Türk Ticaret Kanununun Mer'iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanunun Yürürlükten Kaldırılan Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 6763

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

3035


 


TÜRK
TİCARET KANUNUNUN MER'İYET VE TATBİK


ŞEKLİ HAKKINDA KANUN


 


          Kanun
Numaras           : 6763


          Kabul
Tarihi                 : 29/6/1956


          Yayımlandığı
R.Gazete : Tarih : 9/7/1956   Sayı : 9353


          Yayımlandığı
Düstur    : Tertip : 3   Cilt : 37   Sayfa : 1831


 


                                                                              *


                                                                            *
*


 


            Bu
Kanun ile ilgili tüzük için, "Tüzükler Külliyatı"nın kanunlara


                           göre
düzenlenen nümerik fihristine bakınız.


 


                                                                              *


                                                                            *
*


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                                                 İntikal
hükümleri


             A)  Umumi hükümler


             I – Kanunun makabline
şamil olması


             1. Esas


             a)  Hadise ve
muameleler


             Madde
1 – Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça:


             1.
Türk Ticaret Kanununun mer'iyetinden önceki hadiselerin hukuki neticeleri bu
hadiselerin, vukuları zamanında mer'i olan kaidelere;


             2.
Yeni kanunun mer'iyet tarihinden önce yapılmış olan muamelelerin hüküm ifade
edip etmemeleri ve hukuki neticeleri bu tarihten sonra dahi vukuları zamanında
mer'i olan kaidelere;


             3.
Mer'iyet tarihinden sonra vukubulmuş hadise ve muameleler ise yeni kaidelere
tabidir.


             b)  Müruruzaman


             Madde
2 – Türk Ticaret Kanununun mer'iyetinden önce işlemeye başlamış bulunan
müruruzaman müddetleriyle hak düşüren müddetler eski kanun hükmüne tabi
kalırlar. Şu kadarki; mezkür müddetlerin geri kalan kısmı, yeni kanunun tayin
ettiği müddetten uzun ise, mer'iyetinden itibaren yeni kanunun tayin ettiği
müddetin geçmesiyle müruruzaman tamamlanmış veya hak düşmüş olur.


             Eski
kanunun 1444 ila 1446 ncı maddeleri hükmüne alacağın doğduğu senenin geçmesiyle
işlemeye başlıyacak olan müruruzaman müddetleri, yeni kanunun mer'iyete girdiği
tarihte işlemeye başlar.


             Müruruzamanın
hükümleri, mukavele ile değiştirilemiyeceği ve diğer bütün cihetleri
mer'iyetinden itibaren yeni kanuna tabidir.





3036


 


             2.
İstisnalar


             a)
Muhtevası kanun tarafından tanzim edilen münasebetler


             Madde
3 – Muhtevası tarafların iradeleri nazara alınmaksızın kanun tarafından
tanzim edilen hukuki münasebetler, yeni kanunun mer'iyetinden önce vücut bulmuş
olsalar bile mer'iyetiyle beraber yeni kanuna tabi olurlar.


             b) Müktesep hakkın
bulunmaması


             Madde
4 – Bir müktesep hak meydana getirmemiş olan hadiseler, mer'iyetinden
itibaren yeni kanuna tabi olunur.


             II – Atıflar


             Madde
5 – Bu kanunun ve Türk Ticaret Kanununun mer'iyete girmesiyle kaldırılmış
veyahut değiştirilmiş bulunan maddelere diğer mevzuat tarafından yapılan
atıflar o maddelere tekabül eden yeni hükümlere yapılmış sayılır.


             III – Ticari davalar


             Madde
6 – Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası  hükmü, eski
kanun zamanında meydana gelmiş olan hadiselere ait ve kanunun mer'iyete girdiği
tarihten sonra açılacak olan davalara dahi tatbik olunur. Yeni kanunun
mer'iyete girmesinden önce açılmış bulunan davalarda mahkemeler bunun
mer'iyetinden sonra dördüncü madde hükmüne dayanarak vazifesizlik kararı
veremezler.


             Yeni
kanunun dördüncü maddesinin ikinci fıkrasının hükmü, ancak kanunun mer'iyete
girmesinden sonra yapılacak muamele ve işler hakkında tatbik olunur.


             Yeni
kanunun beşinci maddesi hükümleri, mer'iyete girdiği tarihte açılmış bulunan
bütün davalara da tatbik olunur. Şu kadar ki; bu maddedeki iptidai itirazın
mer'iyete girmesinden itibaren on gün içinde ileri sürülmüş olması şarttır.


             IV – Ticari rehnin
paraya çevrilmesi


             Madde
7 – Ticari rehnin paraya çevrilmesi hakkında eski kanunun mer'iyeti
zamanında ileri sürülmüş olan taleplere eski kanun hükümleri tatbik olunur.


             B) Hususi hükümler


             I – Hükmi şahsiyet


             Madde
8 – Türk Ticaret Kanununa tabi olan hükmi şahısların medeni haklardan
istifade ehliyetlerinin şümul ve derecesi, mer'iyete girmesinden sonra yeni
kanuna göre tesbit olunur.


             II – Faiz


             Madde
9 – Yeni kanunun faize ait 9 uncu maddesi, borcun doğduğu zamana
bakılmaksızın vade bitimi veya ihtar günü yeni kanunun mer'iyetinden sonra olan
borçlara tatbik olunur; şu kadar ki, verilen avans veya yapılan masraflar için
kanuni faiz istenirse veyahut mukavelede faiz miktarı gösterilmiyerek kanuni
faizin verilmesi kararlaştırılmış olursa avansın verildiği veya masrafın
yapıldığı zamanda mer'i olan kanuni faize ait hükümler tatbik olunur.


             Eski
kanun zamanında işlemiye başlamış olan temerrüt faizleri mer'iyetinden itibaren
yeni kanun hükümlerine tabi olur.


             III – Ticari satış


             Madde
10 – Yeni kanunun temerrüt halinde bulunan alıcıya karşı caiz olan
tedbirlere ait 25 inci maddesinin ikinci bendi, mer'iyete girmesinden sonra
mahkemelerce verilecek satış izinleri hakkında tatbik olunur.





