5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun

KanunNo: 5233

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

TERÖR
VE TERÖRLE MÜCADELEDEN DOĞAN ZARARLARIN


KARŞILANMASI
HAKKINDA KANUN


 


Kanun Numarası                    : 5233


Kabul Tarihi                           : 17/7/2004


Yayımlandığı Resmî Gazete  : Tarih  : 27/7/2004        Sayı  : 25535


Yayımlandığı Düstur              : Tertip : 5                      Cilt   :
43


 


Amaç


Madde 1- Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele
kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu
zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.


 


Kapsam


Madde 2- Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci,
3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele
kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel
hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas
ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.


Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır:


a) Devletçe arazi veya konut tahsisi
suretiyle yahut başka bir şekilde karşılanan zararlar.


b) Bir mahkeme kararı gereğince veya 4353 sayılı Maliye Vekaleti Baş
Hukuk Müşavirliğinin ve Muhakemat Umum Müdürlüğünün Vazifelerine, Devlet
Davalarının Takibi Usullerine ve Merkez ve Vilayetler Kadrolarında Bazı
Değişiklikler Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu ve 31 inci maddeleri gereğince
karşılanan zararlar.


c) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri
Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâl edildiği gerekçesiyle
Sözleşmenin 41 inci maddesine göre hükmedilen veya Sözleşme hükümleri uyarınca
dostane çözüm yoluyla uzlaşılan tazminatın ödenmesi sonucunda karşılanan
zararlar.


d) Terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile
güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk
edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar.


e) Kişilerin kendi kasıtları sonucunda oluşan zararlar.


f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki
suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu
fiillerinden dolayı uğradığı zararlar.


İkinci fıkranın (f) bendinde yazılı suçlardan dolayı ceza kovuşturması
açılmış bulunanlar hakkında kovuşturma sonuçlanıncaya kadar bu Kanuna göre
işlem yapılmaz.


 


Tanımlar


Madde 3- Bu Kanunda geçen;


a) Komisyon: Zarar tespit komisyonunu,


b) Bakanlık: İçişleri Bakanlığını,


c) Bakan: İçişleri Bakanını,


İfade eder.


 


Zarar tespit komisyonları


Madde 4- Zarar tespit komisyonları illerde; bu Kanun kapsamında
yapılacak başvurular üzerine on gün içinde kurulur.


Komisyon, bir başkan ve altı üyeden oluşur. Valinin görevlendireceği vali
yardımcısı komisyonun başkanı; maliye, bayındırlık ve iskân, tarım ve
köyişleri, sağlık, sanayi ve ticaret konularında uzman ve o ilde görev yapan
kamu görevlilerinden vali tarafından belirlenecek birer kişi ile baro yönetim
kurulunca baroya kayıtlı olanlar arasından görevlendirilecek bir avukat
komisyonun üyesidir. Komisyonun başkan ve üyeleri her yıl ocak ayının ilk
haftasında yeniden belirlenir. Eski üyeler yeniden görevlendirilebilirler. İş
yoğunluğuna göre aynı ilde birden fazla komisyon kurulabilir. (Ek
cümleler:11/7/2020-7249/23 md.) Birden fazla baro kurulan illerde komisyona
üye görevlendirilmesi, baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak
yapılır. Görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği
tarafından hazırlanan yönetmelikte gösterilir.


(Ek fıkra: 28/12/2005 - 5442/1 md.) Komisyonun başkan ve üyelerine
ayda altıdan fazla olmamak üzere her toplantı için (500) gösterge rakamının
memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı
ücreti ödenir. Bu ödemeler, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye
tâbi tutulmaz.


Komisyon salt çoğunlukla toplanır ve kararlar üye tam sayısının salt
çoğunluğuyla alınır. Komisyonun çalışma esas ve usulleri yönetmelikle
belirlenir.


 


Komisyonun görevleri[1]


Madde 5- Komisyonun görevleri şunlardır:


a) Zarar görenin veya mirasçılarının başvurusu hâlinde bu Kanun kapsamına
giren bir zararın bulunup bulunmadığını tespit etmek.


b) Kamu kurum ve kuruluşları veya kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca uygulanmış projelerin, zararın
giderilmesine katkıları; zarar görenin değerlendirebileceği enkaz ve diğer
yararlar; sigorta şirketlerince veya ilgili mevzuata göre kamu kurum ve
kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca ödenen tazminatlar, tedavi ve
cenaze giderlerinin (…)[2] zarar miktarından mahsup
edilmesi suretiyle belirlenen ve 9 uncu veya 10 uncu maddelere göre yapılan
nakdî veya aynî ödeme miktarını içeren sulhname tasarılarını hazırlamak.2


c) Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya 12 nci maddenin ikinci fıkrasına
göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenleyerek
bir örneğini ilgiliye tebliğ etmek.


d) Başvuranın, bu Kanun kapsamına giren bir zararının bulunmadığının
tespit edilmesi hâlinde, buna ilişkin karar tutanağı düzenleyerek bir örneğini
ilgiliye tebliğ etmek.


