Türk Ceza Kanununun Yürürlükten Kaldırılmış Hükümleri

Mülga mevzuatNo: 765

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

1


 


TÜRK CEZA
KANUNUNUN YÜRÜRLÜKTEN


KALDIRILMIŞ HÜKÜMLERİ (1)(2)


 


          Kanun
Numarası           : 765


          Kabul
Tarihi                  : 1/3/1926


          Yayımlandığı
R.Gazete  : Tarih: 13/3/1926 Sayı: 320


          Yayımlandığı
Düstur     : Tertip: 3 Cilt: 7 Sayfa: 519


 


             1 - 11/7/1931 tarih ve 1840 sayılı Kanun
ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri:
(Madde numaraları: 160)


 


             Madde 160 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             157 ve 158 inci
maddelerde beyan olunan hallerde takibat icrası Adliye Vekaletinden ve 159 uncu
maddede yazılı surette Büyük Millet Meclisi riyasetinden izin verilmesine
bağlıdır.


             2 - 8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri:
(Madde numaraları: 4,6,13,15,36,46,55, 56,87,89,91,105,143,171,178,201,


202,204,208,212,213,214,220,221,254,258,267,271,272,284,285,296,316,317,318,319,320,321,322,323,324,325,326,327,328,329,330,331,332,333,334,335,336,337,338,348,354,403,404,405,406,414,416,421,423,435,436,440,441,449,450,453,456,457,459,470,478,491,492,493,508,509,512
ve 519.)



 


             Madde 4 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ecnebi
memleketlerde Türkiye Devletinin emniyetini ihlal ve devlete mahsus resmi
mühürleri ve kanunen mevkii tedavülde bulunan Türkiye meskükatını taklit
edenler veya devletin evrakı nakdiyesini ve devlet hazinelerince kabul
edilmekte olan Türk esham ve tahvilatını ve kaime ihracına mezun bankaların
kaimelerini sahte olarak yapanlar - Türk kanunun bu fiile tayin ettiği cezanın
azami haddi beş seneden eksik değil ise - Türk Kanununa tevfikan cezalandırılır.


             Bunlar hakkında ecnebi memlekette evvelce
hüküm verilmiş olsa bile Adliye Vekilinin talebi üzerine Türkiyede tekrar
muhakeme olunurlar.


             Türk veya ecnebi, Türkiyede tutulmuşlar
ise kanunun tayin ettiği ceza beş seneden eksik dahi olsa haklarında yukarıdaki
fıkralar ahkamı caridir.


 


 


 


——————————


(1)    Bu
kanunda, 26/4/1926 tarih ve 825 sayılı Kanun ekindeki hata savap cetveli ile
yapılan düzeltmeler metne işlenmiştir.


(2)    Bu
Kanundaki para cezalarının uygulanması ile ilgili olarak 10/6/1949 tarih ve
5435 sayılı Kanunu değiştiren 21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanun ile
15/8/1957 tarih ve 9682 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/5/1957 tarih ve E.
1, K. 12 sayılı Yargıtay İç. Bir. Kur. Kararına bakınız.





2


 


             Ecnebi memleketlerde Türkiye namına memuriyet
veya vazife deruhte etmiş olupta bu memuriyet veya vazifeden mütevellit bir
cürum işleyen kimse Türkiyede tutulmamış olsabile hakkında üçüncü fıkra hükmü
tatbik olunur.


             Madde 6 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Dördüncü maddede
yazılı cürümlerden başka bir ecnebi Türk Ceza Kanununca asgari haddi bir
seneden eksik olmayan ve şahsi hürriyeti tahdit eden bir cezayı müstelzim cürmü
ecnebi memlekette Türkiyenin veya bir Türkün zararına işlediği ve kendisi
Türkiyede bulunduğu takdirde Türk Ceza kanunu mucibince ceza görür. Fakat bu
cezanın üçte biri indirilir. Ve idama bedel yirmi sene ağır hapis cezası tatbik
olunur.


             Ancak bu bapta takibat icrası Adliye
Vekilinin talebine veya mutazarrar olan şahsın şikayetine bağlıdır.


             Eğer cürüm diğer bir ecnebinin zararına
işlenmiş ise faili Adliye Vekilinin talebi üzerine aşağıdaki şartlar dairesinde
birinci fıkrada beyan olunan ahkama göre cezalandırılır:


             1 - Türk kanununca hürriyeti tahdit eden
ve asgari haddi üç seneden aşağı olmayan cezayı müstelzim bir fiil olmak,


             2 - İadei mücrimin muahedesi bulunmamak
veyahut iade keyfiyetine cürmün irtikap edildiği mahallin ve ne failin mensup
olduğu devletin hükümeti tarafından kabul edilmemiş bulunmak.


             Madde 13 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır hapis cezası
müebbet veya muvakkattir. Müebbet ölünceye kadar devam eder. Muvakkat bir
seneden yirmi seneye kadardır. Her iki hali çalışmak mecburiyetiyle ve
aşağıdaki kaidelere tevfikı hareket suretiyle bu cezaya mahsus müesseselerde
çektirilir.


             Müebbet Ağır hapsin ilk üç senesi ve
muvakkatte cezanın altıda birine müsaviilk devresi bir hücrede geceli gündüzlü
yalnız bırakılmak suretiyle icra olunur. Bu ilk devre müddeti altı aydan eksik
ve üç seneden fazla olamaz. Ondan sonra ki müddet geceleri bir hücrede yalnız
bırakılmak ve gündüzleri sair mahpuslarla konuşamaksızın çalıştırılmak
suretiyle ikmal ettirilir.


             Madde 15 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hapis cezası üç
günden yirmi seneye kadardır. Buna mahsus müesseselerde geceleri bir hücrede
yalnız bırakılmak ve gündüzleri mecburen çalıştırılmak suretile çektirilir.


             Mahküm mahpus bulunduğu müessesede
gördürülmekte olan işlerden istidadına ve eski meşguliyetlerine en muvafık olan
işi intihap edebilir. Hatta başka bir işte çalışmağada mezun kılınabilir.


             Ceza altı aydan fazla değilse bir
tevkifhanenin buna mahsus bir kısmında da çekdirilebilir.


             Madde 36 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Mahkümiyet halinde
cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya fiilin
irtikabından husule gelen eşya fiilde methali olmayan kimselere ait olmamak
şartiyle mahkemece zabt ve müsadere olunur.


             Kullanılması, yapılması, taşınması,
bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat teşkil eden eşya bir ceza
mahkümiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile mutlaka zabt ve müsadere olunur.





3


 


             Madde 46 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cürüm ve kabahati
işlediği vakit şuurunu veya harekatının serbestisini selbedecek surette ruhi
zafa müptela olan kimseye ceza verilemez. Şukadar ki ademi mesuliyetine karar
verilen şahsın serbest bırakılması tehlikeli olduğu mahkemece takdir edilirse
hakkında muamelei kanuniye icra olununcaya kadar muhafaza edil-


mek üzere ait olan makama teslimini mahkeme emreder.


             Madde 55 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cürüm ve kabahati
işlediği vakit on beş yaşını bitirmiş olupta on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar
hakkında aşağıdaki kaidelere tevfikan ceza tayin olunur:


             1 - İdam ve müebbet ağır hapis bedel on
seneden on beş seneye kadar ağır hapis müebbed sürgüne bedel üç seneden aşağı
olmamak üzere muvakkat sürgün cezası verilir.


             2 - On iki seneyi geçen muvakkat cezalar
altıdan on seneye kadar ve altıdan on iki seneye kadar cezalar üç seneden altı seneye
kadar indirilerek hükmolunur.


                3
- Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir.


             4
- Mali cezaların üçte biri tenzil olunur.


             5
- Hidematı ammeden memnuiyet ve emniyeti umumiye nezareti altına alınmak
cezaları hiç tatbik edilmez.


             Eğer
hüküm zamanında mücrim on sekiz yaşını bitirmemiş ise mahkeme şahsi hürriyeti
tahdit eden cezanın bir islahhanede icrasını emredebilir.


             Madde
56 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cürmü işlediği
vakit on sekiz yaşını bitirmiş olupta yirmi bir yaşını bitirmemiş ve hüküm
zamanında altmış beş yaşını geçmiş olanlar hakkında idam ve müebbed ağır hapis
cezasına bedel 24 sene ağır hapis cezası hükmolunur.


             Müebbed
sürgüne bedel beş sene müddetle muvakkat sürgün cezası verilir.


             Sair
hallerde cezanın altıda biri indirilir.


             Madde
87 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerin
tatbikatında:


             1
- Kabahat fiilinden dolayı sadır olan hükümler bir cürüm vukuunda ve cürme
müteallik hükümler kabahat vukuunda,


             2
- Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ve meslek ve sanatın icrası hususunda
tecrübesizlik ve emirlerle nizamlara riayetsizlik neticesi olarak işlenilen
cürümler diğer cürümler mukabilinde, ve sair cürümler bunlar mukabilinde,


             3
- Sırf askeri cürümler hakkında sadır olan hükümler,


             4 - Ecnebi
mahkemelerden sudur eden hükümler,


             Tekerrüre esas olamaz.


             Madde 89 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Adliye
mahkemelerince cezayı nakdiden başka bir ceza ile evvelce mahküm olmayan kimse
işlediği bir cürümden dolayı ağır cezayı nakdi veya muvakkat sürgün veyahut
altı ay veya daha az hapis ve hafif hapis cezalarından biriyle mahküm olur ve
geçmişteki haliyle ahlaki temayüllerine göre cezanın tecili ileride cürüm
işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaat edilirse bu
cezanın teciline hükmolunabilir. Bu halde tecilin sebebi hükümde yazılır.





4


 


             Madde 91 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             89 uncu madde hükmü mütemmim cezalar
hakkında dahi tatbik edilebilir.


             Madde 105 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hukuku amme davası
bir çok defa kesilmiş olsa bile takibattan sonra vaki olacak her terk tarihiyle
katı tarihleri arasında geçen müddetlerin mecmuu 102 nci maddede yazılı
fiillerden her biri için başka başka tayin olunan müddetlerin yarısından
fazlasını geçtiği halde müruru zaman tahakkuk eder.


             Kabahatlerde müruru zaman takibat ile
kesilir. Fakat takibat tarihinden itibaren 102 nci maddenin beşinci ve altıncı
bentlerinde yazılı müddetler zarfında mahkümiyet kararı verilmemiş olursa hukuku
amme davası düşer.


             Madde 143 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türkiye'de sakin
bir Türk veya ecnebi harp zamanının gayride düşman bir devlete veya memurlarına
doğrudan doğruya veya bilvasıta mühimmat veya Türkiye Devletini mutazarrır
kılabilecek sair vesait tedarik ve ita eylerse bir seneden beş seneye kadar
ağır hapis veya hapis cezasına mahküm olur ve bundan başka kendisinden iki yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Madde 171 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             125, 128, 146,147,
149, 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerden birini veya bazılarını hususi
vasıtalarla işlemek üzere bir kaç kişi aralarında gizlice ittifak ederlerse
bunlardan her biri aşağıda yazılı cezaları görür:


             1 - Yukarıdaki fıkrada yazılı ittifak
126, 128 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerin yapılmasına dair ise sekiz
seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


             2 - Bu ittifak 146, 147 nci maddelerde
gösterilen cürümlerin icrasına müteallik ise dört seneden on iki seneye ve 149
uncu maddede gösterilen cürümlerin icrasına ait ise üç seneden yedi seneye
kadar ağır hapis cezası verilir.


             Cürmün icrasına ve kanuni takibata
başlanmazdan evvel bu ittifaktan çekilenler ceza görmezler.


             Madde 178 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse bir
ölünün naşı ve kemikleri hakkında hakaret yapar yahut tahkir maksadiyle veya
sair gayri meşru bir maksada mebni tamamen veya kısmen birinin naşını yahut
kemiklerini veya ölü ile beraber gömülen eşyayı çalarsa iki aydan iki seneye
kadar hapis olunur ve otuz liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi
alınır. Bunlar haricinde olarak bir kimse bir ölünün naşini tamamen veya kısmen
ahz ve sirkat eder veya resmen ruhsat almaksızın bir naşi mezardan çıkarır
yahut kemiklerini ahz ve sirkat ederse bir aydan iki aya kadar hapis ve elli
liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Eğer bu cürüm kabristana veya ölü
gömülmeye mahsus sair mahallere memur olan yahut kendilerine naş ve kemikler
tevdi olunan kimseler tarafından irtikap olunursa birinci surette ceza üç aydan
üç seneye kadar hapis ve on beş liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ve
ikinci surette bir aydan üç aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı
nakdi alınır.


             Madde 201 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim ihafe veya
tehdit veya cebir ve şiddet veya başka suretlerle sınaat veya ticaret
serbestisini menederse bir aydan iki seneye kadar hapis ve otuz liradan yüz
elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.





5


 


             Madde 202 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kendisine tevdi
olunan veya vazife dolayısiyle muhafazası altında bulunan para veya para
hükmündeki evrak ve senetleri ve sair malları zimmetine geçiren veya mal edinen
memur üç aydan üç seneye kadar hapis olunur ve hasıl olan zarar kendisine
ödettirilir.


             Eğer vakı olan zarar muhakeme edilmezden
evvel fail tarafından tamamiyle ödenmiş olursa ceza yarısına kadar indirilir ve
eğer hüküm verilmezden evvel tamamiyle ödenirse ceza üçte biri miktarı
indirilir.


             Faila aynı zamanda altı aydan üç seneye
kadar memuriyetten mahrumiyet cezası da verilir.


             Madde 204 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet emvalinin
murakabesi veya teftişi ile mükellef olup ta vazifelerini yapmayı ihmal ederek
zimmetin vukuuna veya artmasına sebep olanlar otuz liradan yüz liraya kadar
ağır cezayi nakdi ile cezalandırılmakla beraber zararın ödenmesinden dahi hep
birlikte mesul olurlar.


             Madde 208 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet
memurlarından her kim idaresine ve nezaretine memur oldukları işlerde Devlet
için az veya çok eşya ve malzeme alım satımında gizli ve aşikar gerek doğrudan
doğruya kendisi gerek başkası vasıtasiyle veya ortaklık suretiyle kendi kazancı
için ticaret eder veya imalat ve inşaatı götürü şeklinde deruhte edenlere ortak
olursa iki seneye kadar sürgün cezasiyle birlikte altı aydan iki seneye kadar
memuriyetten mahrumiyet cezası hükmolunur.


             Eğer bu gibi alışverişte komüsyon alır
yahut nakit ve maskükat mübadelesinde kazanç yaparsa bir seneden iki seneye
kadar hapis yahut iki seneden üç seneye kadar sürgün cezasiyle cezalandırılır
ve her halde bir seneden üç seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezası dahi
hükmedilir.


             Madde 212 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunen ve nizamen
yapmağa mecbur olduğu şeyi yapmak ve yapmamağa mecbur olduğu şeyi yapmamak için
rüşvet alan veya bir vait ve taahhüt kabul eden kimse üç aydan iki seneye kadar
hapis olunur.


             Şu kadar ki neticeten memurun mensup
olduğu dairenin alakadar bulunduğu mukavele ve taahhütlere girişilmiş veya
memuriyet maaş,nişan ve sair rütbe ve mansıplar tevcih edilmiş yahut kanun ve
nizama muhalefet vuku bulmuş ise hapis müddeti altı aydan aşağı olmamak üzere
iki senedir.


             Madde 213 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunen ve nizamen
yapmağa mecbur olduğu şeyi yapmamak veyahut yapmamağa mecbur olduğu şeyi yapmak
için rüşvet alan veya bir vait ve taahhüt kabul eden kimse bir seneden üç
seneye kadar hapis olunur.


             Şu kadar ki mürteşinin bu hareketi
neticesinde memuriyet, maaş, nişan vesair rütbe ve mansıplar tevcih edildiği
veyahut hakkı ihlal eden veya zarar veren bir hal vücude gelmiş bulunduğu
takdirde hapis cezası iki seneden aşağı olamaz.


             Madde 214 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hakimler ve
müstantik ve müddeiumumi veya muavinleri tarafından velev kanuni vazifelerini
ihlal etmiyecek bir mukavele zımnında muhik ve meşru bir maslahat için rüşvet
ahzi bir seneden üç seneye kadar hapis cezasını istilzam eder. Kanunun hilafı
muamele icrası için vaki olacak irtişalarından dolayı cezanın en azı iki
senedir.





6


 


             Madde 220 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıda sayılan
kimselerden birine kanunen yapmağa memur olduğu şeyi yapmamak yahut yapmamağa
memur olduğu şeyi yapmak için rüşvet vait ve teklif ve ita eden kimsenin bu
hareketi, kanun ve nizama vukubulan muhalefetin derecesine ve metalibin kısmen
veya tamamen husul bulup bulmamasına göre üç aydan bir seneye kadar hapis
cezasını istilzam eder.


             Madde 221 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Raşinin ıtma ve ifsat ettiği kimse hakim
ve mustantik ve müddeiumumi ve muavinleri olduğu veya mahkemeler ve daireler
canibinden mahsus bir vazife ile tavsif veyahut iki taraf canibinden tahkim
kılınan kimseler ile katibi adil ve avukat ve dava vekili bulunduğu takdirde
kanun ve nizama vukubulan muhalifetin derecesine göre raşı altı aydan iki
seneye kadar hapis olunur.


             Şukadar ki bu muhalefet neticesinde velev
cerh ve tadil ve ıslahı kabil bir karar ile bir şahsın meni muhakemesi veya
beraati veya bir masumun mahkümiyeti veya başka bir cürmün işlenmesi kabilinden
haller husule gelmiş bulunursa raşinin cezası mürteşi için kanunen muayyen olan
cezanın yarısından üçte ikisine kadar tayin olunur.


             Madde 254 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Resmi meclislerin
azasından veya Hükümet memurlarından birini vazifesini yapmamağa cebir için
hakkında şiddet veya tehdit gösteren kimse bir seneden üç seneye kadar, eğer
fiil ikiden ziyade kimseler tarafından işlenmiş ise iki seneden beş seneye
kadar ağır hapis cezası verilir.


             Madde 258 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki
maddelerde beyan olunan fiiller:


             1 - Silah ile işlenmiş ise dört aydan
otuz aya kadar hapis,


             2 - Beş kişiden fazla silahlı veya on
kişiden fazla silahsız kimseler tarafından önce aralarında hasıl olan ittifaka
mebni işlenmiş ise üç seneden beş seneye kadar ağır hapis,


hükmolunur.


             Eğer fiil kendini veya akrabasını hapis
ve tevkiften kurtarmak maksadiyle vaki olmuş ise bu maddenin birinci fıkrasında
üç aydan bir seneye kadar hapis yahut bir seneden aşağı olmamak üzere sürgün ve
ikinci fıkrasında altı aydan iki seneye kadar hapis cezası hükmolunur.


             Eğer memur vazifesini tecavüz ederek
keyfi hareketiyle işbu muameleye mahal vermişse fail hakkında geçen
maddelerdeki ceza yarısından üçte birine kadar indirilir ve ağır hapis cezası
yerine hapis cezası verilir.


             Madde 267 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki maddede
beyan olunan fiiller, bir vazifenin ifasından dolayı olmayıp ta vazife
esnasında vaki olursa tayin olunacak ceza üçte birinden yarısına kadar
artırılır.


             Madde 271 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse resmi
sıfatı haiz olan bir memuru vazifesini icra ederken veya icra ettiği vazifeden
dolayı döğer yahut yaralar veya hastalığına sebep olacak surette müessir bir
fiile cür'et ederse aşağıda gösterilen suretlerle mücazat olunur.





7


 


             1 - Eğer memur 266 ncı maddenin birinci
bendinde gösterilen kimselerden ise fail, üç aydan bir seneye ve ikinci
fıkrasında gösterilen kimselerden ise altı aydan iki seneye ve üçüncü
fıkrasında gösterilen kimselerden ise bir seneden üç seneye kadar hapsolunur.


             2 - Eğer fiil 268 inci maddede muharrer
hal ve zamanlarda işlenmiş olursa ceza iki seneden aşağı olamaz.


             Madde 272 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Eğer memur,
memuriyeti hududunu tecavüz ederek keyfi muamelat ile geçen maddelerde beyan
olunan fiillerin vukuuna mahal vermiş ise ceza üçte birinden yarısına kadar
indirilir.


             Madde 284 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir ilam ile mahküm
olan kimsenin yerine kendini koyan şahıs bir aydan bir seneye kadar hapis
cezasiyle cezalandırılır.


                Madde
285 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim adliyeye veya işi adliyeye vermeğe mecbur olan bir memura, ihbarname veya
şikayetname vererek suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye garaza mebni bir cürüm
isnat eder yahut o kimse aleyhinde böyle bir cürmün maddi eser ve delillerini
tasni eylerse isnat eylediği cürmün nevi ve mahiyetine ve tasni eylediği
beyyine ve maddi delillerin kuvvetine göre bir aydan üç seneye kadar hapis olu-



nur.


             Bu
isnat kendine iftira olunan kimsenin tevfiki gibi şahsi hürriyeti tahdit eden
bir halin hudusuna sebep olmuş ise müfteri hakkında beş seneye kadar ağır hapis
cezası hükmolunur.


             Kendine
iftira olunan kimse hakkında üç seneden fazla hürriyeti tahdit eden bir ceza
ile mahkümiyeti mutazammın bir hüküm sadir olmuş ise müfteri hakkında on beş
seneyi tecavüz etmemek üzere aynı ceza hükmolunur. Eğer mağdurun mahkümiyeti
müebbet ağır hapis ise müfteri on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis
ile cezalandırılır ve eğer mahkümiyet idam cezasını müstelzim olmuş ve infaz
edilmiş ise müfteriye aynı ceza verilir. Henüz infaz edilmemiş ise müebbet
hapis cezası hüküm olunur.


             Yukarıdaki
fıkralarda yazılı olan cürmün faili, mağdur hakkında takibat icra olunmaksızın
bu isnadından rücu eder veya tasnii itiraf eylerse yukarıda yazılı cezaların
altıda biri hüküm olunur. Ve ceza müebbet ağır hapis ise on seneye indirilir ve
isnattan rücu veya tasniin itiraf olunması takibata başlandıktan sonra vakı
olursa asıl cezanın üçte ikisi indirilir ve müebbet ağır hapis yerine yirmi
sene ağır hapis cezası tayin olunur.


             Madde
296 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim hapis
cezasından aşağı olmayan cezayı müstelzim bir cürüm işlendikten sonra mezkür
cürmün icrasında faillerle evvelce ittifak etmiş ve cürmü neticelendirmiş
olmaksızın bir kimsenin cürümden istifadesini temine ve hükümetçe icra olunacak
tahkikatı yanlış yola sevk etmeğe ve Hükümetin taharriyatına ve hükmün icrasına
karşı faili gizlemeğe yardım eder ve keza her kim bu cezaları istilzam eden bir
cürmün eser ve delillerini mahveyler veyahut bunları bir suretle tagyir ve
tahrif ederse beş seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur. Fakat işbu ceza
müddeti asıl cürüm için kanuna göre muayyen olan müddetin dörtte birini
geçemez.





8


 


             Sair
fiillerden dolayı tertip olunacak ceza yüz liraya kadar ağır cezayı nakdidir.


             Bu
cürmü usul ve füruunun ve karı veya kocasının ve kardeş veya kız kardeşinin
lehinde olarak işleyen kimse cezadan muaftır.


             Madde
316 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1 - Türkiye dahil
ve haricinde tedavülü kanunen makbul ve mukrarer olan Türkiye meskükatını
taklit eden,


             2
- Zahiren daha yüksek bir kıymeti haiz göstermek için sahih olan meskükatı
tağyir eyliyen,


             3
- Meskükatı taklit veya tağyir edenlerle veya bunlara ortak ve arkadaş
olanlarla bilittifak bu yoldaki meskükatı Türkiye'ye sokan veya dahil ve
hariçte sarfeden veya bir suretle tedavüle koyan veya sarfedilmek veya bir
suretle tedavül ettirilmek üzere bir başkasına tedarik eyliyen, kimse üç
seneden on iki seneye kadar muvakkat ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Taklide
esas tutulan asıl meskükatın kanuni veya ticari kıymeti yüksek olduğu takdirde
ceza beş seneden on beş seneye kadar ağır hapistir.


             Eğer
takliden yapılan meskükatı hakiki kıymeti sahih meskükatın kıymetine muadil
veya ondan fazla ise ceza üç seneden beş seneye kadar ağır hapistir.


             Madde
317 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukardaki maddede
vasıfları gösterilen meskükatı ne suretle olursa olsun kıymetini tenkis ederek
tağyir edenler veyahut bu yolda tağyir edenlerle bilittifak yukardaki maddenin
üçüncü fıkrasında tadat olunan fiillerden birini işleyenler üç seneden beş
seneye kadar ağır hapse konulur.


             Madde
318 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devletçe darp ve
imal olunan zinet altınlarını taklit eden veya sahtekarlık suretiyle yapan
veyahut bunların her hangi bir suretle kıymetlerini azaltanlar ve bu kabil
taklit edilmiş, sahte ve kalp zinet altınlarını ecnebi memleketten celbedenler
ve bunları sürmekle meşgul olanlar üç seneden beş seneye kadar ağır hapse
konulur.


             Madde
319 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Meskükatı ve zinet
altınlarını taklit ve tağyir edenler veya onlarla birleşenler ile
birleşmeksizin taklit ve tağyir olunmuş meskükat ve zinet altınlarını bilerek
alıp sarfeden veya bir suretle tedavül ettiren şahıs 316 ncı maddenin birinci
fıkrasında beyan olunan surette üç seneden on seneye kadar ağır hapse ve 317
nci maddede beyan edilen halde üç aydan otuz aya ve 318 inci maddede beyan
olunan halde üç aydan iki seneye kadar hapse mahküm olur.


             Madde
320 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türkiye'de ecnebi
meskükatını taklit ve tağyir eden ve kıymetini azaltan veyahut o makule kalp ve
züyuf ecnebi meskükatını hariçten Türkiye'ye sokan veya bu kabil meskükatı sarfeden
veya bir suretle süren kimse üç seneden beş seneye kadar ağır hapse mahküm
olur.


             Madde
321 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kalp ve züyuf
meskükatı ve zinet altınlarını bilmiyerek almış ve bilerek sarfetmiş veya bir
suretle sürmüş olanlar yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.





9


 


             Madde
322 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kalplığı kolaylıkla
anlaşılabilir surette ise geçen maddelerde yazılan ceza altıda birden üçte bire
kadar azaltılır.


             Madde
323 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kalp meskükat ve
zinet altını darbına veya meskükatı veya zinet altınını tağyire has olan alat
ve edevat yapan veya bilerek hıfzeden kimse üç sene ağır hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Madde
324 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
beyan olunan fiillerin ağır hapis cezasını müstelzim olanlarına elli liradan
beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile beraber emniyeti umumiye nezareti
altına alınmak cezası da ilave olunur.


             Madde
325 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Taklit veya tağyir
etmiş olduğu meskükat ve zinetlarını sürüme çıkarmazdan ve hiç bir taraftan
haber ve malümat alınmazdan evvel bilihtiyar hükümeti haberdar eden şahıs
cezadan müstesnadır.


             Madde
326 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ceza kanunu
tatbikatında itibarı amme senedatı meskükat gibidir.


             "İtibarı
amme senedatı" tabirinden kanunen meskükat gibi tedavül eden evrakı
nakdiyeden maada hükümetler tarafından ihraç edilerek alınıp satılan hamiline
muharrer senetler ve kuponlar ve haiz oldukları mezuniyete binaen müesseseler
tarafından ihraç edilmiş olupta kanunen veya ticareten tedavül etmekte bulunan
diğer bütün evrak manası maksuttur.


             Madde
327 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hükümetin
emir ve kararları üzerine konulmağa mahsus olan devlet mührünü sahte olarak
yapan veya başkası tarafından yapılmış olsa bile böyle sahte mührü kullanan
kimse üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına ve elli liradan beş yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
328 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet
dairelerinden veya vilayet ve nahiyelerden veya hükümetin nezareti altında
bulunan müesseselerden birisinin mührünü sahte olarak yapan veya başkası
tarafından yapılmış olsabile böyle sahte mührü kullanan üç seneden altı seneye
kadar ağır hapis cezasına ve yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm
olur.


             Madde
329 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunen veya hükümetin
emir ve kararı mucibince umumun itimadını tevsika mahsus olan alelümum damgalar
ile altın ve gümüşe mahsus ayar damgası ve markaları ve sair alametleri sahte
olarak yapan veyahut başkası tarafından yapılmış olsabile bunları kullanan
kimse üç aydan üç seneye kadar hapse ve yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye
mahküm olur.


             Bu
gibi sahte ve taklit edilmiş şeylerin kullanılması cürmünde ortaklığı olmasa
bile bunları havi eşyayı bilerek satanlar aynı ceza ile cezalandırılır.


             Madde
330 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen
maddelerde beyan olunan damga, mühür ve sair aletleri sahte olarak yapmış ve
kullanmış olmayıpta tekerrürü kabil olmayacak bir suret ve vasıta ile bunların
yalnız eser ve alametlerini taklit etmiş olan kimse hakkında eğer  327  nci 
maddede yazılı ahvale  matuf  ise bir


seneden
üç seneye ve eğer 328 ve 329 uncu maddelerde yazılı ahvale matuf ise altı aydan
on sekiz aya kadar hapis ve her iki takdirde yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi
hüküm olunur.





10


 


             Madde
331 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devletin kıymetli
evrakını veya hazine ve adliye ve posta veyahut damga pullarını takliden yapan
kimse üç seneden beş seneye kadar ağır hapse ve elli liradan yüz elli liraya
kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
332 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukardaki maddede
yazılan kıymetli evrakı veya pulları basılmak üzere takliden kalıp veya bu
alatı tatbik etmek ve kullanmak üzere filibramlı kağıt yapan, bir seneden üç
seneye kadar hapse ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
333 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sahte
olarak yapılmış olan kıymetli evrak veya pulları kullanan veya satan veyahut
bir suretle süren kimse bir seneden üç seneye kadar hapse ve yirmi beş liraya
kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
334 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kullanılmış
ve iptal edilmiş olan pulları evrak ve eşya ve mektuplar üzerine bilerek
yapıştırıp tekrar kullanan kimse elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm
olur.


             Madde
335 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
beyan olunan cürümlerden birinde cürme ortaklığı olmayıpta böyle sahte mühür ve
damgaları veyahut münhasıran bunları yapmağa mahsus alat ve edevatı bilerek
bulunduran kimse iki seneye kadar hapse ve elli beş liraya kadar ağır cezayı
nakdiye mahküm olur.


             Madde
336 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse bu
fasılda beyan olunan damga, alamet ve markaların asıllarını bir takrip ele
geçirip bir şahsın zararına yahut kendisinin veya başkasının menfaatine
kullanacak olursa geçen maddelerde beyan olunan cezalar yarısına kadar
indirilmek şartiyle hükmolunur.


             Madde
337 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Şimendifer
veya sair nakliye vasıtalarına mahsus biletleri sahte olarak yapan veya tağyir
eden veya bu sahte biletleri kullanan kimse bir seneye kadar hapse ve elli
liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur.


             Madde
338 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse kıymetli
evrak veya pulların ve şimendifer vesair nakliye vasıtaları biletlerinin ne
için ve ne suretle kullanılacağına dair olan işaretlerini imha veya her ne
suretle olursa olsun izale eder veya bu gibi evrakı bilerek kullanır ise altı
aya kadar hapse ve yirmi beş liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur.


             Madde
348 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse tamamen
veya kısmen bir varakanın aslını yahut aslın ziyaı takdirinde kanunen makamına
kaim olan suretini ortadan kaldırır veyahut bozan ve bundan umumi veya hususi
bir zarar neşet ederse 341, 344, 345 ve 347 nci maddelerde bildirilen farklara
göre mezkür maddelerde yazılı cezalar ile cezalandırılır.





11


 


             Madde
354 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hekim veya eczacı
veya sıhhiye memuru hükümetçe emniyet ve itimat olunacak bir vesikayı hatıra
binaen hakikata muhalif olarak verirse yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile
cezalandırılır.


             Böyle
hakikata muhalif olarak tanzim olunmuş vesikayı kullanan kimse hakkında dahi
aynı ceza tertip olunur. Eğer bu gibi hakikata muhalif vesikaya mebni deli
olmayan bir kimse tımarhaneye kabul ve orada ikamete mecbur edilir veya başkaca
fahiş bir zarar zuhure gelirse failin göreceği ceza altı aydan üç seneye kadar
hapistir.


             Eğer
birinci fıkrada yazılı fiil, failin kendisine yahut başkasına verilmiş yahut
vait ve temin olunmuş para ve sair menfaat mukabilinde irtikap olunmuş ise
göreceği ceza üç aydan iki seneye kadar hapistir.


             Eğer
vesikadan ikinci fıkrada yazılı olan fahiş zarar zuhura gelmiş ise ceza bir
seneden beş seneye kadardır.


             Her
halde cezaya otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ilave edilir.


             Para
veren veya vait yahut menfaat temin veya vaadeden kimse hakkında dahi üç aydan
bir seneye kadar hapis cezası hükmolunur. Verilip alınan para vesair eşya dahi
müsadere olunur.


             Madde
403 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Tıbbi
afyon ve afyon hulasasını, morfin ve emlahını ve diasetil morfin ve bunların
emlahını ve kodeinden maada afyon şiphi kaleviyatını ve bunların emlah ve
müştakkatını ve kokain emlah ve müştakkatını ve esrar ve müstahzaratını kaçak
suretiyle ithal ve Türkiye dahilinde bir mahalden diğer bir mahalle nakil
edenler ve ettirenler ve izinsiz satanlar ve alanlar veya satmak üzere nezdinde
bulunduranlar ve bunların alınıp satılmasına ve her ne suretle olursa olsun
tedarikine vasıta olanlar veya mahsus bir mahal tedarikiyle veya diğer bir
suretle halkı celbederek bunların kullanılmasını kolaylaştıranlar altı aydan
aşağı olmamak üzere hapis olunur ve yüz liradan bin liraya kadar ağır cezayı
nakdi alınır.


             Madde
404 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki maddede
yazılı şeyleri her ne suretle olursa olsun verenler, alanlar veya bir yere
toplanarak kullananlar veya yanında bulunduranlar iki aydan altı aya kadar
hapis olunur ve beş liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm
edilir.


             Cezayı
hafifletecek sebepler bulunduğu takdirde kullananlar hakkında yalnız ağır
cezayı nakdi hüküm edilebilir.


             Madde
405 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                403 üncü maddede
yazılı şeyleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila ederecesinde ise altı aydan
noksan olmamak şartiyle salahi Tıbben tebeyyün edinceye kadar hastahanede
tevkif ve tedavisine hüküm olunur. Hastahane bulunmayan mahallerde ise bu kabil
kimseler hastahane bulunan mahalle sevk edilir.


             İşbu
mevaddı sahte reçete ile alanlar yahut henüz yirmi yaşını doldurmadığı halinden
anlaşılan gençlere verenler bir seneden eksik olmamak üzere hapis olunur ve yüz
liradan bin liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.





12


 


             Madde
406 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             403üncü maddede
yazılı şeyleri tedarik ve ita edenler hekim, sıhhiye memuru, ebe gibi hükümetin
nezareti altında icrayı sanat eden kimselerden ise iki seneden eksik olmamak
üzere hapis olunur ve iki yüz liradan bin liraya kadar ağır cezayı nakdi
alınır. İşbu mahkümiyet hapis müddetince meslek ve sanatın tatilinide müstelzim
olur.


             Madde
414 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim on beş
yaşını bitirmeyen bir çocuğun veya mecnun veya irade ve temyizi selbeden
malüliyetle malül olduğunu yahut şuuru marazi inhisaf halinde bulunduğunu
bildiği bir kimsenin ırzına geçerse muvakkaten ağır hapse mahküm olur.


             İşbu
fiil cebir ve şiddet veya tehdit icrasiyle veya mukavemeti selbeden diğer bir
vasıta ile veya mukavemete gayri muktedir bir halde bulunan kimseye karşı
yapılırsa ağır hapis cezası yedi seneden aşağı olamaz.


             Madde
416 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim cebir ve şiddet veya mukavemeti selbeden diğer bir vasıta ile on beş yaşını
dolduran bir kimsenin veya cebir ve şiddet ve sair vasıtaya müracaat etmeksizin
mukavemete gayri muktedir bir halde bulunan şahsın ırzına geçerse muvakkaten
ağır hapse konulur, yine bu suretlerle ırz ve namusa tasaddiyi tazammun eden
diğer bir fiil ve harekette bulunursa iki seneden aşağı olmamak üzere
hapsolunur.


             Madde
421 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kız
ve erkek genç kimselere söz atanlar üç aydan altı aya kadar hapsolunur.


             Madde
423 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim on beş yaşını dolduran bir kızı alacağım diye kandırıpta kızlığını bozarsa
altı aydan bir seneye kadar hapsolunur.


             Evlenme
vukuu halinde ceza sakit olur. Şukadar ki beş sene zarfında makbul bir sebep
olmaksızın boşanma vakı olursa hukuku umumiye davası avdet eder.


             Madde
435 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim on beş yaşını doldurmamış olan bir çocuğu kandırarak fuhşa teşvik eder ve
bunun yolunu kolaylaştırırsa iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Kandırmak
keyfiyeti çocuğun usulünden veya kardaşlarından biri yahut veli ve vasisi ve muallim
ve mürebbi veya hizmetkarları veya nezaretleri altına verilen sair kimseler
tarafından vakı olursa fail muvakkaten ağır hapse konulur.


             Kandırmak
keyfiyeti on beş yaşını doldurmuş olupta henüz on sekiz yaşını bitirmemiş olan
kimseler hakkında vukubulursa fail altı aydan iki seneye kadar hapsolunur ve
elli liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Kandırmak
cürmü işbu maddenin ikinci fıkrasında gösterilen kimseler tarafından işlenirse
faili iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz liradan beş yüz liraya
kadar ağır cezayı nakdi alınır.





13


 


             On
sekiz yaşını doldurmuş olan kız ve kadınları fuhşa teşvik eden koca veya ana
veya baba ve kardeş hakkında altı aydan iki seneye kadar hapis cezası
hükmolunur.


             Madde
436 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim fuhuş
zımnında rızasiyle olsa bile henüz on sekiz yaşını bitirmiyen bir bakiri veya
bir kadını yahut cebir ve şiddet ve tehdit veya nüfuz icrası veya hile ile on
sekiz yaşını bitiren bir bakir veya kadını başkası için iğfal veya tedarik veya
sevk veya bir mahalden diğer bir mahalle naklederse bir seneden üç seneye kadar
hapis ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdı ile
cezalandırılır.


             İşbu
fiiller onsekiz yaşını doldurmıyan bakir veya kadın hakkında iğfal veya cebir
ve şiddet ve tehdit veya nüfuz icrası ile yahut baba, ana, kardeş veya sair
usuldenbiri veya koca veya veli ve vasi veya muallim ve mürebbi veya
hizmetkarları veya nezaretleri altına verilen sair kimseler tarafından icra
olunursa beş seneyi tecavüz etmemek üzere ağır hapse konulur.


             Madde
440 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Zina eden zevce
hakkında üç aydan otuz aya kadar hapis cezası tertip olunur.


             Zevcenin
bu fiiline şerik olan kimse hakkında dahi aynı ceza hüküm edilir.


             Madde
441 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Karısiyle birlikte
ikamet etmekte olduğu hanede yahut herkesçe bilinecek surette başka yerde karı
koca gibi geçinmek için nikahsız kadın tutmakta olan koca hakkında üç aydan
otuz aya kadar hapis cezası hüküm olunur.


             Madde
449 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Öldürmek fiili:


             1
- Karı koca, kardeş, babalık, analık ve evlatlık, kain baba, ve kain ana ve
damat ve gelin haklarında işlenirse,


             2
- Vazifesini yaptığı sırada veya vazifesini yapmasından dolayı devlet
memurlarından biri aleyhine icra olunursa,


             3
- Zehirlemek suretiyle yapılırsa,


             Fail
on sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
450 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Katil fiili:


             1
- Ana ve baba veya büyük ana ve babalardan biri aleyhine işlenirse,


             2
- Büyük Millet Meclisi azasından biri aleyhine ika edilirse,


             3 -
Canavarca bir his sevkiyle veya işkence ve tazip ile ika edilirse,


             4 - Taammüden icra olunursa,


             5 - Birden ziyade kimseler aleyhine
işlenirse,


             6 - Yangın, su baskını ve gark gibi
yedinci babın birinci faslında beyan olunan vasıtalarla yapılırsa,


             7 - Velevki husule gelmiş olmasın diğer
bir cürmü hazırlamak veya kolaylaştırmak veya işlemek için ika olunursa,


             8 - Başka bir cürmün işlenmesi akabinde o
cürümden hasıl olacak faideyi elde etmek veya bu gayeye vüsul maksadiyle
yapılan ihzaratı saklamak için işlenmiş olursa,


             9 - Bir cürmü gizlemek veya delil ve
emarelerini ortadan kaldırmak veya kendisinin veyahut başkasının cezadan
kurtulmasını temin etmek maksadiyle vukua getirilirse, fail idam cezasına
mahküm edilir.





14


 


             Madde
453 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kasten katil cürmü
failin veya karısının veya anasının veya kızının ve torununun veya evlatlık
kızının veya kız kardeşinin namusunu kurtarmak için veledizina aleyhine nüfus
sicilline kaydından evvel ve doğmasından beş gün zarfında işlenmiş ise fail beş
seneden on seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılır.


             Madde 456 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim katil
kastiyle olmaksızın bir kimseye cismen eza verir veya sıhhatini ihlale veyahut
melekatı akliyesinde teşevvüş husulüne bais olursa bir aydanbir seneye kadar
hapsolunur.


             Eğer fiil havastan veya azadan birinin
devamlı za'fını veya söz söylemekte devamlı müşkülatı veya çehrede sabit bir
eseri veyahut yirmi gün ve daha ziyade akli veya bedeni hastalıklardan birini
veya bu kadar müddet mutat iştigalatına devam edememesini mucip olmuş veya
hayatını tehlikeye maruz kılmış veya gebe bir kadın aleyhine işlenipte
vaktinden evvel çocuk doğmasını intaç etmiş ise ceza bir seneden beş seneye
kadar hapistir.


             Eğer fiil, kat'i veya muhtemel surette
iyileşmesi kabil olmayacak derecede akıl veya beden hastalıklarından birini
veya havastan veya el ve ayaklardan birinin veya söylemek kudretinin veya çocuk
yapmak kabiliyetinin zıyaını mucip olmuş veya azadan birinin tatilini veya
çehrenin daimi değişikliğini veyahut gebe bir kadına karşı ika olunupta çocuğun
düşmesini intaç eylemiş ise ceza beş seneden on seneye kadar ağır hapistir.


             Bu maddenin birinci fıkrasında ve
aşağıdaki maddede beyan olunan ahval haricinde eğer fiil bir güna hastalığı
veya mutadı olan iştigalattan mahrumiyeti mucip olmamış veya bu haller on günden
ziyade uzamamış ise takibat icrası mutazarrırın şikayetine bağlı olmak şartiyle
fail hakkında bir aydan üç aya kadar hapis veya yüz liraya kadar ağır cezayı
nakdi hükmolunur.


             Madde 457 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             456 ncı maddede
beyan olunan fiillere 449 ve 450 inci maddelerin iki numaralı bentlerinde
yazılı olan ahval inzimam etmiş yahut fiil gizli ve aşikar bir silah ile veya
aşındırıcı ecza ile işlenmiş olursa ceza altında birden üçte bire kadar
artırılır.


             Madde 459 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim
tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya meslek ve sanatta acemilik veya nizamat ve
evamir ve talimata riayetsizlik neticesi olarak bir şahsa cismen eza verecek
veya sıhhatini ihlal edecek bir zarar iras eder yahut melekatı akliyesinde
teşevvüs husulüne sebebiyet verir ise:


             1 - 456 ncı maddenin birinci ve sonuncu
fıkralarındaki ahvalde takibat icrası şikayetname itasına bağlı olmak şartiyle
üç aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayi nakti,


             2 - Yine o maddenin ikinci ve üçüncü
fıkralarında üç aydan yirmi aya kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar
ağır cezayı nakdi, hükmolunur.


             3 - Birkaç kişi cürümden mutazarrır olmuş
ise bir numaralı bentte hapis cezası altı aya ve ağır cezayı nakdi iki yüz liraya
kadar iki numaralı bentte hapis altı aydan otuz aya kadar ve ağır cezayı nakdi
yüz elli liradan aşağı olmamak üzere hükmolunur.





15


 


             Madde
470 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse
gebeliğini bildiği bir kadının rızası olmadığı halde çocuk düşürmeğe mahsus
ilaç ve sair vasıta kullanmak yahut kadını dövmek veya yaralamak yahut başka
bir fiil işlemek suretiyle çocuk düşürtürse yedi seneden on seneye kadar ağır
hapse mahküm olur.


             Eğer bu düşürtme neticesinde veya bunun
için kullanılan vasıtadan kadın ölürse ceza on beş seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapistir.


             Eğer fail kadının kocası ise bu maddede
tayin olunan ceza altıda bir miktarı çoğaltılır.


             Madde 478 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarki maddede beyan olunan ahval
haricinde ailesiyle birlikte yaşıyan on iki yaşından dun bir çocuğa veya aile
efradından birine rahmü şafkatle kabili telif olmıyacak surette fena
muamelelerde bulunan şahıs, bir aydan otuz aya kadar hapsolunur.


             Bu fena muamele neseben ve sıhren usul ve
fürudan biri aleyhine vaki olursa ceza üç aydan üç seneye kadardır.


             Bu muameleyi karı kocadan biri öbürü
aleyhine yapmış ise takibat icrası mutazarrırın şikayetine bağlıdır. Mutazarrır
sagir ise evlenmeden evvel üzerinde hakkı velayet veya vesayeti olanlar da
şikayette bulunabilir.


             Madde 491 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, diğer bir
şahsın menkul malını rıza ve malümatı olmaksızın bulunduğu yerden intifa
maksadiyle alırsa üç aydan üç seneye kadar hapsolunur.


             Madde 492 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukardaki maddede
beyan olunan cürüm aşağıda yazılı suretlerden birinin inzimamiyle işlenmiş
olursa failin cezası altı aydan dört seneye kadar hapistir:


             1 - Sirkat fiili, resmi dairelerde ve
evrak mahzenlerinde veya umumi müesseselerde muhafaza olunan eşya hakkında
veyahut sirkat diğer mahallerde icra olunup ancak menafii umuma ait şeyler
hakkında vuku bulmak,


             2 - Sirkat fiili, kabristan, türbe ve
mezarların muhafaza veya tezyini için konulmuş veyahut cesetle defnedilmiş eşya
hakkında irtikap olunmak,


             3 - Sirkat, ibadet olunan mahalde
yapılmak,


             4 - Bu fiil, umumi bir mahalde yahut
umuma açılan yerlerde yankesicilik suretiyle ika edilmek,


                5
- Sirkat fiili karada ve denizde her nevi nakil vasıtaları içinde seyahat eden
yolcuların eşya ve parası hakkında yahut umuma mahsus nakliye vasıtalarını
işletmekte bulunan idarelerin dairelerinde veya istasyon ve ıskelelerinde
yapılmak,


             6
- Mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus mahallerde bulunan yahut lüzumuna göre
açık yerlerde ve kırlarda bırakılan ve haklarında aşağıdaki maddenin on ikinci
fıkrasının tatbiki mümkün olmıyan hayvanları bu mahalden çalmak,


             7
- Ormanlarda kesilmiş odunları ve istif edilmiş kereste ve ağaçları vesair
yerlerde koparılmış veya biçilmiş ve lüzumuna binaen açık bırakılmış olan
mahsulatı ve tarlalarda bırakılmış ziraat aletlerini çalmak,


             8
- Adet muktezası olarak yahut sureti tahsis ve istimalleri itibariyle umumun
tekafülü altında bulunan şeyleri çalmak,


dır.





16


 


             Madde
493 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sirkat cürmü :


             1
- Hırsızla malı çalınan arasında hizmet veya bir iş yapmaktan, veya bir mahalde
muvakkaten olsun birlikte oturmaktan, yahut karşılıklı nezaket icabatından,
ileri gelen itimadı suiistimal neticesi olarak hırsızın siyanetine terk ve
tevdi olunmuş olan eşya hakkında işlenirse,


             2
- Hırsız, sirkati belliye veya umumi musibet veya heyecandan yahut mal
sahibinin düçar olduğu hususi bir felaketten mütevellit kolaylıktan bilistifade
yaparsa,


             3
- Hırsız, mal sahibiyle birlikte ikamet etmediği halde hırsızlığı geceleyin bir
bina dahilinde yahut süknaya mahsus bir yerde icra eylerse.


             4
- Hırsız, sirkati işlemek veya çalınmış malı başka yere kaldırmak için muhkem
surette yapılmış olan duvar, kapu, pencere, demirparmaklık gibi şeyleri
mahveder, yıkar, devirir, yahut vaka mahallinde olmasa bile bunları kırarsa,
bir binaya yahut duvarla çevrilmiş bir mahalle girer veya ancak sun'i
vasıtalarla yahut şahsen çevikliği sayesinde bertaraf edilebilen maniaları
kaldırarak hane ve sair mahalle girer ve aşarsa,


             5
- Fail, ya cürmü işlemek veya çalınmış eşyayı başka yere kaldırmak için taklit
anahtar veya sair aletler kullanarak bir kilidi açar yahut sahibinin kayıp veya
terkettiği anahtarı elde ederek açarsa,


             6
- Hırsız, sirkati işlemek veya çalınmış eşyayı başka yere kaldırmak için,


             7
- Sirkat, kanuna tevfikan veya hükümetin emrine binaen resmi bir memur
tarafından mühür altına alınmış mahalle konulan mühürün fekkiyle irtikap
olunursa,


             8
- Hırsızlık, kıyafetini tebdil etmiş bir kimse tarafından yapılırsa,


             9
- Hırsızlık, üç ve daha fazla kimse tarafından toplu olarak işlenirse,


             10
- Hırsızlık, salahiyeti olmaksızın resmi sıfat takınan bir şahıs tarafından
yapılırsa,


             11
- Çalınan şey, sureti tahsisine nazaran mutlaka umumi bir felaket ve musibetin
tesir ve neticelerini menetmek veya hafifletmek maksadiyle hazırlanmış eşyadan
olursa,


             12
- Sirkat, meskün bir hanenin doğrudan doğruya müştemilatından olan veya duvarla
çevrilmiş bulunan mahallindeki hayvan hakkında işlenirse,


             Failin
göreceği ceza, üç seneden altı seneye kadar ağır hapistir.


             Bu
maddenin muhtelif fıkralarında beyan olunan ahvalden ikisi veya fazlası
birlikte olarak hırsızlık edilirse failin göreceği ceza, beş seneden on seneye
kadar artırılır.


             Madde
508 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, başkasına
ait olup ta iade veyahut muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine
tevdi veya her ne nam ile olursa olsun teslim olunan bir malda kendisinin veya
başkasının menfaatine olarak temellük iddiasına kıyam ederse mutazarrır olan
kimsenin şikayeti üzerine iki aydan iki seneye kadar hapis ve elli liradan
aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Madde
509 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse iade veya
muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi olunan imzalı ve
yazısız bir kağıda imza sahibinin mazarratına olarak hukukça hükmü haiz bir
muamele yazar ve yahut yazdırırsa mutazarrır olan kimsenin şikayeti üzerine üç
aydan üç seneye kadar hapse ve yüz elli liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı
nakdiye mahküm olur.





17


 


             Eğer
bu imzalı ve yazısız kağıt esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayıp ta bir
takrip ele geçirerek birinci fıkradaki cürmü işlemiş ise altıncı babın üçüncü
ve dördüncü fasıllarında beyan olunan ahkama göre ceza tertip olunur.


             Madde
512 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, 296 ncı
maddede beyan olunan ahval haricinde kendisi cürmün irtikabına iştirak
etmeksizin bir cürümden hasıl olan para veya sair eşyayı bilerek kabul eder
veya saklar yahut satın alır yahut her ne suretle olursa olsun onları kabul
etmek ve saklamak ve satmak hususlarında tavassut eyler ise iki seneye kadar
hapse ve yirmi liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
para ve eşya ağır hapis cezasını müstelzim bir cürmün icrasından hasıl olmuş
ise ceza bir seneden aşağı olmamak üzere hapis ve otuz liradan iki yüz liraya
kadar ağır cezayi nakdidir.


             İşbu
fıkralarda beyan olunan ahvalde hükmolunacak ceza, para ve eşyanın sebebi
husulü olan cürüm için muayyen cezanın yarısını geçemez.


             Eğer
fail, bu fiilleri itiyat etmiş takımdan ise bu maddenin birinci fıkrasında
yazılı hallerde ceza iki seneden dört seneye kadar çoğaltılır. Ve her halde yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi dahi ilave kılınır.


             Madde
519 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukardaki
maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında münderiç fiillerden tevellüt eden zarar,
hayvanı sokan veya girmesine sebep olan şahsa müracaat hakkı olmak üzere hayvan
sahibine tazmin ettirilir. Bir kaç kimseye ait olarak bir yerde otlatılan
hayvanların bir veya bir kaçının yaptıkları zarar ve hasar, birlikte otlıyan
hayvanların sahiplerine garameten tazmin ettirilir.


             Bu
maddede yazılı fiillerden dolayı takibat yapılması şahsi şikayete bağlıdır.


             3
- 11/6/1936  tarih ve 3038 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:
1,3,5,6,13,14,15,16,17,18,19,21,24,30,37,47,50,


51,54,55,56,58,59,62,68,69,70,71,73,74,75,76,77,78,81,82,83,84,85,99,100,104,105,106,113,114,115,116,117,119,122,125,126,127,128,129,130,131,132,133,134,135,136,137,138,139,140,141,


142,143,144,145,148,153,159,160,161,168,171,172,173,181,188,209,210,228,237,253,267,276,


279,282,283,285,293,298,301,302,304,309,311,313,329,342,346,348,350,382,384,404,414,415,


416,419,429,430,431,432,433,434,435,436,448,449,457,458,462,465,468,469,470,471,472,482,483,488,490,506,507,509,516,518,524,526
ve 589)


             Madde
1 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun serahaten
cezalandırmadığı fiil için kimseye ceza verilemez. Kanunda yazılı cezalardan
başka bir ceza ilede kimse cezalandırılamaz.


             Kanunun
cezalandırdığı fiiller cürüm veya kabahattir.


             Madde
3 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türkiyede cürüm ve
kabahat işleyen kimse Türk Ceza Kanununa göre cezalandırılır ve bundan dolayı
bir Türk ecnebi memleketlerde mahküm olsa bile Türk mahkemelerinde muhakeme
olunur.


             Böyle
bir fiilden dolayı Türkiye haricinde mahküm olan ecnebi dahi Adliye Vekilinin
talebi üzerine Türkiyede muhakeme edilir.





18


 


             Madde
5 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Dördüncü maddede
yazılı cürümlerden başka bir Türk, Türk Ceza Kanununun asgari haddi üç seneden
aşağı olmamak üzere hürriyeti tahdit edenbir cezayı müstelzim cürmü ecnebi
memleketlerde işlediği ve kendisi Türkiye'de tutulduğu takdirde Türk Ceza
Kanununa göre cezalandırılır. Ancak göreceği cezanın altıda biriindirilir ve
idama bedel yirmi sene ağır hapis cezası tatbik olunur.


             Bir
Türkün ecnebi memlekette işlediği cürmün cezası üç seneden az olduğu takdirde
hakkında takibat icrası mütezarrır olan şahsın veya ecnebi hükümetinin
şikayetine bağlıdır.


             Eğer
mağdur ecnebi ise bu fiilin işlendiği mahal ceza kanununda da cezayı müstelzim
olması şarttır.


             Madde
6 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Dördüncü maddede
yazılı cürümlerden başka bir yabancı Türk Ceza Kanununca en aşağı haddi bir
seneden eksik olmıyan ve şahsi hürriyeti tahdit eden bir cezayı müstelzim cürmü
yabancı memlekette Türkiyenin veya bir Türkün zararına işlediği ve kendisi
Türkiye'de bulunduğu takdirde Türk Ceza Kanunu mucibince ceza görür. Fakat bu
cezanın üçte biri indirilir ve ölüm cezası yerine yirmi sene ağır hapis cezası
tatbik olunur.


             Ancak
bu bapta takibat yapılması Adliye Vekilinin talebine veya zarar gören şahsın
şikayetine bağlıdır.


             Eğer
cürüm diğer bir yabancının zararına işlenmiş ise fail Adliye Vekilinin talebi
üzerine aşağıdaki şartlar dairesinde birinci fıkrada beyan olunan hükümlere
göre cezalandırılır:


             1
- Türk Kanununca hürriyeti tahdit eden ve aşağı haddi üç seneden eksik olmıyan
cezayı müstelzim bir fiil olmak,


             2
- İadei mücrimin muahedesi bulunmamak veyahut iade keyfiyeti ne cürmün irtikap
edildiği mahallin ve ne de failin mensup olduğu Devletin Hükümeti tarafından
kabul edilmemiş bulunmak.


             Bir
Türk veya yabancı, Türk Ceza Kanununun sekizinci babının üçüncü faslındaki
suçları yabancı memleketlerde işlerse resen takibat yapılarak bu fasılda yazılı
maddelerdeki cezalarla cezalandırılır.


             Madde
13 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır hapis cezası
müebbet veya muvakkattir. Müebbedi ölünciye kadar devam eder. Muvakkati bir
seneden yirmi seneye kadardır. Her iki hali çalışmak mecburiyetiyle bu cezaya
mahsus müesseselerde çektirilir.


             Madde
14 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Üç
seneden aşağı müddetle ağır hapse mahküm olupta iki buçuk seneden eksik olmamak
üzere cezasının yarısını hüsnü hal ile geçiren şahıs, baki müddetini
hapishanelere merbut zirai ve sanai müesseselerden birinde veyahut hükümetin
idaresi altında menafii ammeye mahsus işlerde çalışarak geçirmesine müsaade
olunur. Eğer mahkümun hüsnü hareketi devam etmezse bu müsaade kaldırılır.


             Madde
15 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda hilafı
yazılı olmadıkça hapis cezası üç günden beş seneye kadardır. Buna mahsus
müesseselerde çektirilir.


             Mahküm,
mahpus bulunduğu müessesede görülmekte olan işlerden istidadına ve eski
meşguliyetlerine en uygun olan işi seçebilir.


             Ceza
bir seneyi geçmiyorsa bulunduğu kaza tevkifhanesinin buna mahsus kısmında
çektirilebilir.





19


 


             Madde
16 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Üç seneden fazla
müddetle ağır hapis veya hapis cezasına mahküm olan ağır hapiste üç seneden
eksik olmamak üzere cezasının dörtte üçünü ve hapiste alelıtlak yarısını
çektikten sonra salahı hal kanaatini verecek hüsnü hareketi görülürse baki
müddeti cezaiyesi üç seneden fazla olmamak şartiyle talebi üzerine meşrutan
tahliyesini istihsal edebilir.


             Müebbet
ağır hapse mahküm olupta mahkümiyetinin yirmi senesini hüsnühal ile geçirenler
dahi meşrutan tahdiyeden istifade edebilirler.


             1
- 313 ve 495 ila 500 üncü maddelerde yazılan cürümlerin failleri,


             2
- İdamdan muhavvel ağır hapis cezasına mahküm olan kimseler,


             3
- 448 ila 452 nci maddelerle 493 üncü maddede beyan olunan cürümlerden birinin
mükerriri olanlar,


             4
- İkinci defa olarak beş seneden ziyade hürriyeti tahdit eden bir ceza ile
mahküm bulunanlar, meşrutan tahdiyeden istifade edemezler.


             Madde
17 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Meşrutan tahliyeden
sonra eğer mahküm, şahsi hürriyeti tahdit eden mücazatı müstelzim bir cürüm
işler veya mecbur olduğu şeraiti ifa etmezse meşrutan tahliye kararı geri
alınır ve bu takdirde meşrutan tahliye halinde geçen zaman mahkümun ceza
müddetine mahsup edilmiyeceği gibi kendisinin bir daha meşrutan tahliyeside
caiz olmaz.


             Meşrutan
tahliye kararı geri alınmaksızın mahkümun ceza müddeti tamamen geçmiş olursa
mezkür ceza icra edilmiş sayılır.


             Eğer
asli cezaya emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulunmak cezası da
ilave olunmuş ise meşrutan tahliye halinde geçen zaman bu ceza müddetine mahsup
edilir.


             Madde
18 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sürgün
cezası gerek cürmün işlendiği ve gerek cürümden zarar gören şahıs ile mahkümun
ikamet ettiği kazalardan en aşağı 60
kilometre uzaklıkta bulunan ve mahkeme ilamında muayyen olan bir şehir veya
bir kasabada mahkümun ikamete mecbur tutulmasından ibarettir. Müebbet veya
muvakkattir. Müebbet vefatına kadar devam eder. Muvakkat altı aydan beş seneye
kadardır.


                Madde
19 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır cezayı nakdi,
bir liradan aşağı olmamak üzere tayin olunacak bir meblağın devlet hazinesine
tediyesinden ibarettir.


             Bu
cezaya mahküm olan kimse kendisine tebliğ olunacak ihbarname tarihinden
İtibaren iki ay zarfında mahküm olduğu parayı vermez ve verememesi aczinden
mütevellit bulunduğu tahakkuk ederse bir gün hapis bir liraya ve bir liranın
küsuruna bedel olmak üzere ödenmemiş olan cezayı nakdi hapse tahvil olunur.


             Cezayi
nakdinin hapse tahvili kararı mahkeme ilamında münderiç, olmasa dahi tediyeden
imtina veya tahsil ve istifasında imkansızlık tahakkuku halinde hükmü vaki
müddeiumumilikce bu maddeye tevfikan ve hapsen infaz olunur.


             Mahküm
mahpus kaldığı her gün içinyukarıdaki fıkra mucibince bir lira tenzil
olunduktan sonra baki kalan parayı öderse cezayi nakdi makamına kaim olan hapis
cezasını icraya mahal kalmaz.


             Cezayi
nakdiye bedel hükümolunan hapis cezası bir seneyi tecavüz edemez.





20


 


             Kendi
talebi üzerine mahküm cezayi nakdiden mütevellit hapis veya hafif hapis yerine
hükümet ve devairi belediyece icra edilen ameliyatı nafiada istihdam
olunabilir. Bu surette iki günlük hizmet bir gün mahpusiyet makamına kaim olur.


             Madde
21 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif
hapis cezası bir günden iki seneye kadardır. On beşinci maddenin ikinci
fıkrasında beyan olunan şerait tahtında çalışmağa mecbur olmak suretiyle buna
mahsus müesseselerde çektirilir. Tevkifhanelerin bir kısmında dahi
çektirilebilir.


             Mahkümiyetleri
bir aydan fazla ve kendileri de mükerrir olmayan kadın ve küçüklerin
cezalarının oturdukları yerde çektirilmesine mahkeme karar verebilir.


             Bu
karara riayet olunmadığı takdirde ceza tamamen ve adiyen infaz olunur.


             Madde
24 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif
cezayı nakdi, devlet hazinesine yarım liradan iki yüz liraya kadar tayin
olunacak bir meblağın tediyesinden ibarettir. Hapis yerine hafif hapis ikame
olunmak şartiyle 19 uncu maddenin son beş fıkrası hükmü bu ceza hakkında da
tatbik olunur.


             Madde
30 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Muvakkat cezalar
gün ay ve sene hesabiyle tatbik olunur. Bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz
gündür. Sene resmi takvime göre hesap edilir.


             Muvakkat
cezalar için bir günün küsuru ve cezayı nakdide bir, hafif cezayı nakdide yarım
liranın küsuru hükümde hesaba katılmaz.


             Madde
37 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ceza ile
mahkümiyet, cürümden mutazarrır ve mağdur olanların mallarının istirdadını ve
düçar oldukları zararların tazminini dava edebilmelerine halel getirmez.


             Madde
47 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıki maddede
beyan olunan akli halet ceza mesudiyetini kamilen refi edecek surette olmayıp
ehemmiyetli bir derece de azaltabilecek mahiyette ise cürüm ve kabahat için
muayyen olan ceza aşağıdaki kaidelere tevfikan eksiltilir:


             1
- İdam ve müebbet ağır hapse bedel altı seneden eksik olmamak üzere muvakkat
ağır hapis;


             2 - Müebbet
sürgüne bedel muvakkat sürgün;


             3 - Hidematı ammeden müebbet memnuiyete
bedel muvakkaten memnuiyet;


             4 - On iki seneden fazla muvakkat
cezalara bedel üç seneden on seneye kadar ve altı seneden on iki seneye kadar
mücazata bedel bir seneden beş seneye kadar ceza tayin olunur ve bundan başka
hallerde tertip olunacak cezanın yarısından aşağı bir miktarı hüküm olunur.


             5 - Ağır ve hafif cezayı nakdiler
yarısına indirilir.


             Eğer ceza şahsi hürriyeti tahdit eden
cezalardan biri ise mahkümun cezasını azaltmağa sebep olan akıl hastalığı devam
ettiği müddetçe hakim bu cezanın hafif hapis müessesesinde icrasını
emredebilir.


             Madde 50 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             49 uncu maddede
yazılı fiillerden birini icra ederken kanunun veya salahiyettar makamın veya
zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz edenler cürüm idam ve müebbet ağır hapis
cezasını müstelzim olduğu takdirde altı seneden az olmamak üzere hapis cezasına
mahküm olur. Sair hallerde asıl cürme mürettep ceza altıda birinden eksik ve
yarısından ziyade olmamak üzere indirilir ve ağır hapis, hapse tahvil olunur ve
hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet cezasına bedel muvakkat mahrumiyet cezası
verilir.





21


 


             Madde 51 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse haksız
bir tahrikin husule getirdiği gazap veya şehit bir elemin tesiri altında bir
cürüm işler ve bu cürüm idam ve müebbet ağır hapis cezasını müstelzim bulunursa
faili on iki seneden az olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur. Sair
hallerde irtikap olunan failin cezası yarısına kadar indirilerek verilir.


             Tahrik ağır ve şiddetli olursa idam ve
müebbet ağır hapis yerine yedi seneden on iki seneye kadar ağır hapse konulur.


             Sair cezalar, ağır hapis hapse ve
müebbeden hidematı ammeden memnuniyet muvakkat memnuiyete tebdil edilmek üzere
yarısından dörtte üçüne kadar indirilir.


             Madde 54 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Fiili işlediği
zamanda on bir yaşını bitirmiş olupta on beş yaşını doldurmamış olanlar farık
ve mümeyyiz olmadıkları surette haklarında hiç bir ceza tertip olunamaz. Ancak
işlenilen fiil bir seneden fazla hapsi veya daha ağır bir cezayı müstelzim
cürümlerden ise bundan evvelki madde ahkama tatbik olunur.


             Eğer çocuk, işlediği fiilin cezayı
müstelzim olduğunu farık ve temyiz ile hareket etmiş ise fiilinin cezası
aşağıdaki kaidelere tevfikan tayin olunur:


             1 - İdam ve müebbet ağır hapse bedel altı
seneden onbeş seneye kadar ağır hapis müebbed sürgüne bedel muvakkat sürgün cezası
hükmolunur.


             2 - Diğer cezalar 47 nci maddenin üçüncü
ve dördüncü bentlerinde yazılı olan usule tevfikan indirilerek tatbik olunur.


             3 - Hidematı ammeden memnuiyet ve
emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezaları bunlar hakkında tatbik
olunmaz.


             4 - İşbu cezalar çocuklara mahsus
yerlerde çektirilir. Bu mahkümiyetler tekerrüre esas olamaz.


             Madde 55 – (8/6/1933 tarih
ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Fiili işlediği vakit onbeş yaşını
bitirmiş olupta on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar hakkında aşağıdaki kaidelere
tevfikan ceza tayin olunur:


             1 - Ölüm ve müebbet ağır hapis cezaları
yerine on seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Müebbet
sürgüne bedel üç seneden aşağı olmamak üzere muvakkat sürgün cezası verilir.


             2 - On iki seneyi geçen muvakkat cezalar
altıdan on seneye kadar ve altıdan on iki seneye kadar cezalar üç seneden altı
seneye kadar indirilerek hükmolunur.


             3 - Diğer hallerde cezanın yarısı
indirilir.


             4 - Para cezalarının üçte biri
indirilir.


             5 - Hidematı ammeden memnuiyet ve
emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezaları hiç tatbik edilmez.


             Eğer hüküm zamanında mücrim on sekiz
yaşını bitirmemiş ise mahkeme şahsi hürriyeti tahdit eden cezanın bir
ıslahhanede icrasını emredebilir.


             Madde 56 – (8/6/1933 tarih
ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Fiili işlediği
vakit on sekiz yaşını bitirmiş olupta yirmi bir yaşını bitirmemiş ve hüküm
zamanında altmış beş yaşını geçmiş olanlar hakkında ölüm ve müebbet ağır hapis
cezaları yerine yirmi dört sene ağır hapis cezası hükmolunur. Müebbet sürgün
yerine beş sene müddetle muvakkat sürgün cezası verilir.


             Sair hallerde cezanın altıda biri
indirilir.





22


 


             Madde 58 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Fiili işlediği
zaman on beş yaşını bitirmiş olupta yaptığı işin neticesini fark ve temyiz ile
hareket ettiği anlaşılamayan sağır - dilsizlere ceza verilemez.


             Ancak cürüm bir seneden fazla hapis
cezasını veya daha ağır bir cezayı müstelzim olduğu takdirde 24 yaşını henüz
ikmal etmeyen sağır - dilsiz hakkında 24 yaşına kadar kalmak üzere 53 üncü
maddenin ikinci fıkrası ahkamı tatbik edilebilir.


             Eğer fail yirmi dört yaşını bitirmiş ise
mahkeme, hakkında 46 ncı maddede gösterildiği veçhile muamelei kanuniye ifa
olunmak üzere kendisinin salahiyettar makama teslimini emredebilir.


             Eğer Sağır - dilsiz cürmü işlemekte fark
ve temyiz ile hareket ettiği anlaşılır ve işlediği zaman on sekiz yaşını
bitirmemiş bulunursa birinci fıkrası müstesna olmak üzere elli dördüncü madde
ahkamı tatbik olunur.


             On sekiz yaşını bitiripte yirmi bir
yaşını bitirmemiş ise 55 inci ve yirmi bir yaşını bitirmiş ise 56 ncı maddeler
ahkamı tatbik olunur.


             Madde 59 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanuni esbabı muhaffifeden ayrı olarak
mahkemece her ne zaman fail lehine cezayı hafifletecek esbabı takdiriye kabul
edilirse idam ve müebbet ağır hapse bedel 24 sene ağır hapis hükmolunur.
Müebbet sürgün cezası beş sene muvakkat sürgüne tebdil edilir. Diğer cezaların
altıda birinden üçte birine kadarı indirilir.


             Madde 62 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse işlemeği kast ettiği cürmün
icrasına taallük eden bütün fiilleri ikmal etmiş fakat ihtiyarında olmayan bir
sebepten dolayı o cürüm meydana gelmemiş ise kanunda yazılı olmayan yerlerde
fiil, idam ve müebbet ağır hapis Cezasını müstelzim olduğu takdirde müteşebbis
hakkında on seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis ve müebbet sürgün
cezasını müstelzim olursa beş sene ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde
o cürüm için verilecek cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek
hükmolunur.


             Madde 68 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Beş seneden fazla
müddetle hürriyeti tahdit eden cezaları müstelzim bir kaç cürüm işlemiş olan
şahsın cürümlerinden birisi müebbet ağır hapis cezasını müstelzim ise mücrimin
hücrede geceli gündüzlü münferit ikameti bir seneden üç seneye kadar, ve
cürümlerinden ikiside müebbet ağır hapis cezasını müstelzim ise beş seneye
kadar, ziyadeleştirilir.


             Madde 69 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir neviden olarak,
hürriyeti tahdit eden muvakkat cezaları müstelzim birden fazla cürüm işlemiş
olan kimse hakkında en ağır cürme terettübeden ceza tayin olunduktan sonra buna
- ceza mecmuu ağır hapis ve hapiste otuz ve sürgünde beş seneyi geçmemek
şartiyle - diğer ceza müddetleri mecmuunun yarısına muadil birmüddet
zammolunur.


             Madde 70 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Biri ağır hapis diğeri hapis cezalarını
müstelzim iki cürüm işleyen şahıs hakkında aşağıdaki kaidelere göre ceza
verilir:





23


 


             1 - Ağır hapis bir seneden fazla olmaz ve
buda hapis cezası müddetinin üçte birinden az olur ise ağır hapis cezası
müddetinin yarısına muadil bir müddet zammedilmek suretiyle hapis cezası tertip
olunur.


             2 - Diğer hallerde hapis cezasının üçte
birine müsavi bir müddet ilavesiyle ve ceza mecmuu otuz seneyi geçmemek
şartiyle ağır hapis cezası tayin olunur.


             İkiden fazla cürüm içtima ettiği takdirde
bir neviden cezayı müstelzim olanları hakkında 69 uncu maddede yazılı kaide
tatbik edilir. Sonra icabına göre bu maddede beyan olunan hallerden birine
tevfikan muamele olunur.


             Madde 71 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Biri ağır hapis
veya hapis, diğeri sürgün cezasını müstelzim iki cürüm işlemiş olan kimse
hakkında birinci takdirde ağır hapis ve ikinci takdirde hapis cezası tertip
olunur. Hapis cezası tertip olunmuş ise sürgün cezası müddetinin üçte birine ve
ağır hapis cezası tayin olunmuş ise sürgün müddetinin altıda birine müsavi bir
müddet daha zammolunur.


             Eğer ağır hapis veya hapis cezasını
müstelzim bir kaç cürümişlenir veya sürgün cezasını müstelzim bir kaç cürüm
irtikap olunur ise 69 ve 70 nci maddeler hükümleri tatbik olunur.


             Biri müebbet sürgün diğerleri ağır hapis
veya hapis cezasını müstelzim bir kaç cürüm işlemiş olan kimse hakkında ağır
hapis cezasının yarısı ve hapis cezasının üçte ikisi ayrıca icra olunur.
İkiside müebbet sürgün olursa on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis veya
hapis cezası hükmolunur.


             Madde 73  – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir veya bir kaç
cürümle beraber hafif hapis cszasını müstelzim bir veya birkaç kabahat işleyen
kimse hakkında cürüm için tayin olunan veya müteaddit cürümlerin içtimaından
yukarıki maddelerde yazılı kaidelere tevfikan husule gelen cezalar tatbik olunur.
Buna eğer tertip olunacak ceza ağır hapis ise hafif hapis cezası mecmuunun
altıda birine ve hapis ise mezkür mecmuun üçte birine müsavi bir müddet daha
zammolunur.


                Madde
74 – 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             31,33,34 ve 35 inci
maddelerde münderiç feri cezaların dahi bir kaçını müstelzim olan mütetaddit
fiillerin içtimaı münasebetiyle işbu cezalar neticelerini tayin de asli
cezaların içtimaından hasıl olacak müddete bakılmayıp her cürüm için ayrı ayrı
mürettep olan cezaya istinat olunur. Aşağıdaki madde hükmü bu kaideden
müstesnadır.


             Madde
75 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her cürüm için
mürettep olan hidematı ammeden muvakkaten memnuiyet veyahut bir meslek ve
sanatın tatili cezalarının mecmuu hükmolunur. Ancak bu yekün hidematı ammeden
memnuiyette on seneyi ve meslek ve sanatın tatilinde dört seneyi geçemez.


             Madde
76 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükjjmüdür.)


             İrtikap
olunan her fiil için muayyen olan ağır ve hafif cezayı nakdi en ağırının azami haddini
tecavüz etmemek üzere tamamiyle hükmolunur.


             Cezayı
nakdilerin hürriyeti tahdit eden bir cezaya tahvili halinde bu cezanın müddeti
bir buçuk seneyi geçemez.





24


 


             Ağır
cezayı nakdi ile hafif cezayı nakdi birleştiği takdirde tahvil olunacak cezanın
nevi hapistir.


             Madde
77 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
gösterilen kaideler, bir şahıs hakkında ceza hükmolunduktan sonra bu şahsın
hükümden evvel bir cürüm daha irtikap etmiş olmasından dolayı tekrar muhakemesi
iktiza eylediği takdirde dahi tatbik olunur.


             İkinci
cürüm hükmolunan cezanın katiyet kesbeylediği veya icrasına başlanıldığı esnada
işlenmiş olsabile yine birinci fıkrada işaret olunan kaideler tatbik edilir.
Şukadar ki bu takdirde ceza tayini için geçen maddelerde gösterilen ikide bir,
üçte bir, ve altıda bir nispetleri o tertibe tevfikan üçte iki ve ikide bir ve
üçte bire iblağ olunmak suretiyle ceza verilir.


             Evvelki
ceza ne olursa olsun bunu içtimaı ceraime esas tutacak olan mahkeme son cürme
vazıyed eden mahkemedir.


             Madde
78 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse bir cürmü
işlemek veya vukubulmuş bir cürmü gizlemek için diğer bir cürüm işlediği
veyahut o cürüm vesilesiyle kanunda cürüm teşkil eden diğer bir fiil daha
irtikap eylediği takdirde mezkür fiiller kanunen o cürmü terkibe den anasırdan
veya cürmün esbabı müşeddedesinden sayılmazsa o kimse hakkında evvelki
maddelerin müştemil olduğu hükümlere göre ceza tertip olunur.


             Madde
81 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse beş
seneden ziyade müddetle muvakkat bir mahkümiyete uğradıktan sonra cezasını
çektiği veya ceza sakit olduğu tarihten itibaren on sene ve beş seneden az
cezalarda beş sene zarfında diğer bir cürüm daha işlerse iş bu yeni cürümden
dolayı terettüp eden cezanın asgari haddi hükmolunamaz.


             Yeni
cürüm, evvelki hükmün suduruna badi olan cürüm cinsinden ise mücrim hakkında
aşağıdaki kaidelere tevfikan ceza teşdit olunur:


             1
- Eğer yeni cürüm için tertip olunacak ceza muvakkat ağır hapis ise mücrimin
hücrede daimi surette münferiden ikamet müddeti müstahak olacağı cezanın altıda
biri nispetinde artırılır.


             2
- Yeni cürümden dolayı tertip olunacak ceza muvakkat ağır hapisten başkabir
ceza ise işbu ceza altıda birden üçte bire kadar artırılır.


             Ancak
ikinci cürme terettüp edecek cezaya tekerrürden dolayı zammı iktiza eden müddet
hiç bir surette evvelki cürüm için hüküm edilmiş olan cezaların en ağırından
ziyade olarak tayin olunamaz ve cezayı nakdi hüküm olunacağı vakit bunun
derecesini tayin için 19 uncu maddede beyan olunan nispet kaidesine tatbik
olunur.


             Madde
82 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Müebbet ağır hapis
cezasına mahküm olan kimse diğer bir cürüm işlediği takdirde eğer sonraki cürmü
bir seneden ziyade ağır hapis veya hapis cezasını müstelzim ise altı aydan beş
seneye kadar ve eğer müebbet ağır hapsi müstelzim ise altı seneden on iki
seneye kadar yeniden hücrede daimi surette münferiden ikamete mahküm olur.


             İkinci
cürmü müebbet sürgün cezasını müstelzim ise hücrede ikamet müddetine iki sene
zammolunur.





25


 


             Madde
83 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Müebbet
sürgün cezasına mahküm olan kimse muahharen yine müebbet sürgün cezasını
müstelzim bir cürüm işlediği takdirde buna bedel üç sene ağır hapis cezayı
mültelzim ise ceza tamamen çektirilir.


             İkinci
cürmü müebbet ağır hapis cezasını müstelzim ise hücrede münferiden ikamet
müddeti iki sene müddetle ziyadeleştirilir.


             İkinci
cürmü bir seneden fazla ağır hapis veya hapsi müstelzim ise yeni cürümden dolayı
tertip olunacak cezaya sekizde bir miktarı zam edilir ve bir seneden az cezaya
mültelzim ise ceza tamamen çektirilir.


             Madde
84 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır cezayı
nakdileri de tekerrür ahkamı caridir. Son cürüm için tayin olunacak cezaya iki
cürümden hafifine terettüp eden cezanın bir misli zammolunur.


             Mükerririn
hüküm olunan cezayı nakdiyi vermekten imtinaı halinde hüküm olunacak hapis
müddeti iki seneyi geçemez.


             Madde
85 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her defasında üç
aydan fazla olmak üzere defaat ile şahsi hürriyeti tahdit eden bir cezaya
mahküm olan kimse, 81 inci maddede beyan olunan müddet içinde yine şahsi
hürriyeti tahdit eden cezayı müstelzim aynı cinsten bir cürüm işler ve göreceği
cezanın müddeti otuz aydan aşağı olur ise mezkür ceza müddetinin yarısına ve
sair hallerde muvakkat ağır hapis için yirmi ve hapis için on seneyi geçmemek
şartiyle üçte birine müsavi bir müddet zammiyle cezası arttırılır.


             Eğer
bu şahsa son defa verilecek ceza muvakkat ağır hapisten ibaret ise ceza müddeti
yukarıki fıkrada yazıldığı veçhile çoğaltılmakla beraber 81 inci maddede beyan
olunan derecede hepsi hücrevi usulüde tatbik olunur.


             Madde
99 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Takibat yapılabilmesi
şahsi davaya bağlı cürümlerde davacının davadan vazgeçmesi kanunda yazılı
olmayan yerlerde maznun ile şeriki cürümleri hakkında hukuku amme davasını
düşürür.


             Hükümden
sonra şahsi haktan vazgeçmek ancak kanunda yazılı yerlerde cezanın infazına
mani olur.


             Kanunda
yazılı haller müstesna olmak üzere davadan vazgeçme onu kabul etmeyen maznuna
tesir etmez.


             Madde
100 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Umumi
ve hususi aflar ve mutazarrırın davadan vazgeçmesi ne zabt olunan eşyanın nede mal
sandığına tediye olunan ağır ve hafif cezayı nakdilerin istirdadını icabetmez.


             Madde
104 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hukuku amme
davasının müruru zamanı vicahi veya gıyabi hükmün tefhimiyle münkati olur.
Bundan başka maznunun firarı sebebiyle neticesiz kalan tevkif müzekkereleri ve
o iş hakkında maznuna kanun dairesinde tebliğ olunan her türlü tahkikat
muamelesi müruru zamanı keser. Bu halde müruru zaman müddeti inkitaın ertesi
günü başlar.


             Madde
105 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hukuku amme
davasının müruru zamanını kesen sebepler, bu müruru zaman müddetini 102 nci
maddede ayrı ayrı tayin edilmiş olan müddetlerin yarısının ilavesiyle baliğ
olacağı müddetten fazla uzatamaz.





26


 


             Kabahatlerde müruruzaman takibat ile
kesilir. Fakat takibat tarihinden itibaren 102 nci maddenin 5 inci ve 6 ncı
bentlerinde yazılı müddetler içinde mahkümiyet kararı verilmemiş olursa hukuku
amme davası düşer.


             Madde 106 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir cürümden dolayı
yapılan ve müruru zamanı kesen muameleler o cürümlerde her ne suretle olursa
olsun methali olupta aleyhlerinde takibat veya tahkikat yapılmamış olan
kimseler hakkında dahi müruru zamanı keser.


             Madde 113 –  (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hükümlerde müruru
zaman, hükmün katiyet kesbeylediğinin ertesi günü başlar.


             Madde 114 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İlamın icrasına müteallik mahkümünaleyhe
kanun dairesinde tebliğ olunan her nevi muamele müruruzu zamanı keser, mahkümun
cezasını çekmesi veya ele geçmesi de müruru zamanı keser, tenfiz inkıtaa
uğrarsa müruru zaman müddeti inkıtaın ertesi günü yeniden başlar. Bir cürümden
dolayı mahküm olan kimse müruru zaman ceryan ettiği sırada mahküm olduğu cürüm cinsinden
diğer bir cürüm daha işlediği takdirde müruru zaman yine kesilmiş olur.


             Madde 115 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Muvakkaten hidematı
ammeden memnuiyet veyahut diğer bir ıskatı ehliyet cezası veya bir meslek ve
sanatın tatili icrası sair mücazata zam ve ilave edildiği veyahut bir hüküm
neticesi olduğu takdirde mahcuriyet ve ıskatı ehliyet ve tatili meslek ve sanat
cezaları onlar için muayyen olan müddetin iki misline muadil bir müddet
geçmedikçe sakıt olmazlar ve işbu müruru zaman asli mücazatın sakıt olduğu
tarihten itibaren cereyana başlar.


             Madde 116 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Gıyaben verilen ceza hükümlerinde hükmün
ertesi günü dava müruru zamanı işlemeğe başlar ve bu müddet mahkümun elde
edilmesiyle kesilir.


             Madde 117 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Gerek hukuku amme davasının ve gerek ceza
hükümlerininin müruru zamanı 30 uncu madde mucibince hesap olunur.


             Gerek dava ve gerek ceza müruru zamanı
resen ve resmen tatbik olunur ve bundan ne maznun ve ne mahküm vazgeçemezler.


             Madde 119 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda hilafı yazılı olmadıkça en çoğu
iki yüz liradan ibaret hafif cezayı nakdi tayin kılınmış olan kabahat failleri
takibat icrasından evvel kabahat için muayyen cezayı nakdinin en yüksek haddini
teşkil eden miktarı merciine ödeyerek hukuku amme davasını ortadan
kaldırtabilirler.


             Madde 122 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İşbu ceza şahsi
hürriyeti tahdit eden bir cezaya merbut olduğu halde buna mahküm olan ve
işlemiş olduğu cürümden dolayı nedamet etmekte olduğunu ihsas edecek surette
hüsnü hali görülen kimse asıl cezasını çektiği veya ceza af ile ortadan
kalktığı tarihten itibaren üç ve müruru zaman ile sakit olduğu surette sukutu
tarihinden itibaren beş sene geçtikten sonra memnu haklarının iadesini talep
edebilir.


             Eğer bu mahrumiyet ve iskatı ehliyet
cezaları diğer bir cezaya ilaveten tertip olunmamış ise ancak hüküm ilamının
katileştiği tarihten itibaren beş sene sonra istida olunabilir.





27


 


             Madde 125 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türkiye Cumhuriyeti topraklarının
tamamını veya bir kısmını bir ecnebi devlet idaresine geçirmeğe veya devletin
istiklalini tenkise veyahut memleketin bir parçasını hükümet idaresinden
çıkarmağa teşebbüs eden kimse idama mahküm olur.


             Madde 126 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Harbin ilanından evvel ecnebi bir
devletin harp işlerinde çalışmış olan Türkiye Cumhuriyeti tebaasından biri
harbin ilanından sonrada bu işlerde kalırsa üç seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis cezasına mahküm olur.


             Türkiye tebaasından biri Türkiye
Cumhuriyeti ile muharebeye mecbur olacağı muhakkak bulunan ecnebi devletin
askeri işlerine girerse on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ile
cezalandırılır. Böyle bir işe girmek harbin ilanından sonra olmuş ise ağır
hapis cezası on beş seneden aşağı olmamak üzere tayin olunur.


             Her ne suretle olursa olsun Türkiye
Cumhuriyetine karşı silah kullanan Türk, idam cezasına mahküm olur.


             Madde 127 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türkiye'ye karşı silah kullanan kimse
vaktiyle ecnebi bir devletin askerliğine girdiğinden dolayı Türkiye tabiiyetini
kaybetmiş olduğu halde on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm
olur.


             Böyle bir kimse bu fiili işlemezden evvel
başka sebeplerden dolayı Türkiye tabiiyetini vaktiyle kaybetmiş bulunursa beş
seneden on seneye kadar ağır hapse konulur veyahut hapsedilir.


             Madde 128 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Harp zamanında
müstahkem bir yeri bir şehri, bir kaleyi, askeri bir mevki ve tersene ve
cephane ve harbe yarayan şeyleri yapmağa mahsus, imalathane ve fabrikaları,
irtibat ve muhabere ve münakala vasıtalarını ve erzak ve harp mühimmatı mağaza
ve ambarlarını, kara ve deniz ve hava kuvvetlerinin tamamını veya bir kısmını
ihaneten düşmana teslim eden veya ihanaten düşman eline geçmesine sebep olan
yahut silah ve sair harbe yarayan maddeleri ve askeri erzak ambarları ve
tayyare hangarlarını yakan, yıkan, kıran veya bunları işe yaramayacak şekilde
bozan ve Türkiye ordusunun zararına ve düşman menfaatına aynı suretle
köprüleri, setleri, şimendiferleri, yolları tahrip eden veya müdafaa ve taarruz
için tasavvur edilmiş ve yapılmış olan bir tuğyan ameliyesini veya her türlü
askeri ameliyatı men veya tehir eyleyen yahut işe yaramaz bir hale koyan ve
herne suretle olursa olsun memlekete düşmanın girmesine ve istilasına yardım
eden ve mali bir iştirak tarzı ile veya erzak ve mühimmat vermek suretiyle
düşmanın askeri kudretini artırmağa çalışan veya artırma vasıtalarını bulan ve
kolaylaştıran ve bütün bu işler için düşman veya vasıtalariyle müzakereye
girişen kimse, idam cezasına mahküm olur.


             Madde 129 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                Casusluk
yani düşmanın maksatlarını terviç için onunla muhabere ve münasebette veya
malümat toplamak teşebbüsünde bulunan yahut casusu bilerek kabul eden ve
saklayan ve işlerine kolaylık gösteren ve yardım eden kimse idam cezasına
mahküm olur.





28


 


Madde 130 –  (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Harp esnasında
devletin selameti namına neşir olunan emir ve kararlara kasten muhalif
harekette bulunanlar, iki seneden altı seneye kadar ağır hapse mahküm olur.


             Madde
131 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Harp zamanında ordu
ve donanmanın levazımını teslimde hile ve desise yapanlar on seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis ile cezalandırılır.


             Madde
132 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim ecnebi bir
hükümeti Türkiye ile harbe tahrik eylemek veyahut Türkiye ile halli harpte
bulunan bir devletin askeri harekatını kolaylaştırmak üzere o hükümetle veya
memurlariyle hafiyen muhaberede bulunur veya sair ahvale tasaddi eder veyahut
ecnebi hükümete dahalet eylerse on beş seneden yirmi seneye kadar ve eğer
maksadı hasıl olmuş ise müebbeden, ağır hapse konulur.


             Madde
133 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim Türkiye
Devletinin harbe yarıyan mevaddına ve hava kuvvetlerine ve kale ve
istihkamlarına ve askeri hareketlerle ameliyata ve tersane ve limanlarına ve
harp gemilerine ait vesika ve vaka veya resim ve planları vesair malümatı bir
diğerine tevdi, tebliğ veya neşretmek yahut da her ne suretle olursa olsun
bunlar hakkında malümat istihsalini kolaylaştırmak suretiyle devletin
emniyetine müteallik sırları ifşa ederse bir seneden üç seneye kadar ağır hapis
veyahut hapis cezasiyle mücazat olunur. Ve bundan maada kendisinden üç yüz
liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayi nakdi alınır.


             İşbu
sır, bir ecnebi devlete veya onun memurlarına ifşa olunmuş ise failin göreceği
ceza beş seneden, aşağı olmamak üzere ağır hapis veya hapis ve dört yüz elli
liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdidir.


             İşbu
fiil Türkiye Devleti ile bir ecnebi devlet arasında cari olan dostane
münasebeti bozmuş veya Türkiye ile muharebe halinde bulunan bir devlete veya
memurlarına karşı vakı olmuş ise cürmü işliyen, on beş seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapse mahküm olur.


             Cürmü
işliyen kimse, bu gibi resim ve plan veya vesikaları muhafaza eden bir memur
bulunduğu veya memuriyetinden dolayı bu sırları öğrendiği, yahut cebir ve
desise ile onları elde etmiş veya onlara vakıf olmuş bulunduğu takdirde cezası
üçte bir miktarı artırılır.


             Madde
134 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu
sırları elde eden veya bunlara ıttıla sebeplerini istihsal eyliyen kimse dahi
yukardaki maddede gösterilen dereceler üzerinden cezalandırılır.


             Madde
135 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlar ve resmi
müesseselerdeki hademe ve saireden her kim, Türkiye Cumhuriyetinin mühim
politika işlerine dair her hangi bir mükaleme veya gizli askeri bir hareket
hakkında tasmim edilen sırlara memuriyeti dolayısiyle veya resmen vakıf olup da
onu Devletçe memur ve mezun olmadığı halde ecnebi yahut düşman bir devlet
memuruna doğrudan doğruya veya bir vasıta ile ifşa ederse fiilinin derecesi
ehemmiyetine göre müebbet ağır hapis veya idam cezasına mahküm olur.





29


 


             Madde
136 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             133 veya 135 inci maddelerde
yazılı sırlardan bazısına vukuf, bu sırları muhafazasında bulunduran veya
vazifesi hasebiyle bilen memurun ihmalinden veya takayyütsüzlüğünden neşet
etmiş ise memur hakkında üç aydan sekiz seneye kadar hapis cezası tertip ve yüz
liradan üç yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi hükmolunur.


             Madde
137 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sulhta ve harpte
ordu ve donanma makamları tarafından neşrolunacak tebliğlerden ve askeri
daireler tarafından neşrine müsaade olunan havadisten başka devletin kara,
deniz ve hava kuvvetlerinin yapacakları, hareketlere ve müdafaa vasıtalarına
dair makaleler veya fıkralar yahut askerlik etrafında havadis neşreden gazete
ve mecmuaların imtiyaz sahibi veya mesul müdüründen iki yüz elli liradan beşyüz
liraya kadar ağır cezayi nakdi alınır.


             Neşrettiği
havadisin menşe ve muhbirini göstermiyen ve söylemiyen imtiyaz sahibi veya
mesul müdüründen birinci fıkradaki cezayi nakdinin en yüksek haddi alındıktan
başka üç aydan altı aya kadar hapis ile dahi cezalandırılır.


             Madde
138 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim izinsiz
istihkamların, harp gemilerinin, askeri yol, müessese vesair eserlerin ve hava
kuvvetlerinin planlarını resmeder veya ahalinin girmesi yasak edilmiş olan bu
gibi yerlere veya emniyet mıntıkalarına gizlice veya hile ile girerse altı
aydan otuz aya kadar hapis olunur ve kendisinden elli liradan iki yüz liraya
kadar ağır cezayi nakdi alınır.


             Bir
maksadı olmasa bile yalnız bu gibi yerlere gizlice veya hile ile girenler, altı
aya kadar hapis olunur.


             Madde
139 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim Türkiye
Cumhuriyeti tarafından bir ecnebi devlet ile devlete ait bir işin müzakeresine
memur olup ta o iş hakkında ammenin mazaratını mucip olacak veçhile vazifesini
kasten suiistimal ederse üç seneden on iki seneye kadar ağır hapis veya hapis
cezası verilir.


             Madde
140 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yüz yirmi sekizinci
madde ile onu takip eden maddelerde yazılı cürümleri, Türkiye Devletinin müttefiki
olup ittifaktan dolayı harp halinde bulunan ecnebi bir devlet aleyhinde işliyen
kimse dahi o maddelerde gösterilen cezalara mahküm olur.


             Madde
141 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Evvelki maddenin
muhtevi olduğu maddelerde yazılı cürümlerin ika edileceğini en doğru bir
suretle haber alıpta zamanında Devlet memurlarına ihbar eylemeği ihmal edenler,
cürmün veya hakkında ceza verilecek teşebbüsün vukuu halinde altı aydan az
olmamak üzere hapis edilir.


             Madde
142 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim Türkiye'de
yahut ecnebi memleketlerde Hükümetin tasvibi olmaksızın asker yazmak veya sair
suretlerle Türkiye Cumhuriyetinin bitaraflığını ihlal eder veya hükümeti
muharebe tehlikesine maruz kılarsa beş seneden on seneye kadar hapis ile
cezalandırılır.





30


 


             Yaptığı
iş yüzünden bir harp olursa ceza on beş seneden aşağı olamaz.


             Eğer
Hükümetin tasvibetmediği bu hareket Türkiye Cumhuriyetini veya tebaasını yalnız
mukabelei bilmisil tehlikesine maruz kılar veya Türkiye ile ecnebi devlet
arasındaki dostane münasebeti ihlal ederse cürmün faili üç aydan otuz aya kadar
hapis cezası görür ve bunun neticesi olarak mukabelei bilmisil vukua gelmiş ise
hapis cezası otuz aydan beş seneye kadar uzatılır.


             Madde
143 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir Türk veya
Türkiye'de oturan bir yabancı harb zamanında, düşman bir devlete veya
memurlarına doğrudan doğruya veya bilvasıta Türk Devletinin zararına
kullanılabilecek erzak, eşya, mühimmat ve sair vasıtalar tedarik ve ita eylerse
üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur ve bundan başka
kendisinden beş yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası alınır.


             Madde
144 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türkiye
ile muharebe halinde bulunan ecnebi bir devletten nişan, rütbe, maaş veya sair
bir menfaat kabul eden kimseden elli liradan iki yüz elli liraya kadar ağır
cezayi nakdi alınır.


             Madde
145 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse, herkesin görebileceği bir yerde tahkir kastiyle Türk sancağını yahut
Devletin armasını veya sair hakimiyet alametini kaldırır veya yırtar veya bozar
yahut sair suretlerle tezlil ederse bir seneden üç seneye kadar hapis olunur.


             Madde
148 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, ecnebi bir
devlet hizmetinde kullanılmak üzere Türkiye dahilinde Hükümetin ruhsatı
olmaksızın ahaliden asker yazar veya bunları silahlandırır ise üç senden on
seneye kadar ağır hapis veya hapis ile cezalandırılır.


             Askere
yazılanlar arasında esasen Türkiye hizmeti askeriyesinde müstahdem kimseler
varsa ceza on sekiz aydan on seneye kadar uzar.


             Madde
153 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Askeri Ceza
Kanununda yazılı haller haricinde devletin silahlı kuvvetlerini ve zabıtayı
resen veya naklen makaleler neşri yahut umumi bir içtimada veya nasın
toplandığı yerlerde nutuk iradı yahut toplu veya dağınık ihtilatlarla telkinat
yapılması suretlerinden biriyle itaat ve inzibattan çıkmağa teşvik ve tahrik
edenler muvakkaten ağır hapis ile cezalandırılır.


             Madde
159 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Büyük Millet
Meclisini veya hükümetin şahsı manevisini veya ordu ya donanmasını yahut
Türklüğü tahkir ve tezyif edenler hakkında dahi bundan evvelki madde ahkamı
tatbik olunur.


             Türkiye
Cumhuriyeti kanunlarına sövenler, altı ayı geçmemek üzere hapis olunur ve otuz
liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
160 – (11/7/1931 tarih ve 1840 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             157
nci maddede yazılı suçu işleyenlerle Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına sövenler
hakkında takibat yapmak salahiyeti doğrudan doğruya Cumhuriyet
müddeiumumilerine aittir.


             158 inci maddede yazılı hal ile  159  uncu 
maddede  yazılı  Hükümetin  şahsı


manevisini tahkir halinde takibat yapılması Adliye
Vekaletinin ve yine 159 uncu maddede yazılı Büyük Millet Meclisini 
veyaTürklüğü tahkir ve tezyif hallerinde taki





31


 


bat
yapılması Büyük Millet Meclisi Reisinin ve bulunmadığı takdirde reise vekalet
eden zatın ve Türk ordusu ve donanmasını tahkir ve tezyif halinde takibat
yapılması Milli Müdafaa Vekaletinin talep veya iznine bağlıdır.


             Madde
161 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Efkarı umumiyeyi
tehyiç edecek suret veya mahiyette aslı olmayan havadis veya musanna veya
muharref veya aslı olmaksızın bir kimseye isnad olunmuş evrakı bilerek neşir ve
nakil edenlerle resmi evrak ve nutukları tağyir ve tahrif ile neşir eyliyenler
hakkında bir aydan altı aya kadar hapis ve yirmi beş liradan elli liraya kadar
ağır cezayı nakdi hükmolunur.


             Bu
neşriyat, umumi asayişi bozmağa sebep olmuş ise faili hakkında altı aydan iki
seneye kadar hapis ve elli liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi
hükmolunur.


             Madde
168 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim
128,129,146,147,149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümleri işlemek için silahlı
cemiyet ve çete teşkil eder yahut öyle bir cemiyet ve çetede amirliği ve
kumandayı veya hususi bir vazifeyi haiz olursa on seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Cemiyet
ve çetenin sair efradı beş seneden on seneye kadar ağır hapis ile
cezalandırılır.


             Madde
171 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             125,128,129,146,147,149,156
ncı maddelerde yazılı suçlardan birini veya bazılarını hususi vasıtalarla işletmek
üzere bir kaç kişi aralarında gizlice ittifak ederlerse bunlardan her biri
aşağıda yazılı cezaları görür:


             1
- Yukarıdaki fıkrada yazılı ittifak 125,128,129 ve 156 ncı maddelerde yazılı
cürümlerin yapılmasına dair ise sekiz seneden onbeş seneye kadar ağır hapis
cezası hükmolunur.


             2
- Bu ittifak 146, 147 nci maddelerde gösterilen cürümlerin icrasına müteallik
ise dört seneden on iki seneye ve 149 uncu maddede gösterilen cürümlerin
icrasına ait ise üç seneden yedi seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


             Cürmün
icrasına ve kanuni takibata başlanmazdan evvel bu ittifaktan çekilenler ceza
görmezler.


             Madde
172 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             64
ve 65 inci maddelerde yazılı haller haricinde herkim, meydanlarda ve toplanma
mahallerinde alenen ahaliyi 125,128,146,147,149 ve 156 ncı maddelerdeki
cürümlerden birini işlemeğe tahrik ederse yalnız bu haraketinden dolayı eğer
tahrik ettiği fiil 125,128,156 ncı maddelerdeki fiillerden ise üç seneden beş
seneye kadar ve 146,147, ve 149 uncu maddelerdeki fiillerden ise iki seneden
dört seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur ve her iki takdirde yüz elli
liraya kadar ağır cezayı nakdi dahi alınır.


             Kanunun
birinci babında cürümlerin icrası zamanında cürüm faili başka bir cürüm daha
işlemiş olduğu surette 78 inci maddenin tatbikinden hasıl olacak ceza altıda
bir miktarı artırılır.


             Madde
173 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.


             İşbu birinci bapta
yazılı cürümler için hükmolunacak ağır hapis cezalarına emniyeti umumiye
idaresinin nezareti altına alınma cezası dahi ilave olunur.





32


 


              
Madde 181 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                Bir memur
memuriyetine ait vazifeyi suistimal ederek yahut kanunen icabeden usul ve
şeraite riayet etmiyerek bir kimseyi şahsi hürriyetinden mahrum ederse bir
seneden üç seneye kadar hapis cezası görür.


             Eğer
bu fiile evvelki maddenin ikinci veya üçüncü fıkralarında yazılı hallerden biri
inzimam etmişse ceza altıda birden dörtte bire kadar artırılır. Evvelki
maddenin son fıkrasında yazılı halde ceza altıda birden yarıya kadar indirilir.


             Madde
188 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse bir şeyi
işlemek veya işlemesine müsaade etmek yahut o şeyi işlememeğe mecbur etmek için
diğer bir şahsa cebir ve şiddet gösterir veya onu tehdit ederse bir seneye
kadar hapis ve otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
o kimse tasavvur ettiği maksadı istihsal etmiş ise hapis cezası bir aydan on
sekiz aya ve ağır cezayı nakdi yirmi liradan yüz liraya kadardır.


             Eğer
bu cebir şiddet ve tehdit hususları silah ile yahut kendini tanınmayacak bir
hale koyarak yahut bir kaç kişi tarafından birlikte yahut imzasız bir mektup
yahut hususi işaretlerle yahut mevcut veya mefruz bazı gizli cemiyetlerin
husule getirdikleri tehdit kuvvetinden istifade ile işlenmiş ise iki seneden
beş seneye kadar hapis cezası hüküm olunur.


             Eğer
bununla arzu olunan maksat istihsal olunmuş ise beş seneye kadar ağır hapis
cezası verilir ve ayrıca beş sene emniyeti umumiye nezareti altına konur.


             Madde
209 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlardan her kim
memuriyetine ait vazifeyi suistimal suretiyle kendisine veya başkasına bigayri
hakkın para itasına ve sair menfaatler temin veya va'dine bir kimseyi icbar
ederse üç seneden beş seneye kadar hapis ve o kadar müddet memuriyetinden
mahrumiyet cezalariyle mahküm olur.


             Eğer
bigayrihakkın ita veya vadolunan para ve menfaatin miktar ve kıymeti az ise
hapis ve mahrumiyet cezalarının yarısı indirilir.


             Madde
210 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlardan her kim
memuriyetine ait vazifeyi suistimal suretiyle kendisine veya başkasına
bigayrihakkın para itasına ve sair menfaatler temin veya va'dine bir kimseyi
ikna ederse bir seneden üç seneye kadar hapis ve memuriyetten muvakkaten
mahrumiyet cezaları ile cezalandırılır. Eğer memur kanunen alınmaması
lazımgelen bir şeyi diğerin hatasından bilistifade almış bulunursa altı aydan
üç seneye kadar hapis olunur.


             Eğer
bigayrihakkın vait ve ita veya temin olunan para veya menfaat miktar ve
kıymetçe az ise hapis ve mahrumiyet cezalarının yarısı indirilir.


             Madde
228 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet
memurlarından her kim bir şahıs veya memur hakkında memuriyetine ait vazifeyi
suistimal ederek kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalden başka suretle keyfi bir
muamele yapar veya yapılmasını emir eder veya ettirirse bir aydan bir seneye
kadar hapse mahküm olur ve bunda hususi bir maksadı dahi mevcut olduğu
anlaşılırsa cezası üçte biri kadar artırılır.


