5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

KanunNo: 5237

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

TÜRK
CEZA KANUNU[1]


 


Kanun Numarası                    : 5237


Kabul Tarihi                           : 26/9/2004


Yayımlandığı Resmî Gazete  : Tarih  : 12/10/2004      Sayı  : 25611


Yayımlandığı Düstur              : Tertip : 5                      Cilt   :
43


 


BİRİNCİ
KİTAP


Genel
Hükümler


 


BİRİNCİ
KISIM


Temel
İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı


 


BİRİNCİ
BÖLÜM


Temel
İlkeler ve Tanımlar


Ceza Kanununun amacı


Madde 1- (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini,
kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum
barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın
gerçekleştirilmesi için ceza sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve
güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.


 


Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi


Madde 2- (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye
ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve
güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.


(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.


(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas
yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş
yorumlanamaz.


 


Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi


Madde 3- (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla
orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.


(2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep,
milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi
inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları
yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.


 


Kanunun bağlayıcılığı


Madde 4- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.


(2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)


 


Özel kanunlarla ilişki


Madde 5- (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve
ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.


 


Tanımlar


Madde 6- (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;


a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,


b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,


c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya
seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak
katılan kişi,


d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler,
adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve
avukatlar,[2]


e) Gece vakti deyiminden; güneşin
batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam
eden zaman süresi,


f) Silah deyiminden;


1. Ateşli silahlar,


2. Patlayıcı maddeler,


3. Saldırı ve savunmada kullanılmak
üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,


4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve
savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,


5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa
yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,


g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel
ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,


h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha
ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve
farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,


i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan
elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,


j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten,
örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç
işleyen kişi,


anlaşılır.





İKİNCİ
BÖLÜM


Kanunun
Uygulama Alanı


Zaman bakımından uygulama


Madde 7- (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç
sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri
uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir
fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri
uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve
kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.


(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe
giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve
infaz olunur.


(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2
md.) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili
olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.


(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde
işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.


 


Yer bakımından uygulama


Madde 8- (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları
uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin
Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.


(2) Suç;


a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,


b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava
araçlarında veya bu araçlarla,


c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,


d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis
edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,


işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.


 


Yabancı ülkede hüküm verilmesi


Madde 9- (1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede
hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye'de yeniden yargılanır.


 


Görev suçları


Madde 10- (1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev
üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak
yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de
yeniden yargılanır.


 


Vatandaş tarafından işlenen suç


Madde 11- (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar
dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir yıldan az olmayan hapis
cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de
bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve
Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk kanunlarına göre
cezalandırılır.


(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde
yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı hükûmetin şikayetine bağlıdır.
Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay
içinde yapılmalıdır.


 


Yabancı tarafından işlenen suç


Madde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede
yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis
cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.


(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk
kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve
failin Türkiye'de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm
verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.


(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet
Bakanının istemi ile yargılanır:


a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis
cezasını gerektirmesi.


b) Suçluların geri verilmesi
anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin
veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş
olması.


(4) Birinci fıkra kapsamına giren
suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası
veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan
yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden yargılama
yapılır.


(5) (Ek:
18/6/2014-6545/56 md.) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve
nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine
bağlı değildir.


 


Diğer suçlar


Madde 13- (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya
yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:


a) İkinci Kitap, Birinci Kısım
altında yer alan suçlar.


b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım
altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde
yer alan suçlar.


c) İşkence (madde 94, 95).


d) Çevrenin kasten kirletilmesi
(madde 181).


e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma (madde 190).


f) Parada sahtecilik (madde 197),
para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde
200), mühürde sahtecilik (madde 202).


g) Fuhuş (madde 227).


h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1
md.)


i) Deniz, demiryolu veya havayolu
ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da
bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.


(2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005
– 5377/3 md.) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü,
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra
kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet
Bakanının talebine bağlıdır


(3) Birinci fıkranın (a) ve (b)
bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat
kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama
yapılır.[3]


 


Seçimlik cezalarda soruşturma


Madde 14- (1) 11 ve 12 nci maddelerde
belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde hapis
cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise
soruşturma veya kovuşturma açılmaz.


 


Soruşturma koşulu olan cezanın
hesaplanması


Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu
oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni
ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı
sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.


 


Cezadan mahsup


Madde 16- (1) Nerede işlenmiş olursa olsun
bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında, tutuklulukta veya
hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup
edilir.


 


Hak yoksunlukları


Madde 17- (1) Yukarıdaki maddelerde
açıklanan hallerde mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk
düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu
gerektirmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk kanunlarındaki
sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.


 


Geri verme


Madde 18- (Mülga: 23/4/2016-6706/36 md.)


 


Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması


Madde 19- (1) Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar
dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek olan
ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla
olamaz.


(2) Ancak suçun;


a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya zararına olarak,


b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk
tüzel kişisi zararına olarak,


İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.


 


İKİNCİ
KISIM


Ceza
Sorumluluğunun Esasları


 


BİRİNCİ
BÖLÜM


Ceza
Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve Taksir


Ceza sorumluluğunun şahsiliği


Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının
fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.


(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç
dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar
saklıdır.


 


Kast


Madde 21- (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast,
suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.


(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini
öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis
cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden
yarısına kadar indirilir.


 


Taksir


Madde 22- (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği
hallerde cezalandırılır.


(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir
davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek
gerçekleştirilmesidir.


(3) Kişinin öngördüğü neticeyi
istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır;
bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.


(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna
göre belirlenir.


(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi
kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı
belirlenir.


(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin
kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz
kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir
halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.


 


Netice sebebiyle ağırlaşmış suç


Madde 23- (1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir
neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu
tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Ceza
Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler


Kanunun hükmü ve amirin emri


Madde 24- (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza
verilmez.


(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu
olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.


(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi
takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.


(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından
engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.


 


Meşru savunma ve zorunluluk hali


Madde 25- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka
yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir
saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek
zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.


(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek
neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak
bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin
ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile
işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.


 


Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası


Madde 26- (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.


(2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına
ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı
kimseye ceza verilmez.


 


Sınırın aşılması


Madde 27- (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast
olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa,
taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı
indirilerek hükmolunur.


(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan,
korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez.


 


Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit


Madde 28- (1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve
şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen
kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi
kullanan kişi suçun faili sayılır.


 


Haksız tahrik


Madde 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya
şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası
yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde
verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.


 


Hata


Madde 30- (1) Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki
maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata
dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.


(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.


(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların
gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.


(4) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/4 md.) İşlediği fiilin haksızlık
oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.


 


Yaş küçüklüğü


Madde 31- (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan
çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması
yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.


(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak
bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği
fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında
suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan
onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.


(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan
yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.


 


Akıl hastalığı


Madde 32- (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını
yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak,
bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.


(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille
ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası
yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda
birden fazla olmamak üzere indirilebilir. (Değişik cümle:24/12/2025-7571/14
md.) Kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik
tedbirine hükmolunur.


 


Sağır ve dilsizlik


Madde 33- (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını
doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan
sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz
yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş
olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını
doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında
da uygulanır.


 


Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma


Madde 34- (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol
veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını
algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği
önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez.


(2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen
kişi hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.


 


ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


Suça
Teşebbüs


Suça teşebbüs


Madde 35- (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli
hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle
tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.


(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin
ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört
yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.[4]


 


Gönüllü vazgeçme


Madde 36- (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer
veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini
önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir
suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.


 


DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM


Suça
İştirak


Faillik


Madde 37- (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte
gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.


(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail
olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç
olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.


 


Azmettirme


Madde 38- (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen
suçun cezası ile cezalandırılır.


(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça
azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.
Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın
artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.


(3) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını
sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş
yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek
cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.


 


Yardım etme


Madde 39- (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi
yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda
verilecek ceza sekiz yılı geçemez.


(2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla
sorumlu olur:


a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek
veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.


b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin
işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.


c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak
icrasını kolaylaştırmak.


 


Bağlılık kuralı


Madde 40- (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş
bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi,
diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde
bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.


(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail
olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya
yardım eden olarak sorumlu tutulur.


(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en
azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.


 


İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme


Madde 41- (1) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü
vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır.


(2) Suçun;


a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple
işlenmemiş olması,


b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,


Hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.


 


BEŞİNCİ
BÖLÜM


Suçların
İçtimaı


Bileşik suç


Madde 42- (1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı
nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu
tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.


 


Zincirleme suç


Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik
zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir
cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.


(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi
durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.


(3) Kasten öldürme, kasten yaralama,
işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.[5]





Fikri içtima


Madde 44- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun
oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan
dolayı cezalandırılır.


 


ÜÇÜNCÜ
KISIM


Yaptırımlar


 


BİRİNCİ
BÖLÜM


Cezalar


Cezalar


Madde 45- (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar,
hapis ve adlî para cezalarıdır.


 


Hapis cezaları


 Madde 46- (1) Hapis cezaları şunlardır:


a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.


b) Müebbet hapis cezası.


c) Süreli hapis cezası.


 


Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası[6]


Madde 47- (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün
hayatı boyunca devam eder, kanun ve Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte
belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.


 


Müebbet hapis cezası


Madde 48- (1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam
eder.


 


Süreli hapis cezası


Madde 49- (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen
hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.


(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli
hapis cezasıdır.


 


Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar


Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun
kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;


a) Adlî para cezasına,


b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,


c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,


d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli
yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,


e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,


f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak
koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,


çevrilebilir.


(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak
öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına
çevrilmez.


(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm
olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm
edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.


(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.


(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî
para cezası veya tedbirdir.


(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata
rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar
derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8]


(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8


 


Hapis cezasının ertelenmesi


Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle
hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst
sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi
için kişinin;


a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına
mahkûm edilmemiş olması,


b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık
dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,


gerekir.


(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın
infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi
halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9]


(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla
olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm
olunan ceza süresinden az olamaz.


(4) Denetim süresi içinde;


a) Bir meslek veya sanat sahibi
olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,


b) Bir meslek veya sanat sahibi
hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra
eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,


c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat
edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,


mahkemece karar verilebilir.


(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte
bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve
sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor
düzenleyerek infaz hâkimine verir.9


(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde
bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman
kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.


(7) Hükümlünün denetim süresi içinde
kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz
hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın
kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar
verilir.[10]


(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.





Adlî para cezası


Madde 52- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine
hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam
gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması
suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden
ibarettir.


(2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün
karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri
göz önünde bulundurularak takdir edilir.[11]


(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün
sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.


(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye
adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir
yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler
halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit
miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi
halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para
cezasının hapse çevrileceği belirtilir.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Güvenlik
Tedbirleri


Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma[12]


Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13]


a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu
kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye,
köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca
verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,


b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13,


c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,


d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,


e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun
iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek
erbabı veya tacir olarak icra etmekten,


yoksun bırakılır.


(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının
infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.


(3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya
da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve
kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak
cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın
(e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.[14]


(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.[15]


(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet
halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın
yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına
karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle
işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde,
hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya
konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından
itibaren işlemeye başlar.


(6) Belli bir meslek veya sanatın ya
da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç
yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya
da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından
itibaren işlemeye başlar.


 


Eşya müsaderesi


Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,
kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen
ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde
kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel
ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde
iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması
hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir.


(2) Birinci fıkra kapsamına giren
eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin
başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.


(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.


(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç
oluşturan eşya, müsadere edilir.


(5) Bir şeyin sadece bazı
kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı
ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir.


(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece
suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.


 


Kazanç müsaderesi


Madde 55- (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu
oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların
değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların
müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi
için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.


(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya
bunların merciine teslim edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan
değerlerin müsaderesine hükmedilir.


(3) (Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren eşyanın
müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan iktisap eden kişinin 22/11/2001
tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin
hükümlerinden yararlanamıyor olması gerekir.


 


Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri


Madde 56- (1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu
ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.


 


Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri[16]


Madde 57- (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında,
koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik
tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında
koruma ve tedavi altına alınırlar.


(2) Hakkında güvenlik tedbirine
hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca
düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya
önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest
bırakılabilir. (Ek cümle:24/12/2025-7571/15
md.) Ancak, hakkında
32 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca güvenlik tedbirine hükmedilen akıl
hastaları için kurumda geçirilecek süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet
hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı on yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren suçlarda ise altı aydan az olamaz.


(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin
niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin gerekip
gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.


(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda
gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik
donanımı ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.


(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin
akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı
anlaşıldığında, hazırlanan rapora dayanılarak, infaz hâkimliğince yeniden
koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir
ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.


