2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

KanunNo: 2709

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASASI [1]
[2] [3] [4]

 






Kanun
Numarası                      : 2709

Kabul
Tarihi                             : 18/10/1982

Yayımlandığı
Resmî Gazete    : Tarih  : 9/11/1982         Sayı   :
17863 (Mükerrer)

Yayımlandığı
Düstur               : Tertip : 5   Cilt : 22       Sayfa
: 3









 


 


BAŞLANGIÇ [5]


 


Türk Vatanı ve Milletinin
ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu
Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman
Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri
doğrultusunda;


Dünya milletleri
ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin
ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine
ulaşma azmi yönünde;


Millet iradesinin mutlak
üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu
millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada
gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni
dışına çıkamayacağı;


Kuvvetler ayrımının,
Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet
yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir
işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda
bulunduğu;


Hiçbir faaliyetin Türk
milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği
esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke
ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik
ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle
karıştırılamayacağı; [6]


Her Türk vatandaşının bu
Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince
yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat
sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine
doğuştan sahip olduğu;


Topluca Türk
vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli
varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü
tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı,
karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda
sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;


FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA
anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp
uygulanmak üzere.


TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN,
demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi
olunur.


 


BİRİNCİ KISIM


GENEL ESASLAR


 


I. Devletin şekli


Madde 1 – Türkiye
Devleti bir Cumhuriyettir.


 


II. Cumhuriyetin
nitelikleri


Madde
2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru,
milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk
milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,
demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.


 


III. Devletin
bütünlüğü, Resmî dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti


Madde
3 – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.


Bayrağı, şekli kanununda
belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.


Milli marşı
"İstiklal Marşı"dır.


Başkenti Ankara'dır.


 


IV.
Değiştirilemeyecek hükümler


Madde
4 – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin
şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki
Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve
değiştirilmesi teklif edilemez.


 





V. Devletin temel
amaç ve görevleri


Madde
5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk
milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti
ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu
sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet
ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal
engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli
şartları hazırlamaya çalışmaktır.


 


VI. Egemenlik


Madde
6 – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.


Türk Milleti,
egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle
kullanır.


Egemenliğin kullanılması,
hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse
veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.


 


VII. Yasama
yetkisi


Madde
7 – Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye
Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.


 


VIII. Yürütme
yetkisi ve görevi


Madde
8 – Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı
(…)[7] tarafından,
Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.


 


IX. Yargı yetkisi


Madde 9 – Yargı yetkisi,
Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır. [8]


 


X. Kanun önünde
eşitlik


Madde
10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi
düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. 


(Ek fıkra:
7/5/2004-5170/1 md.) Kadınlar ve erkekler eşit haklara
sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. (Ek
cümle: 7/5/2010-5982/1 md.) Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine
aykırı olarak yorumlanamaz.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/1 md.) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve
vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak
tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.


Hiçbir kişiye, aileye,
zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.


Devlet organları ve idare
makamları bütün işlemlerinde (…)[9]
kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.


 


XI. Anayasanın
bağlayıcılığı ve üstünlüğü


Madde
11 – Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve
yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel
hukuk kurallarıdır.


Kanunlar Anayasaya aykırı
olamaz.


 


İKİNCİ KISIM


TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Genel Hükümler


 


I.  Temel hak ve
hürriyetlerin niteliği


Madde
12 – Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz,
devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.


Temel hak ve hürriyetler,
kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da
ihtiva eder.


 


II. Temel hak ve
hürriyetlerin sınırlanması


Madde
13 –  (Değişik: 3/10/2001-4709/2 md.)


Temel hak ve hürriyetler,
özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen
sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar,
Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin
gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.


 


III.  Temel hak ve
hürriyetlerin kötüye kullanılamaması


Madde
14 – (Değişik: 3/10/2001-4709/3 md.)


Anayasada yer alan hak ve
hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü
bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan
kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.


Anayasa hükümlerinden hiçbiri,
Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok
edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını
amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz.


Bu hükümlere aykırı
faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.


 


IV.  Temel hak ve
hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması


Madde
15 – Savaş, seferberlik (…)[10] veya
olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal
edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin
kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada
öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.


Birinci fıkrada
belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen
ölümler (…)[11]
dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne
dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz
ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu
mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.


 


V. Yabancıların
durumu


Madde
16 – Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için,
milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Kişinin
Hakları ve Ödevleri


 


I. Kişinin
dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı


Madde
17 – Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını
koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.


Tıbbi zorunluluklar ve
kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası
olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz.


Kimseye işkence ve eziyet
yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi
tutulamaz.


(…)[12] meşru
müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir
tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın
bastırılması (…)[13]
veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması
sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana
gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.


 





II. Zorla
çalıştırma yasağı


Madde
18 – Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya
yasaktır.


Şekil ve şartları kanunla
düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar;
olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının
zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve
fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.


 


III. Kişi
hürriyeti ve güvenliği


Madde
19 – Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine
sahiptir.


Şekil ve şartları kanunda
gösterilen:


Mahkemelerce verilmiş
hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir
mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak
ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı
veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine
getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde
veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir
müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun
olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek
isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı
verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse
hürriyetinden yoksun bırakılamaz.


Suçluluğu hakkında
kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini
veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu
kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir.
Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir.


Yakalanan veya tutuklanan
kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde
yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu
suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.


(Değişik birinci
cümle: 3/10/2001-4709/4 md.) Yakalanan veya tutuklanan
kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en
geç kırksekiz saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde
hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hakim kararı
olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal (…)[14] ve savaş
hallerinde uzatılabilir.


(Değişik fıkra:
3/10/2001-4709/4 md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı,
yakınlarına derhal bildirilir.


Tutuklanan kişilerin,
makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest
bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama
süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak
için bir güvenceye bağlanabilir.


Her ne sebeple olursa
olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini
ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını
sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.


(Değişik:
3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi
tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine
göre, Devletçe ödenir.


 


IV. Özel hayatın
gizliliği ve korunması


 


A. Özel hayatın
gizliliği


Madde
20 – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına
saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının
gizliliğine dokunulamaz. (Mülga üçüncü cümle: 3/10/2001-4709/5 md.)


(Değişik fıkra:
3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası
aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde
görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz
saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel
verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle
ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların
düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp
kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen
hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına
ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.


 


B. Konut
dokunulmazlığı


Madde
21 – (Değişik: 3/10/2001-4709/6 md.)


Kimsenin konutuna
dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel
sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş
hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça;
kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde,
el koyma kendiliğinden kalkar.


 





C. Haberleşme
hürriyeti


Madde
22 – (Değişik: 3/10/2001-4709/7 md.)


Herkes, haberleşme
hürriyetine  sahiptir. Haberleşmenin  gizliliği esastır.


Millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması
veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya
birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu
sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili
kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve
gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli
hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, karar kendiliğinden kalkar.


İstisnaların uygulanacağı
kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.


 


V. Yerleşme ve
seyahat hürriyeti


Madde
23 – Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.


Yerleşme hürriyeti, suç
işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli
kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak;


Seyahat hürriyeti, suç
soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;


Amaçlarıyla kanunla
sınırlanabilir.


(Değişik fıkra:
7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti,
ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak
sınırlanabilir.


Vatandaş sınır dışı
edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.


 


VI. Din ve vicdan
hürriyeti


Madde
24 – Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat
hürriyetine sahiptir.


14 üncü madde hükümlerine
aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.


Kimse, ibadete, dini ayin
ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini
inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.


Din ve ahlak eğitim ve
öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak
öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer
alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine,
küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.


Kimse, Devletin sosyal,
ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına
dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne
suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan
şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.


 


VII. Düşünce ve
kanaat hürriyeti


Madde
25 – Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine
sahiptir.


Her ne sebep ve amaçla
olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce
kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.


 


VIII. Düşünceyi
açıklama ve yayma hürriyeti


Madde 26 –
Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına
veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî
makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek
serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.


Bu hürriyetlerin
kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel
nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması,
suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce
belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel
ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya
yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla
sınırlanabilir. [15]


(Mülga fıkra:
3/10/2001-4709/9 md.)


Haber ve düşünceleri
yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların
yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
sınırlanması sayılmaz.


(Ek fıkra:
3/10/2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.


 


IX. Bilim ve sanat
hürriyeti


Madde 27 –
Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu
alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.


Yayma hakkı, Anayasanın 1
inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla
kullanılamaz.


Bu madde hükmü yabancı
yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.


 


X. Basın ve
yayımla ilgili hükümler


 


A. Basın hürriyeti


Madde 28 –
Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat
yatırma şartına bağlanamaz.


(Mülga ikinci
fıkra: 3/10/2001-4709/10 md.)


Devlet, basın ve haber
alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.


Basın hürriyetinin
sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır.


Devletin iç ve dış
güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç
işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete
ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya
bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait
kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hakim
kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili
kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını
en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı
en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz
sayılır.


Yargılama görevinin
amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar
içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında
yayım yasağı konamaz.


Süreli veya süresiz
yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş
olması hallerinde hakim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve
suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun
açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili
merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir; hakim
bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz
sayılır.


Süreli veya süresiz
yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde
genel hükümler uygulanır.


Türkiye'de yayımlanan
süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı
yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir.
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın
yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır.


 


B. Süreli ve süresiz yayın hakkı


Madde
29 – Süreli veya süresiz yayın önceden izin
alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.


Süreli yayın çıkarabilmek
için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie
verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti
halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur.


Süreli yayınların
çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili
esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik
şartlar koyamaz.


Süreli yayınlar, Devletin
ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı  kurumların araç ve
imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.


 


C. Basın
araçlarının korunması


Madde 30-
(Değişik: 7/5/2004-5170/4 md.)


Kanuna uygun şekilde
basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç
aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten
alıkonulamaz.


 





D. Kamu tüzel
kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma hakkı


Madde
31 – Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzel
kişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından
yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla
düzenlenir.


(Değişik fıkra:
3/10/2001-4709/11 md.) Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni,
genel ahlâk ve sağlığın korunması sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber
almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını
engelleyici kayıtlar koyamaz.


 


E. Düzeltme ve
cevap hakkı


Madde
32 – Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin
haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı
yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir.


Düzeltme ve cevap
yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.


 


XI. Toplantı hak
ve hürriyetleri


 


A. Dernek kurma
hürriyeti


Madde
33 – (Değişik: 3/10/2001-4709/12 md.)


Herkes, önceden izin
almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine
sahiptir.


Hiç kimse bir derneğe üye
olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.


Dernek kurma hürriyeti
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir.


Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.


Dernekler, kanunun
öngördüğü hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir.
Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını
önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa,
kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin
kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını
kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idarî karar kendiliğinden
yürürlükten kalkar.


Birinci fıkra hükmü,
Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin
gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel
değildir.


Bu madde hükümleri
vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.


 


B. Toplantı ve
gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı


Madde
34 – (Değişik: 3/10/2001-4709/13 md.)


Herkes, önceden izin
almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına
sahiptir.


Toplantı ve gösteri
yürüyüşü hakkı ancak,  millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.


Toplantı ve gösteri
yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller
kanunda gösterilir.


 


XII. Mülkiyet
hakkı


Madde
35 – Herkes, mülkiyet ve miras haklarına
sahiptir.


Bu haklar, ancak kamu
yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.


Mülkiyet hakkının
kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.


 


XIII. Hakların
korunması ile ilgili hükümler


 


A. Hak arama
hürriyeti


Madde
36 – Herkes, meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve
savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.[16]


Hiçbir mahkeme, görev ve
yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.


 


B. Kanuni hakim
güvencesi


Madde
37 – Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden
başka bir merci önüne çıkarılamaz.


Bir kimseyi kanunen tabi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı
yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.


 


C. Suç ve cezalara
ilişkin esaslar


Madde
38 – Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan
kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu
işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza
verilemez.


Suç ve ceza zamanaşımı
ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.


Ceza ve ceza yerine geçen
güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.


Suçluluğu hükmen sabit
oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.


Hiç kimse kendisini ve
kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda
delil göstermeye zorlanamaz.


(Ek fıkra:
3/10/2001-4709/15 md.) Kanuna aykırı olarak elde edilmiş
bulgular, delil olarak kabul edilemez.


Ceza sorumluluğu
şahsidir.


(Ek fıkra:
3/10/2001-4709/15 md.) Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan
bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.


(Ek fıkra:
3/10/2001-4709/15 md; Mülga fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.)


(Değişik onuncu
fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Ölüm cezası ve genel
müsadere cezası verilemez.


İdare, kişi hürriyetinin
kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç
düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir.


(Değişik son
fıkra: 7/5/2004-5170/5 md.) Uluslararası Ceza
Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş,
suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.


 


XIV. İspat hakkı


Madde
39 – Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara
karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan
isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğruluğunu ispat
hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat
olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına
veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.


 


XV. Temel hak ve
hürriyetlerin korunması


Madde
40 – Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri
ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının
sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.


(Ek fıkra:
3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili
kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini
belirtmek zorundadır.


Kişinin, Resmî görevliler
tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe
tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Sosyal ve Ekonomik Haklar
ve Ödevler


 


I. Ailenin
korunması ve çocuk hakları[17]


Madde
41 – Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler
arasında eşitliğe dayanır. [18]


Devlet, ailenin huzur ve
refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı
kurar.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma,
yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan
ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete
karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.


 


II. Eğitim ve
öğrenim hakkı ve ödevi


Madde
42 – Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz.


Öğrenim hakkının kapsamı
kanunla tespit edilir ve düzenlenir.


Eğitim ve öğretim,
Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim
esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara
aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.


Eğitim ve öğretim
hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.


İlköğretim kız ve erkek
bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır.


Özel ilk ve orta dereceli
okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye
uygun olarak, kanunla düzenlenir.


(Ek fıkra:
9/2/2008-5735/2 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 5/6/2008 tarihli ve E.:
2008/16, K.: 2008/116 sayılı Kararı ile. )


Devlet, maddi imkanlardan
yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar
ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel
eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır.


Eğitim ve öğretim
kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili
faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez.


Türkçeden başka hiçbir
dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak
okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı
diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar
kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri saklıdır.


 


III. Kamu yararı


 


A. Kıyılardan yararlanma


Madde
43 – Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu
altındadır.


Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla,
deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada
öncelikle kamu yararı gözetilir.


Kıyılarla sahil
şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden
yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.


 


B. Toprak
mülkiyeti


Madde
44 – Devlet, toprağın verimli olarak
işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve
topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak
sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım
bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız
olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin
düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin
azalması sonucunu doğuramaz.


Bu amaçla dağıtılan
topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak
dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı
halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.


 


C. Tarım,
hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların korunması


Madde
45 – Devlet, tarım arazileri ile çayır ve
mer'aların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim
planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak
maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve
diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.


Devlet, bitkisel ve
hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline
geçmesi için gereken tedbirleri alır.


 


D. Kamulaştırma


Madde
46 – (Değişik: 3/10/2001-4709/18 md.)


Devlet ve kamu tüzel
kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin
ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir
kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar
üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.


Kamulaştırma bedeli ile
kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım
reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve
turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla
gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme
süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.


Kamulaştırılan topraktan,
o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her
halde peşin ödenir.


İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde
kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.