 


Başvurunun süresi, şekli, incelenmesi ve sonuçlandırılması


Madde 6- (Değişik: 28/12/2005 - 5442/3 md.)


Zarar gören veya mirasçılarının veya yetkili temsilcilerinin zarar konusu
olayın öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde, her hâlde olayın meydana
gelmesinden itibaren bir yıl içinde zararın gerçekleştiği veya zarar konusu
olayın meydana geldiği il valiliğine başvurmaları hâlinde gerekli işlemlere
başlanır. Bu sürelerden sonra yapılacak başvurular kabul edilmez. Bu Kanun
kapsamındaki yaralanma ve engelli hâle gelme durumlarında, yaralının hastaneye
kabulünden hastaneden çıkışına kadar geçen süre, başvuru süresinin
hesaplanmasında dikkate alınmaz.[3][4]


İlgili valilik dışında diğer valilikler, kaymakamlıklar, Türkiye Cumhuriyeti
dış temsilcilikleri, diğer bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan
başvurular ilgili valiliğe gönderilir.


Komisyon, zarar görenlerce yapılacak her başvuru ile ilgili
çalışmalarını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde tamamlamak zorundadır.
Zorunlu hâllerde, bu süre vali tarafından üç ay daha uzatılabilir.


Komisyon, ilgili kamu kurum ve
kuruluşlarından başvuru konusu ile ilgili her türlü bilgi ve yardımı
isteyebileceği gibi, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanları bilirkişi olarak
da görevlendirebilir. Komisyon, gerekli
gördüğü uzmanları çalıştırabilir veya bunlardan görüş alabilir.


Komisyonun başkan ve üyeleri; kendilerinin, eşlerinin ve üçüncü dereceye
kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımları ile vekili, vasisi ya da kayyımı
oldukları kişilerin zararları ile ilgili komisyon toplantılarına katılamazlar.


Komisyonun sekreterlik hizmetleri il özel idarelerince yürütülür.


Komisyon tarafından bilirkişi olarak görevlendirilen kamu görevlilerine
her başvuru dosyası için (500), diğer kişilere her başvuru dosyası için (1000)
gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarı
geçmemek üzere komisyon kararı ile ödeme yapılır. Bu ödemeler, damga vergisi
hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaz.


Zararların tespiti amacıyla memuriyet mahalli dışında keşfe katılan
komisyon üyeleri ile bilirkişilere 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre harcırah
ödenir. Komisyonun avukat üyesine ödenecek
harcırahın tespitinde, 1 inci dereceden maaş alan Devlet memuruna ödenen
harcırah miktarı esas alınır. Bu ödemeler, damga vergisi hariç herhangi bir
vergi ve kesintiye tâbi tutulmaz.


Komisyon üyeleri bilirkişi olarak görevlendirilemez.


Komisyonun giderleri Bakanlık ve/veya il özel idaresi bütçesinden
karşılanır.


Dava açma süresi içinde yapılan başvuru, nihaî işlem sonucunun ilgiliye
tebliğine kadar genel hükümlere göre dava açma sürelerini durdurur.


 


Karşılanacak zararlar


Madde 7- Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla
karşılanabilecek zararlar şunlardır:


a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve
diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar.


b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile
tedavi ve cenaze giderleri.[5]


c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin
mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar.


 


Zararın tespiti


Madde 8- 7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı,
adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak
olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa
kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve
günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya
veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.


Taşınmaza ilişkin zarar tespitinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11
inci maddesinde belirtilen kıymet takdiri esasları kıyasen uygulanır.


 


Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde yapılacak ödemeler[6]


Madde 9- Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000)
gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan
miktarın;


a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine
göre,


b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü
derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,


c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci
derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına
kadar,


d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci
derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına
kadar,


e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında,


Nakdî ödeme yapılır.


Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin
valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas
alınarak belirlenir.


Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara
intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri
uygulanır.


Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza
kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir.[7]


Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek
veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete
rücu edilemez.


Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin
tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.[8]


 


Zararların karşılanma şekli


Madde 10- 7 nci maddenin (a) ve (c) bentlerinde yazılı zararlar,
aynî veya nakdî olarak karşılanır. Ancak, bu zararların karşılanmasında
imkânlar ölçüsünde aynî ifaya öncelik verilir. Aynî ifa, bireysel veya genel
nitelikli projeler çerçevesinde yapılabilir.


Aynî ifa tarzı ile ilgili esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.


 


Mahsup edilecek miktarlar


Madde 11- 5 inci maddenin (b) bendine göre belirlenen
miktarlar, mahsup tarihindeki değerleri üzerinden 8 inci ve 9 uncu maddelere
göre hesaplanacak toplam gayrisafi ifa bedelinden düşülür.


Mahsup edilecek değerlerin
hesaplanması ile ilgili esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.


 


Zararın karşılanmasına ilişkin sulhname[9]


Madde 12- Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile
yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye
göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme
tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup
edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak
safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname
tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir.[10]


Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz
gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi
takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna
başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu
belirtilir.


Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname
tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve
komisyon başkanı tarafından imzalanır.


Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul
edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği
ilgiliye gönderilir.


Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna
başvurma hakları saklıdır.


 


Zararın karşılanması[11]


Madde 13- Sulhnamede belirlenen zararlar, sulhnamenin
imzalanmasından sonra valinin onayı üzerine ifa tarzına göre Bakanlık bütçesine
bu amaçla konulan ödenekten üç ay içerisinde karşılanır.


Bakanlık, ellibin Yeni Türk Lirasının üzerindeki aynî ifa veya nakdî
ödemelerin Bakan onayı ile yapılmasını kararlaştırabilir. Bu miktar, her yıl
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca
tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır.


(Değişik üçüncü fıkra: 27/3/2015-6638/17 md.) Devlet, ödeme
nedeniyle genel hükümlere göre sorumlulara rücu eder. Bu Kanun kapsamındaki
rücu istemine ilişkin zamanaşımı süreleri bir kat artırılarak uygulanır.


 


Denetim ve sorumluluk


Madde 14- (Değişik birinci fıkra: 28/12/2005 - 5442/6 md.) Komisyonlar,
Bakanlık ve valilik tarafından denetlenir.


Bu Kanuna göre zarar tespit işlemlerinde görevlendirilen kişilere karşı
bu görevleri nedeniyle veya görevleri sırasında işlenen suçlar hakkında Devlet
memurlarına karşı işlenen suçlara; bu kişilerin bu görevleri sırasında
işledikleri suçlar hakkında ise Devlet memurlarının işledikleri suçlara ilişkin
hükümler uygulanır.


 


İstisna ve muaflıklar


Madde 15- Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak yapılacak
başvurular, bildirimler, düzenlenecek belgeler, resmî mercilerce ve noterlerce
yapılacak işlemler ile bu Kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılmak
üzere yapılacak bağış ve yardımlar, her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.


Bu Kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılmak üzere yapılacak
bağış ve yardımların gelir ve kurumlar vergileri matrahından indirilebilecek
miktarları ilgili mevzuata göre belirlenir.


 


Tebligat


Madde 16- Bu Kanun gereğince yapılacak tebligatlar hakkında 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak, tebligatın memur vasıtası
ile yapılması esastır.


 


Yönetmelik


Madde 17- Komisyonun çalışma esas ve usulleri, komisyona
başvurularda takip edilecek usuller, cana, vücut bütünlüğüne ve mala yönelik
zararların tespiti, uğranılan zararları sulh yoluyla karşılayacak safi
miktarların belirlenmesi, nakdî ödemenin şekli, tutarı ve çalışma gücü kaybı
oranlarının tespitine ilişkin esas ve usuller ile diğer hususlar,
Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak bir yönetmelikle düzenlenir.[12]


 


Ek Madde 1 – (Ek: 4/7/2012-6353/80 md.)


(Değişik fıkra: 12/7/2013-6495/90 md.) (9.500) gösterge rakamının
memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın, çalışma gücü kaybı;


a) Yüzde kırktan daha aşağı olanlar hariç olmak kaydıyla, 9 uncu maddenin
birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde altmışı
tutarında,


b) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen malullerin
kendilerine yüzde sekseni tutarında,


c) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen malullerin
kendilerine tamamı tutarında,


ç) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenlerin
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek hak sahiplerine ise tamamı
üzerinden yapılacak paylaştırma tutarında,


aylık bağlanır.


