Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu

Mülga mevzuatNo: 2822Resmî Gazete: 07.05.1983 / 18040

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

18/10/2012
tarihli ve 6356 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılan 2822
sayılı Kanunun tam metni:


 


       TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ, GREV VE LOKAVT KANUNU (1)



 


                   Kanun
Numarası : 2822


                   Kabul
Tarihi        : 5/5/1983


                   Yayımlandığı
R.Gazete   : Tarih : 7/5/1983   Sayı : 18040


                   Yayımlandığı
Düstur      : Tertip : 5   Cilt : 22   Sayfa : 334


                                                                              *



                                                                            *
*


                         Bu Kanun ile ilgili tüzükler
için, "Tüzükler Külliyatı"nın kanunlara


                                            göre
düzenlenen nümerik fihristine bakınız.


                                                                              *



                                                                            *
*


                                                                 BİRİNCİ
KISIM


                                                               Toplu
İş Sözleşmesi


                                                               BİRİNCİ
BÖLÜM


                                                                 Genel
Hükümler


             Amaç:


             Madde
1 – Bu Kanunun amacı, işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik
ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek üzere, toplu iş
sözleşmesi yapmalarının, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerinin ve
grev ve lokavtın esaslarını ve usullerini tespit etmektir.


             Toplu iş sözleşmesinin
tanımı ve muhtevası:


             Madde
2 – Toplu iş sözleşmesi, hizmet akdinin yapılması, muhtevası ve sona ermesi
ile ilgili hususları düzenlemek üzere işçi sendikası ile işveren sendikası veya
sendika üyesi olmayan işveren arasında yapılan sözleşmedir.


             Toplu
iş sözleşmeleri, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, sözleşmenin
uygulanmasını ve denetimini, uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları
düzenleyen hükümleri de ihtiva edebilir.


             Toplu iş sözleşmesinin
kapsamı ve düzeyi:


             Madde
3 – Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini
kapsayabilir.


 


 


——————————


(1)  3/6/1986
tarih ve 3229 sayılı Kanunla bu Kanuna eklenen ve teselsül sebebiyle Ek Madde 1
olarak numaralandırılan madde hükmüyle kanunda geçen "Çalışma Bakanlığı
deyimi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı,Bölge Çalışma Müdürlüğü"de
"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü" olarak
değiştirilmiştir.





5770


 


             (Değişik
: 3/6/1986 - 3299/1 md.) Bir
gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda
birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi
yapılabilir. Bu Kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi
denir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı
tüzelkişiliğe sahip olsalar dahi, bu kurum ve kuruluşlar için tek bir işletme
toplu iş sözleşmesi yapılır.


             İşletme
toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup
olmadıkları hakkında çıkan uyuşmazlıklar işletme merkezinin bulunduğu yerdeki
iş davalarına bakmakla görevli mahkemede onbeş gün içinde karara bağlanır.
Kararın temyizi halinde Yargıtayca onbeş gün içinde kesin karar verilir.


             Bir
işyerinde aynı dönem için birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve
uygulanamaz.


             Şekli:


             Madde
4 – Toplu iş sözleşmesi yazılı olarak yapılmadıkça geçerli değildir.


             Toplu iş sözleşmesine
konulamayacak hükümler:


             Madde
5 – Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel
asayişe genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç
sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici
hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.


             Toplu iş sözleşmesinin
hükmü:


             Madde
6 – Toplu iş sözleşmesinde aksi belirtilmedikçe hizmet akitleri toplu iş
sözleşmesine aykırı olamaz. Hizmet akitlerinin toplu iş sözleşmesine aykırı
hükümlerinin yerini toplu iş sözleşmesindeki hükümler alır. Hizmet akdinde
düzenlenmeyen hususlarda toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır.


             Toplu
iş sözleşmesinde hizmet akitlerine aykırı hükümlerin bulunması halinde hizmet
akdinin işçi lehindeki hükümleri geçerlidir.


             Her
ne sebeple olursa olsun sona eren toplu iş sözleşmesinin hizmet akdine ilişkin
hükümleri yenisi yürürlüğe girinceye kadar hizmet akdi hükmü olarak devam eder.



             Toplu iş
sözleşmelerinin süresi ve bitimi:


             Madde
7 – Toplu iş sözleşmeleri, bir yıldan az ve üç yıldan uzun süreli olamaz.
Toplu iş sözleşmesinin süresi, sözleşmenin imzalanmasından sonra taraflarca
uzatılamaz, kısaltılamaz ve sözleşme süresinden önce sona erdirilemez.


             Faaliyetleri
bir yıldan az süren işlerde uygulanmak üzere, toplu iş sözleşmelerinin süresi
bir yıldan az olabilir. Şu kadarki işin bitmemesi halinde bu sözleşmeler bir
yılın sonuna kadar uygulanır.


             Toplu
iş sözleşmesi süresinin bitmesinden önceki yüzyirmi gün içinde, yeni sözleşme
için yetki işlemlerine başlanabilir. Ancak, yapılacak toplu iş sözleşmesi,
önceki sözleşme sona ermedikçe yürürlüğe giremez.


             Tarafların durumunda
değişiklik:


             Madde
8 – Toplu iş sözleşmesine taraf olan sendikanın feshi veya infisahı yahut
faaliyetten menedilmiş olması veyahut yetkiyi kaybetmiş olması veya toplu iş
sözleşmesinin uygulandığı işyerlerinde işverenin değişmesi toplu iş
sözleşmesini sona erdirmez.





5771


 


             Taraf sendika
üyeliğinden ayrılma, çıkarılma veya üye olmamanın sonuçları:


             Madde
9 – Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanırlar.


             Toplu
iş sözleşmesinin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden,
imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca
işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar.


             Toplu
iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar,sonradan
işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye
bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden
yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma
aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz.
Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep
tarihinden geçerlidir.


             Dayanışma
aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.


             Faaliyeti
durdurulmuş sendikalara dayanışma aidatı ödenmez.


             İşverenin toplu iş
sözleşmesiyle bağlılığı:


             Madde
10 – Toplu iş sözleşmesine taraf olan işveren sendikasının toplu görüşmeye
çağrı tarihinde üyesi bulunan işverenin o sendika ile ilgisinin daha sonra
herhangi bir suretle kesilmesi halinde dahi, söz konusu işveren, o çağrı ile
bağlı kalır.


             Sözleşmenin
imzalanması tarihinde taraf işveren sendikasının üyesi olan işverenin o sendika
ile ilgisinin daha sonra herhangi bir suretle kesilmesi halinde dahi, söz
konusu işveren o sözleşme ile bağlı kalır.


             Teşmil:


             Madde
11 – Bir toplu iş sözleşmesi, üyelerinin sayısı bağlı olduğu işkolunda
çalışan işçilerin en az yüzde onunu temsil eden işçi sendikalarından en çok
üyeye sahip olan sendikanın yapmış olduğu bir toplu iş sözleşmesini Bakanlar
Kurulu, o işkolunda işçi veya işveren sendikaları veya ilgili işverenlerden
birinin veya Çalışma Bakanının talebi üzerine, Yüksek Hakem Kurulunun görüşünü
aldıktan sonra tamamen veya kısmen veya zorunlu değişiklikleri yaparak o işkolunun
toplu iş sözleşmesi bulunmayan diğer işyerlerine veya bir kısmına teşmil
edebilir. Teşmil kararnamesinde kararın gerekçesi açıklanır.


             Yüksek
Hakem Kurulu istişari mütalaasını en çok otuz gün içinde verir.


             Teşmil
edilen toplu iş sözleşmesinin sona ermesi ile teşmil kararı da ortadan kalkmış
olur.


             Bakanlar
Kurulu, teşmil kararnamesini gerekli gördüğü zaman gerekçesini de açıklayarak
yürürlükten kaldırabilir.


             Toplu
iş sözleşmesinin, tarafların hak ve borçlarını düzenleyen hükümleri ile özel
hakeme başvurma hakkındaki hükümleri teşmil edilemez.


             (Ek
: 27/5/1988 – 3451/1 md.) Yetki için başvurulduktan sonra yetki sorunu
çözülünceye kadar veya bu belgeyi aldıktan sonra yetki devam ettiği sürece
yetki kapsamına giren işyerleri için teşmil kararı alınamaz.


                                                                 İKİNCİ
BÖLÜM


                                                    Toplu
İş Sözleşmesinin Yapılması


                   Yetki:


                   Madde 12 – Kurulu
bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunun (tarım ve ormancılık,
avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) üyesi bulunduğu işçi sendikası, toplu iş
sözleşmesinin kapsamına girecek işyeri  veya  işyerlerinin her birinde çalışan
işçilerin yarıdan fazlasının kendi üyesi
bulunması halinde bu işyeri  veya  işyerleri için  toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.





5772


 


İşletme
sözleşmeleri için işyerleri bir bütün olarak nazara alınır ve yarıdan fazla
çoğunluk buna göre hesaplanır.


             Bir
işveren sendikası, üyesi işverenlere ait işyerleri, sendika üyesi olmayan bir
işveren ise kendi işyeri veya işyerleri için toplu iş sözleşmesi yapmaya
yetkilidir.