(6) (Mülga:24/12/2025-7571/15 md.)


(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı
kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir.
Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği
kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla
serbest bırakılabilir.


 


Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular


Madde 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm
kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri
uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.


(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;


a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın
infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,


b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet
halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,


geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.


(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik
olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.


(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar
arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma,
dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya
kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke
mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.


(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin
işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.


(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza,
mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.


(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz
rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı
belirtilir.


(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.


(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya
örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.


 


Sınır dışı edilme


Madde 59- (Değişik: 31/3/2005 – 5328/1 md.)


(1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı,
denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine
karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu,
sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri
Bakanlığına bildirilir.[17]


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri


Madde 60- (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak
faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin
iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel
kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline
karar verilir.


(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel
kişileri hakkında da uygulanır.


(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran
daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere
hükmetmeyebilir.


(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.


 


ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


Cezanın
Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi


Cezanın belirlenmesi


MADDE 61. - (1) Hakim, somut olayda;


a) Suçun işleniş biçimini,


b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,


c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,


d) Suçun konusunun önem ve değerini,


e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,


f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,


g) Failin güttüğü amaç ve saiki,


Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın
alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.


(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.


(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.


(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.


(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile
takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.


(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.


(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.


(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.


(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza
olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.


(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19]


 


Takdiri indirim nedenleri


Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin
varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis;
müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların
altıda birine kadarı indirilir.[20]


(2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki
olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek
cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye
yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate
alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21


 


Mahsup


Madde 63- (1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi
hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler,
hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda,
bir gün beşyüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.[22]


 


DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM


Dava
ve Cezanın Düşürülmesi


Sanığın veya hükümlünün ölümü


Madde 64- (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine
karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi
menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.


(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını
ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup
ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.


 


Af


Madde 65- (1) Genel af halinde, kamu davası düşer,
hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.


(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir
veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para
cezasına çevrilebilir.


(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel
affa rağmen etkisini devam ettirir.


 


Dava zamanaşımı


Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında
kamu davası;


a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,


b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,


c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,


d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,


e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,


geçmesiyle düşer.


(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.


(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.


(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.


(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.


(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.


(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.


 


Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi


Madde 67- (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya
karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna
bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne
veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç
faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.


(2) Bir suçla ilgili olarak;


a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması
veya sorguya çekilmesi,


b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,


c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,


d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,


halinde, dava zamanaşımı kesilir.


(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye
başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde,
zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden
işlemeye başlar.


(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda
belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.


 


Ceza zamanaşımı


Madde 68- (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin
geçmesiyle infaz edilmez:


a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.


b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.


c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.


d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.


e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.


(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş
olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle ceza infaz edilmez.


(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında
işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet
hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.


(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için
konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.


(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir
suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza
miktarı esas alınarak süre hesaplanır.


 


Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları


Madde 69- (1) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak
yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.


 


Müsaderede zamanaşımı


Madde 70- (1) Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi
yıl geçtikten sonra infaz edilmez.


 


Ceza zamanaşımının kesilmesi


Madde 71- (1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci
tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün
yakalanması ceza zamanaşımını keser.


(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.


 


Zamanaşımının hesabı ve uygulanması


Madde 72- (1) Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl
hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi
takvime göre hesap edilir.


(2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve
hükümlü vazgeçemezler.


 


Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar[23]


Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.


(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.


(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.


(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.


(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.


(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.


(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.


(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)


 


Dava veya cezanın düşmesinin etkisi


Madde 74- (1) Genel af, özel af ve şikayetten vazgeçme, müsadere
olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının geri alınmasını gerektirmez.


(2) Kamu davasının düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan zararın
tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez.


(3) Cezanın düşmesi şahsi haklar, tazminat ve yargılama giderlerine
ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af halinde yargılama giderleri de
istenemez.


 


Önödeme


Madde 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis
cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;[24]


a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,


b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,[25]


c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis
cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının
aşağı sınırını,


Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak
tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek
cümleler:17/10/2019-7188/16 md.) Failin on gün içinde talep etmesi
koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine
Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi
hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12
md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya
yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren
beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif
edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.


(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi
halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra
hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte
ödediğinde kamu davası düşer.


(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme
işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi
suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.


(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis
cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde
ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak
belirlenir.[26]


(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması,
kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin
hükümleri etkilemez.


(6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde
hükümleri;


a) Bu Kanunda yer alan;[27]


1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),


2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.)
Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),


3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
(madde 171),


4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci
maddenin birinci fıkrası),


5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz
kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),


6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci
ve ikinci fıkraları),


suçları,


b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman
Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,


c) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan suç,


d) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 4/11/2004
tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinde yer alan suç,


bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki
suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı
önödeme hükümleri uygulanmaz.


(7) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.


 


İKİNCİ
KİTAP


Özel
Hükümler


 


BİRİNCİ
KISIM


Uluslararası
Suçlar


 


BİRİNCİ
BÖLÜM


Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar


Soykırım


Madde 76- (1) Bir planın icrası suretiyle, milli, etnik,
ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu
grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi, soykırım
suçunu oluşturur:


a) Kasten öldürme.


b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme.


c) Grubun, tamamen veya kısmen
yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.


d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması.


e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.


(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları
açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.


(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine
hükmolunur.


(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.


 


İnsanlığa karşı suçlar


Madde 77- (1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki veya
dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli
olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:


a) Kasten öldürme.


b) Kasten yaralama.


c) İşkence, eziyet veya köleleştirme.


d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.


e) Bilimsel deneylere tabi kılma.


f) Cinsel saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı.


g) Zorla hamile bırakma.


h) Zorla fuhşa sevketme.


(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki fiilin işlenmesi halinde, fail
hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına; diğer bentlerde tanımlanan
fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
Ancak, birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme
ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima
hükümleri uygulanır.


(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine
hükmolunur.


(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.


 


Örgüt


Madde 78- (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek
maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası verilir.


(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine
hükmolunur.


(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Göçmen
Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti


Göçmen
kaçakçılığı[28]


Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat
elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;


a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,


b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,


Kişi, beş yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suç, teşebbüs
aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.[29][30]


(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;


a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,


b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,


hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.


(3) (Değişik:6/12/2019-7196/56 md.) Bu suçun; birden fazla kişi
tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir
katına kadar artırılır.


(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


İnsan ticareti


Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla
çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da
vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya
şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki
denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde
etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden,
kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran
kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası verilir.


(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller
var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.


(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen
maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere
götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait
araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada
belirtilen cezalar verilir.


(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.


 


İKİNCİ
KISIM


Kişilere
Karşı Suçlar


 


BİRİNCİ
BÖLÜM


Hayata
Karşı Suçlar


Kasten öldürme


Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası
ile cezalandırılır.


 


Nitelikli haller


Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;[31]


a) Tasarlayarak,


b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,


c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer,
biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,


d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş,
boşandığı eş veya kardeşe karşı,[32]


e) Çocuğa ya da beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,


f) (Değişik:12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,


g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,


h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini
kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,[33]


i) (Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.)Bir suçu işleyememekten dolayı
duyduğu infialle,


j) Kan gütme saikiyle,


k) Töre saikiyle,


İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi


Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı
gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu
tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin
icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.


(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;


a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden
veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,


b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili
olarak tehlikeli bir durum oluşturması,


gerekir.


(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında,
temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan
yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar,
diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği
gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.


 


İntihara yönlendirme[34]


Madde 84- (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının
intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir
şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 –
5377/10 md.)


(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş
olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit
kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan
sorumlu tutulurlar.


 


Taksirle öldürme


Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla
kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden
olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35]


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Vücut
Dokunulmazlığına Karşı Suçlar


Kasten yaralama[36][37]


Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin
kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde
hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan
bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına
karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan
az olamaz.


(3) Kasten yaralama suçunun;


a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[38]


b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,


c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,


d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,


e) Silahla,


f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,


İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında,
(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.[39]


 


Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama[40]


Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;


a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,


b) Konuşmasında sürekli zorluğa,


c) Yüzünde sabit ize,


d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,


e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,


Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde dört
yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde
altı yıldan az olamaz.[41]


(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;


a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,


b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,


c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,


d) Yüzünün sürekli değişikliğine,


e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,


Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye
göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya
giren hallerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde dokuz yıldan az olamaz.41


(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta
kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre,
yarısına kadar artırılır.


(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin
birinci fıkrasına giren hallerde on yıldan ondört yıla
kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise ondört yıldan
onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[42][43]


 


Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi[44]


Madde 88-(1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar
göz önünde bulundurulur.


 


Taksirle yaralama


Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.[45]


(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;


a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,


b) Vücudunda kemik kırılmasına,


c) Konuşmasında sürekli zorluğa,


d) Yüzünde sabit ize,


e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,


f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,


Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında
artırılır.


(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;


a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,


b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,


c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,


d) Yüzünün sürekli değişikliğine,


e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,


Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.


(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[46]


(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun
soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına
giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet
aranmaz.


 


İnsan üzerinde deney


Madde 90- (1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza
sorumluluğunu gerektirmemesi için;


a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin
alınmış olması,


b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan
üzerinde yapılmış olması,


c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler
sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak
açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,


d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir
etki bırakmaması,


e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici
yöntemlerin uygulanmaması,


f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve
kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,


g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı
olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı
bulunmaması,


gerekir.


(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/7 md.) Çocuklar üzerinde bilimsel
deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların
yanı sıra;


a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen
hedefe ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli
kılması,


b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana
ve babasının veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,


c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları
uzmanının bulunması,


gerekir.


(4) Hasta olan insan üzerinde rıza
olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının
sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan rızaya dayalı
bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez.
Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli
bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından
bir hastane ortamında yapılması gerekir.


(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun
yaralanması veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.


(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


 


Organ veya doku ticareti


Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden
organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.


(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi
hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur.


(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.


(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan,
nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak
ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi
halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


 


Zorunluluk hali


Madde 92- (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu
sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek
cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


 


Etkin pişmanlık


Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce durumu merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını
kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.


(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi,
gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına
hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre,
dörtte birden yarısına kadarı indirilir.


 


ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


İşkence
ve Eziyet


İşkence


Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve
bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine,
aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında
üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(Ek cümle:12/5/2022-7406/4 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde
cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz.


(2) Suçun;


a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,


b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,


İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi
cezalandırılır.


(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu
nedenle indirim yapılmaz.


(6) (Ek: 11/4/2013-6459/9 md.) Bu suçtan dolayı zamanaşımı
işlemez.


 


Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence


Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;


a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli
zayıflamasına,


b) Konuşmasında sürekli zorluğa,


c) Yüzünde sabit ize,


d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,


e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,


Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.


(2) İşkence fiilleri, mağdurun;


a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata
girmesine,


b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,


c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,


d) Yüzünün sürekli değişikliğine,


e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,


Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat
artırılır.


(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde,
kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.


(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasına hükmolunur.


 


Eziyet


Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak
davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. (Ek cümle:12/5/2022-7406/5
md.) Suçun kadına karşı işlenmesi
hâlinde cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.


(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;


a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda
bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,


b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe
karşı,[47]


İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.


 


DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM


Koruma,
Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli


Terk


Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare
edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan
bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya
ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur.


 


Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi


Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da
başka herhangi bir nedenle kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve
koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara
bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.


(2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla
kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


BEŞİNCİ
BÖLÜM


Çocuk
Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma


Çocuk düşürtme


Madde 99- (1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten
kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik
süresi on haftadan fazla olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun
düşürtülmesine rıza gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.


(3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından
bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş
yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının
beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne
neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan
bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi halinde;
iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda
tanımlanan diğer fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği
takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak
hükmolunur.


(6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi
yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona
erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından
hastane ortamında sona erdirilmesi gerekir.


 


Çocuk düşürme


Madde 100- (1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının
çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.


 


Kısırlaştırma


Madde 101- (1) Bir erkek veya kadını rızası olmaksızın
kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kimse tarafından
yapılırsa, ceza üçte bir oranında artırılır.


(2) Rızaya dayalı olsa bile, kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan bir
kişi tarafından işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.


 


ALTINCI
BÖLÜM


Cinsel
Dokunulmazlığa Karşı Suçlar


Cinsel saldırı


Madde 102- (Değişik:
18/6/2014-6545/58 md.)


(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin
vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan
on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık
düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle
gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına
hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın
yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.


(3) Suçun;


a) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,


b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,


c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan
bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya
evlatlık tarafından,


d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,


e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu
ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,


işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı
oranında artırılır.


(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama
suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.


(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.


