3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu

KanunNo: 3713Resmî Gazete: 12.04.1991 / 20843 (Mükerrer)

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

TERÖRLE
MÜCADELE KANUNU


 


Kanun
Numarası                    : 3713


Kabul
Tarihi                           : 12/4/1991


Yayımlandığı
Resmî Gazete   : Tarih  : 12/4/1991        Sayı  : 20843 (Mükerrer)


Yayımlandığı
Düstur              : Tertip : 5                      Cilt   : 30             Sayfa :
125


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Tanım ve Terör Suçları


Terör tanımı


Madde 1– (Değişik
birinci fıkra: 15/7/2003-4928/20 md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma,
sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin
niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek,
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve
Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak
veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç
ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte
mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden
eylemlerdir.


(Mülga
ikinci ve üçüncü fıkralar: 29/6/2006-5532/17 md.)


 


Terör suçlusu


Madde
2 – Birinci
maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu
olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç
işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör
suçlusudur.


Terör
örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır
(…)[1].


 


Terör suçları


Madde
3 – (Değişik: 29/6/2006-5532/2 md.)


26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302,
307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin
birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır.


 


Terör amacı ile işlenen suçlar[2]


Madde 4 – (Değişik:
29/6/2006-5532/3 md.)


Aşağıdaki suçlar 1 inci
maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda suç işlemek üzere kurulmuş bir terör
örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde, terör suçu sayılır:


a) Türk Ceza Kanununun
79, 80, 81, 82, 84, 86, 87, 96, 106, 107, 108, 109, 112, 113, 114, 115, 116,
117, 118, 142, 148, 149, 151, 152, 170, 172, 173, 174, 185, 188, 199, 200, 202,
204, 210, 213, 214, 215, 223, 224, 243, 244, 265, 294, 300, 316, 317, 318 ve
319 uncu maddeleri ile 310 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.


b) 10/7/1953 tarihli ve
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan suçlar.


c) 31/8/1956 tarihli ve
6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dördüncü ve beşinci
fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.


ç) 10/7/2003 tarihli ve
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını
gerektiren suçlar.


d) Anayasanın 120 nci
maddesi gereğince olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, olağanüstü halin
ilanına neden olan olaylara ilişkin suçlar.


e) 21/7/1983 tarihli ve
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 inci maddesinde
tanımlanan suç.


 


Cezaların artırılması


Madde 5 – (Değişik:
29/6/2006-5532/4 md.)


3 ve 4 üncü maddelerde
yazılı suçları işleyenler hakkında ilgili kanunlara göre tayin edilecek hapis
cezaları veya adlî para cezaları yarı oranında artırılarak hükmolunur. Bu
suretle tayin olunacak cezalarda, gerek o fiil için, gerek her nevi ceza için
muayyen olan cezanın yukarı sınırı aşılabilir. Ancak, müebbet hapis cezası
yerine, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.


Suçun, örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmiş olması dolayısıyla ilgili maddesinde cezasının
artırılması öngörülmüşse; sadece bu madde hükmüne göre cezada artırım yapılır.
Ancak, yapılacak artırım, cezanın üçte ikisinden az olamaz.


(Ek
fıkra: 22/7/2010 - 6008/4 md.) Bu madde hükümleri çocuklar hakkında
uygulanmaz.


 


Açıklama ve yayınlama


Madde 6 – İsim
ve kimlik belirterek veya belirtmeyerek kime yönelik olduğunun anlaşılmasını
sağlayacak surette kişilere karşı terör örgütleri tarafından suç işleneceğini
veya terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerinin hüviyetlerini
açıklayanlar veya yayınlayanlar veya bu yolla kişileri hedef gösterenler bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[3]


(Değişik
ikinci fıkra: 11/4/2013-6459/7 md.) Terör örgütlerinin;
cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren veya öven ya da bu
yöntemlere başvurmayı teşvik eden bildiri veya açıklamalarını basanlar veya
yayınlayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


Bu
Kanunun 14 üncü maddesine aykırı olarak muhbirlerin hüviyetlerini açıklayanlar
veya yayınlayanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


(Değişik dördüncü
fıkra: 29/6/2006-5532/5 md.) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiillerin basın ve yayın
yoluyla işlenmesi hâlinde, basın ve yayın organlarının suçun işlenişine iştirak
etmemiş olan (…)[4]
yayın sorumluları hakkında da bin günden beşbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur. (Mülga son cümle: 11/4/2013-6459/7 md.) (…)[5]


(Ek fıkra:
29/6/2006-5532/5 md.; Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)


 


Terör
örgütleri


Madde 7 – (Değişik:
29/6/2006-5532/6 md.)


Cebir ve şiddet
kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleriyle, 1
inci maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere, terör örgütü
kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk Ceza Kanununun 314 üncü
maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenler de
örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır.


(Değişik ikinci fıkra:
11/4/2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru
gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde
propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun
işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş
bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17/10/2019-7188/13
md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce
açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra
hükümlerine göre cezalandırılır:


a) (Mülga:
27/3/2015-6638/10 md.)


b) Toplantı ve gösteri
yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi
olduğunu belli edecek şekilde;


1. Örgüte ait amblem,
resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,


2. Slogan atılması,


3. Ses cihazları ile
yayın yapılması,


4. Terör örgütüne ait
amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.


(Ek fıkra:
27/3/2015-6638/10 md.) Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen
kapatanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suçu
işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof ve
benzeri patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya
kullanmaları hâlinde verilecek cezanın alt sınırı dört yıldan az olamaz.


İkinci fıkrada belirtilen
suçların; dernek, vakıf, siyasî parti, işçi ve meslek kuruluşlarına veya
bunların yan kuruluşlarına ait bina, lokal, büro veya eklentilerinde veya
öğretim kurumlarında veya öğrenci yurtlarında veya bunların eklentilerinde
işlenmesi halinde bu fıkradaki cezanın iki katı hükmolunur.


(Ek fıkra:
11/4/2013-6459/8 md.) Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına;


a) İkinci fıkrada
tanımlanan suçu,


b) 6 ncı maddenin ikinci
fıkrasında tanımlanan suçu,


c) 6/10/1983 tarihli ve
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin
birinci fıkrasında tanımlanan kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne
katılma suçunu,


işleyenler hakkında, 5237
sayılı Kanunun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı
ayrıca ceza verilmez.[6]


 


Terörün finansmanı


Madde
8- (Yeniden düzenleme: 29/6/2006-5532/7 md.; Mülga:7/2/2013-6415/18 md.)


 


Nitelikli hal


Madde 8/A- (Ek:
29/6/2006-5532/7 md.)


Bu Kanun kapsamına giren
suçların kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.


 


Tüzel kişilerin
sorumluluğu


Madde 8/B- (Ek:
29/6/2006-5532/7 md.)


Bu Kanun kapsamına giren
suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, Türk Ceza
Kanununun 60 ıncı maddesine göre bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.


 


İKİNCİ
BÖLÜM


Yargılama Usulleri


Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi[7]


Madde 9 – (Mülga:
2/7/2012-6352/105 md.)


 


Görev ve yargı çevresinin
belirlenmesi, soruşturma ve kovuşturma usulü[8]


Madde 10 –(Mülga: 21/2/2014-6526/19
md.)





Gözetim süresi


Madde
11 – (Mülga: 18/11/1992 - 3842/31 md.)


 


Tutanak
düzenleyenlerin dinlenmeleri


Madde
12 – (Mülga: 29/6/2006-5532/17 md.)


 


Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesi, seçenek yaptırımlara çevirme
ve erteleme yasağı[9]


Madde 13- (Mülga:
2/7/2012-6352/105 md.)


 


Muhbirlerin hüviyetlerinin açıklanmaması


Madde
14 – Bu Kanun kapsamına giren suçlar ve suçluları ihbar
edenlerin hüviyetleri, rızaları olmadıkça veya ihbarın mahiyeti haklarında suç
teşkil etmedikçe açıklanamaz.


 


Avukat tayini[10]


Madde 15 – (Değişik:
29/6/2006-5532/11 md.)