             (Değişik
: 3/6/1986 - 3299/2 md.) Bir işkolunda çalışan işçilerin yüzde onunun
tespitinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca her yıl Ocak ve Temmuz
aylarında yayımlanacak istatistikler esas alınır. Bu istatistiklerde
belirtilecek işkolundaki bütün işçi sayısı ile bu işkolundaki sendikalara
mensup üye sayısı toplu sözleşme ve diğer işlemler için istatistik
yayımlanıncaya kadar geçerlidir. Yetki belgesi almak üzere müracaat eden veya
yetki belgesi alan işçi sendikasının yetkisini daha sonra yayımlanacak
istatistikler etkilemez. (Ek cümle : 18/2/2009 - 5838/6 md.; Değişik son
cümle: 28/1/2010-5951/4 md.) Bakanlık;
yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde, 1/8/2010
tarihinden itibaren kendisine gönderilen üyelik ve istifa bildirimleri ile Sosyal
Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alır. Bu tarihe kadar
Bakanlıkça yayımlanmış bulunan en son işçi ve üye istatistikleri geçerlidir.


             (Değişik
: 3/6/1986 - 3299/2 md.) Yayımından itibaren 15 gün içinde itiraz edilmeyen
istatistikler kesinleşir. Ancak, istatistiğin gerçeğe uymadığı gerekçesiyle bu
süre içinde Ankara İş Mahkemesine başvurulabilir. Mahkeme bu itirazı 15 gün
içinde sonuçlandırır. Mahkemece verilen karar ilgililerce veya Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığınca temyiz edilebilir. Yargıtayca bu temyiz talebi 15
gün içinde kesin karara bağlanır.


             Yetki tespiti için
işçi sendikasının başvurusu:


             Madde
13 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 - 3451/2 md.) Bir toplu iş
sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığına yazıyla başvurarak kurulu bulunduğu işkolunda üye sayısı itibariyle
yüzde on (tarım ve ormancılık, avcılık ve balıkçılık işkolu hariç) oranını
sağladığının belirlenmesini ve sözleşmenin kapsamına girecek işyeri veya
işyerlerinde başvuru tarihinde çalışan işçiler ile üyelerinin sayısının
tespitini ister. İşçi sendikası kendisinde bulunan üyelik fişlerini Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığına yetki için başvurduğu tarihten itibaren üç işgünü
içinde işverene vermek zorundadır.


             Çalışma
Bakanlığı, kayıtlarına göre sendikanın çoğunluğu haiz olması halinde, toplu iş
sözleşmesi yapma başvurusunu işyerindeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda
kurulu işçi sendikalarıyla taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi
olmayan işverene başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde
başvuru tarihindeki kayıtlara göre bildirir. Çoğunluğu haiz olmadığının tespiti
halinde bu bilgiler sadece başvuran sendikaya aynı süre içinde bildirilir.


             İşveren sendikasının
veya işverenin başvurusu:


             Madde
14 – Bir toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işveren sendikası veya sendika
üyesi olmayan işveren Çalışma Bakanlığına yazıyla başvurarak yetkili işçi
sendikasının tespitini ister.


             Çalışma
Bakanlığı; tespit edilen yetkili işçi sendikasının isim ve adresini,
işkolundaki ve o işyerindeki işçi sayısı ile, bu sendikanın işkolunda ve o
işyerindeki üye sayısını, işkolunda kurulu işçi sendikalarına ve talepte
bulunan işveren sendikasına veya sendika üyesi olmayan ilgili işverene
başvurunun alındığı tarihten itibaren altı işgünü içinde bildirir. Yetkili
sendika bulunmaması halinde durum altı işgünü içinde sadece başvuruda bulunan
işveren sendikasına veya sendika üyesi olmayan işverene bildirilir.


             İşçilerin
ve sendika üyelerinin tespit edilmesinde 12 ve 13 üncü maddede öngörülen
esaslar uygulanır.


             Yetki itirazı:


             Madde
15 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 -
3451/3 md.) Kendilerine 13 ve 14
üncü maddeler uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren 
sendikaları veya sendika üyesi olmayan
işveren, taraflardan  birinin  veya  her ikisinin gerekli yetkiyi haiz olma-





5773


 


dıkları
veya kendisinin çoğunluğu bulunduğu yolundaki itirazını sebeplerini de
göstererek yazının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren altı iş günü içinde
işyerinin bağlı olduğu bölge müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına
bakmakla görevli mahkemeye yapabilir. Toplu iş sözleşmesi birden fazla bölge
müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsadığı hallerde itiraz Ankara'
daki iş mahkemesine yapılır. İşletme toplu iş sözleşmesi için itiraz, işletme
merkezinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesine yapılır. İtiraz dilekçesi Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına veya ilgili Bölge Müdürlüğüne kayıt
ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan
işçilerin yüzde onunu temsil edemeyen sendika yetki itirazında bulunamaz.


             İşçi
ve üye sayılarının tespitinde maddi hata iddiasıyla süreye ilişkin itirazları
mahkeme altı işgünü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar.
Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme duruşma yaparak karar verir. Duruşma
sonunda verilecek karar temyiz edildiği takdirde Yargıtayca onbeş gün içinde
kesin karara bağlanır.


             Mahkemeye
itirazın yapılması, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.


             Yetki belgesi:


             Madde
16 – Tespit yazısına bu Kanunda öngörülen süre içinde itiraz edilmemişse
sürenin bitişini takibeden altı işgünü içinde veya yapılan itiraz reddedilmişse
mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren altı işgünü içinde ilgili
sendikaya Çalışma Bakanlığınca bir yetki belgesi verilir.


             (Değişik
: 3/6/1986 - 3299/4 md.) Yetki belgesi alınmadan yapılan bir toplu iş
sözleşmesinde taraflardan birinin veya ikisinin yetkili olmadığı ve bu sebeple
sözleşmenin hükümsüzlüğü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca durumun
tespitinden itibaren 45 gün içinde ilgililerce veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığınca dava yolu ile ileri sürülebilir.


             Hükümsüzlük
konusundaki dava, işyerinin bağlı olduğu bölge çalışma müdürlüğünün bulunduğu
mahaldeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemede açılır. Toplu iş sözleşmesi
birden fazla bölge çalışma müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini
kapsıyor ise davanın Ankara iş mahkemesinde açılması gerekir.


             Bu
davada hakim, talep üzerine, gerekli görürse toplu iş sözleşmesinin
uygulanmasını dava sonuna kadar durdurabilir.


             Toplu görüşmeye çağrı:


             Madde
17 – Tespit yazısını alan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan
işveren veya yetki belgesini alan işçi sendikası, tespit yazısını veya yetki
belgesini aldığı tarihten itibaren onbeş gün içinde karşı tarafı toplu
görüşmeye çağırır. Çağrı tarihi derhal görevli makama bildirilir.


             Bu
süre içinde çağrı yapılmazsa, yetki belgesinin hükmü kalmaz.


             (Değişik
: 3/6/1986 - 3299/5 md.) Toplu görüşme çağrısına, çağrıyı yapan taraf toplu
görüşmede ileri süreceği tekliflerin bütününü eklemek zorundadır. Ancak,
tarafların toplu görüşme gereği ileri sürecekleri tekliflerde değişiklik yapma
hakları saklıdır.


             Görevli makam:


             Madde
18 – Bu Kanun bakımından görevli makam, işyeri toplu iş sözleşmesi için
işyerinin bağlı olduğu işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin
bulunduğu bölge çalışma müdürlüğü, birden fazla bölge çalışma müdürlüğünün
yetki alanı alanına giren işyerlerini kapsayacak toplu iş sözleşmesi için ise
Çalışma Bakanlığıdır.





5774


 


             Toplu görüşmenin
başlaması:


             Madde
19 – Çağrının karşı tarafa tebliği tarihinden itibaren altı işgünü içinde
taraflar toplu görüşmenin yer,gün ve saatini aralarında anlaşarak tespit
ederler ve bunu görevli makama yazı ile bildirirler.


             Toplantı
yer, gün ve saati bakımından taraflar arasında bir anlaşmaya varılamazsa, taraflardan
birinin üç işgünü içinde başvurması üzerine görevli makamca toplantı yeri, günü
ve saati başvurma tarihinden başlayarak altı işgünü içinde tespit edilir ve
taraflara bildirilir.


             Çağrı
tarihinden itibaren otuz gün içinde yukarıdaki fıkralar uyarınca toplu
görüşmeye çağrıyı yapan taraf gelmez ve toplu görüşmeye başlanmazsa çağrıyı
yapan tarafın yetkisi düşer.


             Toplu iş sözleşmesinin
imzalanması ve tevdi edilmesi:


             Madde
20 – Toplu görüşmenin sonunda bir anlaşmaya varılırsa, beş nüsha olarak
düzenlenecek olan toplu iş sözleşmesi taraf temsilcilerince imzalanır.
Sözleşmenin birer nüshasını taraflar alırlar. Üç nüsha da, toplu görüşme için
çağrıyı yapmış olan tarafça görevli makama imza gününden başlayarak altı işgünü
içinde tevdi edilir.


             Bölge
çalışma müdürlükleri kendilerine tevdi edilen toplu iş sözleşmelerinin iki
nüshasını Çalışma Bakanlığına gönderirler. Çalışma Bakanlığı da toplu iş
sözleşmelerinin birer nüshasını Devlet İstatistik Enstitüsüne gönderir.


                                                              ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


                                                        Uyuşmazlık
ve Arabuluculuk


             Uyuşmazlığın tespiti:


             Madde
21 – (Değişik birinci fıkra : 3/6/1986 - 3299/6 md.) Toplu görüşme için
tespit edilen yer, gün ve saatte taraflardan biri toplantıya gelmezse veya
toplantıya geldiği halde görüşmeye başlamazsa ya da toplu görüşmeye
başlandıktan sonra taraflardan biri toplantıya devam etmezse, toplantıya gelen
taraf, durumu görevli makama altı iş günü içerisinde yazı ile bildirir.


