4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun

KanunNo: 4572Resmî Gazete: 16.06.2000 / 24081

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

TARIM
SATIŞ KOOPERATİF VE BİRLİKLERİ HAKKINDA KANUN[1]


 


Kanun
Numarası                    : 4572


Kabul
Tarihi                           : 1/6/2000


Yayımlandığı
Resmî Gazete  : Tarih  : 16/6/2000        Sayı  : 24081


Yayımlandığı
Düstur              : 5                                    Cilt   : 39


 


Amaç, kuruluş ve sermaye


Madde
1 – (Değişik birinci fıkra: 28/3/2013-6455/19 md.) Bu Kanunun amacı; tarım satış kooperatif ve
birliklerine ilişkin hükümleri düzenlemek, bu kuruluşların kooperatifçilik ve
kurumsal yönetim ilkelerine uygun olarak yönetilmelerini, özerk, güçlü ve
bağımsız mali yapıyla piyasa koşullarında etkin, verimli ve sürdürülebilir bir
şekilde faaliyet göstermelerini sağlamak ve tarım satış kooperatifçiliğini
güçlendirmektir.


Üreticiler;
karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle meslekî faaliyetleri ile
ilgili ihtiyaçlarını sağlamak, ürünlerini daha iyi şartlarla değerlendirmek ve
ekonomik menfaatlerini korumak amacıyla, aralarında sınırlı sorumlu, değişir
sayıda ortaklı ve değişir sermayeli, tüzel kişiliği haiz tarım satış
kooperatifleri kurabilirler.


Bir tarım satış kooperatifinin kurulabilmesi için en az
otuz üreticinin, bir tarım satış kooperatifleri birliğinin kurulabilmesi için
en az üç tarım satış kooperatifinin bir araya gelmesi şarttır.


Kooperatiflerin
sermayeleri ortak üreticilerin; birliklerin sermayeleri ise ortak kooperatiflerin
taahhüt edecekleri ortaklık paylarından oluşur. Ortaklık şartları, sermaye
taahhüt oranı ve miktarları ile sermaye ödeme ve iadelerine ait usul ve esaslar
örnek anasözleşmelerde gösterilir.


(Değişik
beşinci fıkra: 28/3/2013-6455/19 md.) Kooperatif ve birliklerdeki ortaklık payları rehin ve haciz
edilemez. Ortaklık paylarının devri örnek anasözleşmede belirtilen şartlarla
yapılabilir.


 


Tanımlar


Madde
2 – Bu
Kanunda geçen;


a)
Bakanlık: Sanayi ve Ticaret Bakanlığını,


b) Ortak: Kooperatifler açısından üretici ortaklarını,
birlikler açısından bağlı kooperatifleri,


c)
Kooperatif: Tarım satış kooperatiflerini,


d)
Birlik: Tarım satış kooperatifleri birliklerini,


e)
(Mülga: 28/3/2013-6455/30 md.)


ifade
eder.





Çalışma konuları ve
çalışmalarda uyulacak esaslar[2]


Madde 3 – (Değişik:
28/3/2013-6455/20 md.)


Kooperatif
ve birlikler; ortakların ve gerektiğinde diğer üreticilerin ürünlerinin daha
iyi şartlarla değerlendirilmesi, mesleki faaliyetleri ile ilgili ihtiyaçlarının
karşılanması ve ekonomik menfaatlerinin korunması konularında çalışırlar.


Kooperatif
ve birliklerin çalışma konuları ile ürün alım ve değerlendirme işlemlerine,
ürün alım bedelini hesaplama ve ödeme şekline, kredi kullanmalarına,
yatırımlarına, gelir-gider farklarının dağıtımına ve giderlerin paylaşımına ilişkin
usul ve esaslar örnek anasözleşmede gösterilir. Anasözleşmeyle, ortaklara elde
ettiği ürünün tamamını veya belirli bir kısmını teslim etme ya da teslim
edilmesi zorunlu asgari ürün miktarı şartı getirilebilir.


Kooperatif
ve birliklerin birbirleri ve ortakları ile üretim girdisi temini ve ürünlerin
değerlendirilmesi amacıyla yaptıkları her türlü muameleden borsa tescil ücreti
alınmaz.


Kooperatif
ve birlik organları ile temsile yetkili personeli, tüm faaliyet ve
kararlarında, iş ve işlemlerinde genel kabul görmüş rasyonel işletmecilik
uygulamaları ile kurumsal yönetim ve kooperatifçilik ilkelerini dikkate alır,
bu kuruluşların kuruluş amaçları doğrultusunda hareket eder; varlıklarını, mali
yapısını ve rekabet gücünü koruyup geliştirme yönünde gerekli titizliği
gösterir ve basiretli bir tacir gibi davranırlar.


