Umumi Hıffsıhha Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 1593

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

119








119


 


UMUMİ HIFZISSIHHA
KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN


KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ (1)


 


 


         
Kanun Numarası
               
: 1593


         
Kabul Tarihi
                      
: 24/4/1930


         
Yayımlandığı R. Gazete       : Tarih :
6/5/1930  Sayı : 1489


         
Yayımlandığı
Düstur            :
Tertip : 3   Cilt : 11   Sayfa : 143


 


 


            
1 – 14/5/1932 tarih ve 1961 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 288)


            
Madde 288 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
103 üncü maddede zikredilen mecburiyete riayet etmediği tebeyyün edenler 3
aydan aşağı olmamak üzere hapis cezasına veya 550 liraya kadar ağır para
cezasına mahküm edilirler.


            
2 – 15/6/1942 tarih ve 4255 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 31, 32, 33, 34, 35,
38, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 52, 63, 229, 234).


            
Madde 31 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türk ve ecnebi limanlarından Türkiye limanlarından birine gelmek üzere hareket
eden her gemi bir sıhhat patentasını hamil olmalıdır. Ecnebi limanlarından
gelen gemilere ait patentalar mahalli Türkiye konsolosları veya vekilleri
tarafından tetkik ve patentanın salahiyet sahibi bir makam tarafından
verildiğine kanaat edildikten sonra vize edilir. Mütaaddit ecnebi limanlarına
uğrayan gemiler son uğradıkları limandan konsolos vizesi alırlar.


            
Madde 32 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Fevkalade hallerde ve memleketi tehlikeye maruz bırakan salgınlar zuhurunda
Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti hastalığın hüküm sürdüğü limanlarda bulunan
konsolosluklarda çalışmak veya konsolosluk mevcut olmadığı halde müstakilen
vazife yapmak üzere mahsus memur gönderir. Bu gibi hallerde sıhhat
patentalarının vizesi ve bulundukları mahallin sıhhi ahvali hakkında malümat
almak vazifesi bu sıhhat memurlarına aittir.


            
Madde 33 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Konsolos veya vekili veya ahvali fevkalade de Sıhhat ve İçtimai Muavenet
Vekaletinin mahsus memuru bulunmıyan yerlerde görülecek lüzum üzerine ya
mahhalli memurların vizesi veya muahedelerle münasebette bulunduğumuz dost
Devletlerden birinin konsolosluğunca yapılacak vizeler muteber olur.


 


 


——————————


(1)   
Bu Kanundaki para cezalarının uygulanması ile ilgili olarak 10/6/1949 tarih ve
5435 sayılı Kanunu değiştiren 21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile
15/8/1957 tarih ve 9682 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/5/1957 tarih ve
E.1, K.12 sayılı Yargıtay İç. Bir. Kur. Kararına bakınız.





120


 


            
Madde 34 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ecnebi limanlarındaki mahalli memurlar tarafından 31 inci maddede zikredilen
sıhhat patentası verilmediği takdirde bu patentalar konsolosluk veya mevcut ise
Sıhhat Vekaletinin memuru tarafından verilir.


            
Madde 35 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sıhhat patentalarının vizesine mukabil mahsus kanun mucibince alınacak resim,
konsolosluklar tarafından alınır.


            
Madde 38 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
37 nci maddede zikredilen hastalıklardan hariçten gelmiş olmadığı tahakkuk eden
vak'ayı zuhurunu bildiren patentalar ile mebdeinde temiz olduğu halde Türkiye
limanlarından birine gelinceye kadar geçen seyahat müddeti esnasında geminin
ahvali sıhhiyesinde vukua gelen tebeddül dolayısiyle evsafı değişen ve 31, 32,
33 ve 44 üncü maddeler ahkamına muvafık olmıyan patentalar bulaşık addedilir.


            
Madde 40 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türk ve ecnebi limanlarından gelerek Türk limanlarından birine dahil olan
gemiler sıhhi muayeneye tabi olup bu mükellefiyete riayet etmiyen gemilere
serbest pratika verilmiyerek yolcu ve eşya çıkarılmasına münamenat olunur.


            
Madde 41 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her gemi bir Türk limanına muvasalatı akabinde ve talimatnamelerle tayin olunan
saatlerde Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü memurları tarafından
ziyaret ve patentaları ve geminin sıhhi vaziyeti tetkik olunur. Bu memurlar
tarafından serbest pratika verilmedikçe gemilere başkalarının girmesi ve
gemilerden 47 nci maddede mezkür talimatname hükümleri haricinde kimsenin
çıkması memnudur.