             Memuriyetinin
icrasında lüzumsuz yere sert muamelelerle bir şahsın kanun hükmüne veya
hükümetin emirlerine itaat etmemesine sebep olan memur dahi yukarıki maddede
yazılı olan ceza ile cezalandırılır.





33


 


             Madde
237 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Evlenmeleri kanunen
memnu kimselerin memnuiyetlerini bilerek akitlerini icra eden belediye reisi
veya vekilleri ve bunları teehhüle sevk eyliyen veli veya vasileri üç aydan iki
seneye kadar hapis olunur.


             Kanuni
esbap haricinde şeraiti kanuniyeyi ifa etmeksizin nikah vesikası veren memur,
bir aydan üç aya kadar hapis olunur.


             Kanunen
akdi nikahın icra edilmiş olduğunu müsbit vesikaları görmeden bir nikahın dini
merasimini icra eden imam ve sair ruhani reisler hakkında dahi aynı ceza hüküm
olunur.


             Madde
253 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim bir rütbe
veya memuriyetin veya bir meslekin resmi elbisesini salahiyeti olmaksızın
alenen giyer ve haiz olmadığı nişan ve madalyaları talik ederse bir seneye
kadar hapse ve iki yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur ve
eğer böyle bir elbise giymek suretiyle elbisenin delalet ettiği meslek ve
memuriyete müteferri mevaddı icra ederse üç aydan aşağı olmamak üzere
hapsolunur.


             Madde
267 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse resmi sıfatı haiz olan bir memura vazifesi başında, ifa ettiği vazifeden
dolayı olmayıpta herhangi bir sebeple hareket ederse bunun için muayyen olan
ceza üçte birine kadar arttırılarak hükmolunur.


             Madde
276 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse
hıfzolunmak üzere kendisine resmen teslim olunan merhum ve mahcuz eşyayı
kendisinin veya başkasının menfaati için saklar veya tebdil veya lazımgelenlere
teslimden imtina ederse üç aydan iki seneye kadar hapse ve on beş liradan yüz
elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Kendi
elinde veya başkasının yanında olup usulen haciz olunan veya vaz'ıyet edilen
menkul malını alan veya telef veya istihlak eden kimse bir aydan bir seneye
kadar hapis olunur. Eğer bu cürüm muhafızın musamahasından ileri gelmiş ise
hakkında yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi tertip olunur.


             Eğer
bu eşyanın kıymeti gayet az ise veya cürmün faili eşyayı takibata başlanmazdan
evvel iade ederse ceza altıda birden yarısına kadar indirilir.


             Madde
279 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun
tatbikatında devletin veya vilayet ve nahiye ve kariyelerin nezareti altında
bulunan bir hizmette maaşlı veya maaşsız daimi veya muvakkat vazife görenler
memur sayılır.


             Madde
282 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim olursa
olsun müstantikler ve mahkemelerle cürmü meşhutta müddeiumumiler tarafından
şahit, fen erbabı, ehlihibre yahut tercüman sıfatiyle - zaruri masraf ve
gündeliği verileceği beyaniyle - davet olunupta kabule şayan olmayan bir bahane
ile gelmekten imtina yahut geldikten sonra şahadet etmekten yahut fen erbabı ve
ehlihibre ve tercümanlık vazifesini ifadan istinkaf eylerse altı aya kadar
hapse veya iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Fail,
fen erbabı ve ehlihibreden olduğu takdirde mahkümiyet neticesi olarak hapis
müddetine müsavi bir zaman için meslek ve sanatın tatili cezasına dahi mahküm
olur.





34


 


             Madde
283 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Vukubulmadığını
bildiği bir cürmü adliyeye veya keyfiyeti adliyeye tavdie mecbur olan bir
makama vukubulmuş gibi ihbareden yahut vaki olmayan bir cürmün eserlerini
takibata mübaşeret olunabilecek derecede uyduran kimse otuz aya kadar hapis
cezasına mahküm olur.Adliye huzurunda sahte olarak bir cürüm işlediğini yahut
bu cürme iştirak eyledlğini söyleyen kimse hakkında dahi aynı ceza tertip
olunur.


             Madde
285 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim adliyeye
veya kanuni takip yapacak veya yaptırabilecek bir mercie yazı ile ihbar ve
şikayette bulunarak suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye bir cürüm isnat eder
yahut o kimse aleyhinde böyle bir cürmün maddi eser ve delillerini uydurursa
isnat eylediği cürmün nevi ve mahiyetine ve uydurduğu delillerin kuvvetine göre
üç aydan üç seneye kadar hapsolunur.


             Bu
isnat kendine iftira olunan kimsenin tevkifi gibi şahsi hürriyeti tahdit eden
bir halin hudusuna sebep olmuş ise müfteri hakkında bir seneden beş seneye
kadar hapis cezası hükmolunur. Kendine iftira olunan kimse hakkında üç seneden
fazla hürriyeti tahdit eden bir ceza ile mahkümiyeti mutazzammın bir hüküm
sadır olmuş ise müfteri hakkında on beş seneyi geçmemek üzere aynı ceza
hükmolunur.


             Eğer
mağdurun mahkümiyeti müebbet ağır hapis ise müfteri on beş seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapis ile cezalandırılır.


             Eğer
mahkümiyet ölüm cezasını müstelzim olmuş ve infaz edilmiş ise müfteriye aynı
ceza verilir. Henüz infaz edilmemiş ise müebbet ağır hapis cezası hükmolunur.


             Yukarıdaki
fıkralarda yazılı olan cürmün faili mağdur hakkında takibat yapılmadan evvel bu
isnadatından rücu eder veya uydurduğunu itiraf ederse yukarda yazılı cezaların
altıda biri hükmolunur ve ceza müebbet ağır hapis ise on sene ağır hapse
indirilir ve isnattan rücu veya tasniin itiraf olunması takibata başlandıktan
sonra vakı olursa asıl cezanın üçte ikisi indirilir ve müebbet ağır hapis
yerine yirmi sene ağır hapis cezası tayin olunur.


             Madde
293 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             289
uncu maddede yazılı olan suret ve zamanlarda yalan şahitler şahadetinden ve
ehli hibre ve tercümanlar dahi hilafı hakikat olan rey ve tercümelerinden rücu
ettikleri takdirde bunları tedarik edenler hakkında 290 ncı maddede muayyen
cezalar altıda birinden üçte birine kadar indirilir.


             Madde
298 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse kanun dairesinde tevkif olunduktan sonra eşhasa karşı şiddet kullanarak
veya kapı ve pencere kırarak ve duvar delerek tevkifhaneden kaçarsa üç aydan on
sekiz aya kadar hapsolunur.


             Madde
299 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Muvakkat
ağır hapis ve hapis ve muvakkat sürgün cezalarına mahküm olan kimseler
yukarıdaki maddede yazılı olan vasıtalara müracaat ederek ceza mevkilerinden
kaçarlarsa baki kalan müddetlerine asıl ceza müddetinin üçte birinden yarısına
kadar müddet zammiyle cezaları çoğaltılır.


             Eğer
müebbet sürgün cezasına mahküm olan kimse menfasından kaçarsa on iki aydan on
sekiz aya kadar ağır hapis cezası çektirildikten sonra menfasına iade olunur.





35


 


             Müebbet
ağır hapis cezasını görmekte olanların firarı halinde ağır devre müddeti iki
sene çoğaltılır.


             Madde
301 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim bir mevkuf
veya mahkümun tevkifhane ve hapisaneden kaçmasını hazırlar veya kolaylatırsa
kaçan kimsenin irtikap etmiş olduğu cürmün şiddetine ve ikmal etmekte bulunduğu
cezanın nevi ve müddetine nazaran bir aydan otuz aya kadar hapis cezasına
müstahak olur.


             Eğer
mahkümun çektiği ceza müebbet ağır hapis ise kaçmasını hazırlayan ve
kolaylaştıran kimsenin cezası yirmi aydan dört seneye kadar hapistir.


             Eğer
mahkümun kaçmasını hazırlamak ve kolaylamak için fail 298 inci maddede mezkür
vasıtalardan bir kısmını kullanır ve bu yüzden mahküm kaçmış olursa ceza iki
seneden beş seneye kadar hapistir.


             Eğer
kaçamamış ise ceza bir aydan üç seneye kadar hapistir.


             Eğer
bu adam mevkuf veya mahkümun usul ve füruundan ve karı kocadan ve kardeş ve kız
kardeşlerinden biri ise göreceği ceza üçte bir miktarı azaltılır.


             Madde
302 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir mevkuf veya
mahkümun muhafazasına veya nakline memur olan kimse ne suretle olursa olsun
onun kaçmasını hazırlar veya kolaylaştırırsa bir seneden beş seneye kadar
hapsolunur.


             Eğer
mahkümun görmekte olduğu ceza idam ve müebbet ağır hapis ise failin göreceği
ceza beş seneye kadar ağır hapistir ve beş sene müddetle hidematı ammeden
memnuiyet cezası dahi hükmolunur.


             Eğer
kaçmasını hazırlamak ve kolaylamak için fail, kaçağın şiddet kullanmasında
veyahut kapı ve pencere kırmasında ve dıvar delmesinde kaçakla birleşir veya
silah ve sair böyle bir işe lazım olan şeyleri verir veya bunların tedarikini
menetmezse mahkümun kaçmış olması halinde memur, yedi seneye kadar ağır hapis
ve müebbeden hidamatı ammeden memnuiyet ile cezalandırılır ve kaçamadığı
takdirde memura beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


             Madde
304 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
beyan olunan şedit muamale, silah ile veya üç ve daha ziyade kimsenin
birleşmesiyle veyahut bunların evvelce vukubulan ittifakları neticesi olarak
işlenmiş ise mezkür maddelerde yazılı cezalar üçte bir miktarı fazlalaştırılır.



             Madde
309 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hükmen kendi yedi
nezi olunup ta müstahaklara teslim kılınan gayrimenkul mallarını tekrar zapt ve
işgal eden veya mahcuz gayrimenkul malı vaziyet tarihinden sonra tahrip eyliyen
veyahut kendi yedinde veya başkası nezdinde olup usulen haciz altına alınan
veya vaziyet edilen menkul malını alan veya telef veya sarf ve helak eden kimse
üç aydan üç seneye kadar hapsolunur ve otuz liradan yüz elli liraya kadar ağır
cezayı nakdi alınır.


             Madde
311 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir cürüm ikaına
aharı alenen gururunu okşamak suretiyle tahrik eden kimse eğer tahrik ettiği
cürmün cezası muvakkat ağır hapis fevkınde bir ceza ise tahrikten dolayı üç
sene hapse; muvakkat ağır hapis veya müebbet sürgün veya hapis cezasını
müstelzim ise fiilin nevine göre üç seneye kadar hapse; ve sair hallerde yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.





36


 


             İkinci
ve üçüncü fıkralarda beyan olunan hallerde ceza tahrik olunan cürüm için
muayyen cezanın azami haddinın üçte birini tecavüz edemez.


             Madde
313 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Beş kişi ve daha
ziyade kimse adliye kuvveti veya ammenin emniyet veya selameti veya adabı ve
aile intizamı yahut mal ve şahıs aleyhine cürüm işlemek için bir cemiyet teşkil
ettiği halde bunlardan her birisi yalnız cemiyet teşkilinden dolayı üç seneye
kadar hapse mahküm olur.


             Bu
cemiyete dahil olanlar on sekiz aya kadar hapse ve yüz elli liraya kadar ağır
cezayi nakdiye mahküm olurlar.


             Eğer
bu cemiyet efradı dağlarda ve kırlarda ve umumi yollarda dolaşır, yahut
içlerinden iki veya daha ziyadesi silah taşır yahut emin bir mahalde silah
saklarsa altı aydan beş seneye kadar hapse mahküm olur.


             Eğer
cemiyetin muharrik ve reisleri var ise onlar bu maddenin birinci fıkrasında
altı aydan eksik olmamak üzere üç seneye ve ikinci fıkrasında bir seneden eksik
olmamak üzere beş seneye kadar hapse mahküm olur.


             Madde
329 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kıymetli damgaları
veya demiryolu yahut sair amme nakliyat şirketlerinin biletleri üzerine evvelce
kullanılmış olduklarına dair konulan işaretleri silmek veya her ne suretle
olursa olsun yok etmek suretiyle bunları kullanan veya kullanmak üzere
başkalarına veren kimse bir seneye kadar hapis ve iki yüz liraya kadar ağır
para cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
342 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse resmen
memur olmadığı halde 339 uncu maddede gösterilen suretlerle resmi bir varakada
sahtekarlık yaparsa yedi seneyi tecavüz etmemek üzere ağır hapis cezasıyle
cezalandırılır.


          
Eğer vesika kanunen sahteliği ispat olunmadıkça muteber olan resmi evrak
kabilinden ise dört seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


             Ve
eğer bu sahtekarlık aslın vücudunu farzederek yahut sahih olan aslına muğayir
surette yazarak veyahut sahih bir sureti tahrif eyliyerek resmi bir varakanın
sureti üzerinde irtikap olunmuş ise üç sene ağır hapse mahküm olur.


             Eğer
mezkür varaka kanunen sahteliği ispat olunmadıkça muteber addolunan evrak
kabilinden ise dört sene ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
346 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse sahtekarlık cürmünden ortaklığı olmaksızın sahte bir varakayı bilerek
kullanır veya onunla menfaat temin eylerse mezkür varaka resmi evraktan ise 343
ve hususi evraktan ise 345 inci maddelere tevfikan ceza görür.


             Madde
348 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse tamamen
veya kısmen bir varakanın aslını yahut aslın ziyaı takdirinde kanunen makamına
kaim olan suretini ortadan kaldırır veyahut bozar ve bundan umumi veya hususi
bir zarar doğarsa 339, 340, 342, 345 inci maddelerde bildirilen farklara göre
mezkür maddelerde yazılı cezalarla cezalandırılır.


             Madde
350 - (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1
- Hüviyet cüzdanlarını, nüfus tezkerelerini, pasaportları ve ruhsatnameleri
taklit edenler,


             2
- Bu gibi sahih vesikaları kimlere ita kılınmış ise onlardan başkasına veya
diğer bir mekan ve zamanda verilmiş gibi göstermek maksadiyle tağyir ve tahrif
edenler yahut bunların sıhhat ve itibarı için lazımgelen tasdik muamelesini ve
matlup olan şartlarını sahte olarak ifa kılınmış gibi gösterenler.





37


 


             3 – Böyle
taklit edilmiş ve tahrif olunmuş nüfus tezkere ve hüviyet cüzdanı ve pasaport
ve ruhsatnameleri kullanan veya kullanmak maksadiyle başkalarına teslim ve ita
eyliyenler, bir aydan sekiz aya kadar hapis cezasına mahküm olurlar.


             Madde
382 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             369,
370,371.372,377,378,379,380,381 inci maddelerde yazılı olan fiiller bir şahsın
hayatını tehlikeye koymuş olduğu takdirde muayyen olan ceza yarısı derecesinde
artırılır. Ve bu ceza kanunen muayyen olan cezanın azami haddini geçebilir.
Ölüme sebep olmuş ise ceza müebbet ağır hapistir.


             Madde
384 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İşbu fasılda yazılı
cürümlerin müteşebbisleri asıl ceza müebbet ağır hapsi müstelzim ise on bir seneden
aşağı olmamak üzere ağır hapse mahküm olur. Sair cürümlerde asıl cezanın yarısı
ile üçte ikisi arasında ağır hapse veya hapse mahküm olur.


             Madde
404 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             403 üncü maddede
yazılı şeyleri bir yere toplanarak kullananlar veya bu maksatla yanında
bulunduranlar ikiaydan altı aya kadar hapis ve beş liradan yüz liraya kadar
ağır para cezasına mahküm edilir.


             403
üncü maddede yazılı şeyleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derecesinde
ise altı aydan noksan olmamak şartiyle salahı tıbben tebeyyün edilinceye kadar
hastanede tevkif ve tedavisine hükmolunur. Hastane bulunmıyan yerlerde ise bu
kabil kimseler hastane bulunan yerlere sevkedilir.


             Madde
414 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim on beş yaşını bitirmeyen bir çocuğun veya mecnun yahut irade ve temyizi
selbeden malüliyetle malül olduğunu veya şuuru marazi inhisaf halinde
bulunduğunu bildiği bir kimsenin ırzına geçerse üç seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapse mahküm olur.


             Bu
fiil cebir ve şiddet veya tehdit icrasiyle yahut mukavemeti selbeden diğer bir
vasıta ile veya mukavemet iktidarı olmıyan kimseye karşı yapılırsa ağır hapis
cezası yedi seneden aşağı olamaz.


             Madde
415 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim yukarıdaki
maddede yazılan kimselerin ırz ve namusuna tasaddiyi tazammün eden diğer bir
fiil ve harekette bulunursa bir seneden ve bu fiil ve hareket cebir ve şiddet
veya tehdit icrasiyle veya mukavemeti selbeden diğer bir vasıta ile veya
mukavemete gayri muktedir bir halde bulunan kimseye karşı yapılırsa iki seneden
eksik olmamak üzere hapsolunur.


             Madde
416 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim cebir ve
şiddet veya mukaveti selbeden diğer bir vasıta ile on beş yaşını dolduran bir
kimsenin veya cebir ve şiddet ve sair vasıtaya müracaat etmeksizin mukavemete
iktidarı olmıyan şahsın ırzına geçerse üç seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapse konulur. Yine bu suretlerle ırz ve namusa tasaddiyi tazammun eden diğer
bir fiil ve harekette bulunursa iki seneden aşağı olmamak üzere hapsolunur.


             Madde
419 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Alenen hayasızca
vazı ve hareketlerde bulunanlar on beş günden iki aya ve o suretle fiili şeni
icra edenler altı aydan bir seneye kadar hapsolunur ve her halde on beş liradan
elli liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.





38


 


             Madde
429 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim bir kimseyi
cebir ve tehdit veya hile ile bir tarafa kaçırırsa aşağıdaki maddelere tevfikan
mücazat olunur:


             Madde
430 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kaçırılan kimse,
erkek olupta on beş yaşını doldurmamış ise faili iki seneden üç seneye kadar
hapsolunur.


             Kız
veya kadın olduğu takdirde faili muvakkaten ağır hapse konulur.


             Kaçırılan
kimse, erkek olsun kadın olsun filişeni vukubulmuş ise faili hakkında on
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası hüküm olunur.


             Madde
431 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kaçırılan
kimse, erkek olsun kadın olsun onbeş yaşını doldurmuş ise faili bir seneden üç
seneye kadar hapsolunur.


             Kaçırılan
kız veya kadın kocalı ise veyahut cebren ırzına geçilmiş ise faili beş seneden
aşağı olmamak üzere ağır hapse konulur.


             Madde
432 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cürmün
faili kaçırdığı kimseyi nihayet yirmi dört saat zarfında ve bir güna tecavüz
vukubulmaksızın kaçırıldığı haneye veya ailesinin hanesine iade eder veyahut
ailesi tarafından alınması mümkün olan emniyetli diğer bir mahalle getirip
bilihtiyar serbest bırakırsa kaçırılan kimse kaç yaşında olursa olsun ceza bir
aydan bir seneye kadar hapistir.


             Madde
433 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kaçırmak
cürmü mahza evlenmek maksadiyle işlenmiş ve bir güna tecavüz vukubulmamış ise
fail hakkında tayin olunacak ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.


             Madde
434 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kaçırılan
kız veya kadın hakkında nikah vukubulupta on sekiz yaşını bitirmiş ise
kendisinin ve bitirmemiş ise velisinin, velisi olmadığı takdirde hakimin
izniyle kendisinin, davadan feragat ile hukuku umumiye davası ve hüküm sadr
olmuş ise cezanın infazı tecil olunur.


             Müruru
zaman haddine kadar erkek tarafından haksız olarak vukua getirilmiş bir sebeple
talaka hüküm lahik olduğu takdirde takibat tekrar edilir. Evvelce hüküm sudur
etmiş ise infaz olunur.


             İşbu
madde ahkamı 414, 415,416 ncı maddeler hakkında da caridir.


             Asıl
fail hakkında hukuku umumiye davasının veya cezanın tehirini müstelzim olan
ahval; hem fiil ve feran zimethal olanlar hakkında dahi dava ve cezanın
sukutunu müstelzimdir.


             Madde
435 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim onbeş yaşını doldurmamış olan bir küçüğü kandırarak fuhşa teşvik eder ve
bunun yolunu kolaylaştırırsa iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Kandırmak
keyfiyeti küçüğün usulünden veya kardeşlerinden biri yahut veli veya vesisi,
muallim veya mürebbisi yahut hizmetkarları veya nezaretleri altına verilen sair
kimseler tarafından vakı olursa fail üç seneden aşağı olmamak üzere hapse
mahküm edilir.


             Kandırmak
keyfiyeti onbeş yaşını doldurmuş olupta henüz yirmi bir yaşını bitirmemiş olan
kimseler hakkında vuku bulursa fail altı aydan iki seneye kadar hapsolunur ve
elli liradan iki yüz liraya kadar ağır para cezası alınır.





39


 


             Kandırmak
cürmü bu maddenin ikinci fıkasında gösterilen kimseler tarafından işlenirse
faili iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz liradan beş yüz liraya
kadar ağır para cezası alınır.


             Yirmi
bir yaşını doldurmuş olan kız ve kadınları fuhuşe teşvik eden koca veya ana
veya baba ve kardeş hakkında altı aydan iki seneye kadar hapis cezası 
hükmolunur.


             Madde
436 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim fuhuş
zımmında rızasiyle olsa bile henüz yirmi bir yaşını bitirmiyen bir bakiri veya
bir kadını yahut cebir ve şiddet ve tehdit veya nüfus icrası yahut hile ile
yirmi bir yaşını bitiren bir bakir veya kadını başkası için iğfal eden veya
tedarik yahut sevk veya bir yerden diğer yere naklederse bir seneden üç seneye
kadar hapis ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasiyle
cezandırılır.


             Bu
fiiller yirmibir yaşını doldurmıyan bakir veya kadın hakkında iğfal veya cebir
ve şiddet ve tehdit veya nüfuz icrasiyle yahut baba, ana, kardeş veya sair
usulden biri yahut koca veya veli ve vasi veya muallim ve mürebbi veya hizmet
karları yahut nezaretleri altına verilen sair kimseler tarafından yapılırsa iki
seneden beş seneye kadar hapsolunur.


             Bu
fasla giren suçların ihzari hareketlerini işliyenler asıl suç için yazılı
cezanın altıda biri ile cezalandırılır.


             Madde
448 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim bir kimseyi
kasten öldürürse on beş seneden on sekiz seneye kadar ağır hapis cezasına
mahküm olur.


             Madde
449 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Öldürmek
fiili:


             1
- Karı, koca, kardeş, babalık, analık, evlatlık, kayın baba, kayın ana, damat,
gelin, üvey baba, üvey ana, üvey evlat haklarında işlenirse,


             2
- Vazifesini yaptığı sırada veya vazifesini yapmasından dolayı Devlet
memurlarından biri aleyhinde icra olunursa,


             3
- Zehirlemek suretiyle yapılırsa, fail on sekiz seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
457 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             456 ncı maddede
yazılı fiillere 449 uncu maddenin üçüncü bendinde yazılı hal inzimam eder yahut
fiil, gizli veya aşikar bir silah ile veya aşındırıcı ecza ile işlenmiş olursa
asıl ceza altıda birden üçte bire kadar arttırılır.


             Eğer
fiilde 450 nci maddenin ikinci bendinde yazılı olan hal müstesna olmak üzere
diğer bentlerindeki hallerden biri birleşirse bu birleşen fiil hakkında 78 inci
madde hükmü cari olmak şartiyle ceza üçte bir nispetinde çoğaltılır.


             Madde
458 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddede beyan
olunan ahvalde fiil, netice itibariyle fiilin asıl maksadını tecavüz etmiş
olduğu takdirde ceza üçte birden yarısına kadar eksiltilir.


             Madde
462 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıda
geçen iki fasılda beyan olunan fiiller, zinayı icra halinde meşhuden yakalanan
veyahut zinayı irtika, etmek üzere veya henüz irtikap edildiğinde zevahiri hale
nazaran şüphe edilmiyecek surette görünen bir koca veya karı veya kız kardeş
veya fürudan biri veya bunların müşterek faili  yahut her ikisi aleyhinde karı
veya koca veya usulden biri veya  erkek kardeş veya


kız
kardeş tarafından işlenmiş olursa fiilin muayyen olan cezası sekizde bire kadar
tenzil ve ağır hapis cezası hapse tahvil olunur. İdam yerine iki seneden beş
seneye kadar hapis cezası verilir.





40


 


             Madde
465 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimsenin veya
bir şirketin hizmetinde bulunanlar tarafından vazife ve hizmet sırasında
işlenen 455, 459 uncu maddelerin üçüncü fıkrasında yazılı cürümlerden dolayı
hükmedilecek tazminattan o kimse veya şirket malen mesuldür.


             Madde
468 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Alet
ve ilaç kullanarak veya başkası tarafından kullanılmasına razı olarak çocuk
düşüren kadın, altı aydan üç seneye kadar hapsolunur.


             Madde
469 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kadının rızasiyle vasıta temin ederek çocuğunu düşürten kimse bir seneden üç
seneye kadar hapse mahküm olur.


             Eğer
bu düşürtme neticesi veya düşürmek için kullanılan vasıtadan kadın telef olursa
ceza dört seneden yedi seneye kadar ve eğer kadının ölümü razı olduğu vasıtadan
daha tehlikeli bir vasıta kullanmaktan hasıl olmuşsa ceza beş seneden on seneye
kadar ağır hapistir.


             Madde
470 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kadının rızası olmadığı halde çocuk düşürtmeğe mahsus vasıta kullanan kimse
otuz aydan altı seneye kadar ve eğer çocuk düşmüş olursa yedi seneden on iki
seneye kadar ağır hapse mahküm olur.


             Eğer
bu düşürme neticesinde veya bunun için kullanılan vasıtadan kadın ölürse ceza
on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapistir.


                Eğer
fail kadının kocası ise bu maddede tayin olunan ceza altıda bir miktarı
çoğaltılır.


             Madde
471 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki
maddelerde yazılan işlerden birini yapan kimse sıhhatı amme namına nizam altına
alınmış sanat veya meslek ashasından olupta çocuk düşürtmeğe mahsus çare ve
vasıtaları öğretmek veya kullanmak suretiyle bu fiili vukua getirmiş ve bundan
kadının ölümü hasıl olmuşsa hakkında mezkür maddelerde yazılı olan ceza altıda
bir miktarı çoğaltılır.


             Madde
472 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kendisinin veya
karısının veya anasının veya evlatlığının veya kız kardeşinin namusunu
kurtarmak için çocuk düşüren veya düşürtenler hakkında yukarıda yazılı cezalar
üçte birden üçte ikiye kadar indirilir ve ağır hapis cezası hapse çevrilir.


             Madde
482 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, toplu veya dağınık bir kaç kişi ile ihtilat ederek her ne suretle olursa
olsun bir kimsenin namus veya şöhret veya vakar ve haysiyetine taarruz eyler
ise üç aya kadar hapis ve yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi ile mahküm olur.


             Eğer
bu fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda, yahut
kendisine hitaben yazılıp gönderilmiş bir mektup ile, irtikap olunursa failin
göreceği ceza dört aya kadar hapis ve yüz elli liraya kadar ağır cezayi
nakdidir.


             Eğer
kendisine tecavüz olunan kimsenin huzuriyle beraber alenen vakı olursa ceza
altı aya kadar hapis ve iki yüz elli liraya kadar ağır cezayi nakdidir.


             Eğer
fiil, dört yüz sekseninci maddenin ikinci fıkrasında beyan olunan vasıtalardan
biri ile işlenirse ceza altı aydan ve eser cezayi nakdi yüz liradan aşağı
olamaz.





41


 


             Madde
483 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıki maddede
beyan olunan cürüm katibi adil gibi usulü dairesinde hidematı ammeden biriyle
muvazzaf bulunan eşhastan birinin huzurunda ve ifa ettiği memuriyetten dolayı
işlenmiş olursa fail hakkında altı aya kadar hapis cezası hükmolunur.


             Eğer
cürüm neşriyat vasıtalarından biriyle işlenmiş olursa ceza üçte bir nispetinde
ziyadeleştirilir.


             Madde
488 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu fasılda beyan
olunan cürümlerden dolayı takibat icrası kendisine tecavüz olunan şahıs
tarafından şikayetname verilmesine bağlıdır.


             Eğer
mütecavizünaleyh şikayetname vermezden evvel vefat eder, veya bu cürümler ölmüş
bir adamın hatırasına karşı irtikap olunursa bundan dolayı müteveffanın karısı
ve usul ve füruu veya kardeş ve kız kardeşleri ve usul ve füru derecesinde
sıhrı akrabası ve doğrudan doğruya veresesi bulunan kimseler tarafından
şikayetname verilebilir.


             Adli
veya siyasi veya mülki veya askeri bir heyet veya bunlar makamına kaim olanlar
aleyhinde hakaret ve tecavüz vuku bulduğu takdirde heyetin ve meclis suretinde
teşekkül etmiyen heyetler için dahi en büyük amirinin müsaadesi ve şirketlerle
cemiyetler müdürlerinin şikayetnamesi olmadıkça takibat icra olunamaz.


             Madde
490 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu fasılda beyan
olunan cürümlerden dolayı ikame olunacak hukuku amme davası 480 inci maddede
yazılı ahvalden dolayı bir sene ve 482 ve 485 inci maddelerde muharrer ahvalden
dolayı üç ay müruriyle sakıt olur.


             Madde
506 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ticaret Kanununda
gösterilen surette hileli müflis olanlar ve Ticaret Kanunu hükmünce bunlara
şeriki cürüm oldukları tebeyyün edenler muvakkat ağır hapis ile cezalandırılır.



             Madde
507 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ticaret Kanunu
hükmünce taksir sayılan hallerle iflas edenler bir aydan iki seneye kadar
hapsolunurlar.


             Madde
509 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse iade veya muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi olunan
imzalı veya yazısız bir kağıda imza sahibinin zararına olarak hukukça hükmü
haiz bir muamele yazar veya yazdırır yahut elinde bedelsiz olarak kalmış olan
bir senedi istimal ederse mutazarrır olan kimsenin şikayeti üzerine üç aydan üç
seneye kadar hapse ve yüz elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına
mahküm olur.


             Bu
imzalı ve yazısız kağıt esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayıpta bertakrip
ele geçirerek birinci fıkradaki cürmü işlemiş ise altıncı babın üçüncü ve
dördüncü fasıllarında beyan olunan ahkama göre ceza verilir.


             Madde
516 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse, her ne
suretle olursa olsun aharın menkul ve gayrimenkul malını tahrip ya imha eder
veya bozar yahut bunlara zarar verirse mutazarrır olan tarafın şikayeti üzerine
bir seneye kadar hapis ve yirmi liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile
cezalandırılır.





42


 


             Eğer
cürüm:


             1
- Vazifei memuresinden dolayı ahzisar kasdiyle bir memur aleyhinde,


             2
- Eşhasa karşı şiddet kullanmakla veya 493 üncü maddenin dördüncü ve beşinci
fıkralarında beyan olunan vasıtalardan biriyle,


             3
- Ammeye ait veya bir hizmeti ammeye veya bir mezhebin ayin ve ibadetine mahsus
binalar yahut 378 nci maddede gösterilen envaa dahil askeri emakin ve debboy ve
tersaneler ve harp gemileri yahut abidat veya kabristan ve müştemilatı,


             4
- Setler yahut musibetlere karşı ammenin muhafazası maksadiyle inşa olunan
müdafaa vasıtaları ve sair inşaat yahut bir hizmeti ammeye mahsus alat ve
işarat,


             5
- Kanal veya saki ve irvaya mahsus nehir ve cetvel ve ark ve bu kabilden sair
inşaat,


             6
- Dikilmiş bağ çubukları ve meyvadan ağaç ve fidanlar ile seyir ve meydan
yerlerindeki ağaçlar.


             Üzerinde
ika olunursa failin göreceği ceza üç aydan iki seneye kadar hapis ve iki yüz
elli liraya kadar ağır cezayı nakdidir.


             Bu
ef'al hakkında şikayetname itasına hacet kalmaksızın dava takip olunur.


             Madde
518 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, bigayri
hakkın başkasının arazisine veya bağ ve bahçesine hayvan sokarak veya orada
bırakarak bir zarar ika ederse mutazarrırın şikayeti üzerine bu faslın birinci
maddesinin ilk fıkrası hükmüne tevfikan ceza görür.


             Fail
yalnız otlatmak maksadiyle aharın arazisine hayvan sokmuş veya girmesine imaz
etmiş ise diğer tarafın şikayeti üzerine göreceği ceza üç aya kadar hapis ve
elli liraya kadar ağır cezayı nakdidir.


             Kayıtsızlık
ve teseyyüp eseriyle bir kimsenin muhrez ve mezru olan arazisine veya bağ ve
bahçesine hayvan girmesine sebep olanlar on beş günden bir aya kadar hafif hapise
veya on liradan otuz beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahkum olur.


             Madde
524 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu babın birinci ve
üçüncü ve dördüncü ve beşinci fasıllarında ve 516 ncı maddenin birinci
fıkrasiyle 518 ve 519 ve 521 inci maddelerde beyan olunan cürümler:


             1
- Kanunen tefrik edilmemiş karı ve kocadan birinin,


             2
- Usul ve fürudan yahut bu derecede sıhri karabet erbabından birinin ve analık
ve babalık ve evlatlığın,


             3
- Faille beraber bir dam altında yaşayan kardeşinin veya kız kardeşinin,


             Zararlarına
olarak işlenmiş olursa fail aleyhinde takibat icra olunamaz.


             Kanunen
tefrik edilmiş olan karı veya koca yahut faille beraber bir dam altında
yaşamayan kardeş ve kız kardeş yahut cürmün mürtekibi ile bir aile halinde
yaşamakta olan amca, dayı, yeğen veya ikinci derecede sıhri akrabanın
mazarratına olarak işlenmiş ise fail hakkında takibat icrası şikayetname
itasına bağlıdır. Bu takdirde failin göreceği ceza üçte bir miktarı azaltılır.


             Madde
526 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim,
salahiyettar merciden kanun ve usul dairesinde verilmiş bir emre itaatsizlik
eder veyahut ammenin istirahat ve selameti veya madelat mulahazası namına
merciinden kanun dairesinde ittihaz edilmiş bir tedbire riayet etmezse bir aya
kadar hafif hapse ve elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.





43


 


             Madde
589 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Birinci kitabın
yedinci ve sekizinci bablarının münferit hapis müdddetini tezyide dair olan
maddeleri ahkamı hapishaneler teşkilat ve tesisatı icra olununcaya kadar
münferit hapse ilave olunacak müddete bir misli zam olunmak suretiyle tatbik
olunur.


             4
- 3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:
5,13,29,61,62,63,64,65,72,94,95,220,235,313,429 ve 524)


             Madde
5 –  (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir Türk, dördüncü
maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı haddi üç seneden
eksik olmıyan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim cürmü yabancı
memlekette işlediği ve kendisi Türkiye'de tutulduğu takdirde Türk kanunlarına
göre cezalandırılır.


             Eğer
cürmün aşağı haddi üç seneden az hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim ise
takibat icrası zarar gören şahsın veya yabancı Hükümetin şikayetine bağlıdır.


             Mağdur
yabancı ise bu fiilin, işlendiği mahal kanunlarında da cezayı müstelzim olması
şarttır.


             Madde
13 –  (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır hapis cezası müebbed
veya muvakkattir. Müebbed, ölünceye kadar devam eder. Muvakkat, bir seneden
yirmi seneye kadardır. Bu ceza aşağıda yazılı şekiller dahilinde dört devrede
çektirilir:


             A)
Mahküm, birinci devrede cezasının yirmide birine müsavi bir müddet geceli gündüzlü
yalnız olarak bir hücrede bırakılır. Ancak bu müddet bir aydan aşağı ve altı
aydan yukarı olamaz.


             Mahkümiyetin
bütün devrelerinde mahküm, nizamname mucibince inzibati mahiyette olmak üzere
her defasında on beş günü geçmemek kaydile aynı suretle hücreye konulabilir.


             B)
Mahküm, ikinci devrede yalnız geceleri tecrid edilir. Bu devre mahküm mevkuf
kalmışsa bu müddet ile hücrede kaldığı müddet çıkarıldıktan sonra geri kalan
müddetin altıda birini teşkil eder.


             C)
Üçüncü devrede bulunan mahkümlar geceleri tecridde edilmiyebilirler. Bu devrede
geçen her üç gün, dört gün mahkümiyete karşılık olarak hesap edilir.


             Bu
devre müddeti mevkufiyet müddetile birinci ve ikinci devrelerde geçen müddetler
tenzil edildikten sonra geri kalan cezanın üçte biri kadardır.


             D)
Dördüncü devre geri kalan müddettir. Bu devrede geçen her gün iki mahkümiyet
gününe karşılık olarak hesapedilir.


             İkinci
devreyi bitiren mahkümlar arasından Adliye Vekaleti yol, inşaat, maden ekipleri
teşkil edebilir. Mahkümların bu işlerde çalıştıkları her bir gün iki günlük
mahkumiyete karşılık olarak sayılır.


             Müebbed
ağır hapis 36 sene üzerinden hesap edilerek muvakkat ağır hapsin tabi olduğu
şartlar altında geçer. Ancak ikinci ve üçüncü devrelerdeki müddetler mutlak
surette 36 senenin altıda ve üçte biridir.





44


 


             Madde
29 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda
sarahaten yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltile bilir ve
nede değiştirilebilir.


             Kanunun
muayyen bir nispet dairesinde cezayı artırıp eksiltmeyi emrettiği yerlerde
mevcut olan teşdit veya tahfif edici sebepler nazara alınmaksızın o fiil
hakkında ne ceza tayin edilecekse tezyit ve tenkis keyfiyeti o ceza üzerinden
icra olunur.


             Eğer
bir çok esbap içtima etmiş olursa artırıp eksiltme hususu ondan evvelki artırma
ve eksiltme neticesi olan ceza miktarı üzerinden cereyan eder.


             Eğer
içtima eden sebeplerden bazısı artırmayı ve bazısı eksiltmeyi müstelzim olursa
ilk önce artırmakla işe başlanır.


             Bütün
hallerde mücrimin yaşı, akli haleti, esbabı muhaffefei takdirye ve tekerrür
hususları bu sıra takip olunmak şartiyle en sonra nazara alınır.


             Ceza
artırılır veya eksiltilirken kanunun sureti mahsusada tayin ettiği ahval
müstesna olmak üzere her nevi ceza için muayyen olan hudut tecavüz edilemez.


                Madde
61 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse işlemeği
kast eylediği bir cürmü vesaiti mahsusa ile icraya başlayıpta ihtiyarında
olmayan esbabı maniadan dolayı o cürmün husulüne muktazi fiilleri ikmal
edememiş ise kanunda yazılı olmayan yerlerde fiil idam veya müebbet ağır hapis
cezasını müstelzim olduğu halde müteşebbis hakkında yedi seneden eksik olmamak
üzere muvakkat ağır hapis ve müebbet sürgün cezasını müstelzim olduğu takdirde
üç sene müddetle ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde o cürüm için
kanunen muayyen olan cezayarısından üçte ikisine kadar indirilir.


             Müteşebbis,
cürmün efali icraiyesinden ihtiyarıyle vaz geçtiği fakat tamam olan kısım,
esasen bir cürüm teşkil ettiği halde ancak o kısma mahsus ceza ile
cezalandırılır.


             Madde
62 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse işlemeği
kasdettiği cürmün icrasına taallük eden bütün fiilleri bitirmiş fakat
ihtiyarında olmıyan bir sebepten dolayı o cürüm meydana gelmemiş ise kanunda
yazılı olmıyan yerlerde fiil ölüm cezasını müstelzim olduğu takdirde müteşebbis
hakkında yirmi sene, müebbed ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde on
beş seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezası hükmolu-


nur.
Sair hallerde o cürüm için verilecek cezanın altıda birinden üçte birine kadar
indirilerek hükmolunur.


             Madde
63 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Azami
haddi bir seneden aşağı hapis veya ağır cezayı nakdiyi müstelzim cürümlere
teşebbüs kanununun tasrih ettiği yerlerde cezayı müstelzimdir.


             Madde
64 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kaç kişi bir
cürüm veya kabahatin icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili irtikap
edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri o fiile
mahsus ceza ile cezalandırılır.


             Başkalarını
cürüm veya kabahat işlemeğe azım ettirenler dahi aynı ceza ile mücazat olunur.
Ancak fiili icra edenin onu işlemekte şahsi bir menfaati olduğu sabit olursa
azm ettiren şahsın cezası idam ve müebbet ağır hapse bedel 20 sene ve müebbet
sürgüne bedel beş sene ağır hapistir. Sair cezaların altıda biri indirilir.





45


 


             Madde
65 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1- Failin zihninde
cürüm veya kabahat ikaı kararını uyandırarak veya fiili irtikap kararını teyit
veyahut fiil işlendikten sonra müzaheret ve muavenette bulunacağını vadederek,


             2
- Cürüm veya kabahatin ne suretle işleneceğine müteallik talimat ve tarifat
ita, veya fiilin işlenmesine yarayacak iş ve vasıtaları tedarik eyleyerek,


             3
- Cürüm veya kabahat işlenmeden evvel veya işlendiği esnada müzaheret ve
muavenetle icrasını kolaylaştırarak, cürüm veya kabahate iştirak eden şahıs
fiili vakıa mahsus olan ceza idam veya müebbet ağır hapisten ibaret olduğu
takdirde on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve müebbet sürgün ise üç
sene müddetle muvakkat sürgün cezasiyle cezalandırılır ve ahvali sairede
kanunen muayyen olan cezanın yarısı indirilir.


             Bu
maddede beyan olunan fiillerden birini işleyen kimsenin iştiraki inzimam
etmeksizin fiilin irtikabı mümkün olmayacağı sabit olan ahvalde o kimse
yukarıda gösterilen tenzilattan istifade edemez.


             Madde
72 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif hapis
cezasını müstelzim bir kaç fiilin faili hakkında en ağırına müterettip ceza
tayin ve failin mahküm olacağı ceza üç seneyi geçmemek şartiyle sair cezalar
müddeti mecmuunun yarısına müsavi bir müddet daha ilave olunur.


             Madde
94 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cezası tecil edilen
mahküm hazır ise mahkemenin reisi cezanın tecil edildiğini tefhim ettikten
sonra yeniden hapis veya daha ağır cezayı müstelzim bir cürüm işlerse tecil
olunan ceza çektirilmekle beraber sonraki cürüm cezasının dahi şartlarına
muvafık olduğu takdirde tekerrürden dolayı artırılacağını kendisine ihtar eder.



             Madde
95 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kabahat ile mahkum
olan kimse hüküm tarihinden itibaren bir sene zarfında bir cürümden veya
evvelce hükmü veren mahkemenin dairesi dahilinde diğer bir kabahatten dolayı
hapis cezasına ve hapis ile mahküm olan kimse dahi yine hüküm tarihinden
itibaren beş sene zarfında hapis veya daha ağır bir cezaya mahküm olmazsa
evvelki mahkümiyeti esasen vaki olmamış sayılır; aksi takdirde her iki ceza
ayrı ayrı tenfiz olunur.


             Madde
220 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıda sayılan
kimselerden birine kanun hükmünce yapmağa memur olduğu şeyi yapmamak yahut
yapmamağa mecbur olduğu şeyi yapmak için rüşvet vait ve teklif ve ita eden
kimsenin bu hareketi kanun ve nizama vukubulan muhalefetin derecesine ve istenilen
şeyin kısmen veya tamamen yapılmış olup olmamasına göre üç aydan üç seneye
kadar hapis veya elli liradan bin liraya kadar ağır para cezasını istilzam
eder.


             Madde
235 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Zabıta
memurlarından veya sair memurlardan biri vazifesini yaptığı sırada memuriyetine
müteallik olarak resen veya resmen takibat icrasını müstelzim bir cürme vakıf
olup ta ait olduğu daireyi haberdar etmekte ihmal ve terahi ederse bir sene
müddet memuriyetinden mahrumiyetle beraber elli liraya kadar ağır cezayı nakdi
ile cezalandırılır.





46


 


             Madde
313 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Beş kişi ve daha
ziyade kimse adliye kuvveti veya ammenin emniyet veya selameti veya adabı ve
aile intizamı yahut mal ve şahıs aleyhine cürüm işlemek için bir cemiyet teşkil
ettiği halde bunlardan her birisi yalnız cemiyet teşkilinden dolayı üç seneye
kadar hapsolunur.


             Bu
cemiyete dahil olanlar on sekiz aya kadar hapse ve yüz liraya kadar ağır para
cezasına mahküm olurlar.


             Eğer
bu cemiyet efradı dağlarda ve kırlarda ve umumi yollarda dolaşır, yahut
içlerinden iki veya daha ziyadesi silah taşır yahut emin bir mahalde silah
saklarsa altı aydan beş seneye kadar hapse mahküm olur.


             Eğer
cemiyetin muharrik ve reisleri varsa onlar bu maddenin birinci fıkrasında altı
aydan eksik olmamak üzere üç, seneye, üçüncü fıkrasında bir seneden eksik
olmamak üzere beş seneye kadar hapse mahküm edilir.


             Madde
429 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmudür.)


             Her
kim, cebrü şiddet veya tehdid veya hile ile şehvet hissi veya evlenme
maksadile, reşid olan veya reşid kılınan bir kadını kaçırır veya bir yerde
alıkorsa altı aydan beş seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Madde
524 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu babın birinci ve
üçüncü ve dördüncü ve beşinci fasıllarında ve 516 ncı maddenin birinci
fıkrasile 518 ve 519 ve 521 inci maddelerde beyan olunan cürümler:


             1
- Haklarında ayrılık kararı verilmiş karı kocadan birinin,


             2
- Usul ve furudan yahut bu derecede sıhri akrabadan birinin veya analık babalık
ve evladlığın,


             3
- Faille beraber bir dam altında yaşıyan kardeşin veya kız kardeşin zararlarına
olarak işlenmiş olursa fail aleyhinde takibat icra olunmaz.


             Haklarında
ayrılık kararı verilmiş olan karı veya koca yahut faille beraber bir dam
altında yaşıyan kardeşlerle cürüm mürtekibi ile bir aile halinde yaşamakta olan
amca, dayı, hala, teyze yeğen veya ikinci derecede sıhri akrabanın mazarratına
olarak işlenmiş ise fail hakkında takibat icrası şikayete bağlıdır.


             Bu
takdirde failin göreceği ceza, üçte bir miktarı azaltılır.


             5
- 29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 102, 105 ,118, 133,
141,142, 149, 151, 154, 159, 160, 161, 173 ,258, 261, 459, 462, 490 ve 516)


             Madde
102 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda
başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası:


             1
- İdam ve müebbet ağır hapis cezalarını müstelzim cürümlerde yirmi sene,


             2
- Yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasını müstelzim
cürümlerde on beş sene,


             3
- Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya müebbet sürgün veyahut
beş seneden ziyade hapis veya hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet
cezalarından birini müstelzim cürümlerde on sene,


             4
- Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis veya muvakkat sürgün
veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır cezayı nakdiyi
müstelzim cürümlerde beş sene,





47


 


             5
- Bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz liradan ziyade hafif cezayı nakdiyi
müstelzim fiilerde iki sene,


             6
- Bundan evvelki bentte beyan olunan miktardan aşağı cezaları müstelzim
kabahatlerde altı ay,


             Geçmesiyle
ortadan kalkar.


             Madde
105 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun bir seneden
aşağı müruru zaman müddeti tayin ettiği hallerde her türlü usuli muamele müruru
zamanı keser.Ancak 103 üncü maddeye göre müruru zaman işlemeğe başladığı günden
itibaren bir sene içinde mahkümiyet hükmü verilmemiş olursa hukuku amme davası
müruru zamana uğrar.


             Madde
118 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Vatan haricinde
devletin harici emniyetine karşı işlenilen cürümlerden dolayı verilen cezalarda
müruru zaman yoktur.


             Madde
133 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devletin emniyeti
veya dahili veya beynelmilel siyasi menfaatleri icabından olarak gizli kalması
lazımgelen malümatı, siyasi veya askeri casusluk maksadile istihsal eden kimse
on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Aşağıdaki
hallerde ölüm cezası verilir:


             1
- Fiil Türkiye ile harp halinde bulunan bir Devletin menfaati namına işlenmiş
ise,


             2
- Fiil, Devletin harp hazırlıklarına veya harp kudret veya kabiliyetini veya
askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise,


             Salahiyetli
makamların neşir veya işaasını menettikleri malümatı siyasi veya askeri
casusluk maksadile istihsal eden kimse on seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis cezasile cezalandırılır.


             Yukarıki
fıkrada yazılı fiil, Türkiye ile harp halinde bulunan bir Devletin menfaatine
işlenmiş ise müebbed ağır hapis cezası hükmolunur.


             Yukarıki
iki fıkrada yazılı fiil Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve
kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise ölüm cezası
verilir.


             Madde
141 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket dahilinde
içtimai bir zümrenin diğerleri üzerinde tahakkümünü, şiddet kullanmak suretile
tesis etmeğe veya içtimai bir zümreyi şiddet kullanarak ortadan kaldırmağa veya
memleket dahilinde teşekkül etmiş iktisadi veya içtimai nizamları şiddet
kullanarak devirmeğe matuf cemiyetleri tesis eden, teşkil eden, tanzim eden
veya sevk ve idare eden kimse beş seneden on iki seneye kadar ağır hapis
cezasile cezalandırılır.


             Memleket
dahilinde cemiyetin siyasi ve hukuki her hangi bir nizamını şiddet kullanarak
ortadan kaldırmak gayesile cemiyetler tesis eden, teşkil eden, tanzim eden,
veya sevku idare eyliyen kimseye de aynı ceza verilir.


             Bu
cemiyetlere iştirak eden kimse bir seneden üç seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


             Yukarıki
fıkralarda gösterilen haller haricinde memlekette milli hissiyatı sarsmağa veya
zayıflatmağa matuf cemiyetleri tesis eden, teşkil eden, tanzim eden veya sevku
idare eden kimse bir seneden üç seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır.





48


 


             Mezkür
cemiyetlere iştirak eden kimseye altı aydan iki seneye kadar hapis cezası
verilir.


             Dağılmaları
emredilmiş olan yukarıda yazılı cemiyetleri sahte nam altında veya muvazaa
şeklinde olsa dahi yeniden teşkil edenler hakkında verilecek cezalar üçte
birden eksik olmamak üzere artırılır.


             Madde
142 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket dahilinde
içtimai bir zümrenin diğerleri üzerinde tahakkümünü şiddet kullanmak suretile
tesis etmek veya içtimai bir zümreyi şiddet kullanarak ortadan kaldırmak veya
memleket dahilinde teşekkül etmiş iktisadi veya içtimai nizamları şiddet
kullanarak devirmek yahut memleketin siyasi ve hukuki herhangi bir nizamını
yıkmak için propaganda yapan kimse bir seneden beş seneye kadar ağır hapis
cezasile cezalandırılır.


             Propaganda
milli hissiyatı sarsmak veya zayıflatmak için yapılırsa ceza altı aydan iki
seneye kadar hapistir.


             Yukarıki
hükümlerde yazılı filleri medhü istihsan eden kimse de aynı cezaya mahküm olur.


             Madde
149 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, Hükümet
aleyhine halkı silah ile isyana veya Türkiye ahalisini birbiri aleyhine
silahlandırarak mukateleye teşvik ederse on beş seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapise konur.


             Eğer
bu teşvik neticesi olarak isyan veya kıtal zuhur etmişse buna sebebiyet veren
yahut asilere kumanda eden kimseler idam olunur.


             Bu
cürümlere yalnız iştirak etmiş olanlar altı seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapse konulur.


             Madde
151 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bundan evvelki
maddelerde yazılı cürümlerden birine muttali olan her fert, bunu derhal
hükümete haber vermeğe mecburdur. Bu mecburiyeti suiniyetle yapmadıkları sabit
olanlar, fesat fiile çıkarsa bir seneden ve fiile çıkmazsa altı aydan aşağı
olmamak üzere hapis olunur.


             Fesatçıları
bilerek muayyen mevkilerin gayri yerlerden sokan ve memleket içinde bir yerden
diğer yere nakil edenler muvakkat ağır hapisle cezalandırılır.


             Madde
154 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
yazılı olan cürümleri işlemeğe halkı teşvik etmek üzere basılmış veya
basılmamış evrak ve risaleleri fesat kastiyle neşir etmek üzere iken ele
geçirilen kimse bir seneden üç seneye kadar hapis olunur.


             Madde
159 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türklüğü,
Büyük Millet Meclisini, Cumhuriyeti, Hükümetin manevi şahsiyetini alenen tahkir
ve tezyif edenler bir seneden altı seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


             Devletin
silahlı kuvvetlerini veya adliyenin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif
edenlere de aynı ceza verilir.


             Türkiye
Cumhuriyeti kanunlarına alenen söğenler altı ayı geçmemek üzere hapsolunur ve
otuz liradan yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır.


             Türklüğü
tahkir ve tezyif, yabancı memlekette bir Türk tarafından işlenirse ceza üçte
birden eksik olmamak üzere artırılır.





49


 


             Madde
160 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             157
nci maddede yazılı suçu işliyenlerle Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına alenen
söğenler hakkında takibat yapmak salahiyeti doğrudan doğruya Cumhuriyet
Müddeiumumilerine aiddir.


             158
inci maddede yazılı hal ile 159 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında
yazılı Hükümetin veya Adliyenin manevi şahsiyetini veya Cumhuriyeti alenen
tahkir ve tezyif hallerinde takibat yapılması Adliye Vekaletinin iznine
bağlıdır.


             159
uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı Türklüğü veya Büyük Millet Meclisini
alenen tahkir ve tezyif hallerinde takibat yapılması Büyük Millet Meclisi
Reisinin ve bulunmadığı takdirde reise vekalet eden zatın ve Devletin silahlı
kuvvetlerini tahkir ve tezyif edenler hakkında takibat yapılması Milli Müdafaa
Vekaletinin iznine bağlıdır.


             Madde
161 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Harp
esnasında ammenin telaş ve heyecanını mucib olacak veya halkın maneviyatını
kıracak veya düşman karşısında milletin mukavemetini azaltacak şekilde asılsız
mübalagalı veya maksadı mahsusa müstenid havadis veya haberler yayan veya
nakleden veya milli menfaatlere zarar verecek her hangi bir faaliyette bulunan
kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse konulur.


             Eğer
fiil:


             1
- Propaganda ile veya askerlere tevcih olunarak işlenmişse;


             2
- Suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa verilecek ceza,
on beş seneden eksik olmamak üzere ağır hapistir.


             Eğer
fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmiş ise, cezası müebbed ağır hapistir.


             Harp
zamanında düşman karşısında milletin mukavemetini tehlikeye maruz kılacak
şeklide kambiyoların tedavül kıymetini düşürmiye veya resmi veya hususi
kıymetli evrakın piyasası üzerinde bir tesir yapmağa matuf hareketlerde bulunan
kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve üç bin liradan aşağı
olmamak üzere ağır para cezasile cezalandırılır.


             Eğer
fiil:


             Suçlu
tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa ağır hapis cezası on
seneden ve düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse on beş seneden aşağı olamaz.


             Madde
173 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             127 nci maddenin 3
ve 4 üncü fıkralarile 138 inci maddenin dördüncü fıkrasında ve 128,140,143 ve
161 inci maddelerde yazılı cürümler hakkında takibat yapılması Adliye
Vekaletinden izin verilmesine bağlıdır.


             Ceza
kanununa göre harp zamanı tabirinde, eğer harp vukua gelmiş ise, seferberlik
zamanı da dahildir.


             Birinci
babda yazılı cürümler için hükmolunacak ağır hapis cezalarına emniyeti umumiye
nezareti altına alınmak cezası da ilave olunur.


             Madde
258 - (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir memura veya ona
yardım edenlere memuriyetine ait vazifeleri ifa sırasında cebir ve şiddet veya
tehdit ile mukavemet eden kimse üç aydan bir seneye kadar hapse mahküm edilir.





50


 


             Eğer
fiil silahla işlenmişse hapis bir seneden üç seneye kadardır ve eğer beş
kişiden fazla silahlı veya on ve daha fazla silahsız kimseler tarafından
birlikte işlenmiş ise aralarında evvelce ittifak olmazsa bile iki seneden beş
seneye kadar hapis cezası verilir.


             Eğer
fiil kendisini veya akrabasını hapis ve tevkiften kurtarmak maksadiyle vakı
olmuş ise birinci fıkradaki hal için bir aydan altı aya ve ikinci fıkrada
yazılı hal için üç aydan bir seneye ve üçüncü hal için altı aydan üç seneye
kadar hapis cezası verilir.


             Eğer
memur haiz olduğu salahiyet hududunu tecavüz ederek veya keyfi hareketleriyle
bu muameleye sebebiyet vermişse fail hakkında geçen maddelerdeki ceza dörtte
bire kadar indirileceği gibi icabına göre ceza büsbütün de kaldırılabilir.


             Madde
261 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Maarifi
Umumiye Kanun ve Nizamları hilafına olarak mektep açanlar, açılan mektep
kapattırılmakla beraber elli liradan yüz liraya ve ruhsatsız muallimlik
edenlerle bunları istihdam eyliyenler otuz liradan elli liraya kadar ağır
cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Tedrisi
menolunan bir kitabı okutturan mektep müdür ve muallimleri bir aydan üç aya
kadar hapsolunur.


             Madde
459 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim tedbirsizlik veya dikkatsizlik yahut meslek ve sanatta acemilik veya nizam,
talimat ve emirlere riayetsizlik neticesi olarak bir şahsa cismen eza verecek
veya sıhhatini ihlal edecek bir zarar iras eder, yahut akli melekelerinde
teşevvüş husulüne sebebiyet verirse:


             1
- 456 ncı maddenin birinci ve sonuncu fıkralarındaki hallerde takibat icrası
şikayete bağlı olmak şartiyle üç aya kadar hapis veya elli liraya kadar ağır
para cezası,


             2
- Yine o maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki hallerde üç aydan yirmi aya
kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.


             3
- Bir kaç kişi cürümden mutazarrır olmuş ise bir numaralı bentte hapis cezası
altı aya ve ağır para cezası iki yüz liraya kadar, iki numaralı bentte hapis
altı aydan otuz aya kadar ve ağır para cezası yüz elli liradan aşağı olmamak
üzere hükmolunur.


             Madde
462 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hukmüdür.)


             Yukarıda geçen iki
fasılda beyan olunan fiiller zinayı icra halinde meşhuden yakalanan veyahut
zinayı irtikab etmek üzere veya henüz irtikab edildiğinde zevahiri hale nazaran
şüphe edilemiyecek surette görünen bir koca veya karı veya kız kardeş veya
furudan olan kız veya kadınlardan biri veya bunların müşterek faili yahut her
ikisi aleyhinde karı veya koca veya usulden biri veya erkek kardeş veya kız
kardeş tarafından işlenmiş olursa fiilin muayyen olan cezası sekizde bire kadar
tenzil ve ağır hapis cezası hapse tahvil olunur. Ölüm cezası yerine iki seneden
beş seneye kadar hapis cezası verilir.


             Madde
490 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu fasılda beyan
olunan cürümlerden dolayı ikame olunacak hukuku amme davası, 480 inci maddede
yazılı ahvalden dolayı bir sene ve 482 ve 483 üncü maddelerde muharrer ahvalden
dolayı üç ay geçmesile düşer.





51


 


             Madde
516 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse her ne
suretle olursa olsun aharın menkul ve gayrimenkul malını tahrib, veya imha eder
veya bozar yahut bunlara zarar verirse mutazarrır olan tarafın şikayeti üzerine
bir seneye kadar hapis ve yirmi liradan elli liraya kadar ağır para cezası ile
cezalandırılır.


             Eğer
cürüm :


             1
- Vazifei memuresinden dolayı öç almak kasdile bir memur aleyhinde,


             2
- Şahıslara karşı şiddet kullanmakla veya 493 üncü maddenin birinci ve ikinci
fıkralarında beyan olunan vasıtalardan birile,


             3
- Ammeye aid veya amme hizmetine veya bir mezhebin ayin ve ibadetine mahsus
binalar yahut 378 inci maddede gösterilen envaa dahil askeri binalar ve debboy
ve tersaneler ve harp gemileri yahut abideler veya kabristan ve müştemilatı,


             4
- Sedler yahut musibetlere karşı ammenin muhafazası maksadile inşa olunan
müdafaa vasıtaları ve sair inşaat yahut bir amme hizmetine mahsus alat ve
işaret;


             5
- Kanal veya sulamağa mahsus nehir ve cetvel ve ark ve bu kabilden sair inşaat;



             6
- Dikilmiş bağ çubukları ve meyvalı ağaç ve fidanlar ile seyir ve meydan
yerlerindeki ağaçlar;


             Üzerinde
işlenirse failin göreceği ceza; üç aydan iki seneye kadar hapis ve iki yüz elli
liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Bu
fiiller hakkında şikayetname itasına hacet kalmaksızın dava takib olunur.


             6
- 7/7/1939 tarih ve 3708 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş
olan hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 494)


             Madde
494 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, sahibinin izni olmaksızın henüz mahsulatı biçilip kaldırılmamış olan
tarla, bağ ve bahçe ve bostanlardan hububat ve sebze ve saire çalarsa
mutazarrının şikayeti üzerine beş aya kadar hapsolunur.


             7
- 2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:
18,65,80,95,268,403,404,494,526 ve 573)


             Madde
18 – (11/6/1936tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sürgün
cezası gerek cürmün işlendiği ve gerek cürümden zarar gören şahıs ile mahkümun
ikamet ettiği kazalardan en aşağı 60 kilometre uzakta bulunan ve mahkeme
ilamında muayyen olan bir şehir veya bir kasabada mahkümun ikamete mecbur
tutulmasından ibarettir. Altı aydan beş seneye kadardır.


             Madde
65 – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1 - Failin zihninde
cürüm veya kabahat ikaı kararını uyandırarak veya fiili irtikap kararını teyit
veyahut fiil işlendikten sonra müzaheret veya muavenette bulunacağını
vadederek,


             2
- Cürüm veya kabahatin ne suretle işleneceğine mütaallik talimat ve tarifat ita
veya fiilin işlenmesine yarayacak iş ve vasıtaları tedarik eyliyerek,


             3
- Cürüm veya kabahat işlenmeden evvel veya işlendiği esnada müzaheret veya
muavenetle icrasını kolaylaştırarak,





52


 


             Cürüm
veya kabahate iştirak eden şahıs, fiili vakıa mahsus olan ceza, ölüm cezası ise
onbeş seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis ve müebbet ağır hapis
cezası olduğu takdirde 12 seneden 20 seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır.Sair hallerde kanunen muayyen olan cezanın yarısı indirilir.


                Bu
maddede beyan olunan fiillerden birini işliyen kimsenin iştiraki inzımam
etmeksizin fiilin irtikabı mümkün olmıyacağı sabit olan ahvalde o kimse yukarda
gösterilen tenzilattan istifade edemez.


             Madde
80 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kastı cürminin efali icraiyesinden olarak kanunun bir maddesinin defaat ile
ihlal edilmesi muhtelif zamanlarda vaki olmuş olsabile bir cürüm sayılır.


             Fakat
bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır.


             Madde
95 – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kabahatle mahküm
olan kimse hüküm tarihinden itibaren bir sene zarfında bir cürümden dolayı para
cezasından başka bir cezaya veya evvelce hükmü veren mahkemenin dairesi
dahilinde diğer bir kabahatten dolayı hafif hapis cezasına ve cürüm ile mahküm
olan kimse dahi hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir
cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya daha
ağır bir cezaya mahküm olmazsa evvelki mahkümiyeti infaz edilmiş sayılır. Aksi
halde her iki suçun cezası ayrı ayrı tenfiz olunur.


             Madde
268 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse kavlen
veya fiilen her ne suretle olursa olsun siyasi veya idari bir heyeti resmiye
huzurunda veya bir hakimin muhakeme ettiği sırada vakar ve haysiyetine taarruz
ve hakarette bulunursa altı aydan üç seneye kadar hapse mahküm olur.


             Hakarete
uğrayan heyetin mezuniyeti olmadıkça takibat cereyan edemez.


             Cürüm,
muhtelif derece ve sıfattaki zevattan mürekkep bir heyet aleyhine vaki olmuş
ise mertebe itibariyle en büyük amirin mezuniyeti olmadıkça takibat icra
olunmaz.


             Madde
403 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Esrar, müstahzar
afyon ve tıbbi afyon ile müstahzarlarının ve morfin ve bütün milhlerinin ve
morfinin uzvi hamızlarla veya küül cezriyle birleşmesinden mütehassıl bütün
eserlerinin ve bunların milhlerinin ve koka yaprağı ham kokain ve kokain,
ekgonin ve tropokokain ile bütün milhlerinin ve yüzde 0,20 gramdan fazla morfin
ve milhlerinin ve yüzde 0,10 gramdan fazla kokain ve milhlerini muhtevi bütün
müstahzarların ve ökodal, dikodit, dilodit, asedikon ve bunların terkibi
kimyevisinde bulunan maddelerle bu maddeler mahiyetinde olduğu İcra Vekilleri
Heyetince tayin ve ilan olunacak maddeleri ve bütün müstahzarlarını izinsiz
memlekete sokmağa çalışanlarla sokanlar ve memleket dahilinde izinsiz satanlar
ve alanlar veya satmak üzere yanında bulunduranlar ve bunların alınıp
satılmasına ve her ne suretle olursa olsun tedarikine vasıta olanlar ve imal ve
izinsiz ihraç edenler ve mahsus bir yer tedarikiyle veya diğer suretle halkı
celbederek bunların kullanılmasını kolaylaştıranlar bir seneden beş seneye
kadar hapis ve her gram veya küsuru için bir lira hesabiyle ağır para cezası
ile mahküm edilirler. Şu kadar ki para cezası herhalde iki yüz liradan aşağı
olamaz.


             Madde
404 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             403
üncü maddede yazılı şeyleri kullananlarveya yanında bulunduranlar iki aydan
altı aya kadar hapis ve beş yüz liraya kadar ağır para cezasına mahküm
edilirler.





53


 


             Bunları
kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derecesinde ise altı aydan eksik olmamak
şartile, salahı tıbben tebeyyün edinceye kadar, hastanede tevkif ve tedavisine
hükmolunur. Hastane bulunmıyan yerlerde ise bu kabil kimseler hastane bulunan
yerlere sevkedilir.


             Madde
494 – (7/7/1939 tarih ve 3708 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, henüz
biçilmemiş veya toplanmamış yahut biçilmiş veya toplanmış olup ta kaldırılmamış
olan tarla,bağ, bahçe ve bostanlardan hububat, sebze meyve vesaire çalarsa
zarar görenin şikayeti üzerine bir aydan bir seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Madde
526 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim,
salahiyettar merciden kanun ve nizamlara aykırı olmıyarak verilmiş bir emre
itaatsizlik eder yahut ammenin istirahat ve selameti veya madelet düşüncesile
merciinden kanun ve nizamlara muhalif olmıyarak ittihaz edilmiş bir tedbire
riayet etmezse bir aya kadar hafif hapis veya elli liraya kadar hafif para
cezasına mahküm olur.


             Şapka
iktisası hakkındaki 671 numaralı kanunla Türk harflerinin kabul ve tatbiki
hakkındaki 1353 numaralı kanunun koyduğu memnuiyet veya mecburiyetlere muhalif
hareket edenler üç aya kadar hafif hapis veya on liradan iki yüz liraya kadar
hafif para cezasiyle cezalandırılırlar.


             Madde
573 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sarhoşlukta itiyadı
iptila derecesine varmış olanların altı aydan aşağı olmamak şartıyle salahı
tıbben tebeyyün edinceye kadar bir hastanede tevkif ve tedavisine hükmolunur.
Mahküm hastane olmıyan yerde ise hastane bulunan yere gönderilir.


             8
- 11/12/1944 tarih ve 4683 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 480 ve 482)


             Madde
480 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim toplu veya
dağınık bir kaç kişi ile ihtilat ederek diğer bir şahıs hakkında bir maddei
mahsusa tayin ve isnadiyle halkın hakaret ve husumetine maruz kılacak yahut
namus ve haysiyetine dokunacak bir fiil isnat ederse üç aydan otuz aya kadar
hapse ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur.


             Eğer
bu cürüm umuma neşir veya teşhir olunmuş yazı veya resim veya sair neşir
vasıtalariyle irtikap olunmuş ise failin göreceği ceza bir seneden beş seneye
kadar hapis ve iki yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdidir.


             Madde
482 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim toplu veya
dağınık bir kaç kişi ile ihtilat ederek her ne suretle olursa olsun bir
kimsenin namus veya şöhret veya vakar ve haysiyetine taarruz eyler ise üç aya
kadar hapis ve yüz liraya kadar ağır para cezasile mahküm olur.


             Eğer
bu fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda yahut
kendisine hitaben yazılıp gönderilmiş bir mektup, telgraf resim veya herhangi
bir yazı veya telefon ile işlenirse failin göreceği ceza dört aya kadar hapis
ve yüz elli liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Eğer
kendisine tecavüz olunan kimsenin huzurile beraber alenen vaki olursa ceza altı
aya kadar hapis ve iki yüz elli liraya kadar ağır para cezasıdır.





54


 


             Eğer
fiil, 480 inci maddenin ikinci fıkrasında beyan olunan vasıtalardan biri ile
işlenirse ceza altı aydan ve ağır para cezası yüz liradan aşağı olamaz.


             9 – 13/6/1946tarih
ve 4934 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmışveya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 141 ve 142)


             Madde
141 – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket
dahilinde içtimai bir zümrenin diğerleri üzerinde tahakkümünü tesis etmeğe veya
içtimai bir zümreyi ortadan kaldırmağa veya memleket dahilinde teşekkül etmiş
iktısadi veya içtimai nizamları devirmeğe matuf cemiyetleri tesis eden, teşkil
eden, tanzim eden veya sevk ve idare eden kimse iki seneden beş seneye kadar
ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Memleket
dahilinde cemiyetin siyasi ve hukuki her hangi bir nizamını ortadan kaldırmak
gayesile cemiyetler tesis eden, teşkil eden, tanzim eden veya sevk ve idare
eden kimseye de aynı ceza verilir.


             Bu
cemiyetlere iştirak eden altı aydan iki seneye kadar hapis cezasile
cezalandırılır.


             Maksada
vüsul için şiddet kullanmak da istihdaf edilmiş ise verilecek ceza birinci ve
ikinci fıkralarda gösterilen hallerde beş seneden on iki seneye kadar, üçüncü
fıkrada yazılı halde ise bir seneden üç seneye kadar ağır hapistir.


             Gayesi,
Devletin Teşkilatı Esasiye Kanunu ile muayyen olan ana vasıflarına muhalif veya
milli hissiyatı sarsmağa veya zayıflatmağa matuf bulunan cemiyetleri tesis
eden, teşkil eden, tanzim eden veya sevkü idare eden kimse bir seneden üç
seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Mezkür
cemiyetlere iştirak eden kimseye altı aydan iki seneye kadar hapis cezası
verilir.


             Dağılmaları
emredilmiş olan yukarıda yazılı cemiyetleri sahte nam altında veya muvazaa
şeklinde olsa dahi yeniden teşkil edenler hakkında verilecek cezalar üçte
birden eksik olmamak üzere artırılır.


             Madde
142 - (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket dahilinde
içtimai bir zümrenin diğerleri üzerinde tahakkümünü tesis etmek veya içtimai
bir zümreyi ortadan kaldırmak yahud memleket dahilinde teşekkül etmiş iktisadi
veya içtimai nizamları devirmek yahud memleketin siyasi veya hukuki bir
nizamını yıkmak için propaganda yapan kimse altı aydan iki seneye kadar hapis
cezasile cezalandırılır.


             Propaganda,
yukarıki fıkrada yazılı hareketleri şiddet kullanarak elde etmeğe matuf
bulunduğu takdirde verilecek ceza beş seneye kadar ağır hapistir.


             Devletin
Teşkilatı Esasiye Kanunile muayyen olan ana vasıflarını veya milli hissiyatı
sarsmak veya zayıflatmak için bunlar aleyhinde ve yabancı rejimler lehinde
propaganda yapanlar altı aydan iki seneye kadar hapis cezasile cezalandırılırlar.



             Yukarıki
fıkralarda yazılı fiilleri medih ve istihsan eden kimse de aynı cezaya mahküm
olur.





55


 


             10 – 20/9/1946
tarih ve 4956 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 140, 159 ve 160)


             Madde
140 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hariçte Devletin
itibar veya nüfuzunu kıracak şekilde Devletin dahili vaziyeti hakkında yabancı
bir memlekette asılsız, mübalagalı veya maksadı mahsusa müstenid havadis veya
haberler yayan veya nakleden veya milli menfaatlere zarar verecek her hangi bir
faaliyette bulunan yurddaş beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse konulur.


             Madde
159 – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türklüğü, Büyük
Millet Meclisini, Cumhuriyeti, Hükümetin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve
tezyif edenler bir seneden altı seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


             Devletin
askeri veya emniyet veya muhafaza kuvvetlerini veya adliyenin manevi
şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif edenlere de aynı ceza verilir.


             Türkiye
Cumhuriyeti kanunlarına alenen sövenler, altı ayı geçmemek üzere hapis ve 30
liradan 100 liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılırlar.


             Türklüğü
tahkir ve tezyif, yabancı memlekette bir Türk tarafından işlenirse verilecek
ceza üçte birden eksik olmamak üzere artırılır.


             Madde
160 – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             157
nci maddede yazılı suçu işleyenlerle Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına alenen
sövenler hakkında takibat yapmak salahiyeti doğrudan doğruya Cumhuriyet
müddeiumumilerine aiddir.


             158
inci maddede yazılı hal ile 159 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında
yazılı Hükümetin veya adliyenin manevi şahsiyetini veya Cumhuriyeti ve 159 uncu
maddenin birinci fıkrasında yazılı Türklüğü veya Büyük Millet Meclisini veya
Devletin askeri veya emniyet veya muhafaza kuvvetlerini tahkir ve tezyif
edenler hakkında takibat yapılması Adliye Vekaletinin iznine bağlıdır.


             11 – 10/6/1949
tarih ve 5435 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 15,19,24,76,141,142,163,189,264,265 ve
549)


             Madde
15 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hapis cezası üç
günden yirmi seneye kadardır. Kanunda tasrih edilmiyen yerlerde yukarı haddi beş
senedir.


             En
aşağı altı ay hapis cezasına mahküm olanlarla mevkufiyet müddetinin mahsubundan
sonra geri kalan müddeti altı ay veya daha ziyade olanların cezaları 13 üncü
maddenin birinci devreye aid hükümleri müstesna olmak üzere diğer hükümlerinin
tesbit ettiği şartlar dahilinde çektirilir.


             Madde
19 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır para cezası
bir liradan beş bin liraya kadar tayin olunacak bir meblağın Devlet Hazinesine
tediyesinden ibarettir. Nisbi para cezalarının yukarı haddi yoktur.


             Bu
cezaya mahkümiyeti mutazammın kat'i ilam, Cumhuriyet Müddeiumumiliği tarafından
mahallin en büyük malmemuruna verilir ve malmemurluğunca mahkümun parayı
ödemesi için yazılacak ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren on beş gün
zarfında para ödenmediği takdirde hapsen tazyik hükmü müstesna olmak üzere
Tahsili Emval Kanunundaki usule göre malına müracaat olunarak infaz edilir.





56


 


             Mahkümun
haczi ve satılması kabil emvali bulunmaz ve bu suretle aczi tahakkuk eylerse
ilam Cumhuriyet Müddeiumumiliğine iade edilir ve Müddeiumumilikçe de bir gün
hapis bir liraya sayılmak üzere ödenmemiş olan para cezası hapse çevrilir.
Kesirler lira sayılır.


             Para
cezasının hapse çevrilebileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile yukarıdaki
hüküm tatbik olunur.


             Mahküm,
mahpus kaldığı her gün için yukarıdaki fıkra mucibince bir lira indirildikten
sonra geri kalan parayı öderse para cezası yerine kaim olan hapis cezası icra
olunmaz.


             Para
cezası yerine çektirilen hapis cezası üç seneyi geçemez.


             Kendi
talebi üzerine mahküm para cezasından çevrilen hapis yerine Devlet, vilayet
veya belediyelerce tayin olunacak nafıa işlerinde çalıştırılabilir. Bu surette
iki günlük hizmet bir gün hapis yerine geçer.


             Madde
24 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif para cezası
bir liradan iki yüz liraya kadar tayin olunacak bir meblağın Devlet Hazinesine
tediyesinden ibarettir.


             Hapis
yerine hafif hapis ikame olunmak şartile 19 uncu maddenin son altı fıkrası
hükümleri bu ceza hakkında da tatbik olunur.


             Madde
76 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İşlenmiş olan her
fiil için muayyen olan ağır ve hafif para cezaları, cürümlerde 7500,
kabahatlerde 300 lirayı geçmemek üzere tamamile hükmolunur. Nisbi para cezaları
bu kayıddan müstesnadır.


                Para
cezalarının şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya çevrilmesi halinde bu cezanın
müddeti dört seneyi geçemez.Ağır para cezasile hafif para cezası birleştiği
takdirde çevrilecek cezanın nev'i hapistir.


             Madde
141 – (13/6/1946 tarih ve 4934 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket
içinde, içtimai bir zümrenin diğerleri üzerinde tahakkümünü tesis etmeğe veya
içtimai bir zümreyi ortadan kaldırmıya veya memleket içinde teşekkül etmiş
iktisadi veya içtimai nizamları devirmiye matuf cemiyetler tesis, teşkil,
tanzim veya sevk ve idare eden kimse iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis
cezasiyle cezalandırılır.


             Memleket
içinde, cemiyetin siyasi veya hukuki herhangi bir nizamını devirmek amaciyle
yıkıcı cemiyetler tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Bu
maksatlara varmak için şiddet kullanılmakta istihdaf edilmiş ise veya zor
kullanılmış ise verilecek ceza beş yıldan on iki yıla kadar ağır hapistir.


             Memleket
içinde, cemiyetin siyasi veya hukuki herhangi bir nizamını zorla değiştirmek
gayesiyle cemiyet tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare eden kimse beş
yıldan on iki yıla kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.





57


 


             Gayesi
Cumhuriyetçiliğe aykırı veya milli hissiyatı sarsmağa veya zayıflatmağa matuf
cemiyetleri tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare eden kimse bir yıldan üç
yıla kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Bu
cemiyetlere iştirak eden kimse altı aydan iki yıla kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır. İkinci ve dördüncü fıkralarda yazılı hallerde ceza bir yıldan
üç yıla kadar ağır hapistir.


             Dağılmaları
emredilmiş olan yukarda yazılı cemiyetleri sahte nam altında veya muvazaa
şeklinde olsa dahi yeniden tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare edenler
hakkında verilecek cezalar üçte birden eksik olmamak üzere arttırılır.


             Madde
142 – (13/6/1946 tarih ve 4934 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket içinde
içtimai bir zümrenin diğerleri üzerinde tahakkümünü tesis etmek veya içtimai
bir zümreyi ortadan kaldırmak yahut memleket içinde teşekkül etmiş iktisadi
veya içtimai nizamları devirmek veya siyasi veya hukuki nizamları yıkmak için
propaganda yapan kimse altı aydan iki yıla kadar hapis cezasiyle ce-


zalandırılır.



             Propaganda,
yukardaki fıkrada yazılı hareketleri şiddet kullanarak elde etmeğe matuf
bulunduğu takdirde verilecek ceza beş yıla kadar ağır hapistir.


             Memleket
içinde cemiyetin siyasi veya hukuki herhangi bir nizamını zorla yıkmak için
propaganda yapan kimse beş yıla kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Cumhuriyetçiliği
veya milli hissiyatı sarsmak veya zayıflatmak için propaganda yapan kimse altı
aydan iki yıla kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Yukarki
fıkrada yazılı fiilleri öven veya iyi gördüğünü söyliyen kimse de aynı cezaya
çarptırılır.


             Madde
163 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Dini veya dini
hissiyatı veya dinen mukaddes tanılan şeyleri alet ederek her ne suret ve
sıfatla olursa olsun devletin emniyetini ihlal edebilecek harekete halkı teşvik
veya bu bapta cemiyet teşkil edenler teşvikat ve teşkilatın bir güna fiili
eseri çıkmamış olsa bile muvakkat ağır hapse mahküm olurlar.


             Böyle
bir cemiyete girenler 313 üncü maddeye göre cezalandırılırlar.


             Dini
efkar ve hissiyata müstenit siyasi cemiyetler teşkil edilemez. Bu gibi
cemiyetler dağıtılır ve teşkil edenlerle azaları birinci fıkra mucibince
cezalandırılır.


             Madde
189 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun tatbikinde
silah, bir cürmün esbabı müşeddidesini teşkil ettiği takdirde kanunda hilafı
yazılı olmadıkça silah tabirinden maksat:


             1
- Şişli baston ve buna benzeyen gizli silahlardan,


             2
- Alelıtlak ateş çıkaran aletlerden,


             3
- Bunlardan maada cebir ve tehdit için taşınan bıçak, kama ve sair aletlerden
ibarettir.


             Madde
264 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim ait olduğu daireden resmi ruhsat almaksızın dinamit, bomba ve buna mümasil
yıkıcı ve öldürücü alet ve barut ve sair ateşli ecza ve memnu silah ve bunlara
mahsus fişenk yapar veya ecnebi memleketten Türkiye'ye ithal veya bu nevi
kaçakçılığa tavassut eyler yahut memleket içinde bir mahalden diğer mahalle
naklederse iki aydan iki seneye kadar hapsolunur ve on beş liradan elli liraya
kadar ağır cezayı nakdi alınır ve mezkür eşya müsadere edilir.


             Bila
ruhsat bu gibi şeyleri taşıyanlar veya satanlar veya satılığa arzedenler veya
dinamit ve bomba gibi muhrip aletleri saklıyanlar bir aydan altı aya kadar
hapis ve otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.





58


 


             Madde
265 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanuna göre memnu
silahtan maksat askere ve zabitlere ve zabıta memurlarına tahsis olunmuş olan
silahlar ve alelıtlak harp tüfekleri ile namlusu on beş santimetreden uzun olan
tabancalardır.


             Madde
549 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Merciinden ruhsat
almaksızın kanuna göre memnu olmayan silahları ve kama ve saldırma ve büyük
bıçak gibi alatı carihayı şehir ve kasaba dahilinde taşıyanlar otuz güne kadar
hafif hapse veya otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             12 – 16/6/1950
tarih ve 5665 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 526)


             Madde
526 – (2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Salahiyetli
makamlar tarafından adli muameleler dolayısiyle yahut amme emniyeti veya amme
intizamı veya umumi hıfzıssıhha mülahazasiyle kanun ve nizamlara aykırı
olmıyarak verilen bir emre itaat etmiyen veya bu yolda alınmış bir tedbire
riayet eylemeyen kimse, fiil ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, bir aya kadar
hafif hapis veya elli liraya kadar hafif para cezasiyle cezalandırılır.


             Şapka
iktisası hakkında 671 sayılı kanunla Türk harflerinin kabul ve tatbikına dair
1353 sayılı kanunun koyduğu memnuiyet veya mecburiyetlere muhalif hareket
edenler veya arapça ezan ve kamet okuyanlar üç aya kadar hafif hapis veya on
liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezasiyle cezalandırılırlar.


             13 – 3/12/1951
tarih ve 5844 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları : 141 ve 142)


             Madde
141 – (10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket içindeki
içtimai bir sınıfın diğerleri üzerinde tahakkümünü tesis etmek veya içtimai bir
sınıfı ortadan kaldırmak veya memleket içinde kurulmuş iktisadi veya içtimai
temel nizamları devirmek amaciyle cemiyet tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve
idare eden kimse üç yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Amacı,
cemiyetin siyasi veya hukuki her hangi bir temel nizamını devirmek olan yıkıcı
cemiyetleri memleket içinde tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare eden kimse
birinci fıkrada yazılı cezayı görür.


             Yukardaki
fıkralarda yazılı amaçlara varmak için cemiyetlerce her ne suretle olursa olsun
cebir ve şiddet kullanmak veya her ne suretle olursa olsun tehdit etmek vasıta
olarak kabul edilmişse veya bu cihet açıklanmamış olmakla beraber cebir ve
şiddet veya tehdit başarı için gerekli bulunmuş ise cemiyeti tesis, teşkil,
tanzim veya sevk ve idare eden kimseye verilecek ağır hapis cezası beş yıldan
aşağı olamaz.


             Amacı
Cumhuriyetçiliğe aykırı olan veya Milli duyguları yok etmeye veya zayıflatmaya
matuf bulunan cemiyetleri tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare eden kimse
bir yıldan üç yıla kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Birinci
ve ikinci fıkralarda beyan olunan cemiyetlere girenler bir yıldan ve üçüncü
fıkrada yazılı cemiyetlere girenler iki yıldan başlamak üzere yedi yıla kadar
ağır hapse ve dördüncü fıkrada bildirilen cemiyetlere girenler de altı aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.


             Yukardaki
fıkrada beyan olunan cemiyetlere girmek için yol gösterenler aynı suretle ceza
görürler.





59


 


             Dağılmaları
emredilmiş olan yukarda yazılı cemiyetleri, sahte nam altında veya muvazaa
şeklinde olsa dahi yeniden tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare edenler
hakkında verilecek cezalar üçte birden eksik olmamak üzere artırılır.


             Madde
142 – (10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memleket içindeki
içtimai bir sınıfın diğerleri üzerinde tahakkümünü tesis etmek veya içtimai bir
sınıfı ortadan kaldırmak, yahut memleket içinde kurulmuş iktisadi veya içtimai
temel nizamları devirmek veya siyasi veya hukuki temel nizamları yıkmak için
her ne suretle olursa olsun propaganda yapan kimse bir yıldan beş yıla kadar
ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Bu
propaganda, yukardaki fıkrada yazılı amaçlara varmak için cebir ve şiddet
kullanmayı veya tehdit etmeyi de tazammun ediyorsa ilk fıkra uyarınca verilecek
ceza iki yıl ağır hapisten aşağı olamaz.


             Yukardaki
fıkralarda yazılı fiilleri öven veya iyi gördüğünü söyliyen, yahut bu
fıkraların ihtiva ettiği amaçlar için başkasına söz veya her hangi bir fiil ve
hareketle telkinde bulunan kimse bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası
ile cezalandırılır.


             Cumhuriyetçiliğe
aykırı veya Milli duyguları yok etmek veya zayıflatmak için her ne suretle
olursa olsun propaganda yapan kimse altı aydan iki yıla kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Yukarki
fıkralarda yazılı fiiller yayın vasıtalariyle işlendiği takdirde verilecek ceza
üçte birden yarıya kadar artırılır.


             14
- 9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 12 ,13, 14, 15,16,
17, 18, 21, 46 ,47, 48, 51, 54, 55, 56, 59 ,68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76,
77, 87, 192, 202, 203, 204, 205,207,208,209,210, 212, 213, 214, 215, 220, 222,
225 ,227, 228 230, 240, 251,254, 258,264,
266,268,271,273,311,312,403,404,406,407,414,415,416,418,419,421,429,430,431,439,440,441,442,448,449,450,452,455,456,457,462,464,466,468,480,482,486,491,492,493,495,496,497,498,499,500,513,544,545,548,566,567,568,571
ve 572)


             Madde
12 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İdam
cezası buna mahküm olan kimsenin asılması suretiyle hayatının izalesidir.


             İdam
cezası mahkümun mensup olduğu din ve mezhebin hususi günlerinde icra olunmaz.
Mahkümlar bir kaç kişi olursa biribirinin karşısında asılamazlar. Kadınların
gebe olduğu anlaşılırsa ceza doğurduktan sonraya bırakılır.


             İdam
cezası hüküm olunan kimse hakkında mahkümiyet ilamı merciince tasvip edildikten
sonra karar, icra mahallinde ve mahkümun huzurunda memuru tarafından okunarak
hüküm infaz olunur.


             İdam
cezasına mahküm olan; ana veya baba katili ise icra mahalline yalınayak, baş
açık ve siyah bir gömlek giydirilerek götürülür ve hüküm bu suretle infaz
olunur.


             Asılan
kimsenin cenazesi merasim yapılmadan gömülmek üzere mirasçılarına verilir.
Mirasçıları olmadığı veya kabul etmediği takdirde belediye tarafından
gömdürülür.


             Madde
13 – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır hapis cezası
müebbet veya muvakkattır. Müebbet, ölünciye kadar devam eder. Muvakkat, bir
seneden yirmi dört seneye kadardır. Bu ceza aşağıda yazılı şekiller dahilinde
dört devrede çektirilir:





60


 


             A)
Mahküm, birinci devrede cezasının yirmide birine müsavi bir müddet geceli
gündüzlü yalnız olarak bir hücrede bırakılır. Ancak bu müddet bir aydan aşağı
ve altı aydan yukarı olamaz.


             Mahkümiyetin
bütün devrelerinde mahküm, Ceza Evleri Nizamnamesi mucibince inzıbati mahiyette
olmak üzere her defasında 15 günü geçmemek kaydile aynı suretle hücreye
konulabilir.


             B)
Mahküm, ikinci devrede yalnız geceleri tecrit edilir. Bu devre, mahküm mevkuf
kalmış ise bu müddet ile hücrede kaldığı müddet çıkarıldıktan sonra, geri kalan
müddetin altıda birini teşkil eder.


             C)
Üçüncü devrede bulunan mahkümlar geceleri tecrit de edilmiyebilirler. Bu
devrede geçen her üç gün, dört gün mahkümiyete karşılık olarak hesap edilir.


             Bu
devre müddeti, mevkufiyet müddetile birinci ve ikinci devrelerde geçen
müddetler çıkarıldıktan sonra geri kalan müddetin üçte biri kadardır.


             D)
Dördüncü devre geri kalan müddettir. Bu devrede geçen her gün iki mahkümiyet
gününe karşılık olarak hesap edilir.


             Mahkümun
ikinci devreden üçüncü devreye ve üçüncü devreden dördüncü devreye geçebilmesi için
iyi hal göstermesi şarttır. İyi halin nasıl tesbit edileceği


          
Ceza Evleri Nizamnamesinde gösterilir.


             İkinci
devreyi bitiren mahkümlar arasından Adliye Vekaleti yol, inşaat, maden ekipleri
teşkil edebilir. Mahkümların bu işlerde çalıştıkları her bir gün iki günlük
mahkümiyete karşılık olarak sayılır.


             Müebbet
ağır hapis,36 sene üzerinden hesap edilerek muvakkat ağır hapsin tabi olduğu
şartlar altında geçer. Ancak ikinci ve üçüncü devrelerdeki müddetler mutlak
surette 36 senenin altıda ve üçte biridir.


             Madde
14 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır hapis cezasına
mahküm olanlar 13 üncü maddede yazılı hücre müddetini bitirdikten ve hapis veya
hafif hapis cezası mahkümları ise hükümleri kat'ileştikten sonra ceza evlerine
bağlı tarım veya endüstri müesseselerinde çalıştırılabilirler.


             Yiyecek
ve giyeceklerini kendileri tedarik edemiyen veya çalışmak istiyen mevkuflar da
çalıştırılabilirler.


             Madde
15 – (10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hapis
cezası yedi günden yirmi seneye kadardır. Kanunda açıklanmıyan yerlerde yukarı
haddi beş senedir.


             Altı
ay ve daha yukarı hapis cezasına mahküm olanlar ile mevkufiyet müddetinin
mahsubundan sonra geri kalan müddeti altı ay veya daha ziyade olanların
cezaları 13 üncü maddenin birinci devreye ait hükümleri ayrık olmak üzere diğer
hükümlerinin tesbit ettiği şartlar dahilinde çektirilir.


             Madde
16 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             13 üncü maddede
yazılı dördüncü devrenin ağır hapiste dörtte üçünü ve hapiste yarısını iyi hal
ile geçirenler meşruten tahliyelerini istiyebilirler.


             1
- 125 ila 133,135 ila 142,146 ila 150,152,156,157,163,202,203,205 ila 210,212
ila 217,220,221 inci ile 495 ila 500 üncü maddelerde yazılan cürümlerin
failleri 13 üncü maddede yazılı üçüncü devrede gösterilen fazla sayılmadan
istifade etmeyip ancak dördüncü devrede kazanılan hakkın yarısı nisbetinde
istifade ettikten sonra meşruten tahliyelerini istiyebilirler.





61


 


             2
- 448 den 452 ye kadar olan maddelerle 493 üncü maddede gösterilen cürümlerden
birinin mükerriri olanlar 13 üncü maddede gösterilen fazla sayılmadanasıl
istifadenin yarısı nisbetinde hak kazandıkları nazara alınır ve meşruten
tahliye müddetleri o suretle hesap edilir.


             Madde
17 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Meşruten tahliyeden
sonra eğer mahküm şahsi hürriyeti bağlıyan bir cezayı müstelzim bir cürüm işler
veya mecbur olduğu şartları ifa etmezse meşruten tahliye kararı geri alınır. Bu
takdirde meşruten tahliye halinde geçen zaman mahkümun ceza müddetine mahsub
edilmiyeceği gibi 13 üncü maddede yazılı devrelerde geçirdiği müddet dolayısile
fazla saymalardan istifade ettiği günler de ayrıca çektirilir ve kendisi bir
daha meşruten tahliye de edilmez.


             Meşruten
tahliye kararı geri alınmaksızın mahkümun ceza müddeti tamamen geçmiş olursa
mezkür ceza icra edilmiş sayılır.


             Eğer
asli cezaya Emniyeti Umumiye İdaresinin nezareti altında bulunmak cezası da
ilave olunmuş ise meşruten tahliye halinde geçen zaman bu ceza müddetine mahsub
edilir.


             Madde
18 – (2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sürgün cezası gerek
cürmün işlendiği ve gerek cürümden zarar gören şahıs ile mahkümun ikamet ettiği
kazalardan en aşağı altmış kilometre uzakta bulunan ve mahkeme ilamında yazılı
olan bir şehir veya bir kasabada mahkümun ikamete mechur tutulmasından
ibarettir. Bu cezanın müddeti altı aydan beş seneye kadardır.


             Ceza
mevkiinin tabii ahvali mahkümun hayatı için kati bir tehlike teşkil eder veya
emeniyet ve asayişe yahut mahkümun sanat ve meslekinin icrasına taallük eden
mahzur ve maniler bulunursa Cumhuriyet Müddeiumumisi veya mahkümun talebiyle
sürgün cezasının infaz olunduğu yerdeki, hükmü veren mahkeme derecesinde
bulunan mahkeme karariyle sürgün yeri tebdil olunabilir. Bu derece mahkeme
olmıyan yerlerde bu kararlar, o kaza dairesinde bulunan aynı derecedeki mahkeme
tarafından verilir.


             Madde
21 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif
hapis cezası bir günden iki seneye kadardır.


             Mahkümiyetleri
bir aydan fazla ve kendileri de mükerrir olmıyan kadın ve küçüklerin
cezalarının oturdukları yerde çektirilmesine mahkeme karar verebilir. Bu karara
mahküm tarafından riayet olunmadığı takdirde ceza tamamen ve adiyen infaz
olunur.


             Madde
46 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Fiili işlediği
vakit şuurunun veya harekatının serbestisini selbedecek surette akli malüliyete
müptela olan kimseye ceza verilemez. Şu kadar ki bu şahsın serbest bırakılması
tehlikeli olduğu mahkemece takdir edilirse hakkında muamelei kanuniye icra
edilinceye kadar muhafaza edilmek üzere ait olan makama teslimini mahkeme
emreder.


             Madde
47 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıki maddede
beyan olunan akli halet ceza mesuliyetini kamilen kaldıracak surette olmayıp
ehemmiyetli bir derecede azaltabilecek mahiyette ise suç için muayyen olan ceza
aşağıda yazılı şekillerde indirilir :





62


 


             1
- Ölüm cezası yerine sekiz seneden eksik olmamak üzere muvakkat ağır hapis;


             2
- Müebbed ağır hapis yerine altı seneden on beş seneye kadar ağır hapis;


             3
- Amme hizmetlerinden müebbed memnuiyet yerine muvakkat memnuiyet;


             4
- On iki seneden fazla muvakkat cezalar yerine üç seneden on seneye kadar ve
altı seneden on iki seneye kadar cezalar yerine bir seneden beş seneye kadar
ceza tayin olunur. Diğer hallerde tertib olunacak hapis cezalarının yarısından
aşağı bir miktarı hükmolunur;


             5
- Ağır ve hafif para cezaları yarısına indirilir.


             Eğer
ceza, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalardan biri ise mahkümun cezasını azaltmağa
sebep olan akıl hastalığı devam ettiği müddetçe, hakim bu cezanın hafif hapis
müessesesinde icrasını emredebilir.


             Madde
48 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cürüm ve kabahati
irtikap ettiği esnada arızi bir sebepten dolayı 46 ncı ve 47 nci maddelerde
münderiç akli halette bulunan kimseler hakkında o maddelerdeki ahkam tatbik
olunur.


             İhtiyari
serhoşluk halinde işlenen fiiller bu madde hükmünden hariçtir.


             Madde
51 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse haksız
bir tahrikin husule getirdiği gazab veya şedid bir elemin tesiri altında bir
suç işler ve bu suç ölüm cezasını müstelzim bulunursa yirmi dört sene ağır
hapis cezesına ve müebbed ağır hapis cezasını müstelzim bulunursa yirmi sene
ağır hapis cezasına mahküm olur. Sair hallerde işlenen suçun cezasının üçte
biri indirilir.


             Tarrik
ağır ve şiddetli olursa ölüm cezası yerine on beş seneden aşağı olmamak üzere
ve müebbed ağır hapis cezası yerine on seneden on beş seneye kadar ağır hapis
cezası verilir.


             Sair
cezaların, ağır hapis hapse amme hizmetlerinden müebbed memnuiyet muvakkat
memnuiyete tebdil edilmek üzere yarısından üçte ikisine kadarı indirilir.


             Madde
54 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Fiili
işlediği zaman on bir yaşını bitirmiş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar,
Farik ve mümeyyiz olmadıkları surette, haklarında hiç bir ceza tertip olunamaz.
Ancak işlenilen fiil bir seneden fazla hapis veya daha ağır bir cezayı
müstelzim cürümlerden ise bundan evvelki madde ahkamı tatbik olunur.


             Eğer
çocuk işlediği fiilin bir suç olduğunu fark ve temyiz ile hareket etmiş ise
suçunun cezası aşağıda yazılı şekillerde indirilir:


             1
- Ölüm cezası yerine sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis,


             2
- Müebbed ağır hapis yerine altı seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası
hükmolunur,


             3
- Diğer cezalar 47 nci maddenin 4 üncü ve 5 inci bendlerinde yazılı olan usule
göre indirilir.


             Amme
hizmetlerinden memnuiyet ve emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezaları
tatbik olunmaz.


             Şahsi
hürriyeti bağlayıcı cezalar, para cezasından çevrilmiş olsa dahi eğer suçlu
cezanın çektirilmesine başlandığı zaman on sekiz yaşını bitirmemiş ise ceza bir
ıslahhanede çektirilir.


             Bu
mahkümiyetler tekerrüre esas olamaz.





63


 


             Madde
55 – (11/6/1936 tarihve 3038 sayılı Kanunun hükmüdur.)


             Fiili işlediği
zaman on beş yaşını bitirmiş olup da on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar
hakkında aşağıda yazılı şekillerde ceza tayin olunur:


             1
- Ölüm cezası yerine on beş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis,


             2
- Müebbed ağır hapis yerine on iki seneden on beş seneye kadar ağır hapis
cezası verilir,


             3
- On iki seneyi geçen muvakkat cezalar, altıdan on iki seneye kadar ve altıdan
on iki seneye kadar olan cezalar üç seneden altı seneye kadar ve diğer hallerde
yarısı indirilir,


             4 - Para
cezalarının üçte biri indirilir,


             5 - Amme hizmetlerinde, memnuiyet ve
emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezaları tatbik edilmez.


             Cezanın çektirilmesine başlandığı zaman
on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar hakkında hürriyeti bağlayıcı cezalar para
cezasından çevrilmiş olsa dahi, onlara mahsus ceza evlerinde veya büyüklere
mahsus ceza evlerinin hususi kısımlarında çektirilir. Bunlar on sekiz yaşını
geçtikleri zaman eğer mahküm oldukları ceza müddeti üç seneden ve geri kalan
müddeti iki seneden fazla ise büyük mahkümların bulundukları ceza evlerine
naklolunurlar. Ancak bunlardan geçirdikleri müddet içindeki hal ve durumlarına
göre münasib görülenler hususi ceza evinde veya büyüklere mahsus ceza evlerinin
hususi kısımlarında alıkonabilirler.


             Hükmün infazına başlandığı tarihte on
sekiz yaşını bitirmiş ve mahküm oldukları ceza müddeti üç seneden az bulunmuş
olup da geçmişteki hallerine nazaran hususi ceza evinde veya büyüklere mahsus
ceza evlerinin hususi kısımlarında bulundurulmaları daha uygun görülenlerin
cezaları bu evlerde çektirilir.


             Yukarıdaki iki fıkrada yazılı mahkümlar
yirmi bir yaşını bitirmeleri akabinde her halde büyüklere mahsus ceza evlerine
naklolunurlar.


             Madde 56 – (11/6/1936 tarih
ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Suçu işlediği zaman
on sekiz yaşını bitirmiş olup da yirmi bir yaşını bitirmemiş ve hüküm zamanında
altmış beş yaşını geçmiş olanlar hakkında ölüm cezası yerine otuz sene ağır
hapis ve müebbed ağır hapis yerine yirmi dört sene ağır hapis cezası
hükmolunur.


             Sair hallerde cezanın altıda biri indirilir.


             Madde 59 – (11/6/1936 tarih
ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanuni tahfif
sebeplerinden ayrı olarak mahkemece her ne zaman fail lehine cezayı
hafifletecek takdiri sebepler kabul edilirse ölüm cezası yerine otuz ve müebbed
ağır hapis yerine yirmi dört sene ağır hapis cezası hükmolunur.


             Diğer cezaların altıda birinden üçte
birine kadarı indirilir.


             Madde 68 – (11/6/1936 tarih
ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaları icab
ettiren bir kaç cürüm işlemiş olan şahsın cürümlerinden biri için müebbed ağır
hapis cezası tayin olunduğu takdirde diğer cürümlerden ağır hapis veya hapsi
müstelzim olanlar için tayin edilecek cezalar yerine mahkümun geceli gündüzlü
bir hücrede yalnız bırakılma müddeti ağır hapiste bu cezanın veya bu cezalar
mecmuunun onda birine, hapiste on ikide birine müsavi bir müddet uzatılır.


             Ancak ilave edilecek hücre müddeti ağır
hapislerde iki sene, hapislerde bir sene altı aydan fazla olamaz.





64


 


             Cürümlerden ikisi hakkında da müebbed
ağır hapis cezası tayin edilmek lazım geldiği takdirde ölüm cezası verilir.


             Madde 69 – (11/6/1936 tarih
ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir neviden olarak
şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaları icab ettiren birden fazla cürüm işlemiş olan
kimse hakkında tayin edilecek en ağır cezaya diğer cezalar mecmuunun üçte ikisi
ilave olunur.


             Şu kadar ki, bu suretle hükmolunacak ceza
mecmuu ağır hapis ve hapiste 30 seneyi ve sürgünde yedi sene altı ayı geçemez.


                Madde
70 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Muvakkat ağır hapis
ve hapis cezalarının hükmedilmesini icab ettiren birden fazla cürüm işlemiş
olan kimse hakkında ağır hapis cezasının tayinini müstelzim fiil müteaddid ise,
69 uncu madde dahi tatbik edilmek suretile tayin edilecek ağır hapis cezasına,
hapsi müstelzim cürüm için verilecek cezanın yarısı ilave olunur. Böyle bir
halde hapis cezasının hükmedilmesini icab ettiren cürüm birden fazla ise yine
69 uncu madde tatbik edilmek suretile tesbit olunacak cezanın yarısı ağır hapis
cezasına ilave edilir.


             Bu
maddenin tatbikında dahi hükmolunacak ağır hapis veya hapis cezaları 69 uncu
maddenin son fıkralarda yazılı miktarı geçemez.


             Madde
71 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Muvakkat
sürgün cezasını müstelzim bir cürmün şahsi hürriyeti bağlayıcı diğer muvakkat
cezayı icab ettiren bir cürüm ile birleşmesi halinde sürgün cezasının beşte
biri diğer cezaya zammolunur.


             Yukarıki
fıkrada yazılı olan ve şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaları icab ettiren
cürümler müteaddid ise, bunlar için önce 69 ve 70 inci maddeler tatbik edilmek
suretile verilecek ceza tesbit edildikten sonra sözü geçen fıkra hükmü tatbik
olunur.


             Madde
72 – (3/2/1932 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif
hapis cezasını müstelzim bir kaç fiilin faili hakkında tayin edilecek en ağır
cezaya, failin mahküm olacağı ceza üç seneyi geçmemek şartile, sair cezalar
mecmuunun yarısına müsavi bir müddet daha ilave olunur.


             Madde
73 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir veya bir kaç
cürümle hafif hapsi müstelzim bir veya bir kaç kabahatin birleştirilmesi
halinde cürüm için tayin olunan ve bir kaç cürüm işlenmişse yukarıki maddelere
göre tesbit edilen cezaya, verilecek hafif hapis cezası veya mecmuunun yarısına
müsavi bir müddet zammolunur.


             Madde
74 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             31,33,34 ve 35 inci
maddelerde münderiç fer'i cezaların dahi bir kaçını müstelzim olan müteaddid
fiillerin içtimaı münasebetile bu cezaların neticelerinitayinde asli cezaların
içtimaından hasıl olacak müddete bakılmayıp her suç için ayrı ayrı müretteb
olan cezaya istinad olunur. Aşağıdaki madde hükmü bu kaideden müstesnadır.


