Risk Gruplarının Belirlenmesine ve Kredi Sınırlarına ilişkin Yönetmelik

Kurum yönetmeliğiNo: 40519Resmî Gazete: 21.12.2023 / 32406

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

RİSK GRUPLARININ BELİRLENMESİNE VE KREDİ SINIRLARINA

İLİŞKİN YÖNETMELİK

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Başlangıç Hükümleri

Amaç

MADDE 1- (1)
Bu Yönetmeliğin amacı, bankalarca risk gruplarının belirlenmesine ve konsolide ve
konsolide olmayan esasa göre kredi sınırlarının hesaplanmasına ilişkin usul
ve esasları belirlemektir.

Dayanak

MADDE 2- (1)
Bu Yönetmelik, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık
Kanununun 43 üncü, 47 nci, 48 inci, 49 uncu, 54 üncü, 55 inci,
77 nci ve 93 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3- (1)
Bu Yönetmelikte geçen;

a) Alım satım
hesapları: 23/10/2015 tarihli ve 29511 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan alım
satım hesaplarını,

b) Ana ortaklık:
Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan ana ortaklığı,

c) Ana
sermaye: 5/9/2013 tarihli ve 28756 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak ana sermayeyi,

ç) Banka: Kanunun
3 üncü maddesinde tanımlanan bankaları,

d) Bankacılık
hesapları: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan
bankacılık hesaplarını,

e) Birincil
alacak: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan
birincil alacakları,

f) Dilim:
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan dilimi,

g) Ekonomik
bağımlılık: Kanunun 49 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kredi
müşterilerinin arasında, birinin ödeme güçlüğüne düşmesinin diğer bir veya
birkaçının ödeme güçlüğüne düşmesi sonucunu doğuracak boyutta kefalet,
garanti veya benzeri ilişkiler bulunmasını,

ğ) Finansal
kuruluş: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan finansal kuruluşları,

h) Fonlanmamış kredi
koruması: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan fonlanmamış kredi
korumasını,

ı) Hâkim ortak:
Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan hâkim ortağı,

i) İçsel
derecelendirmeye dayalı yaklaşımlar: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin
Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde
tanımlanan içsel derecelendirmeye dayalı yaklaşımları,

j) İkincil
alacak: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan
ikincil alacakları,

k) Kamu kuruluşu:
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan kamu kuruluşlarını,

l) Kanun: 19/10/2005 tarihli
ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu,

m) Karşı taraf
kredi riski: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan karşı
taraf kredi riskini,

n) Kısa
alım opsiyonu pozisyonu: Alım opsiyonunu satan tarafın
pozisyonunu,

o) Kısa
satım opsiyonu pozisyonu: Satım opsiyonunu satan tarafın
pozisyonunu,

ö) Kolektif
yatırım kuruluşu (KYK): Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan
kolektif yatırım kuruluşlarını,

p) Konsolide ana
sermaye: Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak konsolide ana
sermayeyi,

r)
Konsolide özkaynak: Bankaların Özkaynaklarına İlişkin
Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanacak konsolide özkaynağı,

s) Kontrol:
Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan kontrolü,

ş) Kredi: Kanunun
48 inci maddesi uyarınca kredi sayılan işlemleri,

t) Kredi
kuruluşu: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşlarını,

u) Kredi teminat
oranı: Kredi tutarının teminat olarak alınan varlığın değerine oranını,

ü) Kredi türevi:
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi türevini,

v) Kullanım
fiyatı: Sözleşmeye konu varlığın alım veya satım hakkının vade süresince
veya vade sonunda kullanabileceği fiyatı,

y) Kurul:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu,

z) Kurum:
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,

aa) Menkul kıymet
finansman işlemleri: Repo, ters repo, menkul kıymet ödünç ve kredili menkul
kıymet işlemlerini,

bb) Merkezi karşı
taraf: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan merkezi karşı tarafı,

cc) Merkezi
yönetim: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan
merkezi yönetimi,

çç) Nitelikli
pay: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan nitelikli payı,

dd) Özkaynak:
Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte belirlenen usul ve
esaslar çerçevesinde hesaplanacak özkaynağı,

ee) Referans
varlık: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan
referans varlığı,

ff) Sistemik
önemli banka: 23/2/2016 tarihli ve 29633 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Sistemik Önemli Bankalar Hakkında Yönetmelik uyarınca sistemik
önemli banka olarak kabul edilen bankaları,

gg) Teminatlı
menkul kıymet: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan
teminatlı menkul kıymeti,

ğğ) Türev
finansal araçlar: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 5 inci maddesinin altıncı
fıkrasında sayılan sözleşmeleri,

hh) Türev
işlemler: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelikte belirtilen türev finansal araçlar
ile kredi türevlerini,

ıı) Uzun
alım opsiyonu pozisyonu: Alım opsiyonunu satın alan tarafın
pozisyonunu,

ii) Uzun satım opsiyonu pozisyonu:
Satım opsiyonunu satın alan tarafın pozisyonunu,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Risk Gruplarının Belirlenmesine İlişkin Esaslar

Risk grupları

MADDE 4- (1)
Bir gerçek kişi ile eşi ve çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi veya
genel müdürü oldukları veya bunların ya da bir tüzel kişinin birlikte veya
tek başlarına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da
sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıklar bir risk grubunu oluşturur.