Terörle mücadelede görev
alan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli, mülki idare amirleri, istihbarat ve
kolluk görevlileri ile bu amaçla görevlendirilmiş diğer personelin, bu
görevlerinin ifasından doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma
ve kovuşturmalar sebebiyle belirleyeceği en fazla üç avukatın veya bu
görevlerinin ifasından dolayı mağdur, şikâyetçi, katılan, davalı ya da davacı
konumunda olan personelin seçeceği bir avukatın ücreti ödenir ve bunlara
avukatlık ücret tarifesine bağlı olmaksızın yapılacak ödemeler, ilgili
kuruluşların bütçelerine konulacak ödenekten karşılanır. (Ek cümle:
23/6/2016-6722/15 md.) Ancak davacı konumunda olan personelin seçeceği bir
avukata ücret ödenmesi, ilgili Bakanın onayına tabidir.[11]


Avukatların ücretlerinin
ödenmesine ilişkin esas ve usûller, Millî Savunma ve İçişleri bakanlıklarınca
müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.





ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Cezaların İnfazı


Cezaların infazı ve tutukluların muhafazası


Madde
16 – (Mülga: 29/6/2006-5532/17 md.)


 


Koşullu salıverilme9


Madde 17- (Değişik: 29/6/2006-5532/12 md.)


Bu Kanun kapsamına giren
suçlardan mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik
tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü
fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır. (Ek
cümle:14/4/2020-7242/65 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından
düzenlenen koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır.


Tutuklu veya hükümlü iken
firar veya ayaklanma suçundan mahkûm edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası
olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları
kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar.


Bu Kanun kapsamına giren
suçlardan mahkûm olanlar, hükümlerinin kesinleşme tarihinden sonra bu Kanunun
kapsamına giren bir suçu işlemeleri halinde, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.


Ölüm cezaları, 14/7/2004
tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 3/8/2002 tarihli ve
4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet
ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış
müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır
hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden
yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası
ölünceye kadar devam eder.


 


Ceza ve tutukevi inşaatı


Madde
18- (Mülga: 29/6/2006-5532/17 md.)


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Çeşitli Hükümler


Ödüllendirme


Madde
19 – (Değişik:18/10/2018-7148/28 md.)


İşlenişine iştirak
etmemiş olmak koşuluyla bu Kanun kapsamına giren suçun ortaya çıkarılmasına
veya delillerin ele geçirilmesine ya da suç faillerinin yakalanabilmesine
yardımcı olanlara veya yerlerini yahut kimliklerini bildirenlere para ödülü
verilebilir.


Ödül
miktarının belirlenmesi ve ödülün verilmesine ilişkin usul ve esaslar İçişleri
Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.


 


Koruma tedbirleri[12]


Madde 20 – (Değişik:
29/6/2006-5532/14 md.)


Terörle mücadelede görev
veren veya bu görevi ifa eden adlî, istihbarî, idarî ve askerî görevliler,
kolluk görevlileri, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü ve Genel Müdür
Yardımcıları, terör suçlularının muhafaza edildiği ceza ve tutukevlerinin
savcıları ve müdürleri, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde görev yapmış hâkim ve
savcılar, Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesiyle yetkili kılınmış ağır
ceza mahkemelerinde görev yapan hâkim ve savcılar ile bu görevlerinden ayrılmış
olanlar ve terör örgütlerinin açık hedefi haline gelen veya getirilenler ile
suçların aydınlatılmasında yardımcı olanlar hakkında gerekli koruma tedbirleri
Devlet tarafından alınır.


Ceza Muhakemesi Kanununun
250 nci maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca
görevlendirilecek ağır ceza mahkemeleri başkan ve üyeleri ile bu mahkemelerin
görev alanına giren suçları soruşturmakla ve kovuşturmakla görevli Cumhuriyet
savcılarının korunma ve güvenlik talepleri ilgili makam ve mercilerce öncelikle
ve ivedilikle yerine getirilir. Koruma için ihtiyaç duyulan araç ve gereçler
Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca temin edilir.


Bu
koruma tedbirleri; talep halinde estetik cerrahi yoluyla fizyolojik görünümün
değiştirilmesi dahil, nüfus kaydı, ehliyet, evlenme cüzdanı, diploma ve benzeri
belgelerin değiştirilmesi, askerlik işleminin düzenlenmesi, menkul ve
gayrimenkul mal varlıklarıyla ilgili hakları, sosyal güvenlik ve diğer hakların
korunması gibi hususlarda düzenleme yapılır. (Değişik: 11/2/2014-6519/57
md.) Korumaya alınmış emekli personelden, meskende korunmaları mutlak
surette zorunlu bulunanlar Cumhurbaşkanlığınca belirlenecek
konutlardan yararlandırılır.


Bu tedbirlerin
uygulanmasında, İçişleri Bakanlığı ile ilgili diğer kurum ve kuruluşlar gerekli
her türlü gizlilik kurallarına uymak zorundadırlar.


Koruma
tedbirleriyle ilgili esas ve usûller Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir
yönetmelik ile belirlenir.(11)


Yukarıda
sayılanlardan kamu görevlileri, görevlerinden ayrılmış olsalar dahi terör
suçluları tarafından kendilerine veya eş ve çocuklarının canına vuku bulan bir
taarruzu savmak için silah kullanmaya yetkilidirler.


 


Zararların tazmini
amacıyla tedbir konulması


Madde
20/A- (Ek: 15/8/2016-KHK-671/31 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/27 md.)


Türk Ceza Kanununun
İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde
tanımlanan suçlar ve bu Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya
tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini
amacıyla, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza
hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait
taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini
veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak
için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan
alacaklarına tedbir konulmasına karar verilebilir. Taşınmazlarla ilgili karar
tapu kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu
araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin
devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir
kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.[13]


(Ek fıkra: 5/6/2017-KHK-691/7 md.;
Aynen kabul: 31/1/2018-7069/7 md.) Birinci fıkra kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya
tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini
amacıyla açılan davalarda; davalının adres kayıt sisteminde adresinin
bulunmaması veya bulunup da tebligata elverişli olmaması halinde, mahkemece,
dava dilekçesinin özeti tirajı ellibinin üzerinde olan ve yurt düzeyinde
dağıtımı yapılan gazetelerden biri vasıtasıyla ilan edilir. Yapılacak ilanda
davalının bir ay içinde yurtiçinde tebligata elverişli bir adres veya 11/2/1959
tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununun 7/a maddesi uyarınca kayıtlı
elektronik posta adresi bildirmemesi ya da davada kendisini avukatla temsil
ettirmemesi halinde, yargılamaya yokluğunda devam olunacağı, yargılama
aşamalarında başkaca tebligat yapılmayarak hüküm verileceği ve hükmün de aynı
usulle tebliğ edileceği ihtar edilir. Adresi yabancı ülkede bulunan davalıya
çıkarılacak tebligatta, bu fıkrada belirtilen ilanda yer alan hususlar ile
yabancı ülke adresine bir daha tebligat yapılmayacağı ihtarına yer verilir.


(Ek fıkra:
5/6/2017-KHK-691/7 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/7 md.) Birinci fıkra kapsamında açılan
davaların kısmen veya tamamen reddi halinde, davacı aleyhine maktu avukatlık
ücretine hükmolunur. Ancak belirlenen ücret dava değerini geçemez.