(Değişik fıkra: 12/7/2013-6495/90 md.) Sosyal Güvenlik Kurumunca
ödenen bu aylıklar her yıl sonunda faturası karşılığında Maliye Bakanlığından
tahsil edilir.


(Ek fıkra: 12/7/2013-6495/90 md.) Ancak, ölenlerin anne ve
babasına aylık bağlanmasında, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendinde belirtilen her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu
gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından
hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık
bağlanmamış olması şartları aranmaz. Çalışma gücü kayıpları nedeniyle bu
maddeye göre aylık bağlanmasına hak kazanmakla birlikte aylık bağlanmamış
olanlardan veya bu maddeye göre aylık almakta iken vefat edenlerin önceden
tespit edilmiş malullük oranlarına göre hak kazanabilecekleri ya da almakta
oldukları aylıklar, 5510 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek
hak sahiplerine birinci fıkranın (ç) bendine göre intikal ettirilir.


Bu madde kapsamına girenlerin ilgili valiliğe müracaatı üzerine valilik
tarafından tanzim edilecek aylık bağlanmaya ilişkin belgeler Sosyal Güvenlik
Kurumuna gönderilir.


Terör örgütleri tarafından öldürülen
veya yaralanan ya da güvenlik kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirilen veya
yaralanan terör örgütü mensupları ile bunların birinci fıkraya göre
belirlenecek yakınlarına ve terör suçlarından dolayı hüküm giyenlere, bu madde
kapsamında aylık bağlanmaz. Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (f)
bendindeki suçlar sebebiyle herhangi bir hüküm giymeden önce bu madde
hükümlerine göre aylık bağlanmış olanların aylıkları hükmün kesinleştiği
tarihten itibaren kesilir. Haksız ödenen tutarlar ilgililerden tahsil olunur.


 


Geçici Madde 1- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir
yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde, 19.7.1987
tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren
eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen
faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel
kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır.


Bu maddeye göre yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren iki yıl içinde
sonuçlandırılır.[13]


 


Geçici Madde 2- 19.7.1987 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadar, görevleri başında iken terörden veya terörle mücadele sırasında
zarar gören kamu görevlilerinden veya mirasçılarından, ilgili mevzuat uyarınca
tazminat almış olup, ancak aldıkları tazminatın hesaplanma kriteri bu Kanundan
farklı olanlardan, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili
valilik veya kaymakamlıklara başvuranlara, yapılacak hesaplamada aldıkları
tazminat ile bu Kanuna göre almaları gereken tazminat arasında fark bulunması
halinde, eksik olan tutar yasal faiziyle birlikte ödenir. Ödenen tazminat tutarı
fazla ise iade talep edilmez.


Bu maddeye göre yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren en geç
bir yıl içinde sonuçlandırılır.


 


Geçici Madde 3 – (Ek: 13/12/2006-5562/1 md.)[14]


Bu Kanunun geçici 1 inci maddesi ve bu Kanuna 28/12/2005 tarihli ve 5442
sayılı Kanunla eklenen geçici 1 inci madde gereğince yapılan başvuruların
sonuçlandırılma süresi, maddelerde öngörülen sonuçlandırılma süresinin
bitiminden itibaren bir yıl uzatılmıştır. Bu sürenin de bitmesi ve başvuruların
sonuçlandırılamamış olması halinde, Cumhurbaşkanı bu süreyi her defasında bir
yılı aşmamak üzere uzatabilir.


 


Geçici Madde 4 – (Ek: 24/5/2007-5666/1 md.)


Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili
valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları halinde, 19/7/1987 tarihi ile bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya
anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler
nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî
zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır.


Bu maddeye göre yapılan başvurular, başvuru tarihinden itibaren iki yıl
içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin de bitmesi ve başvuruların sonuçlandırılamamış
olması halinde, Cumhurbaşkanı bu süreyi her defasında bir yılı aşmamak üzere
uzatabilir.1314


 


Geçici Madde 5 – (Ek: 4/7/2012-6353/81 md.)


Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen terör olayları
sebebiyle malul olanların kendilerinin, hayatını kaybedenlerin ise hak sahibi
yakınlarının müracaatları halinde; ek 1 inci maddede belirtilen koşulları
taşımaları kaydıyla aynı maddede belirtilen usul ve esaslar ile aylık miktarları
üzerinden ve bu maddenin yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren 5510
sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslara göre aylığa hak kazanırlar. Ancak bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için herhangi bir ödeme
yapılmaz.