(2) Bir banka ile
bankanın nitelikli pay sahipleri, banka yönetim kurulu üyeleri, genel
müdürü, genel müdür yardımcıları ile başka unvanlarla istihdam edilseler
dahi yetki ve görevleri itibarıyla bunlara denk veya daha üst konumlarda
görev yapan yöneticileri ile bunların eş ve çocukları, birlikte veya tek
başına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız
sorumlulukla katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü
oldukları ortaklıklar, bankanın dâhil olduğu risk grubunu oluşturur. Katılım
bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının faizsiz finansman sağlamak
amacıyla katıldıkları ortaklıklar bu fıkra kapsamında değerlendirilmez.

(3) Risk grupları
belirlenirken, kredi müşterilerinin aralarında ekonomik bağımlılık olup
olmadığı da değerlendirilir.

(4) Birinci ve
ikinci fıkralarda belirtilen risk gruplarının belirlenmesinde birlikte
kontrol edilen ortaklıklar, bu ortaklıkların kontrolünü birlikte sağlayan
her bir hissedarın risk grubuna dâhil edilir.

(5) Aralarında
aynı risk grubunda değerlendirilmelerini gerektiren başka bir ilişki
bulunmaması kaydıyla; merkezi yönetimlerin, merkez bankalarının veya
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmelik uyarınca merkezi yönetimlerden alacaklar ile aynı risk
ağırlığı uygulamasına tâbi kamu kuruluşlarının kontrolünde olan ya da
bunlara ekonomik bağımlılıkları olan birden fazla müşterinin yalnızca bu
ilişki sebebiyle aynı risk grubunda dikkate alınmaları zorunlu değildir.

(6) İstisnai
olmak üzere;

a) Birinci ve
ikinci fıkralar uyarınca aynı risk grubunda yer alması gereken kişiler ile
ilgili olarak; özel durumların veya koruyucu kurumsal yönetim
uygulamalarının mevcudiyetinin,

b) Üçüncü fıkra
uyarınca ekonomik bağımlılık sebebiyle aynı risk grubunda yer alması
gereken kişiler ile ilgili olarak; taraflardan birinin yeni fon kaynakları
ya da iş ortakları bulması suretiyle, diğer tarafın temerrüdünden veya
yaşadığı finansal zorluklardan etkilenmeyeceğinin,

bankaca tespit
edilmesi şartıyla bu kişiler aynı risk grubunda değerlendirilmeyebilir. Bu
tespite ilişkin bilgi ve belgelerin denetime hazır bulundurulması
zorunludur.

Risk
gruplarının belirlenmesinde ekonomik bağımlılığa ilişkin esaslar

MADDE 5- (1)
Konsolide ve konsolide olmayan esasa göre yapılan değerlendirme
neticesinde, bu Yönetmelik uyarınca hesaplanan risk tutarı, bankanın ana
sermayesinin yüzde beşini aşan gerçek veya tüzel kişilerin dâhil olduğu
risk grupları belirlenirken, bu müşterilerin başka müşterilere ekonomik
bağımlılığının bulunup bulunmadığının aşağıdaki ölçütler esas alınarak
analiz edilmesi gereklidir. Söz konusu sınırı aşmayan diğer kredi
müşterileri bakımından ise bu ölçütlerin, risk gruplarının belirlenmesinde
göz önünde bulundurulması uygundur:

a) Müşterinin
yıllık brüt gelirlerinin veya yıllık brüt giderlerinin yüzde elli ya da
daha fazlasının başka bir müşteri ile yapılan işlemlerden kaynaklanması.

b) Müşterinin,
başka bir müşterinin borçlarına tamamen ya da kısmen garanti vermesi, kefil
olması ya da bir şekilde bu borçlardan sorumlu olması ve yükümlülük
gerçekleştiğinde, riskin garantör, kefil ya da herhangi bir şekilde
borçlardan sorumlu olan müşteriyi temerrüde düşürecek ölçüde büyük olması.

c) Müşterinin
ürettiği mal veya hizmetin önemli bir kısmının başka bir müşteriye
satılması ve satış yapılan tarafın kolaylıkla başka bir taraf ile ikame
edilemeyecek olması.

ç) Birden fazla
müşterinin bankaya olan borçlarını ödemek üzere kullanacakları gelir
kaynaklarının aynı olması ve bu müşterilerin borçlarının tamamının geri
ödenmesine imkan sağlayacak başka gelir kaynaklarının olmaması.

d) Başka bir
müşterinin yaşadığı finansal güçlüğün, müşterinin yükümlülüklerini
zamanında ve tam olarak yerine getirmesini engelleyebilecek boyutta olması.

e) Başka bir
müşterinin temerrüde düşmesi ya da iflasının, müşterinin temerrüde düşmesi
ya da iflasına sebep olacak olması.

f) Birden fazla
müşterinin fonlarının büyük kısmının aynı kaynaktan sağlanması ve söz
konusu fon sağlayıcının temerrüde düşmesi durumunda alternatif fon
sağlayıcının bulunamaması.

