunması vesikayı hükümsüz kılar.


            
Madde 112 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3. İtiraz dolayısiyle 389 uncu madde mucibince tahsili durdurulan vergilerden
taksit süreleri geçmiş olanlar, İtiraz Komisyonu kararına göre hesaplanan
vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.





636


 


            
Madde 121 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İdarece tereddüt edilmiyen açık ve mutlak vergi hatları re'sen düzeltilir.
Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye itiraz etmek hakları
mahfuzdur.


            
Madde 122 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini mükellefler yazı ile
istiyebilirler. Düzeltme talepleri 381 inci maddede yazılı itiraz dilekçeleri
şeklinde tanzim olunur ve vergi dairesine verilir. Bunların posta ile taahhütlü
olarak gönderilmesi caizdir.


            
Madde 123 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi dairesinin ilgili servisi düzeltme talebini, kendi mütalaasını dailave
ederek, düzeltme merciine gönderir.Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü
takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet
düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur.


            
Düzeltme taleplerinin müracaattan başlıyarak bir ay içinde incelenip karara
bağlanması ve neticenin talepte bulunana bu süre içinde tebliğ olunması
lazımdır.


            
İtiraz süresi içinde düzeltme talebinde bulunanların bu talepleri reddolunduğu
takdirde düzeltme talebi itiraz dilekçesi yerine geçer.


            
Madde 124 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme istekleri reddolunanlar
şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.


            
Bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye
vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat olunur.


            
Madde 125 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtiraz veya temyiz komisyonlarından geçmiş olan muamelelerde vergi hataları
bulunduğu takdirde, bu hatalar, komisyon kararları kesinleşmiş olsa bile,
evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebilir. Şu kadar ki;
düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında sözü geçen komisyonlar
tarafından birkarar verilmemiş olması şarttır.


            
Madde 126 fıkra bir bent (b) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
b) İlan yolu ile tebliğ edilip itirazsız tahakkuk eden vergilerde mükellefe
ödeme emirinin tebliğ edildiği;


            
Mükerrer Madde 185 fıkra beş – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Perakende satışlarla sair hasılat, belgelerine dayanılarak deftere topluca
yazılabilir.


            
Madde 232 fıkra üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukardakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve defter
tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya oranlara
yaptırdıkları iş bedelinin bin lirayı geçmesi veya bedeli bin liradan az olsa
dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi
mecburidir.





637


 


            
Madde 233 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutmak mecburiyetinde olan
çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışları aşağıdaki
kayıtlardan her hangi biri ile tevsik olunur:


            
2. Kasa veya satış fişlerinin dökümlerini ihtiva eden günlük bordrolar;


            
3. Makineli kasaların kayıt ruloları ve rulosuzlarda günlük satış toplamının
yazıldığı fişler;


            
4. (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Giriş ve yolcu
taşıma biletleri.


            
Fıkra iki ve üç – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Perakende satış fişi ile giriş ve yolcu taşıma biletleri seri ve sıra numarası
dahilinde teselsül ettirilir. Bu fiş ve biletler kopyalı iki nüsha olarak
tanzim edilir ve bir nüshası müşteriye verilir.


            
İşletme vergisi mükellefleri tarafından tanzim edilen perakende satış
belgeleri, perakende satış fişi yerine geçer.


            
Madde 248 fıkra dört – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
En az geçim indiriminin uygulanmasında, karnedeki kayıtlar, bunların vergi
dairesine tescil ettirildiği tarihten evvelki zamanlar için nazara alınmaz.


            
Madde 249 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gelir Vergisinde en az geçim indiriminden faydalanabilmek için karne almak
mecburiyetinde olanlar, medeni hal ve aile durumu hakkında vergi karnesine
yazılmış olan bilgiler ve bunlarda vakı olan değişiklikler mükellefin ikamet
ettiği veya çalıştığı mahallenin muhtarına tasdik ettirilir. Buna imkan olmıyan
hallerde mükellefin karneye yazdığı bilgilerin doğruluğu idari tahkikatla
tesbit olunur ve karnenin tescili tahkikat neticesinde yapılır.


            
Madde 255 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler
bu kanuna göre aldıkları vergi karnelerini, işin devam ettiği, en az geçim
indirimi ile ilgili olanlar bu indirimden faydalandıkları sürece muhafaza
ederler.


            
Madde 257 fıkra bir bent (4) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4.
Bina ve arazinin rayiç bedelinin tespitinde değeri tespit edilecek bina ve
araziyi, takdir komisyonuna gösterip gezdirmek, bu gibi gayrimenkulleringenel
ahvaline, kullanılış tarzına ve kirada ise kiranın miktarına müteallik her
türlü bilgileri vermek (Bu fıkrada yazılı mecburiyetler kiracılara da
şamildir.);


            
Mükerrer Madde 257 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliye
Bakanlığı, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile bunlara
ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin
mahiyeti, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda değişiklik
yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymayave
kaldırmaya, gerektiğinde mühürlü otomatik kasa kullandırmaya yetkilidir.


            
Madde 267 fıkra beş – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Üçüncü
sıra: (Takdir esası) Yukarıda yazılı esaslara göre belli edilemiyen emsal
bedelleri ilgililerin müracaatı üzerine takdir komisyonunca takdir yolu ile
belli edilir. Takdirler, maliyet bedeli ve piyasa kıymetleri araştırılmak ve
kullanıl mış  eşya için ayrıca yıpranma dereceleri nazara alınmak
suretiyle yapılır. Takdir edilen bedellere mükelleflerin itiraz hakkı
mahfuzdur. Ancak, bu itiraz verginin tahakkuk ve tahsilini durdurmaz.


 





638


 


            
Madde 298 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçlar ve rayiç bedeller 72
nci maddede yazılı takdir komisyonları tarafından tespit olunur.


            
Madde 344 fıkra son – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde belirtilen hallerde, 8 numaralı bentte
yer alan had ve miktarlar aranmaz.


            
Madde 353 bent (1) paragraf (2) ve bent (2) – (30/12/1980 tarih ve 2365
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir takvim yılı içinde tespit olunan yukarda yazılı usulsüzlüklerin hepsi için
kesilecek cezaların toplamı ellibin lirayı aşamaz.


            
2. Bu Kanuna göre 233 ncü maddede yazılı perakende satış vesikaları ile taşıma
irsaliyesi, sevk irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak
mecburiyetinde olanların yukarıda yazılı belgeleri kullanmadıklarının,
irsaliyeve yolcu listesini ayrıca taşıtta bulundurmadıklarının tespiti halinde,
kullanmadıkları veya bulundurmadıkları her bir belge için 5000 lira özel
usulsüzlük cezası kesilir.


            
Madde 366 bent (11) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
11. İtiraz veya temyiz süresi.


            
Madde
367 fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yaptıkları inceleme sırasında 344 ncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı
suçları veya bu suçlara teşebbüsü tespit eden Maliye Müfettişleri Hesap
Uzmanları ile bunların Muavinleri ve Gelirler Kontrolörleri tarafından doğrudan
doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili
vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin
yetkili Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.


            
Madde 368 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi cezaları:


            
1. Cezaya itiraz edilmemişse itiraz süresinin bittiği tarihten;


            
2. (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) Cezaya itiraz
edilmişse, İtiraz Komisyonu kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek
ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden;


            
Başlanarak bir ay içinde ödenir.


            
Madde 374 fıkra bir bent (1) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takibeden yılın
birinci gününden başlayarak kusur, ağır kusur ve kaçakçılık ile 353 ncüve
mükerrer 355 nci maddeler uyarınca kesilecek usulsüzlük cezalarında 5 yıl (114
ncü maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerlidir.);


            
Madde 376 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen
indirimlerden artakalan kaçakçılık ağır kusur, kusur ve usulsüzlük (Özel
usulsüzlük hariç) cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu itiraz süresi
içindeilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda
zikredilen neviden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde
ödeyeceğini bildirirse:


 





639


 


            
1. Kaçakçılık ağır kusur veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada
üçte ikisi;


            
2. Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;


            
3. Usulsüzlük cezasının üçte biri;


            
İndirilir.


            
Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını
yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya itiraz ederse bu madde hükmünden
faydalandırılmaz.


            
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezalaları
hakkında da uygulanır.


            
Ek Madde 1 bent (5) – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5. Tarhiyatı veya ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin; Vergiler Temyiz Komisyonu
ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hadiselerde başka yönden
mütalaa edilmiş bulunması.


            
Ek Madde 4 fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Uzlaşma talebi, mükellef veya cezaya muhatap olanlar için vergi mahkemesinde
dava açma süresi içinde yapılır.


            
Ek Madde 6 fıkra iki – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tesbit olunan
hususlar hakkında bilahara hiçbir mercie (Danıştay dahil) itiraz ve şikayette
bulunamaz.


            
Ek Madde 7 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Müddeti
içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı uzlaşma talep
ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vakı olmadığı takdirde itiraz yoluna
gidebilir.


            
Mükellef veya ceza muhatabı ayı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce
itiraz etmişse itirazı, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce itiraz
komisyonlarınca incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa
bu karar hükümsüz sayılır.


            
Uzlaşmanın vakı olması halinde mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya
(Bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza
kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya itiraz edemez.


            
Uzlaşmanın vakı olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarhedilen
vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vakı olmadığına dair tutanağın
kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili itiraz
komisyonu nezdinde itiraz edebilir. Bu takdirde, itiraz müddeti bitmiş veya 15
günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün
olarak uzar.


            
Uzlaşmanın vakı olmaması halinde, yukarıdaki ikinci fıkra uyarınca durdurulmuş
olan itiraz incelemelerine, keyfiyetin vergi dairesince işarı üzerine İtiraz
Komisyonunda devam olunur.





640


 


            
Ek Madde 8 bent (2) – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. Uzlaşma vakı olmadığı takdirde, bu kanunun 112,368 ve 389 uncu maddeleri
hükümleri dairesinde;


            
Ödenir.


            
Madde 377 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler tarh edilen vergilere ve
kesilen cezalara itiraz edebilirler.


            
Vergi dairesi, tahrir, tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir
olunan matrahlara itiraz edebilir. Tahrir ve tadilat komisyonlarınca tahmin ve
takdir olunan matrahlara ilözel idareleri adına itiraz etme yetkisi il
merkezinde özel saymanlık gelir müdürü, olmıyan yerlerde gelir memuru,
ilçelerde özel saymanlık gelir memurları, şube kuruluşu olan yerlerde tahakkuk
şubesi başmemurları veya bu görevleri yapanlar tarafından kullanılır.


            
Belediyelerde itiraz yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmıyan yerlerde
hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.


            
Madde 378 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İtirazda bulunabilmek için verginin tarh edilmesi, cezanın kesilmesi veya
tahrir, tadilat, takdir komisyonları kararlarının tebliğ edilmiş olması; tevkif
yoliyle alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin yapılmış ve ödemeyi
yapan tarafından verginin kesilmiş olması lazımdır.


            
Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edi len
vergilere itiraz edemezler (Bu kanunun vergi hatalarına ait hükümleri
mahfuzdur.)


            
11 – 21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 30, 112, M. 257,
313, 315, M. 315, 318, Ek 3, Geçici 11)


            
Madde 30 fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve
belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunamayan hallerde
takdir komisyonlarınca tespit edilen matrah veya matrah kısmı üzerinden
vergitarh edilmesidir.


            
Fıkra dört – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi beyannamelerini kanuni sürenin sonunda itibaren 15 gün geçtikten sonra
vermiş olanlara bu beyannamelerinde gösterdikleri gelir üzerinden gerekli
tarhiyat yapılır Takdir ve Komisyonunca mükellefin beyanından fazla bir matrah
takdir olunduğu ahvalde bu fark nazara alınmak suretiyle re'sen vergi tarh
olunur.


            
Madde 112 bent (3) – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3. Vergi mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 27 nci maddesinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan
vergilerden taksit süreleri geçmiş olanlar, Vergi Mahkemesi kararına
görehesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay
içinde ödenir.





641


 


            
Mükerrer Madde 257 – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliye Bakanlığı bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile
bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve
belgelerin mahiyeti, şekli ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda
değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymayave
kaldırmaya gerektiğinde makineli kasa kullandırmaya yetkilidir.


            
Madde 313 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşletmede
bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye
maruz bulunan gayrimenkullerle 269 uncu madde gereğince gayrimenkul gibi
değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlarınve
sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tesbit edilen değerinin,
bunların kullanılabilecekleri süre zarfında yok edilmesi amortisman mevzuunu
teşkil eder.


            
Madde 315 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değeri ilgili Bakanlıklarla Ticaretve Sanayi
Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin
mütalaası alınarak Maliye Bakanlığınca tesbit ve ilan olunan nispetler
üzerinden yok edilir.


            
Amortisman nispetlerinin tesbitinde:


            
1. Belli iş ve sanat kolları ayrı ayrı nazara alınır;


            
2. Amortismana tabi kıymetlerin tecrübeye dayanan ortalama ömürleri hesaba
katılır.


            
Mükerrer madde 315 fıkra iki bent (2) – (14/2/1963 tarih ve 205 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
2.
Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti % 25 i geçmemek üzere normal
amortisman nispetinin 2 katıdır.


            
Madde 318 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İcabında,
normal amortismanlar nispetleri 315 inci maddede yazılı usulegöre
değiştirilebilir. Şu kadar ki, bir kere tesbit edilen nispetlerin yürürlük
süresi üç yıldan az olamaz.


            
Ek Madde 3 fıkra dört – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliye Bakanlığı lüzum gördüğü mahallerde ortalama kar haddi ve gider
esaslariyle ilgili uzlaşma taleplerinin incelenmesi için ayrı uzlaşma
komisyonları teşkil ve bu komisyonların kimlerden terekkübedeceğini tayin
edebilir.


            
Geçici Madde 11 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri
(Kollektif, adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarına dahil
amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu kıymetler üzerinden ayrılmış olup
bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanları, Maliye Bakanlığınca tesbit
olunacak emsallerle çarpmak suretiyle aşağıdaki şartlarla yeniden değerlerler:


            
1. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde
özel bir fon hesabında gösterilir.


            
Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesinden
önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere emsal tatbikından sonra
bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.





642


 


            
Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı
değerinden pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı ifade
eder.


            
2. Pasifte gösterilen değer artışı sermayeye ilave edildiği, teşebbüs sahibi
veya ortaklar tarafından işletmeden çekildiği veya herhangi bir suretle başka
bir hesaba nakledildiği takdirde, bu ameliyenin yapıldığı dönemin kazancı
sayılarak vergiye tabi tutulur.


            
3. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin amortismanları,
değerlemenin yapıldığı hesap döneminden itibaren yeni değerleri üzerinden
ayrılır.


            
4. Pasifte gösterilen değer artışları yukarki 2 numaralı bent gereğince vergiye
tabi tutulmuş ise yeni değerler üzerinden her yıl ayrılan amortismanların
tamamı giderler arasına dahil edilir.


            
Değer artışlarının tamamı fon hesabında aynen muhafaza edildiği takdirde yeni
değer üzerinden ayrılan amortismanın tamamı yine gider kaydedilmekle beraber
bunun değerlemeden mütevellit kıymet artışına tekabül eden kısmı aynı yılın kar
ve zarar hesabına alacak yazılır.


            
Bu suretle işletmenin o yıla ait ticari kazançlarından indirilmemiş ve
dolayısiyle vergiye tabi tutulmuş bulunan amortisman farkları tutarı kadar bir
meblağ, ayrıca vergileme bahis konusu olmaksızın, fon hesabına borç yazılmak
suretiyle sermayeye ilave olunabileceği gibi işletmeden de çekilebilir veya
başka bir hesaba naklolunabilir.


            
5.
Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında topluca gösterilen değer artışları
yekünundan yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine
isabet eden miktarlar ile bunların hesap şekilleri envanter defterinin ayrı bir
sayfasında müfredatlı olarak gösterilir.


            
6. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde
bunların fon hesabına dahil bulunan hisseleri aynen amortismanlar gibi
muameleye tabi tutularak mezkür fon hesabından çıkarılır. Ancak, yukarıki 2 ve
4 numaralı bentler gereğince bu hisselerin tamamı veya bir kısmı fon hesabından
daha evvel çıkarılmış ise satış kar veya zararın hesabında sadece bakiye fonda
kalmış bulunan değer artışı hisseleri nazara alınır.


            
Bu maddeye göre yeniden değerlemenin yapılacağı zaman ve değerlemede nazara
alınacak emsaller Maliye Bakanlığınca tesbit ve Resmi Gazete ile ilan olunur.


            
12 – 18/4/1984 tarih ve 2995 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:352,358)


            
Madde 352 I. derece usulsüzlüklere ait bent (10) – (30/12/1980 tarih ve 2365
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
10.
Yıllık beyannamede servet bildiriminde bulunulmaması.


            
II. derece usulsüzlüklere ait bent (3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
3. Yıllık beyannamede hiç gider bildiriminde bulunulmaması veya gider
unsurlarından bir kısmının bildirilmemesi;


            
Madde 358 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
344 ncü maddenin 1 - 6 numaralı  bendlerinde  yazılı 
fiilleri  veya  bir  hesap  dönemi içinde  ayrı 
tarihlerde  en  az  iki  defa  fatura, 
taşıma  irsaliyesi,  sevk  irsaliyesi,  müstahsil 
makbuzu, gider pusulası veya serbest meslek makbuzu düzenlememe





643


 


 fiilleri,
verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce meydana
çıkarılanlar ile vergi daireleri veya vergi incelemesi yapanlarca vaki yazılı
talebe rağmen servet beyanında bulunmayanlar, bu fiillerin vergi ziyaınımucip
olup olmayacağına bakılmadan kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.


            
Bu maddenin uygulanmasında 5 nci maddede yazılı esaslara göre levha asma
mecburiyetine bir hesap dönemi içinde üç defa uymadıkları tespit edilenler
kaçakçılığa teşebbüs etmiş addolunur. Şu kadarki bu fıkra hükmünün uygulanabilmesi
için ikinci tespit tarihinden itibaren asgari 15 gün geçmiş olması gerekir.


            
13 – 4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numarası: Geçici 11)


            
Geçici Madde 11 – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri
(İmtiyazlı şirketler ve dar mükellefler hariç; kollektif, adı komandit ve
adişirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve
bukıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen
amortismanları, 1982 hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden
değerleyebilirler. Şu kadarki, İktisadi Devlet Teşekküllerinin yeniden
değerleme yapmaları zorunludur.


            
1. Değeri 5000 lirayı geçmeyen iktisadi kıymetler, iktisadi kıymetlerin maliyet
bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları, sinema filmleri, alameti farika
hakları, peştemallıklar, özel maliyet bedelleri, ilk tesis ve taazzuv
giderleri, organizasyon, etüt ve arama giderleri ile mahiyetleri ve amortisman
süre ve tarzları itibariyle bunlara benzeyen sair aktif kıymetler yeniden
değerleme kapsamına girmezler.


            
2. İktisadi kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş yıllarda ayrılmış olan
amortismanlar, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifine dahil edildikleri yıla
ait katsayı ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenirler.


            
Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükelleflerin bilançolarına bu
dönemler içinde dahil ettikleri iktisadi kıymetlerin ve bu kıymetler için
geçmiş yıllarda ayrılmış olan amortismanların değerlenmesinde, özel hesap
dönemlerinin kapandığı takvim yıllarına ait katsayılar esas alınır.


            
3. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde
özel bir fon hesabında gösterilir.


            
Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlenmesinden
önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere katsayı tatbikinden sonra
bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi suretiyle bulunur.


            
Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı
değerlerinden, pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı
ifade eder.


            
Bu değerin tespitinde, 320 nci maddenin son fıkrasına göre ayrılmış sayılan
amortismanlar da fillen ayrılmış kabul edilir.


            
4.a) Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri (Kollektif,
adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarını yeniden değerlemeleri
halinde, değer artışını pasifte özel bir fon hesabında tutarlar ve iktisadi
kıymetlerin değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortisman ayırmaya devam
ederler.


            
b) Kurumlar Vergisi mükellefleri, pasifte özel bir fon hesabında
gösterilendeğer artışının tamamını sermayelerine ilave  edebilirler.
Bu  suretle  sermayeye  ekle-





644


 


nen
değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak
kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu
nedenle meydana gelen artışlar pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir
ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer
artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kar dağıtımı
sayılmaz.


            
Amortismana tabi sabit kıymetlerin yeniden değerlemeye tabi tutan
kurumlar,yeniden değerlemenin yapıldığı hesap dönemini takip eden hesap
döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler.
Şu kadar ki, gayrimenkuller yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden
amortismanatabi tutulur.


            
5. Bankalar, yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışlarını, nakit
karşılığı hisse senedi ihracı suretiyle sermaye artırımına gidilmesi ve taahhüt
edilen pay bedellerinin ödenmesi şartıyla sermayelerine ekleyebilirler. Ancak,
her yıl sermayeye eklenecek değer artışı, taahhüt edilen pay bedellerinin
ödenen kısmına isabet eden miktarı aşamaz.


            
5/11/1981 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sermayelerini
artıran bankaların, sözkonusu sermaye artırımları ile ödenen pay bedelleri, bu
bent uyarınca nakit karşılığı yapılmış sermaye artırımı olarak kabul ve ödenen
pay bedellerine tekabül eden değer artışları sermayeye ilave edilir.


            
6. Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında tutulan değer artışları, Türk
Ticaret Kanununun 422 nci maddesinin uygulamasında ödenmiş sermaye, Bankalar
Kanununun uygulanmasında ise ihtiyat addolunur.


            
7. Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir
hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı
dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.


            
8. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden
değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında müfredatlı
olarak gösterilir.


            
9. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde,
bunlara isabet eden değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi
tutulur.


