Türkiye Cumhuriyeti Anayasası´nın Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 2709Resmî Gazete: 09.11.1982 / 17863

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

1345










1345


 


 


TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASI'NIN


YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞ


HÜKÜMLERİ


 


         
Kanun
Numarası            
: 2709


         
Kabul
Tarihi                  
: 18/10/1982


         
Yayımlandığı R.Gazete   : Tarih: 9/11/1982Sayı: 17863 (Mükerrer)


         
Yayımlandığı Düstur       : Tertip: 5 Cilt: 22
Sayfa: 3


 


            
1- 17/5/1987 tarih ve 3361 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış ve
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 67, 75, 175, Geçici
Madde 4)


            
Madde 67 fıkra üç – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Yirmibir yaşını
dolduran her Türk vatandaşı, seçme ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.


            
Madde 75 – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletçe genel oyla seçilen dörtyüz
milletvekilinden kuruludur.


            
Madde 175 – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
I. Anayasanın
değiştirilmesi


            
Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az
üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi
hakkındaki teklifler ivedilikle görüşülemez. Değiştirme teklifinin kabulü,
Meclisin üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun oyuyla mümkündür.


            
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, birinci
fıkradaki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki
hükümlere tabidir.


            
Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerini Türkiye Büyük Millet Meclisine geri
gönderdikten sonra, Meclis geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse
Cumhurbaşkanı bu kanunu halkoyuna sunabilir.


            
Geçici Madde 4 – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
1) 16 Ekim 1981 tarih ve 2533 sayılı Kanunla feshedilmiş bulunan siyasi
partilerden;


            
11 Eylül 1980'den sonra gerek parti tüzelkişiliği, gerek bunların merkez
yöneticilerinden veya Parlamento üyelerinden herhangi biri hakkında Türk Ceza
Kanununun İkinci Kitabının birinci babında yer alan Devletin şahsiyetine karşı
işlenmiş cürümlerden herhangi biri ile ilgili olarak kamu davası açılmış
olanlarla, 11 Eylül 1980 tarihinde iktidar partisi ve anamuhalefet partisi
durumunda bulunan siyasi partilerin;


            
a) 1 Ocak 1980 ve daha sonraki tarihlerde; genel başkan, genel başkan
yardımcıları veya vekilleri, genel sekreterleri, bunların yardımcıları ve
merkez yönetim kurulu veya benzeri organların üyeleri; Anayasanın halkoylaması sonucu
kabulü tarihinden başlayarak on yıl süre ile siyasi parti kuramazlar; Anayasa
hükümlerine dayalı olarak kurulacak siyasi partilere üye olamazlar, bu partiler
tarafından veya bağımsız olarak milletvekili genel ve ara seçimlerinde, mahalli
seçimlerde aday gösterilemezler ve aday olamazlar. Siyasi partilerle herhangi
bir şekilde bağlantı kuramazlar ve siyasi partilerde fahri olarak bile herhangi
bir görev alamazlar.





1346


 


            
b) 1 Ocak 1980 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde üye bulunan
milletvekilleri ile senatörler, Anayasanın halkoylaması sonucu kabulü
tarihinden başlamak üzere beş yıl süre ile siyasi parti kuramazlar, kurulacak
siyasi partilerin merkez yönetim kurullarında veya benzeri organlarda görev
alamazlar.


            
2) 1 Ocak 1980 tarihinde kontenjan senatörü veya Cumhuriyet Senatosunun tabii
üyesi olanlar ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin bağımsız üyelerinden;
haklarında Türk Ceza Kanununun ikinci Kitabının birinci babında yer alan
Devletin şahsiyetine karşı işlenmiş cürümlerden herhangi biri ile kamu davası
açılmış bulunanlar veya birinci fıkrada nitelendirilen siyasi partilerden
birine girmiş olanlar birinci fıkranın (b) bendi hükümlerine tabi olurlar.


            
2- 8/7/1993 tarih ve 3913 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numarası:133)


            
Madde 133 – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
F. Radyo ve
Televizyon İdaresi ve kamuyla ilişkili haber ajansları


            
Radyo ve
televizyon istasyonları, ancak Devlet eli ile kurulur ve idareleri tarafsız bir
kamu tüzelkişiliği halinde düzenlenir.


            
Kanun; Türk Devletinin varlık ve bağımsızlığını, ülkenin ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, toplumun huzurunu, genel ahlakı ve Anayasanın 2 nci maddesinde
belirtilen Cumhuriyetin temel niteliklerini koruyacak tarzda yayın yapmasını
düzenler ve Kurumun yönetim ve denetiminde, yönetim organlarının
oluşturulmasında ve her türlü radyo ve televizyon yayınlarında tarafsızlık
ilkesini gözetir.


            
Haber ve programların seçilmesi, işlenmesi sunulması ve milli kültür ve eğitime
yardımcılık görevinin yerine getirilmesi, haberlerin doğruluğunun sağlanması
esasları, organların seçimi, görev, yetki ve sorumlulukları kanunla düzenlenir.