            
Madde 42 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kaza, fırtına veya ahvali fevkalade sebebiyle bir limana girmeğe mecbur olan
gemilerden yukarıdaki maddelerde zikredilen evsafı haiz patenta aranmaz. Yalnız
bunlar sıhhat patentalarını ibraz etmeğe mecburdurlar ve sahil sıhhat
memurlarının murakabesi altında limanda kalırlar.


            
Madde 43 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türk limanlarına gelen ecnebi harb gemileri ile ecnebi donanmalarına mensup
muavin sefineler patenta ibrazına mecbur değildir. Yalnız kara ile irtibat
etmek ve serbest pratika almak istedikleri takdirde behemhal ticaret sefineleri
hakkındaki hükme tabidirler.


            
Madde 44 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türk harb sefineleri ve ticaret ile münasebeti olmayıp hükümete ait bulunan
sair gemiler munhasıran hizmetlerine ait işler için Türk limanları arasında
seyrüsefer ettikleri ve hiç bir bulaşık limana uğramadıkları ve yolcu, asker ve
saire nakleylemedikleri takdirde Türk limanlarına girip çıktıkları zamanlar
sıhhi muayeneye tabi değildirler. Fakat gemi derununda sari hastalık zuhur
ettiği takdirde bu gemilerin kaptanları muvasalat limanındaki hudutlar ve
sahiller sıhhiye memuruna haber vermeğe mecburdur. Bu takdirde tıbbi muayene
icra ve serbest pratika ita edilmeden kara ile ihtilat edemez. 37 nci maddede
zikredilen hastalıklarla bulaşık limanlardan gelen bu nevi gemiler sair ticaret
sefineleri hakkındaki hükme tabidir.





121


 


            
Madde 45 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Çanakkale Boğazı ile Karadeniz Boğazı arasındaki Marmara havzasında seyrüsefer
eden gemiler muvasalat ettikleri limanlarda yolcularını sıhhi zıyaret vaki
olmadan çıkarabilirler. Yalnız bu esnada geminin sıhhi muamelesini itmam etmesi
lazımdır. Eğer bu mıntaka dahilindeki gemilerin hareket limanlarında sari
hastalık varsa bunlar umumi ahkama tabi olurlar.


            
Madde 46 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
43, 44 üncü maddelerde zikredilen gemiler ile küçük mesafelere gidip hiç bir
yere uğramayarak avdet eden balıkçı gemileri müstesna olmak üzere Türkiye
limanlarından ihtilat ederek çıkan her Türk ve ecnebi gemisi bir sıhhat
patentasını hamil olmalıdır. Bu patentalar mahalline göre temiz veya bulaşık
addolunur.


            
Madde 52 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bütün Türkiye limanlarında sıhhi muamele ifası Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum
Müdürlüğü memurlarına aittİr. Bunların bulunmadığı mahallerde Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaletinin göstereceği lüzum üzerine hükümet veya belediye tabipleri
veya liman reisleri veyahut nahiye müdürleri ile gümrük memurları kanun ve
nizam ve talimatnameler hükümleri dairesinde sıhhi müdafaaya müterettip
vazifeleri ifa ve rüsumu tahsil ederler.


            
Madde 63– (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Limanlarda bulunan ve sıhhiye patentası vermekle mükellef olan memurlar 57 nci
maddede yazılı hastalıklardan ancak kolera, veba, çiçek, lekeli humma
hastalıklarından zuhur etmiş hakiki vakaları ecnebi gemileri ve ecnebi
memleketlerine gidecek Türk gemileri patentalarına işaret ederler. Türkiye
limanları arasında seyrüsefer eden Türk gemilerine verilecek Patentalara mezkür
maddedeki hastalıklardan her birisinin tahakkuk etmiş vakaları yazılır.


            
Madde 229 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kolera, veba, çiçek, şarbon, cüzam ve ruam illetlerinden vefat edenlerin nakli
memnu olduğu gibi bunlardan defnedilmiş olanların vefatları tarihinden itibaren
üç sene ve 57 nci maddede zikredilen diğer hastalıklardan vefat etmiş olanların
da bir sene mürur etmeden mezarlarından çıkarılarak başka bir mahalle nakilleri
de memnudur.


            
Madde 234 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Ecnebi memleketlerinden getirilen ölülerin nakline müsaade edildiğine ve bunun
için sıhhi mahzur mevcut olmadığına dair mahalli idareden verilip konsoloslarca
tasdik edilmiş vesika ibraz edilmedikçe bunların her ne tarikle gelirse gelsin
memlekete duhullerine müsaade edilmez.