            
10. 31/12/1982 tarihi itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak
kat–sayılar şunlardır:


            
1982 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
1


            
1981 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
2


            
1980 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
3


            
1979 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
4


            
1978 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
5


            
1977 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
6


            
1976 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
7


            
1975 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
8


            
1974 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler için
                          
9


            
1973 yılında aktifleştirilen amortismana tabi sabit kıymetler
için                         
10


            
1972 yılında ve önceki yıllarda aktifleştirilen  amortismana  tabi


            
sabit kıymetler
için                                                                                                 
11


            
Yeniden değerlemeye ilişkin diğer hususları tespit etmeye, gelir ve kurumlar
vergisi mükellefleri için yukarıdaki esaslar dışına çıkan uygulamalar iledevir
ve nevi değiştirmeleri önleyici düzenlemeler getirmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.





645


 


            
14 – 10/4/1985 tarih ve 3181 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: ( Madde numarası: 342)


            
Madde 342 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Beyannameli mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılmak için beyanname verme
süresinin sonundan başlıyarak 15 gün beklenir. Beyanname bu süre için
deverilirse vergi zıyaı olmamış sayılır.


            
Veraset ve İntikal Vergisinde mükellefe tebliğ edilmek şartı ile yeniden 15
günlük bir mühlet verilir. Bu hususta da yukarıki hüküm cari olur.


            
15 – 30/5/1985 tarih ve 3210 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: Mükerrer 49,73,74
Usulsüzlük Cezalarına ait cetvel)


            
Mükerrer
Madde 49 bent (b) – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
b) Takdir komisyonlarının arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitine
ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altıay
önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki
ticaret odalarına, ticaret odası bulunmayan yerlerde belediyelere ve
ilgilivergi dairelerine imza karşılığında verilir.


            
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen
daire, kurum ve teşekküller 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava
açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde
Danıştaya başvurulabilir.


            
Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve
muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilan
edilir.


            
Madde 73 fıkra iki parantez içi hüküm – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
(Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında Ticaret
Odasından seçilen üyelerden biri yerine tespitin yapılacağı vergi dairesi
faaliyetbölgesinin mahalle muhtarlarından, mahallin en büyük mülki idare
amirince seçilmiş birisi)


            
Madde 74 fıkra bir bent (c) – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
c) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca arsalar için mahalle muhtarlıkları itibariyle asgari ölçüde birim
değer tespit etmek (Bu değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 nci
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış
bulunan tüzük hükümleri ile gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır).


            
Usulsüzlük cezalarına ait cetvelin ihtar hükümlerine dair:


            
Bent (3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.
Emlak Vergisine ait usulsüzlükler, bu cetvelin mükellef grupları sütununun 4
ncü sırasına göre cezalandırılır.


            
16 – 4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 49, M. 49, 72,74,
75, 104, 112, 114, 127, 149, 168, 177, 183, 201, 202, 203, 206, 221, 230,231,
232, 233, M. 257, 313, 343, 344, 345, M. 347, 352, 353, M. 355, 356, 358, 361,
371, 376, Ek 4, 377)





646


 


            
Madde 49 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Zirai kazanç ölçüleri üç yıl için tesbit olunur. Şu kadar ki ölçülerin
tesbitine esas olan unsurlarda önemli değişiklikler vuku bulduğunun anlaşılması
halinde, Zirai Kazançlar Merkez Komisyonu, bu ölçülerin uygulama süresini
lüzumlu gördüğü zirai faaliyet ve mahsul nevileri için bir yıldan aşağı olmamak
üzere kısaltmaya yetkilidir.


            
Mükerrer Madde 49 bent (b ve d) – (30/5/1985 tarih ve 3210 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
b) Takdir Komisyonlarının arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitine
ilişkin takdirleri genel beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altıay
önce karara bağlanarak takdirin ilgili bulunduğu il ve ilçe merkezlerindeki
ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile
vergi dairelerine imza karşılığında verilir.


            
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen
daire, kurum, teşekkül ve muhtarlıklar 15 gün içinde ilgili vergi mahkemesi
nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine15
gün içinde Danıştaya başvurulabilir.


            
Kesinleşen asgari ölçüde arsa birim değerleri, ilgili vergi dairelerinde ve
muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle genel beyan süresince ilane
dilir.


            
d) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile
arsalara ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak
Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde
kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.


            
Madde 72 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takdir Komisyonu; illerde defterdarın, ilçelerde malmüdürünün (müstakil vergi
dairesi olan ilçelerde ilgili vergi dairesi müdürünün) veya bunların tevkil
edecekleri memurların başkanlığı altında ilgili vergi dairesinin yetkili iki
memuru (arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin tespiti sırasında ise vergi
dairesi memurlarından biri yerine tapu sicil muhafızı veya tevkil edeceği bir
memur) ile seçilmiş iki üyeden kurulur.


            
Takdir komisyonları daimi veya geçici olurlar. Daimi komisyonların nerelerde
kurulacağını Maliye Bakanlığı belli eder.


            
Daimi komisyon bulunmıyan yerlerde takdir işleri geçici komisyonlar tarafından
görülür.


            
Madde 74 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takdir komisyonunun görevleri şunlardır:


            
a) Yetkili makamlardan istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak;


            
b) Vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir
etmek (Bu gibi takdirler de takdir kararına bağlanır).


            
Takdir komisyonu bu görevlerini yaparken takdir sebepleri bulunup bulunmadığını
incelemez. Yalnız hatalı gördüğü muamelelerde, ilgili vergi dairesini yazı ile
ikaz etmeye mecburdur.


            
c) (30/5/1985 tarih ve 3210 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1319 sayılı EmlakVergisi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca
arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köyün
cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeleri (turistik bölgelerde değer
bakı-





647


 


mından
farklı olanlar  Maliye ve  Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek pafta,
ada veya parsel)itibariyle asgari ölçüde birim değer tespit etmek (Bu
değerlerin tespitinde, Emlak Vergisi Kanununun 31 nci maddesinin ikinci fıkrasında
yer alan normlardan ve bu maddeye göre hazırlanmış bulunan tüzük hükümleri ile
gerektiğinde bilirkişiden yararlanılır).


            
Madde 75 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Takdir komisyonu 74 üncü maddedeki görevleri dolayısiyle bu kanunda yazılı
inceleme yetkisini haizdir.


            
Madde 104 bent (3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3. İstanbul Belediye sınırları dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan
tebliğin konusu bir milyon lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği
takdirde ilan ayrıca Ankara ve İstanbul'da çıkan birer gazete ile yayınlanır.


            
Madde 112 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. İkmalen veya re'sen tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk
etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten
sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler tahakkuk tarihinden başlıyarak bir ay
içinde ödenir.


            
2. Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını mucip haller
dolayısiyle beyan üzerine tarholunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde
ödenir.


            
Mükellefin, vadeleri mezkür süreden sonra gelen vergileri de aynı süre içinde
alınır.


            
Memleketi terk edenlerin, ölenlerin veya benzeri haller dolayısiyle
mükellefiyetleri kalkanların ikmalen veya re'sen tarh olunan vergileri tahakkuk
tarihinden başlıyarak bir ay içinde ödenir.


            
Bu fıkrada yazılı tahsil süreleri Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki
Kanun mucibince teminat gösterildiği takdirde, Vergi Kanuniyle belli taksit
zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.


            
3. (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi Mahkemesinde dava açma dolayısıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 27 nci madde sinin 8 numaralı bendi gereğince tahsili durdurulan
vergilerden taksit süreleri gelmiş olanlar, vergi mahkemesi kararına göre
hesaplanan vergiye ait ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde
ödenir.


            
Şu kadar ki, açtıkları dava sonucunda haksız çıkan mükellefler, ihtilaflı
kısmın kesinleşen ve ödenmemiş olan miktarı üzerinden, vergi mahkemelerinde
dava açma süresinin son gününü takip eden aybaşından itibaren, 6183 sayılı
Kanuna göre tespit edilen tecil faizi oranında bir faizi de aynı süre içinde
ödemek mecburiyetindedirler.


            
Dava açılması nedeniyle tahsili duran vergiler mükellefler tarafından
istenildiği takdirde davanın devamı sırasında da kısmen veya tamamen
ödenebilir.


            
Madde 114 fıkra dört – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Damga Resmine tabi olup resim ve cezası zamanaşımına uğrıyan evrakın hükmünden
tarh zaman aşımı süresi dolduktan sonra faydalanıldığı takdirde mezkür evraka
ait vergi alacağı yeniden doğar.





648


 


            
Madde 127 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yoklamadan maksat; mükellefleri ve mükellefiyetle ilgili maddi olayları,
kayıtları ve mevzuları araştırmak ve tespit etmektir. Yoklamaya yetkili
memurlar vergi kanunlarının uygulanmasıyla ilgili olarak nakil vasıtalarında
yolculisteleri ve nakliye irsaliyelerinin muhtevası ile taşınan yolcu ve
malların miktar ve mahiyetini tesbit etmeye de yetkilidir.


            
Madde 149 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kamu idare ve müesseseleri vergi dairesince kendilerinden yazı ile istenecek
bilgileri belli fasılalarla ve devamlı olarak yazı ile vermeye mecburdurlar.


            
Madde 168 fıkra bir bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. İşe başlama, değişiklik ve işi bırakma bildirmeleri;


            
Bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlıyarak bir ay;


            
Madde 177 fıkra bir bent (1, 2 ve 3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)



            
1. (28 Şubat 1963 tarihli 205 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle değişen 1, 2. 3
No.lu bentler) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan
ve yıllık alımlarının tutarı 6 000 000 lirayı veya satışlarının tutarı 6 600
000 lirayı aşanlar;


            
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde
elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 1 200 000 lirayı aşanlar;


            
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı işlerin birlikte yapılması halinde 2
numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının
toplam 6 000 000 lirayı aşanlar;


            
Fıkra iki – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarıdaki bentlerde belirtilen maktu hadlerin herbirini ayrı ayrı üç katına
kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
Madde 183 fıkra iki ve üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yevmiye defteri ciltli ve sahifeleri müteselsil sıra numaralı olur. İşleri
ciltli yevmiye defteri tutulmasına imkan vermiyecek derecede geniş olan büyük
mali, sınai ve ticari, müesseselerin mütaharrik yapraklı yevmiye defteri
kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade olunabilir.


            
Bu müesseselere, istedikleri takdirde tutulması mecburi diğer defterler için de
aynı müsaade verilebilir.


            
Madde 201 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dahilde alınan İstihsal Vergisine tabi olan birinci sınıf tüccarlar Gider
Vergileri Kanununa göre teslim sayılan muamelelerini kaydetmek üzere bir
İstihsal Vergisi defteri) tutarlar. Bu defter en az aşağıdaki bilgileri ihtiva
eder:


            
1. Teslim tarihi;


            
2. Malın kime teslim edildiği;


            
3. Faturanın tarih ve numarası;


            
4. Malın cinsi;


            
5. Malın bedeli (Satış halinde satış bedeli, diğer hallerde emsal bedeli) veya
yapılan işin ücreti.





649


 


            
Madde 202 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1 inci sınıf tüccarlar dışında kalıp da İstihsal Vergisine tabi bulunan
mükellefler, giriş ve çıkış tablolarını ihtiva eden basit İstihsal Vergisi
defteri tutarlar.


            
Bu defterin giriş tablosuna satınalınan, imal edilmek veya bitim işleri
yapılmak üzere müşteri tarafından tevdi olunan iptidai maddelerle diğer mallar
tarih sırasiyle ve cins ve miktar itibariyle yazılır.


            
Defterin çıkış tablosuna 201 nci maddede gösterilen malümat kaydolunur.


            
Madde 203 fıkra üç ve beş – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
İşletme defteri tutanlar, basit İstihsal Vergisi defterindeki kayıtları mezkür
defterde ayrı sütunlar açmak suretiyle gösterebilirler.


İstihlak Vergisine tabi müesseseler,
imalat defteriyle İstihsal Vergisi defteri yerine İstihlak Vergisine tabi
maddelerin miktarlarını bu husus için tutacakları kayıtlarda gösterirler.


            
Madde 206 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Nakliyat işleriyle uğraşan ve Gider Vergileri Kanununa göre Nakliyat Vergisi
tahsil eden müesseseler bir "Nakliyat Vergisi defteri" tutarlar ve bu
defterde en az aşağıdaki malümatı gösterirler.


            
A) Eşya nakliyatında:1. Yükletme tarihi;


            
2. Yükliyenin adı ve unvanı ve açık adresi (Bagaj eşyası ve posta kolileri için
bu malümat aranmaz);


            
3.
Yüklenen eşyanın cinsi (Ticari teamüle göre);


            
4. Yüklenen eşyanın miktarı (Ticari teammüle göre, sayı veya parça ve sıklet
itibariyle);


            
5. Navlun veya nakliye ücreti;


            
6. Taşıma ve navlun mukavelesi mucibince alınan diğer bedeller (Bagaj eşyası ve
posta kolileri hakkındaki malümat günlük olarak toptan yazılabilir);


            
7. Tahsil olunan Nakliyat Vergisi,


            
B) Yolcu nakliyatında :


            
1. Taşınan yolcu sayısı : mevki itibariyle;


            
2. Alınan yol ücretleri : mevki itibariyle;


            
(Bu malümatın bordrolara dayanılarak toptan kaydolunması caizdir).


            
3. Vergiye tabi taşımalarda tahsil olunan Nakliyat Vergisi.


            
Ayrı bir (Nakliyat vergisi defteri) tutmak istemiyenler yukarıdaki malümatı
ticari defterlerinde açacakları özel hesaplarda veya hesabın ayrı bir sütununda
gösterirler.


            
Nakliyat işiyle uğraşan iktisadi kamu müesseselerinin tuttukları defter ve
kayıtlar nakliyat defteri yerine geçer.


            
Madde 221 bent (3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
3.Yeniden işe başlıyanlar, sınıf değiştirenler vergi muaflıkları kalkanlar veya
yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme, muaflıktan
çıkma veya yeni mükellefiyete girme tarihinden başlıyarak bir ay içinde;


            
Madde 230 bent (5) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            






650


 


 
5. Satılan mallar, faturanın düzenlenmesinden önce teslim edilmişse malın
teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın faturanın düzenlenmesinden
önce  teslim edildiği  veya  bir  mükellefin birden çok iş
yerleri ile şubeleri arasında taşındığı veya satılmak üzere bir komisyoncuya
veya diğer bir aracıyla emtia gönderildiği hallerde, teslim edilen malların
satıcı tarafından bir sevk irsaliyesine bağlanması şarttır. Bu bentte yazılı
irsaliyeler hakkında, fiyat ve bedel ileilgili bilgiler hariç olmak üzere, bu
madde hükmü ile 231 nci madde hükmü uygulanır. İrsaliyelerde malın nereye ve
kime gönderildiği ayrıca belirtilir. Ancak, satılan malın satıcı veya müsteri
tarafından taşınması halinde de faturanın veya sevk irsaliyesinin satışta
bulundurulması zorunludur. Faturanın bulunduğu hal– lerde ayrıca sevk
irsaliyesi aranmaz.)


            
Madde 231 bent (5) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5. Fatura, malın teslim tarihinden itibaren azami on gün içinde düzenlenir.


            
Madde 232 fıkra üç ve dört – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlardan ve
defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya
onlara yaptırdıkları iş bedelinin onbin lirayı geçmesi veya bedeli onbin
liradan az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura
vermesi mecburidir.


            
İşletme Vergisi ayrıca gösterilmek kaydıyla İşletme Vergisi mükellefleri
tarafından hizmetin ifası anında veya perakende satış sırasında düzenlenerek
müşteriye verilen faturalar perakende satış vesikası yerine geçer.


            
Madde 233 fıkra dört – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşletme vergisi mükellefleri tarafından tanzim edilen perakende satış
vesikaları, perakende satış fişi yerine geçer.


            
Mükerrer Madde 257 fıkra bir – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Maliye Bakanlığı, bu Kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgeler ile
bunlara ek olarak tutulması veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve
belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye ve bunlarda
değişiklik yapmaya; bunlar için tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya
ve kaldırmaya, bedeli mukabilinde basıp dağıtmaya veya üçüncü şahıslara
bastırıpdağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya ve makineli kasa
kullandırmaya yetkilidir.


            
Madde 313 fıkra iki – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Değeri 5 000 lirayı aşmayan peştamallıklar ile işletmede kullanılan ve değeri 5
000 lirayı aşmayan alet, edevat, mefruşat ve demirbaşlar amortismana tabi
tutulmayarak doğrudan doğruya gider yazılabilir. İktisadi ve teknik bakımdan
bütünlük arz edenlerde bu had topluca dikkate alınır.


            
Madde 343 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Damga vergisi ve damga resmi dolayısiyle kesilecek vergi cezaları, vergi ve
resme tabi varaka, senet ve ilan için on liradan az olmaz. Diğer vergilerde
hervergi için yüz liraya baliğ olmayan cezalar kesilmez.


            
Madde 344 bent (8) fıkra bir ve iki–(30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
8. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi
gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı150 000
diğer beyannamelerde toplamı 30 000 liradan az olmamak üzere, beyannamede
yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi.





651


 


            
(Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı
bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan bildirmeler
bu hükümden hariçtir);


            
30'ncu maddede yazılı sebeplerle re'sen takdir olunan ve yukarda yazılıhadleri
aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Anılan maddenin 1
ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde bu hükmün
uygulanması için takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde150 000
diğerlerinde 30 000 lirayı geçmesi yeterlidir.


            
Bent (8), fıkra beş – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu bentte yazılı maktu hadleri on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.


            
Madde 345 fıkra iki bent (1,2 ve 3) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
1. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü
olarak tespit edilen serbest meslek erbabı hariç işletme esasında defter
tutmasına müsaade edilen kurumlar dahil) 50 000 2. İkinci sınıf tüccarlar için
20 0003. 1 ve 2 numaralı bentler dışında kalan mükellefler ve sorumlular için10
000 Liradan az olamaz.


            
Mükerrer Madde 347 bent (1) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi
gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı 50
000diğer beyannamelerde toplamı 10 000 liradan az olmamak üzere beyannamede
yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın noksan bildirilmesi
(Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı
bilgilere dayanılarak vergi dairesince tesbiti mümkün olan noksan bildirimler
bu hükümden hariçtir.);


            
30 ncu maddede yazılı sebeplerle verginin resen tarhı halinde, yukarıdaki
hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür
maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan resen takdirlerde, bu
hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde 50
000diğerlerinde 10 000 lirayı aşması yeterlidir.


            
Bent (1) fıkra dört – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu bentte yazılı maktu hadleri on katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu
yetkilidir.


            
Bent (6) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
6. Emlak Alım Vergisi ve Gayrimenkul Kıymet Artışı Vergisi beyannamelerinin
kanuni ve ek süreleri içinde verilmemiş olması.


            
Madde 352 – I. derece usulsüzlükler bölümü bent (1) – (30/12/1980 tarih ve
2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. Vergi beyannamelerinin verilmemiş olması (342 nci maddede yazılı sürelerden
sonra verilmiş olan beyannameler hiç verilmemiş sayılır).





652


 


            
Madde 352 – II. derece usulsüzlükler bölümü bent (1 ve 7) – (30/12/1980
tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. Vergi beyannamelerinin süresinin sonundan başlayarak 342 nci maddede yazılı
süreler içinde verilmiş olması (Emlak Vergisinde beyannamenin bu kanunun27 nci
maddesinde yazılı ek süre içinde verilmiş olması);


            
7. Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil
ve muhteviyatına ve eklerine ait hükümlerine uyulmamış olması;


            
Madde 353 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. 232, 234, 235 ve 236 ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icabeden
fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu
vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura, gider pusulası, müstahsil
makbuzu ve serbest meslek makbuzu için beşyüz liradan (Çiftçilerde elli
liradan) aşağı olmamak üzere bu vesikalara yazılması gereken meblağın yüzde üçü
(Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde usulsüzlük cezası kesilir.


            
(23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bir takvim yılı
içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı
usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 500.000 lirayı geçemez.


            
2. (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu Kanunun 233 ncü
maddesinde yazılı perakende satış vesikaları ile taşıma irsaliyesi, sevk
irsaliyesi, yolcu listesi ve müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların
bu belgeleri kullanmadıklarının irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta
bulundurmadıklarının tespiti halinde, kullanmadıkları veya bulundurmadıkları
her bir belge için 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
İşletme Vergisi Kanununun 11 nci maddesinde yazılı perakende satış vesikası
(232 nci maddenin son fıkrası uyarınca bu vesikalar yerine kullanılan faturalar
dahil) veya makineli kasa kullanımına izin verilen hallerde müşteri fişi
kullanmak mecburiyetinde olanların bu vesikaları kullanmadıklarının tespiti
halinde kullanmadıkları her bir muamele için 500 lira özel usulsüzlük cezası
kesilir.


            
Ancak, bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek
usulsüzlük cezasının toplamı, her bir tespit için 50.000 lirayı aşmamak üzere
500.000lirayı geçemez.


            
3. Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ve serbest
meslek kazanç defterinin işyerinde bulundurulmaması veya bu defterlere
yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya
incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde her bir
tespit için2 500 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
4. Bu Kanunun 5 nci maddesinde yazılı esaslara göre levha asmayan mükelleflere
her tespitte 5 000 lira özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği
takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar
hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.


            
Mükerrer Madde 355 fıkra bir bent (1, 2 ve 3) – (30/12/1980 tarih ve 2365
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. Birinci sınıf tüccarlar ve bilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile
serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergilendirilenler hariç) hakkında30 000
lira, 2. İkinci sınıf tüccarlar ile zirai işletme hesabı esasına göre defter
tutan çiftçiler hakkında 15 000 lira,





653


 


            
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 10 000
lira,


            
Madde 356 bent (1 ve 3) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. Resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 359 sayılı kanuna
tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen ve pulları Vergi
Kanununun belli ettiği şekilde iptal edilmemiş bulunan evrakı, pullarını resmi
mühür veya damga vaz'ı suretiyle iptal etmeden muameleye koyanlar adına her
varaka için 50 şer kuruş ceza kesilir. Ancak mütaaddit nüsha olarak tanzim
edilmiş olan evrak için bu fıkra gereğince her şahıstan alınacak cezanın
toplamı beş lirayı geçemez.


