3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu

KanunNo: 3083Resmî Gazete: 01.12.1984 / 18592

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

SULAMA
ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR


TARIM REFORMU
KANUNU


 


Kanun
Numarası                    : 3083


Kabul
Tarihi                           : 22/11/1984


Yayımlandığı
Resmî Gazete  : Tarih  : 1/12/1984        Sayı  : 18592


Yayımlandığı
Düstur              : Tertip : 5                      Cilt   : 24             Sayfa  :
80


 


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Amaç ve Tanımlar


Amaç


Madde
1 – Bu
Kanunun amacı sulama alanları ile Cumhurbaşkanınca gerekli görülen alanlarda;[1]


a)
Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim
alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak
artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını,


b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin
zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin
mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini,
eğitilmelerini,


c)
Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde
ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım
arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli
olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi,


d)
Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı,


e)
Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi,


f)
Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi,


g)
Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli
Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde
düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır.





Tanımlar[2]


Madde
2 – Bu
Kanuna göre,


a)
Sulama Alanı: Devletçe sulamaya açılan veya projeleri bitirilmiş olup da sulama
yatırımlarına başlanan ve devam eden alanlardır.


b)
Tarım Arazisi: Orman sınırları dışında kalan, zirai üretim yapılan, çayır,
mera, yaylak ve kışlak olarak kullanılan, kullanılma şekillerinden birine
tahsis edilen veya ekonomik olarak imar, ihya ve ıslah edilerek üretime açılabilecek
arazilerdir.


c)
Sulu Arazi : Devletçe sulanan arazidir. Sahibinin kendi imkanları ile suladığı
kuru arazi gibi işlem görür.


d)
Toprağın Verimli Olarak İşletilmesi: Toprağın bulunduğu bölgenin ekolojik ve
ekonomik şartlarına, modern tarım usullerine uygun olarak toprak ve su
kaynaklarının kullanılması, korunması, gerekli her türlü tedbirler alınarak
verimliliğin artırılması suretiyle işlenmesi veya işletilmesidir.


e)
Aile: Karı - Koca ve birlikte oturan reşit olmayan çocuklardan meydana gelen
müessesedir. Ailede kocaya, koca yoksa karıya "aile reisi" denir.


f)
Çiftçi: Geçimini, bedeni ve fikri güçlerini kısmen veya tamamen katarak,
tarımdan sağlayanlara denir.


g)
Tarım Toprakları: Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca birinci, ikinci, üçüncü
ve dördüncü sınıf olarak belirlenen topraklardır.


h)
Toprağın Derecelendirilmesi: Toplulaştırma işlemlerinde toprağın uygulama
tarihindeki rayiç bedeli, verimliliği, özellikleri, yerleşim yerlerine olan
mesafesi, konumu gibi unsurlar esas alınarak değiştirilecek toprakla denkliğini
sağlamaktır.


i)
Tarımsal İşletme Geliri: Brüt gelirden değişken masraflar düşüldükten sonra
kalan miktardır.


j)
(Değişik: 19/4/2018-7139/31 md.) İlgili
veya uygulayıcı kuruluş: Bu Kanunda yer alan arazi toplulaştırma ve tarla içi
geliştirme hizmetleri için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünü, diğer görevler
için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını ifade eder.


k)
Uygulama Alanı veya Bölgesi: Bu Kanunun amacına uygun olarak Cumhurbaşkanınca
sınırları belirtilmiş alandır.


l) Örnek İşletme: Bölgenin ekonomik ve ekolojik
şartlarına göre toprağın verimli olarak işletilmesini koruyan ve geliştiren,
modern tarım usullerini uygulayan, tarımsal bir işletme planı ile çalışan,
uygulama alanı olarak tespit edilen bölgede son üç yılda birim alandan bölge
ortalamasının Cumhurbaşkanınca tespit edilecek belli katı kadar fazla tarımsal
üretim elde eden, işletme tipine ve büyüklüğüne göre gerekli tarımsal alet ve
vasıtalara sahip olan işletmelerdir.