 


E. Devletleştirme
ve Özelleştirme[19]


Madde
47 – Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler,
kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir.


Devletleştirme gerçek
karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri
kanunla düzenlenir.


(Ek fıkra:
13/8/1999-4446/1 md.) Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin
ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların
özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir.


(Ek fıkra:
13/8/1999-4446/1 md.) Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve
diğer kamu tüzelkişileri tarafından yürütülen yatırım ve hizmetlerden
hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği
veya devredilebileceği kanunla belirlenir.


 


IV. Çalışma ve
sözleşme hürriyeti


Madde
48 – Herkes, dilediği alanda çalışma ve
sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.


Devlet, özel
teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini,
güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.


 


V. Çalışma ile
ilgili hükümler


 


A. Çalışma hakkı
ve ödevi


Madde
49 – Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.


(Değişik fıkra:
3/10/2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini
yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak,
çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak
ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.


(Mülga fıkra:
3/10/2001-4709/19 md.)


 


B. Çalışma
şartları ve dinlenme hakkı


Madde
50 – Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne
uymayan işlerde çalıştırılamaz.


Küçükler ve kadınlar ile
bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak
korunurlar.


Dinlenmek, çalışanların
hakkıdır.


Ücretli hafta ve bayram
tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.


 


C. Sendika kurma
hakkı


Madde
51 – (Değişik: 3/10/2001-4709/20 md.)


Çalışanlar ve işverenler,
üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini
korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst
kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme
haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten
ayrılmaya zorlanamaz.


Sendika kurma hakkı
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve
kanunla sınırlanabilir.


Sendika kurma hakkının
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.


(Mülga dördüncü
fıkra: 7/5/2010-5982/5 md.)


İşçi niteliği taşımayan
kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları
gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.


Sendika ve üst
kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel
niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.


 


D. Sendikal
faaliyet


Madde
52 – (Mülga: 23/7/1995-4121/3 md.)


 


VI. Toplu iş
sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt


 


A. Toplu iş
sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı [20]


Madde
53 – İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak
ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu
iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.


Toplu iş sözleşmesinin
nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir.


(Ek fıkra:
23/7/1995-4121/4 md.; Mülga üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/6 md.)


(Mülga dördüncü fıkra:
7/5/2010-5982/6 md.)


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/6 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme
yapma hakkına sahiptirler.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması
halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri
Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu
sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü,
toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem
Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla
düzenlenir.


 


B. Grev hakkı ve
lokavt


Madde
54 – Toplu iş sözleşmesinin yapılması
sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler.  Bu
hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile
kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir.


Grev hakkı ve lokavt
iyiniyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli serveti tahrip
edecek şekilde kullanılamaz.


(Mülga üçüncü
fıkra: 7/5/2010-5982/7 md.)


Grev ve lokavtın
yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir.


Grev ve lokavtın
yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda,
uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar
da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun
kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.


Yüksek hakem kurulunun
kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.


(Mülga yedinci
fıkra: 7/5/2010-5982/7 md.)


Greve katılmayanların
işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiç bir şekilde
engellenemez.


 


VII. Ücrette
adalet sağlanması


Madde
55 – Ücret emeğin karşılığıdır.


Devlet, çalışanların
yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal
yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.


(Değişik fıkra:
3/10/2001-4709/21 md.) Asgarî ücretin tespitinde
çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde
bulundurulur.


 


VIII. Sağlık,
çevre ve konut


 


A. Sağlık
hizmetleri ve çevrenin korunması


Madde
56 – Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede
yaşama hakkına sahiptir.


Çevreyi geliştirmek,
çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların
ödevidir.


Devlet, herkesin
hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde
gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla
sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.


Devlet, bu görevini kamu
ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları
denetleyerek yerine getirir.


Sağlık
hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık
sigortası kurulabilir.


 


B. Konut hakkı


Madde 57 – Devlet,
şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde,
konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut
teşebbüslerini destekler.


 


IX. Gençlik ve
spor


 


A. Gençliğin
korunması


Madde
58 – Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin
emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları
doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan
kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı
tedbirleri alır.


Devlet, gençleri alkol
düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü
alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.


 


B.
Sporun geliştirilmesi ve tahkim [21]


Madde
59 – Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının
beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere
yayılmasını teşvik eder.


Devlet başarılı sporcuyu
korur.


(Ek fıkra:
17/3/2011-6214/1 md.) Spor federasyonlarının spor
faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak
zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu
kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.


 


X. Sosyal güvenlik
hakları


 


A. Sosyal güvenlik
hakkı


Madde
60 – Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.


Devlet, bu güvenliği
sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.


 


B. Sosyal güvenlik
bakımından özel olarak korunması gerekenler:


Madde
61 – Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve
yetimleriyle, malül ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat
seviyesi sağlar.


Devlet, sakatların
korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.


Yaşlılar, Devletçe
korunur, Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar
kanunla düzenlenir.


Devlet, korunmaya muhtaç
çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır.


Bu amaçlarla gerekli
teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.


 


C. Yabancı
ülkelerde çalışan Türk vatandaşları


Madde
62 – Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk
vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel
ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının
korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.


 


XI. Tarih, kültür
ve tabiat varlıklarının korunması


Madde
63 – Devlet, tarih, kültür ve tabiat
varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve
teşvik edici tedbirleri alır.


Bu varlıklar ve
değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu
nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla
düzenlenir.


 


XII.  Sanatın ve
sanatçının korunması


Madde
64 – Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı
korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi,
desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.


 


XIII. Devletin
iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları [22]


Madde
65 – (Değişik: 3/10/2001-4709/22 md.)


Devlet, sosyal ve
ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına
uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine
getirir.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Siyasi Haklar ve Ödevler


 


I. Türk
vatandaşlığı


Madde
66 – Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı
olan herkes Türktür.


Türk babanın veya Türk
ananın çocuğu Türktür. (Mülga ikinci cümle: 3/10/2001-4709/23 md.)


Vatandaşlık, kanunun
gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.


Hiçbir Türk, vatana
bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.


Vatandaşlıktan çıkarma
ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.


 


II. Seçme, seçilme
ve siyasi faaliyette bulunma hakları


Madde
67 – Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara
uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde
siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/5 md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit,
gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim
ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının
oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her Türk
vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.


Bu hakların kullanılması
kanunla düzenlenir. 


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/5 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile
askeri öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz
kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutuk
evlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti
açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit
edilir ve görevli hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır. [23]


(Ek fıkra:
23/7/1995-4121/5 md.) Seçim kanunları, temsilde adalet ve
yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.


(Ek fıkra:
3/10/2001-4709/24 md.) Seçim kanunlarında yapılan
değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak
seçimlerde uygulanmaz.


 


III. Siyasi
partilerle ilgili hükümler


 


A. Parti kurma,
partilere girme ve partilerden ayrılma [24]


Madde
68 – (Değişik: 23/7/1995-4121/6 md.)


Vatandaşlar, siyasi parti
kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir.
Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir.


Siyasi partiler,
demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.


Siyasi partiler önceden
izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini
sürdürürler.


Siyasi
partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik
ve hukuk devleti ilkelerine, millet
egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf
veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.


Hakimler ve savcılar,
Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının
memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile
yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar.


Yüksek öğretim elemanlarının
siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu
elemanların, siyasi partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi
almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yüksek öğretim elemanlarının yüksek
öğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler.


Yüksek öğretim
öğrencilerinin siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir


Siyasi partilere, Devlet,
yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın,
alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.





B. Siyasi
partilerin uyacakları esaslar


Madde 69 –
(Değişik: 23/7/1995-4121/7 md.)


Siyasi partilerin
faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun
olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir.


Siyasi partiler, ticari
faaliyetlere girişemezler.


Siyasi partilerin gelir
ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması
kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasi partilerin mal edinimleri ile
gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim
yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir.
Anayasa Mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan yardım
sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar kesindir. 


Siyasi partilerin
kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa
Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.


Bir siyasi partinin
tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı
bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.


Bir siyasi partinin 68
inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli
kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline
geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek
cümle: 3/10/2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o
partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük
kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye
Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen
veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti
organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı
haline gelmiş sayılır.


(Ek fıkra:
3/10/2001-4709/25 md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki
fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre
ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına
karar verebilir.


Temelli kapatılan bir
parti bir başka ad altında kurulamaz.


Bir siyasi partinin
temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil
üyeleri, Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî
Gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka
partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar.


Yabancı devletlerden,
uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve tüzel
kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır.


(Değişik fıkra:
3/10/2001-4709/25 md.) Siyasî partilerin kuruluş ve
çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları ya da Devlet yardımından kısmen veya
tamamen yoksun bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim
harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.


 





IV. Kamu
hizmetlerine girme hakkı


 


A. Hizmete girme


Madde
70 – Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına
sahiptir.


Hizmete alınmada, görevin
gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.  


 


B. Mal bildirimi


Madde
 71– Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde
bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama
ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.


 


V. Vatan hizmeti


Madde
72 – Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve
ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine
getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.


 


VI. Vergi ödevi


Madde
73 – Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere,
mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.


Vergi yükünün adaletli ve
dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.


Vergi, resim, harç ve
benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.


Vergi, resim, harç ve
benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına
ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde
değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.[25]


 


VII. Dilekçe,
bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı [26]


Madde
74 – Vatandaşlar ve karşılıklılık esası
gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu
ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük
Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. [27]


Kendileriyle ilgili
başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak
bildirilir.[28]


(Mülga üçüncü
fıkra: 7/5/2010-5982/8 md.)


(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/8 md.) Herkes,
bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/8 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
şikâyetleri inceler.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/8 md.) Kamu Başdenetçisi Türkiye Büyük Millet
Meclisi tarafından gizli oyla dört yıl için seçilir. İlk iki oylamada üye
tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu
aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan
iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan aday
seçilmiş olur.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/8 md.) Bu maddede sayılan hakların kullanılma
biçimi, Kamu Denetçiliği Kurumunun kuruluşu, görevi, çalışması, inceleme
sonucunda yapacağı işlemler ile Kamu Başdenetçisi ve kamu denetçilerinin
nitelikleri, seçimi ve özlük haklarına ilişkin usul ve esaslar kanunla
düzenlenir.


 


ÜÇÜNCÜ KISIM


CUMHURİYETİN TEMEL
ORGANLARI


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Yasama


 


I. Türkiye Büyük
Millet Meclisi


 


A. Kuruluşu:


Madde
75 – (Değişik: 23/7/1995-4121/8 md.)


Türkiye Büyük Millet
Meclisi genel oyla seçilen altıyüz milletvekilinden oluşur.[29]


 


B. Milletvekili
seçilme yeterliliği


Madde
76 – Onsekiz yaşını dolduran her Türk
milletvekili seçilebilir. [30]


En az ilkokul mezunu
olmayanlar, kısıtlılar, askerlikle ilişiği olanlar, kamu hizmetinden
yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır
hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas
gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör
eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle
hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.
[31]
[32]


Hakimler ve savcılar,
yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim
elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur
statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden
çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.


 


C. Türkiye Büyük
Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi [33]


Madde
77 – (Değişik: 21/1/2017-6771/4 md.)


Türkiye Büyük Millet
Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır.


Süresi biten milletvekili
yeniden seçilebilir.


Cumhurbaşkanlığı
seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması halinde 101 inci
maddedeki usule göre ikinci oylama yapılır.


 


D. Seçimlerin
geriye bırakılması ve ara seçimler [34]


Madde
78 – Savaş sebebiyle yeni seçimlerin
yapılmasına imkan görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl
geriye bırakılmasına karar verebilir.


Geri bırakma sebebi
ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim,
her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara
seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde
beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar
verilir.


Genel seçimlere bir yıl
kala, ara seçimi yapılamaz.


(Ek fıkra:
27/12/2002-4777/2 md.) Yukarıda yazılı hallerden ayrı
olarak, bir ilin veya seçim çevresinin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde
üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden doksan günden sonraki ilk
Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği yapılacak seçimlerde Anayasanın
127 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.


 


E. Seçimlerin
genel yönetim ve denetimi


Madde
79 – Seçimler, yargı organlarının genel yönetim
ve denetimi altında yapılır. 


Seçimlerin başlamasından
bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün
işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim
konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin
karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını
ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim
Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie
başvurulamaz. [35]


Yüksek Seçim Kurulunun ve
diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.


Yüksek Seçim Kurulu yedi
asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel
Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli
oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan
ve bir başkanvekili seçerler.


Yüksek Seçim Kuruluna
Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye
ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye girmezler.


Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunların halkoyuna sunulması, Cumhurbaşkanının halk tarafından
seçilmesi işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinde
uygulanan hükümlere göre olur. [36]


 


F. Üyelikle ilgili
hükümler


 


1. Milletin
temsili


Madde
80 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün Milleti temsil
ederler.


 


2. Andiçme


Madde
81 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler:


"Devletin varlığı ve
bağımsızlığını vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve
şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik
Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur
ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından
ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan
ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine
andiçerim".


 


3. Üyelikle
bağdaşmayan işler


Madde
82 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin
veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak
katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkanları
kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım
sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları
teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar,
vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul
edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı
Resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. (Mülga ikinci cümle:
21/1/2017-6771/16 md.)


Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.


 


4. Yasama
dokunulmazlığı


Madde
83 – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri
düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka
bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan
sorumlu tutulamazlar.


Seçimden önce veya sonra
bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça
tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı
gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak
kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak,
bu halde yetkili makam durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet
Meclisine bildirmek zorundadır.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün
yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince
zamanaşımı işlemez.


Tekrar seçilen
milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden
dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.


Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve
karar alınamaz.


 


5.
Milletvekilliğinin düşmesi [37]


Madde
84 – (Değişik: 23/7/1995-4121/9 md.)


İstifa eden
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulunca kararlaştırılır.


Milletvekilliğinin kesin
hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme
kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.


82 nci maddeye göre
milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu
tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.


Meclis çalışmalarına
özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü
katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis
Başkanlık Divanınca tespit edilmesi üzerine,
Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir.


(Mülga son fıkra:
7/5/2010-5982/9 md.)


 


6. İptal istemi


Madde
85 – (Değişik: 23/7/1995-4121/10 md.)


Yasama dokunulmazlığının
kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84 üncü maddenin birinci,
üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması hallerinde, Meclis
Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili
milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya
İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine başvurabilir.
Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara bağlar. 


 


7. Ödenek ve
yolluklar


Madde
86 – (Değişik birinci cümle: 21/11/2001-4720/1 md.) Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla
düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta
olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler
ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder.[38]


Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C.
Emekli Sandığı  tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin
kesilmesini gerektirmez. [39]


Ödenek ve yollukların en
çok üç aylığı önceden ödenebilir.


 


II. Türkiye Büyük
Millet Meclisinin görev ve yetkileri


 


A. Genel olarak


Madde
87 – (Değişik: 21/1/2017-6771/5 md.)


Türkiye Büyük Millet
Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve
kesinhesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve
savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun
bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı
ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde
öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.


 





B. Kanunların
teklif edilmesi ve görüşülmesi


Madde
88 – Kanun teklif etmeye (…)[40]
milletvekilleri yetkilidir.


Kanun (…)[41]  tekliflerinin
Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları içtüzükle
düzenlenir.


 


C. Kanunların
Cumhurbaşkanınca yayımlanması


Madde
89 – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilen kanunları onbeş gün içinde yayımlar.