            
3 – 1/7/1948 tarih ve 5237 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 209)


            
Madde 209 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İçme veya kaplıca mahalli olarak ilan edilen şehirler belediyesi mevsiminde
içme veya kaplıcaya gelenlerden ikamet müddetine mahsus olmak üzere bir resim
tahsiline salahiyettardırlar. Bu resim hasılatı tamamen şehir ve kasabanın
tezyin ve tedavi için gelen zairlerin istirahat esbabını ve zevkini temin
maksadına sarf ve tahsis olunur. Resim miktarı içme veya kaplıcanın mevkiine ve
vaziyetine göre tayin ve Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve Dahiliye ve İktisat
Vekaletlerince müştereken tesbit ve İcra Vekilleri Heyeti karariyle tasvip
olunur.





122


 


            
4 – 17/1/1949 tarih ve 5305 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 12,14)


            
Madde 12 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yüksek Sıhhat Şürasından her üç sene nihayetinde kur'a ile üç aza çıkarılarak
yerine diğerleri 11 inci maddede gösterildiği veçhile tayin olunurlar. Çıkan
azanın yeniden intihabı caizdir. Yeniden intihap edilmedikleri takdirde Yüksek
Sıhhat Şürası fahri azalığı unvanını kaydi hayat şartıyle taşırlar.


            
Madde 14 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Yüksek Sıhhat Şürası, Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekilinin veya onun tensip
edeceği bir zatın riyaseti altında asli azadan laakal beş zatın huzuriyle
içtima eder. Reyler sülüsanı ekseriyetle ittihaz olunur. Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaleti müsteşar ve hıfzıssıhha işleri ve içtimai muavenet umum
müdürleri Yüksek Sıhhat Şürasının tabii azasındandırlar.


            
5 – 15/5/1959 tarih ve 7269 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 264)


            
Madde 264 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Nüfusu her neye baliğ olursa olsun büyük bir yangın, zelzele ve her hangi diğer
bir afet sebebiyle veya harb yüzünden büyük bir kısmı veya tamamı harap olan
şehir ve kasabalar belediyeleri, tabi halin geri gelmesinden itibaren en çok
altı ay zarfında o şehir ve kasabanın yeniden tanzim ve imarı için bir plan ve
proje tertibine mecburdurlar. Muvakkat ikametgahlar müstesna olmak üzere bu
plan ve projelerin tanziminden evvel harap olan kısımlarda her türlü inşaat
menolunur.


            
6 – 1/4/1965 tarih ve 557 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 156 )


            
Madde 156 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunun neşrinden sonra berhayat çocuğu altı veya altıdan fazlaya baliğ olan
kadınlara Devletçe mükafatı nakdiye verilmesi için her sene Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaleti bütçesinde bir faslı mahsus açılır. Arzu edenlere nakdi
mükafat yerine ihdas edilecek bir madalya verilir. Bu kanunun neşri tarihinde
berhayat altı veya daha ziyade çocuğu olan kadınlara dahi bu madalya verilir.


            
7 – 14/11/1972 tarih ve 1627 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 282 )


            
Madde 282 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşbu kanunda yazılı olan memnuiyetlere muhalif hareket edenler veya
mecburiyetlere riayet etmeyenlar hakkında kanunda ayrıca bir ceza hükmü
gösterilmediği ve fiilleri Türk Ceza Kanunu itibariyle daha ağır cezayı istilzam
eylemediği halde beş liradan elli liraya kadar hafif para cezası ve üç günden
bir aya kadar hafif hapis cezası verilir.


            
8 – 22/9/1983 tarih ve 2890 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 282)


            
Madde 282 – (24/4/1930 tarih ve 1593 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Bu kanunda yazılı olan yasaklara aykırı hareket edenler veya zorunluluklara
uymayanlar hakkında, kanunda ayrıca bir ceza hükmü gösterilmediği ve fiilleri
Türk Ceza Kanununda daha ağır cezayı gerektirmediği takdirde 2 aya kadar hafif
hapis ve 100 liradan 500 liraya kadar hafif para cezası verilir.





122-1


 


            
9 – 24/6/1995 tarih ve 560 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 20, 170, 171, 172.)



            
Madde 20 fıkra bir bent 8 – (24/4/1930 tarih ve 1593 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Yenilecek ve içilecek maddelerin murakabesi ve vilayet merkezleriyle lüzum görülecek
sair mahallerde gıda maddelerinin muayenesine mahsus laboratuvarlar tesisi.