             Toplu
görüşmenin başlamasından itibaren altmış gün içinde taraflar anlaşamadıklarını
bir tutanak ile tespit ederlerse veya toplu görüşmenin başlamasından itibaren
altmışıncı günün sonunda anlaşmaya varamamışlarsa, taraflardan biri durumu
görevli makama yazıyla bildirir.


             Madde
22 – (Değişik : 3/6/1986 - 3299/7 md.)


             (Ek
: 27/5/1988 - 3451/4. md.) 21 inci maddenin birinci fıkrasına göre
düzenlenen yazıyı alan makam, yazıyı düzenleyen tarafın talebini gözönüne
alarak otuz veya altmış günün geçmesini beklemeksizin aşağıdaki hükümler uyarınca
arabulucuk işlemlerini başlatır.


             Toplu
görüşmenin başladığı tarihten itibaren otuz gün geçmesine rağmen anlaşma
sağlanamamışsa, taraflardan her biri görüşmelere 59 uncu maddeye göre
düzenlenen resmi listeden bir arabulucunun katılmasını görevli makamdan
isteyebilir. Başvuruyu alan görevli makam arabulucu tayini için tarafları altı
iş günü içinde toplantıya çağırır Taraflardan biri bu toplantıya katılmazsa
veya toplantıda arabulucu tayini hususunda aralarında anlaşma sağlanamazsa,
görevli makam, resmi listeden bir arabulucuyu taraflardan en az birinin
huzurunda ad çekmek suretiyle tespit eder. Arabulucu tayini yoluna gidilmiş ve
anlaşma sağlanamamışsa, uyuşmazlığın tespiti bakımından altmış günlük sürenin
geçmesi beklenilmez ve ayrıca resmi arabulucu tayin edilmez. Bu takdirde arabulucunun
düzenleyip görevli makama tevdi edeceği tutanak, 23 üncü maddede belirtilen
resmi arabulucu tutanağı mahiyetindedir.





5775


 


             Birinci
fıkraya göre arabulucu tayini yoluna gidilmemiş ve toplu görüşmenin başladığı
tarihten itibaren altmış gün geçmesine rağmen anlaşma sağlanamamışsa, görevli
makam başvuru üzerine veya re'sen altı işgünü içinde 15 inci maddede öngörülen
mahkemeye başvurmak suretiyle resmi listeden bir arabulucunun tayinini talep
eder.


             Resmi
arabulucunun görevi mahkemece kendisine yapılacak duyurudan itibaren başlar.


             Arabuluculuk görevi:


             Madde
23 – 22 nci maddenin ikinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk görevi onbeş
gün sürer. Bu süre tarafların anlaşması ile ençok altı işgünü uzatılabilir ve
görevli makama bildirilir.


             Arabulucu,
tarafların anlaşmaya varması için her türlü çabayı harcar ve ilgililere önerilerde
bulunur.


             Arabulucu
tarafların anlaşmasını sağlarsa,20 nci madde hükümleri uygulanır.


             Arabuluculuk
süresinin sonunda anlaşma olmamışsa, arabulucu,üç işgünü içinde uyuşmazlığı
belirleyen bir tutanak düzenler ve bu tutanağa uyuşmazlığın sona erdirilmesi
için gerekli gördüğü tavsiyeleri de ekleyerek görevli makama tevdi eder.
Görevli makam bu tutanağı en geç altı işgünü içinde taraflara tebliğ eder.


             Tutanaklar ve sicil:


             Madde
24 – Bu Kanun gereğince bölge çalışma müdürlüğüne gönderilen tutanak ve
yazılar alındığı tarihten başlayarak üç işgünü içinde Çalışma Bakanlığına
gönderilir. Bir nüshası da dosyasında saklanır.


             Çalışma
Bakanlığı, toplu iş sözleşmeleri için bir sicil tutar. Toplu iş sözleşmesinin
metni üzerinde anlaşmazlık çıktığı takdirde, esas, bu sicilde saklanan
metindir. Bu sicilin nasıl tutulacağı Çalışma Bakanlığınca çıkartılacak bir
yönetmelikte belirtilir.


                                                                  İKİNCİ
KISIM


                                                                   Grev
ve Lokavt


                                                               BİRİNCİ
BÖLÜM


                                                              Tanımı
ve Unsurları


             Grevin tanımı:


             Madde
25 – İşçilerin, topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak
veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak
veyahut bir kuruluşun aynı amaçla topluca çalışmamaları için verdiği karara
uyarak işi bırakmalarına grev denilir.


             Toplu
iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin
iktisadi ve sosyal durumlarıyla çalışma şartlarını korumak veya düzeltmek
amacıyla bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılan greve kanuni grev denilir.


             Kanuni
grev için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan greve kanun dışı grev denilir.
Siyasi amaçlı grev, genel grev ve dayanışma grevi kanun dışı grevdir. İşyeri
işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler hakkında kanun dışı
grevin müeyyideleri uygulanır.


             Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli
güvenliğe aykırı amaçla grev yapılamaz.





5776


 


             Lokavtın tanımı:


             Madde
26 – İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına sebep olacak tarzda, işveren
veya işveren vekili tarafından kendi teşebbüsü ile veya bir işveren kuruluşunun
verdiği karara uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılmasına lokavt
denilir.


             Toplu
iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması ve işçi sendikası
tarafından grev kararı alınması halinde bu Kanun hükümlerine uygun olarak
yapılan lokavta kanuni lokavt denilir.


             Kanuni
lokavt için aranan şartlar gerçekleşmeden yapılan lokavta kanun dışı lokavt denilir.
Siyasi amaçlı lokavt, genel lokavt ve dayanışma lokavtı kanun dışı lokavttır.


             Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli
güvenliğe aykırı amaçla lokavt yapılamaz.


             Kanuni grev ve kanuni
lokavt kararı:


             Madde
27 – Bir veya birden çok işyerinde veya bir işletmede, bu yerlere ilişkin
21 inci maddedeki uyuşmazlığın çözülemediğini 23 üncü madde uyarınca belirten
tutanağın tebliğinden itibaren altı işgünü geçmeden grev kararı alınamaz.


             Birinci
fıkrada öngörülen sürenin geçmesinden sonra kanuni grev kararı altı işgünü
içinde uyuşmazlığın tarafı işçi sendikasınca alınabilir. Bu süre içinde grev
kararı alınmazsa veya grev yasaklarında Yüksek Hakem Kuruluna başvurulmazsa
yetki belgesinin hükmü kalmaz.


             Uyuşmazlığın
tarafı olan işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren, işçi sendikasının
almış olduğu grev kararının kendisine tebliğinden itibaren altı işgünü içinde
lokavt kararı alabilir. Grev kararı uyuşmazlığın kapsamındaki işyerlerinin bir
kısmı için alınmış olsa dahi lokavt kararı o uyuşmazlığın kapsamındaki başka
işyerleri için de alınabilir.


             Grev ve lokavt
kararlarının tebliği:


             Madde
28 – 27 nci madde uyarınca alınan grev ve lokavt kararları, karar
tarihinden itibaren altı işgünü içinde karşı tarafa tebliğ edilmek üzere notere
ve kararın birer örneği görevli makama tevdi edilir. Grev ve lokavt kararı
işyerinde veya işyerlerinde kararı alan tarafca derhal ilan edilir.


 


                                                                 İKİNCİ
BÖLÜM


                                                 Grev
ve Lokavt Yasakları ve Erteleme


             Yasağın bulunduğu
işler:


             Madde
29 – Aşağıdaki işlerde grev ve lokavt yapılamaz:


             1.
Can ve mal kurtarma işlerinde,


             2.
Cenaze ve tekfin işlerinde,


             3.
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/5. md.) Su, elektrik, havagazı, termik
santrallarını besleyen linyit üretimi, tabii gaz ve petrol sondajı, üretimi,
tasfiyesi, dağıtımı, üretimi nafta veya tabii gazdan başlayan petrokimya
işlerinde,


             4.
Banka ve noterlik hizmetlerinde,


             5.
(Değişik : 27/5/1988 - 3451/5.md.) Kamu kuruluşlarınca yürütülen
itfaiye, sehiriçi deniz, kara ve demiryolu ve diğer raylı toplu yolcu ulaştırma
hizmetlerinde.


6. (Ek: 31/5/2012-6321/1 md.)
Havacılık hizmetlerinde.


             Yasağın bulunduğu
yerler:


             Madde
30 – Aşağıdaki işyerlerinde grev ve lokavt yapılamaz:


             1.
İlaç imal eden işyerleri hariç olmak üzere, aşı ve serum imal eden müesseselerle,hastane,
klinik, sanatoryum prevantoryum, dispanser ve eczane gibi sağlıkla ilgili
işyerlerinde,





5777


 


             2.
Eğitim ve öğretim kurumlarında, çocuk bakım yerlerinde ve huzurevlerinde,


             3.
Mezarlıklarda,


             4.
Milli Savunma Bakanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca
doğrudan işletilen işyerlerinde.


             Geçici yasaklar:


             Madde
31 – Savaş halinde, genel veya kısmi seferberlik süresince grev ve lokavt
yapılamaz. Yangın, su baskını, toprak veya çığ kayması veya depremlerin
sebebiyet verdiği ve genel hayatı felce uğratan felaket hallerinde Bakanlar
Kurulu, bu hallerin vuku bulduğu yerlere inhisar etmek ve bu hallerin devamı
süresince yürürlükte kalmak üzere, gerekli gördüğü işyerleri veya işkollarında
grev ve lokavtın yasak edildiğine dair karar alabilir. Yasağın kaldırılması da
aynı usule tabidir.


             (İkinci
fıkra mülga: 27/5/1988 - 3451/11. md.)


