2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu

KanunNo: 2559Resmî Gazete: 14.07.1934 / 2751

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

1409










 


POLİS VAZİFE VE SALȂHİYET KANUNU[1][2][3]


 


Kanun Numarası                  :
2559


Kabul Tarihi                         :
4/7/1934


Yayımlandığı Resmî Gazete : Tarih:
14/7/1934   Sayı: 2751


Yayımlandığı Düstur           :
Tertip: 3   Cilt: 15   Sayfa: 575


 


 


 


Madde 1 – Polis,
asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın
ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatini temin eder.


Yardım istiyenlerle
yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun, Cumhurbaşkanlığı
kararnameleri ve ilgili mevzuatın kendisine verdiği vazifeleri yapar.[4]


 


Madde 2 – (Değişik:
16/7/1965 - 694/2 md.)


Polisin genel emniyetle
ilgili görevleri iki kısımdır.


A) Kanunlara,
Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu
düzenine uygun olmıyan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri
dairesinde önünü almak,[5]


B) İşlenmiş olan bir suç
hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri
yapmak,


Kamu düzeni ve kamu
güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan polis; amirinden aldığı emri, kanun,
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine
getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak, amir emrinde ısrar eder
ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine getirilir. Bu halde, emri
yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine
getirilmez. Yerine getirenler sorumluluktan kurtulamaz.[6]


Aşağıda yazılı hallerde:


I – Can, ırz veya mal
emniyetini korumak için,


II – Devletin
şahsiyetine karşı işlenen cürümlerin faillerini yakalamak veya delillerini
tesbit etmek için,


III – Devlet kuvvetleri
aleyhine, yalnız veya toplu olarak taarruz veya mukavemette bulunanları
yakalamak, veya bunların taarruz veya mukavemetlerini def etmek için,


IV – Hükümete karşı,
şiddet kullanan veya gösteren veya mukavemet edenlerin yakalanması, taarruz
veya mukavemet edenlerin def edilmesi için,


V – Zabıtaca muhafaza
altına alınan şahıslara,bina veya tesislere,meskün veya gayrımeskün yerlere
vakı olacak münferit veya toplu tecavüzleri def etmek için,


VI – Ağır cezalı bir
suçun sanığı olarak yakalandıktan sonra zabıta kuvvetlerinin elinden kaçmakta
olan şahısların yakalanması için,


VII – İşlenmekte olan
bir suçun işlenmesine veya devamına mani olmak için,


VIII – Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda, zabıta tarafından suç delillerinin tesbiti
veya suç faillerinin yakalanması maksadiyle yapılacak aramalar için,


IX – Kanunsuz toplantı
veya kanunsuz yürüyüşleri dağıtmak veya suçlularını yakalamak için,


X – Yangın, su baskını,
yer sarsıntısı gibi afetlerde olay yerinde görevlilerce alınması gereken
tedbirler için,


XI – Umuma açık yerlerde
yapılan her türlü toplantı veya yürüyüşlerde veya törenlerde bozulan düzeni
sağlamak için,


XII – Herhangi bir
sebeple tıkanmış olan yolların trafiğe açılması için,


XIII – Yukardaki
maddeler dışında diğer kanunlarda istisnai olarak zabıtanın sözlü emirle
yapmaya mecbur tutulduğu haller için,


Yetkili amir tarafından
verilecek sözlü emirler derhal yerine getirilir. Bu emirlerin yazılı olarak
verilmesi istenilemez. Bu hallerde emrin yerine getirilmesinden doğabilecek
sorumluluk emri verene aittir.[7]


 


Madde 3 – (Mülga: 2/6/2007-5681/6
md.)


 


Madde 4 – Polis hiç bir suretle vazifesinden
başka bir işte kullanılamaz.


 


Durdurma ve kimlik
sorma


Madde 4/A- (Ek:
2/6/2007-5681/1 md.)


Polis, kişileri ve araçları;


a) Bir suç veya
kabahatin işlenmesini önlemek,


b) Suç işlendikten sonra
kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin
faillerinin kimliklerini tespit etmek,


c) Hakkında yakalama
emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek,


ç) Kişilerin hayatı,
vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya
muhtemel bir tehlikeyi önlemek,


amacıyla durdurabilir.


Durdurma yetkisinin
kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği
izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek,
fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.


Polis, durdurduğu kişiye
durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir;
kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini
isteyebilir.


Durdurma süresi,
durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için zorunlu olan
süreden fazla olamaz.