            
Madde 170 – (24/4/1930 tarih ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Her ne şekilde olursa olsun süt ticareti yapanlar veya satılmak üzere süt
istihsal edenler mahalli belediyesinden bir müsaade almak mecburiyetindedirler.



            
Müsaade vermek için belediyelerce memurini sıhhiye vasıtasiyle süt istihsaline
mahsus mahallin şart ve vasıfları veya süt satacakların vasıtaları ve levazımı
teftiş ve tetkik olunur. Hayvanların sağlık zabıtası hakkındaki kanunun 43 üncü
maddesi hükmü mahfuzdur.


            
(Ek: 15/2/1952 – 5882/1 md.) Nüfusu yüz binden yukarı olan veya bu
miktardan az olsa da Bakanlar Kurulunca tensip ve ilan edilen şehirlerde özel
kap ve şişelerle satışa çıkarılacak sütler ve çiğ yenecek kremalarla
kahvaltılık paket yağlarının pastörizasyonu mecburidir.


            
Madde 171 – (24/4/1930 tarih ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sütlerin nevileri ve vasıfları ve süt ve mamulatının istihsaline ve satışına
mahsus mahallerin ve levazımın sıhhi şartları Sıhhat ve İçtimai Muavenet
Vekaleti ile İktisat Vekaletince müştereken tesbit ve belediye emirleri
şeklinde neşrolunur.


            
Madde 172 – (24/4/1930 tarih ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
170 inci maddede zikredilen müsaade istihsal mahallerinin emirlere muvafık
şartları haiz olmaması veya satış vasıta ve levazımının noksanı sebebiyle
reddolunacağı gibi verilmiş olan müsaade bu nizamlara muhalif vaziyet hudusünde
geri alınabilir.


            
10– 27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 181, 182, 183, 184,
188, 189, 190, 191, 192, 193, 195 ve 198)


            
Madde 181 fıkra son– (22/9/1983 tarihli ve 2890 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Gıda maddelerinin kaynakta kontrolü esasları, Sağlık ve Sosyal Yardım
Bakanlığınca altı ay içinde hazırlanıp Resmi Gazete'de yayımlanacak
yönetmelikle düzenlenir.


            
Madde 182- (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Madde 183  (1) ve (4) numaralı bentler- (24/4/1930 tarihli ve 1593
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
1
- Gıda maddelerinin istihsali, ihzarı ve vezni ve muhafazası ve sevki için
kullanılan bilumum eşya ve zarflar.


            
4 - Gıda maddelerine karıştırmağa mahsus boyalar.


            
Madde 184- (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.


            
Madde 188 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Boyalarla
muzadı taaffün maddeleri gıda maddelerine karıştırmak veya bu nevi şeyler
karışmış gıda maddelerini satılığa çıkarmak, satmak ve satmak üzere nezdinde
bulundurmak memnudur. Sıhhat ve İçtimai Muavenat Vekaletince bu nevi boyalar ve
muzadı taaffün maddelerden zararsız olanların ne gibi şeylere ve ne miktarda
ilave edilebileceğini ve boyalarla muhafaza maddelerine ilavesi memnu olan
gıdaları mübeyyin bir liste neşrolunur.


            
Madde 189 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gıda
maddelerini tağşiş ve taklide yarıyan maddelerin ithal ve satışını men'e veya
bunların ithal, imal ve satışı hakkında bazı kayıtlar vaz'ına Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaletinin teklifi ile İcra Vekilleri Heyeti salahiyettardır.





122-2


 


            Madde 190 – (24/4/1930 tarihli ve 1593
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin göstereceği lüzum üzerine bazı nevi gıda
maddeleri veya kablar üzerine Türkçe lisaniyle bunları imal veya ticarete
sevkedenlerin ismi ve yapıldığı tarih ve evsafı ve envaı ve sıklet veya adedi
yazılmak mecburidir.


            
Madde 191 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Gıda maddelerinin
ihzar veya imal ve muhafaza edildiği veya bunların ambalajı yapıldığı ve
satıldığı mahaller ve nakledildiği vasıtalar sıhhi şartları haiz ve temiz
olmalıdır. Bu mahaller aynı zamanda ikamet ve sair beyti ihtiyaçlar hususunda
kullanılmayacağı gibi gıda maddelerinin sıhhi vasıflarını herhangi bir suretle
ihlal edebilecek sair işlere tahsis veya civarında sıhhate muzır yerler
bulundurulması memnudur. Böyle bir vaziyet hudusunda kanuni takibat yapılacağı
gibi böyle yerlerde gıda maddeleri ihzar ve imal ve muhafaza edilmesine
mümanaat olunur.