Bu
Kanunda açıkça belirtilen nisaplar saklı kalmak üzere, birlik ve
kooperatiflerde toplantı ve karar nisapları örnek anasözleşmede düzenlenir.
Taşınmaz alım ve satımı ile imalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemi örnek
anasözleşmede düzenlenir.


Bakanlık,
kanunların emredici hükümlerine ve bu Kanunun amacına aykırı olmamak şartıyla,
bu Kanunda örnek anasözleşmeyle düzenleneceği belirtilen hususlar ile
kooperatif ve birliklerin çalışmalarına ilişkin gerekli gördüğü konularda
düzenleme yapmaya ve kurumsal yönetim ilkeleri belirlemeye yetkilidir.
Kooperatif ve birlikler, Bakanlık tarafından istenilecek bilgi ve belgeleri
doğru, eksiksiz ve süresi içinde vermekle; oluşturulan elektronik veri tabanlarına
Bakanlıkça istenen verilerin girişini sağlamakla yükümlüdür.


 


Organlar, temsil, genel
müdürlük ve personel


Madde 4 – (Değişik:
28/3/2013-6455/21 md.)


Birlik ve kooperatif organları genel kurul ve yönetim
kuruludur. Yönetim kurulu asıl ve yedek üyeleri genel kurulca seçilir.
Birliklerde genel müdür, kooperatiflerde ise müdür veya vekilleri yönetim
kurulunun doğal üyesidir. Genel müdür dışındaki birlik yönetim kurulu
üyelerinin en az ikisi dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun ve örnek
anasözleşmede belirtilen niteliklere sahip kişiler arasından seçilir.


Genel kurul toplantılarına katılma hakkına sahip
ortaklarda aranan şartlar ile birliklerin genel kurullarını teşkil eden
kooperatiflerin temsilcilerinin sayısı, nitelikleri, görev süreleri ve seçilme
esasları, kooperatif ve birlik yönetim kurulu üyelerinin sayısı ve bu üyelerde
aranan şartlar örnek anasözleşmede belirlenir. Yönetim kurulu üyelerinin görev
süresi en fazla dört yıl olup süresi dolan yönetim kurulu üyelerinin görevleri,
altı ayı geçmemek üzere, yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar devam
edebilir. Görev süresi sona erenler yeniden seçilebilir.


Yönetim
kurulu ayda bir kez olağan olarak toplanır. Kooperatif ve birlik işlerinin
zorunlu kıldığı durumlarda, gerekçeli olarak, olağanüstü toplanabilir. Yönetim
kurulu üyelerine ayda en fazla iki toplantı için huzur hakkı ve harcırah
ödenebilir.


Haklarında
24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununda sayılan ve göreve
seçilmelerine engel teşkil eden suçlar veya görevi kötüye kullanma suçu
nedeniyle adli makamlarca dava açılması, Bakanlıkça 1163 sayılı Kanunun 90 ıncı
maddesi gereği görevlerine tedbiren son verilmesi, bu Kanunun 5 inci maddesi
kapsamında yapılan denetim sonucunda düzenlenen raporda ibra edilmemeleri
yönünde görüş belirtilmesi veya genel kurula katılma hakkına sahip olanların
beşte üçünün gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden önce yazılı olarak
talepte bulunması halleri dışında, yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri
dolmadan azli ve yerlerine yenilerinin seçilmesi ile ilgili hususlar, genel
kurul toplantısı gündemine alınıp görüşülemez. Yukarıdaki hususların varlığı
halinde ise, yönetim kurulu üyelerinin azli ve yerlerine yenilerinin
seçilmesine ilişkin kararlar, hazırun cetvelinde imzası bulunanların yarıdan
fazlasının oyuyla alınır.


Birlik
yönetim kurulu, karar organı olarak kanun, anasözleşme ve genel kurul kararları
doğrultusunda birlik faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin ilke ve esasları
saptar, yıllık iş programları, politika ve stratejiler ile personel
politikasını belirler, iş ve işlemlerin bunlara uygun yürütülmesini gözetir,
genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yerine getirilmesini denetler ve
açıkça genel kurulun yetkisinde tanımlanan hususlar dışında birliğin işletme
konusunun ve amacının gerçekleştirilmesi için gerekli olan kararları alır.


Birliklerin
işleri kanun, anasözleşme ve diğer mevzuat hükümleri ile genel kurul ve yönetim
kurulu kararlarına uygun olarak, genel müdürün yönetim ve koordinasyonunda
genel müdürlük tarafından yürütülür. Birlik genel müdürü, birlik
faaliyetlerinin yönetilip yönlendirilmesinden sorumlu olup; kanun, anasözleşme,
genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile yıllık iş programları, politika ve
stratejik hedefler doğrultusunda birlik faaliyetlerinin yürütülmesi için uygun
idari yapıyı oluşturur, yönetir ve yönlendirir, yönetim kurulu tarafından
belirlenen politikalar çerçevesinde ürün alım ve değerlendirme faaliyetlerini
koordine eder ve personel planlaması yapar. Birliğin iş programı, politika ve
stratejilerini hazırlar ve yönetim kurulu kararına sunar.