(2) Ekonomik
bağımlılığın tek yönlü olduğu birinci fıkranın (a), (b), (c), (d) ve (e)
bentleri uyarınca müşteri, ekonomik bağımlılığının bulunduğu diğer
müşterinin risk grubuna dâhil edilir ancak, aralarında aynı risk grubunda
bulunmalarını gerektiren başka bir ilişki bulunmaması kaydıyla, müşterinin
dâhil olduğu risk grubuna ekonomik bağımlılığının bulunduğu diğer
müşterinin dâhil edilmesi gerekli değildir. Ekonomik bağımlılığın iki
yönlü olduğu birinci fıkranın (ç) ve (f) bentleri uyarınca birbirleri
arasında ekonomik bağımlılık bulunan müşteriler, birbirlerinin risk
gruplarına dâhil edilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kredi Sınırları, Kredi
Sınırları Hesaplamasında Risk Tutarı, Kredi Sınırlarına Tabi Olmayan
İşlemler

Kredi
sınırları

MADDE 6- (1)
Bankalarca bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna
kullandırılabilecek kredilerin risk tutarları toplamı ana sermayenin
ve özkaynağın yüzde yirmi beşini aşamaz.

(2) Bankanın
dâhil olduğu risk grubuna kullandırılabilecek kredilerin risk tutarları
toplamı ana sermayenin ve özkaynağın yüzde yirmisini aşamaz.
Kurul, bu oranı yüzde yirmi beşe kadar yükseltmeye veya kanunî haddine
kadar indirmeye yetkilidir.

(3) Bankalarca
hâkim ortak veya nitelikli pay sahibi olup olmadıklarına bakılmaksızın
bankaların sermayesinin yüzde bir ve daha fazla payına sahip olup pay
defterine kayıtlı olan tüm ortaklarına ve bunlarla risk grubu oluşturan
kişilere kullandırılacak kredilerin toplamı özkaynaklarının yüzde
ellisini aşamaz.

(4) Bir gerçek ya
da tüzel kişiye veya bir risk grubuna özkaynakların yüzde onu
veya daha fazlası oranında kullandırılan krediler büyük kredi sayılır ve
bunların toplamı özkaynakların sekiz katını aşamaz.

(5) Kurul,
sistemik önemli bankaların, diğer sistemik önemli bankalara ya da
uluslararası yetkili otoritelerce küresel sistemik önemli banka olarak
belirlenen bankalara kullandırdıkları kredilerine ilişkin daha ihtiyatlı
kredi sınırları belirleyebilir.

(6) Bu maddede
belirtilen kredi sınırları konsolide ve konsolide olmayan esasa
göre hesaplanır ve uygulanır.

(7) Konsolide
kredi sınırları, ana ortaklık ile konsolidasyona tabi tutulan finansal
kuruluşlar topluluğuna dâhil her ortaklığın bilanço içi ve bilanço dışı
hesaplarında yer alan krediler ile konsolide ana sermaye tutarı
ve konsolide özkaynak tutarı dikkate alınarak hesaplanır.
Konsolidasyona tabi tutulan finansal kuruluşların faktoring alacakları
ile çeşitli ikrazlarına ve vermiş oldukları ödünçlere ilişkin kalemler
nakdi kredi niteliğindedir.

(8) Kredi
sınırlarının konsolide esasa göre hesaplanmasında, risk grubu
tanımı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişilerin, konsolidasyona tabi tutulan
finansal kuruluşlar topluluğuna dâhil tüm ortaklıklara olan ve yedinci
fıkrada belirtilen nitelikteki tüm borç ve yükümlülükleri dikkate alınır.

(9) Kredi
sınırlarının konsolide esasa göre hesaplanmasında, bankanın dâhil
olduğu risk grubu, ana ortaklık ve konsolidasyona tabi tutulan finansal
kuruluşlar topluluğuna da dâhil her bir ortaklık dikkate alınmak suretiyle,
finansal kuruluşlar topluluğunun da dâhil olduğu risk grubu şeklinde
uygulanır.

(10) Birlikte
kontrol edilen ortaklıklara kullandırılan krediler, bu ortaklıkları
birlikte kontrol eden hissedarların her birinin ortaklık sermayesinde sahip
olduğu payların, birlikte kontrol ettikleri toplam paya oranı ölçüsünde
ortaklığı birlikte kontrol eden her bir hissedarın dâhil olduğu risk
grubuna kullandırılmış sayılır.

Alım satım ve
bankacılık hesaplarındaki risk tutarının hesaplanması

MADDE 7- (1)
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmelik kapsamında dikkate alınan ve alım satım veya bankacılık
hesaplarında izlenen, bilanço içi ve bilanço dışı tüm riskler bu maddede
belirlenen tutarlar üzerinden kredi sınırları hesaplamalarına dâhil edilir.

(2) Üçüncü ve
dördüncü fıkralar hükümleri saklı kalmak kaydıyla bankacılık hesaplarında
izlenen bilanço içi krediler, bilançoda izlendikleri tutarlarından 22/6/2016 tarihli
ve 29750 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kredilerin Sınıflandırılması ve
Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik uyarınca ayrılmış özel karşılıklar ile değerleme ayarlamaları
düşüldükten sonraki tutarları üzerinden dikkate alınır. Bahse konu
kredilerin, ilgili özel karşılıklar ve değerleme ayarlamaları düşülmeden
önceki tutarları üzerinden dikkate alınması bankaların ihtiyarındadır.