            
Madde 192 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yenilecek,
içilecek şeylerle kullanılacak eşyanın murakabesiylemuvazzaf makamlara mensup
memurlar veya bunlar tarafından irae edilecek mütehassıslar, umuma satılmağa
mahsus yenilecek ve içilecek şeylerin istihsal, imal, ihzar ve veznedildiği
veya ambalajı yapıldığı veyahut satıldığı ve kullanılacak eşya ve levazımın
depo edildiği mahalleri ve bu işlere mahsus alat ve vesaiti munhasıran iş
zamanlarına tesadüf etmek şartiyle teftiş ve muayene için nümune almağa veya
talep etmeğe salahiyettardır. Alınan nümuneler teftiş edilen mahallin sahibi
veya vekili ve teftiş eden memur tarafından mühürlenerek bir kısmı orada
bırakılır, bir kısmı tahlile gönderilir. Muhtelif işlerle iştigal eden ticaret
erbabına ait mahallerde teftişat yalnız gıda maddeleriyle kullanılacak eşya ve
levazımın bulunduğu mahalde yapılır.


            
Madde 193 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Safiyetinden şüphe
edilerek tetkik ve tahlil edilmek üzere nümune alınan gıda maddelerinden lüzumu
görülenlerin nihayet bir hafta zarfında yapılacak tahlil neticesine kadar
satılmasına mümanaat olunur ve mühür altına alınabilir.


            
Madde 195 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
192 nci maddede
zikredilen mahallerin sahipleri veya vekilleri veya bunlar namına işlere
nezaret eden memurlar veyahut umumi mahallerde gıda maddeleri ve kullanılacak
eşya satan seyyar esnaf alakadar memurların teftişlerini ve nümune almalarını
kolaylaştırmağa ve kendilerine istedikleri izahatı vermeğe mecburdurlar.


            
Madde 198 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Hayvanların ve
etlerin mezbahalarda muayeneleri hususi kanuna tevfikan yapılır.


11–23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri.(Madde Numaraları:


 110,282,283,284,285,287,288,289,290,291,292,294,295,296,297,298,299,301,302.)


Madde 110 – (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Zührevi hastalıklardan birine düçar
olduğunu bildiği veya görünüşü nazaran veyahut tedavisi altında bulunduğu
tabiplerinin izahatiyle bu hastalıklardan birine müptela olduğunu bilmesi lazım
geldiği halde hastalığı bir diğerine sirayet ettirenler hakkında bu kanunda
mezkür mücazat tatbik olunur. Takibat için alakadarın şikayeti
lazımdır.Hastalığın zuhurundan itibaren altı ay hitamında müruruzamana tabi
olur.Frengili bir çocuğun frengiye musap olduğunu bildiği halde salim bir süt
anneye emzirtmek memnudur.


 





 


122-3


 


Madde 282 – (24/9/1983
tarihli ve  2890 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bu Kanunda yazılı olan yasaklara
aykırı hareket edenler veya zorunluluklara uymayanlar hakkında;Kanunda ayrıca
bir ceza hükmü gösterilmediği ve fiilleri Türk Ceza Kanununda daha ağır bir
cezayı gerektirmediği takdirde, üç aydan altı aya kadar hafif hapis cezası ve
beşbin liradan otuzbin liraya kadar hafif para cezası verilir. Ayrıca, fiilin
işleniş şekli ve niteliğine göre failin suça vasıta kıldığı meslek ve sanatın
yedi günden üç aya kadar tatiline ve aynı süre kadar işyerinin kapatılmasına da
hükmedilebilir.


Madde 283 –  (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bu kanunda yazılı belediye
vazifelerine taallük edip 266 ıncı maddede gösterilen sıhhi zabıta
nizamnamesinde mezkür memnuiyetlere muhalif hareket edenlerle mecburiyetlere
riayet etmeyenler, 16 Nisan 1340 tarih ve 486 numaralı kanun mucibince
cezalandırılır.


            
Madde 285 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
78 inci maddede yazılı memnuiyete rağmen laboratuvarlarında kolera ve veba ve
ruam kültürleri bulunduranlar yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır para
cezasiyle tecziye edilirler ve bu kültürler müsadere ve imha edilir. (1)


Madde 287 – (24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
101 inci maddede zikredilen tedbirlere muhalefet edenler veya tedaviye icabet
etmeyenler hakkında Ceza Kanununun 526 ıncı maddesi tatbik olunur.