Durdurma sebebinin
ortadan kalkması halinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilir.


Polis, durdurduğu kişi
üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu
hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar
verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. Bu amaçla
kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında
içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. (Ek cümleler:
27/3/2015-6638/1 md.) Ancak, el ile dıştan kontrol hariç, (İptal ibare: Anayasa
Mahkemesinin 4/5/2017 tarihli ve E.: 2015/41, K.: 2017/98 sayılı Kararı ile)
(…)[8]
Kolluk amirinin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Bu fıkra kapsamında yapılan araç aramalarına ilişkin olarak kişiye, arama
gerekçesini de içeren bir belge verilir.[9]


Bu Kanun ve diğer
kanunların verdiği görevlerin yerine getirilmesi sırasında, polis tarafından
gerekli işlemler için durdurulan kişiler ve araçlarla ilgili hükümler saklıdır.


Polis, görevini yerine
getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra,
kişilere kimliğini sorabilir. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda
gerekli kolaylık gösterilir.


Belgesinin bulunmaması,
açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması
dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan
derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde
anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve
tutuklamaya karar verme yetkisi ve usûlü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu hükümleri uygulanır.


Kimliğinin tespiti
amacıyla tutulan kişiye, kimliği tespit edildikten sonra ve talepte bulunması
halinde, bu amaçla tutulduğuna ve tutulma süresine dair bir belge verilir.
Kişinin kimliğinin belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya
tutuklanma haline derhal son verilir.


Nüfusa kayıtlı olmadığı
için kimliği tespit edilemeyen kişilerin nüfusa kayıtlarının temini için
gerekli işlemler yapıldıktan sonra, 5 inci maddeye göre fotoğraf ve parmak izi
tespit edilerek kayda alınır.


Kimliği tespit
edilemeyen kişinin yabancı olduğunun anlaşılması halinde, 5682 sayılı Pasaport
Kanunu ve 5683 sayılı Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında
Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.


 


Parmak izi ve
fotoğrafların kayda alınması


Madde 5- (Değişik:
2/6/2007-5681/2 md.)


Polis;


a) Gönüllü,


b) Her çeşit silah
ruhsatı, sürücü belgesi, pasaport veya pasaport yerine geçen belge almak için
başvuruda bulunan,


c) Başta polis olmak
üzere, genel veya özel kolluk görevlisi ya da özel güvenlik görevlisi olarak
istihdam edilen,


ç) Türk vatandaşlığına
başvuruda bulunan,


d) Sığınma talebinde
bulunan veya gerekli görülmesi halinde, ülkeye giriş yapan sair yabancı,


e) Gözaltına alınan,


kişilerin parmak izini
alır.


Birinci fıkraya göre
alınan parmak izi, ait olduğu kişinin kimlik bilgileri ile birlikte, ne zaman
ve kim tarafından alındığı belirtilmek suretiyle, bu amaca özgü sisteme
kaydedilerek saklanır. Ancak, parmak izinin hangi sebeple alındığı sisteme
kaydedilmez.


Olay yerinden elde
edilen ve kime ait olduğu henüz tespit edilemeyen parmak izleri, kime ait
olduğu tespit edilinceye kadar, ilgili soruşturma dosya numarası ile birlikte
sisteme kaydedilir.


5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununun 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 21 inci maddesi hükümlerine göre alınan
parmak izleri de bu sisteme kaydedilir.


(a) bendi hariç birinci
fıkra ile dördüncü fıkra kapsamına giren kişilerin ayrıca fotoğrafları
alınarak, ikinci fıkrada belirlenen esaslara uygun olarak parmak izi ile
birlikte sisteme kaydedilir.


Bu sistemde yer alan
bilgiler, kimlik tespiti, suçun önlenmesi veya yürütülmekte olan soruşturma ve
kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme,
hâkim, Cumhuriyet savcısı ve kolluk tarafından kullanılabilir.


Kolluk birimleri, kimlik
tespiti yapmak ya da olay yerinden alınan parmak izini karşılaştırmak amacıyla
doğrudan bu sistemle bağlantı kurabilir.


Sistemde kayıtlı
bilgilerin hangi kamu görevlisi tarafından ve ne amaçla kullanıldığının
denetlenebilmesine imkân tanıyan bir güvenlik sistemi kurulur.


Sistemde yer alan
kayıtlar gizlidir; altıncı ve yedinci fıkralarda belirlenen amaçlar dışında
kullanılamaz.