3037


 


             IV
– Hapis hakkı veya kanuni rehin


             Madde
11 – Türk Ticaret Kanununun tanıdığı hapis hakkı veya kanuni rehin hakkı
kanunun yürürlüğe girmesinden önce alacaklının eline geçmiş olan mallar
hakkında dahi cari olacağı gibi mer'iyetten önce meydana gelmiş alacaklar için
de tatbik edilebilir.


             V – Ticaret sicili


             1. Umumi olarak


             Madde
12 – Eski hükümlere göre tutulan ticaret sicilleri yeni kanunun tatbikı
bakımından da ticaret sicili sayılır. Ticaret sicili nizamnamesine alt hükümler
mahfuzdur.


             Eski
kanun zamanında geçmiş olupta tescile tabi bulunmadığı halde yeni kanun
hükmiyle ticaret siciline tescili mecburi kılınan ve yeni kanun zamanında devam
eden bir hadise veya muameleyi ilgililerin yeni kanunun mer'iyete girmesinden
itibaren altı ay içinde tescil ettirmeleri mecburidir. Esası eski kanun
zamanında tescil edilmiş olup da bazı cihetleri tescile tabi tutulmamış olan
bir vakıa veya muamelenin o cihetlerinin yeni kanunla tescile tabi tutulması
halinde dahi hüküm böyledir. Altı aylık müddetin ilgililerce geçirilmesi
halinde yeni kanunun 35 inci maddesi hükümleri tatbik olunur.


             Bu
hükümler yeni kanunla konulmuş olan ilan mecburiyeti hakkında da caridir.


             Yeni
kanunun 37 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında yazılı gazete çıkarılıncaya kadar
ticaret siciline ait ilanlar o yerde çıkan ticaret sicili gazetesiyle ve
bulunmayan yerlerde diğer bir gazete ile ve hiç gazete çıkmıyan yerlerde en
yakın yerdeki bir gazete ile yapılır.


             (Mülga
beşinci fıkra: 24/6/1995 - KHK - 559/13 md.)


             Yeni
kanunun 35 inci maddesiyle sicil memuruna yükletilen ihbar mükellefiyeti, ancak
onun mer'iyete girmesinden sonra işlenmiş bulunan suçlar için tatbik olunur;
daha önce işlenmiş olanlar eski hükümlere tabi kalır.


             Yeni
kanunun 37 nci maddesinde derpiş edilen gazeteye ait hükümetce bir nizamname
çıkarılır. (.....) (1) İlanların en geç kaç gün içinde
yayınlanmasının mecburi olduğuna dair Nizamnameye hükümler konur.


             Gerek
bu nizamnamenin, gerekse 28 inci madde hükmünce çıkarılacak nizamnamenin ve
gerekse gemi sicili nizamnamesinin kanunla berabar mer'iyete konulması
mecburidir.


             Medeni
Kanunun 917 nci maddesinin ticaret ve gemi sicillerine tatbikıne ait hükümler
ancak yeni kanun mer'iyetliden sonraki hadiseler dolayısiyle tatbik olunur.


 


 


 


 


 


 


 


 


——————————


(1) Bu
aradaki "Nizamname ile bu gazeteyi çıkarmak vazifesi, 3460 sayılı Kanun
hükümlerince kurulacak bir iktisadi Devlet Teşekkülüne bırakılabileceği gibi bu
gazeteyi çıkarmak vazifesi Başvekalet veya Ticaret Vekaletine de
verilebilir." şeklindeki cümle, 24/12/1981 tarih ve 2567 sayılı Kanunun 37
inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.





3038


 


             2. Ticaret unvanı


             Madde
13 – Yeni kanun gereğince bir ticaret unvanı seçerek işletmelerini ve varsa
şubelerini tescil ettirmeye mecbur olanlardan bu mükellefiyeti eski kanun
zamanında ve o zamanki hükümlere uygun olarak yerine getirmiş olanların hakları
mahfuz kalır.


             Aşağıdaki
hallerde mer'iyetinden itibaren yeni kanun hükümleri tatbik olunur:


             1.
Eski hükümlere uygun olan tescillerin yeni kanunun 42 nci maddesinin 2-4 üncü
fıkraları ile 45,47,48 ve 50 nci maddeleri hükümlerine uygun bir şekle
getirilmesi gerektir.


             2.
Yeni kanunun mer'iyetinden sonra unvana ait ilaveler, değişiklikler veya
devirler yeni hükümlere tabidir.


             3.
Unvan seçme ve tescil ettirme mükellefiyetini eski kanuna göre hiç veya gereği
gibi yerine getirmemiş olanlar yeni kanunun mer'iyetinden itibaren kanuni
mükellefiyetlerini yeni hükümler uyarınca yerine getirmeye mecburdurlar.


             Birinci
ve üçüncü bentlerde gösterilen mükellefiyetleri yeni kanunun mer'iyete
girmesinden itibaren altı ay içinde hiç veya gereği gibi yerine getirmiyen
kimseler hakkında yeni kanunun 35 inci maddesinin 2, 4 ila, 6 ncı fıkraları
hükümleriyle 40 ncı maddesi hükümleri tatbik olunur. Şu kadar ki; 48 inci
maddenin ikinci fıkrası hükmünce alınacak müsaade için mer'iyetten itibaran beş
ay içinde Başvekalete müracaat edilmiş olması kafidir.


             3. İşletme adı


             Madde
14 – Yeni kanunun mer'iyete girdiği tarihten bir işletme adını kullanıp da
bunu mer'iyetten itibaren altı ay içinde tescil ettirmeyen kimse kullandığı
işletme adı üzerindeki hakkını kaybeder ve yeni kanunun 53 ve 54 üncü maddeleri
bu kimse hakkında da tatbik olunur.


             4. Tüccar memuru ve
tüccar mümessilleri


             Madde
15 – Umumi vekalete istinaden (Tüccar memuru) veya (Tüccar mümessili)
sıfatiyle ticaret siciline kayıtlı bulunan kimseler (Ticari mümessil) sayılır.