             Başladığı
yolculuğu yurt içindeki varış mahallerinde bitirmemiş deniz, hava ve kara ulaştırma
araçlarında grev ve lokavt yapılamaz.


             Yasaklarda Yüksek
Hakem Kuruluna başvurma:


             Madde
32 – (Birinci fıkra mülga : 27/5/1988 - 3451/11. md.)


             Grev
ve lokavtın yasak olduğu işler ile yerlerdeki uyuşmazlıklarda, taraflardan biri
23 üncü maddede belirtilen tutanağın alınmasından veya geçici grev ve lokavt
yasağının altı ayı doldurmasından itibaren altı işgünü içinde Yüksek Hakem
Kuruluna başvurabilir.


             Grev ve lokavtın
ertelenmesi:


             Madde
33 – Karar verilmiş veya başlanmış olan kanuni bir grev veya lokavt genel
sağlığı veya milli güvenliği bozucu nitelikte ise Bakanlar Kurulu bu
uyuşmazlıkta grev ve lokavtı bir kararname ile altmış gün süre ile
erteleyebilir. Erteleme süresi, kararnamenin yayımı tarihinde işlemeye başlar.


             Bakanlar
Kurulunun erteleme kararları aleyhine Danıştayda iptal davası açılabilir ve
yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenebilir. Olağanüstü halin ilan
edildiği bölgelerde grev ve lokavt ertelenmesi kararlarına ilişkin davalarda
yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.


             Erteleme döneminde
uyuşmazlığın çözümü:


             Madde
34 – Erteleme kararnamesinin yürürlüğe girmesi üzerine, Çalışma Bakanı
bizzat ve resmi arabulucu listesinden seçeceği bir arabulucu yardımı ile
uyuşmazlığın çözümü için erteleme süresince her türlü gayreti gösterir.


             Erteleme
süresi içinde taraflar aralarında anlaşarak uyuşmazlığı özel hakeme de intikal
ettirebilirler.


             Erteleme
süresinin sona erdiği tarihte taraflar anlaşamamış veya uyuşmazlığı özel hakeme
de intikal ettirmemişlerse, Çalışma Bakanı uyuşmazlığın çözümü için Yüksek
Hakem Kuruluna başvurur.





5778


 


             Grev oylaması:


             Madde
35 – Kanuni bir grevin bir işyerinde uygulanabilmesi için oylama
yapılmasını, grev kararının ilan edildiği tarihte o işyerinde çalışan işçilerin
en az dörtte biri, grev kararının işyerinde ilan edilmesinden başlayarak altı
işgünü içinde yazılı olarak isterse, o işyerinde grev oylaması yapılır. Grev
oylaması talebi mahallin en büyük mülki amirine yapılır.


             Grev
oylaması bu konudaki talebin yapılmasından başlayarak altı işgünü içinde ve işyerinde,
iş saatleri dışında en büyük mülki amirin tespit edeceği gün ve zamanda ve onun
veya görevlendireceği memurun gözetimi altında,gizli oy açık tasnif esasına
göre yapılır.


             Grev
oylamasında, grev ilanının yapıldığı tarihte işyerinde çalışan işçilerin salt
çoğunluğu grevin uygulanmamasına karar verirse o işyerinde grev uygulanamaz.


             Grev oylamasının
sonucu:


             Madde
36 – Grev oylamasının sonucu dört nüsha olarak düzenlenecek bir tutanakta
belirtilir. Bu tutanağın bir nüshası işverene, bir nüshası greve karar vermiş
olan işçi sendikasına, bir nüshası bölge çalışma müdürlüğüne gönderilir;
dördüncü nüshası da mahallin en büyük mülki amirliğinde saklanır.


             Oylamaya
itirazlar oylama gününden başlayarak üç işgünü içinde iş davalarına bakmakla
görevli mahalli mahkemeye yapılır. İtiraz mahkemece üç işgünü içinde kesin
olarak karara bağlanır.


             Grev
oylaması sonucunda işçiler grevin uygulanmamasına karar verirlerse ve uyuşmazlıkta
taraf olan işçi sendikası, oylama sonucunun kesinleşmesinden itibaren onbeş gün
içinde karşı tarafla anlaşmaya varamazsa veya Yüksek Hakem Kuruluna
başvurmazsa, yetki belgesinin hükmü kalmaz.


             İşletme
sözleşmesi yapılmasına ilişkin uyuşmazlıkta grev oylaması talebi işletmenin her
bir işyerinin bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğine yapılır. Grev
oylaması isteyen işçilerin sayısının yeterli orana ulaşıp ulaşmadıklarının
tespiti ile grev oylamasının kesinleşen sonuçları işletmenin merkezinin
bulunduğu mahallin en büyük mülki amirliğinde toplanır ve toplu sonuç orada
belirlenir.


             Grev ve lokavtın
başlaması:


             Madde
37 – Grev ve lokavt kararı, karşı tarafa tebliğinden itibaren altmış gün
içinde ve karşı tarafa noter aracılığı ile altı işgünü önce bildirilecek
tarihte uygulamaya konabilir.


             Karşı
tarafa tebliğ edilmek üzere süresi içinde notere ve görevli makama tevdi
edilmeyen grev ve lokavt kararları uygulanamaz. Bildirilen günde başlamayan
grev hakkı veya lokavt düşer. Süresi içinde grev kararı uygulamaya konulmamışsa
ve alınmış bir lokavt kararı da yoksa veya lokavt da süresi içinde uygulanmaya
konulmamışsa yetki belgesinin hükmü kalmaz.


             Grev
oylaması yapılan hallerde altmış günlük süre oylamanın sonucunun
kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlar.


             Grev
ve lokavtın geçici olarak yasaklandığı hallerdeki uyuşmazlıklarda yasak sona
ererse veya sıkıyönetim komutanı durdurma kararını kaldırırsa veya grev ve
lokavtın ertelenmesi durumunda altmış günden önce karar kaldırılırsa veya iptal
edilirse grev ve lokavt yapabilmek için birinci fıkradaki usule uymak gerekir.


             Grev ve lokavtın
uygulanmasında işyerinden ayrılma zorunluluğu:


             Madde
38 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 - 3451/6. md.) Bir işyerinde grev
veya lokavtın uygulanmaya başlaması ile birlikte işçiler işyerinden ayrılmak
zorundadırlar.





5779


 


Greve
katılmayan veya katılmaktan vazgeçenlerin işyerinde çalışmaları, hiç bir
şekilde engellenemez. Greve katılan veya lokavta maruz kalan işçilerin,
işyerine giriş çıkışı engellemeleri veya işyeri önünde topluluk teşkil etmeleri
yasaktır.


             Greve
katılmayan veya katılmaktan vazgeçen işçileri çalıştırıp çalıştırmamakta
işveren serbesttir. Grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden, 39 uncu
maddeye göre zorunlu olarak çalışanlar dışında işyerinde çalışmış olanlar
aksine bir hüküm bulunmadıkça yararlanamazlar.


             (Değişik
: 27/5/1988 - 3451/6. md.) Çalışan işçilerin ürettiği ürünlerin satılmasına
ve işyeri için lüzumlu maddelerin, araç ve gereçlerin işyerine sokulmasına
engel olunamaz. Bu işlerin görülmesinde de 43 üncü madde hükümlerine uyulması
şarttır.


             Kanuni grev ve lokavta
katılamayacak işçi kadrosu:


             Madde
39 – Hiçbir surette üretim veya satışa yönelik olmamak kaydı ile niteliği
bakımından sürekli olmasında teknik zorunluluk bulunan işlerde faaliyetin
devamlılığını; işyeri güvenliğinin, makine ve demirbaş eşyasının, gereçlerinin,
hammadde, yarı mamul ve mamul maddelerin bozulmamasını; hayvan ve bitkilerin
korunmasını sağlayacak sayıda işçi kanuni grev ve lokavt sırasında çalışmaya,
işveren de bunları çalıştırmaya mecburdur.


             Grev
ve lokavt dışında kalacak işçilerin yedekler dahil niteliği ve sayısı işveren
veya işveren vekili tarafından toplu görüşmenin başlamasından itibaren altı
işgünü içinde işyerinde yazı ile ilan edilir ve bu ilanın bir örneği toplu
görüşmede taraf olan işçi sendikasına gönderilir. Bu ilandan itibaren altı
işgünü içinde işçi sendikası iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemeye
itirazda bulunmazsa ilan hükümleri kesinleşir. İtiraz halinde mahkeme altı
işgünü içinde karar verir. Bu karar kesindir.


             Grev
ve lokavta katılamayacak işçiler her ne sebeple olursa olsun kanuni süre içinde
tespit edilmemiş ise, işveren veya işçi sendikası çalışacak işçi sayısının
tespitini süre geçtikten sonra da bölge çalışma müdürlüğünden talep edebilir.
Bölge çalışma müdürlüğü bu tespiti en kısa zamanda yaparak taraflara tebliğ
eder. Gerekli hallerde bölge çalışma müdürlüğü bu tespiti resen yapabilir. Bu
tespite karşı taraflardan her biri iş davalarına bakmakla görevli mahalli mahkemeye
itiraz edebilir.


             İşletme
sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme işletmenin merkezine,
bölge çalışma müdürlüğü ise, her işyerinin bağlı bulunduğu bölgeye göre
belirlenir.


             Grev ve lokavta
katılmayacak işçilerin ismen belirlenmesi:


             Madde
40 – Grev ve lokavtın uygulanacağı dönemde hangi işçilerin işyerinde
çalışmaya devam edecekleri bölge çalışma müdürlüğünce grev ve lokavt kararının
müdürlüğe bildirilmesinden itibaren üç işgünü içinde resen tespit edilerek
ilgili işverene ve işçilere yazı ile bildirilir. O işyerinde çalışan ve toplu
görüşmede taraf olan işçi sendikasının ve şubesinin başkan veya yönetim kurulu
üyesi bulunan işçiler bu hükme tabi tutulamazlar.