            
Yukarıdaki ikinci fıkra hükümleri, kamu iktisadi teşebbüsü niteliği taşıyan
veya Devlet yahut diğer kamu tüzelkişilerinden mali yardım gören haber
ajansları hakkında da uygulanır.


            
3 - 23/7/1995 tarih ve 4121 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: Başlangıç metni,
33,52,53,67,68, 69,84,85,93,127,135,171)


            
Başlangıç metni - (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                                                              
B A Ş L A N G I Ç


            
Ebedi Türk vatan ve milletinin bütünlüğüne ve kutsal Türk Devletinin varlığına
karşı, Cumhuriyet devrinde benzeri görülmemiş bölücü ve yıkıcı kanlı bir iç
savaşın gerçekleşme noktasına yaklaştığı sırada;


            
Türk Milletinin ayrılmaz parçası olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin, milletin
çağrısıyla gerçekleştirdiği 12 Eylül 1980 harekatı sonucunda, Türk Milletinin
meşru temsilcileri olan Danışma Meclisince hazırlanıp, Milli Güvenlik
Konseyince son şekli verilerek Türk Milleti tarafından kabul ve tasvip ve
doğrudan doğruya O'nun eliyle vazolunan bu ANAYASA:


            
- Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk' ün
belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkilap ve ilkeleri doğrultusunda,


            
- Dünya milletler ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak;


            
Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile
çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;


            
- Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk
Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmağa yetkili kılınan hiçbir
kişi ve





1347


 


kuruluşun,
bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş
hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;


            
- Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına
gelmeyip, belli Devlet yetkilerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı
medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
kanunlarda bulunduğu;


            
- Hiçbir düşünce ve mülahazanın Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının
Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi
değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin
karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği kutsal din
duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılmayacağı;


            
- Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve
sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni
içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde
geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;


            
- Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve
kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve
millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve
hürriyetine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve
"Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat
talebine hakları bulunduğu;


            
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak
sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere;


            
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet
sevgisine emanet ve tevdi olunur.


            
Madde 33 fıkra, dört,beş,altı,yedi ve sekiz - (18/10/1982 tarih ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Dernekler, 13 üncü maddedeki genel sınırlamalara aykırı hareket edemeyecekleri
gibi; siyasi amaç güdemezler, siyasi faaliyette bulunamazlar, siyasi
partilerden destek göremez ve onlara destek olamazlar, sendikalarla, kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve vakıflarla bu amaçla ortak hareket
edemezler.


            
Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri
yerine getirmeyen dernekler, kendiğinden dağılmış sayılır.


            
Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hakim kararıyla kapatılabilir. Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, milli
egemenliğin, kamu düzeninin, başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması ve
suçların önlenmesi bakımlarından gecikilmesinde sakınca bulunan hallerde, hakim
kararına kadar kanunen yetkili kılınan merciin emriyle faaliyetten
alıkonulabilir.


            
Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensupları ile kamu
hizmeti görevlilerinin dernek kurma haklarına başkaca sınırlamalar
getirilmesine veya bu hürriyeti kullanmalarının yasaklanmasına engel değildir.


            
Bu madde hükmü vakıflara ve bu nitelikteki kuruluşlara da uygulanır.


            
Madde 52 - (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Sendikalar, 13
üncü maddede sayılan genel sınırlamalara aykırı hareket edemeyecekleri gibi;
siyasi amaç güdemezler, siyasi faaliyette bulunamazlar, siyasi partilerden
destek göremezler ve onlara destek olamazlar; derneklerle, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları ve vakıflarla bu amaçlarla ortak hareket
edemezler.





1348


 


            
İşyerinde sendikal faaliyette bulunma, o işyerinde çalışmamayı haklı göstermez.


            
Sendikalar üzerindeki Devletin idari ve mali denetimi ile gelir ve giderleri,
üye aidatının sendikaya ödenme şekli kanunla düzenlenir.


            
Sendikalar gelirlerini amaçları dışında kullanamazlar; tüm gelirlerini Devlet
bankalarında muhafaza ederler.


            
Madde 67, fıkra iki – ( 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Seçimler ve
halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm
esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır.


            
Fıkra üç – (17/5/1987 tarih ve 3361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Seçimlerin ve
halkoylamasının yapıldığı yılda, ay ve gün hesaba katılmaksızın, 20 yaşına
giren her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.


            
Madde 68 – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                                    
A. Parti kurma, partilere girme ve partilerden çıkma


            
Vatandaşlar,
siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden çıkma hakkına
sahiptir. Parti üyesi olabilmek için yirmibir yaşını ikmal etmek şarttır.


            
Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.


            
Siyasi partiler, önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri
içinde faaliyetlerini sürdürürler.


            
Siyasi partilerin tüzük ve programları, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, insan haklarına, millet egemenliğine, demokratik ve laik
Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz.


            
Sınıf veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlayan siyasi partiler kurulamaz.


            
Siyasi partiler, yurt dışında teşkilatlanıp faaliyette bulunamaz, kadın kolu,
gençlik kolu ve benzeri şekilde ayrıcalık yaratan yan kuruluşlar meydana
getiremez, vakıf kuramazlar.