İKİNCİ BÖLÜM


Uygulama


Uygulama alanı


Madde
3 – Bu
Kanunun uygulama alanı, Cumhurbaşkanı kararı ile belirtilen alanlardır.
Cumhurbaşkanının bu kararı, kamulaştırma ve diğer işlemler bakımından kamu
yararı kararı sayılır ve Resmi Gazete'de yayımlanır.[3]


 


İlgili kuruluşun tasarrufuna geçecek arazi


Madde
4 – Uygulama
alanlarında:


a)
Devletin hüküm ve tasarrufu veya özel mülkiyetinde olup kamu hizmetlerinde kullanılmak
üzere tahsis edilmemiş arazi uygulama kararının Resmi Gazete'de yayımı ile,


b)
Gerçek veya özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan arazi ve diğer
gayrimenkuller kamulaştırma ile,


Uygulayıcı
kuruluşun tasarrufuna geçer.


 


Sahibine bırakılacak arazi[4]


Madde
5 – (Değişik birinci fıkra: 23/2/2011-6171/1 md.) Uygulama
alanlarında, bu Kanunun amacını gerçekleştirmek için ilgili kuruluşça bağ,
bahçe ve ağaçlık arazi ve örnek işletmeler hariç, gerçek kişilerle özel hukuk
tüzelkişilerine ait tarım topraklarından o bölge için tespit edilen dağıtım
normunun on katını aşan kısmı ile varsa üzerindeki tarımsal yapı ve tesisler
kamulaştırılabilir. Bu suretle yapılacak kamulaştırmalarda Devletçe sulanan
arazi sulu arazi sayılır.


Sahibine
bırakılacak tarım arazisinin bir kısmı sulu, bir kısmı kuru ise aynı tarımsal
işletme gelirinin sağlanması kaydı ile sulu arazi kuru araziye tahvil edilir.


(Değişik
üçüncü fıkra: 23/2/2011-6171/1 md.) Sahibine bırakılacak
topraklar, bölgenin özellikleri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca belirlenir.


Cumhurbaşkanınca
bu Kanunun birinci maddesinin (g) bendine göre uygulama alanı olarak ilan
edilecek diğer alanlarda, gerektiğinde arazi ve diğer gayrimenkullerin tamamı
kamulaştırılabilir.


Kamulaştırma
kararı, bölgedeki teşkilatının teklifi ve ilgili kuruluşun onayı ile alınır.


Arazi ve mevcut ise üzerindeki diğer gayrimenkullerin
bedel tespiti, ilgili kuruluşça kendi teşkilatından görevlendirilecek üç ve
mahallin en büyük mülki amirince görevlendirilecek iki bilirkişi üyeden oluşan
"Bedel Takdir Komisyonu" nca yapılır. Kamulaştırma işlemlerine dair
diğer hususlar, yönetmelikte belirtilir.


Kamulaştırmada
sahibine bırakılacak toprak mümkün olduğu kadar toplu halde ve işletmeyle
ilgili yapı ve tesislerden yararlanmaya en elverişli şekilde toprak sahibi
tarafından seçilir. Ancak seçim hakkı kamulaştırılacak toprakların düzenli bir
biçimde dağıtılmasını ve verimli şekilde işletilmesini engelleyecek tarzda
kullanılamaz.


Bu
Kanunda hüküm bulunmayan hallerde yapılacak kamulaştırmalara 4/11/1983 tarih ve
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri uygulanır.


 


Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri[5]


Madde
6 – (Değişik: 23/2/2011-6171/2 md.)


Bu Kanunda
belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça,
isteğe bağlı veya maliklerin muvafakatı aranmaksızın arazi toplulaştırılması
yapılabilir.


İsteğe bağlı olanlara öncelik vermek
kaydıyla arazi toplulaştırmasını teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek
gibi destekleyici tedbirler alınabilir.


Toplulaştırma alanlarında gerçek
kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine
göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için % 10’a kadar
katılım payı kesilir. Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol
fazlalıkları da aynı amaç için kullanılır. Katılım payı için herhangi bir bedel
ödenmez. Ancak, katılım payı dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eş değer
Hazine arazisinden karşılanır. Yoksa, kesilen arazi için kamulaştırma işlemi
yapılır.