             Umumi
vakalete istinadetmeksizin (Tüccar memuru) veya (Tüccar mümessili) sıfatiyle
ticaret siciline kayıtlı bulunan kimseler, (Ticari vekil) sayılır. Mezkür
kayıtlar, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden altı ay sonra re'sen
silinir; meğer ki ilgili tacir mezkür kimseleri ticari mümessil olarak tayin
ettiğini aynı müddet içinde ticaret sicili memurluğuna usulüne uygun olarak
bildirmiş olsun.


             5. Kollektif ve
komandit şirket


             Madde
16 – Ortak olmamakla beraber kollektif ve komandit şirketi idare hak ve
vazifesini haiz olan kimse (Ticari mümessil) sayılır.


             VI – Ticari defterler


             Madde
17 – Yeni kanunun ticaret defterlerine ait hükümleri onun mer'iyete girdiği
takvim yılının sona ermesinden itibaren tatbik olunur. Şu kadar ki; defterlerin
ispat kuvvetine ait yeni kanunun 82 ila 86 ncı maddeleri hükümleri, yeni kanun
uyarınca defterlerin tutulması lazımgelen tarihten sonraki hadiseler hakkında
tatbik olunur.


             Yeni
kanunun 68 inci maddesindeki saklama müddetinin hesabında, onun mer'iyetinden
önce geçen müddet de hesaba katılır.


             VII – Kollektif ve
komandit


          Madde 18 – Kollektif  ve  (24  üncü 
madde  hükmü  mahfuz  olmak  üzere)  komandit  şirketlerin  eski  kanun 
hükümlerince  tescil  ve  ilan  edilmiş  bulunan  esas





3039


 


mukavelelerindeki
bazı hükümlerin yeni kanunun amir hükümlerine uymaması halinde dahi bu
şirketler muteber olarak devam eder. Şu kadar ki, kollektif şirketlerin
ortaklarından birisinin ve komandit şirketlerdeki komandite ortaklardan
birisinin hükmi şahıs olması halinde yeni kanunun mer'iyetinden itibaren iki
yıl içinde, hükmi şahsın kollektif şirketle ilgisi kesilmediği veya komanditler
durumuna konulmadığı takdirde şirket münfesih olur ve sicil memurluğunca re'sen
kaydı silinir. Kanun bakımından tasfiye ile vazifelendirilmiş kimseler
tarafından infisahtan itibaren iki ay içinde tasfiyeye başlanmadığı takdirde,
hazinece dahi mahkemeden tasfiye memuru tayini istenebilir.


             VIII – Anonim şirket


             1. Umumi olarak


             Madde
19 – Yeni kanunun mer'iyeti tarihinde ticaret siciline kayıtlı bulunan
anonim şirketler hakkında yeni kanunun 317 ila 346, 360 ila 363, 370, 374, 385,
386 ve 398 inci maddeleri ile ana mukavelelerinin hükümlerine aykırı olmıyan
diğer hükümleri de tatbik olunur.


             2. Esas mukavelenin
yeni kaidelere uydurulması


             Madde
20 – Yeni kanunun mer'iyetinde ticaret siciline kayıtlı bulunan anonim
şirketlerden esas mukaveleleri yeni kanunun yukarıki maddede anılan
maddelerdekinden gayrı olan amir hükümlerine uymıyanlar yeni kanunun mer'iyetinden
itibaren iki yıl içinde esas mukavelelerini yeni hükümlere uydurarak tescil
ettirmedikleri takdirde bu müddetin geçmesiyle münfesih olurlar. Şu kadar ki,
işbu kanunun 23 üncü maddesi hükmü mahfuzdur. (1)


             İnfisah
ve tasfiye hakkında bu kanunun 18 inci maddesi hükümleri de tatbik olunur.


             Esas
sermayesi beş yüz bin Türk lirasından aşağı olan bir anonim şirket yeni kanunun
553 üncü maddesi hükmünce bir limited şirkete çevrilirse aynı kanunun 554 üncü
maddesi ve eğer esas sermaye beş yüz bin liraya kadar artırılırsa aynı kanunun
391 inci maddesi tatbik olunmaz.


             Bu
maddedeki işlere ait umumi heyet kararları hakkında yeni kanunun 388 inci
maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesiyle 4 üncü ve 5 inci fıkraları tatbik
olunur. Bu işler için iktisat ve Ticaret Vekaletinden müsaade alınmaz.


             3. Müstahdem ve
işçiler lehinde yardım akçesi


             Madde
21 – Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce anonim şirket
müstahdem ve işçileri için yardım sandıkları ve sair yardım tesisatı kurulması
ve idamesi maksadiyle akçe ayrılmış ise akçeye tahsis olunan mallar, zikrı
geçen andan itibaren iki yıl içinde, şirket mallarından ayrılacak ve bunlarla
Medeni Kanun hükümleri gereğince bir tesis kurulacaktır. Türk Ticaret Kanununun
468 inci maddesinin 3 ve 4 üncü fıkraları da tatbik olunur.


             4. Şirkete iktisap
edilmiş olan hisse senetleri


             Madde
22 – Yeni kanunun mer'iyete girdiği tarihte kendi hisse senetlerine malik
bulunan anonim şirket hakkında yeni kanunun 329 uncu maddesinin 2 ve 3 üncü
fıkraları tatbik olunur.


 


 


 


 


——————————


(1) Bu
maddede yazılı olan 2 yıllık süre, en son 21/11/1960 tarih ve 135 sayılı
Kanunla 1/4/1961 tarihine kadar uzatılmıştır.





3040


 


             5. Hisse
senetlerinin itibari kıymeti


             Madde
23 – (Değişik: 15/12/1958 - 7178/1 md.)


             Türk
Ticaret Kanununun mer'iyetinden önce anonim şirketlerce çıkarılmış  olan ve
itibari kıymeti beşyüz liradan aşağı bulunan hisse senetleri muteberdir.