             Madde
75 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her suç için
müretteb olan amme hizmetlerinden muvakkat memnuiyet veyahut bir meslek ve
sanatın tatili cezalarının mecmuu hükmolunur. Ancak bu yekün amme
hizmetlerinden memnuiyette on seneyi ve meslek ve sanatın tatilinde dört seneyi
geçemez.





65


 


             Madde
76 – (10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İşlenmiş olan her fiil
için kanun ile belli olan ağır ve hafif para cezaları ayrı ayrı hükmolunur.


             Nispi
para cezaları da aynı hükme tabidir.


             Para
cezalarının şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya çevrilmesi halinde bu ceza
müddeti dört yılı geçemez.


             Ağır
para cezasiyle hafif para cezası birleştiği takdirde çevrilecek ceza nev'i
hapistir.


             Madde
77 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
gösterilen kaideler, bir şahıs hakkında ceza hükmolunduktan sonra bu şahsın
hükümden evvel bir suç daha işlemiş olmasından dolayı tekrar muhakemesi iktıza
eylediği takdirde dahi tatbik olunur.


             İkinci
suç, hükmolunan cezanın kat'ileşmesinden veya icrasına başlanmasından sonra
işlenmiş olduğu takdirde içtimaa esas tutulan cezaya zammolunacak cezaların,
geçen maddelerde gösterilen üçte iki, ikide bir ve beşte bir nisbetleri o
tertibe tevfikan dörtte üç,üçte iki ve üçte bire iblağ olunmak suretile ceza
verilir.


             Evvelki
ceza ne olursa olsun bunu içtimaa esas tutacak olan mahkeme son suça el koyan
mahkemedir.


             Madde
87 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen
maddelerin tatbikatında:


             1
- Kabahat fiilinden dolayı sadır olan hükümler bir cürüm vukunda ve cürme
mütaallik hükümler kabahat vukuunda,


             2
- Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ve meslek ve sanatın icrası hususunda
tecrübesizlik ve emirlerle nizamlara riayetsizlik neticesi olarak, işlenilen
cürümler diğer cürümler mukabilinde ve sair cürümler bunlar mukabilinde,


             3
- Sırf askeri cürümler hakkında sadır olan hükümler,


             4
- Bu kanunun altıncı babının birinci faslındaki 316,317,318,319,320,324 ve 331
inci maddeleriyle ikinci fasıldaki 332 ve 333 üncü maddelerde yazılı suçlardan
dolayı verilen hükümler müstesna almak üzere yabancı memleket mahkemelerinden
verilen hükümler, tekerrüre esas olamaz.


             Madde
192 –  (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimsenin namusunu ihlal edecek veya itibarını kıracak bir maddeyi matbuat
vasıtasiyle ifşa eylemek yahut bu yolda isnadatta bulunmak tehdidiyle
kendisinden para alanlar yahut başka türlü menfaat istihsal edenler yahut para
almağa ve menfaat istihsaline tasaddi edenler altı aydan üç seneye kadar hapis
ve elli liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Madde
202 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kendisine tevdi
olunan veya vazife dolayısiyle muhafazası altında bulunan para, veya para
hükmündeki evrak ve senetleri ve sair malları zimmetine geçiren vaya mal edinen
memur bir seneden beş seneye kadar hapsolunur ve hasıl olan zarar kendisine
ödettirilir.


             Eğer
vakı olan zarar muhakeme edilmezden evvel fail tarafından tamamiyle ödenmiş
olursa ceza yarısına kadar indirilir ve eğer hüküm verilmezden evvel tamamiyle
ödenirse ceza, üçte biri miktarı indirilir.


             Faile
aynı zamanda bir seneden üç seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezası da
verilir.





66


 


             Madde
203 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukardaki maddede
gösterilen fiil varidat ve masarifin terkımine veya murakabesine mahsus olan
kayitleri, defterleri ve hesapları bililtizam intizamsız olarak tutmak veya
tagyir ve tahrif etmek veya ortadan kaldırmak veya bu hesaplara ait sahih
olmıyan bilanço ve başka evrak, defterler ve vesikalar göstermek yahut para
bulunan grup torba ve paketlerin içindekileri hakikat hilafında irae etmek hasılı
ait olduğu daireleri aldatacak ve fiilin zahire çıkmamasını temin edecek her
türlü hile ve hud'a yapmak suretiyle vakı olmuş ise faili beş seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır. Bu fiilden dolayı hasıl olan
zarar kendisine ödettirildikten sonra ayrıca bir misli kadar da ağır cezayi
nakdi alınır. Zarar, mukakeme edilmezden evvel, cürmün faili tarafından
tamamiyle ödenirse ceza yarısına kadar indirilir.


             Faile
aynı zamanda üç seneden on seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezası da
verilir.


             Madde
204 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet emvalinin
murakebesi veya teftişi ile mükellef olupta vazifelerini yapmağı ihmal ederek
zimmetin vukuuna veya artmasına sebep olanlar yüz liradan bin liraya kadar ağır
para cezasiyle cezalandırılmakla beraber zararın ödenmesinden dahi hep birlikte
mesul olurlar.


             Madde
205 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse Türkiye Devleti hesabına olarak almağa veya satmağa yahut yapmağa memur
olduğu her nevi eşyanın alım ve satımında ve bahasında ve mitarında ve
yapmasında fesat karıştırarak her ne suretle olursa olsun irtikap eylerse beş
seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasiyle cezalandırılır ve üç
seneden on seneye kadar rütbe ve memuriyetinden mahrumiyet cezası dahi
hükmolunur.


             Madde
207 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir daire amiri
kadrosunda muayyen olan memurları eksik kullanıp maaş veya ücretlerini tam alır
yahut mevcut memurları asıl hizmetlerinden bütün bütün ayırıp kendi şahsi
işlerinde kullanır veya kendi şahsi işlerinde kullandığı kimseyi kadroda
bulunan bir işte gösterip maaş aldırırsa bu suretle çaldığı para kendisinden
alındıktan başka bir misli ağır cezayi nakti de alınır ve muvakkaten ağır hapis
cezasiyle de cezalandırılır.


             Madde
208 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet
memurlarından her kim idaresine ve nezaretine memur oldukları işlerde Devlet
için az veya çok eşya ve malzeme alım ve satımında gizli ve aşikar gerek
doğrudan doğruya kendisi gerek başkası vasıtasiyle veya ortaklık suretiyle
kendi kazancı için ticaret eder veya imalat ve inşaatı götürü şekilde deruhde
edenlere ortak olursa bir seneden beş seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır ve bir seneden iki seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezası
da hükmolunur.


             Eğer
bu gibi alış verişte komüsyon alır yahut nakit ve meskükat mübadelesinde kazanç
yaparsa üç seneden beş seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır ve bir
seneden üç seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cesası da hükmolunur.


             Madde
209 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlardan   her  kim   memuriyet   sıfatını  
veya   memuriyetine   aid   vazifeyi 


Suiistimal  suretile  kendisine  veya  başkasına  
bigayrihakkın  para  itasına  ve  sair  men-





67


 


faatler
temin veya vadine bir kimseyi icbar ederse üç seneden beş seneye kadar hapis ve
o kadar müddet memuriyetten mahrumiyet cezalarile cezalandırılır.


             Eğer
bigayrihakkın ita veya vadolunan para ve menfaatin miktar ve kıymeti az ise
hapis ve mahrumiyet cezalarının yarısı indirilir.


             Madde
210 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlardan her kim
memuriyet sıfatını veya memuriyetine aid vazifeyi suiistimal suretile kendisine
veya başkasına bigayrihakkın para itasına ve sair menfaatler temin veya vadine
bir kimseyi ikna ederse bir seneden üç seneye kadar hapis ve memuriyetinden
muvakkaten mahrumiyet cezalarile cezalandırılır. Eğer memur kanunen alınmaması
lazımgelen bir şeyi diğerin hatasından bilistifade almış bulunursa altı aydan
üç seneye kadar hapsolunur.


             Eğer
bigayrihakkın vadü ita veya temin olunan para veya menfaat miktar ve kıymetçe
az ise hapis ve mahrumiyet cezalarının yarısı indirilir.


             Madde
212 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanun ve nizam hükümlerine
göre yapmağa mecbur olduğu şeyi yapmak ve yapmamağa mecbur olduğu şeyi yapmamak
için rüşvet alan veya bir vait ve taahhüt kabul eden kimse bir seneden beş
seneye kadar hapsolunur.


             Şu
kadar ki neticede memurun mensup olduğu dairenin alakalı bulunduğu mukavele ve
taahhütlere girişilmiş veya memuriyet, maaş, nişan ve sair rütbe ve mansıplar
tevcih edildiği veyahut hakkı ihlal eden veya zarar veren bir hal vücude gelmiş
bulunduğu takdirde hapis cezası üç seneden aşağı olamaz.


             Madde
213 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanun ve nizam
hükümlerine göre yapmağa mecbur olduğu şeyi yapmamak veyahut yapmamağa mecbur
olduğu şeyi yapmak için rüşvet alan veya bir vait ve taahhüt kabul eden kimse
iki seneden beş seneye kadar hapsolunur.


             Şu
kadar ki mürteşinin bu hareketi neticesinde memuriyet, maaş, nişan vesair rütbe
ve mansıplar tevcih edildiği veyahut hakkı ihlal eden veya zarar veren bir hal
vücude gelmiş bulunduğu takdirde hapis cezası üç seneden aşağı olamaz.


             Madde
214 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hakimler ve
müstantik ve müddeiumumi veya muavinleri tarafından velev kanuni vazifelerini
ihlal etmiyecek bir mukavele zımnında muhik ve meşru bir iş için rüşvet ahzi
iki seneden üç seneye kadar hapis cezasını istilzam eder. Kanunun hilafı
muamele icrası için vakı olacak irtişalarından dolayı cezanın en azı üç
senedir.


             Madde
215 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Rüşvet neticesinde
meni muhakeme, beraet yolunda talepte bulunan veya karar veren müddeiumumi ve
muavinleri ve müstantik ve hakimler, muvakkat ağır hapis cezasiyle mücazat
olunurlar.


             Madde
220 – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıda
sayılan kimselerden birine kanun hükmünce yapmağa memur olduğu şeyi yapmamak
yahut yapmamağa memur olduğu şeyi yapmak için rüşvet vait ve teklif ve ita eden
kimsenin bu hareketi, kanun ve nizama vuku bulan muhalefetin derecesine ve
istenilen şeyin kısmen veya tamamen yapılmış olup olmamasına göre üç aydan üç
seneye kadar hapis ve elli liradan bin liraya kadar ağır para cezasını istilzam
eder.





68


 


             Madde
222 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Meşru ve hakka
makrun bir maslahatın tesviyesi zımnında rüşvet ita veya başka menfaatler temin
eden raşiden vermiş olduğu meblağ veya temin eylemiş olduğu menafi miktarı ağır
cezayı nakdi alınır.


             Madde
225 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Vazifesini
ihlal eden ve ihlale tasaddi eyleyen mürteşiye hüküm olunacak asıl cezadan mada
aldığı paranın veya taahhüt olunan menfaatların bir katı kendisinden ağır
cezayı nakdi olarak alınır ve müebbeden veya muvakkaten memuriyetten mahrumiyet
cezasına da müstahak olur.


                Muhik
olmayan bir menfaata hizmet emeliyle rüşvet veren kimselerin mahküm olacakları
cezalardan başka vermiş oldukları rüşvetin müsaderesinde hüküm olunur.


             Madde
227 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Vazifesine
dahi olmayan bir hususun ifasına veya terkine muktedir ve binnefis teryisi
merama kadir olmadığı halde olduğundan bahisle menfaat temin eyleyen şahıs,
altı aydan aşağı olmamak üzre hapis olunur ve kendisinden elli liradan yüz
elliliraya kadar ağır cezayı nakdi dahi alınır.


             Madde
228 –  (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet
memurlarından her kim bir şahıs veya memur hakkında memuriyetine aid vazifeyi
suiistimal ile kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalden başka suretle keyfi bir
muamele yapar veya yapılmasını emreder veya ettirirse bir aydan bir seneye
kadar hapse mahküm olur ve bunda hususi bir maksadı dahi mevcud olduğu
anlaşılırsa cezası üçte bire kadar artırılır.


             Memuriyetinin
icrasında lüzumsuz yere sert muamelelerle bir şahsın kanun hükmüne veya
Hükümetin emirlerine itaat etmemesine sebep olan memur dahi aynı ceza ile
cezalandırılır.


             Madde
230 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her ne vesile ile
olursa olsun memuriyet vazifesini yapmakta ihmal ve terahi eden veya amirinin
kanuna göre verdiği emirleri makbul bir sebep olmaksızın yapmayan memur, otuz
liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Bu
ihmal ve terahiden veya amirin kanuni emirlerini yapmamış olmaktan Devletçe bir
mazarrat husule gelmiş ise derecesine göre bir aydan üç seneye kadar hapis
cezasiyle birlikte müebbeden veya muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezası
dahi hükmolunur.


             Her
iki surette memurun terahisinden veya verilen emri yapmamasından efratça bir
türlü zarar hasıl olmuş ise oda başkaca ödettirilir.


             Madde
240 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda yazılı
hallerden başka her ne suretle olursa olsun vazifesini suiistimal eden memur
derecesine göre üç aydan üç seneye kadar hapis olunur. Cezayı tahfif edecek
sebeplerin vücudu halinde bir aydan az olmamak üzere hapis ve otuz liradan yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır ve her halde müebbeden veya
muvakkaten memuriyetten mahrum edilir.


             Madde
251 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir memur vazife
esnasında bir kimse aleyhine bir cürüm işlerse kanunda yazılı olmayan
mahallerde o cürme kanunen terettüp eden cezaya üçte bir miktarı zammolunur.





69


 


             Madde
254 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Resmi
meclislerin azasından veya Hükümet memurlarından biri hakkında vazifesine
mütaallik bir işi yapmağa yahut yapmamağa icbar için şiddet veya tehdit
gösteren kimse altı aydan üç seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Eğer
fiil silahla işlenmişse bir seneden beş seneye kadar hapis ve eğer beş kişiden
ziyade silahlı kimseler tarafından ittifak edilerek işlenir veya silahsız ve
ittifaksız olsa bile on ve daha ziyade toplanmış kimseler tarafından yapılırsa
verilecek ceza üç seneden aşağı olamaz.


             Madde
258 – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir memura veya ona
yardım edenlere memuriyetine aid vazifeleri ifa sırasında cebir ve şiddet veya
tehdid ile mukavemet eden kimse üç aydan bir seneye kadar hapis cezasile
cezalandırılır.


             Eğer
fiil silahla işlenmişse hapis cezası bir seneden üç seneye kadar ve eğer beş
kişiden fazla silahlı veya on veya daha fazla silahsız kimseler tarafından
birlikte işlenmiş ise aralarında evvelce ittifak olmasa bile iki seneden beş
seneye kadar hapis cezası verilir.


             Eğer
fiil kendisini veya akrabasını hapis ve tevkiften kurtarmak maksadile vaki
olmuşsa birinci fıkradaki hal için bir aydan altı aya ve ikinci fıkrada yazılı
hal için üç aydan bir seneye ve üçüncü fıkradaki hal için altı aydan üç seneye
kadar hapis cezası verilir.


             Eğer
memur haiz olduğu salahiyet hududunu tecavüz ederek veya keyfi hareketlerile bu
muameleye sebebiyet vermişse fail hakkında geçen maddelerdeki ceza dörtte bire
kadar indirileceği gibi icabına göre ceza büsbütün de kaldırabilir.


             254,
255, 256 ve 257 nci maddelerle yukarıki fıkralarda yazılı fiiller İcra
Vekilleri Heyetinden bir vekil aleyhinde işlenirse tayin edilecek ceza yarı nisbetinde
artırılarak hükmolunur.


             Madde
264 – (10/6/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, ait olduğu
merciden ruhsat almaksızın dinamit veya bomba veya buna benzer yıkıcı ve
öldürücü alet veya barut ve sair ateşli ecza veya memnu silah veya bunlara
mahsus fişek yapar veya bunları yabancı memleketten Türkiye'ye sokar veya
sokmaya vasıta olur veya memleket içinde bir yerden diğer yere götürür veya
yollar veya götürmeye bilerek tavassut ederse altı aydan üç yıla kadar ha-


pis
olunur ve kendisinden 100 liradan 1.000 liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Ruhsatsız
bu gibi şeyleri taşıyanlar veya bulunduranlar veya satanlar veya satılığa
çıkaranlar veya alanlar üç aydan bir yıla kadar hapis ve 100 liradan 500 liraya
kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Şu
kadar ki, 265 inci maddenin 2 ve 3 numaralı bentlerinde yazılı memnu silahları
ruhsatsız olarak bulunduranlar 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasiyle
cezalandırılırlar.


             Hatıra
teşkil eden veya antika olan memnu silahlar için istenilen ruhsatın verilmesi
mecburidir. Bu ruhsat, silahın sahibinde bırakılmasına müsaadeyi tazammun edip
üstte taşınmasına cevaz vermez.


             Madde
266 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse resmi sıfatı haiz olan bir memurun huzurunda ve ifa ettiği vazifeden
dolayı şeref ve şöhretine veya vekar ve haysiyetine kavlen veya fiilen taarruz
ve hakarette bulunursa aşağıda gösterilen suretlerle cezalandırılır.





70


 


             1
- Hakaret ve taarruz, asker ve jandarma efradından ve 2 ve 3 üncü bentlerde
mezkür memurlardan gayrı memurinden biri aleyhinde ise hareketlerinin
derecesine göre bir aydan altı aya kadar hapis ve otuz liradan elli liraya
kadar ağır cezayı nakdi ile mahküm olur.


             2
- Hakaret ve taarruz, asker ve jandarma zabitanından ve polis merkez memur ve
komiserlerinden ve mahalli ve beledi mecalis azalarından biri aleyhinde ise iki
aydan iki seneye kadar hapis ve elli liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi
ile cezalandırılır.


             3
- Hakaret ve taarruz, Büyük Millet Meclisi azasiyle temsil sıfatını ve emir ve
idare salahiyetini haiz rüesadan ve mahakim azasından biri aleyhinde vaki
olursa üç aydan otuz aya kadar hapis ve yüz liradan elli liraya kadar ağır
cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Madde
268 – (2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse kavlen veya fiilen her ne suretle olursa olsun adli, idari, siyasi veya
askeri resmi bir heyet huzurunda veya bir hakimin duruşma yaptığı sırada şeref
ve haysiyetine veya vakarına tecavüz ve hakarette bulunursa altı aydan üç
seneye kadar hapis cezasına mahküm edilir.


             Bu
fiil, 266 ncı maddede gösterilenlerle yukarıki fıkrada yazılı olanlara hitap
edilmiş telgraf, telefon, mektup, resim veya herhangi bir yazı vasıtasiyle
işlendiği takdirde de aynı ceza verilir.


             Birinci
fıkrada yazılı heyetlerden birine karşı işlenen hakaret cürmü hakkında o
heyetin mezuniyeti olmadıkça takibat yapılamaz.


             Cürüm
muhtelif derece ve sıfattaki zevattan mürekkep bir heyet aleyhine vakı olmuşsa
mertebe itibariyle en büyük amirin mezuniyeti olmadıkça takibat icra olunamaz.


             Madde
271 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim resmi
sıfatı haiz olan bir memura vazifesini icra ederken veya icra ettiği vazifeden
dolayı cismen eza verecek veya hastalığına sebep olacak müessir bir fiil
işlerse 456 ncı maddeye göre verilecek cezalar aşağıda gösterilen suretlerle
arttırılır.


             1
- Eğer memur 266 ncı maddenin birinci bendinde gösterilen kimselerden ise ceza
altıda birden üçte bire kadar ve ikinci bendinde gösterilen kimselerden ise
üçte birden yarıya kadar ve üçüncü bendinde gösterilen kimselerden ise bir
misli arttırılır.


             2.
Eğer fiil 268 inci maddede yazılı hal ve zamanlarda işlenmiş olursa fiilin
istilzam ettiği cezaya bir misli zammolunur. Hiç bir halde yapılacak zam altı
aydan aşağı olamaz.


             Bu
maddede yazılı hallerde takibat şikayete bağlı değildir.


             Madde
273 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun ahkamı
mahsusa ile tasrih eylediği ahvalin haricinde her kim, Büyük Millet Meclisi
azasından veya Devlet memurlarından biri aleyhine sıfat ve hizmetlerinden
dolayı bir cürüm işlerse o cürüm için kanunen muayyen olan ceza altıda birden
üçte bire kadar artırılır.


             Madde
311 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Başkasını
bir suçişlemeğe alenen tahrik eden kimse aşağıda yazılı şekillerde
cezalandırılır:





71


 


             1
- Eğer tahrik ettiği cürmün cezası muvakkat ağır hapsin üstünde bir ceza ise üç
seneden beş seneye kadar ağır hapis,


             2
- Muvakkat ağır hapis veya hapis cezasını müstelzim ise fiilin nevine göre üç
seneye kadar hapis,


             3
- Sair hallerde yüz liraya kadar para cezası.


             2
ve 3 numaralı bentlerde beyan olunan hallerde ceza tahrik olunan suç için
muayyen olan cezanın en yukarı haddinin üçte birini geçemez.


             Madde
312 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun cürüm
adettiği bir fiili alenen meth ve istihsan eden ve halkı kanuna ademi itaata
tahrik veyahut cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyeti için tehlikeli
bir tarzda kin ve adavete tahris eyliyen kimse bir seneye kadar hapse ve yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
403 – (2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Uyuşturucu
maddeleri izinsiz memlekete sokmağa çalışanlarla sokanlar ve memleket içinde
izinsiz satanlar veya izinsiz olarak satmak üzere alanlar veya yanında
bulunduranlar ve bunların alınıp satılmasına ve her ne suretle olursa olsun
tedarikine veya kullanılmasına vasıta olanlar ve izinsiz imal veya ihraç
edenler ve mahsus bir yer tedarikiyle veya başka suretle halkı celbederek
bunla-


rın
kullanılmasını kolaylaştıranlar bir seneden beş seneye kadar hapis cezasiyle
birlikte ufak kasabalardan birinde infaz edilmek ve iki seneden aşağı olmamak
üzere sürgün cezası ve uyuşturucu maddenin her gram veya küsuru için lira
hesabiyle ağır para cezasiyle mahküm edilirler. Şu kadar ki para cezası her
halde iki yüz liradan aşağı olamaz.


             Madde
404 – (2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Uyuşturucu
maddeleri kullananlar veya yanında bulunduranlar iki aydan altı aya kadar hapis
ve beş yüz liraya kadar ağır para cezasına mahküm edilirler.


             Mükerrirler
hakkında hapis ve para cezasından başka ufak kasabalardan birinde infaz edilmek
ve altı aydan aşağı olmamak üzere sürgün cezası da verilir.


             Uyuşturucu
maddeleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derecesinde ise tıbben salahı
tebeyyün edinceye kadar hastanede muhafaza ve tedavisine hükmolunur. Hastane
bulunmayan yerlerde ise bu kabil kimseler hastane bulunan yerlere sevkedilir.


             Uyuşturucu
maddeleri kullanmağı iptila derecesine vardıranlar hakkında, hastanede salah
bulduklarından sonra infaz edilmek üzere, altı ay sürgün cezası da
hükmolunabilir.


             Madde
406 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             403 üncü maddede
yazılı suçları işleyenler tabip, diş tabibi, dişçi, eczacı ecza ticarethaneleri
sahip ve mesul müdürleri, sıhhiye memuru ve ebe iseler iki seneden eksik
olmamak üzere hapsolunur ve mezkür maddede yazılı para cezası dörtte bir
arttırılarak hükmedilir. Bu cezalardan başka hapis müddetini geçmemek üzere
meslek ve sanatın tatiline de ayrıca hüküm verilir.


             Madde
407 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçici maddelerde
yazılan fiillerden dolayı eşhasın hastalanması veyahut yara ve berelenmesi gibi
sıhhatine bir arıza vukubulduğu veya insan telef olduğu takdirde birinci
surette ceza üçte birden yarısına kadar çoğaltılır. İkinci surette beş seneden
aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.





72


 


             Eğer
fiil bir kaç kişinin hastalığına sebep olmuş ise birinci fıkrada beyan olunan
ceza bir mislinden ve ölümüne sebep olmuş ise on seneden aşağı olamaz.


             Madde
414 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, on beş yaşını bitirmiyen bir küçüğün ırzına geçer ise üç seneden on seneye
kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Eğer
bu fiil cebir ve şiddet veya tehdid kullanılmak suretiyle veya akıl ve beden
hastalığından veya failin fiilinden başka bir sebepten dolayı veya failin
kullandığı hileli vasıtalarla fiile mukavemet edemiyecek bir halde bulunan bir
küçüğe karşı işlenmiş olursa ağır hapis cezası yedi seneden on beş seneye
kadardır.


             Madde
415 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, on beş
yaşını bitirmiyen bir küçüğün ırz ve namusuna tasaddiyi mutazammın bir fiil ve
harekette bulunursa bir sene altı aydan üç seneye ve bu fiil ve hareket yukarıki
maddenin ikinci fıkrasında yazılı şartlar içinde olursa iki sene altı aydan beş
seneye kadar hapsolunur.


             Madde
416 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             On
beş yaşını bitiren bir kimsenin cebir ve şiddet veya tehdid kullanmak suretile ırzına
geçen veyahut akıl ve beden hastalığından veya kendi fiilinden başka bir
sebepten veya kullandığı hileli vasıtalardan dolayı fiile mukavemet edemiyecek
bir halde bulunan bir kimseye karşı bu fiili işliyen kimse üç seneden on seneye
kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.


                Yine
bu suretle ırz ve namusa tasaddiyi tazammun eden diğer bir fiil ve harekette
bulunursa iki seneden beş seneye kadar hapsolunur.


             Madde
418 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür. )


             Yukarıdaki maddede
yazılı fiil ve hareketler mağdurun ölümünü mucip olursa müebbet veya on beş
seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezası verilir.


             Eğer
bu fiil ve hareketler, beş seneden aşağı müddetle hürriyetten mahrumiyeti
müstelzim olupta bir marazın sirayetini ve mağdurun sıhhatına sair büyük bir
nakise irasını veya malüliyet veya mayubiyetini müstelzim olursa beş seneden
aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezası hüküm olunur.


             Eğer
cürüm, beş seneden fazla hürriyetten mahrumiyet cezasını müstelzim ise ceza
üçte birden yarısına kadar ziyadeleştirilir.


             Madde
419 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Alenen hayasızca
vazu hareketlerde bulunanlar on beş günden iki aya ve o suretle cinsi
münasebette bulunanlar altı aydan bir seneye kadar hapsolunur ve her halde on
beş liradan elli liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Madde
421 – (8/6/1933 tarih ve2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kadınlara ve genç
erkeklere söz atanlar on beş günden üç aya kadar ve sarkıntılık edenler bir
aydan altı aya kadar hapsolunur.


             Madde
429 – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim cebrü şiddet veya tehdit veya hile ile şehvet hissi veya evlenme
maksadiyle, reşit olan veya reşit kılınan bir kadını kaçırır veya bir yerde
alıkorsa bir seneden beş seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
430 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cebrü şiddet veya
tehdid veya hile ile şehvet hissi veya evlenme maksadile reşid olmıyan kimseyi
veya şehvet hissile evli bir kadını kaçırır veya bir yerde alıkorsa üç seneden
yedi seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.





73


 


             Eğer
reşid olmıyan kimse, cebrü şiddet veya tehdid veya hile olmaksızın kendi
rızasile şehvet hissi veya evlenme maksadile kaçırılmış veya bir yerde
alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir.


             Madde
431 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kaçırılan kimse, on
iki yaşını doldurmamış ise fail cebrü şiddet veya tehdid veya hile kullanmamış
olsa dahi üç seneden yedi seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Madde
439 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cebren kaçırmak
sırasında veya bu yüzden kaçırılan kimse yaralanmış olursa yarasının derecesine
göre ceza dörtte birden yarıya kadar artırılır ve eğer ölürse fail on beş
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ile cezalandırılır.


             Madde
440 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Zina eden karı
hakkında, üç aydan otuz aya kadar hapis cezası tertip olunur. Karının evli
olduğunu bilerek bu fiilde şerik olan kimse hakkında da aynı ceza hükmedilir.


             Madde
441 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Karısiyle birlikte
ikamet etmekte olduğu evde yahut herkesçe bilinecek surette başka yerde karı
koca gibi geçinmek için başkasiyle evli olmıyan bir kadını tutmakta olan koca
hakkında üç aydan otuz aya kadar hapis cezası hükmolunur.


             Erkeğin
evli olduğunu bilerek bu fiilde şerik olan kadın hakkında da, aynı ceza
verilir.


             Madde
442 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki
maddelerde yazılı cürümlerin işlendiği sırada karı koca biribirinden nikah baki
olduğu halde hakimin hükmiyle ayrılmış veya biri diğerini terketmiş ise her
birinin cezası üç aya kadar hapistir.


             Madde
448 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim bir kimseyi
kasden öldürürse on sekiz seneden yirmi bir seneye kadar ağır hapis cezasına
mahküm olur.


             Madde
449 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Öldürmek
fiili:


             1
- Karı, koca, kardeş, babalık, analık ve evladlık, kayınbaba ve kaynana ve damad
ve gelinler haklarında eşlenirse,


             2-
Vazifesini yaptığı sırada veya vazifesini yapmasından dolayı Devlet
memurlarından biri aleyhine icra olunursa,


             3
- Zehirlemek suretile yapılırsa,


             Fail
yirmi iki seneden yirmi dört seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
450 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Öldürmek
fiili,


             1
- Usul veya füruudan biri aleyhine işlenirse,


             2
- Büyük Millet Meclisi azasından biri aleyhine ika edilirse,


             3 -
Canavarca bir his sevkiyle veya işkence ve tazip ile ika edilirse,


             4 - Taammüden icra olunursa,


             5 - Birden ziyade kimseler aleyhine
işlenirse,





74


 


             6 - Yangın, su baskını ve gark gibi
yedinci babın birinci faslından beyan olunan vasıtalarla yapılırsa,


             7 - Velevki husule gelmiş olmasın diğer
bir cürmü hazırlamak veya kolaylaştırmak veya işlemek için ika olunursa,


             8 - Başka bir cürmün işlenmesi akabinde o
cürümden hasıl olacak faideyi elde etmek veya bu gayeye vusul maksadiyle
yapılan ihzaratı sağlamak için işlenmiş olursa,


             9 - Bir cürmü gizlemek veya delil ve
emarelerini ortadan kaldırmak veya kendisinin veyahut başkasının cezadan
kurtulmasını temin etmek maksadiyle vukua getirilirse, fail ölüm cezasına
mahküm edilir.


             Madde 452 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Katil kastiyle
olmıyan darp ve cerh veya bir fiili müessirden telefi nefis husule gelmiş
olursa fail 448 inci maddede beyan olunan ahvalde beş seneden ve 449 uncu
maddade yazılı ahvalde yedi seneden ve 450 inci maddede muharrer ahvalde on
seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapse mahküm olur.


             Eğer telefi nefis failin fiilinden evvel
mevcut olupta failce bilinmeyen ahvalin birleşmesi veyahut failin ıradesinden
hariç ve gayri melhuz esbabın inzimamı yüzünden vukua gelmiş ise 448 inci
maddede beyan olunan ahvalde üç seneden beş seneye ve 449 uncu maddede muharrer
ahvalde beş seneden yedi seneye ve 450 inci madde yazılı ahvalde yedi seneden
on seneye kadar ağır hapis cezası hüküm olunur.


             Madde 455 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya
meslek ve sanatta acemilik veya nizamat ve evamir ve talimata riayetsizlik ile
bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren şahıs bir seneden dört seneye kadar hapse
ve otuz liradan iki yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer fiil bir kaç kişinin ölümünü mucib
olmuş veya bir kişinin ölümiyle beraber bir veya bir kaç kişininde mecruhyetine
sebebiyet vermiş ve bu yaralanma 456 ncı maddenin ikinci fıkrasında beyan
olunan derecede bulunmuş ise iki seneden sekiz seneye kadar hapis ve iki yüz
liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde 456 –  (8/6/1933 tarih
ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim katil
kastiyle olmaksızın bir kimseye cismen eza verir veya sıhhatini ihlale yahut
akli meleklerinde teşevvüş husulüne sebep olursa bir aydan bir seneye kadar
hapsolunur.


             Fiil, havastan veya azadan birinin
devamlı zafını yahut söz söylemekte devamlı müşkülatı veya çehrede sabit bir
eseri yahut yirmi gün ve daha ziyade akli veya bedeni hastalıklardan birini veya
bu kadar müddet mutat iştigallerine devam edememesini mucip olmuş veya hayatını
tehlikeye maruz kılmış veya gebe bir kadın aleyhine işlenipte vaktinden evvel
çocuk doğmasını intaç etmiş ise ceza bir seneden beş seneye kadar hapistir.


             Fiil, kat'i veya muhtemel surette
iyileşmesi kabul olmayacak derecede akıl veya beden hastalıklarından birini
yahut havastan veya el yahut ayaklardan birini veya söylemek kudretinin yahut
çocuk yapmak kabiliyetinin ziyaını mucip olmuş veya azadan birinin tatilini
yahut çehrenin daimi değişikliğini veya gebe bir kadına karşı ika olunupta
çocuğun düşmesini intaç eylemiş ise ceza üç seneden on seneye kadar ağır
hapistir.





75


 


             Fiil, hiç bir hastalığı veya mütadı olan
iştigallerden mahrumiyeti mucip olmamış yahut bu haller on günden ziyade
uzamamış ise takibat icrası mutazarrırın şikayetine bağlı olmak şartiyle fail
hakkında bir aydan üç aya kadar hapis veya yirmi beş liradan beş yüz liraya
kadar ağır para cezası hükmolunur.


             Bu fiil dört yüz elliyedinci maddede
yazılı vasıtalarla işlenirse takibat icrası şikayete bağlı değildir.


             Madde 457 – (11/6/1936 tarih
ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             456 ncı maddede
yazılı fiillere 449 uncu maddenin birinci ve üçüncü bendlerinde yazılı hal
inzımam eder yahut fiil gizli veya aşikar bir silah ile veya aşındırıcı ecza
ile işlenmiş olursa asıl ceza altıda birden üçte bire kadar artırılır.


             Eğer fiilde 450 nci maddenin beşinci
bendinde yazılı hal müstesna olmak üzere diğer bendlerdeki hallerden biri
birleşirse bu birleşen fiil hakkında 78 inci madde hükmü cari olmak şartile
ceza üçte bir nisbetinde çoğaltılır.


             Madde 462 – (29/6/1938 tarih
ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıda geçen iki
fasılda beyan olunan fiiler zinayi icra halinde meşhuden yakalanan veya zinayı
irtikab etmek üzere yahud henüz irtikab edildiğinde zevahire göre şüphe
edilemiyecek surette görünen bir koca veya karı yahud kız kardeş veya furudan
biri yahud bunların müşterek faili veya her ikisi aleyhinde karı veya koca
yahud usulden biri veya erkek yahud kız kardeş tarafından işlenmiş olursa
fiilin muayyen olan cezası sekizde bire indirilir ve ağır hapis cezası hapis
cezasına tahvil olunur.


             Ölüm cezası yerine üç seneden beş seneye
kadar hapis cezası verilir.


             Madde 464 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıki maddede
yazılı anval müstesna olmak ve ferden irtikap edilmiş cürümler münasebetiyle
hükmedilecek daha ağır cezalara halel gelmemek şartiyle bir kavgada bir şahıs
ölmüş olur veyahut yaralanmış bulunursa o şahsa karşı kavga esnasında el
uzatmış olanlardan her biri aşağıki tertip dairesinde cezalandırılır:


             1. Adam ölmüş veya ölümü intaç eden
bir yara ika edilmiş ise bir seneden beş seneye kadar hapis,


             2. Ahvali sairede iki seneye kadar
hapistir, şukadar ki bu ceza fail hakkında münferiden cürüm işlemiş olması
halinde verilecek cezanın üçte birini tecavüz edemez,


             3. Maktul ve mecruha karşı el dokundurmuş
olmayıpta yalnız kavgaya dahil olanlar altı aya kadar hapsolunur,


             4. Kavganın hudusuna sebebi asli olanlar
hakkında yukarda beyan olunan cezalar üçte bir miktarı artırılır.


             Madde 466 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kavgada
korkutmak için silah çeken altı aya ve silah boşaltan bir seneye kadar
hapsolunur.


             Madde 468 – (11/6/1936 tarih
ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kadının rızası
olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye yedi seneden on iki seneye kadar hapis
cezası verilir.


             Rızasile bir kadının çocuğunu düşürten
kimseye iki seneden beş seneye kadar hapis cezası verilir. Çocuğu düşürtmeğe
rıza gösteren kadına da aynı ceza verilir.


             Aşağıdaki hallerde birinci fıkra hükmü
tatbik olunur:


             1- Eğer kadın on dört yaşından küçükse
veya her ne suretle olursa olsun irade veya idrak kabiliyetinden mahrum ise,





76


 


             2 - Eğer rıza şiddet veya tehdid veya
telkin veyahut iğfal ile elde edilmiş olursa,


             Birinci
fıkrada yazılı fiil kadının ölümüne sebep olmuş ise ceza on iki seneden yirmi
seneye ve bedeni bir zararı mucib olmuş ise on seneden on beş seneye kadar ağır
hapis cezası verilir.


             İkinci
fıkrada yazılı fiil kadının ölümüne sebep olmuş ise beş seneden on iki seneye
ve bedeni bir zararı mucib olmuş ise üç seneden sekiz seneye kadar ağır hapis
cezası verilir.


             Madde
480 – (11/12/1944 tarih ve 4683 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim toplu veya
dağınık bir kaç kişi ile ihtilat ederek diğer bir şahıs hakkında bir maddei
mahsusa tayin ve isnadiyle halkın hakaret ve husumetine maruz kılacak yahut
namus ve haysiyetine dokunacak bir fiil isnat ederse üç aydan otuz aya kadar
hapse ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur.


             Eğer
bu cürüm umuma neşir veya teşhir olunmuş yazı veya resim veya sair neşir
vasıtalariyle irtikap olunmuş ise failin göreceği ceza altı aydan üç seneye
kadar hapis ve 200 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Madde
482 – (11/12/1944 tarih ve 4683 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim toplu veya
dağınık bir kaç kişi ile ihtilat ederek her ne suretle olursa olsun bir
kimsenin namus veya şöhret veya vakar ve haysiyetine taarruz eyler ise üç aya
kadar hapis ve yüz liraya kadar ağır para cezasiyle mahküm olur.


             Eğer
bu fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda, yahut
kendisine hitaben yazılıp gönderilmiş bir mektup, telgraf, resim veya herhangi
bir yazı veya telefon ile işlenirse failin göreceği ceza dört aya kadar hapis
ve 150 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Eğer
kendisine tecavüz olunan kimsenin huzuriyle beraber alenen vakı olursa ceza
altı aya kadar hapis ve iki yüz elli liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Eğer
fiil 480 inci maddenin ikinci fıkrasında beyan olunan vasıtalardan biriyle
işlenirse failin göreceği ceza üç aydan bir seneye kadar hapis ve 100 liradan
250 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Madde
486 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir dava esnasında
iki taraf veya vekilleri canibinden dava hakkında mahkemeye verilen evrak ve
iradolunan müdafaatın muhtevi olduğu elfazı tahkiriyiden dolayı takibat icra
olunmaz. Şu kadar ki mahkeme kanunen muayyen olan inzibati tedbirlerden maada
bu lafızları havi bulunan evrakın tamamen veya kısmen ortadan kaldırılmasını
emir ve mütecavizün aleyhin talebiyle kendisine tazminat itasına hükmedebilir.


             Madde
491 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, diğerinin
taşınabilir malını rızası olmaksızın bulunduğu yerden faydalanmak için alırsa
üç aydan bir seneye kadar hapsolunur.


             Hırsızlık:


             1
- Resmi dairelerde ve evrak mahzenlerinde bulunan Devlete ait mal ve evrak veya
umumi müesseselerde muhafaza olunan yahut diğer mahallerde bulunup menafii
umuma ait olan eşya hakkında vuku bulursa,


             2.
Adet muktazası olarak yahut tahsis ve istimalleri itibariyle umumun tekafülü
altında bulunan eşya hakkında işlenirse,





77


 


             3
- Hırsızla malı çalınan arasında hizmet veya bir iş yapmak veya bir yerde
muvakkat olsun birlikte oturmak yahut karşılıklı nezaket icaplarından ileri
gelen itimadı suiistimal neticesi olarak hırsızın siyanetine terk ve tevdi
olunmuş eşya hakkında işlenirse,


             4
- Gündüzün bir bina içinde veya duvarla çevrilen müştemilatına girilerek
işlenirse,


             5
- Yankesicilik suretiyle yapılırsa,


             6
- Mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus yerlerde bulunan yahut lüzumuna göre açık
yerlerde ve kırlarda bırakılan ve haklarında 493 üncü maddenin 5 inci
fıkrasının tatbikı mümkün olmıyan hayvanları bu yerden almak suretiyle
işlenirse,


             cezası
altı aydan iki seneye kadar hapistir.


             Bu
maddede ayrı ayrı gösterilen hallerden ikisi birlikte işlenen hırsızlık
cezasının aşağı haddi bir sene hapistir.


             Madde
492 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hırsızlık:


             1
- Geceleyin bir bina içinde yahut süknaya mahsus bir yerde veya müştemilatında
işlenirse,


             2
- Kanunen veya Hükümetin emriyle resmen mühür altına alınmış şeyler hakkında
işlenirse,


             3
- Çalınan şey umumi bir felaket ve musibetin tesir ve neticesini gidermek veya
hafifletmek maksadiyle hazırlanmış eşya hakkında olur yahut umumi musibet veya
heyecandan yahut mal sahibinin uğradığı hususi bir felaketten mütevellit
kolaylıktan istifade suretiyle yapılırsa,


             4
- Mezarlıkların veya mahfuz mezarların muhafaza veya tezyini için konulmuş
yahut cesetle gömülmüş eşya hakkında işlenirse,


             5
- İbadet olunan yerde mabede ait eşya hakkında işlenirse,


             6
- Karada ve denizde her nevi nakil vasıtaları içinde seyahat eden yolcuların
eşya ve parası hakkında yahut umuma mahsus nakliye vasıtalarını işletmekte
bulunan idarelerin dairelerinde veya istasyon ve iskelelerinde veya mabetlerin
içinde yapılırsa,


             7
- Ormanlarda kesilmiş odunları ve istif edilmiş kereste ve ağaçları ve sair
yerlerde koparılmış veya biçilmiş ve lüzumuna göre açık bırakılmış olan mahsulleri
ve tarlalarda bırakılmış ziraat aletleri hakkında işlenirse,


             Suçlu
bir seneden üç seneye kadar hapsolunur.


             Bu
maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut
yukarıda yazılı hallerden ikisi birlikte işlenirse cezanın yukarı haddi
verilir.


             Madde
493 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hırsızlık:


             1
- Hırsız, hırsızlığı işlemek veya çalınmış malı başka yere kaldırmak için
duvar, kapı, pencere, demir parmaklık, kasa ve sandık gibi şahısları ve malları
muhafaza için sağlam maddelerle ve muhkem surette yapılmış şeyleri yıkar,
devirir, kırar, deler veya mahveder yahut suni vasıtalarla veya şahsi çevikliği
sayesinde bertaraf edilebilen maniaları kaldırarak hane ve sair yerlere girer
ve aşarsa,


             2
- Cürmü işlemek veya çalınmış eşyayı başka yere kaldırmak için taklit anahtar
yahut sair aletler kullanarak bir kilidi açar veya sahibinin terk veya
kaybettiği anahtarı elde ederek onunla yahut haksız yere elinde bulundurduğu
asıl anahtarla açarsa,





78


 


             3 – Kıyafet
değiştirerek işlenirse,


             4 – Salahiyeti
olmaksızın resmi sıfat takınarak yapılırsa,


             5 – Meskün
bir hanenin doğrudan doğruya müştemilatından olan veya duvarla çevrilmiş
bulunan yerlerindeki hayvan hakkında işlenirse,


             cezası
üç seneden beş seneye kadar hapistir.


             Bu
maddede ayrı ayrı gösterilen hallerden ikisi birlikte olarak işlenir yahut bu
maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılırsa
cezanın yukarı haddi hükmolunur.


             Madde
495 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, menkul bir malın zilyedini veya cürüm mahallinde bulunan bir başkasını
cebir ve şiddet kullanarak veya şahsen veya malen büyük bir tehlikeye
düşüreceği beyaniyle tehdit ederek o malı teslime yahut o malın kendi
tarafından, zaptına karşı suküt etmeğe mecbur kılarsa üç seneden on seneye
kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Bir
malın nehbi esnasında veya akabinde fiili icra ve itmam etmek veya malı
kaçırmak yahut kendisini veya şerikini cezadan kurtarmak için mal sahibine veya
vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra eden
kimse hakkında dahi aynı ceza hükmolunur.


             Madde
496 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, bir kimseyi cebir ve şiddet kullanarak veya şahsen veya malen büyük bir
tehlikeye düşüreceği beyaniyle tehdit ederek o kimsenin yahut başkasının
zararına hukukça hükmü haiz bir senedi vermeğe veya imza etmeğe yahut koparıp
mahveylemeğe mecbur kılarsa üç seneden on seneye kadar ağır hapse mahküm olur.


             Madde
497 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukardaki
maddelerde beyan olunan cürümler, geceleyin veya silah ile tehdit ederek veya
yol kesmek suretiyle veya içlerinden velev birisi görünür surette silahlı
bulunan ikiden ziyade kimseler yahut kıyafetini tebdil etmiş olan şahıslar
tarafından irtikap olunursa ağır hapis cezası yedi seneden on beş seneye
kadardır.


             Madde
498 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse her ne suretle olursa olsun hayat veya ırz veya mal hakkında büyük bir
zararla korkutarak yahut hükümet tarafından verilmiş gibi emir göstererek
başkasını para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet göndermeğe veya bir
mahalle koymağa veya bunların kendi eline geçmesini temin etmeğe mecbur kılarsa
beş seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
499 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, para veya
eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet almak için bir kimseyi hapis eder yahut
dağa veya tenha bir mahalle kaldırırsa maksadına nail olamamış olsa bile on
seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasiyle mücazat olunur.


             Madde
500 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim 64 ve 65 inci maddelerde beyan olunan ahvalin maadasında evvelce hükümete
haber vermeksizin adam kaldırmak cürmünden maksut olan şeyi elde etmek için
şifahi veya tahriri muhabere naklederse bir seneden beş seneye kadar hapis
cezasına mahküm olur.





79


 


             Madde
513 – (1/3/1926 tarih ve 765 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, birinin
mutasarrıf olduğu emlak ve araziyi tamamen veya kısmen zabt ve tasarruf etmek
veya bunlardan intifa eylemek için o arazi ve emlakin hudutlarını değiştirir
veya bozarsa bir aydan iki seneye kadar hapsolunur ve otuz liradar iki yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Hakkı
olmayan bir menfaat elde etmek için umumi ve hususi suların mecrasını
değiştiren kimse hakkında dahi aynı ceza hükmolunur.


             Madde
544 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim iş işlemeğe salih olduğu halde dilencilik ederken tutulursa bir haftadan
bir aya kadar idarei hususiye ve belediye işlerinde boğaz tokluğuna
çalıştırılır.


             Tekerrürü
halinde çalışma müddeti on beş günden iki aya kadardır.


             Madde
545 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, on beş yaşından aşağı çocukları toplayıp dilencilik ettirir veya velayet
ve vesayeti altında bulunan yahut kendisinin muhafaza ve nezaretine tevdi
olunan on beş yaşından aşağı bir küçüğün dilenmesine veya bir kimsenin o küçüğü
dilencilikte kullanmasına müsaade ederse üç aya kadar hafif hapse ve doksan
liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
548 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, umumi bir
mahalde yahut umuma açık yerlerde yalan uydurarak başkasını zarara sokacak veya
halkın huzurunu bozacak suretlerle saffetinden istifadeye kalkarsa bir aya
kadar hafif hapse mahküm olur.


             Madde
566 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim dikkatsizlik veya tecrübesizlik neticesi olsa bile her ne suretle olursa
olsun şahıslara bir zarar veya eşyaya mühim bir ziyan vukuu tehlikesini tevlit
ederse yirmi liraya kadar hafif cezayi nakdiye veya yirmi güne kadar hafif
hapse mahküm olur.


             Eğer
fiil, aynı zamanda sanayii nefiseye ve ticaret ve sanayie müteallik kavanın ve
nizamata muhalefet cürmünü teşkil etmiş olur ve kanunen ona mahsus başka ahkam
tayin edilmemiş bulunursa ceza yedi günden otuz güne kadar hafif hapis ve bir
aya kadar meslek ve sanatın tatilidir.


             Madde
567 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, umuma
mahsus veya umuma açık yerlerde kumar oynatır veya oynatmak için yer gösterir
ise bir aya ve tekerrürü halinde iki aya kadar hafif hapse ve her iki halde
başkaca elli liradan aşağı olmamak üzere hafif cezayi nakdiye mahküm olur.


             Kumar
oynanan yerde bulunup kumar oynamağa yarıyan veya kumar oynamağa tahsis olunan
mevat ve alat ile ortada bulunan eşya ve para zapt ve müsadere olunur.


             Fail:



             1
- Bu fiilleri itiyat edinmiş bulunduğu,


             2
- Birinci fıkrada beyan olunan kabahatin irtikabında kumar oynıyanlara karşı
banko tutan olduğu,


takdirde
ağır hapis cezası iki aya kadar ve tekerrürü halinde iki aydan aşağı olmamak
üzere hükmolunur ve bu son halde bir aya kadar meslek ve sanatın tatili cezası
da ilave edilir.





80


 


             Madde
568 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, yukarki
maddede beyan olunan kabahate iştirak etmeksizin umumi veya umuma açık mahalde
kumar oynarsa elli liraya kadar hafif cezayi nakdi ile cezalandırılır.


             Madde
571 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, umumi veya
umumun girebileceği yerlerde halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkartacak
surette ve aşikar bir halde serhoş olarak yakalanırsa on beş güne kadar hafif
hapse veya on beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
572 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarki
maddede gösterilen surette sarhoş olup ta başkasına tecavüz ve umumun
istirahatını selbedenler iki aya kadar hafif hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Serhoşluğu
itiyat derecesine vardıranlar doksan günden aşağı olmamak üzere hafif hapse
mahküm olur.


             İki
defa mahküm olduktan sonra aynı fiili tekrar işleyenler o fiili itiyat etmiş
sayılır.


             15 – 7/3/1954
tarih ve 6329 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 161)


             Madde
161, son fıkra – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu maddede yazılı
fiiller sulh zamanında işlenmiş olursa failleri hakkında tertib edilecek
cezanın yarısından dörtte üçe kadarı indirilmek suretile hükmolunur.


             16 – 18/5/1955
tarih ve 6569 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 46)


             Madde
46 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Fiili işlediği
zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl
malüliyetine müptela olan kimseye ceza verilemez. Ancak, bu şahsın muhafaza ve
tedavi altına alınmasına hükmolunur.


             Muhafaza
ve tedavi altında bulundurmak, müddetle mukayyet değildir. Şu kadar ki,
muhafaza ve tedavisine hükmolunan şahıs, muhafaza ve tedavinin icra kılındığı
müessesenin mesul hekimliğince salahın tıbben tebeyyün ettiğine ve malüliyeti
sebebiyle yeniden suç işlemesi ihtimali bulunmadığına dair verilen rapor
üzerine hükmü veren mahkemece serbest bırakılır.


             17 – 15/2/1956
tarih ve 6661 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 13)


             Madde
13 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır hapis cezası
müebbet veya muvakkattır.


             Müebbet,
ölünceye kadar devam eder. Muvakkat, bir seneden yirmi dört seneye kadardır. Bu
ceza aşağıda yazılı şekilde üç devrede çektirilir:


             A)
Mahküm birinci devrede cezasının onda birine müsavi bir müddet geceli gündüzlü
yalnız olarak bir hücrede bırakılır. Ancak bu müddet iki aydan aşağı, bir
seneden yukarı olamaz.


             Mahkümiyetin
bütün devrelerinde mahküm, Ceza ve Tevkif Evleri Nizamnamesi mucibince inzibati
olmak üzere her defasında bir ayı geçmemek kaydiyle aynı suretle hücreye
konulabilir.





81


 


             Ceza
evi disiplinini bozan hareketlerinden dolayı iki sene içinde ikiden fazla hücre
hapsi cezası almış olanlar Cumhuriyet Müddeiumumisinin tasvibi ile birinci
devre şartlarına tabi tutulurlar.


             B)
Mahküm ikinci devrede çalışma teşkilatı mevcut olan ceza evlerinde çalışmaya
mecbur tutulur ve durumuna ve suçunun mahiyetine göre ayrı gruplar halinde
bulundurulur.


             Bu
devre, mahküm mevkuf kalmış ise bu müddetle hücrede kaldığı müddet
çıkarıldıktan sonra geriye kalan müddetin yarısını teşkil eder.


             Bu
Kanunun 125 ila 133,135 ila 142,146 ila 150,152,156,157,163,202,203,205 ila
210,212 ila 217,220,221 inci ile 495 ila 500 üncü maddeleri ve katil ve
hırsızlık suçlarının mükerrirleri ile alelıtlak müebbet ağır hapis cezalarıyle
mahküm edilmiş olanlar ve bakiye cezaları bir seneden az bulunanlar, yaş ve
bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devre şartlarına intibak edemiyecekleri
tesbit edilenler üçüncü devreye geçemezler.


             C)
Üçüncü devre geri kalan müddettir. Bu devrede bulunan mahkümlar iş esası
üzerine kurulmuş olan ceza evlerinde çalıştırılırlar. Mahkümun ikinci devreden
üçüncü devreye geçebilmesi için iyi hal göstermesi şarttır. İyi halin nasıl
tesbit edileceği Ceza ve Tevkif Evleri Nizamnamesinde gösterilir.


             Üçüncü
devreye geçmek hakkını kazanan mahkümlardan Adalet Vekaleti yol, inşaat, maden,
orman ve deniz avcılığı ekipleri teşkil edebilir.


             Müebbet
ağır hapis otuz altı sene üzerinden hesap edilerek muvakkat ağır hapisin tabi
olduğu şartlar altında geçer.


             18 – 29/6/1956
tarih ve 6763 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 201,349)


             Madde
201, fıkra bir – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, cebrü
şiddet veya tehdit ile veya her ne suretle olursa olsun sanat veya ticaret
serbestisini tahdit veya men ederse bir aydan iki seneye kadar hapis ve otuz
liradan yüz elli liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur.


             Madde
349, fıkra iki – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Poliçeler ve ciro
suretiyle nakli kabil olan yahut hamiline ait olmak üzere yazılan ticaret
senetleri resmi varaka hükmündedir.


             19 – 31/5/1957
tarih ve 6988 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 13, 16 ve 17)


             Madde
13 – (15/2/1956 tarih ve 6661 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır hapis cezası
muvakkat veya müebbettir. Müebbet, ölünceye kadar devam eder. Muvakkat, kanunda
tasrih edilmiyen yerlerde bir seneden 24 seneye kadar devam eder. Bu cezalar
aşağıda yazılı şekilde üç devrede çektirilir:


             A)
Mahküm birinci devrede cezasının onda birine müsavi bir müddet geceli gündüzlü
yalnız olarak bir hücrede bırakılır. Ancak bu müddet iki aydan, aşağı, bir
seneden yukarı olamaz.


             Mahkümiyetin
bütün devrelerinde mahküm, Ceza ve Tevkifevleri Nizamnamesi mucibince inzibati
olmak üzere her defasında bir ayı geçmemek kaydiyle aynı suretle hücreye
konulabilir.


             Cezaevi
disiplinini bozan hareketlerinden dolayı iki sene içinde ikiden fazla hücre
hapsi cezası almış olanlar Cumhuriyet Müddeiumumisinin tasvibi ile birinci
devre şartlarına tabi tutulurlar.





82


 


             B)
Mahküm ikinci devrede çalışma teşkilatı mevcut olan cezaevlerinde çalışmaya
mecbur tutulur ve durumuna ve suçunun mahiyetine göre ayrı gruplar halinde
bulundurulur.


             Bu
devre, mahküm mevkuf kalmış ise bu müddetle hücrede kaldığı müddet
çıkarıldıktan sonra geriye kalan müddetin yarısını teşkil eder.


             Bu
Kanunun 125 ila 133, 135 ila 142, 146 ila 150, 152,156, 157, 163, 202, 203, 205
ila 210, 212 ila 217, 220,221 inci ile 495 ila 500 üncü maddeleri ve katil ve
hırsızlık suçlarının mükerrirleri ile alelıtlak müebbet ağır hapis cezalariyle
mahküm edilmiş olanlar ve bakiye cezaları bir seneden az bulunanlar, yaş ve
bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devre şartlarına intibak edemiyecekleri
tesbit edilenler üçüncü devreye geçemezler.


             C)
Üçüncü devre geri kalan müddettir. Bu devrede bulunan mahkümlar iş esası
üzerine kurulmuş olan cezaevlerinde çalıştırılırlar. Mahkümun ikinci devreden
üçüncü devreye geçebilmesi için iyi hal göstermesi şarttır. İyi halin nasıl
tesbit edileceği Ceza ve Tevkifevleri Nizamnamesinde gösterilir.


             Üçüncü
devreye geçmek hakkını kazanan mahkümlardan Adliye Vekaleti yol, inşaat, maden,
orman ve deniz avcılığı ekipleri teşkil edebilir.


             Müebbet
ağır hapis 36 sene üzerinden hesap edilerek muvakkat ağır hapsin tabi olduğu
şartlar altında geçer.


             Madde
16 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             13 üncü maddede
yazılı üçüncü devrenin ağır hapiste dörtte üçünü ve hapiste üçte ikisini iyi
hal ile geçirenler meşrutan tahliyelerini isteyebilirler.


             İkinci
devreden bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devreye geçemiyenler ve üçüncü
devreden yine bu sebeple ikinci devreye iade edilenler ikinci devredeki
mahkümiyet müddetlerinin hitamında bakiye cezalarının ağır hapiste dörtte üçünü
ve hapiste üçte ikisini iyi hal ile geçirdikleri takdirde meşrutan tahliye
hükümlerinden faydalanabilirler.


             Madde
17 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Meşrutan
tahliyeden sonra eğer mahküm bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı bir
cezaya mahküm olur veya mecbur olduğu şartları ifa etmezse meşrutan tahliye
kararı geri alınır. Bu takdirde meşrutan tahliye halinde geçen zaman mahkümun
ceza müddetine mahsup edilmiyerek bakiye cezası aynen çektirilir ve birdaha
meşrutan tahliye edilmez. Meşrutan tahliye kararının geri alınmasını
icabettiren sebeplerin vukuundan evvel mahkümun ceza müddeti sona ermiş olursa
mezkür ceza infaz edilmiş sayılır. Eğer asli cezaya emniyeti umumiye
idaresininnezareti altında bulunmak cezası da ilave olunmuş ise meşrutan tahliye
halinde geçen zaman bu ceza müddetine mahsup edilir.


             20 – 6/7/1960
tarih ve 15 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 56)


             Madde
56 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hüküm
zamanında 65 yaşını doldurmuş olanlar hakkında idam cezası yerine 30 sene ağır
hapis ve müebbet ağır hapis cezası yerine 24 sene ağır hapis cezası hükmolunur.



             Sair
hallerde cezanın altıda biri indirilir.





83


 


             21 – 29/11/1960
tarih ve 144 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri : (Madde numaraları: 481)


             Madde
481 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür. )


             Geçen maddede beyan
olunan cürmün faili beraet etmek için isnat ettiği fiilin sıhhatini veya şayi
ve mütevatir olduğunu isbat etmek isterse bu iddiası kabul olunmaz.


             Fakat:


             1
- Tecavüz olunan şahıs bir memur bulunup ta 266,267 ve 268 inci maddelerde
beyan olunan ahval müstesna olmak üzere isnadolunan fiil icrayi memuriyetine
taallük eylediği,


             2
- İsnadolunan fiilden dolayı tecavüz olunan şahıs hakkında takibat icrasına
başlanmış olduğu,


             3
- Müşteki ikame ettiği davadan dolayı icra kılınan muhakemeyi kendisine
isnadolunan fiilin sıhhat ve ademi sıhhatine dahi teşmil etmeği sarih surette
bizzat talep eylediği,


             Takdirde
hakikat maddenin ispatı iddiası aynı mahkemece kabul ve tetkik olunur.


             Şu
halde mütecavizin isnat eylediği fiil sabit olur yahut bundan dolayı aleyhine
isnadolunan şahıs mahküm edilirse isnadeden şahıs hakkında dava ve ceza sakıt
olur.


             Şu
kadar ki bu madde müstesniyatının tatbiki için tecavüzün aşağıdaki maddede
beyan olunan cürmü teşkil etmemesi şarttır:


             22 – 5/1/1961
tarih ve 235 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 158,159,174,228,243,245,273 ve 278)



             Madde
158 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Reisicumhura
karşı muvacehesinde hakaret edenler veya reisicumhur aleyhine tecavüzkarane
neşriyatta bulunanlar üç seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse konulur.


             Reisicumhur
aleyhine gıyabında lisanen tecavüzatta bulunanlar bir seneden üç seneye kadar
hapis olunur.


             Ek
fıkralar –  (25/7/1931 tarih ve 1884 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Tecavüz
Reisicumhurun ismi sarahaten zikredilmiyerek ima veya telmih suretiyle vakı
olsa bile mahiyeti itibariyle bu tecavüzün Reisicumhurun şahsına matufiyetinde
tereddüt edilmiyecek derecede karineler varsa tecavüz sarahaten vuku bulmuş
addolunur.


             Riyaseticumhur
makamına ve Reisicumhurun şahsına karşı edep ve hürmete münafi hareket ve
neşriyatta bulunanlar altı aydan üç seneye kadar hapsolunurlar.


             Madde
159 – (20/9/1946 tarih ve 4956 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Türklüğü,
Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisini, Hükümetin manevi şahsiyetini,
Bakanlıkları, Devletin askeri veya emniyet veya muhafaza kuvvetlerini veya
adliyenin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif edenler veya Büyük Millet
Meclisinin meşruiyeti hakkında suizannı davet edecek şekilde alenen
mütecavizane fiil ve hareketlerde bulunanlar bir seneden altı seneye kadar ağır
hapis cezasiyle cezalandırılır.





84


 


             Birinci
fıkrada beyan olunan cürümlerin irtikabında hakaret veya tecavüze uğrayanın adı
sarahaten zikredilmemiş veya hakaret veya tecavüz üstü kapalı geçiştirilmiş
olsa bile mahiyetinde ve birinci fıkrada yazılı olanlardan birine matuf
olduğunda tereddüt edilmiyecek derecede karineler varsa hem tecavüze uğrayanın
adı zikredilmiş hem de tahkir, tezyif veya tecavüz tasrih kılınmış gibi muamele
olunur.


                Türkiye
Cumhuriyeti Kanunlarına veya Büyük Millet Meclisi kararlarına alenen sövenler
15 günden altı aya kadar hapis ve 30 liradan 100 liraya kadar ağır para
cezasiyle cezalandırılır.


             Türklüğü
tahkir ve tezyif yabancı memlekette bir Türk tarafından işlenirse verilecek
ceza üçte birden eksik olmamak üzere artırılır.


             Madde
174 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim şiddet veya
tehdit göstererek veya nümayiş veya gürültü yaparak birini tamamen veya kısmen
siyasi haklarını kullanmaktan men ederse kanunun başka ceza vermediği hallerde bir
aydan otuz aya kadar hapis ve on beş liradan elli liraya kadar ağır cezayı
nakdi ile cezalandırılır.


             Eğer
fail, devlet memurlarından olupta memuriyeti nüfuzunu suiistimal suretiyle bu
cürmü işlemiş bulunursa bir seneden beş seneye kadar hapis olunur. Ayrıca bir
seneden üç seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezasına da uğrar.


             Madde
228 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet
memurlarından her kim bir şahıs veya memur hakkında memuriyetine ait vazifeyi
suiistimal ile kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalden başka suretle keyfibir
muamele yapar veya yapılmasını emreder veya ettirirse üç aydan bir seneye kadar
hapse mahküm olur ve bunda hususi bir maksadı mevcut olduğu anlaşılırsa cezası
üçte bire kadar artırılır.


             Memuriyetinin
icrasında lüzumsuz yere sert muamelelerle bir şahsın kanun hükmüne veya
Hükümetin emirlerine itaat etmemesine sebep olan memur dahi aynı ceza ile
cezalandırılır.


             Madde
243 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Mahkemeler
ve meclisler reis ve azalarından ve sair hükümet memurlarından biri maznun
bulunan kimselere cürümlerini söylemek için işkence ederse beş seneye kadar
ağır hapis ve müebbeden veya muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezalariyle
mahküm olur.


             Bunu
maiyet memurları mafevkında bulunan amirlerinin emir ve teşvikiyle yapmış olsa
dahi cezadan kurtulamaz.


             Amirler
cürümde fer'an zimethal sayılır.


             İşkence
olunan kimse bundan müteessiren ölürse fail 452 nci madde ile cezalandırılır.
Ve eğer işkence bir uzvun katı veya amelden sukutunu veya diğer daimi bir
malüliyet veya mayubiyeti mucip olursa faili 456 ncı madde mucibince
cezalandırılır.


             Madde
245 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kuvvei
cebriye imaline memur olanlar ve bilümum zabıta ve ihzar memurları
memuriyetlerini icrada ve mafevkınde bulunan amirin emrini infazda kanun ve
nizamın tayin ettiği ahvalden başka surette bir kimse hakkında sui muameleye
veya cismen eza verecek hale cür'et eder yahut ol kimseyi darp ve cerh eyler
ise bir
aydan üç seneye kadar hapis ve muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezalariyle
cezalandırılır. Eğer işlediği cürüm bu fiillerin fevkınde ise o cürümlere
terettüp eden cezaya üçte bir miktarı zammolunur.





85


 


             Madde
273, fıkra iki, üç ve dört – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             İcra
Vekilleri Heyeti azalarından biri aleyhinde sıfat veya hizmetlerinden dolayı
işlenen suçlarda takibat yapılması şikayete bağlı değildir.


             Ancak
Cumhuriyet Müddeiumumisi takibata başlamazdan evvel mağdurun yazılı
muvafakatını alır.


             Hüküm
kesinleşinceye kadar muvafakatin geri alınması halinde hukuku amme davası sukut
eder.


             Madde
278 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim olursa
olsun resmi meclisler azasından yahut devlet memurlarından biri nezdinde hatırı
sayıldığını yahut onlarla münasebeti bulunduğunu iddia ederek haklarında
vukubulacak tavassuta medarı teşvik yahut mükafat olmak üzere yahut aza veya
memurun himayesine mukabil onlara verilmek yahut onlara verilmesi lazımgelen
hediye veya mükafata sarf olunmak bahanesiyle kendi yahut başka bir kimse
hesabına akçe veya sair menfaat alır veya kabul eder veya bunların verilmesine
vait alır ise üç aydan iki seneye kadar hapis cezasına ve otuz liradan yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
fail, devlet memurlarından ise her halde işbu cezalara muvakkaten memuriyetten
mahrumiyet cezası dahi ilave olunur.


             23 – 20/11/1962
tarih ve 121 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 161)


             Madde
161 – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Harb
esnasında ammenin telaş ve heyecanını mucib olacak veya halkın maneviyatını
kıracak veya düşman karşısında memleketin mukavemetini azaltacak şekilde
asılsız, mubalagalı veya maksadı mahsusa müstenid havadis veya haberler yayan
veya nakleden veya milli menfaatlere zarar vererek her hangi bir faaliyette
bulunan kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


             Eğer
fiil:


             1
- Propaganda ile veya askerlere tevcih olunarak işlenmişse,


             2
- Suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa verilecek ceza
on beş seneden eksik olmamak üzere ağır hapistir.


             Eğer
fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmiş ise cezası müebbed ağır hapistir.


             Harb
zamanında düşman karşısında milletin mukavemetini tehlikeye maruz kılacak
şekilde kambiyoların tedavül kıymetini düşürmeğe veya resmi veya hususi
kıymetli evrakın piyasası üzerinde bir tesir yapmağa matuf hareketlerde bulunan
kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve üç bin liradan aşağı
olmamak üzere ağır para cezasile cezalandırılır.


             Eğer
fiil suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa ağır hapis
cezası on seneden ve düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse on beş seneden aşağı
olamaz.


             Fıkra
altı, yedi ve sekiz -(7/3/1954 tarih ve 6329 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sulh zamanında ammenin telaş ve heyecanını mucip
olacak şekilde asılsız, mübalağalı  veya  maksadı  mahsusa müstenit havadis
veya haber yayan veya nakle-





86


 


den
veya milli menfaatlere zarar verecek her hangi bir faaliyette bulunan kimse (6)
aydan (2) seneye kadar hapis ve (500) liradan (5.000) liraya kadar ağır para
cezasiyle cezalandırılır.


             Eğer
fiil, suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi işlenmişse hapis cezası
(1) seneden, ağır para cezası (1.000) liradan aşağı hükmolunamaz.


             Yukarki
fıkralarda yazılı cürümlerin takibi izne bağlı olmayıp bu nevi cürümlere
müteallik davalar umumi mahkemelerde görülür.


             24 – 1/4/1965
tarih ve 557 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri: (Madde numaraları: 471)


             Madde
471, fıkra iki – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Çocuk yapmağa mani
fiil ve hareketlerin işlenmesini teşvik eden veya bu fiil ve hareketlerin
işlenmesi için propoganda yapan kimse bir seneye kadar hapis veya bin liraya
kadar ağır para cezasile cezalandırılır. Eğer fiil kazanç temini gayesile
işlenmiş ise her iki ceza birlikte hükmolunur.


             25 –
13/7/1965 tarih ve 647 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 18, 89)


             Madde
18 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sürgün cezası gerek
cürmün işlendiği ve gerek cürümden zarar gören şahıs ile mahkümun ikamet ettiği
kazalardan en aşağı 500 kilometre uzakta bulunan ve nüfusu 10 binden az ve
polis teşkilatı olan ve mahkeme ilamında yazılı bulunan kaza merkezlerinde
mahkümun ikamete mecbur tutulmasından ibaretir. Bu cezanın müddeti bir seneden
beş seneye kadardır.


             Ceza
mevkiinin tabii ahvali mahkümun hayatı için katı bir tehlike teşkil ederse veya
emniyet ve asayişe yahut mahkümun sanat ve meslekinin icrasına taallük eden
mahzur ve maniler bulunursa Cumhuriyet Müddeiumumisi veya mahkümun talebiyle
sürgün cezasının infaz olunduğu yerdeki, hükmü veren mahkeme derecesinde
bulunan mahkeme kararı ile sürgün yeri tebdil olunabilir. Bu derece mahkeme
olmıyan yerlerde bu kararlar, o kaza dairesinde bulunan aynı derecedeki mahkeme
tarafından verilir.


             Madde
89 –  (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Adliye mahkemelerince
para cezasından başka bir ceza ile mahküm olmıyan kimse işlediği bir suçtan
dolayı ağır veya hafif para cezaları veya muvakkat sürgün yahut altı ay ve daha
az hapis ve hafif hapis cezalarından biriyle mahküm olur ve geçmişteki haliyle
ahlaki temayüllerine göre cezanın tecili ileride cürüm işlemekten çekinmesine
sebep olacağı hakkında mahkemece kanaat edilirse bu cezanın teciline
hükmolunabilir. Bu halde tecilin sebebi hükümde yazılır.


             26
- 28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri:(Madde numaraları:
201,236,261,264,266,296,304,391,492,495,496,


497,498,499,500,526
ve 537)


             Madde
201 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             (29/6/1956
tarih ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.) Her kim cebir ve şiddet veyahut
tehdit ile sanat veya ticaret serbestisini her ne suretle olursa olsun tahdit
veya men ederse bir aydan iki seneye kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya
kadar ağır para cezasına mahküm olur.





87


 


             Her
kim cebrü şiddet veya tehdit ile gerek ameleyi ve gerek ticaret ve sanat
sahiplerini veya mütaahhitleri yevmiyeleri azaltıp çoğaltmaya veyahut evvelce
kabul edilen şartlardan başka şartlar altında mukaveleler kabulüne icbar etmek
maksadiyle bir işin tatiline veya nihayet bulmasına sebebiyet verir veya
tatilin devamına amil olursa altı aydan beş seneye kadar hapis ile
cezalandırılır.


             Madde
236 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet
memurlarından üç veya daha ziyade kimse evvelce aralarında vakı olan karar ve
ittifaka binaen usul ve nizam hilafına memuriyetlerini terk ederlerse her biri
otuz liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye ve muvakkaten
memuriyetten mahrumiyete mahküm olurlar.


             Bu
haraketlerinden devletçe bir zarar hasıl olmuş ise zararın derecesine göre
bunlardan her biri üç aydan beş seneye kadar hapis olunur.


             Madde
261 – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanun
ve nizamlara aykırı olarak mekteb veya dersane açanlar açılan mekteb veya
dersane kapatılmakla beraber elli liradan beş yüz liraya ve ruhsatsız
öğretmenlik edenlerle bunları istihdam eyleyenler 30 liradan 100 liraya kadar
ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Mükerrirler
hakkında para cezası ile beraber bir aydan üç aya kadar hapis cezası
hükmolunur.


             Madde
264 –  (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim ait olduğu
merciden ruhsat almaksızın dinamit veya bomba veya buna benzer yıkıcı ve
öldürücü alet veya barut ve sair ateşli ecza veya memnu silah veya bunlara
mahsus fişek yapar veya bunları yabancı memleketten Türkiye'ye sokar veya
sokmaya vasıta olur veya memleket içinde bir yerden diğer bir yere götürür veya
yollar veya götürmeye bilerek tavassut ederse bir seneden üç seneye kadar
hapsolunur ve kendisinden 500 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezası
alınır.


             Ruhsatsız
bu gibi şeyleri taşıyanlar veya bulunduranlar veya satanlar veya satılığa
çıkaranlar veya alanlar altı aydan bir seneye kadar hapis ve 200 liradan 1.000
liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.


             Şu
kadar ki, 265 inci maddenin 2,3 numaralı bentlerinde yazılı memnu silahları
ruhsatsız olarak bulunduranlar (100) liradan (500) liraya kadar ağır para
cezası ile cezalandırılırlar.


             Hatıra
teşkil eden veya antika olan memnu silahlar için istenilen ruhsatın verilmesi
mecburidir. Bu ruhsat silahın sahibine bırakılmasına müsaadeyi tazammun edip
üstte taşınmasına cevaz vermez.


             Madde
266 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse resmi
sıfatı haiz olan bir memurun huzurunda ve ifa ettiği vazifeden dolayı şeref
veya şöhretine veya vakar ve haysiyetine kavlen veya fiilen taarruz ve
hakarette bulunursa aşağıda gösterilen suretlerle cezalandırılır:


             1.
Hakaret ve taarruz asker veya jandarma efradından veya iki veya üçüncü
bentlerde mezkür memurlardan gayrı memurinden biri aleyhinde ise bir aydan altı
aya kadar hapis ve 150 liradan 250 liraya kadar ağır para cezası ile mahküm
edilir.


             2.
Hakaret ve taarruz asker veya jandarma zabitanından veya polis komiserlerinden
veya amirlerinden yahut umumi meclis veya belediye meclisi azalarından biri
aleyhinde ise iki aydan iki seneye kadar hapis ve 250 liradan 500 liraya kadar
ağır para cezası ile cezalandırılır.





88


 


             3.
Hakaret ve taarruz Büyük Millet Meclisi azaları ile temsil sıfatını veya emir
ve idare salahiyetini haiz rüesadan veya hakim ve Cumhuriyet Müddeiumumileriyle
bunların yardımcıları veya sorgu hakimlerinden biri aleyhinde vakı olursa üç
aydan otuz aya kadar hapis ve 500 liradan 750 liraya kadar ağır para cezası ile
cezalandırılır.


             Eğer
birinci fıkradaki hakaret fiili maddei mahsusa tayin ve isnadiyle vakı olursa:


             Bir
numaralı bentteki halde dört aydan üç seneye kadar hapis ve 300 liradan 3.000
liraya kadar ağır para cezasına;


             İki
numaralı bentteki halde beş aydan üç seneye kadar hapis ve 400 liradan 3.000
liraya kadar ağır para cezasına;


             Üç
numaralı bentteki halde altı aydan üç seneye kadar hapis ve 500 liradan 3.000
liraya kadar ağır para cezasına;


hükmolunur.



             Madde
296 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim hapis
cezasından aşağı olmıyan cezayı müstelzim bir cürüm işlendikten sonra bu cürmün
icrasından faillerle evvelce ittifak etmiş ve cürmü neticelendirmekte yardımı
dokunmuş olmaksızın bir kimsenin o cürümden istifadesini temine veya Hükümetçe
icra olunacak tahkikatı yanlış yola sevketmeğe yahut Hükümetin araştırmalarına
veya hükmün icrasına karşı faili gizlemeğe yardım eder veya her kim bu cezaları
istilzam eden bir cürmün eser ve delillerini yok eder yahut bunları bir suretle
değiştirir ve bozarsa beş seneye kadar hapis cezasına mahküm olur. Şu kadar ki
bu ceza müddeti asıl cürüm için kanunda tayin edilen cezanın dörtte birini
geçemez. Sair fiillerden dolayı tertip olunacak ceza yüz liraya kadar ağır para
cezasıdır.


             Bu
fiili usul ve füruunun ve karı veya kocasının ve kardeşinin lehinde olarak
işleyen kimseye ceza verilmez.


             Madde
304 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


           
Sürgün cezasına mahküm olan kimse 18 inci maddeye göre ikamete mecbur tutulduğu
yerden kaçarsa on beş günden üç aya kadar hapsolunur.


             Madde
391 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Telgraf ve telefon
makinelerine ve alat ve edevat ve tellerine zarar veren ve elektrik
ceryanlarının dağılmasına sebep olan veya herne suretle olursa olsun telgraf ve
telefon muhaberatını inkitaa uğratan kimse bir aydan beş seneye kadar hapse
mahküm olunur,


             Madde
492, son fıkra – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu maddede yazılı
suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut suçun
işlenmesinde yukarda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse cezanın
yukarı haddi verilir.


             Madde
495, fıkra bir – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, menkul bir malın zilyedini veya cürüm mahallinde bulunan bir başkasını
cebir ve şiddet kullanarak veya şahsan veya malen büyük bir tehlikeye
düşüreceği beyaniyle tehdit ederek o malı teslime yahut o malın kendi
tarafından zaptına karşı süküt etmeye mecbur kalırsa beş seneden on beş seneye
kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.





89


 


             Madde
496 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, bir
kimseyi cebir ve şiddet kullanarak veya şahsan veya malen büyük bir tehlikeye
düşüreceği beyaniyle tehdit ederek o kimsenin yahut başkasının zararına hukukça
hükmü haiz bir senedi vermeye veya imza etmeye yahut koparıp mahvetmeye mecbur
kılarsa beş seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
497, fıkra bir – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukardaki
maddelerde beyan olunan cürümler, geceleyin veya silah ile tehdit ederek
işlenirse 10 seneden 15 seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


             Madde
498 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse her ne suretle olursa olsun hayat veya ırz veya mal hakkında büyük bir
zararla korkutularak yahut Hükümet tarafından verilmiş gibi emir göstererek
başkasını para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet göndermeye veya bir
mahalle koymaya veya bunların kendi eline geçmesini temin etmeye mecbur kılarsa
sekiz seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
499 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, para veya
eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet almak için bir kimseyi hapseder yahut
dağa veya tenha bir mahalle kaldırırsa, maksadına nail olmamış ise on seneden
on beş seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır. Maksadına nail olmuş
ise cezanın yukarı haddi hükmolunur.


             Madde
500 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim 64 ve 65 nci maddelerde beyan olunan ahvalin maadasında evvelce Hükümete
haber vermeksizin adam kaldırmak cürmünden maksut olan şeyi elde etmek için
şifahi veya tahriri muhabere naklederse iki seneden beş seneye kadar hapis
cezasına mahküm olur.


             Madde
526 – (16/6/1950 tarih ve 5665 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Salahiyetli
makamlar tarafından adli muameleler dolayısiyle yahut amme emniyeti veya amme
intizamı veya umumi hıfzıssıhha mülahazasiyle kanun ve nizamlara aykırı
olmıyarak verilen bir emre itaat etmiyen veya bu yolda alınmış bir tedbire
riayet eylemiyen kimse, fiil ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, bir aya
kadar hafif hapis veya 150 liraya kadar hafif para cezasiyle cezalandırılır.


             Şapka
iktisası hakkında 671 sayılı kanunla Türk harflerinin kabul ve tatbikına dair
1353 sayılı kanunun koyduğu memnuiyet veya mecburiyetlere muhalif hareket
edenler 3 aya kadar hafif hapis veya 30 liradan 600 liraya kadar hafif para
cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
537 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim resmi
daireler tarafından duvarlara yapıştırılmış olan matbu evrak ve resim ve el
yazılı kağıtları duvardan çıkarır yahut yırtar veya sair suretle işe
yaramıyacak hale koyarsa otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur ve
eğer bunu talik ettiren resmi daireyi istihfaf zımnında yapmış ise cezayı nakdiye
bir aya kadar hafif hapis cezası da ilave olunur.





90


 


             27 – 19/12/1972
tarih ve E. 1971/55, K. 1972/60 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal
edilmiş hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 266)


             Madde
266, fıkra altı ve yedi – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             Hakaret ve taarruz,
memurun sıfat veya hizmetinden dolayı, umuma neşir veya teşhir olunmuş yazı
veya resim veya sair neşir vasıtaları ile işlenmiş olursa, fiilin mahiyetine
göre, yukarı fıkra ve bentlerde yazılı ceza üçte bir nispetinde artırılarak
hükmolunur.


             Sıfat
veya hizmetinden dolayı vaki hakaret ve taarruz memurun gıyabında alenen
işlenmiş olursa, fiilin mahiyetine göre, yukarı fıkra ve bendlerdeki cezaların
yarısı hükmolunur. Bu fıkradaki suçun tekevvünü için 153 üncü maddedeki
aleniyet şarttır.


             28 – 7/6/1979
tarih ve 2245 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 179, 188, 235, 253, 254, 258, 264,
313, 314, 315, 384, 516 ve 517)


             Madde
179 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse diğer kimseyi gayri meşru surette şahsi hürriyetinden mahrum ederse beş
seneye kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
mücrim bu fiili işlemek için yahut işlediği zamanda tehdit veya fena muamele
eder veya hile ve hud'a kullanır yahut bu fiili intikam veya temettü kasdiyle
yahut dini veya milli bir maksada binaen işler yahut o şahsı askerlikte
kullanmak üzere ecnebi bir memlekete teslim ederse düçar olacağı ceza üç seneden
sekiz seneye kadar ağır hapis ve yirmi beş liradan yüz yirmi beş liraya kadar
ağır cezayı nakdidir.


             Madde
188 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse bir şeyi
işlemek veya işlemesine müsaade etmek yahut o şeyi işlememeye mecbur etmek için
diğer bir şahsa cebrü şiddet gösterir veya onu tehdid ederse bir seneye kadar
hapis ve 30 liradan 50 liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur.


             Eğer
o kimse tasavvur ettiği maksadı istihsal etmiş ise hapis cezası bir aydan on
sekiz aya ve ağır para cezası 20 liradan 100 liraya kadardır.


             Eğer
bu cebrü şiddet veya tehdid hususları silah ile yahut kendini tanınmıyacak bir
hale koyarak yahut bir kaç kişi tarafından birlikte yahut imzasız bir mektup
yahut hususi işaretlerle yahut mevcud veya mefruz bazı gizli cemiyetlerin
husule getirdikleri tehdid kuvvetinden istifade ile işlenmiş ise iki seneden
beş seneye kadar hapis cezası hükmolunur.


             Eğer
bununla arzu olunan maksad istihsal olunmuş ise beş seneye kadar ağır hapis
cezası verilir ve ayrıca beş sene emniyeti umumiye nezareti altına konulabilir.


             Ek
fıkralar – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse,
gayrimeşru olarak, kamu hizmetlerinin görülmesine mahsus binalar veya
müştemilatına girilmesine veya orada kalınmasına cebir ve şiddet göstererek
veya tehdit ederek veya eşya üzerinde zor kullanarak engel olursa, altı aydan
iki seneye kadar hapis cezasına mahküm olur.


             Bir  kimse,  gayrimeşru  olarak,  her  nevi  ve 
derecedeki eğitim  ve  öğretim


müesseselerine  veya öğrencilerin toplu halde ikamet
ettikleri yurt veya benzeri yerler


veya  bunların  müştemilatına  girilmesine  veya  orada 
kalınmasına  cebir  ve  şiddet





91


 


göstererek
veya tehdit ederek veya eşya üzerinde zor kullanarak engel olursa yukarıki
fıkrada gösterilen ceza ile cezalandırılır.


             Eğer
yukarıki iki fıkrada gösterilen fiil; silahla veya kendini tanınmıyacak bir
hale koyarak yahut birkaç kişi tarafından birlikte veya mevcut veya mefruz bazı
gizli cemiyetlerin husule getirdikleri tehdit kuvvetinden istifade ile işlenmiş
ise, iki seneden beş seneye kadar hapis cezası hükmolunur ayrıca beş sene
emniyeti umumiye nezareti altına konulabilir.


             Madde
235 – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlardan biri
vazifesini yaptığı sırada memuriyetine müteallik olarak re'sen takibat icrasını
müstelzim bir suça vakıf olup da ait olduğu daireye haber vermekte ihmal ve
terahi ederse beş liradan yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır
ve bu cezaya vukuf kesbedilen suçun ehemmiyetine göre ayrıca üç aydan bir
seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezası da ilave olunabilir.


             Eğer
fail, adli zabıta memurlarından biri ise verilecek para cezası yirmi beş
liradan aşağı olamaz ve herhalde memuriyetten mahrumiyet cezası da hükmolunur.


             Madde
253, fıkra bir – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim bir rütbe
veya memuriyetin veya bir meslekin resmi elbisesini salahiyeti olmaksızın
alenen giyer ve haiz olmadığı nişan ve madalyaları talik ederse bir seneye
kadar hapse ve 250 liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur ve eğer böyle
bir elbise giymek suretile elbisenin delalet ettiği meslek ve memuriyete
müteferri mevaddı icra ederse üç aydan aşağı olmamak üzere hapis olunur.


             Madde
254, fıkra iki – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Eğer
fiil silahla işlenmiş ise iki seneden beş seneye kadar hapis ve eğer iki
kişiden ziyade silahlı kimseler tarafından ittifak edilerek işlenir veya
silahsız ve ittifaksız olsa bile on ve daha ziyade toplanmış kimseler
tarafından yapılırsa verilecek ceza beş seneden aşağı olamaz.


             Madde
258, fıkra iki –  (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Eğer fiil, silahla
işlenmiş ise hapis cezası iki seneden üç seneye kadardır.


             Madde
264 – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim ait olduğu
merciden ruhsat almaksızın dinamit veya bomba veya buna benzer yıkıcı veya
öldürücü alet veya barut ve sair ateşli ecza yapar veya bunları yabancı
memleketten Türkiye'ye sokar veya sokmaya vasıta olur veya memleket içinde bir
yerden diğer bir yere götürür veya yollar veya götürmeye bilerek tavassut
ederse, üç seneden beş seneye kadar hapsolunur ve kendisinden bin liradan on
bin liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Birinci
fıkrada fiilleri ika etmek maksadiyle teşekkül vücuda getirenlerleidare edenler
veya teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada yazılı suçlar
işlenirse, failler hakkında yedi seneden onbeş seneye kadar ağır hapis cezası
hükmolunur.


             İkinci
fıkradaki hal dışında, iki veya daha fazla kimselerin toplu olarak birinci fıkrada
yazılı suçları işlemeleri halinde beş seneden on seneye kadar ağır hapis cezası
hükmolunur.


             Birinci
fıkrada yazılı fiilleri ika etmek maksadiyle iki veya daha fazla kimselerin
evvelden anlaşıp birleşmeleri teşekkül sayılır.


             Ruhsatsız
bu gibi şeyleri taşıyanlar veya bulunduranlar veya satanlar veya satılığa
çıkaranlar veya alanlar bir seneden iki seneye kadar hapis, beş yüz liradan iki
bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.





92


 


                Birinci
fıkrada yazılı şeyleri, meskün bir mahalde veya civarında yahut umumun gelip
geçeceği bir yerde ateşliyenler veya patlatanlar yahut bırakanlar, fiilleri
daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde iki seneden aşağı olmamak üzere
hapis cezası ile cezalandırılırlar.


             Madde
313 – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Beş kişi veya daha
ziyade kimse adliye veya ammenin itimadı veya selameti veya adabı umumiye ve
nizamı aile veya şahıs veya mal aleyhinde cürüm işlemek için bir cemiyet teşkil
ettikleri takdirde bunlardan herbirisi yalnız cemiyet teşkilinden dolayı beş
seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Eğer
bu cemiyet efradı dağlarda ve kırlarda veya umumi yollarda dolaşır, yahut
içlerinden iki veya daha ziyadesi silah taşır veya emin bir mahalde silah
saklarsa ceza üç seneden on seneye kadar ağır hapistir.


             Eğer
cemiyetin muharrik veya reisleri varsa bunlar hakkında birinci fıkrada
gösterilen halde üç seneden sekiz seneye ve ikinci fıkrada gösterilen halde beş
seneden on iki seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Bu maddede tayin
olunan cezalara herhalde emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezası da
ilave edilir.


             Madde
314 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse yukardaki madde veçhile teşekkül eden cemiyetler efradına veya onlardan
bazısına bilerek ve bilihtiyar barınacak yer gösterir veya erzak veya esliha ve
cephane tedarik veya sair suretle yardım eylerse bir seneye kadar hapse mahküm
olur.


             Bu
suretle usul ve füruundan olan akrabasından ve karı ve koca ve kardeş ve kız
kardeşinden birine barınacak yer gösteren veya erzak tedarik eden şahıs
hakkında bu cezanın yarısından üçte ikisine kadarı azaltılır.


             Madde
315 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cemiyet
efradının veya bazısının cemiyet devam ettiği sırada veya cemiyetin icabatından
olarak yapmış oldukları cürümden dolayı 78 inci maddenin tatbikından hasıl
olacak ceza altıda birden üçte bire kadar fazlalaştırılır.


             Madde
384 – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen
hükmüdür.)


             I - Cebir ve şiddet
veya tehdit göstererek veya nüfuz ve müessir kuvvet sarf ederek yahut hile ile
kara nakil vasıtasını hareket ettirmiyen veya hareket halinde bulunanları
durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere sevkettiren kimse altı aydan
bir seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             Fiil
silahla veya birkaç kişi tarafından birlikte işlendiği takdirde ceza yarı
nispetinde artırılarak hükmolunur.


             II
- Cebir ve şiddet veya tehdit göstererek veya nüfuz ve müessir kuvvet sarf
ederek yahut hile ile deniz nakil vasıtasını hareket ettirmiyen veya hareket
halinde bulunanları durduran veya gitmekte olduğu yerden başka bir yere sevk
ettiren kimse altı aydan iki seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.


          
Fiil silahla veya birkaç kişi tarafından birlikte işlendiği takdirde ceza yarı
nispetinde artırılarak hükmolunur.


             III
- Her kim bir uçağı kaçırır veya kaçırmaya teşebbüs ederse üç seneden beş
seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Kaçırılan
veya kaçırılmaya teşebbüs edilen uçak umumun istifadesine arzedilmiş ise fail
dört seneden altı seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.





93


 


             Kaçırma
veya kaçırmaya teşebbüs fiili cebir ve şiddet veya tehdit veya hile ile
işlenirse fail birinci fıkrada yazılı olan halde dört seneden altı seneye,
ikinci fıkrada yazılı olan halde beş seneden yedi seneye kadar ağır hapis
cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
516 – (29/6/1938 tarih ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse her ne
suretle olursa olsun aharın menkul veya gayrimenkul malını tahrib veya imha
eder veya bozar yahud bunlara zarar verirse mutazarrır olan tarafın şikayeti
üzerine bir seneye kadar hapis ve yirmi liradan elli liraya kadar ağır para
cezasile cezalandırılır.


             Eğer
cürüm:


             1.
Vazifei memuresinden dolayı öç almak kasdile bir memur aleyhinde,


             2
- Şahıslara karşı şiddet kullananlar veya 493 üncü maddenin birinci ve ikinci
fıkralarında beyan olunan vasıtalardan biri ile,


             3
- Ammeye aid veya amme hizmetine veya bir mezhebin ayin ve ibadetine mahsus
binalar yahud 378 inci maddede gösterilen envaa dahil askeri binalar ve debboy
ve tersaneler ve harb gemileri yahud abideler veya heykeller veyahud mezarlık
ve müştemilatı,


             4
- Setler yahud musibetlere karşı ammenin muhafazası maksadile inşa olunan
müdafaa vasıtaları ve sair inşaat yahud bir amme hizmetine mahsus aletler ve
işaretler,


             5
- Kanal veya sulamağa mahsus nehir ve cetvel ve ark ve bu kabilden sair inşaat,



             6
- Dikilmiş bağ çubukları ve meyveli ağaç ve fidanlar ile seyir ve meydan
yerlerindeki ağaçlar,


             Üzerinde
işlenirse failin göreceği ceza üç aydan iki seneye kadar hapis ve 250 liraya
kadar ağır para cezasıdır.


             Bu
fiiller hakkında şikayetname itasına hacet kalmaksızın dava takib olunur.


             Madde
517 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki maddede
beyan olunan cürüm hükümete karşı şiddet veya mukavemet maksadiyle yahut on ve
daha ziyade kimselerin birleşmesiyle vukubulduğu takdirde cürme iştirak
edenlerin cümlesi birinci kısımda beyan olunan ahvalde iki aydan iki seneye
kadar hapis cezasiyle yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye ve ikinci kısımda
beyan olunan ahvalde altı aydan dört seneye kadar hapis cezasiyle iki yüz elli
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olurlar ve hukuku amme davası resen
ikame olunur.


             29 – 12/6/1979
tarih ve 2248 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları. 19, 24, 26, 30, 230,240, 493, 526 ve
536)


             Madde
19, fıkra bir – (10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır para cezası
(10) liradan (25.000) liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Hazinesine
ödenmesinden ibarettir. Nispi para cezalarının yukarı haddi yoktur.


             Madde
24, fıkra bir – (10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif para cezası,
üç liradan bin liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Hazinesine
ödenmesinden ibarettir.





94


 


             Madde
26, fıkra bir – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda musarrah
cezanın azami haddi bir ay hapis veya hafif hapsi veyahut otuz lira ağır ve
hafif cezayı nakdiyi geçmediği takdirde esbabı muhaffefe mevcut olur ve fail
evvelce bir cürümden veya bir aydan fazla hafif hapsi müstelzim bir kabahattan
dolayı mahküm olmamış bulunursa mahkeme verdiği cezanın yerine mahküma tevbihi
adli yapılmasına karar verebilir.


             Madde
30, fıkra iki – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Muvakkat
cezalar için bir günün ve para cezalarında on kuruşun küsuru hesaba katılmaz.


             Madde
230 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her ne vesile ile
olursa olsun memuriyet vazifesini yapmakta ihmal ve terahi eden veya amirinin
kanuna göre verdiği emirleri makbul bir sebep olmaksızın yapmıyan memur bir
aydan altı aya kadar hapis ve yüz liradan 500 liraya kadar ağır para cezası ile
cezalandırılır.


             Bu
ihmal ve terahiden veya amirin kanuni emirlerini yapmamış olmaktan Devletçe bir
mazarrat husule gelmiş ise derecesine göre üç aydan üç seneye kadar hapis
cezası ile birlikte muvakkaten veya müebbeden memuriyetten mahrumiyet cezası da
hükmolunur.


             Her
iki surette memurun terahisinden veya verilen emri yapmamasından şahıslarca
herhangi bir zarar hasıl olmuş ise o da başkaca ödettirilir.


             Madde
240 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda yazılı
hallerden başka her ne suretle olursa olsun vazifesini suistimal eden memur
derecesine göre altı aydan üç seneye kadar hapsolunur. Cezayı tahfif edecek
sebeplerin vücudu halinde üç aydan bir seneye kadar hapis ve her iki halde 200
liradan 1.000 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır ve herhalde
memuriyetten müebbeden veya muvakkaten mahrum edilir.


             Madde
493, fıkra bir son cümle – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             Cezası üç seneden
sekiz seneye kadar ağır hapistir.


             Madde
526, fıkra bir – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Salahiyetli
makamlar tarafından adli muameleler dolayısiyle yahut amme emniyeti veya amme
intizamı veya umumi hıfzıssıhha mülahazasiyle kanun ve nizamlara aykırı
olmıyarak verilen bir emre itaat etmiyen veya bu yolda alınmış bir tedbire
riayet eylemiyen kimse, fiil ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, bir aydan
üç aya kadar hafif hapis veya ikiyüz elli liradan beşyüz liraya kadar hafif
para cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
536 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse
salahiyettar makamdan izin almaksızın yahut ilan yapıştırmağa izin verilmiş
olan mahallerin maadasına, matbu evrak ve resim yahut el yazılı evrak talik
eder veya ettirirse on beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             30
- 7/1/1981 tarih ve 2370 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 119, 236, 271, 298,
299, 301, 302, 303, 304, 305, 311, 312, 403, 449, 450, 536 ve 537)


             Madde
119 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda 
hilafı  yazılı  olmadıkça  en  çoğu  50  liradan ibaret hafif para cezası


tayin  kılınmış  olan  kabahat  failleri,  duruşmadan 
evvel  kabahat için muayyen para


cezasının
en yüksek haddini teşkil eden miktarı ile muhakeme masraflarını merciine
ödiyerek hukuku amme davasını ortadan kaldırtabilirler.





95


 


             Madde
236 – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memur
veya işçi niteliğini taşımıyan kamu hizmeti görevlilerinden, üç veya daha fazla
kimse aldıkları karar gereğince, kanun hükümlerine aykırı olarak,
memuriyetlerini terk eder veya vazifelerine gelmezlerse veya vazifelerine gelip
de görevlerini, geçici de olsa, kısmen veya tamamen yapmazlar yahut
yavaşlatırlarsa, herbiri hakkında iki aydan altı aya kadar hapis ve beşyüz
liradan üç bin liraya kadar ağır para cezası ile birlikte muvakkaten
memuriyetten mahrumiyet cezası da hükmolunur.


             Başkaları
tarafından alınan karara uyarak yukarıdaki fıkrada yazılı fiileri işliyen memur
veya işçi niteliğini taşımıyan kamu hizmeti görevlilerine de aynı ceza
hükmolunur.


             Madde
271, fıkra bir – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim resmi
sıfatı haiz olan bir memura vazifesini icra ederken veya icra ettiği vazifeden
dolayı cismen eza verecek veya hastalığını mucip olacak müessir bir fiil
işlerse 456 ncı maddeye göre verilecek cezalar aşağıda gösterilen suretlerle
artırılır:


             Madde
298 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse bir
suçtan dolayı kanun dairesinde tevkif olunduktan sonra kaçarsa bir aydan altı
aya kadar hapsolunur.


             Bu
suç şahaslara karşı şiddet veya tehdid kullanarak veyahut kapı veya pencere
kırarak veya duvar delerek veya kaçmağa mani olacak vasıtaları bozarak işlenmiş
olursa ceza üç aydan on sekiz aya kadar hapistir.


             Eğer
tehdid veya şiddet kullanma silah ile veya birden ziyade kimseler tarafından
bir arada yapılmış olursa ceza iki seneden beş seneye kadar ağır hapistir.


             Madde
299 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse bir
suçtan dolayı kanun dairesinde hapsedildikten sonra kaçarsa aşağıda yazılı
şekillerde ceza görür:


             1
- Müebbed ağır hapis mahkümu ise ayrıca on üçüncü maddeye göre geçirmesi
lazımgelen hücre müddeti hesaba katılmaksızın cezasının bir senesi geceli
gündüzlü bir hücrede yalnız başına bırakılmak suretiyle çektirilir.


             2
- Muvakkat şahsi hürriyeti bağlayıcı bir ceza mahkümu ise geri kalan
müddetlerine bu müddetlerin altıda birden üçte birine müsavi bir müddet
zammedilir. Ancak zammedilecek bu müddetler iki aydan eksik ve iki seneden
fazla olamaz.


             Bu
suç, şahıslara karşı şiddet veya tehdid kullanarak veyahut kapı ve pencere
kırarak veya duvar delerek veya kaçmaya mani olacak vasıtaları bozarak işlenmiş
olursa birinci bendde yazılı hücre müddeti bir sene altı ay, ikinci bendde
yazılı nisbet üçte birden yarıya kadar olarak tatbik olunur. Ancak zammedilecek
bu müddetler altı aydan eksik, dört seneden fazla olamaz.


             Eğer
tehdid veya şiddet kullanma silah ile veya birden ziyade kimseler tarafından
bir arada yapılmış olursa birinci bendde yazılı hücre müddeti iki sene, ikinci
bendde yazılı nisbet yarıdan üçte ikiye kadar olarak tatbik olunur. Ancak
zammedilecek bu müddetler üç seneden eksik, altı seneden fazla olamaz.





96


 


             Bu
maddede yazılı hükümler ceza evi dışında çalıştırılan mahkümlar hakkında da
tatbik olunur.


             Madde
301 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim bir mevkuf
veya mahkümun tevkifhane veya hapishaneden kaçmasını hazırlar veya
kolaylaştırırsa kaçan kimsenin işlemiş olduğu suçun şiddetine ve ikmal etmekte
bulunduğu cezanın nevi ve müddetine nazaran bir aydan otuz aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


             Eğer
mahkümun çektiği ceza müebbed ağır hapis ise kaçmasını hazırlıyan ve
kolaylaştıran kimsenin cezası yirmi aydan dört seneye kadardır.


             Eğer
mahkümun cezası ölüm cezası ise, kaçmasını hazırlıyan veya kolaylaştıran
kimseye otuz aydan beş seneye kadar hapis cezası verilir.


             Eğer
mahkümun kaçmasını hazırlamak ve kolaylaştırmak için fail 299 uncu maddede
mezkür vasıtalardan bir kısmını kullanır ve bu yüzden mahküm kaçmış olursa ceza
üçte birden yarıya kadar artırılır.


             Eğer
kaçamamış ise, ceza üçte bire indirilir.


             Eğer maznun mevkuf veya mahkümun usul ve
füruundan ve karı kocadan ve kardeş ve kızkardeşlerinden biri ise, göreceği
ceza üçte bir miktarı azaltılır.


             Madde 302 – (11/6/1936 tarih ve
3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir mevkuf veya mahkümun muhafazasına
veya nakline memur olan kimse ne suretle olursa olsun onun kaçmasını hazırlar
veya kolaylaştırırsa bir seneden beş seneye kadar hapsolunur.


             Eğer mahkümun görmekte olduğu ceza idam
veya müebbed ağır hapis ise failin göreceği ceza beş seneye kadar ağır hapistir
ve beş sene müddetle amme hizmetlerinden memnuiyet cezası dahi hükmolunur.


             Eğer kaçmasını hazırlamak ve
kolaylaştırmak için fail, kaçağın şiddet kullanmasında veyahut kapı ve pencere
kırmasında ve duvar delmesinde kaçakla birleşir veya silah ve sair böyle bir
işe lazım olan şeyleri verir veya bunların tedarikini men etmezse mevkuf veya
mahkümun kaçmış olması halinde memur, yedi seneye kadar ağır hapis ve müebbeden
amme hizmetlerinden memnuiyet cezası ile cezalandırılır ve kaçamadığı takdirde
memura beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


          
Madde 303 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Firar maddesi
memurun kayıtsızlık veya tedbirsizliğinden neş'et etmiş ise memur hakkında üç
aydan iki seneye kadar hapis cezası tertip olunur. Ve kaçağın görmekte olduğu
ceza idam ve müebbet ağır hapis olduğu takdirde hapis cezası bir seneden üç
seneye uzar bu iki suratte üç seneye kadar hıdematı ammeden memnuiyet cezası da
verilir.


             Madde
304, bent (I) – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             I - Önceden
aralarında bir anlaşma olsun veya olmasın üç ve daha ziyade mahküm veya mevkuf
her ne sebeple olursa olsun cezaevi idaresine karşı ayaklanırsa, bir seneden üç
seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


             Cebir
ve şiddet göstererek veya tehdit ederek veya nüfuz ve müessir kuvvet sarf
ederek ceza evinin idaresine kısmen veya tamamen mani olunması hali bu maddenin
tatbikinde ayaklanma sayılır.


             Kullanılmış
olmasa bile, ayaklanmaya silahla katılan mahküm veya mevkuflar üç seneden beş
seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.





97


 


             Yukarıki
fıkralarda yazılı hallerde ayrıca bir tahribat meydana getirilmişse, tayin
olunan ceza, tahribatın derecesine göre üçte birden yarıya kadar artırılarak
hükmolunur.


             Madde
305 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir mevkuf veya
mahkümun muhafazasına veya nakline memur bulunan kimse mevkuf veya mahkümun
mevkufiyet halinde bulunduğu veyahut cezasını çekmekte olduğu mahalden velev
muvakkaten olsun kanun ve nizamın tecviz ettiği ahvalin haricinde uzaklaşmasına
müsaade ederse bir aydan bir seneye kadar hapsolunur.


             Bu
müsaade neticesi olarak mevkuf veya mahküm kaçmış olursa memura verilecek hapis
cezası altı aydan dört seneye kadar uzar ve her halde üç seneye kadar hıdematı
ammeden memnuiyet cezasına da müstahak olur.