Toplulaştırma sonunda dağıtılan veya
sahibine bırakılan tarım arazisi malikleri adına, geriye kalan arazi ise Hazine
adına uygulayıcı kuruluşun talebi ile tapuya tescil edilir. Malikleri adına
tescil edilen arazi bu Kanun hükümleri dışında o bölge için tespit edilen
dağıtım normundan daha küçük parçalara rızaen veya hükmen taksim edilemez ve
ifraz işlemlerine konu olamaz. Bu husus tapu siciline şerh edilir.


Toprak ve su kaynaklarının korunması,
geliştirilmesi, kırsal alanda su temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması
hizmetleri, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile birlikte
planlanır. Tarla içi geliştirme hizmetleri; tarla yolları ve sanat yapıları,
açık ve kapalı drenaj, sulama tesisleri, kimyasal maddeler kullanılarak arazi
ıslahı, toprak muhafazası ve dere yatağı ıslahı gibi faaliyetleri kapsar.


Ortak kullanım alanları olarak
planlanan alanlarda toplulaştırma çalışmaları süresince tarımsal faaliyetlerde
bulunmak ilgili kuruluşun iznine bağlıdır.


Toplulaştırmada kanal ve yol gibi
kamunun ortak kullanacağı alanlar olarak planlanan yerlerdeki mütemmim cüzlerin
karşılığı ile çiftçiye yeni parseller teslim edilene kadar doğabilecek gelir
kayıpları uygulayıcı kuruluşça karşılanır.


Toplulaştırma esas ve usulleri ile
toprağın derecelendirilmesi ile tarla içi geliştirme hizmetlerinin nasıl
yapılacağı yönetmelikte belirtilir.


 


Uygulayıcı kuruluşa geçen tarım arazisinin tasarruf ve tahsisi


Madde
7 – Uygulayıcı
kuruluş, tasarrufuna geçen araziyi yeterli toprağı bulunmayan veya toprağı
olmayan çiftçilere dağıtabileceği ve kiraya verebileceği gibi, iskan
projelerinin ve toplulaştırmanın gerçekleştirilmesi amacıyla da kullanabilir.


(Değişik ikinci fıkra:
3/7/2003-4916/18 md.) Bu arazi, bu Kanunun amaçları gözetilerek, uygulayıcı kuruluşça uygun
görüldüğü takdirde; satılmak, sınırlı ayni hak tesis edilmek, kiralanmak,
21.1.1998 tarihli ve 4325 sayılı Kanun amaçlarında kullanılmak veya kendilerine
özel kanunlarla ya da Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen görev ve yetki içinde kullanmaları şartı ile
kamu kuruluşlarına tahsis edilmek üzere, Hazinenin tasarrufuna bırakılabilir.[6]


İlgili
kuruluşun tasarrufuna geçen arazi, gerektiğinde gerçek ve tüzelkişilere ait
aynı değerdeki araziyle değiştirilebilir.


 


Arazi dağıtımı[7]


Madde
8 – Dağıtımdan
faydalanacaklara verilecek toprak büyüklüğü,iklim ve toprak özellikleri ile
bölge için öngörülen tarımsal işletme tipleri de gözönünde bulundurularak, 1984
yılı toptan eşya fiyatları endeksine göre yıllık tarımsal işletme geliri bir
milyon liradan aşağı olmamak kaydı ile bulunacak miktardır.


Bu
miktar, uygulayıcı kuruluş tarafından hesap edilerek uygulamanın duyurulması
ile birlikte dağıtılacak “Toprak Normu” Cumhurbaşkanınca tespit edilerek Resmi
Gazete’de yayımlanır.


Dağıtılacak
toprak büyüklüğü Cumhurbaşkanı Kararı ile birinci fıkrada belirtilen miktarın
bir katını geçmeyecek miktarda artırılabilir. Verilecek tarım arazisinin bir
kısmı sulu bir kısmı kuru ise aynı tarımsal işletme gelirinin sağlanması kaydı
ile sulu arazi kuru araziye tahvil edilir.


Dağıtım
normundan daha az toprağı olanlara, kendi toprağı ile birlikte birinci fıkrada
tespit edilen geliri getirecek miktarda toprak verilir.


Tarım
toprağının dağıtımından faydalanacaklar ile bunlarda aranacak şartlar ve
dağıtımda gözönünde bulundurulacak sıra ve öncelikler, yönetmelikle tespit
edilir.