Yayımlanmasını kısmen
veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta
gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde, Türkiye Büyük Millet
Meclisine geri gönderir. (Ek cümle: 3/10/2001-4709/29 md.) Cumhurbaşkanınca
kısmen uygun bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun
bulunmayan maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir. [42]


Türkiye Büyük Millet
Meclisi, geri gönderilen kanunu üye tamsayısının salt çoğunluğuyla aynen kabul
ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni
bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri
gönderebilir. [43]


Anayasa değişikliklerine
ilişkin hükümler saklıdır.


 


D. Milletlerarası
andlaşmaları uygun bulma


Madde
90 – Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı
devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına
bağlıdır.


Ekonomik, ticari veya
teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet
Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin
yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile
yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki
ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.


Milletlerarası bir
andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye
dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmaların Türkiye Büyük
Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre
yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren
andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.


Türk
kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci
fıkra hükmü uygulanır.


Usulüne göre yürürlüğe
konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında
Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle:
7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve
özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı
hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma
hükümleri esas alınır.


 


E. Kanun hükmünde
kararname çıkarma yetkisi verme


Madde
91 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


F. Savaş hali
ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme


Madde
92 – Milletlerarası hukukun meşru saydığı
hallerde savaş hali ilanına ve Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası
andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller
dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya
yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye
Büyük Millet Meclisinindir.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya
uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin
kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar verebilir.


 


III. Türkiye Büyük
Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler


 


A. Toplanma ve
tatil


Madde 93 –
(Değişik birinci fıkra: 23/7/1995-4121/11 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk günü kendiliğinden
toplanır.


Meclis, bir yasama
yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında (…)[44] Cumhurbaşkanınca
toplantıya çağrılır.


Meclis Başkanı da
doğrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi
toplantıya çağırır.


Ara verme veya tatil
sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı
gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam edilemez.


 


B. Başkanlık
Divanı


Madde
94 – Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık
Divanı, Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı, Başkanvekilleri, Katip
üyeler ve İdare Amirlerinden oluşur.


Başkanlık Divanı,
Meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını
sağlayacak şekilde kurulur. Siyasi parti grupları Başkanlık için aday
gösteremezler.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. (Değişik
ikinci cümle: 7/5/2010-5982/10 md.) İlk seçilenlerin görev süresi iki
yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama döneminin
sonuna kadar devam eder.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden
itibaren beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir, Başkan seçimi gizli
oyla yapılır. İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye
tamsayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa,
bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü
oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday
gösterme süresinin bitiminden itibaren, beş gün içinde tamamlanır. [45]


Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanvekillerinin Katip Üyelerinin ve İdare Amirlerinin adedi, seçim
nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde belirlenir.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti
grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan
haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten
Başkanvekili oy kullanamazlar.


 


C. İçtüzük siyasi
parti grupları ve kolluk işleri


Madde
95 – Türkiye Büyük Millet Meclisi,
çalışmalarını, kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütür.


İçtüzük hükümleri, siyasi
parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında
katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grupları, en az yirmi
üyeden meydana gelir.    


Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim
hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer
kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis
Başkanlığına tahsis edilir.


 


D. Toplantı ve
karar yeter sayısı


Madde
96 – (Değişik birinci fıkra: 31/5/2007-5678/3 md.) Türkiye
Büyük Millet Meclisi, yapacağı seçimler dahil bütün işlerinde üye tamsayısının
en az üçte biri ile toplanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasada başkaca
bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak
karar yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir
fazlasından az olamaz.


(Mülga ikinci
fıkra: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


E. Görüşmelerin
açıklığı ve yayımlanması


Madde
97 – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki
görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır.


Meclisteki açık
görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca
bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.


 


IV. Türkiye Büyük
Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları


 


(…)[46]


Madde
98 – (Değişik: 21/1/2017-6771/6 md.)


Türkiye Büyük Millet
Meclisi; Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru
yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır.


Meclis araştırması, belli
bir konuda bilgi edinmek için yapılan incelemeden ibarettir.


Genel görüşme, toplumu ve
Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.


Meclis soruşturması,
Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında 106 ncı maddenin beşinci,
altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca yapılan soruşturmadan ibarettir.


Yazılı soru, yazılı
olarak en geç onbeş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin,
Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından
ibarettir.


Meclis araştırması, genel
görüşme ve yazılı soru önergelerinin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile
araştırma usulleri Meclis İçtüzüğü ile düzenlenir.


 


B. Gensoru


Madde
99 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


C. Meclis
soruşturması


Madde
100 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


İKİNCİ BÖLÜM


Yürütme


 


1. Cumhurbaşkanı


A. Adaylık ve
seçimi [47]


Madde
101 – (Değişik: 21/1/2017-6771/7 md.)


Cumhurbaşkanı, kırk
yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine
sahip Türk vatandaşları arasından, doğrudan halk tarafından seçilir.


Cumhurbaşkanının görev
süresi beş yıldır. Bir kimse en fazla iki defa Cumhurbaşkanı seçilebilir.


Cumhurbaşkanlığına, siyasi
parti grupları, en son yapılan genel seçimlerde toplam geçerli oyların tek
başına veya birlikte en az yüzde beşini almış olan siyasi partiler ile en az
yüzbin seçmen aday gösterebilir.


Cumhurbaşkanı seçilen
milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.


Genel oyla yapılacak
seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday, Cumhurbaşkanı seçilir. İlk
oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci
oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış iki aday katılır ve
geçerli oyların çoğunluğunu alan aday, Cumhurbaşkanı seçilir.


İkinci oylamaya katılmaya
hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde;
ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi
suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama
referandum şeklinde yapılır. Aday, geçerli oyların salt çoğunluğunu aldığı
takdirde Cumhurbaşkanı seçilir. Oylamada, adayın geçerli oyların çoğunluğunu
alamaması halinde, sadece Cumhurbaşkanı seçimi yenilenir.


Seçimlerin
tamamlanamaması halinde, yenisi göreve başlayıncaya kadar mevcut
Cumhurbaşkanının görevi devam eder.


Cumhurbaşkanlığı
seçimlerine ilişkin diğer usul ve esaslar kanunla düzenlenir.


 


B. Seçimi


Madde 102 – (Mülga:
21/1/2017-6771/16 md.)


 


C. Andiçmesi


Madde
103 – Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye
Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer:


"Cumhurbaşkanı
sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez
bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya,
hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik
Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma
ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden
yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini
korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için
bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve
şerefim üzerine andiçerim."


 


D. Görev ve
yetkileri


Madde 104
 – (Değişik: 21/1/2017-6771/8 md.)


Cumhurbaşkanı Devletin
başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.


Cumhurbaşkanı, Devlet
başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil
eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu
çalışmasını temin eder.


Gerekli gördüğü takdirde,
yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını
yapar.


Ülkenin iç ve dış
siyaseti hakkında Meclise mesaj verir.


Kanunları yayımlar.


Kanunları tekrar
görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir.


Kanunların, Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil
veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinde iptal
davası açar.


Cumhurbaşkanı
yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.


Üst kademe kamu
yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin
usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.


Yabancı devletlere
Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyetine
gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul eder.


Milletlerarası
andlaşmaları onaylar ve yayımlar.


Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.


Milli güvenlik
politikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder.


Türk Silahlı
Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.


Sürekli hastalık,
sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarını hafifletir veya kaldırır.


Cumhurbaşkanı, yürütme
yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir.
Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel
haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve
ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Anayasada münhasıran
kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.
Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde,
kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun
çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.


Cumhurbaşkanı, kanunların
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabilir.


Kararnameler ve
yönetmelikler, yayımdan sonraki bir tarih belirlenmemişse, Resmî Gazetede
yayımlandıkları gün yürürlüğe girer.


Cumhurbaşkanı, ayrıca
Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri
yerine getirir ve yetkileri kullanır.


 


E. Cumhurbaşkanının
cezai sorumluluğu [48]


Madde 105 –
(Değişik: 21/1/2017-6771/9 md.)


Cumhurbaşkanı hakkında,
bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt
çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis,
önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli
oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir.


Soruşturma açılmasına
karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında
komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar
arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş
kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma
sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar.
Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve
kesin bir süre verilir.


Rapor Başkanlığa
verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır, dağıtımından itibaren on
gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye
tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce
Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya
mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak
tamamlanır.


Hakkında soruşturma
açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamaz.


Yüce Divanda seçilmeye
engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer.


Cumhurbaşkanının görevde
bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu
madde hükmü uygulanır.


 


F. Cumhurbaşkanı
yardımcıları, Cumhurbaşkanına vekâlet ve bakanlar [49]


Madde
106 – (Değişik: 21/1/2017-6771/10 md.)


Cumhurbaşkanı,
seçildikten sonra bir veya daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir.


Cumhurbaşkanlığı
makamının herhangi bir nedenle boşalması halinde, kırkbeş gün içinde
Cumhurbaşkanı seçimi yapılır. Yenisi seçilene kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı
Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
Genel seçime bir yıl veya daha az kalmışsa Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimi
de Cumhurbaşkanı seçimi ile birlikte yenilenir. Genel seçime bir yıldan fazla
kalmışsa seçilen Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi seçim tarihine
kadar görevine devam eder. Kalan süreyi tamamlayan Cumhurbaşkanı açısından bu
süre dönemden sayılmaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerinin
yapılacağı tarihte her iki seçim birlikte yapılır.


Cumhurbaşkanının hastalık
ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması
hallerinde, Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve
Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.


Cumhurbaşkanı
yardımcıları ve bakanlar, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olanlar
arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınır. Cumhurbaşkanı
yardımcıları ve bakanlar, 81 inci maddede yazılı şekilde Türkiye Büyük Millet
Meclisi önünde andiçerler. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Cumhurbaşkanı
yardımcısı veya bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erer.


Cumhurbaşkanı
yardımcıları ve bakanlar, Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı
yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleriyle ilgili suç işledikleri
iddiasıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun
vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir
ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma
açılmasına karar verebilir.


Soruşturma açılmasına
karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında
komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar
arasından, her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş
kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma
sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar.
Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve
kesin bir süre verilir.


Rapor Başkanlığa
verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır ve dağıtımından itibaren on
gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi, üye
tamsayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce
Divan yargılaması üç ay içinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya
mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak
tamamlanır.


Bu kişilerin görevde
bulundukları sürede, görevleriyle ilgili işledikleri iddia edilen suçlar
bakımından, görevleri bittikten sonra da beşinci, altıncı ve yedinci fıkra
hükümleri uygulanır.


Yüce Divanda seçilmeye
engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın görevi
sona erer.


Cumhurbaşkanı
yardımcıları ve bakanlar, görevleriyle ilgili olmayan suçlarda yasama
dokunulmazlığına ilişkin hükümlerden yararlanır.


Bakanlıkların kurulması,
kaldırılması, görevleri ve yetkileri, teşkilat yapısı ile merkez ve taşra
teşkilatlarının kurulması Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir.


 


G. Cumhurbaşkanı
Genel Sekreterliği 


Madde
107 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


H. Devlet Denetleme
Kurulu


Madde
108 – İdarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve
verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla,
Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu,
Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve
sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü
kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki
işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda,
her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar. [50]


(…) [51] yargı
organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır.


Devlet Denetleme
Kurulunun Başkan ve üyeleri, Cumhurbaşkanınca atanır. [52]


Devlet Denetleme
Kurulunun işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenir. [53]


 


II. Bakanlar Kurulu


 


A. Kuruluş


Madde
109 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


B. Göreve başlama
ve güvenoyu


Madde
110 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


C. Görev sırasında
güvenoyu


Madde
111 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


D. Görev ve siyasi
sorumluluk


Madde
112 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


E. Bakanlıkların
kurulması ve bakanlar


Madde
113 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


F. Seçimlerde
geçici Bakanlar Kurulu


Madde
114 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


G. Tüzükler


Madde
115 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


H. Türkiye Büyük
Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanı seçimlerinin yenilenmesi [54]


Madde
116 – (Değişik: 21/1/2017-6771/11 md.)


Türkiye Büyük Millet
Meclisi, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar
verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile
Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.


Cumhurbaşkanının
seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi
genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.


Cumhurbaşkanının ikinci
döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde,
Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.


Seçimlerinin birlikte
yenilenmesine karar verilen Meclisin ve Cumhurbaşkanının yetki ve görevleri,
yeni Meclisin ve Cumhurbaşkanının göreve başlamasına kadar devam eder.


Bu şekilde seçilen Meclis
ve Cumhurbaşkanının görev süreleri de beş yıldır.


 


İ. Milli Savunma


 


1. Başkomutanlık
ve Genelkurmay Başkanlığı


Madde
117 – Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet
Meclisinin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil
olunur.


Milli güvenliğin
sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından,
Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Cumhurbaşkanı sorumludur. [55]


Cumhurbaşkanınca atanan
Genelkurmay Başkanı; Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık
görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. [56]


(Mülga dördüncü
fıkra: 21/1/2017-6771/16 md.)


(Mülga beşinci
fıkra: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


2. Milli Güvenlik
Kurulu


Madde
118 –  (Değişik birinci fıkra: 3/10/2001-4709/32
md.) Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanı
yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri
komutanlarından kurulur. [57]


Gündemin özelliğine göre
Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri alınabilir.


(Değişik birinci
cümle: 3/10/2001-4709/32 md.) Millî Güvenlik Kurulu;
Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili
alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki
görüşlerini Cumhurbaşkanına bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve
bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin
korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar
Cumhurbaşkanınca değerlendirilir. [58]
[59]


Milli Güvenlik Kurulunun
gündemi; Cumhurbaşkanı yardımcıları ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate
alınarak Cumhurbaşkanınca düzenlenir. [60]


Cumhurbaşkanı
katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanı yardımcısının
başkanlığında toplanır. [61]


Milli Güvenlik Kurulu
Genel Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle
düzenlenir. [62]


 


III. Olağanüstü
hal yönetimi [63]


(…) [64]


(…) [65]


Madde
119 – (Değişik: 21/1/2017-6771/12 md.)


Cumhurbaşkanı; savaş,
savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, seferberlik, ayaklanma, vatan
veya Cumhuriyete karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışma, ülkenin ve milletin
bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin
yaygınlaşması, anayasal düzeni veya temel hak ve hürriyetleri ortadan
kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerinin ortaya çıkması, şiddet olayları
nedeniyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması, tabiî afet veya tehlikeli
salgın hastalık ya da ağır ekonomik bunalımın ortaya çıkması hallerinde yurdun
tamamında veya bir bölgesinde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal
ilan edebilir.


Olağanüstü hal ilanı
kararı, verildiği gün Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onayına sunulur.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağırılır; Meclis gerekli gördüğü
takdirde olağanüstü halin süresini kısaltabilir, uzatabilir veya olağanüstü
hali kaldırabilir.


Cumhurbaşkanının
talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi her defasında dört ayı geçmemek üzere
süreyi uzatabilir. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.


Olağanüstü hallerde
vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile 15 inci
maddedeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı
veya geçici olarak durdurulacağı, hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin
nasıl yürütüleceği kanunla düzenlenir.


Olağanüstü hallerde
Cumhurbaşkanı, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, 104 üncü maddenin
onyedinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen sınırlamalara tabi olmaksızın
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Kanun hükmündeki bu kararnameler
Resmî Gazetede yayımlanır, aynı gün Meclis onayına sunulur.