Madde 288 – (14/5/1932
tarihli ve  1961 sayılı Kanunun hükmüdür.)


103 üncü maddedeki mecburiyete
riayet etmeyenler seksenyedimilyon lira idarî para cezası ile
cezalandırılırlar.(1)


Madde 289 – (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


109 uncu maddedeki mecburiyete
riayet etmiyen tabipler yüzmilyon lira idarî para cezası ile cezalandırılırlar.
(1)


Madde 290 – (24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


110 uncu maddede yazılı cürümleri
irtikap edenler hakkında Ceza Kanununun 459 uncu maddesi hükümleri tatbik
olunur. Frengili bir çocuk frengiye musap olduğu bildirilmeyerek salim bir süt
anneye verilir ve süt anne frengiye duçar olursa faili hakkında aynı ceza
verilir.


Madde 291 – (24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


112 inci maddede gösterilen
tedbirlere riayet etmeyen ve tedaviye icabet eylemeyenler Ceza Kanununun 526
ncı maddesi hükmünce cezalandırılır.


––––––––––––––––––––––


(1)   16/4/1934 tarih ve
2410 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle bu maddedeki (77) rakamı (78) olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





122-4


 


Madde 292 – (24/4/1930 tarihli ve
1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


137 inci maddede gösterilen
mecburiyete riayet etmeyen gemi süvarileri 6.11.1981 tarihli ve 2548 sayılı
Gemi Sağlık Resmi Kanunu gereğince verilecek para cezasından ayrı olarak
seksenyedimilyon lira idarî para cezası ile cezalandırılır. (1)


Madde 294 –(24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


 Sıhhat ve İçtimai Muavenet
Vekaletiyle İktisat Vekaleti tarafından 141 inci maddede gösterildiği veçhile
müştereken tesbit edilen nizamnamede mündemiç levazım ve saireyi bulundurmayan
ve yolcuların selamet ve emniyetini temin eyliyecek tedbirlere riayet etmeyen
gemi sahip veya süvarilerinden üçyüzkırkyedimilyon lira idarî para cezası
alınır ve bu levazım ikmal edilinceye kadar gemilerin seyrüseferlerine mümanaat
olunur. (1)


(Ek: 24/4/2003-4854/5 md.) Bu Kanunda yazılı olan idarî para cezaları o yerin en
büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair
kararlar ilgililere 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine
göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi
gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen
cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
İtiraz, zaruret görülmeyen hâllerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa
sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idarî para cezaları 21.7.1953
tarihli ve 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre tahsil olunur.


Madde 295 – (24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


179 uncu maddede zikredilen
nizamname ile Sıhhat ve İçtimai Muavenet ve İktisat Vekaletlerince müştereken
tespit edilen tedbirlere riayet etmeyen iş sahipleri beş yüz liraya kadar ağır
cezayı nakdi ile cezalandırılır bu yüzden şahsi veya umumi zarar hasıl olduğu
takdirde ahkamı umumiye mucibince takibatı kanuniye ifa edilir.


Madde 296 – (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


185 inci maddedeki memnuiyet
hilafına hareket edenler Ceza Kanununun 396 ncı maddesi muncibince
cezalandırılır.   


Madde 297 – (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


186 (…)(3) inci
maddelerde zikredilen fiilleri irtikap edenler Ceza Kanununun  398 inci
maddesi ve 187 nci maddedeki fiilleri yapanlar 363 üncü maddesi mucibince
cezalandırılır.(2)


——————————


(1)  24/4/2003
tarihli ve 4854 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle,  288 inci maddede yer
alan "bir haftadan üç aya kadar hafif hapis veya on liradan yüz liraya
kadar hafif para cezasına mahkûm edilirler." ibaresi,
"seksenyedimilyon lira idarî para cezası ile cezalandırılırlar."; 289
uncu maddede yer alan "yüz liraya kadar hafif para cezası" ibaresi,
"yüzmilyon lira idarî para cezası"; 292 nci maddede yer alan
"500 numaralı Rüsumu Sıhhiye Kanunu mucibince ve para cezası"
ibaresi, "6.11.1981 tarihli ve 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu
gereğince verilecek para cezasından ayrı olarak seksenyedimilyon lira idarî
para cezası"; 293 üncü maddede yer alan "500 numaralı Rüsumu Sıhhiye
Kanununda mündemiç cezayı nakdilerin on misli alınmak suretiyle" ibaresi,
"Gemi Sağlık Resmi Kanununda yer alan para cezalarının on katı idarî para
cezasıyla"; 294 üncü maddede yer alan "yüz liradan beş yüz liraya
kadar ağır cezayı nakdi" ibaresi "üçyüzkırkyedimilyon lira idarî para
cezası" olarak 6/5/2003 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.