            
3. Pulsuz veya pulu noksan kağıtları, usulen resmi ve para cezası tahsil
edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp veren noterler adına her
kağıtiçin iki buçuk lira ceza kesilir.


            
Madde 358 – (18/4/1984 tarih ve 2995 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
344 üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiilleri veya bir hesap
dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura, taşıma irsaliyesi, sevk
irsaliyesi, müstahsil makbuzu, gider pusulası veya serbest meslek makbuzu
düzenlememe fiilleri verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin
girmesinden önce meydana çıkarılanlar, bu fiillerin vergi ziyaını mucip olup
olmayacağına bakılmadan kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.


            
Madde 361 fıkra üç – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yetkili makam ve memurlar tarafından kamu idare ve müesseselerinden 148 ve 149
ncu maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler
ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen
maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere 2 500 liraya kadarpara
cezası hükmolunur.


            
Madde 371 fıkra bir bent (5) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
5. Mükellefçe, haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin,
ödemenin geciktiği her ay ve kesri için % 2 nispetinde zamla birlikte haber
verme tarihinden başlıyarak 15 gün içinde ödenmesi.


            
Madde 376 – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen
indirimlerden artakalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük
(özelusulsüzlükler hariç) cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu vergi
mahkemesinde dava açma süresi içinde ilgili vergi dairesine müracaatla
vadesinde veya 6183sayılı Kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin
bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse :


            
1. Kaçakçılık, ağır kusur veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada
üçte ikisi;


            
2. Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;


            
3. Usulsüzlük cezasının üçte biri;


            
İndirilir.


            
Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını
yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden
faydalandırılmaz.





654


 


            
Yukarıdaki
hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları hakkında da uygulanır.



            
Ek Madde 4 fıkra iki – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Uzlaşma talebi, mükellef veya cezaya muhatap olanlar için vergi mahkemesinde
dava açma süresi içinde yapılır.


            
Madde 377 fıkra dört – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi daireleri Maliye Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler
valilerin) muvafakatini almadan vergi mahkemelerinin kararları aleyhine
Danıştayda temyiz davası açamazlar.


            
17 – 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numarası: M. 298)


            
Mükerrer Madde 298 (Geçici 11 inci madde iken 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı
Kanunla madde numarası değiştirilmiştir fıkra 10.)


            
10. Her hesap dönemi sonu itibariyle yapılacak değerlemede esas alınacak
yeniden değerleme oranı yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı
dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Devlet İstatistik Enstitüsünün
Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artışından
yüzde on (% 10) indirildikten sonra kalan kısımdır.


            
Bu oran Maliyeve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayının 15 inci gününe kadar
Resmi Gazete ile ilan edilir. Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen oranın
yüzde on (yüzde on dahil) ve daha aşağı olması halinde o yıl için yeniden
değerleme yapılmaz.


            
18 – 19/3/1987 tarih ve E. 87/5, K. 87/7 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile
iptal edilmiş hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 141 nci maddeyi
takibeden Ek Madde, Mükerrer 415, Geçici Madde 14, Geçici Madde 15)


            
141 inci Maddeyi Takib eden Ek Madde, Fıkra beş ve sekiz – (4/12/1885 tarih
ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yeminli Mali Müşavirlik unvanının kazanılması, bunların yapacağı işler,
sorumluluk sınırları, yönetim çalışma ve disipline ilişkin esaslar ve diğer
hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenir.


            
Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun kuruluş ; görev, çalışma ve denetim esasları
seçilme usulü ile diğer konular Bakanlar Kurulunca belirlenir.


            
Mükerrer 415 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. Vergi Kanunlarının uygulanması, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve
Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personelinin daha etkin ve verimli çalıştırılmasını
sağlamak gayesiyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezdinde "Vergi
İdaresini Geliştirme Fonu" kurulmuştur.





654-1


 


            
2. Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirlerinin bir yıl evvelki toplam vergi
gelirlerine ulaşıncaya kadarki kısmının % 05 ile, bir yıl evvelki vergi
tahsilatını aşan vergi gelirlerinin % 1'i bu fonun kaynağını teşkil eder.


            
3. Saymanlıklar her ay tahsil ettikleri toplam vergi gelirlerinin; bir evvelki
yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 05 (Binde beş) ini,toplam
vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatlarını aşması halinde,aşan
kısmından her ay %1 (yüzde bir) ini tahsil ettikleri ayı takip eden bir ay
içerisinde doğrudan fona gönderirler.


            
4. Bu fon, Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı, satın alınması veya
kiralanması, taşıt, demirbaş alımı, otomasyon, eğitim, uygulama, tanıtma
çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler ile vergi inceleme, yoklama
faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalar ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı
Personeline görevleri nedeniyle ve daha verimli çalıştırılmalarını sağlamak
gayesi ile yapılacak ek ödemelerde kullanılır. Bu fondan yapılacak harcamalar
1050, 832 ve 2886 sayılı kanunlarla 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerine tabi değildir.


            
Bu Fonun kullanılma usul ve esasları ile fona ilişkin diğer usul ve esaslar
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir ve yürütülür. Denetimi; Başbakanlık,
Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Sayıştayca belirlenecek birer üyeden meydana
gelecek bir komisyon aracılığı ile yapılır.(1)


            
Geçici Madde 14 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Üç yıl süre ile görev yapacak olan ilk Yeminli Mali Müşavirler Kurulu üyeleri,
biri Başkan ve biri Başkanvekili olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girdi–ği
tarihi takip eden altı ay içinde Bakanlar Kurulunca atanır.


            
Üç yıllık sürenin bitiminde yeniden üyeliğe getirilmek mümkündür.


            
Kurul üyeliklerine atananlar ile kurulda görevlendirilen personelden T.C.Emekli
Sandığına tabi olanların istemleri halinde, Emekli Sandığı iştirakçiliği devam
eder.Geçici


            
Madde 15 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yeminli Mali Müşavirler Kurulunun giderleri üç yıl süre ile her yıl Maliye ve
Gümrük Bakanlığı bütçesine konacak olan ödenekten karşılanır.


            
19 – 24/3/1988 tarih ve 3418 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:135, Mükerrer 415)


            
Madde 135 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliye müfettişleri, Maliye müfettiş muavinleri ve gelir kontrolörleri her hal
ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir.


——————————


(1)   
8/8/1986 tarih ve 258 sayılı KHK'nin 1 inci maddesine göre; bu maddeye
görekurulan Vergi İdaresini Geliştirme Fon'undan Maliye ve Gümrük Bakanlığının
yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan personeline yapılacak ek
ücret ödemesine dair usul ve esaslar ile buna ait uygulama şekliBakanlar
Kurulunca tesbit edilir.





654-2/654-4


 


            
Mükerrer Madde 415 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)(1)


            
1. Vergi Kanunlarının uygulanması, Maliye ve Gümrük Bakanlığı Gelirler Genel
Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve
Maliye ve Gümrük Bakanlığı Personelinin daha etkin ve verimli çalıştırılmasını
sağlamak gayesiyle Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezdinde "Vergi
İdaresini Geliştirme Fonu" kurulmuştur.


            
2. Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirlerinin bir yıl evvelki toplam vergi
gelirlerine ulaşıncaya kadarki kısmının % 05 ile, bir yıl evvelki vergi
tahsilatını aşan vergi gelirlerinin % 1'i bu fonun kaynağını teşkil eder.


            
3. Saymanlıklar her ay tahsil ettikleri toplam vergi gelirlerini; bir evvelki
yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 05 (Binde beş) ini,
toplam vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatlarını aşması
halinde,aşan kısmından her ay % 1 (yüzde bir) ini tahsil ettikleri ayı takip
eden biray içerisinde doğrudan fona gönderirler.


            
4. Bu fon, Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı, satın alınması veya
kiralanması, taşıt, demirbaş alımı, otomasyon, eğitim, uygulama, tanıtma
çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler ile vergi inceleme, yoklama
faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalar ve Maliye ve Gümrük Bakanlığı
Personeline görevleri nedeniyle ve daha verimli çalıştırılmalarını sağlamak
gayesi ile yapılacak ek ödemelerde kullanılır.


            
Bu fondan yapılacak harcamalar 1050, 832 ve 2886 sayılı kanunlarla 233 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi değildir. Bu Fonun kullanılma usul ve
esasları ile fona ilişkin diğer usul ve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenir ve yürütülür. Denetimi; Başbakanlık, Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve
Sayıştayca belirlenecek birer üyeden meydana gele– cek bir komisyon aracılığı
ile yapılır. (1)


            
20 – 3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 4, 10, 352, 358)


            
Madde 4 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükelleflerin,
vergi uygulanması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı oldukları vergi
kanunlariyle, bu kanunlarda açıkça yazılı olmıyan hallerde, Maliye Bakanlığınca
tayin olunur.


            
Madde 10 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine
getirmememeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından
tamamen veya kısmen alınamıyan vergi alacakları kanuni ödevleri yerine
getirmiyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmıyan
mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır


            
Madde 352 II . derece usulsüzlüklerle ilgili bent (4) – (30/12/1980 tarih ve
2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4. Bu kanunda yazılı bildirmelerin zamanında yapılmaması (İşe başlamayı
bildirmek hariç);


            
Madde 358 bent (2) – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
2. 3100 sayılı Kanun hükmü gereğince mecbur tutuldukları halde ödeme kaydedici
cihazları almayanlar, cihazları bozanlar, bozuk cihazları kullanan veya
başkalarının kullanmasına müsaade edenler ile bir hesap dönemi içinde ayrı
tarihlerde en az iki defa cihazları kullanmamak suretiyle satış fişi
vermedikleri tespit edilenler;


——————————


(1)   
Bu madde daha evvel Anayasa Mahkemesinin 19/3/1987 tarih ve E. 1986/5, K.
1987/7 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.





645-5


 


            
21 – 15/12/1990 tarih ve 3689 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 4,40.)


            
Madde 4 fıkra iki – (3/12/1988 tarih ve 3505 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairelerine bağlı
oldukları vergi kanunları ile belirlenir. Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı,
gerekli gördüğü hallerde, mükelleflerin işyeri ve ikametgah adresleri ile
ilçelerin idari sınırlarına bağlı kalmaksızın vergi dairelerini ve vergi
dairelerinin yetki alanını belirlemeye yetkilidir.


            
Madde 40 bent (4) – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Götürü
ticari kazançların Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 123 üncü maddesi uyarınca
artırılması halinde, yeni takdirler yapılıncaya kadar, takdir komisyonlarınca
tespit edilen herbir dereceye ait götürü ticaret ve serbest meslek kazançlarına
artış oranında ilave yapılır.


            
22 – 5/7/1991 tarih ve 433 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.


            
(Madde numarası: ek madde 13.)Ek Madde 13 fıkra dört bent(a) – (24/3/1988
tarih ve 3418 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


            
Maliye ve Gümrük Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında
kalan personeline (sözleşmeli personel dahil) en yüksek Devlet memuru aylığının
(ek gösterge dahil) % 30 (yüzde otuz) unu geçmeyecek şekilde ek ödeme
yaptırmaya;


            
23– 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 40, 41 ve Ek Madde
10)


            
Madde 40 – (Değişik: 19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


            
Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları her ilçe
merkezindeki takdir komisyonu tarafından ilçe hududu dahilindeki belediyeler
ile ilçe merkezindeki ticaret ve sanayi odası, özel kanunlara göre kurulmuş
meslek teşekkülleri, varsa iş ve işçi Bulma Kurumu şubelerinden ve takdir
komisyonunca lüzum görülen hallerde diğer daire, kurum ve teşekküllerden
mütalaa alındıktan sonra aşağıdaki usul dairesinde ilçe için yıllık tesbit
olunur:


            
1. Götürü ücretler, götürü ticaret ve serbest meslek kazançları iş ve hizmet
nevi ve grupları itibariyle her iş ve hizmet nevi ve grupu için beş derece
üzerinden tesbit olunur.


            
2. Takdir komisyonunun bu kararları, uygulanacağı ilk mali yıldan en az ikiay
önce takdirin ilgili bulunduğu il veya ilçe merkezindeki belediyelere, ticaret
ve sanayi odalarına ve varsa takdir olunan götürü matrahların iş ve hizmet nevi
itibariyle taallük ettiği meslek teşekkülüne ve ilin en büyük maliye memuruna
imza karşılığında verilir.


            
3. Aynı il belediyesi sınırları içinde mevcut ilçeler için (Bu ilçelerin
belediye sınırları dışında kalan kısımları dahil) bu takdirler; il takdir
komisyonunca ve bu ilçelerin hepsine şamil olmak üzere yapılır.


            
4. (Ek 21/1/1983–2791/2 md.; Mülga: 15/12/1990–3689/12 md.)


            
6 Madde 41 – (23/6/1982 tarih ve 2686 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


            
40 ncı madde gereğince kendilerine takdir komisyonu kararı verilen daire,kurum
ve teşekküller, bu kararı inceleyerek aykırı gördükleri takdirlere karşı
kararın kendilerine verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde vergi
mahkemesinde dava açabilirler.


            
Vergi mahkemesince verilecek kararlar aleyhine daire, kurum ve teşekküllerce on
beş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.


            
Danıştay bu müracaat üzerine işi dosya üzerinde öncelikle inceleyerek karara
bağlar.





654-6


 


            
Ek Madde 10 – (19–2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


            
Uzlaşma müessesesi ve tatbikatı ile ilgili sair hükümler tüzükte belirtilir.


            
24 – 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 30,135,mükerrer
274, 298, 315, mükerrer 315, 344, mükerrer 347, 349, 353, 358, 359, 360, Ek
madde 1 ve Ek madde 11).


            
Madde 30, fıkra iki, bent (1) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Vergi beyannamesi kanuni sürenin sonundan başlıyarak 15 gün geçtiği halde
verilmemiş olursa.


            
Fıkra dört – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi beyannamelerini ek süre geçtikten sonra vermiş olanlara bu
beyannamelerinde gösterdikleri matrah üzerinden gerekli tarhiyat yapılır ve
mükellefin beyanından fazla bir matrah hesaplandığı takdirde, bu matrah farkı
için resenvergi tarh olunur.


            
Madde 135 fıkra bir – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi incelemesi; hesap uzmanları, hesap uzman muavinleri, ilin en büyük
malmemuru, kontrol memurları veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır.


            
Madde 274 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satınalınan
emtiada maliyet bedeli:


            
Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir. Emtianın maliyet bedeline nazaran
değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla bir düşüklük gösterdiği
hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci maddenin 2 nci sırasındaki
usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü tatbik edebilir. Bu hüküm 275
ncimaddede yazılı mamuller için de uygulanabilir.


            
Mükerrer Madde 298 bent (4) ve (7) – (4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
4. a) Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri (Kollektif,
adi komandit ve adi şirketler dahil) bilançolarını yeniden değerlemeleri
halinde, değer artışını pasifte özel bir fon hesabında tutarlar ve iktisadi
kıymetlerin değerlemeden önceki değerleri üzerinden amortisman ayırmaya devam
ederler.


            
b) Kurumlar Vergisi mükellefleri, pasifte özel bir fon hesabında gösterilen
değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye
eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler
olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin
aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık
hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık
hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu
işlemler kardağıtımı sayılmaz. Amortismana tabi sabit kıymetlerini yeniden
değerlemeye tabi tutan kurumlar, yeniden değerlemenin yapıldığı hesap
döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler.
Şu kadar ki bina, arsa ve araziler yeniden değerlemeden önceki kıymetleri
üzerinden amortismana tabi tutulur.


            
7. Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka
birhesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı
dönemin kazancı sayılarak vergiye tabi tutulur.


            
Madde 315 – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin değerini, % 25 nispetinden
fazla olmamak üzere, serbestçe tespit ettikleri nispetler üzerinden yok
ederler.


            
Ancak, arazi ve binalar ile % 25 nispetinden daha yüksek bir nispetle
amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değeri Maliye Bakanlığınca
tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.


            
Mükerrer Madde 315, fıkra iki, bent (2) – (21/1/1983 tarih ve 2791 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
2. Bu usulde uygulanacak amortisman nispeti %50'yi geçmemek üzere normal
amortisman nispetinin iki katıdır.





654-7


 


            
Kaçakçılığın tarifi;


            
Madde 344 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)(1)


            
Kaçakçılık, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle
vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.


            
1. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlere kaydı gereken
hususları, vergi matrahının azalmasını tevlit edecek tarzda tamamen veya kısmen
diğer defter veya kağıtlara kaydetmek;


            
2. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya
bunları bilerek kullanmak;


            
3. Vesikaları tahrif etmek, asıllarına uygun olmayan vesika ve suretler tanzim
etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş
vesika ve suretleri bilerek kullanmak;


            
4. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif etmek
veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve
muhasebe hileleri yapmak;


            
5. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok
ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak;


            
6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya
vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetleri) noterlik tastik
kayıtlarıveya sair suretlerle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili
kimselere incileme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme
demektir.);


            
7. Beyan esasına dayanan mükellefiyetlerde beyanname verme süresi ve ek süre
geçtiği halde, ticari, zirai veya mesleki kazanç sahiplerinin kazançları ile
ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması; 8. Beyan
üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi gereken
beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplam 15.000.000
(45.000.000) diğer beyannamelerde toplamı 3.000.000 (9.000.000)liradan az
olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının %10 'unu geçen bir miktarın
noksan bildirilmesi.


            
(Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç göstermeksizin beyannamede yazılı
bilgil  ere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan
bildirmeler bu hükümden
hariçtir.)                                 



 


            
30 uncu maddede yazılı sebeplerle re'sen takdir olunan ve yukarda yazılı
hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Anılan maddenin
1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde buhükmün
uygulanması için takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde
15.000.000(45.000.000) diğerlerinde 3.000.000 (9.000.000) lirayı geçmesi
yeterlidir.


 


           
(Ek: 4/12/1985 –3239/23 md.) Yıllık olarak verilmesi gereken
beyannameler de (mümferit ve özel beyannameler dahil) 2.500.000 (7.500.000)
beyannamelerde 500.000


——————————


(1)   
Bu maddede yeralan miktarlar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş 30/12/1993 tarih ve 93/5144
sayılı Kararname ile 1/1/1994 tarihinden geçerli olmak üzeretespit edilen
miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce
Kararname ile yapılan değişiklik için Yürürlükteki Kanunlar Külliyatında
yeralan bu Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİ–ŞİKLİKLER
CETVELİ"ne bakınız.





654-8


 


 (1.500.000)
lirayı geçen verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi veya bu
miktarlarda vergi mahsupları veya indirimler nedeniyle ödenmesi gereken
verginin noksan hesaplanması;


            
Vergi matrahının para birimi dışındaki, diğer birimlere göre tespiti halinde
mezkür hadlerin tayininde bu Kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak
tutarlar esas alınır.


            
(Beşinci fıkra mülga: 4/12/1985–3239/136 md.)


            
9. Yukarıdaki haller dışında kasten vergi ziyaına sebep olunması.


            
(Değişik: 23/6/1982–2686/37 md.) Bu maddenin - 7 numaralı bentlerinde
belirtilen hallerde, 8 numaralı bentte yer alan had ve miktarlar aranmaz.


            
Mükerrer Madde 347 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)



            
Ağır kusur, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle
vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.


            
1. Beyan üzerinden alınan vergilerle ilgili olup, yıllık olarak verilmesi
gereken beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) toplamı 5.000.000
(15.000.000) diğer beyannamelerde toplamı 1.000.000 (3.000.000) liradan az
olmamak üzere beyannamede yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir miktarın
noksan bildirilmesi (Beyanname dışında ayrıca bir tetkike ihtiyaç
göstermeksizin beyannamede yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince
tespiti mümkün olan noksan bildirimler bu hükümden hariçtir.);


            
30 uncu maddede yazılı sebeplerle verginin re'sen tarhı halinde, yukarıdaki
hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür
maddenin 1 ve 2 nci bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan re'sen takdirlerde,
bu hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın yıllık beyannamelerde
5.000.000 (15.000.000) diğerlerinde 1.000.000 (3.000.000) lirayı aşması
yeterlidir. Vergi matrahının para birimi dışındaki diğer birimlere göre tespiti
halinde mezkür hadlerin tayininde bu Kanunun değerleme hükümlerine göre
bulunacak tutarları esas alınır.


            
(Dördüncü fıkra mülga: 4/12/1985 – 3239/136 md.)


            
2. Vergilendirme dönemi ve tarh zamanı geçtiği halde götürü ticaret ve götürü
serbest meslek erbabının kaçançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin
ıttılaı dışında bırakılması;


            
3. Beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde götürü gider usulüne tabi
çiftçilerin zirai faaliyetlerinin vergi dairesinin ıttılaı dışında bırakılması;


            
 4. Beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde ücret, gayrimenkul
sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile sair kazanç ve iratların vergi
dairesinin ıttılaı dışında bırakılması;


            
5. Ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin, faaliyetlerini vergi dairesine
bildirmekle beraber, beyanname verme süresi ve ek süre geçtiği halde beyanname
vermemeleri;


            
6. (Değişik: 4/12/1985 – 3239/24 md.) Yıllık olarak verilmesi gereken
beyannamelerde (münferit ve özel beyannameler dahil) 1.500.000 (4.500.000)
diğer beyannamelerde 300.000 (900.000) lirayı aşan verginin haksız yere
iadesine sebebiyet verilmesi veya bu miktarlarda vergi mahsupları veya
indirimler nedeniyle ödenmesi gereken verginin noksan hesaplanması.