 


Geçici Madde 6- (Ek: 20/8/2016-6745/58 md.)


16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların
Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi uyarınca ilan edilen riskli alanlar ile Bakanlar Kurulunun 22/10/2012
tarihli ve 2012/3900 sayılı ve 16/2/2016 tarihli ve 2016/8538 sayılı kararları
ile ilan edilen riskli alanlarda ve bu alanların dönüştürülmesi için
kullanılacak rezerv yapı alanlarında 6306 sayılı Kanun ile birlikte bu Kanunun
6306 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerine ve aşağıdaki hükümlere göre
uygulama yapılabilir.


Bu alanlarda; imar planı, imar uygulaması, alt ve üst yapı projeleri,
ruhsat ve yapım da dâhil olmak üzere bütün iş ve işlemler Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı tarafından resen yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bu alanlarda her
tür ve ölçekteki meri imar planı, plan notları ve plan açıklama raporunda
ilgili idarelere verilmiş görüş bildirme de dâhil her türlü görev ve yetkiler
Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçer.


7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca taşınmazlara verilen
zararların ayni olarak karşılanması esastır. Bu alanlarda yapılacak yapılardaki
kat irtifakı veya kat mülkiyeti; hak sahiplerine, mülkiyet haklarına ve/veya
oluşan zararlara karşılık, bağımsız bölümlerin devri yapılıncaya kadar Hazine
adına kurulur. Ayrıca inşaat ruhsatı Hazine adına düzenlenir. Bu alanlarda
yapılacak uygulamalarda tüm tapu ve kadastro işlemleri ile yıkım ve yapıma
ilişkin her türlü izin ve ruhsat gibi iş ve işlemler ilgililerin muvafakatı
aranmaksızın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen yapılır veya
yaptırılır.


Parselasyon planlarında, gerekli görülmesi hâlinde ilk uygulamadaki
düzenleme ortaklık payı oranını tamamlamak üzere düzenleme ortaklık payı
kesintisi yapılabilir.


Riskli alan ve bu alanların dönüştürülmesi için kullanılacak rezerv yapı
alanlarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan imar planları ve
parselasyon planları ilgili çevre ve şehircilik il müdürlüğünde on beş gün
süreyle ilan edilir. Bu planlara itiraz, ilan süresi içinde ilgili çevre ve
şehircilik il müdürlüğüne yapılır ve itirazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca
beş gün içerisinde değerlendirilir. İtirazların reddedilmesi hâlinde, planlar
başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir.
İtiraz olmaması hâlinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan uygulamaya karşı, işlemin
ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren; imar ve parselasyon planlarına karşı
ilan tarihinin bitiminden itibaren on beş gün içerisinde dava açılabilir.
Mahkemece, idarenin savunmasının alınmasından sonra otuz gün içinde karar
verilir, bu karara karşı on beş gün içinde temyiz yoluna gidilebilir.


Bu madde uyarınca uygulama yapılan rezerv yapı alanlarında
gerçekleştirilen her türlü mal ve hizmet alımları ile yapım işleri, ceza ve
yasaklama hükümleri hariç 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
hükümlerinden istisnadır. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenir.


 


Yürürlük


Madde 18- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


 


Yürütme


Madde 19- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


 


17/7/2004
TARİHLİ VE 5233 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER


(1) 28/12/2005 tarihli ve 5442 sayılı Kanunun hükümleri:


Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl
içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları halinde, 19/7/1987 tarihi
ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4
üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında
terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek
kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun
hükümleri uygulanır.[15]


 


Geçici Madde 2 - 19/7/1987 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadar, görevleri başında iken terörden veya terörle mücadele sırasında
zarar gören kamu görevlilerinden veya mirasçılarından, ilgili mevzuat uyarınca
tazminat almış olup, ancak aldıkları tazminatın hesaplanma kriteri bu Kanundan
farklı olanlardan, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde ilgili
valilik veya kaymakamlıklara başvuranlara, yapılacak hesaplamada aldıkları
tazminat ile bu Kanuna göre almaları gereken tazminat arasında fark bulunması
halinde, eksik olan tutar yasal faiziyle birlikte ödenir. Ödenen tazminat
tutarı fazla ise iade talep edilmez.