 


Borçlandırma


Madde 9 – Bu
Kanuna göre tarım toprağının dağıtımından faydalananlar ile yerleşime tabi
tutulanlar, iktisap tarihinde mülkiyetini iktisap ettikleri tarım toprağının ve
mevcutsa üzerindeki diğer gayrimenkullerin tespit edilen rayiç bedeli
üzerinden, uygulayıcı kuruluşa borçlanırlar. Borçlandırmak suretiyle verilen
tarım toprakları, sahiplerinin adına tapuya tescil edilir.


Borçlar,
borçlandırmadan sonra gelen dördüncü yılın Ocak ayını takip eden ve uygulayıcı
kuruluş tarafından hasat dönemleri dikkate alınarak tespit edilecek aylardan
başlamak üzere, on yılda ve on eşit taksitte faizsiz olarak ödenir. Borçlandırma
esas ve usulleri, yönetmelikle düzenlenir.


 


Dağıtılan toprağın geri alınması


Madde
10 – Topraklandırılan çiftçiler, topraklarını askerlik veya
belgelendirilmiş uzun süreli hastalık gibi geçerli bir özürü olmaksızın
aralıksız üç yıl süre ile bu Kanunun öngördüğü şekilde işletmedikleri,
borçlarını ve aldıkları kredileri ödemedikleri takdirde, dağıtılan topraklar
geri alınır.


Kayıt
Hazine adına ilgili kuruluşun müracaatı üzerine Mahalli Tapu Sicil Muhafızlığı
tarafından bir hükme hacet kalmaksızın düzeltilir ve ilgili kuruluşun
tasarrufuna bırakılır.


 


Dağıtılan topraklar üzerinde tasarruf tahdidi


Madde
11 – Bu Kanuna göre dağıtılan topraklar bölünemez. Miras
hükümleri dışında başkalarına devredilemez. Ancak dağıtılan çiftçilerle
mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu arazi kamu yararı dışında hiçbir ayni
hakla kayıtlanamaz, haczedilemez, satış vadine konu edilemez ve kiraya
verilemez. Ancak sahibine bırakılan topraklar, o bölge için tespit edilen
dağıtım normundan daha küçük parçalara hükmen veya rızaen bölünmemek suretiyle
devir ve temlik edilebilir. Bu husus tapu siciline şerh edilir.


Çiftçilikten
herhangi bir sebeple vazgeçmek isteyenlerin iktisap ettiği tarım toprakları ve
varsa üzerindeki gayrimenkuller, uygulayıcı kuruluşa iade edilebilir. Bu
hallerde, çiftçi tarafından yapılmış zaruri ve faydalı tesis ve diğer
gayrimenkullerin rayiç bedeli, ilgili kuruluşça sahibine ödenir. Bu durumda,
borç tasfiyesi ve diğer ödeme işlemleri yönetmelikle düzenlenir.


 


Dağıtılan ve sahibine bırakılan topraklarda mirasçıların
tasarrufu


Madde
12 – Mirasçıların, mirasın açılmasından itibaren altı ay
içinde kendi aralarında aile ortaklığı şeklinde işletmedikleri veya rızaen
kendi aralarında devir ve temlik işlemlerini yapmadıkları hallerde, dağıtılan
toprak ve mevcutsa işletmeyle ilgili gayrimenkullerin bedeli, bu Kanun
hükümlerine göre ödenmek kaydıyla uygulayıcı kuruluş tarafından geri alınır.
Uygulayıcı kuruluş, geri alınan işletmeyi, öncelikle mirasçılara veya topraksız
veya az topraklı çiftçilerden birine tahsis edebilir.


Uygulama
bölgelerinde kendilerine tarım toprağı bırakılanların ölümü halinde bırakılan
tarım toprağı o bölge için tespit edilen dağıtım normundan az olmamak üzere ve
işletmeye ait yapı ve tesisler ile araç ve gereçler, genel hükümlere göre mirasçılar
arasında taksim ve ifraz edilerek miras ortaklığına son verilebilir.


Taksim
ve ifraz sonucu yeni işletmelerdeki toprak büyüklüğünün bölgedeki toprak normu
altına düşmesi halinde, bu maddenin birinci ve ikinci fıkra hükümleri
uygulanır.