            
Madde 349 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ağır kusur işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyaa uğrattıkları verginin
bir katı tutarında vergi cezası kesilir.


            
a) Fatura ve benzeri evrak vermeyen ve almayanların cezası


            
Madde 353 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) (1)


            
1. 232, 234, 235 ve 236 ncı maddeler gereğince verilmesi ve alınması icabeden
fatura, gider pusulası ve müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzunu
vermeyen ve almayanlardan her birine, her fatura gider pusulası, müstahsil
makbuzu ve serbest meslek makbuzu için 50.000 (150.000) liradan (Çiftçilerden
5.000 (15.000) liradan) aşağı olmamak üzere bu vesika-


 ——————————



(1)   
Bu maddede yeralan miktarlar 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile 1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadlere yükseltilmiş 30/12/1993tarih ve 93/5144
sayılı Kararname ile 1/1/1994 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen
miktarlar ise metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce
Kararname ile yapılan değişiklik için Yürürlükteki Kanunlar Külliyatın dabu
Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILANDEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne
bakınız.





654-9


 


lara
yazılması gereken meblağın yüzde üçü (Çiftçiler için yüzde biri) nispetinde
özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan
yukarda yazılı özel usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 25.000.000
(75.000.000) lirayı geçemez.


            
2. Bu Kanunun 233 üncü maddesinde yazılı perakende satış vesikaları (perakende
satış fişleri, ödeme kaydedici cihazlarla verilen fişler ile giriş ve yolcu
taşıma biletleri) ile sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi ve
müşteri listesi kullanmak mecburiyetinde olanların bu belgeleri
kullanmadıklarının, irsaliye ve yolcu listesini ayrıca taşıtta
bulundurmadıklarının tespiti halinde kullanmadıkları, bulundurmadıkları, aslı
ile örneğinde farklı meblağlara yer verdikleri veya gerçek bedelin altında
düzenledikleri herbir belge için 50.000 (150.000) lira özel usulsüzlük cezası
kesilir.


            
(Ek:3/12/1988 – 3505/5 md.) Maliye Bakanlığınca düzenleme ve bulundurma
mecburiyeti getirilen belgeleri kullanmak ve düzenlemek mecburiyetinde
olanların, bu belgeleri düzenlemediklerinin, kullanmadıklarının,
bulundurmadıklarının veya gerçeğe aykırı olarak düzenlediklerinin tespiti
halinde her bir belge için 50.000 (150.000) lira özel usulsüzlük cezası
kesilir.


            
Ancak, bir takvim yılı içinde herbir belge nevine ilişkin olarak kesilecek
usulsüzlük cezasının toplamı, her bir tespit için 2.500.000 (7.500.000) lirayı
aşmamak üzere 25.000.000 (75.000.000) lirayı geçemez.


            
3. Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri ve serbest
meslek kazanç defterinin işyerinde bulundurulmaması veya bu defterlere
yazılması gereken işlemlerin günü gününe deftere kayıt edilmemesi veya yoklama
ve incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde ve vergi
kanunlarının uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu
bulunan mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde her tespitte 150.000
(450.000) lira Özel Usulsüzlük cezası kesilir


            
(Ek: 3/12/1988 – 3505/5 md.) Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe
kayıt edilme mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe
tutulmaması,işyerinde bulundurulmaması veya yetkili elemanlara ibraz edilmemesi
halindeher bir tespit için 150.000 (450.000) lira özel usulsüzlük cezası
kesilir.


            
4. (Ek: 3/12/1988–3505/5 md.) Bu Kanunun Mükerrer 354 üncü maddesine
göre işyerleri kapatılan ve işletme hesabı esasına göre defter tutan
mükelleflere;bir takvim yılı içindeki ilk uygulama için 500.000 (1.500.000)
lira, ikinci uygulama için 1.000.000 (3.000.000) lira, üçüncü ve daha sonraki
her uygulama için ise 2.000.000 (6.000.000) lira özel usulsüzlük cezası ayrıca
kesilir. Bilanço usulü esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek
erbabı için bu cezalar bir kat artırılarak uygulanır.


            
Bu maddede yazılı usulsüzlükler sonucunda vergi ziyaı da meydana geldiği
takdirde bu ziyaın gerektirdiği vergi cezaları ayrıca kesilir ve bu cezalar
hakkında 336 ncı madde hükmü uygulanmaz.


            
Kaçakçılığa teşebbüs:


            
Madde 358 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. 344 üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı fiilleri veya bir hesap
dönemi içinde ayrı tarihlerde en az iki defa fatura, sevk irsaliyesi, gider
pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, taşıma irsaliyesi, yolcu
listesi, günlük müşteri listesi düzenlenmeme ve vesikasız mal bulundurma
fiilleri,verginin tarhı için kanunda belli edilen sürenin girmesinden önce
meydana çıkarılanlar, bu fiillerin vergi ziyaına neden olup olmayacağına
bakılmaksızın;


            
2. (Mülga: 3/12/1988 – 3505/34 md.)


            
3. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye ve Gümrük
Bakanlığının özel işaretli görevlisinin ikazına rağmen araçlarını
durdurmayanlar ve mükerrer 257 nci maddenin verdiği yetkiye dayanılarak
çıkartılan yönetmelik gereğince, Maliye ve Gümrük Bakanlığı ve Defterdarlıklar
ile anlaşma yapan matbaa işletmecilerinden muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
belge basan veya basıp dağıtanlar ile yönetmelikte belirtilen bildirim görevini
yerine getirmeyenler;





654-10


 


            
4. (Ek: 3/12/1988 – 3505/7 md.) Maliye ve Gümrük Bakanlığınca veya
defterdarlıklarca izin verilmediği halde, izin almış gibi Vergi Usul Kanunu
uyarınca tutulması veya düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanlar ve bu belgeleri
kullananlar, Kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.


            
Madde 359, fıkra bir – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
344 üncü maddenin 1 - 6 ncı bentlerinde yazılı fiilleri işleyenler hakkında 345
inci maddede yazılı vergi cezalarından ayrı olarak 3 aydan 3 yıla kadar hapis
cezası ile bu kadar müddet ticaret sanat ve meslek icrasından mahrumiyete
hükmolunur. (Ek:3/12/1988 – 3505/8 md.) Ancak, hapis cezasının paraya
çevrilmesine hükmolunması halinde, para cezası tutarının hesabında, hapis
cezasının her bir günü için sanayi sektörü için belirlenen, yürürlükteki asgari
ücretin bir aylık tutarının yarısı esas alınır.


            
Kaçakçılığa teşebbüsün cezası:


            
Madde 360 – (30/12/1980 tarih ve 2365 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hareketleri 358 inci maddeye uyanlar hakkında bir aydan bir yıla kadar hapis
cezası ve bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından mahrumiyete
hükmolunur.


            
Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan
yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutad vasıtalarla ilan edilmesine de
hükmolunur.


            
(Ek: 3/12/1988 – 3505/9 md.) Kaçakçılığa teşebbüs nedeniyle hükmolunan hapis
cezasının paraya çevrilmesine hükmolunması halinde, para cezası tutarının
hesabında; hapis cezasının her bir günü için sanayi sektörü için belirlenen,
yürürlükteki asgari ücretin bir aylık tutarının yarısı esas alınır.


            
Ek Madde 1, İlk Paragraf – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının
tahakkuk edecek miktarları mevzuunda, idare, aşağıda yazılı hususlarda, bu
bölümde yer alan hükümler dairesinde mükellefler veya cezaya muhatap olanlarla
uzlaşabilir.


            
Ek Madde 11, fıkra bir – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliye
ve Gümrük Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak salınacak vergilerle
kesilecek cezalarda tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.


            
25 – 25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 8, 163, 320, 344,
353, 359)


            
Madde 8 son fıkra – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türkiye
Cumhuriyeti tabiyetinde bulunan her gerçek kişiye bir vergi numarası verilir.
Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


            
Madde 163 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İş
ve teşebbüsün:


            
a) Aynı vergi dairesi mıntakasında bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres
değişikliği;


            
b) Vergi dairesi mıntakası dışına çıkarılması, işi bırakma ve gidilen yerde işe
başlama;


            
sayılır.


            
Madde 320 fıkra iki – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak, kıymetlerin aktife girdiği ilk hesap döneminde, dönemin bitimine kaçay
kalmış ise bu hesap dönemi için ay kesri tam ay sayılmak suretiyle kalan ay
süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden
bakiye değer, itfa süresinin son yılında tamamen yok edilir.





654-11


 


            
Madde 344 fıkra iki bent (1) – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterleri tutmamak,bu
defterlere kaydı gereken hususları kaydetmemek,vergi matrahının azalmasını
tevlit edecek tarzda tamamen veya kısmen diğer defter veya kağıtlara kaydetmek.



            
Madde 353 bent (1), (2), (3), (4) ve (6) – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
1. Verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile
serbest meslek makbuzunu vermeyen ve almayanlardan herbirine, her fatura, gider
pusulası, müstahsil makbuzu ve serbest meslek makbuzu için 1 000 000
(1.500.000) liradan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın
yüzde yirmibeşi nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
2. Perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu
taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük
müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen
belgelerin; kullanılmadığının, düzenlenmediğinin, bulundurulmadığının,
irsaliyeve yolcu listesinin ayrıca taşıtta bulundurulmadığının, düzenlenen
belgelerdeaslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe
aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, herbir belge için 1 000 000
(1.500.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
3. 232 nci maddenin birinci fıkrasının 1 ila 5 numaralı bentlerinde sayılmayan
kişilerin, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu,
perakende satış vesikası, ödeme kaydedici cihaz fişi ve giriş ve yolcutaşıma
biletlerini almadıklarının tespit edilmesi halinde, bunlara münhasıranbu
maddenin 1 numaralı bendinde belirtilen cezanın beşte biri kadar özel
usulsüzlük cezası kesilir. Şu kadar ki, bu cezanın kesilebilmesi için, belge
alınmadığına ilişkin tespitin vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından
yapılması şarttır. Bu hükmün uygulanmasında belge düzenlenmediğine ve
alınmadığına ilişkin tespit tutanağının bu belgeleri almayan veya vermeyenlere
verilen örneği, ceza ihbarnamesi yerine geçer ve ceza 7 gün içinde ödenir. Bu
cezanın tespit tutanağının düzenlendiği gün içinde ödenmesi halinde cezanın
yarısı indirilir. 7 gün geçtiği halde ödenmeyen ceza iki kat olarak tahsil
edilir


            
4. Günlük kasa defteri, günlük perakende satış ve hasılat defteri, serbest
meslek kazanç defteri ile Maliye Bakanlığınca tutulma ve günü gününe kayıt
edilme mecburiyeti getirilen defterlerin günü gününe tutulmaması veya yoklamave
incelemeye yetkili olanlara istendiğinde ibraz edilmemesi halinde ve vergi kanunlarının
uygulanması bakımından levha bulundurma veya asma zorunluluğu bulunan
mükelleflerin bu zorunluluğa uymamaları halinde, her tespitte1 000 000
(1.500.000) lira özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
6. Bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesapplanına ve
mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymayanlara 25.000.000 (37.500.000)
lira özel usulsüzlük cezası kesilir.(1)


            
12 Madde 359 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra:24/6/1994 – 4008/20 md.) 344 üncü maddenin 1
- 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 345
inci maddede yazılı vergi cezalarından ayrı olarak altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile bu kadar müddet ticaret, sanat ve meslek icrasından
mahrumiyete hükmolunur.


            
Ayrıca masraf hükümlüden sonradan tahsil edilmek üzere keyfiyetin gazete çıkan
yerlerde gazete ile, çıkmayan yerlerde mutad vasıtalarla ilan edilmesine de
hükmolunur.


——————————


 


(1)   
Bu maddeye 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanun ile getirilen miktarlar aynen
bırakılmış, 8/12/1994 tarih ve 94/6296 sayılı Kararname ile 1/1/1995 tarihinden
geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise metne parantez içinde siyah
punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile yapılan değişiklik için bu
Kanun'un sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLER CETVELİ"ne
bakınız.





654-12


 


            
26 – 20/3/1997 tarih ve 570 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş hükümlerin metinleri.(Madde numarası; Ek 13)


            
Madde 13 – bend 4/a – (19/8/1991 tarih ve 449 sayılı KHK'nin hükmüdür.)


            
Maliye Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personeli dışında kalan
personeline (sözleşmeli personel dahil) en yüksek Devlet memuru aylığının
(ekgösterge dahil) % 50'sini (Vergi incelemesine yetkili Maliye Bakanlığı
merkezdenetim elemanları ile münhasıran Gelirler Genel Müdürlüğü merkez ve
taşra teşkilatında çalışan personel için % 60'ını geçmeyecek şekilde ek ödeme
yaptırmaya;(1)


         
27 – 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 5, 30, 153, 157,
160, 182, mük, 185, 193, mük, 194, mük, 196, 220, 234 256, mük, 257, 268, 279,
280, 333, 339, 340, 344, 345, 346, 347, mük, 347, 348, 349, mük.349, 350, 352,
mük. 355, 358, 359, 360, 361, 363, 367, 374, 376, mük. 414, ek madde 1, 2, 3,
4, 5 ve 11.)


            
Madde 5, fıkra altı yedi ve sekiz – (Ek hükümler)


            
(Ek: 4/12/1985–3239/1 md.) Bu kanunda yer alan belge düzenine uymayan veya
kaçakçılık fiili ile vergi ziyaına neden olup tarh edilen vergi ve kesilen
cezası kesinleşen mükellef ve vergi sorumlusunun,Maliye ve Gümrük Bakanlığınca
belirlenecek usul ve esaslara göre basın ve TRT yolu ile açıklanması vergi
mahremiyetini ihlal sayılmaz.


            
(Ek: 24/3/1988–3418/29 md.) Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı
belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit
olunanların, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlarına bildirilmesi vergi
mahremiyetini ihlal sayılmaz.Bu bildirimin şartları, sınırları ve bu konuya
ilişkin usulve esaslar Maliye ve Gümrük Bakanınca belirlenir.


            
(Ek: 26/10/1988–3482/6 md.) Basın ve TRT yoluyla yapılacak bu
açıklamalara ait harcamalar, mükellef veya vergi sorumlularından tahsil edilir.
Bu harcamalar,vergi uygulamaları yönünden gider olarak kabul edilmez.


            
Madde 30, bent 5 ve 9 – (Ek hükümler.)


            
5.
(Ek: 19/2/1963–205/1 md.) Vergi matrahları 193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun değişik 54 üncü maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca tesbit edilen
mükellefler tarafından, vergi incelemeleri sırasında, giderleri tevsik
edilemezse.


            
9. (Ek: 25/5/1995 – 4108/2 md.) Bu Kanunun mükerrer 175 inci maddesi ile
getirilen mecburiyetlere uyulmamışsa,


            
Madde 153 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin vergi karnesi almak için vergi
dairesine müracaatları işe başlamayı bildirme yerine geçer.


            
Madde 157 fıkra iki – ( 4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kazançları götürü usulde tesbit edilenlerin adres değişikliğini vergi karnesine
işaret ettirmeleri bildirme yerine geçer.


            
Madde 160 fıkra iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kazançları
götürü usulde tesbit edilenlerin işi bırakmayı vergi karnesine işaret
ettirmeleri bildirme yerine geçer.


            
Madde 182 bent (4) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Günlük Kasa Defteri.


            
Mükerrer Madde 185 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanun hükmüdür.)


            
Günlük
Kasa Defteri, işletmenin kasa ile ilgili muamelelerinin günü gününe yazıldığı
defterdir.


            
Defterin bir tarafına: Bir önceki günden devredilen kasa mevcudu, o gün içinde
tahsil edilen paralar ve günlük peşin satış tutarları;


——————————


(1) Bu paragrafda
yeralan "Bakanlar Kurulu" ibaresi "Maliye Bakanı", (a)
bendinde yeralan "%35" oranı "%50", "%45" oranı,
"%60" olarak 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanunun 2 nci maddesi
ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





654-13


 


            
Diğer tarafına: O gün içinde yapılan ödemeler,


            
Müfredatlı olarak kaydedilir.


            
(Değişik: 23/6/1982 – 2686/27 md.) Perakende satışlarla sair hasılat ve
ödemeler, belgelerine dayanılarak deftere topluca yazılabilir.


            
Madde 193 bent (2) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Günlük
perakende satış ve hasılat defteri.


            
Mükerrer Madde 194 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İkinci
sınıf tüccarlar, günlük perakende satışları ile hizmet karşılığıve sair suretle
alınan paraları kaydetmek üzere günlük perakende satış ve hasılat defteri
tutmak zorundadırlar. Bu deftere, günlük perakende satışlar ilesair işletme
hasılatı günü gününe yazılır.


            
Perakende satışların günlük tutarı ile sair işletme hasılatı bu deftere,
perakende satış fişleri, makinalı kasaların kayıt ruloları, giriş ve yolcu
taşıma biletleri ve diğer belgelere dayanılarak topluca yazılabilir.


            
Mükerrer Madde 196 – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I inci ve II nci sınıf tacirler ile serbest meslek erbabı; bu faaliyetleriyle
ilgili borçları ve alacakları için düzenlenen bono, poliçe, çek ve benzeri
kambiyo senetlerine ilişkin bilgileri kaydetmek üzere kambiyo senetleri defteri
tutmak zorundadırlar. Birden çok işyeri veya şubenin bulunması halinde her
işyeri veya şube için ayrı ayrı kambiyo senetleri defteri tutulur.


            
Defterin bir tarafına işletmenin alacakları için aldığı veya işletmeye ciro
edilen bono, poliçe, çek ve benzeri kambiyo senetleri; diğer tarafına
işletmenin borçları için düzenleyip verdiği veya ciro ettiği bono, poliçe, çek
ve benzeri kambiyo senetleri, düzenlenme veya ciro tarihlerinden itibaren on
gün içerisinde kaydedilir.


            
Bu defterde yer alacak bilgiler ile bu deftere ilişkin diğer usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


            
Madde 220 bent (9) ve (10) – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Günlük kasa defteri;


            
Günlük perakende satış hasılat defteri


            
Madde 220 bent (11) – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kambiyo senetleri defteri


            
Madde 234 fıkra bir bent (1) ve (2) – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. Kazançları götürü usulde tesbit olunan tüccara;


            
2. Kazançları götürü usulde tesbit olunan serbest meslek erbabına;


            
Madde 256 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Geçen maddelerde yazılı gerçek ve tüzel kişiler bu kısım gereğince muhafaza
ettikleri her türlü defter, vesika vekarneleri muhafaza süresi içinde yetkili
makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmeye
mecburdurlar.


            
Mükerrer Madde 257 fıkra bir – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Maliye ve Gümrük Bakanlığı, mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe
usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulacak defter ve
düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi mecburiyetini kaldırmaya,
vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacıyla tutulmakta olan defter ve belgelere
ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin
mahiyet, şekil ve ihtiva edeceği hususları belirlemeye, bunlarda değişiklik
yapmaya; bunlar





654-14


 


 için
tasdik, muhafaza ve ibraz mecburiyeti koymaya ve kaldırmaya, bedeli mukabilinde
basıp dağıtmaya veya üçüncü şahıslara bastırıp dağıttırmaya, bunların
kayıtlarını tutturmaya ve makineli kasa kullandırmaya ve vergi ziyaının
önlenmesi, vergi ödemeyi teşvik bakımından, vergi


kanunlarının
uygulanmasıyla ilgili olarak levha kullandırma ve asma mecburiyeti getirmeye ve
kaldırmaya yetkilidir.


            
Madde 268 son cümle – (30/12/1998 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu bedel Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi ile aynı maddede belirtilen
tüzük hükümlerine uygun olarak tespit olunur.


            
Madde 279 – (26/6/1964 tarih ve 485 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türk ve yabancı esham ve tahvilatı alış bedeli ile değerlenir.


            
Madde 280 fıkra üç – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu maddenin hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve
borçlar hakkında da caridir.


            
Madde 333 fıkra üç – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu Kanunun 344 (1–6 numaralı bentlerine giren fiiller) ile 358 ve 361inci
maddelerinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359, 360,ve 361
inci maddelerinde öngörülen cezalar tüzel kişilerin kanuni temsilcileri adına
hükmolunur.


            
Madde 338 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla birden fazla kişi kaçakçılık
yaptıkları veya kaçakçılığa teşebbüs sayılan fiilleri irtikap ettikleri veya
doğrudan doğruya beraber işlemiş oldukları takdirde her biri hakkında iştirak
ettikleri suçlar için bu Kanunda yazılı cezalar uygulanır.


            
Madde 339 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık, ağır kusur, kusur veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası
da kesinleşen bir kimse aynı neviden bir fiili cezanın kesinleştiği tarihi
takibeden yılın başından başlamak üzere kaçakçılık, ağır kusur ve kusurda beş,
usulsüzlükte iki yıl zarfında tekrar işlerse cezası kaçakçılıkta yarısı,ağır
kusur ve kusurda üçte biri, usulsüzlükte dörtte biri nispetinde artırılır.


            
Madde 340 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra: 30/12/1980 – 2365/66 md.) Bu kanunda yazılı
kaçakçılık, ağır kusur, kusur ve usulsüzlük cezaları ile Türk Ceza Kanununda ve
diğer kanunlarda yazılı cezalar; içtima ve tekerrür hükümleri bakımından
birleştirilemez. Bu kanunla vergi cezasiyle cezalandırılan fiiller, aynı
zamanda Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil ettiği takdirde vergi cezası
kesilmesi, mezkür kanun hükmüne tevfikan takibat yapılmasına mani olmaz.


            
Madde 344 ve bölüm başlığı – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


 


                                                              
BİRİNCİ BÖLÜM


                                                                     
Kaçakçılık


            
Kaçakçılığın tarifi:


            
Kaçakçılık Suçunun Tarifi


            
Madde 344 (Değişik: 24/6/1994 tarih ve 4008/103 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık suçu, mükellef veya sorumlu tarafından kasten vergi ziyaına
sebebiyet verilmesidir. Kastın varlığının ispat külfeti iddia edene aittir.