Sisteme kayıtlı olan
parmak izi ve fotoğraflar, kişinin ölümünden itibaren on yıl ve her halde kayıt
tarihinden itibaren seksen yıl geçtikten sonra sistemden silinir.


Parmak izi ile
fotoğrafların sistemde kaydedilmesi ve saklanması ile bu kayıtlardan
yararlanmaya ilişkin diğer esas ve usûller, İçişleri Bakanlığı tarafından
Adalet Bakanlığının görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.


 


Madde 6 – (Mülga:
13/1/1986 - 3257/13 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2004-5259/1 md.)


Umuma açık istirahat ve
eğlence yerlerinden;


a) Faaliyetten geçici
olarak men edildiği halde süresinden önce açılan,


b) Açık ve kapalı
bulunacağı saatlere uymayan,


c) Bu Kanunun 12 nci
maddesinde belirtilen yasaklara uymadığı tespit edilen,


d) Mevzuat hükümlerine
aykırı olarak işletilen,


İş yerlerinin
işletmecilerine beşyüzmilyon Türk Lirası ile birmilyar Türk Lirası arasında
idarî para cezası verilir.


Bu maddede öngörülen
idarî para cezaları, belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye
sınırları dışında il daimi encümeni tarafından verilir. Verilen idarî para
cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine
göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi
gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen
cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa
sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları 6183 sayılı Âmme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.


Bu maddede belirtilen
aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, en son uygulanan para cezası bir
kat artırılarak uygulanır.


 


Madde 7 – (Değişik:
24/11/2004-5259/2 md.)


Kişilerin tek tek veya toplu olarak
eğlenmesi, dinlenmesi veya konaklaması için açılan otel, motel, pansiyon,
kamping ve benzeri konaklama yerleri; gazino, pavyon, meyhane, bar, birahane,
içkili lokanta, taverna ve benzeri içkili yerler; sinema, kahvehane ve
kıraathane; kumar ve kazanç kastı olmamak şartıyla adı ne olursa olsun bilgi ve
maharet artırıcı veya zeka geliştirici nitelikteki elektronik oyun alet ve
makinelerinin, video ve televizyon oyunlarının içerisinde bulunduğu elektronik
oyun yerleri; internet kafeler ve benzeri yerler umuma açık istirahat ve
eğlence yeri sayılır.


Sabit veya seyyar olarak kullanılan
kara, deniz, hava ve her çeşit taşıma araçlarında, birinci fıkrada belirtilen
faaliyetlerin icrası durumunda, bu yerler de umuma açık istirahat ve eğlence
yeri sayılır.


Umuma açık istirahat ve eğlence
yerlerinin ruhsatı bağlı olduğu kolluk kuvvetinin görüşü alındıktan sonra
belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler; bu alanların dışında il
özel idareleri tarafından verilir. Kolluk kuvveti görüşünü yedi gün içinde
verir. Ruhsat talepleri bir ay içinde sonuçlandırılır. İzin alınmadan açılan
umuma açık istirahat ve eğlence yerleri kapatılır.


Bu iş yerlerinin faaliyet
göstereceği alanları belirlemeye veya mevcut umuma açık istirahat ve eğlence
yerlerinin bu amaç için ayrılan yerlerde toplanmasına, belediye ve mücavir alan
sınırları içinde belediyeler; bu alanlar dışında il özel idareleri yetkilidir.


Umuma açık istirahat ve eğlence
yerlerinin bulunacağı alanların tespiti ve bu yerlerin ruhsatlandırılmasında
uygulanacak usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir
yönetmelikle düzenlenir.


Bu iş yerleri için düzenlenen iş
yeri açma ve çalışma ruhsatlarının bir örneği yetkili kolluk kuvvetine
gönderilir. Bu iş yerleri genel güvenlik ve asayiş yönünden genel kolluk
tarafından denetlenir.


Bu yerlerin ruhsatlandırılmasında
14.6.1989 tarihli ve 3572 sayılı İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair
Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 5 inci ve 6
ncı maddelerinin hükümleri uygulanmaz.


 


Madde 8- (Değişik:
24/11/2004-5259/3 md.)