Birlik
genel müdürü ve varsa genel müdür yardımcıları, en az dört yıllık yükseköğretim
kurumlarından mezun, kamu kurum ve kuruluşlarında ya da kooperatif ve
birliklerde veya özel kuruluşlarda yönetim, pazarlama, ürün ticareti, denetim,
finansman veya bu kuruluşların faaliyet konularında en az sekiz yıl çalışmış,
1163 sayılı Kanunda sayılan ve yönetim kurulu üyelik görevine seçilmeye engel
teşkil eden suçlar veya görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle mahkum olmayan kişiler
arasından yönetim kurulunca atanır. Birlik genel müdürü ve genel müdür
yardımcıları, yönetim kurulu tarafından birliğin amaç ve faaliyet konularının
zorunlu kıldığı makul, kabul edilebilir ve objektif gerekçelere dayanılarak
görevden alınabilir.


Kooperatiflerin
işleri kanun, anasözleşme ve diğer mevzuat hükümleri ile genel kurul ve yönetim
kurulu kararlarına uygun olarak müdürler tarafından yürütülür.


Kooperatif
ve birliklerde temsil yetkisinin kimler tarafından ve ne şekilde kullanılacağı
örnek anasözleşmede gösterilir. Ancak, bu kuruluşları taahhüt altına koyabilmek
için örnek anasözleşmede belirtilen imzaya yetkili kişilerden en az ikisinin
müşterek imzaları ve bu müşterek imzalardan birinin, birliklerde genel müdüre,
kooperatiflerde ise müdüre veya bulunmadığı durumlarda vekillerine ait olması
şarttır.


Kooperatif ve birliklerde istihdam edilen müdür ve diğer
personelde aranan şartlar ile atama, nakil, terfi, görevden alma, kadro ve
özlük hakları ile sair esaslar, birlik yönetim kurulunca hazırlanan ve genel
kurulca kabul edilen yönetmelikte gösterilir. Birlik ortağı olmayan
kooperatiflerde söz konusu yönetmelik, yönetim kurulu tarafından hazırlanır ve
genel kurulun onayı ile yürürlüğe girer. Kooperatiflerde müdürün en az dört
yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun olması şarttır.


 


Bağımsız denetim ve
alınması gereken tedbirler[3]


Madde 5 – (Değişik:
28/3/2013-6455/22 md.)


Bakanlıkça ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslar dikkate
alınarak belirlenen birlikler, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanununun ilgili hükümlerine göre bağımsız denetime tabidir. (Ek
cümle:21/10/2021-7339/21 md.)
Bağımsız denetim kapsamı dışında kalan birlikler ile kooperatifler 1163 sayılı
Kanunun 69 uncu maddesi hükümlerine göre denetlenir.


Yönetim kurulu, doğrudan ya da Bakanlıkça yapılan denetim
veya bu madde kapsamında yapılacak denetim sonucunda bir görüş olarak
bildirilmiş ise, birlikte ve bir birliğe bağlı olmayan kooperatiflerde üst üste
üç dönemin menfi gelir-gider farkı ile sonuçlanması veya her hâlükârda menfi
gelir-gider farkının toplam aktif değerlerin yüzde onuna tekabül etmesi veya
borç ödemede ve giderlerin karşılanmasında sorun yaşanması durumlarında, birlik
ve ortak kooperatiflerin veya kooperatifin varlığını, gelişmesini ve devamını
tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, gerekli önlemlerin alınması ve
riskin yönetilmesi amacıyla derhal uzmanlardan bir komite kurmak ve komitenin
sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere her türlü tedbiri almakla
yükümlüdür. Uzman komitesi raporu, düzenlenmesini takip eden ilk genel kurul
toplantısında, gündemde olmasa bile ayrı bir gündem maddesi olarak görüşülür.
Genel kurulda, birlik veya kooperatifin varlığını ve faaliyetlerini geliştirip
sürdürmesi için gerekli telafi edici tedbirlere ilişkin kararların alınması
zorunludur.


Birlik,
denetim sonuçlarını da gözeterek, etkinliği ve verimliliği azalmış veya
varlıklarının yarısı karşılıksız kalmış ortak kooperatiflerden durumlarının
düzeltilmesini ister ve iki yıldan fazla olmamak üzere verilen sürede bir başka
kooperatifle birleşme dahil, gerekli tedbirleri almayan kooperatifleri
ortaklıktan çıkarır.


Kooperatifler,
bağlı bulundukları birliğin mevzuata, anasözleşmelere ve genel kabul görmüş
kooperatifçilik ve kurumsal yönetim ilkelerine aykırı olmamak koşuluyla faaliyet
konularıyla ilgili olarak belirleyeceği ilke ve esaslara uymak ve uygulamak
zorundadır.