 


Yardım[14]


Madde 21 – (…)[15]
kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya
sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör
eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya
öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanun hükümleri uygulanır. [16]
Ayrıca;


a) (Değişik: 28/2/1995
- 4082/6 md.) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine
bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta
oldukları aylıklardan; emekli olanların terör nedeniyle öldürülmeleri halinde
ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine
bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri
yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül
olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı
üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi
emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak
yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca
Hazineden tahsil edilir.


b) (Değişik birinci ve
ikinci cümle: 15/8/2017-KHK-694/86 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/82 md.) Yurtiçinde
veya yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanların
kendileri, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimleri, 9/11/1983 tarihli ve
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda
oturanlar hariç olmak üzere, herhangi bir kira bedeli alınmaksızın on yıl
süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam edebilirler. Kamu konutundan
çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda
oturanların istekleri halinde ikametgâh olarak kullanacakları yurtiçindeki
taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır; ancak kamu
konutlarından kira ödemeksizin yararlanılan süre, kira yardımından yararlanılan
süreden düşülür. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı
kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır. (Ek
cümleler: 4/7/2012-6353/75 md.) Bütün hak sahipleri adına bir konut için
yapılacak aylık kira yardımının üst limiti ile ödeme usul ve esasları, Aile ve
Sosyal Politikalar Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının
görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Bu Kanun hükümlerine göre aylık alan maluller ile hayatını kaybedenlerin dul ve
yetimlerine yapılan gayrimenkul hibeleri veraset ve intikal vergisinden, devir
işlemleri harçlarından ve döner sermaye ücretlerinden ve bu işlemler nedeniyle
düzenlenecek kağıtlar için tahakkuk edecek damga vergisinden müstesnadır. Bu
gayrimenkullerin maliyet bedellerinin tamamı bunları hibe edenler tarafından
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesi ve
13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesi
kapsamında dönem gelirinden veya kurum kazancından indirilebilir.


c) (Mülga: 12/7/2013-6495/102 md.)


d)
(Mülga:
12/7/2013-6495/102 md.)


e) (Ek: 28/2/1995 - 4082/6 md.;
Değişik: 29/6/2006-5532/15 md.) Malûl olanlar ile ölenlerin dul ve
yetimleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca kendilerine verilen tanıtım
kartlarını ibraz etmeleri durumunda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait bütün hastanelerde
muayene ve tedavi edilirler. Bunların her türlü tedavi giderleri; ilgililerin
herhangi bir kamu kurumu veya kuruluşunda çalışmaları halinde bu kurum veya
kuruluşça, emekli, yaşlılık, malûllük veya dul ve yetim aylığı almaları halinde
bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumunca, herhangi bir kuruma tâbi olarak
çalışmamaları, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç,
Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun
kapsamında aylık alanlar hariç emekli, yaşlılık, malûllük veya dul ve yetim
aylığı almamaları durumunda Millî Savunma veya İçişleri Bakanlığınca
karşılanır. Malûl olanların eksilen vücut organları, yurt içi veya yurt dışında
en son teknik usûllere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlatılır ve
gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.


f)
(Ek: 28/2/1995 - 4082/6 md.) Yurtiçinde tedavileri mümkün olmayanlar,
yetkili sağlık kuruluşlarının raporlarına istinaden yurtdışında(…)[17].


g)
(Ek: 28/2/1995-4082/6 md.) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan
aciz olanlar ile kimsesizler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait, bunlar
bulunmadığı takdirde özel rehabilitasyon ve bakım merkezleri, yurtlar ve
huzurevlerinde parasız olarak veya masrafları devlet tarafından karşılanmak üzere
barındırılır, baktırılır (…)[18].


h)
(Değişik: 4/7/2012-6353/75 md.) Erbaş ve erlerden veya geçici veya
gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak
veya engelli hâle gelerek ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması
koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık
bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan,
bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren
çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır.
Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle
hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık
almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile
yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık
bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan
yararlandırılır. Bu fıkra kapsamında er ve erbaşlar için bağlanacak aylıklar,
bitirmiş oldukları okullar neticesinde hak kazandıkları unvanlar üzerinden
yürütmüş oldukları kamu görevleri sebebiyle daha yüksek aylık bağlanmasına
ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; en az dört yıllık yüksek öğrenim mezunu
olanlar sekizinci derecenin birinci kademesindeki, diğerleri ise eğitim
durumlarına bakılmaksızın onuncu derecenin birinci kademesindeki “Memur”
unvanlı kadrolarda bulunanların emekli keseneğine esas aylıkları üzerinden
hesaplanacak vazife malullüğü aylığı tutarından düşük olamaz ve bunlar için
5434 sayılı Kanunun ek 77 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre
yapılacak yükseltmelerde aynı unvan ve derece başlangıç olarak esas alınır ve
derece yükselmelerinde kadro şartı aranmaksızın yüksek öğrenim mezunu gibi
işlem yapılır. [19]


ı) (Ek: 13/11/1995 -
4131/1 md.; Mülga: 3/10/2016-KHK-676/89 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/72 md.)



i) (Ek:
4/7/2012-6353/75 md.; Değişik: 2/1/2017-KHK-680/64 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7072/63 md.) Yedek subay ve yedek astsubay okulu öğrencileri,
harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarında okuyanlar, Jandarma ve Sahil
Güvenlik Akademisi fakülte ve yüksekokullarında okuyanlar, üniversitelerin
fakülte ve yüksekokullarında Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı adına öğrenim görenler ya da kendi
hesabına öğrenim görmekte iken Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam
edenler, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde veya
üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet Genel Müdürlüğü
hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Millî
İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile Milli
Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya
Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine
tabi tutulanlardan; 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılmamış olup bu öğrenimleri veya eğitimleri nedeniyle
bu Kanun kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak hayatını kaybedenler
ile yaralanan veya engelli hâle gelenlerden ilgili mevzuatına göre malullük
aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330
sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g)
bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü
olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen
haklardan yararlandırılır. Yukarıda sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını
kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta
iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile
yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık
bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan
yararlandırılır.[20]


j) (Ek: 4/7/2012-6353/75 md.) Terör eyleminin ortaya çıkarılması, etkilerinin azaltılması
veya bertaraf edilmesinin sağlanmasında yardımcı ve faydalı olanlar bu
faaliyetlerinden dolayı hayatını kaybettikleri, yaralandıkları veya engelli hâle geldikleri; ilgili valinin teklifi üzerine
Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanan sivillerden Sosyal Güvenlik
Kurumunca ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının
oluştuğu tespit olunanların kendileri, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması
hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş,
ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da
bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Yukarıda
sayılanlardan aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında
malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına
müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı
Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d)
bendindeki haklardan yararlandırılır.[21][22]


(Ek fıkra: 4/7/2012-6353/75 md.) Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri
kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı
maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde
olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi
amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler
esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hâle gelen, hastalanan veya hayatını
kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır.[23]


(Ek fıkra:
4/7/2012-6353/75 md.)
Birinci fıkranın (h),
(i) ve (j) bentlerinde belirtilenlerden bu Kanun kapsamındaki olaylar sebebiyle
yaralananlar, tedavileri sonuçlanıncaya veya maluliyetleri kesinleşinceye kadar
geçen süre içinde 5510 sayılı Kanuna göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve
diğer haklardan, aynı sebeplerle tedavi gören malul kamu görevlilerine ilişkin
hükümler çerçevesinde yararlandırılır. Erbaş ve erler için Türk Silahlı
Kuvvetlerine ait sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan tedaviler hariç, bu
kapsamda yapılacak giderlerin tamamı; ilgililerin genel sağlık sigortalısı olup
olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Ancak,
bu kişilerden 5510 sayılı Kanuna göre genel sağlık sigortası kapsamında yer
almayanlar için, Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılmış olan giderler, Sosyal
Güvenlik Kurumu tarafından; erbaş ve erler için ilgisine göre Millî Savunma
Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, diğerleri
için Maliye Bakanlığından tahsil olunur.


Kendilerine aylık bağlanan dul ve yetimler; ilgili sosyal
güvenlik kurumları mevzuatı gereği aylıklarının kesilmesi halinde, bu madde ile
verilen diğer haklardan da yararlanamazlar.


 


Terörden zarar gören diğer kişilere
yardım


Madde
22 – (Değişik: 13/11/1995 - 4131/2 md.)


Terör
eylemlerinden dolayı yaralananların tedavileri Devlet tarafından yapılır. Zarar
gören, can ve mal kaybına uğrayan vatandaşlara, Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışmayı Teşvik Fonundan öncelikle yardım yapılır. Bu fondan ilk ve orta
öğrenim çağındaki şehit çocuklarının öğrenim masrafları karşılanır. Yardımın
kapsam ve ölçüsü, Fonun mahalli yetkililerince belirlenecek miktarı aşmamak
kaydıyla Fon Kurulunca tespit edilir.


 


Ek
Madde 1 – (Ek: 13/11/1995-4131/3 md.; Değişik: 12/7/2013-6495/86 md.)[24][25]


(Değişik
birinci fıkra: 14/4/2016-6704/12 md.) 10/12/2003 tarihli ve
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV)
sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı
kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları;
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli
personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri
çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu
belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça kura sonucu
atama teklifi yapılanları atamak zorundadır.