            
Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim
kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve
kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından
işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, öğrenciler ve Silahlı Kuvvetler
mensupları siyasi partilere giremezler.


            
Madde 69 – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Siyasi partiler,
tüzük ve programları dışında faaliyette bulunamazlar; Anayasanın 14 üncü
maddesindeki sınırlamalar dışına çıkamazlar; çıkanlar temelli kapatılır.


            
Siyasi partiler, kendi siyasetlerini yürütmek ve güçlendirmek amacıyla
dernekler, sendikalar, vakıflar, kooperatifler ve kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları ile siyasi ilişki ve işbirliği
içinde bulunamazlar. Bunlardan maddi yardım alamazlar.


            
Siyasi partilerin parti içi çalışmaları ve kararları, demokrasi esaslarına
aykırı olamaz.


            
Siyasi partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesince yapılır.


            
Cumhuriyet Başsavcılığı, kurulan partilerin tüzük ve programlarının ve
kurucularının hukuki durumlarının Anayasa ve kanun hükümlerine uygunluğunu
kuruluşlarını takiben ve öncelikle denetler; faaliyetlerini de takip eder.


            
Siyasi partilerin kapatılması, Cumhuriyet Başsavcılığının açacağı dava üzerine,
Anayasa Mahkemesince karara bağlanır.


          Temelli kapatılan 
siyasi  partilerin  kurucuları  ile her kademedeki yöneticileri;
yeni  bir  siyasi  partinin kurucusu, yönetici  ve
denetçisi olamayacakları gibi, kapa-





1349


 


tılmış
bir siyasi partinin mensuplarının üye çoğunluğunu teşkil edeceği yeni bir
siyasi parti de kurulamaz.


            
Siyasi partiler, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, yabancı ülkelerdeki
dernek ve gruplardan herhangi bir suretle ayni ve nakdi yardım alamazlar,
bunlardan emir alamazlar ve bunların Türkiyenin bağımsızlığı ve ülke bütünlüğü
aleyhindeki karar ve faaliyetlerine katılamazlar Bu fıkra hükümlerine aykırı
hareket eden siyasi partiler de temelli kapatılır.


               
Siyasi partilerin kuruluş ve faaliyetleri, denetleme ve kapatılmaları
yukarıdaki esaslar dairesinde kanunla düzenlenir.


            
Madde 75 – (17/5/1987 tarih ve 3361 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türkiye Büyük Millet Meclisi, Milletçe genel oyla seçilen dörtyüzelli
milletvekilinden kurulur.


            
Madde 84 – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
5. Üyeliğin
düşmesi


            
İstifa eden, Türkiye Büyük Millet Meclisine seçilmeye engel bir suçtan dolayı
hüküm giyen, kısıtlanan, partisinden istifade ederek; başka bir partiye giren
veya seçim hükümetleri hariç Bakanlar Kurulunda görev alan, üyelikle
bağdaşmayan bir hizmet kabul eden, Meclis çalışmalarına özürsüz olarak bir ay
içinde toplam beş birleşim günü katılmayanların üyeliğinin düşmesine, üye
tamsayısının salt çoğunluğu ile karar verilir.


            
Partisinden istifa eden milletvekili bir sonraki seçimde, istifa tarihinde
mevcut herhangi bir partinin genel merkez organlarınca aday gösterilemez.


            
Anayasa Mahkemesinin kararında partinin kapatılmasına eylem ve sözleri ile
sebebiyet verdiği belirtilen milletvekilinin üyeliği ile temelli olarak
kapatılan siyasi partinin, kapatılmasına ilişkin davanın açıldığı tarihte,
parti üyesi olan diğer milletvekillerinin üyeliği, kapatma kararının Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına tebliğ edildiği tarihte sona erer.


            
Madde 85 - (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasına veya üyeliğin düştüğüne Meclisce karar
verilmesi hallerinde, karar tarihinden başlayarak bir hafta içinde, ilgili üye
veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden herhangi biri, bu kararın,Anayasa
veya İçtüzük hükümlerine aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine
başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içinde karara bağlar.



            
Madde 93 fıkra bir - (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Türkiye Büyük
Millet Meclisi, her yıl Eylül ayının ilk günü kendiliğinden toplanır.


            
Madde 127 fıkra üç - (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Mahalli idarelerin
seçimleri, Anayasa'nın 67 nci maddesindeki esaslara göre beş yılda bir yapılır.
Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.


            
Madde 135, fıkra üç, dört, beş, altı, yedi ve sekiz - (18/10/1982 tarih ve
2709 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyet gösteremezler; siyasetle
uğraşamazlar, siyasi partiler, sendikalar ve derneklerle ortak hareket
edemezler.


            
Siyasi partiler, sendikalar ve sendika üst kuruluşları; meslek kuruluşlarının
ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde aday gösteremezler ve belirli
adayların leh veya aleyhlerinde faaliyette bulunamazlar ve propaganda
yapamazlar.


            
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kanunda gösterildiği şekilde
Devletin idari ve mali denetimine tabidir.





1350


 


            
Amaçları dışında faaliyet gösteren ve siyasetle uğraşan meslek kuruluşlarının
sorumlu organlarının görevine, kanunun belirttiği merciin istemi üzerine,
mahkeme kararı ile son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir.