Muafiyet ve istisnalar


Madde
6 – Bu Kanuna göre kurulmuş bulunan kooperatifler ve
birliklerin faaliyetlerinde;


a) Kooperatife ortak
olmak üzere başvuran üreticilerle ortakların, kooperatifleriyle yapacakları her
türlü işlemleri ve bunlarla ilgili kâğıt, belge, senet, beyanname, taahhütname,
vekâletname, makbuz, kooperatif lehine yapacakları ipotek ve rehinler her türlü
vergi, resim ve harçtan,


b) Ortak içi işlemler
sonucu ortaya çıkan olumlu gelir gider farkları gelir ve kurumlar vergisinden,


c) Birbirlerinden ve
ortaklarından aldıkları faiz ve komisyonlar, birbirleri ya da üçüncü şahıslarla
yaptıkları her türlü gayrimenkul alım satımı (üçüncü şahıslara terettüp eden
vergi, resim ve harçlar hariç), ayrıca üretim tesislerinin ve bu tesislere
ilişkin gayrimenkullerin satışı, bağış ve diğer ivazsız iktisapları ile bütün
işleri için düzenlenecek senet, beyanname, taahhütname, sözleşme, vekâletname
ve lehlerine yapılacak ipotek ve rehinler kurumlar vergisi ve damga vergisi de
dahil olmak üzere her türlü vergi, resim ve harçtan,


d) Sermaye ve yedek
akçeleri ile taşınmaz malları ve bunların gelirleri, ihtiyaçları için satın
aldıkları ve alacaklarını tahsil gayesiyle mülk edindikleri taşınmaz malları ve
bunların bir önceki sahiplerine geri verilmesi işlemi ile gayrimenkullerine
ilişkin her nev’i cins, kayıt, tashih, ifraz, taksim, birleştirme ve
ruhsatlandırma işlemleri, depo, hizmet ve üretim tesisi inşaatları her türlü vergi,
resim ve harçtan,[4]


e) Yapacakları kredi
işlemlerine ve temin edecekleri kredilere ilişkin senet, beyanname,
taahhütname, sözleşme ve sair her türlü belge ile taşınmaz mallarına ait ipotek
ve ipotek fekki, taşınır mallara ait rehin ve rehnin kaldırılması işlemleri,
vekâletnameler, taahhütnameler ve sair evrak her türlü vergi, resim ve harçtan,


f) Ortakların
kooperatiflerine ödedikleri sermaye paylarının çıkma ve çıkarılma hallerine
bağlı olarak kendilerine iadesi sırasında, anasözleşmelerde gösterilen esaslara
göre hesaplanacak iade tutarı ile ödenmiş sermaye payı tutarı arasında üretici
lehine doğacak kazançlar gelir vergisinden, kooperatif ve birlikler açısından
da kurumlar vergisinden,


g) Kooperatif veya
birliklere yapılan bağışlar, ortaklardan yapılacak kesintilerden oluşturulacak
fonlar, dağıtılan ya da dağıtılmayarak kooperatif faaliyetlerinde kullanılan
risturna tabi gelirler, gelir ve kurumlar vergisinden,


h) Kooperatif ve
birliklerin defter ve belgelerinin notere tasdik ettirilmesi işlemleri yalnızca
noterlik ücretine tabi olup, vergi, resim ve harçtan,


müstesnadır.


Gelir Vergisi Kanununa
göre yapılacak tevkifat hükümleri ile katma değer vergisi hükümleri saklıdır.


Ancak, bu kuruluşların
ortak dışı işlemlerden elde edecekleri gelir-gider farkları ayrı bir hesapta
takip ve tespit edilerek vergi kanunları hükümlerine göre vergilendirilir.
Kooperatif ve birliklerin ortaklarından aldıkları ürünleri, niteliğinde
değişiklik olmayacak şekilde ilk işleme tesislerinde işleyerek üçüncü kişilere
satmaları ortak içi işlem sayılır.





Örnek anasözleşmeler


Madde 7 – (Değişik:
28/3/2013-6455/24 md.)


Kooperatif ve birliklerin örnek
anasözleşmeleri, birliklerin görüşü alınarak Bakanlıkça hazırlanır. Bakanlıkça,
bu Kanunda açıkça örnek anasözleşmelerde düzenleneceği belirtilen hususlara
ilişkin hükümlerde, birliklerin görüşü de alınarak doğrudan veya birliklerin
yarıdan bir fazlasının yönetim kurullarının bu konudaki müşterek isteği ve
Bakanlığın oluru ile değişiklik yapılabilir. Birliklerin yarıdan bir fazlasının
müştereken değişiklik için başvurması halinde, Bakanlık başvuruyu en geç üç ay
içinde değerlendirerek sonuçlandırır. Anasözleşmelerin diğer hükümlerindeki
değişiklikler genel usullere göre yapılır. Örnek anasözleşmeler, ürün
gruplarına göre de hazırlanabilir.