            
Aşağıda yazılı hallerden herhangi biri ile vergi ziyaına sebep olunması halinde
kastın varlığı kabul edilir.


            
1. (Değişik: 25/5/1995 – 4108/7 md.) Vergi kanunlarına göre tutulması
zorunlu olan defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri, vergi matrahının
azalması sonucunu doğuracak şekilde bu defterler yerine tamamen veya kısmen
başka defter ve kağıtlara kaydetmek veya diğer kayıt ortamlarında izlemek.


            
2. Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesikalar tanzim etmek veya
bunları bilerek kullanmak.


            
3. Vesikaları tahrif etmek,asıllarına uygun olmayan vesika ve suretler tanzim
etmek veya tahrif edilmiş vesikalarla asıllarına uygun olmayarak tanzim edilmiş
vesika ve suretleri bilerek kullanmak.





654-15


 


            
4. Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defter kayıtlarını tahrif
etmek veya bu defterlerde mevhum adlara hesap açmak veyahut her türlü hesap ve
muhasebe hileleri yapmak.


            
5.
Vergi kanunlarına göre tutulması mecburi olan defterlerin sahifelerini yok
ederek yerlerine başka yapraklar koymak veya hiç yaprak koymamak.


            
6. Vergi kanunlarına göre tutulması ve muhafazası mecburi olan defter veya
vesikaları yok etmek veya gizlemek (mevcudiyetleri noter tasdik kayıtları veya
sair suretlerle sabit olduğu halde vergi incelemesine yetkili kimselere
inceleme sırasında defter ve vesikaların ibraz edilmemesi gizleme demektir.)


            
Madde 345 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık yapan mükelleflere veya sorumlulara, kaçırdıkları verginin üç katı
tutarında vergi cezası kesilir.


            
Şu kadar ki, kesilen ceza (Veraset ve İntikal Vergisi hariç)


            
1. Birinci sınıf tüccarlarla serbest meslek erbabı için (Kazançları götürü
olarak tespit edilen serbest meslek erbabı hariç işletme esasında defter tutmasına
müsaade edilen kurumlar dahil) 2.500.000 (25.000.000)


            
2. İkinci sınıf tüccarlar için 1.000.000 (10.000.000)3. 1 ve 2 numaralı bentler
dışında kalan mükellefler ve sorumlular için500.000 (5.000.000) liradan az
olamaz. (1)


            
Madde 346 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bir
mükellefi veya vergi sorumlusunu kaçakçılık yapmaya azmettirenlere işlenen
fiiller için mükellefe veya sorumluya uygulanacak ceza aynen uygulanır.


            
Madde 347 – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık olduğunu bildiği bir fiilin işlenip tamamlanmasını fiili ile
kolaylaştıranlara, bundan ayrı bir menfaat gözetmediği takdirde, bu fiiller
için kanunda belli edilen cezaların dörtte biri kesilir veya hükmedilir.


            
Aynı yardımı 344 üncü maddenin 1 - 6 ncı bentlerinde yazılı fiillerin işlenip
tamamlanması için yapanlara bu fiiller için tayin olunan cezanın yarısı
hükmolunur.


            
371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak keyfiyetten ilgili
makamları haberdar edenlere ceza kesilmez.


            
Mükerrer Madde 347 ve bölüm başlığı – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


İKİNCİ BÖLÜM


Ağır Kusur ve Kusur (2)


            
Ağır kusurun tarifi:


            
Ağır kusur, mükellef veya sorumlu tarafından aşağıdaki hallerden birisiyle
vergi ziyaına sebebiyet verilmesidir.


            
1. Verilmesi gereken vergi beyannamelerinde,toplamı 100.000.000 (630.000.000)
liradan az olmamak üzere,beyannamede yazılı vergi matrahının % 10'unu geçen bir
miktarın noksan bildirilmesi veya beyan dışı bırakılan matrah veya matrah farkı
veya yersiz vergi mahsup ve indirimleri nedeniyle ödenmesi gereken verginin
40.000.000 (250.000.000) liradan az olmamak üzere noksan hesaplanmasına veya bu
miktarı aşan verginin haksız yere iadesine sebebiyet verilmesi.


——————————


(1)     
Bu maddede yeralan miktarlar, 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş,16/12/1997tarih ve 23202 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 9/12/1997 tarih  ve 97/10345 sayılı Kararname
ile 1/1/1998 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktarlar ise, metne
parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklik için
bu Kanun'un sonundaki "ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
CETVELİ"ne bakınız.


     (2) 
Bölüm başlığı 30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun 72 nci maddesi ile
değiştirilmiştir.





654-16


 


            
Beyanname dışında ayrıca bir incelemeye ihtiyaç göstermeksizin beyannamede
yazılı bilgilere dayanılarak vergi dairesince tespiti mümkün olan noksan
bildirimler ile katma değer vergisinin beyan edilmesi gereken dönemden bir
dönem önce veya bir dönem sonra beyan edilmesi bu hükmün dışındadır.


            
30 uncu maddede yazılı sebeplerle verginin re'sen tarhı halinde,yukarıdaki
hadleri aşan matrah veya matrah farkları da noksan beyan hükmündedir. Mezkür
maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı sebeplerle yapılan takdirlerde, bu
hükmün uygulanması için, takdir edilen matrahın 100.000.000 (345.600.000)
lirayı aşması yeterlidir.


            
Vergi matrahının para birimi dışındaki diğer birimlere göre tespiti halinde
mezkur hadlerin tayininde bu Kanunun değerleme hükümlerine göre bulunacak
tutarları esas alınır.(1)


            
2. Vergilendirme dönemi ve tarh zamanı geçtiği halde götürü ticaret ve götürü
serbest meslek erbabının kazançları ile ilgili faaliyetlerinin vergi dairesinin
bilgisi dışında bırakılması.


            
3. Beyanname verme süresi geçtiği halde götürü gider usulüne tabi çiftçilerin
zirai faaliyetlerinin vergi dairesinin bilgisi dışında bırakılması.


            
4. Beyanname verme süresi geçtiği halde ücret, gayrimenkul sermaye iradı,menkul
sermaye iradı ile sair kazanç ve iratların vergi dairesinin bilgisi dışında
bırakılması.


            
5. Ticari, zirai ve mesleki kazançlarla ilgili faaliyetlerin vergi dairesinin
bilgisi dışında bırakılması veya bu faaliyetler vergi dairesine bildirilmekle
beraber, beyanname verme süresi geçtiği halde beyannamenin verilme mesi.


            
Madde 348– (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kusur,
kaçakçılık ve ağır kusur sayılan haller dışında herhangi bir suretle vergi
ziyaına sebebiyet verilmesidir.


            
Madde 349– (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ağır kusur sayılan fiilleri işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyaa
uğrattıkları verginin iki katı tutarında vergi cezası kesilir.


            
Mükerrer Madde 349– (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kusur işleyen mükelleflere veya sorumlulara ziyaa uğrattıkları verginin% 50'si
tutarında vergi cezası kesilir.


            
Madde 350– (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Tahrire dayanan vergilerde, bildirmeye müteallik kanuni mecburiyetleri
süresinde yerine getirmemek suretiyle kusur işliyen mükelleflere, ziya
uğrattıkları verginin % 20 si nispetinde vergi cezası kesilir.


            
Ek: (24/6/1994–4008/16 md.) Vergi incelemesine başlanılmasından veya
takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni
süresi geçtikten sonra kendiliğinden verilen vergi beyannameleri için ziyaa
uğratılan verginin % 50'si tutarında kusur cezası kesilir.


            
Madde 352fıkra bir bent, I/4 – (30/12/1980tarih ve 2365 Sayılı Kanunun
hükmüdür.)



            
4. Bu kanuna göre tutulması mecburi defterlerin ve kanunen muhafazası mecburi
vesikalarla evrakın yetkili memurlar tarafından istenildiği halde ibraz
edilmemesi;


            
Mükerrer Madde 355 – (30/12/1980 tarih ve 2365 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu
Kanunun 86,148 ve 257 nci maddeleriyle 150 nci maddesinin 4 numaralı bendi
hükümlerine çekinme sebebi olmaksızın riayet etmeyenlerde (Kamu İdare ve
Müesseseleri hariç):


——————————


(1)    Bu
bentte Kanunla getirilen miktarlar aynen bırakılmış; 7/2/1997 tarih ve 22901
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 255 sayılı Tebliğ ile 1/1/1997tarihinden
geçerli olmak üzere belirlenen miktarlar metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklik için Kanunun sonundaki "ÇEŞİTLİ
MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





654-17


            
1.
Birinci sınıf tüccarlar vebilanço esasına göre defter tutan çiftçiler ile
serbest meslek erbabı (Götürü usulde vergilendirilenler hariç)
hakkında1.000.000 (10.000.000) lira, (1)


            
2. İkinci sınıf tüccarlar ile zirai işletme hesabı esasına göre defter tutan
çiftçiler hakkında 500.000 (5.000.000) lira, (1)


            
3. Yukarıdaki bentlerde yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 330.000
(3.300.000) lira, (2)


            
Özel usulsüzlük cezası kesilir.


            
Bu hükmün uygulanması için 148 inci madde gereğince bilgi istenilirken
yapılacak tebliğlerde bilginin verilmesi için tayin olunan süre ile süresinde
cevap verilmediği veya eksik veya yanıltıcı bilgi verildiği takdirde haklarında
kanunun ceza hükümlerinin uygulanması cihetine gidileceğinin ilgililere yazılı
olarak bildirilmesi şarttır.


            
Madde 358 – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1. 344 üncü maddenin 1 - 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçları veya
bir hesap dönemi içinde ayrı tarihlerde en az dört defa fatura, gider
pusulası,müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu düzenlememe ve iki defa
vesikasız malbulundurma fiilleri, verginin tarhı için kanunda belli edilen
sürenin girmesinden önce meydana çıkarılanlar, bu fiillerin vergi ziyaına neden
olup olmayacağına bakılmaksızın;


            
2. Bu Kanunun 127 nci maddesinin (d) bendi uyarınca Maliye Bakanlığının özel
işaretli görevlisinin ikazına rağmen durmayan aracın sürücüsü;


            
3. Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge basan veya mükerrer 257 nci maddenin
verdiği yetkiye dayanılarak çıkartılan Yönetmelikte belirtilen bildirim
görevini yerine getirmeyen anlaşmalı matbaalar ile anlaşması olmadığı halde bu
Kanun uyarınca tutulması veya düzenlenmesi zorunlu belgeleri basanlar ve bu
belgeleri kullananlar;


            
Kaçakçılığa teşebbüs etmiş sayılırlar.


            
Madde 359– (25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık Suçunda Hapis Cezası


            
Bu Kanunun 344 üncü maddesinin;


            
1. 1, 4, 5 ve 6 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler
hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükmolunan hapis
cezasının para cezasına çevrilmesi halinde, para cezası tutarının
hesabında,hapis cezasının herbir günü için sanayi sektöründe çalışan 16
yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgari ücretin bir aylık
brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para cezası ertelenemez.


            
2. 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında
üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


            
Bu maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde belirtilen fiilleri tekrar işleyenler
hakkında verilecek cezalar bir kat artırılır.


            
Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların
uygulanması, 345 inci maddede yazılı vergi cezalarının ayrıca uygulanmasına
engel teşkil etmez.


——————————


(1)   
Bu maddelerde yeralan miktarlar, 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile
1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş, 15/12/1995 tarih ve
95/7595 sayılı Kararname ile 1/1/1996 tarihinden geçerli olmak üzere tespit
edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha
önce Kararname ile yapılan değişiklikler için Kanunun sonun– daki
"KARARNAMELER İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.


(2)    Bu
bentde yeralan miktarlar,26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile1/1/1993
tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş, 16/12/1997 tarih ve 23202
mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 9/12/1997 tarih ve 97/10345 sayılı
Bak.Kur.Kararı ile 1/1/1998 tarihinden geçerli olmak üzere tespit edilen miktar
ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha önce Kararname ile
yapılan değişiklikler için Kanunun sonundaki "KARARNAMELER İLE YAPILAN
DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.





654-18


 


            
Madde 360 – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılığa Teşebbüste Hapis Cezası (1)


            
Bu Kanunun 358 inci maddesinde yazılı fiilleri işleyenler hakkında üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası hükmolunur.


            
Kaçakçılığa teşebbüs suçu nedeniyle hükmolunan hapis cezasının paraya
çevrilmesi halinde,para cezası tutarının hesabında;hapis cezasının her bir günü
için sanayi sektöründe çalışan 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen
yürürlükteki asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve
hükmolunan bu para cezası ertelenemez.


            
Madde 361 – (30/12/1980 tarih ve 2365 Sayılı ve 4/12/1985 tarih ve 3239
sayılı Kanunların hükmüdür.)


            
148, 257 nci maddelerle, 150 nci maddenin 4 numaralı bendinde yazılı
mecburiyetlerin, özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen yine yerine
getirilmemesi halinde, yetkili mercilerce yeniden süre belli edilerek bu
mecburiyetlerin yerine getirilmesi kendilerine tebliğ olunur.


            
Yeniden belli edilen süre içinde bu mecburiyetleri yerine getirmeyenler
hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezası hükmedilir.


            
(Değişik: 4/12/1985 – 3239/29 md.) Yetkili makam ve memurlar tarafından
Kamu İdare ve müesseseleri ile gerçek veya tüzelkişilerden 148 ve 149 uncu
maddeler gereğince istenilen bilgileri çekinme sebebi olmaksızın vermeyenler
ile 150 nci maddenin 1 - 3 numaralı bentlerinde yazılı olanlardan bahsi geçen
maddedeki bildirme mecburiyetini yerine getirmeyenlere100.000 (1.000.000)liraya
kadar para cezası hükmolunur.


            
Bu maddenin uygulanmasında 367 nci maddede gösterilen usule uyulur. (2)


            
Madde 363 cümle iki – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu hareketler kaçakçılık cezasını gerektiren bir fiile iştirak veya yardım veya
o fiili teşvik mahiyetinde olduğu takdirde haklarında ayrıca bu kanunun 338,
346 ve 347 nci maddeleri hükümleri uygulanır.


            
Madde 367 fıkra dört – (30/12/1980 tarih ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
359 ve 360 ıncı maddelerde uygulanan hapis cezası ile ticaret, sanat ve meslek
icrasından mahrumiyet cezaları, kaçakçılık, ağır kusur, kusur veyausulsüzlük
cezalarının ayrıca uygulanmasına mani değildir.


            
Madde 374 fıkra ila – (1/5/1981 tarih ve 2455 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ancak, 336 ncı madde hükmüne göre kaçakçılık, ağır kusur veya kusur ile
usulsüzlüğün birleşmesi hallerinde kesilecek ceza, kaçakçılık, ağır kusurveya
kusur cezaları için belli edilen zamanaşımı süresi içinde kesilir.


            
Madde 376 – (4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaçakçılık, ağır kusur, kusur, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında
indirme: Re'sen veya ikmalen tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda
gösterilen indirimlerden artakalan kaçakçılık, ağır kusur, kusur, usulsüzlük ve
özel usulsüzlük cezalarını mükellef veya vergi sorumlusu ihbarnamelerin tebliği
tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine müracaatla vadesinde
veya 6183 sayılı Kanunda zikredilen neviden teminat göstererek vadenin
bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse:


            
1. Kaçakçılık, ağır kusur veya kusur dolayısıyla kesilen cezanın birinci defada
yarısı;


            
2. Müteakiben kesilen cezaların üçte biri;


            
3. Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezasının üçte biri;


            
İndirilir.


——————————


(1)
      Bu madde başlığı, 25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesi ile getirilmiştir.


(2)      
Madde başlığı, 24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun 21 inci maddesi ilemetne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


            
Bu maddelerde yeralan miktarlar, 26/12/1993 tarih ve 3946 sayılı Kanun ile
1/1/1993 tarihi itibariyle geçerli olan hadde yükseltilmiş, 15/12/1995 tarih ve
95/7595 sayılı Kararname ile 1/1/1996 tarihinden geçerli olmak üzere tespit
edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah punto ile işlenmiştir. Daha
önce Kararname ile yapılan değişiklik için Kanunun sonundaki "KARARNAMELER
İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ"ne bakınız.





654-19


 


            
Mükellef veya sorumlu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezası farkını
yukarda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa bu madde hükmünden
faydalandırılmaz.


            
Yukarıdaki hükümler vergi aslına tabi olmaksızın kesilen usulsüzlük cezaları
hakkında da uygulanır.


            
Mükerrer Madde 414–(4/12/1985 tarih ve 3239 sayılı ve 26/12/1993 tarih ve
3946 sayılı Kanunların hükmüdür.)


            
a) Bu Kanunun 26, 35 ve 366 ncı maddelerinde yer alan tahakkuk fişi ile vergi
ve ceza ihbarnamelerinin şekli ve ihtiva edeceği bilgilerde değişiklik yapmaya
ve bunları vergi dairesi adına tanzim edecek olanları belirlemeye Maliye ve
Gümrük Bakanlığı;


            
b) Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş
para ile ödenecek ceza miktarlarının on katına, nispi hadleri iseiki katına
kadar ayrı ayrı artırmaya ve bunları kanuni seviyesine indirmeye Bakanlar
Kurulu;Yetkilidir.


            
c) (Ek; 26/12/1993–3946/1 md.) Bu Kanunun; 104 Mükerrer 115, 177, 232,
252, Mükerrer 298, 313, 343, 344, 345, Mükerrer 347, 353, Mükerrer 355, 356, ve
361 inci maddeleri ile Kanuna bağlı usulsüzlük cezalarına ait cetvelde yer alan
maktu had ve miktarlar 1.1.1993 tarihi itibariyle geçerli olan had ve tutarlarına
yükseltilmiştir.


            
d) (Ek:26/12/1993–3946/1 md.) Bu Kanunda yer alan maktu had ve miktarlar
için (177 nci maddede yazılı maktu had ve miktarlar hariç) Bakanlar Kurulu (b)
bendinde yer alan yetkisini kullanmadığı takdirde;her bir takvim yılında
uygulanacak maktu had ve miktarlar, bir önceki yılda uygulanan mak–tu had ve
miktarlara, bu yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden
değerleme oranında artış yapılmak suretiyle tespit edilir. Bu suretle
hesaplanan maktu had ve miktarlarda 10 000 lira kesirleri nazara alınmaz.


            
Yetkilidir.


            
Uzlaşmanın mevzuu:


            
Ek Madde 1,2,3,4,5 (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra; 24/6/1994 – 4008/22 md.) İkmalen, re'sen veya
idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının tahakkuk
edecek miktarları mevzuunda; idare, bu bölümde yer alan hükümler dairesinde
mükellefler veya cezaya muhatap olanlarla aşağıda yazılı hususlarda
uzlaşabilir. Ancak, kaçakçılık suçu cezası kesilen tarhiyata ilişkin vergi ve
ceza uzlaşma mevzuu yapılamaz.


            
1. Tarhiyatta, bu kanunun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi
hataları ile bunun dışında her türlü maddi hata bulunması,


            
2. Tarhiyatta, bu kanunun 369 uncu maddesinde yazılı şekillerde yanılma halinin
mevcut olduğunun mükellef veya ceza muhatabı tarafından iddia edilmesi,


            
3. Vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin veya usulsüzlük fiilin işlenmesinin;
mükellef veya ceza muhatabı tarafından, kanun hükümlerine gereği kadar nüfuz
edememekten ileri geldiğinin iddia olunması,


            
4. Müphem, yoruma mütehammil bulunan hususlarda mükelleflerin ve cezaya
mu–hatap olanların yanılmış bulunmaları,


            
5. (Değişik: 23/6/1982 – 2686/44 md.) Tarhiyatı veya ceza kesmeyi
gerektiren sebeplerin; vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ile Danıştay
veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hadiselerde başka yönden mütalaa
edilmiş bulunması,


            
6. (Ek: 26/6/1964 – 485/11 md.) Gelir vergisi Kanununda yer alan
ortalamakar haddi ve gider esası hükümlerine göre vergi tarh olunmuşsa.





654-20


 


            
Uzlaşmanın şümulü:


            
Ek Madde 2 –


            
Bu kanunun birinci maddesinin şümulüne dahil vergi, resim ve harclardan
hangilerinde uzlaşma yoluna gidilebileceği Maliye Bakanlığınca tayin olunur.


            
Bu yetki, il özel idareleri ile belediyelere ait vergi, resim ve harclar için
İçişleri Bakanlığınca kullanılır.


            
Uzlaşma komisyonları:


            
Ek Madde 3 –


            
Uzlaşma komisyonları;


            
1. Genel bütçeye giren, vergi, resim ve harclar için; illerde defterdarın veya
tevkil edeceği zatın başkanlığında gelir müdürü ile varsa alakalı vergi
dairesinin müdüründen (Müstakil vergi dairesi yoksa gelir memurları arasından
defterdarlıkça seçilecek birinden); ilçelerde malmüdürünün (Varsa müstakil
vergi dairesi müdürünün) başkanlığında vergi memurlarından ikisinden;


            
2. İl özel idareleri bütçesine giren vergi, resim ve harclar için illerde özel
saymanlık müdürünün (Olmıyan yerlerde gelir memurunun) ilçelerde özel saymanlık
gelir memurunun başkanlığında illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından
seçilecek iki üye; belediye bütçesine giren vergi, resim ve harçlar için belediye
başkanlarının başkanlığında belediye encümenlerince seçilecek iki üyeden;


            
Müteşekkil üçer üyeden kurulur.


            
Bu komisyonlar üyelerinin tamamının katılmasiyle toplanırlar ve ekseriyetle
karar verirler.