 


 


5233
SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 





Değiştiren Kanunun

Numarası



5233 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen
Maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi






5442



4,5,6,12,13,14 ve İşlenemeyen Hükümler



3/1/2006






5562



Geçici Madde 3



16/12/2006






5666



Geçici Madde 4



30/5/2007






6353



Ek Madde 1, Geçici Madde 5



12/7/2012






6462



6, 7, 9, 12



3/5/2013






6495



Ek Madde 1



12/7/2012 tarihinden geçerli olmak üzere

2/8/2013






6638



13



4/4/2015






6745



Geçici Madde 6



7/9/2016






KHK/684



5



23/1/2017






7074



5



8/3/2018






KHK/700



9,17, Geçici Madde 3, Geçici Madde 4



24/6/2018
tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte
(9/7/2018)






7249



4



15/7/2020






 











[1] 28/12/2005 tarihli ve 5442 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle; bu maddenin (c) ve (d) bentlerinde geçen "birer"
ibareleri "bir" şeklinde değiştirilmiş, "ve Bakanlığa
göndermek" ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.







[2] 2/1/2017 tarihli ve 684 sayılı KHK’nin 4 üncü
maddesiyle, bu bentte yer alan “cenaze giderleri” ibaresi “cenaze giderlerinin”
şeklinde değiştirilmiş ve “ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik
Fonundan yapılan yardımların” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, daha sonra bu
hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7074 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle aynen kabul
edilerek kanunlaşmıştır.







[3] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlanmalarda” ibaresi “engelli hâle gelme
durumlarında” şeklinde değiştirilmiştir.







[4] Anayasa Mahkemesinin 10/7/2025 tarihli ve E.:
2024/116; K.: 2025/151 sayılı Kararı ile bu fıkranın birinci cümlesinde yer
alan “…veya mirasçılarının…” ibaresi iptal edilmiştir. Kararın Resmî Gazete’de
yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (10/9/2026) yürürlüğe gireceği hüküm
altına alınmıştır.







[5] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu bentte yer alan “sakatlanma” ibaresi “engelli hâle gelme” şeklinde
değiştirilmiştir.







[6] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu maddenin başlığında ve birinci fıkrasında yer alan “sakatlanma”
ibareleri “engelli hâle gelme” şeklinde değiştirilmiştir.







[7] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 155 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[8] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibaresi “engellilik” şeklinde
değiştirilmiştir.







[9] 28/12/2005 tarihli ve 5442 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesiyle; bu maddenin ikinci fıkrasındaki "yirmi gün" ibaresi
"otuz gün" olarak, dördüncü fıkrasındaki "birer örneği ilgiliye
ve Bakanlığa gönderilir." ibaresi "bir örneği ilgiliye
gönderilir." şeklinde değiştirilmiştir.







[10] 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlanma” ibaresi “engelli hâle gelme”
şeklinde değiştirilmiştir.







[11] 28/12/2005 tarihli ve 5442 sayılı Kanunun 5 inci
maddesiyle; bu maddenin birinci fıkrasına "ödenekten" sözcüğünden
sonra gelmek üzere "üç ay içerisinde" ibaresi eklenmiş; ikinci
fıkrasındaki "yirmimilyar Türk Lirasının" ibaresi "ellibin Yeni
Türk Lirasının" şeklinde değiştirilmiştir.







[12] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 155 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay
içinde Bakanlıkça hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[13] Bu madde gereğince yapılan başvuruların
sonuçlandırılma süresi, 25/5/2024 tarihli ve 32556 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 8516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre, 4/6/2025 tarihli ve 9975 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararı ile uzatılan sürenin bitiminden itibaren bir yıl
uzatılmıştır.







[14] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 155 inci
maddesiyle, Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve Geçici 4 üncü
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibareleri
“Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[15] Bu madde gereğince yapılan başvuruların
sonuçlandırılma süresi, 23/6/2017 tarihli ve 30105 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 29/5/2017 tarihli ve 2017/10384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki
Kararın 1 inci maddesiyle, 23/6/2016 tarihli ve 29751 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 6/6/2016 tarihli ve 2016/8889 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki
Kararın 1 inci maddesiyle uzatılan sürenin bitiminden itibaren bir yıl
uzatılmış olup daha sonra 5/6/2018 tarihli ve 30442 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan 14/5/2018 tarihli ve 2018/11774 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki
Kararın 1 inci maddesiyle, bu sürenin bitiminden itibaren bir yıl uzatılmıştır.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?