Temliki tasarrufların durdurulması


Madde
13 – (Değişik birinci fıkra: 13/2/2001-4626/2 md.) Uygulama
alanlarında Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren,
kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi ve dağıtım işlemlerinin
tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya kadar, gerçek kişilerle
özel hukuk tüzelkişilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetliği devir ve temlik
edilemez. Bu araziler ipotek edilemez ve satış vaadine konu olamaz. Ancak, bu
kısıtlama süresi beş yılı aşamaz. Sulama şebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye
kadar da aynı işlemler yapılmaz. Bu kısıtlamada ise süre, beş yılı aşamaz.
Ancak, sulama alanlarında toplulaştırma çalışmaları kısıtlama süresi içerisinde
sonuçlandırılamadığı takdirde, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün teklifi ile
Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayı ile toplulaştırma çalışmalarının
sonuçlandırılması amacıyla kısıtlama süresi en fazla beş yıla kadar daha uzatılabilir.[8]


Kısıtlama
süresi içerisinde arazisini ve varsa üzerindeki tesisleri satmak isteyen gerçek
ve özel hukuk tüzelkişilerin müracaatları halinde, uygulayıcı kuruluş bu
kişilere ait tarım toprağını ve varsa üzerindeki tesisleri, altmış gün içinde
bu Kanun hükümlerine göre kamulaştırır veya yönetmelikle tespit edilecek
esaslar dahilinde bunların başkalarına satışına izin verir.


(Değişik üçüncü fıkra:
23/2/2011-6171/3 md.) Yukarıda belirtilen süre içinde, bu gibi arazi Tarım Kredi Kooperatifleri
ve bankalara ipotek edilebilir.


(Değişik dördüncü fıkra:
23/2/2011-6171/3 md.) Bu kısıtlama süresi içerisinde ipoteğin paraya çevrilmesi gerektiğinde
ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte düzenlenecek kıymet takdir
raporu uygulayıcı kuruluşa tebliğ edilir. Uygulayıcı kuruluşun bu rapora itiraz
ve dava hakkı vardır. Kesinleşen kıymet takdir raporuna göre tespit edilmiş
bedeli, bu Kanun hükümlerine göre uygulayıcı kuruluş tarafından uygun görülmesi
halinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasına ödenerek arazinin
Hazine mülkiyetine geçirilmesi sağlanır. Ancak uygulayıcı kuruluş tarafından
ihtiyaç duyulmaması halinde, arazinin satışına izin verilebilir. Buna ilişkin
esaslar yönetmelikle düzenlenir.


(İptal
birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 11/4/2012 tarihli ve E.: 2011/33, K.:
2012/54 sayılı Kararı ile.) Miras yoluyla intikaller, bu hükmün
kapsamı dışındadır. (Mülga son cümle: 30/4/2014-6537/9 md.)


 


Yeni yerleşim yerlerinin kurulması


Madde 14 – Uygulama
bölgesinde Cumhurbaşkanı kararı ile yeni yerleşim yerleri kurulabilir veya
mevcut köyler ile köy altı yerleşim birimleri birleştirilebilir. Yeni köy altı
yerleşim birimleri kurulamaz. Bu Kanuna göre toprak dağıtımından yararlanma
haklarına sahip olup da istekte bulunanlardan uygun görülenler, yeni yerleşim
yerlerine yerleştirilebilirler.[9]


Yeni
yerleşim yerlerine yerleştirilenler, İskan Kanunundaki muafiyet ve
istisnalardan faydalandırılırlar.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Çeşitli Hükümler


Çayır, mera ve benzeri arazilerin tespit ve tahsisi


Madde
15 – (Mülga : 25/2/1998-4342/36 md.)


 


Tapu ve kadastro işlemleri


Madde
16 – Uygulama alanı ilan edilen bölgelerde arazinin tapu ve
kadastro işlemleri, ilgili kuruluşun talebi üzerine Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğünce öncelikle ve belirlenecek süre içerisinde tamamlanır.


(Ek fıkra: 28/11/2017-7061/45 md.) Arazi toplulaştırma projelerinin
uygulanması esnasında, elbirliği mülkiyet olarak tescilli parsellerin, paylı
mülkiyete dönüştürülmesi işlemleri uygulayıcı kuruluş tarafından resen
gerçekleştirilir. Kesinleşen listelerin tapu müdürlüğü tarafından doğrudan
paylı mülkiyet olarak tescili sağlanır. Bu yetki kapsamındaki işlemler her
türlü gider, vergi, resim ve harçtan muaftır.