            
Komisyonların uzlaşabilecekleri en çok vergi veya cezanın miktarı Maliye
Bakanlığınca tayin olunur. Maliye Bakanlığı, muayyen vergi, resim ve harclarla
bunlarla ilgili cezalarda uzlaşma yetkisini munhasıran il komisyonlarına
verebilir. (Bu fıkradaki yetki özel idareler ile belediyeler komisyonları için
İçişle– ri Bakanlığınca kullanılır.)(1)


            
(Ek: 26/6/1964 – 485/12 md.; Değişik : 21/1/1983 – 2791/12 md.) Maliye
Bakanlığı lüzum gördüğü mahallerde birden fazla muvazzaf ve gayri muvazzaf
uzlaşma komisyonları ile ortalama kar haddi ve gider esasları ile ilgili
uzlaşma taleplerinin incelenmesi için ayrı uzlaşma komisyonları teşkil ve bu
komisyonların kimlerden terekküp edeceğini tayin edebilir.


            
(Ek: 30/12/1980 – 2365/93 md.) Maliye Bakanlığı, mahalli komisyonlara
verilen yetki sınırlarını aşan her türlü vergi ve cezada uzlaşmak üzere,
merkezi uzlaşma komisyonları kurmaya yetkilidir. Bu komisyonların başkan ve
üyelerinin seçilmesi ile çalışma şartlarına ait esaslar Maliye Bakanlığınca
tespit edilir.


            
Ek Madde 4 –


            
Uzlaşma için mükellef veya cezaya muhatap olanın bizzat veya resmi vekaletini
haiz vekili vasıtasiyle (Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar
ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmıyan teşekküllerin kanuni temsilcileri
marifetiyle) ve yazı ile yetkili uzlaşma komisyonuna başvurması şarttır.


            
(Değişik: 4/12/1985 – 3239/32 md.) Uzlaşma talebi mükellef veya cezaya
muhatap olanlar için vergi ve ceza ihbarnamesinin tebliği tarihinden itibaren
30 gün içinde yapılır.


            
Re'sen tarhiyatta ilgili vergi dairesi, aynı süre içinde, herhangi bir taahhüdü
tazammun etmemek kaydiyle, mükellefi veya cezanın muhatabını uzlaşma talebinde
bulunmaya davet edebilir.


            
Ek Madde 5 –


            
Uzlaşma komisyonları uzlaşma müzakeresine başlamadan önce;


            
1. Talebin dördüncü ek maddeye uygun şekilde ve müddeti içinde yapılıp
yapılmadığını,


——————————


(1)   
Komisyonların uzlaşabilecekleri ençok vergi ve cezanın miktarı için28/5/1994 tarih
ve 21943 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 227 no'lu tebliğe bakınız.





654-21


 


            
2. Uzlaşmanın komisyonun yetkisi içinde bulunup bulunmadığını,


            
İnceler.


            
Talebin usulüne uygun şekilde yapılmadığını veya uzlaşmanın yetkisi dışında
bulunduğunu tesbit ederse esasa geçmeden talebi reddeder.


            
Talebin usule uygun şekilde yapıldığının ve komisyonun yetkisi içinde
bulunduğunun anlaşılması halinde; mükellefin veya adına ceza kesilenin de
bulunacağı bir celsede meselenin esasını tetkik eder. Uzlaşma ile ilgili olarak
yapılacak görüşmelere katılması için mükellefe veya cezaya muhatap olana;
görüşmenin tarihi ile yapılacağı yer ve saat uzlaşma komisyonu tarafından yazı
ile ve en az ongün evvelinden bildirilir. Bu şekilde yapılacak müzakereler
sonunda uzlaşma vaki olduğu takdirde keyfiyet bir tutanak ile tesbit ve işbu
tutanak komisyon başkan ve üyeleri ile mükellef veya adına ceza kesilen
tarafından imza olunur. Bu varakanın bir nüshası ilgiliye derhal verilir, bir nüshası
da üç gün içinde vergi dairesine gönderilir.


            
Uzlaşma temin edilemediği takdirde (Mükellefin veya adına ceza kesilen uzlaşma
komisyonunun davetine icabet etmemesi, komisyona geldiği halde uzlaşma
tutanağını imzalamaması veya bu tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi
halinde de uzlaşma temin edilememiş sayılır.) Komisyonca bu hususu belirtmek
üzere tanzim olunacak tutanağın birer nüshası üç gün içinde vergi dairesine ve
ilgiliye tebliğ olunur. Uzlaşmanın vakı olmaması veya temin edilememesi
hallerinde,aynı vergi veya ceza için yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.


            
Bu maddede yazılı işlemler mükellef veya adına ceza kesilenin resmi vekaletini
haiz vekili tarafından da yapılabilir.


            
Ek Madde 1, 2, 3, 4,5 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ek Madde 11, fıkra bir – (24/6/1994 tarih ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Maliye Bakanlığı; vergi incelemesine dayanılarak salınacak vergilerle kesilecek
cezalarda tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir. Ancak; inceleme
sonucunda kaçıkçılık cezalı tarhiyat yapılmasını gerektiren tespitler nedeniyle
salınacak vergi ve kesilecek kaçakçılık suçu cezası tarhiyat öncesi uzlaşma
mevzuu yapılamaz.


            
28 – 11/8/1999 tarih ve 4444 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri (madde numaraları,344,Ek Madde 11)


            
Madde 344 fıkra beş – (22/7/1998 – 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Uzlaşılan vergilerde ceza, uzlaşılan vergi tutarına göre düzeltilir.


            
Ek Madde 11 fıkra bir – (22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı kanun hükmüdür.)


            
Maliye Bakanlığı vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerde
tarhiyat öncesi uzlaşma yapılmasına izin verebilir.


            
29 – 20/6/2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. ( Madde numarası: Ek
madde 13)


            
Ek
Madde 13 fıkra 1, 2, 3 ve 5 – (24/3/1988 tarihli ve 3418 sayılı Kanunun
hükümleridir.)


            
1.
Vergi Kanunlarının uygulanması, Gelir İdaresinin çağdaş bir yapıya
kavuşturulması, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Merkez ve Taşra
Teşkilatının geliştirilmesi, modernleştirilmesi ve Maliye Bakanlığı
personelinin daha etkin ve verimli çalıştırılmasını sağlamak gayesiyle Türkiye
Cumhuriyeti Ziraat Bankası nezdinde “Gelir İdaresini Geliştirme Fonu”
kurulmuştur.


            
2. Bu fon’un kaynakları:


            
a) Her yıl tahsil edilen toplam vergi gelirlerinin bir yıl evvelki toplam vergi
gelirlerine ulaşıncaya kadarki kısmının % 05’i (binde beş) ile bir yıl evvelki
vergi tahsilatını aşan vergi gelirlerinin % 1’inden;


            
b) Fon’dan yapılacak ihalelerde şartname hükümlerine uyulmaması halinde gelir
kaydedilecek teminatlar ile alınacak faiz, zam ve cezalardan;


            
c)Vergi denetim ve yoklamaları sırasında Fon’dan harcama yapılmak suretiyle
satın alınan malların satışından elde edilen hasılattan;


            
d) Fon’dan yapılacak ihalelerde para karşılığı verilecek ihale şartnamelerinden
elde edilecek gelirlerden;


            
e)Faiz gelirlerinden,


            
Meydana gelir.


            
Maliye Bakanlığı Merkez Saymanlığı, her ay tahsil edilen vergi gelirlerinin bir
evvelki yıl toplam vergi tahsilat tutarına ulaşıncaya kadar % 05 (binde beş)
ini; toplam vergi tahsilatının bir evvelki yıl toplam tahsilatını aşması
halinde, aşan kısmından her ay % 1’ini, tahsil edildiği ayı takip eden ay
içerisinde doğrudan T.C. Ziraat Bankasındaki Fon hesabına gönderir.


            
3. Bu Fon:


            
a)Vergi İdaresinin, Vergi Denetim
Birimlerinin ve Defterdarlıkların reorganize edilmesi ve otomasyonunun
artırılarak mevcut personel ile daha etkili hizmet verebilmelerini temin
gayesiyle Gelirler Genel Müdürlüğünce bina yapımı için arsa satın alınması,
bina yapımı, tamamlanmış





654-22


 


 veya
inşaatı halinde bina satın alınması, bina kiralanması, onarım ve tefrişi, taşıt
ve demirbaş alımı ve kiralanması ile bunların bakım ve onarımı, otomasyon,
eğitim, uygulama, tanıtma çalışmaları gibi hizmetlerin gerektirdiği giderler
ile vergi inceleme ve yoklama faaliyetleri sırasında yapılacak harcamalarda;


            
b) Maliye Bakanlığı personeline, görevleri nedeniyle ve daha verimli
çalıştırılmalarını sağlamak gayesinde yapılacak ek ödemeler ile vergi
uygulamasında görevli gelir idaresi personeline, vergi incelemesinde görevli
personele ve Fon’un kullanılmasına ilişkin hizmetlerde görevlendirilen
personele fazla mesai ve yolluk ödenmesinde,


            
Kullanılır.


            
5. Bu Fon’dan yapılacak harcamalar 1050, 2886 sayılı Kanunlar ile 233 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname hükümleri ve 832 sayılı Kanunun 30 -37 nci
maddelerinde yer alan vize hükümlerine tabi olmadan yapılır.


            
Bu Fon’un kullanılma usul ve esasları ile Fon’a ilişkin diğer usul ve esaslar
Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.


            
30 – 3/4/2002 tarihli ve 4751 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. ( Madde numaraları:
Mükerrer Madde 49, 268 ve 352)


            
Mükerrer Madde 49 – (23/6/1982 tarihli ve 2686 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a) Maliye ve Bayındırlık bakanlıkları Emlak Vergisi Kanununun 10 ncu maddesi
hükmü ile aynı Kanunun 31 nci maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine
göre bina metrekare normal inşaat maliyet bedellerini (söz konusu tüzük
hükümlerine göre yapılan yıllık tespitler hariç olmak üzere) genel beyanın
yapılacağı sürenın başlangıcından dört ay önce müştereken tespit ve Resmi 
Gazete ile ilan ederler.


            
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği bu
bedellere karşı Resmi Gazete ile ilanını izleyen 15 gün içinde Danıştayda dava
açabilirler.


            
b) (Değişik : 4/12/1985 - 3239/4 md.) Takdir komisyonlarının arsalara ve
araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin takdirleri genel
beyanın yapılacağı sürenin başlangıcından en az altı ay önce karara bağlanarak,
arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu İl ve İlçe merkezlerindeki ticaret
odalarına, ziraat odalarına ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları ile vergi
dairelerine (1/3/1986 tarihinden itibaren belediyelere), araziye ait olanlar İl
merkezlerindeki ticaret ve ziraat odalarına ve vergi dairelerine (1/3/1986
tarihinden itibaren belediyelere) imza karşılığında verilir.


            
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ edilen
daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları 15 gün içinde
ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemelerince
verilecek kararlar aleyhine 15 gün içinde Danıştaya başvurulabilir.


            
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili vergi
dairelerinde, belediyelerde ve muhtarlıklarda uygun bir yerlere asılmak suretiyle
genel beyan süresince ilan edilir.


            
c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava açılması
halinde, davalının 15 gün içinde vereceği tek savunma ile dosya tekemmül etmiş
sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar dosyanın tekemmül ettiği
tarihten itibaren en geç 1 ay içinde karara bağlanır.


            
d) (Ek : 30/5/1985 - 3210/1 md.; Değişik: 4/12/1985 - 3239/4 md.) (a) ve
(b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara
ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin süreleri Emlak
Vergisi genel beyan dönemleri ile ilgili olmak üzere gerektiği ölçüde
kısaltmaya Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.


 


            
Madde 268- (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Vergi
değeri, bina ve arazinin rayiç bedelidir. (Son cümle Mülga: 22/7/1998-
4369/82 md.)


            
Madde 352- Fıkra üç bent (1) parantez içi hüküm (4/12/1985 tarihli ve
3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Emlak Vergisinde beyannamenin bu Kanunun 27 nci maddesinde yazılı ek süre
içinde verilmiş olması.)


 


            
31 – 7/1/2003 tarihli ve 4783 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 30)


 


            
Madde 30 (7) numaralı bent (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)



            
Maliye
müfettişleri, hesap uzmanları ve gelirler kontrolörlerince yapılan İncelemeler
sırasında, mükellefler, her türlü harcama ve tasarruflarını vergisi ödenmiş
veya vergiye tabi olmayan kazançlardan sağladıklarını kanıtlayamazlarsa,


            
Harcama ve tasarrufların vergiye tabi tutulmuş veya vergiye tabi olmayan
kazançlardan sağlandığı kanıtlanamayan kısmı, harcama ve tasarrufun
mevcudiyetinin tespit edildiği dönemden bir önceki dönemde elde edilmiş ve
vergisi ödenmemiş kazanç olarak ilgili dönem (...) (2) matrahının takdirinde
dikkate alınır.





654-23


 


            
32 – 11/6/2003 tarihli ve 4884 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 168,224)


            
Madde 168 fıkra bir bend (1)– (4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1. İşe başlama bildirmeleri, işe başlama tarihinden önce; işi bırakma ve
değişiklik bildirmeleri, bildirilecek olayın vukuu tarihinden başlayarak bir
ay;


            
Madde 224 fıkra bir birinci cümle –(4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.) Noterlerin yapacağı tasdik şerhleri defterin ilk sahifesine
yazılır ve aşağıdaki malümatı ihtiva eder:


            
33 – 30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Mükerrer Madde: 257)


            
Mükerrer Madde 257 fıkra bir (4) numaralı bent- (22/7/1998 tarihli ve 4369
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
4. Vergi beyannameleri ile bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi
vermek zorunda olanlardan; istenilen bilgilerin yazı yerine mikro fiş, mikro
film, manyetik kayıt ortam ve araçları ve benzeri vasıtalarla verilmesine izin
vermeye veya zorunluluk getirmeye,


            
34 – 17/12/2003 tarihli ve 5024 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 274, 280,
315, 319, Mükerrer Madde 298, 315 )


            
Madde 274  – (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Satın alınan veya imal edilen emtia maliyet bedeliyle değerlenir. Mükellefler,
satın aldıkları veya imal ettikleri emtianın maliyet bedelini, son giren ilk
çıkar yöntemini uygulamak suretiyle de tespit edebilirler. Bu yöntemi seçenler,
en az 5 yıl süre ile bu yöntemden vazgeçemezler. Bu yöntemin uygulama usul ve
esaslarını tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


Emtianın
maliyet bedeline nazaran değerleme günündeki satış bedelleri % 10 ve daha fazla
bir düşüklük gösterdiği hallerde mükellef, maliyet bedeli yerine 267 nci
maddenin ikinci sırasındaki usul hariç olmak üzere, emsal bedeli ölçüsünü
tatbik edebilir. Bu hüküm 275 inci maddede yazılı mamuller için de
uygulanabilir.


            
Madde 280 son fıkra- (22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) 3096 
sayılı  Türkiye Elektrik Kurumu  Dışındaki  Kuruluşların
Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve  Ticareti  İle 
Görevlendirilmesi  Hakkında  Kanun ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve
Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptı rılması Hakkında Kanunda tanımlanan şirketlerin sermaye olarak
koydukları yabancı paraların sarf edildikleri veya Türk Lirasına çevrildikleri
tarihe kadar lehlerine oluşan kur farkları pasifte özel bir karşılık hesabında
gösterilerek dönem kazancına dahil edilmez. Bu karşılıklar sermayeye
eklendikleri takdirde işletmeden çekiş ve kar dağıtımı sayılmaz. Aleyhlerine
oluşan kur farkları ise aktifte özel bir karşılık hesabında tutulur ve gelecek
yıllarda lehlerine oluşacak kur farkları ile kapatılır. Lehte kur farkı ile
kapatılamayan tutarlar işi bırakma halinde zarar addolunur.


            
Yeniden değerleme:


            
Mükerrer Madde 298 – (19/2/1963 tarih ve 205 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi
ile eklenen ve 4/12/1984 tarih ve 3094 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile
değiştirilmiş olan geçici 11 inci madde hükmü olup, 25/3/1987 tarih ve 3332
sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile madde numarası değiştirilmiştir.)


            
Bilanço esasına göre defter tutan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükellefleri
(imtiyazlı şirketler(...) (1) hariç; kollektif, adi komandit ve adi
şirketler dahil) bilançolarına dahil amortismana tabi iktisadi kıymetleri ve bu
kıymetler üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen
amortismanları, her hesap dönemi sonu itibariyle aşağıdaki şartlarla yeniden
değerleyebilirler. Şu kadar ki, İktisadi Devlet Teşekküllerinin yeniden
değerleme yapmaları zorunludur.


            
1. İktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları ve
kredi faizleri, sinema filmleri, alameti farika hakları, peştemallıklar..., ilk
tesis ve taazzuv giderleri, organizasyon, etüt ve arama giderleri ile
mahiyetleri ve amortisman süre ve tarzları itibariyle bunlara benzeyen sair
aktif kıymetler yeniden değerleme kapsamına girmezler. (2)


 


——————————


(1)    
Bu fıkrada yer alan "...ve dar mükellefler..." ibaresi 25/6/1992
tarih ve 3824 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile metinden çıkarılmıştır.


(2)     
Bu bentte yeralan "Değeri 5.000 lirayı geçmeyen iktisadi kıymetler,
iktisadi kıymetlerin maliyet bedellerine eklenmiş bulunan kur farkları, sinema
filmleri, alameti farika hakları, peştemallıklar, özel maliyet
bedelleri,..." ibaresi 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.





654-24


 


            
2. Bilançonun aktifine dahil iktisadi kıymetler ve bu kıymetler için geçmiş
yıllarda ayrılmış olan amortismanlar, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait
oran ile çarpılmak suretiyle yeniden değerlenirler.


            
Kendilerine özel hesap dönemi tayin olunan mükellefler için özel hesap
döneminin başladığı takvim yılına ait oran esas alınır.


            
3. Yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışı, bilançonun pasifinde
özel bir fon hesabında gösterilir.


            
Değer artışı, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemesinden
önceki net bilanço aktif değerlerinin, bu kıymetlere yeniden değerleme oranının
tatbikinden sonra bulunacak net bilanço aktif değerlerinden indirilmesi
suretiyle bulunur.


            
Net bilanço aktif değeri, iktisadi kıymetlerin bilançonun aktifinde yazılı
değerlerinden, pasifte yazılı amortismanın tenzili suretiyle bulunan miktarı
ifade eder.


            
Bu değerin tespitinde, 320 nci maddenin son fıkrasına göre ayrılmış sayılan amortismanlar
da fiilen ayrılmış kabul edilir.


            
4. (Değişik : 24/6/1994 - 4008/9 md.) Amortismana tabi sabit
kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutan kurumlar vergisi mükellefleri ile
kollektif, adi komandit ve adi şirketler dahil olmak üzere bilanço esasına göre
defter tutan gelir vergisi mükellefleri, yeniden değerlemenin yapıldığı hesap
döneminden itibaren sabit kıymetlerini yeni değerleri üzerinden itfa ederler.
Şu kadar ki bina, arsa ve araziler yeniden değerlemeden önceki kıymetleri üzerinden
amortismana tabi tutulur.


            
Mükellefler değer artışını, pasifte özel bir fon hesabında gösterirler.
Kurumlar vergisi mükellefleri, değer artışının tamamını sermayelerine ilave
edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından
işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma
iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise
pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü
addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından
sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kar dağıtımı sayılmaz.


            
5. Bankalar, yeniden değerleme neticesinde doğacak değer artışlarını, nakit
karşılığı hisse senedi ihracı suretiyle sermaye artırımına gidilmesi ve taahhüt
edilen pay bedellerinin ödenmesi şartıyla sermayelerine ekleyebilirler. Ancak,
her yıl sermayeye eklenecek değer artışı, taahhüt edilen pay bedellerinin
ödenen kısmına isabet eden miktarı aşamaz.


            
5/11/1981 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sermayelerini
artıran bankaların, söz konusu sermaye artırımları ile ödenen pay bedelleri, bu
bent uyarınca nakit karşılığı yapılmış sermaye artırımı olarak kabul ve ödenen
pay bedellerine tekabül eden değer artışları sermayeye ilave edilir.


            
6. Bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında tutulan değer artışları, Türk
Ticaret Kanununun 422 nci maddesinin uygulamasında ödenmiş sermaye Bankalar
Kanununun uygulamasında ise ihtiyat addolunur.


            
7. (Değişik : 24/6/1994 - 4008/9 md.) Değer artış fonu, sermayeye ilave
dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden
çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı dönem kazancı ile
ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi tutulur. Gelir vergisi
mükelleflerince ayrılan değer artış fonu başka bir hesaba aktarılamaz;
aktarılması veya sermayeye ilave edilmesi halinde işletmeden çekilen değer
olarak kabul edilir.


            
8. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin her birine isabet eden
değer artışları ile bunların hesap şekilleri amortisman kayıtlarında müfredatlı
olarak gösterilir.


            
9. Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin satışı halinde bunlara
isabet eden değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulur.


            
10. (Değişik : 25/3/1987 - 3332/16 md.) Bir  hesap 
dönemi  sonu  itibariyle  yapılacak değerlemede  esas 
alınacak  yeniden  değerleme  oranı, yeniden değerleme 
yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine
göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel İndeksinde
meydana gelen ortalama fiyat artış oranıdır.





654-25


 


            
(Değişik: 28/12/2001-4731/4 md.) Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak
değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı, bir önceki yılın Kasım
ayından başlamak üzere; 3, 6, 9 ve 12 nci aylarda bir önceki 3, 6, 9 ve 12
aylık dönemlere göre Devlet İstatistik Enstitüsünün Toptan Eşya Fiyatları Genel
İndeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı esas alınmak suretiyle
belirlenir.(1)


            
(Ek: 28/12/2001-4731/4 md.)Bu oranlar Maliye Bakanlığınca Resmi Gazete
ile ilan edilir.(2)


            
11. Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara
alınabilir. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapılmamasından veya
değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllar geçmiş
dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.


            
12. Hesap dönemi içinde aktife giren amortismana tabi iktisadi kıymetler için
aktife girdiği dönem, yeniden değerleme yapılmaz.