Savaş ve mücbir
sebeplerle Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplanamaması hâli hariç olmak
üzere; olağanüstü hal sırasında çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üç ay
içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve karara bağlanır. Aksi halde
olağanüstü hallerde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kendiliğinden yürürlükten
kalkar.


 


2. Şiddet
olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması
sebepleriyle olağanüstü hal ilanı


Madde
120 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


3. Olağanüstü
hallerle ilgili düzenleme


Madde
121 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


B. Sıkıyönetim,
seferberlik ve savaş hali


Madde
122 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


IV. İdare


 


A. İdarenin
esasları


1. İdarenin
bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği


Madde
123 – İdare, kuruluş ve görevleriyle bir
bütündür ve kanunla düzenlenir.


İdarenin kuruluş ve
görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.


Kamu
tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle kurulur. [66]


 


2. Yönetmelikler


Madde
124 – Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu
tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve
Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara
aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. [67]


Hangi yönetmeliklerin
Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.


 


B. Yargı yolu


Madde 125 – İdarenin
her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm:
13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve
sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası
tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık
unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.


(…) (Ek cümle:
7/5/2010-5982/11 md.) (…)[68]
Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma
hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.


İdari işlemlere karşı
açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.


(Değişik birinci
cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî
eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette
yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda
gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak,
idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı
kararı verilemez.


İdari işlemin uygulanması
halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça
hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe
gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.


Kanun, olağanüstü hallerde,
(…)[69]
seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık
nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.


İdare, kendi eylem ve
işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.


 


C. İdarenin
kuruluşu


1. Merkezi idare


Madde
126 – Türkiye, merkezi idare kuruluşu
bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin
gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayırılır.


İllerin idaresi yetki
genişliği esasına dayanır. 


Kamu hizmetlerinin
görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi
idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir. 


 


2. Mahalli
idareler


Madde
127 – Mahalli idareler; il, belediye veya köy
halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları
kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler
tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.


Mahalli idarelerin
kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak
kanunla düzenlenir.


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/12 md.) Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci
maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. (Mülga ikinci cümle:
21/1/2017-6771/16 md.) Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim
biçimleri getirebilir.


Mahalli idarelerin
seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların
çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak,
görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma
açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı,
geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.


Merkezi idare, mahalli
idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun
şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının
korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda
belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.


Mahalli idarelerin belirli
kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Cumhurbaşkanının izni
ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi
idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere,
görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır. [70]


 


D. Kamu hizmeti
görevlileriyle ilgili hükümler


 


1. Genel ilkeler


Madde
128 –  Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve
diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü
oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve
diğer kamu görevlileri eliyle görülür.


Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek
cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu
sözleşme hükümleri saklıdır.


Üst kademe
yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.


 


2. Görev ve
sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence


Madde
129 – Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa
ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.


Memurlar ve diğer kamu
görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst
kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.


(Değişik üçüncü
fıkra: 7/5/2010-5982/13 md.) Disiplin kararları yargı
denetimi dışında bırakılamaz.


Silahlı Kuvvetler
mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.


Memurlar ve diğer kamu
görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat
davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve
şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.


Memurlar ve diğer kamu
görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması
açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari
merciin iznine bağlıdır.


 





E. Yükseköğretim
kurumları ve üst kuruluşları 


 


1. Yükseköğretim
kurumları


Madde
130 – Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan
bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek
amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel
araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere
çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip
üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.


Kanunda gösterilen usul
ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından,
Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir.


Kanun, üniversitelerin
ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.


Üniversiteler ile öğretim
üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında
bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin
ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği
vermez.


Üniversiteler ve bunlara
bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri
Devletçe sağlanır.


Kanunun belirlediği usul
ve esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim
Kurulunca seçilir ve atanır.


Üniversite yönetim ve
denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya
üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle
olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.


Üniversitelerin
hazırladığı bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra
Milli Eğitim Bakanlığına sunulur ve merkezi yönetim bütçesinin bağlı olduğu
esaslara uygun olarak işleme tabi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir.
[71]


Yükseköğretim
kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev,
yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim
hakkını kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama,
yükselme ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve
öğretim elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri,
öğretim düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar,
Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, mali
işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar,
üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi,
öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji
gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim kuruluna ve üniversitelere Devletin
sağladığı mali kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.


Vakıflar tarafından
kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik
çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet
eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere
tabidir.


 


2. Yükseköğretim
üst kuruluşları


Madde
131 – Yükseköğretim kurumlarının öğretimini
planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki
eğitim - öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu
kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını,
geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde
kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama
yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur.


(Değişik ikinci
fıkra: 7/5/2004-5170/8 md.) Yükseköğretim Kurulu,
üniversiteler tarafından seçilen ve sayıları, nitelikleri, seçilme usulleri
kanunla belirlenen adaylar arasından rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılı
hizmet yapmış profesörlere öncelik vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan
üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan doğruya seçilen üyelerden kurulur. [72]


Kurulun teşkilatı, görev,
yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla düzenlenir.


 


3. Yükseköğretim
kurumlarından özel hükümlere tabi olanlar


Madde 132
- Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları
özel kanunlarının hükümlerine tabidir.


 


F. Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu, radyo ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili
haber ajansları [73]


Madde 133 -
(Değişik: 8/7/1993-3913/1 md.)


Radyo ve televizyon
istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde
serbesttir.


(Ek fıkra:
21/6/2005-5370/1 md.) Radyo ve televizyon faaliyetlerini
düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu dokuz
üyeden oluşur. Üyeler, siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında
belirlenecek üye sayısının ikişer katı olarak gösterecekleri adaylar arasından,
her siyasi parti grubuna düşen üye sayısı esas alınmak suretiyle Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulunca seçilir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun
kuruluşu, görev ve yetkileri, üyelerinin nitelikleri, seçim usulleri ve görev
süreleri kanunla düzenlenir.


Devletçe kamu
tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu
tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının
tarafsızlığı esastır.


 


G. Atatürk Kültür,
Dil ve Tarih Yüksek Kurumu


Madde 134
 – Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve
inkılaplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan
araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevi
himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Cumhurbaşkanının
görevlendireceği bakana bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk
Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip
"Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu" kurulur. [74]


Türk Dil Kurumu ile Türk
Tarih Kurumu için Atatürk'ün vasiyetnamesinde belirtilen mali menfaatler saklı
olup kendilerine tahsis edilir.


Atatürk Kültür, Dil ve
Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri
ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.


 


H. Kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları


Madde 135 – Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe
mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,
meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü
ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile
kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen
usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu
tüzelkişilikleridir.


Kamu kurum ve kuruluşları
ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların
meslek kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları, kuruluş
amaçları dışında faaliyette bulunamazlar. 


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları ve üst
kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasi partiler aday gösteremezler. 


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/13 md.) Bu meslek kuruluşları üzerinde
Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/13 md.) Amaçları dışında faaliyet gösteren
meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun belirlediği
merciin veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir
ve yerlerine yenileri seçtirilir.


(Değişik fıkra:
23/7/1995-4121/13 md.) Ancak, milli güvenliğin, kamu
düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın
gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek
kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir.
Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur.
Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar
kendiliğinden yürürlükten kalkar.


 


İ. Diyanet İşleri
Başkanlığı


Madde
136 – Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri
Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin
dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel
kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.


 


J. Kanunsuz emir


Madde
137 – Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve
suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve
bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu
emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getiren
sorumlu olmaz. [75]


Konusu suç teşkil eden
emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan
kurtulamaz.


Askeri hizmetlerin
görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için
kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Yargı


 


I. Genel hükümler


 


A. Mahkemelerin
bağımsızlığı


Madde
138 – Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar;
Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm
verirler.


Hiçbir organ, makam,
merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir
ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.


Görülmekte olan bir dava
hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru
sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.


Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve
idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine
getirilmesini geciktiremez.


 


B. Hakimlik ve
savcılık teminatı


Madde
139 – Hakimler ve savcılar azlolunamaz,
kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir
mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer
özlük haklarından yoksun kılınamaz.


Meslekten çıkarılmayı
gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının
uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.


 





C. Hakimlik ve
savcılık mesleği


Madde
140 – Hakimler ve savcılar adli ve idari yargı
hakim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten hakim ve
savcılar eliyle yürütülür.


Hakimler, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.


Hakim ve savcıların
nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte
ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak
değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası
verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından
dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten
çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri
ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı
esaslarına göre kanunla düzenlenir.


Hakimler ve savcılar
altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askeri hakimlerin yaş
haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir.


Hakimler ve savcılar,
kanunda belirtilenlerden başka, Resmî ve özel hiçbir görev alamazlar.


Hakimler ve savcılar
idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.


Hakim ve savcı olup da
adalet hizmetindeki idari görevlerde çalışanlar, hakimler ve savcılar
hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar, hakimler ve savcılara ait esaslar
dairesinde sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hakimlere ve savcılara
tanınan her türlü haklardan yararlanırlar.


 


D. Duruşmaların
açık ve kararların gerekçeli olması


Madde
141 – Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır.
Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın
veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.


Küçüklerin yargılanması
hakkında kanunla özel hükümler konulur.


Bütün mahkemelerin her
türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.


Davaların en az giderle
ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.


 


E. Mahkemelerin
kuruluşu


Madde
142 – Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri,
işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.


(Ek fıkra:
21/1/2017-6771/13 md.) Disiplin mahkemeleri dışında askerî
mahkemeler kurulamaz. Ancak savaş halinde, asker kişilerin görevleriyle ilgili
olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli askerî mahkemeler
kurulabilir.


 


F. Devlet Güvenlik
Mahkemeleri


Madde 143 – (Mülga:
7/5/2004-5170/9 md.)


 


G. Adalet
hizmetlerinin denetimi [76]


Madde
144 – (Değişik: 7/5/2010-5982/14 md.)


Adalet hizmetleri ile
savcıların idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetimi, adalet
müfettişleri ile hâkim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma,
inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılır. Buna
ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.


 


H. Askeri yargı


Madde
145 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


II. Yüksek
mahkemeler


 


A. Anayasa
Mahkemesi


 


1. Kuruluşu


Madde 146
 – (Değişik: 7/5/2010-5982/16 md.)


Anayasa Mahkemesi onbeş
üyeden kurulur. [77]


Türkiye Büyük Millet
Meclisi; iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından,
her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro
başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday içinden
yapacağı gizli oylamayla seçer. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu
seçimde, her boş üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci
oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır. İkinci oylamada salt çoğunluk
sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır;
üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmiş olur. 


Cumhurbaşkanı; üç üyeyi
Yargıtay, iki üyeyi Danıştay (…)[78]
genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için
gösterecekleri üçer aday içinden; en az ikisi hukukçu olmak üzere üç üyeyi
Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının hukuk,
iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından
göstereceği üçer aday içinden; dört üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest
avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az beş yıl raportörlük yapmış
Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.


Yargıtay, Danıştay (…)[79] ve Sayıştay
genel kurulları ile Yükseköğretim Kurulundan Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday
göstermek için yapılacak seçimlerde, her boş üyelik için, (…)[80] en fazla oy
alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır. Baro başkanlarının serbest avukatlar
arasından gösterecekleri üç aday için yapılacak seçimde (…)[81] en fazla oy
alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.


Anayasa Mahkemesine üye
seçilebilmek için, kırkbeş yaşın doldurulmuş olması kaydıyla; yükseköğretim
kurumları öğretim üyelerinin profesör veya doçent unvanını kazanmış,
avukatların en az yirmi yıl fiilen avukatlık yapmış, üst kademe yöneticilerinin
yükseköğrenim görmüş ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalışmış,
birinci sınıf hâkim ve savcıların adaylık dahil en az yirmi yıl çalışmış olması
şarttır.


Anayasa Mahkemesi üyeleri
arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir
Başkan ve iki başkanvekili seçilir. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.


Anayasa Mahkemesi üyeleri
aslî görevleri dışında Resmî veya özel hiçbir görev alamazlar.


 


2. Üyelerin görev
süresi ve üyeliğin sona ermesi [82]


Madde
147 – (Değişik birinci fıkra: 7/5/2010-5982/17 md.) Anayasa
Mahkemesi üyeleri oniki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa
Mahkemesi üyesi seçilemez. Anayasa Mahkemesi üyeleri altmışbeş yaşını
doldurunca emekliye ayrılırlar. Zorunlu emeklilik yaşından önce görev süresi
dolan üyelerin başka bir görevde çalışmaları ve özlük işleri kanunla
düzenlenir.


Anayasa Mahkemesi
üyeliği, bir üyenin hakimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan
dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine
getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye
tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.


 


3. Görev ve yetkileri
[83]


Madde 148 –  Anayasa
Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük
Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu
denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar.
Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.
Ancak, olağanüstü hallerde (…)[84]
ve savaş hallerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas
bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz.


Kanunların şekil bakımından
denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa
değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle
görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil
bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten
itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası
açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez.


(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18
md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve
özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin
kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine
başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş
olması şarttır.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruda, kanun yolunda
gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruya ilişkin usul ve
esaslar kanunla düzenlenir.


Anayasa Mahkemesi
Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa
Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay (…)[85]
Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve
Savcılar (…)[86]
Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı
Yüce Divan sıfatıyla yargılar. [87]
[88]


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/18 md.) Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve
Hava Kuvvetleri Komutanları (…)[89]
da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.


Yüce Divanda, savcılık
görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.


(Değişik beşinci
fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Yüce Divan kararlarına
karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme
sonucunda verdiği kararlar kesindir.


Anayasa Mahkemesi,
Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.  


 


4. Çalışma ve
yargılama usulü


Madde 149 – (Değişik:
7/5/2010-5982/19 md.)


Anayasa Mahkemesi, iki
bölüm ve Genel Kurul halinde çalışır. Bölümler, başkanvekili başkanlığında dört
üyenin katılımıyla toplanır. Genel Kurul, Mahkeme Başkanının veya Başkanın
belirleyeceği başkanvekilinin başkanlığında en az on üye ile toplanır. Bölümler
ve Genel Kurul, kararlarını salt çoğunlukla alır. Bireysel başvuruların kabul
edilebilirlik incelemesi için komisyonlar oluşturulabilir. [90]


Siyasî partilere ilişkin
dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla
yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılır, bireysel başvurular ise
bölümlerce karara bağlanır.


Anayasa değişikliğinde
iptale, siyasî partilerin kapatılmasına ya da Devlet yardımından yoksun
bırakılmasına karar verilebilmesi için toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy
çokluğu şarttır.


Şekil bozukluğuna dayalı
iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır.


Anayasa Mahkemesinin
kuruluşu, Genel Kurul ve bölümlerin yargılama usulleri, Başkan, başkanvekilleri
ve üyelerin disiplin işleri kanunla; Mahkemenin çalışma esasları, bölüm ve
komisyonların oluşumu ve işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle düzenlenir.


Anayasa Mahkemesi Yüce
Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler.
Ancak, bireysel başvurularda duruşma yapılmasına karar verilebilir. Mahkeme
ayrıca, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri
ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir ve siyasî partilerin
kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra
kapatılması istenen siyasî partinin genel başkanlığının veya tayin edeceği bir
vekilin savunmasını dinler.