 (2)  
Bu maddenin ilk satırındaki 187 rakamı 16/4/1934 tarih ve 2410 sayılı Kanunun 4
üncü maddesiyle 188 olarak değiştirilmiş ve bu değişiklik metne işlenmiştir.


(3) Bu arada yer
alan “ve 188” ibaresi, 27/5/2004 tarihli ve 5179 sayılı Kanunun 37 nci
maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.


 


 





122-5


 


Madde 298 – (24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


 205 inci maddedeki mecburiyete
riayet edilmeyen mahaller mahkemelerce muvakkaten ve mecburiyet ifa edilinceye
kadar seddedilir.


Madde 299 –(24/4/1930 tarihli
ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


 215 inci maddede zikredilen defin
ruhsatiyesi olmadan cenaze defneden mezar bekçileri veya ölü sahipleri Ceza
Kanununun 526 ncı maddesi mucibince cezalandırılır.


Madde 301 – (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Müsaadesiz bir şehir ve kasabadan
diğerine ölü nakledenler hakkında Ceza Kanununun 526 ncı maddesi hükmü tatbik
olunur.


Madde 302 – (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Belediyelerce 252 inci maddeye
tevfikan sıhhi mahzuru olmadığı tasdik edilmeden sahip oldukları binaları iskan
ettirenler veya icara verenlerden yüz liradan beşyüz liraya kadar ağır cezayı
nakdi alınır veya bir senelik bedeli icarının iki misli cezaen tahsil olunur.


            
12- 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 10 ilâ 15, 17, 126,
127, 180.)      



            
Madde 10 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sıhhat ve İçtimai
Muavenet Vekaletince tevdi edilecek yüksek sıhhi ve içtimai meseleler hakkında
rey ve mütalaasını beyan ve sıhhi ve içtimai hizmet ve muavenetlere ait kanun,
nizamname ve talimatnameleri birinci derecede tetkik eylemek ve tababet ve
şubeleri sanatlarını ifadan mütevellit adli meselelerde ihtibar vazifeleriyle
mükellef olmak üzere bir Yüksek Sıhhat Şürası teşkil olunmuştur.


            
Madde 11 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yüksek Sıhhat
Şürası dokuz azadan mürekkep olup bu aza Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekili
tarafından memlekette ilim ve irfanı ve eserleri veya sıhhi hizmetleri ile
marufiyet kesbetmiş zevat arasından intihap ve Başvekalete inhası ve
Reisicumhurun tasdikı ile tayin olunur.


            
Madde 12 – (17/1/1949 tarihli ve 5305 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yüksek Sağlık Şürası üyeleri 11 inci maddede zikredilen esaslar dahilinde 3 yıl
süre ile vazife görmek üzere seçilirler. Bu kanunun yayımından sonra yapılacak
ilk seçimde seçilecek 9 üyeden 3 ü bir yıl, 3 ü iki yıl ve diğer 3 ü de 3 yıl
süre ile vazife görürler.Üyelerden hangilerinin bu süreler sonunda üyelikten
çıkacakları ilk oturumda çekilecek kur'a ile belirtilir.


            
Bundan sonraki seçimlerde üyeliğe getirilenler 3 er yıl vazife görürler ve bu
sürenin sonunda üyelikleri kendiliğinden düşer.


            
Süresi sona eren üyeler yeniden seçilebilirler. Bir daha seçilmiyenler (Yüksek
Sıhhat Şürası Fahri Üyesi) unvanını Ölünceye kadar taşırlar


            
Madde 13 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yüksek Sıhhat
Şürası her sene Teşrinisani, Şubat, Mayıs aylarında olmak ve her devrei
içtimaiyesi on günden aşağı olmamak üzere içtima eder. Vekaletçe lüzum
görüldüğü takdirde fevkalade içtimalar aktolunur. İçtima mahalli Ankara'dır.


            
Madde 14  – (17/1/1949 tarihli ve 5305 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yüksek Sağlık Şürası Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanının veya onun tensip edeceği
bir zatın başkanlığı altında asli üyelerden en az 5 üyenin huzuru ile
toplanır,kararlar üçte iki oy çokluğu ile verilir.