(Ek fıkra: 28/11/2017-7061/45 md.) Arazi toplulaştırma projelerinin
uygulanması esnasında, tapuya kayıtlı olup tescile esas belgesine aykırılığı
tespit edilen hisse hataları, uygulayıcı kuruluş tarafından resen düzeltilir.
Kesinleşen listelerin tapu müdürlüğü tarafından doğrudan paylı mülkiyet olarak
tescili sağlanır. Bu yetki kapsamındaki işlemler her türlü gider, vergi, resim
ve harçtan muaftır. Bu madde kapsamında getirilen muafiyetler, mükelleflerin
veraset ve intikal vergisine ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.


 


Çiftçilerin desteklenmesi


Madde
17 – Uygulama alanlarında bu Kanun hükümlerine göre topraklandırılanlarla
kendilerine uzun süreli sözleşmelerle arazi kiralananlar ve dağıtım normuna
kadar arazi sahibi çiftçiler, uygulayıcı kuruluş tarafından yönetmelikte tespit
edilecek esaslar dahilinde verimliliği ve üretimi artırmak gayesiyle ayni ve
nakdi kredi ile desteklenirler.


Uygulayıcı kuruluş, verilen kredilerin amacına uygun
olarak kullanılıp kullanılmadığını denetler. Amacına uygun kullanılmayan
krediler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre, ilgili kuruluşça tahsil edilir.


 


Yabancı uyruklulara ait arazi


Madde
18 – Yabancı uyruklulara ait gayrimenkullerin
kamulaştırılmasına Cumhurbaşkanınca Karar verilir. Kamulaştırmaya karar
verilirse, bedelinin tespiti ve ödenmesi mütekabiliyet esaslarına göre yapılır.[10]





Arazinin tarım dışı amaçlarla kullanılması


Madde
19 – (Değişik: 28/11/2017-7061/46 md.)


Uygulama alanlarında bulunan tarım
arazileri, zorunlu sebepler olmadıkça tarım dışı amaçlarla kullanılmaz. Ancak
zorunlu hallerde, ilgililerin tarım dışı amaçla arazi kullanımı talepleri
hakkında 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı
Kanunu hükümleri uygulanır.


 


Fon


Madde
20 – (Mülga: 21/2/2001-4629/1 md.)


 


Fonun gelirleri


Madde
21 – (Mülga: 21/2/2001-4629/1 md.)


 


Fondan karşılanacak giderler


Madde
22 – (Mülga: 21/2/2001-4629/1 md.)


 


Fonun yönetim ve denetimi


Madde
23 – (Mülga: 21/2/2001-4629/1 md.)


Madde
24 – Uygulama bölgelerinde:


a)
Türk Ceza Kanununun ikinci kitabının birinci babında yazılı suçlardan veya bu
suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahkûm olanlar,


b)
Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı halkı sınıf,
ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça
tahrik etme suçlarından mahkûm olanlar,


c)
Türk Ceza Kanununun 536 ncı maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında
yazılı eylemlerle aynı Kanunun 537 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü,
dördüncü ve beşinci fıkralarında yazılı eylemleri siyasi ve ideolojik amaçlarla
işlemekten mahkûm olanlar,


Bu
Kanuna göre toprak dağıtımından istifade edemez ve bunlara toprak verilemez.


Toprak
verilenler kendilerine toprak verildikten sonra, birinci fıkrada tespit edilen
suçlardan herhangi birinden mahküm olmaları halinde verilen toprak geri alınır
ve tapu kaydı ilgili kuruluşun talebi ile mahalli tapu sicil muhafızlığı
tarafından hiç bir hükme hacet kalmadan Hazine adına düzeltilir.