             İşveren
39 uncu madde uyarınca belirlenen işlerin yerine getirilebilmesi için, grev ve
lokavta katılamayacak işçilerden herhangi bir nedenle çalışmayanların yerine
bölge çalışma müdürlüğünün yazılı izni ile yeni işçi alabilir.


             Grev hakkının ve
lokavtın teminatı:


             Madde
41 – Hizmet akitlerine, grev hakkı veya lokavttan vazgeçilmesine veya
bunların kısıtlanmasına dair konulacak hükümler geçersizdir.





5780


 


                                                              ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


                                                         Grev
ve Lokavtın Sonuçları


 


             Kanuni grev ve
lokavtın hizmet akitlerine etkisi:


             Madde
42 – Kanuni bir grev kararının alınmasına katılma, böyle bir kararın
alınmasını teşvik etme, böyle bir greve katılma veya böyle bir greve katılmaya
teşvik etme sebebiyle bir işçinin hizmet akti feshedilemez.


             Kanuni
bir greve katılanlar ile 38 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca işyerinde
çalışmayı arzu edip işveren tarafından çalıştırılmayan işçilerin hizmet
akitlerinden doğan hak ve borçları, grevin sona ermesine kadar askıda kalır.


             Kanuni
lokavta uğramış olan işçilerin hizmet akitlerinden doğan hak ve borçları,
lokavtın sona ermesine kadar askıda kalır.


             İşveren,
grev ve lokavt sebebiyle akdi ilişkileri askıda kalan işçilerin grev veya
lokavtın başlamasından önce işleyen ücretlerini ve eklerini mutad ödeme gününde
ödemek zorundadır. Ödemeyi yapacak personel de bu hususta çalışmaya mecburdur.
Aksi halde 40 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.


             Grev
ve lokavt süresince hizmet akitleri askıda kalan işçilere bu dönem için
işverence ücret ve sosyal yardımlar ödenemez, bu süre kıdem tazminatı hesabında
dikkate alınamaz. Toplu iş sözleşmelerine veya hizmet akitlerine bunların
aksine hüküm konulamaz.


             Grev
ve lokavt süresince işçiler Sosyal Sigortalar Kanununun ilgili hükümlerinden
yararlanmaya devam ederler.


             İşçi alma ve başka işe
girme yasağı:


             Madde
43 – (Değişik birinci fıkra : 3/6/1986 - 3299/8 md.) İşveren, kanuni bir
grevin veya lokavtın süresi içinde, 42 nci madde hükmü gereğince hizmet
akitlerinden doğan hak ve borçları askıda kalmış olan işçilerin yerine, hiçbir
surette daimi veya geçici olarak başka işçi alamaz veya başkalarını
çalıştıramaz. 39 uncu madde uyarınca grev ve lokavta katılamayacak işçilerden,
haklı sebeple hizmet akti feshedilenlerin yerine yeni işçi alınması imkanı
saklıdır. İşverenin bu yasağa aykırı hareketi, grev gözcülerinin ya da taraf
sendikanın yazılı başvurusu halinde ilgili bölge müdürlüğünce denetlenir.


             38
inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca greve katılmayan veya katılmaktan
vazgeçen işçileri çalıştıran işveren, bu işçileri ancak kendi işlerinde
çalıştırabilir, bunlara, greve katılan işçilerin işlerini yaptıramaz.


             Kanuni
bir grev ve lokavt dolayısıyla hizmet aktinden doğan hak ve borçları askıda
kalan işçiler, başka bir iş tutamazlar. Aksi halde, işçinin hizmet akti,
işverence feshin ihbarına lüzum olmaksızın ve herhangi bir tazminat
ödenmeksizin feshedilebilir.


             Kanuni grev ve
lokavtın konut haklarına etkisi:


             Madde
44 – İşveren, kanuni bir grev veya lokavt süresince greve katılan veya
lokavta uğrayan işçilerin oturdukları ve işveren tarafından sağlanmış
konutlardan çıkmalarını isteyemez. Bu yasak, grev ve lokavtın işyerinde
uygulanmaya başlamasından itibaren doksan gün devam eder.


             Bu
konutlarda oturan işçiler, söz konusu süre içinde, konutlarıyla ilgili onarım,
su, gaz, aydınlatma ve ısıtma masrafları ile rayiç kirayı işverene ödemek
zorundadırlar.


             İşveren,
konutların su, gaz, aydınlatma ve ısıtma hizmetlerini, kanuni grev ve lokavt
süresince kısıntıya uğratamaz. Ancak bu hizmetlerin kanuni grev ve lokavt
yüzünden kısıntıya uğramış olanlarının devamı, işçiler tarafından istenemez.





5781


 


             Kanun dışı grev ve
lokavtın sonuçları:


             Madde
45 – Kanun dışı grev yapılması halinde, işveren, böyle bir grevin yapılması
kararına katılan, böyle bir grevin yapılmasını teşvik eden, böyle bir greve
katılan veya böyle bir greve katılmaya veyahut devama teşvik eden işçilerin
hizmet akitlerini, feshin ihbarına lüzum olmadan ve herhangi bir tazminat
ödemeye mecbur bulunmaksızın feshedebilir.


             Kanun
dışı bir grev yapılması halinde, bu grev veya bu grevin yönetimi ve yürütümü
yüzünden işverenin uğradığı zararlar, greve karar veren işçi sendikası veya
kanun dışı grev herhangi bir işçi kuruluşunca kararlaştırılmaksızın yapılmışsa,
bu greve katılan işçiler tarafından karşılanır.


             Kanun
dışı lokavt yapılması halinde işçiler, böyle bir lokavtı yapan işverenle olan
hizmet akitlerini, feshin ihbarına lüzum olmaksızın haklı sebeple
feshedebilirler ve her türlü haklarını talep edebilirler. İşveren bu işçilerin
lokavt süresine ait hizmet aktinden doğan bütün haklarını bir iş karşılığı
olmaksızın ödemeye ve uğradıkları zararları tazmine mecburdur.


             Tespit davası:


             Madde
46 – Karar verilen veya uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın kanun dışı
olup olmadığının tespitini, uyuşmazlığın tarafı olanlardan her biri 15 inci maddeye
göre yetkili iş mahkemesinden her zaman talep edebilir. Mahkeme bir ay içinde
karar verir. Verilecek karar, tarafları ve işçi ve işveren sendikasının
mensuplarını bağlar ve ceza davaları için de kesin delil teşkil eder.


             Hakim,
tespit kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu grev veya lokavtın ihtiyati
tedbir olarak durdurulmasına karar verebileceği gibi, konulmuş tedbiri her
zaman kaldırabilir.


             Grev hakkının ve
lokavtın kötüye kullanılması:


             Madde
47 – Grev hakkı ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda toplum
zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz. Bu kurala aykırı
olarak uygulanan grev veya lokavt, bir tarafın veya Çalışma Bakanının başvurusu
üzerine 15 inci maddeye göre yetkili iş mahkemesi kararı ile durdurulur.


             Kanuni
bir lokavtın işyerini temelli olarak kapalı tutmak amacıyla yapıldığı
kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olursa, mahkeme kararının lokavt yapmış
işverene veya işveren sendikasına bildirilmesi ile birlikte lokavt durdurulur.
Yetkili mahkeme 15 inci madde uyarınca belirlenir.


             Bu
lokavtın uygulanmış olması, işçilere 45 inci maddenin üçüncü fıkrasından
yararlanma imkanı verir.


             Grev
esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu
hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan
sendika sorumludur.


             Grev gözcüleri:


             Madde
48 – (Değişik birinci fıkra : 27/5/1988 - 3451/7 md.) Kanuni bir grev
kararına uyulmasını sağlamak için cebir ve şiddet kullanmaksızın ve tehditte
bulunmaksızın kendi üyelerinin grev kararına uyup uymadıklarını denetlemek
amacıyla, işyerinde grev ilan etmiş olan işçi sendikası, işyerinin giriş ve
çıkış yerlerine, kendi üyeleri arasından en çok dörder grev gözcüsü koymaya
yetkilidir. Çalışma serbestliği her halde saklıdır.


             Grev
gözcüleri, işyerine giriş ve çıkışlara engel olamazlar, giren ve çıkanları
kontrol amacıyla dahi durduramazlar.


             "Bu
işyerinde grev vardır" ibaresinin dışında, grev yapılan işyerleri ve
çevresine afiş, pankart gibi ilan vasıtalarını asmak veya yazılar yazmak yasaktır.






5782


 


             (Değişik
: 27/5/1988 - 3451/7. md.) İşyeri ve çevresinde grevciler veya grev
gözcüleri için işçiler veya işçi sendikası tarafından kulübe, baraka ve çadır
gibi barınma vasıtaları kurulamaz. Ancak, grev gözcülerinin zorunlu
ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca
çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.


             Lokavt gözcüleri:


             Madde
49 – Kanuni bir lokavt kararına uyulmasını sağlamak için cebir ve şiddet
kullanmaksızın ve tehditte bulunmaksızın kendi üyelerinin lokavt kararına uyup
uymadıklarını denetleme amacı ile lokavtı işyerinde ilan etmiş olan işveren
sendikası, lokavtın kapsamına giren işyerlerine gözcüler göndermeye yetkilidir.


             "Bu
işyerinde lokavt vardır" ibaresinin dışında,lokavt yapılan işyerleri ve
çevresine afiş, pankart gibi ilan vasıtalarını asmak veya yazılar yazmak yasaktır.