Bu
madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda
belirtilmiştir:


a)
5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci
maddesinin sekizinci fıkrası, (…)25
3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını
gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar,


b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510
sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller
kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli
ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ve
ceza infaz kurumu müdürü, infaz ve koruma başmemuru ve infaz ve
koruma memuru unvanlı ceza infaz kurumu personeli,[26]


c)
(b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45
inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası
kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,


ç) (…)25 17/7/2004 tarihli ve
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında
Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri
nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve
Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı
ortaklıklarda görevli olanlardan patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi,
muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında
oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler.


İstihdam
hakkından;


a)
İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya
çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere
toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki
kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak
üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir
diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi, ana, baba veya kardeşlerin bu hakkı
kullanmaması durumunda eş veya çocuklardan toplam iki kişi,[27]


b)
İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş
veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden
birisi olmak üzere toplam bir kişi,


c)
İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından
birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını
kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa
kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,


ç)
İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve
çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden
birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu
yoksa anne, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,[28]


yararlanır.



Bu
madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar
için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen
nitelik ve şartları taşımaları zorunludur.


Bir
başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, terör örgütlerine
veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette
bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya
iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu ilgili valilerce tespit edilenler,
birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan
olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev
yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar (…)[29] istihdam hakkından
faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında
dikkate alınmaz. (Ek cümle: 14/4/2016-6704/12 md.; Mülga ikinci cümle:
28/11/2017-7061/51 md.) (…) (Ek cümle: 2/1/2017 - KHK - 680/79 md. ;Mülga
üçüncü cümle: 28/11/2017-7061/51 md.) (Ek cümle: 1/2/2018-7072/77 md.; Mülga cümle:
13/2/2018-7098/Ek Madde 1)[30]


(Değişik
altıncı fıkra: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul: 8/11/2016-6755/4 md.) Hak
sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı
kadro ve pozisyonlara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların, atama
teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri
unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması
koşuluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan
ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarının ise memur unvanlı kadro ve
pozisyonlara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. (Ek
cümle: 28/11/2017-7061/51 md.)
Üçüncü
fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan maluller ile 15/8/2016
tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesine göre tazminat hakkından
yararlandırılanların kendilerinin istihdam hakkından yararlanmaları ve ilköğretim,
ortaokul, ilkokul mezunu olmaları halinde atama teklifleri memur unvanlı kadro
ve pozisyonlara yapılır. İşçi kadrolarına
yapılacak atama teklifleri sürekli işçi unvanlı kadroya yapılır.


(Mülga
yedinci fıkra: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul: 8/11/2016-6755/4 md.)


Bu
madde kapsamında başvuranlardan hak sahibi olanlar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca
tespit edilerek, liste hâlinde (…)[31]
Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (Değişik ikinci cümle:
14/4/2016-6704/12 md.) Hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına atama
teklifleri, Devlet Personel Başkanlığınca (…)31
kura usulü ile yapılır. (Ek üç cümle: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul:
8/11/2016-6755/4 md.) Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamındaki
taleplerini her yılın ocak ve temmuz aylarının son gününe kadar DPB e-uygulama
üzerinden iletirler. Devlet Personel Başkanlığınca atama teklifleri, bu
talepler esas alınarak gerçekleştirilir. Söz konusu taleplerin yeterli olmaması
halinde Başkanlıkça resen atama teklifi yapılır. (Değişik üçüncü cümle:
14/4/2016-6704/12 md.) Hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına Kura
sonucu yapılacak atamalarda atama teklifinin yapılması ile birlikte diğer
kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın atama
teklifi yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis
ve vize edilmiş ve mevzuatı uyarınca düzenlenen ilgili cetvel ve bölümlere
eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar, herhangi bir
şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
Atama işlemlerinin, atama teklifinin kamu kurum ve kuruluşuna intikalinden
itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Atama emri ilgili kamu kurum ve
kuruluşu tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere
tebliğ edilir. İlgililerin işe başlama sürelerine ve işe başlamama hâlinde
yapılacak işlemlere ilişkin olarak 657 sayılı Kanunun 62 nci ve 63 üncü maddeleri
hükümleri uygulanır. Atama onayı alınmasına rağmen görevine başlamayanlar ile
başladıktan sonra herhangi bir sebeple görevden ayrılanlar bu madde kapsamında
yeniden istihdam edilemezler. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve
başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün
içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler.


Bu maddenin uygulanmasında
takip edilecek usul ve esaslar ile diğer hususlar; Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan
yönetmelikle belirlenir.[32]


 


Ek Madde 2 – (Ek :
29/8/1996 - 4178/3 md.; İptal: 6/1/1999 tarih ve E.: 1996/68, K.: 1999/1 sayılı
Kararı ile; Yeniden düzenleme: 29/6/2006-5532/16 md.)


Terör örgütlerine karşı
icra edilecek operasyonlarda "teslim ol" emrine itaat edilmemesi veya
silah kullanmaya teşebbüs edilmesi halinde kolluk görevlileri, tehlikeyi
etkisiz kılabilecek ölçü ve orantıda, doğrudan ve duraksamadan hedefe karşı
silah kullanmaya yetkilidirler.


 


Ek Madde 3- (Ek: 2/1/2017-KHK-684/1 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7074/1 md.)


21 inci maddenin birinci
fıkrasının (a), (h), (i) ve (j) bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle
yaralanmış olup ilgili mevzuatına göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık
bağlanamayanlardan, talepleri üzerine 13/7/1953 tarihli ve 4/1053 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Vazife Malullüklerinin Nevileri ile
Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılanlara, bu
dereceleri esas alınarak aşağıda yazılı gösterge rakamlarının memur aylık
katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda, nakdi tazminat karar tarihini
takip eden aybaşından başlamak üzere aylık bağlanır.


Dereceler        Göstergeler


      1                 22.382


      2                 20.821


      3                 19.259


      4                 17.698


      5                 16.136


      6                 14.616


Ancak, herhangi bir
sigortalılık statüsüne tabi çalışmaları olanlara bağlanacak ilk aylığın tutarı,
aylık bağlanmasına ilişkin şartlar aranmaksızın bu aylığa hak kazanıldığı
tarihteki unsurlar ve mevcut hizmet süreleri esas alınarak hesaplanacak emekli
veya yaşlılık aylığının % 25 artırımlı tutarından az olamaz. Bunlardan aylık
başlangıç tarihinden önce ilgili mevzuatı uyarınca aylık bağlanmış olanlara,
durumuna göre belirlenecek gösterge rakamı karşılığı bulunacak aylık miktarından
az olmamak üzere, aylık başlangıç tarihinde ödenmekte olan veya aylıkları kesilmiş
olanlar için ödenebilecek emekli, yaşlılık veya malullük aylıkları % 25
oranında artırılır. Bu madde uyarınca aylık bağlananlar hakkında 5510 sayılı
Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri uygulanır. Bu
aylıklar, vefatları halinde, anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın,
5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi esas alınarak hak sahiplerine ölüm aylığı
olarak intikal ettirilir. Bu şekilde aylığa hak kazanılmasından önce geçen her
türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet
süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak
değerlendirilen süreleri; aylığa hak kazanılmasından sonra geçen sigortalılık
ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık haliyle birleştirilmez ve
sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emekli, malullük ya
da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında
ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak
değerlendirilir. Bu şekilde aylık bağlananlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlara,
ikramiyeye esas hizmet süreleri için ayrıca emekli ikramiyesi ödenir. Ayrıca,
aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları için 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü
maddesi hükümleri uygulanmaz.