            
Türk Devletinin varlık ve bağımsızlığının, ülkenin ve milletin bölünmez
bütünlüğünün, toplumun huzurunun korunması ve Devletin Anayasada belirtilen
temel niteliklerini tehdit edici faaliyetlerin önlenmesi bakımından
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mahallin en büyük mülki amiri bu
organları geçici olarak görevden uzaklaştırabilir.


            
Görevden uzaklaştırma kararı; üç gün içinde mahkemeye bildirilir. Mahkeme
görevden uzaklaştırma kararının yerinde olup olmadığına en geç on gün içinde
karar verir.


            
Madde 171, son fıkra – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Kooperatifler,
Devletin her türlü kontrol ve denetimine tabi olup, siyasetle uğraşamaz ve
siyasi partilerle işbirliği yapamazlar.


            
4 - 18/6/1999 tarih ve 4388 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri (Madde 143)


            
Madde 143 – Fıkra iki, üç, dört ve son (7/11/1982 tarih ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir Başkan, iki asıl ve iki yedek üye ile bir
savcı ve yeteri kadar savcı yardımcısı bulunur.


            
Başkan, bir asıl ve bir yedek üye ile savcı, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve
Cumhuriyet savcıları arasından; bir asıl ve bir yedek üye, birinci sınıf askeri
hakimler arasından; savcı yardımcıları ise Cumhuriyet savcıları ve askeri
hakimler arasından özel kanunlarında gösterilen usule göre atanır.


            
Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkan üye ve yedek üyeleri ile savcı ve
savcıyardımcıları dört yıl için atanırlar, süresi bitenler yeniden
atanabilirler.


            
Devlet Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresine giren bölgelerde sıkıyönetim ilan
edilmesi halinde, bu bölgelerle sınırlı olmak üzere kanunla belirlenen esaslara
göre Devlet Güvenlik Mahkemesi, Sıkıyönetim Askeri Mahkemesine
dönüştürülebilir.


            
5 - 13/8/1999 tarih ve 4446 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numarası: 155)


            
Madde 155 fıkra iki – (18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Danıştay, davaları
görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında
düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve
sözleşmelerini incelemek, idari uyuşmazlıkları çözümlemek ve kanunla gösterilen
diğer işleri yapmakla görevlidir.


6 – 3/10/2001
tarihli ve  4709 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaralrı:13, 14, 19, 20, 21,
22, 26, 28,  31, 33, 34 ,46, 49, 51, 55, 65, 66, 67, 69, 100, 118, geçici
madde 15.)


Madde
13- (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün,
milli egemenliğin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel
asayişin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile
ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın
sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir.


                              
Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum
düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında
kullanılamaz.


          
     Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve
hürriyetlerin tümü için geçerlidir.





1351


 


Madde
14- (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını
tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya
zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar
üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayırımı yaratmak
veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet
düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar.


               
Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya tahrik
edenler hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.


               
Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye
yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.


           
     Madde 19 fıkra beş cümle bir, fıkra altı ve fıkra son
- (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) 


Yakalanan veya
tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli
süre hariç en geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok onbeş
gün içinde hakim önüne çıkarılır.


            
Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, kanuna
göre, Devletçe ödenir.


            
Yakalanan veya tutuklanan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun
açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına
derhal bildirilir.


 


Madde
20 fıkra bir cümle üç ve fıkra iki - (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Adli soruşturma ve kovuşturmanın gerektirdiği istisnalar saklıdır.


Kanunun açıkça
gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça,
kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.


Madde
21   -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


               
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği
hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin
konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.


               
 Madde 22  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


               
Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.


               
Haberleşmenin  gizliliği esastır.


               
Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı
olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan
merciin emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.


İstisnaların uygulanacağı kamu
kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.





1352


 


             
 Madde 26 fıkra üç  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
 Düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan
herhangibir dil kullanılamaz. Bu yasağa aykırı yazılı veya basılı kağıtlar,
plaklar, ses ve görüntü bandları ile diğer anlatım araç ve gereçleri usulüne
göre verilmiş hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
kanunla yetkili kılınan merciin emriyle toplattırılır. Toplatma kararını veren
merci bu kararını, yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu
uygulamayı üç gün içinde karara bağlar.


           
Madde
28 fıkra iki  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
 Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz.


           
Madde 31 fıkra iki  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Kanun, 13 üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe
dayanarak, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını
ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.


            
Madde 33  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir.


            
Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda
belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna
aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, derneğin faaliyetinin durdurulması
veya kapatılması için mahkemeye başvurur.


            
Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek
kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.


            
(Dördüncü ve beşinci fıkralar mülga: 23/7/1995 - 4121/2 md.)


            
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde
hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, milli
güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut
yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci,
derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört
saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar.


            
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler
ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet
memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir.


            
(Değişik: 23/7/1995 - 4121/2 md.) Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili
olarak da uygulanır.


            
Madde 34  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Herkes, önceden
izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme
hakkına sahiptir.


            
Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri
yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir.


            
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak
şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.