             Madde
311, fıkra bir ve iki – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             Bir suçun
işlenmesini aleni olarak tahrik eden kimse aşağıda yazılı şekillerde
cezalandırılır:


             1.
Eğer tahrik ettiği cürmün cezası muvakkat ağır hapsin üstünde bir ceza ise üç
seneden beş seneye kadar ağır hapis;


             2.
Muvakkat ağır hapis veya hapis cezasını müstelzim ise fiilin nevine göre üç
seneye kadar hapis;


             3.
Sair hallerde 500 liraya kadar ağır para cezası.


             Tahrik,
gazete veya mecmua ile veya sair tab aletleriyle veya elle yazılıp çoğaltılarak
yayınlanan ve dağıtılan yazılar ile ve umumi yerlerde levha ve ilan asmak
suretiyle olursa yukardaki bentler uyarınca suçlu hakkında tayin olunacak ağır
hapis ve hapis cezaları bir misli artırılır. Para cezası hükmolunacak hallerde
bu ceza suçun nevine göre 25 liradan 1 000 liraya kadar ağır para cezası olmak
üzere tayin olunur.


             Madde
312 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun
cürüm saydığı bir fiili açıkça öven veya iyi gördüğünü söyliyen veya halkı
kanuna itaatsizliğe veyahut cemiyetin muhtelif sınıflarını umumun emniyeti için
tehlikeli bir tarzda kin ve adavete tahrik eyliyen kimse üç aydan bir seneye
kadar hapis ve 50 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur.


             Yukarki
fıkrada yazılı suçları neşir yolu ile işliyenlere verilecek ceza bir misli
artırılır.


             Madde
403, bent (2 ve 4) – (9/7/1953tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)



             2.
Yukarki bentte gösterilen uyuşturucu madde eroin, kokain, morfin veya esrar ise
faile müebbet ağır hapis cezası verilir.


             4.
Eğer geçen bentteki fiil eroin, kokain, morfin veya esrara taallük ederse ağır
hapis cezası on seneden ve ağır para cezası 1.000 liradan ve sürgün cezası üç
seneden eksik olamaz.


             Madde
449 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Adam öldürmek
fiili:


             1.
Karı, koca, kardeş, babalık, analık, evlatlık, üvey ana, üvey baba, üvey evlat,
kayınbaba, kaynana damat ve gelinler hakkında işlenirse;


             2.
Vazifesini yaptığı sırada veya vazifesini yapmasından dolayı Devlet
memurlarından biri aleyhine icra olunursa;





98


 


             3.
Zehirlemek suretiyle yapılırsa;


fail
müebbet ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
450 bent (2) – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             2. Büyük Millet
Meclisi azalarından biri aleyhine ika edilirse;


             Madde
536, fıkra üç –  (12/6/1979 tarih ve 2248 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki
fıkralarda gösterilen eylemlerin derneklerin veya benzeri kuruluşların
mensupları tarafından veya onların iştirakiyle yapıldığı sabit olduğu takdirde
suçu işleyen veya suça bu suretle katılan dernek ve kuruluş mensuplarına sözü
edilen fıkralardaki cezalar iki katı olarak hükmedilir. Şu kadar ki hafif hapis
cezası iki yılı aşamaz.


             Madde
537 – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim, kamu hizmeti gören daire veya kurumlar veya her nevi ve derecedeki eğitim
ve öğretim müesseseleri yetkilileri tarafından duvarlara yapıştırılmış veya
mahsus yerlerine konulmuş basılı veya basılı olmıyan evrak, resim veya el
yazısı kağıt veya levhaları bulundukları yerlerden çıkarır yahut yırtar veya
tahrip eder veya bunları her ne suretle olursa olsun okunmıyacak veya
muhtevalarının başka şekilde anlaşılmasına sebebiyet verecek şekillere veya işe
yaramıyacak hale sokarsa bir aydan üç aya kadar hafif hapis ve yüz liradan
beşyüz liraya kadar hafif para cezasına mahküm edilir. Ayrıca, bu fiillerin
işlenmesi dolayısiyle sebebiyet verilen zararların tazminine de hükmolunur.


             Kanunda
yazılı olan daha ağır cezayı gerektiren hükümler saklı kalmak üzere, kamu
hizmetine tahsis edilmiş binaların veya mabetlerin veya her nev'i ve derecedeki
eğitim ve öğretim müesseselerinin veya öğrencilerin toplu halde ikamet
ettikleri yurt veya benzeri yerlerin veya bunların müştemilatının herhangi bir
yerine basılı veya basılmamış, elle yapılmış veya yazılmış her türlü yazı veya
resimleri veya bunları havi kağıt, pano, pankart, bant veya benzerlerini,
yetki-


li
memur ve mercilerin, evvelden verilmiş yazılı müsaadesi olmadan, asanlar veya
koyanlar yahut bunlardan suç konusu teşkil edenlerin asılmasına veya
konulmasına müsaade edenler hakkında da yukarıki fıkrada yazılı cezalar
uygulanır.


             Yukarıki
fıkrada gösterilen bina ve müştemilatın herhangi bir yerini her ne suretle olursa
olsun, boyayanlar veya bu yerlere yazı veya resim yapanlar hakkında da birinci
fıkrada yazılı ceza uygulanır.


             İki
ve üçüncü fıkralarda gösterilen fiillerin eserlerini derhal ortadan kaldırmayan
ve bunların yok edilmesi için gerekli işlemlere girişmiyen yetkililer hakkında
bu kanununun 230 uncu maddesinde yazılı cezalar uygulanır.


             31 – 21/1/1983
tarih ve 2787 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları:19,24,26,54,55,58,65,141,142,163,168,350,
351,352,353,354,355,356 ve 463)


             Madde
19, fıkra bir – (2/6/1979 tarih ve 2248 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır para cezası
1.000 liradan 100.000 liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Hazinesine
ödenmesinden ibarettir. Nispi para cezasının yukarı sınırı yoktur.


             Madde
24, fıkra bir – (12/6/1979 tarih ve 2248 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif para cezası
500liradan 10.000 liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet Hazinesine
ödenmesinden ibarettir.





99


 


             Madde
26, fıkra bir – (12/6/1979 tarih ve 2248 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunda gösterilen
cezanın yukarı sınırı bir ay hapis veya hafif hapis ya da bin lira ağır veya
hafif para cezasını geçmediği takdirde, hafifletici neden bulunur ve fail
önceden bir cürümden veya bir aydan fazla hafif hapis gerektiren bir kabahatten
dolayı mahküm olmamış bulunursa mahkeme, verdiği cezanın yerine hüküm giyen
kişiye adli tevbih yapılmasına karar verebilir.


             Madde
54, fıkra iki – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Eğer çocuk işlediği
fiilin bir suç olduğunu fark ve temyiz ile hareket etmiş ise suçunun cezası
aşağıda yazılı şekillerde indirilir:


             1.
İdam cezası yerine onbeş seneden eksik olmamak üzere muvakkat ağır hapis;


             2.
Müebbet ağır hapis yerine on seneden on beş seneye kadar ağır hapis; cezası
hükmolunur.


             3.
Sair cezalar yarıya indirilir.


             Madde
55, fıkra bir bent (3) – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             3. Diğer cezaların
üçte bire kadarı indirilir.


             Madde
58,son fıkra – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sağır-dilsiz
on sekiz yaşını bitirip de yirmi bir yaşını bitirmemiş ise 55 inci ve 21 yaşını
bitirmiş ise 56 ncı maddeler hükümleri tatbik olunur.


             Madde
65,fıkra bir bent (III) – (2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             III - Suç işlenmeden
evvel veya işlendiği sırada müzaheret ve muavenetle icrasını
kolaylaştırarak,suça iştirak eden şahıs,işlenmiş fiile mahsus olan ceza ölüm
cezası veya müebbet ağır hapisten ibaret olduğu takdirde on seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır ve sair hallerde kanunen
muayyen olan cezanın yarısı indirilir.


             Madde
141,bent (4 ve 5) – (3/12/1951 tarih ve 5844 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             4. Anayasanın
tanıdığı kamu haklarını ırk mülahazası ile kısmen veya tamamen kaldırmayı hedef
tutan veya milli duyguları yoketmeye veya zayıflatmaya matuf bulunan
cemiyetleri kurmaya tevessül edenler veya kuranlar veya bunların faaliyetlerini
tanzim veya sevk ve idare edenler veyahut bu hususlarda yol gösterenler bir
yıldan üç yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.


             5.
1, 2 ve 3 üncü fıkralarda yazılı cemiyetlere girenlere beş yıldan on iki yıla
kadar ağır hapis ve dördüncü fıkrada yazılı cemiyetlere girenlere altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası verilir.


             Madde
142,bent (3 ve 4) – (3/12/1951 tarih ve 5844 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             3.
Anayasanın tanıdığı kamu haklarını ırk mülahazasiyle kısmen veya tamamen
kaldırmayı hedef tutan veya milli duyguları yoketmek veya zayıflatmak için her
ne suretle olursa olsun propaganda yapan kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


             4.
Yukarıki fıkralarda yazılı fiilleri övenler,birinci ve ikinci fıkralarda yazılı
hallerde beş yıla kadar ağır hapis ve üçüncü fıkrada yazılı halde altı aydan
iki yıla kadar hapis cezaları ile cezalandırılırlar.


             Madde
163 – (10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükümdür.)


             Layikliğe aykırı
olarak,Devletin içtimai veya iktisadi veya siyasi veya hukuki temel
nizamlarını,kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amaciyle cemiyet
tesis,teşkil,tanzim veya sevk ve idere eden kimse iki yıldan yedi yıla kadar
ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.





100


 


             Böyle
cemiyetlere girenler veya girmek için başkalarına yol gösterenler altı aydan
aşağı olmamak üzere hapis cezasiyle cezalandırılırlar.


             Dağılmaları
emredilmiş olan yukarda yazılı cemiyetleri,sahte nam altında veya muvazaa
şeklinde olsa dahi yeniden tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare edenler
hakkında verilecek cezalar üçte birden eksik olmamak üzere artırılır.


             Layikliğe
aykırı olarak, Devletin içtimai veya iktisadi veya siyasi veya hukuki temel
nizamlarını, kısmen de olsa dini esas ve inancalara uydurmak amaciyle veya
siyasi menfaat veya şahsi nüfuz temin ve tesis eylemek maksadiyle dini veya
dini hissiyatı veya dince mukaddes tanılan şeyleri alet ederek her ne suretle
olursa olsun propaganda yapan veya telkinde bulunan kimse bir yıldan beş yıla
kadar ağır hapis cezasiylecezalandırılır.


             Yukarki
fıkrada yazılı fiil yayın vasıtalariyle işlendiği takdirde verileek ceza üçte
birden yarıya kadar artırılır.


             Yayım
yeri veya yayım vasıtası veya yayım konusu bakımından az zarar umulan hallerde
faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.


             Madde
168 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim
125,131,146,147,149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümleri işlemek için silahlı
cemiyet ve çete teşkil eder yahut böyle bir cemiyet ve çetede amirliği ve
kumandayı ve husisi bir vazifeyi haiz olursa on seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Cemiyet
ve çetenin sair efradı beş seneden on seneye kadar ağır hapisle cezalandırılır.



             Madde
350, son cümle – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                Bir
aydan sekiz aya kadar hapis cezasına mahküm olurlar.


             Madde
351 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse hüviyet cüzdanı,nüfus tezkeresi,ruhsatname veya pasaport almak maksadiyle
bu evraka kendi isim ve şöhret veya sıfatını sahte olarak dercettirir veyahut
şahadet etmek suretiyle bu yolda evrak almak fiilinde başkasının cürüm ortağı
olursa altı aya kadar hapis ve kırk beş liraya kadar ağır cezayı nakdi ile
cezalandırılır.


             Madde
352 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir memur
memuriyetini icra halinde geçen maddelerde beyan olunan cürümlerden birini
işler veya her ne suretle olursa olsun bu cürümleri işlemekte başkasiyle
birleşirse altı aydan üç seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
353 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Zabıtanın
teftişine tabi defter tutmağa veya kendi sanat ve meslekinin muamelatına dair
zabıtaya malümat vermeğe mecbur olanlardan bu defterlerde sahtekarlık eden ve
yanlış malümat veren veya sahte tarih koyan üç aya kadar hapis cezasına ve kırk
liraya kadar ağır cezayi nakti itasına mahküm olur.


             Madde
354 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hekim
ve eczacı veya sıhhiye memuru Hükümetçe emniyet ve itimat olunacak bir vesikayı
hatıra binaen hakikate muhalif olarak verirse on beş günden üç aya kadar hapis
ve yüz liradan bin liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.





101


 


             Böyle
hakikate muhalif olarak tanzim olunmuş vesikayı kullanan kimse hakkında dahi
aynı ceza tertip olunur. Eğer bu gibi hakikate muhalif vesikaya mebni deli
olmıyan bir kimse asabi ve akıl hastalıkları müesseselerine kabul ve orada
ikamete mecbur edilir veya başkaca fahiş bir zarar husule gelirse failin
göreceği ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir.


             Eğer
birinci fıkrada yazılı fiil, failin kendisine yahut başkasına verilmiş veya
vait ve temin olunmuş para ve sair menfaat mukabilinde irtikap olunmuş ise
göreceği ceza üç aydan iki seneye kadar hapistir.


             Eğer
vesikadan ikinci fıkrada yazılı olan fahiş zarar zuhura gelmiş ise ceza bir
seneden beş seneye kadardır. Her halde bu cezalarla beraber ilk fıkradaki para
cezası iki kat olarak hükmolunur.


             Para
veren veya vait yahut menfaat temin veya vadeden kimse hakkında dahi üç aydan
bir seneye kadar hapis cezası hükmolunur ve verilip alınan para vesair eşya da
müsadere olunur.


             Madde
355 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir memur veyahut
vesika itasına selahiyeti olan diğer bir kimse bu vesikaları verdiği kimseler
hakkında teveccüh yahut hususi ve umumi emniyet celbine veya hizmete ve
memuriyet ve kanunun temin ettiği müsaade ve menfaatlar kazanmağa yahut bazı
hizmet ve memuriyetlerden kurtulmağa medar olacak surette hüsnü hareketine ve
fakrüzaruretine ve sair hallere dair yalan olarak şahadet eylerse iki aya kadar
hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdi hükmolunur.


             Madde
356 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse yukardaki iki maddede yazılı sıfat ve salahiyeti haiz olmadığı halde
ilmühaber ve vesikaları taklit eder yahut bunların sahih olanların tahrif eyler
ve bir kimse bu yolda tanzim olunmuş ilmühaber ve vesikaları kullanırsa altı
aya kadar hapis olunur.


             Madde
463 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             448,449,450,456,457
nci maddelerde beyan olunan fiilleri bir kaç kişi birlikte yapmış olupta failin
kim olduğu belli olamazsa bunlardan her birisi hakkında fiil için tayin edilmiş
olan ceza üçte birden yarıya kadar indirilerek hüküm olunur. İdam ve müebbet
ağır hapis cezalarını istilzam eden fiillerde on seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis cezası tayin olunur. Şukadar ki bu kaide fiili doğrudan doğruya
beraber işlemiş olanlar hakkında tatbik olunmaz.


             32 – 24/5/1983
tarih ve 2827 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilimiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 468,469,470,471 ve 472)


             Madde
468 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kadının rızası
olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye yedi seneden 12 seneye kadar hapis cezası
verilir.


             Rızası
ile bir kadının çocuğunu düşürten kimseye iki seneden beş seneye kadar hapis
cezası verilir. Çocuğu düşürmeye rıza gösteren kadına da aynı ceza verilir.


             Aşağıdaki
hallerde birinci fıkra hükmü tatbik olunur:


             1.
Eğer kadın 14 yaşından küçükse veya her ne suretle olursa olsun irade veya
idrak kabiliyetinden mahrum ise;


             2.
Eğer rıza şiddet veya tehdit veya telkin veyahut iğfal ile elde edilmiş olursa.





102


 


             Birinci
fıkrada yazılı fiil kadının ölümüne sebep olmuş ise ceza on beş seneden yirmi
seneye ve bedeni bir zararı mucip olmuş ise on seneden on beş seneye kadar ağır
hapis cezası verilir.


             İkinci
fıkrada yazılı fiil kadının ölümüne sebep olmuş ise beş seneden on iki seneye
ve bedeni bir zararı mucip olmuş ise üç seneden sekiz seneye kadar ağır hapis
cezası verilir.


             Madde
469, fıkra bir – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             İstiyerek çocuğunu
düşüren bir kadına bir seneden dört seneye kadar hapis cezası verilir.


             Madde
470 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Gebe sanılan bir
kadına çocuk düşürmek için vasıtalar tedarik eden veya bu kadın üzerinde bu
maksadla bazı fiillerde bulunan kimsenin fiili kadının ölümüne veya bedeni bir zarara
sebep olmuş ise fail 452 ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır.


             Fiil
kadının rızasile işlenmiş ise verilecek cezanın üçte biri indirilir.


             Madde
471 – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Rıza ve
muvafakatile bir erkek veya kadın üzerinde bazı fiiller yaparak onların çocuk
yapmak kabiliyetini yok eden ve bu suretle rıza gistererek kendi üzerinde böyle
bir fiil ve hareketi yaptıran kimse altı aydan iki seneye kadar hapis ve yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır.


             (1/4/1965
tarih ve 557 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Birinci fıkrada
yazılı fiil ve hareketlerinin işlenmesini teşvik eden veya bu fiil ve
hareketlerin işlenmesi için propağanda yapan kimse bir seneye kadar hapis veya
bin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Eğer fiil kazanç
gayesiyle işlenmiş ise her iki ceza birlikte hükmolunur.


             Madde
472, fıkra iki – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             468
inci maddenin birinci, ikinci, üçüncü, beşinci ve altıncı fıkralarile 469 uncu
maddenin ikinci fıkrası ve 470 inci maddede ve 471 inci maddenin birinci ve
ikinci fıkralarında yazılı cürümlerin faili tababet ve şuabatı mensubu ise
verilecek ceza üçte birden eksik olmamak üzere artırılır.


             33 – 22/9/1983
tarih ve 2891 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 363,394,395,396,397,398,399,400,401 ve
402)


             Madde
363 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse ticaret
ettiği sırada müşterisine bir şey yerine aynı şey olmak üzere diğer bir şey
yahut menşe ve evsafı ve miktarı beyan veyahut mukavele olunan surete mugayir
olarak bir şey ita ederse altı aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayi
naktiye mahküm olur.


             Eğer
tağyir, kıymetli eşyaya taalluk ederse failin düçar olacağı ceza on sekiz aya
kadar hapis ve otuz liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayi naktidir.


             Madde
394 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Halkın
içeceği sulara ve alelıtlak yiyeceği ve içeceği şeylere zehir katarak ve sair
suretle bozarak umumun sıhhatini tehlikeye düşüren kimse üç seneden on seneye
kadar ağır hapis cezasiyle mücazat olunur.





103


 


             Madde
395 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Halka dağıtılmağa
veya parasız verilmeğe mahsus bilümum yenilecek ve içilecek şeyleri veya
ilaçları - bunları yiyen veya içenin sıhhatini hafif veya ağır surette ihlal
etmesine badi olacak veçhile - tağşiş veya taklit veya tağyir eden veya bu gibi
şeyleri satan ve veren veya mağşuş ve sıhhata müzır olduğunu bildiği halde
satılmak üzere mağaza veya dükkanında bulunduran ve gıdaları ve ilaçları bu
suretle tağşişa ve taklit ve tağyire yarayan maddeleri bu hususlarda
kullanılacağını bilerek satan veya tedarikine delalet eden kimseler üç aydan
beş seneye kadar hapse ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye
mahküm olur ve bu gibi maddelerin kaffesi müsadere ve imha olunur.


             Madde
396 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim taklit veya tağyir veyahut tağşiş edilmemiş olduğu halda haddi zatında
umumun sıhhati için tehlikeli olan yenilecek ve içilecek ve sair şeyleri
müşteriye tehlikeyi haber vermeksizin satarsa altı aya kadar hapis ve on beş
liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile mücazat olunur.


             Madde
397 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Tıbbi
mevaddi satmağa mezun olup ta bunları nevi ve kemmiyet itibariyle hekim
reçetelerinin münderacatına mugayir olarak yapan kimse bir aydan altı aya kadar
hapis ve on beş liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile mücazat olunur.



             Madde
398 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sıhhat için
mazarratı olmayıp ancak tabii olmayan bir maddei gıdaiyeyi tabii diye satılığa
çıkaran kimse bir aydan altı aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı
nakdi ile mücazat olunur.


             Madde
399 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen
maddelerde yazılı fiillerden biri hataen veya kayıtsızlık veya meslek ve
sanatta tecrübesizlik veya nizam ve emir ve tarifata riayetsizlik neticesi
olarak yapılmış ise faili 394 üncü maddede beyan olunan fiillerden dolayı bir
aydan bir seneye kadar hapis ve yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ve 395 inci
maddede beyan olunan fiillerden dolayı bir aydan üç aya kadar hapis ve elli
liraya kadar ağır cezayı nakdi ve 396 ve 397 nci maddelerde yazılı fiillerden
dolayı iki aya kadar hapis ve elli beş liraya kadar ağır cezayı nakdi ile
mücazat olunur.


             Madde
400 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             395,396,398
inci maddelerde beyan olunan fiillerden birinin mürtekibi hekim ve eczacı veya
ammenin sıhhatını muhafaza için icrası resmi mezuniyet istihsaline bağlı
bulunan bir meslek ve sanat sahibi olupta bu fiili meslek ve sanatını suistimal
suretiyle yapmış ise 395 inci maddede yazılı fiillerden dolayı beş seneye kadar
ağır hapis ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ve 396 ncı
maddede yazılı fiillerden dolayı altı aydan iki seneye kadar hapis ve yirmi beş
liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ve 398 inci maddede yazılı
fiillerden dolayı iki aydan bir seneye kadar hapis ve on beş liradan elli
liraya kadar ağır cezayı nakdi tertip olunur.


             Madde
401 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse yalan
havadis neşir ve işaasiyle yahut sair hile kullanmakla et, ekmek, odun, kömür
gibi ammeye elzem olan erzak ve eşyanın nedretine veya fiyatının artmasına
sebep olursa bir seneden beş seneye kadar hapse ve yüz liradan beş yüz liraya
kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.





104


 


             Madde
402 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
yazılı cürümlerden birine mahkümiyet; tertip olunacak ağır hapis veya hapis
cezası müddetine müsavi olarak failin cürme vasıta kıldığı meslek ve sanatın
tatilini dahi mucip olur.


             34 – 9/1/1986
tarih ve 3255 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 175,176,177 ve 178)


             Madde
175 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim devletçe
tanınmış olan dinlerden birini tahkir maksadiyle dini işlerin yahut ibadet ve
ayinin icrasını men veya ihlal ederse bir aydan altı aya kadar hapis olunur ve
30 liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Eğer
bu fiilin işlenmesi zamanında cebir ve şiddet ve tehdit veya tahkir vaki olmuş
ise fail üç aydan üç seneye kadar hapis ile cezalandırılır.


             Din
ve mezheplerden birini tezyif ve tahkir yolunda neşriyatta bulunanlar bir aydan
altı aya kadar hapis ile cezalandırılır.


             Madde
176 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse devletçe tanınmış olan dinlerden birini tahkir maksadiyle mabetlerde
bulunan eşyayı yıkar veya bozar yahut diğer bir suretle zarar verir yahut
ruhani memurlar hakkında şiddet istimai yahut onlara karşı hakaret eder ve dil
ile tecavüz eylerse üç aydan üç seneye kadar hapis yahut elli liradan yüz
liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Ruhani
memurların vazifelerini icra esnasında veya vazifelerini icradan dolayı bir
cürüm irtikap olunduğu takdirde bu cürmün kanunen muayyen olan cezası altıda
bir miktarı artırılır.


             Madde
177 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse
ibadethanelere konulmuş olan abide ve sair bu gibi eserleri veya
kabristanlardaki mahkükatı bozar veya mezarları tahrip ederse bir aydan iki
seneye kadar hapis olunur. Bunlardan birini telvis ederse iki aya kadar hapis
ve otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Madde
178 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir
kimse bir ölünün naş ve kemikleri hakkında hakaret yapar yahut tahkir maksadiyle
veya sair gayrimeşru bir maksada mebni tamamen veya kısmen birinin naşını yahut
kemiklerini alırsa iki aydan iki seneye kadar hapsolunur ve otuz liradan iki
yüz liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Bunlar
haricinde olarak bir kimse bir ölünün naşını tamamen veya kısmen alır veya
resmen ruhsat almaksızın bir naşı mezardan çıkarır yahut kemiklerini alırsa bir
aydan iki aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Eğer
bu cürüm kabristana veya ölü gömülmeğe mahsus sair mahallere memul olan yahut
kendilerine naş ve kemikler tevdi olunan kimseler tarafından irtikap olunursa
birinci surette ceza üç aydan üç seneye kadar hapis ve on beş liradan elli
liraya kadar ağır para cezası ve ikinci surette bir aydan üç aya kadar hapis ve
elli liraya kadar ağır para cezası alınır.





          104-1


 


             34/A – 15/4/1987
tarih ve 3352 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 16, 17, 28, 32, 101 112, 173,307,330.)


             Madde
16 fıkra üç– (31/5/1957 tarihli ve 6988 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Meşrutan
tahliye edilmiş olan mahkümlar hakkında, meşrutan tahliye müddetinin hitamına
kadar, bu kanunun 28 inci maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ahkamı tatbik
olunur.


             Madde
17 son fıkra- (31/5/1957 tarihli ve 6988 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Eğer
asli cezaya Emniyeti Umumiye İdaresinin nezareti altında bulunmak cezası da
ilave olunursa meşrutan tahliye halinde geçen zaman bu ceza müddetine
mahsubedilir.


             Madde
28 – (1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun
hükmüdür.)



             Kanun
hangi ahvalde mahkemece verilen cezaya feri olarak emniyeti umumiyeye
idaresinin nezareti mahsusası altında bulundurulmak cezasını ilave etmek iktiza
edeceğini tayin eder.


             Kanunda
yazılı ahvalin maadasında bu nezaret bir seneden eksik ve üç seneden fazla
olamaz.


             Nezaret
altında bulunan mahküm 42 nci maddede tayin edilen günden itibaren on beş gün
zarfında hangi mahalde ikamet etmek istediğini salahiyettar makama bildirmeğe
mecburdur.


             Bundan
başka kanuna tevfikan kendisine verilecek tenbih ve ihtarlar dairesinde
hareketle mükelleftir. Aynı makam mahkümun nezarete tabi olduğu müddet zarfında
muayyen bazı yerlerde ikametini men edebilir.


             Ağır
hapis cezasına mahkümiyet halinde mahkeme mahkümun cezayı feri olarak bu
nezaret altında bulunmasına karar verebilir. Bu halde mahküma tahmil olunacak
mecburiyetlerin müddet ve mahiyeti tahdiden tayin olunur.


             Madde
32 – (1/3/1926 tarihli ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             59
uncu maddede tayin olunan ahvalde idama bedel 24 sene ağır hapis cezasına
mahkümiyet mahkümun on sene müddetle emniyeti umumiye idaresinin nezareti
mahsusası altında bulundurulmasını müstelzimdir.


             Madde
101 –
(1/3/1926 tarihli ve 765
sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Müebbet
veya on seneden fazla muvakkat ağır hapis cezaları hususi af ile azaltıldığı
veya ortadan kaldırıldığı surette buna dair  olan kanun veya kararnamede buna
muhalif sarahat olmadıkça mahküm üç sene müddetle emniyeti umumiye nezreti
altına alınır.


                Madde 112 son
fıkra-(1/3/1926 tarihli ve 765
sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Cezanın
müruru zaman ile ortadan kalkmasından sonra Emniyeti Umumiye Nezareti altında
bulunmak cezasının da hükmü kalmaz.


             Madde
173 son fıkra – (29/6/1938 tarihli ve 3531 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Birinci
babda yazılı cürümler için hükmolunacak ağır hapis cezalarına, tertib edilen
ceza müddetinin üçte birinden aşağı ve o müddeti geçmemek üzere tayin olunacak
bir mıntakada ikametle emniyeti umumiye nezareti altına alınmak cezası da ilave
olunur.


             Madde
307 fıkra bir bent 2 - (1/3/1926
tarihli ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Mahkümun
mahküm bulunduğu ceza emniyeti umumiye nezareti altında bulunmaktan ibaret ise
bir aydan bir seneye kadar hapis cezasına müstahak olur ve mevkufiyet ve
mahbusiyet müddetinde emniyeti umumiye nezareti altında bulunmak cezasının
cereyan müddeti tatil olunur.





104-2


 


             Madde
330 – (8/6/1933 tarihli ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıki
maddelerde yazılı fiillerden dolayı bir sene ve daha ziyade müddetle
hükmolunacak hapis cezasına bu müddete muadil olmak üzere emniyeti umumiye
nezareti altına alınmak cezası da ilave olunur.


 





105


 


35 – 6/3/1986 tarih ve 3266
sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri: (Madde numaraları 426,427 ve 428)


             Madde
426 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Müstehcen ve
hayasızca yazılmış her nevi kitap, gazete, risale, mecmua, varaka, makale ve
ilanları veya bu kabil resimleri, tasvirleri, fotografları, sinema şeritlerini
yahut diğer eşyayı teşhir veya bu kabil asar ve mevzuatı tiyatro veya
sinemalarda vesair umumi mahallerde temsil veya gerek bunları gerek bu kabil
gramafon pilaklarını bilerek tevzi veya füruht edenler ve ettirenler yahut
ticaret veya tevzi yahut teşhir kastiyle tersim, tasvir, hak, imal ve tabı veya
teksir ve gramafon Pilaklarını imla eden veya ettirenler yahut ithal ve ihraç
ve Türkiye dahilinde bir mahalden diğer mahalle nakil eden ve ettirenler ve
bunlar üzerinde her ne suretle olursa olsun muamelede bulunanlar veya bunların
ticaretini kolaylaştırmak kastiyle bu fiilleri icra edenler veya bu kabil evrak
ve eşyanın gerek bilvasıta gerek bila vasıta ne suretle tedarik edilebileceğini
her hangi şekilde olursa olsun ilan eden veya bildiren ve umumi mahallerde bu 
kabil hitabeleri iradedenler bir aydan iki seneye kadar hapis olunur ve on beş
liradan beş yüz liraya kadar ağır cazayı nakdi ile cezalandırılır.


             Madde
427 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Neşir veya tevzi
edilmek üzere müstehcen ve hayasızca kitap, makale, varaka ve ilan yazanlar ile
bu kabil makale, yazı ve resimleri ihtiva eden gazete ve mecmua müdürü
mesulleri hakkında da baladaki madde hükümleri tatbik olunur.


             Geçen
madde ile işbu maddede mezkür evrak ve eşya müsadere ve imha olunur.


             Madde
428 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Müstehcen ve
hayasızca yapılmış şarkıları alenen taganni edenler ve bu kabil gramofon
plaklarını çalanlar ve umumi adaba münafi veya bir şahıs veya bir heyetin namus
ve haysiyetini muhilbeyanat ve asvat ile gazete, risale ve sair evrak satanlar
bir aydan altı aya kadar hapsolunur ve kendilerinden otuz liradan elli liraya
kadar ağır cazayı nakdi alınır.


             36 – 11/3/1986
tarih ve 3267 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numarası :304)


             Madde
304, bent (III) – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             III
- Haklarında bu madde hükmü uygulananlardan muvakkat hürriyeti bağlayıcı cezaya
mahküm edilmiş olanlar cezalarının beşte dördünü, müebbet ağır hapse mahküm
edilmiş olanlar cezalarının otuz senesini iyi halle geçirmedikçe meşruten
tahliyeden istifade edemezler


             37 – 4/11/1986
tarih ve E. 1986/11, K, 1986/26 Sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal
edilmiş hükümlerin metinleri: (Madde numaraları: 175 ve 176)


             Madde
175 – (9/1/1986 tarih ve 3255 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim semavi
dinlerden birine ait dini işlerin yahut ibadet ve ayinin yapılmasını men veya
ihlal ederse altı aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin
liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.





106


 


             Eğer
bu fiilin işlenmesi sırasında cebir, şiddet, tehdit veya hakaret vaki olmuş
ise, fail bir yıldan iki yıla kadar hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar
ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Her
kim Allah'a veya semavi dinlerden veya bu dinlerin peygamberlerinden veya
mukaddes kitaplarından veya mezheplerinden birine hakaret ederse; bir kimseyi
dini inançlarından veya mensup olduğu dinin emirlerini yerine getirmesinden
veya yasaklarından kaçınmasından dolayı kınar, tezyif veya tahkir eder yahut
alaya alırsa altı aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin
liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Üçüncü
fıkrada yazılı suçlar basın, yayın yolu ile işlenirse, ceza bir misli
artırılarak hükmolunur.


             Birinci
fıkrada yazılı suçların basın ve yayın yolu ile teşvik ve tahrik edilmesi
halinde aynı ceza uygulanır.


             Madde
176 – (9/1/1986 tarih ve 3255 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim semavi
dinlerden birini tahkir maksadı ile bu dinlerce kutsal sayılan mabedleri,
mezarları, buna benzer yerleri veya bu yerlerdeki eşyayı yıkar, bozar veya
diğer bir suretle zarar verirse bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin
liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Semavi
din görevlilerinin görevleri esnasında veya görevlerini yapmalarından dolayı
kendilerine karşı bir cürüm işlendiği takdirde bu cürmün kanunen belli olan
cezası altıda bir oranında artırılarak hükmolunur.


             37/A – 15/4/1987
tarih ve 3352 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 42,525.)


             Madde
42 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Emniyeti umumuiye
idaresinin nezareti altına alınmak cezası, asıl cezanın ikmal veya kısmen veya
külliyen af olunduğu tarihten başlar. Bu ceza hal ve vaziyet ve mahkumun etvar
ve harekatı müsait olduğu takdirde bulunduğu mahal mahkemesi tarafından müddet
ve keyfiyetçe refi ve tahdit olunabilir.


             Hüküm
ilamında cezanın icrası sureti tasrih olunmamış ise bunun sureti icrasını tayin
ve tahdit için mahkemeye müracaat olunabilir.


             Madde
525 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu Babın birinci ve
ikinci fasıllarında gösterilen cürümler için tayin olunan cezaların
müddetlerine muadil bir müddet emniyeti umumiye nezareti altında bulundurulmak
cezası da ilave olunur.


             38 – 15/4/1987
tarih ve 3354 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 4)


             Madde
4 fıkra bir – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı kanunun hükmüdür.)


             Bir Türk veya
yabancı, yabancı memleketlerde Türkiye Devletinin emniyetine karşı bir cürüm
irtikap eder veya Türk Ceza Kanununun altıncı babının birinci faslındaki
316,317,318,319,


320,323
ve 324 üncü maddelerde ve ikinci faslındaki 332 ve 333 üncü maddelerde yazılı
suçları işlerse hakkında resen takibat yapılarak bu maddelerde yazılı cezalarla
cezalandırılır.





106-1


 


             39 – 11/5/1988
tarih ve 3445 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 192,426,480,481,482,)


             Madde
192 – (9/7/1953 tarih ve 6123 Sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimsenin
namusunu veya şeref ve haysiyetini ihlal edecek veya itibarını kıracak veya
şöhret veya servetine zarar verebilecek bir hususu neşir vasıtasiyle ifşa etmek
veya ifşa mahiyetinde olmaksızın bu yolda isnatlarda bulunmak tehdidiyle
kendisinden para alanlar veya başka türlü menfaat istihsal edenler veyahut para
almaya veya menfaat istihsaline teşebbüs edenler bir seneden üç seneye kadar
hapis ve 500 liradan 2.000 liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılırlar.


             Madde
426 fıkra iki – (6/3/1986 tarih ve 3266 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu fiillerin 5680
sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen mevkuteler vasıtasıyla
işlenmesi halinde sahiplerine; mevkute bir aydan az süreli ise bir önceki ay
ortalama tirajının (basılan miktarı) aylık veya bir aydan fazla süreli ise bir
önceki tirajının (basılan miktarının) katma değer vergisi dahil toplam satış
bedelinin 5 ila 15 katı tutarında ağır para cezası hükmolunur. (...) (1) Bu
mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilen cezanın yarısı uygulanır.



             Madde
480 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim toplu veya dağınık ikiden ziyade kimse ile ihtilat ederek diğer bir şahıs
hakkında bir maddei mahsusa tayin ve isnadı suretiyle halkın hakaret ve
husumetine maruz kılacak yahut namus ve haysiyetine dokunacak bir fiil isnat
ederse üç aydan üç seneye kadar hapse ve 200 liradan 2000 liraya kadar ağır
para cezasına mahküm olur.


             Bu
fiil kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda yahut kendisine
hitaben yazılıp gönderilmiş bir mektup,telgraf, resim veya her hangi bir yazı
veya telefonla işlenirse failin göreceği ceza dört aydan üç seneye kadar hapis
ve 250 liradan 2 500 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Kendisine
tecavüz olunan kimsenin huzuru ile beraber alenen vakı olursa ceza beş aydan üç
seneye kadar hapis ve 300 liradan 3 000 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Bu
cürüm umuma neşir ve teşhir olunmuş yazı veya resim veya sair neşir vasıtasiyle
irtikap olunmuş ise failin göreceği ceza altı aydan üç seneye kadar hapis ve 1
000 liradan 5 000 liraya kadar ağır para cezasıdır.


 


 


 


 


 


 


 


 


——————————


(1)    "Ancak,
bu cezalar en yüksek tirajlı günlük mevkutenin bir önceki ay ortalama günlük
tirajının katma değer vergisi dahil satış tutarının yarısından az olamaz."
şeklindeki hüküm,Anayasa Mahkemesinin 11/2/1987 tarih ve E. 1986/12,K. 1987/4
sayılı kararı ile iptal edilmiştir.





106-2


 


             Madde
481 fıkra sekiz ve dokuz – (29/11/1960 tarih ve 144 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             İsnat ispat
olunmadığı takdirde faile Türk Ceza Kanununun 480 inci maddesinde yazılı
cezalar, yarısı kadar artırılarak hükmolunur.


             Ayrıca
mevkute sahibi veya mevkute olmadığı takdirde naşiri hakkında 10 bin liradan 25
bin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.


             Madde
482 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her
kim toplu veya dağınık ikiden ziyade kimse ile ihtilat ederek her ne suretle
olursa olsun bir kimsenin namus veya şöhret veya vakar ve haysiyetine taarruz
eylerse üç aya kadar hapis ve 50 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasiyle
mahküm olunur.


             Bu
fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda yahut kendisine
hitap edilen veya hitap edildiği anlaşılan telgraf, telefon, mektup, resim veya
her hangi bir yazı vasıtasiyle işlenirse failin göreceği ceza on beş günden
dört aya kadar hapis ve 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Kendisine
tecavüz olunan kimsenin huzuriyle beraber alenen vakı olursa ceza bir aydan
altı aya kadar hapis ve 250 liradan 1000 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Fiil,
480 inci maddenin 4 üncü fıkrasında beyan olunan vasıtalardan biri ile
işlenirse failin göreceği ceza üç aydan bir seneye kadar hapis ve 500 liradan
1000 liraya kadar ağır para cezasıdır.


             40 – 7/12/1988
tarih ve 3506 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 17,19,24,119,189, 265,304,549 ve 765
sayılıKanuna işlenemeyen 10/6/1949 tarih ve 5435 sayılı Kanunun hükümleri)


             Madde
17 fıkra bir – (31/5/1957 tarihli ve 6988 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Mahküm meşrutan
tahliye müddeti içerisinde kasdi bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti bağlayıcı
bir cezaya mahküm olur veya mecbur olduğu şartları ifa etmezse meşrutan tahliye
kararı geri alınır. Bu takdirde meşrutan tahliye halinde geçen zaman mahkümun
ceza müddetine mahsubedilmiyerek bakiye cezası aynen çektirilir ve bir daha
meşrutan tahliye edilemez.





106-3


 


             Madde
19 fıkra bir – (21/1/1983 tarihli ve 2787 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ağır para cezası
üçbin liradan üçyüzbin liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet
Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Nispi para cezasının yukarı sınırı yoktur.


             Madde
19 fıkra iki ila dokuz – (10/6/1949 tarihli ve 5435 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             Bu
ceza hükmünü bildiren ilam kesinleşince Cumhuriyet Savcılığına verilir.


             Cumhuriyet
Savcısı bir ay içinde para cezasını ödemesi için hükümlüye usulü dairesinde bir
ödeme emri tebliğ eder.


             Hükümlü,
tebliğ olunacak ödeme emri üzerine belli süre içinde para cezasını ödemezse
Cumhuriyet Savcısının yazılı emriyle bir gün üç liraya sayılmak üzere
hapsedilir. Kesirler nazara alınmaz.Ancak üç liradan aşağı hükmolunan para
cezaları bir gün hapse çevrilir.


             Para
cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilamında yazılı olmasa bile yukardaki hüküm
Cumhuriyet Savcılığınca uygulanır.


             Bir
aylık süre içinde para cezasının üçte birini ödiyen hükümlünün isteği üzerine
geri kalan para cezasının birer aylık iki taksitte ödenmesine müsaade olunur.
İkinci taksit vaktinde ödenmezse üçüncü taksit müsaadesi hükümsüz kalır.


             Hükümlü,m
ahpus kaldığı her gün için ilk fıkra uyarınca üç lira indirildikten sonra geri
kalan parayı öderse hapisten çıkarılır.


             Para
cezası yerine çektirilen hapis cezası üç yılı geçemez.


             Kendi
isteği üzerine hükümlü, para cezasından çevrilen hapis yerine Devlet, iller
veya belediyelerce tayin olunacak bayındırlık işlerinde çalıştırılabilir. Bu
suretle iki günlük hizmet bir gün hapis yerine geçer.


             Çektirilen
hapis süresi para cezasını tamamiyle karşılamamış olursa geri kalan paranın
tahsili için ilam Cumhuriyet Savcılığınca mahallin en büyük malmemuruna verilir
ve malmemurluğunca, hapis ile tazyik hükmü ayrık olmak üzere Tahsili Emval
Kanunundaki usule göre hükümlünün malına müracaat olunarak infaz edilir.


             Madde
24 fıkra bir – (21/1/1983 tarihli ve 2787 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif para cezası
binbeşyüz liradan otuzbin liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet
Hazinesine ödenmesinden ibarettir.


             Madde
24 fıkra iki – (10/6/1949 tarihli ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hapis yerine hafif
hapis yazılmak şartiyle 19 uncu maddenin birinciden başka diğer fıkraları
hükümleri bu ceza hakkında da uygulanır.


             Madde
119 fıkra bir ve iki – (7/1/1981 tarihli ve 2370 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             Yanlız para
cezasını gerektiren bir suçun veya kanun maddesinde öngörülen hafif hapis
cezasının yukarı haddi bir ayı aşmayan kabahat faili:


             1.
Para cezası maktu ise bu miktarı, aşağı ve yukarı hadleri gösterilmiş ise aşağı
haddini;


             2.
Hafif hapis cezasının aşağı haddinin her gün için 647 sayılı Cezaların İnfazı
Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci bendinde belirtilen aşağı had
üzerinden karşılayan miktarını;





106-4


 


             3.
Hafif hapis cezasıyla birlikte hafif para cezası da öngörülmüş ise, hürriyeti
bağlayıcı ceza için yukarıdaki şekilde saptanacak miktar ile hafif para
cezasının aşağı haddini;


             Soruşturma
giderleriyle birlikte, Cumhuriyet Savcılığınca kendisine yapılacak tebliğden
itibaren 10 gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.


             Suçla
ilgili kanun maddesinde yukarı haddi bir ayı aşmayan hafif hapis veya hafif
para cezasından yalnız birisinin uygulanabileceği hallerde yukarıdaki fıkralara
göre ödenmesi gereken miktar, para cezası esas alınarak saptanır.


             Madde
189 – (10/6/1949 tarihli ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ceza tayininde
kanunun şiddet sebebi sayarak bildirdiği silah tabirinden maksat:


             1.
Ateşli silahlar;


             2.
Patlayıcı maddeler;


             3.
Tecavüz ve müdafaada kullanılan her türlü kesici, delici veya bereleyici
aletler;


             4.
Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu,
kör edici gazlardır.


             Madde
265 – (10/6/1949 tarihli ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanuna göre
memnu silahtan maksat:


             1. Ordu tarafından kullanılmış veya
kullanılmakta olan veya düşmandan iğtinam olunan veya bütün askeri şahıslara
veya zabıta kuvvetlerine tahsis edilen eski veya yeni sistem her cins veya
modelde makinesiz veya ağır veya hafif makineli harb tüfekleri veya diğer nevi
harb aletleri, kasatura, süngü, kılıç ve mızraklar,


             2. Çapı, cinsi ve modeli her ne olursa
olsun fişek yatağı dahil olduğu halde namlusu 15 santimetreden uzun olan
tabancalar,


             3. Sapı sayılmamak üzere uzunluğu (25)
santimi geçen tek veya çift yüzlü ve sivri uçlu her türlü kesici aletlerdir.


             Bir meslek veya sanatın icrasına mahsus
veya ev levazımından olup ta bu maksat ile bulundurulan veya taşınan veya
kullanılan bıçak ve sair aletler memnu silahtan sayılmaz.


             Madde 304 – fıkra
(III)-(11/3/1986 tarihli ve 3267 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Haklarında bu madde hükmü uygulananlardan
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine
karar verilenler 36 yıllarını, müebbet ağır hapse mahküm edilmiş olanlar 26
yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahküm edilmiş bulunanlar
cezalarının 3/4'ünü iyi halle geçirmedikçe şartla salıverilmeden istifade
edemezler.


             Madde 549 – (10/6/1949
tarihli ve 5435 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Merciinden ruhsat
almaksızın kanuna göre memnu olmıyan silahları şehir ve kasaba içinde
taşıyanlar 15 günden 3 aya kadar hafif hapis veya (30) liradan (500) liraya
kadar hafif para cezasiyle cezalandırılırlar.





106-5


 


             10/6/1949 TARİHLİ VE 5435 SAYILI KANUNUN
MÜSTAKİL HÜKÜMLERİ:


             Madde 2 – (21/1/1983 tarihli ve
2790 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Vergi ve resimlerin
belli süreleri içinde ödenmemesinden dolayı tahsili lazım gelen vergi ve resim
cezaları ile tazminat kabilinden olup, mütezayit nispete tabi bulunan para
cezaları hariç olmak üzere, Büyük Millet Meclisinin ilk kurulduğu tarihten önce
yürürlüğe girmiş bulunan bütün kanun ve tüzüklerde yazılı olup da daha sonraki
tarihlerde Büyük Millet Meclisince, miktarına dokunulmamış olan para cezaları
yüzelli misline, Büyük Millet Meclisi tarafından kabul olunup da 31/12/1939
tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlarda yazılı para cezaları doksan
misline, 1/1/1940 tarihinden 31/12/1945 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlarda yazılı para cezaları altmış misline, 1/1/1946 tarihinden 31/12/1959
tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlarda yazılı para cezaları otuz
misline, 1/1/1960 tarihinden 31/12/1970 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlarda yazılı para cezaları onbeş misline, 1/1/1971 tarihinden 31/12/1977
tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlarda yazılı para cezaları dokuz
misline ve 1/1/1978 tarihinden 31/12/1980 tarihine kadar yürürlüğe girmiş
bulunan kanunlarda yazılı para cezaları üç misline çıkarılmıştır.


             Para cezasının diğer bir ceza ile
birlikte tertiplenmiş olması, yukarıdaki esaslar dairesinde cezanın
artırılmasına engel olmaz.


             Yukarıdaki fıkralar uyarınca artırılarak
hükmedilecek para cezaları, kabahatlerde binbeşyüz ve cürümlerde üçbin liradan
aşağı olamaz.


             Bu suretle hükmedilecek para cezaları
Türk Ceza Kanununun 19 ve 24 üncü maddelerinde gösterilen cezanın yukarı
haddini aşamaz.


             Madde 3 – (1/5/1985 tarihli
ve 3192 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Para cezalarındaki artış suçun nev'ine,
görev ve yetki tayinine taallük eden hükümlere dokunmaz.


             Geçici Madde 1 – Bu
kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenmiş olan suçlardan dolayı
hükmedilmiş veya hükmedilecek olan para cezalarının hapis veya hafif hapse
çevrilmesinde bir lira için bir gün hesap olunur.


             Ancak para cezalarının tahsil ve infazına
ait diğer hususlarda bu kanun hükümleri uygulanır.


             Geçici Madde 2 – Bu
kanun yürürlüğe girdiği tarihte memnu silahı bulunanlardan bir yıl içinde
mahallin en büyük mülkiye amirine müracaatla ruhsat almıyanlar veya kendilerine
ruhsat verilmiyenler veya ruhsatı haiz kimselere devretmiyenler süre sonunda bu
silahları pulsuz bir makbuz karşılığında o yerin askerlik şubesine emanet
olarak teslime mecburdurlar.


             Askerlik şubesine teslim edilmiş olan
silahlar teslim tarihinden üç yıl içinde sahipleri tarafından ruhsat alınmadığı
veya ruhsatı haiz kimselere devredilmediği takdirde Hazineye maledilirler.


             Her ilin mülkiye amirleri kendi illeri
içindeki şehirli ve köylü halka bu madde hükümlerini mahalli mütat vasıtalarla
en geç üç ay içinde duyurmaya mecburdurlar.


             41 - 6/6/1990 tarih ve 3653 sayılı Kanun
ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numaraları: 13)


             Madde 13 son
fıkra – (31/5/1957 tarih ve 6988 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Müebbet ağır hapis
cezası 36 sene üzerinden hesabedilerek muvakkat ağır hapsin tabi olduğu şartlar
altında geçer.





106-6


 


             42 - 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı
Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.
(Madde numaraları: 20,70,77,82,122,202, 203,204,206,207,209,210,


211,212,213,214,215,216,217,218,219,220,221,222,223,224,225,226,227,285,286,349,406,438,499,503,504)


             Madde 20, fıkra
üç – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Muvakkaten hidematı
ammeden memnuiyet cezası mahkümun üç aydan beş seneye kadar yukarıda beyan
olunan hukuk ve hizmet ve memuriyet ve sıfat ve rütbe ve nişandan ve bunları ihraz
ehliyetinden mahrumiyetidir.


             Madde 70 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Birden ziyade
müebbet ağır hapse mahkümiyet halinde idam cezası verilir.


             Madde 77, bent (5) – 
(9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             5) İçtima neticesinde
tatbik olunacak muvakkat fer'i cezalar amme hizmetlerinden memnuiyet cezasında
15, muayyen bir meslek ve sanatın icrasının tatilinde 6 seneyi geçemez.


             Madde 82, fıkra
üç – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Sonraki cürümden dolayı
da mahküma müebbed ağır hapis cezası tayin olunmuşsa verilecek ceza ölüm
cezasıdır.


             Madde 122, fıkra
bir – (11/6/1936 - 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki maddede
yazılı ceza şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya merbut olduğu halde buna mahküm
olan ve işlemiş olduğu cürümden dolayı nedamet etmekte olduğunu ihsas edecek
surette iyi hali görülen kimse asıl cezasını çektiği veya ceza af ile ortadan
kaltığı tarihten itibaren beş ve müruru zaman ile düşmüş olduğu surette düştüğü
tarihten itibaren yedi sene geçtikten sonra memnu hakları-


nın iadesini talep edebilir.


             Madde 202 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                Kendisine tevdi
olunan veya vazife dolayısiyle muhafaza, murakabe veya mesuliyeti altında
bulunan para veya para hükmündeki evrak ve senetleri veya sair malları
zimmetine geçiren veya mal edinen memura beş seneden on seneye kadar ağır hapis
cezası verilir ve hasıl olan zarar kendisine ödettirilir.


             Zarar hafif
ise ceza bir sene ağır hapisten başlar.


             Eğer vakı olan zarar muhakeme edilmezden
evvel fail tarafından tamamiyle ödenmiş olursa ceza yarısına kadar indirilir ve
eğer hüküm verilmezden evvel tamamiyle ödenirse cezanın üçte bir miktarı
indirilir.


             Madde 203 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıdaki maddede
gösterilen fiil varidat ve masarifin terkimine veya murakabesine mahsus olan
kayıtları, defterleri ve hesapları bililtizam intizamsız olarak tutmak veya
tağyir veya tahrif etmek veya ortadan kaldırmak veya bu hesaplara ait sahih
olmıyan bilanço ve başka evrak, defterler veya vesikalar göstermek yahut para
bulunan gurup, torba veya paketlerin içindekileri hakikat hilafında irae etmek,
hasılı ait olduğu daireleri aldatacak ve fiilin zahire çıkmamasını temin edecek
her türlü hile ve hud'a yapmak suretiyle vakı olmuş ise faili on seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiilden dolayı hasıl
olan zarar kendisine ödettirilmekle beraber ayrıca bir misli kadar da ağır para
cezası alınır. Zarar, muhakeme edilmezden evvel tamamiyle ödenirse ceza
yarısına indirilir.





106-7


 


             Madde 204 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devlet emvalinin
murakabesi veya teftişi ile mükellef olup da vazifelerini yapmayı ihmal ederek
zimmetin vukuuna veya artmasına sebep olanlar bir aydan altı aya kadar hapis ve
500 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılmakla beraber
zarrın ödenmesinden dahi hep birlikte mesul olurlar.


             Madde 206 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir memur,
memuriyeti sebebiyle kullandığı işçilerin tayin olunan işleme veya nakliye
ücretlerini veya eşya bedelini tamamiyle vermez veyaeksik verir yahut işçileri
angarya olarak bedava işletirse bu yüzden elde ettiği kazancın bir katı, ücret
ve bedel olarak sahiplerine verilmek ve diğeri ağır cezayi nakdi olmak üzere
iki kat olarak kendisinden alındıktan başka muvakkaten ağır hapis cezasiyle de
cezalandırılır.


             Madde 207 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir daire amiri, kadrosundan muayyen olan
memurları eksik kullanıp maaş veya ücretlerini tam alır yahut mevcut memurları
asıl hizmetlerinden bütün bütün ayırıp kendi şahsi işlerinde kullanır veya
kendi şahsi işlerinde kullandığı kimseyi kadroda bulunan bir işte gösterip maaş
aldırırsa üç seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır ve
zarar kendisine ödettirilmekle beraber bir misli ağır para cezası da
hükmolunur.


             Madde 209 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlardan her kim
memuriyet sıfatını veya memuriyetine ait vazifeyi suistimal suretiyle kendisine
veya başkasına bigayrihakkın para itasına veya sair menfaatler temin veya
vadine bir kimseyi icbar ederse beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası
ile cezalandırılır.


             Fail, hakim veya Cumhuriyet Müddeiumumisi
veya bunların yardımcıları ile sorgu hakimi ise ağır hapis cezası yedi seneden
az olamaz.


             Eğer bigayrihakkın ita veya vadolunan
para veya menfaatin miktar veya kıymeti az ise cezanın üçte biri indirilir.


             Madde 210 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Memurlardan her kim
memuriyet sıfatını veya memuriyetine ait vazifeyi suistimal suretiyle kendisine
veya başkasına bigayrihakkın para itasına veya sair menfaatler temin veya
vadine bir kimseyi ikna ederse üç seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası
ile cezalandırılır.


             Fail, hakim veya Cumhuriyet Müddeiumumisi
veya bunların yardımcıları ile sorgu hakimi ise ağır hapis cezası beş seneden
aşağı olamaz.


             Eğer memur kanunen alınmaması lazımgelen
bir şeyi diğerinin hatasından bilistifade almış bulunursa bir seneden üç seneye
kadar hapsolunur.


             Eğer bigayrihakkın vait ita veya temin
olunan para veya menfaat miktar veya kıymetçe az ise cezanın üçte biri
indirilir.


             Madde 211 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Maaşlı veya
maaşsız, daimi veya muvakkat, mansup veya müntehap yeminli, yeminsiz olarak
uhdesine Hükümete veya nahiye ve köylere ve belediyelere ait bir işle tavzif ve
tevkil edilen ve Hükümet ve nahiyelerin doğrudan doğruya nezareti altındaki
daire ve müesseselerin işlerini görmekle mükellef bulunanların ve efradı nastan
olupta hakem, ehlihibre, mümeyyiz, tercüman, sendik, muhammin, tasfiye memuru
gibi resmi bir vazife ile mükellef bulunan kimselerin ve katibi adil ve avukat
ve dava vekillerinin kanunen ve nizamen yapmağa mecbur ol-





106-8


 


duğu şeyi yapmak veya yapmamak için aldıkları ve
başkalarına aldırdıkları para ve hediye namiyle aldıkları eşya ve her ne
suretle olursa olsun temin ettikleri sair menfaatler rüşvet olduğu gibi bu
maksada mebni az veya çok bahaya alıp sattıkları ve ihale eyledikleri mal ve
mülklerin hakiki kıymetiyle verilip alınan bedel arasındaki fahiş fark dahi
rüşvettir.


             Madde 212 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanun ve nizam
hükümlerine göre yapmaya mecbur olduğu şeyi yapmak veya yapmamaya mecbur olduğu
şeyi yapmamak için rüşvet alan veya bir vait veya taahhüt kabul eden kimse üç
seneden on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Şu kadar ki neticede memurun mensup
olduğu dairenin alakalı bulunduğu mukavele veya taahhütlere girişilmiş veya
memuriyet, maaş, nişan veya sair rütbe veya mansıplar tevcih edilmiş yahut
kanun ve nizama muhalefet vukubulmuş ise ağır hapis cezası dört seneden aşağı
olamaz.


             Madde 213 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanun ve nizam
hükümlerine göre yapmaya mecbur olduğu şeyi yapmamak veyahut yapmamaya mecbur
olduğu şeyi yapmak için rüşvet alan veya bir vait veya taahhüt kabul eden kimse
dört seneden on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Şu kadar ki, mürteşinin bu hareketi neticesinde
memuriyet, maaş, nişan veya sair rütbe veya mansıplar tevcih edildiği veyahut
hakkı ihlal eden veya zarar veren bir hal vücuda gelmiş bulunduğu takdirde ağır
hapis cezası beş seneden aşağı olamaz.


             Madde 214 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hakimler,
Cumhuriyet Müddeiumumileri ile bunların yardımcıları veya sorgu hakimleri
tarafından velev kanuni vazifelerini ihlal etmiyecek bir anlaşma zımnında muhik
ve meşru bir iş için rüşvet alınması beş seneden on seneye kadar ağır hapis
cezasını istilzam eder. Kanun hilafı muamele icrası için vakı olacak
irtişalarından dolayı cezanın en azı altı sene ağır hapistir.


             Madde 215 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Rüşvet alarak meni
muhakeme, beraet yolunda talepte bulunan veya karar veren Cumhuriyet
Müddeiumumileri veya yardımcıları veya bu şekilde karar veya hüküm veren
hakimler veya hakim yardımcıları veya sorgu hakimleri yedi seneden az olmamak
üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.


             Madde 216 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Nefsine veya gayre
menfaat temini veya garaz ve husumet veya nefsani heves ve ihtiraslarının
tatmini maksadiyle masum ve suçsuz kimseyi velev cerh ve tadil ve nakzı kabil
bir hüküm ile müstehak olmadığı mücazata kasten mahküm eden yahut bu maksada
müsteniden maznuna isnat olunan fiilin vasıf ve nev'ini tebdil ve tagyir veya
cezasını bililtizam yanlış olarak takdir ve tayin etmek suretiyle bir mücrimin
kanuni vaziyetini veya cezasını teşdit eyleyen hükkamın ve o yolda iddia ve
mütalaalar serdiyle mahkemenin hükmüne tesir icra eden müddeiumumilerin mahkum
olacakları ağır hapis cezası beş seneden aşağı olamaz.


             Madde 217 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hakimin bu yolda ittihaz ettiği hüküm,
beş seneden ziyade ağır hapis veya hapis mahkumiyetini ihtiva ettiği veya
bundan az mahkumiyeti mutazammın olmakla beraber cerh ve tadil ve ıslah ve
nakzi kabil olmadığı takdirde cürmün müstelzim olduğu ağır hapis cezası yedi
seneden az olmamak üzere hüküm olunur.Mezkür hüküm idam cezasını mutazammın
olup infaz edilmiş ise hakim hakkında dahi idam cezası verilir.





106-9


 


             Mağdur hakkındaki idam cezası bir sebeple
infaz olunamadığı veya af olunduğu takdirde hakim on beş seneden aşağı olmamak
üzere muvakkat ağır hapis veya hapis cezasına mahküm olur. Sair hallerde ceza
dörtte bir derecesine indirilir.


             Madde 218 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Rüşvet mukavelesi
diğer bir cürmün irtikabını temine matuf olupta irtişa maddesi zımnında bir
cürüm dahi husule gelmiş bulunursa cürümlerin içtimaı hakkındaki ahkam tatbik
olunur.


             Madde 219 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Mahkemelerle adliye dairelerinde veya
sair resmi dairelerde kanunen mahsus bir vazife ile tavzif yahut hasım iki
taraf canibinden tahkim kılınan kimselerin ve avukat ve dava vekillerinin ve
katibi adillerin ve 211 inci maddede gösterilenlerin rüşvet filleri kat'i hükme
tesir etmiş ise ayniyle hakimlerin irtişasına mahsus ceza ile derecat üzerine
cezalandırılır.


             Eğer tesir etmemiş ise cezaları üçte bir
derecesinde indirilir.


             Madde 220 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarda sayılan
kimselerden birine kanun hükmünce yapmaya memur olduğu şeyi yapmamak yahut
yapmamaya mecbur olduğu şeyi yapmak için rüşvet, vait veya teklif veya ita eden
kimsenin bu hareketi kanun ve nizama vukubulan muhalefetin derecesine ve
istenilen şeyin kısmen veya tamamen yapılmış olup olmamasına göre bir seneden
üç seneye kadar hapis ve 500 liradan 5.000 liraya kadar ağır para cezasını
istilzam eder.


             Madde 221 – (8/6/1933 tarih
ve 2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Raşinin itma ve
ifsat ettiği kimse hakim ve müstantik ve müddeiumumi ve muavinleri olduğu veya
mahkemeler ve daireler tarafından mahsus bir vazife ile tavzif veyahut iki taraftan
tahkim kılınan kimselerle noter ve avukat ve dava vekili bulunduğu takdirde
kanun ve nizama vukubulan muhalefetin derecesine göre raşi bir seneden üç
seneye kadar hapsolunur.


             Şu kadar ki bu muhalefet neticesinde
velev cerh ve tadili ve ıslahı kabil bir karar ile bir şahsın meni muhakemesi
veya beraeti veya masumun mahkümiyeti veya başka bir cürmün işlenmesi
kabilinden haller husule gelmiş bulunursa, raşinin cezası mürteşi için kanunen
muayyen olan cezanın yarısından üçte ikisine kadar tayin olunur.


             Madde 222 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Meşru ve hakka
makrun bir maslahatın tevsiyesi zımnında rüşvet ita veya başka menfaatler temin
eden raşiden vermiş olduğu meblağ veya temin eylemiş olduğu menfaatlerin beş
misli ağır para cezası alınır.


             Madde 223 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Raşinin bir memur
veya hakimi ifsada ve meşru olmayan metalibi istihsale matuf olan teşebbüsü bu
teklifin kabulünden evvel veya sonra memur veya hakimin istinkafı yahut
ihtiyariyle vaz geçmesi yüzünden fiile çıkarılamadığı takdirde hakkında geçen
maddelerde muayyen cezaların yarısından üçte ikisine kadar indirilir.


             Madde 224 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kendisine rüşvet
arz ve teklif olunan kimse gerek o rüşveti almazdan evvel ve gerek aldıktan
sonra başka taraftan duyulmaksızın velev kısmen olsun maslahatın tervicinden
evvel nihayet bir ay zarfında merciine haber verir ve aldığı para ve saireyi
aynen verirse mesul olmaz. Bunun gibi haksız talebinin istihsalinden evvel rücu
eden ve keyfiyeti merciine ihbar eyleyen raşi dahi mesul olmaz ve vermiş olduğu
para ve saire mürteşiden geri alınarak kendisine teslim olunur.





106-10


 


             Madde 225 – (9/7/1953 tarih ve
6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Vazifesini ihlal
eden veya ihlale tasaddi eyliyen mürteşiye hükmolunacak asıl cezadan maada
aldığı paranın veya taahhüt olunan menfaatlerin miktar veya değerinin beş misli
kendisinden ağır para cezası olarak alınır.


             Muhik olmıyan bir menfaate hizmet
emeliyle rüşvet veren kimselerin mahküm olacakları cezalardan başka vermiş
oldukları rüşvetin müsaderesine de hükmolunur.


             Madde 226 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Raiş olan şahıs raşi ve mürteşiden
hangisinin vasıtası ise onun fer'an zimethali sayılır.


             Madde 227 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Vazifesine dahil olmıyan bir hususun
ifasına veya terkine muktedir ve bin nefis tervici merama kaadir olmadığı halde
olduğundan bahisle menfaat temin eyliyen şahıs bir seneden aşağı olmamak üzere
hapsolunur ve kendisinden 500 liradan 2.000 liraya kadar ağır para cezası dahi
alınır.


             Bu kanunun
202,203,205,206,207,208,209,210,212,213,214,215,216,217 ve 227 nci maddeleriyle
mahküm olanlara aynı zamanda memuriyetten müebbeden mahrumiyet cezası da
hükmolunur.


             Madde 285 fıkra beş,
altı – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Eğer mahkümiyet
ölüm cezasını müstelzim olmuş ve infaz edilmişse müfteriye aynı ceza verilir.


             Henüz infaz edilmemiş ise müebbed ağır
hapis cezası hükmolunur.


             Madde 286 fıkra
üç – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Eğer bu yalan
şahadet cürmü müebbet cezayı intaç etmiş ise failin göreceği ceza on beş
seneden az olamaz ve eğer şahadet idam cezası hükmünü istilzam etmiş ise bu
hükmün icra olunmuş olup olmamasına göre fail hakkında idam veya müebbet ağır
hapis cezası verilir.


             Madde 349 fıkra
iki – (29/6/1956 tarih ve 6763 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Emre veya hamile yazılı olarak tanzim
edilen kambiyo senetleriyle emtiayı temsil eden evrak, resmi varaka hükmündedir.


             Madde 406 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1 - 403 üncü
maddede yazılı fiilleri işliyenler tabip, veteriner, kimyager, eczacı, diş
tabibi, dişçi, ecza ticarethanesi sahibi mesul müdürü, sivil ve askeri sağlık
memurları, ebe, hemşire veya hastabakıcı iseler o maddedeki müebbet ağır hapis
cezası idam cezasına çevrilir ve muvakkat ağır hapis, ağır para cezası ve
sürgün cezaları üçte birden yarıya kadar artırılır. Faile aynı zamanda
müebbeden memuriyet veya meslekten mahrumiyet cezası dahi hükmolunur.


             2 - 403 üncü maddede ve 404 üncü maddenin
1 inci bendinde yazılı cürümler her nevi nakil vasıtalarında veya umuma açık
yerlerde bunların sahip ve müstahdemleri veya memuriyet vazife ve nüfuzunu
suiistimal suretiyle memur ve müsdahdemler tarafından işlenirse o madde ve
bentteki müebbet ağır hapis cezası idam cezasına çevrilir ve muvakkat ağır
hapis, ağır para cezası ve sürgün cezaları bir misli artırılarak hükmolunur ve
faile müebbeden memuriyetten mahrumiyet veya meslek ve sanatın icrasının tatili
cezası dahi hükmolunur (1).


——————————


(1)    Sürgün
cezası, 13/7/1965 tarih ve 647 sayılı Kanunun geçici 2. maddesiyle
kaldırılmıştır.





106-11


 


             Madde 438 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Irza geçmek ve
kaçırmak fiilleri fuhşu kendine meslek edinen bir kadın hakkında irtikap
olunmuş ise ait olduğu maddelerde yazılı cezaların üçte ikisine kadarı
indirilir.


             Madde 499 fıkra
iki – (28/9/1971 tarih ve 1490 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim birinci
fıkrada gösterilen fiili, siyasi veya sosyal maksatlarla veya resmi makamları
bir işi yapmaya veya yapmamaya icbar için işlerse, maksadına nail olmamış ise
müebbet ağır hapis cezasiyle cezalandırılır. Maksadına nail olmuş ise hakkında
idam cezası hükmolunur.


             Madde 503 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Her kim, bir
kimseyi hulüs ve saffetinden bilistifade kandıracak mahiyete sanialar veya
hileler yaparak hataya düşürüp o kimsenin veya aharın zararına kendisine veya
başkasına haksızbir menfaat temin ederse üç aydan üç seneye kadar hapis ve elli
liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Eğer bu cürüm:


             1 - Meslek ve vazifeleri icabatını icra
sırasında avukatlar ve dava vekilleri ve alelümum vekiller ile müessesat
müdürleri tarafından,


             2 - Resmi bir dairenin yahut menafii
ammeye hadim bir müessesei hayriyenin zararına olarak,


             3 - Bir kimseyi askerlikten kurtarmak
bahanesiyle,


             İşlenmiş olursa ceza bir seneden beş
seneye kadar hapistir.


             Madde 504 – (1/3/1926 tarih
ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bir kimse müsibetlere karşı akdedilmiş
bir sigorta bedelini kendisi almak veya başkasına aldırmak maksadiyle veya sair
gayri meşru bir menfaat elde etmek gareziyle her ne suretle olursa olsun
kendisine ait malı tahrip veya imha eder yahut bozarsa bir seneye kadar hapis
cezasına mahküm olur.


             Eğer bu fiil ile maksadını elde etmiş
olursa hakkında bundan evvelki madde hükmü tatbik olunur.


             43 – 12/4/1991 tarih ve 3713
sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları: 140, 141, 142, 163)


             Madde 140 – (20/9/1946 tarih
ve 4956 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Devletin hariçteki itibar veya nüfuzunu
kıracak şekilde Devletin dahili vaziyeti hakkında yabancı bir memlekette
asılsız, mübalağalı veya maksadı mahsusa müstenit havadis veya haberler
neşreden veya milli menfaatlere zarar verecek herhangi bir faaliyette bulunan
vatandaş beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse konulur.


             Madde 141 – (3/12/1951 tarih
ve 5844 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1. Sosyal bir
sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü tesis etmeye veya sosyal bir
sınıfı ortadan kaldırmaya veya memleket içinde müesses iktisadi veya sosyal
temel nizamlardan her hangi birini devirmeye matuf cemiyetleri her ne suret ve
nam altında olursa olsun kurmaya tevessül edenler veya kuranlar veya bunların
faaliyetlerini tanzim veya sevk ve idare edenler veya bu hususlarda yol
gösterenler sekiz yıldan on beş yıla kadar ağır hapis cezası ile
cezalandırılırlar.


             Bu kabil cemiyetlerin bir kaçını veya
hepsini sevk ve idare edenler hakkında müebbet ağır hapis cezası hükmolunur. (1)



——————————


(1)    Bu
paragraftaki "ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı
Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-12


 


             2. Devlet siyasi ve hukuki nizamlarını
topyekün yoketmek gayesini güden cemiyetleri her ne suret ve nam altında olursa
olsun kurmaya tevessül edenler veya kuranlar veya bunların faaliyetlerini
tanzim veya sevk ve idare edenler veya bu hususlarda yol gösterenler sekiz
yıldan on beş yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.


             3. Amacı Cumhuriyetçiliğe aykırı olan
veya demokrasi prensiplerine aykırı olarak Devletin tek bir fert veya bir zümre
tarafından idare edilmesini hedef tutan cemiyetleri kurmaya tevessül edenler
veya kuranlar veya bunların faaliyetlerini tanzim veya sevk ve idare edenler
veya bu hususlarda yol gösterenler sekiz yıldan on beş yıla kadar ağır hapis
cezası ile cezalandırılırlar.


             4. (Değişik: 21/1/1983-2787/8 md.)
Anayasanın tanıdığı kamu haklarını ırk mülahazası ile kısmen veya tamamen
kaldırmayı hedef tutan veya milli duyguları yok etmeye veya zayıflatmaya matuf
bulunan cemiyetleri kurmaya tevessül edenler veya kuranlar veya bunların
faaliyetlerini tanzim veya sevk ve idare edenler veyahut bu hususlarda yol
gösterenler sekiz yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis cezası ile
cezalandırılırlar.


             5. (Değişik:21/1/1983-2787/8 md.)
Yukarıdaki fıkralarda yazılı cemiyetlere girenlere beş yıldan oniki yıla kadar
ağır hapis cezası verilir.


             6. Yukarıki fıkralarda yazılı fiilleri
Devlet daireleri, belediyeler veya sermayesi kısmen veya tamamen Devlete ait
olan iktisadi teşekküller, sendikalar, işçi teşekkülleri, okullar, yüksek
tahsil müesseseleri içinde veya bunların memur, müstahdem ve mensupları
arasında işliyenler hakkında verilecek ağır hapis ve hapis cezaları üçte bir
nispetinde artırılır.


             7. Bu maddede yazılı suçları
işliyenlerden biri suçu ve diğer failleri son tahkikat açılıncaya kadar yetkili
makamlara ihbar ettiği ve bu ihbarın doğruluğu anlaşıldığı takdirde hal ve
şartlara ve hadisenin hususiyetlerine göre ölüm cezası yerine on yıldan aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezası ve ağır hapis ve hapis cezaları da dörtte bire
kadar indirilerek hükmolunabilir.


             8. Bu maddede yazılı olan cemiyet iki
veya daha ziyade kimselerin aynı amaç etrafında birleşmeleriyle vücut bulur.


             Madde 142 – (3/12/1951 tarih
ve 5844 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             1. Sosyal bir
sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü tesis etmek veya sosyal bir
sınıfı ortadan kaldırmak yahut memleket içinde müesses iktisadi veya sosyal
temel nizamlardan her hangi birini devirmek veya Devlet siyasi ve hukuki
nizamlarını topyekün yoketmek için her ne suretle olursa olsun propaganda yapan
kimse beş yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             2. Cumhuriyetçiliğe aykırı veya demokrasi
prensiplerine aykırı olarak Devletin tek bir fert veyahut bir zümre tarafından
idare edilmesi için her ne suretle olursa olsun propaganda yapan kimse aynı
ceza ile cezalandırılır.


             3. (Değişik: 21/1/1983-2787/9 md.)
Anayasanın tanıdığı kamu haklarını ırk mülahazasıyla kısmen veya tamamen
kaldırmayı hedef tutan veya milli duyguları yok etmek veya zayıflatmak için her
ne suretle olursa olsun propaganda yapan kimse beş yıldan on yıla kadar ağır
hapis cezasıyle cezalandırılır.


             4. (Değişik: 21/1/1983-2787/9 md.)
Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiilleri övenler iki yıldan beş yıla kadar ağır
hapis cezasıyla cezalandırılırlar.


             5. Yukarıki fıkralarda yazılı fiilleri
141 inci maddenin 6 ncı fıkrasında yazılı kimseler arasında veya aynı fıkrada
tasrih edilen yerler içinde işliyenlere verilecek ceza üçte bir nispetinde
artırılır.


             6. Yukarıki fıkralarda yazılı fiiller
neşir vasıtası ile işlendiği takdirde verilecek ceza yarı nispetinde artırılır.





106-13


 


             7. Bu maddede yazılı suçları
işliyenlerden biri suçu ve diğer failleri son tahkikat açılıncaya kadar yetkili
makamlara ihbar ettiği ve bu ihbarın doğruluğu anlaşıldığı takdirde hal ve
şartlara ve hadisenin hususiyetlerine göre ağır hapis ve hapis cezaları dörtte
bire kadar indirilerek hükmolunabilir.


             Madde 163 – (21/1/1983 tarih
ve 2787 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Laikliğe aykırı
olarak, Devletin sosyal veya ekonomik veya siyasi veya hukuki temel düzenini,
kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla cemiyet tesis, teşkil,
tanzim veya sevk ve idare eden kimse sekiz yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis
cezası ile cezalandırılır.


             Böyle cemiyetlere girenler veya girmek
için başkalarına yol gösterenlere beş yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası
verilir.


             Laikliğe aykırı olarak, Devletin sosyal
veya ekonomik veya siyasi veya hukuki temel düzenini, kısmen de olsa dini esas
ve inançlara uydurmak amacıyla veya siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve
tesis eylemek maksadıyla dini veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan
şeyleri alet ederek her ne suretle olursa olsun propaganda yapan veya telkinde
bulunan kimse beş yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Şahsi nüfuz veya menfaat temin etmek
maksadıyla dini veya dini hissiyatı veya dince mukaddes tanınan şeyleri veya
dini kitapları alet ederek her ne suretle olursa olsun propaganda yapan veya
telkinde bulunan kimse iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası ile
cezalandırılır.


             Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiilleri
Devlet daireleri, belediyeler veya sermayesi kısmen veya tamamen Devlete ait
olan iktisadi teşekküller, sendikalar, işçi teşekkülleri, okullar,
yükseköğrenim müesseseleri içinde veya bunların memur, müstahdem veya
mensupları arasında işleyenler hakkında verilecek ağır hapis cezası üçte bir
nispetinde artırılır.


             Üçüncü ve dördüncü fıkralarda yazılı
fiiller, yayın vasıtaları ile işlendiği takdirde verilecek ceza yarı nispetinde
artırılır.


             44 – 6/6/1991 tarih ve 3756
sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan hükümlerin
metinleri. (Madde numaraları: 4, 172, 173, 313, 314, 315, 403, 404, 405, 406,
453, 493, 494, 524.)


             Madde 4 fıkra
bir – (15/4/1987 tarih ve 3354 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             Bir Türk veya yabancı, yabancı memleketlerde
Türkiye Devletinin emniyetine karşı cürüm işler veya bu Kanunun 316, 317, 318,
319, 320, 323, 324, 332, 333,403 ve 404 üncü maddelerinde yazılı suçları
işlerse, hakkında re'sen takibat yapılarak bu maddelerdeki cezalarla
cezalandırılır.


             Madde 172 fıkra
iki – (11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             Kanunun birinci
babında yazılı cürümlerin icrası zamanında cürüm faili başka bir cürüm daha
işlemiş olduğu surette 78 inci maddenin tatbikından hasıl olacak ceza altıda
bir miktar artırılır.





106-14


 


             Madde 313 – (7/6/1979 tarih ve
2245 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             Her ne surette
olursa olsun cürüm işlemek için teşekkül meydana getirenlerden her biri yalnız
teşekkülü meydana getirmekten dolayı iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis
cezası ile cezalandırılır.


             Bu teşekkül halk arasında korku, endişe
veya panik yaratmak ya da siyasi veya sosyal bir görüşten kaynaklanan amaçla ya
da ammenin selameti aleyhine cürümlerle kasten adam öldürmek veya yağma ve yol
kesmek ve adam kaldırmak cürümlerini işlemek için meydana getirilmişse
verilecek ceza beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapistir.


             Teşekkül mensupları dağlarda ve kırlarda
veya genel yollarda veya meskün yerlerde içlerinden iki veya dahaziyadesi
silahlı olarak dolaşır veya buluşma yerlerinde ya da emin bir yerde silah
saklarsa birinci fıkradaki halde üç yıldan altı yıla ikinci fıkradaki halde
yedi yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası verilir.


             Teşekkülün yöneticileri hakkında
yukarıdaki fıkralar uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.


             Bu maddeye göre tayin olunan ceza
sürelerine eşit bir süre ile genel güvenlik gözetimi altında bulundurmaya da
karar verilir.


             Bu maddede yazılı teşekkül, iki veya daha
fazla kimsenin birlikte cürüm işlemek amacı etrafında birleşmesiyle oluşur.


             Bu kanun ve diğer kanunlarda yer alan
özel hükümler saklıdır.


             Madde 314 fıkra
bir – (7/6/1979 tarih ve 2245 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             Yukarıdaki madde
uyarınca meydana getirilen teşekküllerin mensuplarına bilerek ve isteyerek
barınacak yer gösteren veya erzak yahut silah ve cephane tedarik veya başka
yollardan yardım edenlere, başka bir suçu oluştursa bile ayrıca bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası hükmolunur. Bu yardım dernek, siyasi parti, işçi ve
meslek kuruluşlarına veya bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya
eklentilerinde ya da öğrenim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya
bunların eklentilerinde yapılırsa yukarıdaki cezanın iki katı hükmedilir.


             Madde 315 – (7/6/1979 tarih
ve 2245 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             313 üncü maddede
sözü edilen teşekkül mensuplarının teşekkülün devamı süresince veya meydana
geliş amaçları gereği olarak işledikleri cürümlerden dolayı 78 inci maddenin
uygulanmasından hasıl olacak ceza üçte birinden yarıya kadar artırılır.


             Madde 403 – (9/7/1953 tarih
ve 6123 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             1. Uyuşturucu
maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç veyahut
bu fiillere teşebbüs edenler on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası
ile birlikte istihsal mıntakaları dışında ve polis teşkilatı bulunan kaza
merkezlerinden birinde infaz edilmek ve bu müddet içinde emniyeti umumiye
nezareti altında bulundurulmak üzere üç seneden beş seneye kadar sürgün ve
uyuşturucu maddenin her gram veya küsuru için 10 lira ağır para cezası ile
cezalandırılırlar. Şu kadar ki hükmedilecek para cezası 1000 liradan aşağı
olamaz.


             2. (Değişik: 7/1/1981 - 2370/14 md.)
Yukarıdaki bentte gösterilen uyuşturucu madde, eroin, kokain, morfin, baz
morfin veya esrar ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir.





106-15


 


             3. Uyuşturucu maddeler (...) (1)
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satanlar veya satışa arzedenler veya
satınalanlar veya yanında yahut başka bir yerde bulunduranlar veya bu maddeleri
parasız devredenler veya bu suretle devralanlar veya sevk veya nakledenler veya
bunların alınıp satılmasına veya devrine veya her ne suretle olursa olsun
tedarikine vasıta olanlar, beş seneden az olmamak üzere ağır hapis cezasiyle
birlikte istihsal mıntakaları dışında ve polis teşkilatı bulunan kaza
merkezlerinden birinde infaz edilmek ve bu müddet içinde emniyeti umumiye
nezareti altında bulundurmak üzere iki seneden beş seneye kadar sürgün ve
uyuşturucu maddenin her gram veya küsuru için 10 lira ağır para cezasiyle
cezalandırılır. Şu kadar ki hükmedilecek para cezası 500 liradan aşağı olamaz.


                4.
(Değişik: 7/1/1981 - 2370/14 md.) Eğer geçen bentteki fiil, eroin,
kokain, morfin, baz morfin veya esrara taalluk ederse ağır hapis cezası on
seneden ve ağır para cezası onbin liradan eksik olamaz.


             5.
Yukarki bentlerde yazılı cürümleri işlemek maksadiyle teşekkül vücuda
getirenlerle bu teşekkülleri idare edenlere veya bunlara dahil olanlara beş
seneden az olmamak üzere ağır hapis cezası verilir.


             İki
ve daha ziyade kimselerin bu cürümleri işlemek için anlaşmaları teşekkül sayılır.


             Cürmün;
teşekkül vücuda getirenlerle idare edenler veya bu teşekküle dahil bulunanlar
tarafından işlenmesi halinde birinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde yazılı
cezalar bir misli artırılarak hükmolunur. İkinci bentteki halde faillere
müebbet ağır hapis cezası verilir. (2)


             6.
Birinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde yazılı cürümleri bu cürümler meslek,
sanat veya maişet vasıtası haline getirenlerle aralarında anlaşma ve irtibat
olmaksızın iki veya daha ziyade kimseler tarafından toplu olarak işlenirse hükmolunacak
cezalar yarı nispetinde artırılır. İkinci bentte gösterilen halde müebbet ağır
hapis cezası verilir. (2)


             7.
18 yaşını bitirmeyen küçükleri veya ceza ehliyetini haiz bulunmayanları
birinci, üçüncü ve dördüncü bentlerde yazılı cürümleri işlemekte kullanan
kimseler hakkında asıl fail için tertip olunacak ceza altıda bir nispette
artırılır ve ikinci bentteki halde müebbet ağır hapis cezası verilir. (2)



             (Son
fıkra iptal: Ana. Mah. 3/6/1988 tarih ve E.: 1987/28, K.: 1988/16 sayılı
kararıyla) (3)


 


 


 


——————————


(1)    Bu
aradaki "memleket içinde" ibaresi 15/4/1987 tarih ve 3354 sayılı
Kanunun 2 nci maddesi ile madde metninden çıkarılmıştır.


(2)    Bu
bendlerdeki "idam cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı
Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(3)    Maddenin
(4) sayılı bendinde yazılı para cezası, metni değiştiren 2370 sayılı Kanunun
yürürlük tarihi bakımından ve diğer bentlerde yazılı para cezaları da nisbi
(mütezayit nispete tabi) olmaları nedeniyle misil artırmasına tabi değildir.





106-16


 


             Madde
404 – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             1. Mahsus bir yerde
tedariki ile veya başka surette bir veya daha ziyade kimseleri celbederek
uyuşturucu maddelerin kullanılmasını kolaylaştıranlarla bu maddeleri 18 yaşını
bitirmiyen küçüklere veya görülür şekilde aklen malül olanlara veya
müptelalarına verenler hakkında 403 üncü maddenin 3 ve 4 üncü bentlerinde
yazılı cezalar altıda bir nispetinde artırılarak hükmolunur.


             2.
Uyuşturucu maddeleri kullananlarla bu maksatla yanında bulunduranlar üç seneden
beş seneye kadar hapis ve 100 liradan 1 000 liraya kadar ağır para cezasına
mahküm edilirler.


             Mükerrirler
hakkında hapis ve para cezasından maada istihsal mıntakaları dışında ve polis
teşkilatı bulunan kaza merkezlerinden birinde infaz edilmek ve bu müddet içinde
emniyeti umumiye nezareti altında bulundurulmak ve bir seneden aşağı olmamak
üzere sürgün cezası da verilir.


             Uyuşturucu
maddeleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derecesinde ise salahı tıbben
tebeyyün edinceye kadar hastanede muhafaza ve tedavisine hükmolunur. Hastane
bulunmayan yerlerde ise bu kabil kimseler hastane bulunan yerlere
sevkedilirler.


             Alışkanlığı
iptila derecesine vardırdığı tıbben tesbit edilenlerin hastanede muhafaza ve
tedavilerine salahiyetli mahkemece tahkikatın her safhasında karar verilebilir.


             Uyuşturucu
maddeler alışkanlığını iptila derecesine vardıranlar hakkında altı aydan bir
seneye kadar emniyeti umumiye nezareti altında bulundurulmak cezası da hükmolunur.



             3.
403 üncü madde ile bu maddede yazılı cürümlerden birine iştirak etmiş olan
kimse resmi makamlar tarafından haber alınmadan evvel keyfiyeti ve cürüm
ortaklarını ve uyuşturucu maddeleri sakladığı veya imal eylediği yerleri
mercilerine haber vererek bunların yakalanmalarını ve elde edilmelerini
kolaylaştırırsa fiiline terettüp eden cezadan muaf tutulur.


             Bu
cürümler haber alındıktan sonra cürmün meydana çıkmasına veya şeriklerinin
yakalanmasına hizmet ve yardım eden kimseler hakkında idam cezası on beş ve
müebbet ağır hapis cezası on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse
çevrilebilir ve diğer cezalar yarıya indirilebilir (1)


             Madde
405 – (8/6/1991 tarih ve 2275 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             403 üncü maddeye
yazılı şeyleri sahte reçete ile alanlar bir seneden eksik olmamak üzere
hapsolunur ve yüz liradan bin liraya kadar ağır para cezası alınır (1).


             Madde
406 – (21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             1. 403 üncü maddede
yazılı fiilleri işleyenler tabip, veteriner, kimyager, eczacı, diş tabibi,
dişçi, ecza ticarethanesi sahibi, mesul müdürü, sivil ve askeri sağlık
memurları, ebe, hemşire veya hastabakıcı iseler o maddedeki müebbet ağır hapis
cezası altı aydan az, üç yıldan fazla olmamak üzere hükmedilecek miktarı geceli
gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle infaz edilir ve muvakkat ağır
hapis ve ağır para cezaları üçte birden yarıya kadar artırılır. Faile aynı
zamanda müebbeten memuriyet ve meslekten mahrumiyet cezası da hükmolunur.


             2. 403 üncü maddede veya 404 üncü maddenin birinci
bendinde yazılı cürümler, her nev'i nakil vasıtalarında veya umuma açık
yerlerde, bunların sahip ve müstahdemleri veya me  muriyet  vazife  nüfuzunun  suiistimali  suretiyle  memur  ve 
müstahdemler  tarafından  işlenir-


——————————


(1)    Sürgün
cezası, 13/7/1965 tarih ve 647 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesiyle
kaldırılmıştır.





106-17


 


se,
o madde ve bentteki müebbet ağır hapis cezası, altı aydan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere hükmedilecek miktarı geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek
suretiyle infaz edilir ve muvakkat ağır hapis ve ağır para cezaları bir misli
artırılarak hükmolunur ve faile müebbetten memuriyetten mahrumiyet ve meslek ve
sanatın icrasının tatili cezası da verilir.


             Madde
453 – (8/6/1933 tarih ve 2275 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             Kasten katil cürmü
failin veya karısının yahut anasının veya kızının ve torununun yahut kız
evlatlığının veya kız kardeşinin haysiyet ve namusunu kurtarmak için yeni
doğmuş çocuk aleyhine işlenmiş ise fail beş seneden on seneye kadar ağır
hapisle cezalandırılır.


             Madde
493 fıkra üç – (9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             Bu maddede yazılı
suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut suçun
işlenmesinde yukarda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse cezanın
yukarı haddi verilir.


             Madde
494 – (2/6/1941 tarih ve 4055 sayılı Kanunun Hükmüdür.)


             Hasadı veya bozumu
yapılmış veya mahsulü toplanmış olmakla beraber henüz tamamiyle kaldırılmamış
olan tarladaki başakları veya bağ kütüklerinde yahut ağaçlarda kalmış mahsulleri
toplayan kimse sahibinin şikayeti üzerine bir aya kadar hapis veya 50 liraya
kadar ağır para cezasına mahküm edilir.


             Madde
524 fıkra bir cümle bir – (3/2/1937 tarih ve 3112 sayılı Kanunun
Hükmüdür.)


             Bu babın birinci,
üçüncü, dördüncü ve beşinci fasıllarında ve 516 ncı maddenin birinci fıkrasiyle
518,519 ve 521 inci maddelerde beyan olunan cürümler:


             45 – 19/9/1991
tarih ve E. 1991/2, K. 1991/30 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal
edilmiş hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 481)


             Madde
481 fıkra sekiz – (11/5/1988 tarih ve 3445 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ayrıca mevkute
sahibi veya mevkute olmadığı takdirde yayınlatan hakkında yirmimilyon liradan
yüzmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.


             46 – 17/10/1996
tarih ve 4199 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numarası: Ek Madde 2)


             Ek
Madde 2, fıkra iki - (6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Ancak,
trafik para cezaları 1 inci fıkraya göre hesap edilerek bulunacak olan birim
katsayısının yarısı ile çarpılması suretiyle belirlenir.


             47 – 13/11/1996
tarih ve 4209 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 536, 537.)


             Madde
536 fıkra altı – (12/6/1979 tarih ve 2248 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Birinci, ikinci,
üçüncü ve dördüncü fıkralardaki suçlardan dolayı hükmolunacak cezalar
ertelenemez ve bunların yerine 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun 4
üncü maddesinde belirtilen ceza ve tedbirler uygulanamaz.


             Madde
537 fıkra altı –  (7/1/1981 tarih ve 2370 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu
maddenin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına göre
hükmolunacak cezalar ertelenemez ve bunların yerine 647 sayılı Cezaların İnfazı
Hakkındaki Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen ceza ve tedbirler uygulanamaz.


             48 – 23/9/1996
tarih ve E.1996/15, K.1996/34 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiş
hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 441.)


             Madde
441 – (9/7/1953 tarih ve6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Karısı ile birlikte
ikamet etmekte olduğu evde yahut herkesce bilinecek surette başka yerde karı
koca gibi geçinmek için başkası ile evli olmıyan bir kadını tutmakta olan koca
hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezası hükmolunur.


             Erkeğin
evli olduğunu bilerek bu fiilde şerik olan kadın hakkında da aynı ceza verilir.






106-18


 


             49 – 23/6/1998
tarih ve E.1998/3, K. 1998/28 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilen
hükümler. (Madde 440)


             Madde
440 – ( 9/7/1953 tarih ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Zina eden karı
hakkında altı aydan üç seneye kadar hapis cezası tertip olunur.


             Karının
evli olduğunu bilerek bu fiilde ortak olan kimse hakkında da aynı ceza
hükmolunur.


             50 – 28/7/1999
tarih ve 4421 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya değiştirilmiş olan
hükümlerin metinleri. (Madde numaraları: 19,24 Ek Madde 1, Ek Madde 2,)


             Madde
19 – (7/12/1988 tarih ve 3506 sayılı Kanun hükmüdür.)


             Ağır para cezası,
yirmibin liradan yüzmilyon liraya kadar tayin olunacak bir paranın Devlet
hazinesine ödenmesinden ibarettir. Nisbi para cezasının yukarı sınırı yoktur.


             Madde
24 – (7/12/1988 tarih ve 3506 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hafif
para cezası, beş bin liradan onmilyon liraya kadar tayin olunacak bir paranın
Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.


             (Ek
madde 1 fıkra bir bent (a) ve (b)-(7/12/1988 tarih ve 3506 sayılı Kanunun
hükmüdür.)


             a)
Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk kurulduğu tarihten önce yürürlüğe girmiş
bulunan bütün kanun ve tüzüklerde yazılı olup da daha sonraki tarihlerde
Türkiye Büyük Millet Meclisince miktarına dokunulmamış olan para cezaları üç
yüz misline,


             b)
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul olunup da;


             1.31.12.1939
tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para cezaları yüzseksen
misline,


             2.1.1.1940
tarihinden 31.12.1945 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları yüzyirmi misline,


             3.1.1.1946
tarihinden 31.12.1959 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları altmış misline,


                4.1.1.1960
tarihinden 31.12.1970 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları otuz misline,


             5.1.1.1971
tarihinden 31.12.1977 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları onsekiz misline,


             6.1.1.1978
tarihinden 31.12.1980 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları altı misline,


             7.1.1.1981
tarihinden 31.12.1987 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları üç misline,


             çıkarılmıştır.


             Ek
Madde 2 –  (7/12/1988 tarih ve 3506 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Ek 1 inci madde kapsamına giren para
cezaları; 1988 yılı Bütçe Kanununda 84 olarak belirlenen memur maaş
katsayısının artırılması halinde Bütçe Kanununda her 75 puan artış, bir birim
olarak kabul edilerek, Ek 1 inci maddeye göre tespit edilen ceza miktarlarının,
bulunacak birim sayıyla çarpılması suretiyle belirlenir. (1) (2)



             (Ek:
6/6/1991-3756/25 md.)


             Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten sonra kabul edilecek kanunlardaki para cezaları için
de, müteakip yıllar, Bütçe Kanununda belirlenen katsayı miktarlarında artırma
yapıldığı takdirde birim sayısının tespitinde başlangıç olarak, o kanunun
yürürlüğe girdiği tarihteki Bütçe Kanununda geçerli olan devlet memurları
aylıkları katsayısı esas alınır.(1)


——————————


(1)       765 sayılı Türk
Ceza Kanununa 3506 sayılı Kanunla eklenen ek maddeler ile bu maddelerde değişiklik
yapan diğer Kanunlardaki para cezalarının hesaplanmasına ilişkin hükümlerin,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığı fiilleri işleyenler
hakkında uygulanmayacağı  17/10/1996 tarih ve 4199 sayılı Kanunun 47 nci
maddesi ile hüküm al tına alınmıştır.


(2)       Bu
fıkrada geçen "30" rakamı, 6/12/1989 tarih ve 3591 sayılı Kanunla
"75" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-19


 


             51 – 
26/8/1999 tarih ve 4449 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış veya
değiştirilmiş olan hükümlerin metinleri.(Madde numaraları: 243,354)


             Madde
243 – (5/1/1961 tarih ve 235 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Mahkemeler ve
meclisler reis ve azalarından ve sair hükümet memurlarından biri maznun bulunan
kimselerin cürümlerini söyletmek için işkence eder yahut zalimane veya
gayriinsani veya haysiyet kırıcı muamelelere baş vurursa beş seneye kadar ağır
hapis ve müebbeden veya muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezası ile mahküm
olur.


             Madde
354 – (21/1/1983 tarih ve 2787 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Hekim veya eczacı
veya sıhhiye memuru Hükümetçe emniyet ve itimat olunacak bir vesikayı hatıra
binaen hakikate muhalif olarak verirse üç aydan sekiz aya kadar hapis ve beşbin
liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.


             Böyle
hakikate muhalif olarak tanzim olunmuş vesikayı kullanan kimse hakkında dahi
aynı ceza tertip olunur. Eğer bu gibi hakikate muhalif vesikaya dayanılarak
sinir ve akıl hastalıkları müesseselerine kabul ve orada ikamete mecbur
edilmesi gerekmeyen bir kimse bu müesseselere kabul ve orada ikamete mecbur
edilir veya başkaca fahiş bir zarar husule gelirse failin göreceği ceza bir
yıldan üç yıla kadar hapistir.


             Eğer
birinci fıkrada yazılı fiil, failin kendisine yahut başkasına verilmiş veya
vaat ve temin olunmuş para vesair menfaat mukabilinde irtikap olunmuş ise
göreceği ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.


             Eğer
vesikadan ikinci fıkrada yazılı olan fahiş zarar husule gelmiş ise ceza üç
yıldan beş yıla kadardır. Her halde bu cezalarla beraber ilk fıkradaki para
cezası iki kat olarak hükmolunur.


             Para
veren veya vadeden yahut menfaat temin veya vadeden kimse hakkında dahi altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası hükmolunur ve verilip alınan para vesair eşya
da müsadere olunur.


             52 – 13/7/1999
tarih ve E. 1999/24, K. 1999/30 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal
edilmiş hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 442, 443, 444)


             Madde
442 – (9/7/1953 - 6123 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarki maddelerde
yazılı cürümlerin işlendiği sırada karı ve koca birbirinden nikah baki olduğu
halde hakimin hükmü ile ayrılmış veya biri diğerini terketmiş ise her birinin
cezası üç aydan bir seneye kadar hapistir.


             Madde
443 – (1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Geçen maddelerde
yazılı olan cürümlerden dolayı takibat icrası karı kocadan biri tarafından
şahsi dava ikamesine bağlıdır. Bu keyfiyet cürümde şerik olanlar içinde
şarttır.


Madde 444 – (1/3/1926 tarih ve
765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Davadan vazgeçmek, hükümden sonra dahi
makbuldur. Bu halde hükmün icrasından ve cezanın neticelerinden sarfınazar
olunur. Karı kocadan birinin ölümü davayı iskat eder.


           
53 – 6/2/2002  tarih ve 4744 sayılı Kanun ile değiştirilmiş  hükümlerin
metinleri: (Madde numarası: 312)


Madde 312 – (7/1/1981 tarihli ve
2370 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Kanunun
cürüm saydığı bir fiili açıkça öven veya iyi gördüğünü söyleyen veya halkı
kanuna itaatsizliğe tahrik eden kimse altı aydan iki yıla kadar hapis ve ikibin
liradan onbin liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur.





106-20


 


   Halkı; sınıf, ırk, din, mezhep veya
bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik eden kimse bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin liradan onikibin liraya kadar ağır para
cezasıyla cezalandırılır. Bu tahrik umumun emniyeti için tehlikeli olabilecek
bir şekilde yapıldığı takdirde faile verilecek ceza üçte birden yarıya kadar
artırılır.


                   Yukarıdaki fıkralarda
yazılı suçları 311 inci maddenin ikinci fıkrasında sayılan vasıtalarla
işleyenlere verilecek cezalar bir misli artırılır.


   54 – 2/1/2003  tarih ve 4782
sayılı Kanun ile değiştirilmiş  hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 4)


Madde 4 fıkra iki- (8/6/1933 tarihli ve
2275 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Bunlar hakkında yabancı memleketlerde
evvelce hüküm verilmiş olsa bile suç ecnebi paraları taklidin maadasına taallük
ettiği takdirde Adliye Vekilinin talebi üzerine Türkiye’de tekrar muhakeme
olunur.


   55- 26/5/1998 tarihli ve E.1997/32,
K.1998/25 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilen hüküm:. (Madde
numarası: 258)


   Madde
258 fıkra üç- (9/7/1953 tarihli ve 6123 sayılı Kanunun hükmüdür)


   Eğer fiil, kendisini veya akrabasını hapis
veya tevkiften kurtarmak maksadiyle vâkı olmuşsa birinci fıkradaki hal için iki
aydan altı aya, ikinci fıkrada yazılı hal için dört aydan bir seneye kadar
hapis cezası verilir.


   56 –15/7/2003  tarih ve 4928
sayılı Kanun ile değiştirilmiş  hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 462)


   Madde 462 – (9/7/1953 tarihli ve 6123
sayılı Kanunun hükmüdür.)


   Yukarda geçen iki fasılda beyan olunan
fiiller, zinayı icra halinde veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunduğu esnada
meşhuden yakalanan veya zina yapmak veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunmak
üzere yahut henüz zina yapmış veya gayrimeşru cinsi münasebette bulunmuş
olduğunda zevahire göre şüphe edilmeyecek surette görünen bir koca veya karı
yahut kız kardeş veya fürudan biri yahut bunların müşterek faili veya her ikisi
aleyhine karı veya koca yahut usulden biri veya erkek veya kız kardeş
tarafından işlenmiş olursa fiilin muayyen olan cezası sekizde bire indirilir ve
ağır hapis cezası hapis cezasına tahvil olunur.


   Müebbet ağır hapis cezası yerine dört
seneden sekiz seneye ve idam cezası yerine de beş seneden on seneye kadar hapis
cezası verilir.


   57 –30/7/2003  tarih ve 4963
sayılı Kanun ile değiştirilmiş  hükümlerin metinleri: (Madde numarası: 159)


   Madde 159 fıkra son- (3/8/2002 tarihli
ve 4771 sayılı Kanunun hükmüdür.)


Birinci fıkrada sayılan organları veya
kurumları tahkir ve tezyif kastı bulunmaksızın, sadece eleştirmek maksadıyla
yapılan yazılı, sözlü veya görüntülü düşünce açıklamaları cezayı gerektirmez.


   58 –14/7/2004  tarihli ve 5218
sayılı Kanun ile değiştirilmiş  hükümlerin metinleri: (Madde numarası:11,12,13
,70 )


                Madde
11 fıkra bir bent (1)- (1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Kanunun hükmüdür.)


                (1)
İdam,


               
Madde 12 - ( 9/7/1953 tarihli ve 6123sayılı Kanunun hükmüdür.)


                İdam
cezası, buna mahküm olan kimsenin asılması suretiyle hayatının izalesidir.


İdam
cezası, mahkümun mensup olduğu din ve mezhebin hususi günlerinde icra olunmaz.
Mahkümlar birkaç kişi olursa birbirinin karşısında asılmazlar. Gebe kadınlar
doğurmadıkça, akıl hastalığına duçar olanlar iyileşmedikçe idam cezası infaz
olunmaz.





106-21


 


             İdam
cezası hükmolunan kimse hakkında mahkümiyet ilamı Temyiz Mahkemesince tasdik ve
Türkiye Büyük Millet Meclisince tasvip edildikten sonra icra mahallinde,
mahkeme heyetinden bir zat ile Cumhuriyet Müddeiumumisi, tabip ve zabıt katibi
ve hapishaneler idaresi memurlarından biri hazır oldukları halde mahkumun
huzurunda hüküm okunması suretiyle infaz olunur.


             Mahkümun
mensup olduğu dinin ruhani sıfatını haiz bir zat ile mahkümun müdafii dahi
cezanın infazında hazır bulunabilirler.


             İdam
cezasına mahküm olan, ana veya baba kaatili ise icra mahalline yalınayak, başı
açık ve siyah bir gömlek giydirilerek götürülür ve hüküm bu suretle infaz olunur.



             Asılan
kimsenin cenazesi merasim yapılmadan gömülmek üzere mirasçılarına verilir.
Mirasçıları olmadığı veya kabul etmediği takdirde belediye tarafından
gömdürülür.


                İdam
cezasının infazı sureti hakkında bir zabıt varakası tutulur. Zabıt varakası orada
memur olarak bulunan zatlar tarafından imza edilir. (1)


           
Madde 13 fıkra bir- (31/5/1957 tarihli ve 6988 sayılı Kanunun hükmüdür. )Ağır hapis cezası
müebbet veya muvakkattır.


           
Madde 13 fıkra iki cümle bir -(31/5/1957 tarihli ve 6988 sayılı Kanunun
hükmüdür.
) Müebbet, ölünceye kadar devam eder.


             Madde
70 – ( 21/11/1990 tarihli ve 3679 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Birden
çok müebbet ağır hapse mahkümiyet halinde, altı aydan az ve üç yıldan fazla
olmamak üzere hükmedilecek miktarı geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek
suretiyle, müebbet ağır hapis cezası infaz olunur.


             59 –14/7/2004 
tarihli ve 5219 sayılı Kanun ile değiştirilmiş  hükümlerin metinleri: (Madde
numarası: 432)


             Madde
432 – (11/6/1936 tarihli ve 3038 sayılı Kanunun hükmüdür.)


             Yukarıki
maddelerde yazılı cürümlerden birinin faili, kaçırdığı veya alıkoyduğu kimseyi
hiç bir şehevi harekette bulunmaksızın kendiliğinden, kaçırıldığı eve veya
ailesinin evine iade eder veyahut ailesi tarafından alınması mümkün olan
emniyetli diğer bir yere getirip serbest bırakırsa 429 uncu maddede yazılı
halde bir aydan bir seneye kadar, (...)(2), 431 inci maddede yazılı
halde bir seneden beş seneye kadar hapis cezasile cezalandırılır.