Kooperatif ve birlikler, yönetim kurulu kararıyla
anasözleşmelerinin örnek anasözleşme değişikliklerine intibakını sağlar ve
tescile tabi hususları karar tarihinden itibaren bir ay içinde ticaret siciline
tescil ettirerek Bakanlığa bildirir. Anasözleşme intibakı ilk genel kurulda
ortakların bilgisine sunulur. Anasözleşmelerini en çok altı ay içinde intibak
ettirmeyen kooperatif ve birlikler dağılmış sayılır.


 


Yürürlükten kaldırılan,
uygulanacak ve uygulanmayacak hükümler


Madde 8 – 21.10.1935
tarihli ve 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanun,
30.4.1985 tarihli ve 3186 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin
Kuruluşu Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair
Kanun ile bu Kanunda ek ve değişiklikler yapan kanunlar ve 25.12.1969 tarihli
ve 1196 sayılı Tütün Tarım Satış Kooperatifleri ve Bölge Birlikleriyle Türkiye
Tütün Tarım Satış Kooperatifleri Genel Birliği Kanunu yürürlükten
kaldırılmıştır.


Bu Kanun, 24.4.1969
tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ayrılmaz bir parçası olup, tarım
satış kooperatif ve birlikleri hakkında sırasıyla, bu Kanun, bu Kanunda açıkça
örnek anasözleşmelerde düzenleneceği belirtilen hususlarda örnek
anasözleşmeler, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve 29.6.1956 tarihli ve 6762
sayılı Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerle ilgili hükümleri uygulanır. (Ek cümle:21/10/2021-7339/22 md.) Ancak, her
halde 1163 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 55
inci maddesinin üçüncü fıkrası ve ek 5 inci maddesi hükümleri bu Kanuna tabi
kooperatif ve birlikler hakkında da uygulanır.


17.7.1964 tarihli ve 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun ek 24 üncü maddesi ve bu Kanun kapsamındaki
kooperatif ve birliklerin denetim kurulu üyeliklerine Devlet memurları
arasından seçilenler için 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 28 inci maddesi hükümleri bu görevlere münhasıran uygulanmaz.


(Ek fıkra:
28/3/2013-6455/25 md.) 18/11/1960
tarihli ve 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanununun 11 inci
maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kooperatif ve birlikler hakkında
uygulanmaz.


 


Geçici Madde 1 – (Mülga:
28/3/2013-6455/30 md.)


 


Geçici Madde 2-
(Ek:17/9/2004-5234/20 md.)


a)
Tarım Satış Kooperatif ve Birliklerinin 1.5.2000 tarihi itibarıyla Destekleme
ve Fiyat İstikrar Fonuna olan borçlarından, Tarım Satış Kooperatif ve
Birliklerinin yeniden yapılandırma sürecinde, Yeniden Yapılandırma Kurulunun
önerileri doğrultusunda tasfiyesi uygun görülenler ile bu borçların tasfiyesine
kadar geçecek süre içinde doğacak faizin terkin edilmesine, Hazine
Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine Maliye Bakanı yetkilidir.


b) Türkiye Cumhuriyeti
Ziraat Bankası Anonim Şirketi tarafından 99/13288 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
uyarınca Tarım Satış Kooperatif ve Birliklerine Destekleme ve Fiyat İstikrar
Fonu koşullarında kullandırılan ve 2001/2312 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
uyarınca Hazine kaynağına dönüşen kredilerden birliklerin yeniden
yapılandırılma sürecinde tasfiyesi uygun görülenlerin "tasfiye tarihi
itibarıyla kaydi bakiyesinin" terkin edilmesine Hazine Müsteşarlığının
bağlı olduğu Bakanın teklifi üzerine Maliye Bakanı yetkilidir.


c) Tarım Satış Kooperatif
ve Birliklerinin 1.5.2000 tarihinden önce mevcut özel bünye faaliyetleri ile
ilgili banka borçları, birliklerin yeniden yapılandırma sürecinde Yeniden
Yapılandırma Kurulunun önerileri dikkate alınarak Hazine tarafından söz konusu
borçların, hangi miktar ve koşullarda üstlenileceğine ve 28.3.2002 tarihli ve
4749 sayılı Kanun ve ilgili yıl bütçe kanunu hükümleri çerçevesinde
üstlenilecek borçların tasfiye edilmesine ilişkin esas ve usuller Bakanlar
Kurulunca belirlenir.


 


Geçici Madde 3- (Ek:
28/3/2013-6455/26 md.)


Bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla kooperatif ve birliklerin
kesinleşmiş en son bilançolarındaki açıkları yedek akçelerden ve fonlardan
karşılanamadığı takdirde, bu bilanço açıklarını kapatmak üzere ve bilanço
açıklarıyla sınırlı olmak kaydıyla ortaklara, en fazla sermaye taahhüt
tutarları kadar, ek ödeme yükümlülüğü getirilir. Ek ödeme yükümlülüğü,
ortaklığın çıkma veya çıkarılma nedeniyle sona ermesi hallerinde ödenecek
sermaye paylarından düşülür ve ödenmiş sermaye payını aşan ek ödeme tutarı
tahsil edilir. Ölüm nedeniyle ortaklık sona ermiş ise, ek ödeme yükümlülüğünün
tahsili iade edilecek sermaye payı ile sınırlı tutulur.


Ortak başına tekabül eden ek ödeme tutarı; bilanço açığı, değişken
ve sabit giderler, ortakların teslim ettikleri ürün miktarları ve ortak sayısı
gibi kriterler gözetilerek örnek anasözleşmede belirlenecek usul ve esaslara
göre hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan ek ödeme tutarları, her yıl, yine örnek
anasözleşmede belirlenen usul ve esaslara göre güncellenir. Ek ödemelerin
tahsili bu güncel tutarlar üzerinden yapılır.


Ek ödeme tutarları kooperatif ve birlik gelir hesapları ile
ilişkilendirilmeksizin bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenir ve
bu fon hesabında izlenen tutarlar kooperatif ve birliklerin bilanço açıklarının
kapatılmasında kullanılır.





Geçici Madde 4- (Ek:
28/3/2013-6455/27 md.)


Birliklerin
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
kapsamında takip edilenler de dahil olmak üzere, 1/5/2000 tarihinden sonra
Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu Gider Hesabından ilgili mevzuat uyarınca
kullandıkları krediler ile bu kredilere banka cari faizi veya TEFE/ÜFE aylık
değişim oranından düşük olanı basit usulde uygulanmak suretiyle hesaplanarak
eklenecek tutarın, bu maddede belirtilen hükümler uyarınca ödenmesi şartıyla,
söz konusu kredilere ilişkin olarak bu maddenin yayımı tarihine kadar uygulanan
faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının
tahsilinden vazgeçilir.


Tahsilinden
vazgeçilen tutarlar birlikler tarafından kurum kazancına dahil edilmez,
bilançonun pasifinde özel bir hesapta izlenir ve bu hesapta izlenen tutarlar,
birliğin gelir-gider menfi farklarından mahsup edilir.


Yeniden
yapılandırmaya konu edilecek anapara tutarının belirlenmesinde, her bir
birliğin muhtelif tarihlerde kullandığı ve bakiyesi bulunan kredi toplamından,
varsa yapılan ödemeler düşüldükten sonra elde edilecek tutar esas alınır.


Yeniden
yapılandırmadan faydalanılabilmesi için ilgili birlik tarafından 6183 sayılı
Kanun kapsamında takip edilen borçlar için ilgili vergi dairelerine, 6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilmeyen borçlar için ise T.C. Ziraat Bankasının
ilgili şubelerine, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde
başvuruda bulunulur. Süresi içinde başvuruda bulunulmayan borçlar için ilgili
mevzuat uyarınca borç ertelemesi yapılmaz ve borç tutarları 6183 sayılı Kanun
kapsamında takibe konu edilir.


Yeniden
yapılandırılan tutar, bu maddenin yayımını izleyen yıl başlamak üzere eşit
taksitler halinde yılda bir ödenir ve ödemeler en fazla on beş yılda
tamamlanır. Taksitlerin yıl içinde ödeneceği tarih, başvuru sırasında
belirtilir. Yeniden yapılandırılmış olan borcun ilk taksit süresi içinde tamamen
ödenmesi halinde, bu madde uyarınca yeniden hesaplanan faiz tutarlarından yüzde
yirmi beş oranında indirim uygulanır. Yeniden yapılandırılan tutara taksit
döneminde herhangi bir faiz uygulanmaz.


6183
sayılı Kanun kapsamında takip edilen borçlardan bu madde çerçevesinde yeniden
yapılandırılanlara ilişkin işlemler, ilgili vergi dairesince yürütülür. İlgili
vergi dairesi veya T.C. Ziraat Bankası şubesi tarafından tahsil edilen
tutarlar, iki iş günü içinde genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere T.C. Ziraat
Bankası aracılığıyla Hazine Müsteşarlığının ilgili hesabına aktarılır.


Taksit tutarlarının vadelerinde kısmen veya tamamen
ödenmemesi durumunda, ödenmeyen kısma 6183 sayılı Kanun ile belirlenen
oranlarda gecikme zammı uygulanır. İki taksitin arka arkaya vadesinde ve
tahakkuk eden gecikme zamları ile birlikte tam olarak ödenmemesi halinde
yeniden yapılandırma işlemi iptal edilir ve birlikler ödedikleri tutar kadar bu
madde hükmünden yararlanırlar. Kalan tutar 6183 sayılı Kanun kapsamında takibe
konu edilir.


Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca
belirlenir.[5]





Geçici Madde 5- (Ek:
28/3/2013-6455/28 md.)


Birliklerin bu Kanun uyarınca terkin ve tasfiye edilen
1/5/2000 tarihi öncesi borç anapara ve faiz tutarları ile 1/5/2000 tarihinden
sonra birliklere kullandırılan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu kredilerinin
bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca tahsilinden vazgeçilen faizlerle
oluşturdukları özel fon hesabından, birliğin gelir-gider menfi farklarının yanı
sıra, ortak kooperatiflerden olan ve tahsil kabiliyeti kalmamış bulunan birlik
alacakları ile bu maddenin yayımı tarihine kadar bu alacaklara ilişkin işleyen
faiz ve gecikme zammı gibi fer’i alacakları da mahsup edilebilir.
Kooperatiflerin birliklere olan bu kapsamdaki borçlarının, birlik
bilançolarındaki özel fon tutarını aşması durumunda, birlik yönetim kurulu
kararıyla aşan tutarların da tahsilinden vazgeçilebilir. Kooperatif borçlarının
bu şekilde mahsup edilmesi veya tahsilinden vazgeçilmesi sermaye transferi
olarak değerlendirilmez. Birliklerin ortak kooperatiflere yönelik 1/5/2000
tarihinden itibaren yaptıkları alacağın mahsup edilmesi ve tahsilinden
vazgeçilmesi işlemleri, bu madde kapsamında yapılmış sayılır.


Kooperatiflerin
birliklere olan borçlarından mahsup edilen veya tahsilinden vazgeçilen
tutarlar, kurum kazancına dahil edilmez, kooperatif gelir hesapları ile
ilişkilendirilmeksizin bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenir ve
bu fon hesabında izlenen tutarlar kooperatiflerin gelir-gider menfi
farklarından mahsup edilebilir. Bu mahsuplar sonucu kalan tutarlar birlik ve
kooperatiflerin özel fon hesabında tutulmaya devam olunur.


Özel
fon hesabı tutarlarının herhangi bir suretle işletmeden çekilmesi, sermayeye
ilave dışında başka bir hesaba nakledilmesi, ortaklara dağıtılması veya
işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi hallerinde söz konusu tutarlar
ilgili dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi
tutulur.


 


Geçici Madde 6- (Ek:
28/3/2013-6455/29 md.)


Bakanlıkça
bu maddenin yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde 7 nci madde çerçevesinde
örnek anasözleşmeler hazırlanır. Anasözleşme değişiklikleri tescil ettirilinceye
kadar mevcut anasözleşmelerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.


4
üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan birlik ve kooperatif
yönetim kurulu üyelerine ilişkin hükümler ilk yönetim kurulu seçimlerinden
itibaren uygulanır.


4
üncü maddenin dokuzuncu fıkrasında yer alan kooperatiflerde müdürlerin en az
dört yıllık yükseköğrenim görmüş olma şartı, mevcut kooperatif müdürleri için
bu görevleri sona erene kadar uygulanmaz.


 


Geçici Madde 7 – (Ek:
3/4/2013-6456/ 55 md.)


1/5/2000
tarihinden sonra Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kaynaklarından kredi
kullanan ve bu maddenin yayımı tarihi itibarıyla kredi bakiyesi bulunan
birliklerin, bu maddenin yayımını izleyen üç ay içinde tasfiye kararı almaları
ve bu madde hükümlerinden yararlanmak için Bakanlığa başvurmaları hâlinde,
tasfiye süreçlerinin tamamlanması ve birliğin ticaret sicil kayıtlarının
silinmesini takiben, Hazine alacağına dönüşen DFİF kaynaklı kredi borçlarının
ve 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun hükümlerine göre takip edilen borçları ile kamuya olan diğer borçlarının
tasfiye kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandığı tarih
itibarıyla bakiyelerinin terkin edilmesi hususunda Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Birliklerin kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçları tasfiye işlemlerinin
yürütülmesi ve sonuçlandırılmasına engel teşkil etmez.[6]


Tasfiye
kararı alan birliklerin terkine konu borçlarına ve fer’ilerine tasfiye
kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlandığı tarihten itibaren
faiz ve gecikme cezası tahakkuk ettirilmez. Terkine konu borçlara ilişkin
olarak birlikler ve yöneticileri hakkında yürütülen icra, takip ve haciz
işlemleri ilgili idarelerce durdurulur. Bu borçlara ilişkin olarak açılmış
davalarda tasfiye ve terkin işlemleri tamamlanana kadar mahkemelerce
yargılamanın durdurulmasına karar verilir. Tasfiye sürecinde, üzerinde takyidat
bulunan varlıkların satılarak tasfiye edilmesi hâlinde, bütün takyidatlar bedel
üzerine taşınmak suretiyle ilgili kamu idarelerince tasfiye kurulunun bildirimi
üzerine kaldırılır. Tasfiye ve terkin işlemlerinin tamamlanması hâlinde,
durdurulmuş olan icra, takip ve haciz işlemleri ile davalar kendiliğinden
düşer.