(3) Menkul kıymet
finansman işlemleri, Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca bankanın hesapladığı risk
tutarı üzerinden dikkate alınır.

(4) Alım satım
veya bankacılık hesaplarında izlenen karşı taraf kredi riski yaratan
işlemler, Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik kapsamında belirlenen Karşı Taraf
Kredi Riski Ölçümüne İlişkin Standart Yaklaşım Yöntemi uyarınca hesaplanan
risk tutarı üzerinden dikkate alınır.

(5) Bankacılık
hesaplarında izlenen gayrinakdi krediler ve taahhütlerin risk
tutarı, bunlar için Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak
Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca ayrılmış
özel karşılıklar düşüldükten sonraki tutarlarına asgari yüzde on olmak
üzere Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmelikte belirtilen dönüşüm oranlarının uygulanması suretiyle
hesaplanır. Bahse konu gayrinakdi kredilerin, ilgili özel
karşılıklar ve değerleme ayarlamaları düşülmeden önceki tutarları üzerinden
dikkate alınması bankaların ihtiyarındadır.

(6) Alım satım
hesaplarında izlenen borçlanma araçları ve ortaklık payları bilançoda
izlendikleri tutarları üzerinden dikkate alınır.

(7) Alım satım
hesaplarında izlenen ve referans varlığın borçlusunun temerrüde düşme
riskinin bulunduğu türev işlemler için referans varlığın borçlusunun risk
tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanır:

a) Opsiyonlar
hariç türev finansal araçların Bankaların Sermaye Yeterliliğinin
Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca piyasa riski
hesaplamalarında kullanılan uzun ve kısa pozisyonları ayrı ayrı işlem
bacaklarına ayrıştırılır ve işlemin sadece referans varlığın borçlusunun
temerrüdü nedeniyle bankanın zarara uğrama riski bulunan bacağı, kredi
sınırları hesaplamasında dikkate alınır.

b) Kredi
türevlerinde bankanın koruma satıcısı olduğu durumda, referans varlığın
borçlusunun risk tutarı; temerrüdün ödemeyi tetiklediği zaman ödenecek olan
tutardan kredi korumasının mutlak piyasa değerinin çıkarılması sonucu
bulunur. Krediye bağlı tahvillerde bankanın koruma satıcısı olduğu durumda,
risk tutarı hem krediye bağlı tahvili ihraç eden kişinin hem de referans
varlığın borçlusunun kredi sınırları hesaplamalarında dikkate alınır.

c) Alım satım
hesaplarında izlenen opsiyonların risk tutarı olarak; uzun alım
opsiyonu pozisyonunda piyasa değeri, kısa satım opsiyonu pozisyonunda ise
kullanım fiyatından opsiyonun piyasa değerinin çıkarılması suretiyle
bulunan tutar dikkate alınır. Kısa alım opsiyonu için opsiyonun
piyasa değeri olarak belirlenen kâr; uzun satım opsiyonu için ise kullanım
fiyatından, opsiyonun piyasa değerinin çıkarılması suretiyle bulunan kâr
karşı tarafa ait diğer risk tutarları toplamından indirilir. Bu hesaplama
sonucunda bulunan toplam risk tutarının negatif olması durumunda ise risk
tutarı sıfır olarak kabul edilir.

Alım satım
hesaplarında yer alan uzun ve kısa pozisyonların netleştirilmesi

MADDE 8- (1)
Alım satım hesaplarında izlenen ve ihraççısı, kupon ödemeleri, para birimi
ve vadeleri aynı olan menkul kıymetlere ilişkin uzun ve kısa pozisyonlar
netleştirilebilir.

(2) İhraççısı
aynı olan farklı menkul kıymetler; kısa pozisyonun, uzun pozisyon ile aynı
veya daha düşük öncelik sırasına sahip olması halinde netleştirilebilir.
Pozisyonların göreceli olarak öncelik sırasının belirlenmesinde menkul
kıymetlerin; ortaklık payı, birincil alacak, ikincil alacak gibi
önceliklerine göre gruplandırılması gerekir. Menkul kıymetlerin öncelik
sırasına göre gruplandırılmasının bankaya aşırı yük getirdiği durumda,
ihraççısı aynı olan farklı menkul kıymetlerin kısa ve uzun pozisyonları
netleştirilmeyebilir.

(3) Kısa ve uzun
pozisyonların netleştirilmesi sonucu net kısa pozisyon olması durumunda, bu
kısa pozisyon kredi sınırları hesaplamalarına katılmaz.

(4) Alım satım
hesaplarında izlenen bir pozisyona kredi türevi ile koruma sağlanması
durumunda, referans varlık ile koruma sağlanan pozisyonun farklı olması
halinde; kredi korumasının dikkate alınabilmesi için referans varlığın
koruma sağlanan pozisyon ile aynı veya daha düşük öncelik sırasına sahip
olması gerekir.