             Yeni
kanunun mer'iyetinden itibaren üç yıl içinde yapılacak olan esas sermayenin
azaltılması dolayısiyle senetlerin itibari kıymeti beşyüz liradan aşağı
düşürülebilir. Şu kadar ki, bu suretle itibari kıymetleri düşürülecek olan
hisse senetlerinin kıymeti en az elli lira veya elli liranın misli olması
şarttır.


             IX – Sermayesi paylara
bölünmüş komandit şirket


             Madde
24 – İşbu kanunun 19 ila 23 üncü maddeleri yeni kanunun 476 ncı maddesiyle
anonim şirket hükümlerine atıf yapılmış olan cihetler bakımından sermayesi
paylara bölünmüş komandit şirketler hakkında da tatbik olunur.


             X – Kooperatif
şirketler


             Madde
25 – İşbu kanunun 19 ila 22 nci maddeleri, yeni kanunun 489 uncu maddesiyle
anonim şirket hükümlerine atıf yapılmış olan cihetler bakımından, kooperatifler
hakkında da tatbik olunur.


             Mer'iyetinden
itibaren altı ay içinde yeni kanunun 492 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının
birinci cümlesi hükmünce ortaklar listesinin ticaret siciline verilmesi
mecburidir. Aynı fıkranın son cümlesi bu liste hakkında tatbik olunmaz.


             Eski
kanun zamanında tescil edilmiş olan kooperatiflerin esas mukavelelerinde bu
maddenin birinci fıkrasının şümulü dışında kalan cihetlere ait ve yeni kanunun
emredici hükümlerine aykırı şartlar bulunması halinde dahi işbu kanunun 20 nci
maddesi tatbik olunur.


             XI – Limited şirket


             Madde
26 – Eski kanun zamanında tescil edilmiş bulunan ve esas mukavelelerindeki
hükümler yeni kanundaki amir hükümlere aykırı olan limited şirketler hakkında
işbu kanunun 20 nci maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları tatbik olunur. Şu kadar ki,
yeni kanunun 540 ila 547 nci maddeleri mer'iyetinden itibaren ve esas
mukavelelerindeki hükümlere aykırı olsalar bile derhal tatbik olunur.


             Eski
esas mukavelelenin yeni kaidelere uydurulmasında yeni kanunun 513 üncü
maddesinin ikinci fıkrası tatbik olunmaz.


             XII – Kıymetli evrak


             1. Umumiyetle tabi
olduğu hükümler


             Madde
27 – Eski kanun zamanında tanzim edilmiş bulunan kambiyo senetleriyle
konişmento, makbuz senedi, varant ve taşıma senedi gibi emtiayı temsil eden
senetler her cihetçe eski hükümlere tabi kalır.


             2. İptal


             Madde
28 – Eski kanun zamanında kıymetli evraktan olan senetlerin zıyaı
dolayısiyle iptalleri hakkında eski kanun zamanında açılmış olan davalara o
kanun hükümleri yeni kanunun mer'iyetinden sonra açılacak olan davalara ise
yeni kanun hükümleri tatbik olunur.


             XIII
– Deniz ticareti


             1. Gemi sicili


             a) Umumi olarak


             Madde
29 – Eski hükümlere göre tutulan gemi sicilleri yeni kanunun tatbikı
bakımından da gemi sicili sayılır. Yeni kanuna göre çıkarılacak olan gemi
sicili nizamnamesi hükümleri mahfuzdur.


             12
nci maddenin 2,3 ve 4 üncü fıkraları burada da tatbik olunur.





3041


 


             b) Amme itimadı prensibi


             Madde
30 – Yeni kanunun mer'iyeti tarihinde gemi sicilinin muhtevası gerçek
hukuki duruma uygun olmadığı takdirde sicil kaydına dayanmış olan kimse hakkı
tescil edilmemiş veya yanlış tescil edilmiş yahut hükümsüz bir takyidin tescili
neticesinde halele uğramış bulunan kimseye karşı yeni kanunun 885 inci maddesi
hükmünce iyi niyetle iktisap iddiasında bulunabilir; meğer ki, yeni kanunun
mer'iyetinden itibaren altı ay içinde gemi sicilindeki kayıt tadil edilmiş ve
yahut sicile bir itiraz şerhi yazılmış olsun.


             2. Gemi


             a) Mülkiyette
değişiklik


             Madde
31 – Gemi mülkiyetindeki her hangi bir değişiklik tescil edilmek üzere yeni
kanunun mer'iyetinden önce sicil memurluğuna bildirilmiş ise tescil eski
hükümler uyarınca yapılır.


             b) Mülkiyet, intifa ve
bayrak çekme hakkının tabi olduğu hükümler


             Madde
32 – Gemiler üzerindeki mülkiyet ile intifa hakları ve gemilere Türk
Bayrağını çekme hakkı, mer'iyetinden itibaren yeni kanuna tabi olur. Şu kadar
ki, yeni kanun hükümlerince Türk Bayrağı çekme hakkını kaybetmesi gereken
gemilerin sahipleri eski hükümlere göre haiz oldukları hakkı mer'iyetten
itibaren iki yıl geçmedikçe kaybetmezler.


             c) İktisadi
müruruzaman


             Madde
33 – Gemiler hakkındaki iktisabi müruruzaman müddetlerinin hesabında yeni
kanunun mer'iyetinden önceki müddetler nazara alınmaz.


             d) Gemi rehni


             Madde
34 – Yeni kanunun mer'iyeti tarihinde gemi sicilinde kayıtlı bulunan rehin
hakkı o tarihten itibaren gemi ipoteği sayılır.


             Yeni
kanunun mer'iyeti tarihinde bir gemi rehnine sahip olan alacaklı kendi rehninden
önce gelen veya aynı derecede bulunan diğer bir gemi rehninin düşmesi halinde
bunun terkinini istemek salahiyetini haizdir.