 


Çocukların cinsel istismarı


Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)


(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13
md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde
kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması
hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş
yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması
hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin
şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; [48]


a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin
hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı
gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,


b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen
başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,


anlaşılır.


(2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın
vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz
yıldan az olamaz.


(3) Suçun;


a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,


b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu
ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,


c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan
bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen
tarafından,


d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti
veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,


e) Kamu görevinin veya hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,


işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.


(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı
cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak
suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarı oranında artırılır.


(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama
suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.


(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.


 


Reşit olmayanla cinsel ilişki


Madde 104- (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş
yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[49]


(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K:
2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun
mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde,
şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(3) (Ek: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun, evlat edineceği çocuğun
evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde
koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde,
şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.


 


Cinsel taciz


Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı
olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla
kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi
hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[50]


(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61
md.) Suçun;


a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı
kolaylıktan faydalanmak suretiyle,


b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti
veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,


c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,


d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan
faydalanmak suretiyle,


e) Teşhir suretiyle,


işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden
ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.


 


YEDİNCİ BÖLÜM


Hürriyete Karşı Suçlar


Tehdit[51]


Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun
kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.


(2) Tehdidin;


a) Silahla,


b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,


c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,


d) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,


İşlenmesi halinde, fail hakkında
iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme,
kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ceza verilir.


 


Şantaj


Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.


(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.


 


Cebir


Madde 108- (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması
ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir
kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılarak hükmolunur.


 


Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma


Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı
olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan
kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Kişi, fiili işlemek için veya
işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.


(3) Bu suçun;


a) Silahla,


b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,


c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,


d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,


e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe
karşı,[52]


f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda
bulunan kişiye karşı,


İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat
artırılır.


(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması
halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.


(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek cezalar yarı oranında artırılır.


(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


 


Etkin pişmanlık


Madde 110- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu
suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı
dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa
cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 111- (1) Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına haksız menfaat sağlanan
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi[53]


Madde 112- (Değişik: 2/3/2014-6529/12 md.)


(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;


a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak
yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,


b) Kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına,


c) Öğrencilerin toplu olarak
oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada
kalınmasına,


engel olunması hâlinde, fail hakkında
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi[54]


Madde 113- (Değişik: 2/3/2014-6529/13 md.)


(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla;


a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine,


b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında
verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden
yararlanılmasına,


engel olunması hâlinde, fail hakkında
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) (Ek:12/5/2022-7406/7 md.) Suçun konusunun sağlık hizmeti
olması hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranına kadar artırılır.


 


Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi


Madde 114- (1) Bir kimseye karşı;


a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin
faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki
görevinden ayrılmaya,


b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği
görevden ayrılmaya,


Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin engellenmesi
halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme


Madde 115- (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi,
sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye
zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) (Değişik: 2/3/2014-6529/14 md.) Dini inancın gereğinin yerine
getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin bireysel ya da toplu olarak
yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla engellenmesi hâlinde, fail hakkında birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.


(3) (Ek: 2/3/2014-6529/14 md.) Cebir veya tehdit kullanarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya
kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden
veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye birinci fıkra hükmüne göre ceza verilir.


 


Konut dokunulmazlığının ihlali


Madde 116- (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine
rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan
kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına
giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan
yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde,
mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.


(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile
bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak
kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar
hükümleri uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca
yönelik olması gerekir.


(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi
halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


İş ve çalışma hürriyetinin ihlali


Madde 117- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı
başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun
şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.


(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi
veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde
orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru
ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı
aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası
verilir.


(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi
tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza
verilir.


(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri
azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında
anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya
durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.


 


Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi


Madde 118- (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya
veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan
veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya
tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


Ortak hüküm


Madde 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu
veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi,
siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat
hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut
dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;


a) Silahla,


b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız
mektupla veya özel işaretlerle,


c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,


d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu
güçten yararlanılarak,


e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,


İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.


(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama
suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


 


Haksız arama


Madde 120- (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya
eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi


Madde 121- (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu
makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi
halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


Nefret ve ayırımcılık[55]


Madde 122- (Değişik: 2/3/2014-6529/15 md.)


(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;


a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın
satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,


b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,


c) Bir kişinin işe alınmasını,


d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,


engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Kişilerin huzur ve sükununu bozma


Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir
kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka
aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine
faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Israrlı takip


MADDE 123/A- (Ek:12/5/2022-7406/8 md.)


(1) Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim
araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya
çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da
kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan
faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Suçun;


a) Çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı
işlenmesi,


b) Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu
veya işini bırakmasına neden olması,


c) Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama
tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi,


hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.


(3) Bu maddede düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlıdır.


 


Haberleşmenin engellenmesi


Madde 124- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı
olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.


(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak
engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Her türlü basın ve yayın organının
yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne
göre cezaya hükmolunur.


 


SEKİZİNCİ
BÖLÜM


Şerefe
Karşı Suçlar


Hakaret


Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.


(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.


(3) Hakaret suçunun;


a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,


b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,


c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,


İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.


(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.


(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.


 


Mağdurun belirlenmesi


Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça
belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve
mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi
belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.


 


İsnadın ispatı


Madde 127- (1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş
olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında
kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır.
Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin
doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin
ispata razı olmasına bağlıdır.


(2) İspat edilmiş fiilinden söz
edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.


 


İddia ve savunma dokunulmazlığı


Madde 128- (1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde
yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle
ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması
halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek
ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.


 


Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret


Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.


(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna
tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.


(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın
mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte
birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


 


Kişinin hatırasına hakaret


Madde 130- (1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç
kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde,
altıda biri oranında artırılır.


(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset
veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Soruşturma ve kovuşturma koşulu


Madde 131- (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen
hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine
bağlıdır.


(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin
hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş
veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.


 


DOKUZUNCU BÖLÜM


Özel
Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar


Haberleşmenin gizliliğini ihlal[57]


Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal
eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse,
verilecek ceza bir kat artırılır.


(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa
eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası
olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa
edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya
hükmolunur.


(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)


 


Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]


Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları,
taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları
bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(2) Katıldığı aleni olmayan bir
söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan
kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni
olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı
olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın
yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.


 


Özel hayatın gizliliğini ihlal


Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]


(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.


 


Kişisel verilerin kaydedilmesi


Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60]


(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine,
ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına,
sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda
birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61]


 


Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme


Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]


(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.


 


Nitelikli haller


Madde 137- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların;


a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye
kullanılmak suretiyle,


b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,


İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


 


Verileri yok etmeme


Madde 138- (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına
karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine
getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir.[63]


(2) (Ek: 21/2/2014-6526/5 md.) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi
Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri
olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.


 


Şikayet


Madde 139- (1) Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka
aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde
yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 140- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi
dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.


 


ONUNCU
BÖLÜM


Malvarlığına
Karşı Suçlar


Hırsızlık


Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir
malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden
alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)


 


Nitelikli hırsızlık[64]


Madde 142- (1) Hırsızlık suçunun;


a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete
ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya
hakkında,


b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)


c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli
varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,


d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları
önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,


e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya
hakkında,


f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)


İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) Suçun;


a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden
yararlanarak,


b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel
beceriyle,


c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya
kargaşadan yararlanarak,


d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir
aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,


e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,


f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat
takınarak,


g) (…)64 büyük veya
küçük baş hayvan hakkında,


h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde
bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde
muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,


İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen
surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye
karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.[65]


(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline,
işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan
oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.[66]


(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi
amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi
halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için
şikâyet aranmaz.


(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi
sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında
kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar
hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.


 


Suçun gece vakti işlenmesi


Madde 143- (1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.[67]


 


Daha az cezayı gerektiren haller


Madde 144- (1) Hırsızlık suçunun;


a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde,


b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla,


İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.


 


Malın değerinin az olması


Madde 145- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık
suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada
indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde
bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


 


Kullanma hırsızlığı


Madde 146- (1) Hırsızlık suçunun, malın
geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde,
şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç
işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm uygulanmaz.


 


Zorunluluk hâli


Madde 147- (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil
bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre,
verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


 


Yağma


Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından
bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın
alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


(2) Cebir veya tehdit kullanılarak
mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var
olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir
senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline
getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya
imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.


(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta
ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda
cebir sayılır.


 


Nitelikli yağma


Madde 149- (1) Yağma suçunun;


a) Silahla,


b) Kişinin kendisini tanınmayacak
bir hale koyması suretiyle,


c) Birden fazla kişi tarafından
birlikte,


d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64
md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,


e) Beden veya
ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,


f) Var olan
veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten
yararlanılarak,


g) Suç örgütüne yarar sağlamak
maksadıyla,


h) Gece vaktinde,


İşlenmesi halinde,
fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) Yağma
suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle
ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.


 


Daha az cezayı gerektiren hâl


Madde 150- (1) Kişinin bir hukuki ilişkiye
dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak
tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


(2) Yağma suçunun konusunu
oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya
kadar indirilebilir.[68]


 


Mala zarar verme


Madde 151- (1) Başkasının taşınır veya
taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan,
kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört
aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


(2) (Mülga:9/7/2021-7332/17 md.)



 


Mala zarar vermenin nitelikli
halleri[69]


Madde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;


a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait,
kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina, tesis
veya diğer eşya hakkında,


b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya
ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis
hakkında,


c) Devlet ormanı statüsündeki yerler
hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,


d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına
veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,


e) Grev veya lokavt hallerinde
işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının
maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,


f) Siyasi partilerin, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya
kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,


g) Sona ermiş olsa bile, görevinden
ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,


İşlenmesi
halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) Mala zarar verme suçunun;


a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı
madde kullanarak,


b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine,
sel veya taşkına neden olmak suretiyle,


c) Radyasyona maruz bırakarak,
nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,


işlenmesi halinde, verilecek ceza
bir katına kadar artırılır.


(3) (Ek: 18/6/2014-6545/65 md.) Mala
zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya
havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde,
yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır.


 


İbadethanelere ve mezarlıklara
zarar verme


Madde 153- (1) İbadethanelere, bunların
eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara,
mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan
yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Birinci fıkrada belirtilen
yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.


(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki
fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.


 


Hakkı olmayan yere tecavüz


Madde 154- (1) (Değişik: 25/2/2009-5841/1
md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini
malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya
bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan
kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.


(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak
yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak
gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta
bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar
uygulanır.


(3) Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse
hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.


 


Güveni kötüye kullanma


Madde 155- (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli
bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde,
kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında
tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine,
altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.[70]


(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi
nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin
gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir
yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.


(3) (Ek:24/12/2025-7571/18
md.) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı
olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.


 


Bedelsiz senedi kullanma


Madde 156- (1) Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet
üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.


 


Dolandırıcılık


Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya
başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.


 


Nitelikli dolandırıcılık


Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;


a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,


b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,


c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,


d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,


e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,


f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,


g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,


h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,


i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,


j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,


k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,


l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,


İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]


(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.


(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.


 


Daha az cezayı gerektiren hal


Madde 159- (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan
alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.


 


Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf


Madde 160- (1) Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin
zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade
etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi
tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.


 


Hileli iflâs


Madde 161- (1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli
tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa
karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;


a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların
kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması,


b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını
önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi,


c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir
ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge
düzenlenmesi,


d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle
aktifin olduğundan az gösterilmesi,


gerekir.


 


Taksirli iflas


Madde 162- (1) Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin
gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş
olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Karşılıksız yararlanma


Madde 163- (1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği
takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki
aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


(2) Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla
yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası
olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.


(3) (Ek: 2/7/2012-6352/83 md.) Abonelik esasına göre
yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası
olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde
tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.


 


Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi


Madde 164- (1) Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci,
müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye
memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula
sundukları raporlarda veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden
olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek
olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılırlar.


 


Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi


Madde 165 - (Değişik: 26/6/2009 – 5918/3 md.)


(1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı
değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan
veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.


 


Bilgi vermeme


Madde 166- (1) Bir hukuki ilişkiye dayalı olarak elde ettiği eşyanın,
esasında suç işlemek suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde edildiğini
öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde
bulunmayan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren
şahsi sebep


Madde 167- (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan
suçların;


a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,


b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlatlığın,


c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,


Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.


(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin,
aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber
yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın
hısımlarının zararına olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet
üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.


 


Etkin pişmanlık


Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)


(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.


(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.


(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.


(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.