1353


 


            
Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların
çıkması veya milli güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin ana
niteliklerini yoketme amacını güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel
bulunması halinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir
veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı olarak
bir il'e bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin
yasaklanmasını öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez.


            
Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler.


            
Madde 46  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde,
karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların
tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre,
kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idari irtifaklar kurmaya yetkilidir.


            
Kamulaştırma bedelinin hesaplanma tarz ve usulleri kanunla belirlenir. Kanun
kamulaştırma bedelinin tespitinde vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki
resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, taşınmaz malların birim
fiyatlarını ve yapı maliyet hesaplarını ve diğer objektif ölçüleri dikkate
alır. Bu bedel ile vergi beyanındaki kıymet arasındaki farkın nasıl
vergilendirileceği kanunla gösterilir.


            
Kamulaştırma bedeli, nakden ve peşin olarak ödenir.Ancak tarım reformunun
uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin
gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve
turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla
gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme
süresi beş yılı aşamaz; bu taktirde taksitler eşit olarak ödenir ve peşin
ödenmeyen kısım Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddine bağlanır.


Kamulaştırılan
topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının
bedeli, her halde peşin ödenir.


            
Madde 49 fıkra iki ve üç -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek
için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli
ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.


            
Devlet, işçi - işveren  ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını
kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır.


            
Madde 51  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
İşçiler ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak
ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar
ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler.


            
Sendikalar veya üst kuruluşlarını kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve
belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve
belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, sendika veya üst
kuruluşun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye 
başvurur.


            
Sendikalara üye olmak ve üyelikten ayrılmak serbesttir.


            
Hiç kimse sendikaya üye olmaya, üye kalmaya, üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.


            
İşçiler ve işverenler aynı zamanda birden fazla sendikaya üye olamazlar.





1354


 


            
Herhangi bir iş yerinde çalışabilmek, işçi sendikasına üye olmak veya olmamak
şartına bağlanamaz.


            
İşçi sendika ve üst kuruluşlarında yönetici olabilmek için, en az on yıl
bilfiil işçi olarak çalışmış olma şartı aranır.


          
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Anayasa'da
belirlenen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olamaz.


            
Madde 55 fıkra son  -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Asgari
ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumu  gözönünde
bulundurulur.


            
Madde 65    -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


            
Devlet, sosyal ve
ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın
korunmasını gözeterek, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.


            
Madde 66 fıkra iki cümle iki   -  (18/10/1982 tarihli ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir.


           
Madde 67 fıkra son – (23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunun
hükmüdür.)            



            
Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak
biçimde düzenlenir.


          
  Madde 69 fıkra son -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


          
  Siyasi partilerin kuruluş ve
çalışmaları, denetlenme ve kapatılmaları ile siyasi partilerin ve adayların
seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla
düzenlenir.


            
Madde 100 fıkra üç -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


Meclis, raporu
öncelikle görüşür ve gerek gördüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar
verir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt çoğunluğu ile
alınır.


Madde 118 fıkra
birfıkra üç cümle bir -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


 


            
Milli
Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanının başkanlığında  Başbakan, Genelkurmay
Başkanı, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava
Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur.


            
Milli Güvenlik Kurulu; Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve
uygulanması ile ilgili kararların alınması ve gerekli koordinasyonun sağlanması
konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir.


            
Geçici Madde 15 fıkra son -  (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


            
Bu dönem içinde
çıkarılan kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ile 2324 sayılı Anayasa Düzeni
Hakkında Kanun uyarınca alınan karar ve tasarrufların Anayasaya aykırılığı
iddia edilemez.





1355


 


            7 – 7/5/2004
tarihli ve  5170 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları:30, 38, 131, 143,
160.)


            
Madde
30 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


            
Kanuna uygun
şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri, Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve milli güvenlik
aleyhine işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali hariç, suç aleti olduğu
gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez ve işletilmekten alıkonulamaz.


            
Madde 38 fıkra dokuz, on ve son- (3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı
Kanunun hükmüdür.) Savaş, çok yakın savaş tehdidi ve terör suçları halleri
dışında ölüm cezası verilemez.


            
(7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Genel müsadere
cezası verilemez.        


            
(7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vatandaş, suç sebebiyle
yabancı bir ülkeye geri
verilemez.                 
 


            
Madde 131 fıkra iki- (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.) Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, Bakanlar Kurulu ve
Genelkurmay Başkanlığınca seçilen ve sayıları, nitelikleri ve seçilme usulleri
kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim  üyeliğinde
başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca
atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur.


            
Madde
143 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada 
belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış
güvenliğini ilgilendiren suçlara bakmakla görevli Devlet Güvenlik Mahkemeleri
kurulur. (Ek cümle: 18/6/1999-4388/1 md.) Ancak, sıkıyönetim ve savaş
haline ilişkin hükümler saklıdır.


            
(Değişik: 18/6/1999-4388/1 md.) Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir Başkan,
iki asıl ve bir yedek üye ile Cumhuriyet başsavcısı ve yeteri kadar Cumhuriyet
savcısı bulunur.