             Grev ve lokavt halinde
mülki amirin yetkileri:


             Madde
50 – Grev ve lokavt halinde, mahallin en büyük mülki amiri, grev veya
lokavt uygulanan işyerlerinde gerekli emniyet, inzibat, koruma ve sağlık
işlerini düzenler. Ayrıca halkın günlük yaşamı için zaruri olan ve aksaması
muhtemel hizmet ve ihtiyaçları karşılayacak tedbirleri alır.


             Bu
tedbirlerin niteliği, kapsamı, uygulanış tarzı bir tüzükte belirtilir. Ancak
alınacak tedbirler kanuni bir grev veya lokavtın uygulanmasına engel olucu
nitelikte olamaz.


             Grev ve lokavtı sona
erdirme kararı:


             Madde
51 – Kanuni bir grev veya lokavtı sona erdirmek için grev ve lokavta karar
vermiş olanlar tarafından alınan kararlar en geç ertesi işgünü sonuna kadar
yazı ile karşı tarafa ve bölge çalışma müdürlüğüne bildirilir ve mahallinde
çıkan en az bir gazetede, gazete yoksa mutad vasıtalarla ilan edilir. Kanuni
grev ve lokavt ilanın yapılması ile sona erer.


             Grevin
uygulanmasına son verilmesi lokavtın, lokavtın uygulanmasına son verilmesi
grevin kaldırılmasını gerektirmez.


             Grevi
uygulayan işçi sendikasının herhangi bir sebeple kapatılması, feshedilmesi veya
infisah etmesi veya faaliyetinin durdurulması hallerinde grev veya lokavt
kendiliğinden ortadan kalkar. Lokavtı uygulayan işveren sendikasının herhangi
bir sebeple kapatılması, feshedilmesi veya infisah etmesi veya faaliyetinin
durdurulması hallerinde lokavt kendiliğinden ortadan kalkar. Grevin veya
lokavtın sona erdiği görevli makam tarafından ilan edilir.


             Grevi
uygulayan sendikanın, bu grevin uygulandığı işyerindeki üyesi işçilerin dörtte
üçünün sendika üyeliğinden ayrıldıklarının tespiti halinde, ilgililerden biri
grevin sona erdirilmesi için 15 inci maddeye göre yetkili mahkemeye başvurabilir.
Mahkemece belirlenecek tarihte grevin sona ereceği birinci fıkradaki usul
uyarınca ilan edilir.


                                                                ÜÇÜNCÜ
KISIM


                                    Toplu
İş Uyuşmazlıklarının Barışçı Yollarla Çözümü


                                                               BİRİNCİ
BÖLÜM


                                                  Yüksek
Hakem Kuruluna Başvurma


             Başvuru:


             Madde
52 – Grev ve lokavtın yasak olduğu işler ve yerlerdeki uyuşmazlıklarda
taraflardan her biri 32 nci madde uyarınca Yüksek Hakem Kuruluna
başvurabileceği gibi grev ve lokavtın ertelendiği hallerde erteleme süresinin
sonunda Çalışma Bakanı da Yüksek Hakem Kuruluna başvurur.





5783


 


             Yüksek Hakem Kurulunun
kuruluşu:


             Madde
53 – (Değişik birinci fıkra: 27/5/1988 - 3451/8. md.) Yüksek Hakem Kurulu,
Yargıtayın iş davalarına bakan dairesi başkanının başkanlığında,


             1.
Bakanlar Kurulunca, bakanlıklar bünyesi dışında, işçi veya işveren kuruluşları
ile hiçbir şekilde bağlantısı olmayan ve siyasi parti organlarında görevli
bulunmayan, ekonomi, işletme, sosyal politika veya iş hukuku konularında bilgi
ve tecrübe sahibi olanlar arasından seçilecek bir üye,


             2.
Üniversitelerin iş hukuku veya ekonomi öğretim üyeleri arasından Yüksek öğretim
Kurulunca seçilecek bir üye,


             3.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü,


             4.
İşçi konfederasyonlarından, kendisine mensup işçi sayısı en yüksek olan
konfederasyonca seçilecek iki üye,


             5.
İşverenler adına en çok işveren mensubu olan işveren konfederasyonunca, biri
kamu işverenlerinden olmak üzere seçilecek iki üyeden oluşur.


             Seçimle
gelen üyeler, iki yıl için seçilirler, yeniden seçilmeleri caizdir. Seçimle
gelen her bir üye için aynı şekilde ikişer yedek seçilir. Kurul Başkanlığı için
birinci ve ikinci yedekler Yargıtay Hukuk Daireleri Genel Kurulunca hukuk
daireleri başkanları arasından seçilir. Yüksek Hakem Kuruluna katılacak
üyelerin seçilmesi, her seçim döneminden üç ay önce Çalışma Bakanlığınca ilgili
makam ve kuruluşlardan istenir.


             Bu
maddede söz konusu seçici kurullar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile
toplanır. Birinci toplantıda, toplantı nisabı sağlanamadığı takdirde, ikinci
toplantıda katılanlarla seçim yapılır. Seçilebilmek için hazır bulunan üyelerin
salt çoğunluğunun oyu şarttır.


             Uyuşmazlığın
incelenmesi:


             Madde
54 – Yüksek Hakem Kurulu başvuru dilekçesinin alındığı günden başlayarak
altı işgünü içinde üyelerinin tamamının katılması ile toplanır. Ancak, başkan
hariç üyelerden ikisinin katılmaması toplantıya engel olmaz. Özürlü veya izinli
olan asıl başkan veya üyenin yerini aynı gruptan yedek başkan veya yedek
üyelerden biri alır.


             Yüksek
Hakem Kurulu uyuşmazlığı evrak üzerinde inceler. Yeteri kadar aydınlatılmamış
bulduğu yönleri ilgililerden sorarak tamamlar. Ayrıca. görüşlerini öğrenmek
istediği kimseleri çağırıp dinler veya bunların görüşlerini yazı ile
bildirmelerini ister. Bu kimseler hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun
tanıklara ve bilirkişilere ilişkin hükümleri uygulanır.


             Yüksek
Hakem Kurulu toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar verir. Lehte ve
aleyhte oylar eşit ise başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlar.


             Yüksek Hakem Kurulunun
kararının niteliği:


             Madde
55 – Yüksek Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir.


             İşçiler ve işverenler
adına katılacak üyelerde aranacak nitelikler:


             Madde
56 – Yüksek Hakem Kuruluna işçi ve işverenler adına seçilecek üyelerde
aranacak nitelikler şunlardır:


             1.
Türk vatandaşı olmak,


             2.
Okur - yazar olmak,


             3.
Medeni ve siyasi hakları tam olarak kullanma ehliyetinden yoksun olmamak.





5784


 


             4. (Değişik: 23/1/2008-5728/387
md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş
olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle
hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu
düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas,
ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûmiyetin
bulunmaması ve siyasi partilerin organlarında görevli olmamak, (1)


             İdari teşkilat:


             Madde
57 – Yüksek Hakem Kurulunun yazışma ve uzmanlık hizmetlerini yürütmek üzere
Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığına bağlı olarak bir genel sekreterlik kurulur.
Genel sekreter başkanın teklifi üzerine genel usullere göre atanır.


             Yüksek
Hakem Kurulunun istemi üzerine Başbakanlıkça yeteri kadar raportör ve uzman
atanır ve ihtiyaca göre görevlendirilir. Ancak işçi veya işveren sendika ve
konfederasyonlarında çalışmakta olanlar raportör ve uzman olarak
görevlendirilemezler.


                                                                 İKİNCİ
BÖLÜM


                                       Özel
Hakeme veya Resmi Arabulucuya Başvurma


             Özel hakeme başvurma:


             Madde
58 – Taraflar anlaşarak toplu hak veya menfaat uyuşmazlıklarının her
safhasında özel hakeme başvurabilirler. Toplu iş sözleşmesinde taraflardan
birinin başvurması üzerine özel hakeme gidileceğine dair hükümler geçerlidir.
Bu takdirde bir tarafın müracaatı üzerine uyuşmazlık hakem tarafından çözülür.


             Menfaat
uyuşmazlıklarında taraflar özel hakeme başvurma hususunda yazılı olarak anlaşma
yaparlarsa, bundan sonra arabuluculuk, grev ve lokavt, kanuni hakemlik
hükümleri uygulanmaz.


             Menfaat
uyuşmazlıklarında özel hakeme başvurulduğu hallerde hakem kararları toplu iş
sözleşmesi hükmündedir. Hak uyuşmazlıklarında özel hakem kararları genel
hükümlere tabidir.


             Uyuşmazlığın
her safhasında taraflar aralarında anlaşarak özel hakem olarak Yüksek Hakem
Kurulunu da seçebilirler.


             Resmi arabuluculuk
teşkilatı:


             Madde
59 – Çalışma Bakanlığına bağlı olarak kurulacak resmi arabuluculuk
teşkilatı bu Kanunda öngörülen resmi arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesini
sağlayacak tedbirleri alır.


             Resmi
arabuluculuk teşkilatının kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ile resmi
arabuluculuk yapabileceklerin listesinin düzenlenme esasları ve resmi
arabuluculara ödenecek ücretlerin alt ve üst sınırları 65 inci maddeye göre
çıkartılacak tüzükte düzenlenir.


             Resmi
arabulucunun istediği her türlü bilgiyi gerek taraflar gerek diğer bütün
ilgililer vermeye mecburdurlar.