 


 


 


 


––––––––––––––––––


(1)  Bu
maddede hükme bağlanmış bulunan idam cezası ve yerine getirilmesiyle ilgili
hususlar 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun 2.
maddesi ile yeniden düzenlenmiştir. Bkz. Anılan kanunun 2 ve Geçici 4 maddesi.


2)  
Anayasa Mahkemesinin 26/11/2002 tarihli ve E.:2001/79, K.:2002/194 sayılı
Kararı ile burada yer alan "430 uncu maddede yazılı halde altı aydan üç
seneye kadar" bölümünün, Kararın Resmi Gazete'de yayımı tarihi olan
12/4/2003 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmek üzere iptaline
karar verilmiştir.





106-22


 


             60
– 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan Kanunun tüm
metni.


BİRİNCİ KİTAP


                                                                         Esaslar


 


                                                                   BİRİNCİ
BAB


                                                            Ceza
Kanununun tatbiki


 


             Madde
1 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Kanunun
sarih olarak suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilmez. Kanunda yazılı
cezalardan başka bir ceza ile de kimse cezalandırılamaz.


             Suçlar;
cürüm veya kabahattir


             Madde
2 – İşlendiği
zamanın kanununa göre cürüm veya kabahat sayılmayan fiilden dolayı kimseye ceza
verilemez. İşlendikten sonra yapılan kanuna göre cürüm veya kabahat sayılmayan
bir fiilden dolayıda kimse cezalandırılamaz. Eğer böyle bir ceza hüküm
olunmuşsa icrası ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.


             Bir
cürüm veya kabahatin işlendiği zamanın kanunu ile sonradan neşir olunan kanunun
hükümleri biribirinden farklı ise failin lehinde olan kanun tatbik ve infaz
olunur.


             Madde
3 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Türkiyede
suç işliyen kimse, Türk kanunlarına göre cezalandırılır ve bundan dolayı bir
Türk hakkında yabancı memlekette hüküm verilmiş olsa bile Türkiye'de muhakeme
olunur.


             Böyle
bir fiilden dolayı Türkiye dışında hakkında hüküm verilmiş olan yabancı dahi
Adliye Vekilinin talebi üzerine Türkiye’de muhakeme edilir.


             Madde
4 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             (Değişik
birinci fıkra: 6/6/1991 - 3756 /1 md.) Bir Türk veya yabancı, yabancı
memleketlerde Türkiye Devletinin şahsiyetine karşı bir cürümü veya bu Kanunun
211 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 213, 316, 317, 318, 319, 320, 323, 324,
332 ve 333 üncü maddelerinde yazılı suçları işlerse, hakkında resen takibat
yapılarak bu maddelerdeki cezalarla cezalandırılır.(2)


             (Değişik
ikinci fıkra: 2/1/2003-4782/1 md.) Bunlar hakkında yabancı bir ülkede daha
önce hüküm verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de
yeniden yargılama yapılır. Ancak, fiil yabancı paraların taklidine veya 211
inci maddenin üçüncü fıkrası ile 213 üncü maddenin uygulanmasına ilişkin olduğu
takdirde yabancı ülkede daha önce hüküm verilmiş ise Türkiye’de kovuşturma
yapılmaz.


             Yabancı
memleketlerde Türkiye namına memuriyet veya vazife deruhde etmiş olupta bu
memuriyet veya vazifeden dolayı bir cürüm işleyen kimse hakkında Türkiye’de
takibat yapılır.


             Madde
5 – (Değişik : 3/2/1937 - 3112/1 md.)


             Bir
Türk dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı
haddi üç seneden eksik olmıyan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim
cürmü yabancı memlekette işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.


             Eğer
cürmün aşağı haddi üç seneden az şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim
ise takibat icrası zarar gören şahsın veya yabancı Hükümetin şikayetine
bağlıdır.


             Mağdur
yabancı ise bu fiilin, işlediği mahal kanunlarında da cezayı müstelzim olması
şarttır.


             Madde
6 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
yabancı dördüncü maddede yazılı cürümlerden başka, Türk kanunlarına göre aşağı
haddi bir seneden eksik olmıyan şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezayı müstelzim
cürmü yabancı memlekette Türkiye’nin veya bir Türk’ün zararına işlediği ve
kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde Türk kanunları mucibince ceza görür.


 


——————————


(1)  a
- Bu kanunda, 26/4/1926 tarih ve 825 sayılı Kanun ekindeki doğru - yanlış 
cetveli ile yapılan düzeltmeler metne işlenmiştir.


      b
- 8/6/1933 tarihli ve 2275 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince Türk Ceza 
Kanunundaki şikayet ve şikayetname ve şahsi iddia tabirleri, (yazı ile şikayet)
olarak değiştirilmiştir


      c
- 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı CMUK nun 424. maddesi gereğince, anılan
kanunda kullanılan istilah ve tabirler, ceza kanununda kullanılan eski istilah
ve tabirler yerine geçmiştir.


(2)
Bu fıkrada yer alan, “211 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 213” ibareleri;
2/1/2003 tarihli ve 4782 sayılı Kanun ile eklenmiştir.





106-23


 


             Ancak
bu babda takibat icrası Adliye Vekilinin talebine veya zarar gören şahsın
şikayetine bağlıdır.


             Eğer
cürüm bir yabancının zararına işlenmiş ise fail, Adliye Vekilinin talebi
üzerine, aşağıdaki şartlar dairesinde cezalandırılır:


             1
- Türk kanunlarına göre şahsi hürriyeti bağlayıcı ve aşağı haddi üç seneden
eksik olmıyan cezayı müstelzim bir fiil olmak,


             2
- İadei mücrimin muahedesi bulunmamak veyahut iade keyfiyeti cürmün irtikab
edildiği mahallin veya failin tebaasından bulunduğu Devletin Hükümeti
tarafından kabul edilmemiş bulunmak,


             Bir
Türk veya yabancı, Türk Ceza Kanununun 8 inci babının 3 üncü faslındaki
cürümleri yabancı memlekette işlerse resen takibat yapılarak o fasılda yazılı
maddelerdeki cezalarla cezalandırılır.


             Madde
7 –
Bir ecnebi, ecnebi memleketinde bir Türk veya Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde bir
cürüm işleyipte ecnebi mahkemesince mahküm olduğu veya ceza herhangi bir
sebeple sukut ettiği veya beraet eylediği surette dava Türkiye mahkemelerince
tekrar tetkik ve rüyet olunur.


             Eğer
hüküm olunan ceza Türk Ceza Kanununda o fiil için muayyen olan cezadan dün ise
noksanı ikmal ettirilir. Sukut ve beraet sebepleri Türk Kanunlarına muvafık
değil ise ceza yeniden hüküm olunur.


             Bu
bapta takibat icrası Adliye Vekaletinin talebine bağlıdır.


             Madde
8 –
Bundan evvelki maddelerde beyan olunan ahvalde ecnebi mahkemeden verilen ve
Türk kanunlarına muvafık bulunan hüküm Türk kanununca gerek asli ve gerek fer'i
olarak hidematı ammeden memnuiyeti veya sair güna iskatı ehliyeti mucip bir
cezayı mutazammın olduğu takdirde müdeiumuminin talebi üzerine ecnebi
memlekette hüküm olunan mahrumiyet ve iskatı ehliyet cezaları netayicinin
Türkiye’de dahi cari olacağına mahkeme karar verebilir.


             Müddeiumuminin
talebi üzerine mahkemece bir muamele yapılmazdan evvel mahküm dahi ecnebi mahkemesinden
verilen hükmün Türkiye mahkemesince yeniden tetkikini talep etmek hakkını
haizdir.


             Madde
9 –
Bir cürümden dolayı bir Türkün ecnebi  devletlere iadesi talebi devletçe kabul
olunamaz.


             Siyasi
veya ona murtabıt cürümlerden dolayı bir ecnebinin ecnebi devletlere iadesi
talebi devletçe kabul edilemez.


             Ecnebi
devletçe vukubulan iade talebi üzerine istenilen kimsenin Türkiye’de bulunduğu 
mahal mahkemei asliyesince tabiiyeti ve cürmünün mahiyeti hakkında bir karar
verilmesi lazımdır.


             Türk
tebaasından olduğu yahut cürmünün siyasi ve askeri veyahut bunlara murtabıt
cürümlerden bulunduğu mahkemece sabit olanların iadesi talebi kabul olunamaz.


             Ecnebi
olduğuna ve cürmünün adi ceraimden bulunduğuna karar verilen kimsenin iadesi
talebi hükümetçe kabul olunabilir.


             İadesi
talep ve kabul olunan kimse hakkında mahalli müstantikliğince tevkif
müzekkeresi verilebilir.


             Madde
10 –
Bu kanundaki hükümler, hususi ceza kanunlarının buna muhalif olmayan mevaddı
hakkında da tatbik olunur.


             Madde
10/a – (Ek : 6/6/1991 - 3756/2 md.)


             Bir
Türk vatandaşı veya yabancı, yabancı ülkede bir suç işleyip de bu bab
hükümlerine göre Türkiye'de yargılandığı takdirde; Türkiye zararına işlenmiş
suçlar dışında, suçun işlendiği ülke kanunu ile Türk Kanunundan hangisi
uygulamada sanığın lehine sonuç verecek ise, o kanun göz önünde bulundurulmak
ve yabancı kanunda tanımlanan suça,Türk kanunlarına göre verilmesi gereken ceza
veya Türk kanununda bulunup yabancı ülke kanunundaki cezaya en yakın olan ceza
tespit edilerek uygulama yapılır. Ancak,suçun işlendiği ülke kanunu,Türkiye'nin
kamu düzenine veya milletlerarası yükümlerine aykırı ise bu ülke kanununa
itibar edilmez.





106-24


 


                                                                    İKİNCİ
BAP


                                                                        Cezalar


 


             Madde
11 –
Cürümlere mahsus cezalar şunlardır:


             1
– ( Mülga:14/7/2004 – 5218/1 md.)


             2
- Ağır hapis,


             3
- Hapis,


             4
- Sürgün,


             5
- Ağır cezayı nakdi,


             6
- Hidematı ammeden memnuiyet.


             Kabahatler
için mevzu cezalar şunlardır:


             1
- Hafif hapis,


             2
- Hafif cezayı nakdi,


             3
- Muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası.


             Bu
kanunda şahsi hürriyeti tahdit eden cezalar tabirinden ağır hapis, hapis,
sürgün ve hafif hapis cezaları muradolunur.(1)


             Madde
12 – ( Mülga:14/7/2004 – 5218/1 md.)


             Madde
13 – (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.)


             (Değişik
birinci fıkra: 14/7/2004 - 5218/1 md.)Ağır hapis cezası, ağırlaştırılmış
müebbet, veya muvakkattir.


      (Değişik
birinci cümle: 14/7/2004 - 5218/1 md.)Ağırlaştırılmış müebbet
ağır hapis cezası ve müebbet ağır hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam
eder.Muvakkat ağır hapis, kanunda tasrih edilmiyen yerlerde 1 seneden 24 seneye
kadardır.


             Bu
ceza aşağıda yazılı şekiller dahilinde 3 devrede çektirilir:


             A)
Mahküm birinci devrede, cezasının onda birine müsavi bir müddet geceli,
gündüzlü yalnız olarak bir hücrede bırakılır.


             Ancak
bu müddet (1) aydan aşağı (8) aydan yukarı olamaz.


             B)
Mahküm ikinci devrede, durumuna ve suçunun mahiyetine göre ayrı gruplar halinde
bulundurulur. Bu devre, mahkum mevkuf kalmışsa, bu müddetle hücrede kaldığı
müddet çıkarıldıktan sonra geriye kalan müddetin yarısını teşkil eder.


             Alelıtlak
müebbet ağır hapis cezasiyle mahküm edilmiş olanlar veya bakiye cezaları bir
seneden az bulunanlar, yaş veya bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devre
şartlarına intıbak edemiyecekleri tesbit edilenler üçüncü devreye geçemezler.


             C)
Üçüncü devre geri kalan müddettir. Bu devrede bulunan mahküm iş esası üzerine
kurulmuş olan ceza evlerinde çalıştırılır.


             Mahkümun
ikinci devreden üçüncü devreye geçebilmesi için iyi hal göstermesi şarttır. İyi
halin nasıl tesbit edileceği Ceza ve Tevfik Evleri Nizamnamesinde gösterilir.


             Üçüncü
devreye geçmek hakkını kazanan mahkümlardan, Adliye Vekaleti, ziraat, deniz
avcılığı; yol, inşaat, maden ve orman gibi iş sahalarında çalışma ekipleri
teşkil edebilir.


             Mahkümiyetin
bütün devrelerinde mahküm ceza evi disiplinini bozan hareketlerinden dolayı
Ceza ve Tevfik Evleri Nizamnamesi mucibince inzıbati olmak üzere her defasında
bir ayı geçmemek kaydiyle aynı suretle hücreye konulabilir.


——————————


(1)    Bu
maddede sözü edilen sürgün cezası 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların
İnfazı Hakkındaki Kanunun geçici 2. maddesi ile kaldırılmıştır.





106-25


 


             Ceza
evi disiplinini bozan hareketlerinden dolayı iki sene içinde üçten fazla hücre
hapsi cezası almış olanlar C. Müddeiumumisinin tasvibi ile birinci devre
şartlarına tabi tutulurlar.


             Mahküm
ikinci ve üçüncü devrede çalışmaya mecbur tutulur.


             (Mülga
son fıkra: 6/6/1990 - 3653/3 md.)


             Madde
14 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Mevkuflardan
çalışmak istiyenler ceza ve tevfik evi dahilinde çalıştırılabilirler.


             Madde
15 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Hapis
cezası yedi günden yirmi seneye kadardır. Kanunda açıklanmıyan yerlerde yukarı
haddi beş senedir.


             Bu
ceza para cezasından çevrilmiş olsa bile 13 üncü maddenin birinci devreye ait
hükümleri müstesna olmak üzere diğer hükümlerinin tesbit ettiği şartlar
dahilinde çektirilir.


             Madde
16 – (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.)


             Bu
kanunun 13 üncü maddesinde yazılı üçüncü devrenin ağır hapiste yarısını, hapis
veya hafif hapiste üçte birini iyi halle geçirenler meşrutan tahliye talebinde
bulunmak hakkını kazanırlar. İstifade müddeti asıl cezanın dörtte birinden
aşağı olamaz.


             İkinci
devreden yaş ve bedeni kabiliyetleri itibariyle üçüncü devreye geçemiyenler
yahut yine bu sebeplerle üçüncü devreden ikinci devreye iade edilenler ikinci
devredeki mahkümiyetlerinin hitamında bakıye cezalarının ağır hapiste yarısını,
hapis veya hafif hapiste üçte birini iyi halle geçirdikleri takdirde meşrutan
tahliye hükümlerinden istifade edebilirler.


             (Mülga
üçüncü fıkra: 15/4/1987-3352/1
md.)(1)


             Meşrutan
tahliye, mahkümun iktidarı nispetinde şahsi hakları tazmin etmesi şartına da
talik edilebilir.(2)


             Madde
17 – (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.)


             (Değişik
birinci fıkra: 7/12/1988 - 3506/1 md.) Şartla salıverilmiş olan hükümlü,
geri kalan süre içinde işlediği kasıtlı bir cürümden dolayı şahsi hürriyeti
bağlayıcı bir cezaya mahküm olur veya mecbur olduğu şartları yerine getirmez
ise, şartla salıverilme kararı geri alınır. Bu takdirde suçun işlendiği
tarihten sonraki kısım hükümlünün ceza süresine mahsup edilmeyerek aynen
çektirilir ve şartla salıverilmeye esas teşkil eden hükmün infazı ile ilgili
olarak bir daha şartla salıverilmeden yararlanamaz.


             (Ek:6/6/1991-3756/3
md.) Birinci fıkra hükmüne göre aynen çektirilecek süre; ağırlaştırılmış
müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler için kırk yıl, müebbet ağır hapis
cezasına mahküm olanlar için otuzaltı yıl üzerinden hesap edilir. (3)


Meşrutan
tahliye kararının geri alınmasını icabettiren sebeblerin vukuundan evvel
mahkümun ceza müddeti sona ermiş olursa mezkür ceza icra edilmiş sayılır.


 


 


 


——————————


 (1)      
15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer
alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri
ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca
yürürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı
Cilt 6, sayfa 6943'te yayımlanmıştır.


(1)           Bu maddede
hükme bağlanmış bulunan meşruten tahliyeye ilişkin hususlar, 13/7/1965 tarihli
ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun "Şartla
Salıverilme" başlıklı 19. maddesinde yeniden düzenlenmiştir.


 (3)     
Bu  fıkrada yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm
cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenler için"
ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
"ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler için" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-26


 


             (Mülga
son fıkra:15/4/1987-3352/1 md.) (1)


             Madde
18 – (Mülga: 13/7/1965 - 647/Geç. 2 md.)


             Madde
19 – (Değişik:28/7/1999 - 4421/1 md.)


             Ağır
para cezası, altmışmilyon liradan onbeşmilyar liraya kadar tayin olunacak bir
paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Nispi para cezasının yukarı
sınırı yoktur.


             Madde
20 –
Hidematı ammeden memnuiyet cezası müebbet veya muvakkattir.


             Müebbeden
Hidamatı ammeden memnuiyet:


             1
- Devairi intihabiyede müntehip veya müntehap olmaktan ve sair bilcümle hukuku
siyasiyeden,


             2
- Büyük Millet Meclisi azalığından ve intihaba tabi olan veya devlet ve vilayet
ve Belediye ve köy tarafından veya bunların teftiş ve murakabesi altında
bulunan müessesat canibinden tevcih kılınan bilcümle memuriyet ve hizmetlerden,


             3
- Devletçe veya salahiyettar ilmi encümenlerce tevcih olunan rütbe ve unvan ve
nişan ve madalyalardan,


             4
- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen nişan, rütbe, unvan, sıfat, hizmet ve
memuriyetlerden birinin bahşettiği maaşlı veya fahri her türlü hukuktan,


             5
- Mahküm olan kimsenin kanunu medeni hükmünce kendi füruu üzerinde haiz olduğu
velayet hakkı müstesna olmak üzere velayet ve vesayete müteallik bir hizmette
bulunmaktan,


             6
- Bundan evvelki bentlerde beyan edilen her türlü hakları, unvanları,
rütbeleri, nişanları, sıfatları, hizmet ve memuriyetleri ihraz ehliyetinden,


             Mahrumiyet
hususlarıdır.


             (Değişik:
21/11/1990 - 3679/1 md.) Geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklanma
cezası, hükümlünün, üç aydan üç yıla kadar yukarıda gösterilen siyasi haklar,
hizmet, memuriyet, sıfat, rütbe ve nişandan ve bunları ceza süresi içinde
yeniden elde etmek ehliyetinden mahrumiyetidir.


             Hidematı
ammeden memnuiyet cezasının bu hizmetlerden bazılarına hasr edildiği hallerle
muayyen bir meslek veya sanatın icrasına şamil olduğu halleri kanun tayin eder.


             Madde
21 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Hafif
hapis cezası bir günden iki seneye kadardır. Bu ceza para cezasından çevrilmiş
olsa bile 13 üncü maddenin birinci devreye ait hükümleri müstesna olmak üzere
diğer hükümlerinin tesbit ettiği şartlar dahilinde çektirilir.


             Mahkümiyetleri
bir aydan fazla ve mükerrir olmıyan kadın ve küçüklerin cezalarının oturdukları
yerde çektirilmesine mahkeme karar verebilir. Bu karara mahküm tarafından
riayet olunmadığı takdirde ceza tamamen ve adiyen infaz olunur.


             Madde
22 –
Kanunun tayin ettiği ahvalde hafif hapis cezası bazı imalathanelerde veya nafia
ve belediye işlerinde kullanılmak suretiylede icra ettirilebilir. Eğer mahkum
cezanın icrası için hazır bulunmaz veya hizmetten kaçınırsa hafif hapis cezası
alelüsul mevkii mahsusunda ikmal ettirilir.


 


 


_____________


(1) 
15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer
alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri
ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca
yürürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı Cilt
6, sayfa 6943'te yayımlanmıştır.





106-27


 


             Madde
23 –
Kadınların mahküm oldukları ağır hapis ve hapis ve hafif hapis cezaları
kendilerine mahsus müesseselerde çektirilir. Kanun kadınların şahsi
hürriyetlerini tahdit eden cezaların bir ıslahhane veya tevkifhanede icrasını
iktiza ettiren ahvali tayin eder.


             Madde
24 – (Değişik: 28/7/1999 - 4421/2 md.)


             Hafif
para cezası, onbeşmilyon liradan birmilyarbeşyüzmilyon liraya kadar tayin
olunacak bir paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.


             Madde
25 –
Muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası üç günden iki seneye kadardır.


             Madde
26 – (Değişik birinci fıkra: 21/1/1983 – 2787/3 md.)


             Kanunda
gösterilen cezanın yukarı sınırı bir ay hapis veya hafif hapis ya da üçbin lira
ağır veya hafif para cezasını geçmediği takdirde, hafifletici sebeb bulunur ve
fail önceden bir cürümden veya bir aydan fazla hafif hapsi gerektiren bir
kabahatten dolayı mahküm olmamış bulunursa, mahkeme, verdiği cezanın yerine
hüküm giyen kişiye adli tevbih yapılmasına karar verebilir.


             Tevbihi
adli mahkümun ahvali mahsusasına ve cürmün işlenmesindeki şekil ve suret ve
hususiyete göre yapılan bir tekdirdir ki ihlal olunan maddei kanuniyenin ahlaki
ciheti ve irtikap olunan fiilin neticeleri izah olunmak suretiyle hakim
tarafından mahkeme huzurunda mahküma alenen tevcih edilir.


             Eğer
mahküm tevbih için mahkemeye davet olunduğu halde icabet etmez veya tevbihi
hürmetle telakki eylemez ise işlediği cürüm için mahkemenin tayin ettiği ceza
tamamiyle icra olunur.


             Madde
27 –
Bundan evvelki maddede beyan olunan halde mahküm, tevbih tarihinden itibaren
cürümler için iki ve kabahatler için bir seneyi geçmemek üzere mahkemece tayin
edilecek müddet zarfında bir cürüm veya kabahat işlerse bu cürüm ve kabahatin
müstelzim olacağı cezaya halel gelmemek şartiyle cezayı nakdi namiyle muayyen
bir para itasını taahhüt etmeğe ve mahkemece lüzum görülürse bu taahhüdünü
muteber kefil ile temin eylemeğe mecburdur.


             Gösterilecek
kefillerin iktidarları derecesini tayin etmek mahkemeye aittir.


             Eğer
mahküm böyle bir taahhüdü kabul etmez veya muteber kefil göstermez ise hüküm
olunan ceza icra olunur.


             Madde
28– (Mülga:
15/4/1987-3352/1 md.)(1)


             Madde
29 – (Değişik:3/2/1937 - 3112/1 md.)


             Kanunda
sarahaten yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir ve ne
de değiştirilebilir.


             Kanunun
muayyen bir nisbet dairesinde cezayı artırıp eksiltmeyi emrettiği yerlerde
mevcut olan teşdit veya tahfif edici sebepler nazara alınmaksızın o fiil
hakkında ne ceza tayin edilecekse tezyit ve tenkis keyfiyeti o ceza üzerinden
icra olunur.


             Eğer
bir çok esbap içtima etmiş olursa artırıp eksiltme hususu, ondan evvelki
artırma ve eksiltme neticesi olan ceza miktarı üzerinden cereyan eder.


 


_________________


(1)
15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer
alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri
ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca
yürürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı
Cilt 6, sayfa 6943'te yayımlanmıştır.


 


 


106-28


 


             Eğer
içtima eden sebeplerden bazısı artırmayı ve bazısı eksiltmeyi müstelzim olursa
ilk önce artırmakla işe başlanır.


             Bütün
hallerde mücrimin yaşı, akli haleti, esbabı muhaffifei takdiriye ve tekerrür
hususları bu sıra takip olunmak şartile en sonra nazara alınır.


             Ceza
artırılır veya eksiltilirken kanunun sureti mahsusada tayin ettiği ahval
müstesna olmak üzere her nevi ceza için muayyen olan hudut tecavüz edilemez.


             Hafif
hapis, ağır veya hafif para cezalarının tertibi iktiza eden hallerde kanuni
sebeplerden dolayı bu cezaların, 19, 21 ve 24 üncü maddelerde  yazılı aşağı
hadlerinden daha az bir miktarının  verilmesi icap ettiği takdirde bunların
yerine, taahhüt almağa hacet kalmaksızın, adli tevbih yapılır.


             (Ek:
21/11/1990 - 3679/2 md.) Hakim, iki sınır arasında temel cezayı, suçun
işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve
değeri, suçun işlendiği zaman ve yer, fiilin diğer özellikleri, zararın veya
tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri,
failin amacı, geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışı gibi
hususları gözönünde bulundurmak suretiyle takdirini kullanarak belirler.
Cezanın asgari hadden tayini halinde dahi takdirin sebepleri kararda mutlaka
gösterilir.


             Madde
30 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Muvakkat
cezalar, gün, ay ve sene hesabile tatbik olunur. Bir gün, 24 saat, bir ay 30
gündür. Sene, resmi takvime göre hesap edilir.


             (Değişik:
12/6/1979 - 2248/17 md.) Muvakkat cezalar için bir günün ve para
cezalarında bir liranın küsuru hesaba katılmaz.(1)


ÜÇÜNCÜ BAP


                                      Ceza
mahkümiyetlerinin neticeleri ve tarzı icraları


             Madde
31 – Beş seneden fazla ağır hapse mahkümiyet müebbeden ve üç seneden beş
seneye kadar ağır hapse mahkümiyet hükmolunan cezaya müsavi bir müddetle,
hidematı ammeden memnuiyeti müstelzimdir.


             Madde
32 – (Mülga: 15/4/1987-3352/1
md.)(2)


             Madde
33 – Beş
seneden ziyade ağır hapis cezasına mahküm olanlar ceza müddetleri zarfında
mahcuriyeti kanuniye halinde bulundurulur. Ve emvalinin idaresinde mahcurlar
hakkındaki kanunu medeni ahkamı tatbik olunur.


             Beş
seneden ziyade ağır hapse mahküm olan şahsın ceza müddeti zarfında babalık
hakkından ve kocalık sıfatının bahşettiği kanuni haklardan mahrumiyetinede
hüküm verilebilir.


             Madde
34 – Bir cürüm ile katiyen mahkümiyet; kanunen siyasi bir hizmete intihap
olunabilmek kabiliyetini selbettiği veya memuryetten mahrumyeti müstelzim
olduğu takdirde azalık ve memuriyetin zevalinide mucip olur.


_________________


(1)Bu
fıkrada geçen ikinci “bir” kelimesi,5/2/2003 tarihli  ve 4806 sayılı Kanunla
“bin” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)
15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer
alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri
ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca
yürürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı
Cilt 6, sayfa 6943'te yayımlanmıştır.





106-29


 


             Madde
35 – Kanunun
tayin ettiği ahvalden maada resmi sıfatı veya icrası ait olduğu daireden
verilecek ruhsatname ve şehadetname gibi vesikaya muhtaç olan bir meslek ve
sanatı suistimal suretiyle işlenen cürüm ve kabahatlere müteallik hükümler
mahkümun mahküm olduğu müddete veya cezayı nakdinin ademi tediyesinden dolayı
ne miktar hapis cezası verilmek lazımgelirse o miktara muadil olacak ve
yirminci ve yirmi beşinci maddelerde muayyen müddetlerin azami hadlerini
geçmiyecek bir müddetle muvakkaten hidematı ammeden memnuiyetini veya meslek ve
sanatının tatilini dahi istilzam eder.


             Sair
meslek ve sanatlar hakkında tatili icabettiren ahvali kanun tayin eder.


             Madde
36 – (Değişik : 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Mahkümiyet
halinde cürüm veya kabahatte kullanılan veya kullanılmak üzere hazırlanan veya
fiilin irtikabından husule gelen eşya fiilde methali olmıyan kimselere ait
olmamak şartiyle mahkemece zabıt ve müsadere olunur.


             Kullanılması,
yapılması, taşınması, bulundurulması ve satılması cürüm veya kabahat teşkil
eden eşya bir ceza mahkümiyeti olmasa ve faile ait bulunmasa bile mutlaka zabıt
ve müsadere olunur.


             Taşınması
memnu olmıyan silahların ruhsatsız taşınması halinde de zabıt ve müsaderesine
hükmolunur.


             Madde
37 – (Değişik : 11/6/1936 -3038/1 md.)


             Ceza
ile mahkümiyet suçtan mutazarrır ve mağdur olanların mallarının istirdadını ve
duçar oldukları zararların tazminini dava edebilmelerine halel getirmez.


             Madde
38 – Emvalin istirdadından ve uğranılan zararların tazmininden başka bir
şahsın veya bir ailenin şeref ve haysiyetini ihlal eden her nevi cürüm ve
kabahatlerde bir güna maddi zarar vukua gelmese bile mahkeme mağdurun talebine
mebni manevi zarar mukabili olarak muayyen tazminat itasında hüküm edilebilir.


             Madde
39 – Mahküm muhakeme masraflarını çeker.


             Bir
cürüm veya kabahatten dolayı mahküm olan şahıslar malların istirdadından ve
uğranılan zararların tazmininden ve manevi zarar mukabili olarak takdir olunan
tazminattan ve muhakeme masraflarının ödenmesinden birbirlerine kefil olarak
mesuldürler.


             Muhtelif
cürüm ve kabahatlerden dolayı bir ilam ile mahküm olan bir kaç kişinin
birbirine kefil olarak mesuliyetleri yalnız müştereken mahkümiyeti intaç eden
fiile aittir.


             Madde
40 – Hüküm katiyet kesbetmeden evvel vukubulan mevkufiyet ceza
mahkümiyetlerinden indirilir.


             Eğer
mahküm hakkında sürgün cezası hükmolunmuş ise bir günlük mevkufiyet üç günlük
sürgüne mukabil sayılır. (1)


             Eğer
cezayı nakdi tertip olunmuş ise tenzil, 19 uncu maddede gösterilen hesaba göre
yapılır.


             Madde
41 – Hidematı ammeden memnuiyet veya muayyen bir meslek ve sanatın tatili
cezası, gıyaben verilen kararlara müteallik ahkamı kanuniye müstesna olmak
üzere, hükmün katileşdiği tarihten başlar.


             Eğer
hidematı ammeden memnuiyet veya bir meslek ve sanatın tatili ve sair
ehliyetsizlik cezası şahsi hürriyeti tahdit eden diğer bir cezaya bağlı olur
veya bir ceza mahkümiyetinin neticesi bulunursa asıl cezanın icrası müddetince
devam etmekle beraber hüküm ilamında veya kanunda tayin edilen müddet ancak
cezanın ikmal edildiği veya sakit olduğu günden başlar.





106-30


 


             Madde
42 – (Mülga: 15/4/1987 - 3352/1 md.) (2)


             Madde
43 – Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbet ağır hapis cezalarını
mutazammın olan hüküm ilamının hulasası hükmün sadır olduğu ve cürmün işlendiği
ve mahkümualeyhin en son ikamet ettiği mahalle veya kariyenin münasip
mahallerine asılarak ilan olunur. (3)


 


                                                               DÖRDÜNCÜ
BAP


                                  Cezaya
ehliyet ve bunu kaldıran veya hafifleten sebepler


 


             Madde
44 – Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz.


             Madde
45 – Cürümde kasdin bulunmaması cezayı kaldırır. Failin bir şeyi yapmasının
veya yapmamasının neticesi olan bir fiilden dolayı kanunun o fiile ceza tertip
ettiği ahval müstesnadır.


             Kabahatlerde
kasit sabit olmasa bile herkes kendi fiil veya ihmalinden mesuldür.


             (Ek:
8/1/2003 - 4785/1 md.) Failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen
neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde ceza üçte
bir oranında artırılır.


             Madde
46 – (Değişik: 18/5/1955 - 6569/1 md.)


             Fiili
işlediği zaman şuurunun veya harekatının serbestisini tamamen kaldıracak
surette akıl hastalığına duçar olan kimseye ceza verilemez.


             Ancak
bu şahsın muhafaza ve tedavi altına alınmasına hazırlık tahkikatında Sulh
Hakimi, ilk tahkikatta Sorgu Hakimi ve son tahkikatta vazifeli mahkeme
tarafından karar verilir.


             Muhafaza
ve tedavi altında bulundurma müddeti şifaya kadar devam eder. Yalnız maznuna
isnadolunan suç, ağır hapis cezasını müstelzim ise bu müddet bir seneden az
olamaz.


             Muhafaza
ve tedavi altına alınan şahıs; muhafaza ve tedavinin icra kılındığı
müessesesinin sıhhi heyetince, şifası tebeyyün ettiğine dair verilecek rapor
üzerine aynı kazai mercice serbest bırakılır.


             Bu
husustaki rapor ve kararda, hastalığın ve isnadolunan suçun mahiyeti gözönünde
tutularak, içtimai emniyet bakımından şahsın tıbbi kontrola ve muayeneye tabi
tutulup tutulmıyacağı, tutulacaksa müddet ve fasılası da gösterilir.


             Tıbbi
kontrol ve muayene; Cumhuriyet Müddeiumumilerince, kararda gösterilen müddet ve
fasılalarda bu şahısların bulundukları mahalde yoksa en yakın salahiyetli
mütehassısı olan hastane sıhhi heyetlerine sevk edilmeleri suretiyle temin
olunur.


             Bu
tıbbi kontrol ve muayenede nüks arazı gösterenler hakim veya mahkeme karariyle
yine muhafaza ve tedavi altına alınıp aynı muamelelere tabi tutulurlar.


——————————


(1)  Sürgün
cezası, 13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun geçici
2. maddesiyle kaldırılmıştır.


(2) 
15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer
alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri
ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca
yürürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı
Cilt 6, sayfa 6943’te yayımlanmıştır.


(3) 
Bu maddede yer alan "İdam" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-31


 


             Madde
47 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Fiili işlediği
zaman şuurunun veya harekatının serbestisini ehemmiyetli derecede azaltacak
surette akli malüliyete müptela olan kimseye verilecek ceza aşağıda yazılı
şekilde indirilir:


             1.
Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yerine 15 seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis; (1)


             2.
Müebbet ağır hapis yerine 10 seneden 15 seneye kadar ağır hapis;


             3.
Amme hizmetlerinden müebbet memnuiyet yerine muvakkat memnuiyet; cezaları
hükmolunur.


             Diğer
cezalar üçte birden yarıya kadar indirilir.


             Madde
48 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Suçu işlediği
esnada arızi bir sebepten dolayı 46 ve 47 nci maddelerde münderiç akli
malüliyet halinde bulunan kimseler hakkında o maddelerdeki ahkam tatbik olunur.


             İhtiyari
sarhoşlukla ve ihtiyarı ile kullanılan uyuşturucu madde tesiriyle işlenen
fiiller bu madde hükmünden hariçtir.


             Madde
49 – 1 - Kanunun bir hükmünü veya salahiyettar bir merciden verilip infazı
vazifeten zaruri olan bir emri icra suretiyle,


             2
- Gerek kendisinin gerek başkasının nefsine veya ırzına vukubulan haksız bir
taarruzu filihal defi zaruretinin bais olduğu mecburiyetle,


             3
- Gerek nefsini ve gerek başkasını vukuuna bilerek mahal vermediği ve başka
türlü tahaffüz imkanıda olmadığı ağır ve muhakkak bir tehlikeden muhafaza etmek
zaruretinin bais olduğu mecburiyetle, işlenilen fiillerden dolayı faile ceza
verilemez.


             Bir
numaralı bentte gösterilen halde merciinden sadır olan emir hilafı kanun olduğu
takdirde neticesinden hasıl olan cürme müterettip ceza emri veren amire
hükmolunur.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


––––––––––––––


(1) 
Bu bentte yer alan "İdam" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-32


 


             Madde
50 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             49 uncu maddede
yazılı fillerden birini icra ederken kanunun veya salahiyettar makamın veya
zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz edenler cürüm ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis cezasını müstelzim ise sekiz seneden aşağı olmamak üzere hapis ve müebbed
ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde altı seneden on beş seneye kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Sair hallerde asıl suça müretteb ceza altıda
birinden eksik ve yarısından ziyade olmamak üzere indirilir ve ağır hapis hapse
tahvil olunur ve amme hizmetlerinden müebbed memnuiyet cezası yerine muvakkat
memnuiyet cezası verilir. (1)


             Madde
51 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Bir kimse haksız
bir tahrikin husule getirdiği gazap veya şedit bir elemin tesiri altında bir
suç işler ve bu suç ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasını müstelzim
bulunursa müebbet ağır hapis cezasına ve müebbet ağır hapis cezasını müstelzim
bulunursa yirmi dört sene ağır hapis cezasına mahküm olur. Sair hallerde
işlenen suçun cezasının dörtte biri indirilir. (1)


             Tahrik
ağır ve şiddetli olursa ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yerine yirmi
dört sene ve müebbet ağır hapis cezası yerine on beş seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapis cezası verilir. (1)


             Sair
cezaların yarısından üçte ikisine kadarı indirilir.


             Madde
52 – Bir kimse bir hata veya sair bir arıza yüzünden cürmü kast ettiği
şahıstan başka bir şahsın zararına işlemiş olursa cürümden zarar gören kimsenin
sıfatından neşet eden ve cezayı şiddetlendiren esbap faile tahmil olunmaz.
Belki cürüm kast olunan şahsa karşı işlenmiş gibi telakki olunarak fail, cürmün
tazammun edebileceği esbabı muhaffefeden istifade eder.


             Madde
53 – Fiili işlediği zamanda on bir yaşını bitirmemiş olanlar hakkında
takibat yapılamaz ve ceza verilemez.


             Ancak
fiil kanunen bir seneden ziyade hapis cezasını veya daha ağır cezayı müstelzim
bir cürüm olduğu takdirde müdeiumuminin talebi üzerine mahkeme reisi çocuğun,
istirdadı kabil tedabirden olmak ve on sekiz yaşını geçmiyecek müddetle
mukayyet bulunmak üzere terbiye ve ıslah için devlet idare veya murakabesinde
bulunan bir müesseseye konmasını veyahut-takayyüt ve nezaretinde teseyyüp ve
ihmal ile bir cürüm işlemesine meydan verirlerse kendilerinden iki yüz liraya
kadar cezayı nakdi alınacağı ihtariyle-ana baba veya vasiye teslimini emreder.


             Madde
54 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Fiili işlediği
zaman on bir yaşını bitirmiş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlar, farik
ve mümeyyiz olmadıkları surette haklarında hiçbir ceza tertip olunamaz. Ancak
işlenilen fiil bir seneden fazla hapis veya daha ağır bir cezayı müstelzim
cürümlerden ise bundan evvelki madde ahkamı tatbik olunur.


             (Değişik:
21/1/1983 - 2787/4 md.) Eğer çocuk işlediği fiilin bir suç olduğunu fark ve
temyiz ile hareket etmiş ise suçunun cezası aşağıda yazılı şekillerde
indirilir:


             1.
Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yerine onbeş yıldan, müebbet ağır
hapis cezası yerine on yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası verilir. (2)


             2.
Diğer cezalar yarıya indirilir. Ağır hapis cezaları hapse çevrilir. Ancak, bu
bendin tatbiki suretiyle hükmolunacak cezalar her fiil için yedi yıldan fazla
olamaz.


             Âmme
hizmetlerinden memnuiyet ve (...)(3)  cezaları tatbik olunmaz.


 


 


 


 


 


 


_________________


(1)
Bu fıkralarda  yer alan "ölüm" ibareleri,14/7/2004 tarihli ve 5218
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis"
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)
Bu bentte yer alan "Ölüm" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(3) 
Bu arada yer alan "emniyeti umumiye nezareti altına alınmak" ibaresi,
15/4/1987 tarihli ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metninden çıkarılmıştır.





106-33


 


             Şahsi
hürriyeti bağlayıcı cezalar, para cezasından çevrilmiş olsa dahi eğer suçlu
cezanın çektirilmesine başlandığı zaman on sekiz yaşını bitirmemiş ise ceza bir
ıslahhanede çektirilir.


             Bu
mahkümiyetler tekerrüre esas olamaz.


             Madde
55 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Fiili işlediği
zaman on beş yaşını bitirmiş olup da on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar
hakkında aşağıda yazılı şekillerde ceza tayin olunur:


             1.
Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yerine yirmi seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis cezası; (1)


             2.
Müebbet ağır hapis yerine on beş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası
verilir.                                                                


             3.
(Değişik: 21/1/1983 - 2787/5 md.) Diğer cezaların üçte bire kadarı indirilir.
Ancak, bu bendin tatbiki suretiyle hükmolunacak cezalar her fiil için ondört
yıldan fazla olamaz.


             4.
Amme hizmetlerinden memnuiyet ve (...)(2) cezaları tatbik edilmez.


             Cezanın
çektirilmesine başlandığı zaman on sekiz yaşını bitirmemiş olanlar hakkında
hürriyeti bağlayıcı cezalar para cezasından çevrilmiş olsa dahi, onlara mahsus
ceza evlerinde veya büyüklere mahsus ceza evlerinin hususi kısımlarında
çektirilir. Bunlar on sekiz yaşını geçtikleri zaman eğer mahküm oldukları ceza
müddeti üç seneden ve geri kalan müddeti iki seneden fazla ise büyük
mahkümların bulundukları ceza evlerine naklolunurlar. Ancak bunlardan,
geçirdikleri müddet içindeki hal ve durumlarına göre münasip görülenler hususi
ceza evinde veya büyüklere mahsus ceza evlerinin hususi kısımlarında
alıkonulabilirler.


             Hükmün
infazına başlandığı tarihte on sekiz yaşını bitirmiş ve mahküm oldukları ceza
müddeti üç seneden az bulunmuş olup da geçmişteki hallerine nazaran hususi ceza
evinde veya büyüklere mahsus ceza evlerinin hususi kısımlarında
bulundurulmaları daha uygun görülenlerin cezaları bu evlerde çektirilir.


             Madde
56 – (Mülga: 6/7/1960 - 15/2 md.) (3)


             Madde
57 – Fiili işlediği zaman henüz on beş yaşını bitirmeyen sağır-dilsizler
hakkında takibat yapılmaz. Bunlar hakkında yirmi dört yaşına kadar kalmak üzere
53 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü tatbik olunabilir.


             Madde
58 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Fiili
işlediği zaman on beş yaşını bitirmiş olup da yaptığı işin neticesini fark ve
temyiz ile hareket ettiği anlaşılmıyan sağır, dilsizlere ceza verilmez.


             Ancak
fiil cürüm olduğu ve bir seneden fazla hapis cezasını veya daha ağır bir cezayı
müstelzim bulunduğu takdirde yirmi dört yaşını henüz ikmal etmiyen sağır -
dilsiz hakkında yirmi dört yaşına kadar kalmak üzere 53 üncü maddenin ikinci
fıkrası hükümleri tatbik edilebilir.


 


 


——————————


(1)
Bu bentte yer alan "İdam" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 
Bu arada yer alan "emniyeti umumiye nezareti altına alınmak" ibaresi,
15/4/1987 tarihli ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metninden
çıkarılmıştır.


(3)  Hernekadar
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 8/10/1962 tarihli ve E. 1962/43, K. 1962/40
sayılı kararı ile 58. maddenin son fıkrası hükmü ile yapılan atıf sebebiyle 56.
maddenin cezalarda yapılacak indirimler yönünden yürürlükte bulunduğu kabul
edilmiş ise de 21/1/1983 tarih ve 2787 sayılı kanunla 58. maddede yapılan
değişiklik sonucunda sözü edilen atıf metinden çıkarılmış ve 56. maddeye
paralel yeni bir hükümle sağır ve dilsizlere uygulanacak cezalar doğrudan
doğruya 58. madde içerisinde düzenlenmiştir. Böylece Ceza Genel Kurulu
Kararının 22/1/1982 tarihinden itibaren uygulama yeri kalmamış ve 56. madde
tamamiyle yürürlükten kalkmıştır.





106-34


 


             Eğer
fail yirmi dört yaşını bitirmiş ise mahkeme, hakkında 46 ncı maddede
gösterildiği surette muamele yapılmak üzere kendisinin salahiyetli makama
teslimini emredebilir.


             Eğer
sağır-dilsizin suçu işlemekte fark ve temyiz ile hareket ettiği anlaşılır ve
işlediği zaman on sekiz yaşını bitirmemiş bulunursa birinci fıkrası müstesna
olmak üzere 54 üncü madde hükümleri tatbik olunur.


             (Değişik:
21/1/1983 - 2787/6 md.) Sağır-dilsiz onsekiz yaşını bitirip de yirmibir
yaşını bitirmemiş ise 55 inci madde hükümleri tatbik olunur.


             (Ek:
21/1/1983 - 2787/6 md.) Sağır-dilsiz yirmibir yaşını bitirmiş ise,
ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yerine otuz yıl, müebbet ağır hapis
cezası yerine yirmidört yıl ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde cezanın
altıda biri indirilir. (1)


             Madde
59 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Kanuni tahfif
sebeplerinden ayrı olarak mahkemece her ne zaman fail lehine cezayı
hafifletecek takdiri sebepler kabul edilirse ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis
cezası yerine müebbet ağır hapis ve müebbet ağır hapis yerine 30 sene ağır
hapis cezası hükmolunur. (2)


             Diğer
cezalar altıda birden fazla olmamak üzere indirilir.


             Madde
60 – Başkalarının nüfuz ve idare ve nezareti altında bulunanların
işledikleri kabahatlerde eğer fiil, nüfuzlarının cari olduğu daire dahilinde
riayet ettirmekle nizamen mükellef oldukları ahkama karşı işlenmiş
kabahatlerden olduğu ve bunların kendi dikkat ve basiretleriyle meni mümkün
bulunduğu takdirde ceza failden maada nüfus ve idare ve nezareti haiz olan
metbular hakkında dahi tatbik olunur.


             Eğer
kabahat fail üzerinde nüfuz ve idare ve nezareti olanların emriyle, bunların
kanunen riayet ettirmeğe mecbur oldukları ahkam ihlal edilerek, yapılmış olursa
ceza emri veren metbudan maada salahiyettar merciin bir emri mahsusunu veya bir
ihtarını ısga etmiyerek kabahati irtikap eden tabi hakkındada  tatbik olunur.


 


                                                                  BEŞİNCİ
BAP


                                                                  Cürme
teşebbüs


             Madde
61 – (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.)


             Bir
kimse işlemeği kasdeylediği bir cürmü vesaiti mahsusa ile icraya başlayıp da
ihtiyarında olmıyan esbabı maniadan dolayı o cürmün husulüne muktazi fiilleri
ikmal edememiş ise kanunda yazılı olmıyan yerlerde fiil, ağırlaştırılmış
müebbet ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde müteşebbis hakkında on
beş seneden 20 seneye ve müebbet ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde
on seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde o
cürüm için kanunen muayyen olan ceza, yarısından üçte ikisine kadar indirilir. (1)


             Müteşebbis,
cürmün ef'ali icrayesinden ihtiyariyle vazgeçtiği, fakat tamam olan kısım
esasen bir suç teşkil ettiği halde ancak o kısma mahsus ceza ile
cezalandırılır.


             Madde
62 – (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.)


             Bir  
kimse   işlemeği   kasdettiği   cürmün   icrasına   taallük   eden   bütün  
fiilleri  bitirmiş, fakat ihtiyarında olmıyan   bir   sebepten    dolayı  o  
cürüm  meydana   gelmemiş   ise


 


 


––––––––––––––––


(1)                 
Bu
fıkralarda yer alan "ölüm" ibareleri,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 
Bu fıkrada yer alan "idam" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 


 





106-35


 


kanunda
yazılı olmıyan yerlerde fiil ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasını
müstelzim olduğu takdirde müteşebbis hakkında yirmi seneden aşağı olmamak üzere
muvakkat ağır hapis ve müebbet ağır hapis cezasını müstelzim olduğu takdirde on
beş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur. Sair hallerde o
cürüm için kanunen muayyen olan ceza altıda birinden üçte birine kadar
indirilir.(1)


             Madde
63 – (Mülga: 3/2/1937 - 3112/3 md.)


 


                                                                  ALTINCI
BAP


                                                         Cürüm
ve kabahatte iştirak


 


             Madde
64 – (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.)


             Bir
kaç kişi bir cürüm veya kabahatın icrasına iştirak ettikleri takdirde fiili
irtikap edenlerden veya doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlardan her biri o
fiile mahsus ceza ile cezalandırılır.


             Başkalarını
cürüm ve kabahat işlemeğe azmettirenlere dahi aynı ceza hükmolunur. Ancak fiili
icra edenin onu işlemekte şahsi bir menfaati olduğu sabit olursa azmettiren
şahsın cezası,         ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis yerine yirmi dört
sene ve müebbet ağır hapis yerine yirmi sene ağır hapistir. Sair cezaların
altıda biri indirilir. (1)


             Madde
65 – (Değişik: 2/6/1941 - 4055/1 md.)


             I
- Suç işlemeğe teşvik veya suçu irtikap kararını takviye ederek yahut fiil
işlendikten sonra muzaheret ve muavenette bulunacağını vadeyleyerek,


             II
- Suçun ne suretle işleneceğine mütaallik talimat vererek yahut fiilin
işlenmesine yarıyacak iş veya vasıtaları tedarik ederek,


             III
- (Değişik: 21/1/1983 - 2787/7 md.) Suç işlenmeden evvel veya işlendiği
sırada müzaharet ve muavenetle icrasını kolaylaştırarak suça iştirak eden
şahıs, işlenmiş fiile mahsus olan ceza  ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis
cezası ise yirmi yıldan, müebbet ağır hapis cezası ise onaltı yıldan aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Sair hallerde kanunen muayyen
olan cezanın yarısı indirilir. (1)


             Bu
maddede yazılı fiillerden birini işleyen kimsenin iştiraki inzimam etmeksizin
fiilin irtikabı mümkün olamıyacağı sabit olan hallerde o kimse yukarıda
gösterilen tenzilattan istifade edemez.


             Madde
66 – Bir cürüm veya kabahati beraber işleyenlerden veya icrasını
kolaylaştırmağa yardım edenlerden biri hakkında teşdidi cezayı mucip olan şahsa
merbut daimi veya arızi ahval ve evsaf, cürüm veya kabahate iştirak eyledikleri
zamanda ona vakıf olan faillere dahi sirayet eder. Ancak haklarında terettüp
eden cezanın altıda biri indirilebilir ve ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis
ile müebbet ağır hapis cezasına bedel yirmi seneden yirmi dört seneye kadar
ağır hapis cezası hükmolunur. (2)


             Madde
67 –
Fiilin cezasını teşdit eden maddi esbabı dahi cürüm veya kabahatin vasfını
tebdil edecek şekilde olsabile fiil işlendiği zamanda ona vakıf olan şeriklere
saridir.


 


                                                                  YEDİNCİ
BAP


                                                            Suç
ve cezaların içtimaı


 


             Madde
68 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Bir
kimse mütaaddit suçlardan dolayı Hüküm veya Ceza Kararnamesiyle mahküm edilirse
cezalar bu bap hükümlerine göre içtima ettirilir.


––––––––––––––––


(1)
62 nci maddede, 64 üncü maddenin ikinci fıkrasında ve 65 inci maddenin (III)
numaralı fıkrasında yer alan "ölüm" ibareleri,14/7/2004 tarihli ve
5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 (2)
Bu maddede yer alan "idam" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


106-36


 


             Madde
69 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Bir
Hüküm veya Ceza Kararnamesinden sonra aynı kimsenin bu mahkümiyetten önce veya
sonra işlediği bir suçtan dolayı mahküm edilmesi halinde cezaların içtimaı
hükümleri tatbik olunur.


             Madde
70 – (Değişik: 14/7/2004 - 5218/1 md.)


           
Birden çok ağırlaştırılmış müebbet ağır hapse mahkûmiyet halinde, bir yıldan az
ve altı yıldan fazla; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ile müebbet ağır hapis
cezasına mahkûmiyet halinde, dokuz aydan az ve beş yıldan fazla; birden çok
müebbet ağır hapse mahkûmiyet halinde ise altı aydan az ve üç yıldan fazla
olmamak üzere, hükmedilecek miktarı geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek
üzere, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbet ağır hapis cezaları
infaz olunur.          


             Madde
71 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Aynı
neviden şahsi hürriyeti bağlıyan muvakkat cezalara mahkümiyet halinde bu
cezaların mecmuu tatbik olunur.


             24
seneden aşağı olmamak üzere en az iki ağır hapis cezasına mahkümiyet halinde
müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.


             Madde
72 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Aynı
neviden para cezalarına mahkümiyet halinde bu cezaların mecmuu tatbik olunur.


             Madde
73 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


           (Ek
birinci fıkra: 14/7/2004 - 5218/1 md.) Cezalardan biri ağırlaştırılmış müebbet
ağır hapis ve diğeri şahsî hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave
edilecek cezanın nev'i ve miktarına göre yirmi günden az ve altı seneden fazla
olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle
ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.


             Cezalardan
biri müebbet ağır hapis ve diğeri şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza
ise, ilave edilecek cezanın nevi ve miktarına göre on günden az ve üç seneden
fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle
müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.


             Madde
74 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Başka
neviden hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezalara  mahkümiyet halinde bu cezaların
hepsi ayrı ayrı tamamen tatbik olunur.


             İnfazda
ağır hapis, hapis, hafif hapis ve sürgün sırası takip edilir. (1)


             Madde
75 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Başka
neviden para cezalarına mahkümiyet halinde bu cezaların hepsi ayrı ayrı tamamen
tatbik olunur.


             Para
cezaları sair cezalarla birleştiği takdirde de hepsi ayrı ayrı ve tamamen
tatbik olunur.                                                           


             Madde
76 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Fer'i
cezalar ve mahkümiyetin bütün diğer cezai neticeleri her ceza hakkın da ayrı
ayrı tayin ve tatbik olunur.


             Madde
77 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             1)
Aynı neviden şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaların birleştirilmesi
halinde tatbik edilecek ceza ağır hapiste 36, hapiste 25, sürgünde 15, hafif
hapiste 10 seneyi geçemez.


             2)
Başka neviden şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaların mecmuu otuz seneyi
geçemez. Bu haddi aşan ceza miktarı sırası ile sürgün, hafif hapis, hapis ve
ağır hapisten tenzil edilir.                                             


             3) Ağır para cezası ile hafif para cezası
birleştiği takdirde çevrilecek cezanın nev'i hapistir.


 


 


 


 


 


—————————


(1)  Sürgün cezası,
13/7/1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun geçici 2
nci maddesiyle kaldırılmıştır.





106-37


 


           
4) Birleştirilen para cezalarının şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya
çevrilmesi halinde bu ceza müddeti beş seneyi geçemez.


             5)
(Değişik: 21/11/1990 - 3679/4 md.) İçtima neticesinde uygulanacak süreli
fer'i cezalar, kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasında on, muayyen bir meslek
ve sanatın icrasının tatilinde dört yılı geçemez.


             6)
Yukarıki fıkralarda yazılı yukarı hadlere baliğ olan cezalara kati surette
mahkumiyetten sonra işlenen suçlardan dolayı verilecek cezalar aynen tatbik
olunur.


             Madde
78 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
kimse bir suçu işlemek veya vuku bulmuş bir suçu gizlemek için diğer bir suç
işlediği veyahut o suç vesilesile kanunda suç teşkil eden diğer bir fiil daha
irtikab eylediği takdirde mezkür fiiller kanunen o suçu tertib eden anasırdan
veya suçun esbabı müşeddedesinden sayılmazsa o kimse hakkında evvelki
maddelerin müştemil olduğu hükümlere göre ceza tertib olunur.


             Madde
79 – İşlediği bir fiil ile kanunun muhtelif ahkamını ihlal eden kimse o
ahkamdan en şedit cezayı tazammun eden maddeye göre cezalandırılır.


             Madde
80 – (Değişik: 2/6/1941 - 4055/1 md.)


             Bir
suç işlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün bir kaç
defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vakı olsa bile bir suç sayılır. Fakat
bundan dolayı terettüp edecek ceza altıda birden yarıya kadar artırılır.


 


                                                                SEKİZİNCİ
BAP


                                                                Cürümde
tekerrür


 


             Madde
81 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
kimse beş seneden ziyade müddetle bir mahkumiyete uğradıktan sonra cezasını
çektiği veya ceza düştüğü tarihten itibaren on sene ve diğer cezalarda beş sene
içinde başka bir suç daha işlerse yeni suça verilecek ceza altıda bire kadar
artırılır.


             Yeni
suç evvelki mahkumiyete sebep olan suç cinsinden ise hükmedilecek ceza altıda
birden üçte bire kadar artırılır.


             İkinci
suç için tayin edilecek cezaya tekerrürden dolayı zammı lazımgelen miktar, hiç
bir suretle evvelki suç için hükmedilmiş olan cezaların en ağırından ziyade
olarak tayin olunamaz.


             Evvelki
veya sonraki suçlardan biri para cezası veya sürgün ve diğeri başka bir ceza
olduğu takdirde tekerrürden dolayı yapılacak zam miktarının tayininde 19 uncu
veya 40 ıncı maddelerde yazılı nisbet kaideleri tatbik olunur


             Madde
82 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Müebbed
ağır hapis cezasına mahküm olan kimse diğer bir veya bir kaç cürüm işlediği
takdirde mahkümun geceli gündüzlü bir hücrede yalnız bırakılması müddeti eğer
sonraki cürmü veya cürümleri muvakkat ağır hapis cezasını müstelzim ise bu
cezanın veya bu cezalar mecmuunun sekizde birine, hapis cezasını müstelzim ise
onda birine müsavi bir müddet uzatılır.


             Ancak
ilave edilecek hücre müddeti ağır hapislerde üç seneden, hapiste iki seneden
fazla olamaz


             (Değişik:
21/11/1990 - 3679/5 md.) Sonraki cürümden dolayı da mahküma müebbet ağır
hapis cezası tayin olunmuşsa ilave edilecek hücre müddeti altı aydan az, üç
yıldan fazla olamaz.


           (Ek
fıkra: 14/7/2004 - 5218/1 md.)Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler,
ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûmiyet durumunda iki kat olarak
uygulanır.


 





106-38


 


             Madde
83 – (Mülga: 11/6/1936 - 3038/2 md.)


             Madde
84 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Tekerrür
halinde hükmedilecek ağır para cezasının 19 uncu maddeye göre hapse çevrilmesi
halinde hapis müddeti beş seneyi geçemez.


             Madde
85 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             İşlediği
suçlardan dolayı her defasında üç aydan fazla olmak üzere iki defa veya daha
fazla şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalarla mahküm olan kimse 81 inci maddede
yazılı müddetler içinde, yine şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezanın verilmesini
icab ettiren aynı cinsten bir suç işler ve göreceği cezanın müddeti otuz aydan
aşağı olursa mezkür ceza müddeti yarı ve sair hallerde ağır hapis ve hapiste
otuz seneyi geçmemek üzere üçte biri nisbetinde artırılır.


             Madde
86 – Aynı
maddei kanuniyeye tetabuk eden veya kanunun bir faslında münderiç bulunan
cürümlerden başka:


             1
- Devletin emniyeti aleyhine işlenilen cürümler,


             2
- Resmi memurlar tarafından memuriyetlerine ait vazifelerin ihlali veya
memuriyetin suistimali suretiyle işlenilen cürümler,


             3
- Siyasi veya dini hürriyetlere müteallik cürümlerle dini memurların vazifeleri
esnasında yaptıkları suistimalat,


             4
- İcra ettikleri vazifeden dolayı hükkam ile memurlar ve devlet idaresi ve
ammenin nizamı aleyhine irtikap olunan cürümler,


             5
- Cürüm tasnii ve iftira ve yalan şehadet ve yalan yere yemin ve avukatlarla
dava vekillerinin vazifelerini suiistimal cürümleri,


             6
- Ammenin selameti aleyhinde işlenilen cürümler,


             7
- Sekizinci bapta münderiç cürümler,


             8
- Şahıslar aleyhindeki cürümlere mahsus babın birinci ve ikinci fasıllarında
münderiç cürümler,


             9
- Hırsızlık, yağma ve garet ve ifşayı sır tehdidiyle temini menfaat ve
dolandırıcılık ve emniyeti suiistimal ve eşyayı cürmiyeyi satın almak ve
saklamak ve hileli iflas maddelerinde ve üçüncü babın dokuzuncu faslının son
maddesiyle onuncu faslının 276 ncı maddesinde ve on birinci faslında ve altıncı
babın birinci faslının ilk beş maddesinde ve beşinci faslında ve yedinci babın
üçüncü faslının ilk beş maddesiyle son maddesinde muharrer bilcümle cürümler,


             Bir
cinsten addolunur.


             Madde
87 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Geçen
maddelerin tatbikatında:


             1)
Kabahat fiilinden dolayı sadır olan hükümler bir cürüm vukuunda ve cürme
mütaallik hükümler kabahat vukuunda;


             2)
Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ve meslek ve sanatın icrası hususunda
tecrübesizlik ve emirlerle nizamlara riayetsizlik neticesi olarak işlenen
cürümler diğer cürümler mukabilinde ve sair cürümler bunlar mukabilinde;


             3)
Sırf askeri cürümler hakkında sadır olan hükümler;


             4)
Bu kanunun 6 ncı babının birinci faslındaki 316,317,318,319,320,324 ve 331 inci
maddeleriyle ikinci faslındaki 332 ve 333 üncü ve 7 nci babın 3 üncü faslındaki
403 ve 404 üncü maddelerde yazılı hususlardan dolayı verilen hükümler müstesna
olmak üzere yabancı memleket mahkemelerinden verilen hükümler; tekerrüre esas
olamaz.


             Madde
88 – Tekerrür hükümlerinin tatbikında diğer bir cezadan kalbolunmuş olan
ceza asıl ceza addolunur.





106-39


 


                                                              MÜSTAKİL
FASIL


                                                                   Cezaların
tecili   


             Madde
89 – (Mülga: 13/7/1965 - 647/Geç. Md. 4) (1)


             Madde
90 – On sekiz yaşını doldurmamış çocuklar ile yetmişine varmış ihtiyarların
mahküm oldukları hapis cezası bir seneden fazla olmadığı halde dahievvelki
madde hükmü tatbik olunur.


             Madde
91 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Seksen
dokuzuncu madde hükmü, mahkeme kararında hilafı tasrih edilmedikçe fer'i
cezalar hakkında da tatbik olunur.


             Madde
92 –
Tazminat kabilinden olan cezayı nakdi ve zabt ve müsaderesi kanunen mecburi
olan eşya ile muhakeme masrafları tecil olunmaz.


             Madde
93 – Cezaların tecili kararının infazı hukuku şahsiyenin mahküm tarafından
rızasiyle ifasına veya teminine talik olunabilir.


             Madde
94 – (Değişik: 3/2/1937 - 3112/1 md.)


             Cezası
tecil edilen mahküm hazır ise mahkemenin reisi cezanın tecil edildiğini tefhim
ettikten sonra yeniden bir suç işlediği takdirde 95 inci madde hükmü dairesinde
tecil olunan ceza çektirilmekle beraber sonraki cürüm cezasının dahi şartlarına
muvafık olduğu takdirde, tekerrürden dolayı artırılacağını kendisine ihtar
eder.


             Madde
95 – (Değişik: 2/6/1941 - 4055/1 md.)


             I
- Kabahat ile mahküm olan kimse hüküm tarihinden itibaren bir sene içinde bir
cürümden veya evvelki hükmün verildiği mahaldeki Asliye mahkemesinin kazası
dairesinde diğer bir kabahatten dolayı aynı cinsten veya daha ağır bir cezaya,


             II
- Cürüm ile mahküm olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde
işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya
yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahküm olmazsa, cezası tecil edilmiş olan
mahkümiyeti esasen vakı olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı
tenfiz olunur.


                                                              DOKUZUNCU
BAP


                                                            Dava
ve cezanın sukutu


             Madde
96 – Maznunun vefatı hukuku amme davasını ortadan kaldırır.


             Mahkümun
vefatı ceza mahkümiyetini ve hatta henüz icra edilmemiş olan ağır ve hafif
cezayı nakdi hükümlerini bütün neticeleriyle beraber ortadan kaldırır. Ancak
eşya zabt ve müsaderesi ve muhakeme masrafları için sadır olup mahkümun
vefatından evvel katiyet kesbeden hükümler tenfiz olunur.


             Madde
97 –
Umumi af, hukuku amme davasını ve hükmolunan cezaları bütün neticeleri ile
birlikte ortadan kaldırır.


             Madde
98 – Hususi af, havi olduğu sarahate göre cezayı ortadan kaldırır veya
azaltır veya değiştirir ve daha ağır bir cezadan mübeddel olan cezaya kanunen
ilave edilmemiş bulunmak şartiyle mahkümun kanuni mahcuriyetini de ref eder.
Ancak kanun veya kararnamesinde hilafı yazılı olmadıkça feri ve mütemmim
cezalara tesir etmez. Hususi affı tazammun eden kanun veya kararnamede sarahat
bulunan ahval müstesnadır.


——————————


(1)    Bu maddede hükme
bağlanmış bulunan cezaların teciline ilişkin hususlar, 13/7/1965 tarihli ve 647
sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun 6 ncı maddesinde yeniden
düzenlenmiştir.





106-40


 


             Madde
99 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Takibat
yapılabilmesi dava veya şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kimsenin
vazgeçmesi hukuku amme davasını düşürür. Ancak kanunda hilafı yazılı olmadıkça
cezanın infazına mani olmaz.


             Maznunlardan
biri hakkındaki dava veya şikayetten vazgeçme diğerlerine de sirayet eder.                                                                   


   
         Kanunda yazılı haller müstesna olmak üzere, vazgeçme onu kabul etmiyen
maznuna tesir etmez.


             Madde
100 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Umumi
ve hususi aflar ve suçtan zarar görenin davadan veya şikayetten vazgeçmesi ne
zaptolunan eşyanın ne de malsandığına tediye olunan ağır ve hafif para
cezalarının istirdadını icab etmez.


             Madde
101 –(Mülga: 15/4/1987 - 3352/1 md.) (1)


             Madde
102 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


             Kanunda
başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası:


             1
– Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve müebbed ağır hapis cezalarını müstelzim
cürümlerde yirmi sene, (2)


             2
- Yirmi seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapis cezasını müstelzim
cürümlerde on beş sene,


             3
- Beş seneden ziyade ve yirmi seneden az ağır hapis veya beş seneden ziyade
hapis yahud hidematı ammeden müebbeden mahrumiyet cezalarından birini müstelzim
cürümlerde on sene,


             4
- Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya
hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını
müstelzim cürümlerde beş sene,


             5
- Bir aydan ziyade hafif hapis veya otuz liradan ziyade hafif para cezasını
müstelzim fiillerde iki sene,


             6
- Bundan evvelki bendlerde beyan olunan mikdardan aşağı cezaları müstelzim
kabahatlerde altı ay geçmesile ortadan kalkar.


             Bu
kanunun ikinci kitabının birinci babında yazılı ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis         veya müebbed yahud muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim
cürümlerin yurt dışında işlenmesi halinde dava müruru zamanı yoktur. (2)


             Madde
103 –
Müruru zamanın başlangıcı tamamiyle icra olunmuş cürüm ve kabahatler hakkında
fiilin vukuu gününden ve teşebbüs olunan veya icra ve ikmal olunamayan cürümler
hakkında son fiilin işlendiği tarihten ve mütemadi ve müteselsil cürümler
hakkında dahi temadi ve teselsülün bittiği günden itibar olunur.


             Madde
104 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Hukuku
amme davasının müruru zamanı, mahkümiyet hükmü yakalama, tevkif, celb veya
ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun
hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya C. müddeiumumisi
tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir.


             Bu
halde   müruru   zaman,   kesilme   gününden   itibaren   yeniden   işlemeğe  
başlar.  Eğer   müruru   zamanı   kesen  muameleler   müteaddid   ise  
müruru   zaman   bunların   en   sonuncusundan    itibaren    tekrar   
işlemeğe    başlar.   Ancak    bu    sebepler     müruru    zaman


_________________


(1)
15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer
alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri
ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca
yürürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı
Cilt 6, sayfa 6943'te yayımlanmıştır.


(2)
14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle,102 nci maddenin
birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Ölüm" ibaresi,
"Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" ; ikinci fıkrasında yer alan
"ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-41


 


müddetini
102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilavesile baliğ
olacağı müddetten fazla uzatamaz.


             Madde
105 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


             Kanunun
bir seneden aşağı müruru zaman tayin ettiği hallerde her türlü usulimuamele
müruru zamanı keser.


             Ancak
103 üncü maddeye göre müruru zaman işlemeğe başladığı günden itibaren bir
seneden aşağı müruru zamana tabi kabahat nevinden suçlarda bir sene içinde
mahkümiyet kararı verilmemiş olursa hukuku amme davası müruru zamana uğrar.


             Madde
106 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
suçtan dolayı yapılan ve müruru zamanı kesen muameleler o suçlarda her ne
suretle olursa olsun iştiraki olup da aleyhlerinde takibat veya tahkikat 
yapılmamış olan kimseler hakkında dahi müruru zamanı keser.


             Madde
107 –
Hukuku amme davasının ikamesi mezuniyet veya karar alınmasına yahut diğer bir
mercide halli lazım gelen bir meselenin neticesine bağlı bulunduğu takdirde
mezuniyet ve kararın alınmasına yahut meselenin halline kadar müruru zaman
durur.


             Madde
108 –
Takibi ancak şahsi dava ikamesine bağlı olan fiil hakkında salahiyettar kimse
altı ay zarfında dava etmediği takdirde takibat yapılamaz.


             Müruru
zaman haddini geçmemek şartiyle bu müddet davaya hakkı olan kimsenin fiilden ve
failin kim olduğundan haberdar bulunduğu günden başlar.


             Dâvaya
hakkı olan bir kaç kimseden birisi altı aylık müddeti geçirirse bundan dolayı
diğerlerinin hukuku sakıt olmaz.


             Madde
109 –
Aynı fiilden dolayı her ne suretle olursa olsun tekrar muhakemesi görülmek
lazımgelen mahkümünaleyhin ahiren vakı olan mahkümiyeti evvelki mahkümiyetinden
daha hafif bir cezayı mutazammın ise müruru zaman müddeti sonraki hüküm ile
tertip olunacak cezaya göre hesap olunur.


             Madde
110 –
Hukuku amme davasının düşmesi emval istirdadı ve uğranılan zararın tazmini için
ikame olunan hakkı şahsi davasına halel vermez.


             Madde
111 – Hukuku amme davasının düşmesi cürümden zarar gören şahsın davadan
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada davacı hukuku
şahsiyesini ayrıca muhafaza eylememiş ise artık hukuk mahkemesinde dahi dava
edemez.


             Madde
112 – Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki müddetlerin müruriyle ortadan
kalkar:


             1
- Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve müebbet ağır hapis cezaları otuz sene, (1)


             2
- Yirmi sene ve daha fazla müddetle ağır hapis cezası yirmi dört sene,


             3
- Beş seneden ziyade ağır hapis veyahut hapis veya müebbet sürgün cezası yirmi
sene,


             4
- Beş seneye kadar ağır hapis veyahut hapis veya muvakkat sürgün veya
muvakkaten hidematı ammeden memnuiyet cezalariyle ağır cezayı nakdi hükümleri
on sene,


             5
- Bir aydan ziyade hafif hapis veyahut bir meslek ve sanatın tatili icrası
yahut otuz liradan ziyade hafif cezayı nakdi hükümleri dört sene,


             6
- Bundan evvelki bentte beyan olunan miktardan aşağı ceza hükümleri on sekiz ay
geçmesiyle ortadan kalkar.


––––––––––––


(1)   
Bu
maddede yer alan "İdam" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun
1 inci maddesiyle "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-42


 


             Nevileri
başka başka cezaları havi hükümler, en ağır ceza için konulan müddetin
geçmesiyle ortadan kalkar.


             (Mülga
fıkra: 15/4/1987-3352/1 md.)(1)


             Madde
113 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             Hükümlerde
müruru zaman hükmün kat'ileştiği veya infazın her hangi bir suretle inkıtaa
uğradığı günden itibaren işlemeğe başlar.


             Madde
114 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             İlamın
infazına müteallik mahküma salahiyetli merci tarafından kanun dairesinde tebliğ
olunan her türlü muamele müruru zamanı keser. Bundan başka şahsi hürriyeti
bağlayıcı cezalarda ilamın infazı için mahkümun yakalanması dahi müruru zamanı
keser.


             Bir
suçtan dolayı mahküm olan kimse müruru zaman cereyan ettiği sırada mahküm
olduğu suç cinsinden diğer bir suç daha işlediği takdirde müruru zaman yine
kesilmiş olur.


             Madde
115 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             Amme
hizmetlerinden muvakkat memnuiyet yahut diğer bir ıskatı ehliyet cezası veya
bir meslek ve sanatın tatili icrası sair cezalara zam ve ilave edildiği veyahut
bir hüküm neticesi olduğu takdirde ıskatı ehliyet ve tatili meslek ve  sanat
cezaları, onlar için muayyen olan müddetin iki misline muadil bir müddet
geçmedikçe sakıt olmazlar ve işbu müruru zaman aslı mücazatın sakıt olduğu
tarihten itibaren cereyana başlar.


             Madde
116 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Gerek
hukuku amme davasının ve gerek ceza hükümlerinin müruru zamanı 30 uncu


madde
mucibince hesap olunur.


             Madde
117 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             Gerek
dava ve gerek ceza müruru zamanı resen tatbik olunur ve bundan ne maz-


nun
ve ne de mahküm vazgeçemezler.


             Madde
118 – (Değişik: 29/6/1938-3531/1 md.)


             Bu
kanunun ikinci kitabının birinci babında yazılı ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis             veya müebbet yahud muvakkat ağır hapis cezalarını müstelzim
cürümlerin yurd dışında işlenmesi halinde ceza müruru zamanı yoktur. (2)


             Madde
119 – (Değişik: 7/1/1981 - 2370/1 md.)


             (Değişik:
7/12/1988 - 3506/3 md.) Yalnız para cezasını gerektiren veya kanun
maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezasının yukarı haddi üç ayı aşmayan
suçun faili;


             1.
Para cezası maktu ise bu miktarı, aşağı ve yukarı hadleri gösterilmiş ise aşağı
haddini,                                                                  


             2.
Hürriyeti bağlayıcı cezanın aşağı haddinin, her gün için 647 sayılı Cezaların
İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı
bendinde belirtilen aşağı hadler üzerinden karşılayan miktarını,


             3.
Hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte para cezası da öngörülmüş ise, hürriyeti
bağlayıcı ceza için yukarıdaki şekilde belirlenecek miktar ile para cezasının
aşağı haddini,


             Soruşturma
giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğden itibaren on
gün içinde merciine ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.


_________________


(1)
15/4/1987 tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer
alan, emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri
ile ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca
yürürlükten kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı
Cilt 6, sayfa 6943'te yayımlanmıştır.


(2) 
Bu maddede yer alan "ölüm" ibaresi,14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle      "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis"
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-43


 


             (Değişik
: 7/12/1988 - 3506/3 md.) Suçla ilgili kanun maddesinde, yukarı haddi üç ayı
aşmayan hürriyeti bağlayıcı ceza veya para cezasından yalnız birisinin
uygulanmasının öngörüldüğü hallerde, yukarıdaki fıkralara göre ödenmesi gereken
miktar para cezası esas alınarak belirlenir.


             Cumhuriyet
savcılığınca yapılacak tebligatta, ödenecek miktar, ödeme süresi ve belli
edilen miktarın bu süre içinde ödenmesi halinde kamu davasının açılmayacağı ve
ödemediği takdirde açılacak kamu davası üzerine suçu sabit  görüldüğü takdirde
mahkemece tayin edilecek cezanın yarı nisbetinde artırılarak hükmolunacağı
sanığa bildirilir.


             Yukarıdaki
fıkra uyarınca yapılan tebligata rağmen belli edilen miktarın süresinde
ödenmemesi halinde kamu davası açılır ve suç sabit olduğu takdirde tayin
edilecek ceza, aşağı ve yukarı haddi gösterilen hallerde yukarı haddi geçmemek
üzere yarı nisbetinde artırılarak hükmolunur.


             Özel
kanun hükümleri gereğince işin doğrudan doğruya mahkemeye intikal etmiş olması
halinde sanık sorgusundan önce hakim tarafından verilecek on günlük mehil
içinde bu madde hükümlerine göre tespit edilecek miktardaki parayı yargılama
giderleriyle birlikte merciine ödediği takdirde kamu davası ortadan
kaldırılır.Verilen mehil içerisinde belirlenen paranın ödenmemesi halinde
yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.


             Yukarıdaki
fıkra kapsamına giren bir suçtan ötürü doğrudan doğruya mahkemeye intikal eden
işin ceza kararnamesiyle sonuçlandırılmış olması halinde itiraz üzerine duruşma
yapılır ve bu halde de anılan fıkra hükümleri uygulanır.


             Bu
madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması kişisel
hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve zoralıma ilişkin hükümleri
etkilemez.


             Kanun
maddesinde ayrıca bir meslek veya sanatın tatili cezasının bulunması bu madde
hükmünün uygulanmasına engel olmaz.


             Nispi
para cezasını gerektiren suçlar hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.


             Madde
120 –
Ceza hükümlerinin sukutu hukuku şahsiye ve istirdadı emval ve tazminat ve
masarifi muhakemeye müteallik hükümlere halel vermez. Ancak umumi aftan neşet
eden sukut masarifi muhakemenin tahsili hakkında hazinenin mütalebe hakkını
dahi iskat eder.


 


                                                                  ONUNCU
BAP


                                                            Memnu
hakların iadesi


 


             Madde
121 –
Müebbeden hidematı ammeden memnuiyet ve ceza mahkümiyetinden mütevellit diğer
nevi ademi ehliyet cezaları memnu hakların iadesi tarikiyle izale olunabilir.


             Madde
122 – (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             (Değişik
birinci fıkra : 21/11/1990 - 3679/6 md.) Yukarıdaki maddede yazılı ceza,
şahsi hürriyeti bağlayıcı bir cezaya bağlı olduğu halde, buna mahküm olan ve
işlemiş olduğu cürümden dolayı pişmanlık duyduğunu ihsas edecek surette iyi
hali görülen kimse, asıl cezasını çektiği veya ceza af ile ortadan kalktığı
tarihten itibaren üç ve zamanaşımı ile düşmüş olduğu surette düştüğü   tarihten
itibaren beş yıl geçtikten sonra memnu haklarının iadesini talep edebilir.


             Eğer
bu mahrumiyet ve ıskatı ehliyet cezaları diğer bir cezaya ilaveten tertib
olunmamış ise memnu hakların iadesi ancak hüküm ilamının kat'ileştiği tarihten
itibaren beş sene sonra istenebilir.





106-44


 


             Madde
123 –
Mükerrirler cezanın tamamen infazından veya af yahut müruru zaman ile
sukutundan itibaren bundan evvelki maddede beyan olunan müddetlerin iki katı
geçmedikçe memnu haklarının iadesi istidasında bulunamazlar.


             Madde
124 –
Memnu haklar, Usulü Muhakematı Cezaiye Kanununun tayin ettiği suretlerle iade
olunur. Memnu hakların iadesine alakadarın talebi üzerine usulü dairesinde
karar verilmesi mahkemeye aittir.


 


                                                                  İKİNCİ
KİTAP


                                                                       Cürümler


 


                                                                   BİRİNCİ
BAP


                                                  Devletin
şahsiyetine karşı cürümler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                          Devletin
arsıulusal şahsiyetine karşı cürümler


 


             Madde
125 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.) (1)


             Devlet
topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir Devletin hakimiyeti altına
koymağa veya Devletin istiklalini tenkise veya birliğini bozmağa veya Devletin
hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmağa
matuf bir fiil işliyen kimse  ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


 


             Madde
126 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             Devlet
aleyhine silah kullanan veya Türkiye ile harp halinde bulunan bir devletin
ordusunda hizmet kabul eden vatandaş müebbed ağır hapis cezasile cezalandırılır.
Yabancı devlet kuvvetlerine kumanda eden veya bunları sevk ve idareye müteallik
bir vazife deruhde eden vatandaş hakkında  ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis
cezası verilir. (1)


             Harp
esnasında düşman Devlet toprağında bulunup da bu devlet kanunlarının tahmil
ettiği bir mecburiyeti ifa zaruretile mezkür fiili işliyen kimseye ceza
verilmez.


             Bu
bab hükümlerine göre herhangi bir sebeple Türk vatandaşlığı sıfatını kaybeden
kimse dahi vatandaş hükmünde sayılır.


             Türkiye
Devleti tarafından Devlet olarak tanınmış olmasa bile haklarında muharib
muamelesi yapılan siyasi kümeler dahi Türkiye Devleti ile harp halinde bulunan
Devlet gibi telakki edilir.


             Madde
127 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             Yabancı
Devletin Türkiye Devleti aleyhine harp açması veya hasmane hareketlerde
bulunması için yabancı ile anlaşan veya bu maksada matuf fiiller işliyen kimse
on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Harp
vuku bulursa ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası hükmolunur. Hasmane
hareket vukua gelirse müebbed ağır hapis cezası verilir. (1)


             Türkiye
Devletini bitaraflık ilanına veya bitaraflığın muhafazasına veyahut harp
ilanına mecbur kılmak veya mecbur kılmağa matuf muameleler yapmak için yabancı
ile anlaşan kimse beş seneden on seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


             Bu
anlaşma matbuatla propaganda yapmak için vaki olmuş ise hükmolunacak ceza üçte
bire kadar artırılır.


 


 


–––––––––––––


(1)125
inci maddede,126 ncı maddenin birinci fıkrasında  ve 127 nci maddenin ikinci
fıkrasında yer alan "ölüm" ibareleri, 14/7/2004 tarihli ve 5218
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis"
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-45


 


             Milli
menfaatler aleyhine hareketlerde bulunmak maksadile yabancıdan velevki bilvasıta
olsun kendisi veya başkaları için para veya herhangi bir menfaat veya vaid
kabul eden vatandaş eğer fiil daha ağır bir cürüm teşkil etmiyorsa üç seneden
onseneye kadar ağır hapis ve beş yüz liradan iki bin liraya kadar ağır para
cezasile cezalandırılır.


             Aynı
ceza para veren veya sair menfaat temin veya vadeden yabancı hakkında da tatbik
olunur.


             Aşağıdaki
hallerde ceza üçte birden aşağı olmamak üzere artırılır.


             1
- Fiil harp esnasında işlenmiş ise,


             2
- Para veya menfaat matbuat vasıtasile propaganda yapmak için verilmiş  veya
vadedilmiş ise.


             Madde
128 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Türkiye
Devletini harp tehlikesine maruz kılacak şekilde Hükümetin tasvibi olmaksızın
yabancı bir Devlet aleyhine asker toplıyan veya diğer hasmane hareketlerde
bulunan kimse beş seneden on iki seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır. Eğer harp vukua gelirse müebbed ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


             Hasmane
hareketler, yalnız yabancı bir Hükümet ile münasebeti bozacak veya Türkiye
Devletini veya Türk vatandaşlarını mukabele bilmisle maruz kılacak mahiyette
ise verilecek ceza iki seneden sekiz seneye kadar ağır hapistir.


             Siyasî
münasebet münkati olur veya mukabele bilmisil vukua gelirse verilecek ceza üç
seneden on seneye kadar ağır hapistir.


             Madde
129 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Harp
zamanında Türkiye Devleti zararına, düşmanın askeri hareketlerini
kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askeri hareketlerine zarar vermek
maksadile yabancı ile anlaşan veyahut bu maksadlara matuf fiiller işliyen kimse
on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır. Maksadı
hasıl olursa ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası verilir. (1)


             Harp
zamanında düşman Devlete iaşe maddeleri veya Türkiye Devletinin zararına
kullanılabilecek sair şeyler veren kimse bunları bilvasıta vermiş olsa bile beş
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Harp
zamanında düşman Devlet lehine yapılan istikrazlara ve her ne suretle olursa
olsun tediyelere iştirak eden veya buna müteallik muameleleri kolaylaştıran
kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Harp
zamanında ve ikinci fıkrada yazılı haller haricinde nerede bulunursa bulunsun
düşman Devlet tebaasile veyahut düşman Devlet topraklarında oturan diğer kimseler
ile bilvasıta olsa dahi, ticaret yapan yurddaş veya Türkiye’de bulunan yabancı
iki seneden on seneye kadar ağır hapis ve bin liradan aşağı olmamak üzere eşya
değerinin beş misline müsavi ağır para cezasile cezalandırılır.


             İkinci
ve üçüncü fıkra hükümleri fiili hariçte işliyen yabancılar hakkında tatbik
olunmaz.                                                                


             Madde
130 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Harp zamanında Devletin silahlı kuvvetlerinin veya
ahalinin ihtiyaçları için Devlet veya   diğer bir amme müessesesile veya amme
hizmetlerini ifa veya amme ihtiyaçlarını temin eden bir   müessese ile iş
yapmak veya eşya vermek üzere iltizam ettiği taahhüdleri kısmen veya tamamen  
ifa  etmiyen  kimse  üç  seneden  on  iki  se-


––––––––––––––––––––


  
(1)      Bu fıkrada yer alan "ölüm" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve
5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-46


 


neye
kadar ağır hapis cezasile beraber bin liradan aşağı olmamak üzere taahhüdü
veçhile yapacağı iş veya vereceği eşya değerinin üç misline müsavi ağır para
cezasile cezalandırılır.


             Taahhüdün
kısmen veya tamamen ifa edilmemesi taksirden ileri gelmiş ise ceza yarıya kadar
indirilir.


             Aynı
hükümler, taahhüdün ifa edilmemesine sebebiyet veren ikinci veya daha sonraki
derecedeki müteahhidlerle mutavassıtlar ve müteahhidlerin mümessilleri hakkında
da tatbik olunur.


             Harp
zamanında yukarıki fıkralarda yazılı taahhüdlerin icrasında hile yapan kimseler
on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile beraber iki bin liradan
aşağı olmamak üzere taahhüdü veçhile yapacağı iş veya vereceği eşya değerinin
beş misline müsavi ağır para cezasile cezalandırılır.


             Madde
131 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Askerî
olan veya Devletin müsellah kuvvetlerinin hizmetine tahsis edilmiş bulunan
gemileri, hava vasıtalarını, nakil vasıtalarını, yolları, müesseseleri,
depoları ve diğer askerî tesisatı-bunlar henüz ikmal edilmemiş olsalar
bile-kısmen veya tamamen velev muvakkat bir zaman için olsun tahrib eden veya
kullanılmıyacak bir hale getiren kimse sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis cezasile cezalandırılır.


             Aşağıdaki
hallerde  ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası verilir: (1)


             1
- Fiil, Türkiye ile harp halinde bulunan bir Devletin menfaati için işlenmiş
olursa,


             2
- Fiil Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve kabiliyetini veya
askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise.


             Fiil
bunları elinde bulunduran veya muhafazası veyahut nezareti ile mükellef olan
kimsenin kusuru neticesi vukua gelmiş veya sadece kolaylaşmış olursa o kimse
hakkında bir seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


             Madde
132 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Devletin
emniyetine veya dahili, yahut beynelmilel siyasi menfaatlerine taallük eden
evrak veya vesikaları tamamen veya kısmen yok eden, tahrib eden veya
üzerlerinde sahtelik yapan veyahut muvakkaten de olsa bunları tahsis
olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hile ile alan veya çalan kimse
sekiz seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Gizli
kalması Devletin emniyeti ve yukarıda yazılı menfaatleri icabından olan
malümatı istihsal eden kimse üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır. Bu bab hükümlerine nazaran Devletin menfaatleri namına gizli
kalması lazımgelen malümat arasında, dahili veya beynelmilel siyasi sebeplerle
neşrolunmıyan Hükümet muamelelerinin ihtiva ettiği malümat da dahildir.


             Salâhiyetli
makamların neşir veya işaasını menettiği malümatı istihsal eden kimse iki
seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Yukarıki
fıkralarda yazılı filler Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret veya
kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet ağır hapis
cezası verilir.(2)


             Madde
133 – (Değişik: 29/6/1938-3531/1 md.)


             Devletin
emniyeti veya dahili veya beynelmilel siyasi menfaatleri icabından olarak gizli
kalması lazım gelen malümatı siyasi veya askeri casusluk maksadile istihsal
eden kimse 15 seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


 


 


——————————


(1)Bu
fıkrada yer alan "ölüm" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle    "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis"
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 
Bu fıkradaki "ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı
Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-47


 


             Aşağıdaki
hallerde ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası verilir: (1)


             1-
Fiil, Türkiye ile harb halinde bulunan bir devletin menfaati namına işlenmişse,


             2
- Fiil, devletin harb hazırlıklarını veya harb kudret veya kabiliyetini veya
askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa.


             Salâhiyetli
makamların neşir veya inşaasını menettikleri malümatı siyasi veya askeri
casusluk maksadile istihsal eden kimse 10 seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis cezası ile cezalandırılır.


             Yukarıki
fıkrada yazılı fiil, Türkiye ile harb halinde bulunan bir devletin menfaatine
işlenmişse müebbed ağır hapis cezası hükmolunur.


             Yukarıki
iki fıkrada yazılı fiil, Devletin harb hazırlıklarını veya harb kudret veya
kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa ağırlaştırılmış
müebbet ağır hapis  cezası verilir. (1)


             Yabancı
bir devletin emniyeti veya dahili veya beynelmilel siyasi menfaatleri icabından
olarak gizli kalması lazım gelen malümatı diğer bir ecnebi devlet lehine siyasi
veya askeri casusluk maksadile istihsal eden kimse beş seneye kadar ağır hapis
cezasile cezalandırılır.


             Madde
134 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             132
ve 133 üncü maddelerde yazılı cürümlerin icrası, evrak veya vesikaları elinde
bulunduran veya malümata malik olan kimsenin taksiri neticesi mümkün kılınmış
veya sadece kolaylaştırılmış olursa bu şahıs hakkında bir seneden beş  seneye
kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


             Fiil;
Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve kabiliyetini yahut askeri
hareketlerini tehlikeye koymuş ise üç seneden on beş seneye kadar ağır hapis
cezası verilir.


             Bu
cürümlerin icrası Devletin askeri menfaati icabından olarak girilmesi
menedilmiş olan yerlerin veya toprak, su veya hava mıntakalarının muhafazası ve
nezaretile mükellef olan kimsenin taksiri neticesi mümkün kılınmış veya sadece
kolaylaştırılmış ise aynı ceza hükmolunur.


             Madde
135 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Her
kim :


             1
- Devletin askeri menfaati icabı olarak girilmesi menedilmiş olan yerlere veya
toprak, su veya hava mıntıkalarına gizlice veya igfal ile girerse,


             2
- 132 nci maddenin iki, üç, dört ve beşinci fıkralarında yazılı malümatı
tedarik etmiye yarıyan ve elde bulundurulması için makbul sebep gösterilemiyen
vesikalarla veya diğer her hangi bir şey ile yakalanırsa,


             Bir
seneden beş seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Yukarıki
bendlerde yazılı fiillerden biri harp zamanında işlenirse verilecek ceza üç
seneden on seneye kadar ağır hapistir.


             Madde
136 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             132
nci maddenin iki, üç, dört ve beşinci fıkralarında yazılı gizli kalması
lazımgelen malümatı ifşa eden kimseler beş seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis cezasile cezalandırılır.


             Fiil
harp zamanında işlenmiş veya Devletin harp hazırlıkları veya harp kudret ve
kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuş ise ağır hapis cezası
on seneden aşağı olamaz.


––––––––––––


(1)     
Bu fıkralarda yer alan "ölüm" ibareleri, 14/7/2004 tarihli ve 5218
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle    "ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-48


 


Suçlu, siyasi veya askeri casusluk
maksadile hareket etmiş ise bu maddenin birinci fıkrasında yazılı halde müebbed
ağır hapis ve ikinci fıkrasındaki halde ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis
cezasına mahküm edilir. (1)


             Bu
cezalar bu maddede yazılı olan malümatı istihsal eden kimseler hakkında da
tatbik olunur


             Eğer
fiil suçlunun taksiri neticesi vukubulmuş ise birinci fıkrada yazılı halde altı
aydan iki seneye ve ikinci fıkradaki hallerden birinin mevcudiyeti takdirinde
üç seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


             Madde
137 – (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Salahiyetli
makamların neşir ve inşaasını menettikleri malümatı ifşa eden kimse üç seneden
aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Fiil
harp zamanında işlenir veyahut Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve
kabiliyetini veya askeri hareketlerini tehlikeye koyarsa verilecek ağır hapis
cezası onseneden aşağı olamaz.


             Suçlu,
siyasi veya askeri casusluk maksadile hareket etmiş ise bu maddenin birinci
fıkrasında yazılı halde on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasına
mahküm edilir.


             İkinci
fıkrada yazılı hallerde ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası verilir. (1)


             Bu
cezalar bu maddede yazılı olan malümatı istihsal etmiş olanlar hakkında da
tatbik olunur.


             Eğer
fiil suçlunun taksiri neticesi vuku bulmuş ise birinci fıkrada yazılı halde
altı aydan iki seneye ve ikinci fıkradaki hallerden birinin mevcudiyeti
takdirinde üç seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


             Madde
138 – (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Vazifesi
veya hizmeti dolayısile öğrendiği ve Devletin emniyeti icabı olarak gizli
kalması lazımgelen fenni keşif veya ihtiraları yahut sınai yenilikleri,
kendisinin veya başkasının menfaatine olarak kullanan memur veya amme hizmetini
ifa ile mükellef olan kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır  hapis ve bin liradan
aşağı olmamak üzere ağır para cezasile cezalandırılır.


             Eğer
fiil Türkiye ile  harp halinde bulunan bir Devletin menfaati için işlenir veya
Devletin harp hazırlıklarını veya harp kudret ve kabiliyetini veya askeri
hareketlerini tehlikeye koyarsa suçlu müebbet ağır hapis cezasile
cezalandırılır.(2)


             Türkiye
Devleti tarafından yabancı bir memlekette Devlet işlerini görmiye memur edilen
kimse, kendisine verilen vazifeyi sadakatle ifa etmezse bu fiilden milli
menfate zarar gelebildiği takdirde beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis
cezasile cezalandırılır.


             129
uncu madde ile ondan sonraki maddelerde ve 153 ve 161 inci maddelerde yazılı
cürümler harp için Türkiye Devletile aralarında ittifak veya iştirak olan bir
Devletin zararına işlendiği takdirde dahi tatbik olunur.


             Bundan
evvelki fıkrada yazılı cürümlerin işleneceğini haber alıp da zamanında Devlet
memurlarına haber vermeği ihmal edenler, cürüm teşebbüs derecesinde kalsa bile,
altı aydan az olmamak üzere hapsolunur.


             Madde
139 – (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Harp
zamanında Devletin selameti namına neşrolunan emir ve kararlara kasden muhalif
harekette bulunanlar bir seneden altı seneye kadar ağır hapse mahküm olurlar.


             Madde
140 – (Değişik: 20/9/1946-4956/1 md.; Mülga: 12/4/1991 - 33/23 md.)


             Madde
141 – (Değişik: 3/12/1951-5844/1 md.; Mülga: 12/4/1991 - 33/23 md.)


             Madde
142 – (Değişik: 3/12/1951-5844/1 md.; Mülga: 12/4/1991 - 33/23 md.)


             Madde
143 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             Hükümetin
müsaadesi olmaksızın beynelmilel mahiyeti haiz olan veya kökü memleket dışında
bulunan cemiyetleri veya müesseseleri veya bunların şubelerini memleket
dahilinde tesis eden, teşkil eden, tanzim eden veya sevku idare eden kimse on
beş günden altı aya kadar hapis ve beş yüz liradan iki bin liraya kadar ağır
para cezasile cezalandırılır.


             Müsaade,
sahte veya noksan beyanat ile alınmış ise faili bir seneden beş seneye kadar
hapis ve bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezaile cezalandırılır.


——————————


      
(1)    Bu fıkralarda yer alan "ölüm" ibareleri, 14/7/2004 tarihli ve
5218 sayılı Kanunun 1 inci madde siyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 
Bu fıkradaki "ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı
Kanunun 27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-49


 


             Müsaade
alınmaksızın teşkil edilmiş olan böyle bir cemiyete veya müesseseye veya
bunların şubelerine memleket dahilinde iştirak eden kimse yüz liradan bin
liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır.


             Memleket
dışındaki cemiyet ve müesseselere Hükümetin müsaadesi olmaksızın iştirak eden
memleket dahilinde mukim vatandaşa da aynı ceza verilir.


             Madde
144 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Türkiye
ile harp halinde bulunan bir Devletten akademik derece veya şerefler, unvan
veya nişanlar ve sair fahri rütbeler; mezkür derece, şeref, unvan ve nişanlara
ve rütbelere aid maaş veya sair menfaatler kabul eden vatandaş bir seneye kadar
hapis cezasile cezalandırılır.                                


             Madde
145 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Türk
bayrağını veya Devletin diğer bir hakimiyet alametini tahkir kasdile bulunduğu
yerden söküp kaldıran veya yırtan, bozan, yahut diğer her hangi bir suretle
tezlil eden kimse, bir seneden 3 seneye kadar hapsolunur.


             Ceza
Kanununun tatbikatında Türk bayrağından maksad Devletin resmi bayrağile milli
renkleri taşıyan her hangi bir bayraktır.


             Bayraktan
başka her hangi bir şey üzerinde bulunan milli renkleri tahkir kasdile
bulunduğu yerden söküp kaldıran veya yırtan, bozan yahut diğer her hangi bir
suretle tezlil eden kimse hakkında da aynı ceza verilir.


             Bu
maddede yazılı cürüm yabancı bir memlekette bir Türk tarafından işlenirse, ceza
üçte birden eksik olmamak üzere artırılır.


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                                 Devlet
kuvvetleri aleyhinde cürümler


             Madde
146 – Türkiye
Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanununun tamamını veya bir kısmını tağyir ve
tebdil veya ilgaya ve bu kanun ile teşekkül etmiş olan Büyük Millet Meclisini
iskata veya vazifesini yapmaktan men'e cebren teşebbüs  edenler,
ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olur. (1)


             65
inci maddede gösterilen şekil ve suretlerle gerek yalnızca gerek bir kaç kişi
ile birlikte kavli veya tahriri veya fiili fesat çıkararak veya meydan ve
sokaklarda ve nasın toplandığı mahallerde nutuk irat veyahut yafta talik veya
neşriyat icra ederek bu cürümleri işlemeğe teşvik edenler hakkında, yapılan
fesat teşebbüs derecesinde kalsa dahi ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis                   cezası hükmolunur. (1)


             (Ek:
6/7/1960 - 15/1 md.) Birinci fıkrada yazılı suça ikinci fıkrada
gösterilenden gayri surette iştirak eden fer'i şerikler hakkında beş seneden
onbeş seneye kadar ağır hapis ve amme hizmetlerinden müebbeden memnuiyet cezası
hükmolunur. (2)


             Madde
147 –
Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren iskat veya vazife görmekten
cebren menedenlerle bunları teşvik eyliyenlere ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis            cezası hükmolunur. (1)


             Madde
148 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Her
kim bir yabancının hizmetinde veya onun lehinde çalışmak üzere Hükümetin
tasvibi olmaksızın memleket dahilinde yurddaşlardan asker yazar veya bunları
silahlandırırsa üç seneden altı seneye kadar ağır hapis cezasile
cezalandırılır.


             Asker
yazılanlar veya silahlandırılanlar arasında, hizmet halinde olan askerler veya
henüz askeri mükellefiyete tabi bulunan kimseler varsa ceza üçte birden aşağı
olmamak üzere artırılır.


             Madde
149 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


             Her
kim Hükümet aleyhine halkı silah veya uyuşturucu yahud boğucu veya yakıcı
gazlar veya patlayıcı maddeler kullanmak suretile isyana veya Türkiye ahalisini
birbiri aleyhine silahlandırarak mukateleye teşvik eylerse yirmi seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Eğer
bu teşvik neticesi olarak isyan veya kıtal zuhur etmişse buna sebebiyet veren
veya asilere kumanda eden kimseler hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis
cezası verilir. (1)


——————————


(1)   
146 ncı maddenin birinci , ikinci fıkralarında ve 147 nci maddesinde yer alan
"idam" ibareleri ile 149 uncu maddesinde yer alan “ölüm”ibaresi,
14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci madde siyle
"ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.


(2)    Bu
fıkra hükmünün, 6/7/1960 tarih ve 15 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği  tarihten
önce işlenmiş olan ve Türk Ceza Kanununun 125, 133, 141, 142, 146, 149, 150 ve
163 üncü maddelerinde yazılı bulunan vatana ihanet suçlarında da uygulanacağı,
yukarıda sözü edilen 15 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde hükme bağlanmıştır.





106-50


 


             Bu
cürümlere yalnız iştirak etmiş olanlar altı seneden aşağı olmamak üzere ağır
hapis cezasile cezalandırılırlar.


             Birinci
fıkrada yazılı silahlar ve diğer maddeler yalnız bir yere depo edilmiş olsa
dahi isyan silahlı sayılır.


             Madde
150 –
Bir fesat heyetine maksadını icra için silah, cephane, bıçak, bomba veya buna
mumasil sair yıkıcı, yakıcı veya öldürücü alatı yapan veya icat eden veya nakil
eden veya hazırlayan veya ecnebi memleketlerden Türkiye'ye sokan yahut gizleyen
veya taşıyan kimseler muvakkaten ağır hapse konulur.


             Madde
151 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


             Bundan
evvelki maddelerde yazılı cürümlerden birine muttali olan her ferd, bunu derhal
Hükümete haber vermeğe mecburdur. Bu mecburiyeti makbul bir mazerete müstenid
olmaksızın yapmayanlar, fesad fiile çıkarsa bir seneden ve fiile çıkmazsa altı
aydan aşağı olmamak üzere hapsolunur.


             Fesatçıları
bilerek muayyen mevkilerin gayri yerlerden sokan ve memleket içinde bir yerden
diğer bir yere nakledenler muvakkat ağır hapis cezasile cezalandırılırlar.


             Madde
152 – Bir
kimse, devlet tarafından memuriyeti yahut devletçe makbul olacak bir sebep
olmadıkça bir asker kıtasının veya donanmanın veya harp gemisinin veyahut bir
kale veya bir müstahkem mevkiin yahut bir liman veya bir şehrin kumandasını alırsa
veya memur olduğu askeri kumandanlığı terk etmesi için devlet tarafından vakı
olan emirlere kezalik makbul sebep olmadıkça itaat etmiyerek başında tutarsa
müeebbet ağır hapis cezasına mahküm olur.(1)


             Madde
153 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Askerleri
kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmağa veya askeri inzıbat
vazifelerini veya askerlik sanatlarına dahil diğer vazifelerini ihlale teşvik
eden veya kanunlara, yeminlerine, inzıbat veya sair askeri vazifelere muhalif
hareketleri medhü istihsan yolunda asker önünde sözler sarfeden kimse, fiil
daha ağır bir cürüm teşkil etmediği takdirde yalnız bundan dolayı bir seneden
üç seneye kadar ağır hapis cezasile cezalandırılır.


             Fiil
alenen işlenmiş ise, verilecek ceza iki seneden beş seneye kadar ağır hapistir.


             Fiil,
harp zamanında işlenmiş ise, ceza üçte birden eksik olmamak üzere artırılır.


             Fiil
:


             1
- Matbuat vasıtasile veya her hangi bir propaganda vasıtasile;


             2
- Umumi veya umuma açık bir mahalde ve birden ziyade kimseler huzurunda;


             3
- Toplanılan mahal veya içtimaa iştirak edenlerin adedi veya toplantının mevzuu
ve gayesi itibarile hususi mahiyeti haiz olmıyan bir içtimada işlenmiş olursa
Ceza Kanununun tatbikında aleni olarak işlenmiş sayılır.


             Zabıta
kuvvetlerine karşı bu fiilleri işliyenler hakkında da aynı hükümler tatbik
olunur.


             Madde
154 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


             Geçen
maddelerde yazılı olan cürümleri işlemeğe halkı teşvik etmek üzere basılmış
veya basılmamış evrak ve risaleleri fesad kasdile veya münderecatını bilerek neşretmek
üzere iken ele geçirilen kimse bir seneden üç seneye kadar hapsolunur.


——————————


(1)    Bu maddedeki
"ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci
maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.





106-51


 


             Madde
155 –
Geçen maddelerde yazılı olan ahval haricinde kanunlara karşı gelmeğe halkı
teşvik ile memleketin emniyetine tehlike iras edecek surette makale neşir
edenler veya halkı askerlik hizmetinden soğutmak yolunda neşriyatta veya
telkinatta bulunanlar yahut umumi bir içtimada veya nasın toplandığı yerlerde
bu suretle nutuk irat edenler iki aydan iki seneye kadar hapis olunur ve
bunlardan yirmi beş liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Madde
156 –
Reisicumhur hakkında suikasitte bulunanlarla buna teşebbüs edenler fiilleri
teşebbüsü tam derecesinde ise ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasiyle,
nakıs ise müebbet ağır hapis ile, cezalandırılır. (1)


             Madde
157 –
Bir kimse yukarıki maddede yazılı halden başka  suretle reisicumhura karşı
fiili tecavüzde bulunacak olursa işbu tecavüzün kanunen muayyen olan cezası
daha şedit olmadığı takdirde beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse
konulur.


             Madde
158 – (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.)