Bu madde uyarınca aylık
bağlananlardan söz konusu yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malul
olduklarına karar verilenlere, karar tarihini takip eden aybaşından itibaren
ilgisine göre bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanır
ve bu madde hükümlerine göre bağlanmış olan aylıkları vazife malullüğü
aylığının başladığı tarihten itibaren kesilir. Bunlardan emekli ikramiyesine
hak kazanacak olanların emekli ikramiyesinin hesabında daha önce ikramiye
ödenen süreler dikkate alınmaz. Bu Kanunun 21 inci maddesi kapsamında vazife
malullüğü aylığı bağlanmış olup, kontrol muayenesi sonucunda maluliyetlerinin
sona erdiğine karar verilenlerden bu madde kapsamına girenlere, vazife
malullüğü aylığına hak kazanıldığı tarihteki mevcut hizmet süreleri, unsurlar
ve memur aylık katsayısı ile varsa almakta oldukları aylıklar esas alınarak
birinci fıkra uyarınca hesaplanacak tutarın; aylık artışları ile artırılması
sonucu bulunacak tutar üzerinden vazife malullüğünün kesildiği tarihten
itibaren bu madde hükümleri uyarınca aylık bağlanır. Ancak, bu kapsamda aylık
bağlanması sebebiyle ikramiye ödenmez.


Bu maddedeki hükümler
saklı kalmak kaydıyla bağlanan bu aylıklar hakkında vazife malullüğü aylığı
hükümleri uygulanır ve Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan aylıklar her yıl
sonunda faturası karşılığında Maliye Bakanlığından tahsil edilir.


 


Ek Madde 4- (Ek:
25/7/2018-7145/12 md.)


26/9/2004 tarihli ve 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci,
Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (…)[33]
Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı,
oluşum veya gruplara (…)33 iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden
çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, (…)33 Müsadere hükümleri saklıdır.


Birinci fıkrada
belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen
silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri
tespit edilerek sahibine ödenir.


 


 


BEŞİNCİ BÖLÜM


Geçici Hükümler


Geçici Madde 1 – 8/4/1991 tarihine kadar işlenen
suçlar sebebiyle;


a)
Verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu durumda olanlar 647 sayılı
Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesi hükmüne göre çekmeleri
gereken cezalarının on yılını,


b) Müebbet ağır hapis
cezasına hükümlü olanlar çekmeleri gereken cezalarının sekiz yılını,


c) Diğer şahsi hürriyeti
bağlayıcı cezaya mahküm edilmiş olanlar hükümlülük süresinin beşte birini,


Çektikleri takdirde iyi
halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve talepleri olmaksızın şartla
salıverilirler.


Bu sürelerin tayininde
hükümlünün tutuklu kaldığı süreler de hesaba katılır.


Bu hükümlüler hakkında
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim
hükümleri uygulanmaz.


 


Geçici Madde 2 – 8/4/1991 tarihine kadar işlenen
suçlar sebebiyle tutuklu olan sanıklardan;


a) Hazırlık tahkikatında,
iddianameye esas olan suçun vasfına,


b) Son tahkikatta,
iddianamede beyan olunan suça veya değişen suç vasfına,


Göre
Kanunda belirtilen cezanın asgari haddi esas alınmak suretiyle geçici 1 inci
maddede belirtilen süreler kadar tutuklu kaldıkları anlaşılanlar, Kanunun
yürürlüğe girmesinden itibaren otuz gün içerisinde,


1. Hakkında kamu davası
açılmamış tutuklu sanıklar savcılıklarca,


2. Hakkında kamu davası
açılmış tutuklu sanıklar ilgili mahkemelerce,


3. Dosyaları Yargıtayda
veya Askeri Yargıtayda bulunanlar ilgili dairesince veya Başsavcılıklarınca,


Salıverilirler.


Haklarında
kamu davası açılacaklar ile daha önce kamu davası açılmış olan sanıkların
yargılamaları yapılır. (…)[34] Yapılan yargılama sonunda mahkümiyete
ilişkin hükmün kesinleşmesini
müteakip haklarında Kanunun Geçici 1 inci maddesinde belirtilen şartla salıverilme
hükümleri uygulanır.


 


Geçici Madde 3 – Bu Kanunun yayımı tarihinden sonra,
Geçici 1 inci madde hükümlerinden istifade edecek olanlar, cezaevinin
disiplinini bozucu hareketlerinden dolayı disiplin cezası aldıkları takdirde,
Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair
Tüzük hükümlerine göre disiplin cezaları kaldırılmadığı sürece, Geçici 1 inci
madde hükümlerinden istifade edemezler.


 


Geçici Madde 4 –
8/4/1991 tarihine kadar;


a) (İptal:
Anayasa Mahkemesinin 19/7/1991 tarih ve E: 1991/15, K: 1991/22 sayılı Kararı
ile)


b) (İptal:
Anayasa Mahkemesinin 19/7/1991 tarih ve E: 1991/15, K : 1991/22, 8/10/1991
tarih ve E: 1991/34, K: 1991/34 ve 31/3/1992 tarih ve E.:1991/18, K.:1992/20
sayılı kararları ile)


c) Türk Ceza Kanununun
ikinci kitabının "Devlet İdaresi Aleyhinde İşlenen Cürümler" başlıklı
üçüncü babında yer alan hükümlere aykırı hareket edenler ile Bankalar Kanununa
aykırı hareketle bankalardan haksız ve usulsüz para alanlar, 1918 sayılı
Kaçakçılığın Men ve Takibi Hakkında Kanun hükümlerine muhalefet ederek menfaat
temin edenler; usulsüz,yolsuz ve gerçek dışı işlemlerle ihracat, ithalat ve
yatırım teşvikleri suretiyle vergi iadesi, prim, kredi, faiz farkı ve benzeri
adlarla kamu kaynaklarından haksız menfaat temin edenler, yukarıda belirtildiği
şekilde haksız, usulsüz ve yolsuz olarak sağladıkları menfaat karşılıkları ve
bunların fer'ilerini zamanaşımına bakılmaksızın ödemedikleri takdirde,


d) Askeri Ceza Kanununun
55, 56, 57, 58 ve 59 uncu maddelerine giren suçları işleyenler,


Hakkında bu Kanunun
Geçici 1 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. Ancak, bu maddede sayılan suçlar
dolayısı ile verilen ölüm cezaları yerine getirilmez. Bu hükümlüler hakkında;


Ölüm cezasına hüküm
giyenler 20 yıllarını; müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 15 yıllarını;
diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahküm edilmiş olanlar hükümlülük
süresinin 1/3 ünü; çektikleri takdirde iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın
ve talepleri olmaksızın şartla salıverilirler.


Bu sürelerin tayininde
hükümlünün tutuklu kaldığı süreler de, hesaba katılır.


Bu hükümlüler hakkında
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun Ek 2 nci maddesindeki indirim
hükümleri uygulanmaz.


Geçici 2 nci madde (son
fıkrasındaki Geçici 1 inci maddeye yapılan atıf hükmü hariç) ve Geçici 3 üncü
madde hükümleri, bu hükümlüler hakkında da uygulanır.[35]


 


Geçici
Madde 5 – 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (g) bendi
gereğince Türk vatandaşlığı kaybettirilenlerin bu Kanunun geçici maddeler
hükümlerinden istifade edebilmeleri için bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren iki yıl içinde yurda girişlerinde herhangi bir şart aranmaz ve hudut
kapılarından girişleri engellenemez.


 


Geçici Madde 6 – Özel infaz kurumu binaları inşa
edilinceye kadar terör suçundan tutuklu veya hükümlü olanlar diğer infaz
kurumlarında muhafaza edilir.


 


Geçici Madde 7 – Bu Kanunun 17 nci maddesi hükmü, bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu Kanun kapsamına giren suçları işleyenler
hakkında uygulanır.


 


Geçici Madde 8 – Bu Kanunun 21 inci maddesi, 1/1/1968
tarihinden itibaren bu madde şümulüne girenleri de kapsayacak şekilde yayımı
tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak uygulanır.


 


Geçici Madde 9 –
(İptal: Anayasa Mahkemesinin 31/3/1992 tarih ve E.: 1991/18, K.: 1992/20 sayılı
Kararı ile.)[36]


 


Geçici Madde 10- (Ek:
15/7/2003 - 4928/21 md.)


 Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3713 sayılı Kanunun 8
inci maddesi kapsamına giren suçlardan dolayı;


1. - Yürütülen hazırlık
soruşturmalarında Cumhuriyet savcılıklarınca takipsizlik kararı verilir.


2.- a) Haklarında kamu
davası açılmamış tutuklu sanıklar Cumhuriyet savcılıklarınca,


b) Haklarında kamu davası
açılmış tutuklu sanıklar ilgili mahkemelerce,


Salıverilirler.