 


5. İptal davası


Madde 150 –
Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas
bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan
doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet
Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki
üyelere aittir. (Mülga son cümle: 21/1/2017-6771/16 md.)  [91]


 


6. Dava açma
süresi


Madde 151 –
Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen
kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya içtüzüğün Resmî Gazetede
yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer. [92]


 


7. Anayasaya
aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi


Madde
152 – Bir davaya bakmakta olan mahkeme,
uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini
Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının
ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara
kadar davayı geri bırakır. [93]


Mahkeme, Anayasaya
aykırılık iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle
birlikte karara bağlanır.


Anayasa Mahkemesi, işin
kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu
süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre
sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar
kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.


Anayasa Mahkemesinin işin
esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede yayımlanmasından sonra on
yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar
başvuruda bulunulamaz.


 


8. Anayasa
Mahkemesinin kararları


Madde
153 – Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.
İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.


Anayasa Mahkemesi bir
kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal
ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde
hüküm tesis edemez. [94]


Kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların
hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten
kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği
tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,
kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. [95]


İptal kararının yürürlüğe
girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının
ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…)[96] teklifini
öncelikle görüşüp karara bağlar.


İptal kararları geriye
yürümez.


Anayasa Mahkemesi
kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı
organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.


 


B. Yargıtay


Madde
154 – Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve
kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son
inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar.


Yargıtay üyeleri, birinci
sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten
sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar (…)[97]
Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.


Yargıtay Birinci Başkanı,
birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay
Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için
seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler.


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından
gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl
için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.


Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.


 


C. Danıştay


Madde
155 – Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve
kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son
inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece
mahkemesi olarak bakar.


(Değişik ikinci
fıkra: 13/8/1999-4446/3 md.) Danıştay, davaları
görmek, (…)[98]
kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay
içinde düşüncesini bildirmek, (…)[99]
idari uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.


Danıştay üyelerinin
dörtte üçü, birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları ile bu meslekten
sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar (…)[100] Kurulu;
dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı;
tarafından seçilir.


Danıştay Başkanı,
Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay
Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için
seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.


Danıştayın, kuruluşu,
işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin
nitelikleri ve seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.


 


D. Askeri Yargıtay


Madde
156 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


E. Askeri Yüksek
İdare Mahkemesi


Madde
157 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


F. Uyuşmazlık
Mahkemesi


Madde
158 – Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı
mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye
yetkilidir. [101]


Uyuşmazlık Mahkemesinin
kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir.
Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından
görevlendirilen üye yapar.


Diğer mahkemelerle,
Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin
kararı esas alınır.


 


III. Hakimler ve
Savcılar (…)[102]
Kurulu


Madde
159 – (Değişik: 7/5/2010-5982/22 md.)


Hâkimler ve Savcılar (…)[103] Kurulu,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev
yapar.


(Değişik fıkra:
21/1/2017-6771/14 md.) Hâkimler ve Savcılar Kurulu onüç
üyeden oluşur; iki daire halinde çalışır.


(Değişik fıkra:
21/1/2017-6771/14 md.) Kurulun Başkanı Adalet Bakanıdır.
Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun, üç üyesi birinci
sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî
yargı hâkim ve savcıları arasından, bir üyesi birinci sınıf olup, birinci
sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve
savcıları arasından Cumhurbaşkanınca; üç üyesi Yargıtay üyeleri, bir üyesi
Danıştay üyeleri, üç üyesi nitelikleri kanunda belirtilen yükseköğretim
kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar
arasından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilir. Öğretim üyeleri ile
avukatlar arasından seçilen üyelerden, en az birinin öğretim üyesi ve en az
birinin de avukat olması zorunludur. Kurulun Türkiye Büyük Millet Meclisi
tarafından seçilecek üyeliklerine ilişkin başvurular, Meclis Başkanlığına
yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları Üyelerinden
Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon her bir üyelik için üç adayı, üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci oylamada aday belirleme
işleminin sonuçlandırılamaması halinde ikinci oylamada üye tamsayısının beşte
üç çoğunluğu aranır. Bu oylamada da aday belirlenemediği takdirde, her bir
üyelik için en çok oyu alan iki aday arasında ad çekme usulü ile aday belirleme
işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Komisyon tarafından belirlenen
adaylar arasından, her bir üye için ayrı ayrı gizli oyla seçim yapar. Birinci
oylamada üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu; bu oylamada seçimin
sonuçlandırılamaması halinde, ikinci oylamada üye tamsayısının beşte üç
çoğunluğu aranır. İkinci oylamada da üye seçilemediği takdirde en çok oyu alan
iki aday arasında ad çekme usulü ile üye seçimi tamamlanır.


(Değişik fıkra:
21/1/2017-6771/14 md.) Üyeler dört yıl için seçilir. Süresi
biten üyeler bir kez daha seçilebilir.


(Değişik fıkra:
21/1/2017-6771/14 md.) Kurul üyeliği seçimi, üyelerin görev
süresinin dolmasından önceki otuz gün içinde yapılır. Seçilen üyelerin görev
süreleri dolmadan Kurul üyeliğinin boşalması durumunda, boşalmayı takip eden
otuz gün içinde, yeni üyelerin seçimi yapılır.


Kurulun, Adalet Bakanı
ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı dışındaki (…)[104]
üyeleri, görevlerinin devamı süresince; kanunda belirlenenler dışında başka bir
görev alamazlar veya Kurul tarafından başka bir göreve atanamaz ve
seçilemezler.


Kurulun yönetimi ve
temsili Kurul Başkanına aittir. Kurul Başkanı dairelerin çalışmalarına
katılamaz. Kurul, kendi üyeleri arasından daire başkanlarını ve daire
başkanlarından birini de başkanvekili olarak seçer. Başkan, yetkilerinden bir
kısmını başkanvekiline devredebilir.


Kurul, adlî ve idarî
yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki
verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları
uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden
uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin
kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini
karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine
getirir.


Hâkim ve savcıların
görevlerini; kanun ve diğer mevzuata (hâkimler için idarî nitelikteki
genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı
veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat
ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında
inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve
Savcılar (…)[105]
Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır. Soruşturma ve
inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha
kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir.[106]


Kurulun meslekten çıkarma
cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine
başvurulamaz.


Kurula bağlı Genel
Sekreterlik kurulur. Genel Sekreter, birinci sınıf hâkim ve savcılardan Kurulun
teklif ettiği üç aday arasından Kurul Başkanı tarafından atanır. Kurul
müfettişleri ile Kurulda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve
savcıları, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Kurula aittir.


Adalet Bakanlığının
merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında geçici veya sürekli olarak
çalıştırılacak hâkim ve savcılar ile adalet müfettişlerini ve hâkim ve savcı
mesleğinden olan iç denetçileri, muvafakatlerini alarak atama yetkisi Adalet
Bakanına aittir.


Kurul üyelerinin seçimi,
dairelerin oluşumu ve işbölümü, Kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve
karar yeter sayıları, çalışma usul ve esasları, dairelerin karar ve işlemlerine
karşı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterliğin
kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.


IV. Sayıştay


Madde
160 – Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi
kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve
giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve
sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen
inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın
kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş
gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar
düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı
yoluna başvurulamaz. [107]


Vergi, benzeri mali
yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki
uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.


(Ek üçüncü fıkra:
29/10/2005-5428/2 md.) Mahallî idarelerin hesap ve
işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.


Sayıştayın kuruluşu,
işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve
üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.


(Mülga son fıkra:
7/5/2004-5170/10 md.)


 


DÖRDÜNCÜ KISIM


MALİ VE EKONOMİK HÜKÜMLER


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Mali Hükümler


 


I. Bütçe


 


A. Bütçe ve
kesinhesap [108]


Madde
161 – (Değişik: 21/1/2017-6771/15 md.)


Kamu idarelerinin ve kamu
iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları yıllık
bütçelerle yapılır.


Malî yıl başlangıcı ile
merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü ile yatırımlar
veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre ve usuller kanunla
düzenlenir. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm
konulamaz.


Cumhurbaşkanı bütçe kanun
teklifini, malî yılbaşından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunar. Bütçe teklifi Bütçe Komisyonunda görüşülür. Komisyonun ellibeş
gün içinde kabul edeceği metin Genel Kurulda görüşülür ve malî yılbaşına kadar
karara bağlanır.


Bütçe kanununun süresinde
yürürlüğe konulamaması halinde, geçici bütçe kanunu çıkarılır. Geçici bütçe
kanununun da çıkarılamaması durumunda, yeni bütçe kanunu kabul edilinceye kadar
bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Genel Kurulda kamu idare bütçeleri hakkında düşüncelerini her
bütçenin görüşülmesi sırasında açıklarlar, gider artırıcı veya gelirleri
azaltıcı önerilerde bulunamazlar.


Genel Kurulda kamu idare
bütçeleri ile değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın
okunur ve oylanır.


Merkezî yönetim
bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek tutarın sınırını gösterir.
Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair
bütçe kanununa hüküm konulamaz.


Carî yıl bütçesindeki
ödenek artışını öngören değişiklik teklifleri ile carî ve izleyen yılların bütçelerine
malî yük getiren tekliflerde, öngörülen giderleri karşılayabilecek malî kaynak
gösterilmesi zorunludur.


Merkezî yönetim
kesinhesap kanunu teklifi, ilgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak en geç
altı ay sonra Cumhurbaşkanı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Sayıştay genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanun teklifinin
verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Meclise sunar.


Kesinhesap kanunu teklifi
ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması,
ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını
önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.


Kesinhesap kanunu
teklifi, yeni yıl bütçe kanunu teklifiyle birlikte görüşülür ve karara bağlanır.


 


B. Bütçenin
görüşülmesi


Madde
162 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


C. Bütçelerde
değişiklik yapılabilme esasları


Madde
163 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


D. Kesinhesap


Madde
164 – (Mülga: 21/1/2017-6771/16 md.)


 


E. Kamu iktisadi
teşebbüslerinin denetimi


Madde
165 – Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan
doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının
Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.


 





İKİNCİ BÖLÜM


Ekonomik Hükümler


 


I.
Planlama; Ekonomik ve Sosyal Konsey [109]


Madde
166 – Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı,
özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla
gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli
şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin
görevidir.


Planda milli tasarrufu ve
üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı,
yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları
ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır.
Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.


Kalkınma planlarının
hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına,
değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin
usul ve esaslar kanunla düzenlenir.


(Ek fıkra:
7/5/2010-5982/23 md.) Ekonomik ve sosyal politikaların
oluşturulmasında Cumhurbaşkanına istişarî nitelikte görüş bildirmek amacıyla
Ekonomik ve Sosyal Konsey kurulur. Ekonomik ve Sosyal Konseyin kuruluş ve
işleyişi kanunla düzenlenir. [110]


II. Piyasaların
denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi


Madde
167 – Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve
hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici
tedbirleri alır; piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve
kartelleşmeyi önler.


Dış ticaretin ülke
ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve
diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek
mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Cumhurbaşkanına yetki
verilebilir. [111]


 


III. Tabii
servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi


Madde
168 – Tabii servetler ve kaynaklar Devletin
hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete
aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere
devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin
gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler
eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve
tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim
usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.


 





IV. Ormanlar ve
orman köylüsü


 


A. Ormanların
korunması ve geliştirilmesi


Madde
169 – Devlet, ormanların korunması ve
sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır.
Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım
ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.


Devlet ormanlarının
mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve
işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında
irtifak hakkına konu olamaz.


Ormanlara zarar
verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip
edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için
genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak
amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.


Orman olarak
muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım
alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile
31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak
kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında
veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir,
kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında
daraltma yapılamaz.


B. Orman
köylüsünün korunması


Madde 170- Ormanlar
içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve
bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde
Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden
önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin
değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar
görülmeyen yerlerin tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman
içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için
Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi
kanunla düzenlenir.


Devlet, bu halkın işletme
araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri
alır.


Orman içinden nakledilen
köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.


 


V.
Kooperatifçiliğin geliştirilmesi


Madde
171 – Devlet, milli ekonominin yararlarını
dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını
amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.


(Mülga son fıkra :
23/7/1995-4121/15 md.)


 





VI. Tüketiciler
ile esnaf ve sanatkarların korunması


 


A. Tüketicilerin
korunması


Madde
172 – Devlet, tüketicileri koruyucu ve
aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini
teşvik eder.


 


B. Esnaf ve
sanatkarların korunması


Madde
173 – Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve
destekleyici tedbirleri alır.


 


BEŞİNCİ KISIM


ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER


 


I. İnkılap
kanunlarının korunması


Madde
174 – Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu
çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin laiklik
niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılap kanunlarının,
Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin,
Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz:


1. 3 Mart 1340 tarihli ve
430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu; 


2. 25 Teşrinisani 1341
tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun;


3. 30 Teşrinisani 1341
tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar
ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;


4. 17 Şubat 1926 tarihli
ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme
memuru önünde yapılacağına dair medeni nikah esası ile aynı kanunun 110 uncu
maddesi hükmü;


5. 20 Mayıs 1928 tarihli
ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;


6. 1 Teşrinisani 1928
tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkında Kanun;


7. 26 Teşrinisani 1934
tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların
Kaldırıldığına dair Kanun;


8. 3 Kanunuevvel 1934
tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.


 


ALTINCI KISIM


GEÇİCİ HÜKÜMLER


 


Geçici Madde 1 – Anayasanın
halkoylaması sonucu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul edildiğinin
usulünce ilanı ile birlikte, halkoylaması tarihindeki Milli Güvenlik Konseyi
Başkanı ve Devlet Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak, yedi yıllık bir
dönem için, Anayasa ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getirir ve
yetkileri kullanır. 18 Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği and
yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada
öngörülen hükümlere göre yapılır.


Cumhurbaşkanı, ilk genel
seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp; Başkanlık Divanı
oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan
Milli Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.


İlk milletvekili genel
seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya
kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının herhangi bir surette boşalması
halinde, Milli Güvenlik Konseyinin en kıdemli üyesi, Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını seçinceye kadar,
Cumhurbaşkanına vekalet eder ve O'nun Anayasadaki bütün görevlerini yerine
getirir ve yetkilerini kullanır.


 


Geçici Madde 2 – 12
Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla kuruluşu gösterilen Milli Güvenlik
Konseyi, Anayasaya dayalı olarak hazırlanacak Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim
Kanununa göre yapılacak ilk genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni
Hakkında Kanun ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunlara göre görevlerini
devam ettirir.


Anayasanın kabulünden
sonra 2356 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki Milli Güvenlik Konseyi
Üyeliklerinden birisinin herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması
usulüne ilişkin hüküm uygulanmaz.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi toplanıp göreve başladıktan sonra, Milli Güvenlik Konseyi, altı yıllık
bir süre için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Milli Güvenlik Konseyi
Üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi sıfatını alırlar. Milli Güvenlik
Konseyi üyesi olarak 18 Eylül 1980 tarihinde içtikleri and yürürlükte kalır.
Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin haiz bulundukları özlük hakları ile dokunulmazlığına sahip olurlar.
Altı yıllık süre sonunda Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukuki varlığı sona erer.


Cumhurbaşkanlığı
Konseyinin görevleri şunlardır: 


a) Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel
hak ve hürriyetlere ve ödevlere, laiklik ilkesine, Atatürk inkılaplarının,
milli güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına, Türkiye Radyo - Televizyon
Kurumuna, Milletlerarası andlaşmalara, dış ülkelere silahlı kuvvet
gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin Türkiyeye kabulüne, olağanüstü yönetime,
sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen
diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş günlük sürenin ilk on günü içinde
incelemek;


b) Cumhurbaşkanının
istemi ve tespit edeceği süre içinde:


Milletvekili genel
seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve
alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumunun yönetim ve
gözetimine, gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine
ilişkin  konuları incelemek ve görüş bildirmek;


c) Cumhurbaşkanının
istemine göre, iç ve dış güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda inceleme
ve araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına sunmak.  