(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 169- (1) Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve
dolandırıcılık suçlarının işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


ÜÇÜNCÜ
KISIM


Topluma
Karşı Suçlar


 


BİRİNCİ
BÖLÜM


Genel
Tehlike Yaratan Suçlar


Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması[73]


Madde 170- (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından
tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek
tarzda;


a) Yangın çıkaran,


b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına
neden olan,


c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan,


kişi, bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:24/12/2025-7571/19 md.) Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle işlenmesi
halinde kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) (Ek:24/12/2025-7571/19 md.) Birinci fıkrada tanımlanan suçun kişilerin toplu olarak bulundukları
yerlerde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(3) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın
tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.


 


Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması


Madde 171- (1) Taksirle;


a) Yangına,


b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına,


Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Radyasyon yayma


Madde 172- (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve
bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette, radyasyona tabi tutan kişi,
üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş
olması halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.


(3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar
vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon yayan veya atom çekirdeklerinin
parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(4) Radyasyon yayılmasına veya atom çekirdeklerinin parçalanması
sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında gerekli dikkat ve
özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı,
sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olması halinde,
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme


Madde 173- (1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve
bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli
ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası
ile cezalandırılır.


(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el
değiştirmesi[74]


Madde 174- (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın,
patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli
hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal,
ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza
eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni
olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddeleri imal etmek, işlemek veya
kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç eden,
satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden
veya bulunduran kişi de aynı ceza ile cezalandırılır.


(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.


(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya
bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.


 


Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali


Madde 175- (1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim
yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından
tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır.


 


İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama


Madde 176- (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı
veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması


Madde 177- (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının
hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan
veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


İşaret ve engel koymama


Madde 178- (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan
işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret
veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri kaldıran ya da
bunların yerini değiştiren kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.


 


Trafik güvenliğini tehlikeye sokma[75]


Madde 179- (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının
güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek,
kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler
vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da
teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla
kadar hapis cezası verilir.


(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat,
sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare
eden kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[76]


(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle
emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç
kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma


Madde 180- (1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin
hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden olan kimseye
üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Çevreye
Karşı Suçlar


Çevrenin kasten kirletilmesi


Madde 181- (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı
olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya
havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik
göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır.


(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar
açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde,
beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.


(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


Çevrenin taksirle kirletilmesi


Madde 182- (1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların
toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada
kalıcı etki bırakması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.


(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya
çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya
artıkların toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Gürültüye neden olma


Madde 183- (1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı
olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde
gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.


 


İmar kirliliğine neden olma


Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı
olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan
şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin
icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları
içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.


(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata
aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun
hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla
ortadan kalkar.


(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra
hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak
uygulanmaz.


 


ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar


Zehirli madde katma


Madde 185- (1) İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya
kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya
başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.


 


Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti


Madde 186- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri
veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası verilir.


(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak
yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.


 


Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma
veya satma


Madde 187- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak
biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî
para cezası verilir.


(2) Bu suçun tabip veya eczacı
tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası
kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.


 


Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti[77][78]


Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.


(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.


(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]


(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]


b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,


hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.


(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.


(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]


(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 189- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel
kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma[83]


Madde 190- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırmak için;


a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,


b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,


c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,


Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.[84]


(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu
nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden
onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.84 [85]


(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager,
veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.85


 


Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek
veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak[86]


Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)


(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.


(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.


(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;


a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,


b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,


c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,


hâlinde, hakkında kamu davası açılır.


(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.


(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.


(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.


(8) Bu Kanunun;


a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,


b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,


suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.


(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.


(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.


 


Etkin pişmanlık


Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı
veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.


(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.


(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.


(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan
dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu
görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler
uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87]


 


Zehirli madde imal ve ticareti


Madde 193- (1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi,
bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran,
satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Sağlık için tehlikeli madde temini


Madde 194- (1) Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri
çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine
sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma


Madde 195- (1) Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu
hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair
yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Usulsüz ölü gömülmesi


Madde 196- (1) Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü
gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM


Kamu
Güvenine Karşı Suçlar


Parada sahtecilik


Madde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde
bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya
tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.


(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve adlî para cezası ile cezalandırılır.


(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek
tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Paraya eşit sayılan değerler


Madde 198- (1) Devlet tarafından ihraç edilip de hamiline yazılı
bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar, yetkili kurumlar tarafından
çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler, tahviller ve evrak ile milli
ziynet altınları, para hükmündedir.


 


Kıymetli damgada sahtecilik


Madde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan,
nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.


(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç
aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.


(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği kıymetli damgayı bu niteliğini
bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydan altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(4) Damgalı kağıtlar, damga ve posta pulları ve muayyen bir miktar vergi
veya harcın ödendiğini belgelemek amacıyla kullanılan pullar, kıymetli damga
sayılır.


 


Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar


Madde 200- (1) Paralarla kıymetli damgaların üretiminde kullanılan
alet veya malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın
alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve
adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Etkin pişmanlık


Madde 201- (1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten,
ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para veya
kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından haber
alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya
kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber verirse,
verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para
veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.


(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve
malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan,
kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve bu malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri
ilgili makama haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve
bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.


 


Mühürde sahtecilik


 Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan mührü sahte olarak üreten veya
kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya
belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Mühür bozma


Madde 203- (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir
şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan
mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Resmi belgede sahtecilik


Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek
bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi
belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak
düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu
görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar
geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında
artırılır.


 


Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek


Madde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya
gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun
kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.


 


Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan


Madde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip
olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Özel belgede sahtecilik


Madde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya
gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


 


Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek


Madde 208 - (1) Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya
gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Açığa imzanın kötüye kullanılması


Madde 209- (1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere
kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme
nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele
geçirip veya elde bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi,
belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır.


 


Resmi belge hükmünde belgeler


Madde 210- (1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre
veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi,
tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.


(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen
tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin
kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir
sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezaya hükmolunur.


 


Daha az cezayı gerektiren hal


Madde 211- (1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya
gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi
halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.


 


İçtima


Madde 212- (1) Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun
işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan
dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.


 


BEŞİNCİ
BÖLÜM


Kamu
Barışına Karşı Suçlar


Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit


Madde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak
amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı
bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın
niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilir.


 


Suç işlemeye tahrik


Madde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı
aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini
öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu
suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.


 


Suçu ve suçluyu övme[88]


Madde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan
dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve
yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama


Madde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge
bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin
ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık
ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya
bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Halkın bir kesiminin benimsediği
dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli
olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Kanunlara uymamaya tahrik


Madde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi,
tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma


Madde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.)


(1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle,
ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe
aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.


 


Ortak hüküm


Madde 218- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/25 md.) Yukarıdaki
maddelerde tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde,
verilecek ceza yarı oranına kadar artırılır. Ancak, haber verme sınırlarını
aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.


 


Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma


Madde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini
reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet idaresini ve Devlet
kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye
kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine
hükmolunabilir.


(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan
bilistifade hükümetin idaresini ve kanun ve nizam ve emirleri ve dairelerden
birine ait olan vazife ve salahiyeti takbih ve tezyife veya halkı kanunlara
yahut hükümet emirlerini icraya veya memuru memuriyetinin vazifesi icabına
karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik edecek olursa üç aydan iki seneye kadar
hapse ve adlî para cezası ve müebbeden veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi
icradan ve onun menfaat ve aidatını almaktan memnuiyetine hükmolunur.


(3) Kendi sıfatlarından istifade ederek kanuna göre kazanılmış olan
haklara muhalif iş ve sözlerde bulunmaya, bir kimseyi icbar ve ikna eden din
reis ve memurları hakkında dahi baladaki fıkrada yazılı ceza tertip olunur.


(4) Bunlardan biri dini sıfatından istifade ederek, birinci fıkrada
yazılı fiillerden başka bir cürüm işlerse altıda bir miktarı çoğaltılmak
şartıyla o cürüm için kanunda yazılı olan ceza ile mahkûm olur.


(5) Şu kadar ki kanun işbu sıfatı esasen nazarıitibara almış ise cezayı
çoğaltmaya mahal yoktur.


 


Suç işlemek amacıyla örgüt kurma[89][90]


Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt
kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç
ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.


(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek
ceza yarısı oranında artırılır.


(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.


(5) (Ek cümle:24/12/2025-7571/20 md.) Örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması
halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından bir katına kadar artırılır. Örgüt yöneticileri, örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak
cezalandırılır.


(6) (Değişik:2/3/2024-7499/10 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin
5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile)


(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.)
Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek
ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt
üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine
kadar indirilebilir.


(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru
gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde
propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.[91]


 


Etkin pişmanlık


Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu
nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç
işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını
sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.


(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun
işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili
makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.


(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak
etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya
mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında
cezaya hükmolunmaz.


(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran,
yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç
işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak
teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili
bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra
vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte
üçe kadar indirim yapılır.[92]


(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle
denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi
üç yıla kadar uzatılabilir.


(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin
pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.


 


Şapka ve Türk harfleri


Madde 222- (Mülga: 2/3/2014-6529/16 md.)


 


ALTINCI
BÖLÜM


Ulaşım
Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar


Ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya
alıkonulması


Madde 223- (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/12/2025-7571/21
md.)


(1) Hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, bir yıldan üç yıla
kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, üç
yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(3) Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen kişi, beş yıldan on yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden
başka yere götüren kişi, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi amacıyla veya
sırasında başka bir suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı ceza
verilir.


(5) Kanunda öngörülen şekil, şart ve usullere uygun olarak düzenlenen
toplantı ve gösteri yürüyüşleri esnasında birinci ve ikinci fıkrada belirtilen
fillerin işlenmesi halinde bu fıkralardaki suç oluşmaz.


 


Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit
platformların işgali


Madde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede
kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı
başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi
dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.


(3) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


 


YEDİNCİ
BÖLÜM


Genel
Ahlaka Karşı Suçlar


Hayasızca hareketler


Madde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik
yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Müstehcenlik


Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri
içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya
dinleten,


b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği
yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan,
okutan, söyleyen, söyleten,


c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya
arz eden,


d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında,
satışa arz eden, satan veya kiraya veren,


e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz
olarak veren veya dağıtan,


f) Bu ürünlerin reklamını yapan,


Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.


(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile
yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi
görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan,
çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.[93]


(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya
doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya
görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki
ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan
kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.


(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve
çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan eserler
hakkında uygulanmaz.


 


Fuhuş


Madde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran,
bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi,
dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış
suç gibi cezalandırılır.


(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş
için aracılık eden veya yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin
kazancından yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik
sayılır.


(3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.; Yeniden düzenleme:
24/11/2016-6763/18 md.) Fuhşu kolaylaştırmak veya fuhşa aracılık etmek
amacıyla hazırlanmış görüntü, yazı ve sözleri içeren ürünleri veren, dağıtan
veya yayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden iki bin güne
kadar adli para cezası ile cezalandırılır.


(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden
yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi
hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar
artırılır.


(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy,
kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim
yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da kamu görevi veya hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.


(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi
tutulabilir.[94]


 


Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama[95]



Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır.[96]


(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde,
verilecek ceza bir katı oranında artırılır.


(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134
md.) Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde
üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.


(4) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


(6) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve
kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.


 


Dilencilik


Madde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare
edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından
işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması halinde,
verilecek ceza bir kat artırılır.


 


SEKİZİNCİ
BÖLÜM


Aile
Düzenine Karşı Suçlar


Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören


Madde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi
yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile
evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme işlemi
yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı,
evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.


(5) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36,
K.: 2015/51 sayılı Kararı ile.)


(6) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.:
2015/51 sayılı Kararı ile.)


 


Çocuğun soybağını değiştirme


Madde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun
başka bir çocukla karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Kötü muamele


Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine
karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza
etmek veya bir meslek veya sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde,
sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan
kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali


Madde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya
destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve
kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz
durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.


(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu
veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin
sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik
ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması


Madde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya
babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir
çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir
veya tehdit kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz oniki
yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında artırılır.


(3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.) Kanunî
temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da
olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında
tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


DOKUZUNCU
BÖLÜM


Ekonomi,
Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar


İhaleye fesat karıştırma


Madde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu
veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da
kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç
yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:


a) Hileli davranışlarla;


1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye
veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,


2. İhaleye katılma yeterliğine veya
koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,


3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip
olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,


4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip
olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.


b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli
tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.


c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer
davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan
kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.


d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve
özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları.


(3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) İhaleye fesat karıştırma
suçunun;


a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın
alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun
daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda,
ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.


b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir
zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç
olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli
kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.


(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı
ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden
vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal
veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması
halinde de uygulanır.