3.- a) Henüz Yargıtaya
gönderilmemiş veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar
hakkında hükmü veren mahkemece,


b) Yargıtayda bulunan
dosyalar ilgili ceza dairesince,


c) Cezaları infaz edilmekte
olan hükümlülerin dosyaları hükmü veren mahkemece,


Acele işlerden sayılmak
ve Türk Ceza Kanununun 2 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle karara bağlanır.


 


Geçici Madde 11- (Ek:
4/7/2012-6353/77 md.)


Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce bu maddeyi düzenleyen Kanun ile 21 inci maddeye eklenen haller
sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce malul olanların
kendileri, hayatını kaybedenlerin ise dul ve yetimleri, müracaatları üzerine bu
Kanunun durumlarına uygun hükümlerinden bu maddenin yürürlük tarihinden
itibaren yararlandırılırlar. Anılan maddenin birinci fıkrasının (h) bendi
kapsamına giren er ve erbaşlar yönünden aylıkların yeniden belirlenmesinde
müracaat şartı aranmaz.


21 inci madde kapsamına
girenlerden, daha önce her ne şekilde olursa olsun devam eden yargı süreçleri
ve icrai takibatlardan feragat edenler, ilgili kuruma başvurmaları durumunda bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren 21 inci madde
ile sağlanan durumlarına uygun haklardan yararlandırılır. Davalardan feragat
edilmesi halinde mahkemelerce ilgili kurum lehine hükmedilecek vekalet
ücretleri ilgili kurumca tahsil edilmez.


Bu madde esas alınarak
geriye dönük herhangi bir aylık, aylık farkı, tazminat, tazminat farkı ile
ikramiye ve ikramiye farkı ödenmez ve geriye dönük hak talep edilemez.


 


Geçici Madde 12- (Ek:
4/7/2012-6353/78 md.)


 Bu maddeyi düzenleyen
Kanunla değiştirilen ek 1 inci maddede belirtilen haller sebebiyle bu maddenin
yürürlük tarihinden önce malul olanların kendileri, hayatını kaybedenlerin ise
hak sahibi yakınları ek 1 inci maddedeki usul ve esaslar çerçevesinde anılan
maddeyle getirilen haklardan yararlanır.


 


Geçici Madde 13- (Ek:
12/7/2013-6495/87 md.)[37]


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce ek 1 inci madde kapsamında istihdam hakkı bulunanlardan
kırk beş yaşını doldurduğu için istihdam hakkından yararlanamayacak olanlar,
söz konusu maddede öngörülen yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına müracaat etmeleri
şartıyla bir defaya mahsus olmak üzere mezkûr maddede belirtilen istihdam hakkı
sınırlamaları çerçevesinde yararlandırılır.


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihte ek 1 inci madde kapsamına girenler ile bu maddenin birinci
fıkrasında belirtilenlerden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi
olduğu tespit edilenlerin atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca 2015
yılı sonuna kadar kura usulü ile yapılır. Hak sahiplerinin atama teklifleri; ek
1 inci madde kapsamına giren kurum ve kuruluşların dolu kadro ve pozisyon
sayısının, kurumların toplam dolu kadro ve pozisyon sayısına oranı esas alınmak
suretiyle hak sahiplerinin kamu kurum ve kuruluşlarına dengeli dağılımı gözetilerek
Devlet Personel Başkanlığınca kura usulü ile gerçekleştirilir. Hak sahiplerinin
atamasının yapılacağı kadro veya pozisyonun belirlenmesinde ek 1 inci maddede
öngörülen usul uygulanır. Bu madde kapsamında yapılacak işlemlere ilişkin usul
ve esaslar, ek 1 inci maddede öngörülen yönetmelikte düzenlenir. Kura sonucu
yapılacak atamalarda atama teklifleri ile birlikte atama teklifi yapılan kamu
kurum ve kuruluşlarına diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir
işleme gerek kalmaksızın kadro ve pozisyonlar ihdas, tahsis ve vize edilmiş
sayılır. Bu kadro ve pozisyonlar mevzuatı uyarınca düzenlenen ilgili cetvel ve
bölümlere eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar
herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal
edilmiş sayılır.


Bu madde uyarınca yapılan
atamalar, ek 1 inci maddede belirtilen hak sahiplerinin atanması için ayrılması
gereken %2 oranındaki kadro ve pozisyon sayılarının hesabında dikkate alınmaz.


(Değişik dördüncü
fıkra: 6/2/2014-6518/41 md.) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ek 1 inci maddeye
göre yapılan başvurularda bu madde hükümleri uygulanır.


Bu madde ile ek 1 inci
madde kapsamında 31/12/2015 tarihine kadar yapılacak atamalar, yılı merkezi
yönetim bütçe kanunlarında yer alan kısıtlamalara tabi tutulmaz.


 


Geçici Madde 14- (Ek: 21/2/2014-6526/1 md.)


Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı
Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza
mahkemeleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10
uncu maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri kaldırılmıştır.


Kaldırılan bu
ağır ceza mahkemelerinde görev yapan başkan ve üyeler ile Terörle Mücadele
Kanunu kapsamındaki suçların soruşturmasında görevlendirilen hâkim ve
Cumhuriyet savcıları, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, beşinci fıkra
uyarınca devirlerin tamamlanmasından itibaren on gün içinde müktesepleri
dikkate alınarak uygun görülecek bir göreve atanırlar.


Bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca
görevlendirilen Cumhuriyet savcılarınca yürütülen soruşturma dosyaları, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına
devredilir.


6352 sayılı
Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza
mahkemelerinde ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun
10 uncu maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinde derdest
bulunan dosyalar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bulundukları aşamadan
itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli mahkemelere
devredilir. Bu mahkemelerce verilip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya
Yargıtayın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesine devam olunur.


Üçüncü ve
dördüncü fıkralar uyarınca yapılacak devir işlemleri, bu Kanunla kaldırılan
ağır ceza mahkemelerinde görevlendirilen hâkimler ile Cumhuriyet savcıları
tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde
sonuçlandırılır. Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar,
gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, devredilen dosyalarla ilgili koruma
tedbirleri hakkında karar vermeye bu mahkemelerin bulunduğu yer hâkim ve
mahkemeleri yetkilidir. Ayrıca, bu Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerince
verilip henüz gerekçesi yazılmamış olan hükümlerin gerekçeleri, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde yazılır.
Kaldırılan mahkemelerde bulunan ve kesinleşen dosyalara ait arşiv ve emanetler
ile diğer evrak ve dokümanlar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından
belirlenecek mahkeme veya mahkemelere devredilir ve müteakip işlem ve talepler
bu mahkemelerce yerine getirilir veya karara bağlanır.


Mevzuatta
Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250 nci maddesinin birinci fıkrasına göre
görevlendirilen ağır ceza mahkemeleri ile Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu
maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen ağır ceza mahkemelerine
yapılmış atıflar ağır ceza mahkemelerine; bu mahkemelerin üyelerine yapılmış
atıflar Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Ankara Ağır Ceza
Mahkemesine yapılmış sayılır. Mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanununun mülga 250 nci
maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar ile Terörle Mücadele
Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına giren suçlara yapılan
atıflar, Türk Ceza Kanununda yer alan;


a) Örgüt
faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti
suçu veya suçtan kaynaklan malvarlığı değerini aklama suçuna,


b) Haksız
ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlara,


c) İkinci
Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlara
(305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),


yapılmış
sayılır.


Bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanununun 10 uncu maddesi kapsamına
giren suçlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
açılmış olan davalarda, sanığın taşıdığı kamu görevlisi sıfatı dolayısıyla
hakkında soruşturma yapılabilmesi için izin veya karar alınması gerektiğinden
bahisle durma veya düşme kararı verilemez.


 


Geçici Madde 15- (Ek: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen
kabul: 8/11/2016-6755/4 md.)


Bu maddenin yürürlük
tarihinden önce, ek 1 inci madde kapsamında göreve başlayan personelden, Devlet
Personel Başkanlığı tarafından atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları
itibarıyla ihraz ettikleri unvanları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki
cetvellerde yer alanlar, bu unvanlara ilişkin kadro veya pozisyonlara kamu
kurum ve kuruluşlarınca sınava tabi olmaksızın atanırlar. İhraz etmiş bulundukları
kadroların atandıkları kamu kurumlarında olmaması halinde ilgililer asli
memurluğa atandıktan sonra bir defaya mahsus olmak üzere diğer kanunlarda yer
alan herhangi bir kontenjan sınırlamasına tabi olmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarına
naklen atanabilir.