             Yeni
kanunun mer'iyeti tarihinde bir iştirak payı üzerinde mevcut olan rehin hakkı,
mer'iyetten itibaren bir hak üzerindeki rehin hakkı sayılır ve Medeni Kanunun
868 ila 875 inci maddeleri hükmüne tabi olur.


             e) Cebri icra


             Madde
35 – Yeni kanunun mer'iyete girmesinden önce bir geminin paraya çevrilmesi
yolu ile yapılan icra takibi kesinleşmiş olur veyahut yapılmakta bulunan bir gemiye
icrai haciz konmuş bulunursa paraya çevirmede eski hükümler tatbik olunur.


             3. Deniz raporu


             Madde
36 – Yeni kanunun deniz raporuna ait 982 ila 985 nci maddeleri hükümleri,
mer'iyete girdiği tarihte henüz raporu tesbit ettirilmemiş bulunan hadiselere
de tatbik olunur.


             4. Müşterek avarya,
çatma, gemi ve yük alacaklıları


             Madde
37 – Yeni kanunun gemi ve yük alacaklılarına ait 1235 ila 1258 inci
maddeleri hükümleriyle müşterek avaryaya ve çatmaya ait hükümleri, ancak
geminin yeni kanunun mer'iyete girmesinden sonra başladığı yolculuktan doğan
hadiselere tatbik olunur; daha önce başlamış olan yolculuk eski kanun
hükümlerine tabi kalır.


             Bu
kanunun müruruzamana ait 2 nci maddesi hükmü mahfuzdur.





3042


 


             5. Taşıyanın tazminat
borcunun en yüksek haddi


             Madde
38 – Para kıymetinin değişmesi halinde İcra Vekilleri Heyeti yeni kanunun
1114 üncü maddesinde tesbit edilen tazminat borcunun en yüksek haddini halin
icabına uygun olarak yeniden tesbit etmeye salahiyetlidir.


             XIV – Sigortalar


             Madde
39 – Yeni kanunun mer'iyete girdiği tarihte mevcut olup da kanunun 1264
üncü maddesine aykırı bulunan sigorta mukaveleleri, eski hükümlere göre muteber
bulundukları takdirde eskisi gibi hüküm ifade eder. Şu kadar ki, yenilenmeleri
halinde yeni kaideler tatbik olunur.


             XV – Teyit mektupları
ve cari hesap bakiye cetvelleri


             Madde
40 – Yeni kanunun mer'iyetinden sonra bir kimse tarafından diğerine
gönderilmiş olan teyit mektupları veya cari hesap bakıyesini gösteren cetveller
hakkında yeni kanunun 23 ve 92 nci maddeleri hükümleri tatbik olunur.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                  Diğer
kanunların kaldırılan veya değiştirilen hükümleri


                                                                 BİRİNCİ
KISIM


                                                   Medeni
Kanun ve Borçlar Kanunu


 


             Madde
41 – Borçlar Kanununun 103 üncü maddesinin son cümlesi, 308 nci maddesinin
üçüncü fıkrasının son cümlesi, 431 ila 448 inci maddelerinin tamamı ve 473, 477
nci maddelerinin ikinci fıkraları kaldırılmış ve Medeni Kanunun 920 nci
maddesinin ikinci fıkrası ile Borçlar Kanununun aşağıda yazılı maddeleri
gösterildiği şekilde değiştirilmiş ve bunlara gösterilen hükümler eklenmiştir.


             I – Medeni Kanun:


             920
nci maddenin ikinci fıkrası: Bu tasarruf tahditleri, tapu siciline şerh
verilmekle gayrimenkul üzerinde sonradan iktisap olunan her nevi hakların
sahiplerine karşı dermeyan olunabilir.                                            


             II – Borçlar Kanunu:


             a)
48 inci maddeye eklenen ikinci fıkra: Ticari işlere ait olan haksız rekabet
hakkında Ticaret Kanunu hükümleri mahfuzdur.


             b)
126 ncı maddenin üçüncü bendi: Sanatkarların veya esnafın emeklerinin
karşılığı, perakendecilerin sattıkları malların parası, noterlerin mesleki
hizmetleri karşılığı, başkalarının maiyetinde çalışan veya müstahdemi olan
kimselerin, hizmetçilerin, yevmiyecilerin ve işçilerin ücretleri hakkındaki
davalar;


             c)
126 ncı maddeye eklenen dördüncü bent: Ticari olsun olmasın bir şirket akdine
dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan
bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplariyle şirket
veya ortaklar arasındaki davalar, vekalet akdinden, komüsyon akdinden,
acentalik mukavelesinden, ticari tellallık ücreti davası hariç, tellallık ak-  
dinden doğan bütün davalar, mütaahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç
veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya
ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak
üzere istisna akdinden doğan bütün davalar.


             Bir mamelekin veya bir
işletmenin devralınması


             d) Madde 179 - Bir mameleki veya bir işletmeyi
aktif ve pasifleriyle birlikte devralan  kimse,  bunu  alacaklılara  ihbar 
veya  gazetelerde  ilan  ettiği  tarihten  itibaren onlara karşı mamelekin veya
işletmenin borçlarından mesul olur; şu kadar ki, iki





3043


 


yıl
müddetle evvelki borçlu dahi yenisiyle birlikte müteselsilen mesul kalır; bu
müddet muaccel borçlar için ihbar veya ilan tarihinden ve daha sonra muaccel
olacak borçlar için de muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar.


             Borçların
bu suretle naklinin hükümleri, tek bir borcun nakli akdinden doğan hükümlerin
aynıdır.


             Bir işletmenin
diğeriyle birleşmesi ve şeklini değiştirmesi


             e)
Madde 180 – Bir işletme diğer bir işletme ile aktif veya pasiflerin
karşılıklı olarak devralınması suretiyle birleştirilse, her iki işletmenin
alacaklıları bir mamelekin devralınmasından doğan hakları haiz olup bütün alacaklarını
yeni işletmeden alabilirler.