 


Geçici Madde
3 – Anayasaya göre yapılacak ilk milletvekili
genel seçimi sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık
Divanını oluşturması ile birlikte:


a) 27 Ekim 1980 gün ve
2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,


b) 12 Aralık 1980 gün ve
2356 sayılı Milli Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun,  


c) 29 Haziran 1981 gün ve
2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun,


Yürürlükten
kalkar ve Milli Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukuki varlıkları sona
erer.


 


Geçici Madde
4 – (Mülga: 17/5/1987-3361/4 md.) [112]


 


Geçici Madde
5 – Yapılacak ilk milletvekili genel seçimi
sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilanını takip eden onuncu gün, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Ankara'da, Türkiye Büyük Millet Meclisi binasında, saat 15.00 de
kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı Milletvekili Başkanlık eder. Bu
toplantıda milletvekilleri andiçerler.


 


Geçici Madde
6 – Anayasaya göre kurulan Türkiye Büyük
Millet Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri yapılıncaya
kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte olan İçtüzüğünün,
Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır.


 


Geçici Madde
7 – İlk milletvekili genel seçimi sonunda,
Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu kuruluncaya kadar,
iş başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam eder.


 


Geçici Madde
8 – Anayasa ile kabul edilmiş olan yeni organ,
kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki ve işleyişleri ile ilgili kanunlarla,
Anayasada konulması veya değiştirilmesi öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın
kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev süresi içerisinde, bu süre
içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye Büyük Millet Meclisinin
ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar çıkartılır.


 


Geçici Madde
9 – İlk genel seçimler sonucu toplanacak
Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan sonra altı yıllık
süre içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisinin
geri gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen kabul edip tekrar
Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç çoğunluğunun oyu ile
mümkün olabilir.


 


Geçici Madde
10 – Mahalli İdare seçimleri en geç Türkiye
Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde yapılır.


 


Geçici Madde
11 – Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği
tarihte Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları ile görevleri
devam eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere seçilenlerin bu
suretle kazanmış oldukları sıfatları saklı kalır.


Anayasa Mahkemesi asıl
üye sayısı onbire ininceye kadar boşalan asıl üye kadrosuna, asıl ve yedek üye
sayısı toplamı onbeşe ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim
yapılmaz. Anayasa Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar asıl
üye sayısının onbirden, asıl ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden aşağı
düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde bu Anayasanın kabul ettiği esasa ve
sıraya uyulur. 


Anayasa Mahkemesi asıl
üye sayısı onbire ininceye kadar dava ve işlerde 22/4/1962 gün ve 44 sayılı
Kanunun öngördüğü toplanma yeter sayısı uygulanır.


 


Geçici Madde
12 – 13/5/1981 gün ve 2461 sayılı Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca Yargıtay ve
Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa
25/6/1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla eklenen geçici madde uyarınca Cumhuriyet
Başsavcılığı ile Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine; 6/1/1982 gün ve 2575 sayılı
Danıştay Kanununun geçici 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Danıştay Başkanlığına,
Başsavcılığına, başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet
Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine devam
ederler. 


6/1/1982 gün ve 2576
sayılı Kanunun geçici maddelerinin idari mahkemeler Başkan ve üyeliklerine
atamalara ilişkin hükümleri de saklıdır. 


 


Geçici Madde
13 – Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna
Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl ve bir yedek üyenin seçimleri
Anayasa'nın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yapılır. 


Seçilen üyeler göreve
başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin
katılmasıyla çalışmalarını yapar.


 


Geçici Madde
14 – Sendikaların gelirlerini Devlet
bankalarında muhafaza etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde yerine getirilir.


 


Geçici Madde
15 – (Mülga: 7/5/2010-5982/24 md.)


 


Geçici Madde
16 – Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme
kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde
hukuki veya fiili herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına
katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak
genel ve ara seçimleri ile mahalli seçimlere ve diğer halkoylamalarına
katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.


 


Geçici Madde
17 – (Ek: 10/5/2007-5659/1 md.)


Bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden sonra yapılacak ilk genel seçimde, Anayasanın 67 nci maddesinin son
fıkrası 10/6/1983 tarihli ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun bağımsız
adayların birleşik oy pusulasında yer almasına ilişkin hükümleri bakımından
uygulanmaz.


 


Geçici Madde
18 – (Ek: 7/5/2010-5982/25 md.)


Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte Anayasa Mahkemesinin mevcut yedek üyeleri asıl üye sıfatını
kazanır.


Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi bir
üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun ve bir üyeyi de baro başkanlarının
gösterecekleri üçer aday içinden seçer.


Türkiye Büyük Millet
Meclisinin yapacağı üye seçimi için aday göstermek amacıyla;


a) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren beş gün içinde, Sayıştay Başkanı adaylık başvurusunu
ilan eder. İlan tarihinden itibaren beş gün içinde adaylar Başkanlığa başvurur.
Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren beş gün içinde Sayıştay Genel
Kurulunca seçim yapılır. Her Sayıştay üyesinin (…)[113] oy
kullanabileceği bu seçimde en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş sayılır.


b) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren beş gün içinde, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı
adaylık başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden itibaren beş gün içinde adaylar
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği
günden itibaren beş gün içinde Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının ilanında
gösterilen yer ve zamanda baro başkanları tarafından seçim yapılır. Her bir
baro başkanının (…)[114]
oy kullanabileceği bu seçimde, en fazla oy alan üç kişi aday gösterilmiş
sayılır.


c) (a) ve (b) bentleri
uyarınca yapılan seçimlerin sonucunda aday gösterilmiş sayılanların isimleri
seçimin yapıldığı günü takip eden gün Sayıştay ve Türkiye Barolar Birliği
başkanlıklarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirilir.


ç) (c) bendi uyarınca
yapılan bildirimden itibaren on gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde
seçim yapılır. Her boş üyelik için yapılacak seçimde, ilk oylamada üye
tamsayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu
aranır; ikinci oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa bu oylamada en çok oy alan
iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye
seçilmiş olur.


Cumhurbaşkanı, birer
üyeyi Yargıtay ve Danıştay kontenjanlarından olan ilk üyeliklerin boşalmasından
sonra Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumlarının
hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri
arasından göstereceği üçer aday içinden seçer.


Anayasa Mahkemesi
üyeliğine aday gösteren kurumların halen mevcut üyeleri ile kendi
kontenjanlarından seçilmiş yedek üyeler, tamamlama seçiminde göz önünde
bulundurulur.


Anayasa Mahkemesinde
halen belli görevlere seçilmiş olanların bu sıfatları seçilmiş oldukları
sürenin sonuna kadar devam eder. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte üye
olanlar yaş haddine kadar görevlerine devam ederler.


Bireysel başvuruya
ilişkin gerekli düzenlemeler iki yıl içinde tamamlanır. Uygulama kanununun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bireysel başvurular kabul edilir.


 


Geçici Madde
19 – (Ek: 7/5/2010-5982/25 md.)


Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde aşağıda belirtilen esas ve usuller
dahilinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri seçilir:


a) Cumhurbaşkanı,
hâkimlik mesleğine alınmasına engel bir hali olmayan; yükseköğretim
kurumlarının hukuk, (…)[115]
dallarında en az onbeş yıldan beri görev yapan öğretim üyeleri, (…)[116] ile
meslekte fiilen onbeş yılını doldurmuş avukatlar arasından dört üye seçer. (İptal
ikinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010
tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile.)


b) Yargıtay Genel Kurulu,
Yargıtay üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek üye seçer. Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Yargıtay Birinci Başkanı adaylık
başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Birinci
Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün
içinde Yargıtay Genel Kurulu seçim yapar. Her Yargıtay üyesinin (…)[117] oy
kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye
seçilmiş olur.


c) Danıştay Genel Kurulu,
Danıştay üyeleri arasından iki asıl ve iki yedek üye seçer. Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi gün içinde Danıştay Başkanı adaylık
başvurusunu ilan eder. İlan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar
Başkanlığa başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün
içinde Danıştay Genel Kurulu seçim yapar. Her Danıştay üyesinin (…)[118] oy
kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye
seçilmiş olur.


ç) Türkiye Adalet
Akademisi Genel Kurulu, kendi üyeleri arasından, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kuruluna bir asıl ve bir yedek üye seçer. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren yedi gün içinde Türkiye Adalet Akademisi Başkanı adaylık başvurusunu
ilan eder. İlan tarihinden itibaren yedi gün içinde adaylar Başkanlığa
başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Adalet Akademisi Genel Kurulu seçim yapar. Her üyenin (…)[119] oy
kullanabileceği seçimde, en fazla oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye
seçilmiş olur.


d) Yedi asıl ve dört
yedek üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri
yitirmemiş olan adlî yargı hâkim ve savcıları arasından, adlî yargı hâkim ve
savcıları tarafından Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir. Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Yüksek Seçim Kurulu
adaylık başvurularını ilân eder. İlân tarihinden itibaren üç gün içinde adaylar
Yüksek Seçim Kuruluna başvurur. Başvuru tarihinin sona erdiği günden itibaren
iki gün içinde Yüksek Seçim Kurulu adayların başvurularını inceler ve aday
listesini belirleyerek ilân eder. Takip eden iki gün içinde bu listeye karşı
itiraz edilebilir. İtiraz süresinin sona erdiği günden itibaren iki gün içinde
itirazlar incelenir, sonuçlandırılır ve kesin aday listesi ilân edilir. Yüksek
Seçim Kurulunun kesin aday listesini ilân ettiği tarihten sonraki ikinci Pazar
günü her ilde, il seçim kurulunun yönetim ve denetimi altında yapılacak
seçimlerde, o ilde ve ilçelerinde görev yapan hâkim ve savcılar oy kullanır. İl
seçim kurulları o ilde oy kullanacak hâkim ve savcıların sayısına göre sandık
kurulları oluşturur. Sandık kurullarının işlem, tedbir ve kararlarına karşı
yapılan şikâyet ve itirazlar il seçim kurulunca karara bağlanır. Adaylar
propaganda yapamazlar; sadece, Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen usul
ve esaslar çerçevesinde özgeçmişlerini bu iş için tahsis edilmiş bir internet
sitesinde yayımlayabilirler. (İptal onbirinci cümle: Anayasa Mahkemesinin
7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararı ile.) Seçimlerde
en çok oy alan adaylar sırasıyla asıl ve yedek üye seçilmiş olur. Kullanılacak
oy pusulalarıyla ilgili diğer hususlar Yüksek Seçim Kurulu tarafından
belirlenir. Yüksek Seçim Kurulu, oy pusulalarını kendisi bastırabileceği gibi
gerektiğinde uygun göreceği il seçim kurulları vasıtasıyla bastırmaya da
yetkilidir. Yapılacak seçimlerde, 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin
Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun bu bende aykırı olmayan
hükümleri uygulanır.


e) Üç asıl ve iki yedek
üye birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri
yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından, idarî yargı hâkim ve
savcıları tarafından Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde seçilir.
Bölge idare mahkemelerinin bulunduğu illerde, il seçim kurulunun yönetim ve
denetimi altında yapılacak bu seçimlerde, o bölge idare mahkemesinde ve yargı
çevresi içerisinde kalan yerlerde görev yapan idarî yargı hâkim ve savcıları oy
kullanır. Bu seçimler hakkında da (d) bendi hükümleri uygulanır.


Birinci fıkranın (a),
(ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca seçilen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun
asıl üyeleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki otuzuncu günü takip
eden iş günü görevlerine başlarlar.


Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Yargıtay ve Danıştaydan
gelen asıl ve yedek üyelerinin görevleri, seçilmiş oldukları sürenin sonuna
kadar devam eder. Bunlardan, Yargıtaydan gelen üyelerden görev süresini
tamamlayanların yerine birinci fıkranın (b) bendi uyarınca seçilenler;
Danıştaydan gelen üyelerden görev süresini tamamlayanların yerine birinci
fıkranın (c) bendi uyarınca seçilenler, sırayla göreve başlarlar.


Birinci fıkranın (b) ve
(c) bentleri uyarınca seçilen üyelerden, üçüncü fıkra uyarınca göreve
başlayanların görev süresi, birinci fıkranın (a), (ç), (d) ve (e) bentleri
uyarınca seçilen diğer Kurul üyelerinin görev süresinin bittiği tarihte sona
erer.


İlgili kanunlarda gerekli
düzenlemeler yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna seçilen
asıl üyeler, Yargıtay daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm malî
ve sosyal haklar ile emeklilik hakkından aynen yararlanırlar. Ayrıca, Kurulun
Başkanı dışındaki asıl üyelerine, (30000) gösterge rakamının memur aylıklarına
uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat
ödenir.


İlgili kanunlarda
düzenleme yapılıncaya kadar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu;


a) Anayasa hükümlerine
aykırı olmamak kaydıyla, yürürlükteki kanun hükümlerine göre Kurul şeklinde
çalışır.


b) İkinci fıkra uyarınca
asıl üyelerinin göreve başladığı tarihten itibaren bir hafta içinde Adalet
Bakanının başkanlığında toplanır ve bir geçici Başkanvekili seçer.


c) En az onbeş üye ile
toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile karar verir.


ç) Sekreterya hizmetleri
Adalet Bakanlığı tarafından yürütülür.


Kurul müfettişleri ile
adalet müfettişleri atanıncaya kadar, mevcut adalet müfettişleri, Kurul
müfettişi ve adalet müfettişi sıfatıyla görev yaparlar.


Bu madde hükümleri,
ilgili kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar uygulanır.


 


Geçici Madde 20 – (Ek:
20/5/2016-6718/1 md.)


Bu maddenin Türkiye Büyük
Millet Meclisinde kabul edildiği tarihte; soruşturmaya veya soruşturma ya da
kovuşturma izni vermeye yetkili mercilerden, Cumhuriyet başsavcılıklarından ve
mahkemelerden; Adalet Bakanlığına, Başbakanlığa, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına veya Anayasa ve Adalet komisyonları üyelerinden kurulu Karma
Komisyon Başkanlığına intikal etmiş yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına
ilişkin dosyaları bulunan milletvekilleri hakkında, bu dosyalar bakımından,
Anayasanın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi hükmü
uygulanmaz.


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren onbeş gün içinde; Anayasa ve Adalet komisyonları
üyelerinden kurulu Karma Komisyon Başkanlığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığında, Başbakanlıkta ve Adalet Bakanlığında bulunan yasama
dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosyalar, gereğinin yapılması
amacıyla, yetkili merciine iade edilir.


 


Geçici Madde 21 –
(Ek: 21/1/2017-6771/17 md.)


A) Türkiye Büyük Millet
Meclisinin 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimi 3/11/2019 tarihinde birlikte yapılır. Seçimin yapılacağı tarihe kadar
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Meclisin seçim kararı alması halinde, 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel
seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır.


B) Bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu
Kanunla yapılan değişikliklerin gerektirdiği Meclis İçtüzüğü değişikliği ile
diğer kanuni düzenlemeleri yapar. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenleneceği
belirtilen değişiklikler ise Cumhurbaşkanının göreve başlama tarihinden
itibaren en geç altı ay içinde Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenir.