 


Edimin ifasına fesat karıştırma


Madde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler,
bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan
dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına
fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması halinde, edimin ifasına
fesat karıştırılmış sayılır:


a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir
malın teslim veya kabul edilmesi.


b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim
veya kabul edilmesi.


c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa
edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.


d) Yapım ihalelerinde eserin veya
kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar
veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.


e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede
belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş
gibi kabul edilmesi.


(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden
görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.


 


Fiyatları etkileme[97]


Madde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların
değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla
yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.


(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp
eksildiği takdirde ceza yarısı oranında artırılır.


(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı ise ceza ayrıca yarısı
oranında artırılır.


 


Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma


Madde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum
ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için
zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına
neden olan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezası verilir.


 


Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması


Madde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf
olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya
belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler
tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya
göre cezaya hükmolunur.


(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai
uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.


(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına
açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. Bu
halde şikayet koşulu aranmaz.


(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir
kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan
kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.


 


Mal veya hizmet satımından kaçınma[98]


Madde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak
kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden olan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Tefecilik


Madde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç
para veren kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.[99]


(2) (Ek:14/4/2020-7242/14 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 242- (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle
yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


 


ONUNCU
BÖLÜM


Bilişim
Alanında Suçlar


Bilişim sistemine girme


Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına,
hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.[100]


(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen
sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.


(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi
içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme
girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme


Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya
bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez
kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya
kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.


(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle
kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka
bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.


 


Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması


Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)


(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa
olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya
kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka
veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.


(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.


(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;


a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,


b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlâtlığın,


c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,


zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.


(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren
fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin
pişmanlık hükümleri uygulanır.


 


Yasak cihaz veya
programlar


Madde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.)


(1) Bir cihazın, bilgisayar programının,
şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile
bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer
suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden,
ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden,
satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 246- (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına
haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.


 


DÖRDÜNCÜ
KISIM


Millete
ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler


 


BİRİNCİ
BÖLÜM


Kamu
İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar


Zimmet


Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş
olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının
zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını
sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.


(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade
edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.


 


Etkin pişmanlık


Madde 248- (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın
aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde,
verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.


(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın
aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde,
verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi
halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.


 


Daha az cezayı gerektiren hal


Madde 249- (1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın
değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.


 


İrtikap


Madde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin
sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar
sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu
görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu
görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin
gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini
mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin
etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.


(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye
kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya
başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi
ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak
işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(4) (Ek: 2/7/2012-6352/86 md.) İrtikap edilen menfaatin değeri ve
mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.


 


Denetim görevinin ihmali


Madde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz
yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak
sorumlu tutulur.


(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine
imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Rüşvet


Madde 252- (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.)


(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için,
doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir
başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için,
doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye
menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile
cezalandırılır.


(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur.


(4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi
tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin kamu görevlisine menfaat temini konusunda
teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul
edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre
verilecek ceza yarı oranında indirilir.


(5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet
anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini hususlarında aracılık eden kişi,
kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak
cezalandırılır.


(6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak
kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden
yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek
fail olarak cezalandırılır.


(7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan
kişinin; yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir
olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.


(8) Bu madde hükümleri;


a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,


b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,


c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar,


d) Kamu yararına çalışan dernekler,


e) Kooperatifler,


f) Halka açık anonim şirketler,


adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp
taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya
yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif
veya vaat edilmesi; bu kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara
aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin edilmesi
halinde de uygulanır.


(9) Bu madde hükümleri;


a) Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış olan kamu görevlilerine,


b) Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya da yabancı devlet
mahkemelerinde görev yapan hâkimlere, jüri üyelerine veya diğer görevlilere,


c) Uluslararası veya uluslarüstü parlamento üyelerine,


d) Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil olmak üzere, yabancı bir
ülke için kamusal bir faaliyet yürüten kişilere,


e) Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan tahkim usulü
çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya yabancı hakemlere,


f) Uluslararası bir anlaşmaya dayalı
olarak kurulan uluslararası veya uluslarüstüörgütlerin görevlilerine veya
temsilcilerine,


görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da
uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin veya haksız bir yararın elde
edilmesi yahut muhafazası amacıyla; doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat
temin, teklif veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından talep veya kabul
edilmesi halinde de uygulanır.


(10) Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet suçunun yurt dışında yabancı
tarafından işlenmekle birlikte;


a) Türkiye’nin,


b) Türkiye’deki bir kamu kurumunun,


c) Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin,


d) Türk vatandaşının,


tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir
işlemin yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde, rüşvet veren, teklif
veya vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden;
bunlara aracılık eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine menfaat temin
edilen kişiler hakkında, Türkiye’de bulundukları takdirde, resen soruşturma ve
kovuşturma yapılır.


 


Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması


Madde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız
menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.


 


Etkin pişmanlık


Madde 254- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan
kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya
yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı
cezaya hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin
durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce durumu yetkili makamlara haber vermesi
halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.


(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet veren veya bu konuda
kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden
önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde,
hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.


(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet suçuna iştirak eden
diğer kişilerin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak
durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı
cezaya hükmolunmaz.


(4) (Ek: 26/6/2009 – 5918/4 md.) Bu madde hükümleri, yabancı kamu
görevlilerine rüşvet veren kişilere uygulanmaz.


 


Nüfuz ticareti[101]


Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)


(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir
işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar
vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
Kişinin kamu görevlisi olması halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında
artırılır. İşinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle
menfaat sağlayan kişi ise, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(2) Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması halinde dahi, suç
tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.


(3) Birinci fıkrada belirtilen amaç doğrultusunda menfaat talebinde
bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi ya da menfaat teklif veya vaadinde
bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi hallerinde, birinci fıkra hükmüne
göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.


(4) Nüfuz ticareti suçuna aracılık eden kişi, müşterek fail olarak,
birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.


(5) Nüfuz ticareti ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan
üçüncü gerçek kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilileri, müşterek
fail olarak, birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.


(6) İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç
oluşturduğu hallerde kişiler ayrıca bu suç nedeniyle cezalandırılır.


(7) Bu madde hükümleri, 252 nci maddenin dokuzuncu fıkrasında sayılan
kişiler üzerinde nüfuz ticareti yapılması halinde de uygulanır. Bu kişiler
hakkında, Türkiye’de bulunmaları halinde, vatandaş veya yabancı olduklarına bakılmaksızın,
resen soruşturma ve kovuşturma yapılır.


 


Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması


Madde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin,
görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında
kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


 


Görevi kötüye kullanma[102]


Madde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller
dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin
mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir
menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin
gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine
veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan
kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)


 


Göreve ilişkin sırrın açıklanması


Madde 258- (1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı
nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve
emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa
olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan
dört yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı
fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza verilir.


 


Kamu görevlisinin ticareti


Madde 259- (1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak,
bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.


 


Kamu görevinin terki veya yapılmaması


Madde 260- (1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini
terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen
yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde
cezaya hükmolunmaz.


(2) Kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak,
hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları
halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.


 


Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf


Madde 261- (1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı
olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık
ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha
ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi


Madde 262- (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak
yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu
halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Kanuna aykırı eğitim kurumu


Madde 263 – (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)


 


Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma


Madde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi
elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen
veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.


(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç
işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte
biri oranında artırılarak hükmolunur.


 


Görevi yaptırmamak için direnme


Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını
engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya
birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
biri oranında artırılır.


(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(5) Bu suçun işlenmesi sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


 


Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma


Madde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve
gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında,
ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış
ise, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Adliyeye
Karşı Suçlar


İftira


Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.


(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.


(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.


(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.


(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)


(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.


(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.


 


Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması


Madde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma
ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya
kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre
cezalandırılır.[104]


 


Etkin pişmanlık


Madde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari
soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira suçundan
dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir.


(2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira
suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.


(3) Etkin pişmanlığın;


a) Mağdur hakkında hükümden önce
gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,


b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek
cezanın yarısı,


c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte
biri,


İndirilebilir.


(4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını
gerektiren fiil dolayısıyla;


a) İdari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunulması
halinde, verilecek cezanın yarısı,


b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması
halinde, verilecek cezanın üçte biri,


indirilebilir.


(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/31
md.) Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık
hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması
gerekir.


 


Suç üstlenme


Madde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu
işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası
verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla
işlenmesi halinde; verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen
de kaldırılabilir.


 


Suç uydurma


Madde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara
işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini
soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis
cezası verilir.


 


Yalan tanıklık


Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir
soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe
aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.


(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen
yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.


(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya
kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.


(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma
ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.


(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya
tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı
veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan
tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.


(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis
veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar
hapis cezasına; (…)[105]
hükmolunur.


(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının
infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.


(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî
veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler


Madde 273- (1) Kişinin;


a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve
kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan
tanıklıkta bulunması,


b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine
hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması,


Halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.


(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan
yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.


 


Etkin pişmanlık


Madde 274- (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir
hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden
veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.


(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu
sonuçlayacak nitelikte karar verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin
söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı
indirilebilir.


(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı
kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısından
üçte birine kadarı indirilebilir.


 


Yalan yere yemin


Madde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya
davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde,
cezaya hükmolunmaz.


(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin
söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir.


 


Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık


Madde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen
soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi
veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada
bulunması halinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.[106]


(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi
veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri
gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.


 


Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs[107]


Madde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)


(1) Görülmekte olan bir davada (…)[108]
gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla,
davanın taraflarından birinin, (…)108
sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar
vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi
yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden
kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:
18/6/2014-6545/69 md.) Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde
verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.


(2) Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması
halinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.


 


Suçu bildirmeme


Madde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011
tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik:
2/7/2012-6352/91 md.)


(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin
sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen
kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


(3) Mağdurun onbeşyaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal
bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak
durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza,
yarı oranında artırılır.[109]


(4) Tanıklıktan çekinebilecek olan
kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün
varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.


 


Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi


Madde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren
bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara
bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu
görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.


 


Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi


Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde
bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen
veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe,
hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.


 


Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme


Madde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir
suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı
aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya
işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza
verilmez.


(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri
mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle
verilecek cezanın beşte dördü indirilir.


 


Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama[110]


Madde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı
altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek
veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,
çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.


(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci
fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan
malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran
veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi
tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis
cezası yarı oranında artırılır.


(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.


(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı
değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara
haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede
tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.


 


Suçluyu kayırma


Madde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma,
tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı
aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından
işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.


 


Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme


Madde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü
bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin
delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili
makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


(3) Bu suçların kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi
halinde, cezaya hükmolunmaz.


 


Gizliliğin ihlali


Madde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)


(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi
için;


a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle,
suçlu sayılmama karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin
gizliliğinin ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,


b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan
açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması,


gerekir.


(2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere
karşı gizli tutulması gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan
işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya
adli para cezası ile cezalandırılır.


(3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar
verilen duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi,
birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için,
tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından
aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.


(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından
görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza yarısına
kadar artırılır.


(5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak
algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları
aşılmaksızın haber konusu yapılması suç oluşturmaz.


 


Ses veya görüntülerin kayda alınması


Madde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses
veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Genital muayene


Madde 287- (1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi
genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla
kanun ve yönetmeliklerde öngörülen hükümlere uygun
olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.[111]


 


Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs


Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)


(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada,
hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı
beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka
aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi,
elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.


 


Muhafaza görevini kötüye kullanma


Madde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim
olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal
üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar
hapis ve üç bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu
malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.


(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma
başlamadan önce geri veren veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen
kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.


(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya
hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden olan
kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.


(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan
eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması


Madde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz
mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya
hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin
elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması halinde yağma,
hileyle alınması halinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala zarar
verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde,
verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.


 


Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme


Madde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine
koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası verilir.


 


Hükümlü veya tutuklunun kaçması


Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi
altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı
aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü
tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
bir katına kadar artırılır.


(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da
eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya
hükmolunur.


(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler
ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.


(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)


 


Etkin pişmanlık


Madde 293- (1) (...)[112]
tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek
kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin
gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda
beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı
geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.


 


Kaçmaya imkan sağlama


Madde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını
sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının
süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak,
hükümlünün cezası;


a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,


b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla,


Kadar hapis cezasına hükmolunur.


(3) Bu suçların, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.


(4) Kaçması sağlanan kişi sayısının birden fazla olması halinde, bu sayı
göz önünde bulundurularak, verilecek ceza üçte birden bir katına kadar
artırılır.


(5) Bu suçların gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya
nakli ile görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza, üçte
biri oranında artırılır.


(6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.


(7) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da
eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre
cezaya hükmolunur.