             Evvelce
hakiki veya hükmi tek bir şahsa ait olup da kollektif veya komandit şirket
halinde konulan bir işletmenin borçları hakkında da aynı hüküm tatbik olunur.


             f)
332 nci maddeye eklenen ikinci fıkra: İş sahibinin yukarıki fıkra hükmüne
aykırı hareketi neticesinde işçinin ölmesi halinde onun yardımından mahrum
kalanların bu yüzden uğradıkları zararlara karşı istiyebilecekleri tazminat
dahi akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabi olur.


             g)
404 üncü maddeye eklenen üçüncü fıkra: Gayrimenkul tellallığı akdi, yazılı
şekilde yapılmadıkca muteber olmaz.


             Diğer komüsyon işleri


             h)
Madde 430 – Malzemesi iş sahibi tarafından verilmek suretiyle imal
edilecek menkul eşya hakkındaki komüsyon işleri, eşya misli şeylerden olmasa
da, alım ve satım komüsyonu hükmündedir.


             Alım
ve satım komüsyonu sayılmıyan işleri, ücret mukabilinde kendi namına ve
müvekkili hesabına deruhde eden alım ve satım komüsyoncusu ile komüsyon
işlerini kendisine sanat edinmeyip de arızi olarak üzerine alan tacir hakkında
dahi bu babın hükümleri tatbik olunur.


             Taşıma
işleri komüsyonculuğu hakkındaki hususi hükümler mahfuzdur.


             i)
453 üncü maddeye eklenen üçüncü fıkra: Mağaza içinde müşterilerin kolaylıkla
görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir şekilde aksi ilan
edilmiş olmadıkça, toptan, yarı toptan veya perakende satış mağazalarının memur
veya müstahdemleri, o mağazanın mütat satış muamelelerinin hepsini yapmaya,
salahiyetli oldukları muameleler hakkındaki faturaları imzalamaya, bu mutat
muamelelerden doğan borçların yerine getirilmesine veya bunların hiç veyahut   
gereği gibi yerine getirilmemiş olmasına ilişkin ihtar veya diğer beyanları
işletme sahibi adına yapmaya, bu mahiyetteki ihtar ve diğer beyanları ve
hususiyle mutat muamele dolayısiyle teslim edilmiş olan mallara ilişkin ayıp
ihbarlarını mağaza sahibi adına kabule salahiyetli sayılırlar; şu kadar ki,
kendilerine yazı ile salahiyet verilmiş olmadıkça mağaza dışında ve kasa
memurları tayin edilmiş ise, mağaza içinde mal parasını isteyip alamazlar. Bu
kimseler, mal parasını almaya salahiyetli bulundukları hallerde faturaları
kapatmaya veya makbuz vermeye de salahiyetlidirler.


             j)
530 uncu maddeye eklenen ikinci fıkra: Şirketi idare edenler, en az her yıl bir
defa hesap vermeye ve kar paylarını ortaklara ödemeye mecburdurlar. Hesap
devresinin uzatılmasına ait şart batıldır. İdare edenin ortaklardan olmaması
halinde de hüküm aynıdır.


             k)
416 ila 429 uncu maddelerde geçen (Amir) sözleri, (Müvekkil) olarak
düzeltilmiştir.





3044


 


İKİNCİ KISIM


                                                              İcra
ve İflas Kanunu


 


             Madde
42 – İcra ve iflas Kanununun 45 ve 345 inci maddelerinin son fıkraları
kaldırılmış ve aşağıda yazılı maddeleri gösterildiği şekilde değiştirilmiş ve
bunlara gösterilen hükümler eklenmiştir:


             Kanundaki ıstılahlar


             Madde
23 – Bu kanunun tatbikında: (İpotek) tabiri ipotekleri, ipotekli borç
senetlerini, irat senetlerini, gemi ipoteklerini, eski hukuk hükümlerine göre
tesis edilmiş gayrimenkul rehinlerini, gayrimenkul mükellefiyetlerini, bazı gayrimenkuller
üzerindeki hususi imtiyazları ve gayrimenkul teferruatı üzerine rehin
muamelelerini,


             (Menkul
rehni) tabiri, teslimi meşrut rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis hakkını,
alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,


             Sadece
(Rehin) tabiri, (İpotek) ve (Menkul rehni) tabirlerine giren bütün menkul ve
gayrimenkul rehinlerini ihtiva eder.


             (Gayrimenkul)
tabiri, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamildir. Diğer gemiler bu kanun
hükmünce menkul sayılır.


             b)
24 üncü maddeye eklenen 7 nci fıkra: 26 ncı maddenin 3 ve 4 üncü fıkraları,
gemi siciline kayıtlı olmıyan gemiler hakkında da tatbik olunur.


             c)
27 nci maddeye eklenen ikinci fıkra: Gemi siciline kayıtlı olan gemi, borçlunun
elinde bulunmazsa alacaklı borçlunun gemiyi işgal etmekte olan şahsa karşı
sahip olduğu hakları haiz olur. Şu kadar ki, gemi üçüncü bir şahıs tarafından
davadan sonra ve hükümden önce gemi siciline geçirilmiş bir akit sebebiyle
işgal edilmekte ise birinci fıkra hükmü tatbik olunur.


             Gayrimenkul
davalarında hükümlerin tapu ve gemi sicil dairelerine tebliği


             d)
Madde 28 – Gayrimenkul davalarında davacının lehine hüküm verildiği
takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hüküm tefhimi ile beraber
hulasasını tapu ve gemi sicili dairelerine bildirir. İlgili daire bu ciheti
hükmolunan gayrimenkul veya geminin kaydına şerh verir. Bu şerh Medeni Kanunun
920 nci maddesinin ikinci fıkrası ve tescil edilmiş gemiler hakkında da Ticaret
Kanununun 879 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne tabidir.


             Gayrimenkul
davası üzerine verilen karar ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme,
derhal bu hükmün hulasasını da tapu veya gemi sicili dairesine bildirir.


             Gayrimenkul hakkındaki
hükümlerden sonra yedin tebeddülü


             e)
Madde 29 – Hükmün tapu veya gemi sicili dairesine bildirilmesinden
sonraki tebeddüllerin icra muamelelerine tesiri olmaz. Hükümde gösterilen şey
kimin elinde ise ondan alınıp alacaklıya teslim olunur.