(5) Alım satım
hesaplarında izlenen bir pozisyona kredi türevi ile koruma sağlanması
durumunda, koruma sağlanan pozisyonun borçlusunun risk tutarından indirilen
tutar, koruma sağlayıcısının kredi sınırları hesaplamalarına dâhil edilir.

(6) Alım satım
hesaplarında izlenen pozisyonlar için kredi temerrüt swabı ile
koruma sağlanması durumunda, koruma satıcısı ya da koruma sağlanan
pozisyonun borçlusunun kredi kuruluşu veya finansal kuruluş olmadığı
durumda, koruma satıcısının risk tutarı olarak, koruma sağlanan pozisyonun
borçlusunun risk tutarından indirilen tutar yerine koruma satıcısı için
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmelik kapsamında belirlenen Karşı Taraf Kredi Riski Ölçümüne
İlişkin Standart Yaklaşım Yöntemi uyarınca hesaplanan karşı taraf kredi
risk tutarı dikkate alınır.

(7) Alım satım
hesapları ile bankacılık hesapları arasındaki uzun ve kısa pozisyonlar
netleştirilemez.

Teminatlı
menkul kıymetlerin risk tutarının hesaplanması

MADDE 9- (1)
Teminatlı menkul kıymetler, ihraççısının kredi sınırları hesaplamasında,
ikinci fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla nominal değerlerinin
yüzde yüzü üzerinden dikkate alınır.

(2) Aşağıdaki koşulları
sağlayan teminatlı menkul kıymetler kredi sınırları hesaplamalarında nominal değerlerinin
asgari yüzde yirmisi üzerinden dikkate alınabilir:

a) Varlık
havuzunun aşağıdaki alacaklardan oluşması:

1) Bankaların
Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik kapsamındaki merkezi yönetim, merkez bankası, kamu kuruluşu ya
da çok taraflı kalkınma bankalarından olan ya da bunlarca garanti edilen
alacaklar veya

2) Bankaların
Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik uyarınca kredi riskine esas tutarın standart yaklaşım uyarınca
hesaplanmasında yüzde otuz beş ya da daha düşük risk ağırlığına tekabül
eden ve kredi teminat oranı yüzde seksen ya da daha düşük olan ikamet
amaçlı gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan alacaklar veya

3) Bankaların
Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik uyarınca kredi riskine esas tutarın standart yaklaşım uyarınca
hesaplanmasında yüzde yüz ya da daha düşük risk ağırlığına tekabül eden ve
kredi teminat oranı yüzde altmış ya da daha düşük olan ticari amaçlı
gayrimenkul ipoteği ile teminatlandırılan alacaklar.

b) Varlık
havuzunun nominal değerinin teminatlı menkul kıymetlerin nominal
değerini asgari yüzde on oranında aşması.

(3) Varlık
havuzuna, ikinci fıkranın (a) bendinde belirtilen varlıklara ilave
olarak 21/1/2014 tarihli ve 28889 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Teminatlı Menkul Kıymetler Tebliği (III-59.1)’nin 3 üncü
maddesinde tanımlanan ikame varlıklar veya muadil yabancı ülke
düzenlemeleri uyarınca teminatlı menkul kıymet ihracında ikame varlık
olarak kabul edilen varlıklar ile risklerin korunmasını teminen sağlanan
türev işlemler de eklenebilir.

(4) İkinci
fıkranın (a) bendinde belirtilen kredi teminat oranının hesaplanmasında
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine
İlişkin Yönetmelik kapsamında gayrimenkullerin değerlemesine ve belirlenen
değerlemelerin gözden geçirilmesine ilişkin esaslar dikkate alınır.

(5) İkinci
fıkrada aranan şartların teminatlı menkul kıymetlerin ilk ihracı sırasında
ve kalan vadesi boyunca sağlanması gerekir.

KYK'ye, menkul
kıymetleştirme pozisyonlarına ve diğer yapılandırılmış finansal araçlara
yapılan yatırımların risk tutarının hesaplanması

MADDE
10- (1) Kredi sınırları hesaplamalarında, alım satım veya
bankacılık hesaplarında izlenen KYK’ye, menkul kıymetleştirme
pozisyonlarına veya diğer yapılandırılmış finansal araçlara yapılan
yatırımlardan kaynaklanan risklerin hangi tarafın kredi sınırları üzerinde
izleneceği aşağıdaki şekilde belirlenir:

a) Yatırım
yapılan yapılar altındaki herhangi bir dayanak varlığın risk tutarının,
bankanın ana sermayesinin on binde yirmi beşi veya daha üzerinde olması
durumunda bu dayanak varlıkların borçluları tespit edilir ve söz konusu
risk tutarı, kredi sınırları hesaplamasında bu borçluların varsa diğer
riskleri ile birlikte dikkate alınır. Dayanak varlıkların borçlularının
tespit edilememesi halinde ise bu varlıklar karşı tarafı belirlenemeyen
işlemler olarak değerlendirilir ve karşı tarafı tespit edilemeyen tüm
işlemler tek bir risk grubu altında izlenir.

b) Yatırım
yapılan yapılar altındaki herhangi bir dayanak varlığın risk tutarının,
bankanın ana sermayesinin on binde yirmi beşinden az olması durumunda, bu
dayanak varlıkların borçluları tespit edilmeksizin risk tutarı yapının
kredi sınırları hesaplamasında dikkate alınabilir.