Birliklerin tasfiyesine
ilişkin kendi mevzuatlarındaki hükümler bu madde kapsamında tasfiye kararı alan
birlikler hakkında uygulanmaz.


Birliklerin
varlıklarının tasfiyesi sonucunda elde edilecek gelir öncelikle personeline
olan borçlarının ödenmesinde kullanılır. Artan değerler 9/6/1932 tarihli ve
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesindeki sıraya göre dağıtılır.
Tasfiye süreci tamamlandıktan sonra herhangi bir artı değer kalması durumunda
kalan tutar Hazineye aktarılır. Bu maddeye konu kamu alacaklarından kaynaklanan
bilanço açıkları için ortaklara ek ödeme yükümlülüğü getirilmez.


Tasfiye ve terkin
işlemleri tamamlanmadan tasfiye kararından dönen birlikler için bu madde
kapsamında tahakkuk ettirilmeyen faiz ve gecikme cezaları donduruldukları
günden itibaren yeniden hesaplanarak tahakkuk ettirilir ve icra, takip ve haciz
işlemleri ile durdurulmuş davalar yürütülmeye devam olunur. Tasfiye kararı
alındığı tarih ile tasfiyenin kapatıldığı veya vazgeçme hâlinde vazgeçildiği
tarih arasında her türlü zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.


Borçları terkin edilen
birliklerin, söz konusu borçlara ilişkin şahsi sorumluluğu, yargıya intikal
eden konularda mahkeme kararı, yargıya intikal etmemiş olanlarda ise Bakanlık
incelemesi sonucunda tespit edilmiş olan yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri
başka bir kooperatif veya birlikte ortak, temsilci, yönetici ve yönetim kurulu
üyesi olamazlar. Tasfiye olan birliğin faaliyet konusu ile ilgili başka bir
birlik kurulamaz.


Cumhurbaşkanı
tarafından terkini uygun görülen borçlar ile tasfiye sonrasında Hazineye
intikal eden varlıkları mahiyetlerine göre ilgili devlet hesaplarına
kaydettirmeye Maliye Bakanı yetkilidir.[7]


Bu
maddenin uygulanmasına ve tasfiye işlemlerine ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı
Kararı ile belirlenir.


 


Yürürlük


Madde
9 –
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


 


Yürütme


Madde
10 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


 


 


4572
SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA
MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ
GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren
Kanunun/ İptal Eden Anayasa Mahkemesinin Kararının Numarası



4572 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal
Edilen Maddeleri



Yürürlüğe
Giriş Tarihi






4962



Geçici
Madde 1



16/6/2000
tarihinden geçerli olmak üzere 7/8/2003






5234



Geçici
Madde 2



1/1/2005






5290



Geçici
Madde 1



6/1/2005






6455



1,
2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, Geçici Madde 1, 3, 4, 5, 6



11/4/2013






6456



Geçici
Madde 7



18/4/2013






KHK/700



Geçici
Madde 4, Geçici Madde 7



24/6/2018
tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte
(9/7/2018)






7339



5,
8



26/10/2021









 











[1] 11/3/2010 tarihli ve 5957 sayılı Sebze ve Meyveler
ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin
Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18 inci maddesiyle, bu Kanunda 5957 sayılı Kanun
hükümlerine aykırılık bulunması durumunda mezkur kanun hükümlerinin
uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.







[2] 28/3/2013
tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 20 nci maddesiyle bu madde başlığı “Çalışma
konuları” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[3] 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı
Kanunun 22 nci maddesiyle bu madde başlığı “Bağımsız denetim ve birliklerce
belirlenecek ilke ve esaslara uyma zorunluluğu” iken metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[4] 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 23 üncü
maddesiyle, bu bentte yer alan “cins ve nev’i, isim ve unvan değişiklikleri ile
tashihleri” ibaresi “her nev’i cins, kayıt, tashih, ifraz, taksim, birleştirme
ve ruhsatlandırma işlemleri, depo, hizmet ve üretim tesisi inşaatları” şeklinde
değiştirilmiştir.







[5] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı
KHK’nin 129 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[6] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 129 uncu
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlığın talebi ve Hazine Müsteşarlığının
bağlı bulunduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[7] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 129 uncu
maddesiyle, Geçici 7 nci maddenin yedinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde ve sekizinci fıkrasında yer alan “Hazine
Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın görüşü üzerine Bakanlık tarafından sevk
edilecek Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?