(8) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, muhafaza veya nakli ile
görevli kişinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanarak
kaçması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


 


Muhafızın görevini kötüye kullanması


Madde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza
veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket
etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.


(2) Muhafaza veya nakli ile görevli
olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan yararlanarak
kaçması halinde, kaçmaya kasten imkan sağlama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.


 


Hükümlü veya tutukluların ayaklanması


Madde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması
halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı
cezaya hükmedilmez.


(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.


 


İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak


Madde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu
veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi,
iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu
oluşturan eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu
takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.


(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69,
K.:2011/116 sayılı Kararı ile.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/20 md.) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan;


a) Firarı kolaylaştırıcı her türlü alet ve
malzemeyi,


b) Her türlü saldırı ve savunma araçları ile
yangın çıkarmaya yarayan malzemeyi,


c) Alkol içeren her türlü içeceği,


d) Kumar oynanmasına olanak sağlayan eşya ve
malzemeyi,


e) 188 inci maddede tanımlanan suçlar saklı
kalmak üzere, yeşil reçeteye tabi ilaçları,


f) Kurum idaresince incelenmek üzere alınanlar
hariç, mahkemelerce yasaklanmış veya suç örgütlerini temsil eden yayın, afiş,
pankart, resim, sembol, işaret, doküman ve benzeri malzemeler ile örgütsel
haberleşme araçlarını,


g) Yetkili makamlarca izin verilenler hariç,
ses ve görüntü almaya yarayan araçları,


ceza infaz kurumuna veya tutukevine sokan,
buralarda bulunduran veya kullanan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.


(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların
muhafazasıyla görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza bir
kat artırılır.


(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan
eşyayı yanında bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne
suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.


 


Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme


Madde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan
hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini,
iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma
ve işyurdu çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını,
kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi veya avukat tayin etmelerini,
bunlarla görüşmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına
gitmelerini, kurum görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına
çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engelleyenler, hükümlü ve tutukluları
bu fiillere teşvik edenler, bu yolda talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve
tutuklulara tanıdığı sair her türlü görüşme ve temas olanağını engelleyenler,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.


(2) Hükümlü ve tutukluların
beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya
ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat verilmesi de beslenmenin
engellenmesi sayılır.


(3) Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinden biri veya ölüm meydana gelmiş ise, ayrıca
kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına ilişkin hükümlere göre cezaya
hükmolunur.


 


ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


Devletin
Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar


Cumhurbaşkanına hakaret


Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi
hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.


(3) Bu suçtan
dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.


 


Devletin egemenlik alametlerini aşağılama


Madde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette
ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini
taşıyan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan
her türlü işaret hakkında uygulanır.


(2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Bu maddede tanımlanan suçların yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.


 


Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti
Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama[113]


Madde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)


(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet
Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen
aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi,
birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.


(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.


(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine
bağlıdır.


 


DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM


Devletin
Güvenliğine Karşı Suçlar


Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak


Madde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet
topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına
koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin
egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya
yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.


(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


Düşmanla işbirliği yapmak


Madde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan
devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman devletin yanında Türkiye
Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası
ile cezalandırılır.


(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.


(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi sırasında
başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere
göre cezaya hükmolunur.


(4) Savaş zamanında düşman devlet toprağında bulunup da bu devlet
ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde kalan vatandaş hakkında, bu nedenle cezaya
hükmolunmaz.


 


Devlete karşı savaşa tahrik


Madde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması
veya hasmane hareketlerde bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik
eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği
yapan kişi, on yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga
ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)


(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine
karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak
desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul edilir.


(3) Bu maddede tanımlanan suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama[114]


Madde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.)
Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla veya bu nedenle,
yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi
veya başkası için maddi yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan
yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi hakkında da aynı cezaya hükmolunur.


(2) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Fiilin savaş sırasında
işlenmiş olması hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


(3) Suç savaş hali dışında işlendiği takdirde, bu nedenle kovuşturma
yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.


(4) Temel milli yararlar deyiminden; bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli
güvenlik ve Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel nitelikleri anlaşılır.


 


Yabancı devlet aleyhine asker toplama


Madde 306- (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya
bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker toplayan
veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası verilir.


(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.


(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal ilişkileri bozacak veya Türkiye
Devleti veya Türk vatandaşlarını misilleme tehlikesi ile karşı karşıya
bırakacak nitelikte ise faile iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.


(4) Siyasal ilişki kesilir veya misilleme meydana gelirse üç yıldan on
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.


(5) Bu maddede yer alan suçun kovuşturulması Adalet Bakanının iznine
bağlıdır.


(6) Bu madde hükümleri, fiili savaş halinde ülke topraklarının tamamını
veya bir kısmını işgal eden yabancı devlet kuvvetlerine karşı meşru müdafaa
amaçlı direniş hareketleri hakkında uygulanmaz.


 


Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma


Madde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya
hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları,
müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış
bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa
bile kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası verilir.


(2) Suçun;


a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin çıkarı için işlenmiş olması,


b) Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş olması,


halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.


(3) Tahrip veya kullanılamaz hale gelme, birinci fıkrada belirtilen bina,
tesis veya eşyayı elinde bulunduran veya korumak ve gözetlemekle yükümlü olan
kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi
kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.


(4) Savaş zamanında Türkiye Devleti zararına olmak üzere, düşman askerî
hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askerî hareketlerine zarar
vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya anlaşma olmasa da aynı sonuçları
meydana getirmeye yönelik fiilleri işleyen kişiye on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezası verilir.


(5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askerî hareketleri
fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin askerî hareketleri zarar görmüş ise
faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.


(6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile anlaşan
yabancıya da aynı ceza verilir.


(7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında
savaş için ittifak veya iştirak olan devlet zararına olarak Türkiye'de işlenmesi
halinde de bu madde hükümleri uygulanır.


 


Düşman devlete maddi ve mali yardım


Madde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu
devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her
türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren
vatandaş, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.


(2) Savaş zamanında, düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara veya
her ne nedenle olursa olsun ödemelere katılan veya bunlara ilişkin işlemleri
kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye'de oturan yabancıya aynı ceza verilir.


(3) Savaştan evvel başlamış olsa bile, birinci fıkrada yazılı haller dışında,
nerede bulunursa bulunsun düşman devlet vatandaşıyla veya düşman devlet
topraklarında oturan diğer kimselerle Türkiye Devleti zararına veya düşman
devletin savaş gücüne olumlu etki yapacak nitelikte doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak ticaret yapan vatandaşa veya Türkiye'de oturan yabancıya iki
yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.


(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin düşman devletle aralarında
savaş için ittifak veya iştirak olan devlet yararına işlenmesi halinde de bu
madde hükümleri uygulanır.


 


BEŞİNCİ
BÖLÜM


Anayasal
Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar


Anayasayı ihlal


Madde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir
düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.


(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.


(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı


Madde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de
suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.


(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse
hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak,
bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz.


 


Yasama organına karşı suç


Madde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük
Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin
görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar.


(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.


 


Hükûmete karşı suç


Madde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti
Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen
engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.


(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca
bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.


 


Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan


Madde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı
bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.


(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. İsyana katılan diğer
kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.


(3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların, Devletin savaş halinde
olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.


(4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka
suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.


 


Silâhlı örgüt


Madde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan
suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla
kadar hapis cezası verilir.


(3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.)[115]
(İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189
Sayılı Kararı ile)


(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu
suç açısından aynen uygulanır.


 


Silâh sağlama


Madde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin
faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların amaçlarını bilerek, bu
örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden,
nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 


Suç için anlaşma


Madde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan
suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha
fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların
ağırlık derecesine göre üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya
başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere ceza verilmez.


 


ALTINCI
BÖLÜM


Milli
Savunmaya Karşı Suçlar


Askerî komutanlıkların gasbı


Madde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından
memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının veya donanmasının veya savaş
gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir
askerî üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet
hapis cezası verilir.


(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet tarafından görevlendirilmeleri
suretiyle yukarıda gösterilen yerlerin komutanı bulunanlardan, yetkili
makamlarca komutanlığı terk etmeleri için verilen emirlere uymayanlara da aynı
ceza verilir.


 


Halkı askerlikten soğutma


Madde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik
hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak
olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde
bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında
artırılır.


 


Askerleri itaatsizliğe teşvik


Madde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan
diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya
askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve
tahrik edenler ile kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere
aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen kimselere,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, aleni olarak işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir.


(3) Fiil, savaş zamanında işlenmiş ise ceza bir katı oranında artırılır.


 


Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma


Madde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya
yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde çalışmak üzere Ülke içinde
vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan
altı yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya
askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri oranında artırılır.


(3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.


 


Savaş zamanında emirlere uymama


Madde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve
mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı harekette bulunan kimseye bir
yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Savaş zamanında yükümlülükler


Madde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin
veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri
yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya
vermek üzere yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine
getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası verilir.


(2) Yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi taksirden
ileri gelmişse, cezanın dörtte üçüne kadarı indirilebilir.


(3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesine asıl
yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan aracılar veya bunların temsilcileri
neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar uygulanır.


(4) Savaş zamanında yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile yapan
yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on yıldan onbeş yıla kadar hapis ve onbin
güne kadar adlî para cezası verilir.


 


Savaşta yalan haber yayma


Madde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına
neden olacak veya halkın maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin
direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı
havadis veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar
verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası verilir.


(2) Eğer fiil;


a) Propagandayla,


b) Askerlere yönelik olarak,


c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,


İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir.


(3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse müebbet hapis cezası
verilir.


(4) Savaş zamanında düşman karşısında milletin direncini tehlikeyle karşı
karşıya bırakacak şekilde yabancı paraların değerini düşürmeye veya itibarı
amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye
beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.


(5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil, bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse
ceza yarısı; düşmanla anlaşma sonucu işlenmiş ise bir katı oranında artırılır.


 


Seferberlikle ilgili görevin ihmali


Madde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini
ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.


 


Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü


Madde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten
akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait
maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.


 


YEDİNCİ
BÖLÜM


Devlet
Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk


Devletin güvenliğine ilişkin belgeler


Madde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal
yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip
eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis
olundukları yerden başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye
sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Yukarıdaki yazılı fiiller, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin
savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye
koymuş ise müebbet hapis cezası verilir.


 


Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme


Madde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri
temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet
hapis cezası verilir.


 


Siyasal veya askerî casusluk


Madde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri,
siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi
yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil;


a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,


b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş
etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuşsa,


Fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.


 


Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama


Madde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan
kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa, faile on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.


(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı
olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden birinin
varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Gizli kalması gereken bilgileri açıklama


Madde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal
yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri
siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası
verilir.


(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya
bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.


 


Uluslararası casusluk


Madde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış
siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken
bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk
maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan
yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Askerî yasak bölgelere girme


Madde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış
olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilir.


(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezası verilir.


 


Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik


Madde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin
güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya
sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını
sağlayan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.


(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenir
veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye sokacak olursa, faile müebbet hapis cezası verilir.


(3) Türkiye Devleti tarafından yabancı bir memlekette Devlete ait belirli
bir işi görmek için görevlendirilen kimse, bu görevi sadakatle yerine getirmediği
ve bu fiilden dolayı zarar meydana gelebildiği takdirde faile beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası verilir.


(4) Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini haber alıp da bunları
zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa
bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Yasaklanan bilgileri temin


Madde 334- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere
göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya
askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini


Madde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici
işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması
gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye
sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.


 


Yasaklanan bilgileri açıklama


Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere
göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.


(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada
yazılı olan halde faile altı aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.


 


Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama


Madde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere
göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya
bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.


 


Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi


Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili
kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün olmuş
veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.


(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını
veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya
bırakmış ise, taksirle davranan faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
verilir.


 


Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma


Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları
bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya yetkili makamların
açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
hususları elde etmeye yarayan ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir
neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki herhangi bir şeyle
yakalanan kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.


(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezası verilir.


 


SEKİZİNCİ
BÖLÜM


Yabancı
Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar


Yabancı devlet başkanına karşı suç


Madde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir
suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet
hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur.


(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise,
soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin şikayetine bağlıdır.


 


Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret


Madde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya
diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.


(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin
şikayetine bağlıdır.


 


Yabancı devlet temsilcilerine karşı suç


Madde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak
görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile bunların diplomasi memurları
veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık
ve bağışıklık tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen
suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç işleyen kişiler hakkında,
bu Kanunun ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur.


(2) İşlenen suç hakaret ise, soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun
şikayetine bağlıdır.


 


Karşılıklılık koşulu


Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması,
karşılıklılık koşuluna bağlıdır.