(2) Kredi
sınırları hesaplamasında, KYK’ye, menkul kıymetleştirme pozisyonlarına
veya diğer yapılandırılmış finansal araçlara yapılan yatırımların risk tutarları
aşağıdaki şekilde belirlenir:

a) Yatırım
yapılan yapıların dayanak varlıkların borçlularının tespit edilmesinin
gerektiği durumda;

1) KYK’de olduğu
gibi yatırımcıların aynı öncelik seviyesine sahip olduğu yapılarda dayanak
varlığa ilişkin risk tutarı dayanak varlığın değeri ile söz konusu yapıda
bankanın sahip olduğu payın çarpılması,

2) Menkul
kıymetleştirme işleminde olduğu gibi yatırımcıların farklı öncelik
seviyelerine sahip olduğu yapılarda dayanak varlığa ilişkin risk tutarı,
her bir dilim için ayrı ayrı hesaplanmak üzere, bankanın yatırım
yaptığı dilimin değeri ile yapı içerisindeki dayanak varlığın nominal değerinden
düşük olanının, o dilimde bankanın sahip olduğu pay ile çarpılması,

suretiyle bulunur.

b) Yatırım
yapılan yapıların dayanak varlıkların borçlularının tespit edilmesinin
gerekmediği durumda; risk tutarı olarak yapılan yatırımın nominal değeri
dikkate alınır.

(3) Dayanak
varlığı aynı olan yapılara çok sayıda ancak önemsiz tutarda yatırım
yapılması durumunda; yatırım kararlarının, karşı tarafların tespit edilmesi
sorumluluğundan kaçınılması suretiyle kredi sınırları hesaplamasında aşımın
gizlenmesi amacıyla yapılmadığının ispatlanması zorunludur.

(4) KYK’ye,
menkul kıymetleştirme pozisyonlarına veya diğer yapılandırılmış finansal
araçlara yapılan yatırımlarda, dayanak varlığın oluşturduğu risklerin yanı
sıra bu yapılar içerisindeki fon yöneticisi, kurucu, likidite sağlayıcısı,
kredi koruma sağlayıcısı gibi ilave risk faktörü yaratabilecek üçüncü
taraflar tespit edilir ve bunların ortak risk faktörü oluşturup
oluşturmadığı, olay bazında yapıya özellikli durumlar ve üçüncü tarafların
rolleri çerçevesinde değerlendirilir. Değerlendirme sonucunda;

a) Yatırım
yapılan yapıların aynı risk grubunda değerlendirilmesini gerektirecek bir
durumun tespiti halinde, ortak risk faktörü bulunan farklı yapıların
risklerinin birlikte dikkate alınması veya

b) Yatırım
yapılan yapı ile üçüncü tarafın aynı risk grubunda değerlendirilmesini
gerektirecek bir durumun tespiti halinde, yapı ile söz konusu üçüncü
tarafın bankaya olan diğer risklerinin birlikte dikkate alınması,

gerekir.

(5) İkinci fıkranın
(b) bendi, ortak risk faktörlerinin varlığına ilişkin olarak yapılacak
değerlendirmeden bağımsız olarak uygulanır.

Merkezi karşı
tarafların risk tutarlarının hesaplanması

MADDE 11- (1) Kredi
sınırları hesaplamalarında merkezi karşı tarafla yapılan işlemlerin risk
tutarı aşağıdaki tabloda belirtilen takas işlemlerine ilişkin risk tutarı
ile ikinci fıkra uyarınca hesaplanan diğer risk tutarları toplamından
oluşur:





 



Risk
Tutarı






Ticari
riskler



Diğer
tüm riskler gibi






Serbest
olmayan başlangıç teminatı (iflastan ifraz edilmiş olan)



0
(sıfır)






Serbest
başlangıç teminatı (iflastan ifraz edilmiş olmayan)



Başlangıç
teminatının nominal tutarı






Fonlanmamış garanti
fonu taahhüdü



0
(sıfır)






Fonlanmış garanti
fonu tutarı



Fonlanmış garanti
fonuna yapılan katkının nominal tutarı






Ortaklık
payları



Ortaklık
paylarının nominal tutarı







(2) Merkezi karşı tarafla yapılan diğer işlemlere
ilişkin risk tutarının hesaplamasında, bu Yönetmelikte belirtilen diğer
taraflarla yapılan işlemlerin risk tutarlarının hesaplanmasına ilişkin
hükümler uygulanır.

(3) Bankanın üye
kuruluş veya müşteri olduğu durumda takas işlemlerinden kaynaklanan
risklerin karşı tarafı Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin EK-4’ünde yer alan Merkezi Karşı
Taraflardan Kaynaklanan Riskler İçin Sermaye Yükümlülüğünün Hesaplanmasına
ilişkin hükümler uyarınca belirlenir.

(4) Aralarında
aynı risk grubunda değerlendirilmelerini gerektiren başka bir ilişki
bulunmaması kaydıyla sadece takas işlemleri sebebiyle birden fazla merkezi
karşı tarafın aynı risk grubunda dikkate alınmaları zorunlu değildir.