             Reisicumhura
muvacehesinde hakaret ve sövme fiillerini işleyenler üç seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Hakaret
ve sövme Reisicumhurun gıyabında vakı olmuş ise faili, bir seneden üç seneye
kadar hapis olunur. Reisicumhurun ismi sarahaten zikredilmiyerek ima veya telmih
suretiyle vakı olsa bile mahiyeti itibariyle Reisicumhura  matufiyetinde
tereddüt edilmiyecek derecede karineler varsa tecavüz sarahaten vukubulmuş
addolunur.


             Suçun,
neşir vasıtalarından biri ile işlenmesi halinde ceza üçte birden yarıya kadar
artırılır.


             Madde
159 – (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.)


             Türklüğü,
Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisini, Hükümetin manevi şahsiyetini,
Bakanlıkları, Devletin askeri veya emniyet muhafaza kuvvetlerini veya Adliyenin
manevi şahsiyetini alenen tahrir ve tezyif edenler altı aydan üç seneye kadar
hapis cezası ile cezalandırılırlar.(2)


             Birinci
fıkrada beyan olunan cürümlerin irtikabında muhatap sarahaten zikredilmemiş
olsa bile onlara matufiyetinde tereddüt edilmiyecek derecede karineler varsa
tecavüz sarahaten vukubulmuş addolunur.


             Türkiye
Cumhuriyeti kanunlarına veya Büyük Millet Meclisi Kararlarına alenen sövenler
15 günden 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3)


             Türklüğü
tahkir yabancı memlekette bir Türk tarafından işlenirse verilecek ceza üçte
birden yarıya kadar artırılır.


             (Ek
fıkra: 3/8/2002-47/ 2md.; Değişik: 30/7/2003-4963/1 md.) Tahkir, tezyif ve
sövme kastı bulunmaksızın, sadece eleştirmek maksadıyla yapılan düşünce
açıklamaları cezayı gerektirmez.


             Madde 160 – (Değişik: 20/9/1946 -
4956/1 md.)


             157
nci maddede yazılı suçu işleyenlerle Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve Büyük
Millet Meclisi kararlarına alenen sövenler hakkında takibat yapmak salahiyeti
doğrudan doğruya Cumhuriyet savcılarına aittir.


             158
inci maddede yazılı hal ile 159 uncu maddenin birinci fıkrasında beyan olunan
hususlar hakkında takibat yapılması Adalet Bakanlığının iznine bağlıdır.


––––––––––––––


(1)   
Bu maddede yer alan "idam" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 
Bu fıkrada yer alan  “bir seneden altı seneye kadar ağır
hapis” ibaresi, 6/2/2002 tarihli ve 4744 sayılı Kanunla “bir seneden üç seneye
kadar hapis” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra 30/7/2003 tarihli ve 4963
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle “bir seneden” ibaresi, “altı aydan” olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(3) 
Bu fıkrada yer alan  “15 günden 6 aya kadar hapis ve 100 liradan 500
liraya kadar ağır para” ibaresi, 6/2/2002 tarihli ve 4744 sayılı Kanunla “15
günden 6 aya kadar hapis” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-52


 


             Madde
161 – (Değişik: 20/11/1962 - 121/1 md.)


             Harb
esnasında ammenin telaş ve heyecanını mucip olacak veya halkın maneviyatını
kıracak veya düşman karşısında memleketin mukavemetini azaltacak şekilde
asılsız mübalağalı veya maksadı mahsusa müstenit havadis yayan veya nakleden
veya milli menfaatlere zarar verecek herhangi bir faaliyette bulunan kimse beş
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Eğer
fiil :


             1.
Propaganda ile veya askerlere tevcih olunarak işlenmişse,


             2.
Suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa verilecek ceza 15
seneden eksik olmamak üzere ağır hapistir.


             Eğer
fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmiş ise cezası müebbet ağır hapistir.


             Harb
zamanında düşman karşısında milletin mukavemetini tehlikeye maruz kılacak
şekilde kambiyoların tedavül kıymetini düşürmeye veya resmi veya hususi
kıymetli evrakın piyasası üzerinde bir tesir yapmaya matuf hareketlerde bulunan
kimse beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis ve üç bin liradan aşağı
olmamak üzere ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Eğer
fiil suçlu tarafından bir yabancı ile anlaşma neticesi yapılmışsa ağır hapis
cezası on seneden ve düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse onbeş seneden aşağı
olamaz.


             Madde
162 –
Kanunun cürüm saydığı neşriyatı nakil etmek başlı başına bir cürüm olup, faili
aynı cezaya tabidir. Nakil olunan bu gibi neşriyatın muhteviyatı tasdik
olunmadığına veya ihtiyatla nakil edildiğine yahut mesuliyeti başka bir
kimsenin tamamiyle deruhte eylediğine dair bir kayıt ilavesi naklini
mesuliyetten vareste kılamaz.


            Madde
163 – (Değişik: 21/1/1983 - 2787/10 md.; Mülga: 12/4/1991-3713/23 md.)


ÜÇÜNCÜ FASIL


                             Ecnebi
devletlerle bunların reis ve elçileri aleyhinde cürümler


 


             Madde
164 –
Her kim ecnebi devletlerden birinin reisi aleyhine bir cürüm ika edecek olursa
kanunda o cürme mahsus olan ceza altıda birden üçte bire kadar artırılır.


             Takibat
icrası kendine taarruz olunan kimsenin şikayetnamesine bağlı işlerde ecnebi
hükümet tarafından müracaat vukubulmadıkça takibat yapılamaz.


             Madde
165 –
Her kim resmen çekilmiş olan dost devletler sancağını veya armasını hakaret
kastiyle kaldırır veya koparır veya bozar yahut sair suretlerle tezlil ederse
üç aydan bir seneye kadar hapis olunur. Takibat icrası alakadar hükümetin
müracaatına bağlıdır.


             Madde
166 –
Türkiye Cumhuriyeti nezdine memur olan süfera aleyhine memur oldukları
vazifeden dolayı her kim bir cürüm işlerse Türkiye Cumhuriyeti memurları
aleyhine ifa ettikleri vazifeden dolayı işlenen cürüm hakkında kanunun
gösterdiği ceza ile cezalandırılır.


             Cürüm,
tahkir nevinden ise takibat icrası kendine tecavüz olunan kimsenin şikayetine
bağlıdır.


             Madde
167 –
İşbu fasılda yazılı hükümlerin tatbikı, buna benzer işlerde kendine tecavüz
olunan şahsın mensup olduğu devlet kanununca da aynı esasın kabul edilmiş
olmasına bağlıdır.


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                            Geçen
fasıllar arasında müşterek hükümler


             Madde
168 – (Değişik: 21/1/1983 - 2787/11 md.)


             Her
kim, 125, 131, 146, 147, 149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümleri işlemek
için silahlı cemiyet ve çete teşkil eder yahut böyle bir cemiyet ve çetede
amirliği ve kumandayı ve hususi bir vazifeyi haiz olursa onbeş seneden aşağı
olmamak üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.                                    





106-53


 


             Cemiyet
ve çetenin sair efradı on yıldan onbeş yıla kadar ağır hapisle cezalandırılır.


             Madde
169 –
64 ve 65 inci maddelerde beyan olunan hal haricinde her kim, böyle bir cemiyete
ve çeteye hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer gösterir veya yardım eder
yahut erzak veya esliha ve cephane veya elbise tedarik (...)(1)ederse
üç seneden beş seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılır.


             Madde
170 –
Hükümet tarafından ihtar vukuundan evvel veya vukuunu müteakip cemiyeti ve
çeteyi dağıtanlar veya bunun teşekkülünden gaye olan cürmün işlenmesini men
edenler keza cemiyet ve çetenin teşekkülüne iştirak etmemiş veya bunlar
üzerinde bir kumandayı haiz olmamış olmakla beraber hükümet memurlarının veya
zabıta kuvvetlerinin ihtarından evvel veya onu müteakip cemiyet ve çeteden
mukavamet göstermeksizin çekilerek silahlarını terk ve teslim edenler veya
taharriyata başlandıktan sonra töhmette şeriki olanları tevkif ettirmek
esbabını istihsal edenler hakkında ceza verilmez.


             Madde
1 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             125,
131, 133, 146, 147, 149 ve 156 ncı maddelerde yazılı cürümlerden birini veya
bazılarını hususi vasıtalarla işlemek üzere bir kaç kişi aralarında gizlice
ittifak ederlerse bunlardan her biri aşağıda yazılı cezaları görür.


             1
- Yukarıdaki fıkrada yazılı ittifak 125, 131, 133 ve 156 ncı maddelerde yazılı
cürümlerin yapılmasına dair ise sekiz seneden on beş seneye kadar ağır hapis
cezası hükmolunur.


             2
- Bu ittifak 146 ve 147 nci maddelerde gösterilen cürümlerin icrasına müteallik
ise dört seneden on iki seneye ve 149 uncu maddede gösterilen cürümlerin
icrasına aid ise üç seneden yedi seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


             Cürmün
icrasına ve kanuni takibata başlanmazdan evvel bu ittifaktan çekilenler ceza
görmezler.


             Madde
172 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             64
ve 65 inci maddelerde yazılı haller haricinde her kim meydanlarda ve toplanma
mahallerinde alenen ahaliyi 125, 131, 146, 147, 149 ve 156 ncı maddelerdeki
cürümlerden birini işlemeğe tahrik ederse yalnız bu hareketinden dolayı, eğer
tahrik ettiği fiil 125, 131 ve 156 ncı maddelerdeki fiillerden ise üç seneden
beş seneye kadar ve 146, 147 ve 149 uncu maddelerdeki fiillerden ise iki
seneden dört seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur ve her iki takdirde elli
liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası alınır.


             (Mülga
son fıkra : 6/6/1991 - 3756/26 md.)


             Madde
173 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


_________________


(1) 
Bu arada yer alan “eder veya her ne suretle olursa olsun hareketlerini teshil”
ibaresi, 30/7/2003 tarihli ve 4963 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metinden
çıkarılmıştır.





106-54


 


             127
nci maddenin 3 ve 4 üncü fıkralar ile 138 inci maddenin 4 üncü fıkrasında ve
128, (...)(1), 143 ve 161 inci maddelerde yazılı cürümler
hakkında takibat yapılması Adliye Vekaletinden izin verilmesine bağlıdır.


             Ceza
Kanununa göre harb zamanı tabirinde harb ilan edilmeksizin fiili muhasama dahil
olduğu gibi eğer harb vukua gelmişse seferberlik zamanı da dahildir.


             (Mülga
fıkra: 15/4/1987 - 3352/1 md.) (2)


 


                                                                    İKİNCİ
BAP


                                                  Hürriyet
aleyhinde işlenen cürümler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                                   Siyasi
hürriyet aleyhinde cürümler


 


             Madde
174 – (Değişik: 5/1/1961 - 235/2 md.)


             Her
kim şiddet veya tehdit göstererek veya nümayiş veya gürültü yaparak birini
tamamen veya kısmen siyasi haklarını kullanmaktan men ederse kanunun başka ceza
vermediği hallerde yedi aydan otuz aya kadar hapis ve beş yüz liradan beş bin
liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Eğer
fail, Devlet memurlarından olup da memuriyeti nüfuzunu suistimal suretiyle bu
cürmü işlemiş bulunursa bir seneden beş seneye kadar hapsolunur. Ayrıca bir
seneden üç seneye kadar memuriyetten mahrumiyet cezasına da uğrar.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


_________________


(1)
Bu fıkrada yeralan "140" rakamı, 6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı
Kanunun 26 ncı maddesi ile metinden çıkarılmıştır.


(2)  15/4/1987
tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer alan,
emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri ile
ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca yürürlükten
kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı Cilt 6, sayfa
6943'te yayımlanmıştır.





106-55


 


İKİNCİ FASIL


                                                    Din
hürriyeti aleyhinde cürümler


 


             Madde
175 – (Değişik: 20/5/1987 - 3369/1 md.)


             Dinlerden
birine ait dini işleri veya ibadet ve ayinin yapılmasını men ve ihlal eden
kimseye altı aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin liradan yirmibeş bin liraya
kadar ağır para cezası verilir.


             Fiilin
işlenmesi sırasında cebir, şiddet, tehdit veya hakaret vaki olmuş ise, faile
bir yıldan iki yıla kadar hapis ve on bin liradan elli bin liraya kadar ağır
para cezası verilir.


             Allah'a
veya dinlerden veya bu dinlerin peygamberlerinden veya kutsal kitaplarından
veya mezheplerinden birine hakaret eden veya bir kimseyi dini inançlarından
veya mensup olduğu dinin emirlerini yerine getirmesinden veya yasaklarından
kaçınmasından dolayı kınayan veya tezyif veya tahkir eden veya alaya alan
kimseye altı aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin liradan yirmibeş bin liraya
kadar ağır para cezası verilir.


             Üçüncü
fıkrada yazılı suçlar, basın ve yayın yoluyla işlenirse ceza bir misli
artırılarak hükmolunur.


             Birinci
fıkrada yazılı suçların basın ve yayın yoluyla teşvik ve tahrik edilmesi
halinde aynı ceza uygulanır.


             Madde
176 – (Değişik: 20/5/1987 - 3369/2 md.)


             Dinlerden
birini tahkir maksadı ile bu dinlerce kutsal sayılan mabetleri, mezarları, buna
benzer yerleri veya bu yerlerdeki eşyayı yıkan, bozan veya diğer bir suretle
zarar veren kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin liradan yüz bin
liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Din
görevlilerinin görevleri esnasında veya görevlerini yapmalarından dolayı
kendilerine karşı bir cürüm işlendiği takdirde bu cürümün kanunen belli olan
cezası altıda bir oranında artırılarak hükmolunur.


             Madde
177 – (Değişik: 9/1/1986 - 3255/3 md.)


             Her
kim ibadethanelerde, bunların müştemilatında veya külliyelerinde mevcut
tezyinat, demirbaş ve mütemmim cüzleri veya benzeri eserleri yahut
kabristanlardaki mahkükatı bozar, mezarları tahrip ederse bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası ile
cezalandırılır.


             Bunlardan
birini her ne suretle, olursa olsun kirletenler üç aydan bir yıla kadar hapis
ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Madde
178 – (Değişik: 9/1/1986 - 3255/4 md.)


             Bir
kimse, bir ölünün naaş ve kemikleri hakkında hakaret yapar veya tahkir
maksadıyla veya meşru olmayan diğer bir maksatla birinin naaşını yahut
kemiklerini alırsa, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin
liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.


             Bunların
dışında, her kim bir ölünün naaşını tamamen veya kısmen alır veya ruhsat
almaksızın bir naaşı mezardan çıkarır yahut kemiklerini alırsa, iki aydan altı
aya kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezası ile
cezalandırılır.





106-56


 


             Eğer
bu cürüm kabristanda veya ölü gömülmeye veya muhafazasına mahsus diğer yerlerde
görevli olan yahut kendilerine naaş ve kemikler tevdi olunan kimseler tarafından
işlenirse, yukarıda yazılı cezalar bir misli artırılarak hükmolunur.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                   Şahıs
hürriyeti aleyhinde cürümler


 


             Madde
179 – (Değişik: 7/6/1979 - 2245/1 md.)


             Bir
kimse diğer bir kimseyi gayrimeşru surette kişi hürriyetinden mahrum ederse bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin liradan az olmamak üzere ağır para
cezasıyla cezalandırılır.


             Eğer
suçlu bu fiili işlemek için yahut işlediği zamanda tehdit veya kötü muamele
eder veya hile kullanır yahut bu fiili öç alma kastıyla veya dini veya milli
bir maksatla yahut 499 uncu maddedeki haller dışında maddi çıkar sağlama
kastıyla veya siyasi veya ideolojik veya sosyal görüş ayrılıklarından
kaynaklanan herhangi bir amaçla işler yahut mağduru askerlikte kullanılmak
üzere yabancı bir ülkeye teslim ederse verilecek ceza üç yıldan sekiz yıla
kadar ağır hapis ve onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıdır.


             Yukarıdaki
fıkralarda yazılı fiillerin silahla veya birden çok kişi tarafından birlikte
işlenmesi halinde ceza üçte birden yarıya kadar arttırılır.


             Madde
180 – Evvelki
maddede yazılı cürüm failin usül ve füruundan yahut karı kocadan biri
tarafından diğeri aleyhine yahut Büyük Millet Meclisi azasından biri yahut
memuriyeti işlerinden dolayı bir memur aleyhine irtikabolunur yahut bu fiil
sebebiyle mağdurun şahsına veya sıhhatine yahut malına bir zarar gelirse cezası
beş seneden on beş seneye kadar ağır hapis ve kırk liradan iki yüz liraya kadar
ağır cezayı nakdidir.


             Eğer
fail, hakkında takibat icra olunmazdan evvel tasavvur ettiği maksada nail
olmaksızın ve hürriyetinden mahrum edilen şahsa bir guna zararı dokunmaksızın
onu kendiliğinden serbest bırakırsa göreceği ceza altıda birinden yarısına
kadar indirilir.


             Madde
181 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
memur, memuriyetine aid vazifeyi suistimal ederek veyahut kanunen icab eden
usul ve şartlara riayet etmiyerek bir kimseyi şahsi hürriyetinden mahrum ederse
bir seneden üç seneye kadar hapis cezası verilir.


             Eğer
bu fiile 179 uncu maddenin ikinci fıkrasile 180 inci maddenin birinci fıkrasında
yazılı hallerden biri inzımam etmiş ise ceza üç seneden beş seneye kadar
hapistir.


             180
inci maddenin son fıkrasında yazılı halde ceza altıda birden yarıya kadar
indirilir.


             Madde
182 – Her kim şehvet hissi veya evlenmek niyeti olmaksızın henüz on beş
yaşına girmeyen küçük bir çocuğu kendi rızasiyle ana ve baba veya vasisi
veyahut muvakkaten olsun kendisine bakmakta ve muhafaza etmekte olan kimseler
yanından kaçırır yahut çocuğun muvafakatiyle bigayrihak yanında tutarsa bir
seneye kadar hapis cezasına mahküm olur.


             Eğer
bu fiil, kaçırılan veya alıkonulan çocuğun rızası olmaksızın işlenmiş yahut
çocuk henüz on iki yaşını ikmal etmemiş bulunursa yerine göre evvelki
maddelerde yazılı hükümler tatbik olunur.





106-57


 


             Madde
183 –
Kanunda yazılı hallerin haricinde bir kimsenin üzerini aramak için emir veren
yahut bizzat arayan memur altı aya kadar hapis olunur.


             Madde
184 –
Bir hapishane veya tevkifhane memuru salahiyeti olan merciinden verilmiş hüküm
ilamı veya tevkif müzekkeresi almaksızın bir kimseyi hapishane veya
tevkifhaneye kabul eder veya bir mevkuf ve mahbusun tahliyesi zımnında ait
olduğu daireden sadır olan hüküm ve karara itaat etmezse altı aydan üç seneye
kadar hapis olunur.


             Madde
185 – Bir kimsenin kanunsuz hapis olunduğunu haber alan salahiyettar bir
memur o kimsenin tahliyesi için icap eden muameleyi bizzat yapmağı veya icraya
salahiyeti olan mercie bildirmeyi red veya ihmal veya tehir ederse bir aydan
bir seneye kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile
cezalandırılır.


             Madde
186 –
Mevkuf veya mahkümun muhafazasına veya nakline memur olan yahut vazifesi
iktizasınca o kimse üzerine nüfuz icrasına muktedir bulunan şahıs onun hakkında
keyfi muamele yapar veya kanunun ve nizamın cevaz vermediği surette şiddet
istimal ederse bir aydan iki seneye kadar hapis olunur.


             Madde
187 – Bir memur evvelki maddelerde beyan olunan cürümlerden birini
işleyerek hususi bir maksada hizmet etmiş bulunursa cezası altıda bir
miktarında çoğaltılır. Şukadar ki 185 inci maddede yazılı ağır cezayı nakdiye
üç aydan üç seneye kadar hapis cezası ilave olunur.


             Madde
188 – (Değişik: 7/6/1979 - 2245/2 md.)


             Bir
kimse bir şeyi işlemek veya işlemesine müsaade etmek ya da o şeyi işlememeye
mecbur etmek için diğer bir kimseye zor kullanır veya onu tehdit eder veya
yetkisi olmadan veya yasalara aykırı olarak birkonuda bilgi vermesini veya
inancını veya siyasi veya sosyal görüşünü açıklamasını isterse altı aydan bir
yıla kadar hapis ve bin liradan üçbin liraya kadar ağır para cezasıyla
cezalandırılır.


  
Bu kimse tasarladığı sonucu elde etmişse hapis cezası bir yıldan iki yıla ve
ağır para cezası ikibin liradan beşbin liraya kadardır.


             Birinci
fıkradaki eylemler silahla yada kendini tanınmayacak bir hale koyarak ya da bir
kaç kişi tarafından birlikte ya da imzasız bir mektup ya da özel işaretlerle ya
da var olan veya var sayılan gizli bazı örgütlerin oluşturdukları tehdit
gücünden yararlanarak işlenmiş ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir.


             Bu
suretle istenilen sonuç elde edilmişse beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis
cezası verilir ve ayrıca beş yıl genel güvenlik gözetimi altında
bulundurulabilir.


             Bir
kimse, gayrimeşru olarak kamu hizmetlerinin görülmesine ayrılan yapılara veya
eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına kişiler veya eşya üzerinde zor
kullanarak veya başkalarını tehdit ederek engel olursa, iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             Bir
kimse, gayrimeşru olarak her türlü eğitim ve öğretim kurumlarına veya
öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurt veya benzeri yerlere veya bunların
eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına kişiler veya eşya üzerinde zor
kullanarak veya başkalarını tehdit ederek engel olursa yukarıdaki fıkrada
gösterilen ceza ile cezalandırılır.


             Yukarıki
fıkrada gösterilen hal dışında eğitim ve öğretim çalışmalarının kesilmesine
veya ara verilmesine haksız eylem ve davranışlarıyla neden olanlara altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası verilir.





106-58


 


             Yukarıdaki
iki fıkrada gösterilen eylemler suçun işlendiği eğitim veya öğretim
kurumlarının öğrencisi olmayan veya suçun işlendiği yurt veya benzeri yerlere
yetkili makamlarca kabul edilmiş bulunmayan ya da öğrenci olmadığı halde bu
gibi yerlerde kalan kişiler tarafından işlenirse verilecek ceza, altıncı
fıkradaki halde üç yıldan beş yıla, yedinci fıkradaki halde ise bir yıldan üç
yıla kadar hapistir.


             Yukarıdaki
son dört fıkrada gösterilen eylemler; silahla veya kendini tanınmayacak hale
koyarak ya da bir kaç kişi tarafından birlikte veya var olan veya var sayılan
bazı gizli örgütlerin oluşturdukları tehdit gücünden yararlanarak işlenmiş ise
beş yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis cezası verilir ve (1)


             Madde
189 – (Değişik: 10/6/1949 - 5435/1 md.; mülga: 7/12/1988-3506/10 md.)


             Madde
190 – Bir cürüm; toplanmış bir kaç şahıs tarafından işlendiği takdirde
bunlardan birisi silahlı ise silahla işlenmiş sayılır.


             Madde
191 –
Bir kimse kanunda yazılı hallerin haricinde başkasına ağır ve haksız bir zarara
uğratacağını bildirerek tehdit ederse altı aya kadar hapis olunur.


             Eğer
tehdit fiili yüz seksen sekizinci maddenin üçüncü fıkrasında gösterilen
suretlerden biriyle yapılır ise failin göreceği hapis cezası altı aydan iki
seneye kadardır ve (1)


            Sair
tehdidat için alınacak ağır cezayı nakdi otuz liradır. Ancak bu bapta
mutazarrır olan şahıs tarafından şikayetname verilmedikçe takibat yapılmaz.


             Madde
192 – (Değişik: 11/5/1988 - 3445/1. md.)


             Kendisine
veya başkasına, para veya diğer bir yarar sağlamak maksadıyla bir gerçek veya
tüzelkişiye zarar verebilecek bir hususu neşir yolu ile veya her ne suretle
olursa olsun açıklama tehdidinde bulunanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
ikimilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.


             Fail,
arzu ettiği para veya diğer bir menfaati elde etmiş ise ceza üçte biri oranında
artırılır.                                                             


 


 


                                                              DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                               Mesken
masuniyeti aleyhinde cürümler


 


 


             Madde
193 –
Bir kimse kendisini oradan çıkartmak hakkını haiz olan birinin rızası hilafında
veya hile ile veya gizlice meskenine veya meskeninin müştemilatına girer veya
rızasiyle girdikten sonra çıkmazsa sahibinin şikayeti üzerine bir aydan altı
aya kadar hapis olunur.


             Eğer
cürüm geceleyin veya eşhas aleyhinde şiddet istimaliyle veya silah ile veya bir
çok kimseler tarafından toplu olarak işlenmiş ise ceza altı aydan üç seneye
kadar hapistir; müddeiumumilikçe resen takibat yapılır.


 


 


 


 


_________________


(1)
188 inci maddenin son fıkrasında yer alan "ayrıca beş yıl genel güvenlik
gözetimi altında bulundurulur." ibaresi ile 191 inci maddenin ikinci fıkrasında
yer alan "buna bir sene müddetle emniyeti umumiye nezareti altında
bulunmak cezası dahi zam ve ilave olunabilir" ibaresi 15/4/1987 tarihli ve
3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle metinden çıkarılmıştır.





106-59


 


             Madde
194 –
Bir memur vazifesini suistimal ederek veya kanunda muayyen olan usul ve şartlar
haricinde olarak aharın mesken veya müştemilâtına girerse üç aydan üç seneye
kadar ve eğer bu işte evin içini araştırmak gibi başka keyfi bir muamele de
yapacak olursa altı aydan üç seneye kadar hapis olunur.


             Eğer
bu fiili hususi bir maksat uğrunda irtikap etmişse ceza müddeti altıda birden
üçte bire kadar artırılır.


             Efradın
ticaretgahları veya idarehaneleri gibi hususi mahaller usulsüz olarak
araştırılırsa fail iki aydan iki seneye kadar hapis olunur.


 


                                                                 BEŞİNCİ
FASIL


                                                 Sırrın
masuniyeti aleyhinde cürümler


 


             Madde
195 –
Bir kimse kendisine gönderilmiş olmıyan bir mektup veya telgrafı veya kapalı
bir zarfı kasten açar veya başka bir şahsın, posta ve telgrafla vâkı açık
muhabere varakası münderecatını anlamak için usül ve nizam hilâfında eline
geçirecek olursa kendisinden otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayi nakti
alınır. Eğer fail bu evrak muhteviyatını ifşa ve telgraf ve telsiz muhaberat ve
telefon mükalematı mahremiyetini ihlal ederek bir zarar husulüne sebep olursa
bir aydan üç seneye kadar hapis olunur.


             Madde
196 –
Bir kimse kendisine gönderilmiş olmıyan posta ve telgraf muhaberesini ortadan
kaldırırsa mezkür muhabere zarflı olupta zarfı açılmamış olsa bile bir seneye
kadar hapse ve otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur.


             Eğer
fiil zararı mucip olmuş ise hapis üç aydan, ağır cezayi nakdi elli liradan az
olamaz.


             Madde
197 –
Bir kimse kendisine gönderilmiş olan bir mektup veya telgrafı gönderenin rızası
hilafında neşir ve işaa eder ve bu yüzden bir zarara sebep olursa otuz liradan
yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur.


             Madde
198 –
Bir kimse resmi mevki veya sıfatı veya meslek ve sanatı icabı olarak ifşasında
zarar melhuz olan bir sırra vakıf olup ta meşru bir sebebe müstenit olmaksızın
o sırrı ifşa ederse üç aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayi nakdiye
mahküm olur.


             Eğer
zarar vakı olmuş ise cezayı nakdi elli liradan az olamaz.


             Madde
199 – Yukarki
maddelerde yazılı cürümler hakkında takibat yapılması alakadar olanların şahsi
davasına bağlıdır.


             Madde
200 –
Posta ve telgraf memurlarından bir kimse memuriyet sıfatını suistimal suretiyle
bir mektup, bir zarf, bir telgraf veya sair açık bir muhabere evrakını zapteder
veya kapalı evrakı açar veya telefon, telgraf mükalemat  ve muhaberatı
mahremiyetini ihlal ederse üç aydan üç seneye kadar hapis olunur.


             Aynı
ceza telgraf, posta, telefon dairesinde müstahdem olup bu sıfatı suistimal
suretiyle muhabere evrakından birini ortadan kaldıranlar hakkında dahi tatbik
olunur. Bu maddede beyan olunan hallerden biri bir zararı mucip olmuşsa fail
altı aydan dört seneye kadar hapsedilir ve üç seneye kadar memuriyetinden
mahrumiyet cezası birlikte hükmolunur.





106-60


 


                                                                 ALTINCI
FASIL


                                           İş
ve çalışma hürriyeti aleyhindeki cürümler


 


             Madde
201 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/2 md.)


             Her
kim cebir ve şiddet yahut tehdit ile sanat veya ticaret serbestisini her ne
suretle olursa olsun tahdit veya menederse üç aydan iki seneye kadar hapis
cezasına mahkum olur.


             Her
kim cebir ve şiddet veya tehdit ile gerek işçiyi ve gerek ticaret veya sanat
sahiplerini veya işverenleri, yevmiyeleri azaltıp çoğaltmaya yahut evvelce
kabul edilen şartlardan başka şartlar altında mukaveleler kabulüne icbar etmek
maksadiyle bir işin tatiline veya nihayet bulmasına sebebiyet verir veya
tatilin devamına amil olursa sekiz aydan beş seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Her
kim yukarıdaki fıkralarda gösterilen maksatların istihsaline matuf olmak üzere,
cebir ve şiddet veya tehdit olmaksızın, işyerini her ne suretle olursa olsun
kısmen veya tamamen işgal ederse bir aydan bir seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır


             Yukardaki
fıkralarda gösterilen fiiller silah ile veya kendini tanınmıyacak bir hale
koyarak veya birkaç kişi tarafından birlikte işlenirse veya ayrıca bir tahribat
meydana getirilmişse yahut mevcut veya mefruz bazı gizli cemiyetlerin husule
getirdikleri tehdit kuvvetinden istifade ile işlenmiş ise; ceza iki misli artırılarak hükmolunur. Ancak hükmolunacak
ceza beş seneyi geçemez.


             Madde
201/a- (Ek: 3/8/2002-47/2 md.) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak
maddî menfaat elde etmek maksadıyla, yabancı bir devlet tâbiiyetinde bulunan
veya vatansız olan veya Türkiye’de sürekli olarak oturmasına yetkili mercilerce
izin verilmemiş bulunan kimselerin Türkiye’ye yasal olmayan yollardan
girmelerini veya ülkede kalmalarını, bu kişilerin veya Türk vatandaşlarının
yasal olmayan yollardan ülke dışına çıkmalarını sağlamaya göçmen kaçakçılığı
denilir.


             Göçmen
kaçakçılığı suçunun faillerine veya böyle bir suça iştirak etmeksizin, daha
önce ülkeye sokulmuş veya girmiş kaçak göçmenleri, maddî menfaat elde etmek
maksadıyla, yasal olmayan yollarla ülkeden çıkaranlara, yasal koşullara
uymaksızın ülkede kalmalarını olanaklı kılanlara, bu maksatla sahte kimlik veya
seyahat belgelerini hazırlayanlara veya temin edenlere ya da bu suçlara
teşebbüs edenlere, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca iki yıldan beş
yıla kadar ağır hapis ve bir milyar liradan az olmamak üzere ağır para cezası
verilir; suçun işlenmesinde kullanılan taşıtlar ve bu fiil nedeniyle elde
edilen maddî menfaatler müsadere edilir.


             Yukarıdaki
fıkralarda yazılı olan suçlar, kaçak göçmenlerin yaşamlarını veya vücut
bütünlüklerini tehlikeye soktuğu veya insanlık dışı veya onur kırıcı muamele
biçimlerine tâbi kılınmalarına neden olduğu hâllerde faillere verilecek
cezalar, yarısı oranında; ölüm meydana gelmiş ise bir kat artırılarak
hükmolunur.


             Yukarıdaki
fıkralarda yazılı suçlar örgütlü olarak işlendiğinde faillere verilecek cezalar
bir kat artırılarak hükmolunur.


             Madde
201/b- (Ek: 3/8/2002-47/2 md.) Zorla çalıştırmak veya hizmet
ettirmek, esarete veya benzeri uygulamalara tâbi kılmak, vücut organlarının
verilmesini sağlamak maksadıyla, tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak,
nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim
olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek
suretiyle kişileri tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren
veya sevk eden, barındıran kimseye beş yıldan on yıla kadar ağır hapis ve bir
milyar liradan az olmamak üzere ağır para cezası verilir.


             Birinci
fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan eylemler var olduğu
takdirde, mağdurun rızası yok sayılır.





106-61


 


             Onsekiz
yaşını doldurmamış çocukların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik
edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk
edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fillerden hiçbirisine
başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.


             Yukarıdaki
fıkralarda yazılı suçlar örgütlü olarak işlendiği takdirde faillere verilecek
cezalar bir kat artırılarak hükmolunur.


 


 


                                                                  ÜÇÜNCÜ
BAP


                                             Devlet
idaresi aleyhinde işlenen cürümler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                   Basit
ve nitelikli zimmet ile devlet alım ve satımlarında menfaat sağlama(1)


 


             Madde
202 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/7 md.)


             Görevi
sebebiyle kendisine tevdi olunan veya muhafaza, denetim veya sorumluluğu
altında bulunan para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer
malları zimmetine geçiren memura altı yıldan oniki yıla kadar ağır hapis ve
meydana gelen zararın bir misli kadar ağır para cezası verilir.


             Yukarıdaki
fıkrada gösterilen cürüm, dairesini aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını
sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenmiş ise faile
oniki yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis ve meydana gelen zararın üç misli
kadar ağır para cezası verilir.


             Zararın,
kovuşturma yapılmadan önce tamamiyle ödenmiş olması halinde yukarıdaki
fıkralarda yazılı cezaların yarısı, ödeme hükümden önce gerçekleştirilmiş ise
üçte biri indirilir.


             Meydana gelen zararın ödenmemesi halinde mahkemece
ödettirilmesine re'sen hükmolunur.


             Bu
fiiller kamu bankaları aleyhine işlenmiş ise faile verilecek ceza üçte bir
oranında artırılır.


             Madde
203 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/8 md.)


             Denetim
görevini ihmal ederek 202 nci maddenin birinci fıkrasında yazılı zimmetin
oluşmasını veya artmasını mümkün kılmış olan kimseye üç aydan iki yıla kadar
hapis ve beşyüzbin liradan ikimilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.


             Fail,
meydana gelen zararın ödenmesinden asıl fail ile birlikte sorumlu tutulur.


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


——————————


(1)  Birinci
fasıl başlığı "Zimmete para geçirme ve ihtilas" iken, 21/11/1990
tarih ve 3679 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile "Basit ve nitelikli zimmet
ile devlet alım ve satımlarında menfaat sağlama" olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.





106-62


 


             Madde
204 – (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.)


             Madde
205 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Bir
kimse Türkiye Devleti hesabına olarak almaya veya satmaya yahut yapmaya memur
olduğu her nevi eşyanın alım veya satımında veya pahasında veya miktarında veya
yapmasında fesat karıştırarak her ne suretle olursa olsun irtikap eylerse on
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır ve zarar
kendisine ödettirilir.


             Madde
206 – (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.)


             Madde
207 – (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.)


             Madde
208 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Devlet
memurlarından her kim, idaresine ve nezaretine memur oldukları işlerde Devlet
için az veya çok eşya veya malzeme alım veya satımında gizli veya aşikar, gerek
doğrudan doğruya kendisi, gerek başkası vasıtasiyle veya ortaklık suretiyle
kendi kazancı için ticaret eder veya imalat yahut inşaatı götürü şekilde
deruhde edenlere ortak olursa üç seneden az olmamak üzere ağır hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Eğer
bu gibi alış verişte komüsyon alınır yahut nakid veya meskükat mubadelesinde
kazanç sağlanırsa ağır hapis cezası beş seneden az olamaz.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                                                         İrtikap


 


             Madde
209 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/9 md.)


             Memuriyet
sıfatını veya görevini kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına
haksız olarak para verilmesine veya sair menfaatler sağlanmasına veya bu yolda
vaatte bulunulmasına, bir kimseyi icbar eden memura altı yıldan az olmamak
üzere ağır hapis cezası verilir.


             Yukarıdaki
fıkrada yazılı cürüm, ikna suretiyle işlenirse faile dört yıldan altı yıla
kadar ağır hapis cezası verilir.


             Memur
Kanunen almaması gereken bir şeyi diğerinin hatasından yararlanarak almış
bulunursa iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.


             Madde
210 – (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.)


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                                          Rüşvet


 


             Madde
211 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/10 md.)


             Ceza
Kanununun tatbikinde memur sayılanların, kanunen veya nizamen yapmaya veya
yapmamaya mecbur oldukları şeyi yapmak veya yapmamak için aldıkları veya
başkalarına aldırdıkları para, hediye ve her ne nam altında olursa olsun
sağladıkları diğer menfaatler ile bu maksatla alıp sattıkları veya ihale
eyledikleri taşınır ve taşınmaz malların gerçek değeri ile verilip alınan bedel
arasındaki fahiş fark rüşvet sayılır.


             Bu
Kanundaki memur tanımı dışında kalsalar dahi, özel kanunlarında belirli
hallerde Devlet memuru sayıldıkları açıklananlar ile bazı yükümlülük ve
sorumlulukları bakımından Devlet memurları gibi cezalandırılacakları
belirtilenlerin yukarıdaki fıkrada gösterilen şekilde sağladıkları her türlü
menfaat de rüşvet sayılır.


             (Ek:
2/1/2003-4782/2 md.) Yabancı bir ülkede seçilmiş veya atanmış olan, yasama
veya idarî veya adlî bir görevi yürüten kamu kurum veya kuruluşlarının memur
veya görevlilerine veya aynı ülkede uluslararası nitelikte görevleri yerine
getirenlere, uluslararası ticari işlemler nedeniyle, bir işin yapılması veya
yapılmaması veya haksız bir menfaatin elde edilmesi veya muhafazası amacıyla,
doğrudan veya dolaylı olarak birinci fıkranın öngördüğü menfaatlerin teklif
veya vaat edilmesi veya verilmesi de rüşvet sayılır.


 


             Madde
212 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/11 md.)


             Kanun
ve nizam hükümlerine göre yapmak zorunda olduğu şeyi yapmak veya yapmamak
zorunda olduğu şeyi yapmamak için rüşvet alan veya bir vaat veya taahhüt kabul
eden kimseye dört yıldan on yıla kadar ağır hapis cezası verilir.





106-63


 


             Cürmün,
yapılması gereken işin yapılmaması veya yapılmaması gereken işin yapılması için
işlenmesi halinde faile beş yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir.


             Yukarıdaki
fıkralarda belirtilen hallerde, memurun mensup olduğu dairenin ilgili bulunduğu
sözleşme veya taahhütlere girişilmiş veya memuriyet, maaş, nişan veya sair
rütbe, derece veya kademeler verilmiş veya kanun ve nizama aykırılık veya hakkı
ihlal eden bir hal meydana gelmiş ise faile altı yıldan onbeş yıla kadar ağır
hapis cezası verilir.


             Yukarıdaki
fıkralarda belirtilen hallerde faile ayrıca, aldığı para ile sağladığı her
türlü menfaat veya vaat veya taahhüt olunan her türlü menfaatlerin miktar veya
değerinin beş misli ağır para cezası verilir.


             Madde
213 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/12 md.)


             211
inci maddede gösterilen kimselere yapmaya mecbur oldukları şeyi yapmamaları
veya yapmamaya mecbur oldukları şeyi yapmaları için rüşvet vaat veya teklif
eden veya veren kimseye kanun ve nizama aykırılığın derecesine ve istenilen
şeyin kısmen veya tamamen yapılmış olup olmamasına göre dört yıldan oniki yıla kadar
ağır hapis cezası verilir.


             Haklı
bir hususun temini için rüşvet veren veya başka yararlar temin eden kimseye,
verdiği para veya temin ettiği menfaatin on katı ağır para cezası verilir.


             Madde
214 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/13 md.)


             Kendisine
rüşvet teklif edilen kimse, emir ve idare yetkisine sahip olanlar ile hakim ve
savcılardan veya resmi daireler tarafından özel bir vazifeyle
görevlendirilenlerden biri veya noter, avukat, dava vekili olduğu takdirde,
kanun ve nizama aykırılığın derecesine göre, rüşvet veren hakkında verilecek
ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.


             Madde
215 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/14 md.)


             Rüşvet
kabul eden kimse, rüşveti almadan önce veya aldıktan sonra ve fakat istenilen
hususu kısmen dahi olsa yerine getirmeksizin ve hakkında tahkikata geçilmeden
keyfiyeti merciine duyurur ve aldığı para ve diğer şeyleri aynen iade ederse
sorumlu olmaz.


             Bunun
gibi, haksız isteğinin yerine getirilmesinden önce durumu merciine duyuran fail
de sorumlu olmaz ve vermiş olduğu para, sair şeyler geri alınarak kendisine
verilir.


             Madde
216 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/15 md.)


             Rüşvete
aracılık eden kimse, rüşveti veren ve alandan hangisinin vasıtası ise onun suç
ortağı sayılır.


             Madde
217 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/16 md.)


             Kanunda
aksine hüküm bulunmayan hallerde, rüşvet olarak verilen para, eşya ve diğer
şeylerin veya bunlarla edinilen mal ve değerlerin müsaderesine hükmedilir.


             Madde
218 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/17 md.)


             Görevine
girmeyen ve yapılması veya yapılmaması hususunda yetkili olmadığı bir işi
yapacağı kanaatini uyandırarak menfaat sağlayan memura bir yıldan beş yıla
kadar hapis ve ikimilyon liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası
verilir.


             Madde
219 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/18 md.)


             202
ilâ 218 inci maddelerde yazılı suçların emir ve idare yetkisine sahip olanlar
ile hakim ve savcılar tarafından işlenmesi halinde verilecek cezalar yarısı
oranında artırılarak hükmolunur.


             Mahkemeler
ile adalet dairelerinde veya sair resmi dairelerde kendilerine kanuni bir görev
verilen veya 211 inci maddede gösterilen kişilerin rüşvet fiilleri, kesin yargı
hükmüne tesir etmiş ise failler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır.


             202
ila 218 inci maddelerde yer alan cürümler dolayısıyla alınan veya verilen
rüşvet veya yararın değeri hafif olduğu takdirde verilecek cezanın yarısı, pek
hafif olduğu takdirde üçte ikisi indirilir.


             Bu
Kanunun 202,205,208,209,212,213,214,216,218 ve 219 uncu maddeleriyle mahküm
olanlara aynı zamanda memuriyetten müebbeten mahrumiyet cezası da verilir.


                Madde 220-
(Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.; Yeniden düzenleme: 2/1/2003-4782/3 md.)


             Bu Fasılda yer alan rüşvet verme suçları,
tüzel kişilerin yetkili temsilcileri tarafından işlendiğinde, bunlar
cezalandırılmakla beraber tüzel kişi hakkında da suçla elde edilen menfaatin
iki katından üç katına kadar ağır para cezasına hükmolunur.


             Madde 221 – 227 – (Mülga: 21/11/1990 -
3679/28 md.)





106-64


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                             Memuriyet
ve mevki nüfuzunu suistimal edenler ve memuriyet


                                                 vazifelerini
yapmıyanlara ait cezalar


 


             Madde 228 – (Değişik: 5/1/1961 - 235/2
md.)


             Devlet memurlarından her kim bir şahıs
veya memur hakkında memuriyetine ait vazifeyi suiistimal ile kanun ve nizamın
tayin ettiği ahvalden başka suretle keyfi bir muamele yapar veya yapılmasını
emreder veya ettirirse altı aydan üç seneye kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu muamelede hususi maksat veya siyasi saik veya sebep mevcut
ise cezası üçte birden yarıya kadar  


artırılır.


             Memuriyetinin icrasında lüzumsuz yere
sert muamelelerle bir şahsın kanun hükmüne veya hükümetin emirlerine itaat
etmemesine sebep olan memur dahi aynı ceza ile cezalandırılır.


             Madde 229 – Memuriyeti
sebebiyle kendisine tevdi kılınan veya ıttılaına müsadif olan vesikalar,
kararlar ve emirleri ve sair tebligatı başkasına ifşa veya neşir ve ilan eden
yahut her nasıl olursa olsun başkalarının vukuf ve ıttılaını kolaylaştıran
memur, altı aydan iki seneye kadar hapis olunur.


             Devletçe neşir ve ilanı matlup olan
kararları kabule şayan mazereti olmaksızın tehir eden memur hakkında da aynı
ceza tatbik olunur.


             Madde 230 – (Değişik: 12/6/1979 - 2248/18
md.)


             Hangi nedenle olursa olsun memuriyet
görevini yapmakta savsama ve gecikme gösteren veya üstünün yasaya göre verdiği
buyrukları geçerli bir neden olmadan yapmayan memur üç aydan bir yıla kadar
hapis ve bin liradan beşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


            Bu savsama ve gecikmeden veya üstünün
yasal buyruklarını yapmamış olmaktan Devletçe bir zarar meydana gelmişse,
derecesine göre altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile birlikte süreli veya
temelli olarak memuriyetten yoksun kalma cezası da hükmolunur.


             Her iki durumda memurun vazifesini
geciktirmesinden veya verilen buyruğu yapmamasından, kişiler herhangi bir
zarara uğramışsa bu zarar ayrıca ödettirilir.


             Madde 231 – Yukarıdaki maddede
yazılı olan terahi veya emri yapmamak hakimler tarafından vakı olduğu surette
bunlar aleyhine iştikai anilhükkam davasının ikamesi için kanuna göre bulunması
lazımgelen şartlar mevcut olduğu halde ihmal veya emri yapmamak fiili vakı farz
olunur.


             Madde 232 – Görülmekte olan bir
davanın tarafeyninden biri hakkında sahabet veya garaz ve menfaata müsteniden
hakimlere emir ve tahakküm veya nüfuz veya iltimas eden kimse birinci ve ikinci
surette iki seneden ve üçüncü takdirde altı aydan az olmamak üzere hapis
olunur. Fail memur ise başkaca müebbeden veya muvakkaten memuriyetten
mahrumiyet cezasiylede cezalandırılır.


             Bu müdahale üzerine dava haksız şekilde
hüküm olunmuş ise ceza üçte biri kadar artırılır.                                                                


             Madde 233 – Yukarıki maddede
yazılan emir ve iltimasa müsteniden hüküm ve karar veren hakimler hakkında dahi
hüküm ve kararının suret ve mahiyetine ve mahkümun hukuku üzerine yaptığı
tesirin derecesine göre iki seneden beş seneye kadar hapis ve hakimlik
hizmetinden müebbed mahrumiyet cezası tatbik olunur.





106-65


 


             Madde 234 – Asker
zabitlerinden veya Devletin umumi kuvvetlerine dahil memurlarla zabıta
memurlarından biri salahiyettar daireden kendilerine kanuna göre verilmiş olan
bir emri, nizama karşı gelerek yapmak istemez ve yapmasını geciktirirse iki
seneye kadar hapis olunur.


             Madde 235 – (Değişik: 7/6/1979 - 2245/3
md.)


             Memurlardan biri görevini yaptığı sırada
görevine ilişkin olarak kamu adına kovuşturmayı gerektiren bir suç işlendiğini
öğrenip de ilgili daireye bildirmede ihmal ve gecikme gösterirse dört aydan iki
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır ve bu cezaya, öğrenilen suçun önemine
göre ayrıca süreli veya süresiz memuriyetten mahrumiyet cezası da eklenir.


             Eğer fail, adli kolluk memurlarından biri
ise verilecek ceza bir yıl hapis cezasından aşağı olamaz ve her halde
memuriyetten süresiz mahrumiyet cezası da hükmolunur.


             Madde 236 – (Değişik: 7/1/1981 - 2370/2
md.)


             Memurlardan veya işçi niteliğini taşımayan
kamu hizmeti görevlilerinden üç veya daha fazla kimse aldıkları karar gereğince
kanun hükümlerine aykırı olarak, memuriyetlerini terk eder veya vazifelerine
gelmezlerse veya vazifelerine gelip de görevlerini geçici de olsa kısmen veya
tamamen yapmazlar yahut yavaşlatırlarsa her biri hakkında dört aydan bir yıla
kadar hapis ve ikibin liradan onbin liraya kadar ağır para cezasiyle birlikte
muvakkaten veya müebbeten memuriyetten  mahrumiyet cezası da hükmolunur.


             Başkaları tarafından alınan karara veya
yayınlanan bildirilere uyarak yukarıdaki fıkrada yazılı fiilleri işleyen
memurlara ve işçi niteliği taşımayan kamu hizmeti görevlilerine de aynı ceza
hükmolunur.


             Bu maddedeki eylemler dernek veya meslek
kuruluşları yöneticilerinin bu yönde aldıkları karar veya yayınladıkları
bildiriler üzerine vuku bulmuşsa, bu kararı alan veya bildiriyi yayınlayanlara
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üçbin liradan onbin liraya kadar ağır para
cezası verilir. Fail memur ise müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezasına da
hükmolunur.


             Madde 237 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1
md.)


             Kanunun evlenmelerini menettiği
kimselerin bu memnuiyetlerini bildikleri halde akidlerini yapan evlenme
memurlarile bu suretle evlenenler ve bunları evlenmiye sevkeden veya
evlenmelerine rıza gösteren veli veya vasileri üç aydan iki seneye kadar
hapsolunurlar.


             Kanuni şartlara riayet etmeksizin evlenme
kağıdı veren memur, bir aydan üç aya kadar hapsolunur.


             Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış
olduğunu gösteren kağıdı görmeden bir evlenme için dini merasim yapanlar
hakkında da bundan evvelki fıkrada yazılı ceza verilir.


             Aralarında evlenme akdi olmaksızın
evlenmenin dini merasimini yaptıran erkek ve kadınlar iki aydan altı aya kadar
hapis cezasile cezalandırılır.


             Erkek evli olduğu takdirde verilecek ceza
altı aydan üç seneye kadar hapistir. Erkeğin evli olduğunu bilen kadına da aynı
ceza verilir.


             Muhtarlar aralarında evlenme akdi yok
iken evlenmenin dini merasimini yaptıklarına muttali oldukları kimseleri
salahiyetli makama bildirmeğe mecburdurlar. Bu hususta ihmal gösterenler beş
liradan yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır ve tekerrürü halinde
ayrıca bir aya kadar hapsolunurlar.





106-66


 


             Madde 238 – Hakimlerle
memurinden her kim memuriyetinin dairesi dahilinde ahalinin zaruri havayicinden
olan hububat, erzak ve sair malzemeleri alıp satarak ticaret ederse yüz liradan
aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdi ve müebbeden memuriyetten mahrumiyet
cezasiyle cezalandırılır.


             Madde 239 – Hazar vaktinde
seferberliğe müteallik vazifelerin ifasında ihmal ve terahisi sabit olan
memurun cezası üçte bir derecesinde artırılır.


             Madde 240 – (Değişik:
12/6/1979-2248/19 md.)


             Yasada yazılı hallerden başka hangi
nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur derecesine göre bir yıldan
üç yıla kadar hapsolunur. Cezayı hafifletici nedenlerin bulunması halinde altı
aydan bir yıla kadar hapis ve her iki halde ikibin liradan onbin liraya kadar
ağır para cezasiyle cezalandırılır. Ayrıca memuriyetten süreli veya temelli
olarak yoksun kılınır.


 


                                                                 BEŞİNCİ
FASIL


                            İmamlar, hatipler,
vaizlerle ruhani reislere müteallik cürümler


 


             Madde 241 – İmam, hatip, vaiz,
rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet
idaresini ve devlet kanunlarını ve hükümet  icraatını takbih ve tezyif ederse
bir aydan bir seneye kadar hapis ve yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile
cezalandırılır veya bunlardan biri hüküm olunabilir.


             Madde 242 – Yukarıdaki maddede
gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan bilistifade hükümetin idaresini ve
kanun ve nizam ve emirleri ve dairelerden birine ait olan vazife ve salahiyeti
takbih ve tezyife veya halkı kanunlara yahut  hükümet emirlerini icraya veya
memuru memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik
edecek olursa üç aydan iki seneye kadar hapse ve ikiyüz liraya kadar ağır
cezayı nakdiye ve müebbeden veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan ve onun
menfaat ve aidatını almaktan memnuiyetine hüküm olunur. İşbu fiiller alanen
yapıldığı takdirde ceza üç seneye kadar hüküm olunabilir.


             Kendi sıfatlarından istifade ederek
kanunlara veya kanuna göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde
bulunmağa bir kimseyi icbar ve ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi
baladaki fıkrada yazılan ceza tertip olunur.


             Bunlardan biri dini sıfatından istifade
ederek evvelki maddede yazılan fiillerden başka bir cürüm işlerse altıda bir
miktarı çoğaltılmak şartiyle o cürüm için kanunda yazılı olan ceza ile mahküm
olur.


             Şu kadar ki kanun işbu sıfatı esasen
nazarı itibara almış ise cezayı çoğaltmağa mahal yoktur.


 


                                                                 ALTINCI
FASIL


                      Hükümet memurları tarafından
efrada karşı yapılacak sui muameleler


 


             Madde 243 – (Değişik: 5/1/1961 - 235/2
md.)


             (Değişik birinci fıkra: 26/8/1999 -
4449/1 md.) Bir kimseye cürümlerini söyletmek, mağdurun, şahsi davacının,
davaya katılan kimsenin veya bir tanığın olayları bildirmesini engellemek,
şikayet veya ihbarda bulunmasını önlemek için yahut şikayet veya ihbarda
bulunması veya tanıklık etmesi sebebiyle veya diğer herhangi bir sebeple
işkence eden veya zalimane veya gayriinsani veya haysiyet  kırıcı muamelelere
başvuran memur veya diğer kamu görevlilerine sekiz yıla kadar ağır hapis ve
sürekli veya geçici olarak kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası verilir.





106-67


 


             Fiil neticesinde ölüm vukua gelirse 452
nci, sair hallerde 456 ncı maddeye göre tertip olunacak ceza üçte birden yarıya
kadar artırılır.


             Madde 244 – Bir kimse hakkında
sahabet fikrine veya garaza müsteniden kanun hilafında hüküm ve karar verdiği
sabit olan hakimler, üç aydan üç seneye kadar hapis ve muvakkaten memuriyetten
mahrumiyet cezasına müstahak olur.


             Madde 245 – (Değişik: 5/1/1961 - 235/2
md.)


             Kuvvei cebriye imaline memur olanlar ve
bilümum zabıta ve ihzar memurları memuriyetlerini icrada ve mafevkinde bulunan
amirinin emrini infazda kanun ve nizamın tayin ettiği ahvalde başka surette bir
kimse hakkında suimuamele veya cismen eza verecek hale cüret eder yahut o
kimseyi darp ve cerheylerse üç aydan beş seneye kadar hapis ve muvakkaten
memuriyetten mahrumiyet cezaları ile cezalandırılır. Eğer işlediği cürüm bu fiillerin
fevkinde ise o cürümlere terettüp eden ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.
(1)


             (Ek
fıkra: 2/1/2003-4778/1 md.) 243 üncü madde ile bu maddede yazılı suçlardan
dolayı verilen cezalar, para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilemez ve
ertelenemez.


             Madde 246 – Hükümet memurları
tarafından bir kimsenin emval ve emlâki cebren iştira ve fuzuli iddia ile
haksız yere zaptolunmak veyahut sattırılmak ve menafii âmme için lüzumu sabit
olmadıkça ve kanunu mucibince behası peşin verilmedikçe tasarruf hakları iptal
olunmak gibi haller vukubulursa o emval ve emlâk aynen ve mevcut olmadığı halde
kıymeti nakden sahibine reddettirilip buna mütecasir olan memur cürmünün
derecesine göre üç aydan iki seneye kadar hapis ve memuriyetten muvakkaten
mahrumiyet cezasiyle cezalandırılır.


             Madde 247 – Memurlardan biri veya
her nevi varidatı Devleti maktuan deruhte edenler ile adamları kanunen ve
nizamen muayyen olan vergi, rüsumat ve sair aidatın miktarından ziyade bir şey
alırlarsa memurlar ile mültezimler altı aydan üç seneye kadar ve adamları altı
aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. Fazla olarak aldıkları para her ne
miktar ise reddedildikten sonra aldıkları paranın bir katı dahi ağır cezayı
nakdi olarak alınır.


             Madde 248 – Bir memur kanunen
tayin olunan mücazatı nakdiyeden maada cerime olarak para ve sair bir şey alır
veya kanunen tahsiline memur olduğu mücazatı nakdiyenin miktarından fazla
olarak bir şey ahzeylerse aldığı şey kendisinden geri alınarak sahibine
verildikten başka bir katı ağır cezayı nakdi alınır ve altı aydan üç seneye
kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Madde 249 – Kanunen ve nizamen
tayin olunun ve ahalice bilicap lüzum görülen umumi hizmetlerden başka hükümet
memurları ve saireden her kim angarya olarak her nevi işte adam kullanırsa buna
mütecasir olan kimseden böyle meccanen kullandığı adamların mahallerince olan
ücreti marufeleri alınarak ashabına teslim ve derecei cürmüne göre altı aydan
üç seneye kadar sürgün cezası tayin olunur. Memur ise muvakkaten memuriyetten
mahrumiyet cezasına müstahak olur.(2)


             Madde 250 – Tebliğ ve ihzar
memurları, askerler, jandarmalar ve zabitler ve umum memurlar gelip geçtikleri
yerlerde ahalinin hanelerine rızaları hilafına konup meccanen yem ve yiyecek
alırlar ise aldıkları her ne ise parası ashabına reddettirildikten başka bir
aya kadar hapsolunurlar.


             Asker ve jandarmanın heyetçe
hareketlerinde bu gibi şeylere cesaret ederlerse aldıkları eşyanın parası
zabitanından alınarak sahiplerine teslim ettirildikten başka altı aydan üç
seneye kadar hapis ile cezalandırılırlar. Eğer bu keyfiyet cebir ve şiddet
icrasiyle vukubulursa cezaları üçte bir derecesinde çoğaltılır.


——————————


(1)    Bu fıkrada yeralan "üç seneye
kadar hapis" ibaresi, 26/8/1999 tarih ve 4449 sayılı Kanun ile "beş
seneye kadar hapis" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)    Bu maddede sözü edilen sürgün cezası 13/7/1965
ve 647 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesiyle kaldırılmıştır.





106-68


 


             Madde
251 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Bir
memur vazife esnasında bir kimse aleyhine bir cürüm işlerse kanunda yazılı
olmıyan hallerde o cürme kanunen terettüp eden ceza üçte birden yarısına kadar
artırılır.


 


                                                                YEDİNCİ
FASIL


                                     Hükümet
memuriyetinin ve unvan ve şerefinin gasbı


 


             Madde
252 – Her kim mülki ve askeri memuriyetlerden birini hilafı nizam ifa veya
ifaya teşebbüs eylerse üç aydan iki seneye kadar hapis ile mücazat olunur.


             Aynı
ceza memuriyetini terk ve tatil emri kendisine resmen bildirilmiş olduğu halde
yine memuriyetinde devam eden memur hakkında üç aydan iki seneye kadar
memuriyetten mahrumiyet cezasiyle birlikte hükmolunur.


             Mahkeme
bu baptaki ilam hulasasının-masarifi mahkümdan alınmak şartiyle cürmün
vukubulduğu veya mahkümun ikamet eylediği vilayet ceridelerinden biriyle neşir
ve ilanını emredebilir.


             Madde
253 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             (Değişik:
7/6/1979 - 2245/4 md.) Her kimse bir rütbe veya  memuriyetin veya bir
mesleğin resmi elbisesini yetkisi olmaksızın açıktan açığa giyer veya hakkı
olmayan nişan veya madalyaları takarsa üç aydan bir yıla kadar hapis ve ikibin
liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Böyle bir elbise giyerek
elbisenin belirlediği meslek ve memuriyetle ilgili işler yapanlara altı aydan
iki yıla kadar hapis ve binbeşyüz liradan üçbin liraya kadar ağır para cezası
verilir. Bu elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir
cürüm işlenirse, yalnız bu eylemden ötürü yukarıdaki cezalar üçte birden yarıya
kadar artırılarak hükmolunur.


             Siyasî
partinin takib ettiği prensiplerin remzi olan alamet ve işaretleri o partinin
şerefini kıracak yerde kullananlarla partiden müsaade almaksızın kitap, gazete,
mecmua veya Matbuat Kanununa göre matbua sayılan diğer şeyler üzerine veya
sinama şeridlerine bunların muhteviyatını partiye mal edici manada koyanlar
altı aya kadar hapis veya on liradan 200 liraya kadar ağır para cezasile
cezalandırılırlar. Bu hususta takibat icrası alakalı siyasi parti Genel
Sekreterliğinin şikayetine bağlıdır.


             Kızılay
Cemiyetine aid alamet ve işaretleri, Kızılay Cemiyetinin rızası olmaksızın her
hangi bir matbua veya evrak ve sair eşya üzerine koymak veya resim veya 
hakketmek veya her ne suretle olursa olsun o alamet ve işaretleri temsil veya
tecessüm ettirmek suretile kullananlar üç aya kadar hapis veya beş liradan yüz
liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılırlar. Bu hususta takibat icrası
Kızılay Cemiyeti Umumi Merkezinin şikayetine bağlıdır.


             (Ek:
7/2/1949 - 5319/1 md.) Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Kurulunun resmi
mühür ve damgası ile dünya yuvarlağı üzerine resmedilmiş iki defne dalı
ortasındaki eskülap sembolünden ibaret alametinin ve (Dünya Sağlık Kurulu)
adının ve bu adın ilk harflerinden müşekkel kısaltmanın ticaret veya her hangi
bir menfaat kastiyle, herhangi bir ticaret ve sanayi müessesesi veya bir kimse
tarafından, bu kurulun rızası olmaksızın, kullanılması, herhangi bir matbua
veya evrak ve   eşya üzerine konması veya temsil ve tecessüm ettirilmesi
yasaktır. Buna aykırı hareket edenler üç aya kadar hapis veya beş liradan yüz
liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.





106-69


 


                                                               SEKİZİNCİ
FASIL


                            Hükümete
karşı şiddet veya mukavemet ve kanunlara muhalefet


 


             Madde
254 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Resmi
meclisler azasından veya Hükümet memurlarından biri hakkında vazifesine
mütaallik bir işi yapmaya yahut yapmamaya icbar için şiddet veya tehdit gösteren
kimse, bir seneden üç seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             (Değişik:
7/6/1979 - 2245/5 md.) Eylem silahla bir kişi tarafından işlenmiş ise iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Eylemin iki veya daha çok  silahlı
kişiler tarafından anlaşarak birlikte veya silahsız ve anlaşma olmasa bile
toplanmış beşten çok kişiler tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza beş
yıldan az olamaz.


             (Ek:
28/9/19 - 1490/4 md.) Her kim birinci fıkrada yazılı olan şahıslardan
birinin vazife gördüğü yeri her ne suretle olursa olsun kısmen veya tamamen
işgal ederek, vazifesine mütaallik bir işin yapılmasına mani olursa altı aydan
üç seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil, cebir ve şiddet veya
tehditle işlenirse bir seneden üç seneye kadar, silahla veya kendini
tanınmıyacak bir hale koyarak yahut birkaç kişi tarafından birlikte işlenirse,
iki seneden beş seneye kadar hapis cezasına hükmolunur.


             Madde
255 – Yukarıdaki maddede yazılı cezalar adli, siyasi veya idari bir heyetin
veya bu heyetler mümessillerinin içtimaını yahut vazife görmelerini men veya
ihlal veya müzakerelerinde nüfuz veya tesir icra etmek üzere şiddet kullananlar
veya tehdit gösterenler hakkında dahi tatbik olunur.


             Madde
256 – Şiddet veya tehdit ile yukarıki maddelerde yazılı olan fiili işlemek
üzere teşekkül eden on veya daha ziyade kimselerden mürekkep bir içtimaa dahil
olanlar bir aydan iki seneye kadar hapsolunur.


             Madde
257 – Yukarıdaki
maddede beyan olunan içtima cürmün silah ile işlenmesi için vaki olmuş ise
hapis üç aydan üç seneye kadardır. Eğer Hükümetin emir ve ihtarı üzerine
dağılırsa içtimaa dahil olanlar hakkında ceza verilemez.


             Madde
258 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Bir
memura veya ona yardım edenlere memuriyetine ait vazifeleri ifa sırasında cebir
ve şiddet veya tehdit ile mukavemet eden kimse altı aydan iki seneye kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


             (Değişik:
7/6/1979 - 2245/6 md.) Eylem silahla bir kişi tarafından işlenmişse iki
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Eylemin iki veya  daha çok silahlı
kişiler tarafından veya silahsız olsa bile toplanmış beşten çok kişiler
tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza üç yıldan beş yıla kadar hapis
cezasıdır.


             Eğer
fiil, kendisini veya akrabasını hapis veya tevkiften kurtarmak maksadiyle vakı
olmuşsa birinci fıkradaki hal için iki aydan altı aya, ikinci fıkrada yazılı
hal için dört aydan bir seneye kadar hapis cezası verilir.


             Eğer
memur haiz olduğu salahiyet hududunu tecavüz ederek veya keyfi hareketlerle bu
muameleye sebebiyet vermiş ise fail hakkında geçen maddelerdeki ceza dörtte
bire kadar indirileceği gibi icabına göre ceza büsbütün de kaldırılabilir.


             254,
255, 256 ve 257 nci maddelerle yukarki fıkralarda yazılı fiiller, İcra
Vekilleri Heyetinden bir vekil aleyhinde işlenirse tayin edilecek ceza yarı nispette
artırılarak hükmolunur.


             Madde
259 – Ceza Kanunu itibariyle akrabadan murat, karı koca ile usul ve füru ve
kardeş ve kız kardeş ve amuca ve dayı ve hala ve teyzelerle yegenler ve bunlar
derecesindeki sıhri akrabadır.





106-70


 


             Madde
260 – Kanun ve nizam hükümlerinden birinin icrasına muhalefet için nüfuz ve
müessir kuvvet sarfedenler bir seneye kadar hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
261 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/5 md.)


             Kanun
ve nizamlara aykırı olarak mektep veya dersane açanlar, açılan mektep veya
dershane kapatılmakla beraber altı aydan iki seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Ruhsatsız
öğretmenlik edenlerle bunları istihdam eyliyenlere de aynı ceza verilir.


             Mükerrirler
hakkında verilecek ceza bir sene hapisten aşağı olamaz.


             Madde
262 –
Camiler etrafındaki mezarlıklarla kiliseler avlu ve derunlarına ve meskün
mahaller civarında bulunan kabristanlara ve ölü defnine mahsus  olan
mahallerden maada yerlere ruhsatsız ölü defneden veya ettiren kimse bir aydan
altı aya kadar hapis veya otuz liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi
ile mahküm olur.


             Madde
263 –
Kolera ve sair bulaşık hastalıklardan musab veya vefiyat zuhur eden ev ve sair
mahallerin kordon altına alınmasına dair Hükümetçe verilen emirlere ve yapılan
icraata fiilen mümanaat edenler hareketlerinin derecesine göre bir aydan bir
seneye kadar hapsolunur.


             Madde
264 – (Değişik: 7/6/1979 - 2245/7 md.)


             Her
kim ait olduğu merciden ruhsat almaksızın dinamit veya bomba veya buna benzer
yıkıcı veya öldürücü alet veya barut ve benzeri ateşli ecza yapar veya bunları
yabancı bir ülkeden Türkiye'ye sokar veya sokmaya aracı olur veya ülke içinde
bir yerden diğer bir yere götürür veya yollar veya götürmeye bilerek aracılık
ederse, beş yıldan sekiz yıla kadar hapsolunur ve kendisinden onbeşbin liradan
altmışbin liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Birinci
fıkradaki eylemleri işlemek amacı ile teşekkül vücuda getirenlerle yönetenler
veya teşekküle mensup olanlar tarafından sözü geçen fıkrada yazılı suçlar
işlenirse failler hakkında on yıldan onbeş yıla kadar ağır hapis ve ellibin
liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.


             İkinci
fıkradaki hal dışında, iki veya daha çok kimselerin toplu olarak birinci
fıkrada yazılı suçları işlemeleri halinde sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır
hapis ve yirmibeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası
hükmolunur.


             Birinci
fıkrada yazılı eylemleri işlemek amacıyla iki veya daha çok kimselerin önceden
anlaşıp birleşmeleri teşekkül sayılır.


             Ruhsatsız
bu gibi şeyleri taşıyanlar veya bulunduranlar veya satanlar veya satmaya
çalışanlar veya alanlar üç yıldan beş yıla kadar ağır hapis, onbin liradan
yirmibin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu şeylerin cins ve
miktar itibariyle vahamet göstermesi halinde beş yıldan sekiz yıla kadar ağır
hapis ve yirmibeşbin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası hükmolunur.
Mahkemece bunların cins ve miktarının önemsiz sayılması ve failin meslek,
kişilik ve ahlaki eylemleri yönünden tehlikesiz sayılması halinde hükmolunacak
ceza bir aydan bir yıla kadar hapis ve bin liradan üçbin liraya kadar ağır para
cezasıdır.


             Birinci
fıkrada yazılı şeyleri, meskün yerde veya çevresinde yada halkın gelip geçtiği
bir yerde ateşleyenler veya patlatanlar yahut bırakanlar, eylemleri daha ağır
bir cezayı gerektirmediği takdirde beş yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezası
ve onbin liradan az olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılırlar. Suçun
halkın toplu olarak bulunduğu yerlerde veya kamu hizmetlerinin görülmesine
ayrılmış binalarda işlenmesi halinde, suç daha ağır bir cezayı gerektirse bile
ayrıca bu eylemden dolayı aynı cezaya hükmolunur.





106-71


 


             Her
kim korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde her ne amaç ve nedenle olursa
olsun, meskün bir yerde veya çevresinde veya özel veya resmi veya genel
yapılara ya da her türlü taşıt araçlarına ya da halkın toplu olarak
bulundukları diğer yerlere silahla ateş ederse, eylem başka bir suçu oluştursa
bile ayrıca iki yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve beşbin liradan az olmamak
üzere ağır para cezasıyla cezalandırılır.


             Yukarıdaki
iki fıkrada yazılı eylemler, iki veya daha çok kişi tarafından birlikte veya
taşıt aracı veya suçun icrasını kolaylaştırıcı başkaca araçlar kullanarak
işlenirse cezalar üçte birden yarıya kadar artırılarak hükmolunur.


             Madde
265 – (Değişik: 10/6/1949-5435/1 Md.; Mülga: 7/12/1988-3506/10 md.)


 


                                                            DOKUZUNCU
FASIL


                                           Resmi
sıfatı  haiz olanlar aleyhinde cürümler


 


             Madde
266 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/7 md.)


             Bir
kimse resmi sıfatı haiz olan bir memurun huzurunda ve ifa ettiği vazifeden
dolayı şeref veya şöhretine veya vakar ve haysiyetine kavlen veya fiilen
taarruz ve hakarette bulunursa, aşağıda gösterilen suretlerle cezalandırılır:


             1.
Hakaret ve taarruz asker veya jandarma efradından veya iki veya üçüncü
bendlerde mezkür memurlardan gayrı memurinden biri aleyhinde ise iki aydan
sekiz aya kadar hapis ve ikiyüz elli liradan beşyüz liraya kadar ağır para
cezası ile mahküm edilir.


             2.
Hakaret ve taarruz asker veya jandarma subaylarından veya polis komiserlerinden
veya amirlerinden yahut il genel meclisi veya belediye meclisi üyelerinden biri
aleyhinde ise üç aydan iki seneye kadar hapis ve beşyüz liradan bin liraya
kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


3.
Hakaret ve taarruz Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ile temsil sıfatını
veya emir ve idare salahiyetini haiz rüesadan veya hakim ve Cumhuriyet 
Savcılariyle bunların yardımcıları veya sorgu hakimlerinden biri aleyhinde vaki
olursa altı aydan otuz aya kadar hapis ve bin liradan iki bin liraya kadar ağır
para cezası ile cezalandırılır.


             Eğer
birinci fıkradaki hakaret fiili maddei mahsusa  tayin ve isnadiyle vaki olursa:


             Bir
numaralı benddeki halde beş aydan üç seneye kadar hapis ve beşyüz liradan üç
bin liraya kadar ağır para cezasına;


             İki
numaralı benddeki halde altı aydan üç seneye kadar hapis ve bin liradan üç bin
liraya kadar ağır para cezasına;





106-72


 


             Üç
numaralı benddeki halde yedi aydan üç seneye kadar hapis ve bin beş yüz liradan
üç bin liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.


             (6
ve 7 nci fıkralar iptal: Ana. Mah.nin 19/12/1972 tarihli ve E. 19/50, K.
1972/60 sayılı Kararı ile.)


             (Ek:
7/1/1981 - 2370/3 md.) Bu maddede yazılı taarruz ve hakaret fiilinin resmi
sıfat ve memuriyet sona ermiş olsa bile ifa edilen görevden dolayı ve huzurda
işlenmesi halinde de yukarıdaki fıkralar ve bentlerdeki cezalara hükmolunur.


             Madde
267 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Yukarıki
madde de beyan olunan fiiller bir vazifenin ifasından dolayı olmayıp da vazife
esnasında vaki olursa tayin olunacak ceza üçte birinden yarısına kadar indirilir.


             Madde
268 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Bir
kimse kavlen veya fiilen her ne suretle olursa olsun adli, idari, siyasi veya
askeri resmi bir heyet huzurunda veya bir hakimin duruşma yaptığı sırada veya
duruşmaya mütaallik karar ve hükmün tefhimini mütaakıp şeref ve haysiyetine
veya vakarına tecavüz ve hakarette bulunursa altı aydan üç seneye kadar hapis
cezasına mahküm edilir.


             Eğer
fiil maddei mahsusa tayin ve isnadiyle vakı olursa verilecek hapis cezası sekiz
aydan aşağı olamaz.


             266
ncı madde ile bu maddede beyan olunan fiiller bu iki maddede gösterilen heyet
veya memurlara hitap edilen veya hitap edildiği anlaşılan telgraf, telefon,
mektup, resim veya herhangi bir yazı vasıtası ile işlendiği takdirde de aynı
ceza verilir.


             (Ek
Fıkralar: 28/9/19 - 1490/8 md.)


             Hakaret
ve taarruz birinci fıkrada gösterilen heyetlerin sıfat veya hizmetinden dolayı
umuma neşir veya teşhir olunmuş yazı veya resim veya sair neşir vasıtalariyle
işlenmiş olursa, fiilin mahiyetine göre birinci veya ikinci fıkralarda yazılı
olan cezalar yarısı nispetinde artırılarak hükmolunur.


             Sıfat
veya hizmetinden dolayı vaki hakaret ve taarruz, birinci fıkrada gösterilen
heyetlerin gıyabında alenen işlenmiş olursa, fiilin mahiyetine göre birinci
veya ikinci fıkralarda yazılı olan cezaların yarısı hükmolunur. Bu fıkradaki
suçun tekevvünü için 153 üncü maddedeki aleniyet şarttır.


             Madde
269 –
Geçen maddelerde muharrer taarruz ve hakaretler, cebir ve şiddet ve tehdit ile
icra olunmuş ise ceza bir misli artırılır.


             Madde
270 –
Geçen maddelerde muharrer cürümlerin faili hakaret ve taarruz eylediği
şahıslara isnat ettiği ef'al ve evsafın şayi ve mütevatır olduğunu ispata
kalkışırsa bu talebi katiyen kabul olunmaz.


             Madde
2 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             (Değişik:
7/1/1981 - 2370/4 md.) Her kim resmi sıfatı haiz olan bir memura vazifesini
icra ederken veya resmi sıfat ve memuriyeti sona ermiş olsa bile icra ettiği
vazifeden dolayı cismen eza verecek veya hastalığını mucip olacak müessir bir
fiil işlerse 456 ncı maddeye göre verilecek cezalar aşağıda gösterilen
suretlerle artırılır.


             1.
Eğer memur 266 ncı maddenin 1 inci bendinde gösterilen kimselerden ise ceza
üçte birden yarıya kadar, 2 nci bendinde gösterilen kimselerden ise bir misli
ve 3 üncü bendinde gösterilen kimselerden ise iki misli artırılır.


             2.
Eğer fiil 268 inci maddede yazılı hal ve zamanlarda işlenmiş olursa fiilin
istilzam ettiği cezaya üç misli zammolunur.


             Hiçbir
halde yapılacak zam altı aydan aşağı olamaz. Bu maddede yazılı hallerde takibat
şikayete bağlı değildir.





106-73


 


             Madde
272 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Eğer
memur memuriyeti hududunu tecavüz ederek veya keyfi hareketleriyle geçen
maddelerde beyan olunan fiillerin vukuuna sebebiyet vermişse ceza dörtte bire
kadar indirileceği gibi icabına göre büsbütün de kaldırılabilir.


             Madde
273 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Kanunun
hususi hükümler ile tasrih eylediği ahvalin haricinde her kim Büyük Millet
Meclisi azası ile temsil sıfatını ve emir ve idare salahiyetini haiz rüesadan
veya diğer Devlet memurlarından biri aleyhine sıfat ve hizmetlerinden dolayı
bir cürüm işlerse o cürüm için kanunen muayyen olan ceza altıda birden üçte
bire kadar artırılır.


             (2., 3. ve
4 üncü fıkralar Mülga: 5/1/1961 - 235/1 md.)


 


                                                                ONUNCU
FASIL


                          Mühür
fekki ve Hükümetin muhafazasında bulunan eşyayı çalmak


 


             Madde 274 – Bir kimse kanuna
yahut Hükümetin emrine tevfikan bir şeyin muhafazasını yahut aynen
mevcudiyetini temin için vazolunan mührü fekkederse üç aydan iki seneye kadar
hapis cezasına ve kırk liraya kadar ağır cezayı nakdı itasına mahkum olur.


             Eğer bu fiil, mühür vazını emir veya icra
etmiş olan memur yahut resmen mühür altına alınan bir şeyi muhafaza etmek yahut
yanında bulundurmak vazifesiyle mükellef olan kimse tarafından işlenmiş ise bir
seneden dört seneye kadar hapis cezası ve otuz liradan yüz elli liraya kadar
ağır cezayı nakdi tayin olunur.


             Eğer cürüm, memur veya muhafızın
müsamahası ve dikkatsizliği neticesi olarak vukua gelmiş ise bunlar hakkında
otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi hükmolunur.


             Madde 275 – Bir kimse cürmü
teşkil eden ecsam ve eşyayı ve o sıfatı haiz bulunmak itibariyle Hükümet
dairelerinde saklanan evrak ve vesikaları veya mahkemelere ve resmi dairelere
tevdi olunan veya bir memurun memuriyeti icabınca yanında bulunan senetleri ve
sair mühim evrakı ortadan kaldırır veya bozar ve yok eder yahut tahrif veya
tağyir eylerse bir seneden üç seneye kadar hapsolunur.


             Eğer bu cürmün faili memuriyeti
iktizasınca bu ecsam ve eşyayı yahut evrak ve vesikaları elinde bulundurmak
vazifesiyle mükellef bulunan memurun kendisi ise iki seneden beş seneye kadar
hapis ve muvakkaten memuriyetten mahrumiyet cezaları ile cezalandırılır ve eğer
bundan dolayı vukua gelecek zarar hafif olur ve fail bu ecsam ve eşya ve evrak
ile vesika ve senetlerden kendisi için bir güna fayda istihsal etmezden ve
hakkında takibata başlanmazdan evvel onları değiştirmeksizin iade ve teslim
ederse birinci surette altı aydan iki seneye kadar hapsolunur; ikinci surette
bir seneden dört seneye kadar hapis ve muvakkaten memuriyetten mahrumiyet
cezaları hükmolunur.


             Madde 276 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1
md.)


             Bir kimse muhafaza edilmek üzere
kendisine resmen teslim olunan merhun veya mahcuz veya her hangi bir sebeple
vaz'ıyed edilmiş olan malları kendisinin veya başkasının menfaati için saklar,
sahibine veya başkalarına verir veya tebdil veya lazımgelenlere teslimden
imtina ederse üç aydan iki seneye kadar hapis ve otuz liradan üç yüz liraya
kadar ağır para cezasile cezalandırılır.


             Eğer suçlu merhun veya mahcuz veya her
hangi bir sebeple vaz'ıyed edilmiş olan eşyanın sahibi ise verilecek ceza bir
seneye kadar hapis ve on liradan yüz elli liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Eğer cürüm muhafızın ihmalinden veya
tedbirsizliğinden ileri gelmiş ise muhafız hakkında beş liradan yüz liraya
kadar ağır para cezası hükmolunur.





106-74


 


             Eğer eşyanın kıymeti az ise veya cürmün
faili eşyayı veya bedelini takibata başlamazdan evvel geri verirse ceza altıda
birden üçte bire kadar indirilir.


             Madde 277 – Bu fasılda
zikrolunan fiiller, cebir ve şiddet kullanmak veya tehdit suretiyle veya
silahlı ve birden ziyade kimseler tarafından işlenirse ceza, üçte biri miktarı
artırılır.


 


                                                              ON
BİRİNCİ FASIL


                            Devlet memurlarına intisap
iddiasiyle menfaat temin eyliyenler


 


             Madde 278 – (Değişik: 5/1/1961 - 235/2
md.)


             Her kim olursa olsun resmi meclisler
azasından yahut Devlet memurlarından biri nezdinde hatırı sayıldığını yahut
onlarla münasebeti bulunduğunu iddia ederek haklarında vuku bulacak tavassutta
medarı teşvik yahut mükafat olmak üzere yahut aza veya memurun himayesine
mukabil onlara verilmek veya onlara verilmesi lazım gelen hediye veya mükafata
sarf olunmak bahanesiyle kendi yahut başka bir kimse hesabına para veya sair
menfaat alır veya kabul eder veya bunların verilmesine vaad alırsa bir seneden
beş seneye kadar hapis olunur ve bin liradan az olmamak üzere temin veya vaad
olunan menfaatin üç misli ağır para cezası alınır.


             Fail milletvekili veya siyasi parti
kademelerinde fiili vazife almış olduğu takdirde yukarıdaki cezalar üçte birden
yarıya kadar artırılarak hükmolunur. Ayrıca faile amme hizmetlerinden memnuiyet
cezası da verilebilir.


             Fail, Devlet memurlarından ise cezasına
müebbeten memuriyetten mahrumiyet cezası ilave olunur.


 


                                                               ON
İKİNCİ FASIL


                                            Geçen
fasıllar arasında müşterek hükümler


 


             Madde 279 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1
md.)


             Ceza Kanununun tatbikatında :


             1 - Devamlı veya muvakkat surette teşrii,
idari veya adli bir amme vazifesi gören Devlet veya diğer her türlü amme
müesseseleri memur, müstahdemleri;


             2 - Devamlı veya muvakkat, ücretsiz veya
ücretli, ihtiyari veya mecburi olarak teşrii, idari veya adli bir amme vazifesi
gören diğer kimseler memur sayılır.


                    Ceza
Kanununun tatbikatında amme hizmeti görmekle muvazzaf olanlar:


             1 - Devamlı veya muvakkat surette bir
amme hizmeti gören Devlet veya diğer amme müessesesinin memur ve müstahdemleri;


             2 - Devamlı veya muvakkat, ücretli veya
ücretsiz ihtiyari veya mecburi surette bir amme hizmeti gören diğer
kimselerdir.


             Madde 280 – Memuriyet sıfatı
kanuna göre cürmü teşkil eden anasırdan veya cürmün esbabı müşeddidesinden
addolunduğu yerlerde memurdan bu sıfatın zail olmuş bulunması veya cürmün vukuu
esnasında vazifesini ifa halinde bulunmaması bu kaidenin tatbikına mani
değildir.


             Madde 281 – Bir kimse cürüm
işlemek için haiz olduğu memuriyete ait kuvvet ve vasıtaları kullandığı
takdirde eğer kanun esasen memuriyet sıfatını nazarı itibara almamış ise
irtikap olunan cürüm için tayin olunacak ceza altıda birden üçte bire kadar
tezyit olunur.


 


                                                               DÖRDÜNCÜ
BAP


                                                          Adliye
aleyhinde cürümler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                         Kanunen ifası
lazım gelen bir hizmetten imtina


 


             Madde 282 – (Değişik: 11/6/1936 -
3038/1 md.)


             Her kim
adliye makamları tarafından şahid, ehlivukuf, veyahut tercüman sıfatile davet  olunup da asılsız bir sebebi ileri
sürmek suretile icabet mecburiyetin-





106-75


 


den vareste tutulmuş veya icabet etmekle beraber
şehadet etmekten veya ehlivukuf veya tercümanlık vazifesini ifadan istinkaf
eylemiş bulunursa altı aya kadar hapse veya on liradan yüz liraya kadar ağır
para cezasına mahküm olur.


             Fail ehli vukuftan ise mahkümiyet
neticesi olarak hapis müddetine müsavi bir zaman için meslek ve sanatın tatili
cezasına dahi mahküm olur.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                                    Suç
tasnii ve resmi mercileri iğfal


 


             Madde 283 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1
md.)


             Vuku bulmadığını bildiği bir suçu
Adliyeye veya keyfiyeti Adliyeye tevdie mecbur olan bir makama veya kanuni
takib yapacak veya yaptırabilecek bir mercie vuku bulmuş gibi ihbar ile yahut
vaki olmıyan bir suçun eserlerini takibata mübaşeret olunabilecek derecede
uyduran kimse 30 aya kadar hapis cezasına mahküm olur.


             Adliye huzurunda sahte olarak bir suç
işlediğini yahut bu suça iştirak eylediğini söyliyen kimse hakkında dahi aynı
ceza tertib olunur.


             Madde 284 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1
md.)


             Başkasının yerine kendini koyarak
hapishaneye giren şahıs bir aydan bir seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                                           İftira


 


             Madde 285 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1
md.)


             Her kim Adliyeye veya keyfiyeti Adliyeye
tevdie mecbur olan bir makama veya kanuni takib yapacak veya yaptırabilecek bir
mercie ihbar veya şikayette bulunarak suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye bir
suç isnad eder yahut o kimse aleyhinde böyle bir suçun maddi eser ve
delillerini uydurursa isnad eylediği suçun nevi ve mahiyetine ve uydurduğu
delillerin kuvvetine göre üç aydan üç seneye kadar hapsolunur.


             Bu isnad kendine iftira olunan kimsenin
tevkifi gibi şahsi hürriyeti bağlıyan bir halin hudusuna sebep olmuşsa müfteri
hakkında bir seneden beş seneye kadar hapis cezası hükmolunur.


             Kendine iftira olunan kimse hakkında üç
seneden fazla şahsi hürriyeti bağlıyan bir ceza ile mahkümiyeti mutazammın bir
hüküm sadır olmuşsa müfteri hakkında on beş seneyi geçmemek üzere aynı ceza
hükmolunur.


             Eğer mağdurun mahkumiyeti müebbed ağır
hapis ise müfteri on beş seneden aşağı olmamak üzere ağır hapisle
cezalandırılır.


             (Değişik: 21/11/1990 - 3679/19 md.) Eğer
mağdurun mahkümiyeti ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ise, müfteri
müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılır. (1)


             (Altıncı fıkra mülga: 21/11/1990 -
3679/28 md.)


             Yukarıdaki fıkralarda yazılı olan suç
faili mağdur hakkında takibat yapılmadan evvel bu isnadatından rücu eder veya
uydurduğunu itiraf ederse yukarıda yazılı cezaların altıda biri hükmolunur ve
ceza müebbed ağır hapis ise on sene ağır hapse indirilir ve isnaddan rücu veya
tasniin itiraf olunması takibata başlandıktan sonra vaki olursa asıl cezanın
üçte ikisi indirilir ve müebbed ağır hapis yerine 24 sene ağır hapis cezası
tayin olunur. Tasni veya iftira, kabahat ef'aline taallük ederse bu madde ile
283 üncü maddede tesbit olunan cezalar yarıya kadar indirilir.


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                                   Yalan
şahitliği ve yalan yere yemin


             Madde 286 – Yemin   ettirerek   şahit   veya   ehlihibre  
istimaına   salahiyettar olan   bir memur   veya   heyet   huzurunda  
şehadet   ederken   yalan    söyleyen   veya    hakikatı


–––––––––––––


(1)   
Bu fıkrada  yer alan "idam" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


106-76


 


inkar
yahut isticvap olunduğu hususat hakkında malümatı az veya çok ketmeyleyen kimse
üç aydan üç seneye kadar hapis ile mücazat olunur.


             Eğer
fiil üç seneden fazla hürriyeti tahdit eden cezayı müstelzim bir cürmün tahkik
ve muhakemesi esnasında vakı olmuş ise cezası üç seneden on seneye kadar ağır
hapistir.


             (Değişik:
21/11/1990 - 3679/20 md.) Eğer yalan şahadet, bir kimseye müebbet hapis
cezası verilmesi sonucunu doğurmuş ise, faile verilecek ceza onbeş seneden
aşağı olamaz ve               ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına
mahkûmiyet halinde ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir. (1)


             Eğer
yeminsiz şahadet edilmişse ceza müddeti yarısına kadar indirilir.


             Madde
287 – Bir kimse hukuk davalarında müddei yahut müddeaaleyh sıfatını haiz
olduğu halde yalan yere yemin ederse altı aydan üç seneye kadar hapis olunur ve
otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır ve muvakkaten hidematı
ammeden memnuiyet cezasiyle cezalandırılır. Eğer fail bu dava hakkında bir
karar verilmezden evvel yeminden dönerse hapis cezası bir aydan altı aya
kadardır.


             Madde
288 –
Yalan yere yemin veya şahadet eden şahıs:


             1 - Hakikatı beyan ettiği takdirde
kendisini veya akrabasından birini hürriyet ve namusca behemehal fahiş bir
zarara maruz kılması muhtemel olan,


             2 - Kendi tarafından beyan olunan zati
vasıflara nazaran şahit sıfatiyle celbi iktiza etmiyen yahut o şahsın ceza
davasında şahit ve ehli hibre ve mütercim olmaktan istinkafa hakkı olduğu halde
mahkemece kendisine bu hakkı ihtar edilmemiş bulunan,


             Kimselerden ise yukarıki maddede mezkür
olan cezalardan muaftırlar.


             Eğer bunların yalan şahadeti diğer bir
şahsi takibata yahut mahkumiyete maruz kılarsa yukarıdaki maddelerde yazılı
cezalar, yarısından üçte ikisine indirilir.


             Madde 289 – Bir
kimse ceza tahkikat veya muhakematı esnasında şahadet ettikten sonra iş lüzum
veya meni muhakeme kararnamesi ile bitmezden veya muhakeme hitam bulmazdan veya
yalan şahadet hadisesindan dolayı muhakeme başka güne talik olunmazdan evvel bu
şahadetten rücu ile hakikatı söylerse 286 ncı maddede beyan olunan fiilden
dolayı cezadan muaftır.


             Eğer rücu beyan olunan zamanlardan sonra
olur, yahut bir hukuk davasının muhakemesi esnasında vukua gelmiş olan yalan
şahadete mütaallik bulunur ise bu şahadetin vukubulduğu dava hakkında
mahkemeden karar çıkmazdan evvel zuhura gelmiş olmak şartiyle bu baptaki ceza
üçte birinden yarısına kadar indirilir.


Eğer bu şahadet bir şahsın tevkifini yahut hakkında
fahiş bir zararı mucip olmuşsa cürüm failinin göreceği ceza bu maddenin birinci
kısmında yazılı hallerde üçte bir ve ikinci kısmında yazılı olan hallerde
altıda bir derecesinde azaltılır.


             Madde 290 – Geçen
maddeler ahkamı, adliye huzuruna davet olunarak hakikata mugayir rey ve malümat
veren ehli hibre ile ifadeleri hakikate mugayir surette beyan ve tercüme eden tercümanlar
hakkında dahi tatbik olunur.


             Ehlihibre hakkında muvakkaten hıdematı
ammeden memnuiyet cezası silk ve sanatın tatili cezasını dahi şamil olabilir.


             Madde 291 – Bir kimse 286 ncı maddede yazılı olan cürmü
işletmek için para vermek veya sair
menfaat göstermek veya vait ve teşvik veya tehdit veya hile ve desise ile veya
nüfuz kullanmak suretiyle şahit veya ehli hibre yahut tercüman tedarik  ederek 
yalan şahadeti işletmiş ve hilafı vaki rey beyan ve tercümanlık ifa


–––––––––––––


(1)    Bu fıkrada  yer
alan "ölüm" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.





106-77


 


ettirmiş ise 286 ncı maddenin birinci fıkrasında
muayyen olan hallerde bir aydan bir seneye kadar, ikinci fıkrasındaki hallerde
üç seneden beş seneye kadar hapis, üçüncü fıkrasında yazılı hususatta on
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır. Yalancı şahit
ve o makuleden ehli hibre ve tercüman tedarik eden kimsenin onlara mükafaten
verdiği şeyler müsadere olunur.


             Bir kimse bu suretlerle şahit veya ehli
hibre yahut tercüman tedarikine yalnız teşebbüs etmiş bulunursa geçen
fıkralarda yazılı olan cezalar üçte bire indirilir.


             Madde 292 – Yukarıki maddede
yazılı olan cürmün faili bizzat maznunu aleyh yahut yakın akrabasından biri
olduğu halde, diğer bir şahsı takibata veye mahkumiyete maruz kılmamış olmak
şartiyle, mezkür maddede tayin olunan cezalar yarısından üçte ikisine kadar
indirilir.


             Madde 293 – (Değişik: 11/6/1936
- 3038/1 md.)


             289 uncu maddede yazılı olan suret ve
zamanlarda yalan şahidler şehadetlerinden ve ehli hibre ve tercümanlar dahi
hilafı hakikat olan rey ve tercümelerinden rücu ettikleri takdirde bunları
tedarik edenler hakkında 291 inci maddede muayyen cezalar altıda birinden üçte
birine kadar indirilir.


 


                                                                 BEŞİNCİ
FASIL


                                                Avukat
ve dava vekillerinin sui istimali


 


             Madde 294 – Avukat
veya dava vekili hasım tarafiyle uyuşarak veya sair hile ve desiselere sülük
ederek kendisine verilen davaya zarar iras eyler yahut aynı davada hasım
tarafına da yardım ederse üç aydan otuz aya kadar hapis ve meslekin tatiline
dahi şamil olmak üzere muvakkaten hıdematı ammeden memnuiyet cezalariyle
beraber otuz liradan iki yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Eğer avukat veya dava vekili aynı davada
bir tarafa vekalet ettikten sonra o vekaletten çe-kilerek diğer tarafın
vekaletini deruhte veya o tarafa yardım ederse altı aya kadar hapsolunur veya
otuz liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


             Madde 295 – Kabul
ettiği bir davada şahidin veya ehli hibre veya tercümanın veya müddeiumuminin
ve karar verecek hakimin sahabetini istihsal etmek veyahut bunlara mükafat
eylemek bahanesiyle müekkilinden para ve sair eşya alan avukat ve dava vekili iki
seneden beş se-neye kadar hapse ve iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye ve
meslek ve sanata dahi şamil olmak üzere muvakkaten hıdematı ammeden memnuiyet
cezasına mahküm olur.


 


                                                                 ALTINCI
FASIL


                     Cürüm
işleyenleri saklamak ve cürümün delillerini yok etmek cürümleri


 


             Madde 296 – (Değişik: 28/9/19
- 1490/9 md.)


             Her kim hapis  cezasından  aşağı 
olmıyan  cezayı müstelzim bir cürüm işledikten sonra bu cürmün icrasında
faillerle evvelce itifak  etmiş ve  cürmü neticelendirmekte yardımı dokunmuş
olmaksızın, bir kimsenin o cürümden istifadesini  temine veya Hükümetçe icra
olunacak tahkikatı yanlış yola sevk etmeye yahut Hükümetin  araştırmalarına
veya hükmün icrasına karşı faili gizlemeye yardım eder yahut  hakkında yakalama
veya  tevkif müzekkeresi çıkarılmış olan bir kimsenin
saklı bulunduğu yeri  bildiği  halde  yetkili mercilere derhal haber vermezse
veya her kim  bu   cezaları   istilzam  eden   bir  cürmün eser ve delillerini
yok eder yahut bunları bir   suretle   
değiştirir   veya  bozarsa,   hapis   cezasını   gerektiren  suçlarda   altı  
aydan





106-78


 


iki yıla kadar, ağır hapis cezasını gerektiren
suçlarda iki seneden dört seneye, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasını
gerektiren suçlarda da üç seneden beş seneye kadar hapis cezasına mahkum olur.
Şu kadar ki, bu ceza müddeti asıl cürüm için kanunda tayin edilen cezanın üçte
birini geçemez. Sair fiillerden dolayı tertip olunacak ceza beş yüz liradan bin
liraya kadar ağır para cezasıdır. (1)


             Bu fiili usul veya füruunun, karı veya
kocasının yahut kardeşinin lehine olarak işliyen kimseye ceza verilmez.


             Madde 297 –
Maktulün cesedini saklayan veya saklatan veya Hükümete haber vermeksizin ve
keşfolunmaksızın gömen veya gömdüren kimseler üç aydan bir seneye kadar hapis
ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdı ile cezalandırılır.


 


                                                                YEDİNCİ
FASIL


                                      Tevkifhane
ve hapishaneden firar ve firara vesatat


 


             Madde 298 – (Değişik: 7/1/1981 -
2370/5 md.)


             Bir kimse bir suçtan dolayı kanun
dairesinde tutuklandıktan sonra kaçarsa iki aydan altı aya kadar hapsolunur.


             Bu suç şahıslara karşı şiddet veya tehdit
kullanarak veyahut kapı veya pencere kırarak veya duvar delerek veya kaçmaya
mani olacak vasıtaları bozarak işlenmiş olursa ceza bir yıldan üç yıla kadar
hapistir.


             Yukarıdaki fıkrada belirtilen
şekillerdeki kaçma eyleminin birden ziyade kimseler tarafından bir arada
işlenmesi ya da tehdit veya şiddet kullanmanın bir kişi tarafından olsa bile
silahla yapılması hallerinde ceza dört yıldan sekiz yıla kadar ağır hapistir.


             Madde 299 – (Değişik:
7/1/1981 - 2370/6 md.)


             Bir kimse bir suçtan dolayı kanun
dairesinde hapsedildikten sonra kaçarsa aşağıda yazılı şekillerde ceza görür:


             1. Müebbet ağır hapis hükümlüsü ise
cezasının bir yılı geceli gündüzlü bir hücrede yalnız başına bırakılmak
suretiyle çektirilir.


             2. Muvakkat şahsi hürriyeti bağlayıcı bir
ceza hükümlüsü ise geri kalan müddetlerine bu müddetlerin altıda birden üçte
birine eşit bir müddet zammedilir. Ancak zammedilecek bu müddetler dört aydan
eksik ve iki yıldan fazla olamaz.


             Bu suç, şahıslara karşı şiddet veya tehdit
kullanarak veyahut kapı ve pencere kırarak veya duvar delerek veya kaçmaya mani
olacak vasıtaları bozarak işlenmiş olursa birinci bentte yazılı hücre müddeti
bir yıl altı ay, ikinci bentte yazılı nispet üçte birden yarıya kadar olarak
tatbik olunur. Ancak zammedilecek bu müddetler bir yıldan eksik, dört yıldan
fazla olamaz.


             Yukarıdaki fıkrada belirtilen
şekillerdeki kaçma eyleminin birden ziyade kimseler tarafından bir arada
işlenmesi ya da tehdit veya şiddet kullanmanın bir kişi tarafından olsa bile silahla
yapılması hallerinde birinci bentte yazılı hücre müddeti iki yıl, ikinci bentte
yazılı nisbet yarıdan üçte ikiye kadar olarak tatbik olunur. Ancak zammedilecek
bu müddetler beş yıldan eksik, sekiz yıldan fazla olamaz.


             Bu maddede yazılı hükümler cezaevi
dışında çalıştırılan hükümlüler hakkında da tatbik olunur.


–––––––––––––––


(1)   
Bu fıkrada  yer alan "ölüm" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-79


 


             Madde 300 – Kaçan mevkuf ve mahkum
bir güna cebir ve tazyik neticesi olmayarak on beş gün zarfında kendiliğinden
gelip teslim olursa geçen maddelerde gösterilen cezaların altıda biri
hükmolunur.


             Madde 301 – (Değişik: 7/1/1981 -
2370/7 md.)


             Her kim, bir tutuklu veya hükümlünün her
ne suretle olursa olsun kaçmasını hazırlar veya kolaylaştırırsa kaçan kimsenin
işlemiş olduğu suçun ağırlığına ve çekmekte bulunduğu cezanın geri kalan
miktarı ve nevine göre bir yıldan beş yıla kadar hapsolunur.


             Eğer hükümlünün çekmekte olduğu ceza
müebbet ağır hapis ise kaçmasını hazırlayan veya kolaylaştıran kimsenin cezası
beş yıldan sekiz yıla kadar hapistir.


             Eğer hükümlünün cezası ağırlaştırılmış
müebbet ağır hapis cezası ise, kaçmasını hazırlayan veya kolaylaştıran kimseye
sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır hapis cezası verilir. (1)


             Birden ziyade tutuklu veya hükümlünün
kaçmasını hazırlayan veya kolaylaştıran faile yukarıdaki fıkralara göre tayin
edilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.


             Eğer
hükümlü veya tutuklunun kaçmasını hazırlamak veya kolaylaştırmak için fail
299 uncu maddede sözü edilen vasıtalardan birini kullanır ve bu yüzden hükümlü
veya tutuklu kaçmış olursa ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.


             Eğer kaçamamış ise ceza üçte bire indirilir.


             Eğer sanık tutuklu veya hükümlünün usul
ve füruundan ve karı kocadan ve kardeş ve kızkardeşlerinden biri ise göreceği
ceza üçte bir miktar azaltılır.


             Madde 302 – (Değişik: 7/1/1981 - 2370/8
md.)


             Bir tutuklu veya hükümlünün muhafazasına
veya nakline memur olan kimse, onun her ne suretle olursa olsun kaçmasını
hazırlar veya kolaylaştırırsa kaçan kimsenin işlemiş olduğu suçun ağırlığına ve
çekmekte bulunduğu cezanın geri kalan miktarı ve nevine göre iki yıldan beş
yıla kadar hapsolunur.


             Eğer hükümlünün çekmekte olduğu ceza
müebbet ağır hapis ise failin göreceği ceza altı yıldan sekiz yıla kadar ağır
hapistir ve müebbeten kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası dahi hükmolunur.


           Eğer hükümlünün cezası
ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ise failin göreceği ceza dokuz yıldan
onbeş yıla kadar ağır hapistir ve müebbeten kamu hizmetlerinden mahrumiyet
cezası dahi hükmolunur. (1)


             Eğer hükümlü veya tutuklunun kaçmasını
hazırlamak ve kolaylaştırmak için fail, kaçağın şiddet kullanmasında veyahut
kapı ve pencere kırmasında ve duvar delmesinde kaçakla birleşir veya silah ve
sair böyle bir işe lazım olan şeyleri verir veya bunların tedarikini men
etmezse yada kaçması hazırlanan veya kolaylaştırılan tutuklu veya hükümlü
birden ziyade ise tutuklu veya hükümlünün kaçmış olması halinde memur, birinci
fıkradaki halde üç yıldan, ikinci fıkradaki halde yedi yıldan, üçüncü fıkradaki
halde on yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis ve müebbeten kamu hizmetlerinden
mahrumiyet cezası ile cezalandırılır ve kaçamadığı takdirde memura sekiz yıla
kadar ağır hapis cezası verilir.


             Madde 303 – (Değişik: 7/1/1981 - 2370/9
md.)


             Firar 
maddesi memurun kayıtsızlık veya  tedbirsizliğinden  neşet etmiş ise memur 
hakkında  bir  yıldan üç yıla kadar  hapis  cezası tertip olunur ve kaçağın


 


 


 


–––––––––––––


(1) 
Bu fıkralarda  yer alan "idam" ibareleri, 14/7/2004 tarihli ve 5218
sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis"
olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-80


 


görmekte
olduğu ceza  ağırlaştırılmış
müebbet ağır hapis
ve müebbet ağır hapis olduğu takdirde hapis cezası üç yıldan beş yıla uzar, bu
iki surette ceza süresi kadar kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezası da verilir.
(1)


             Madde
304 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/10 md.)


             I
– (Değişik: 7/1/1981 - 2370/10 md.) Önceden aralarında bir anlaşma olsun
veya olmasın üç ve daha ziyade hükümlü veya tutuklu her ne sebeple olursa olsun
cezaevi idaresine karşı ayaklanırsa, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır.


             Cebir
ve şiddet göstererek veya tehdit ederek veya nüfuz ve müessir kuvvet sarfederek
cezaevinin idaresine kısmen veya tamamen mani olunması hali bu maddenin
tatbikinde ayaklanma sayılır.


             Kullanılmış
olmasa bile, ayaklanmaya silahla katılan hükümlü ve tutuklular beş yıldan yedi
yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


             Yukarıda
yazılı hallerde ayrıca bir tahribat meydana getirilmişse, tayin olunan ceza,
tahribatın derecesine göre üçte birden yarıya kadar artırılarak hükmolunur.


             II
– Azmettirenler veya teşvik edenler ayaklanmaya fiilen katıldıkları
takdirde, haklarında birinci bendin birinci veya üçüncü veya dördüncü
fıkralarında yazılı olan cezaların yukarı haddi hükmolunur.


             III
– (Mülga: 7/12/1988 - 3506/10 md.)


             Madde
305 – (Değişik: 7/1/1981 - 2370/11 md.)


             Bir
tutuklu veya hükümlünün muhafazasına veya nakline memur olan kimse tutuklu veya
hükümlünün tutuklu bulunduğu veyahut cezasını çekmekte olduğu yerden geçici de
olsa kanun ve nizamın izin verdiği hallerin dışında uzaklaşmasına müsaade
ederse, altı aydan iki yıla kadar hapsolunur.