 


DOKUZUNCU
BÖLÜM


Son
Hükümler


Geçici Madde 1 – (Ek: 11/4/2013-6459/14 md.)


(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 235 inci maddesinde yapılan
değişiklik sebebiyle görülmekte olan davalarda görevsizlik kararı verilemez.


 


Yürürlük


Madde 344- (1) Bu Kanunun;


a) “İmar kirliliğine neden olma” başlıklı 184 üncü maddesi yayımı tarihinde,


b) “Çevrenin kasten kirletilmesi” başlıklı 181 inci maddesinin birinci
fıkrası ile “Çevrenin taksirle kirletilmesi” başlıklı 182 nci maddesinin
birinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra,


c) Diğer hükümleri 1 Haziran 2005 tarihinde,[116]


yürürlüğe girer.


 


Yürütme


Madde 345- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.





5237
SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER


1- 6/12/2006
tarihli ve 5560 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi:


GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
hükme bağlanmış olmakla beraber henüz kesinleşmemiş olan dosyalarda, uzlaşma
kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez.


 


 


5237
SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA
MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN


YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 








Değiştiren Kanunun/ İptal Eden Anayasa Mahkemesinin
Kararının Numarası



5237 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen
Maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi







5328



59, 62, 85, 86, 87, 88, 90,116, 235, 344



31/3/2005






5378



122



7/7/2005






5377



4, 7, 13, 30, 31, 43, 61, 66, 82, 84, 87, 103, 105, 107,
125, 145, 150, 155, 158, 168, 184, 188, 190, 191, 218, 221, 245, 252, 263,
268, 269, 288, 292, 293, 299, 302, 304, 305



8/7/2005






Anayasa Mahkemesi’nin 23/11/2005 tarihli ve E.: 2005/103,
K.: 2005/89 sayılı kararı



104



25/2/2006






5560



61,73,80,87,89,142,191,221,227,234,245 ve İşlenemeyen
Hüküm



19/12/2006






5739



50



1/3/2008






5759



301



8/5/2008






5841



154



14/3/2009






5918



13, 55, 165, 254, 282



9/7/2009






6008



79



25/7/2010






6086



257



19/12/2010






6217



191



14/4/2011






Anayasa Mahkemesi’nin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69,
K.:2011/116 sayılı Kararı



297



21/4/2011






Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52,
K.:2011/113 sayılı Kararı



278



15/10/2011






6352



132, 133, 134, 141, 142, 163, 168, 220, 250, 252, 254,
255,257, 277, 278, 285, 288



5/7/2012






Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve E.:
2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı



267



 Yayımlandığı (17/3/2012) tarihinden başlayarak bir yıl
sonra

17/3/2013






6456



158



18/4/2013






6459



94, 215, 220, 235, 318, Geçici Madde 1



30/4/2013






6460



263



30/4/2013






6462



122, 278



3/5/2013






Anayasa Mahkemesi’nin 10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/14,
K.: 2013/56 sayılı Kararı



267



10/12/2013 tarihinden başlayarak altı ay sonra

(10/6/2014)






6526



135, 136, 138



6/3/2014






6529



112, 113, 115, 122, 222



13/3/2014






6545



12, 18, 102, 103, 104, 105, 142, 143, 149, 152, 188,
190, 191, 277



28/6/2014






6638



188, 191



4/4/2015






Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve E.: 2014/116,
K.: 2015/4 sayılı Kararı



272



29/4/2015 tarihinden başlayarak altı ay sonra

(29/10/2015)






Anayasa
Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı



230



10/6/2015






Anayasa
Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı



53



24/11/2015






Anayasa
Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli ve E.: 2015/26, K.: 2015/100 sayılı Kararı



103



11/12/2015 tarihinden başlayarak bir yıl sonra

(11/12/2016)






6698



135, 226, 243, 245/A



7/4/2016






6706



18



5/5/2016






Anayasa
Mahkemesi’nin 26/5/2016 tarihli ve E.: 2015/108, K.: 2016/46 sayılı Kararı



103



13/7/2016 tarihinden başlayarak altı ay sonra

(13/1/2017)






6754



276



24/11/2016






6763



54, 75, 103, 158, 174, 179, 192, 227, 228, 297



2/12/2016






KHK/694



188, 190, 228



25/8/2017






7078



188, 190, 228



8/3/2018






KHK/700



6,47,287



24/6/2018
tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte
(9/7/2018)






7188



75, 136



24/10/2019






7196



79



24/12/2019






7242



50, 51, 53, 86, 87, 220, 241,



15/4/2020






7328



57, 59



25/6/2021






7331



82, 86, 96, 109



14/7/2021






7332



151



14/7/2021






7406



62, 82, 86, 94, 96, 106, 113, 123/A



27/5/2022






7413



237, 240



28/6/2022






7418



217/A



18/10/2022






7445



79, 188, 191



5/4/2023






7499



63, 220, 314



12/3/2024






52, 75



1/6/2024






7531



73, 75



14/11/2024






7550



35, 86, 87, 106,179



4/6/2025






Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E: 2024/81, K:
2024/189 Sayılı Kararı ile



220, 314



Kararın Resmî Gazete’de
yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra (9/7/2025)






7571



32, 57, 75, 89, 155, 170, 220, 223



25/12/2025









 











[1] Bu Kanunun yürürlük ve uygulama şekli ve 765 sayılı
Türk Ceza Kanununa çeşitli mevzuatta yapılan atıflarla ilgili olarak 4/11/2004
tarihli ve 5252 sayılı Kanuna bakınız.







[2] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 156 ncı maddesiyle,
bu bentte yer alan “ve adlî, idarî ve askerî” ibaresi “, adlî ve idarî”
şeklinde değiştirilmiştir.







[3] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle, birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra eklendiği için bu
fıkranın numarası (2) iken, (3) olarak teselsül ettirilmiştir.







[4] 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 8 inci
maddesiyle bu fıkrada yer
alan “onüç yıldan yirmi yıla” ibaresi “ondört yıldan yirmibir yıla” ve “dokuz
yıldan onbeş yıla” ibaresi “on yıldan onsekiz yıla” şeklinde değiştirilmiştir.







[5] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle bu fıkrada geçen "cinsel saldırı, çocukların cinsel
istismarı" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[6] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 156 ncı
maddesiyle, bu maddede yer alan “tüzükte” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan
yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.







[7] 26/2/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle bu fıkrada yer alan "yaptırımın" ibaresi
"tedbirin" olarak değiştirilmiştir.







[8] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle,
altıncı fıkrada yer alan “hükmü veren mahkeme” ibaresi “infaz hâkimliği” ve
yedinci fıkrada yer alan “hükmü veren mahkemece” ibaresi “infaz hâkimliğince” şeklinde
değiştirilmiştir.







[9] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle, ikinci fıkrada yer alan “hakim” ibaresi “infaz hâkimi”, beşinci
fıkrada yer alan “hakime” ibaresi “infaz hâkimine” şeklinde değiştirilmiştir.







[10] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “hakimin” ibaresi “infaz hâkiminin” şeklinde değiştirilmiş
ve aynı fıkraya “çektirilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “infaz
hâkimliğince” ibaresi eklenmiştir.







[11] 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 9
uncu maddesi ile bu fıkrada yer alan “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası”
ibaresi “En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası” şeklinde
değiştirilmiştir.







[12] Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.:
2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında yer
alan “…ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin ikinci
fıkrası, birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme ehliyetinden…”
ibaresi yönünden iptal edilmiştir.







[13] Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140,
K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Kişi,
kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu
olarak;…” bölümü, aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “…seçilme ehliyetinden…”
ibaresi yönünden, yine aynı fıkrada yer alan “…hapis cezasına…” ibaresi ise (b)
bendinde yer alan “Seçme ve…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.







[14] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra
gelmek üzere “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya
da” ibaresi ve ikinci cümlesine “cezası ertelenen” ibaresinden sonra gelmek üzere
“veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da
koşullu salıverilen” ibaresi eklenmiştir.







[15] Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140,
K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu fıkrada yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş
veya…” ibaresi, aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan “…seçilme
ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.







[16] 17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle, ikinci ve yedinci fıkrada yer alan “mahkeme veya hakim” ibareleri “infaz
hâkimi” şeklinde ve altıncı fıkrada yer alan “mahkeme” ibaresi “infaz hâkimi”
şeklinde değiştirilmiş, maddenin beşinci fıkrasına “dayanılarak,” ibaresinden
sonra gelmek üzere “infaz hâkimliğince” ibaresi eklenmiştir.







[17] 17/6/2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanunun 5 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “koşullu salıverilmeden yararlandıktan” ibaresi
“denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu
salıverilmesine karar verildikten” şeklinde değiştirilmiştir.







[18] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, altıncı fıkradan sonra gelmek üzere yedinci ve sekizinci fıkra
eklendiği için bu fıkranın numarası (7) iken, (9) olarak teselsül ettirilmiştir.







[19] 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, sekizinci fıkradan sonra gelmek üzere (9) numaralı fıkra eklendiği
için, bu fıkranın numarası (9) iken, (10) olarak teselsül ettirilmiştir.







[20] 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “beşte” ibaresi “altıda” olarak değiştirilmiştir.







[21] 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “sürecindeki davranışları,” ibaresi “sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya” şeklinde değiştirilmiş ve “gibi hususlar”
ibaresi madde metninden çıkarılmış, fıkraya “kararda” ibaresinden sonra gelmek
üzere “gerekçeleriyle” ibaresi eklenmiştir.







[22] 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “yüz” ibaresi “beşyüz” şeklinde değiştirilmiştir.


 







[23] 19/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu başlıkta yer alan “, uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmıştır.







[24] 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 12 nci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç” ibaresi “altı” şeklinde,
“yirmi” ibaresi “otuz” şeklinde değiştirilmiştir.







[25] 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun
37 nci maddesi ile bu bentte yer alan “otuz” ibaresi “yüz” şeklinde değiştirilmiştir.







[26] 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 12 nci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç” ibaresi “altı” şeklinde değiştirilmiştir.







[27] 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle bu bende (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere alt bent
eklenmiş ve diğer alt bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.







[28] 22/7/2010 tarihli ve 6008 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle bu maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra
eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.







[29] 6/12/2019 tarihli 7196 sayılı Kanunun 56 ncı
maddesiyle bu fıkraya “üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve” ibaresinden sonra
gelmek üzere “bin günden” ibaresi eklenmiştir.







[30] 28/3/2023  tarihli
ve 7445 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “üç yıldan” ibaresi “beş yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.







[31] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle bu fıkraya (h) bendinden sonra gelmek üzere (i) bendi eklenmiş olup,
diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.







[32] 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle,
bu bentte yer alan “eş” ibaresi “eş, boşandığı eş” şeklinde değiştirilmiştir.







[33] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
bu bentte yer alan “kolaylaştırmak” ibaresinden sonra gelmek üzere "ya da yakalanmamak"
ibaresi eklenmiştir.







[34] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesiyle bu maddenin başlığı “İntihar” iken, "İntihara yönlendirme"
şeklinde değiştirilmiştir.







[35] 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle bu maddede yer alan “üç yıldan” ibareleri, “iki yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.








[36] 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle bu maddeye ikinci fıkra eklenmiş, diğer fıkra buna göre teselsül
ettirilmiş, mevcut ikinci fıkrasındaki "iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur." ibaresi "şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza
yarı oranında artırılır." şeklinde değiştirilmiştir.







[37] 4/6/2025 tarihli ve 7550
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “bir yıldan”
ibaresi “bir yıl altı aydan” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “dört aydan
bir yıla” ibaresi “altı aydan bir yıl altı aya” ve “altı aydan” ibaresi “dokuz
aydan” şeklinde değiştirilmiştir.







[38] 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle, bu bentte yer alan “eşe” ibaresi “eşe, boşandığı eşe” şeklinde değiştirilmiştir.







[39] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle, bu fıkraya “oranında” ibaresinden sonra gelmek üzere “, (f) bendi
bakımından ise bir kat” ibaresi eklenmiştir.







[40] 4/6/2025 tarihli ve 7550
sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç yıldan,”
ibaresi “dört yıldan,” ve “beş yıldan” ibaresi “altı yıldan” şeklinde, ikinci fıkrasında
yer alan “beş yıldan,” ibaresi “altı yıldan,” ve “sekiz yıldan” ibaresi “dokuz
yıldan” şeklinde ve dördüncü fıkrasında yer alan “sekiz yıldan oniki yıla”
ibaresi “on yıldan ondört yıla” ve “oniki yıldan” ibaresi “ondört yıldan”
şeklinde değiştirilmiştir.







[41] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle bu fıkralarda geçen “ikinci” ibaresi, “üçüncü” olarak
değiştirilmiştir.







[42] 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 5 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “ikinci” ibaresi, “üçüncü” şeklinde değiştirilmiştir.







[43] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “onaltı” ibaresi “onsekiz” şeklinde değiştirilmiştir.