Kredi
sınırları hesaplamalarında kredi riski azaltım tekniklerinin
kullanılmasına ilişkin esaslar

MADDE
12- (1) Kredi sınırları hesaplamalarında, 6/9/2014 tarihli
ve 29111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kredi Riski Azaltım Tekniklerine
İlişkin Tebliğ uyarınca asgari şartları sağlayan finansal teminatlar, fonlanmamış kredi
korumaları ve bilanço içi netleştirme risk tutarı azaltımı olarak
dikkate alınır. Münhasıran kredi riskine esas tutarın içsel
derecelendirmeye dayalı yaklaşımlar ile hesaplanmasında dikkate alınan
teminatlar kredi sınırları hesaplamasında risk tutarı azaltımında kullanılmaz.

(2) Birinci
fıkrada belirtilen kredi riski azaltım tekniklerinin, Bankaların
Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik uyarınca yapılan sermaye yeterliliği hesaplamalarında
kullanılması durumunda, kredi sınırları hesaplamalarında da kullanılması
zorunludur.

(3) Finansal
teminatların kullanılması durumunda;

a) Kredi
Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen Basit
Finansal Teminat Yönteminin kullanıldığı durumda, kredi tutarının finansal
teminatın piyasa değeri kadar olan kısmı,

b) Karşı taraf
kredi riski hesaplamasında dikkate alınan teminat tutarı,

c) Kredi
Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen Kapsamlı
Finansal Teminat Yönteminin kullanıldığı durumda, anılan Tebliğin 42 nci maddesinde
belirtilen Standart Volatilite Ayarlaması Yaklaşımı kullanılarak hesaplanan
teminatın, aynı Tebliğin 40 ıncı maddesinde tanımlanan volatilite ayarlı
değeri,

koruma sağlanan
tarafın risk tutarından indirilir ve indirilen bu tutar koruma
sağlayıcısının kredi sınırları hesaplamasına dâhil edilir.

(4) Fonlanmamış kredi
korumalarının kullanılması durumunda, koruma sağlanan tutar koruma sağlanan
tarafın risk tutarından indirilir ve indirilen bu tutar koruma
sağlayıcısının kredi sınırları hesaplamasına dâhil edilir.

(5) Bilanço içi
netleştirmeye ilişkin Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin
Tebliğde belirtilen şartların sağlanması halinde, söz konusu netleştirme
sözleşmeleri kredi sınırları hesaplamasında Kredi Riski Azaltım Tekniklerine
İlişkin Tebliğde belirtildiği şekilde dikkate alınır.

(6) Kredi korumasının
kalan vadesinin korunan alacağın kalan vadesinden az olması durumunda
oluşan vade uyumsuzluğu halinde;

a) Korumanın
başlangıç vadesinin bir yıldan kısa olması,

b) Korumanın
kalan vadesinin üç aydan kısa olması,

durumlarından herhangi
birinin varlığı halinde ilgili kredi koruması dikkate alınmaz.

(7) Vade
uyumsuzluğu durumunda kredi sınırları hesaplamasında dikkate alınacak kredi
koruması tutarının, Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca sermaye yeterliliği
hesaplamalarında kullanılan aynı yaklaşım ile belirlenmesi gerekir.

Merkezi yurt
dışında kurulu bankaların Türkiye’deki şubelerinin merkezleri ve yurt
dışında kurulu diğer şubeler ile yaptıkları işlemler

MADDE
13- (1) Merkezi yurt dışında kurulu bankaların Türkiye’deki
şubelerinin, merkezlerine ve yurt dışında kurulu diğer şubelere yaptıkları
tevdiat, Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kredi olarak
sayılır ve bankanın dâhil olduğu risk grubunun risk tutarları hesaplamasına
dâhil edilir.

(2) Merkez ve
yurt dışında kurulu diğer şubelerden sağlanan fonlar 12 nci madde
uygulamasında finansal teminat kapsamında nakit teminat olarak
değerlendirilir.

Kredi
sınırlarına tabi olmayan işlemler

MADDE
14- (1) Aşağıdaki işlemler kredi sınırlarına tabi tutulmaz:

a) Merkezi
yönetimlerden, merkez bankalarından veya Bankaların Sermaye Yeterliliğinin
Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca merkezi
yönetimlerden alacaklarla aynı uygulamaya tâbi tutulan kamu kuruluşlarından
alacaklar ile Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde
belirtilen şartların sağlanması kaydıyla merkezi yönetimler tarafından
sağlanan garantiler ya da ihraç edilen menkul kıymetlerle koruma sağlanan
alacaklar.

b) Bankaların,
merkezi yurt dışında kurulu bankalar dâhil, diğer bankalar ile
gerçekleştirdikleri işlemlerden kaynaklanan gün içerisindeki alacaklar.

c) Bankaların
Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin
Yönetmelik kapsamında nitelikli işlemleri gerçekleştiren merkezi karşı
taraflarla yapılan takas işlemlerinden kaynaklanan alacaklar.

ç) Özkaynak unsurlarından
indirilen tutarlar.