            
Yeniden değerlemeye ilişkin diğer hususları tespit etmeye, gelir ve kurumlar
vergisi mükellefleri için yukarıdaki esaslar dışına çıkan uygulamalar ile devir
ve nevi değiştirmeleri önleyici düzenlemeler getirmeye Maliye ve Gümrük
Bakanlığı yetkilidir.


            
Madde 315 – (24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin değerini, % 20 nispetinden
fazla olmamak üzere, serbestçe tespit ettikleri nispetler üzerinden yok
ederler.


            
Ancak, arazi ve binalar ile % 20 nispetinden daha yüksek bir nispetle
amortismana tabi tutulacak iktisadi kıymetlerin değeri, Maliye Bakanlığınca
tespit ve ilan olunan nispetler üzerinden yok edilir.


            
Mükerrer Madde 315  fıkra iki bent 2- (24/6/1994 tarihli ve 4008
sayılı Kanunun hükmüdür)


            
Bu
usulde uygulanacak amortisman nispeti % 40'ı geçmemek üzere normal amortisman
nispetinin iki katıdır.


            
Madde 319 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler, usulüne göre tesbit edilen nispetleri aşmamak şartiyle,
amortismanları diledikleri nispetler üzerinden hesaplıyabilirler; şu kadar ki,
uygulamaya başladıkları amortisman nispetlerini mütaakıp faaliyet yıllarında
değiştiremezler.


            
318 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre amortisman nispetlerinin
değiştirilmiş olması hali bundan müstesnadır.


            
34 – 25/12/2003 tarihli ve 5035 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde: 104)


            
Madde 104 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İlan aşağıda yazılı şekilde yapılır:


            
1. İlan ilgili vergi dairesinin bulunduğu yerin belediye sınırları içinde çıkan
bir veya daha fazla gazetede yayınlanır. Gazete çıkmıyan yerlerde mütat
vasıtalarla yapılır.


            
2. İlan yazısı tebliğ yapan dairenin ilan koymaya mahsus mahalline asılır ve
bir sureti mükellefin bilinen son adresinin bağlı olduğu muhtarlığa gönderilir.


            
3. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/19 md.) İstanbul Belediye sınırları
dışındaki yerlerde ilan yolu ile yapılan tebliğin konusu bir milyar (24.000.000.000)
lirayı aşan vergi veya vergi cezasına taalluk ettiği takdirde ilan ayrıca
Ankara ve İstanbul'da çıkan bir gazete ile yayınlanır. (1)


            
Tebliğ olunacak evrakın örnekleri yabancı memlekette bulunan mükellefin bilinen
adresine ayrıca posta ile gönderilir.


            
35 – 16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde
numaraları:15,17,111,114,160,215,Mükerrer Madde 257, Mükerrer Madde
298,353,Mükerrer Madde 354,Geçici Madde 25, (9) sayılı Tarife.)


            
Madde15 
fıkra üç-( 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı,
mücbir sebep sayılan haller nedeniyle, mükellefler için il, ilçe veya bölgeler
itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine
getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkilidir.


            
Madde 17 fıkra bir ve üç – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.) Zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine mütaallik
ödevleri süresi içinde yerine getiremiyecek olanlara, kanuni sürenin bir katını
geçmemek üzere, Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir.


            
Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalli maliye
teşkilatına devredebilir.


          
Madde 111 fıkra altı - (28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun
hükmüdür.)Maliye Bakanlığı; il, ilçe veya bölgeler itibarıyla mücbir sebep
hali ilan edilen yerlerdeki mükelleflerin bu Kanun kapsamında olup, ödeme
süresi afet tarihinden sonraya rastlayan her türlü vergi ve cezalar ile gecikme
faizlerinin ödeme sürelerini vadelerinin bitimi tarihinden itibaren azami bir
yıl süre ile uzatmaya yetkilidir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini; iller, il
merkezleri, ilçeler veya beldelere veya afetten zarar görme derecesine göre
veya vergi türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle
kullanabilir.


——————————


(1)   
Bu alt bent “Bu oran Maliye ve Gümrük Bakanlığınca her yıl Aralık ayı içinde
Resmi Gazete ile ilan edilir.” iken, 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanun
ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.


(2)   
4/12/2003 tarih ve 25306 sayılı R.G.'de yayımlanan 325 sıra nolu tebliğ ile
yeniden değerleme oranı 2003 yılı ve aynı yıla ait son geçici vergi dönemi için
de uygulanmak üzere  % 28,5  olarak tespit edilmiştir.





654-26


               



            
Madde
114 fıkra üç
-(4/12/1985 tarihli ve  3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yatırım
İndirimi uygulamasında yatırımcının yatırım veya işletme döneminde öngörülen
özel şartları ihlal etmesi halinde, zamanaşımı bu şartların ihlal edildiği yılı
takip eden yıl başından itibaren başlar.


            
Madde 160 fıkra üç -( 22/7/1998 tarihli ve 4369 sayılı Kanunun
hükmüdür.) İşi bırakma bildiriminde bulunmayan bir mükellefin işi
bıraktığının tespit edilmesi veya yapılan araştırma ve yoklamalar sonucunda
bilinen adreslerinde bulunamaması ve başka bir adreste faaliyetine devam
ettiğine dair bilgi edinilememesi halinde mükellef işi bırakmış addolunur ve
mükellefiyet kaydı vergi dairesince terkin edilebilir. Ancak, mükellefiyet
kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme
ilişkin  yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı gibi bu tarihten sonra
faaliyette bulunduğunun tespiti halinde bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye de
engel teşkil etmez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usulleri belirlemeye
Maliye Bakanlığı yetkilidir.


               
Türkçe tutma mecburiyeti:


               
Madde 215 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu kanuna
göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması mecburidir. 


            
   Mükerrer Madde 257 fıkra bir bent 4 - ( 30/7/2003
tarihli ve 4962 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi beyannameleri ile bu
Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek zorunda olanlardan
istenilen bilgilerin internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi
iletişim araç ve ortamında verilmesi hususunda izin vermeye veya zorunluluk
getirmeye, beyanname ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar
ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname
veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı
ayrı uygulatmaya,


            
Mükerrer Madde 298 fıkra (A) bent 5  beşinci fıkra cümle iki - (17/12/2003
tarihli ve 5024 sayılı Kanunun hükmüdür.)Ancak öz sermaye kalemlerine ait
enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave
edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.


            
Mükerrer 298 (A) fıkrası 4 numaralı bent son fıkra –(17/12/2003 tarihli ve 5024
sayılı Kanunun hükmüdür.)Borsada işlem gören hisse senetleri, değerleme
günündeki borsa rayici ile dikkate alınır. Bunlar için ayrıca düzeltme
yapılmaz.


            
Madde 353 bent 5 –(24/6/1994 tarihli ve 4008 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Bu Kanunun mükerrer 354 üncü maddesine göre işyerleri için kapatma kararı
verilen ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflere; bir takvim
yılı içinde ilk uygulama için 18.000.000 (190.000.000) lira, ikinci
uygulama için 36.000.000 (380.000.000) lira, üçüncü ve daha sonraki her
uygulama için ise 72.000.000 (770.000.000) lira özel usulsüzlük cezası
kesilir. Bilanço usulü esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek
erbabı için bu cezalar bir kat artırılarak uygulanır.


            
Mükerrer Madde 354 – ( 4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yetkililerce 353 üncü maddenin 1 ve 2 numaralı bentlerinde yazılı belgelerin
bir takvim yılı içinde üç defa kullanılmadığının veya bulundurulmadığının
tespiti halinde mükelleflerin işyerleri Maliye Bakanlığının kararı ile bir haftaya
kadar kapatılabilir. Bakanlık bu yetkisini mahalline devredebilir.


            
Kapatma yetkisine ve bu yetkinin mahalline devrine ilişkin usul ve esaslar
Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.


            
Ancak, işyeri kapatma cezasının uygulanabilmesi için yukarıdaki fıkrada
belirtilen belgelerin kullanılmadığının veya bulundurulmadığının ikinci defa
tespiti üzerine mükellefin bir yazı ile uyarılması ve tekerrürü halinde işyeri
kapatma cezası uygulanacağının duyurulmuş olması şarttır.


            
(Ek : 24/6/1994 - 4008/18 md.) Uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma
cezası, kapatma kararının uygulanmasından önce mükelleflerin yazılı olarak
istemeleri halinde para cezasına çevrilir. İşyeri kapatma cezasının para
cezasına çevrilmek suretiyle uygulanmasından sonra aynı takvim yılı içerisinde
işlenen fiiller nedeniyle uygulanacak safhaya gelen işyeri kapatma cezaları
para cezasına çevrilmez.


            
(Ek : 24/6/1994 - 4008/18 md.) Para cezası, sanayi sektöründe çalışan 16
yaşından büyük işçiler için belirlenen ve kapatma kararına ilişkin yazının
mükellefe tebliğ edildiği tarihte yürürlükte bulunan asgari ücretin bir yıllık
brüt tutarından az olmamak üzere, mükelleflerin bir önceki yıl gelir veya
kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan dönem kazancının yüzde beşi olarak
hesaplanır ve bir yazı ile mükellefe bildirilir. Hesaplanan para cezası,
mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde tamamen
ödenmediği takdirde, işyeri kapatma cezası uygulanır.


            
(Ek : 3/12/1988 - 3505/6 md.) Kapatılan işyerine asılan, kapatmaya
ilişkin levhanın görünmesinin engellenmesi veya başka bir levhanın veya
duyurunun işyerinin herhangi bir yerine asılması halinde, uygulanmakta olan
kapatma cezası; bu cezanın süresi kadar artırılarak uygulanır.                         



            
Mükellefler hakkında işyeri kapatma cezası uygulanmış olması, diğer cezaların
uygulanmasına engel teşkil etmez.


               
Geçici Madde 25 bent (g) ikinci paragraf cümle iki - (17/12/2003
tarihli ve 5024 sayılı Kanunun hükmüdür.)Ancak öz sermaye kalemlerine ait
enflasyon fark hesapları kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave
edilebilir, bu işlem kâr dağıtımı sayılmaz.


 





654-27


 


            
36 – 30/12/2004 tarihli ve 5281 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası:355,
356)


            
Madde 355 – ( 30/12/1980 tarihli ve 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
a) Damga Vergisi mevzuuna giren kağıtlar ve
ilanlara yapıştırılan pullar, Damga Vergisi Kanununun belli ettiği şekilde
iptal edilmemişse, iptal edilmemiş olan pulların kıymeti üzerinden maktu
vergilerde yüzde 50, nispi vergilerde yüzde 10 vergi cezası kesilir. Bu hüküm,
resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı Kanuna
tabi kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen kağıt ve ilanların
iptal edilmemiş pulları hakkında uygulanamaz.


            
b) Damga Vergisi ilgili Vergi Kanununda belli edildiği şekilde ifa edilmeyen
hallerde maktu vergilerde verginin yüzde 50'si ve nispi vergilerde yüzde 10'u
nispetinde usulsüzlük cezası alınır.


            
Madde 356 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1.
Resmi daireler, noterler, bankalar ve anonim şirketlerle 3659 sayılı Kanuna tabi
kurumlara ve derneklere ibraz edilen veya gönderilen ve pulları Vergi Kanununun
belli ettiği şekilde iptal edilmemiş bulunan evrakı, pullarını resmi mühür veya
damga vaz'ı suretiyle iptal etmeden muameleye koyanlar adına her varaka için
1.000 (0,12 YTL)  TL. ceza kesilir. Ancak mütaaddit olarak tanzim
edilmiş olan evrak için bu fıkra gereğince her şahıstan alınacak cezanın
toplamı 50.000 (5.50 YTL) lirayı geçemez.


            
2. (Mülga : 1/7/1964 - 488/31 md.)


            
3. Pulsuz veya pulu noksan kağıtları, usulen
resmi ve para cezası tahsil edilmeden tasdik eden veya örneklerini çıkarıp
veren noterler adına her kağıt için 5.000 (0,55 YTL)  lira ceza
kesilir.(1)


            
4. (Mülga : 1/7/1964 - 488/31 md.)


         
37 – 3/7/2005
tarihli ve 5398 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş
olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 272, 327)


            
Gayrimenkullerde maliyet bedelinin artması:


            
Madde 272 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Normal
bakım, tamir ve temizleme giderleri dışında, gayrimenkulü genişletmek veya
iktisadi kıymetini devamlı olarak artırmak maksadiyle yapılan giderler,
gayrimenkulün maliyet bedeline eklenir.


            
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/50 md.) (Bir geminin, iktisap tarihindeki
süratini fazlalaştırmak, yolcu ve eşya yükleme ve barındırma tertibatını
genişletmek veya değiştirmek suretiyle iktisadi kıymetini devamlı olarak
artıran giderlerle bir motorlu kara nakil vasıtasının kasa veya motorunun
yenisi ile değiştirilmesi veya alımında mevcut olmayan yeni bir tertibatın
eklenmesi için yapılan giderler maliyet bedeline eklenmesi gereken
giderlerdendir.)


            
Gayrimenkuller kira ile tutulmuş ise, kiracı tarafından yapılan bir ve ikinci
fıkralardaki giderler bunların özel maliyet bedeli olarak ayrıca değerlenir.
Kiracının faaliyetini icra için vucüde getirdiği tesisata ait giderler de bu
hükümdedir.


            
Gayrimenkuller
için yapılan giderler hem tamir, hem de kıymet artırma giderlerinden terekküp
ettiği takdirde, mükellef bu giderlerden maliyet bedeline eklenecek kısmı ayrı
göstermek mecburiyetindedir.


——————————


 (1) Bu maddelerde yer alan
miktarlar, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanun ile 29/7/1998 tarihi itibariyle
geçerli olan hadde yükseltilmiş, 28/11/2004 tarihli ve 25654 sayılı R.G.'de
yayımlanan Maliye Bakanlığının 342 Nolu Tebliği ile 1/1/2005 tarihinden geçerli
olmak üzere tespit edilen miktarlar ise, metne parantez içinde siyah punto ile
işlenmiştir. Daha önce yapılan değişiklikler için bu Kanunun sonundaki
"ÇEŞİTLİ MEVZUAT İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER CETVELİ" ne bakınız.





654-28


 


         
  Özel maliyet bedellerinin itfası:


            
Madde 327 –  (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gayrimenkullerin
ve gemilerin iktisadi kıymetlerini artıran ve 272 nci maddede yazılı özel
maliyet bedelleri, kira süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilir. Kira süresi
dolmadan, kiralanan şeyin boşaltılması halinde henüz itfa edilmemiş olan
giderler, boşaltma yılında bir defada gider yazılır.


            
38 – 30/3/2006 tarihli ve 5479 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları:
Mükerrer Madde 298, 344)


            
Mükerrer Madde 298 fıkra (A)  bent (II) alt bent f - (19/2/1963
tarih ve 205 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile eklenen ve 4/12/1984 tarih ve
3094 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilmiş olan geçici 11 inci madde
hükmü olup, 25/3/1987 tarih ve 3332 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile madde
numarası değiştirilmiştir olan maddenin hükmüdür.) Fiyat endeksi (TEFE);
Devlet İstatistik Enstitüsünce Türkiye geneli için hesaplanan ve ilân edilen
Toptan Eşya Fiyatları Genel Endeksini,


            
Madde 344 fıkra iki -
( 22/7/1998 tarihli ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi
ziyaı suçu işleyenlere vergi ziyaı cezası kesilir ve bu ceza ziyaa uğratılan
verginin bir katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade
tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre
için, bu Kanunun 112 nci maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden
hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunur.(1)


            
39 – 28/3/2007 tarihli ve 5615 sayılı Kanun ile yürürlükten
kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde
numaraları:377.)


            
Madde 377 fıkra dört ve beş - ( 4/12/1985  tarihlive  3239 sayılı
Kanunun hükmüdür.) Vergi
daireleri Maliye Bakanlığının, (İl özel idareleriyle belediyeler valilerin)
muvafakatini almadan vergi mahkemelerinin kararları aleyhine Danıştay'da temyiz
davası açamazlar.


            
(4/12/1985 tarihli ve  3239 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ancak; Maliye
Bakanlığı tespit edeceği hadlerle sınırlı olmak şartıyla, muvafakat verme
yetkisini defterdarlıklara devredebilir.(2)


40 – 23/1/2008 tarihli ve 5728
 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde
numaraları:2,5,87,246,344,359,360,362,363,36,7371.)


Madde 2 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


Gümrük ve tekel idareleri tarafından alınan vergi ve
resimler bu kanuna tabi değildir.


Madde 5 – fıkra altı- ( 26/6/1964 tarihli ve
 485 sayılı Kanunun hükmüdür.) Açıklanan bu bilgiler ele alınarak mükelleflerin
haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez. Aksine hareket edenler hakkında
T. Ceza Kanununun 480, 481 ve 482 nci maddelerdeki cezalar üç misli olarak
hükmolunur.


Madde 87 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


(Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Takdir, tadilat ve zirai
kazançlar il komisyonları ile özel komisyonlara, memurların dışında, seçilecek
kimselerde aşağıdaki vasıflar aranır:


   1. İyi ahlak sahibi olmak ve ikamet
ettiği veya iş gördüğü muhitin emniyet ve itimadını kazanmış bulunmak;


   2. Kamu hizmetlerinden memnu olmamak ve
medeni haklardan ıskat edilmiş bulunmamak;


   3. Ağır hapis veya şeref ve haysiyeti
muhil bir suçtan dolayı hapis cezasiyle hükümlü olmamak;


   4. Vergi kaçakçılığından dolayı
cezalandırılmış olmamak;


   5. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/14
md.) Takdir ve özel komisyonlara seçileceklerde, ayrıca 30 yaşını bitirmiş
olmak;





654-29


 


6. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/14 md.) Tadilat
ve zirai kazançlar il komisyonlarına seçileceklerde ayrıca mensup olduğu şehir
veya kasabanın iktisadi şartlarına ve emlak ve ziraat işlerine vukufu olmak ve
yirmibeş yaşını bitirmiş bulunmak;


           
7. (Mülga :
30/12/1980 - 2365/14 md.)


Madde 246 – fıkra iki- (4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Kanunun hükmüdür.) Görevini ihmal veya suiistimal eden muhtar ve
ihtiyar heyeti üyeleri hakkında Türk Ceza Kanununun 230 ve 240 ıncı maddelerine
göre takibat yapılır.


Madde 344 – fıkra bir - ( 22/7/1998
 tarihli ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi ziyaı suçu,
mükellef veya sorumlu tarafından 341 inci maddede yazılı hallerle vergi ziyaına
sebebiyet verilmesidir.


Madde 344 – fıkra iki- (
30/3/2006  tarihli ve  5479 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vergi ziyaı suçu
işleyenlere, ziyaa uğrattıkları verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası
kesilir.


Madde 359 – (22/7/1998  tarihli ve
 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


a)Vergi Kanunlarına göre tutulan veya
düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan;


1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe
hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan
kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri
vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka
defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler,


2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif
edenler veya gizleyenler (Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle
sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere
defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gizleme demektir.) veya muhteviyatı
itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar
(Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge, gerçek bir muamele veya duruma
dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle
gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belgedir.)


Hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası hükmolunur.


Hükmolunan hapis cezasının para cezasına
çevrilmesinde, hapis cezasının her bir günü için, sanayi sektöründe çalışan
onaltı yaşından büyük işçiler için (...) (2) yürürlükte bulunan
asgari ücretin bir aylık brüt tutarının yarısı esas alınır ve hükmolunan bu para
cezası ertelenemez.


   b) Vergi kanunları uyarınca
tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan;


   1) Defter, kayıt ve belgeleri
yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar
veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya
kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar (Sahte belge,
gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen
belgedir.)


   2) Belgeleri Maliye Bakanlığı
ile anlaşması olmadığı halde basanlar ile sahte olarak basanlar veya bu
belgeleri kullananlar,


   Hakkında on sekiz aydan üç
yıla kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


   371 inci maddedeki pişmanlık
şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde
hükmü uygulanmaz.


   Kaçakçılık suçlarını
işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede
yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez.





654-30


 


İştirak


   Madde 360 – ( 22/7/1998
 tarihli ve  4369 sayılı Kanunun hükmüdür.)


   Birden fazla kişi 359 uncu
maddede sayılan fiillerin icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap
edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri bundan
ayrı ayrı maddi menfaat gözetmek şartıyla o fiile mahsus ceza ile
cezalandırılır. Söz konusu fiilleri işlemeye azmettirenlere de aynı cezalar
hükmolunur.


            
Bu fiillere maddi menfaat gözetmeksizin iştirak edenlere fiile mahsus cezanın
dörtte biri hükmolunur.


Madde 362 – (4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bu kanunda yazılı vergi mahremiyetine
uymağa mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenlere Türk Ceza
Kanununun 198 inci maddesinde yazılı cezanın iki katı hükmolunur. Bu ceza iki
aydan az olamaz.


Suçları tekerrür edenler bir daha Devlet
hizmetinde kullanılmazlar.


Madde 363 – (4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bu kanunun altıncı maddesinin son fıkrası
gereğince mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı
ve sair özel işlerini yapmaları yasak edilen memurlardan bu yasağa aykırı
harekette bulunanlar Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine göre ceza görürler.
(Değişik cümle: 22/7/1998 - 4369/81 md.) Bu hareketler kaçakçılık suçu
cezasının gerektiren bir fiile iştirak mahiyetinde olduğu taktirde haklarında
ayrıca bu Kanunun 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.


Madde 367 – ( 30/12/1980  tarihli ve
 2365 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik : 23/6/1982 - 2686/40 md.) Yaptıkları inceleme sırasında 359 ve
360 ıncı maddelerde yazılı kaçakçılık veya iştirak suçlarını (...) (1)
tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve
gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan
doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili
vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya
defterdarlığın  mütalaasıyla, (...) (1) keyfiyetin yetkili
Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesi mecburidir.(2)(3)


            
Yukarıda belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl
eden Cumhuriyet Savcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme
yapılmasını talebeder.