[44] 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle bu madde başlığı “Daha az cezayı gerektiren haller” iken, metne
işlendiği şekilde değiştirilmiş, söz konusu maddenin birinci fıkrası madde
metninden çıkarılmış olup, ikinci fıkrası birinci fıkra olarak teselsül
ettirilmiştir.







[45] 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 17 nci
maddesiyle bu fıkrada yer
alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “dört aydan iki yıla”
şeklinde değiştirilmiştir.







[46] 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 17 nci
maddesiyle bu fıkrada yer
alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “dokuz aydan beş yıla” şeklinde
değiştirilmiştir.







[47] 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 8 inci
maddesiyle, bu bende “eşe” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya boşandığı eşe”
ibaresi eklenmiştir.







[48] Anayasa Mahkemesi’nin 26/5/2016 tarihli ve E.:
2015/108, K.: 2016/46 sayılı Kararı ile bu maddenin (1) numaralı fıkrasının (a)
bendinde yer alan “…tamamlamamış…” sözcüğü yönünden (1) numaralı fıkranın
birinci ve ikinci cümleleri iptal edilmiştir.







[49] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı
maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş”
şeklinde değiştirilmiştir.







[50] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 61 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “hükmolunur” ibaresi “, “fiilin çocuğa karşı
işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklinde
değiştirilmiştir.







[51] 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle
bu maddenin birinci fıkrasına “şikayeti üzerine,” ibaresinden sonra gelmek
üzere “iki aydan” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “beş yıla”
ibaresi “yedi yıla” şeklinde değiştirilmiştir.







[52] 8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle,
bu bende “eşe” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da boşandığı eşe” ibaresi
eklenmiştir.







[53]2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 12 nci
maddesiyle bu madde başlığı “Eğitim ve öğretimin engellenmesi” iken, metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[54] 2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle
bu madde başlığı “Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi” iken, metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[55]2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle bu madde başlığı “Ayırımcılık” iken, metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[56] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan "ya da yakıştırmalarda bulunmak"
ibaresi madde metinden çıkarılmıştır.







[57] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle,
bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ve “bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur” ibaresi ise “verilecek ceza bir kat artırılır”
şeklinde; ikinci fıkrasında yer alan “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ibaresi
“iki yıldan beş yıla kadar hapis” şeklinde; üçüncü fıkrasında yer alan “altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar
hapis” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya “rızası olmaksızın” ibaresinden sonra
gelmek üzere “hukuka aykırı olarak” ibaresi eklenmiştir.







[58] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 80 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki aydan altı aya kadar hapis”
ibaresi “iki yıldan beş yıla kadar hapis” şeklinde; ikinci fıkrasında yer alan
“altı aya kadar hapis” ibaresi “altı aydan iki yıla kadar hapis” şeklinde
değiştirilmiştir.







[59] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle,
bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ve “cezanın alt sınırı bir
yıldan az olamaz” ibaresi ise “verilecek ceza bir kat artırılır” şeklinde
değiştirilmiştir.







[60] 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle
bu fıkrada yer alan “altı aydan” ibaresi “bir yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.







[61] 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Kişilerin” ibaresi “Kişisel verinin,
kişilerin” şeklinde; “bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır” ibaresi “olması durumunda birinci fıkra
uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.







[62] 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 4 üncü
maddesiyle bu fıkrada yer alan “bir yıldan” ibaresi “iki yıldan” şeklinde
değiştirilmiştir.







[63] 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 5 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan bir yıla kadar hapis” ibaresi “bir
yıldan iki yıla kadar hapis” şeklinde değiştirilmiştir.







[64] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 62 nci
maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki yıldan beş” ibaresi “üç
yıldan yedi” şeklinde değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (d) bendine “kilit
açmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kilitlenmesini engellemek” ibaresi
eklenmiş, (g) bendinde yer alan “Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde
bulunan” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[65] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 62 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “üç yıldan yedi” ibaresi “beş yıldan on”
şeklinde değiştirilmiştir.







[66] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 82 nci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ikinci fıkraya göre cezaya” ibaresi “beş
yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına”, “onbeş yıla kadar hapis” ibaresi ise
“ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.







[67] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 63 üncü
maddesiyle bu fıkrada yer alan “üçte birine kadar” ibaresi “yarı oranında”
şeklinde değiştirilmiştir.







[68] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 17 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “indirilir” ibaresi, “indirilebilir” şeklinde değiştirilmiştir.







[69] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 65 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresi “dört”,
ikinci fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “bir” şeklinde değiştirilmiştir.







[70] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 18 inci
maddesiyle bu fıkrada geçen "Başkasına ait olup da," ibaresinden
sonra gelmek üzere "muhafaza etmek veya" ibaresi eklenmiştir.







[71] 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “iki yıldan yedi yıla” ibaresi “üç yıldan on
yıla” şeklinde, “(j) ve (k)” ibaresi “(j), (k) ve (l)” şeklinde ve “üç yıldan”
ibaresi “dört yıldan” şeklinde değiştirilmiştir.







[72] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 84 üncü
maddesiye bu fıkrada yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.







[73] 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesiyle birinci fıkrada yer alan “altı aydan üç yıla” ibaresi “bir
yıldan beş yıla” şeklinde değiştirilmiş maddeye birinci fıkradan sonra gelmek
üzere fıkra eklenmiş ve diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.







[74] 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç yıldan” ibaresi “dört
yıldan” şeklinde, “maddelerin imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında
gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden” ibaresi “maddeleri imal etmek,
işlemek veya kullanmak amacıyla, gerekli olan malzeme ve teçhizatı ithal eden, ihraç
eden, satışa arz eden, başkalarına veren, nakleden, depolayan, satın alan,
kabul eden veya bulunduran” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “yarı
oranında” ibaresi “bir kat” şeklinde değiştirilmiştir.







[75] 4/6/2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan” ibaresi “dört aydan” ve
üçüncü fıkrasında yer alan “yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.”
ibaresi “altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde
değiştirilmiştir.







[76] 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesiyle, bu fıkraya “idare eden kişi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “üç
aydan” ibaresi eklenmiştir.







[77] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 66 ncı
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “on yıldan az olmamak üzere”
ibaresi “yirmi yıldan otuz yıla kadar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan
“beş yıldan onbeş yıla kadar” ibaresi “on yıldan az olmamak üzere” ve yedinci
fıkrasında yer alan “dört” ibaresi “sekiz” şeklinde değiştirilmiştir.







[78] 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 137 nci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına “yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis
ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “ikibin günden” ibaresi, üçüncü fıkrasına
“on yıldan az olmamak üzere hapis ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “bin günden”
ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun
132 nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[79] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 22 nci
maddesiyle bu fıkralarda geçen "nakleden" ibaresinden önce gelmek üzere
"sevk eden," ibaresi eklenmiştir.







[80]
28/3/2023  tarihli ve 7445
sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “sentetik kannabinoid ve
türevleri veya bazmorfin olması,” ibaresi “bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri
olması,” şeklinde değiştirilmiştir.







[81] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun
22 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan "nakleden" ibaresinden önce
gelmek üzere, "sevk eden," ibaresi eklenmiştir.







[82] 15/8/2017
tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 137 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sekiz
yıldan az olmamak üzere hapis ve” ibaresinden sonra gelmek üzere “bin günden”
ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun
132 nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[83] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı
Kanunun 67 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan
“iki yıldan beş” ibareleri “beş yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.







[84] 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı
KHK’nin 138 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ““on yıla kadar hapis”
ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bin günden onbin güne kadar adlî para”
ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun
133 üncü maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[85] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı
Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrası üçüncü fıkra, üçüncü
fıkrası ise ikinci fıkra olarak değiştirilmiştir.







[86] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 68 inci
maddesiyle bu maddenin başlığı “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde
satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[87] 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 17 nci
maddesiyle, bu fıkraya “makamlara” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya sağlık
kuruluşlarına” ibaresi eklenmiştir.







[88] 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesiyle, bu maddede yer alan “kimse,” ibaresinden sonra gelmek üzere “bu
nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması
hâlinde,” ibaresi eklenmiştir.







[89] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle,
birinci fıkrada yer alan “iki yıldan altı yıla” ibaresi “dört yıldan sekiz
yıla” ve ikinci fıkrada yer alan “bir yıldan üç yıla” ibaresi “iki yıldan dört
yıla” şeklinde değiştirilmiştir.







[90] 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunun 20 nci
maddesiyle bu maddenin birinci
fıkrasında yer alan “dört yıldan sekiz yıla” ibaresi “beş yıldan on yıla”,
ikinci fıkrasında yer alan “dört yıla” ibaresi “beş yıla”, üçüncü fıkrasında
yer alan “dörtte birinden yarısına kadar” ibaresi “yarısı oranında” şeklinde
değiştirilmiştir.


 







[91] 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “veya amacının” ibaresi “cebir, şiddet veya
tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı
teşvik edecek şekilde” şeklinde değiştirilmiştir.







[92] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle
bu fıkrada geçen "örgüte üye olan" ibaresinden sonra gelmek üzere,
"ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek
ve isteyerek yardım eden" ibaresi eklenmiştir.







[93] 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “çocukları” ibaresi “çocukları, temsili çocuk
görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri” şeklinde değiştirilmiştir.







[94] 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
bu fıkrada yer alan “tedavi veya terapiye tabi tutulur.” ibaresi, "tedaviye
veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir." şeklinde değiştirilmiştir.







[95] 15/8/2017 tarihli ve 694 sayılı KHK’nin 139 uncu
maddesiyle, bu maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere (3), (4) numaralı
fıkralar eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiş, daha sonra
bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7078 sayılı Kanunun 134 üncü maddesiyle aynen kabul
edilerek kanunlaşmıştır.







[96] 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir yıla kadar hapis ve” ibaresi “bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere” şeklinde
değiştirilmiştir.







[97] 23/6/2022 tarihli ve 7413 sayılı Kanunun 19 uncu
maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “üç aydan iki yıla” ibaresi
“bir yıldan üç yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üçte biri” ibaresi “yarısı” ve
üçüncü fıkrasında yer alan “sekizde bir” ibaresi “yarısı” şeklinde değiştirilmiştir.







[98] 23/6/2022 tarihli ve 7413 sayılı Kanunun 20 nci
maddesiyle bu maddede yer alan “altı aydan iki yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla”
şeklinde değiştirilmiştir.







[99] 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “beş yıla kadar hapis ve” ibaresi “altı yıla
kadar hapis ve beşyüz günden” şeklinde değiştirilmiştir.







[100] 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ve” ibaresi “veya” şeklinde değiştirilmiştir.







[101] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 89 uncu
maddesiyle bu madde başlığı “Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” iken,
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[102] 8/12/2010 tarihli ve 6086 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “kazanç” ibareleri
“menfaat”, birinci fıkrasında yer alan “bir yıldan üç yıla kadar” ibaresi “altı
aydan iki yıla kadar”, ikinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla kadar” ibaresi
“üç aydan bir yıla kadar” ve üçüncü fıkrasında yer alan “birinci fıkra hükmüne
göre” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para
cezası ile” şeklinde değiştirilmiştir.







[103] Anayasa Mahkemesi’nin 10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/14,
K.: 2013/56 sayılı Kararı ile bu fıkranın “…süreli hapis cezasına mahkûmiyeti
halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına…” ibaresi iptal
edilmiştir.







[104] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesiyle bu fıkrada geçen "bu kişiye" ibaresi "başkasına"
olarak değiştirilmiştir.







[105] Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve
E:2014/116, K:2015/4 sayılı Kararı ile bu bentte yer alan “…süreli hapis
cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis
cezasına…” ibaresi iptal edilmiştir.







[106] 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Kanunun 41 inci maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “bir yıldan üç yıla” ibaresi “üç yıldan yedi yıla” şeklinde
değiştirilmiştir.







[107] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 90 ıncı
maddesiyle bu madde başlığı “Yargı görevi yapanı etkileme” iken metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[108] 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 69 uncu
maddesiyle bu fıkrada yer alan “veya yapılmakta olan bir soruşturmada,” ve “şüpheli
veya” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.







[109] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle
bu fıkrada yer alan “özürlü” ibaresi “engelli” olarak değiştirilmiştir.







[110] 26/6/2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanunun 5 inci
maddesiyle birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra eklenmiş ve diğer
fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.







[111] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 156 ncı
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “tüzüklerde” ibaresi “yönetmeliklerde” şeklinde
değiştirilmiştir.







[112] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 34 üncü
maddesiyle bu fıkrada yer alan "Gözaltına alınan," ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.







[113] 30/4/2008 tarihli ve 5759 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle bu madde başlığı “Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını
aşağılama” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[114] 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle
bu maddenin başlığı “Temel milli yararlara karşı hareket” iken, metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[115] 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle bu maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere fıkra eklenmiş ve
diğer fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.







[116] 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1
inci maddesiyle bu bentte yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi, "1 Haziran
2005“ şeklinde değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?