             (Değişik
: 27/5/1988 - 3451/9 md.) Resmi arabulucuların ücretleri bu teşkilatça
milli bir banka hesabında toplanan paralardan ödenir. Arabulucuyu tayin eden
mahkeme bu esaslar çerçevesinde ve uyuşmazlığın kapsamını ve niteliğini dikkate
alarak ücreti tespit eder.


             (Değişik
: 27/5/1988 - 3451/9 md.) Resmi arabuluculuk yapılan her uyuşmazlıkta
tarafların bu hesaba yatırmaları gereken ücretlere ait esaslar ile ücretlerden
masraf olarak kesilecek miktar ve ücretlerin banka faizlerinin kullanılmasının
usul ve esasları da bu tüzükte belirtilir.


             Resmi
arabuluculuk teşkilatı arabulma faaliyetine girişilen her uyuşmazlıkta vardığı
sonuçları en kısa zamanda uygun vasıtalarla kamuoyuna açıklayabilir.


             Tarafların
anlaşarak tayin edecekleri arabulucunun ücreti kendileri tarafından serbestçe
tespit edilebilir.


             (Ek
: 27/5/1988 - 3451/9 md.) Tarafların hesaba yatırmaları gereken ücretler
için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca düzenlenen belgeler İcra ve İflas
Kanununun 68 inci maddesinde sayılan belgeler hükmünde olup,bu ücretlerin takip
ve tahsilinde kamu alacaklarının takip ve tahsiline ilişkin esaslar uygulanır.


–––––––––––


(1) Bu bentte  yer alan  “… milli savunmaya
karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, … ” bölümü, Anayasa
Mahkemesi’nin 25/2/2010 tarihli ve E.: 2008/17, K.: 2010/44 sayılı Kararı ile
iptal edilmiştir.





5785


 


                                                              ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM


                                                          Toplu
Hak Uyuşmazlıkları


             Yorum davası:


             Madde
60 – Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıkta
sözleşmenin taraflarından her biri 15 inci maddeye göre yetkili iş mahkemesinde
yoruma ilişkin bir tespit davası açabilir. Mahkeme en geç iki ay içinde
kararını verir. Kararın temyiz edilmesi halinde Yargıtayın ilgili dairesi,
bozma sözkonusu olan hallerde işin esasına ilişkin kesin kararını iki ay içinde
verir.


             Kesinleşen
yorum kararına uymayan taraf hakkında 80 inci madde hükmü uygulanır.
Kişilerin,yorum kararına uyulmamasından doğan tazminat hakları saklıdır.


             Eda davası:


             Madde
61 – Toplu iş sözleşmesine dayanan eda davalarında ifaya mahküm edilen
taraf, temerrüt tarihinden itibaren, bankalarca uygulanan en yüksek işletme
kredisi faizi üzerinden temerrüt faizi ödemeye de mahkum edilir.


             Ayni
taahhüdünü yerine getirmeyen veya eksik yerine getiren taraf derhal ifaya
mahküm edilir. Tarafların tazminat hakları saklıdır.


                                                             DÖRDÜNCÜ
KISIM


                                                                 Çeşitli
Hükümler


             İşverenler:


             Madde
62 – Aylık ve ücretleri kanunla belirtilmiş olsa bile, işveren veya işveren
vekili durumunda bulunanlar hakkında, bunlara ilişkin olarak bu Kanunda yer
alan hak ve sorumluluk hükümleri uygulanır.


             İşyerinde
işveren vekili durumunda olan ve temsilci sıfatıyla toplu iş sözleşmesinde veya
toplu görüşmede taraf olarak hareket eden kimse, bu Kanunun uygulanması
bakımından işveren sayılır.


             İşyerinde ilan:


             Madde
63 – Bir toplu iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi hükmündeki özel hakem
veya Yüksek Hakem Kurulu kararı ile veya toplu hak uyuşmazlıklarında verilmiş
mahkeme veya özel hakem kararlarıyla bağlı olan işveren bunların aslını veya
veren makamca onaylanmış veya noterlikçe onanmış birer örneğini, işyerinin
işçiler tarafından görülebilecek uygun yerlerine asmaya mecburdur.


             Denetleme:


             Madde
64 – Toplu iş sözleşmesine veya 63 üncü maddede belirtilen hakem veya mahkeme
kararlarına uyulup uyulmadığı İş Kanunu hükümleri uyarınca denetlenir.


             Hakeme ve arabulucuya
başvurma tüzüğü:


             Madde
65 – Yüksek Hakem Kurulunun çalışma usul ve tarzı ile çalışmasına ve
hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin esaslar; Yüksek Hakem Kurulunun başkan ve
üyeleri ile bu Kurulda görevlendirilecek uzman ve raportörlere ödenecek
tazminatlar; naip, bilirkişi ve tanıklara verilecek ücretler ve menfaat
uyuşmazlıklarında özel hakem incelemesinde uygulanacak usul hükümleri bir
tüzükle düzenlenir.


             Diğer kanunların
uygulanması:


             Madde
66 – Bu Kanunda hüküm olmayan hallerde Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu ile
hizmet akdini düzenleyen diğer kanunların bu Kanun aykırı olmayan hükümleri
uygulanır. Bu Kanunda aksi öngörülmedikçe tebligatlar Tebligat Kanunu
hükümlerine göre yapılır.





5786


 


             Bu
Kanunun uygulanmasından doğan bütün uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla
görevli mahkemelerde çözümlenir.


             Ödenek:


             Madde
67 – Bu Kanunun 59 ve 65 inci maddeleri gereğince yapılacak ödemeleri
karşılamak üzere gerekli ödenek Çalışma Bakanlığı bütçesine konulur.


                                                                 BEŞİNCİ
KISIM


                                                      Müeyyideler
ve Son Hükümler


                                                               BİRİNCİ
BÖLÜM


                                                                  Ceza
Hükümleri


             Toplu iş sözleşmesine
yasak hükümler konulması:


             Madde
68 – 5 inci maddeye aykırı olarak toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli
güvenliğe aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve
himaye eden hükümler koyanlar hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezası
hükmolunur.


             Resmi arabulucunun
sorumluluğu:


             Madde
69 – (Değişik: 23/1/2008-5728/388 md.)


Bu Kanunun
22 nci maddesi hükümlerine göre mahkemece tayin edilmiş bulunan arabuluculardan,
sırf tarafları ızrar kasdı ile verilen bu görevi yapmaktan kaçınan veya 23 üncü
maddede belirtilen tutanağı sırf tarafları ızrar kasdı ile süresinde görevli
makama tevdi etmeyen arabulucular yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası
ile cezalandırılır.


Resmi
arabulucu olarak görevlendirilenler görevlerinin ifası sırasında veya ifasından
dolayı işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından kamu
görevlisi sayılırlar.


             Kanun dışı grev ve
lokavt:


             Madde
70 – (Değişik: 23/1/2008-5728/389 md.)


Bu Kanunda
belirtilen şartlar gerçekleşmeden grev veya lokavt kararı verenlerle, bunu
teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.


Yukarıdaki
fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya
lokavta karar verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya
uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler
veya bu yolda propaganda yapanlar ile lokavta katılanlar veya devam edenler üç
aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Grev veya
lokavt kararı alınmasında gerçekleşmeyen şartlar yalnızca süre veya tebligata
ilişkin ise yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar üçte birden yarıya
kadar indirilir.


Bu maddede
belirtilen kanun dışı greve katılanlar veya devam edenler elli günden az olmamak
üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.


             Uygulanan grev veya
lokavtın kanuna aykırı olması:


             Madde 71 – (Değişik birinci fıkra:
23/1/2008-5728/390 md.) Grev  veya  lokavt 
kararının  bu  Kanun  hükümlerine  uygun 
olarak   alınmasına  rağmen,  kanunda  yazılı 
şart  ve  usuller  dışında  uygulanması  halinde, bu
kararı uygulayanlar, uygulanmasına veya devamına zorlayanlar veya teşvik
edenler veya bu yolda propaganda yapanlar üç aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 





5787


 


             35 inci madde hükümlerine göre
yapılan grev oylamasında, grevin uygulanmamasına karar verilmesine rağmen grev
kararının uygulanması halinde failler hakkında fiilin niteliğine göre 70 inci
maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları hükümleri uygulanır.


             Yasak hallerinde grev
ve lokavt:


             Madde
72 – (Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/391 md.) Grev veya lokavtın 29
ve 30 uncu maddelere göre sürekli olarak, 31 inci maddeye göre de geçici olarak
yasaklandığı işlere veya işyerlerine ilişkin olarak; grev veya lokavt kararı
verenler, kararı kaldırmayanlar, teşvik  edenler, zorlayanlar veya
propagandasını yapanlar iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(Değişik ikinci fıkra:
23/1/2008-5728/391 md.) Yukarıdaki
fıkrada sözü edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya
lokavt kararı verenler, böyle bir grev veya lokavta karar verilmesine veya
uygulanmasına veya bunlara katılmaya veya devama zorlayanlar veya teşvik
edenler veya bu yolda propaganda yapanlar ile grev veya lokavta katılanlar veya
devam edenler altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(Değişik üçüncü fıkra:
23/1/2008-5728/391 md.) Bu maddede belirtilen kanun dışı greve
katılanlar veya devam edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


                Siyasi
amaçlı grev veya lokavt, genel grev veya lokavt,dayanışma grevi veya lokavtı
ile işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve üretimi aksatacak
nitelikteki her türlü direnişler hakkında da yukardaki fıkralar hükümleri
uygulanır. Ancak siyasi amaçlı grev veya lokavt, genel grev veya lokavt,
dayanışma grevi veya lokavtı halinde anılan fıkralara göre tayin edilecek
cezalar bir misli artırılarak hükmolunur.