            
(Değişik: 18/6/1999-4388/1 md.) Başkan, iki asıl ve bir yedek üye ile
Cumhuriyet başsavcısı, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve Cumhuriyet savcıları
arasından; Cumhuriyet savcıları ise, diğer Cumhuriyet savcıları arasından
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca özel kanununda gösterilen usule göre dört
yıl için atanırlar; süresi bitenler yeniden atanabilirler.


            
Devlet Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz mercii Yargıtaydır.


            
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve yetkileri ve yargılama
usulleri ile ilgili diğer hükümler, kanunda gösterilir.


            
(Son fıkra mülga: 18/6/1999 - 4388/1 md.)


            
Madde 160 fıkra son- (7/11/1982
tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Silahlı Kuvvetler elinde bulunan Devlet mallarının
Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlenmesi usulleri, Milli Savunma
hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir.


            
8 – 29/10/2005 tarihli ve  5428 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış
veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları:130,161,162 ve
163.)


            
Madde 161 fıkra iki – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı
 Kanunun hükmüdür.)


            
Mali yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve
uygulanacağı kanunla belirlenir.


            
Madde 162 fıkra dört – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı
 Kanunun hükmüdür.) Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel
Kurulda, bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında düşüncelerini,
her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve
değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oya konur.





1356


 


          
  9) 31/5/2007
tarihli ve 5678 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş
olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 96, 101, 102.)


Madde 96 fıkra
bir – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile toplanır ve
toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter
sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz.


           
Madde 101 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu
niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları
arasından yedi yıllık bir süre için seçilir.


  
         Cumhurbaşkanlığına
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye
tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür.


           
Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez.


           
Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi Üyeliği sona erer.


           
Madde 102 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.


           
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya
Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine
başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır.
Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi
ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.


           
En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte
iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu
oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada
en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada
da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde
derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.


           
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan
Cumhurbaşkanının görevi devam eder.


            
10 – Anayasa Mahkemesi’nin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116 sayılı
Kararı ile iptal edilen hükümlerin metinleri.(Madde numarası: 42.)


 Madde 42 fıkra yedi- (9/2/2008
tarihli ve 5735 sayılı Kanunun hükmüdür.) Kanunda açıkça yazılı olmayan
herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez.
Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.


            
11) 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 23, 51, 53,54, 84,
94, 125, 129, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 156, 157, 159, Geçici Madde 15.)


            
Madde 23 –
fıkra beş - (7/11/1982
tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Vatandaşın yurt dışına çıkma
hürriyeti,  (...)[1] vatandaşlık ödevi ya da ceza
soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.


            
Madde 51 – fıkra dört -
(3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun hükmüdür.)Aynı zamanda ve aynı
işkolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz.





1356-1


  


Madde 53 – fıkra üç - ( 23/7/1995
tarihli ve 4121 sayılı Kanunun hükmüdür.) 128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu
görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu
maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan
sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına
yargı mercilerine başvurabilir ve İdareyle amaçları doğrultusunda toplu görüşme
yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat
metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni
düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur. Toplu
görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları
da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulunun takdirine sunulur.
Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir.


Madde 53 – fıkra dört - (7/11/1982 tarihli ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.) Aynı iş yerinde, aynı dönem için, birden fazla
toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.


Madde 54 – fıkra üç - (7/11/1982 tarihli ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.) Grev esnasında greve katılan işçilerin ve
sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde
sebep oldukları maddi zarardan sendika sorumludur.


Madde 54 – fıkra yedi - (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı
Kanunun hükmüdür.) Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı,
genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer
direnişler yapılamaz.


Madde 74 - fıkra üç - (7/11/1982
tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.


Madde 84 - fıkra son - (23/7/1995 tarihli ve 4121
sayılı Kanunun hükmüdür.) Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve
eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin
kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazetede
gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.


Madde 94 –fıkra üç  - cümle
iki - (7/11/1982
tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)  İlk seçilenlerin görev
süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır.


Madde 125 – fıkra dört – cümle bir - (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun
hükmüdür.) Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun
denetimi ile sınırlıdır.


Madde 129 – fıkra üç - (7/11/1982 tarihli ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.) Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar
hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.


G.   Hakim ve savcıların
denetimi


Madde 144 – (7/11/1982
tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Hakim ve savcıların görevlerini;
kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (Hakimler için idari nitelikteki
genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı
veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat
ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında
inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığının izni ile adalet müfettişleri tarafından
yapılır. Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma
ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hakim veya savcı eliyle de
yaptırabilir.





1356-2


 


Madde 145 – (7/11/1982
tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Askeri yargı, askeri mahkemeler ve
disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin;
askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde
yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait
davalara bakmakla görevlidirler.


Askeri mahkemeler, asker olmayan
kişilerin özel kanunda belirtilen askeri suçları ile kanunda gösterilen
görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askeri mahallerde
askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla görevlidirler.


Askeri mahkemelerin savaş veya
sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili
oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adli yargı hakim ve
savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.