122-6


 


             Sağlık
ve Sosyal Yardım Bakanlığı Müsteşarı, Danışma ve İnceleme Kurulu Başkanı,
Sağlık İşleri ve Sosyal Yardım İşleri Genel Müdürleri Yüksek Sağlık Şürasının
tabii üyelerindendir.


             Madde
15 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yüksek Sıhhat Şürasının toplu
olmadığı zamanlarda mükellef olduğu vazifelere taallük eden acele işlerle
iştigal etmek üzere Yüksek Sıhhat Şürası kendi azası arasından üç kişilik bir
encümen intihap eder.


             Madde
16 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yüksek Sıhhat Şürası azasına her
devrei içtimaiyeye mahsus olmak üzere her sene bütçesinde miktarı muharrer bir
hakkı huzur verilir. Ankara haricinden gelenlere harcırahları ve vekaletçe
tayin olunacak yevmiyeleri ita olunur.


             Madde
17 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti
merkezi teşkilatı ve vilayetler sıhhi teşkilatı ve Yüksek Sıhhat Şurası vazifelerinin
istilzam ettiği nizamnameler tanzim ve neşrolunur.


             Madde
126 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yenilecek ve içilecek şeyler satan
veya veren veyahut taharet ve nezafete mütaallik sanatlar ifa edenler her üç
ayda bir kendilerini muayene ettirerek bir sıhhi rapor almağa mecburdurlar. Bunlardan
devrei sirayette frengi ve sari verem ve cüzzama müptela olanlarla halkın istikrah ve nefretini mucip bir cilt hastalığına
duçar olanlar sanatlarını icradan menolunurlar.


             Madde
127 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             126 ncı maddede zikrolunan sıhhi
muayene meccanen belediye tabipleri tarafından yapılır. Belediye tabipleri bulunmayan
yerlerde bu vazife hükümet tabipleri tarafından icra olunur. Mahalli
belediyelerince hangi meslek ve sanat erbabının muayeneye tabi olduğu 266 ncı
maddede zikredilen nizamnameye dercolunur.


             Madde
180 – (24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devamlı olarak en az elli işçi çalıştıran
bütün iş sahipleri, işçilerinin sıhhi ahvaline bakmak üzere, bir veya mütaaddit
tabibin sıhhi murakabesini temine ve hastalarını tedaviye mecburdur. Büyük
müessesatta veya kaza ihtimali çok olan işlerde tabip daimi olarak iş
mahallerinde yahut civarında bulunur. Hastanesi olmayan mahallerde veya
şehirler ve kasabalar haricinde bulunan yerlerdeki iş müesseseleri bir hasta
odası ve ilk yardım vasıtalarını ihzar ederler. Yüzden beş yüze kadar daimi
amelesi olan müesseseler bir revir mahalli ve beş yüzden yukarı amelesi olanlar
yüz kişiye bir yatak hesabiyle hastane açmağa mecburdurlar.


13- 20/8/2016 tarihli ve 6745
sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri.(Madde numarası: 216.)


Madde 216 – birinci fıkra- birinci
cümle- (24/4/1930
tarihli ve 1593 sayılı Kanunun hükmüdür.) Belediye tabipleri olan yerlerde
defin ruhsatiyeleri bu tabipler tarafından, bulunmadığı takdirde Hükümet
tabipleri tarafından mevtanın muayenesinden sonra verilir.





 


 


 


123


 


   1593 SAYILI KANUNA EK VE
DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN


                
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 


 
Kanun                                                                                                                             
 Yürürlüğe


    
No.                              
Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler                             
 giriş tarihi


--------------     
------------------------------------------------------------------------ 
--------------------


    
1961                                                          
–                                                              
19/5/1932


    
2410                                                          
–                                                              
19/4/1934


    
3987                                                          
–                                                              
31/3/1941


    
4255                                                          
–                                                              
20/6/1942


    
5237            1, 4, 5
ve 9 uncu maddeleri ile 51 inci maddesinin bu  madde-


                        
lerle ilgili
hükümleri                                                                                  
1/1/1949


                        
Diğer
maddeleri                                                                                        
1/8/1948


    
5305                                                          
–                                                             
  21/1/1949


    
5882                                                          
–                                                              
 22/2/1953


    
7269                                                          
–                                                              
 25/5/1959


      
557            1 ve 2
nci
maddeleri                                                                               
10/4/1965


                        
Diğer
maddeleri                                                                                      
10/7/1965


    
1627                                                          
–                                                            
 23/11/1972


    
2890                                                          
–                                                            
   24/9/1983


 


 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?