Polisçe kat’i delil elde edilmesi
halinde;


A) Kumar oynanan umumî ve umuma
açık yerler ile her çeşit özel ve resmi kurum ve kuruluşlara ait lokaller,


B) Mevzuata aykırı bir şekilde
uyuşturucu madde imal edilen, satılan, kullanılan, bulundurulan yerler,


C) Mevzuata aykırı faaliyet
gösteren genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerler,


D) Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzenine, genel güvenliğe ve genel ahlâka zararı
dokunacak oyun oynatılan, temsil verilen, film veya video bant gösterilen
yerler ile internet üzerinden yapılan yayınlara izin verilen yerler,


E) Derneklere, sendikalara, loca ve
kulüplere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile benzeri kurum ve
kuruluşlara ait ve yalnız üyelerinin yararlanması için açılan lokallerden,
birden fazla denetim sonunda ve yazılı ihtara rağmen, iç yönetmeliğine aykırı
faaliyet göstererek umuma açık yer durumuna geldiği tespit edilenler, 


F) (Ek: 28/12/2006-5571/1 md.) Her
türlü denize elverişli araçlarla günübirlik tur düzenleyen veya her türlü mal
ve hizmet satanlardan, müşteriye faaliyetlerini duyururken veya müşteri kabul
ederken çevreyi veya müşteriyi rahatsız edecek yöntemler kullananlar,


Mahallin en büyük mülkî amiri
tarafından otuz günü geçmemek üzere geçici süreyle faaliyetten men edilir.


Bu maddede yazılı fiiller sebebiyle
bir yıl içinde üç defa faaliyetten men edilen işyerlerinde, bu fiiller tekrar
işlendiği takdirde, işyeri açma ve çalışma ruhsatları, mahallin en büyük mülkî
amirinin bildirimi üzerine, belediye veya il özel idaresi tarafından beş iş
günü içinde iptal edilir.


 


Önleme araması


Madde 9- (Değişik: 2/6/2007-5681/3 md.)


Polis, tehlikenin veya
suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usûlüne göre verilmiş sulh ceza hâkiminin
kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde
mülkî âmirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel
kâğıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini
koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre
gerekli işlemleri yapar.


Arama talep yazısında,
arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi
gerekir.


Arama kararında veya
emrinde;


a) Aramanın sebebi,


b) Aramanın konusu ve
kapsamı,


c) Aramanın yapılacağı
yer,


ç) Aramanın yapılacağı
zaman ve geçerli olacağı süre,


belirtilir.


Önleme araması aşağıdaki
yerlerde yapılabilir:


a) 2911 sayılı Toplantı
ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde.


b) Özel hukuk tüzel
kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların
genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde.


c) Halkın topluca
bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde.


ç) Eğitim ve öğretim
özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının
idarecilerinin talebiyle ve 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (A) bendindeki
koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların
yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.


d) Umumî veya umuma açık
yerlerde.


e) Her türlü toplu taşıma
araçlarında, seyreden taşıtlarda.


Konutta, yerleşim yerinde
ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması
yapılamaz.


Spor karşılaşması,
miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenlendiği veya
aniden toplulukların oluştuğu hallerde gecikmesinde sakınca bulunan hal var
sayılır.


Polis, tehlikenin
önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve
tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın,
üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol
etmeye ve aramaya yetkilidir. Bu yerlere girmek isteyenler kimliklerini
sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar. Milletlerarası anlaşmalar hükümleri
saklıdır.


Önleme aramasının sonucu,
arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir.


 


Madde 10 – Taşınması
memnu olan kama, hançer ve saldırmanın yapılması ve satılması da yasaktır.


Eski
eserlerden olupta kıymetli olanların satışı bu hükümden müstesnadır.


 


Madde
11 – (Değişik: 16/6/1985 - 3233/3 md.)


Polis;


A)
Genel ahlak ve edep kurallarına aykırı olarak; utanç verici ve toplum düzeni
bakımından tasvip edilmeyen tavır ve davranışta bulunanlar ile bu nitelikte
söz, şarkı, müzik veya benzeri gösteri yapanları,


B)
Çocuklar, kız ve kadınlar ile genç erkeklere sözle veya herhangi bir şekilde
sarkıntılık edenleri, kötü alışkanlıklara ve hertürlü ahlaksızlığa yönelten ve
teşvik edenleri,


C) (Değişik:
3/8/2002-4771/10 md.) Genel ahlâk ve edebe aykırı mahiyette her türlü sesli
ve görüntülü eserleri, kaydedildiği materyale bakılmaksızın üreten ve
satanları,


Herhangi
bir müracaat veya şikayet olmasa bile engeller, davranışlarının devamını
durdurarak yasaklar, sanıklar hakkında tanzim olunacak evrakı derhal şikayete
bağlı suçlar hakkındaki evrakı da şikayet ve müracaat vukubulduğu takdirde
adliyeye tevdi eder.