Askeri yargı organlarının kuruluşu,
işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri askeri savcılık görevlerini yapan
askeri hakimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine
göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askeri hakimlerin yargı hizmeti
dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin gereklerine göre
teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir.


Madde 146  – (7/11/1982
tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve
dört yedek üyeden kurulur.


Cumhurbaşkanı, iki asıl ve iki
yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi
Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca
kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş
yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim
Kurulunun kendi üyesi olmayan Yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden
göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe
yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.


Yükseköğretim kurumları öğretim
üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine asıl ve
yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim görmüş
veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde
en az onbeş yıl fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl avukatlık yapmış olmak
şarttır.


Anayasa Mahkemesi, asıl üyeleri
arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir
Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.                                               



Anayasa Mahkemesi üyeleri, asli
görevleri dışında resmi veya özel hiçbir görev alamazlar.


Madde 147 – fıkra bir
- (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş
yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar.


Madde 148 – fıkra beş - (7/11/1982 tarihli ve 2709
sayılı Kanunun hükmüdür.) Yüce Divan kararları kesindir.





1356-3


 


Madde 149 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye
ile toplanır, salt çoğunluk ile karar verir. Anayasa değişikliklerinde iptale (Ek
ibare: 3/10/2001-4709/33 md.) ve siyasi parti davalarında kapatılmaya karar
verebilmesi için beşte üç oy çokluğu şarttır. (1)


Şekil bozukluğuna dayalı iptal
davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.


Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve
yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri arasındaki
işbölümü kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir.


Anayasa Mahkemesi Yüce Divan
sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak,
gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu
üzerinde bilgisi olanları çağırabilir. (Ek cümle: 23/7/1995 - 4121/14 md.)
ve siyasi partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasi partinin
genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.


Madde 156 – fıkra son - (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Askeri Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı,
hakimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin gereklerine göre kanunla
düzenlenir.


Madde 157 – fıkra son - (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin
kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri,
mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik hizmetlerinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir.


Madde 159 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev
yapar.


Kurulun Başkanı, Adalet Bakanıdır.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabii üyesidir. Kurulun üç asıl ve üç yedek
üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay Genel
Kurulu kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer aday
içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler yeniden
seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili
seçer. 


Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu;
adli ve idari yargı hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme,
geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte
kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden
uzaklaştırma işlemlerini yapar. Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir
hakimin veya savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı
çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar. Ayrıca
Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.


Kurul kararlarına karşı yargı
mercilerine başvurulamaz.


Kurulun görevlerini yerine
getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde
incelenmesi esasları kanunla düzenlenir.


Adalet Bakanlığının merkez
kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hakim ve savcıların
muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet Bakanına aittir.


––––––––––––––––


(1) Bu fıkrada bulunan “üçte iki”
ibaresi, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla,”beşte üç” olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmşitir.





1356-4


 


Adalet Bakanı Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere, gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hakim ve savcıları geçici yetki ile
görevlendirebilir.


Geçici Madde 15 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı
Kanunun hükmüdür.)


12 Eylül 1980 tarihinden, ilk genel
seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar geçecek süre içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk
milleti adına kullanan, 2356 sayılı Kanunla kurulu Milli Güvenlik Konseyinin,
bu Konseyin yönetimi döneminde kurulmuş hükümetlerin, 2485  sayılı Kurucu Meclis
Hakkında Kanunla görev ifa eden Danışma Meclisinin her türlü karar ve
tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali veya hukuki sorumluluk iddiası
ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir yargı merciine başvurulamaz.


Bu karar ve tasarrufların idarece
veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından dolayı,
karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da yukarıdaki
fıkra hükümleri uygulanır.


(Mülga: 3/10/2001-4709/34 md.)


12 – Anayasa Mahkemesi’nin 7/7/2010
tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile iptal edilen hükümlerin
metinleri.(Madde numarası: 19.)


Geçici Madde 19 – fıkra bir – cümle
iki - (7/5/2010 tarihli ve 5982
sayılı Kanunun hükmüdür.) Cumhurbaşkanı, üst kademe yöneticileri arasından
seçeceği Kurul üyesini, bakanlık, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, valilik,
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, kamu kurum ve kuruluşlarında genel müdürlük
veya teftiş kurulu başkanlığı görevlerini yapanlar arasından seçer.


Geçici Madde 19 – fıkra bir – bent d –
cümle onbir - (7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun hükmüdür.) Bu seçimlerde her seçmen sadece bir aday için oy
kullanabilir.


 


13 – 21/1/2017 tarihli ve 6771
sayılı Kanun ile değiştirilen yada iptal edilen hükümlerin metinleri.


A- 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı
Kanun ile yapılan Anayasa değişiklikleri 16/4/2017 tarihinde Halkoyuna
sunularak kabul edilmiş, buna ilişkin 27/4/2017 tarihli ve 663 sayılı Yüksek
Seçim Kurulu Kararının 27/4/2017 tarihli ve 30050 Mükerrer sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlükten kaldırılan veya değiştirilen maddeler
(Madde numarası:114, 127,145, 156, 157, 159 .)