             46
ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bir grev veya lokavtın ihtiyati tedbir
yoluyla durdurulmasına dair mahkemece verilen karara uymayanlar hakkında da
fiilin niteliğine göre ikinci veya üçüncü fıkralardaki cezalara hükmolunur.


             Kararlara tesir
maksadıyla kanun dışı grev ve lokavt:


             Madde
73 – (Değişik : 23/1/2008-5728/392 md.)


Yasama, yürütme ve yargı
organları ile merkezi veya mahallî idarelerce bir karar alınmasını veya alınmış
bir kararın değiştirilmesini veya kaldırılmasını sağlamak veya alınmış bir
kararı protesto etmek amacıyla kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler,
teşvik edenler, zorlayanlar veya propagandasını yapanlar üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Yukarıdaki fıkrada sözü
edilen grev veya lokavt kararının uygulanması halinde; grev veya lokavta karar
verenler, grev veya lokavta karar verilmesine veya uygulanmasına veya bunlara
katılmaya veya devama zorlayan veya teşvik edenler veya bu yolda propaganda
yapanlar ile lokavta katılanlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


Bu maddede belirtilen kanun
dışı greve katılanlar altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


 





5788


 


             Devletin şahsiyetine
karşı grev veya lokavt:


             Madde
74 – (Değişik : 23/1/2008-5728/393 md.)


Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli
egemenliğe, Cumhuriyetin niteliğine, Devletin güvenliğine aykırı amaçla grev
veya lokavt kararı verilmesi veya uygulanması hallerinde, fiil daha ağır cezayı
gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 73 üncü madde hükümlerine göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.


             Grev veya lokavtı
erteleme kararına uyulmaması:


             Madde
75 – (Değişik : 23/1/2008-5728/394 md.)


 Bakanlar Kurulunun 33
üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca aldığı erteleme kararından sonra grev
veya lokavtı kaldırma kararı almayanlar veya grev veya lokavta devam edenler
veya katılanlar veya devama zorlayan veya teşvik edenler ve bu yolda propaganda
yapanlar altı aydan  iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             Grev oylamasında hile,
tehdit ve cebir:


             Madde
76 – (Değişik : 23/1/2008-5728/395 md.)


Bir grev oylamasının
sonucuna tesir etmek maksadıyla hile veya tehdit veya cebir kullananlar,
fiilleri daha ağır cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             Grev veya lokavt
halinde işyerinden ayrılmama, engellemede bulunma:


             Madde
77 – (Değişik : 23/1/2008-5728/396 md.)


Greve
katılan veya lokavta maruz kaldıkları halde, grev veya lokavtın uygulandığı
işyerlerinden ayrılmayanlar, işyeri önünde veya ihtara rağmen işyeri civarında
topluluk teşkil edenler ile işçileri bu eylemlere zorlayan, teşvik eden veya bu
yolda propaganda yapanlar yirmi günden az olmamak üzere adlî para cezası ile
cezalandırılır.


Grev veya
lokavt süresince işyerinde çalışmaya mecbur olan işçilerden geçerli bir özrü
olmaksızın işyerinde çalışmayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


             Grev ve lokavt
kapsamına giren işçilerin haklarına uyulmaması:


             Madde
78 – (Değişik : 23/1/2008-5728/397 md.)


Grev ve
lokavtın uygulandığı işyerlerinde 39 uncu madde gereğince çalıştırmak zorunda
olduğu işçileri çalıştırmayan işveren üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.


40 ıncı
maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yazılı izni almadan yeni işçi alan
işveren izinsiz aldığı her bir işçiyle ilgili olarak elli gün adlî para cezası
ile cezalandırılır.


43 üncü
madde hükmüne aykırı hareket eden işveren veya işvereni söz konusu hükme aykırı
hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bu yolda propagandada bulunanlar,
söz konusu hükme aykırı olarak aldıkları veya alınmasına sebep oldukları veya grev
yapan işçilerin yerine çalıştırdıkları her bir işçiyle ilgili olarak yüzelli
gün adlî para cezası ile cezalandırılır.


44 üncü
madde hükmüne aykırı olarak işçileri konutlarından çıkaran veya bu konutların
su, gaz, aydınlatma veya ısıtma hizmetlerini kesen işveren veya işvereni bu
yolda hareket etmeye zorlayan veya teşvik eden veya bunun için propaganda
yapanlar, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             Kanuna aykırı şekilde
grev gözcülüğü ve diğer fiiller:


          Madde
79 – 48 inci 
maddede  gösterilenden  fazla  sayıda  veya  işyerinde  grevi  ilan etmiş 
olan  işçi  sendikasının  mensubu  olmayan  grev  gözcüsü  koyanlar  veya
aynı   şekilde  fazla  sayıda  ve  bir arada veya işyerinde grevi ilan etmiş
olan işçi sendi kasının mensubu olmaksızın grev gözcülüğü yapanlar iki aydan
altı aya kadar, aynı maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket eden grev
gözcüleri de dört aydan bir yıla kadar hapis cezasına mahkum edilirler.


 





5789


 


              (Değişik
ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/398 md.) Grev uygulanan
işyerinde, “Bu işyerinde grev vardır” lokavt uygulanan işyerinde de, “Bu
işyerinde lokavt vardır” ibareleri dışında, sözü edilen işyerleri çevrelerinde
afiş, pankart gibi ilan araçlarını asan veya yazı yazanlarla, işyeri ve
çevresinde uygulanan grev sebebiyle kulübe, baraka, çadır gibi barınma yerleri
yapanlar veya yaptıranlar altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


             İlan etmeme, bilgi
vermeme ve mahkeme kararına uymama:


             Madde
80 –  (Değişik: 23/1/2008-5728/399 md.)


28 inci
madde ile 51 inci maddenin birinci fıkrası, 54 üncü maddenin ikinci fıkrası, 59
uncu maddenin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddede sözü edilen ilan, bildirme ve
bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmeyenler elli günden az olmamak üzere
adlî para cezası ile cezalandırılır.


Uygulanmakta
olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumu hakkında mahkemenin kesinleşen kararına
uymayan taraf, ilgililerden birinin şikayeti üzerine, elli günden az olmamak
üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.


             Tekerrür hali ve daha
ağır cezanın uygulanması:


             Madde
81 – (Mülga: 23/1/2008-5728/578 md.)


                                                                 İKİNCİ
BÖLÜM


                                                                   Son
Hükümler


             Yürürlükten kaldırılan
kanunlar:


             Madde
82 – 15/7/1963 tarih ve 275 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt
Kanunu, 2364 sayılı Kanunun atıf yaptığı hükümleri hariç, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte, 2364 sayılı Kanunun atıf yaptığı 275 sayılı Kanunun hükümleri
ile 2364 sayılı Süresi Sona Eren Toplu İş Sözleşmelerinin Sosyal Zorunluluk
Hallerinde Yeniden Yürürlüğe Konulması Hakkında Kanun ise, Türkiye Büyük Millet
Meclisi göreve başladığında yürürlükten kalkar.


             Ek
Madde 1 – (3/6/1986 - 3299/9 md. ile gelen Ek Madde hükmü olup teselsül için
numaralandırılmıştır.)


             Bu
Kanunda geçen Çalışma Bakanlığı ismi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;
Bölge Çalışma Müdürlüğü de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü
olarak değiştirilmiştir.


             Yüksek Hakem Kurulu ve
yeniden yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmeleri:


             Geçici
Madde 1 – Bu Kanunla Yüksek Hakem Kuruluna verilmiş olan görevler, Türkiye
Büyük Millet Meclisi göreve başlayıncaya kadar 2364 sayılı Kanuna göre kurulmuş
olan Yüksek Hakem Kurulunca yerine getirilir.


             Bu
Kanunun yayımı tarihinden sonra 2364 sayılı Kanuna göre Yüksek Hakem Kurulunca
yeniden yürürlüğe konulacak toplu iş sözleşmelerinin yürürlük süresi bir yıldan
fazla olamaz.


          Bu Kanunun yayımı tarihinde 2364 sayılı Kanuna
göre yürürlükte bulunan toplu  iş sözleşmeleri, sürelerinin bitimine kadar yürürlükte kalır. Şu kadar
ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve başlamasından sonra bu Kanuna göre
kurulan Yüksek Hakem Kurulu, 2364 sayılı Kanuna göre kendisinden önce yeniden
yürürlüğe konulmuş bulunan toplu iş sözleşmelerine ilişkin hususları da karara
bağlar.


 





5790


 


Geçici Madde 2 – (Ek: 15/7/2011-6236/1
md.)


Bu Kanunun 12 nci maddesi gereğince
yayımlanması gereken istatistikler 31/12/2011 tarihine kadar yayımlanmaz. Bu
tarihten sonraki ilk istatistik yayımlama dönemine kadar Bakanlıkça yayımlanmış
bulunan en son işçi ve üye istatistikleri geçerli sayılır.


             Yürürlük:


             Madde
83 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


             Yürütme:


             Madde
84 – Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.





5791


 


 


             2822
SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN


                                YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 


Değiştiren Kanun                                                                                                        Yürürlüğe


     No.                               2822
sayılı Kanunun değişen maddeleri                         giriş tarihi


_______
____________________________________________________              __________


               
                                                                                                                             


     3299                                                           —                                                             19/6/1986


     3451                                                           —                                                               2/6/1988


     5728                  56,
69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81                          8/2/2008


     5838                                                           12                                                               1/8/2009


     5951                                                          
12                                                               5/2/2010


     6236                                                  Geçici
Madde 2            1/7/2011 tarihinden geçerli olmak


                                                                                                              üzere
28/7/2011 tarihinde


   
6321                                    
29                                                                                      3/6/2012

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?