C) Anayasanın 159 uncu
maddesinde yapılan düzenlemeye göre Hâkimler ve Savcılar Kurulu üyeleri en geç
otuz gün içinde seçilirler ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki
kırkıncı günü takip eden iş günü görevlerine başlarlar. Başvurular, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına yapılır. Başkanlık, başvuruları Anayasa ve Adalet Komisyonları
Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona gönderir. Komisyon on gün içinde her bir
üyelik için üç adayı üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla belirler. Birinci
oylamada üçte iki çoğunlukla seçimin sonuçlandırılamaması halinde, ikinci ve
üçüncü oylamalar yapılır; bu oylamalarda üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun
oyunu alan aday seçilmiş olur. Beşte üç çoğunluğun sağlanamaması halinde üçüncü
oylamada en çok oyu almış olan, seçilecek üyelerin iki katı aday arasından ad
çekme usulü ile üye belirleme işlemi tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurulu aynı usul ve nisapları gözeterek onbeş gün içinde seçimi tamamlar.
Mevcut Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeleri, yeni üyelerin göreve
başlayacağı tarihe kadar görevlerine devam eder ve bu süre içinde yürürlükteki
Kanun hükümlerine göre çalışır. Yeni üyeler, ilgili kanunda değişiklik
yapılıncaya kadar mevcut Kanunun Anayasaya aykırı olmayan hükümleri uyarınca
çalışır. Görevi sona eren ve Hâkimler ve Savcılar Kuruluna yeniden seçilmeyen
üyelerden, talepleri halinde adli yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler
Yargıtay üyeliğine, idari yargı hâkim ve savcıları arasından seçilenler
Danıştay üyeliğine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca seçilir; öğretim üyeleri ve
avukatlar arasından seçilenler ise Danıştay üyeliğine Cumhurbaşkanınca atanır.
Bu şekilde yapılan seçim ve atamalarda boş kadro olup olmadığına bakılmaz,
seçilen ve atanan üye sayısı kadar Yargıtay ve Danıştay kadrolarına üye kadrosu
ilave edilir.


D) Askerî Yargıtay ve
Askerî Yüksek İdare Mahkemesinden Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmiş bulunan
kişilerin herhangi bir sebeple görevleri sona erene kadar üyelikleri devam
eder.


E) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve
askerî mahkemeler kaldırılmıştır.


Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren dört ay içinde; Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare
Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından Başkan, Başsavcı, İkinci Başkan ve üyeleri
ile diğer askerî hâkimler (yedek subaylar hariç) tercihleri ve müktesepleri
dikkate alınarak;


a) Hâkimler ve Savcılar
Kurulunca adli veya idari yargıda hâkim veya savcı olarak atanabilirler.


b) Aylık, ek gösterge,
ödenek, yargı ödeneği, ek ödeme, malî, sosyal hak ve yardımlar ile diğer
hakları yönünden emsali adli veya idari yargıya mensup hâkim ve savcılar,
bunların dışındaki hak ve yükümlülükler yönünden ise bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihteki mevzuat hükümleri uygulanmaya devam edilmek suretiyle Millî
Savunma Bakanlığınca mevcut sınıflarında, Bakanlık veya Genelkurmay
Başkanlığının hukuk hizmetleri kadrolarına atanırlar. Bunlardan, emeklilik
hakkını elde edenlerden yaş haddinden önce bu görevlerden kendi istekleriyle
ayrılacaklara ödenecek tazminata ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.


Kaldırılan askerî yargı
mercilerinde görülmekte olan dosyalardan; kanun yolu incelemesi aşamasında
olanlar ilgisine göre Yargıtay veya Danıştaya, diğer dosyalar ise ilgisine göre
görevli ve yetkili adli veya idari yargı mercilerine dört ay içinde gönderilir.


F) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler, tüzükler,
Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer
düzenleyici işlemler yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdürür.
Yürürlükte bulunan kanun hükmünde kararnameler hakkında 152 nci ve 153 üncü
maddelerin uygulanmasına devam olunur.


G) Kanunlar ve
diğer mevzuat ile Başbakanlık ve Bakanlar Kuruluna verilen yetkiler, ilgili
mevzuatta değişiklik yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır.


H) Anayasanın 67 nci
maddesinin son fıkrası hükmü, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
birlikte yapılacak ilk milletvekili genel seçimi ile Cumhurbaşkanlığı seçimi
bakımından uygulanmaz.


 


YEDİNCİ KISIM


SON HÜKÜMLER


 


I. Anayasanın
değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma:


Madde 175
 – (Değişik: 17/5/1987-3361/3 md.)[120]


Anayasanın değiştirilmesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından
yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel
Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü Meclisin üye
tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.


Anayasanın değiştirilmesi
hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında,
kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir. 


Cumhurbaşkanı Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu
halkoyuna sunabilir.


Meclisce üye tamsayısının
beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği
hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde
halkoyuna sunulmak üzere Resmî Gazetede yayımlanır.


Doğrudan veya
Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile
kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri
Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan
Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmî Gazetede
yayımlanır.


Halkoyuna sunulan Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında
kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.


Türkiye Büyük Millet
Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu
Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen
hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da
karara bağlar.


Halkoylamasına,
milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahalli genel seçimlere iştiraki temin
için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.


 


II. Başlangıç ve
kenar başlıklar


Madde
176 – Anayasanın dayandığı temel görüş ve
ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahildir.


Madde kenar başlıkları,
sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve
bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.


 


III. Anayasanın
yürürlüğe girmesi


Madde
177 – Bu Anayasa, halkoylaması sonucu kabul
edilip Resmî Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olur ve
aşağıda gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe girmesine ait
hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe girer.


a) İKİNCİ KISIM II.
Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler, toplantı
hak ve hürriyetleri,


III. Bölümdeki çalışma
ile ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili
hükümler, 


Bu hükümler yeni
kanunları çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her
halde en geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer.
Ancak bu hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Milli Güvenlik
Konseyinin bildiri ve kararları uygulanır. 


b) İKİNCİ KlSIM'daki;
siyasi faaliyette bulunma hakları ile siyasi partilerle ilgili hükümler,
bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasi Partiler Kanununun;  


Seçme ve seçilme hakkı
ise yine bu hükümlere dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanununun; 


Yayımlanması ile
yürürlüğe girer.


c) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki;
yasama ile ilgili hükümler;


Bu hükümler ilk
milletvekili genel seçimi sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak
bu bölümdeki Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin
hükümleri, 29 Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun hükümleri
saklı kalmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar Milli
Güvenlik Konseyince yerine getirilir.


d) ÜÇÜNCÜ KISIM'daki;
Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu,
Bakanlar Kurulu başlığı altındaki tüzükler, Milli Savunma, olağanüstü yönetim
usulleri, idare başlığı altındaki mahalli idareler ile Atatürk Kültür, Dil ve
Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri hariç
yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün
Resmî Gazetede ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve
başlaması ile, mahalli idareler ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine ilişkin
hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe girer.


e) Anayasanın
halkoylaması sonucu kabulünün ilanıyle birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve
mevcut ve kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması
veya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin
işlemler mevcut kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan
Anayasa hükümleri, Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır.


f) Kesinhesap kanunu
tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen 164 üncü maddenin ikinci fıkrası
hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya başlanır.


 


18/10/1982 TARİHLİ VE
2709 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER [121]


 


1-
23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunun hükmüdür.



Madde
16 – Bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde,



1 inci maddesi,


2,3, 13 ve 15 inci
maddeleri birlikte,


4 üncü maddesi,


5 inci maddesi,


6, 7 ve 14 üncü maddeleri
birlikte,


8 inci maddesi ve 17 nci
maddesinin ilk fıkrası birlikte,


9 ve 10 uncu maddeleri
birlikte,


11 inci maddesi,


12 nci maddesi,


Ayrı ayrı oylanır.


Halkoylaması, ilk
milletvekili genel seçimi ile birarada yapılır.


 


2– 13/8/1999
tarihli ve 4446 sayılı Kanunun hükmüdür.


Madde
4 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer
ve halk oylamasına sunulması halinde 1 inci maddesi ayrı, 2 ve 3 üncü maddeleri
birlikte ayrı oylanır.


 


3– 3/10/2001 tarihli ve 4709
sayılı Kanunun hükümleridir.


Geçici Madde –
A) Bu Kanunun 24 üncü maddesi ile Anayasanın 67 nci maddesine son fıkra olarak
eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk genel
seçimde uygulanmaz.


B) Bu Kanunun 28 inci
maddesi ile Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan değişiklik, bu Kanunun
yürürlük tarihinden önce, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiilleri işleyenler
hakkında uygulanmaz.


Madde 35- Bu
Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoylamasına sunulması halinde
tümüyle oylanır.


 


4– 27/12/2002
tarihli ve 4777 sayılı Kanunun hükmüdür.


Geçici Madde 1-
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 67 nci maddesinin son fıkrası, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin 22 nci dönemi içinde yapılacak ilk ara seçimde uygulanmaz..


Madde 3-
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halk oylamasına sunulması halinde
tümüyle oylanır.


 


5– 21/1/2017
tarihli ve 6771 sayılı Kanunun hükmüdür.


MADDE 18 – Bu
Kanun ile Anayasanın;


a) 8, 15, 17, 19, 73, 82,
87, 88, 89, 91, 93, 96, 98, 99, 100, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111,
112, 113 üncü maddelerinde yapılan değişiklikler ile 114 üncü maddenin ikinci
ve üçüncü fıkralarının ilgaları yönünden, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121,
122, 123, 124 ve 125 inci maddelerinde yapılan değişiklikler ile 127 nci
maddenin son fıkrasına dair değişiklik; 131, 134, 137 nci maddelerinde yapılan
değişiklikler ile 148 inci maddenin birinci fıkrasındaki değişiklik ile altıncı
fıkrasındaki “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresine dair değişiklik, 150, 151,
152, 153, 155 inci maddenin ikinci fıkrası, 161, 162, 163, 164, 166 ve 167 nci
maddelerinde yapılan değişiklikler ile geçici 21 inci maddenin (F) ve (G)
fıkraları, birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihte,


b) 75, 77, 101 ve 102 nci
maddelerinde yapılan değişiklikler, birlikte yapılacak ilk Türkiye Büyük Millet
Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin başladığı tarihte,


c) Değiştirilen diğer
hükümleri ile 101 inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanı
seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir” ibaresinin ilgası bakımından
yayımı tarihinde,


yürürlüğe girer ve
halkoyuna sunulması halinde tümüyle oylanır.


 





2709 SAYILI KANUNA EK VE
DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA MAHKEMESİ
KARARLARININ


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ
TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO


 







Değiştiren Kanunun/

İptal Eden Anayasa Mahkemesi
Kararının Numarası



2709 Sayılı Kanunun Değişen/

İptal Edilen Maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi






3361



67, 75, 175, Geçici Madde 4 ve
İşlenemeyen Hükümler



Bu Kanun 6/9/1987 tarihinde yapılan halkoylaması
sonucu kabul edilmiş ve buna ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 12/9/1987
tarihli ve 19572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.






3913



133



10/7/1993






4121



BAŞLANGIÇ hükmü, 33, 52, 53, 67,
68, 69, 84,85, 93, 127, 135,149, 171, İşlenemeyen Hüküm



26/7/1995






75



İlk milletvekili genel seçiminin başlangıcı
tarihinden itibaren






4388



143



18/6/1999






4446



47, 125, 155, İşlenemeyen
Hükümler



14/8/1999






4709



BAŞLANGIÇ hükmü, 13, 14, 19, 20,
21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 40, 41, 46, 49, 51, 55, 65, 66, 67,
69, 74, 87, 89, 94, 100, 118, 149, Geçici Madde 15, İşlenemeyen Hükümler



17/10/2001






4720



86



1/12/2001






4777



76, 78, İşlenemeyen Hükümler



31/12/2002






5170



10, 15, 17, 30, 38, 87, 87, 90,
131, 143, 160, İşlenemeyen Hüküm



22/5/2004






5370



133, İşlenemeyen Hüküm



23/6/2005






5428



130, 160, 161, 162, 163,
İşlenemeyen Hüküm



9/11/2005






5551



76, İşlenemeyen Hüküm



17/10/2006






5659



67, İşlenemeyen Hüküm



18/5/2007






5678



77, 79, 96, 101, 102, İşlenemeyen
Hüküm



Bu Kanun 21/10/2007 tarihinde yapılan halkoylaması
sonucu kabul edilmiş ve buna ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 31/10/2007
tarihli ve 26686 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.






5735



10, 42, İşlenemeyen Hüküm



23/2/2008






Anayasa Mahkemesinin 5/6/2008
tarihli ve

E.: 2008/16,

K.: 2008/116 sayılı Kararı



10, 42



22/10/2008






5982



10, 20, 23, 41, 51, 53, 54, 74, 84, 94, 125,
128, 129, 144, 145, 146, 147,148,
149, 156, 157, 159, 166, Geçici Madde 15, Geçici Madde 18, Geçici Madde 19, İşlenemeyen Hüküm



Bu
Kanun 12/9/2010 tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna
ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı 23/9/2010 tarihli ve 27708 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanmıştır.






Anayasa

Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49,

K.: 2010/87 sayılı Kararı



146, 159, Geçici Madde 18, Geçici Madde 19



1/8/2010






6214



59,
İşlenemeyen Hüküm



29/3/2011







6718



Geçici Madde 20



8/6/2016






6771



9, 76, 78, 101 inci maddenin
son fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği
kesilir” ibaresinin ilgası bakımından, 114 üncü maddenin birinci, dördüncü,
beşinci, altıncı ve yedinci fıkralarının ilgası bakımından, 127 nci maddenin
üçüncü fıkrası, 142, 145, 146, 148 inci maddenin altıncı fıkrasındaki “,
Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi” ve “Yüksek” ibarelerinin
yürürlükten kaldırılmasına dair
değişiklik ile yedinci fıkrasındaki değişiklik, 149, 154, 155 inci maddenin
üçüncü fıkrası, 156, 157, 158, 159, Geçici 21 inci maddenin (F) ve (G)
fıkraları haricindeki hükümleri



27/4/2017






75, 77, 101 (Mevcut 101 inci
maddenin son fıkrasında yer alan “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile
ilişiği kesilir” ibaresinin ilgası haricinde), 102



27/4/2017 tarihinden sonra birlikte yapılacak ilk
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin takvimin
başladığı tarihte (30/4/2018)






8, 15, 17, 19, 73, 82, 87, 88,
89, 91, 93, 96, 98, 99, 100, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112,
113, 114 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarının ilgası bakımından, 115,
116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127 nci maddenin altıncı
fıkrası, 131, 134, 137, 148 inci maddenin birinci fıkrasındaki değişiklikler
ile altıncı fıkrasındaki “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresinin
“Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları,” şeklinde değiştirilmesine dair
değişiklik, 150, 151, 152, 153, 155 inci maddenin ikinci fıkrası, 161, 162,
163, 164, 166, 167, Geçici 21 inci maddenin (F) ve (G) fıkraları



27/4/2017 tarihinden sonra birlikte yapılan ilk
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda
Cumhurbaşkanının göreve başladığı tarihte

(9/7/2018)









 











[1] Bu Anayasa, Kurucu Meclis tarafından 18/10/1982’de
halkoylamasına sunulmak üzere kabul edilmiş ve 20/10/1982 tarihli ve 17844
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; 7/11/1982’de halkoylamasına sunulduktan
sonra 9/11/1982 tarihli ve 17863 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yeniden
yayımlanmıştır.