 


Geçici Madde 16- (Ek:
3/10/2016-KHK-676/90 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/73 md.)


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla 21 inci maddenin birinci fıkrasının mülga (ı) bendi
kapsamında Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumundan burs almakta olanların
bursları, normal öğrenim sürelerinin sonuna kadar ilgili mevzuat hükümlerine
göre verilir. (İptal ikinci ve üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019
tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı ile)


 


Geçici
Madde 17- (Ek: 2/1/2017-KHK-684/1 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/1 md.)


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce 21 inci maddenin birinci fıkrasının (a), (h), (i) ve (j)
bentleri kapsamında terör eylemi nedeniyle yaralanmış olup ilgili mevzuatına
göre malul sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamayanlardan talepte
bulunanlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki hizmet süreleri, unsurlar
ve memur aylık katsayısı ile ödenmekte olan aylıkları esas alınarak ek 3 üncü
madde hükümlerine göre tespit olunacak tutarda bu maddenin yürürlüğe girdiği
takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır.


 


Geçici Madde 18- (Ek: 28/11/2017-7061/52 md.)


Bu Kanunun ek 1 inci
maddesinin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan maluller
ile 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesine göre tazminat hakkından
yararlandırılanlardan bizzat istihdam hakkından yararlanarak bu maddenin yayımı
tarihinden önce hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara atanan ve halen bu
unvanda görev yapanların bu maddenin yayımını takip eden ayın 14’ü itibarıyla
kadro ve pozisyon unvanları başka bir işleme gerek kalmaksızın memur olarak
değiştirilmiş sayılır.


 


Geçici Madde 19- (Ek: 25/7/2018-7145/13 md.)


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun
İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde
tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren
suçlar veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar bakımından:[38]


a) Gözaltı süresi,
yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre
hariç, yakalama anından itibaren kırk sekiz saati, toplu olarak işlenen
suçlarda dört günü geçemez. Delillerin toplanmasındaki güçlük veya dosyanın
kapsamlı olması nedeniyle gözaltı süresi, birinci cümlede belirtilen sürelerle
bağlı kalmak kaydıyla, en fazla iki defa uzatılabilir. Gözaltı süresinin
uzatılmasına ilişkin karar, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine yakalanan kişi
dinlenilmek suretiyle hâkim tarafından verilir. Yakalama emri üzerine yakalanan
kişi hakkında da bu bent hükümleri uygulanır.


b) Şüphelinin aynı olayla
ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlem,
Cumhuriyet savcısı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine kolluk
tarafından yapılabilir.


c) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli
ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.)


 


Yürürlükten kaldırılan hükümler


Madde
23 – a) 2 sayılı Hıyaneti Vataniye Kanunu,


b) 6187 sayılı Vicdan ve Toplanma Hürriyetlerinin Korunması
Hakkında Kanun,


c)
765 sayılı Türk Ceza Kanununun 140, 141, 142 ve 163 üncü maddeleri,


d)
2908 sayılı Dernekler Kanununun 5 inci maddesinin 7 ve 8 numaralı bentleri ile
6 ncı maddesinin 2 numaralı bendi,


e)
2932 sayılı "Türkçeden Başka Dillerle Yapılacak Yayınlar Hakkında
Kanun",


Yürürlükten
kaldırılmıştır.


 


Yürürlük


Madde
24 –
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


 


Yürütme


Madde
25 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


 


12/4/1991 TARİHLİ VE 3713
SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:


1)
27/10/1995 tarih ve 4126 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


Geçici
Madde – 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesi
uyarınca mahkum edilenlerin dosyaları bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir ay içinde hükmü veren mahkemece ele alınarak, bu Kanunun 1 inci
maddesiyle 3713 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle
mahkumiyet sürelerinin yeniden belirlenmesine ve 13.7.1965 tarihli ve 647
sayılı Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinden yararlanma durumları hakkında
gerekli karar verilir.


 


 


3713 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ


TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO


 








Değiştiren Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası



3713
Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri



Yürürlüğe
Giriş Tarihi







3871



20, 22



20/3/1993






3842



11, 15



1/12/1992






4082



21



8/3/1995






4126



8,13



30/10/1995






4131



22



12/4/1991






21, Ek
Madde 1



16/11/1995






4178



Ek Madde
2



4/9/1996






4211



4



19/11/1996






4404



21



10/7/1999






4666



16



5/5/2001






4744



7, 8



19/2/2002






4928



1, 8,
Geçici Madde 10



19/7/2003






4963



7



7/8/2003






5218



17



21/7/2004






5460



21



28/2/2006






5532



1, 3, 4,
5, 6, 7, 8, 8/A, 8/B, 9, 10, 12, 13, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, Ek Madde 2



18/7/2006






5673



Ek Madde
1



2/6/2007






5739



13



1/3/2008






5763



Ek Madde
1



26/5/2008






5510

(5754
sayılı Kanun ile değişik)



21



1/10/2008






6008



5, 9, 13



25/7/2010






6352



2, 6,
9,10, 13



5/7/2012






6353



21, Ek
Madde 1, Geçici Madde 11, 12



12/7/2012






6415



8



16/2/2013






6459



6, 7



30/4/2013






6462



21



3/5/2013






6495



21, Ek
Madde 1, Geçici Madde 13



2/8/2013






Anayasa
Mahkemesinin 4/7/2013 tarihli ve E:2012/100, K:2013/84 sayılı kararı



10 uncu
maddenin beşinci fıkrası



2/8/2013
tarihinden başlayarak bir yıl sonra

(2/8/2014)






6518



Ek Madde
1, Geçici Madde 13



19/2/2014






6519



20



22/2/2014









 





 









Değiştiren
Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



3713
Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri



Yürürlüğe
Giriş Tarihi







6526



10,
Geçici Madde 14



6/3/2014






6638



7



4/4/2015






6704



Ek Madde
1



26/4/2016






6722



15



14/7/2016






KHK/668



Ek Madde
1, Geçici Madde 15



27/7/2016






KHK/671



Madde
20/A



17/8/2016






KHK/674



Ek Madde
1



1/9/2016






KHK/676



20/A,
21, Geçici Madde 16



29/10/2016






6755



Ek Madde
1, Geçici Madde 15



24/11/2016






6757



Madde
20/A



24/11/2016






6758



Ek Madde
1



24/11/2016






KHK/680



21, Ek
Madde 1



6/1/2017






KHK/684



Ek Madde
3, Geçici Madde 17



23/1/2017






KHK/691



20/A



22/6/2017






KHK/694



21



25/8/2017






7061



Ek Madde
1, Geçici Madde 18



5/12/2017






7069



20/A



8/3/2018






7070



21,
Geçici Madde 16



8/3/2018






7072



21, Ek
Madde 1



8/3/2018






7074



Ek Madde
3, Geçici Madde 17



8/3/2018






7078



21



8/3/2018






7098



Ek Madde
1



8/3/2018






7103



Ek Madde
1



27/3/2018






KHK/700



20, Ek
Madde 1



24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve
başladığı tarihte (9/7/2018)






7145



Ek Madde
4, Geçici Madde 19



31/7/2018






7148



19



26/10/2018






7179



21



26/6/2019






7188



7



24/10/2019






Anayasa
Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73; K.:2019/65 sayılı Kararı



Geçici
Madde 16



29/11/2019






7242



17



15/4/2020






7333



Geçici
Madde 19



28/7/2021






Anayasa
Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı
Kararı 



Ek Madde
4, Geçici Madde 19



12/1/2023






7445



Ek Madde
1



5/4/2023






7499



7



12/3/2024









 











[1] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 74 üncü
maddesi ile bu fıkrada yer alan “ve örgüt mensupları gibi cezalandırılırlar”
ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[2] 29/6/2006 tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, 1 inci maddenin başlığı ‘‘Terör ve örgüt tanımı”, 4 üncü maddenin
başlığı “Terör amacı ile işlenilen suçlar” iken, metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[3] 29/6/2006 tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 5 inci
maddesiyle bu fıkrada yer alan "beşmilyon liradan onmilyon liraya kadar
ağır para" ibaresi "bir yıldan üç yıla kadar hapis" olarak
değiştirilmiştir.