             Şu
kadar ki, o yer veya gemide bulunan üçüncü şahıs bu malı borçludan teslim almış
olmayıp onu doğrudan doğruya işgal etmekte bulunduğunu bildiren bir tapu veya
gemi sicili kaydı gösterirse mahkemeye müracaatla dava açması için kendisine
yedi gün mühlet verilir. Bu müddet içinde dava açılırsa icra geri bırakılır.


             İrtifak haklariyle
gemi üzerindeki intifa haklarına mütedair ilamlar


             f)
Madde 31 – Bir irtifak hakkının veya gemi siciline kayıtlı olan bir gemi
üzerindeki intifa hakkının kaldırılmasına yahut böyle bir hakkın tahmiline
mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı
şekilde 7 günlük bir icra emri gönderir. Borçlu muhalefet ederse ilamın hükmü
zorla icra olunur.





3045


 


             g)
94 üncü maddenin ikinci fıkrası: Borçlunun reddetmediği miras veya başka bir
sebeple iktisap eyleyip henüz tapuya veya gemi siciline tescil ettirmediği
mülkiyet veya diğer ayni hakların borçlu namına tescili, alakalı tarafından
istenebilir. Bu talep üzerine icra dairesi alacaklının bu muameleyi
takibedebileceğini tapu veya gemi sicili dairelerine ve icabında mahkemeye
bildirir.


             h)
97 nci maddenin, 7 nci fıkrası: Kiralanan yer veya sicille kayıtlı gemilerdeki
hapis hakkına tabi eşyaya mütaallik istihkak davaları Borçlar Kanununun 268
inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri
verilemez.


             Gemiler hakkında


             i)
Madde 136 – Gayrimenkul malların satışına ait olan hükümler, gemi
siciline kayıtlı gemiler hakkında da tatbik olunur. Bu hükümlerde geçen (Tapu
sicili) tabirleri, gemi sicilini ve (İrtifak hakkı) tabiri ise sicile kayıtlı
gemiler üzerindeki intifa hakkını anlatır.


             j)
144 üncü maddeye eklenen beşinci fıkra: Gemi siciline kayıtlı olan bir gemiyi
paraya çeviren icra dairesi onun üzerindeki ipotek ve intifa haklarına ait
kayıtların sicilden terkin ve nakillerini de yaptırır.


             k)
153 üncü maddeye eklenen üçüncü fıkra: Türk Ticaret Kanununun gemi ipoteği
hakkındaki 930 ve 931 inci maddeleri mahfuzdur.


             l)
154 üncü maddeye eklenen ikinci fıkra: Merkezleri Türkiye dışında bulunan
ticari işletmeler hakkında salahiyetli merci, Türk Ticaret Kanununun 42 nci
maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tayin edilen temsilcinin ikametgahının
bulunduğu yerdeki icra dairesidir.


             m)
168 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci bendi:


             Borç
ve masrafların beş gün içinde ödenmesi.


             Anonim, limited ve
kooperatif şirketlerin iflası


             n)
Madde 179 – Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin borçları mevcut ve
alacaklarından fazla olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ve
şirket tasfiye halinde ise tasfiye memurları tarafından beyan veya alacaklı
tarafından ispat edilirse önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflasına
karar verilir.


             o)
190 ıncı maddenin son fıkrası: Bu mallar iflasın ilanından evvel taşıma senedi,
konişmento, makbuz senedi, varant gibi emtiayı temsil eden bir senetle iyi
niyet sahibi üçüncü bir şahsa satılmış veya rehnedilmiş olurlarsa artık geri
alınamazlar.


             ö)
200 üncü maddenin son fıkrası: Anonim, limited ve kooperatif şirketlerin
iflasları halinde esas mukavele gereğince verilmesi lazımgelen hisse senedi
bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımları veya konması taahhüt edilen ve
fakat konmamış olan sermayeler bu şirketlerin borçlariyle takas edilemez.


             p)
206 ncı maddenin üçüncü fıkrasına eklenen cümle: Alacakları gemi ipoteği ile
temin edilmiş olan alacaklılarla gemi alacaklıları hakkında Türk Ticaret
Kanununun bu cihetlere ait hususi hükümleri tatbik olunur.


             r)
206 ncı maddenin 4 üncü fıkrasının ikinci sıra adlı bendinin B kısmı:
Patronların, müstahdem ve işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım
teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadiyle meydana gelmiş ve
hükmi şahsiyet kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları.





3046


 


             s)
206 ncı maddenin dördüncü fıkrasındaki üçüncü sıra: İflasın açılmasından bir
evvelki yıl için Hükümet tarafından ruhsatnameli doktor, eczacı ve ebelerin
alacakları ve borçlu ile ailesi efradının tedavi ve bakım masrafları,
acentaların iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde acentalık mukavelesinden
doğmuş olan alacakları.


             t)
257 nci maddeye eklenen dördüncü ve beşinci fıkralar:Gemi alacaklıları,
donatanın yalnız mahdut aynı surette mesul olduğu hallerde, ancak mesuliyete
mevzu teşkil eden mal ve haklara ihtiyati haciz koydurabilirler. Donatanın aynı
zamanda şahsan mesul olduğu haller bundan müstesnadır. Şu kadar ki, donatanın
şahsi mesuliyeti bir miktar ile mahdut ise gemi alacaklıları ancak bu miktar
için donatanın diğer mallarını haczettirebilirler.


             Yük
alacaklıları hakkında da yukarıki fıkra hükmü kıyas yoliyle tatbik olunur.


             u)
285 inci maddenin birinci fıkrası: Konkordato hükümlerinden istifade etmek
istiyen her hangi bir borçlu, tetkik merciine bir konkordato projesi verir ve
bu projeye mufassal bir bilanço ve defter tutmaya mecbur şahıslardan ise
defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel ekler. Bu cetvelde, bilhassa
Ticaret Kanununun 66 ncı maddesi hükmünce tutulması mecburi olan defterlerin
hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir.