             Bu
müsaade neticesi olarak tutuklu veya hükümlü kaçmış olursa memura verilecek
hapis cezası iki yıldan beş yıla kadar uzar ve her halde ceza süresi kadar kamu
hizmetlerinden mahrumiyet cezasına da müstahak olur. Bu müsaade neticesi olarak
kaçan hükümlünün cezası ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbet ağır
hapis ise memura beş yıl ağır hapis cezasıyla birlikte müebbeten kamu
hizmetlerinden mahrumiyet cezası da hükmolunur. (1)


             Yukarıdaki
fıkralarda belirtilen eylemlerin birden fazla tutuklu veya hükümlüye ilişkin
olması halinde memura verilecek ceza üçte birden yarıya kadar artırılır.


             Madde
306 –
Bir mevkuf veya mahkümun muhafazasına veya nakline memur bulunan kimse 303 ve
305 inci maddelerde beyan olunan cürümleri irtikap ettiği takdirde firar
vukuundan itibaren üç ay zarfında kaçanların yakalanmaları yahut
kendiliklerinden teslim olmaları sebeplerini elde ederse 303 üncü maddede beyan
olunan cezadan ve 305 inci maddenin ikinci fıkrasında yazılı olan temditten
muaftır.


             Madde
307 –
İşbu kanunda tasrih olunan hallerin gayri olarak bir mahküm mahkümiyetinin
müstelzim olduğu vazifelere muhalif hareket ettiği takdirde berveçhi ati
mücazata müstahak olur.


             1
- Mahkümun mahküm bulunduğu ceza, hıdematı ammeden veyahut meslek ve sanatın
icrasından memnuiyet keyfiyetleri ise mahküm bulunduğu ceza müddetlerine asla
halel gelmemek üzere hakkında bir seneye kadar hapis ve yüz liraya kadar ağır
cezayı nakdi tertip olunur.


             2 – (Mülga:
15/4/1987 - 3352/1 md.) (2) 


             Madde
307/a – (Ek: 5/2/2003-4806/2 md.)


             Ceza
infaz kurumları ve tutukevlerine kanuna aykırı olarak, ateşli silah, mermi,
patlayıcı madde, kesici, delici, yaralayıcı, bereleyici alet, yakıcı,
aşındırıcı, boğucu, bayıltıcı, kör edici gaz ve ecza, her türlü zehir ve
uyuşturucu madde, cep telefonu, telsiz ve sair elektronik haberleşme aracı
sokanlar, bunları ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunduranlar veya
kullananlar, fiilleri başka bir suç oluştursa bile ayrıca iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.


Ancak,
bu durumda 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile
Diğer Aletler Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesindeki fiillerden dolayı ceza
verilmez.


________________


(1)Bu
fıkralarda  yer alan "idam" ibareleri, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 15/4/1987
tarih ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer alan,
emniyeti umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri ile
ilgili hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca yürürlükten
kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı Cilt 6, sayfa
6943'te yayımlanmıştır.





106-81


 


             Birinci
fıkrada sayılanların dışında kalıp da Kanuna uygun olarak yasaklanmış bulunan
her türlü eşya, araç, gereç veya malzemeyi ceza infaz kurumları ve
tutukevlerine sokanlar, bunları ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde
bulunduranlar veya kullananlar, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.


             Madde
307/b – (Ek: 5/2/2003-4806/2 md.)


             Ceza infaz
kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini,
ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde
eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve
kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi
edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini, bunlarla görüşmelerini,
mahkemelere veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına gitmelerini, kurum görevlileri
ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını her ne suretle
olursa olsun engelleyenler, hükümlü ve tutukluları bu fiillere teşvik edenler,
bu yolda talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her
türlü görüşme ve temas olanaklarını engelleyenler, fiilleri başka bir suç
oluştursa bile, ayrıca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla
cezalandırılırlar.


             Hükümlü
ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar
hapis cezası verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna
teşvik veya ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de
beslenmenin engellenmesi sayılır.


             Beslenmenin
engellenmesi nedeniyle ölüm meydana geldiğinde faile on yıldan yirmi yıla kadar
hapis cezası verilir. 456 ncı maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında
sayılan bedensel zararların meydana gelmesi hâlinde ise, faile aynı madde
hükümleri gereğince ceza verilir.


                                



                                                               SEKİZİNCİ
FASIL


                                                    Kendiliğinden
ihkakı hak edenler


             Madde
308 – Bir kimse Hükümete müracaata muktedir olduğu ahvalde iddia eylediği
bir hakkı istihsal maksadiyle eşya üzerinde kuvvet sarfiyle kendiliğinden
hakkını ihkak ederse otuz liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm
olur.


             Eğer
fail eşya üzerine değil de şahıslara karşı tehdit veya şiddet istimal etmiş
olursa bir aydan bir seneye kadar hapis ve elli liraya kadar ağır cezayı
nakdiye mahküm olur.


             Şiddet
silah ile veya dövmek veyahut yaralamak ile vuuka gelirse işbu dövmek veya yaralamaktan
dolayı 456 ncı maddenin birinci fıkrasında beyan olunan ahvalden daha ağır bir
netice husule gelmediği takdirde hapis iki aydan ve ağır cezayı nakdi kırk
liradan aşağı olamaz.


             Cürmün
faili hakkını ispat ederse göreceği cezanın dörtte üçü kadarı indirilebilir.


             Resen
takibi iktiza eden diğer bir cürüm dahi birlikte irtikap olunmamış olmak
şartiyle bu maddede beyan olunan cürümden dolayı takibat icrası şahsi dava
ikamesine bağlıdır.


             Madde
309 – (Değişik: 11/6/1936-3038/1 md.)


             Hükmen
yedi nezolunup da müstahiklerine teslim kılınan gayrimenkul malları tekrar
zaptu işgal eden kimse iki aydan bir seneye kadar hapsolunur.


             Muhafaza
edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan merhun veya mahcuz veya her hangi
bir sebeple vaz'ıyet edilmiş olan menkul malını alan veya tahrib veya telef
eden kimse bir aydan bir seneye kadar hapsolunur.


             Bundan
evvelki fıkrada yazılı cürüm, muhafızının müsamahasından ileri gelmişse on
liradan yüz liraya kadar ağır para cezasile cezalandırılır.


             Madde
310 –
Yukarıdaki maddede yazılan ahval, mühür bozmak veya birden ziyade silahlı
kimseler tarafından cebir ve şiddet kullanmak suretiyle icra edilirse fail altı
aydan beş seneye kadar hapsolunur.





106-82


 


BEŞİNCİ BAP


                                            Ammenin
nizamı aleyhine işlenen cürümler


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                             Suç
işlemeye tahrik, korku ve panik yaratma amacıyla tehdit(1)


 


             Madde
311 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             (Değişik
birinci ve ikinci fıkralar: 7/1/1981 - 2370/12 md.):


             Bir
suçun işlenmesini aleni olarak tahrik eden kimse aşağıda yazılı şekillerde
cezalandırılır.


             1.
Eğer tahrik ettiği cürmün cezası muvakkat ağır hapsin üstünde bir ceza ise üç
yıldan beş yıla kadar ağır hapis;


             2.
Muvakkat ağır hapis veya hapis cezasını müstelzim ise fiilin nevine göre  üç
aydan üç yıla kadar hapis;


             3. Sair
hallerde bin liradan beş bin liraya kadar ağır para cezası,


             Tahrik, her türlü kitle haberleşme
araçları, ses kayıt bantları, plak,film, gazete, mecmua ile veya sair basın
aletleriyle veya elle yazılıp çoğaltılarak yayınlanan veya dağıtılan yazılar
ile ya da umumi yerlerde levha ve ilan asmak suretiyle olursa, yukarıdaki
bentler uyarınca suçlu hakkında tayin olunacak ağır hapis ve hapis cezaları bir
misli artırılır. Para cezası hükmolunacak hallerde bu ceza suçun nevine göre
ikibinbeşyüz liradan onbin liraya kadar ağır para cezası olmak üzere tayin
olunur.


             Yukarda 2 ve 3 sayılı bentlerde beyan
olunan hallerde ceza tahrik olunan suç için muayyen olan cezanın en yukarı
haddini geçemez.


             Aleni tahrik neticesi olarak istenilen
suç işlenir veya suçun icrasına teşebbüs edilirse tahrikçiler, asıl suçlular
ile aynı derecede ceza görürler.


             Madde 312 – (Değişik: 6/2/2002 -
4744/2 md.)


Bir
cürmü alenen öven veya iyi gördüğünü söyleyen veya halkı kanuna uymamaya tahrik
eden kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.


Sosyal
sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak, halkı birbirine
karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek bir şekilde düşmanlığa veya kin
beslemeye alenen tahrik eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.


Halkın
bir kısmını aşağılayıcı ve insan onurunu zedeleyecek bir şekilde tahkir eden
kimseye de birinci fıkradaki ceza verilir.


Yukarıdaki
fıkralarda yazılı suçlar 311 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen araçlar
veya şekillerle işlendiğinde verilecek cezalar bir katı oranında artırılır.


             Madde
312/a. – (Ek: 21/11/1990 - 3679/21 md.) Hayat, sağlık veya mal bakımından
halk arasında endişe, korku, panik yaratmak amacıyla alenen tehditte
bulunanlara iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçmilyon liradan onmilyon
liraya kadar ağır para cezası verilir.


_______________


(1)    Birinci
fasıl başlığı "Suç işlemeye tahrik" iken 21/11/1990 tarih ve 3679 
sayılı Kanunun 21 inci maddesi ile "Suç işlemeye tahrik, korku ve panik
yaratma amacıyla tehdit" olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-83


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                       Cürüm
İşlemek İçin Teşekkül Meydana Getirenler


 


             Madde
313 – (Değişik: 6/6/1991 - 3756/4 md.)


             Her
ne suretle olursa olsun cürüm işlemek için teşekkül oluşturanlara veya bu
teşekküllere katılanlara bir yıldan iki yıla kadar ağır hapis cezası verilir.


             Bu
teşekkül halk arasında korku, endişe veya panik yaratmak veya siyasi veya
sosyal bir görüşten kaynaklanan amaçla veya ammenin selameti aleyhine
cürümlerle kasten adam öldürmek veya yağma ve yol kesmek ve adam kaldırmak
cürümlerini işlemek için meydana getirilmişse verilecek ceza bir yıldan üç yıla
kadar ağır hapistir.


             Teşekkül
mensupları dağlarda ve kırlarda veya genel yollarda veya meskün yerlerde
içlerinden iki veya daha fazlası silahlı olarak dolaşır veya buluşma yerlerinde
veya emin bir yerde silah saklarsa; birinci fıkradaki halde bir yıldan üç yıla,
ikinci fıkradaki halde iki yıldan dört yıla kadar ağır hapis cezası verilir.


             Teşekkülün
yöneticileri hakkında yukarıdaki fıkralar uyarınca hükmedilecek ceza üçte
birden yarıya kadar artırılır.


             Teşekkül
mensuplarının teşekkülün amacına yönelik cürüm işlemeleri halinde, verilecek
cezaların toplamı en ağır cezayı gerektiren fiilin cezasının azami haddini
geçemez.


             Bu
maddede yazılı teşekkül, iki veya daha fazla kimsenin birlikte cürüm işlemek
amacı etrafında birleşmesi ile oluşur.


             Bu
kanun ve diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.


             Madde
314 – (Değişik: 7/6/1979 - 2245/9 md.)


             (Değişik:
6/6/1991 - 3756/5 md.) Yukarıdaki madde uyarınca oluşturulan teşekküllerin
mensuplarına bilerek ve isteyerek barınacak yer gösteren veya erzak yahut silah
ve cephane tedarik veya yardım edenlere altı aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir. Bu yardım; dernek, siyasi parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya
bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya
öğrenim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde
yapılırsa bu fıkradaki ceza, bir kat artırılır.


             Bu
suretle usul ve füruundan olan hısımlarından veya karı veya koca veya
kardeşinden birine barınacak yer gösteren veya yiyecek veya içecek sağlayan
kişi hakkında bu cezalar yarısından üçte ikisine kadar azaltılır.


             Madde
315 – (Mülga: 6/6/1991 - 3756/26 md.)


 


                                                                  ALTINCI
BAP


                                                 Ammenin
itimadı aleyhinde cürümler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                  Paralarda,
itibarı amme kağıtlarında veya kıymetli damgalarda sahtekarlık


 


              Madde
316 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             1
- Memlekette kanunen tedavül eden milli paralarla yabancı memleketlerde
tedavülü kanunları icabından olan paraları taklit eden.


             2
- Zahiren daha yüksek bir kıymeti haiz göstermek için paraları tağyir eyliyen.


             3
- Taklit veya tağyirde iştiraki olmaksızın taklit veya tağyir eden kimse veya
mütevassıt ile anlaşarak taklit veya tağyir edilmiş olan paraları memlekete
sokan veya muhafaza eden yahut herhangi bir
suretle tedavüle koyan veya asıl fail ile tedavüle koyanlar arasında tavassutta
bulunan,





106-84


 


             4
- Tedavüle koymak maksadiyle taklit veya tağyir edilmiş olan paraları, taklit
veya taklit eden kimseden veya bir mütevassıttan satın alan yahut her ne
suretle olursa olsun alan.


             Kimse
üç seneden on iki seneye kadar hapis ve bin liradan on bin liraya kadar ağır
para cezasiyle cezalandırılır.


             Milli
ziynet altınları hakkında da bu madde hükmü tatbik olunur.


             Madde
317 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Yukarı
maddedeki paraları her ne suretle olursa olsun kıymetini indirerek tağyir
edenler veya tağyir edilmiş olan bu paralar hakkında yukarıki maddenin üç ve
dört numaralı bentlerinde gösterilen fiilleri işliyenler üç seneden beş seneye
kadar hapis ve beş yüz liradan bin liraya kadar ağır para cezasına mahküm
olurlar.


             Madde
318 – (Değişik:8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Evvelki
maddelerde yazılı haller haricinde, tedavüle koymak için taklit veya tağyir
edilmiş paraları memlekete sokan, satın alan, kabul veya muhafaza eden veya
bunları herhangi bir suretle tedavüle çıkaran kimse hakkında bu maddelerde
yazılı olan cezalar üçte birden yarıya kadar indirilerek hükmolunur.


             Madde
319 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Yukarıki
maddelerde yazılı olan fiiller Devletin, veya yabancı bir Devletin parasının
kıymetten düşmesini mucip olmuş veya dahilde veya yabancı memleketlerde
Devletin veya parası taklit edilen yabancı Devletin itibarını tehlikeye
düşürmüş ise hükmolunacak cezaya asıl cezanın altıda birinden yarısına kadar
zammolunur.


             Madde
320 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Bilmiyerek
aldığı taklit veya tağyir edilmiş olan paraları bilerek sarfeden veya başka
suretle tedavüle çıkaran kimse altı aya kadar hapis veya elli liradan aşağı
olmamak üzere ağır para cezasına mahküm olur ve herhalde hükmolunacak para
cezası sarfetmek istediği paranın beş mislinden aşağı olamaz.


             Madde
321 – (Değişik: 8/6/1933-2275/1 md.)


             Taklit
veya tağyir edilen paranın kalplığı kolaylıkla anlaşılabilir surette ise geçen
maddelerdeki cezalar üçte bire kadar indirilir.


             Madde
322 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             316,
318 ve 320 nci maddeler hükümleri, kıymetli damgaların taklit ve tağyirinde ve
memlekete ithalinde ve taklit edilmiş olan kıymetli damgaların satılıp
alınmasında, saklanmasında ve kullanılmasında ve tedavüle çıkarılmasında da
tatbik olunur. Şu kadar ki tayin edilecek cezanın yarısı indirilir.


             Ceza
Kanunundaki kıymetli damgalardan maksat, hususi kanunlara göre çıkarılmış olan
damgalı kağıtlar ve damgaya yarayan markalar, pullar ve pula muadil tutulan
sair kıymetli kağıtlardır.


             Madde
323 – (Değişik: 8/6/1933-2275/1 md.)


             İtibarı
amme kağıtlarının veya kıymetli damgaların imalinde kullanılan filigranlı
kağıtları taklit eden veya taklit edilmiş olan filigranlı kağıdı satın alan
veya ahara satan ve yanında saklıyan kimse, fiili daha ağır bir cezayı istilzam
etmediği takdirde, iki seneden beş seneye kadar hapis ve iki yüz liradan bin
liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.





106-85


 


             Madde 
324 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Filigranlı
veya munhasıran paraların, kıymetli damgaların filigranlı kağıtların taklit
veya tağyirine mahsus alat ve vesaiti imal eden veya satın alan veya muhafaza
eden veya ahara satan veya veren kimse, fiili daha ağır bir cezayı istilzam
etmediği takdirde, bir seneden beş seneye kadar hapis ve yüz liradan beş yüz
liraya  kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
325 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Demiryolu
veya sair amme nakliyat şirketlerinin biletlerini taklit veya tağyir eden ve yahut
taklit veya tağyir fiillerine iştirak etmeksizin taklit veya tağyir edilmiş
olan bu biletleri sürmek için alan veya muhafaza eden veya tedavüle koyan kimse
bir aydan bir seneye kadar hapis ve elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para
cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
326 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Evvelki
maddelerde yazılı olan fiillerden bir veya bir kaçını işledikten sonra
Hükümetçe haber alınmazdan evvel bu maddede yazılı şeylerin taklit veya tağyir
veya imaline veya tedavüle konmasına mani olanlara ceza verilmez.


             Madde 
327 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Taklit
veya tağyir fiillerine iştirak etmeksizin taklit veya tağyir edilmiş olan
kıymetli damgaları kullanan kimse bir aydan üç seneye kedar hapis ve elli
liradan dört yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Eğer
bunlar bilinmiyerek alınmışsa 320 nci maddede yazılı olan ceza üçte bir
nispetinde indirilerek tatbik olunur.


             Madde
328 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Taklit
veya tağyir fiillerine iştirak etmeksizin demiryolu veya sair amme nakliyat
şirketlerinin taklit veya tağyir edilmiş olan biletlerini bilerek alıp kullanan
kimse altı aya kadar hapis veya elli liradan iki yüz liraya kadar ağır para
cezasile cezalandırılır.


             Eğer
bunları bilmiyerek alıpta bilerek kullanmışsa on liradan yüz liraya kadar ağır
para cezası hükmedilir.


             Madde
329 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Kıymetli
damgaları veya demiryolu, yahut sair amme nakliyat şirketlerinin biletleri
üzerine evvelce kullanılmış olduklarına dair konulan işaretleri silmek veya her
ne suretle olursa olsun yok etmek suretile bunları kullanan veya kullanmak
üzere başkalarına veren kimse bir seneye kadar hapis ve iki yüz liraya kadar
ağır para cezasile cezalandırılır.


             Kullanılmış
pulları iptal işaretlerini yok etmeksizin evrak, eşya veya mektuplar üzerine
bilerek yapıştırıp tekrar kullanan kimse elli liraya kadar ağır para cezasına
mahküm edilir.                                                   


             Madde
330 – (Mülga: 15/4/1987 - 3352/1 md.) (1)


 


 


 


 


_________________


(1) 15/4/1987 tarih
ve 3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer alan, emniyeti
umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri ile ilgili
hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca yürürlükten
kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı Cilt 6, sayfa
6943'te yayımlanmıştır.





106-86


 


             Madde 331 –
(Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Ceza
Kanunu tatbikatında itibarı amme kağıtları para gibidir. İtibarı amme kağıtları
tabiriyle kanunen para gibi tedavül edenlerden başka Hükümetler tarafından
ihraç edilmiş hamile muharrer senetler ve kuponlar ve haiz oldukları mezuniyete
binaen müesseseler tarafından ihraç edilmiş olupta kanunen tedavül etmekte
bulunan diğer bütün evrak ve senetler maksuttur.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                               Devlete
ait mühürler ve damgalarla sair alametlerin taklidi


 


             Madde
332 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Hükümetin
emir ve kararları üzerine konulmağa mahsus olan Devlet mührünü taklit eden veya
taklit fiiline iştirak etmeksizin başkaları tarafından taklit olunan mührü
kullanan kimse üç seneden on seneye kadar hapis ve elli liradan beşyüz liraya
kadar ağır para cezasına mahküm olur.                            


             Madde
333 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Resmi
dairelerden veya amme müesseselerinden birinin mührünü taklit eden veya taklit
fiiline iştirak etmeksizin başkaları tarafından taklit olunan mührü kullanan
kimse bir seneden beş seneye kadar hapis ve yirmi liradan iki yüz liraya kadar
ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Ammeye
itimat vermek için kullanılan tasdik ve tevsik muamelelerine mahsus sair alet
ve vasıtaları taklit eden veya taklit fiiline iştirak etmeksizin bunları
kullanan kimseye de aynı ceza verilir.


             Madde
334 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Evvelki
maddelerde yazılı olan aletlerin işaret veya eserlerini taklit eden veya taklit
fiiline iştiraki olmaksızın taklit olunan eseri havi olan şeyi kullanan kimse
hakkında fiilin mahiyetine göre bu maddelerdeki cezalar üçte bir nispetinde
indirilerek tatbik olunur.


             Madde
335 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Yukarıda
yazılı maddelerdeki suçlara iştirak haricinde taklit edilmiş olan işaret veya
eserleri havi olan evrak ve eşya ve vesikaları satan vaya satın alan veya her
ne suretle olursa olsun alan kimse bu suçlar için muayyen olan cezalarla
cezalandırılır.


             Madde
336 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Hakiki
mühürleri ve ammeye itimat vermek için kullanılan tasdik ve tevsika mahsus alet
ve vasıtaları ele geçirerek bunları başkalarının zararına veya kendi veya
başkalarının menfaatine kullanan kimse altı aydan üç seneye kadar hapis ve yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
337 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Taklit
veya tağyir edilmiş olan kanuni damga veya işaretleri veya her ne suretle
olursa olsun tağyir edilmiş olan ölçü veya tartı aletlerini başkalarının
zararına kullanan kimse iki aydan bir seneye kadar hapis ve on liradan iki yüz
liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Ticaret
yaparken veya ammeye açık olan ticaret yerlerinde taklit veya tağyir edilmiş
olan kanuni damga veya işaretleri veya her ne suretle olursa olsun tağyir
edilmiş olan ölçü veya tartı aletlerini elinde bulunduran kimseye de aynı ceza
verilir.





106-87


 


             Madde
338 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Ceza
Kanunu tatbikatında ölçü veya tartı aletleri tabirinde; ölçmeye veya tartmağa
yarayan herhangi bir alet dahil sayılır.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                               Evrakta
sahtekarlık


 


             Madde
339 – Bir memur memuriyetini icrada tamamen veya kısmen sahte bir varaka
tanzim eder veya hakiki bir varakayı tağyir ve tahrif eyler ve bundan dolayı
umumi ve hususi bir mazarrat tevellüt edebilirse üç seneden on seneye kadar
ağır hapis cezasına mahküm olur. Eğer işbu varaka sahteliği ispat edilmedikçe
muteber olan evrak kabilinden ise ağır hapis cezası beş seneden on iki seneye
kadar verilir.


             Evrakın
musaddak suretleri kanunen zayi olan asılları makamına kaim olmak lazım geldiği
takdirde mezkür suretler hakkında asılları gibi muamele olunur.


             Madde
340 –
Bir memur memuriyetini icra halinde bir varaka tanzim veya tahrir ederken
hakikate muvafık olmıyan keyfiyet ve ifadeleri sahih ve huzurunda cereyan etmiş
gibi gösterir, yahut zaptına memur olduğu ifadeleri zaptetmez, yahut bu
ifadeleri değiştirir ise bundan dolayı umumi veya hususi bir zarar tevellüt edebildiği
takdirde baladaki maddede yazılı olan cezalar ile cezalandırılır.


             Madde
341 –
Bir memur aslı mevcut olmıyan resmi bir varakanın musaddak suretini tasni ve
kanuni şekline uydurarak ita eyler veyahut aslını değiştirip mahvetmeksizin
işbu asla mugayir bir suret verir ise üç seneden sekiz seneye kadar ağır hapis
cezası görür. Eğer işbu varaka sahteliği ispat olunmadıkça muteber addolunan
evrak kabilinden ise ağır hapis cezası dört seneden eksik olamaz.


             Eğer
sahtekarlık resmi evrak münderecatının sıhhatini tasdik esnasında irtikap
olunmuş ise bundan dolayı umumi veya hususi bir zarar tevellüt edebildiği
takdirde fail hakkında bir seneden beş seneye kadar hapis cezası verilir.


             Madde
342 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
kimse resmen memur olmadığı halde 339 uncu maddede gösterilen suretlerle resmi
bir varakada sahtekarlık yaparsa iki seneden sekiz seneye kadar ağır hapis
cezasile cezalandırılır.


             Eğer
vesika kanunen sahteliği isbat olunmadıkça muteber olan resmi evrak kabilinden
ise dört seneden on seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


             Ve
eğer sahtekarlık aslın vücudunu farzederek yahut sahih olan aslına mugayir
surette yazarak veyahut sahih bir sureti tahrif eyliyerek resmi bir varakanın
sureti üzerinde işlenmişse bir seneden üç seneye kadar ağır hapse mahküm olur.


             Eğer
mezkür varaka kanunen sahteliği isbat olunmadıkça muteber addolunan evrak
kabilinden ise verilecek ceza iki seneden beş seneye kadar ağır hapistir.


             Madde
343 –
Her kim resmi bir varaka tanzimi esnasında kendisinin veya başkasının hüviyet
ve sıfatı yahut mezkür varaka ile sıhhati ispat olunacak sair ahval hakkında
memurine karşı yalan beyanatta bulunursa bundan dolayı umumi veya hususi bir
zarar husule geldiği takdirde üç aydan bir seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Eğer
mezkür varaka tevellüdat, münakehat ve vefiyata yahut adli işlere müteallik
bulunursa fail altı aydan iki seneye kadar hapis olunur.





106-88


 


             Madde
344 –
Her kim ticaret evrak ve senedatı tanziminde kendisinin veya başkasının
hüviyeti hakkında yalan beyanatta bulunursa üç aydan bir seneye kadar hapis
olunur.


             Madde
345 –
Bir kimse tamamen veya kısmen sahte olarak hususi evrak ve senedat tanzim eder
yahut sahih olarak tanzim olunmuş bir varaka veya senedin yazılarını tagyir
eylerse bundan umumi veya hususi bir mazarrat tevellüt edebildiği ve böyle
sahte veya muharref bir varaka veya senedi fail yahut bilerek başkası
kullandığı takdirde bir seneden üç seneye kadar hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
346 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
kimse sahtekarlık cürmünde ortaklığı olmaksızın sahte bir varakayı bilerek
kullanır veya onunla menfaat temin ederse mezkür varaka resmi evraktan ise, 342
ve hususi evraktan ise, 345 inci maddelere göre ceza görür.


             Madde
347 –
Bir kimse geçen maddelerde beyan olunan cürümleri kendisi veya başkası için
sahih bir keyfiyetin esbabı sübutiyesini tedarik maksadiyle işlemişse resmi
evrak sahtekarlığından dolayı bir aydan iki seneye kadar ve resmi olmıyan evrak
sahtekarlığından dolayı altı aya kadar hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
348 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
kimse tamamen veya kısmen bir varakanın aslını yahut aslın zıyaı takdirinde
kanunen makamına kaim olan suretini ortadan kaldırır veyahut bozar ve bundan
umumi veya hususi bir zarar neş'et ederse 339, 342, 343, 344 ve 345 inci
maddelerde bildirilen farklara göre mezkür maddelerde yazılı cezalarla
cezalandırılır.


             Madde
349 –
Geçen maddeler ahkamının tatbikı hususunda kanunen mahkemeler ve resmi daireler
huzurunda muteber sayılan evrak tanzimine mezun olan kimseler resmi memur
gibidirler.


             (Değişik:
21/11/1990 - 3679/22 md.) Emre veya hamile yazılı olarak tanzim edilen
kambiyo senetleri, emtiayı temsil eden evrak yahut ortaklık veya alacaklılık
sağlayarak belli bir meblağı temsil eden hisse senetleri, tahviller ve Hazine
bonoları gibi kıymetler ile bunlar dışında kalan kıymetli evrak ve mali
değerleri temsil eden veya ihraç edenin mali yükümlülüklerini içeren her türlü
evrak resmi varaka hükmündedir.


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                       Hüviyet
cüzdanı ve nüfus tezkeresi, pasaport, ruhsatname, ilmühaber,


                                           şahadetname
ve beyannamelerde sahtekarlık


 


             Madde
350 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             1-
Hüviyet cüzdanlarını nüfus tezkerelerini, pasaportları ve ruhsatnameleri taklid
edenler veya bunların yazılarını değiştirenler;


             2-
Bu gibi sahih vesikaları kimlere ita kılınmış ise onlardan  başkasına veya
diğer bir mekan ve zamanda verilmiş gibi göstermek maksadile değiştirenler
yahut bunların sıhhat ve itibarı için lazımgelen tasdik muamelesini ve matlüb
olan şartlarını sahte olarak ifa kılınmış gibi gösterenler;


             3
- Böyle taklid edilmiş veya değiştirilmiş nüfus tezkere ve hüviyet cüzdanı ve
pasaport ve ruhsatnameleri kullanan ve kullanmak maksadile başkalarına teslim
ve ita eyliyenler;


             (Değişik:
21/1/1983 - 2787/12 md.) Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.





106-89


 


             Madde
351 – (Değişik: 21/1/1983-2787/13 md.)


             Bir
kimse hüviyet cüzdanı, nüfus tezkeresi, ruhsatname veya pasaport almak
maksadıyla bu evrakta kendi isim ve şöhret veya sıfatını sahte olarak dercettirir
veyahut şahadet etmek suretiyle bu yolda evrak almak fiilinde başkasının cürüm
ortağı olursa altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşbin liradan otuzbin liraya
kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Madde
352 – (Değişik: 21/1/1983 - 2787/14 md.)


             Bir
memur memuriyetini icra halinde geçen maddelerde beyan olunan cürümlerden
birini işler veya her ne suretle olursa olsun bu cürümleri işlemekte başkasıyla
birleşirse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


             Madde
353 – (Değişik: 21/1/1983 - 2787/15 md.)


             Zabıtanın
teftişine tabi defter tutmaya veya kendi sanat ve mesleğinin muamelatına dair
zabıtaya malumat vermeye mecbur olanlardan bu defterlerde sahtekarlık eden veya
yanlış malumat veren veya sahte  tarih koyan üç aydan bir yıla kadar hapis ve
beşbin liradan otuzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Madde
354 – (Değişik: 26/8/1999 - 4449/3 md.)


             Hekim,
eczacı, sağlık memuru veya diğer bir sağlık mesleği mensubu, Hükümetçe emniyet
ve itimat olunacak bir belgeyi hatır için gerçeğe aykırı olarak verir ise, altı
aydan iki yıla kadar hapis ve yüzmilyon liradan üçyüzmilyon liraya kadar ağır
para cezası ile cezalandırılır. Gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş böyle bir
belgeyi bilerek kullanan kimse hakkında dahi aynı ceza tertip olunur.


             Eğer
bu gibi gerçeğe aykırı bir belgeye dayanılarak, sinir ve akıl hastalıkları
kurumlarına kabul ve orada ikamete mecbur edilmesi gerekmeyen bir kimse bu
kurumlara kabul ve orada ikamete mecbur edilir veya başkaca fahiş bir zarar
meydana gelir ise, failin göreceği ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir.


             Eğer
birinci fıkrada yazılı fiil, failin kendisine yahut başkasına verilmiş veya
vaat ve temin olunmuş para ve sair menfaat karşılığında işlenmiş ise, failin
göreceği ceza üç yıldan beş yıla kadar hapistir. Eğer düzenlenen belgeden
ikinci fıkrada yazılı olan fahiş zarar meydana gelmiş ise faile verilecek ceza
dört yıldan altı yıla kadar hapistir.


             Eğer
gerçeğe aykırı belge, işlenmiş bir suçu yahut işkence, zalimane veya
gayriinsani diğer fiillerin delillerini gizlemek veya bu delilleri yok etmek
için düzenlenmiş ise faile verilecek ceza, dört yıldan sekiz yıla kadar
hapistir.


             Her
halde bu cezalar ile birlikte birinci fıkradaki ağır para cezası, ikinci ve
üçüncü fıkradaki hallerde iki kat, dördüncü fıkradaki halde üç kat olarak
hükmolunur.


             Gerçeğe
aykırı belge düzenlemesi için para veren veya vaat eden yahut menfaat temin
veya vaat eden kimse hakkında dahi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
hükmolunur ve verilip alınan para ve sair eşya da müsadere edilir.


             Madde
355 – (Değişik: 21/1/1983 - 2787/17 md.)


             Bir  
memur   veya   vesika   itasına   yetkili   olan   diğer   bir   kimse   bu  
vesikaları  verdiği    kimseler    hakkında    teveccüh    yahut    hususi   
ve    umumi    emniyet   celbine   veya  hizmet   ve   memuriyet  ve  kanunun  
temin   ettiği   müsaade   ve   menfaatler   kazanmaya yahut bazı hizmet ve
memuriyetlerden kurtulmaya dayanak olacak surette iyi haline veya yoksulluğuna
veya sair hallere dair yalan olarak şahadet eylerse iki aydan altı aya kadar
hapis ve üçbin liradan onbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.





106-90


 


             Madde
356 – (Değişik: 21/1/1983 - 2787/18 md.)


             Bir
kimse 354 ve 355 inci maddelerde yazılı sıfat ve yetkiyi haiz olmadığı halde
ilmühaber ve vesikaları taklit eder yahut bunların sahih olanlarını tahrif
eyler ve bir kimse bu yolda tanzim olunmuş ilmühaber ve vesikaları kullanırsa
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             Madde
357 – Bir kimse gösterdiği sahih bir vesika veya ilmühaberin ve
şahadetnamenin hükümeti aldatmak için kendisine veyahut başkasına ait olduğunu
yalandan iddia ederse yukardaki maddede yazılı olan ceza ile cezalandırılır.


 


                                                                 BEŞİNCİ
FASIL


                        Ticaret
ve sanayie ve müzayedeye hile ve fesat karıştırmak cürümleri


 


             Madde
358 –
Her kim yalan havadis neşir ve işaasiyle veya sair hileli vasıtalar ile umumi
pazarlar yahut ticaret borsalarında amele ücretlerinin veya erzak veya emtia
yahut umumi pazarlarda alınıp verilen veya esham borsalarına kabul edilen evrak
ve senedat piyasasının artıp eksilmesine sebebiyet verirse üç aydan üç seneye
kadar hapis ve yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile
cezalandırılır.


             Madde
359 –
Bundan evvelki maddede yazılı cürüm, resmi ruhsatı haiz simsar yahut borsa
tellalları tarafından irtikap olunursa failin göreceği ceza bir seneden beş
seneye kadar hapis ve meslek ve sanattan muvakkaten memnuiyet ve elli liradan
az olmamak üzere ağır cezayı nakdidir.


             Madde
360 –
Her kim resmi damgalı ölçü ve tartıları taklit ve tağyir eder ve bundan dolayı
umumi veya hususi bir zarar tevellüt eylerse bir aya kadar hapse ve yirmi beş
liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
fail, bu  gibi kile ve ölçü ve tartıları umumi bir müessese işlerinde
kullanırsa üç aya kadar hapse ve elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm
olur.


             Umumi
bir müessese müdürü taklit ve tağyir olunmuş kile ve tartı ve ölçüleri yalnız
yedinde bulundurmuş olmasından dolayı elli liraya kadar ağır cezayı nakdiye
mahküm olur.


             Madde
361 –
Her kim iltizam ettiği taahhüdü icra etmiyerek resmi bir daireye veya bir
hizmeti amme ifasına yahut bir musibeti ammenin önünü almağa elzem olan erzak
ve eşyanın  fikdanına sebebiyet verirse bir seneden üç seneye kadar hapse ve
yirmi beş liradan aşağı olmamak üzere iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye
mahküm olur.


             Taahhüdün
icra olunmaması failin yalnız ihmal ve teseyyübünden ileri gelmiş  ise bir
seneye kadar hapse ve yüz liraya kadar ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde
362 –
Bir kimse yukardaki maddede yazılı olan erzak ve eşyanın nev'inde ve keyfiyet
ve kemiyetinde hile ve hud'a irtikap ederse altı aydan beş seneye kadar hapis
cezasiyle beraber yirmi beş liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayi nakdi
itasına mahküm olur.


             Resmi
daireye veya bir hizmeti ammeye mahsus olarak itası taahhüt olunan sair
levazıma hile ve hud'a karıştırdığı takdirde failin göreceği ceza iki seneye
kadar hapis ve yüz elli liraya kadar cezayı naktidir.





106-91


 


             Madde
363 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/1 md.)


             Bir
kimse ticaret yaptığı sırada müşterisine bir şey yerine aynı şey olmak üzere
diğer bir şey veya menşe ve evsafı ve miktarı beyan veya mukaveleye aykırı
olarak bir şey verirse altı aydan bir yıla kadar hapis ve onbin liradan ellibin
liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur.


             Eğer
tağyir, kıymetin eşyaya taallük ederse faile verilecek ceza bir yıldan iki yıla
kadar hapis ve yirmibin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Madde
364 –
Bir kimse sıfat veya memuriyeti yahut meslek ve sanatı icabınca vakıf olup ta
gizli tutmağa mecbur olduğu fenni keşif ve ihtiralara, yahut sınai tatbikata
müteallik malümatı ifşa ederse mutazarrır olan kimsenin şahsi davası üzerine
altı aya kadar hapse ve onbeş liradan yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye
mahküm olur.


             Madde
365 –
Yukarki maddede yazılan sırlar Türkiye'de sakin olmıyan bir ecnebiye yahut
memurlarına ifşa olunmuş ise faili bir aydan bir seneye kadar hapse ve otuz
liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur.


             Madde
366 –
Her kim Hükümet hesabına olarak icra kılınan müzayede ve münakasada şiddet veya
tehdit ile veya hediye vait ve itasiyle veya sair menfaatler teminiyle veya
gizli ittifak yahut sair hileli vasıtalar ile rekabeti meni veya ihlal yahut
müzayede ve münakasada pey sürenleri çekilmeğe sevkederse üç aydan bir seneye
kadar hapse ve otuz liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm
olur.


             Eğer
fail kanunen veya Hükümet tarafından müzayede veya münakasaya memur olan kimse
ise bir seneden üç seneye kadar hapis ve elli liradan dört yüz liraya kadar
ağır cezayi nakti hükmolunur.


             Madde
367 –
Gerek resmi daireler marifetiyle ve gerek beynennas bilmüzayede alınıp
satılacak yahut kiraya verilip alınacak mal ve mülklerin müzayedesinde yukarki
maddede gösterilen suretlerden biriyle rekabeti meni veya ihlal yahut
müzayedeye pey sürenleri çekilmeğe mecbur edenler bir aydan üç aya kadar hapse
ve otuz liradan yüz liraya kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur.


             Madde
368 –
Bir kimse kendisine veya başkasına vadolunmuş para veya sair menfaat
mukabilinde müzayedeye veya münakasaya devamdan istinkaf suretiyle resmi
müzayedeye fesat karıştırırsa altı aya kadar hapse ve otuz liradan elli liraya
kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur.


                                                                  YEDİNCİ
BAP


                                                Ammenin
selameti aleyhinde cürümler


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                      Yangın,
su baskını ve gark ve sair büyük tehlikelere


                                                               müteallik
cürümler


 


             Madde
369 – Bir
binaya ve sair inşaata ve henüz biçilmemiş veya biçilmiş mahsulata veya
hububata ve erzak yığın veya ambarına ateş verip kısmen veya tamamen yakan
kimse üç seneden altı seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


        
Madde 370 –
Süknaya mahsus bir binaya yahut ammeye müteallik binalara ve yahut ammenin
istimaline mahsus bir mahalle veya sanayi tezgahlarına ve tüccar ambarlarına
içtial ve infilakı kabil şeylerin mahzenlerine ve tersanelere ve şimendifer
arabalarına ve madenlere (...) (1) ateş verip kısmen veya tamamen yakanlar beş
seneden aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapse mahküm olur.





106-92


 


             Madde
3 –
Yakılan hususi binalar ve mahsulat kıymetçe az olduğu surette fail 369 uncu
maddede üç aydan 370 inci maddede altı aydan üç seneye kadar hapsolunur.


             Madde
372 –
Geçen maddelerde beyan olunan binaları ve eşyayı tamamen veya kısmen tahrip
etmek maksadiyle bir kimse lağım, torpil ve sair bu kabilden mamulat veya
infilakı kabil bir şey koyar veya patlatır, veyahut bu neticeyi husule
getirecek kabili iştial bir madde vazı veya iş'al eylerse yukarda yazılı
maddelerde beyan olunan cürümlerin hangisini yapmak kastında bulunmuş ise ona
göre cezalandırılır


             Madde
373 –
Bir kimse su basmasına kasten sebebiyet verip bu suretle başkasınının malını
tehlikeye maruz bırakırsa üç seneden on seneye kadar ağır hapse mahküm olur.


             Eğer
bunu kendi malını kurtarmak ve muhafaza etmek maksadiyle yapmış ise  cezası bir
seneden aşağı olmamak üzere hapistir.


             Madde
374 –
Başkasının hayatı için tehlikeli olduğu vukuundan evvel anlaşılabilen bir
suretle kasden su basmasına sebep olan kimse beş seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis ile cezalandırılır. Eğer bu hal bir kimsenin ölümüne sebebiyet vermiş
ise cezası müebbeden ağır hapistir.


             Madde
375 –
Kasti olmaksızın su basmasına sebebiyet verip bu suretle ferdin hayat ve malını
tahlikeye koyan kimse bir seneye kadar hapis ile mücazat olunur. Eğer bu hal
bir kimsenin ölümüne sebep olmuş ise cezası altı aydan aşağı olmamak üzere
hapistir.


             Madde 
376 –  Her kim su basmasına ve sair müsibetlere karşı umumi bir müdafaa ve
tahaffuza mahsus setleri, siperleri ve sair eserleri tahrip suretiyle bir
tuğyan ve sair musibetler tehlikesine meydan verirse beş seneye kadar ağır
hapse mahküm olur.


             Eğer
tuğyan ve musibet vuku bulmuş ise on seneye kadar ağır hapse mahküm olur.


             Madde
377 –
Her kim gemilere yahut sair su yüzünde yüzen veya bulunan yapılara ateş verip
yakar veya her ne suretle olursa olsun kasten işlediği fiil ile bunlardan
birinin batmasına sebep olursa üç seneden on seneye kadar ağır hapse mahküm
olur.


             Madde
378 –
Geçen maddelerde yazılı fiilerden biri askeri müesseselere ve Hükümet
ambarlarına ve Devlet tersanelerine ve fabrikalarına ve sefinelerine karşı
işlenirse fail yedi seneden on beş seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm
olur.


             Madde
379 –
Bir kimse deniz fenerlerini ve sair işaretleri değiştirerek ve yahut bir
suretle konuldukları yerden kaldırarak yahut yanlış işaretler ihdas ve ve sair
sanialar ika ederek bir geminin batması tehlikesine meydan verirse beş seneye
kadar ağır hapse mahküm olur.


             Bu
hareketiyle geminin batmasına sebep olursa yukardaki iki maddeye göre ceza
verilir.


             Madde
380 –
Bir kimse bir yangının söndürülmesine veya su basmasından ve deniz kazasından
tahaffuza mani olmak kastiyle yangını söndürmeğe veya diğerlerinden tahaffuza
mahsus alat ve edavatı ve her nevi vasıtaları gizler veya parçalar veya
kullanılamıyacak hale getirirse bir seneden beş seneye kadar hapis ile cezalandırılır.


Madde
381 –
369 ve 370 ve 3 ve 372 ve 377 nci maddeler ahkamı, kendisine ait bina ve eşya
hakkında geçen maddelerde yazılı olan fillerden birini işleyipte o maddelerde
gösterilen surette başkasına şahsen veya malen zarara veya tehlikeye koyan
kimse hakkında dahi tatbik olunur.


             Eğer
fiil sigorta bedelini yahut haksız bir menfaati ele geçirmek maksadına mübteni
ise ceza altıda birden üçte bire kadar çoğaltılır.





106-93


            


             Madde
382 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             369,
370, 3,372,373,376, 377,378,379, 380 ve 381 inci maddelerde yazılı olan fiiller
bir şahsın hayatını tehlikeye koymuş olduğu takdirde muayyen olan ceza yarısı
derecesinde artırılır ve bu ceza kanunen muayyen olan cezanın azami  haddini
geçebilir. Ölüme sebep olmuş ise ceza müebbed ağır hapistir.


             Madde
383 –
Bir kimse tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya sanat ve meslekte tecrübesizlik
veya nizam ve emir ve kaidelere riayetsizlik neticesi olarak bir yangına veya
infilaka veya batmağa ve deniz kazasına veya umumi bir tehlikeyi mutazammın
tahribata ve musibetlere sebebiyet verirse otuz aya kadar hapse ve yüz liraya
kadar ağır cezayi naktiye mahküm olur.


             Eğer
bu fiilden bir şahsın hayatınca tehlike hasıl olursa altı aydan beş seneye
kadar hapse ve elli liradan yüz elli liraya kadar ağır cezayi naktiye ve bundan
ölüm vukua gelirse beş seneden fazla olmamak üzere ağır hapse ve yüz liradan
beş yüz liraya kadar ağır cezayı naktiye mahküm olur.


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                      Nakliye
ve muhabere vasıtaları aleyhinde cürümler


 


             Madde
384 – (Yeniden düzenleme : 28/9/19 - 1490/11 md.) (1)


 


             I
-(Değişik: 7/6/1979 - 2245/11 md.) Zor veya nüfuz kullanarak veya tehditle
veya hileyle kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen, ettirmeyen veya
hareket halinde bulunanları durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere
gönderten kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


             Eylem
halkın yararlanmasına arz edilmiş kara ulaşım aracı hakkında işlenirse iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.


             Eylem
silahla veya iki veya daha çok kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı
oranında artırılır.


             II
- (Değişik: 7/6/1979 - 2245/11 md.) Zor veya nüfuz kullanarak veya tehditle
veya hileyle deniz ulaşım aracını hareket ettirmeyen veya hareket halinde
bulunanları durduran veya gitmekte olduğu yerden başka bir yere götüren veya
gönderten kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


             Eylem
halkın yararlanmasına arz edilmiş deniz ulaşım aracı hakkında işlenirse üç
yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.


             Eylem
silahla veya iki veya daha çok kişi tarafından birlikte işlenirse ceza yarı
oranında artırılır.


 


 


 


 


 


——————————


(1)    Bu
madde 11/6/1936 tarih ve 3038 sayılı Kanunun 2. maddesiyle yürürlükten
kaldırılmış, daha sonra  28/9/19 tarih ve 1490 sayılı Kanunun 11. maddesi ile
2. faslın ilk maddesi olarak yeniden yürürlüğe konulmuştur.





106-94


 


             III
- (Değişik: 7/6/1979 - 2245/11 md.) Her kim bir uçağı kaçırır veya hareket
etmesine engel olur veya bu eylemlere teşebbüs ederse üç yıldan beş yıla kadar
ağır hapis cezasıyla cezalandırılır.


             Kaçırılan
veya hareketi engellenen veya bu eylemlere teşebbüs edilen uçak halkın
yararlanmasına arz edilmiş ise dört yıldan altı yıla kadar hapis cezası
verilir.


             Kaçırma
veya hareketi engelleme veya bunlara teşebbüs eylemleri zorla veya tehditle
veya hileyle işlenirse birinci fıkrada yazılı durumda dört yıldan altı yıla,
ikinci fıkrada yazılı durumda beş yıldan yedi yıla kadar ağır hapis cezası
verilir.


             IV
- Her kim cebir ve şiddet veya tehdit veya hile ile bir uçağı gitmekte
olduğu yerden başka bir yere sevk ettirir veya sevk eder veya bu fiillerden
birine teşebbüs ederse on seneden onbeş seneye kadar ağır hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             V
- Her kim yerde bulunan bir uçağı tahrip veya imha ederse beş seneden on
seneye kadar ağır hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Bir
uçağı, hareketine mani olacak derecede bozan veya zarar veren kimse, yapılan
tahribatın derecesine göre, bir seneden beş seneye kadar ağır hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Uçak
umumun istifadesine arz edilmiş ise, hükmedilecek ceza birinci fıkrada yazılı
olan halde yedi sene, ikinci fıkrada yazılı olan halde üç sene ağır hapisten
aşağı olamaz.


             Madde
385 – Bir kimse kasten demiryolu üzerine bir şey koyarak yahut rayların
makaslarını kapayarak veya açarak yahut yanlış işaretler vererek veya her ne
suretle olursa olsun bir hareket yaparak bir kaza vukuu tehlikesine meydan
verirse beş seneye kadar ağır hapse mahküm olur.


             Eğer
kaza vukua gelmiş ise ağır hapis cezası beş seneden on seneye kadardır.


             Madde
386 – Bundan
evvelki maddede yazılan fiil bir veya bir kaç şahsın yaralanmasına veya
ölmesine sebep olmuş ise birinci takdirde ceza yarısına kadar çoğaltılır ve
ikinci surette on beş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur.


             Madde
387 –
Bir kimse kasten demiryoluna yahut makinelerine ve arabalarına veyahut
işletilmesi için muktazi olan alat ve edevata bir zarar verirse bir aydan beş
seneye kadar hapse mahküm olur.


             Madde
388 –
Seyir ve harekette bulunan katarlara karşı katı veya ateşli cisimler veya silah
atanlar üç seneye kadar hapsolunur.


             Madde
389 – Bir
kimse tedbirsizlik veya meslek veya sanatında tecrübesizlik veya nizam ve emir
ve kaidelere riayetsizlik neticesi olarak demiryolu üzerinde bir kaza vukuu
tehlikesine meydan verirse üç aydan otuz aya kadar hapse ve iki yüz liraya kadar
ağır cezayı nakdiye ve kaza vukubulmuş ise beş seneye kadar ağır hapse ve yüz
elli liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdiye mahküm olur.


             Demiryolu
arabaları içinde silah atanlar hakkında dahi kaza vukubulup bulmamasına göre
baladaki birinci veya ikinci fıkraya tevfikan ceza hükmolunur.


             Madde
390 –
Her kim olursa olsun bir güna ihtilal ve fesat vukuu sırasında telgraf ve
telefonun bir yahut ziyade hatlarını bozarak ve sair suretle işlemesini meni
yahut cebren ve sair suretle zabt ederek cereyan edecek resmi muhaberat ve
müraselatı tatil eder ve mektup gönderenleri ve telefonla muhaberat ve
mükalematı meni ve zecr eyler yahut telefon ve telgraf hattının tamirine cebren
muhalefet ederse muvakkat ağır hapse ve iki yüz liradan bin liraya kadar ağır cezayı
nakdiye mahküm olur.





106-95


 


             Madde
391 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/12 md.)


             Bir
kimse, telgraf, telefon ve telsiz makinalarına veya alat ve edevatına veya
tellerine zarar verir veya elektrik ceryanlarının dağılmasına sebep olur veya
her ne suretle olursa olsun telgraf veya telefon veya telsiz muhaberat ve
neşriyatını inkıtaa uğratırsa bir seneden beş seneye kadar hapis cezasiyle
cezalandırılır.


             Madde
392 – Geçen
maddelerde yazılı olan fiillerden başka her kim bir suretle karada ve denizde
ammenin münakalatına mahsus yolları ve eserleri tamamen veya kısmen bozarsa
veya kullanılamayacak bir hale getirir veya bu maksatla müraselatın teminine
mahsus olan şeylerin mahallerini tebdil ederse üç aydan beş seneye kadar hapse
mahküm olur.


             Madde
393 –
Ceza Kanununun tatbikinde, raylar üzerinde buharlı makinalar veya sair herhangi
nevi motorlarla işletilen bütün yollar, adi demiryolu hükmündedir.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                         Umumun
sıhhatine, yenecek ve içilecek şeylere mütaallik cürümler


 


             Madde
394 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/2 md.)


             Halkın
içeceği sulara ve yiyeceği veya içeceği her çeşit şeylere zehir katarak ve sair
suretle bozarak umumun sıhhatini tehlikeye düşüren kimse beş yıldan onbeş yıla
kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Madde
395 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/3 md.)


             Halka
dağıtılmaya veya parasız verilmeye mahsus her nevi yenilecek veya içilecek
şeyleri veya ilaçları- bunları yiyen veya içenin sıhhatini hafif veya ağır
surette bozmaya sebep olacak şekilde tağşiş veya taklit veya tağyir eden veya
bu gibi şeyleri bilerek satan ve veren veya mağşuş ve sıhhate zararlı olduğunu
bildiği halde satılmak üzere mağaza veya dükkanında bulunduran ve gıdaları ve
ilaçları bu suretle tağşişe, taklit veya tağyire yarayan maddeleri bu
hususlarda kullanılacağını bilerek satan veya tedarikine yol gösteren veya
yardım eden kimseler bir yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin liradan yüzbin
liraya kadar ağır para cezasına mahküm olur ve bu gibi maddelerin tamamı
müsadere ve imha olunur.


             Madde
396 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/4 md.)


             Her
kim taklit veya tağyir veya tağşiş edilmemiş olduğu halde aslında umumun
sıhhati için tehlikeli olan yenilecek ve içilecek ve sair şeyleri müşteriye
tehlikeyi haber vermeksizin satarsa üç aydan altı aya kadar hapis ve beşbin
liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.


             Madde
397 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/5 md.)


             Tıbbi
maddeleri satmaya yetkili olup da bunları nevi ve miktar itibariyle hekim
reçetelerinin münderecatına aykırı olarak yapan kimse altı aydan bir yıla kadar
hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.


             Madde
398 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/6 md.)


             Sıhhat
için zararlı olmayıp ancak tabii olmayan bir gıda maddesini tabii diye satılığa
çıkaran kimse üç aydan altı aya kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin
liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.





106-96


 


             Madde
399 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/7 md.)


             Geçen
maddelerde yazılı fiillerden biri hataen veya kayıtsızlık veya meslek ve
sanatta tecrübesizlik veya nizam ve emir ve talimata uymama sonucu olarak
yapılmış ise faili 394 üncü maddede beyan olunan fiillerden dolayı altı aydan
iki yıla kadar hapis, onbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası
ve 395 inci maddede beyan olunan fiillerden dolayı altı aydan bir yıla kadar
hapis ve onbin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası ve 396 ve 397 nci
maddelerde yazılı fiillerden dolayı iki aydan altı aya kadar hapis ve üçbin
liradan onbeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Madde
400 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/8 md.)


             395,
396, 398 inci maddelerdeki fiilerden birinin faili hekim veya eczacı veya
umumun sıhhatini korumak için yapılması resmi izin alınmasına bağlı bulunan bir
meslek ve sanat sahibi olup da bu fiili meslek ve sanatını suistimal sureti ile
yapmış ise 395 inci maddede yazılı fiillerden dolayı iki yıldan on yıla kadar
ağır hapis ve yetmişbeşbin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezası ve
396 ncı maddede yazılı fiillerden dolayı bir yıldan dört yıla kadar hapis ve
yirmibin liradan yüzellibin liraya kadar ağır para cezası ve 398 inci maddede
yazılı fiillerden dolayı bir yıldan iki yıla kadar hapis ve yirmibin liradan
yetmişbeşbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.


             Madde
401 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/9 md.)


             Gıda
maddeleri veya kamuya gerekli şeylerden:


             a)
Halkın beslenmesi için gerekli et, ekmek, un, süt, tuz, şeker, yağ, peynir,
zeytin veya benzeri gıda maddelerinin;


             b)
Halkın ısınması, temizliği veya aydınlanması için gerekli madde veya eşyalarla
her türlü yakıtın;


             c)
Sağlığın korunmasında, tedavide ve tıbda kullanılan ilaç, kimyevi madde, alet
ve diğer şeylerin;


             d)
İnşaat, sanayi, ulaşım ve tarımda kullanılıp da fiyatları Bakanlar Kurulu,
ilgili bakanlıklar ve diğer yetkili mercilerce tespit ve ilan edilen eşya veya
maddelerin;


             e)
Kamu için gerekliliği sebebiyle veya Devletin genel iktisadi ve mali siyaseti
gereği olarak, fiyatları Bakanlar Kurulu veya ilgili bakanlıklar tarafından
tespit ve ilan edilen mal, eşya, araç, gereç ve her türlü maddelerin;


             İmali,
satımı, dağıtımı, depolanması veya her ne şekilde olursa olsun ticaretiyle
uğraşan veya herhangi bir suretle kazanç amacı güden bir faaliyette bulunan
kimse, bu erzak, madde, eşya veya malların satışından kaçınır, bunları saklar,
kaçırır, satılmadığı halde satılmış gibi gösterir veya bunlardan satış
fiyatları Bakanlar Kurulu, ilgili bakanlıklar veya yetkili mercilerce tespit
edilenleri fazla fiyatla satar veya satışa arz ederse iki yıldan on yıla kadar
hapis ve yetmişbeşbin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasıyla
cezalandırılır. Ayrıca suç konusu mal veya eşyanın müsaderesine de karar
verilir.


             Yukardaki
fıkrada yer alan erzak, madde, eşya veya malların resmi mercilere
bildirilmesine ilişkin olarak Bakanlar Kurulu veya ilgili bakanlıklarca çıkarılan
kararlara aykırı hareket eden veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kimse, fiil
daha ağır cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde altı aydan iki
yıla kadar hapis ve onbeşbin liradan yetmişbeşbin liraya kadar ağır para
cezasıyla cezalandırılır. Ayrıca bildirim dışı bırakılan malların müsaderesine
de karar verilir.





106-97


 


             Yukarıdaki
fıkralarda yer alan fiil ve hareketler ikiden fazla kimse tarafından müştereken
veya herhangi bir şirket veya teşekkül namına işlenirse birinci fıkradaki halde
hapis cezası üç yıldan, ikinci fıkradaki halde bir yıldan az olamaz.


             Suç
konusu erzak, madde, mal veya eşyanın değeri az ise yukarıdaki fıkralara göre
verilecek cezalar yarısına, çok az ise üçte birine indirilir. Mükerrir olanlar
hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.


             Soruşturmanın
her safhasında bu maddede belirtilen ve suç konusu erzak, madde, mal veya
eşyanın gerektiğinde satışına ve satışın en yakın belediye veya kamu
kuruluşunca yapılmasına yetkili hakim veya mahkemece karar verilir. Satış
bedeli mahkümiyet halinde müsaderesine karar verilmek üzere dava sonuna kadar
muhafaza edilir.


             Bir
kimse her ne şekilde olursa olsun yalan haber yaymak, duyurmak veya başka
hileler kullanmak suretiyle birinci fıkradaki erzak, madde, mal veya eşyanın
azalmasına, darlığına veya fiyatlarının artmasına sebep olursa, fiili daha ağır
cezayı gerektiren bir suç teşkil etmediği takdirde iki yıldan on yıla kadar
hapis ve yetmişbeşbin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasına mahküm
edilir.


             Madde
402 – (Değişik: 22/9/1983 - 2891/10 md.)


             Geçen
maddelerde yazılı cürümlerden birine mahkümiyet halinde ayrıca, tertip olunacak
ağır hapis veya hapis cezası müddetine müsavi olarak failin cürme vasıta
kıldığı meslek ve sanatın ve ticaretin tatiline ve fiilin işleniş şekli veya
niteliğine göre yedi günden altı aya kadar iş yerinin kapatılmasına da
hükmolunur. Ancak, işyeri bulunduğu mahal için hayati önem taşıdığı takdirde
işyerinin kapatılmasına karar verilmez.


             Bu
maddenin uygulandığı hallerde, verilip kesinleşen karar özetleri, büyük
harflerle yazılmak suretiyle ve kapatma süresi kadar kalmak üzere kapatılan
işyerinin göze çarpan bir yerine yapıştırılır. Ayrıca karar özeti mahkemece
Cumhuriyet savcılığına bildirilir ve masrafı bilahara hükümlüden alınmak üzere
Ankara, İstanbul, İzmir'de yayınlanan ve tirajı yüzbinin üzerinde bulunan bir
veya iki gazetede ve ayrıca varsa suç yerinde yayınlanan mahalli bir gazetede
derhal ilan edilir.


             Madde
403 – (Değişik: 6/6/1991- 3756/6 md.)


             1.
Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal veya ithal
edenlere on yıldan yirmi yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram
ve küsuru için ellibin lira ağır para cezası verilir.


             2.
1 numaralı fıkrada yazılı maddeleri ihraç edenlere,altı yıldan oniki yıla kadar
ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için ellibin lira ağır
para cezası verilir.


             3.
Uyuşturucu maddeleri imal veya ithal ettikten sonra ihraç edenler hakkında 1
numaralı fıkrada gösterilen cezalara da ayrıca hükmolunur.


             4.
Böylece ihraç edilmiş maddeler dolayısıyla yabancı memlekette hükmedilmiş ve
çekilmiş veya yabancı ülkede çekilmemiş olmakla beraber Türkiye'de infazı kabil
cezalar çekildikleri takdirde, ihraç sebebiyle hükmedilecek cezadan indirilir.


             5.
Uyuşturucu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak satanlara veya satışa
arz edenlere veya satın alanlara veya yanında yahut başka bir yerde
bulunduranlara veya bu maddeleri parasız devredenlere yahut bu suretle
devralanlara veya sevk veya nakledenlere veya bunların alınıp satılmasına veya
devrine veya ne suretle olursa olsun tedarik edilmesine aracı olanlara dört
yıldan on yıla kadar ağır hapis ve uyuşturucu maddenin her gram ve küsuru için
ellibin lira ağır para cezası verilir.





106-98


 


             6.
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen uyuşturucu madde eroin, kokain, baz morfin,
morfin ise, fail hakkında verilecek ceza bir katı oranında artırılır.


             7.
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların,teşekkül oluşturanlar ile idare
edenler veya bu teşekküle dahil bulunanlar tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza ayrıca yarı oranında artırılır.


             8.
Bu maddede yazılı suçlar,bunları meslek,sanat veya geçim vasıtası haline
getirenler ile aralarında teşekkül olmaksızın birden ziyade kimse tarafından
toplu olarak işlenirse, hükmolunacak cezalar üçtebir oranında artırılır.


             9.
Onsekiz yaşını bitirmeyen küçükleri veya ceza ehliyetini sahip bulunmayanları
bu maddede yazılı suçları işlemekte kullanan kimseler hakkında, fiil için
tertip olunacak ceza altıdabiri oranında artırılarak hükmolunur.


             10.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemek maksadı ile teşekkül oluşturanlar
ile bunları idare edenlere veya bunlara dahil olanlara beş yıldan on yıla kadar
ağır hapis cezası verilir.


             11.
Birden ziyade kimsenin bu suçları işlemek için önceden anlaşmaları teşekkül
sayılır.


             12.
Uyuşturucu maddeleri sahte reçete ile alanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve birmilyon liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.


             Madde
404 – (Değişik: 6/6/1991 - 3756/7 md.)


             1.
Özel bir yer sağlayarak veya başka suretle bir kimsenin uyuşturucu madde
kullanmasını kolaylaştıranlar ile bu maddeleri onsekiz yaşını bitirmeyen
küçüklere veya aklen malullere veya müptela olan kişilere verenler hakkında 403
üncü maddenin 5 ve 6 numaralı fıkralarında yazılı cezalar altıdabiri oranında
artırılarak hükmolunur.


             2.
Uyuşturucu maddeleri kullananlar ile bu maksatla yanında bulunduranlara, bir
yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir.


             3.
Uyuşturucu madde kullanan kimse,hakkında herhangi bir tahkikata girişilmeden
resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isteyecek olursa,kullanma
fiilinden dolayı hakkında kovuşturma yapılmaz.


             4.
Uyuşturucu maddeleri kullanan kimselerin alışkanlığı iptila derecesinde
ise,salahı tıbben anlaşılıncaya kadar bir hastanede muhafaza ve tedavisine
hükmolunur. Bu kimselerin hastanede muhafaza ve tedavilerine, yetkili mahkemece
tahkikatın her safhasında da karar verilebilir.


             Madde
405 – (Değişik : 6/6/1991 - 3756/8 md.)


             403
ve 404 üncü maddelerde yazılı suçlara iştirak etmiş olan kimse,resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce durumu ve suç ortaklarını ve uyuşturucu
maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber vererek
bunların yakalanmalarını veya elde edilmelerini kolaylaştırırsa ceza verilmez.


             Bu
cürümler haber alındıktan sonra,cürümün meydana çıkmasına veya suç ortaklarının
yakalanmasına hizmet ve yardım eden kimseler hakkında verilecek ceza yarısı
oranında indirilir.


             Madde
406 – (Değişik: 6/6/1991 - 3756/9 md.)


             403
üncü maddede ve 404 üncü maddenin 1 numaralı fıkrasında yazılı fiileri işleyen
tabib, veteriner, kimyager, eczacı, diş tabibi, dişçi, ecza ticarethanesi
sahibi, mesul müdür, sağlık memuru, ebe, hemşire veya hastabakıcı ise,
verilecek ceza yarısı oranında artırılır ve fail hakkında ayrıca müebbeten
memuriyetten yasaklanma veya meslek ve sanatın icrasının tatili cezasına da
hükmolunur.





106-99


 


             403
üncü maddede veya 404 üncü maddenin 1 numaralı fıkrasında yazılı cürümler, her
nev'i ulaşım araçlarında veya umuma açık yerlerde, bunların sahip ve
müstahdemleri veya memuriyet vazife ve nüfuzunun suiistimali suretiyle memur ve
müstahdemler tarafından işlenecek olursa,cezalar üçtebiri oranında artırılır ve
fail hakkında ayrıca, müebbeten memuriyetten yasaklanma veya meslek ve sanatın
icrasının tatili cezasına da hükmolunur.


             Madde
407 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Geçen
maddelerde yazılı fiillerden dolayı şahısların hastalanması veyahut yara ve
berelenmesi gibi sıhhatçe bir arıza vukubulduğu takdirde ağırlaştırılmış
müebbet ağır hapis ve müebbeden ağır hapsi müstelzim ahvalin gayrısında ceza
üçte birden yarısına kadar çoğaltılır. Eğer fiil bir kaç kişinin hastalığına
sebep olmuş ise birinci fıkrada beyan olunan ceza bir mislinden aşağı olamaz. (1)


             Eğer
fiil bir kimsenin ölümüne sebep olmuş ise faile müebbet ağır hapis cezası verilir.
(2)


             Madde
408 –
403 üncü maddede yazılı şeylerin kullanılmasını kolaylaştırmak için açılan
mahallerde mevcut bütün eşya müsadere olunur ve işbu eşyanın bedelinin yarısı
cürmü meydana çıkarmakta hizmeti görülenlere verilir.


             Madde
409 –
403 üncü maddede yazılı mevaddın gayri semleri bila mezuniyet satanlar on beş
günden iki seneye kadar hapis olunur ve bunlardan on beş liradan yüz liraya
kadar ağır cezayı nakdi alınır ve sattığı semler müsadere edilir.


Madde
410 – Elinde
şahadetnamesi olmayarak eczacı dükkanı açan eczacıların dükkanı kapattırılır ve
kendilerinden on beş liradan elli liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


Geçen fasıllara ait müşterek kaideler


 


             Madde
411 –
İşbu babın ilk iki faslında beyan olunan cürümlerden bazısı gece vakti veya
umumi tehlike veya felaket ve umumi heyecan zamanında ika olunmuşsa muayyen
olan ceza altıda birinden üçte birine kadar artırılır.


             Madde
412 –
İşbu babın ilk iki faslında yazılı fiillerden biri o fiilde kullanılan veya her
hangi bir resmi işte bulunan veya muayyen maddelerin muhafazasiyle mükellef
olan bir kimse tarafından işlenmiş ise ceza altıda birinden üçte birine kadar
artırılır.


             Madde
413 – İşbu
babın ilk iki faslında yazılı fiillerden ileri gelecek tehlike gayet
ehemmiyetsiz olur yahut fail neticelerini meni veya tahdit etmek için hususi ve
ciddi bir surette mesai sarf eylemiş bulunursa ceza üçte birinden yarısına
kadar indirilebilir.


 


 


 


 


——————————


(1)  
Bu fıkrada  yer alan "ölüm" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2)    Bu
fıkradaki"idam cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun
27  nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası"olarak değiştirilmiş
ve metne  işlenmiştir.





106-100


            


                                                                SEKİZİNCİ
BAP


                                       Adabı
umumiye ve nizamı aile aleyhinde cürümler


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                        Cebren
ırza geçen, küçükleri baştan çıkaran ve iffete taarruz edenler


             Madde
414 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim 15 yaşını bitirmiyen bir küçüğün ırzına geçerse beş seneden aşağı olmamak
üzere ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Eğer
fiil cebir ve şiddet veya tehdit kullanılmak suretiyle veya akıl veya beden
hastalığından veya failin fiilinden başka bir sebepten dolayı veya failin
kullandığı hileli vasıtalarla fiile mukavemet edemiyecek bir halde bulunan bir
küçüğe karşı işlenmiş olursa ağır hapis cezası on seneden aşağı olamaz.


             Madde
415 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim 15 yaşını bitirmiyen bir küçüğün ırz ve namusuna tasaddiyi muta zammın bir
fiil ve harekette bulunursa iki seneden dört seneye ve bu fiil ve hareket
yukarki madddenin ikinci fıkrasında yazılı şartlar içinde olursa üç seneden beş
seneye kadar hapsolunur.


             Madde
416 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             On
beş yaşını bitiren bir kimsenin cebir ve şiddet veya tehdit kullanmak suretiyle
ırzına geçen veyahut akıl veya beden hastalığından veya kendi fiilinden başka
bir sebepten veya kullandığı hileli vasıtalardan dolayı fiile mukavemet 
edemiyecek bir halde bulunan bir kimseye karşı bu fiili işliyen kimse yedi
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Yine
bu suretle ırz ve namusa tasaddiyi tazammun eden diğer bir fiil ve harekette
bulunursa üç seneden beş seneye kadar hapsolunur.


             Reşit
olmıyan bir kimse ile rızasiyle cinsi münasebette bulunanlar fiil daha ağır
cezayı müstelzim bulunmadığı takdirde altı aydan üç seneye kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


             Madde
417 –
Yukarıdaki maddelerde yazılan fiil ve hareketler birden ziyade kimseler
tarafından işlenir veya usulden biri veya veli ve vasi veya mürebbi ve
muallimleri ve hizmetkarları veya terbiye ve nezaret veya muhafazaları altına
bırakılan veya buna düçar olanların üzerlerine hüküm ve nüfuzu olan kimseler
tarafından vukubulursa kanunen muayyen olan ceza yarısı kadar artırılır.


             Madde
418 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Yukarki
maddelerde yazılı fiil ve hareketler mağdurun ölümünü mucip olursa faile
müebbet ağır hapis cezası verilir.(1)


             Eğer
bu fiil ve hareketler bir marazın sirayetini veya mağdurun sıhhatine sair büyük
bir nakisa irasını  veya malüliyet veya mayubiyetini müstelzim olursa cezanın
yarısı ilave edilerek hükmolunur.


             Madde
419 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Alenen
hayasızca vaz'u harekette bulunanlar on beş günden iki aya ve o suretle cinsi
münasebette bulunanlar altı aydan bir seneye kadar hapis ve bu fıkrada yazılı
hallerde ayrıca 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezasiyle
cezalandırılırlar.


 


 


 


——————————


(1)    Bu
fıkradaki "idam cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun
27 nci maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası" olarak değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.





106-101


 


             Madde
420 – Adabı umumiyeye mugayir olarak açık yerlerde veya halkın suhuletle
muttali olabileceği yarı açık mahallerde fuhuş maksadiyle kadın oynatanlar ve
bilihtiyar oynayan kadınlar bir aydan altı aya kadar hapsolunur.


             Madde
421 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Kadınlara
ve (...)(1) erkeklere söz atanlar üç aydan bir seneye ve sarkıntılık
edenler altı aydan iki seneye kadar hapsolunur.


             Madde
422 –
Kadın kıyafetiyle kadınların bulunduğu mahallere girenler mücerret bu fiilden
dolayı üç aydan bir seneye kadar hapsolunurlar ve böyle tebdili kıyafet ile
girmiş oldukları yerde kanunen bu cezadan şedit bir cezayı mucip olan bir cürüm
işlemişlerse o fiilin cezasiyle dahi cezalandırılırlar.


             Madde
423 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Her
kim onbeş yaşını dolduran bir kızı alacağım diye kandırıp kızlığını bozarsa
altı aydan iki seneye kadar hapsolunur.


             Evlenme
vukuu halinde dava ve ceza tecil olunur. Şu kadarki beş sene içinde koca
aleyhine boşanmıya hükmolunursa hukuku amme davası avdet eder ve evvelce ceza 
hükmolunmuşsa çektirilir.


             Madde
424 – Bu fasılda beyan olunan cürümlerde mağdur olanların içtimai mevki ve
vaziyetlerine ve tecavüzün şumul ve mahiyeti derecesine göre mahkemece takdir
edilerek tazminat dahi ayrıca hüküm olunur.


                Madde
425 –
421, 422,423 üncü maddelerde muharrer fiillerden dolayı takibat icrası şahsi
davaya bağlıdır.


             Madde
426 – (Değişik: 6/3/1986 - 3266/10 md.)


             Halkın
ar ve haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder
nitelikte genel ahlaka aykırı;


             1
- Her nevi kitap,gazete,risale,mecmua,varaka,makale, ilan, resim, tasvir, 
plak, afiş, pankart, televizyon ve teyp bantları, fotoğraf,sinema veya
projeksiyon filmlerini veya diğer anlatım araç ve gereçleri ile eşyayı teşhir
eden veya ettirenler,bilerek dağıtanlar,satanlar veya dağıttıran veya
sattıranlar,veyahut ticaret veya dağıtım veya teşhir kastıyla tersim,
tasvir,hak, imal veya tab veya teksir veya imla eden veya ettirenler yahut
ithal veya ihraç veya Türkiye dahilinde bir mahalden diğer mahalle nakleden
veya ettirenler ve bunlar üzerinde her ne suretle olursa olsun muamelede
bulunanlar veya bunların ticaretini kolaylaştırmak maksadıyla bu fiilleri icra
edenler veya bu kabil anlatım araç ve gereçlerini vasıtalı veya vasıtasız
şekilde tedarik edenler veya tedarik ettirenler, tedarik edilebileceğini
bildirenler veya tedarik edeceğini ilan edenler veya ilan ettirenler,


             2
- Eser ve mevzuları tiyatro veya sinema veya radyo yahut televizyonlarda
veyahut umumi mahallerde temsil eden veya ettirenler,


             3 -
Hitabeleri umuma açık yerlerde veya umumi mahallerde irad edenler,


             İki milyon liradan on milyon liraya kadar
ağır para cezasıyle cezalandırılırlar.


             (Değişik: 11/5/1988 - 3445/2. md.) Bu
fiillerin 5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen mevkuteler
vasıtasıyla işlenmesi halinde sahiplerine,mevkute bir aydan az süreli ise bir
önceki ay ortalama fiili satış miktarının, aylık veya bir aydan fazla süreli ise
bir önceki fiili satış miktarının toplam satış bedeli tutarının yüzde doksanı
kadar ağır para cezası verilir. An- cak bu ceza otuzmilyon liradan az olamaz.
Bu mevkutelerin sorumlu müdürlerine, sahiplerine verilecek cezanın yarısı
uygulanır.


             (Ek
fıkra: 30/7/2003-4963/3 md.) Bilim ve sanat eserleri ile edebî değere
sahip olan eserler bu madde kapsamı dışındadır.


­­­­­­­­­­­­­­­________________________


(1)
Bu arada yeralan “genç” sözcüğü Ana. Mah.nin 20/3/2002 tarihli ve
E.2000/39,K.2002/35 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.





106-102


 


             Madde
427 – (Değişik: 6/3/1986 - 3266/11 md.)


             Neşir
veya tevzi edilmek üzere, halkın ar veya haya duygularını inciten veya cinsi
arzuları tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı kitap, makale,
varaka ve ilan yazanlar ile bu kabil makale,yazı ve resimleri ihtiva eden
gazete ve mecmua gibi mevkutelerin sahipleri ve mevkute tanımına girmeyen
basılmış eserler yayınlatanları hakkında. 426 ncı maddedeki cezalara
hükmolunur. Bu mevkutelerin sorumlu müdürleri hakkında ise bu cezanın yarısı
uygulanır.


             426
ncı madde ile bu maddede yazılı evrak ve eşya müsadere (...)(1)
olunur.


             Madde
428 – (Değişik: 6/3/1986 - 3266/12 md.)


             Halkın
ar ve haya duygularını inciten veya cinsi arzuları tahrik ve istismar eder
nitelikte, genel ahlaka aykırı şarkıları alenen söyleyenler veya plakları, teyp
bantlarını çalanlar veya umumi adaba aykırı veya bir şahıs veya bir heyetin,
namus ve haysiyetini muhil beyanat ve sözlerle gazete, risale ve diğer evrak
satanlar iki milyon liradan on milyon liraya kadar ağır para cezasıyla
cezalandırılırlar.


             Bu
madde ile 426 ve 427 nci maddelerdeki suçlardan doğan davalar en geç iki ay
içinde sonuçlandırılır.


             426
ve 427 nci maddeler ile bu maddedeki ağır para cezalarının tatbikinde, 19 uncu
maddedeki aşağı ve yukarı hadlerle ilgili hüküm uygulanmaz.


 


İKİNCİ FASIL


Kız ve kadın ve
erkek kaçırmak


 


             Madde
429 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim cebir ve şiddet veya tehdit veya hile ile şehvet hissi veya evlenme
maksadiyle reşit olan veya reşit kılınan bir kadını kaçırır veya bir yerde
alıkorsa üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Kaçırılan
kadın evli ise ağır hapis cezası yedi seneden aşağı olamaz.


             Madde
430 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim cebir ve şiddet veya tehdit veya hile ile şehvet hissi veya evlenme
maksadiyle reşit olmıyan bir kimseyi kaçırır veya bir yerde alıkorsa beş
seneden on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Eğer
reşit olmıyan kimse, cebir ve şiddet veya tehdit veya hile olmaksızın kendi
rızası ile şehvet hissi veya evlenme maksadiyle kaçırılmış veya bir yerde
alıkonulmuş ise ceza altı aydan üç seneye kadar hapistir.


             Madde
431 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Kaçırılan
kimse on iki yaşını doldurmamış ise fail cebir ve şiddet veya tehdit veya hile
kullanmamış olsa dahi cezası beş sene ağır hapisten aşağı olamaz.


             Madde
432 – (Değişik: 14/7/2004 - 5219/1 md.)


             Yukarıdaki
maddelerde yazılı cürümlerden birinin faili, kaçırdığı veya alıkoyduğu kimseyi
hiçbir şehevî harekette bulunmaksızın kendiliğinden, kaçırıldığı eve veya
ailesinin evine iade eder veyahut ailesi tarafından alınması mümkün olan
emniyetli diğer bir yere getirip serbest bırakırsa 429 uncu maddede yazılı
halde bir aydan bir seneye kadar, 430 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı
halde altı aydan üç seneye, ikinci fıkrasında yazılı halde bir aydan altı aya
kadar, 431 inci maddede yazılı halde bir seneden beş seneye kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır.


 


 


 


_______________


1) 
Bu arada yer alan “ve imha“ ibaresi, 30/7/2003 tarihli ve 4963 sayılı Kanunun 4
üncü maddesiyle metinden çıkarılmıştır.


 





106-103


 


             Madde
433 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Yukarıki
maddelerde yazılı cürümlerden biri mahza evlenmek maksadile işlenmiş ve bir
güna tecavüz vukubulmamış ise fail hakkında tayin olunacak ceza üçte birden
yarıya kadar indirilir.


             Madde
434 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Kaçırılan
veya alıkonulan kız veya kadın ile maznun veya mahkümlardan biri arasında
evlenme vukuunda koca hakkında hukuku amme davası ve hüküm verilmiş  ise
cezanın çektirilmesi tecil olunur. (1)


             Müruru
zaman haddine kadar erkek tarafından haksız olarak vukua getirilmiş bir sebeple
boşanmıya hükmedilirse takibat yenilenir.Evvelce hüküm verilmiş ise ceza
çektirilir.


             Bu
madde hükümleri 414,415 ve 416 ncı maddeler hakkında da caridir.


             Evlenen
maznun veya mahküm hakkında hukuku amme davasının veya cezanın tecilini
müstelzim olan haller fiilde methali olanlar hakkında dava ve cezanın düşmesini
müstelzimdir.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                                  Fuhşiyata
tahrik


 


             Madde
435 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Her
kim on beş yaşını doldurmamış olan bir küçüğü kandırarak fuhşa teşvik eder ve
bunun yolunu kolaylaştırırsa iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Kandırmak
keyfiyeti küçüğün usulünden veya kardeşlerinden biri veya kendisini evlad
edinenler tarafından yahut veli veya vasisi; muallim veya mürebbisi, yahut
hizmetkarları veya nezaretleri altına verilen sair kimseler tarafından vaki
olursa fail üç seneden aşağı olmamak üzere hapse mahküm edilir.


             Kandırmak
keyfiyeti on beş yaşını doldurmuş olup da henüz 21 yaşını bitirmemiş olan
kimseler hakkında vuku bulursa fail altı aydan iki seneye kadar hapsolunur ve
elli liradan iki yüz liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Kandırmak
keyfiyeti bu maddenin ikinci fıkrasında gösterilen kimseler veya kocası
tarafından işlenirse fail iki seneden eksik olmamak üzere hapsolunur ve yüz
liradan beş yüz liraya kadar ağır para cezası alınır.


             21
yaşını doldurmuş olan kız ve kadınların fuhşa teşvik eden koca veya usulü veya
sıhri usulü veya kardeşleri hakkında altı aydan iki seneye kadar hapis  cezası
hükmolunur.


             Madde
436 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Her
kim fuhuş zımnında rızasile olsa bile henüz yirmi bir yaşını bitirmeden bir
bakiri veya bir kadını yahut cebir ve şiddet veya tehdit veya nüfuz icrası
yahut hile ile yirmi bir yaşını bitiren bir bakir veya kadını başkası için
iğfal veya tedarik veyahut sevk veya bir yerden diğer yere naklederse bir
seneden üç seneye kadar hapis ve elli liradan beş yüz liraya kadar ağır para
cezasile cezalandırılır.


             Bu
fiil yirmi bir yaşını doldurmıyan bakir veya kadın hakkında iğfal veya cebir ve
şiddet veya tehdit veya nüfuz icrasile yahut kardeş veya usul veya sıhri
usulden yahut koca veya veli veya vasi veya muallim veya mürebbi veya
hizmetkarları yahut nezaretleri altına verilen sair kimseler tarafından
yapılırsa iki seneden beş seneye kadar hapsolunur.


––––––––––


(1) Bu fıkranın, Ana
Mah.’nin 25/3/2004 tarihli ve E.:2001/478, K.:2004/38 sayılı Kararı ile 765
sayılı Kanunun 430 uncu maddesinin ikinci fıkrası yönünden Anayasa’ya aykırı
olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.





106-104


 


             Bu
fasla giren suçların ihzari hareketlerini işliyenler asıl suç için yazılı
cezanın altı da biri ile cezalandırılır.


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                            Geçen
fasıllar arasında müşterek hükümler


 


             Madde
437 –
Yukarıdaki fasıllarda tayin olunan cürümlerden dolayı mahküm olan
usul,kendilerine tecavüz olunan firuun şahısları ve malları üzerinde kanunun
bahş eylediği velayet hakkını zayi ederler ve bu cürümlerden dolayı mahküm olan
vasilerde vasilikten çıkarılır.


             Madde
438 – (Mülga: 21/11/1990 - 3679/28 md.)


             Madde
439 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Cebren
kaçırmak sırasında veya bu yüzden kaçırılan kimse yaralanmış olursa yarasının
derecesine göre ceza üçte birden bir misline kadar artırılır ve eğer ölürse
fail müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılır. (1)


 


                                                                 BEŞİNCİ
FASIL


                                                                           Zina


 


             Madde
440 – (İptal: Ana. Mah'nin 23/6/1998 tarih ve E.1998/3, K.1998/28 Sayılı Kararı
ile)


             Madde
441 – (İptal: Ana.Mah.'nin 23/9/1996 tarih ve E.1996/15, K.1996/34 sayılı
Kararı ile.)


             Madde
442 – (İptal: Ana. Mah’nin 13/7/1999 tarih ve E.1999/24, K.1999/30 sayılı
Kararı ile.)


             Madde
443 –
 (İptal: Ana. Mah’nin 13/7/1999 tarih ve E.1999/24, K.1999/30 sayılı Kararı
ile.)


             Madde
444 –
 (İptal: Ana. Mah’nin 13/7/1999 tarih ve E.1999/24, K.1999/30 sayılı Kararı
ile.)


ALTINCI
FASIL


                                                                  Nesep
cürümleri


 


             Madde
445 – Herkim
bir çocuğu gizleyerek yahut yerine başka bir çocuk koyarak o çocuğun nesebini
yok eder veya değiştirirse bir seneden beş seneye kadar hapis cezasına müstahak
olur.


——————————


(1)    Bu maddedeki
"ölüm cezası" tabiri 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun 27 nci
maddesi ile "müebbet ağır hapis cezası"olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.





106-105


 


             Madde
446 – Yukarıki maddede yazılı olan hallerden başkasında herkim meşru veya
nesebi ikrar olunmuş bir çocuğun kim olduğunu saklayarak Darülacezeye vesair
bir müesseseye tevdi eder veya bir hayır sahibi tarafından alınmak üzere umumun
görebileceği bir yere bırakırsa üç aydan iki seneye kadar hapsolunur.


             Fail
çocuğun usulünden biri ise hapis cezası bir seneden üç seneye kadar uzar.


             Madde
447 – Yukarıki maddelerde yazılı cürümlerden birini işliyen kimse bu cürmü
kendisinin veya karısının veya anasının veya kız kardeşinin veya füruundan
birinin veyahut evlatlığı olan kızı namusunu kurtarmak için yapmış ise bir
aydan üç seneye kadar hapsolunur.


 


                                                              DOKUZUNCU
BAP


                                                           Şahıslara
karşı cürümler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                                          Adam
öldürmek cürümleri


 


             Madde
448 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, bir kimseyi kasten öldürürse 24 seneden 30 seneye kadar ağır hapis
cezasına mahküm olur.


             Madde
449 – (Değişik: 7/1/1981 - 2370/15 md.)


             Adam
öldürmek fiili:


             1.
Karı, koca, kardeş, babalık, analık, evlatlık, üvey ana, üvey baba, üvey evlat,
kayınbaba, kaynana, damat ve gelinler hakkında işlenirse;


             2.
Zehirlemek suretiyle yapılırsa;


             Fail,
müebbet ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
450 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Öldürmek
fiili:


             1.
Usul ve fürudan biri aleyhine işlenirse;


             2.
(Değişik: 7/1/1981 - 2370/16 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinden biri aleyhine veya üyelik sıfatı sona ermiş olsa bile bu görevinden
dolayı işlenmiş olursa;


             3.
Canavarca bir his sevki ile veya işkence ve tazip ile ika edilirse,


             4. Taammüden icra olunursa;


             5. Birden ziyade kimseler aleyhine
işlenirse;


             6. Yangın, su baskını ve gark gibi
yedinci babın birinci faslında beyan olunan vasıtalarla yapılırsa;


             7. Velevki husule gelmiş olmasın diğer
bir suçu hazırlamak veya kolaylaştırmak veya işlemek için ika olunursa;


             8. Bir suçtan hasıl olacak faydayı elde
etmek veya bu gayeye vasıl olmak maksadiyle yapılan ihzaratı saklamak için veya
takip edilen gayeye vasıl olamamaktan mütevellit infial ile işlenmiş olursa;


             9. Bir suçu gizlemek veya delil ve
emarelerini ortadan kaldırmak veya kendisinin yahut başkasının cezadan
kurtulmasını temin maksadiyle vukua getirilirse;


             10. Kan gütme saikiyle işlenirse;


             11. (Ek: 7/1/1981 - 2370/16 md.) Devlet
memurlarından biri aleyhine görevi esnasında veya Devlet memurluğu sıfatı zail
olsa bile bu görevi yapmasından dolayı işlenirse;


             fail, ağırlaştırılmış müeebbet ağır hapis
cezasına mahküm edilir. (1)


 


 


 


––––––––––––


(1)  
Bu maddede  yer alan "idam" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-106


 


             Madde
451 –
Ölüm, failin fiilinden evvel mevcut olupta failce bilinmeyen ahvalin birleşmesi
veyahut failin idaresinden hariç ve gayri melhuz esbabın inzimamı yüzünden
vukua gelmiş ise ağırlaştırılmış müeebbet ağır hapis cezasını müstelzim
hallerde on beş seneden ve müebbet ve on beş seneden fazla ağır hapsi müstelzim
hallerde on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası hüküm olunur. (1)


             Madde
452 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Katil
kastiyle olmıyan darp ve cerh veya bir müessir fiilden telefi nefis husule
gelmiş olursa fail, 448 inci maddede beyan olunan ahvalde sekiz, 449 uncu
maddede yazılı ahvalde on ve 450 nci maddede muharrer ahvalde on beş seneden
aşağı olmamak üzere muvakkat ağır hapse mahküm olur.


             Eğer
telefi nefis failin fiilinden evvel mevcut olup da failce bilinmiyen ahvalin
birleşmesi veyahut failin iradesinden hariç ve gayrimelhuz esbabın inzimamı ile
vukua gelirse, 448 inci maddede beyan olunan ahvalde beş seneden, 449 uncu
maddede muharrer ahvalde yedi seneden ve 450 nci maddede yazılı ahvalde fail on
seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır.


             Madde
453 – (Değişik: 6/6/1991 - 3756/10 md.)


             Öldürme
fiili, anası tarafından şerefini kurtarmak saikiyle yeni doğmuş bulunan çocuğa
karşı işlenmiş ise faile sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.(2)


             Madde
454 – Birini intihare ikna ve buna yardım eden kimse müntehirin vefatı vuku
bulduğu takdirde üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
455 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Tedbirsizlik
veya dikkatsizlik veya meslek ve sanatta acemilik veya nizamat, ve evamir ve
talimata riayetsizlik ile bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren şahıs iki
seneden beş seneye kadar hapse ve 250 liradan 2.500 liraya kadar ağır para
cezasına mahküm olur.


             Eğer
fiil birkaç kişinin ölümünü mucip olmuş veya bir kişinin ölümü ile beraber bir
veya birkaç kişinin de mecruhiyetine sebebiyet vermiş ve bu yaralanma 456 ncı
maddenin 2 nci fıkrasında beyan olunan derecede bulunmuş ise dört seneden on
seneye kadar hapis ve 1.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile
mahküm olur.


             (Ek:
16/7/1964-501/1 md.) Yukardaki fıkralarda beyan olunan cezalar, kusurun
derecesine göre sekizde birine kadar indirilebilir.


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                                       Şahıslara
karşı müessir fiiller


             Madde
456 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim katil kasdiyle olmaksızın bir kimseye cismen eza verir veya sıhhatini
ihlale yahut akli melekelerinde teşevvüş husulüne sebep olursa altı aydan bir
seneye kadar hapsolunur.


             Fiil,
havastan veya azadan birinin devamlı zaafını yahut söz söylemekte devamlı
müşkülatı veya çehrede sabit bir eseri yahut yirmi gün ve daha ziyade akli veya
bedeni hastalıklardan birini veya bu kadar müddet mütat iştigallerine devam
edememesini mucip olmuş veya hayatını tehlikeye maruz kılmış veya gebe bir
kadın aleyhine işlenip de vaktinden evvel çocuk doğmasını intaç etmiş ise ceza
iki seneden beş seneye kadar hapistir.


____________________


(1)  
Bu maddede  yer alan "idam" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


(2) 15/7/2003 tarihli
ve 4928 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu maddede geçen "dört yıldan
sekiz yıla kadar" ibaresi, "sekiz yıldan oniki yıla kadar"
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.





106-107


 


             Fiil,
kati veya muhtemel surette iyileşmesi kabil olmıyacak derecede akıl veya beden
hastalıklarından birini yahut havastan veya el yahut ayaklardan birinin veya
söylemek kudretinin yahut çocuk yapmak kabiliyetinin zıyaını mucip olmuş veya
azadan birinin tatilini yahut çehrenin daimi değişikliğini veya gebe bir kadına
karşı ika olunup da çocuğun düşmesini intaç eylemiş ise ceza beş seneden on
seneye kadar ağır hapistir.


             Eğer
fiil, hiçbir hastalığı veya mütat iştigallerden mahrumiyeti mucip olmamış yahut
bu haller on günden ziyade uzamamış ise takibat icrası muntazarrırın şikayetine
bağlı olmak şartiyle fail hakkında iki aydan altı aya kadar hapis veya 200
liradan 2.500 liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.


             Bu
fiil, 457 nci maddede yazılı vasıtalarla işlenirse takibat icrası şikayete
bağlı değildir.


             Madde
457 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             456
ncı maddede yazılı fiillere 449 uncu maddenin birinci ve üçüncü bentlerinde
yazılı hal inzimam eder yahut fiil gizli veya aşikar bir silah ile veya
aşındırıcı ecza ile işlenmiş olursa asıl ceza üçte birden yarıya kadar
artırılır.


             Eğer
fiilde 450 nci maddenin 5 inci bendinde yazılı hal müstesna olmak üzere diğer
bentlerindeki hallerden biri birleşirse bu birleşen fiil hakkında 78 inci madde
hükmü cari olmak şartiyle ceza yarı nispetinde çoğaltılır.


             Madde
458 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Geçen
maddelerde beyan olunan ahvalde fiil; netice itibarile failin asıl maksadını
tecavüz etmiş olduğu takdirde ceza üçte birden yarısına kadar eksiltilir.


             Madde
459 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


             Her
kim tedbirsizlik veya dikkatsizlik yahud meslek ve sanatta acemilik veya nizam,
talimat ve emirlere riayetsizlik neticesi olarak bir şahsa cismen eza verecek
veya sıhhatini ihlal edecek bir zarar iras eder yahud akli melekelerinde
teşevvüş husulüne sebebiyet verirse:


             1
- 456 ncı maddenin birinci ve dördüncü fıkralarındaki hallerde takibat icrası
şikayete bağlı olmak şartile üç aya kadar hapis veya elli liraya kadar ağır
para cezası,


             2
- 456 ncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki hallerde üç aydan yirmi aya
kadar hapis ve 100 liradan 500 liraya kadar ağır para cezası hükmolunur.


             3
- Bir kaç kişi cürümden mutazarrır olmuş ise bir numaralı bendde hapis cezası
altı ay ve ağır para cezası iki yüz liraya kadar, iki numaralı bendde hapis
altı aydan otuz aya kadar ve ağır para cezası 150 liradan aşağı olmamak üzere
hükmolunur.


             (Ek:
16/7/1964 - 501/1 md.) Yukardaki fıkralarda beyan olunan cezalar, kusurun
derecesine göre sekizde birine kadar indirilebilir.


             Madde
460 –
456 ve 459 uncu maddelerin takibat icrası şikayete bağlı bulunan fıkralarında
muharrer ahvalde müddeinin hüküm katileşinceye kadar davasından feragati hukuku
amme davasını ortadan kaldırır.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                Geçen
fasıllara ait müşterek hükümler


 


             Madde
461 –
Yukarıdaki iki fasılda beyan olunan fiillerden birini aşağıda gösterilen
mecburiyetlerle yapanlara ceza verilmez. Bu mecburiyetler:





106-108


 


             1
- 495, 496, 497, 499 uncu maddelerde beyan olunan fiillerden birinin faillerine
yahut nehbü garet yapanlara karşı malını müdafaa etmek,


             2
- Bir şahsın evine veya içinde adam oturur sair her türlü bina ve müştemilatına
merdiven kurup çıkanları veya duvarını delenleri veya kapusunu kıranları
veyahut işbu mebani ve müştemilatına ateş koyanları; - bu fiiller gece vakti 
olmak veya gündüz olsa bile hane ve bina ve müştemilatı ücra bir mahalde
bulunmak şartlariyle - içinde ikamet edenlerin emniyeti şahsiyelerince aklen
varit bir endişe ve havfı ciddi mevcut olduğu takdirde defetmek,


             dir.


             Ancak
bu maddenin bir numaralı bendinde beyan olunan ahvalde müdafaada ifrada
gidilmiş ve hane ve sükna müştemilatına merdiven kurmak, kapu kırmak, duvar
delmek fiillerinin faillerini defi için iki numaralı bentte yazılı şartlar
mevcut bulunmamış olduğu halde asıl fiile mürettep ceza, ağır hapis hapse
tahvil olunmak üzere üçte birden yarısına kadar indirilir.


             Madde
462 – (Mülga: 15/7/2003-4928/19 md.)


             Madde
463 – (Değişik : 21/1/1983 - 2787/19 md.)


             448,
449, 450, 456, 457 nci maddelerde beyan olunan fiilleri iki veya daha çok kimse
birlikte yapmış olup da failin kim olduğu belli olmazsa bunlardan her birisi
hakkında, fiil için tayin edilmiş olan ceza üçte birden yarıya kadar
indirilerek hükmolunur. Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasını gerektiren
fiillerde yirmi seneden, müebbet ağır hapis cezasını gerektiren fiillerde
onaltı seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası tayin olunur. Şu kadarki,
bu hüküm fiili doğrudan doğruya beraber işlemiş olanlar hakkında uygulanmaz. (1)


             Madde
464 – (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Yukarki
maddede yazılı ahval müstesna olmak ve ferden irtikap edilmiş cürümler
münasebetiyle hükmedilecek daha ağır cezalara halel gelmemek şartiyle bir
kavgada bir şahıs ölmüş olur yahut yaralanmış bulunursa o şahsa karşı kavga
esnasında el uzatmış olanlardan her biri aşağıdaki tertip dairesinde
cezalandırılır:


             1.
Adam ölmüş veya ölümü intaç eden bir yara ika edilmiş ise iki seneden beş
seneye kadar hapis;


             2.
Ahvali sairede ceza üç aydan iki seneye kadar hapistir. Şu kadar ki bu ceza
fail hakkında münferiden cürüm işlemiş olması halinde verilecek cezanın
yarısını tecavüz edemez;


             3.
Maktul ve mecruha karşı el dokundurmuş olmayıp da yalnız kavgaya dahil olanlar
altı aya kadar hapsolunur;


             4.
Kavganın hudusuna sebebi asli olanlar hakkında yukarda beyan olunan cezalar
üçte bir miktar artırılır.


 


 


 


 


 


 


 


––––––––––––


(1)  
Bu maddede  yer alan "ölüm" ibaresi, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.


 





106-109


 


             Madde
465 – (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
kimsenin veya bir şirketin hizmetinde bulunanlar tarafından vazife ve hizmet
sırasında işlenen 455 ve 459 uncu maddelerde yazılı cürümlerden dolayı
hükmedilecek tazminattan o kimse veya şirket malen mes'uldür.


             Madde
466 – (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Kavgada
korkutmak için silah çeken bir aydan altı aya ve silah boşaltan iki aydan bir
seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             Madde
467 –
İşbu iki fasılda yazılı cürümlerden dolayı zarar ve ziyan ve tazminat ve zararı
manevi şahsi dava ikamesi halinde ayrıca hükmolunur.


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                              Çocuk
Düşürme ve Düşürtme Cürümleri


 


             Madde
468 – (Değişik : 24/5/1983 - 2827/9 md.)


             Bir
kadının rızası olmaksızın çocuğunu düşürten kimseye yedi yıldan oniki yıla
kadar ağır hapis cezası verilir.


             Gebelik
süresi on haftadan fazla olan bir kadının rızasıyla tıbbi nedenler mevcut
olmadan çocuğunu düşürten kimseye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir. Çocuğunu düşürmeye rıza gösteren kadına da aynı ceza verilir.


             Birinci
fıkrada yazılı fiil; kadının ölümüne neden olmuşsa, faile onbeş yıldan yirmi
yıla ve bedeni bir zarara neden olmuşsa sekiz yıldan oniki yıla kadar ağır
hapis cezası verilir.


             İkinci
fıkrada yazılı fiil; kadının ölümüne neden olmuşsa, faile beş yıldan oniki yıla
ve bedeni bir zarara neden olmuşsa üç yıldan sekiz yıla kadar ağır hapis cezası
verilir.


             Gebe
sanılan bir kadın üzerinde rızası olmaksızın çocuk düşürme amacıyla bazı
fiillerde bulunan kimse kadının ölümüne veya bedeni zararına sebep olmuşsa 452
nci ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır.


             Madde
469 – (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             (Değişik
: 24/5/1983 - 2827/10 md.) Gebelik süresi on haftadan fazla olan çocuğunu
isteyerek düşüren kadına bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.


             Yukarıki
fıkrada yazılı cürme iştirak halleri dışında gebe bir kadını, çocuk düşürmeğe
yarayacak vasıta tedarik etmek suretile çocuğu düşürmeğe tahrik eden kimse altı
aydan iki seneye kadar hapis cezasile cezalandırılır.


             Madde
470 – (Değişik : 24/5/1983 - 2827/11 md.)


             Rahim
tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse, gebelik süresi on haftadan az olan bir
kadına rızasıyla düşük yaptırdığı takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezasıyla cezalandırılır. Fiil kadının ölümüne veya bedeni bir zararına sebep
olmuşsa, fail ayrıca 452 nci ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cezalandırılır.


             Rahim
tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse 468 inci maddenin birinci, ikinci,
üçüncü, dördüncü fıkralarında öngörülen fiilleri işlediği takdirde cezası üçte
bir oranında artırılır.


             Rahim
tahliye etme yetkisi olmayan bir kimse; gebe sanılan bir kadına çocuğunu
düşürtmek için ilaç, gereç tedarik eder veya gebe sanılan bir kadın üzerinde
rızası olmaksızın çocuk düşürme amacıyla bazı fiillerde bulunur ve kadının
ölümüne veya bedeni zararına sebep olursa, 452 nci ve 456 ncı maddeler
hükümlerine göre cezalandırılır. Fiil kadının rızası ile işlenmişse verilecek
ceza üçte bir oranında indirilir.





106-110


 


             Madde
4 – (Değişik : 24/5/1983 - 2827/12 md.)


             Bir
erkek veya bir kadın üzerinde rızası olmaksızın sterilizasyon yapan kimse iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Fiil erkeğin veya kadının
ölümüne veya bedeni bir zararına sebep olmuşsa fail ayrıca 452 nci ve 456 ncı
maddeler hükümlerine göre cezalandırılır.Eğer bu fiil sterilizasyon ameliyatı
yapma yetkisi olmayan bir kimse tarafından yapılırsa ceza üçte bir oranında
artırılır.


             Sterilizasyon
ameliyatı yapma yetkisi olmayan bir kimsenin, kişinin rızasıyla sterilizasyon
ameliyatı yapması halinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Fiil kişinin ölümüne veya bedeni bir zarara sebep olmuşsa fail ayrıca 452 nci
ve 456 ncı maddeler hükümlerine göre cazalandırılır.


             Madde
472 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             4
inci madde dışında bu fasılda yazılı olan fiiller kendisinin veya akrabasının
şeref ve namusunu kurtarmak için işlenmiş ise verilecek ceza yarıdan üçte ikiye
kadar indirilir.


             (İkinci
fıkra mülga : 24/5/1983 - 2727/13 md.)


 


BEŞİNCİ FASIL


                      Çocukları
veya kendilerini idareye muktedir olmayanları veya tehlikede


                                           bulunanları
kendi haline terketmek cürümler


 


             Madde
473 -
Her kim muhafazası kendisine ait olan on iki yaşından aşağı bir sabiyi veya
müptela olduğu akıl veya beden hastalığından dolayı kendisini idare edemiyen
bir kimseyi kasten kendi başına terkeder ise üç aydan otuz aya kadar hapse
mahküm olur.


             Eğer
bu terk fiilinden o kimsenin vücuduna veya sıhhatına büyük bir zarar gelmiş
veya aklı teşevvüşe uğramış ise failin cezası beş seneye ve telef vukua gelmiş
ise on seneye kadar ağır hapistir.


             Madde
474 –
Aşağıda gösterilen hallerden biri varsa yukarki maddede yazılı cezalar üçte bir
miktarı çoğaltılır. Bu haller:


             1
- Terkolunan mahallin insandan hali bulunması,


             2
- Bir şahsın kendi meşru evladını veya kendinden olduğunu ikrar eylediği
çocuğunu veya evlatlığa kabul ettiği bir çocuğu veya bunların o kimseyi
terketmiş olması,


             dır.


             Madde
475 – Yukarıdaki maddelerde gösterilen terk fiileri kendisinin veya
karısının veya anasının veya evlat ve ahfadının veya kız kardeşinin namusunu
kurtarmak için doğumundan henüz beş gün geçmemiş gayri meşru bir çocuk aleyhine
işlenmiş olursa fail hakkında mezkür maddelerde yazılı cezalar altıda birden
üçte bire kadar indirilir.


             Madde
476 – Bir kimse yedi yaşından aşağı bir sabiyi veya müptela olduğu akıl
veya beden hastalığından dolayı kendini idare edemiyen bir kimseyi terkedilmiş
bulupta derhal ait olduğu daireye veya Hükümet memurlarına malümat vermekte
ihmal ederse beş liradan elli liraya kadar ağır cezayi nakdi ile
cezalandırılır.


             Bir
mecruha veya sair tehlikede bulunan bir kimseye yahut ölü veya ölüye benzer bir
cesede tesadüf edip te mümkün olan yardımı yapmakta veya derhal ait olduğu
daireye veya Hükümet memurlarına malümat
vermekte ihmal eden kimse hakkında dahi aynı ceza tertip olunur.