[4] Bu fıkrada yer alan "sahipleri ve" ibaresi,
Anayasa Mahkemesinin 18/6/2009 tarihli ve E.:2006/121, K.:2009/90 sayılı Kararı
ile iptal edilmiştir.







[5] 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “onbin” ibaresi “beşbin” olarak
değiştirilmiştir.







[6] 2/3/2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle bu fıkrada yer alan “220 nci maddesinin altıncı” ibaresi “314 üncü
maddesinin üçüncü” şeklinde değiştirilmiştir.







[7] 29/6/2006 tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 8 ve 9 uncu
maddesiyle, 9 uncu maddenin başlığı “Görevli mahkeme” iken metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.







[8] 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 75 inci
maddesi ile bu maddenin başlığı “Soruşturma ve kovuşturma usulü” iken metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[9] 29/6/2006 tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 10 ve 12
inci maddesiyle 13 üncü maddenin başlığı “Erteleme ve paraya çevrilme”, 17 nci
maddenin başlığı "Şartla salıverilme" iken metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir. Daha sonra 26/2/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle 13 üncü maddenin başlığı “Seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme
yasağı” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[10] Bu maddenin başlığı “Müdafii Tayini” iken 23/6/2016
tarihli ve 6722 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[11] 23/6/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle bu fıkradaki “görev alan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Türk
Silahlı Kuvvetleri personeli, mülki idare amirleri,” ibaresi eklenmiş ve bu
fıkrada yer alan “kovuşturmalarda müdafi olarak belirlediği en fazla üç”
ibaresi “kovuşturmalar sebebiyle belirleyeceği en fazla üç avukatın veya bu
görevlerinin ifasından dolayı mağdur, şikâyetçi, katılan, davalı ya da davacı
konumunda olan personelin seçeceği bir” şeklinde değiştirilmiştir.







[12] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 115 nci
maddesiyle, bu maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “Başbakanlıkça” ibaresi
“Cumhurbaşkanlığınca” ve beşinci fıkrasında yer alan “Başbakanlıkça” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[13] 5/6/2017 tarihli ve 691 sayılı KHK’nin 7 nci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bir yıl” ibaresi “iki yıl” şeklinde
değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 31/1/2018 tarihli ve 7069 sayılı Kanunun 7
nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[14] Bu madde başlığı, 13/11/1995 tarih ve 4131 sayılı
Kanun'un 1 inci maddesi ile “ Malul olanlarla aylığa müstehak dul ve yetimlere
yardım” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[15] Bu arada yer alan "Memur ve” ibaresi, 29/6/2006
tarihli ve 5532 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle madde metninden
çıkarılmıştır.







[16] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “sakatlanan” ibaresi
“engelli hâle gelen” şeklinde değiştirilmiştir.







[17] 5510 sayılı Kanunun 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesiyle değişik 106 ncı maddesiyle; (f) bendinde yer alan
“ve tedavi ettirilirler” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.







[18] 5510 sayılı Kanunun 17/4/2008 tarihli ve 5754 sayılı
Kanunun 64 üncü maddesiyle değişik 106 ncı maddesiyle; (g) bendinde yer alan
"ve tedavileri yaptırılır" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.







[19] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu bentte yer alan “sakatlanarak” ibaresi “engelli hâle gelerek”
şeklinde değiştirilmiştir.







[20] 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Kanunun 62 nci
maddesiyle bu bende “Yedek subay” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve yedek
astsubay” ibaresi eklenmiştir.







[21] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu bentte yer alan “sakatlandıkları” ibaresi “engelli hâle
geldikleri” şeklinde değiştirilmiştir.







[22] 12/7/2013 tarihli ve 6495 sayılı
Kanunun 85 inci maddesiyle, bu bentte yer alan “sivillerden” ibaresinden sonra
gelmek üzere “Sosyal Güvenlik Kurumunca” ibaresi eklenmiştir.







[23] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı
Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlanan” ibaresi “engelli
hâle gelen” şeklinde değiştirilmiştir.







[24] 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı
Kanunun 40 ıncı maddesiyle, bu maddede yer alan “İçişleri Bakanlığınca”
ibareleri “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca” şeklinde, son fıkrasında
yer alan “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” ibaresi “İçişleri Bakanlığı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[25] 21/3/2018 tarihli ve 7103 sayılı
Kanunun 37 nci maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan
“bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler
hariç olmak üzere” ibaresi ile (ç) bendinde yer alan “21 inci maddenin birinci
fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar,” ibaresi madde
metninden çıkarılmıştır.







[26]
28/3/2023 tarihli ve
7445 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle bu bentte yer alan “mensup personeli,”
ibaresi “mensup personeli ve ceza infaz kurumu müdürü, infaz ve koruma
başmemuru ve infaz ve koruma memuru unvanlı ceza infaz kurumu personeli,”
şeklinde değiştirilmiştir.







[27] 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 51 inci
maddesiyle, bu bende “ana, baba veya kardeşlerin bu hakkı kullanmaması
durumunda eş veya çocuklardan toplam iki kişi,” ibaresi eklenmiştir.







[28] 14/4/2016 tarihli ve 6704 sayılı Kanunun 12 nci
maddesiyle, bu bentte yer alan “hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından
birisi, eşi veya çocuğu yoksa” ibaresinden sonra gelmek üzere “anne, baba veya”
ibaresi eklenmiştir.







[29] 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 51 inci
maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “ile kırk beş yaşını
bitirmiş olanlar” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[30] 15/7/2016 tarihli ve 674 sayılı KHK’nin 51 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede
engelli olanlar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “terör örgütlerine veya Milli
Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna
karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı
yahut bunlarla irtibatı olduğu ilgili valilerce tespit edilenler,” ibaresi
eklenmiş olup, daha sonra 10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanunun 46 ncı
maddesiyle bu hüküm aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[31] 25/7/2016 tarihli ve 668 sayılı KHK’nin 4 üncü
maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan “her yılın mart ve eylül
aylarının son gününe kadar” ibaresi ve ikinci cümlesinde yer alan “kırk beş gün
içinde” ibaresi yürürlükten kaldırılmış olup, daha sonra bu hüküm 8/11/2016
tarihli ve 6755 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle kanunlaşmıştır.







[32] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 115 nci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığının görüşleri alınmak suretiyle, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren dört ay içinde Devlet Personel Başkanlığı ile Aile ve Sosyal
Politikalar Bakanlığınca müştereken hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[33]
Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve
E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile “…Milli Güvenlik Kurulunca…”, “…üyeliği,
mensubiyeti ve…”, “…bu silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilir ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile
Diğer Aletler Hakkında Kanununun ek 8 inci
maddesine göre ilgili idarelerce işlem tesis edilir.” ibareleri iptal
edilmiştir.







[34] Anayasa Mahkemesinin 31/3/1992 tarih ve E.:1991/18,
K.:1992/20 sayılı kararı ile bu maddenin ikinci fıkrasındaki "Duruşmalara
gelmeyen sanıkların savcı veya hakim huzurunda alınmış mevcut beyanları ile
yetinilir." hükmü iptal edilmiş olup, söz konusu kararın yayımı tarihi
olan 27 Ocak 1993 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.







[35] Anayasa Mahkemesinin 31/3/1992 tarih ve E.:1991/18,
K.1992/20 sayılı Kararı ile bu maddedeki "...son fıkrasındaki Geçici 1
inci maddeye yapılan atıf hükmü hariç..." ibaresi iptal edilmiş olup, söz konusu
Karar Resmi Gazete'de yayımlandığı 27/1/1993 tarihinden başlayarak 6 ay sonra
yürürlüğe girmiştir.







[36] Sözkonusu Anayasa Mahkemesi kararı Resmi Gazete'de
yayımlandığı 27/1/1993 tarihinden başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmiştir.







[37] 6/2/2014 tarihli ve 6518 sayılı Kanunun 41 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “İçişleri Bakanlığına”
ibaresi “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına”, ikinci fıkrasında yer alan
“İçişleri Bakanlığınca” ibaresi “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca”
şeklinde değiştirilmiştir.







[38] 18/7/2021 tarihli ve 7333 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde
değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?