(Mülga: 3/8/2002-4771/12 md.)


 


Madde 12- (Değişik: 3/8/2002-4771/10 md.)


Kanunî istisnalar saklı kalmak üzere,
eğlence, oyun, içki ve benzeri amaçlı umuma açık ve açılması izne bağlı
yerlerde onsekiz yaşından küçükler çalıştırılamaz.


Polis bar, pavyon,
gazino, meyhane gibi içkili yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri
yerlere yanlarında veli ve vasileri olsa bile onsekiz yaşını doldurmamış
küçüklerin girmesini meneder.


Bu
madde hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 17 nci, işyerleri hakkında da
6 ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır.[10]


Madde 13- (Değişik: 3/8/2002-4771/10 md.)


Polis,


A) Suçüstü hâlinde veya
gecikmesinde sakınca bulunan diğer hâllerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs
edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare veya delil bulunan şüphelileri,


B) Haklarında yetkili
mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı bulunanları,


C) Halkın rahatını
bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk hâlinde
başkalarına saldıranları, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam
edenler ile başkalarına saldırmaya yeltenenleri ve kavga edenleri,


D) Usulüne aykırı
şekilde ülkeye giren ya da haklarında sınır dışı etme veya geri verme kararı
alınanları,


E) Polisin kanunlara uygun olarak aldığı tedbirlere karşı
gelenleri, direnenleri ve görev yapmasını engelleyenleri,


F) Bir kurumda tedavi,
eğitim ve ıslahı için kanunlarla ve bu Kanunun uygulanmasını gösteren Cumhurbaşkanınca
çıkarılan yönetmelikte belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin
yerine getirilmesi amacıyla, toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası,
uyuşturucu madde veya alkol bağımlısı serseri veya hastalık bulaştırabilecek
kişileri,[11]


G) Haklarında gözetim altında ıslahına veya yetkili merci önüne
çıkarılmasına karar verilen küçükleri,


H) (Ek:
27/3/2015-6638/2 md.) Başkalarının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri,


eylemin veya durumun
niteliğine göre; koruma altına alır, uzaklaştırır ya da yakalar ve gerekli
kanuni işlemleri yapar. Yakalanması belirli bir usule bağlanmış kişilerle
ilgili kanun hükümleri saklıdır.[12]


Yakalanan kişilerin
kaçması veya saldırıda bulunmasının önlenmesi bakımından kişinin sağlığına
zarar vermeyecek şekilde her türlü tedbir alınabilir.


Yakalanan kişilere,
yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak
derhal; toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar
bildirilir.


Kişinin yakalandığı,
istediği kanunî yakınlarına derhal bildirilir.


Yakalananlardan,


A) Uyuşturucu madde
kullanmış olanlar ile sarhoş olanların,


B) Zor kullanılarak
yakalananların,


C) Haklarında suç soruşturması
yapılacak olan şüpheli ve sanıkların,


Yakalanma anındaki
sağlık durumları tabip raporuyla tespit edilir.


Yakalanan kişilerden suç
işlediği şüphesi altında olanlar adlî mercilere sevk edilir. Haklarında ıslah
veya tedavi tedbiri alınması gerekenler, ilgili kurum yetkilileri tarafından
teslim alınır. Yakalama sebebi ortadan kalkanlar derhal serbest bırakılır.


 


Kayıp çocukların
araştırılması


Madde 13/A- (Ek: 2/1/2017-KHK-680/26 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7072/25 md.)


Kaybolan çocukların
bulunması amacıyla, polis, sulh ceza hâkiminin veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde mülki idare amirinin yazılı veya sonradan yazılı hale
getirilmek üzere sözlü emri ile kayıp çocuğa ait veya başkasına ait olmakla
birlikte kayıp çocuk tarafından kullanılan her türlü banka hesap hareketlerini
talep edebilir, telekomünikasyon yoluyla iletişimini denetleyebilir ve sinyal
bilgilerini değerlendirebilir. Tedbir kararı, en çok bir ay için verilebilir;
ancak bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere bir ay daha uzatılabilir.


Mülki idare amirinin
kararı, derhal mahkemenin onayına sunulur. Mahkeme kararını en geç yirmidört
saat içinde verir.