 


Yönetmelik


Madde
25 – Bu Kanunda yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen
hususlar ile bu Kanunun uygulanmasına dair diğer düzenlemeler, Cumhurbaşkanı
tarafından çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenir.[11]





Kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler


Madde
26 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren;


a)
1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Ön Tedbirler Kanununun, 766 sayılı Tapulama
Kanununun 33 üncü maddesini değiştiren 20 nci maddesi hariç, diğer maddeleri
yürürlükten kaldırılmıştır.


b)
Bu Kanunun uygulanmasında, diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
Ancak 28/12/1960 tarih ve 189 sayılı, 18/12/1981 tarih ve 2565 sayılı Kanun hükümleri
saklıdır. Ayrıca Milli Savunma Bakanlığına tahsisli olan veya bu Bakanlıkça
tahsissiz olarak kullanılan gayrimenkullere bu Kanun uygulanmaz.


 


GEÇİCİ MADDELER


Geçici
Madde 1 – Mülga 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununa
göre yapılan uygulamalarda kendilerinden toprak kamulaştırılanların altı ay
içinde müracaatları halinde, bu Kanun hükümlerine göre yapılacak incelemeden
sonra Kanunun, "Sahibine Bırakılacak Arazi" ye ilişkin hükümleri
uygulanır.


Geri
verilecek arazi dağıtılmamış veya tahsis edilmemişse, bu miktara tekabül eden
kamulaştırma bedeli ile faizleri ödenmez. Bu bedellerin hak sahiplerince tahsil
edilmiş olması halinde, bedel ve faizler defaten Fona iade edilmek kaydı ile
arazinin iade edilen kısmı ilgilinin adına tescil edilir.


Ancak
iade edilecek arazi, mülga 1757 sayılı Kanuna göre dağıtılmış veya tahsisi yapılmış
ise, hak sahiplerine varsa aynı değerde arazi verilir. Arazi sahibi verilen bu
araziyi kabul etmediği takdirde iade edilecek toprağın miktarına tekabül eden
kamulaştırma bedeli bu Kanun hükmüne göre ödenir.


 


Geçici
Madde 2 – Mülga 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununa
göre kamulaştırılan veya tapulama yolu ile intikal eden hisseli arazinin taksim
ve ifrazı, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içinde ilgili
kuruluşun hazırlayacağı taksim ve ifraz planları doğrultusunda ve talebi
üzerine herhangi bir muvafakat aranmaksızın, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün
mahalli teşkilatı tarafından yapılır.


 


Geçici Madde 3 – Uygulama
alanları ve uygulama alanları dışında 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Ön
Tedbirler Kanununun 8 inci maddesiyle mülga 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma
Kanunu ve 4486 sayılı Teknik Ziraat ve Bahçıvanlık Okulları Hakkındaki Kanunun
hükümlerine göre tevzi edilen ve bilahare başkalarına devredilmiş bulunan
gayrimenkullerin satışının iptaline ilişkin olarak açılmış davalar her ne
safhada olursa olsun düşer.


 


Geçici
Madde 4 – (Ek: 13/2/2001-4626/3 md.)


Sulamaya
açılan veya açılacak olan alanlarda, bu Kanunun geçici 1 inci maddesi gereğince
arazi iadesine muhatap olan arazi malikleri ile mülga 1757 sayılı Toprak ve
Tarım Reformu Kanununa göre arazisi kamulaştırılanlar için, sahibine bırakılan
sulu arazi normu uygulanmaz. Ayrıca, kamulaştırmaya ve arazi iadesine muhatap
olmayan sulu norm üstü arazi malikleri için de aynı işlem geçerlidir.





Geçici Madde 5 – (Ek:
24/5/2013-6487/24 md.)


Mülga 1757
sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanunu hükümlerine göre yapılan uygulamalar
nedeniyle kendilerinden kamulaştırılan ancak kamulaştırma bedelleri maliklerine
ödenmeyen arazilerden uygulayıcı kuruluş tarafından dağıtılmayan, tahsis
edilmeyen, satılmayan veya bu Kanun amaçlarında kullanılmak üzere ihtiyaç
duyulmayanlar; eski malikleri veya kanuni mirasçıları tarafından fiilen
kullanılması, bu kişiler tarafından bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde varsa bu araziler hakkında açmış oldukları tüm
davalardan yargılama giderleri üstlenilmek suretiyle kayıtsız ve şartsız
feragat edilerek uygulayıcı kuruluşa başvurulması ve başkaca hiçbir hak ve
talepte bulunulmayacağının kabul ve taahhüt edilmesi koşullarıyla; uygulayıcı
kuruluş ile Maliye Bakanlığınca yapılacak incelemeler sonucunda iadeye engel
başkaca bir durumunun bulunmaması ve iadesinin uygun olduğunun tespit edilmesi
durumunda, bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen norm kısıtlamalarına tabi
olmaksızın uygulayıcı kuruluşun teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca da uygun
görülmesi hâlinde, bu Bakanlığın talebi üzerine yetkili tapu müdürlüğünce
ilgilileri adına tescil edilir. Ancak, iade edilecek arazilerden kamulaştırma
nedeniyle kendilerine ödeme yapılanlara, ödenen bedele kamulaştırma tarihi itibarıyla
tekabül eden arazi miktarı uygulayıcı kuruluş tarafından belirlenir ve bu
araziler iade edilmez.