            
Amme davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet Savcılığına bildirilmesine
talik olunur.


            
(Değişik : 22/7/1998 - 4369/81 md.) 359 ve 360 ıncı maddeler uyarınca
uygulanan hapis cezaları, vergi ziyaı cezası veya usulsüzlük cezalarının ayrıca
uygulanmasına engel teşkil etmez.


            
Ceza mahkemesinden sadır olacak kararlar, bu Kanunun dördüncü kitabının ikinci
kısmında (...) (1) yazılı vergi cezalarını uygulayacak makam ve
merciler muamele ve kararlarına müessir olmadığı gibi bu makam ve mercilerce
ittihaz edilecek kararlar da ceza yargıcını bağlamaz.


——————————


 


 (1)
Bu fıkralarda yeralan “344 üncü maddenin 1-6 numaralı bentlerinde yazılı
kaçakçılık suçlarını veya kaçakçılığa teşebbüs suçlarını”,”defterdarlığın
mütalaasıyla”  “kısmının 1-3 üncü bölümlerinde” ibareleri, 22/7/1998 tarih
ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.


(2) 
Bu fıkrada yeralan “…gelirler kontrolörleri…” ibaresinden sonra gelmek üzere,
25/5/1995 tarih ve 4108 sayılı kanunun 10 uncu maddesi ile “…ile stajyer
gelirler kontrolörleri…” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.


(3) 
Bu fıkra, 22/7/1998 tarih ve 4369 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle eklenmiş,
ancak 1/1/2003 tarihinde yürürlüğe gireceği için metne işlenmeden, 11/8/1999
tarih ve 4444 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.(Sözkonusu
fıkra için bakınız: Kanunlar külliyatı 6 ncı cilt sayfa 7598)


 





654-31


Madde 371 – (4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Kanunun hükmüdür.)


(Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 -
2365/90 md.) Beyana
dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren (360 ıncı maddede yazılı
iştirak şeklinde yapılanlar dahil) kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara
kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı kayıt ve
şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez.


1. Mükellefin keyfiyeti haber verdiği
tarihten önce bir muhbir tarafından her hangi resmi bir makama dilekçe ile veya
şifahi beyanı tutanakla tevsik edilmek suretiyle haber verilen husus hakkında
ihbarda bulunulmamış olması (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş
olması şarttır.)


            
2. (Değişik : 1/5/1981 - 2455/4 md.) Haber verme dilekçesinin yetkili
memurlar tarafından mükellef nezdinde her hangi bir vergi incelemesine
başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden evvel
(Kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş
ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;


            
3. Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin mükellefin haber verme
dilekçesinin verildiği tarihten başlıyarak 15 gün içinde tevdi olunması;


            
4. Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının mükellefin keyfiyeti haber verme
tarihinden başlıyarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi;


            
5. (Değişik : 4/12/1985 - 3239/30 md.) Mükellefçe haber verilen ve ödeme
süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183
sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı
oranında bir zamla birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde
ödenmesi.


            
(Değişik : 30/12/1980 - 2365/90 md.) Yukarıdaki şartların yerine
getirilmesi halinde kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında 360 ıncı madde
hükmü uygulanmaz.


            
(Ek : 30/12/1980 - 2365/90 md.) Bu madde hükmü Emlak Vergisinde
uygulanmaz.


41 – 4/6/2008 tarihli ve 5766 
sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları:Mükerrer 242.)


Mükkerer Madde 242 fıkra (2) son paragraf
- ( 28/12/2001 tarihli ve 4731 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı;
elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi,
muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve
düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik
ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer
alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik
bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığına veya belirleyeceği gerçek
veya tüzel kişilere aktarma zorunluluğu getirmeye, bilgi aktariminda uyulacak
format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu
Kanun kapsamına giren işlemlerde elektronik imza kullanım usul ve esaslarını
düzenlemeye ve denetlemeye yetkilidir.


 42 – 16/6/2009 tarihli ve
5904  sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numarası:Mükerrer 72.)


            
Madde 72 – fıkra dört – cümle iki -(4/12/1985 tarihli ve 3239 sayılı Kanunun
hükmüdür.) Daimi
komisyonların nerelerde kurulacağını Maliye ve Gümrük Bakanlığı belli eder.


 





654-32


 


43 – Anayasa Mahkemesi’nin
15/10/2009 tarihli ve E.: 2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile iptal
edilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 114.)


            
Madde
114 – fıkra iki –
(4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.) Şu kadar ki, vergi
dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını
durdurur. Duran zamanaşımı mezkür komisyon kararının vergi dairesine tevdiini
takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. (1)


44 – 23/7/2010 tarihli ve
6009  sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numarası: 367,369,413.)


            
Madde 367 – birinci fıkra -(23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yaptıkları
inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden
maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler
kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve
vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi
dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın
mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.


            
Yanılma:


            
Madde 369 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra : 30/12/1980 - 2365/88 md.) Aşağıda yazılı
hallerde vergi cezası kesilmez:


            
1. (Değişik : 30/12/1980 - 2365/88 md.) Yetkili makamların mükellefin
kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları;


            
2. Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların görüş ve kanaatini
değiştirmiş veya bu hükme ait bir içtihadın değişmiş olması.


            
Mükelleflerin izahat talebinde bulunabilecekleri:


            
Madde 413 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mükellefler,
Maliye Bakanlığından veya Maliye Bakanlığının bu hususta yetkili kıldığı
makamlardan vergi durumları ve vergi uygulanması bakımından müphem ve tereddüdü
mucip gördükleri hususlar hakkında izahat istiyebilirler.


            
Yetkili makamlar yazı ile istenecek izahatı yazı ile veya sirkülerle cevaplamak
mecburiyetindedirler.(2)


            
Alacakları cevaplara göre hareket eden mükelleflerin bu hareketleri cezayı istilzam
etse dahi ceza kesilmez.


 


 


 


 


 


 


–––––––––––––––


(1)
Bu maddenin ikinci fıkrası, Anayasa Mahkemesi’nin 15/10/2009 tarihli ve E.:
2006/124, K.: 2009/146 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup Kararın Resmi
Gazete’de yayımlandığı 8/1/2010 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.


(2)
30/7/2003 tarihli ve 4962 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“en kısa bir zamanda”  ibaresi, “yazı ile veya sirkülerle” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


                                                                   



 


 





654-33


 


45 – 7/7/2011 tarihli ve 646
sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları: 135, 140.)


İncelemeye
yetkililer:


            
Madde 135 – (4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
(Değişik birinci fıkra : 24/6/1994-4008/3 md.) Vergi incelemesi;
hesap uzmanları, hesap uzman yardımcıları, ilin en büyük mal memuru, vergi
denetmenleri, vergi denetmen yardımcıları veya vergi dairesi müdürleri
tarafından yapılır.


            
(Değişik : 24/3/1988 - 3418/31 md.) Maliye Müfettişleri, Maliye Müfettiş
Muavinleri, Gelirler Kontrolörleri ve  Stajyer Gelirler Kontrolörleri,
Gelirler Genel Müdürlüğünün merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında
görev yapanlar her hal ve takdirde vergi inceleme yetkisini haizdir. (1)


  Madde 140 – fıkra 2
- (23/7/2010 tarihli ve 6009 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye
müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler
kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından düzenlenen vergi
inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi
edilmeden önce, vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birimler
nezdinde meslekte on yılını tamamlamış en az üç kişiden oluşturulacak rapor
değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin
kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu
yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanla komisyon arasında uyuşmazlık
oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi inceleme raporları üst değerlendirme
mercii olarak, Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarları aşan tarhiyat önerisi
içeren vergi inceleme raporları ise doğrudan, Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı,
Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanlığı
bünyesinde oluşturulan rapor değerlendirme komisyonlarının üyeleri arasından
görevlendirilecek üçer üyeden oluşan dokuz kişilik merkezi rapor değerlendirme
komisyonu tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük,
yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden
değerlendirilir. İncelemeyi yapanlar, bu komisyon tarafından yapılacak
değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri vergi inceleme raporlarını işleme
konulmak üzere bağlı oldukları birime tevdi ederler.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


——————————


(1) 
Bu fıkrada yeralan "Stajyer Gelirler Kontrolörleri" ibaresi 22/7/1998
tarih ve 4369 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.


 





654-34


 


46 – 11/10/2011 tarihli ve 666
sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları: Ek Madde 13.)


            
Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent b) (24/3/1988 tarihli ve 3418
sayılı Kanunun hükmüdür.)  Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi
Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatında çalışan (sözleşmeli olarak istihdam
edilenler dahil) personele, normal mesai gün ve saatleri dahilinde, daire
dışında yapılan çalışmalarda, aylık toplam 100 saati geçmemek üzere, dışarıda
geçirilen her bir saat için, karşılığı genel bütçeden ödenen fazla mesai ücreti
esas alınmak suretiyle, bu ücretin üç katını aşmayacak şekilde ödeme
yaptırmaya; (1)(3)


            
Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent c) (24/3/1988 tarihli ve
3418 sayılı Kanunun hükmüdür.) Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi
Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile
sözleşmeli personele, ayda 100 saati aşmayacak şekilde yaptırılacak ek fazla
mesai karşılığında, fazla mesainin yaptırıldığı saatler, çalışma mahalleri,
çalışmaların resmi tatil ve bayram günlerinde yaptırılması gibi hususlar
dikkate alınmak suretiyle, Genel Bütçeden ödenen fazla mesai ücretinin beş
katını aşmayacak şekilde, saat başına farklı fazla mesai ücreti tespitine,(1)
(2)(3)


            
Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent d) (28/12/2001 tarihli ve
4731 sayılı Kanunun hükmüdür.) Şehirler arası yollarda yapılacak vergi
denetimlerine yardımcı olmak üzere görevlendirilen güvenlik görevlilerine de bu
esaslar dahilinde fazla çalışma ücreti ödenmesine,


 


 


 


 


 


 


 


–––––––––––––––


(1) 
 9/4/2003 tarihli ve 4842 sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle,  (b) ve
(c) bentlerinde yer alan “70” ibareleri, “100”; (b) bendinde yer alan “Gelirler
Genel Müdürlüğü” ile (c) bendinde yer alan “Vergi incelemesine yetkili personel
ile Gelirler Genel Müdürlüğü” ibareleri, “Maliye Bakanlığı”; (b) bendinde yer
alan “bir katını” ibaresi, “üç katını” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


(2) 
Bu bentte yer alan  “teşkilatında çalıştırılan personele, bütçe kanunları
uyarınca yaptırılan fazla mesaiye ilave olarak”ibaresi,17/9/2004 tarihli ve
5234 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar
ile sözleşmeli personele” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(3) 
5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle bu bentlere, “Maliye
Bakanlığı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile Gelir İdaresi Başkanlığı”
ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.


 


 


 


 


 





654-35


 


47 – 11/10/2011 tarihli ve 666
sayılı KHK ile 14/1/2012 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: Ek Madde 13.)


            
Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – bent  a) (20/3/1997 tarihli ve
 570 sayılı KHK’nin hükmüdür.)


               
Maliye
Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatında çalışan
memurlar ile sözleşmeli personele (Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcıları,
Vergi Müfettişi ve Yardımcıları ile bağlı kuruluşların kadro karşılığı
sözleşmeli personeli hariç) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge
dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya,(1) (3) (4) (5)(8)


            
Ek Madde 13 - dördüncü fıkra – ( “Yetkilidir.” Ibaresinden sonra gelen
sırasıyla birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü paragraflar)


            
 (24/3/1988
tarihli ve 3418 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ek ödemelerde 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır.


            
 (26/12/1993
 tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.) Görev yapılan birim
ve iş hacmi,görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü,personelin sınıfı, kadro
ünvanı,derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin
farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanı tarafından
tespit edilir.


            
(26/12/1993  tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.) Yukarıda belirtilen
esaslar dahilinde yapılacak ödemeler Gelir Vergisine tabi tutulmaz. (Ek
cümle: 20/6/2001-4684/15 md.) Bu ödemeler bütçeden karşılanır. Bağlı
kuruluşlar personeline yapılacak ek ödemelerin belirlenmesinde, bunlara
ödenmekte olan ikramiye, fazla mesai ücreti gibi farklı ödemeler ile diğer
imkanlar dikkate alınır ve bağlı kuruluş bütçelerinden ödenir.


            
(26/12/1993  tarihli ve 3946 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu madde
kapsamında bulunan personele yapılan ikramiye, teşvik primi, teşvik ödemesi,
döner sermaye katkı payı ödemeleri, döner sermaye gelirlerinden yapılan ek
ödemeler ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca ödenen tutarlar ile Maliye
Bakanlığınca belirlenecek benzeri ödemelerin net tutarları, bu madde kapsamında
yapılan ek ödemenin aylık net tutarından mahsup edilir. Mahsuba ilişkin esas ve
usulleri belirlemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödeme ilgili mevzuatı
uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye,
ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzeri ödemelerin hesabında dikkate
alınmaz.


Ek Madde 13 – altıncı fıkra - (7/7/2011
tarihli ve 646 sayılı KHK’nin hükmüdür.)


6- En yüksek Devlet memuru aylığının (ek
gösterge dahil);


a) Vergi Denetim Kurulu Başkan ve
Yardımcılarına %200’ünü,


b) Vergi Müfettişi ve Yardımcılarından;
görev yeri Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı olarak
belirlenenlere %100’ünü, diğer grup başkanlıkları olarak belirlenenlere
%200’ünü,


geçmemek üzere her ay ek ödeme
yapılabilir.


 


 


***Bu sayfada yer alan dipnotlar için
654-36 numaralı sayfaya bakınız.
654-36


 


Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcıları
ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında Vergi Müfettişlerinden Grup Başkanı
olarak görevlendirilenlere en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge
dahil) %50’sini geçmemek üzere ayrıca ek ödeme yapılabilir.


Söz
konusu ek ödemelerin oranı ile esas ve usulleri; görev yapılan grup
başkanlıkları, görev yapılan yer, kadro unvan ve derecesi gibi kriterler
birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak Maliye Bakanı tarafından belirlenir.
Bu ödemelerde 657 sayılı Kanunun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu
ödemelerden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.


 


––––––––––––––


(1)  
Bu maddede geçen "Maliye ve Gümrük Bakanlığı," ibareleri, 20/3/1997
tarih ve 570 sayılı KHK'nin 12 nci maddesi ile "Maliye Bakanlığı” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir


(2)
“Gelir İdaresii Geliştirme Fonu” şeklindeki madde başlığı,  
20/6/2001 tarih ve 4684 sayılı kanun ile metinden çıkarılmıştır.


(3) 
Bu bendde yeralan “% 120 sini” ibaresi, 22/12/1997 tarih ve 4315 sayılı Kanunun
5 inci maddesiyle “%200 ünü” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(4) 
(a) bendinde yer alan, “(sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların üst düzey
yönetici kadrolarına atananlar dahil)” ibaresi; 20/6/2001tarihli ve 4684 sayılı
Kanunun 15 inci maddesiyle “(sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların
personeli dahil)” olarak değiştirilmiş, daha sonra 9/4/2003 tarihli ve 4842
sayılı Kanunun 36 ncı maddesiyle,”( (sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların
personeli dahil, bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç)
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(5) 
Bu bentte yer alan “Maliye Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan
personeli dışında kalan personeline (sözleşmeli personel ile bağlı kuruluşların
personeli dahil, bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli
hariç)”ibaresi,17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle
“Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı
kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (bağlı kuruluşların
kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç)” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


(6) 
“Ek paragraf” ibaresi, 17/9/2004 tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 5 inci
maddesine istinaden kullanılmıştır.


(7) 
Bu maddenin (a) bendindeki “Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve
taşra teşkilatı kadrolarında…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 20/3/2008 tarihli
ve E.: 2006/109, K.: 2008/82 sayılı Kararı ile 5/7/2009 tarihinden geçerli
olmak üzere iptal edilmiş olup, daha sonra 25/6/2009 tarihli ve 5917 sayılı
Kanunun 47 nci maddesiyle bu ibare “Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının
merkez ve taşra teşkilatında çalışan” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.


(8)
7/7/2011 tarihli ve 646 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu fıkranın (a)
bendinin birinci paragrafında yer alan “(bağlı kuruluşların kadro karşılığı
sözleşmeli personeli hariç)” ibaresi “(Vergi Denetim Kurulu Başkan ve
Yardımcıları, Vergi Müfettişi ve Yardımcıları ile bağlı kuruluşların kadro
karşılığı sözleşmeli personeli hariç)” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


 





654-37


 


48- Anayasa Mahkemesi’nin 10/2/2011
tarihli ve E.: 2008/58, K.: 2011/37 sayılı Kararı ile iptal edilmiş hükümlerin
metinleri. (Madde Numarası: 112.)


Madde 112 – 4 numaralı fıkra -(22/7/1998 
tarihli ve 4369 sayılı Kanunun hükmüdür.) 4. Fazla veya yersiz olarak
tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili
mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin
tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu
tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ
edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre
belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz, 120 nci madde hükümlerine göre
red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödenir.(1)


49- 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun
ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numarası: Mükerrer Madde 257.)


Mükerrer Madde 257 – birinci fıkra bent 6

(3/7/2005  tarihli ve 5398 sayılı Kanunun hükmüdür.) 6- Vergi
güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli,
elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz
ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, halogram, kupür, damga, sembol
gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye,
uygulamaya ait usûl ve esasları belirlemeye,


50- 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanun
ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numarası: 153/A .)


Madde 153/A- onuncu
fıkra - ( 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun hükmüdür.) 359 uncu
maddede sayılan fiilleri işledikleri veya bu fiillere iştirak ettikleri vergi
incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporla tespit edilenlerden bu
durumları kesinleşenler ile birinci, ikinci ve üçüncü fıkraların kapsamına
girenler veya bu fiillere iştirak edenler, fiilin işlendiği tarihten itibaren
altı yıl süreyle hiçbir surette vergi teşvik ve desteklerinden yararlanamazlar.


51- 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numaraları: 101, 102, 103, Mükerrer Madde 257 .)


             Bilinen
adresler:


Madde 101 – (4/1/1961 tarih ve 213 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


             Bu
kanuna göre bilinen adresler şunlardır:


             1.
Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;


             2.
Adres değişikliğinde bildirilen adresler;


             3.
İşi bırakmada bildirilen adresler;


             4.
Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;


             5.
Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;


             6.
(Değişik: 23/6/1982 - 2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma
dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;


             7.
Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin
tutanakta imzası bulunmak şartiyle);


             8.
Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen
adresleri.


             Mektupların
gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son
olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır.


––––––––––––––––––


(1)
Bu fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 10/2/2011 tarihli ve E.: 2008/58, K.: 2011/37
sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup, Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı
14/5/2011 tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.





654-38


            


             Tebliğ
evrakının teslimi:


             Madde
102 – (4/1/1961
tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Tebliğ
olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet
muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak
suretiyle tesbit olunur.


             Muhatabın
zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde
posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal
tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.


             Muhatabın
geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya
komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın
kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan
imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen
evrak çıkaran mercie iade olunur.


             Bunun
üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra
yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple
tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.


             Muhatap
imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek
durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.


             Muhatap
tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle
tebliğ edilir.


             Yukarıdaki
fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar
heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet
taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara
da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur.


             Tebliğin
ilanla yapılacağı haller:


             Madde
103 – (4/1/1961
tarih ve 213 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Aşağıda
yazılı hallerde tebliğ ilan yoliyle yapılır.


             1.
Muhatabın adresi hiç bilinmezse;


             2.
Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş
olan mektup geri gelirse;


             3.
Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;


             4.
Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa.


             Mükerrer
Madde 257- birinci fıkra (4) numaralı bent- (16/7/2004 tarihli ve 5228 sayılı
Kanunun hükmüdür.) Bu Kanunun 149 uncu maddesine göre devamlı bilgi vermek
zorunda olanlardan istenilen bilgiler ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin,
şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet
de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi
iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş
gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin
vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname,
bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile
uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname,
bildirim veya bilgi çeşitleri,
mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya,





654-39


 


 


(Ek
ibare: 3/7/2005 - 5398/23 md.) kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya
pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi
ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik
ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik
ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye,(1)


Mükerrer Madde 257- beşinci
fıkra-birinci cümle- (3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanunun hükmüdür.) Kanuni süresi
geçtikten sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen
beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesi üzerine elektronik ortamda
düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameler mükellef, vergi sorumlusu veya
bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya
tüzel kişiye elektronik ortamda iletilir.


52- 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun
ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numarası: 353 .)


   Madde 353 – birinci fıkra- (1) numaralı bent-
(25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.) Verilmesi ve alınması
icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek
makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek
meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve
almak zorunda olanların herbirine, her bir belge için 10.000.000 (240 TL) liradan
aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ
farkının % 10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.


   Bir takvim yılı içinde her
bir belge nevine ilişkin olarak tespit olunan yukarıda yazılı özel
usulsüzlükler için kesilecek cezanın toplamı 5.000.000.000 (120.000 TL)
lirayı geçemez.


   Madde 353 – birinci fıkra- (2) numaralı bent-
(25/5/1995 tarihli ve 4108 sayılı Kanunun hükmüdür.)  Perakende satış fişi,
ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk
irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye
Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin,
kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile
örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak
düzenlendiğinin tespiti halinde, her bir belge için 10.000 000 (240 TL) lira
özel usulsüzlük cezası kesilir.


   Ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak
kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı her bir tespit için 500.000.000 (12.000
TL) lirayı, bir takvim yılı içinde ise 5.000.000.000 (120.000 TL)
lirayı aşamaz.


 


 


 


–––––––––––––––––––––


(1)  Bu
bendin sonuna, 3/7/2005 tarihli ve 5398 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle
“kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen
beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe,
vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi
verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna
ilişkin usûl ve esasları belirlemeye,” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.





 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?