             Madde 114- birinci fıkra – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.) Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinden önce,
Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden
üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi
halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye
Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır.





1356-5


 


              Madde 114- dördüncü fıkra – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)  Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif
edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye
Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır.


             Madde 114- beşinci fıkra – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)  Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme kararının Resmi
Gazete'de ilanından itibaren beş gün içinde kurulur.


             Madde 114- altıncı fıkra – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)  Geçici Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulmaz.  


             Madde 114- yedinci fıkra – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)  Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince ve yeni Meclis
toplanıncaya kadar vazife görür.


             Madde 127 – üçüncü fıkra- ikinci
cümle- (23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunun hükmüdür.) Ancak, milletvekili genel veya ara seçiminden önceki
veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken mahalli idareler organlarına veya
bu organların üyelerine ilişkin genel veya ara seçimler milletvekili genel veya
ara seçimleriyle birlikte yapılır.


             H. Askeri yargı


             Madde 145 – (7/5/2010 tarihli
ve 5982 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Askerî yargı, askerî mahkemeler ve
disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler
tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya
askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara
bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlara ait davalar her halde adliye mahkemelerinde görülür.


             Savaş hali haricinde, asker olmayan
kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz.


             Askerî mahkemelerin savaş halinde hangi
suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve
gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının
görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.


             Askerî yargı organlarının kuruluşu,
işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri, askerî savcılık görevlerini yapan
askerî hâkimlerin görevli bulundukları komutanlıkla ilişkileri, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.


             D.  Askeri Yargıtay


             Madde 156 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden
verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin
kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.


             Askeri Yargıtay üyeleri birinci sınıf
askeri hakimler arasından Askeri Yargıtay Genel Kurulunun üye tamsayısının salt
çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday içinden
Cumhurbaşkanınca seçilir.


             Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı,
İkinci Başkanı ve daire başkanları Askeri Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve
kıdem sırasına göre atanırlar.


             (Değişik son fıkra: 7/5/2010-5982/20
md.) Askerî
Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve özlük işleri
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.





1356-6


 


             E.  Askeri Yüksek İdare Mahkemesi


             Madde 157 – (7/11/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)  


             Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri
olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve
askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı
denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak, askerlik
yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı
aranmaz.


             Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri
hakim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan başkan ve üyeleri
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf askeri hakimler
arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hakim sınıfından
olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar arasından,
Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday içinden
Cumhurbaşkanınca seçilir.


             Askeri hakim sınıfından olmayan üyelerin
görev süresi en fazla dört yıldır.


             Mahkemenin Başkanı, Başsavcı ve daire
başkanları hakim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına göre
atanırlar.


             (Değişik son fıkra: 7/5/2010-5982/21
md.) Askerî
Yüksek İdare Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının
disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.              


             Madde 159 –ikinci fıkra- (7/5/2010
tarihli ve 5982 sayılı Kanunun hükmüdür.) Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yirmiiki asıl ve oniki yedek üyeden
oluşur; üç daire halinde çalışır. (1)


             Madde
159 –üçüncü fıkra- (7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun, dört asıl üyesi,
nitelikleri kanunda belirtilen; yükseköğretim kurumlarının hukuk, (…) (1)
dallarında görev yapan öğretim üyeleri, (…) (1) ile avukatlar
arasından Cumhurbaşkanınca, üç asıl ve üç yedek üyesi Yargıtay üyeleri
arasından Yargıtay Genel Kurulunca, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay
üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca, bir asıl ve bir yedek üyesi Türkiye
Adalet Akademisi Genel Kurulunca kendi üyeleri arasından, yedi asıl ve dört
yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri
yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından adlî yargı hâkim ve
savcılarınca, üç asıl ve iki yedek üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa
ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları
arasından idarî yargı hâkim ve savcılarınca, dört yıl için seçilir. Süresi
biten üyeler yeniden seçilebilir.


             Madde
159 –dördüncü fıkra- (7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev
süresinin dolmasından önceki altmış gün içinde yapılır. Cumhurbaşkanı
tarafından seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan Kurul üyeliğinin boşalması
durumunda, boşalmayı takip eden altmış gün içinde, yeni üyelerin seçimi
yapılır. Diğer üyeliklerin boşalması halinde, asıl üyenin yedeği tarafından
kalan süre tamamlanır.


             Madde
159 –beşinci fıkra- (7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Yargıtay, Danıştay ve Türkiye Adalet
Akademisi genel kurullarından seçilecek Kurul üyeliği için her üyenin, birinci
sınıf adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları arasından seçilecek Kurul üyeliği
için her hâkim ve savcının; (…) (1) oy kullanacağı seçimlerde, en
fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilir. Bu seçimler her
dönem için bir defada ve gizli oyla yapılır.


–––––––––––––––––


(1) Bu maddenin üçüncü fıkrasının üçüncü cümlesinde  yer alan “…iktisat
ve siyasal bilimler …” ve “… üst kademe yöneticileri …” ibareleri ile aynı
maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ … ancak bir aday için
…” ibaresi, 1/8/2010 tarihli ve 27659 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87
sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?