[2] 17/5/1987 tarihli ve 3361 sayılı Kanunla yapılan
Anayasa değişiklikleri, 6/9/1987 tarihinde yapılan halkoylaması sonucu kabul
edilmiş ve buna ilişkin 9/9/1987 tarihli ve 398 sayılı Yüksek Seçim Kurulu
Kararı 12/9/1987 tarihli ve 19572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.







[3] 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanun ile yapılan
Anayasa değişiklikleri 12/9/2010 tarihinde halkoylamasına sunularak kabul
edilmiş, buna ilişkin 22/9/2010 tarihli ve 846 sayılı Yüksek Seçim Kurulu
Kararı 23/9/2010 tarihli ve 27708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.







[4] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile yapılan
Anayasa değişiklikleri 16/4/2017 tarihinde halkoylamasına sunularak kabul
edilmiş, buna ilişkin 27/4/2017 tarihli ve 663 sayılı Yüksek Seçim Kurulu
Kararı 27/4/2017 tarihli ve 30050 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanmıştır.







[5] Anayasanın Başlangıç metni 23/7/1995 tarihli ve
4121 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilmiştir.







[6] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Hiçbir düşünce ve mülahazanın” ibaresi “Hiçbir
faaliyetin” şeklinde değiştirilmiştir.







[7] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve Bakanlar Kurulu” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[8] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bağımsız” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve
tarafsız” ibaresi eklenmiştir.







[9] 9/2/2008 tarihli ve 5735 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkraya “bütün işlemlerinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve
her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında” ibaresi eklenmiştir. Daha sonra
bu ibare; Anayasa Mahkemesinin 5/6/2008 tarihli ve E.: 2008/16, K.: 2008/116
sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.







[10] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[11]
7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ile, ölüm cezalarının infazı” ibaresi madde
metninden çıkartılmıştır.







[12] 7/5/2004 tarihli ve 5170 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle, bu fıkranın başında geçen, “Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının
yerine getirilmesi hali ile” ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.







[13] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[14] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, sıkıyönetim” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[15] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle, bu fıkraya “Bu hürriyetlerin kullanılması,” ibaresinden sonra
gelmek üzere “millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel
nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması,”
ibaresi eklenmiştir.







[16] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu fıkraya “savunma” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile adil
yargılanma” ibaresi eklenmiştir.







[17] Bu maddenin kenar başlığı “I. Ailenin korunması”
iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[18] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle
bu fıkranın sonuna “ve eşler arasında eşitliğe dayanır.” ibaresi eklenmiştir.







[19] Bu maddenin kenar başlığı “E. Devletleştirme”
iken, 13/8/1999 tarihli ve 4446 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[20] Bu maddenin
kenar başlığı “A.  Toplu iş sözleşmesi hakkı” iken, 7/5/2010 tarihli ve
5982 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[21] Bu maddenin kenar
başlığı “B. Sporun geliştirilmesi” iken, 17/3/2011 tarihli ve 6214 sayılı Kanunun
1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[22] Bu maddenin kenar
başlığı “XIII. Sosyal ve ekonomik hakların sınırı” iken, 3/10/2001 tarihli ve
4709 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[23] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 24 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “askerî öğrenciler,” ibaresinden sonra gelmek
üzere “taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç” ibaresi eklenmiş ve aynı
fıkrada yer alan “bulunan tutukluların seçme
haklarını kullanmalarında” ibaresi, “oy kullanılması ve” şeklinde
değiştirilmiştir.







[24] Bu maddenin kenar başlığı “A. Parti kurma,
partilere girme ve partilerden çıkma” iken, 23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı
Kanunun 6 ncı maddesi ile metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[25] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına”
şeklinde değiştirilmiştir.







[26] Bu maddenin kenar başlığı “VII. Dilekçe hakkı”
iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[27] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesiyle, bu fıkraya "Vatandaşlar" ibaresinden sonra gelmek üzere
"ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye'de ikamet eden
yabancılar" ibaresi eklenmiştir.







[28] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan "sonucu" ibaresinden sonra gelmek
üzere "gecikmeksizin" ibaresi eklenmiştir.







[29] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “beşyüzelli” ibaresi “altıyüz” şeklinde
değiştirilmiştir.







[30] 13/10/2006 tarihli ve 5551 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Otuz” ibaresi “Yirmibeş” şeklinde
değiştirilmiş, daha sonra 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle de “Yirmibeş” ibaresi “Onsekiz” şeklinde değiştirilmiştir.







[31] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle bu fıkrada yer alan “yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış
olanlar,” ibaresi “askerlikle ilişiği olanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.







[32] 7/12/2002 tarihli ve 4777 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ideolojik veya anarşik eylemlere” ibaresi,
“terör eylemlerine” şeklinde değiştirilmiştir.







[33] Bu maddenin kenar başlığı “C. Türkiye Büyük Millet
Meclisinin seçim dönemi” iken, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[34] Bu maddenin kenar başlığı “D. Türkiye Büyük Millet
Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara seçimleri” iken, 21/1/2017
tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[35] 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle, bu fıkrada geçen “seçim tutanaklarını” ibaresinden sonra gelmek
üzere “ve Cumhurbaşkanlığı seçimi tutanaklarını” ibaresi eklenmiştir.







[36] 31/5/2007 tarihli ve 5678 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle, bu fıkrada geçen “halkoyuna sunulması” ibaresinden sonra gelmek
üzere “, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi” eklenmiştir.







[37] Bu maddenin kenar başlığı, “5. Üyeliğin düşmesi”
iken, 23/7/1995 tarihli ve 4121 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[38] 21/11/2001 tarihli ve 4720 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkranın sonuna “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile
bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler ve üyeliği sona
erenlerin istekleri halinde ilgileri devam eder.” ibaresi eklenmiştir.







[39] 21/11/2001 tarihli ve 4720 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Sosyal güvenlik kuruluşları” ibaresi “T.C.
Emekli Sandığı” olarak değiştirilmiştir.







[40] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu ve” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[41] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tasarı ve” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[42] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 29 uncu
maddesiyle, bu fıkraya "Yayımlanmasını" ibaresinden sonra gelmek
üzere "kısmen veya tamamen" ibaresi eklenmiştir.







[43] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “geri gönderilen kanunu” ibaresinden sonra
gelmek üzere “üye tamsayısının salt çoğunluğuyla” ibaresi eklenmiştir.







[44] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, doğrudan doğruya veya Bakanlar Kurulunun
istemi üzerine,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[45] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesiyle bu fıkrada geçen “on gün içinde” ibareleri, “beş gün içinde” olarak
değiştirilmiştir.







[46] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle, bu maddenin “A. Genel olarak” şeklindeki kenar başlığı metinden
çıkarılmıştır.







[47] Bu maddenin kenar başlığı “ A. Nitelikleri ve
tarafsızlığı” iken, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[48] Bu maddenin kenar başlığı “E. Sorumluluk ve
sorumsuzluk hali” iken, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[49] Bu maddenin kenar başlığı “F. Cumhurbaşkanına vekillik
etme” iken, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[50] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkraya “inceleme,” ibaresinden önce gelmek üzere “idari
soruşturma,” ibaresi eklenmiştir.







[51] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Silahlı Kuvvetler ve” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[52] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda
belirlenen nitelikteki kişiler arasından,” ibaresi “Başkan ve üyeleri,”
şeklinde değiştirilmiştir.







[53] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanunla” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiştir.







[54] Bu maddenin kenar başlığı “ H. Türkiye Büyük
Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca yenilenmesi” iken, 21/1/2017
tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[55] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[56] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkranın başına “Cumhurbaşkanınca atanan” ibaresi eklenmiştir.







[57] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Başbakan
yardımcıları,” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcıları,”, “Kara, Deniz ve Hava
Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından” ibaresi “Genelkurmay
Başkanı, Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri komutanlarından” şeklinde
değiştirilmiştir.







[58] 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 32 nci
maddesiyle, bu fıkrada bulunan; “öncelikle dikkate alınır” ibaresi,
“değerlendirilir” şeklinde değiştirilmiştir.







[59] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına” şeklinde, “Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[60] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başbakan” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcıları”
şeklinde değiştirilmiştir.







[61] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başbakanın” ibaresi “Cumhurbaşkanı yardımcısının”
şeklinde değiştirilmiştir.







[62] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanunla” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı
kararnamesiyle” şeklinde değiştirilmiştir.







[63] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 12 nci
maddesiyle, “III. Olağanüstü yönetim usulleri” şeklindeki madde kenar başlığı
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[64] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu maddenin “A. Olağanüstü
haller” olan kenar başlığı metinden
çıkarılmıştır.







[65] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle, bu maddenin “1. Tabii afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle
olağanüstü hal ilanı” olan kenar başlığı metinden çıkarılmıştır.







[66] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği
yetkiye dayanılarak” ibaresi “kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle”
şeklinde değiştirilmiştir.







[67] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başbakanlık” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde, “tüzüklerin” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı
kararnamelerinin” şeklinde değiştirilmiştir.







[68] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler
ile Yüksek Askerî Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır. Ancak,” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.







[69] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sıkıyönetim,” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[70] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunun” ibaresi “Cumhurbaşkanının”
şeklinde değiştirilmiştir.







[71] 29/10/2005 tarihli ve 5428 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “genel ve katma bütçelerin” ibaresi “merkezi
yönetim bütçesinin” şeklinde değiştirilmiştir.







[72]
21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16
ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“tarafından” şeklinde değiştirilmiştir.







[73] Bu maddenin kenar başlığı “ F. Radyo ve
televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber ajansları” iken, 21/6/2005
tarihli ve 5370 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[74] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başbakanlığa” ibaresi “Cumhurbaşkanının
görevlendireceği bakana” şeklinde değiştirilmiştir.







[75] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi”
şeklinde değiştirilmiştir.







[76] Bu maddenin kenar başlığı “G. Hakim ve savcıların
denetimi” iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[77] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “onyedi” ibaresi “onbeş” şeklinde
değiştirilmiştir.







[78] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, bir üyeyi Askerî Yargıtay, bir üyeyi Askerî
Yüksek İdare Mahkemesi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[79] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle, bu
fıkrada yer alan “, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi” ibaresi
madde metninden çıkarılmıştır.







[80] 1/8/2010 tarihli ve 27659 Mükerrer sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “… bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; …” 
ibaresi iptal edilmiştir.







[81] 1/8/2010 tarihli ve 27659 Mükerrer sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu fıkranın ikinci
cümlesinde  yer alan “… de her bir baro başkanı ancak bir aday için oy
kullanabilir ve …” ibaresi, iptal edilmiştir.







[82]  7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 17 nci
maddesiyle, bu maddenin kenar başlığı “2. Üyeliğin sona ermesi” iken, metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[83] 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 18 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinin sonuna “ve
bireysel başvuruları karara bağlar” ibaresi eklenmiştir.







[84] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sıkıyönetim,”  ibaresi madde metninden
çıkarılmış; “kanun hükmünde kararnamelerin” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı
kararnamelerinin” şeklinde değiştirilmiştir.







[85] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[86] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Yüksek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[87] 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı
Kanunun 18 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Cumhurbaşkanını,” ibaresinden
sonra gelmek üzere “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını,” ibaresi
eklenmiştir.







[88] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu üyelerini” ibaresi
“Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları” şeklinde değiştirilmiştir.







[89] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu  fıkrada yer alan “ile Jandarma Genel Komutanı” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.







[90] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “oniki” ibaresi “on” şeklinde değiştirilmiştir.







[91] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun hükmündeki kararnamelerin” ibaresi
“Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin” şeklinde, “iktidar ve anamuhalefet partisi
Meclis grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi” ibaresi “Türkiye Büyük Millet
Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve” şeklinde
değiştirilmiştir.







[92] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararname” ibaresi
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde değiştirilmiştir.







[93] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararnamenin” ibaresi
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin” şeklinde değiştirilmiştir.







[94] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararnamenin” ibaresi
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin” şeklinde değiştirilmiştir.







[95]
21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16
ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun hükmünde kararname” ibaresi
“Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde değiştirilmiştir.







[96] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tasarı veya” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[97] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Yüksek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[98] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen
kanun tasarıları,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[99] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzük tasarılarını incelemek,” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.







[100] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Yüksek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[101] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “adli, idari ve askeri” ibaresi “adli ve idari”
şeklinde değiştirilmiştir.







[102] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu maddenin başlığında yer alan “Yüksek” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.







[103] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Yüksek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[104] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “asıl” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[105] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Yüksek” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[106] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere”
ibaresi “kanun ve diğer mevzuata” şeklinde değiştirilmiştir.







[107] 29/10/2005 tarihli ve 5428 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “genel ve katma bütçeli dairelerin” ibaresi
“merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik
kurumlarının” şeklinde değiştirilmiştir.







[108] Bu maddenin kenar başlığı “ A.  Bütçenin
hazırlanması ve uygulanması” iken, 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 15
inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[109]
Bu maddenin kenar başlığı  “I.  Planlama”
iken, 7/5/2010 tarihli ve 5982 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[110] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “hükümete” ibaresi “Cumhurbaşkanına” şeklinde
değiştirilmiştir.







[111] 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kuruluna” ibaresi “Cumhurbaşkanına”
şeklinde değiştirilmiştir.







[112] 25/3/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa
Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna
sunulmak üzere 18/5/1987 tarihli ve 19464 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 17/5/1987 tarihli ve 3361 sayılı Kanun 6/9/1987 tarihinde yapılan
halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı
12/9/1987 tarihli ve 19572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.


 







[113]
1/8/2010 tarihli ve 27659
Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010
tarihli ve E.: 2010/49, K.: 2010/87 sayılı Kararıyla, bu bendin son cümlesinde yer
alan “… ancak bir aday için…” ibaresi iptal
edilmiştir.







[114] 1/8/2010 tarihli ve 27659 Mükerrer sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu bendin son cümlesinde yer alan “… ancak bir aday için…” ibaresi iptal edilmiştir.







[115] 1/8/2010 tarihli ve 27659 (Mükerrer) sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu bendin birinci cümlesinde yer alan “… iktisat ve siyasal bilimler…” ibaresi iptal
edilmiştir.







[116] 1/8/2010 tarihli ve 27659 (Mükerrer) sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu bendin birinci cümlesinde yer alan “… üst kademe yöneticileri…” ibaresi iptal
edilmiştir.







[117] 1/8/2010 tarihli ve 27659 (Mükerrer) sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu bendin son cümlesinde
yer alan “… sadece bir aday için…” ibaresi iptal edilmiştir.







[118] 1/8/2010 tarihli ve 27659 (Mükerrer) sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu bendin son cümlesinde
yer alan “… sadece bir aday için…” ibaresi iptal edilmiştir.







[119] 1/8/2010 tarihli ve 27659 (Mükerrer) sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 7/7/2010 tarihli ve E.: 2010/49, K.:
2010/87 sayılı Kararıyla, bu bendin son cümlesinde
yer alan “… sadece bir aday için…” ibaresi iptal edilmiştir.







[120] 25/3/1987 tarihli ve 3376 sayılı Anayasa
Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun gereğince, halkoyuna
sunulmak üzere 18/5/1987 tarihli ve 19464 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 17/5/1987 tarihli ve 3361 sayılı Kanun, 6/9/1987 tarihinde yapılan
halkoylaması sonucu kabul edilmiş ve buna ilişkin Yüksek Seçim Kurulu Kararı
12/9/1987 tarihli ve 19572 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.







[121] Halkoylamasına
sunulan 5678 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına eklenen
Geçici 18 ve Geçici 19 uncu maddeler, 16/10/2007 tarihli ve 5697 sayılı Kanunla
halkoylamasına sunulan metinden çıkarılmıştır.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?