             ü)
288 inci maddenin birinci fıkrası: Tetkik merciince mühlet ilan olunur ve icra
dairesiyle tapu dairesine bildirilir. Borçlu bir tacir ise ticaret sicili
memurluğuna ve deniz ticaretiyle meşgul ise ayrıca gemi sicil memurluğuna da
haber verilir. Borçlunun gemisi sicile kayıtlı olduğu takdirde gemi sicil
memuru, konkordato mehli hakkında sicile şerh verir. Bu şerh Türk Ticaret
Kanununun 879 uncu maddesindeki şerhin hukuki neticesini meydana getirir.


             v)
310 uncu maddenin beşinci bendi: Ticaret Kanununun 66 ncı maddesinin birinci
fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri hiç veya kanunun 
emrettiği şekilde tutmamış ise;


             y) 
26 ncı maddedeki (Gemi) sözleri (Gemi siciline kayıtll olan gemi) olarak
değiştirilmiştir.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
KISIM


                                          Denizde
Can va Mal Koruma hakkında Kanun


 


             Madde
43 – 10/6/1946 gün ve 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkındaki
Kanunun aşağıda gösterilen maddeleri gösterilen şekilde değiştirilmiştir.


             a)
Madde 13 – Türk Ticaret Kanununun 982 ve 984 üncü maddeleri gereğince
salahiyetli mahkemeye deniz raporu tesbit ettirmekle mükellef her kaptan, bu
raporun tasdikli bir suretini kazadan sonra uğradığı liman reisliği bulunan ilk
limanda liman reisliğine verir.


             b)
Madde 27 – Türk Ticaret Kanununun deniz kazalarına ait faslının (Çatma)
ve (Kurtarma ve yardım) kısımlariyle Belediye Kanununun 15 inci maddesinin 9
uncu fıkrası ve Umumi Hıfzıssıhha Kanununun gemilerin sağlık bakımından
murakabesine ait hükümleri mahfuzdur.


             c)
4, 5, 6 ve 20 nci maddelerdeki (Yola elverişlilik belgesi) sözleri (Denize
elverişlilik belgesi) olarak değiştirilmiştir.





3047


 


DÖRDÜNCÜ
KISIM


                                                                    Ceza
Kanunu


 


             Madde
44 – Ceza Kanununun aşağıda yazılı hükümleri, bildirilen şekilde değiştirilmiştir:                                                                



a)201 inci maddenin birinci
fıkrası: Her kim cebir ve şiddet veyahut tehdit ile sanat veya ticaret
serbestisini her ne suretle olursa olsun tahdit veya menederse bir aydan iki
seneye kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasına
mahküm olur.


             b)
349 uncu maddenin üçüncü fıkrası: Emre veya hamile yazılı olarak tanzim edilen
kambiyo senetleriyle emtiayı temsil eden evrak, resmi varaka hükmündedir.


 


                                                                 BEŞİNCİ
KISIM


                                                   Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu


 


             Madde
45 – Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir:


             Madde
11 – Suç açık denizlerde veya yabancı liman ve kara sularında Türk,
Bayrağını taşıyan deniz veya hava nakil vasıtalarında veyahut böyle bir nakil
vasıtasiyle işlenmiş bulunursa suçun işlenmesinden sonra vasıtanın Türkiye'de
ilk uğradığı yerin veya bağlama limanının mahkemesi salahiyetlidir.


 


                                                                 ALTINCI
KISIM


                                            Temyiz
Mahkemesi Teşkilatına dair Kanun


 


             Madde
46 – Temyiz Mahkemesi Teşkilatına dair 1221 sayılı Kanunun 5859 sayılı
kanunla değiştirilmiş bulunan 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının Ticaret ve
İcra ve İflas dairelerinin vazifelerine ait olan 8 ve 9 uncu bentleri şu
şekilde değiştirilmiştir:


             Ticaret
dairesi: Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde sayılan ticari davalar
hakkında sulh ve asliye mahkemelerince verilmiş bulunan hüküm ve kararları,


             İcra
ve İflas Dairesi: İcra takipleri hukukuna ve iflasa dair asliye ve ticaret
mahkemeleriyle icra tetkik mercilerinden verilen kararlar ile icra tetkik
mercilerinin verecekleri cezai hüküm ve kararları ve İcra ve İflas Kanunu
hükümlerine tabi bütün iptal davaları hakkında asliye hukuk ve ticaret
mahkemeleriyle sulh mahkemeleri tarafından verilecek hükümleri.


 


                                                                YEDİNCİ
KISIM


                                                 Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu


 


             Madde
47 – Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 291 inci maddesi kaldırılmıştır.


 


                                                               SON
HÜKÜMLER


 


             Madde
48 – İşbu kanun Türk Ticaret Kanununun mer'iyete girdiği tarihte mer'iyete
girer.                                                                


             Madde
49 – Bu kanunu tatbika İcra Vekilleri Heyeti memurdur.





3048





3049


 


             6763 SAYILI
KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN


                     YÜRÜRLÜKTEN
KALDlRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ


                                                            GÖSTERİR
LİSTE


 


                                                                                                Yürürlükten
Kaldıran Mevzuatın


                                                                                                                                                      



                        Yürürlükten
Kaldırılan


                  Kanun
veya Kanun Hükümleri                            Tarihi          Sayısı        Maddesi


29/6/1956-6763 sayılı Kanunun 12
nci maddesinin


7 nci fıkrasının
2 nci cümlesi                                                     24/12/1981    
2567             37


 


6763 sayılı
Kanunun 12 nci maddesinin beşinci fıkrası             24/6/1995    KHK-559      
13





3050


 


6763 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN MEVZUATIN


                           YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ
TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 


  Kanun                                                                                                                         Yürürlüğe


     No.                               Farklı
tarihte yürürlüğe giren maddeler                        giriş tarihi


               
                                                                                                                             


     7178                                                           —                                                           19/12/1958


     7400                                                           —                                                           30/12/1959


       135                                                           —                                                           26/11/1960


     2567                                                           —                                                           26/12/1981


KHK-559                                                         —                                                             27/6/1995





 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?