Mülkiyeti ihtilaflı iken kamulaştırılarak
tapuda Hazine adına tescil edilen arazilerden birinci fıkra kapsamında
kalanlar, aynı fıkradaki esaslar çerçevesinde, mülkiyet ihtilafına ilişkin
davada mahkemece verilen kararda hak sahibi olarak belirlenen kişilere iade
edilir.


Uygulayıcı kuruluş tarafından
dağıtılması, tahsis edilmesi, satılması veya bu Kanun amaçlarında kullanılmak
üzere ihtiyaç duyulması nedeniyle iade edilemeyen arazilerin yerine ilgililerine,
uygulayıcı kuruluşun teklifi üzerine Maliye Bakanlığınca da uygun görülmesi
hâlinde, birinci fıkradaki esaslar çerçevesinde, bu Kanuna göre belirlenecek,
aynı bölgede bulunan ve uygulayıcı kuruluşun tasarrufunda olan Hazineye ait
eşdeğer arazi verilir.


Bu madde kapsamında kalan arazilerden
daha önce ilgililerince bedelinin tazmini için açılan davalar sonucunda
mahkemelerce verilen ve kesinleşen kararlara göre kendilerine tazminat
ödenenler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.


Kamulaştırma
işlemine başlanılarak tapu kütüklerine şerh veya belirtme konulan ancak
kamulaştırma işlemi tamamlanmayan arazilerin tapu kütüklerindeki şerh ve
belirtmeler, uygulayıcı kuruluşun teklifi ve Maliye Bakanlığınca da uygun
görülmesi hâlinde, bu Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce terkin
edilir.


 


Yürürlük


Madde
27 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


 


Yürütme


Madde
28 – Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.





3083 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARININ YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ


TARİHLERİNİ GÖSTERİR TABLO


 







Değiştiren
Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



3083 Sayılı Kanunun Değişen veya
İptal Edilen Maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi






4342



15



28/2/1998






4626



13,
Geçici Madde 4



23/2/2001






4629



20, 21,
22, 23



1/1/2002
tarihinden geçerli olmak üzere 3/3/2001






4916



7



19/7/2003






6171



5, 6, 13



12/3/2011






6487



Geçici
Madde 5



11/6/2013






6537



13



15/5/2014






7061



16, 19



5/12/2017






7139



2



28/4/2018






KHK/698



1, 2, 3, 5, 7, 8, 13, 14, 18, 25



24/6/2018 tarihinde
birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri
sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte









 











[1] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada ve bu fıkranın (g) bendinde yer
alan “Bakanlar Kurulunca” ibareleri “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[2] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının (k) ve (l)
bentlerinde yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibareleri “Cumhurbaşkanınca” şeklinde
değiştirilmiştir.







[3] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan
“ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde, ikinci cümlesinde yer alan “Bakanlar Kurulunun” ibaresi
“Cumhurbaşkanının” şeklinde değiştirilmiştir.







[4] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında
yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibareleri “Cumhurbaşkanınca” şeklinde
değiştirilmiştir.







[5] 23/2/2011 tarihli ve 6171 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu madde başlığı “Toplulaştırma” iken metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.







[6] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “kendilerine özel
kanunlarla” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da Cumhurbaşkanlığı
kararnameleriyle” ibaresi eklenmiştir.







[7] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan
“Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde ve üçüncü fıkrasında
yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[8] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi
“Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[9] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi
“Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[10] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca”
ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[11] 2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 39 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Kanun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?