(2) Birinci
fıkranın (a) bendinde belirtilen alacakların kredi türevi ile koruma altına
alınması durumunda, dayanak varlığın kredi sınırlarından muaf olmasından
bağımsız olarak, ilgisine göre 8 inci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları
ile 12 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca hesaplanan risk
tutarı koruma sağlayan tarafın kredi sınırlarında dikkate alınır.

(3) Özkaynak ile
orantılanarak hesaplanan kredi sınırlarında Kanunun 55 inci maddesi hükmü
de dikkate alınır.

(4) Bir risk
grubuna kullandırılan kredilerin teminatını oluşturmak üzere aynı risk
grubuna dâhil gerçek veya tüzel kişilerden kabul edilen aval, garanti
ve kefaletler risk grubuna ait kredi sınırlarının hesabında dikkate
alınmaz.

(5) Bankaların
dâhil olduğu risk grubuna kullandırılan kredi sınırlarının hesaplanmasında
bu maddede belirtilen işlemlerin yanı sıra, aşağıdaki işlemler de dikkate
alınmaz:

a) Konsolide
edilen bankalar ve finansal kuruluşlardaki ortaklık payları.

b) Türkiye’de
faaliyette bulunan bankalarca, bu bankaların yabancı ülkelerde bankacılık
faaliyetlerinde bulunan konsolide ettikleri ortaklıklarının
yükümlülüklerine karşılık, yabancı ülkelerin yetkili mercilerine ilgili
ülke mevzuatı gereğince verilen sınırsız garanti niteliğini taşıyan
taahhütler.

c) Her türlü
sermaye artırımları dolayısıyla bedelsiz edinilen ortaklık payları ile
ortaklık paylarının herhangi bir fon çıkışı gerektirmeyen değer artışları.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Kredi Sınırlarına İlişkin Raporlama ve Sınırlara
Uyumsuzluk

Kredi
sınırlarının raporlanması

MADDE
15- (1) Kredi sınırlarının hesaplamasında, Bankaların Özkaynaklarına İlişkin
Yönetmelik uyarınca hesaplanan son dönem konsolide ana sermaye
ve özkaynak ile konsolide olmayan ana sermaye ve özkaynak dikkate
alınır ve kredi sınırları ay sonları itibarıyla hesaplanarak Kuruma
raporlanır.

Sınırlara
uyumsuzluk ve aşımların giderilmesi

MADDE
16- (1) Kredi sınırlarında aşım oluşması halinde, bankalar bunun
nedenlerini, söz konusu durumun giderilmesine ilişkin alınması planlanan
önlemler ile birlikte derhal Kuruma bildirmek zorundadır.

(2) Finansal
piyasalar genelinde dalgalanma yaşanması halinde, bankalararası para
piyasasında istikrarın sağlanmasını teminen, bu piyasadaki işlemlerde
oluşmuş aşımların sınırlara uyumsuzluk olarak değerlendirilmemesi Kurulun
yetkisindedir.

(3) Aşım tutarı
olarak, konsolide ve konsolide olmayan esasa göre hesaplanan
sınırlardan hangisinde aşım varsa o tutar, birden fazla sınırda aşım varsa
yüksek olan tutar dikkate alınır.

(4) Konsolide
veya konsolide olmayan, ana sermaye veya özkaynakta olabilecek
düşüşler nedeniyle kredi sınırlarının aşılması halinde söz konusu aşımların
altı aylık süre içinde giderilmesi zorunludur. Oluşan aşımın, konsolide veya
konsolide olmayan, ana sermaye veya özkaynak artışı gerektirmesi
halinde, artırım en yüksek artış tutarını gerektiren ana sermaye veya özkaynak dikkate
alınarak gerçekleştirilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Kalkınma ve
yatırım bankaları için uygulama

MADDE
17- (1) Kalkınma ve yatırım bankaları bu Yönetmeliğin yalnızca 4
üncü ve 5 inci maddelerine tabidir. Kurul, kurumsal yönetim hükümleri ile
koruyucu hükümlerin uygulanmasını da dikkate alarak, kalkınma ve yatırım
bankalarından biri, bir grubu ya da tamamı için bu Yönetmelik hükümlerinin
uygulanmasına karar vermeye veya bu Yönetmelikte belirlenenlerden farklı
kredi sınırları belirlemeye yetkilidir.

İntibak

GEÇİCİ MADDE
1- (1) Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihi itibarıyla 6 ncı maddenin
birinci ve ikinci fıkralarında belirlenen kredi sınırlarından herhangi
birini aşan bankalar, bu gerçek ya da tüzel kişiye veya risk grubuna hiçbir
şekil ve surette yeni kredi kullandıramazlar. Bankalar, bu Yönetmelik
hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten başlamak üzere aşım tutarlarını, bu
tutarların 30/6/2024 tarihine kadar yüzde ellisini itfa etmek
suretiyle 31/12/2024 tarihine kadar giderirler. Kurul, bu tarihleri bir
yıla kadar uzatmaya yetkilidir.

Yürürlük

MADDE
18- (1) Bu Yönetmelik 1/1/2024 tarihinde yürürlüğe
girer.

Yürütme

MADDE
19- (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.

 















 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?