106-111


 


ALTINCI FASIL


                                       Terbiye
ve inzıbat vasıtalarının suiistimali ve aile


                                                        efradına
karşı fena muamele


 


             Madde
477 –
Her kim idaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek
veyahut bir meslek ve sanatı öğretmek için kendisine tevdi olunan şahsın
üzerinde haiz olduğu terbiye hakkını veya itaat ettirmek salahiyetini suiistimal
ile o şahsın sıhhatinin muhtel veya bir tehlikeye maruz olmasına sebep olursa
on sekiz aya kadar hapsolunur.


             Madde
478 – (Değişik: 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Yukarıki
maddede beyan olunan haller haricinde ailesiyle birlikte yaşayan on iki
yaşından aşağı bir çocuğa veya aile efradından birine rahim ve şefkatle kabili
telif olmıyacak surette fena muamelelerde bulunan şahıs otuz aya kadar
hapsolunur.


             Bu
fena muamele neseben ve sıhren usul ve fürudan biri aleyhine vakı olursa ceza
üç aydan üç seneye kadardır.


             Bu
muameleyi karı kocadan biri öbürü aleyhine yapmış ise takibat icrası
mutazarrırın şikayetine bağlıdır. Mutazarrır küçük ise evlenmeden evvel üzerine
hakkı velayet veya vesayeti olanlar da şikayette bulunabilir.


             Madde
479 –
Geçen iki maddede beyan olunan ahvalde mahkümiyetin neticesi olmak üzere fiil
usulden biri tarafından yapılmış, ise aleyhinde cürüm işlenen kimsenin şahsı ve
emvali üzerinde velayeti itibariyle haiz olduğu bilcümle kanuni hakların ziyana
ve eğer cürüm vasi tarafından irtikap edilmiş ise vesayetten azliyle beraber
vesayete taallük eden bütün diğer vazaifin refine dair karar vermek mahkemenin
takdirine bağlıdır.


 


                                                                YEDİNCİ
FASIL


                                                        Hakaret
ve sövme cürümleri


 


             Madde
480 – (Değişik: 11/5/1988 - 3445/3. md.)


             Her
kim, toplu veya dağınık ikiden ziyade kimse ile ihtilat ederek diğer bir şahıs
hakkında bir maddei mahsusa tayin ve isnadı suretiyle halkın hakaret ve
husimetine maruz kılacak yahut namus ve haysiyetine dokunacak bir fiil isnat
ederse, üç aydan üç seneye kadar hapis ve yüzbin liradan birmilyon liraya kadar
ağır para cezasına mahküm olur.


             Bu
fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda yahut kendisine
hitaben yazılıp gönderilmiş bir mektup; telgraf, resim veya herhangi bir yazı
veya telefonla işlenirse, failin göreceği ceza dört aydan üç seneye kadar hapis
ve yüzellibin liradan birmilyonbeşyüzbin liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Kendisine
tecavüz olunan kimsenin huzuruyla beraber alenen vaki olursa, ceza beş aydan üç
seneye kadar hapis ve ikiyüzbin liradan ikimilyon liraya kadar ağır para
cezasıdır.


             Bu
cürüm, umuma neşir veya teşhir olunmuş yazı veya resim veya sair neşir vasıtası
ile irtikap olunmuş ise, failin göreceği ceza altı aydan üç seneye kadar hapis
ve üçmilyon liradan yirmibeşmilyon liraya kadar ağır para cazasıdır.


             Madde
480/a – (Ek : 6/6/1991 - 3756/11 md.)


             Bu
Kanunun 158, 159, 268 ve 480 inci maddelerinde yazılı hakaret suçları tahrif
edilmiş vesikaya dayanılmak suretiyle işlendiği takdirde,faillere yukarıdaki
maddelerde yazılı cezalara ilaveten ikimilyon liradan beşmilyon liraya kadar
ağır para cezası verilir.


             Madde
481 – (Değişik: 29/11/1960 - 144/1 md.)


             Geçen
maddede beyan olunan cürmün faili beraat etmek için isnat ettiği fiilin
sıhhatini veya şayi veya mütevatır olduğunu ispat etmek isterse bu iddiası
kabul olunmaz.





106-112


 


             Ancak
isnat edilen fiilin hakikat olduğunu ispat talebi:


             1
- Tecavüz olunan şahıs bir memur veya kamu hizmeti gören bir kimse olup da 266,
267 ve 268 inci maddelerde beyan olunan haller müstesna olmak üzere isnat
olunan fiil icra ettiği memuriyete veya gördüğü kamu hizmetine taallük
eylediği,


             2
- İsnat olunan fiilden dolayı tecavüz olunan şahıs hakkında kovuşturma icrasına
başlanmış olduğu,


             3
- İsnat edilen fiilin ispatında kamu yararı bulunduğuna mahkemece karar
verildiği,


             4
- Müşteki ikame ettiği davadan dolayı icra kılınan yargılamayı kendisine isnat
olunan fiilin sıhhat ve ademi sıhhatına dahi teşmil etmeyi açık olarak bizzat
talep eylediği,


             takdirde
kabul olunur.


             Hakikatı
maddenin ispatı talebi, müşteki özel bir soruşturma veya yargılama usulüne tabi
veya başka bir mercide yargılanması gereken bir kimse olsa dahi, hakaret
davasına bakan mahkemece kabul ve tetkik olunur.


             İspat
talebinin kabulüne karar verilmesini müteakıp 15 gün içinde bu talepte ilgili
bütün deliller ikame ve varsa vesikaların asıl veya suretleri mahkemeye tevdi
olunur.


             İkame
ve ibraz olunan delil ve vesikalar beş gün içinde mukabil delillerini ikame ve
vesikalarını ibraz etmek üzere müştekiye ve Cumhuriyet Savcısına tebliğ olunur.


             Taraflar
bu suretle iddia ve delillerini bildirdikten sonra mahkeme duruşma için en
yakın bir gün tayin eder. Zaruret olmadıkça müteakıp talikler bir haftayı
geçemez.


             İsnat
ispat olunur veya bundan dolayı isnatda bulunan şahıs mahküm edilirse sanık
hakkında dava ve ceza düşer.


             (Değişik:
11/5/1988 - 3445/4. md.) Isnat, ispat olunmadığı takdirde faile 480 inci
maddede yazılı para cezaları on misli, şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar yarısı
oranında artırılarak hükmolunur.


             (Değişik:
11/5/1988 - 3445/4.md.) İptal: Ana. Mah'nin 19/9/1991 tarih ve E.1991/2,
K.1991/30 sayılı Kararıyla.)


             Şu
kadar ki, bu maddedeki istisnaların uygulanması için tecavüzün aşağıdaki
maddede bildirilen cürmü teşkil etmemesi icap eder.


             İspat
iddiası, yasama organları üyeleri seçimlerinde oy verme gününden önceki 30 gün
içinde kabul olunmaz.


             Madde
482 – (Değişik: 11/5/1988 - 3445/5. md.)


             Her
kim, toplu veya dağınık ikiden ziyade kimse ile ihtilat ederek her ne suretle
olursa olsun bir kimsenin namus veya şöhret veya vakar ve haysiyetine taarruz
eylerse üç aya kadar hapis ve ellibin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para
cezasiyle mahküm olur.


             Bu
fiil, kendisine tecavüz olunan kimse yalnız olsa bile huzurunda yahut kendisine
hitap edilen veya hitap edildiği anlaşılan telgraf, telefon, mektup, resim veya
herhangi bir yazı vasıtasıyle işlenirse, failin göreceği ceza onbeş günden dört
aya kadar hapis ve yüzbin liradan birmilyon liraya kadar ağır para cezasıdır.


             Kendisine
tecavüz olunan kimsenin huzuriyle beraber alenen vaki olursa ceza bir aydan
altı aya kadar hapis ve yüzellibin liradan birmilyonbeşyüzbin liraya kadar ağır
para cezasıdır.


             Fiil,
480 inci maddenin dördüncü fıkrasında beyan olunan vasıtalardan biriyle
işlenirse failin göreceği ceza üç aydan bir seneye kadar hapis ve ikimilyon
liradan onbeşmilyon liraya kadar ağır para cezasıdır.





106-113


 


             Madde
483 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Yukarıki
maddede beyan olunan cürüm noter gibi usulü dairesinde hidematı ammeden biri
ile muvazzaf bulunan şahıslardan birinin huzurunda ve ifa ettiği memuriyetten
dolayı işlenmiş olursa fail hakkında altı aya kadar hapis cezası hükmolunur.


             Adli
veya siyasi veya mülki veya askeri bir heyet veya siyasi bir parti yahut amme
menfaatine hadim bir cemiyet veya müesseseye tecavüz ve hakarette bulunanlar,
fiillerinin mahiyetine göre 480 veya 482 inci maddelerde yazılı cezalarla
cezalandırılırlar.


             Madde
484 –
Geçen maddelerde beyan olunan cürümlerin irtikabında kendine tecavüz olunan
kimsenin ismi sarahaten zikredilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa
bile eğer mahiyetinde ve müddeinin şahsına matufiyetide tereddüt edilemiyecek
derecede karineler varsa hem ismi zikredilmiş hem de azviyat tasrih kılınmış
gibi muamele olunur.


             Madde
485 –
Kendisine tecavüz olunan şahıs 480 ve 482 nci maddelerde yazılı cürümlere kendi
haksız hareketiyle sebebiyet vermiş ise failin cezası üçte birden üçte ikiye
kadar azaltılır.                                        


             Eğer
iki taraf karşılıklı olarak birbirini tahkir etmiş bulunursa mahkeme icabına
göre iki taraf veya hangi tarafın sebebiyet verdiğini nazara alarak yalnız biri
hakkında cezayi iskat edebilir.


             Şahsı
hakkında şiddet kullanılmasından dolayı hakaret eden kimsenin hareketi cezayı
müstelzim değildir.


             Madde
486 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Tarafların
veya vekil, müdafi, müşavir yahut kanuni mümessillerinin bir dava hakkında kaza
mercilerine verdikleri dilekçe, layiha veya sair evrakın yahut yaptıkları iddia
ve müdafaaların ihtiva ettiği hakareti mutazammın yazı ve sözlerinden dolayı
takibat yapılmaz.


             Dava
ile ilgili olmıyan ve ilgili olduğu takdirde dahi iddia ve müdafaa hududunu
aşan hakareti mutazammın yazı ve sözler yukarki fıkra hükmünden hariçtir.


             Birinci
fıkrada yazılı hallerde salahiyetli kaza mercilerince kanunen muayyen olan
inzıbati tedbirlerden maada tecavüze uğrayanın talebi üzerine tazminata
hükmedilebileceği gibi hakareti mutazammın yazı ve sözlerin evrak ve
zabıtlardan kısmen veya tamamen kaldırılmasına da karar verilebilir.


             Madde
487 –
Bu fasılda beyan olunan cürümlerden birinin irtikabından dolayı hüküm sudurunda
mahkeme cürmün icrasına vasıta olan yazı ve resim ve sairenin müsaderesini ve
ortadan kaldırılmasını emreder. Ortadan kaldırılamıyan yazılar üzerine fıkrai
hükmiyeyi tahşiye eyler.


             Masarifi
mahküm tarafından tesviye olunmak üzere müştekinin talebiyle hüküm hulasası
mahkeme tarafından tayin olunacak nihayet üç gazetede bir veya iki defa
neşrolunur.


             Madde 488 –
(Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bu
fasılda beyan olunan cürümlerden dolayı takibat icrası kendisine tecavüz olunan
şahıs tarafından şikayetname verilmesine bağlıdır.


             Eğer
kendisine tecavüz olunan kimse şikayetname vermezden evvel vefat eder veya bu
cürümler ölmüş bir adamın hatırasına karşı irtikab olunursa bundan dolayı
müteveffanın karısı ve usul ve furuu veya kardeş ve kız kardeşleri ve usul ve
furuu derecesinde sıhri akrabası ve doğrudan doğruya veresesi bulunan kimseler
tarafından şikayetname verilebilir.





106-114


 


             Adli
veya siyasi veya mülki veya askeri bir heyet veya siyasi bir parti, yahut amme
menfaatine hadim bir cemiyet veya müessese aleyhinde vukubulan tecavüz ve
hakaret fiillerinden dolayı takibat yapılması heyet reislerinin veya parti veya
cemiyet mümessillerinin taleblerine bağlıdır.


             Madde
489 –
Davacının hüküm katileşinceye kadar davasından vazgeçmesi ile hukuku amme
davası sakıt olur.


             Madde
490 – (Değişik: 29/6/1938 - 3531/1 md.)


             Bu
fasılda beyan olunan cürümlerden dolayı açılacak dava altı ay geçmesile ortadan
kalkar.


 


                                                                  ONUNCU
BAP


                                                           Mal
aleyhinde cürümler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                                                        Hırsızlık


 


             Madde
491 – (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, diğerinin taşınabilir malını rızası olmaksızın faydalanmak için bulunduğu
yerden alırsa altı aydan üç seneye kadar hapsolunur.


             (Ek
: 6/6/1991 - 3756/12 md.) Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de
taşınabilir mal sayılır.


             Hırsızlık:


             1.
Resmi dairelerde ve evrak mahzenlerinde bulunan,Devlete ait mal ve evrak veya
umumi müesseselerde muhafaza olunan yahut diğer mahallerde bulunup menafii
umuma ait olan eşya hakkında vukubulursa;


             2.
Adet muktezası olarak yahut tahsis ve istimalleri itibariyle umumun tekafülü
altında bulunan eşya hakkında işlenirse;


             3.
Hırsızla malı çalınan arasında hizmet veya bir iş yapmak veya bir yerde
muvakkat olsun birlikte oturmak yahut karşılıklı nezaket icaplarından ileri
gelen itimadı suiistimal neticesi olarak sıyanetine terk ve tevdi olunmuş eşya
hakkında işlenirse;


             4.
Gündüzün bir bina içinde veya duvarla çevrilen müştemilatına girilerek
işlenirse;


             5.
Mandıra, ağıl gibi hayvanata mahsus yerlerde bulunan yahut lüzumuna göre açık
yerlerde veya kırlarda bırakılan ve haklarında 492 nci maddenin 9 uncu
fıkrasının tatbikı mümkün olmıyan hayvanları bu yerden almak suretiyle
işlenirse; cezası bir seneden beş seneye kadar hapistir.


             Bu
maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut
suçun işlemesinde yukarda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse
cezanın aşağı haddi iki sene hapistir.


             Madde
492 – (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Hırsızlık:


             1.
Geceleyin bir bina içinde yahut süknaya mahsus bir yerde veya müştemilatında
işlenirse;


             2.
Kanunen veya Hükümetin emri ile resmen mühür altına alınmış şeyler hakkında
işlenirse;


             3.
Çalınan şey umumi bir felaket ve musibetin tesir ve neticesini gidermek veya
hafifletmek maksadiyle hazırlanmış eşya hakkında olur yahut umumi musibet veya
heyacandan yahut mal sahibinin uğradığı hususi bir felaketten mütevellit 
kolaylıktan istifade suretiyle yapılırsa;





106-115


 


             4.
Mezarlıkların veya mahfuz mezarların muhafaza veya tezyini için konulmuş yahut
cesetle gömülmüş eşya hakkında işlenirse;


             5.
İbadet olunan yerde mabede ait eşya hakkında işlenirse;


             6.
Her nevi nakil vasıtaları içinde seyahat eden yolcuların eşya ve parası
hakkında yahut umuma mahsus nakliye vasıtalarını işletmekte bulunan idarelerin
dairelerinde veya istasyon ve iskele ve meydanlarında veya mabetlerin içinde
yapılırsa;


             7.
Yankesicilik suretiyle işlenirse;


             8.
Ormanlarda kesilmiş odunlar ve istif edilmiş kereste ve ağaçlar ve sair
yerlerde koparılmış veya biçilmiş ve lüzumuna göre açıkta bırakılmış olan mahsuller
ve tarlalarda bırakılmış ziraat aletleri hakkında işlenirse;


             9.
Meskün bir hanenin doğrudan doğruya müştemilatından olan veya duvarla çevrilmiş
bulunan yerlerindeki hayvan hakkında işlenirse;


             Suçlu
iki seneden beş seneye kadar hapsolunur.


             (Ek
fıkralar: 28/9/19 - 1490/13 md.)


             Hırsızlık
enerji naklini veya haberleşme tesislerinin irtibatını sağlayan tel, kablo veya
benzeri iletkenler hakkında işlenirse fail üç seneden beş seneye kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


             Bu
maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler tarafından birlikte yapılır yahut
suçun işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse
cezanın yukarı haddi verilir.                                            


             Madde
493 – (Değişik : 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Hırsızlık:


             1
- Hırsızlığı işlemek veya çalınmış malı başka yere kaldırmak için duvar, kapı,
pencere, demir parmaklık, kasa ve sandık gibi şahısları veya malları muhafaza
için sağlam maddelerle ve muhkem surette yapılmış şeyleri yıkmak, devirmek,
kırmak, delmek veya mahvetmek veyahut suni vasıtalarla veya şahsi çeviklik
sayesinde bertaraf edilebilen maniaları kaldırarak veya aşarak hane ve sair
yerlere girmek suretiyle işlenirse;


             2.
Cürmü işlemek veya çalınmış eşyayı başka yere kaldırmak için taklit  anahtar yahut
sair aletler kullanarak veya sahibinin terk veya kaybettiği anahtarı elde
ederek yahut haksız yere elinde bulundurduğu asıl anahtarla bir kilidi açarak
işlenirse;


             3.
Kıyafet değiştirerek işlenirse;


             4.
Salahiyeti olmaksızın resmi sıfat takınarek yapılırsa;


             (Değişik
: 12/6/1979 - 2248/20 md.) Cezası üç seneden sekiz seneye kadar hapistir.(1)


             (Değişik
: 6/6/1991 - 3756/13 md.) Bu maddede yazılı suçlar ikiden fazla kimseler
tarafından birlikte yapılır yahut suçun işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden
iki veya daha fazlası birleşirse veya sıvı yahut gaz halindeki yakıtları
nakleden boru hatlarından veya bunların depolarından işlenirse cezanın yukarı
haddi verilir.Yakıt boru hatlarının yakıtın kaybına yol açacak şekilde delinmiş
veya tahrip edilmiş olması halinde fiil tamamlanmış sayılır.


             Madde
494 – (Değişik: 6/6/1991 - 3756/14 md.)


             Hırsızlık;


             1.Geçici
olarak kısa bir süre kullanılıp zilyedine iade edilen veya zilyedin kolaylıkla
bulabileceği bir yere bırakılan veya iade edilmek üzere alındığı açıkça anlaşılan
ve ücret karşılığı yük ve yolcu taşımacılığına tahsis edilmiş olmayan özel bir
ulaşım aracı,


——————————


(1)    Kanunun sonunda
ki "765 sayılı Ana Kanuna İşlenemiyen Hükümler"bölümünün 4 üncü
sırasında yeralan 12/6/1979 tarihli ve 2248 sayılı Kanunun geçici maddesine
bakınız.





106-116


 


             2.
Failin müşterek veya iştirak halinde mülkiyetine sahip olduğu mal,


             3.
Zaruret haline ulaşmayan ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için bir mal,


             4.
Hasadı veya bozumu yapılmış veya mahsulü toplanmış olmakla beraber henüz tamamı
ile kaldırılmamış olan tarladaki başaklar veya bağ kütüklerinde yahut ağaçlarda
kalmış mahsuller,                                                    


             Hakkında
işlenirse,faile iki aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.


             Yukarıdaki
bentlerde yazılı hallerde cürmün kovuşturulması şikayete bağlıdır.


                                                                  İKİNCİ
FASIL


Yağma ve yol kesmek ve adam kaldırmak


 


             Madde
495 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             (Değişik:
28/9/19 - 1490/14 md.) Her kim,menkul bir malın zilyedini veya cürüm
mahallinde bulunan bir başkasını cebir ve şiddet kullanarak veya şahsen veya
malen büyük bir tehlikeye düşüreceği beyanı ile tehdit ederek o malı teslime
yahut o malın kendi tarafından zaptına karşı süküt etmeye mecbur kılarsa on
seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Bir
malın yağması esnasında veya akabinde fiili icra veya itmam etmek veya malı
kaçırmak yahut kendisini veya şerikini cezadan kurtarmak için mal sahibine veya
vaka mahalline gelen başkasına karşı cebir ve şiddet veya tehdit icra eden kimse
hakkında da aynı ceza hükmolunur.


             Madde
496 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/15 md.)


             Her
kim, bir kimseyi cebir ve şiddet kullanarak veya şahsan veya malen büyük bir
tehlikeye düşüreceği beyanı ile tehdit ederek o kimsenin yahut başkasının
zararına hukukça hükmü haiz bir senedi vermeye veya imza etmeye yahut koparıp
mahvetmeye mecbur bırakılırsa on seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına
mahküm olur.


             Madde
497 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             (Değişik:
28/9/19 - 1490/16 md.) Yukarıdaki maddelerde beyan olunan cürümler,
geceleyin veya silah ile tehdit ederek işlenirse onbeş seneden yirmi seneye
kadar ağır hapis cezası verilir.


             Bu
fiiller, yol kesmek suretiyle veya içlerinden velev birisi görünür şekilde
silahlı bulunan ikiden ziyade kimseler yahut kıyafetini tebdil etmiş olan
şahıslar tarafından işlenirse ağır hapis cezası 20 seneden aşağı olamaz.


             Madde
498 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/17 md.)


             Bir
kimse, her ne suretle olursa olsun hayat veya ırz veya mal hakkında büyük bir
zararla korkutularak yahut Hükümet tarafından verilmiş gibi emir göstererek
başkasını para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet göndermeye veya bir
mahalle koymaya veya bunların kendi eline geçmesini temin etmeye mecbur kılarsa
onbeş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
499 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/18 md.)


             Her
kim, para veya eşya veya hukukça hükmü haiz bir senet almak için bir kimseyi
hapseder yahut dağa veya tenha bir mahalle kaldırırsa, maksadına nail olmamış
ise onbeş seneden yirmi seneye kadar ağır hapis cezası ile
cezalandırı-lır.Maksadına nail olmuş ise cezanın yukarı haddi hükmolunur.


             (Değişik:
21/11/1990 - 3679/24 md.) Her kim, birinci fıkrada gösterilen fiili siyasi
veya sosyal maksatlarla veya resmi makamları bir işi yapmaya veya yapmamaya
icbar için işlerse müebbet ağır hapis cezasıyla cezalandırılır.


             Madde
500 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/19  md.)


   
Her kim, 64 ve 65 inci maddelerde beyan olunan ahvalin maadasında evvelce
Hükümete haber vermeksizin adam kaldırma cürmünden maksud olan şeyi elde etmek
için şifahi veya tahriri muhabere naklederse üç seneden beş seneye kadar hapis
cezasına mahküm olur.





106-117


 


             Madde
501 – Bir şahsın herhangi bir vasıta ile kendini bilmiyecek veya müdafaa
edemiyecek hale getirilmesi dahi hırsızlık cürmünden cebir ve şiddet sayılır.


             Madde
502 – Ceza Kanununun tatbikatında gece vakti, güneş batmasından bir saat
sonra başlar ve güneş doğmasından bir saat evvele kadar devam eder.


 


                                                                ÜÇÜNÇÜ
FASIL


                                                             Dolandırıcılık
ve iflas


 


             Madde
503 – (Değişik: 21/11/1990 - 3679/25 md.)


             Bir
kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun
veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlayan
kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve sağladığı haksız menfaatin bir misli
kadar ağır para cezası verilir.


             Fiili,
mağdurda esasen var olan hatadan, hile ve desise kullanmak suretiyle
yararlanarak gerçekleştiren kişi hakkında da birinci fıkrada yazılı ceza
uygulanır.


             Madde
504 – (Değişik : 21/11/1990 - 3679/26 md)


             Yukarıdaki
maddede belirtilen dolandırıcılık suçu;


             1.
Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin
açılmasını sağlamak maksadıyla,


             2.
Sigorta bedelini almak maksadıyla,


             3.
Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesinin haberleşme araçlarını veya banka veya
kredi kurumlarını veya herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunu vasıta olarak
kullanmak suretiyle,


             4.
Yurt dışında iş bulmak, ikamet izni veya vize almak bahanesiyle,


             5.
Bir kimseyi içinde bulunduğu tehlikeli veya zor durumdan kurtarmak bahanesiyle,


             6.
Bir kimseyi askerlikten tamamen veya kısmen kurtarmak bahanesiyle,


             7.
Kamu kurum ve kuruluşlarının veya kamu yararına çalışan hayır kurumlarının
zararına olarak,


             8.
Meslek ve görevlerini yaptıkları sırada avukatlar, dava vekilleri, vekiller
veya kurum yöneticileri tarafından,


             İşlenirse,
faile iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve sağladığı haksız menfaatin iki
misli kadar ağır para cezası verilir.


             Suçun
işlenmesinde yukarıda yazılı hallerden iki veya daha fazlası birleşirse hapis
cezasının asgari haddi üç yıl ağır hapistir.


             Madde
505 – Her kim, kendisinin yahut başkasının menfaetine olarak bir sabi veya
mahcurun veya ehil olmayan kimsenin ihtiyaçlarını veya heveslerini veya
tecrübesizliğini suistimal ile onlardan birinin veya aharının mazarratına
hukukça hükmü havi bir senet alırsa veren şahsın hukuki ehliyeti haiz
olmamasından dolayı bu senet hükümsüz sayılmakla beraber faili bir seneden beş
seneye kadar hapis olunur ve yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdi
alınır.


             Madde
506 – (Değişik : 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Hileli
müflisler hakkında iki seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.


             Madde
507 – (Değişik :  11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Taksiratlı
müflisler bir aydan iki seneye kadar hapsolunur.


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                                                Emniyeti
suistimal


 


             Madde
508 – (Değişik : 8/6/1933 - 2275/1 md.)


             Her kim başkasına ait olupta iade veya muayyen bir
suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi veya her ne namla olursa olsun
teslim olunan bir şeyi ken-





106-118


 


disinin
veya başkasının menfaatine olarak satar veya rehneder veya sarf ve istihlak
eder yahut ketim ve inkar eyler veyahut tahvil ve tağyir ederse mutazarrır olan
kimsenin şikayeti üzerine iki aydan iki seneye kadar hapis ve elli liradan
aşağı olmamak üzere ağır para cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
509 – (Değişik: 11/6/1936 - 3038/1 md.)


             Bir
kimse iade veya muayyen bir suretle istimal etmek üzere kendisine tevdi olunan
imzalı ve yazısız bir kağıda sahibinin zararına olarak hukukça hükmü haiz bir
muamele yazar veya yazdırır yahut elinde bedelsiz olarak kalmış olan bir senedi
istimal ederse mutazarrır olan kimsenin şikayeti üzerine üç aydan üç seneye
kadar hapis ve yüz elli liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasına mahküm
olur.


             Bu
imzalı ve yazısız kağıd esasen kendisine tevdi ve teslim olunmayıp da bertakrib
ele geçirerek birinci fıkradaki cürmü işlemiş ise altıncı babın üçuncü ve
dördüncü fasıllarında beyan olunan ahkama göre ceza verilir.


             Madde
510 – Geçen iki maddede yazılı cürümler meslek ve sanat veya ticaret veya
hizmet sebebiyle veya emanetçi sıfatiyle veyahut idare etmek için kendisine
tevdi olunan veya teminat olarak teslim edilen şeyler üzerinde yapılırsa faili
hakkında bir seneden beş seneye kadar hapis cezası tertip olunur ve şikayetname
itasına hacet kalmaksızın takibat yapılır.


             Madde
511 – 1 - Kaybolmuş bir şeyi bulup ta bulunmuş eşyanın mülkiyetini iktisap
hakkında Kanunu Medenide yazılı ahkama riayet etmeksizin temellük iddiasına
kıyam eyliyen,


             2
- Başkasına aitolup ta bir hata veya tesadüf neticesi olarak eline geçen bir
malda mülkiyet iddia eden,


             Kimseler
mutazarrırın şikayeti üzerine bir seneye kadar hapse ve yüz liraya kadar ağır
cezayi nakdiye mahküm olur.


             Eğer
mücrimin bu eşya sahibi kim olduğunu bildiği tahakkuk ederse ceza iki seneye
kadar uzar.


 


                                                                 BEŞİNCİ
FASIL


                                             Eşyayı
cürmiyeyi satın almak ve saklamak


 


             Madde
512 – (Değişik : 8/6/1933 - 2275/1 md )


             Her
kim 296 ncı maddede beyan olunan haller haricinde kendisi cürmün irtikabına
iştirak etmeksizin bir cürümden hasıl olan para veya sair eşyayı bilerek kabul eder
veya saklar yahut satın alır yahut her ne suretle olursa olsun kabul etmek ve
saklamak ve satmak hususlarında tavassut eylerse üç seneye kadar hapis ve beş
yüz liraya kadar para cezasiyle cezalandırılır. Şu kadar ki tayin edilecek ceza
asıl fiil için verilecek cezanın üçte birini geçemez.


             Eğer
fail bu fiili itiyat etmiş takımından ise bir seneden aşağı olmamak üzere
muvakkat sürgün cezasiyle beraber yüz liradan beş yüz liraya kadar ağır para
cezasına mahküm edilir (1)


 


 


 


——————————


(1)    Bu
maddedeki sürgün cezası, 13/7/1965 tarih ve 647 sayılı Kanunun geçici 2.
maddesiyle kaldırılmıştır.





106-119


 


                                                                 ALTINCI
FASIL


                                                      Hakkı
olmayan yerlere tecavüz


 


             Madde
513 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, başkasının mutasarrıf olduğu emlak ve araziyi tamamen veya kısmen zapt ve
tasarruf etmek veya bunlardan intifa eylemek için o arazi va emlakin
hudutlarını değiştirir veya bozarsa iki aydan iki seneye kadar hapsolunur ve
150 liradan 1000 liraya kadar ağır para cezası alınır.


             Köy
hükmi şahsiyetine ait olduğunu veya öteden beri köylünün müşterek istifadesine
terkedilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi
gayrimenkulleri kısmen veya tamamen zapt ve tasarruf eden veya sürüp eken kimse
hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar tatbik olunur.


             Hakkı
olmıyan bir menfaat elde etmek için umumi veya hususi suların mecrasını
değiştiren kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur.


             Madde
514 – Yukarıki maddede beyan olunan fiiller, şahıslara karşı cebir ve
şiddet veya tehdit ile veya içlerinden velev birisi silahlı olmasa bile on
kişiden fazla şahıslar tarafından işlenmiş ise ceza bir seneden beş seneye
kadar hapis ve yüz liradan aşağı olmamak üzere ağır cezayı nakdidir.


             Madde
515 – Şahıslara karşı cebir ve şiddet kullanarak bir şahsın emlak ve
arazisinden istifadesine mani olan kimse bir seneye kadar hapis ve on beş
liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile cezalandırılır.


             Eğer
bu cürüm, içlerinden velev birisi silahlı olan bir kaç kişi yahut silahlı
olmasa bile on kişiden fazla şahıslar tarafından ika olunursa ceza bir seneden
üç seneye kadar hapis ve elli liradan yüz liraya kadar ağır cezayı nakdidir.


 


 


                                                                YEDİNCİ
FASIL


                                                                       Nası
izrar


 


             Madde
516 – (Değişik: 7/6/1979 - 2245/12 md.)


             Bir
kimse her ne şekilde olursa olsun diğer bir kimsenin taşınır veya taşınmaz
malını yıkar veya yok eder veya bozar ya da bunlara zarar verirse zarar görenin
şikayeti üzerine bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin liradan üçbin liraya
kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.


             Eylem:


             1.
Görevinden ötürü öç almak amacıyla bir memurun zararına,


             2.
Kişilere karşı şiddet kullanarak veya 493 ncü maddenin birinci ve ikinci
fıkralarında belirtilen araçlardan biri ile,


             3.
Kamuya ait veya kamu hizmetine veya bir din ve mezhebin ibadetine ayrılmış
yapılara veya bunların eklentilerine veya taşınır nitelikteki eşya veya
parçalarına ya da askeri yapılar, depolar, tersaneler, fabrikalar, gemiler ya
da anıtlar veya heykeller veya eski yapıtlar veya mezarlık ve eklentileri,


             4.
Setler ya da felaketlere karşı kamunun korunması amacıyla yapılmış koruma
araçları ve diğer yapı ya da bir kamu hizmetine ayrılan gereçler ve işaretler,


             5.
Kanal veya sulamaya ait her türlü doğal veya yapay su yatakları ve bu tür diğer
yapılar,                                                             


             6.
Dikilmiş bağ çubukları veya meyveli ağaç veya fidanlar ile gezi yerleri veya
alanlardaki ağaçlar,





106-120


 


             7.
Yakıcı veya patlayıcı maddeler kullanılarak motorlu taşıt araçları,


             Üzerinde
işlenirse failin göreceği ceza, eylemin özelliğine veya meydana gelen tehlikenin
veya zararın ağırlığına veya yıkılan veya bozulan veya zarar verilen şeyin
önemine veya değerine göre bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin liradan
yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıdır. Ancak, 7 nci bentteki halde hapis
cezası üç yıldan az olamaz.


             Bu
eylemler hakkında kovuşturma yapılması şikayete bağlı değildir.


             Madde
517 – (Değişik: 7/6/1979 - 2245/13 md.)


             Yukarıdaki
maddede belirtilen eylemler Hükümete karşı şiddet veya karşı gelme amacı ya da
beş ve daha çok kişinin birleşmesiyle işlenirse, eyleme katılanlar hakkında
verilen ceza birinci fıkradaki hallerde üçte bir, ikinci fıkradaki hallerde ise
yarı oranında artırılır.


             Bu hallerde
kamu adına kovuşturma yapılır.


             Madde 518 – (Değişik: 11/6/1936 -
3038/1 md.)


             Her kim bigayrihakkın başkasının
arazisine veya bağ ve bahçesine hayvan sokarak veya orada bırakarak bir zarar
ika ederse mutazarrırın şikayeti üzerine bu faslın birinci maddesinin ilk
fıkrası hükmüne tevfikan ceza görür.


             Fail yalnız otlatmak maksadile aharın
arazisine hayvan sokmuş veya girmesine göz yummuş ise diğer tarafın şikayeti
üzerine göreceği ceza üç aya kadar hapis ve elli liraya kadar ağır para
cezasıdır.


             Kayıdsızlık ve teseyyüp eserile bir
kimsenin muhrez veya mezru olan arazisine veya bağ ve bahçesine hayvan girmesine
sebep olanlar zarar görenin şikayeti üzerine on beş günden bir aya kadar hafif
hapse veya on liradan otuz beş liraya kadar hafif para cezasına mahküm olur.


             Madde 519 – (Değişik: 8/6/1933 -
2275/1 md.)


             Yukarıdaki maddenin ikinci ve üçüncü
fıkralarında yazılı fiillerden tevellüt eden zarar, hayvanı sokan veya
girmesine sebep olan şahsa müracaat hakkı olmak üzere hayvan sahibine tazmin
ettirilir. Birkaç kimseye ait olarak bir yerde otlatılan hayvanların bir veya
bir kaçının yaptıkları zarar birlikte otlayan hayvanların sahiplerine garameten
tazmin ettirilir.


             Madde 520 – Her kim, başkasının
hendek veya sabit çit veya daimi parmaklık ile çevrilmiş olan yerine duhule
hakkı olmadığı halde keyfi olarak girer veya bu yerden geçerse sahibinin
şikayeti üzerine on beş güne kadar hafif hapse veya on beş liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahküm olur.


             Bu fiilin tekerrürü halinde failin
göreceği ceza bir aya kadar hafif hapistir.


             Madde 521 – Her kim, bila mucip
başkasına ait olan bir hayvanı öldürür veya işe yaramayacak hale koyarsa
sahibinin şikayeti üzerine dört aya kadar hapis ve yüz liraya kadar ağır cezayı
nakdiye mahküm olur.


             Eğer ika olunan zarar, hafif ise yalnız
otuz liraya kadar ağır cezayı nakdi ile iktifa olunabilir.


             Eğer hayvanın yalnız kıymetine noksan
gelmiş ise hapis cezası bir aya ve cezayi nakdi otuz liraya kadardır.


             Tarla ve arazisine kuş veya kümes
hayvanları girmiş  olan şahıs bunları zarar ika ederken görüpte öldürürse
cezaen mesul olmaz.





106-121


 


                                                             SEKİZİNCİ
FASIL (1)


                                                            Karşılıksız
Yararlanma


 


             Madde 521/a – (Ek : 6/6/1991 - 3756/16
md.)


             Ödeme yeteneği olmadığını bildiği halde;


             1. Ücreti karşılığı hizmet veren
pansiyon,otel ve han gibi geçici ikamete tahsis edilmiş yerlerde kalan,


             2. Ücreti karşılığı hizmette bulunan
lokanta ve benzeri yerlerde yiyip içen,


             3. Taksi ve benzeri ulaşım araçlarında
kendisini bir yerden diğer bir yere taşıtan,


             Ve ödemede bulunmayan kimseye onbeş
günden üç aya kadar hapis ve borçlu olunan miktarın on katı kadar ağır para
cezası verilir.


                                   Bu
maddedeki suçların kovuşturması şikayete bağlıdır.


             Madde 521/b – (Ek:6/6/1991 - 3756/17
md.)


             Ancak bedeli ödendiği takdirde hizmet
elde edilebilecek otomatik aletlerden, ödeme yapmadan yararlanan kimseye,fiil
daha ağır bir suçu oluşturmadığı takdirde onbeş günden üç aya kadar hapis veya
yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para cezası verilir.


 


                                                          DOKUZUNCU
FASIL (2)


                                            Geçen
fasıllar arasında müşterek hükümler


 


             Madde 522 – Onuncu babda beyan
olunan cürümlerin işlenmesinde  cürmün mevzuu olan şeyin veya ika edilen
zararın kıymeti pek fahiş ise mahkeme cürme mahsus olan cezayı yarısına kadar
artırır ve eğer hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar
eksiltir.


             Kıymet tayini için cürmün mevzuu olan
şeyin yahut vakı zararın cürüm işlendiği zamandaki kıymeti nazarı dikkate
alınır.Yoksa failin istihsal eylediği menfaat hesap edilmez.


             Eğer fail aynı neviden olan cürümlerden
dolayı mükerrer bulunur veya bu babın ikinci faslında yazılı cürümlerden birini
işlemiş olursa cezayı tenkise mahal yoktur.


             Madde 523 – Bu babın birinci,
üçüncü, dördüncü ve beşinci fasıllarında ve 516 ncı maddenin birinci fıkrasında
ve 518 ve 519 ve 521 inci maddelerinde beyan olunan cürümlerden birini işleyen
kimse kendi hakkında bir güna takibat icrasına başlanmadan evvel aldığını iade
eylerse yahut işlenen fiilin mahiyetine ve sair ahvale nazaran red ve iade
kabil olmadığı takdirde mutazarrının zararını tamamen tazmin ederse göreceği
ceza üçte birden üçte ikiye kadar indirilir. 


             Eğer bu red ve iade veya tazmin hususi
takibat esnasında fakat işin mahkemeye verilmesinden evvel vukubulursa failin
göreceği ceza altıda birden üçte bire kadar indirilir.


             (Ek : 6/6/1991 - 3756/18 md.) 494
üncü maddenin 2,3 ve 4 numaralı bentleri ile 521 a ve 521 b maddelerinde yazılı
cürümlerden dolayı da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.


             Madde 524 – (Değişik: 3/2/1937-3112/1
md.)


             (Değişik cümle: 6/6/1991 - 3756/19
md.) Bu babın birinci,üçüncü,dördüncü, beşinci ve sekizinci fasıllarında ve
516 ncı maddenin birinci fıkrası ile 518, 519 ve 521 inci maddelerinde beyan
olunan cürümler:


 


 


——————————


(1)    Bu fasıl ve başlık,6/6/1991 tarih ve 3756
sayılı Kanunun 15 inci maddesi ile metne eklenmiştir.


(2)    Bu fasıl başlığı,6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı
Kanunun 15 inci maddesiyle "Dokuzuncu Fasıl" olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.





106-122


 


             1 - Haklarında ayrılık kararı verilmemiş
karı kocadan birinin.


             2 - Usul ve fürudan yahut bu derece sıhri
akrabadan birinin veya analık, babalık veya evlatlığın,


             3 - Faille beraber bir dam altında
yaşayan erkek veya kız kardeşin zararına olarak işlenmiş olursa fail hakkında
takibat icra olunmaz.


             Haklarında ayrılık kararı verilmiş olan
karı veya kocanın yahut faille beraber bir dam altında yaşamıyan erkek veya
kızkardeşin veya faille beraber bir dam altında yaşamakta olan
amca,dayı,hala,teyze,yeğen veya ikinci derecede sıhri akrabanın zararına olarak
işlenmiş ise fail hakkında takibat icrası şikayete bağlıdır. Bu takdirde failin
göreceği ceza üçte bir miktar azaltılır.


             Madde 525 – (Mülga:15/4/1987 -3352/1
md.)(1)


 


                                                              ONBİRİNCİ
BAP (2)


                                                            Bilişim
Alanında Suçlar


 


             Madde 525/a – (Ek : 6/6/1991 - 3756/21
md.)


             Bilgileri otomatik olarak işleme tabi
tutmuş bir sistemden,programları, verileri veya diğer herhangi bir unsuru
hukuka aykırı olarak ele geçiren kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
birmilyon liradan onbeşmilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.


             Bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir
sistemde yer alan bir programı, verileri veya diğer herhangi bir unsuru
başkasına zarar vermek üzere kullanan, nakleden veya çoğaltan kimseye de
yukarıdaki fıkrada yazılı ceza verilir.


             Madde 525/b – (Ek : 6/6/1991 - 3756/22
md.)


             Başkasına zarar vermek veya kendisine
veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla,bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş
bir sistemi veya verileri veya diğer herhangi bir unsuru kısmen veya tamamen
tahrip eden veya değiştiren veya silen veya sistemin işlemesine engel olan veya
yanlış biçimde işlemesini sağlayan kimseye iki yıldan altı yıla kadar hapis ve
beşmilyon liradan ellimilyon liraya kadar ağır para cezası verilir.


             Bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir
sistemi kullanarak kendisi veya başkası lehine hukuka aykırı yarar sağlayan
kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve ikimilyon liradan yirmimilyon liraya
kadar ağır para cezası verilir.


             Madde 525/c – (Ek : 6/6/1991 - 3756/23
md.)


             Hukuk alanında delil olarak kullanılmak
maksadıyla sahte bir belgeyi oluşturmak için bilgileri otomatik olarak işleme
tabi tutan bir sisteme,verileri veya diğer unsurları yerleştiren veya var olan
verileri,diğer unsurları tahrif eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar,tahrif
edilmiş olanları bilerek kullananlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
verilir.


             Madde 525/d – (Ek : 6/6/1991 - 3756/24
md.)


             525 a ve 525 b maddeleri hükümlerini
ihlal eden kişiler hakkında,maddelerde yazılı cezalara ek olarak,meslek icrası
sırasında veya icrası dolayısıyla suçun işlendiği bir kamu hizmetinden veya
meslek veya sanat veya ticaretten altı aydan üç yıla kadar yasaklanma cezası da
verilir.


——————————


(1) 15/4/1987 tarih ve
3352 sayılı Kanunun 1 inci maddesindeki "Kanunlarda yer alan, emniyeti
umumiye idaresinin nezareti altında bulundurma cezası ve tedbiri ile ilgili
hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." hükmü uyarınca yürürlükten
kaldırılmıştır. Sözkonusu 3352 sayılı Kanun, Kanunlar Külliyatı Cilt 6, sayfa
6943'te yayımlanmıştır.


(2)    Bu
bap ve başlık,6/6/1991 tarih ve 3756 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle metne
eklenmiştir.





106-123


 


ÜÇÜNCÜ KİTAP


                                                                      Kabahatlar


 


                                                                   BİRİNCİ
BAP


                                              Ammenin
nizamına müteallik kabahatler


 


BİRİNCİ FASIL


                                           Salahiyettar
mercilerin emirlerine itaatsizlik


 


             Madde
526 – (Değişik: 28/9/19 - 1490/20 md.)


             (Değişik:
12/6/1979 - 2248/21 md.) Yetkili makamlar tarafından adli işlemler
dolayısıyla ya da kamu güvenliği ve kamu düzeni veya genel sağlığın korunması
düşüncesiyle kanun ve nizamlara aykırı olmayarak verilen bir buyruğu dinlemeyen
veya bu yolda alınmış bir önleme uymayan kimse,eylem ayrı bir suç oluşturmadığı
takdirde,üç aydan altı aya kadar hafif hapis ve bin liradan üç bin liraya kadar
hafif para cezasıyla cezalandırılır.


             Şapka
iktisası hakkında 6 sayılı Kanunla Türk harflerinin kabul ve tatbikine dair
1353 sayılı Kanunun koyduğu memnuiyet veya mecburiyetlere muhalif hareket
edenler iki aydan altı aya kadar hafif hapis veya bin liradan beşbin liraya
kadar hafif para cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
527 – Her kim,bir musibet ve felaket veya karışıklık yahut cürmü meşhut
vukuunda makbul bir özüre müstenit olmaksızın lazımgelen hizmet ve yardımı
yapmaktan kaçınır yahut vazifesini yaptığı sırada kendisine müracaat eden memurlara
lazımgelen malümat ve tarifatı vermekten imtina eylerse otuz liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
vermiş olduğu malümat ve tarifat hakikata mugayir olursa ceza elli liraya kadar
hafif cezayı nakdi veya bir aya kadar hafif hapistir.


             Madde
528 – Bir memura vazifesini yaptığı sırada isim ve şöhret veya sıfat ve
sanatını ve mesken ve ikametgahını veya doğduğu yeri yahut sair şahsi evsafını
beyandan imtina eden şahıs otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm
olur.Ve eğer hakikat hilafında beyanatta bulunursa bir aya kadar hafif hapis
cezasiyle cezalandırılır.


             Madde
529 – Her kim,ait olduğu daire tarafından kanuna müsteniden vukubulan
memnuiyet hilafı olarak ayin icrasına mahsus mahaller haricinde mezhebi merasim
icrasına veyahut umuma mahsus meydanlarda ve yollarda dini ve gayri dini işlere
müteallik alaylar tertibine halkı teşvik yahut bunlara riyaset eylerse bir aya
kadar hafif hapse veya elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
işbu fiilden dolayı halk arasında bir heyecan ve karışıklık çıkarsa fail
hakkında yukarıdaki cezaların ikisi birden hükmolunur.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                                       Cürmü
haber vermekte zühul


 


             Madde 530 – Hekim,cerrah,ebe yahut
sair sıhhıye memurları şahıslar aleyhinde işlenmiş bir cürüm asarını gösteren
ahvalde sanatlarının icabettiği yardımı ifa ettikten sonra keyfiyeti adliyeye
veya zabıtaya bildirmezler yahut ihbar hususunda teahhur gösterirlerse bu ihbar
kendisine yardım ettikleri kimseyi takibata maruz kılacak ahval müstesna olmak
üzere otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olurlar.





106-124


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                     Meskükata
müteallik kabahatlar


 


             Madde 531 – Mecmuu kıymeti yüz
kuruştan fazla meskükat veya evrakı nakdiyeyi sahih zanniyle aldıktan sonra
bunların kalp ve taklit olduklarına müttali olan kimse üç gün zarfında bunları
nereden ve ne suretle aldığını mümkün mertebe tarif ile beraber hükümete teslim
etmezse on beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde 532 – Her kim,Türkiye'de
kanunen tedavül etmekte olan meskükatı mukannen kıymetleriyle kabulden imtina
eyler ise otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                          Matbaacılık
sanatının icrasına ve matbu evrak neşir ve tevziine ve


                                                   ilanat
talikına müteallik kabahatler


 


             Madde 533 – Kanun ve nizamların
ahkamına riayet etmiyerek gerek taş ve gerek hurufat matbaacılığını yapanlar ve
mihaniki ve kimyevi vasıta ile bir şeyin bir çok nüshalarını çıkartmaktan
ibaret her nevi sanatı icra edenler bir aya kadar hafif hapse ve otuz liradan
doksan liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm edilir yahut bu cezaların ikisi
birden verilir.


             Madde 534 – Her kim, salahiyettar
merciiden ruhsat almağa bağlı olan ahvalde ruhsat almaksızın umumi mahalde
yahut umumun girebileceği yerlerde matbu evrak veya resim yahut el ile yazılmış
evrak satar veya dağıtırsa otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Bunlar hükümetin emriyle toplattırılan
evrak kabilinden ise faili bir aya kadar hafif hapse ve beş liradan aşağı
olmamak üzere 50 liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Madde 535 – Her kim, umumi bir
mahalde veya herkesin girebileceği yerde matbu evrak veya resim yahut el yazılı
evrakı satar veya dağıtırken halkın huzur ve rahatını kaçıracak surette
haykırır yahut havadis neşir ederse yirmi beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye
mahküm olur.


             Eğer bu havadis yanlış veya uydurma ise
fail bir aya kadar hafif hapse yahut elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye
mahküm olur.


             Madde 536 – (Değişik: 12/6/1979 -
2248/22 md.)


             Her kim, belediyeler, köy ihtiyar
kurulları veya yasalarla yetkili kılınmış diğer makamlarca önceden ayrılmış ya
da oturulan yerler dışında, o yerin en büyük mülkiye amirine yapılacak bir
başvuru üzerine ayrılan yerlere, izin almaksızın veya verilen izne aykırı
biçimde, basılı olan veya olmayan, elle yapılmış veya yazılmış her türlü resim,
yazı ve işaretler veya bunları içeren kağıt, pano, pankart, bant ya da
benzerlerini asar veya yapıştırırsa veya izne dayalı olsa bile bu yerleri boyar
veya bu yerlere yazı yazar, resim ya da işaret yaparsa, eylem başka bir suç
oluştursa bile ayrıca altı aydan bir yıla kadar hafif hapis ve bin liradan
aşağı olmamak üzere hafif para cezasına çarptırılır.


             Bu eylemler yukarıdaki fıkra dışında
kalan yerlerde veya kamuya ayrılmış veya kamuya açık veya herkes tarafından
görülebilecek yerlerde veya her türlü taşıt araçları veya kamu hizmetlerine ait
iletişim araçları veya kamu hizmetine ayrılmış veya özel kişi ve kuruluşlara
ait işaret veya levhalar üzerinde işlenirse, eylem başka bir suçu oluştursa
bile ayrıca bir yıldan iki yıla kadar hafif hapis ve ikibin liradan az olmamak
üzere hafif para cezasına çarptırılır.





106-125


 


             (Değişik: 7/1/1981 - 2370/17 md.) Yukarıdaki
fıkralarda gösterilen eylemler derneklerin veya benzeri kuruluşların veya kanun
dışı vücuda getirilen veya kanuna aykırı faaliyetleri sebebiyle kapatılan
dernek veya diğer kuruluşların mensupları tarafından veya onların iştirakiyle
veya mensup olmasalar bile bu kuruluşların adına veya adları kullanılarak
yapıldığı takdirde sözü edilen fıkralardaki cezalar iki katı olarak hükmedilir.
Şu kadar ki hafif hapis cezası iki yılı aşamaz.


             Yukarıdaki fıkralardaki eylemleri
küçüklere veya ceza ehliyeti olmayan kişilere işletenlere yukarıdaki fıkralar
uyarınca verilecek cezalar yarısı kadar artırılır.


             Yukarıdaki fıkralardaki eylemler, siyasal
veya ideolojik olmayan amaçlarla işlenir ve içeriği bakımından bir suçu
oluşturmazsa yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar onda birine kadar
indirilebilir.


             (Mülga: 13/11/1996-4209/1 md.)


             Bu maddede suç sayılan eylemlerin
işlenmesinden dolayı sebebiyet verilen zararların tazminine ayrıca hükmolunur.


             Görenek ve geleneklere göre asılacak
kağıt, pano, pankart, bant ya da benzerleri bu madde hükümleri dışındadır.


             298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve
Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun hükümleri saklıdır.


             Madde 537 – (Değişik: 7/1/1981 -
2370/18 md.)


             Her kim kamu hizmeti gören daire veya
kurumlar veya her türlü eğitim ve öğretim kuruluşlarının yetkilileri tarafından
duvarlara yapıştırılmış veya özel yerlerine konulmuş basılı olan veya olmayan
her türlü belge, resim, el yazısı kağıt veya levhaları bulundukları yerlerden
çıkarır ya da yırtar veya tahrip eder veya bunları her ne biçimde olursa olsun
okunamayacak veya içeriklerinin başka biçimde anlaşılmasına sebebiyet verecek
şekillere veya işe yaramayacak hale sokarsa eylem başka bir suçu oluştursa bile
ayrıca üç aydan altı aya kadar hafif hapse ve bin liradan az olmamak üzere
hafif para cezasına mahküm edilir.


             Kamu hizmetine tahsis edilmiş binaların
veya mabetlerin veya anıt, büst ve heykellerin veya 10 sayılı Eski Eserler
Kanununda sayılı eski eser niteliğindeki taşınır veya taşınmazların, her türlü
eğitim ve öğretim kurumlarının veya öğrencilerin toplu halde oturdukları yurt
ve benzeri yerlerin veya bunların eklentilerinin herhangi bir yerine basılı
olan veya olmayan, elle yapılmış veya yazılmış her türlü yazı, resim ve
işaretleri veya bunları içeren kağıt, pano, pankart, bant ya da benzerlerini
yetkili memur ve mercilerin önceden verilmiş yazılı müsaadesi olmaksızın
asanlar veya koyanlar yahut bunlardan suç konusu teşkil edenlerin asılmasına
veya konulmasına müsaade edenler, eylem başka bir suçu oluştursa bile ayrıca
bir yıldan iki yıla kadar hafif hapis ve beşbin liradan az olmamak üzere hafif
para cezasına mahkum edilir.


             İkinci fıkra kapsamındakilerin herhangi
bir yerini her ne suretle olursa olsun boyayanlar veya bunlara yazı veya resim
ya da işaret yapanlar, yapıştıranlar hakkında da eylem başka bir suçu oluştursa
bile ikinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.


             Yukarıdaki fıkralarda gösterilen
eylemler derneklerin veya benzeri kuruluşların veya kanun dışı vücude getirilen
veya kanuna aykırı faaliyetleri sebebiyle kapatılan dernek veya diğer
kuruluşların mensupları tarafından veya onların iştirakiyle veya mensup
olmasalar bile bu kuruluşların adına veya adları kullanılarak yapıldığı
takdirde sözü edilen fıkralardaki cezalar iki katı olarak hükmedilir. Şu kadar
ki hafif hapis cezası iki yılı aşamaz.


 





106-126


 


             Yukarıdaki fıkralardaki eylemleri
küçüklere veya ceza ehliyeti olmayan kişilere işletenlere yukarıdaki fıkralar
uyarınca verilecek cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.


             (Mülga: 13/11/1996-4209/1 md.)


             Bu maddede suç sayılan eylemlerin
işlenmesinden dolayı sebebiyet verilen zararların tazminine resen hükmolunur.


Yukarıdaki fıkralardaki eylemler, siyasal
veya ideolojik olmayan amaçlarla işlenir ve içeriği bakımından bir suçu
oluşturmazsa yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar üç aya kadar indirilebilir.


İkinci
ve üçüncü fıkralarda gösterilen fiillerin eserlerini derhal ortadan kaldırmayan
ve bunların yok edilmesi için gerekli işlemlere girişmeyen yetkililer hakkında
bu Kanunun 230 uncu maddesinde yazılı cezalar uygulanır.


             298
sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun
hükümleri saklıdır.


             Madde
538 – Her kim, hükümetçe kabul ve tayin olunan suret ve mahallerde efradı
ahali tarafından talik olunan evrakı asıldığı andan itibaren üç gün geçmeden
çıkarır, yahut yırtar veya sair suretle işe yaramayacak bir hale koyarsa on beş
liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


                                                                 BEŞİNCİ
FASIL


                             Ruhsatsız
temaşa yerleri ve sair umuma mahsus yerler açmak


             Madde
539 – Bir kimse salahiyettar merciden halkın huzur ve rahatını muhafaza
zımnında vukubulan tenbihata riayet etmiyerek umuma mahsus temaşa ve musabaka
yerleri açar, yahut bunları açık tutarsa bir aya kadar hafif hapis cezasına ve
on beş liraya kadar hafif hapis cezasına ve on beş liraya kadar hafif cezayı
nakdiye mahküm olur.


             Tekerrürü
halinde cezayı nakdi elli liradan aşağı olamaz.


             Madde
540 – Umuma mahsus olan veya umuma açık bulunan yerlerde salahiyettar
merciin ruhsatı olmaksızın her nevi oyun ve eğlence tertip eden kimse otuz
liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Eğer fiil salahiyettar merci
tarafından vukubulan men'a muhalif olarak icra edilmiş ise fail bir aya kadar
hafif hapis ve elli liraya kadar hafif cezayı nakdiye müstahak olur.     Madde
541 – Açılması salahiyettar merciin müsaadesine mütevakkıf olan iş
idarehanesi veya herhangi bir taahhüt müessesesini ruhsatsız açanlar otuz
liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Tekerrürü
halinde bir aya kadar hafif hapis cezası ilave olunur.


             Eğer
bu müesseseler ruhsat talebinin reddolunmasına rağmen açılmış ise cezayı nakdi
yetmiş beş liraya kadar çıkarılır ve bunun tekerrürü halinde cezayı nakdiye iki
aya kadar hafif hapis cezası ilave olunur.


             Madde
542 – Yukardaki maddede beyan olunan iş idarehanesi veya herhangi bir
taahhüt müessesesi müdürü kanunen tayin edilen veya salahiyettar merci
tarafından verilen tenbihata muğayir hareket ederse yirmi liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahküm olur.


             Tekerrürü
halinde cezayı nakdiye on beş güne kadar hafif hapis ve bir aya kadar meslek ve
sanatın tatili cezaları ilave olunur.


             Madde
543 – Her kim olursa olsun tutulacak deftere kayıt etmek veya beyanname
veya ihbarname vermek mecburiyeti hakkında nizamın tayin ettiği kaidelere
tevfikı hareket etmeksizin ücretle bir kimseye yatacak yer verirse yahut onu
pansiyoner olarak kabul ederse on liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm
olur.


             Tekerrürü
halinde cezayı nakdi otuz liraya kadar hüküm olunur.


             Eğer
bu hareket, hükümet tarafından vukubulan memnuiyete karşı icra olunursa fail
yirmi beş liraya ve tekerrürü halinde on beş liradan doksan liraya kadar hafif
cezayı nakdi ile cezalandırılır.





106-127


 


ALTINCI FASIL


                                                                       Dilencilik


 


             Madde
544 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, çalışmaya muktedir olduğu halde dilencilik ederken tutulursa bir haftadan
bir aya kadar hafif hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Tekerrürü
halinde hafif hapis cezası bir aydan aşağı olamaz.


             Madde
545 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, 15 yaşından aşağı çocukları toplayıp dilencilik ettirir veya velayet ve
vesayeti altında bulunan yahut kendisinin muhafazası ve nezaretine tevdi olunan
15 yaşından aşağı bir küçüğün dilenmesine veya bir kimsenin o küçüğü
dilencilikte kullanmasına müsaade ederse üç aydan aşağı olmamak üzere hafif
hapis ve 100 liradan aşağı olmamak üzere hafif para cezasiyle cezalandırılır.


 


                                                                YEDİNCİ
FASIL


                                                       Halkı
rakatsız eden hareketler


 


             Madde
546 – Her kim, gürültü veya velvele ile mutat hilafı olarak çan ve alatı
saire çalarak yahut kanun ve nizam ahkamına muhalif surette gürültülü bir
meslek ve sanat icar eyliyerek halkın veya meclis ve mahfillerin meşguliyet
veya huzur ve rahatını ihlal ederse on beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm
olur.


             Bu
fiil gece yarısından iki saat evvelinden sonra işlenirse hafif cezayı nakdi
otuz liraya kadardır.


             Mükerrirler
hakkında birinci fıkrada muharrer ahvalde otuz ve ikinci fıkrada muharrer halde
elli liraya kadar hafif cezayi nakdi hükmolunur.


             Madde
547 – Her kim, itidal ve muvazene haricinde veya çirkin ve ayıp görünen
sair herhangi bir hal ile başkasını alenen incitir veya huzur ve rahatını ihlal
ederse on beş güne kadar hafif hapse veya otuz liraya kadar hafif cezayı
nakdiye mahküm olur.


             Madde
548 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/ 1 md.)


             Her
kim, umumi bir mahalde yahut umuma açık yerlerde yalan uydurarak başkasını
zarara sokacak veya halkın huzurunu bozacak suretlerle saffetinden istifadeye
kalkarsa bir aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezasıyle mahküm edilir.


 


                                                                    İKİNCİ
BAP


                                             Ammenin
selametine müteallik kabahatler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                                Silah
ve eczayı nariyeye ait kabahatler


 


             Madde
549 – (Değişik:10/6/1949 -5435 /1 md.; Mülga: 7/12/1988 - 3506/10 md.)


             Madde
550 – Her
kim olursa olsun silah taşımak için resmi ruhsatı olsa bile aşağıda sayılan
işlerden birini işlediği takdirde kendisinden otuz liraya kadar hafif cezayı
nakdi alınır:


1 - Mezkür
silahlardan birini on beş yaşından aşağı bir çocuğa yahut silah kullanmak
bilmeyen veya temyize muktedir olmayan bir şahsa vermek veya taşımasına müsaade
etmek,





106-128


 


             2
- Bu silahın zikrolunan kimseler eline kolaylıkla geçmesini men için muhafazası
hususunda lazımgelen tedabiri ittihaz etmemek,


             3
- Bir çok kimselerin toplanmış olduğu mahallerde dolu silah taşımak, tan
ibarettir


             Madde
551 – Her kim, hükümetten ruhsat almaksızın mazarratı mucip olacak surette
sanayii nariye icra, yahut infilak edici mevad iş'al eder yahut tehlikeli yahut
herkesi rahatsız edecek surette bir takım ecza patlatır veya iş'al eylerse
yahut meskün bir mahalde veya civarında veya umuma mahsus yol üzerinde veya bu
yola doğru zaruret olmaksızın silah atarsa elli liraya kadar hafif cezayı
nakdiye mahküm olur ve buna vak'anın şiddetine göre otuz güne kadar hafif hapis
cezası da ilave olunabilir.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                                    Bina
yıkılması ve tamiratta ihmal


 


             Madde
552 – Bir kimsenin planını tanzimde veya inşasında iştirak etmiş olduğu bir
bina kendi dikkatsizliği veya maharetsizliği neticesi olarak başkasına tehlike
vermeksizin yıkılırsa o kimse yirmi beş liradan aşağı olmamak üzere hafif
cezayı nakdiye mahküm olur ve buna meslek ve sanatın tatili cezası da ilave
olunabilir.


             Bu
maddenin ahkamı, inşaat ve tamirata mahsus iskelelerin ve köprülerin yıkılması
halinde dahi tatbik olunur.


             Madde
553 – Bir bina veya sair inşaat başkasına tehlike verebilecek surette
tamamen veya kısmen yıkılmağa meyil edipte mal sahibi veya vekili yahut bina ve
inşaatın muhafazası veya nezaretiyle mükellef olan kimse tehlikeyi gidermek
için lazım gelen tedbirleri almadığı takdirde yirmi beş liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahküm olur. Salahiyettar merciin tenbih ve ihtarına itaat
etmemesi halinde cezayı nakdi elli liraya kadardır.


             Madde
554 – Böyle bir bina veya sair inşaat tamamen veya kısmen yıkılırsa
yıkılmanın icabatından olan daimi tehlikeyi tamirat veya sair vasıtalarla
izalede ihmal veya müsamaha eden otuz liradan aşağı olmamak üzere hafif cezayı
nakdiye mahküm olur.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ 
FASIL


                       Ammenin 
hizmetine taallük eden işaretler ve aletlere dair kabahatler


 


             Madde
555 – Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan bazı ameliyat veya
bırakılan bazı eşyadan mütevellit tehlikeyi men için nizamına tevfikan
konulması icap eden işaret ve maniaları koymakta ihmal edenler otuz liraya
kadar ve bu işaretlerin keyfi surette mahallini değiştirenler on beş liraya
kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur. Her iki fıkrada muharrer ahvalde
tehlikenin vahametine göre cezayı nakdilere on beş günden bir aya kadar hafif
hapis cezası da ilave olunabilir.


             Madde
556 – Umumi tenvirata mahsus ışıkları keyfi surette söndürenler otuz liraya
kadar hafif cezayi nakdiye mahküm olur.





106-129


 


             Madde
557 – Ateş kullanan esnaftan dükkan ve fırın ve fabrikalarını zaman zaman
temizleyip tamir etmiyenler beş liradan otuz liraya kadar hafif cezayi nakdi ile
cezalandırılır.


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                                                    Öte
beri atma


 


             Madde
558 – Halkın gelip geçeceği yerlere veya bir kaç ailenin müşterek avlusuna
insanı yaralıyacak veya üstünü kirletecek bir şey atan veya döken kimse on güne
kadar hafif hapis veya on liraya kadar hafif cezayi nakdi ile cezalandırılır.


             Madde
559 – Her kim lazım olan ihtiyatı ifa etmeksizin halkın geçtiği caddeler ve
sokaklar üzerindeki pencerelere, damlara, taraçalara veya buna benzer yerlere
düştüğü halde geçenleri yaralıyacak veya kirletecek şeyler koyar veya atarsa on
liraya kadar hafif cezayı nakdi hükmolunur.


             Fail
malüm olmadığı takdirde ceza, fiili menedecek iktidarda bulunmak şartiyle
binanın müdürüne veya zilyedine hükmedilir.


 


                                                                BEŞİNCİ 
FASIL


                                            Delilerin
muhafazasında ihmal kabahatleri


 


             Madde
560 – Muhafazası altında bulunan delileri serbest bırakan yahut muhafızı
olduğu deliler kurtulup kaçtıkları zaman derhal ait olduğu daireye malümat
vermiyen kimse yirmi beş liraya kadar hafif cezayi nakdiye mahküm olur.


             Madde
561 – Her kim, ait olduğu daireye derhal malümat vermeksizin ve mezuniyet
lazım gelen hususatta mezuniyet almaksızın akıl hastalığına müptela olduğunu
bildiği bir kimseyi muhafaza için kabul eder veya böyle bir kimseyi kendi
başına bırakırsa beş liradan elli liraya kadar hafif cezayi nakdiye mahküm olur
ve buna ahvalin vahametine göre bir aya kadar hafif hapis cezası da ilave
olunur.


             Madde
562 – Fail bir tımarhane müdürü veya tababet mesleki mensuplarından birisi
olduğu takdirde geçen maddelerde yazılı cezalara meslek ve sanatın tatili
cezası dahi ilave olunur.                                                      



 


                                                                 ALTINCI
FASIL


                                     Araba
ve hayvanların idare ve muhafazasında kusur


 


             Madde
563 – Bir kimse nizamına tevfikan ihtiyat tedbirleri almaksızın mülkiyeti
veya muhafazası altında bulunan vahşi ve sair tehlikeli hayvanları başı boş
bırakır veya muhafazasında ihmal ederse yahut kuduz hastalığı ile şüpheli
hayvanatı hemen ait olduğu daireye malümat vermezse on beş güne kadar hafif
hapis cezasına mahküm olur.


             Madde
564 – Bir kimse bağlı veya bağsız koşum veya binek hayvanını açık yerlerde
muhafaza etmez veya kendi kendine bırakır ve kafi dikkatle sevketmez veya
tecrübesiz kimselere verir veya sağlamca bağlamamasından veya takayyütle
sevketmemesinden veya azdırıp korkutmasından dolayı başkasını tehlikeye maruz
kılarsa bir aya kadar hafif hapis cezasiyle cezalandırılır.


             Eğer
fail, ruhsatnameye tabi arabacı ve sürücü ise bir aya kadar meslek ve sanatın
tatili cezası da ilave olunur.





106-130


 


             Madde 565 – Bir kimse
caddelerde ve umumun gelip geçtiği yerlerde veya umuma açık mahallerde
hayvanları ve arabaları ve otomobilleri şahıslar ve eşyanın emniyetine tehlike
verecek tarzda sevk ve idare ederse yirmi güne kadar hafif hapse ve yirmi
liraya kadar hafif cezayi nakdiye mahküm olur.


             Eğer
fail ruhsatnameye tabi arabacı ve şoför ve sürücü ise bir aya kadar meslek ve
sanatın tatili cezası da ilave olunur.


 


                                                                YEDİNCİ
FASIL


                                        Halkı
teklikeye maruz bırakacak sair kabahatler


 


             Madde
566 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, dikkatsizlik veya tecrübesizlik neticesi olsa bile her ne suretle olursa
olsun şahıslara bir zarar veya eşyaya mühim bir ziyan  vukuu tehlikesini tevlit
ederse 15 günden aşağı olmamak üzere hafif hapis veya 50 liradan aşağı olmamak
üzere hafif para cezasına mahkum edilir.


             Eğer
fiil, aynı zamanda sanayii nefiseye ve ticaret ve sanayie mütaallik kavanin ve
nizamata muhalefet cürmünü teşkil etmiş olur ve kanunen ona mahsus  başka ahkam
tayin edilmemiş bulunursa verilecek ceza bir ay hafif hapisten veya 100 lira
hafif para cezasından aşağı olamaz ve bu halde bir aya kadar meslek ve sanatın
tatili cezası da hükmolunur.


 


                                                                  ÜÇÜNCÜ
BAP


                                               Ahlakı
umumiyeye müteallik kabahatler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                                                         Kumar


 


             Madde
567 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, umuma mahsus veya umuma açık yerlerde kumar oynatır veya oynatmak için yer
gösterirse bir aydan altı aya kadar hafif hapis ve 250 liradan 500 liraya kadar
hafif para cezasına ve tekerrürü halinde iki aydan bir seneye kadar hafif hapis
ve 500 liradan  1.000 liraya kadar hafif para cezasına mahküm olur.


             Kumar
oynanan yerde bulunup kumar oynamaya yarıyan veya kumar oynamaya tahsis olunan 
mevat ve alat ile ortada bulunan eşya ve para zapt ve müsadere olunur.


             Fail:


             1.
Bu fiilleri itiyat edinmiş bulunduğu;


             2.
Birinci fıkrada beyan olunan kabahatin irtikabında kumar oynıyanlara karşı
banko tutan olduğu takdirde yukardaki fıkralarda yazılı cezalar bir misli
artırılarak hükmolunur ve bu son halde üç aya kadar meslek ve sanatın tatili
cezası da ilave edilir.


             Madde
568 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, yukardaki maddede beyan olunan kabahate iştirak etmeksizin umumi veya
umuma açık mahalde kumar oynarsa bir aya kadar hafif hapis ve 50 liradan 100
liraya kadar hafif para cezasiyle cezalandırılır. Tekerrürü halinde ceza on
günden iki aya kadar hafif hapis ve 100 liradan 200 liraya kadar hafif para
cezasıdır.


             Madde
569 – Ceza kanununun tatbikında kumar, kazanç kasdiyle icra kılınıp kar ve
zarar baht ve talihe bağlı bulunan oyunlardır.





106-131


 


             Madde
570 –
Yukarki maddelerde beyan olunan kabahatler için hususi içtimalara mahsus olsa
bile kumar alat ve edevatının kullanılması için bir ücret alınan yerlerle oyun
oynamak mutat olan yerler ve duhuliye verilmese bile oyun oynamak istiyen
herkesin girebileceği mahaller, umuma açık yerlerden sayılır.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                                                                       Serhoşluk


 


             Madde
5 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Her
kim, umumi veya umumun girebileceği yerlerde halkın rahatını bozacak veya
rezalet çıkartacak surette ve aşikar bir halde sarhoş olarak yakalanırsa on beş
günden aşağı olmamak üzere hafif hapis veya 50 liradan aşağı olmamak üzere
hafif para cezasiyle mahküm olur.


             Madde
572 – (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)


             Yukarki
maddede gösterilen surette sarhoş olup da başkasına tecavüz ve umumun
istirahatini selbedenler iki aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile
cezalandırılır.


             Sarhoşluğu
itiyat derecesine vardıranlar altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapse mahküm
olurlar.


             İki
defa mahküm olduktan sonra aynı fiili tekrar işliyenler o fiili itiyat etmiş
sayılır.


             Madde
573 – (Değişik: 2/6/1941 - 4055/1 md.)


             Sarhoşlukta
itiyadı iptila derecesine varmış olanların salahı tıbben tebeyyün edinceye
kadar bir hastanede muhafaza ve tedavisine hükmolunur. Mahküm, hastane olmıyan
yerlerde ise hastane bulunan yere gönderilir.


             Madde
574 – Umumi veya umuma açık yerlerden birinde meşrubat ve sair müskir
mevaddı tedarikle birinin serhoşluğuna sebebiyet veren veya bu mevaddı zaten
serhoş bir kimseye tedarik eden şahıs otuz liradan elli liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahkum olur.


             Her
nerede olursa olsun on sekiz yaşını doldurmamış bir gence veya akıl ve şuurunun
zaafı sebebiyle tabii halde olmadığı zahir bulunan bir kimseye müskirat
verenler, iki aya kadar hafif hapse mahküm olur. Eğer fail, müskirat satıcısı
ise muvakkaten meslek ve sanatının tatiline de hüküm olunur.


             Madde
575 – Yukarıdaki maddenin ilk fıkrasında beyan olunduğu veçhile bir
kimsenin serhoşluğuna sebebiyet veren şahıs, kendini idareye muktedir
olamayacak derecede bulunan serhoşu muhafaza için tedabir ittihaz etmeyip sokağa
bırakırsa mezkür fıkrada münderiç cezadan başka üç günden bir aya kadar hafif
hapis cezasiyle dahi mücazat olunur.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                                                           Edebe
muhalif hareketler


 


             Madde
576 – Bir kimse edebe muhalif bir surette halka görünür, veya bir yerini
gösterir veyahut söz,şarkı ve sair suretle halkın edep ve nezahatine tecavüz
eylerse bir aya kadar hafif hapse veya beş liradan otuz liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahküm olur.


 


DÖRDÜNCÜ  FASIL


                                                          Hayvanlara
kötü muamele


 


             Madde
577 – Bir kimse hayvanlara karşı insafsızca hareket eder veya lüzumsuz yere
döver veya yaralar yahut aşikar surette haddinden fazla yorulacak derecede
zorlarsa on liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.





106-132


 


                                                               DÖRDÜNCÜ
BAP


                                              Mülkün
himayesine müteallik kabahatler


 


                                                                 BİRİNCİ
FASIL


                                       Kendinin
olduğu isbat olunamıyan eşyayı taşımak


 


             Madde
578 – Bir kimse, dilencilikle veya hırsızlık ve yağma ve garet ve yol
kesmek veya dolandırıcılık ve hırsız yataklığı ile mahküm olduktan sonra
üzerinde kendi haliyle mütenasip olmayan para ve eşya zuhur eder ve bunlara
meşru surette malik olduğunu isbat edemezse iki aya kadar hafif hapis cezasına
mahküm olur.


             Böyle
bir kimse üzerinde taklit ve tağyir olunmuş veya yaptırılmış anahtar veya
kilitleri açmağa veya zorlamağa mahsus alat ve maymuncuk zuhur eder ve bunları
o anda meşru surette nerede kullanacağını tayin edemezse iki aya kadar ve eğer
bunlar gece vakti elinde zuhur etmiş ise iki aydan altı aya kadar hafif hapis
cezasına mahküm olur ve üzerinde zuhur eden eşya müsadere olunur.


 


                                                                  İKİNCİ
FASIL


                         Ticaret
muamelatında ve rehin almakta lazım olan tedabirin ihmali


 


             Madde
579 – Her kim, arzeden şahsın şerait ve ahvaline veya talep ve kabul edilen
fiata nazaran bir cürüm mahsulü olduğu görülen eşyayı evvelemirde meşru
menşeini tahkik etmeksizin satın almak veya rehin veya emanet veya alacağını
istifa suretiyle alırsa on beş liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Eğer
fail, bundan evvelki maddede beyan olunan şahıslardan ise ayrıca iki aya kadar
hafif hapis cezası da hüküm olunabilir. Eşyanın meşruiyetini isbat edenler ceza
görmezler.


             Madde
580 – Bir kimse bir parayı aldıktan ve eşyayı iştiradan veya herhangi bir
suretle ele geçirdikten sonra menşei gayri meşru olduğuna vakıf olupta derhal
merciine malümat vermekte ihmal ederse otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye
mahküm olur ve buna yirmi güne kadar hafif hapis cezası da ilave olunabilir.


             Madde
581 – Bir kimse kıymetli eşya veya eşyayı müstamele ticareti ile veya rehin
almakla meşgul olupta bu gibi ticaret ve mesleğe dair olan nizamat ve kavanın
ahkamına riayet etmediği takdirde bir aya kadar hafif hapse veya elli liraya
kadar hafif cezayı nakdiye mahküm olur.


             Aynı
fiilin tekerrürü halinde on beş günden iki aya kadar hafif hapis cezasiyle
beraber meslek ve sanatın tatili cezası dahi ilave olunur.


 


                                                                ÜÇÜNCÜ
FASIL


                       Anahtar
ve maymuncuk alım satımı ve kilitlerin gayri meşru açılması


 


             Madde
582 – Demirci ve çilingir ve sair sanat sahipleri her rast geldiğine
maymuncuk satar veya tevdi eder veya balmumu kalıbı ve sair basılmış ve ölçüsü
alınmış nümuneler üzerine bunların kullanılacağı yerin veya eşyanın kendisince
maruf sahip veya vekilinden başkası için her cins ve nevi anahtarlar imal
ederse iki aya kadar hafif hapse ve otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye
mahküm olur.


             Madde
583 – Bir şahsın talebi üzerine kilit veya buna mumasil bir şeyi açmağa
davet olunan demirciler ve çilingirler ve sair bu nevi sanatkarlar açtırmak
isteyen şahsın o yerin veya şeyin sahibi veya bunun vekili olduğunu tahkik
etmeden açarlarsa yirmi güne kadar hafif hapse ve yirmi liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahküm olurlar.





106-133


 


                                                             DÖRDÜNCÜ
FASIL


                                            Gayri
meşru ölçü ve kile ve tartı kullanmak


 


             Madde
584 – Dükkan ve mağaza sahipleri, kanunun tayin ettiği kile ve tartı ve
ölçünün gayri bir kile ve tartı ve ölçü kullanırlarsa otuz liraya kadar hafif
cezayı nakdiye mahküm olurlar. Aynı fiilin tekerrürü halinde cezayı nakdi yüz
liraya kadar artırılır veya üç aya kadar hafif hapis ile cezalandırılır.


                                                                    Son
maddeler


             Madde
585 – Hususi kanunlarda men olunupta cezası 1274 tarihli ceza kanununbir
fasıl veya maddesine matuf bulunan ahvalde bu kanunun o cürme veya kabahate
taallük eden maddesi tatbik olunur.


             Madde
586 – Hususi kanunlarda men olunupta cezası 1274 tarihli ceza kanununun 99
uncu maddesinin üçüncü fıkrasına atfolunmuş olan ahvalde bu kanunun 526 ncı
maddesi mer'idir.


             Madde
587 – Elyevm meri olup cinayet, cünha ve kabahat taksimatına müstenit
ahkamı havi bulunan kanunlarda münderiç (mücazatı terhibiye) ve (cinayet)
tabirleri badema ceza kanununda muharrer müebbet veya muvakkat ağır hapis ve
beş seneden fazla hapis ve hidematı ammeden müebbeden memnuiyet ve müebbet
sürgün cezaları ile bunları müstelzim cürümlere, (mücazatı tedibiye) ve (cünha)
tabirleri beş sene ve beş sene kadar hapis ve muvakkat sürgün ve ağır cezayı
nakdi ile bunları müstelzim cürümlere ve (mücazatı tekdiriye) tabiri de hafif
hapis ve hafif cezayı nakdi ve meslek ve sanatın tatili cezalariyle bunları
müstelzim fiillere, masruf olacaktır.


             Madde
588 – Hususi kanunlarda müstakillen mevzu olan veya bu kanunun meriyete
girdiği tarihte katileşmiş bulunan cezalardan müddetçe muadil olmak üzere kürek
cezaları hapis ve kale bentlik cezaları nefi suretiyle infaz olunur.


             Madde
589 – (Mülga: 11/6/1936 - 3038/2 md.)


             Madde
590 – 1274 tarihli Ceza Kanunu ve zeyilleri ilga edilmiştir. Sair
kanunların da bu kanuna muhalif ahkamı mülgadır.


             Ek
Madde 1 – (Ek: 7/12/1988 - 3506/4 md.) (1)


             Nisbi
nitelikteki vergi ve resim cezaları, nisbi para cezaları ve tazminat kabilinden
olup mütezayit nispete tabi bulunan para cezaları hariç olmak üzere, kanun ve
tüzüklerde alt ve üst sınırları veya bunlardan biri gösterilen veya hiç
gösterilmeyen veya sabit bir rakam olarak gösterilmiş bulunan para cezalarından
(idari ve disiplin para cezaları dahil);


             a)
(Değişik: 28/7/1999 - 4421/4 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk
kurulduğu tarihten önce yürürlüğe girmiş bulunan bütün kanun ve tüzüklerde
yazılı olup da, daha sonraki tarihlerde Türkiye Büyük Millet Meclisince
miktarına dokunulmamış olan para cezaları otuzdokuzbinüçyüz misline,


             b)
(Değişik: 28/7/1999 - 4421/4 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi
tarafından kabul olunup da;


             1)
31.12.1939 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para cezaları
yirmiüçbinbeşyüzseksen misline,


             2)
1.1.1940 tarihinden 31.12.1945 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları onbeşbinyediyüzyirmi misline,


             3)
1.1.1946 tarihinden 31.12.1959 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları yedibinsekizyüzaltmış misline,


             4)
1.1.1960 tarihinden 31.12.1970 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları üçbindokuzyüzotuz misline,


——————————


(1)       765 sayılı
Türk Ceza Kanununa 3506 sayılı Kanunla eklenen ek maddeler ile bu maddelerde
değişiklik yapan diğer Kanunlardaki para cezalarının hesaplanmasına ilişkin
hükümlerin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığı fiilleri
işleyenler hakkında uygulanmayacağı 17/10/1996 tarih ve 4199 sayılı Kanunun 47
nci maddesi ile hüküm altına alınmıştır





106-134


 


             5)
1.1.19 tarihinden 31.12.1977 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları ikibinüçyüzellisekiz misline,


             6)
1.1.1978 tarihinden 31.12.1980 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları yediyüzseksenaltı misline,


             7)
1.1.1981 tarihinden 31.12.1987 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları üçyüzdoksanüç misline,


             8)
1.1.1988 tarihinden 31.12.1993 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları oniki misline,


             9)
17.10.1996 tarihli ve 4199 sayılı, 21.5.1997 tarihli ve 4262 sayılı Kanunlarla
değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu müstesna olmak üzere, 1.1.1994
tarihinden 31.12.1998 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları sekiz misline,


             Çıkarılmıştır.


             Ek
Madde 2 – (Değişik : 28/7/1999 - 4421/5 md.)


             a) Ek 1
inci madde kapsamına giren,


             b) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe
kadar yürürlüğe giren,


             c) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
sonra kabul edilen,


             Kanunlardaki para cezaları, her takvim
yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve
ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.


             Ek Madde 3 – (Ek: 7/12/1988 -
3506/4 md.) (1)


             Kanunlarda
alt veya üst sınırlarından biri veya bunlardan her ikisi gösterilmemiş olmakla
birlikte, alt ve üst sınırları arasında uygulama yapılmasını gerektiren
nitelikteki para cezalarının alt ve üst sınırlarının tespitinde,bu Kanunun 19
ve 24 üncü maddelerindeki alt ve üst sınırlar esas alınır.


             Ek Madde 4 – (Ek: 7/12/1988 -
3506/4 md.) (1)


             Hükmedilecek ağır ve hafif para cezaları;
bu Kanunun 19 ve 24 üncü maddelerindeki alt sınırları gösteren miktarların, Ek
2 nci maddeye göre uygulanan yeniden değerleme oranıyla çarpımı sonucu elde edilecek
miktarlardan az olamaz.(2)


             Ek Madde 5 – (Ek: 7/12/1988 - 3506/4
md.) (1)


             Para cezasının üst sınırının
gösterilmemiş olması halinde hükmedilecek ağır ve hafif para cezaları, ilgisine
göre bu Kanunun 19 ve 24 üncü maddelerindeki üst sınırları gösteren
miktarların, Ek 2 nci maddeye göre uygulanan yeniden değerleme oranıyla 
çarpımı sonucu elde edilecek miktarları geçemez.(2)


             Ek Madde 6 – (Ek: 28/7/1999 - 4421/7
md.)


             Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ile 5 inci maddesinin altı ve
dokuzuncu fıkralarındaki miktarlar için de Ek 2 nci madde hükmü uygulanır.


             Geçici
Madde 1- (Ek: 4/3/2004-5106/1 md.)


             31.12.1987
tarihinden evvel işlenmiş suçlarla ilgili olarak mahkemeler tarafından yapılan
yargılamalar sonucunda; haklarında mahkûmiyet kararı verilenlerden, bu Kanunun
yayımı tarihinden önce bihakkın tahliye olanlar ile şartlı salıverilenlerin
Türk Ceza Kanununun 122 ve 123 üncü maddelerindeki süreler ve 4.4.1929 tarihli
ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 417 nci maddesinin (2) ve (3)
numaralı bentlerinde yer alan koşullar aranmaksızın; talep halinde mahkemelerce
memnu haklarının iadesine karar verilir.


             Madde
591 – İşbu kanun 1926  senesi temmuzunun birinci gününden itibaren
mer'idir.


             Madde
592 – İşbu kanunun icrasına Adliye Vekili memurdur.


——————————


(1)  765
sayılı Türk Ceza Kanununa 3506 sayılı Kanunla eklenen ek maddeler ile bu
maddelerde değişiklik yapan diğer Kanunlardaki para cezalarının hesaplanmasına
ilişkin hükümlerin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun suç saydığı
fiilleri işleyenler hakkında uygulanmayacağı 17/10/1996 tarih ve 4199 sayılı
Kanunun 47 nci maddesi ile hüküm altına alınmıştır.


(2)  Bu
maddelerde yeralan "Ek 2 nci maddeye göre bulunacak birim sayısıyla"
ibaresi, 28/7/1999 tarih ve 4421 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle "Ek 2 nci
maddeye göre uygulanan yeniden değerleme oranıyla" şeklinde değiştirilmiş
olup, yerlerine işlenmiştir.





106-135


 


                                  1/3/1926
TARİHLİ VE 765 SAYILI ANA KANUNA


                                                   İŞLENEMEYEN
HÜKÜMLER


 


             1
- 1O/6/1949 tarihli ve 5435 sayılı Kanunun hükümleri:


             Bu
Kanunun 21/1/1983 tarih ve 2790 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile
1/5/l985 tarih ve 3192 sayılı Kanunla değişik 3 üncü maddesi 7/l2/1988 tarih ve
3506 sayılı Kanunun l0 uncu maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduklarından
"Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı"ndaki
yerlerine işlenmişlerdir.


             2
- 9/7/1953 tarihli ve 6123 sayılı Kanunun geçici maddeleri:


             Geçici
Madde 1 – (Değişik: 31/5/1957 - 6988/1 md.)


             13
üncü maddenin mutazammın bulunduğu birinci devre hücre cezası, kafi miktarda
hücre inşaatı ikmal edilinceye kadar Adliye Vekaletince peyderpey tatbik
olunur.


             Bu
sebeple haklarında hücre cezası tatbik edilememiş olan ağır hapis cezası
mahkümları bulundukları ceza evlerinde cezalarının yarısını ikmal ettikleri ve
diğer evsafı da haiz bulundukları takdirde iş esası üzerine müesses ceza
evlerine nakledilebilirler. Bu gibiler 16 ncı maddedeki meşrutan tahliye
hakkından da istifade edebilirler.


             Geçici
Madde 2 – (Değişik: 31/5/1957- 6988/1 md.)


             Çalışma
mecburiyetinin tatbikını mümkün kılacak ceza evleri ikmal edilinceye kadar
bulundukları ceza evlerinde ikinci devre mahkümiyet müddetlerinin en az dörtte
birini iyi hal ile geçirmiş olup da Adliye Vekaletince tesbit edilecek yaş,
meslek ve kabiliyeti haiz olanlar ve yine Vekaletçe tayin olunacak suçların
failleri iş esası üzerine müesses ceza evlerine nakledilebilirler. Bu takdirde
2 nci ve 3 üncü devre cezaları buralarda çektirilir.


             İş
esası üzerine müesses ceza evlerinin istiap haddi yukarki fıkra mucibince
nakledilecek mahkümları çalıştırmıya kafi gelmediği ahvalde bunlar, geceyi
bulundukları cezaevinde geçirmek şartiyle ve rayiç ücretin üçte ikisinden aşağı
olmamak üzere amme menfaatine uygun işlerde muhafaza altında çalıştırılabilirler.


             Geçici
Madde 3 – (Ek: 2/7/1954 -6434/1 md.)


             6123
sayılı kanunun mer'iyete girdiği 1/8/1953 tarihinden önce iş esasına müstenit
yeni ceza evlerinde 3 ve 4 üncü devrelere geçmeye hak kazanmış mahkümlar
hakkında eski kanun ahkamı tatbik olunur.


             3
- 6/7/1960 tarihli ve 15 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi:


             Madde
3 – Yukarıki madde hükmü, bu kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden önce
işlenmiş olan ve Türk Ceza Kanununun 125 - 133, 141, 142, 146, 149, 150 ve 163
üncü maddelerinde yazılı bulunan Vatana hiyanet suçları hakkında da uygulanır.(1)


             4
- 12/6/1979 tarihli ve 2248 sayılı Kanunun geçici maddesi:


             Geçici
Madde 1 – Bu Kanunun 7, 20 ve 24 üncü maddeleri, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden önce asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinde açılmış bulunan kamu
davalarına uygulanmaz.


             5
- 7/1/1981 tarihli ve 2370 sayılı Kanunun geçici maddesi:


             Geçici
Madde – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununun bu Kanunla kaldırılan ek 5-9 maddelerindeki haller ayrık olmak üzere
bu Kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilen Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesi
kapsamına giren bir suçtan dolayı açılmış bulunan davalarda sanığın sorgusunun
yapılmış olması, anılan madde hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. Ancak
karara bağlanmış davalarda sözü edilen madde hükümleri uygulanmaz, kesinleşmiş
mahkümiyet hükümleri aynen yerine getirilir.


——————————


(1)  Bu
maddedeki "yukarıki madde hükmü" deyimi ile, Türk Ceza Kanununun 146
ncı maddesine bu Kanunla eklenen fıkra hükmü kastedilmektedir.





106-136


 


             6
- 11/5/1981 tarih ve 3445 sayılı Kanunun geçici maddeleri:


             Geçici
Madde 1 – Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, Türk Ceza Kanununun 480 ve 482 nci
maddelerinin neşir yoluyla veya radyo ve televizyon veya benzeri kitle
haberleşme araçlarıyla işlenmeleri sebebiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun 344 üncü maddesinin 5 inci bendi uyarınca açılmış olan
davalara, açıldıkları tarihteki geçerli olan usul hükümleri dairesinde
bakılmaya devam olunur.


             Geçici
Madde 2 – Türk Ceza Kanununun 426, 427, 428 inci maddeleri ile 1117 sayılı
Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanununun 7 ve ek 2 nci maddelerine göre
verilen cezaların onda dokuzu affedilmiştir. Ancak, infaz edilecek para cezası
otuzmilyon lirayı geçemez. Tahsil edilmiş para cezaları iade olunmaz.


             7-7/12/1988
tarihli ve 3506 sayılı Kanunun geçici maddeleri:


             Geçici
Madde 1 – 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin
dördüncü fıkrasının uygulanması sebebiyle kanun yollarına başvurulamamış
hükümlere karşı, hükümlü, müdahil ve Cumhuriyet savcısı ceza infaz edilmiş olsa
bile, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir ay içerisinde Kanun yollarına
başvurabilirler.


             Geçici
Madde 2 – Bu Kanunun yayımı tarihinden önce haklarında, ağır hapis hariç
olmak üzere, bir yılı aşmamak kaydıyla altı aydan fazla hürriyeti bağlayıcı
ceza verilmiş olanlar bu cezaları infaz edilmiş olsa bile bu Kanunun yayımı
tarihinden itibaren iki ay içinde hükmü veren mahkemeye başvurarak 647 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin tatbikini talep edebilirler. Bu takdirde mahkeme
dosyayı yeniden ele alarak talep hakkında bir karar verir.


             Mahkeme
talep doğrultusunda karar verdiği takdirde;


             a)
Daha önce infazı tamamlanan hürriyeti bağlayıcı cezanın çevrildiği para cezası
veya tedbir yeniden infaz edilmez. Ancak bu değişiklik Adli Sicil kaydına
işlenir.


             b)
Devam etmekte olan infazlarda ilgili derhal tahliye olunur ve infaz kurumunda
geçen süreler 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki
miktarların alt sınırı esas alınarak mahsup edilir.


             Geçici
Madde 3 – 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde bu
Kanunla yapılan değişiklikten yararlanabilecek olanlar, Kanunun yayımı
tarihinden itibaren iki ay içinde hükmü veren mahkemeye başvurarak, cezanın
ertelenmesi yönünden durumlarının yeniden incelenmesini isteyebilirler. Bu
takdirde mahkeme dosyayı yeniden ele alarak talep hakkında bir karar verir.


             Geçici
Madde 4 – Bu Kanunla, Türk Ceza Kanununun 119 uncu maddesi kapsamına alınan
suçları işlemiş olup da, Kanunun yürürlüğe girmesinden önce haklarında
tahkikata başlanmış veya kamu davası açılmış veya mahkümiyet hükmü verilmiş
olanların, yürürlük tarihini izleyen iki ay içinde 119 uncu maddedeki şartları
yerine getirerek ödemede bulunmaları halinde haklarında;


             1.
Hazırlık tahkikatında, takibata yer olmadığına,


             2.
Açılmış davaların ortadan kaldırılmasına,


             3.
Mahkümiyet hükmünün verilmemiş sayılmasına,


             Karar
verilir. Bu suçlardan tutuklu veya hükümlü olanlar derhal tahliye edilirler.


             Tutuklu
ve hükümlülerin bakiye hürriyeti bağlayıcı cezalarına karşılık ödemeleri
gereken para cezasının hesaplanmasında beher gün karşılığı olarak 647 sayılı
Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1)
numaralı bendinde belirtilen asgari hadler esas alınır.





106-137


 


             8
– 21/11/1990 tarih ve 3679 sayılı Kanunun geçici maddesi:


             Geçici
Madde 1 – Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce işlenmiş olup da, Türk Ceza
Kanununun bu Kanunla değiştirilen veya yeni madde numaraları altında müeyyideye
bağlanmış hükümlerini ihlal etmiş olanlar hakkında Türk Ceza Kanununun 2 nci
maddesi nazara alınarak;


             a)
Mahkümiyet hükmü verilmiş olması veya verilen hükümlerin kesinleşmiş bulunması
halinde ilamlar aynen infaz olunur.


             b)
Hazırlık tahkikatı veya son tahkikatın devam etmesi halinde ise, verilecek
mahkümiyet hükümlerinde yapılan değişiklik sonucu belirlenen yeni madde
numaraları esas alınır.


             Özel
kanunlarda, Türk Ceza Kanununun bu Kanun değişikliğine konu olan maddelerine
yapılmış bulunan atıflar, yeni madde numaraları altında belirlenen hükümlere
yapılmış sayılır.


             9
– 13/11/1996 tarih ve 4209 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


             Geçici
Madde – Türk Ceza Kanununun 536 ve 537 nci maddelerinin 6 ncı fıkralarının
yürürlükten kaldırılması sebebiyle, 13.3.1965 tarihli ve 647 sayılı Kanunun 4
ve 6 ncı maddelerinden yararlanacak olanlar, bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren 6 ay içinde hükmü veren mahkemeye başvurarak cezanın ertelenmesini,
paraya veya maddede öngörülen tedbirlerden birine çevrilmesini isteyebilir. Bu
takdirde mahkemece dosya ele alınarak bu hususta karar verilir.


             10
– 6/12/2001 tarihli ve 4723 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


             Geçici
Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk Ceza Kanununun 313 ve
314 üncü maddeleri kapsamına giren fiillerle ilgili olarak soruşturma,
yargılama veya temyiz aşamasında bulunan dosyalar hakkında aşağıdaki işlemler
yapılır.


             1.
Devlet güvenlik mahkemeleri Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülmekte olan
soruşturma dosyaları, bulundukları aşamada soruşturmaya devam edilmek ve gereği
yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilir.


             2.
Devlet güvenlik mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyaları, bulundukları
aşamada yargılamaya devam edilmek ve/veya sonuçlandırılmak üzere görevli ve
yetkili yargı mercilerine gönderilir.


             3.
Temyiz incelemesi için Yargıtayda bulunan dava dosyaları, karara bağlandıktan
sonra bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte davaya bakmaya yetkili Devlet
güvenlik mahkemesinin bulunduğu yerin yargı çevresindeki görevli ve yetkili
yargı mercilerine gönderilir.(1)            


 


 


 


 


 


 


 


 


 


_____________


(1)
16/6/2004 tarihli ve 5190 sayılı Kanunun Geçici 5 inci Maddesi; diğer
kanunlarda geçen "Devlet Güvenlik Mahkemesi", "Devlet Güvenlik
Mahkemesi Yedek Hâkimliği", "Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet
başsavcılığı ve Cumhuriyet savcısı" ibarelerinin sırasıyla "1412
sayılı Kanunun 394/a maddesi gereğince Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca
görevlendirilecek veya kurulacak ağır ceza mahkemesi", "ağır ceza
mahkemesi üyesi", "1412 sayılı Kanunun 394/a maddesinde belirtilen
suçları soruşturmak ve kovuşturmakla görevlendirilen Cumhuriyet savcısı"
olarak uygulanacağını hüküm altına almıştır.


 


106-138


 


765 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLiK YAPAN
MEVZUATIN 


YÜRÜRLÜKTEN
KALDIRDIĞI  KANUN VE HÜKÜMLERİ


GÖSTERİR LİSTE


 


                                                                                                Yürürlükten
Kaldırılan Mevzuatın


                                                                                                ______________________________



                        Yürürlükten
Kaldırılan


                  Kanun veya Kanun Hükümleri                            Tarihi         
Sayısı        Maddesi


_______________________________________________ 
___________  ________  _________


 


1/3/1926 - 765
sayılı Kanunun 83, 384, 589. maddeleryle


825
sayılı Kanunun 6. maddesi ve 1840 sayılı Kanun,             11/6/1936         3038               2


 


1/3/1926
- 765 sayılı Kanunun 63. maddesi,                              3/2/1937         3112               3


 


17/4/1338
- 222 sayılı Kanun,                                                  10/6/1949         5435               4


 


11/6/1936 - 3038
sayılı Kanunla gelen ve bilahare 3/2/1937 - 3112 sayılı Kanunla değişen
muvakkat madde, Ceza Kanununun mevki'i mer'iyete vaz'ına müteallik Kanunun 3.
ve 4. maddeleriyle, Ceza Muhakemeleri Usulü 
Kanununun 96.  maddesinin son fıkrası, 397 ve 398 inci


maddeleri,                                                                                   9/7/1953         6123               2,3


 


Türk
Ceza Kanununun 56 ncı maddesi                                       6/7/1960             15               2


 


Ceza Muhakemeleri 
Usulü  Kanununun  Ek: 5, 6, 7, 8


ve 9 uncu
maddeleri,                                                                   7/1/1981
       2370               19


         
                     


1/3/1926 - 765
sayılı Kanunun 472 nci maddesinin son


fıkrası,
                                                                                      24/5/1983         2827               13


 


21/6/1927
tarih ve 1117 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi         11/5/1988         3445               14


 


765
sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 304 üncü Maddesinin (III) Numaralı Fıkrası, 647
sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü  Maddesinin  Yedinci Fıkrası ve


10 Haziran 1949 Tarihli ve 5435 Sayılı Kanun                        7/12/1988         3506               10


 


647
sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin son fıkrası ile 1/3/1926  tarih ve  765 
sayılı Türk Ceza  Kanununun 13


üncü maddesinin son fıkrası                                                       6/6/1990         3653               3





106-139


 


                                                                                                Yürürlükten
Kaldırılan Mevzuatın


                                                                                                ______________________________



                        Yürürlükten
Kaldırılan


                  Kanun veya Kanun Hükümleri                            Tarihi         
Sayısı        Maddesi


_______________________________________________ 
___________  ________  _________


 


1/3/1926
tarih ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 204, 206, 207, 210, 220, 221, 222, 223,
224, 225, 226, 227,


285/6
ncı fıkra ve 438 inci maddeleri.                                    21/11/1990         3679               28


 


a) 2 sayılı
Hıyaneti Vataniye Kanunu,


b) 6187 sayılı
Vicdan ve Toplanma Hürriyetlerinin Korunması Hakkında Kanun,


 


c) 765 sayılı Türk
Ceza Kanununun 140, 141, 142 ve 163 üncü maddeleri,


 


d) 2908 sayılı
Dernekler Kanununun 5 inci maddesinin 7 ve 8 numaralı bentleri ile 6 ncı
maddesinin 2 numaralı bendi,


 


e)
2932 sayılı "Türkçeden Başka Dillerle Yapılacak


Yayınlar
Hakkında Kanun",                                                     12/4/1991             33               23


 


765
sayılı Kanunun 172 nci maddesinin son fıkrası, 173 üncü maddesinin birinci 
fıkrasındaki "140" rakamı ve


315
inci maddesi,                                                                        6/6/1991         3756               26


 


765 sayılı 
Kanunun  Ek  2 nci  maddesine  3756 sayılı


Kanunla
eklenen ikinci fıkra                                                   17/10/1996         4199               47


 





106-140
107


 


765 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN  MEVZUATIN


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 


  Kanun                                                                                                                         Yürürlüğe


     No.                               Farklı
tarihte yürürlüğe giren maddeler                        giriş tarihi


_______  
_______________________________________________________  ___________


    1840                                                            —                                                             16/7/1931


    1884                                                            —                                                               3/8/1931


    2275                                                            —                                                             20/6/1933


    3038                                                            —                                                             1/10/1936


    3112                                                            —                                                             11/2/1937


    3531                                                            —                                                             16/7/1938


    3708                                                            —                                                             14/7/1939


    4055                                                            —                                                               6/6/1941


    4683                                                            —                                                           11/12/1944


    4934                                                            —                                                             18/6/1946


    4956                                                            —                                                             24/9/1946


    5319                                                            —                                                             11/2/1949


    5435                                                            —                                                             16/6/1949


    5665                                                            —                                                             17/6/1950


    5844                                                            —                                                           11/12/1951


    6123                                                            —                                                               1/6/1953


    6329                                                            —                                                             16/3/1954


    6434                                                            —                                                               7/7/1954


    6569                                                            —                                                             27/5/1955


    6661                                                            —                                                             24/2/1956


    6763                                                            —                                                               1/1/1957


    6988                                                            —                                                        (Makabline
şa-


                                                                                                                                     mil
olmak üze-


                                                                                                                                     re)


                                                                                                                                           7/6/1957


        15                                                            —                                                             11/7/1960


      144                                                            —                                                             5/12/1960


      235                                                            —                                                           12/12/1961


      121                                                            —                                                           28/11/1962


      501                                                            —                                                             16/7/1964


      557             1. ve 2. md.                                                                                             10/4/1965


                         Diğer hükümleri                                                                                     10/7/1965


      647                                                            —                                                               6/7/1965


    1490                                                            —                                                                 3/10/19


    2245                                                            —                                                             16/6/1979


    2248                                                            —                                                             22/6/1979


    2370                                                            —                                                             10/1/1981


    2632                                                            —                                                             16/3/1982


    2787                                                            —                                                             22/1/1983


    2790                                                            —                                                             22/1/1983


    2827                                                            —                                                             27/5/1983


    2891                                                            —                                                             24/9/1883


    3192                                                            —                                                              8/
5/1985


    3255                                                            —                                                             15/1/1986


    3266                                                            —                                                             12/3/1986


    3267                                                            —                                                             19/3/1986


    3352                                                            —                                                             24/4/1987


108


 


  Kanun                                                                                                                         Yürürlüğe


     No.                               Farklı
tarihte yürürlüğe giren maddeler                        giriş tarihi


 ________  
_______________________________________________________  ___________


    3354                                                            —                                                             25/4/1987


    3369                                                            —                                                             26/5/1987


    3445                                                            —                                                              26/5/l988


    3506                                                            —                                                           14/12/1988


    3591                                                            —                                                           12/12/1989


    3653                                                            —                                                             25/6/1990


    3679                                                            —                                                           29/11/1990


    3713                                                            —                                                            12/
4/1991


    3756                                                            —                                                            14/
6/1991


    4114                                                            —                                                           08/07/1995


    4199             42 ve Ek 3 üncü maddeleri                                                                        1/1/1997


                         Diğer Maddeleri                                                                                    27/10/1996


    4209                                                            —                                                           19/11/1996


    4421                                                            —                                                               1/8/1999


    4449                                                            —                                                             29/8/1999


    4744                                                            —        
                                                     19/2/2002


   
47                                                            —              9/8/2002


   
4778                                                            —                                                             11/1/2003


    4782                                                           
—                                                             11/1/2003                             



   
4785                                                             —                                                            15/1/2003      



    4928                                                            —              
                                              19/7/2003       
4963                                                           —                                                                        
                                                      7/8/2003


    5106                                                   Geçici
Madde 1                                                 13/3/2004


5218    11,12,13,17,43,47,50,51,54,55,58,59,61,62,64,65,66,70,73,82, 
102,112,118,125,126,127,129,131,133,136,137,146,147,
149,156,285,286,296,301,302,303,305,407,450,451,463                                21/7/2004


    5219     432                                                                                                                  21/7/2004


 


 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?