 


Madde 14 – Şehir ve kasabalarda gerek mesken
içinde ve gerek dışında saat 24 ten sonra her ne suretle olursa olsun civar
halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe menolunur.
Bu yasağı dinlemiyenler hakkında Ceza Kanununun 546 ncı maddesine göre takibat
yapılır.


Zabıtadan
izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve balolar bu kayıttan müstesnadır.


 


Madde
15 – Polis; yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat
lazımgelen kimseleri çağırır ve kendilerine lüzumu olan şeyleri sorar.


(Ek:
16/6/1985 - 3233/5 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 26/11/1986 tarih ve 1985/8
E., 1986/27 K. sayılı Kararı ile.)


(Ek fıkra:
27/3/2015-6638/3 md.) Polis; müşteki, mağdur veya tanık ifadelerini, talepleri hâlinde ikamet
ettikleri yerlerde veya işyerlerinde de alabilir. Bu fıkranın kapsamı ile
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığınca belirlenir.


 


Zor ve silah kullanma


Madde 16-  (Değişik:
2/6/2007-5681/4 md.)


Polis, görevini yaparken direnişle
karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor
kullanmaya yetkilidir.


Zor kullanma yetkisi
kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz
hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç
ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir.


İkinci fıkrada yer alan;



a) Bedenî kuvvet;
polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde doğrudan doğruya kullandığı
bedenî gücü,


b) Maddî güç; polisin
direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde bedenî kuvvetin dışında kullandığı
kelepçe, cop, basınçlı ve/veya boyalı su, göz yaşartıcı gazlar veya tozlar,
fizikî engeller, polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçlarını,[13]


ifade eder.


Zor kullanmadan önce,
ilgililere direnmeye devam etmeleri halinde doğrudan doğruya zor kullanılacağı
ihtarı yapılır. Ancak, direnmenin mahiyeti ve derecesi göz önünde
bulundurularak, ihtar yapılmadan da zor kullanılabilir.


Polis, zor kullanma
yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç
ile kullanacağı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin eder. Ancak, toplu
kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda, zor kullanmanın derecesi ile
kullanılacak araç ve gereçler müdahale eden kuvvetin amiri tarafından tayin ve
tespit edilir.


Polis, kendisine veya
başkasına yönelik bir saldırı karşısında, zor kullanmaya ilişkin koşullara
bağlı kalmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun meşru savunmaya ilişkin hükümleri
çerçevesinde savunmada bulunur.


Polis;


a) Meşru savunma
hakkının kullanılması kapsamında,


b) Bedenî kuvvet ve
maddî güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında, bu direnişi
kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde,


c) Hakkında tutuklama,
gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin
ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak
ölçüde,


d) (Ek:
27/3/2015-6638/4 md.) Kendisine veya başkalarına, işyerlerine, konutlara,
kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara ve kişilerin tek
tek veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara molotof, patlayıcı,
yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya
saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz
kılacak ölçüde,


silah kullanmaya
yetkilidir.  


Polis, yedinci fıkranın
(c) bendi kapsamında silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde
"dur" çağrısında bulunur. Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam
etmesi halinde, önce uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir. Buna rağmen
kaçmakta ısrar etmesi dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde
ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş
edilebilir.


Polis, direnişi kırmak
ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken,
kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde, silahla saldırıya
teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde
duraksamadan silahla ateş edebilir.


 


Madde 17 – Polisin:


A) Kanun ve usul
dairesinde verdiği emre itaatsizlik ve ittihaz eylediği tedbirlere riayetsizlik
edenler;[14]


B) Vazife yaparken
polise mukavemette bulunan veya vazifesinden alıkoymak maksadiyle polise zorla
karşı koyan ve yakalanmadıkları takdirde hareketlerinde devam etmeleri melhuz
bulunan şahıslar;[15]


(Değişik: 16/6/1985 -
3233/6 md.) Karakola götürülüp haklarında tanzim olunacak evrakla beraber
adliyeye verilirler.


(Fıkra iki ve üç: Ek:
19/2/1980 - 2261/1 md.; Mülga: 2/6/2007-5681/6 md.)


(Fıkra dört ve beş-Ek
: 16/6/1985 - 3233/6 md.; Mülga: 2/6/2007-5681/6 md.)


 


Madde 18 – (Mülga:
20/2/1948 - 5188/1 md.)


 


Madde 19 – Polis; sokak, meydan ve umuma mahsus
yerlerde intizamı temin ve Seyrüsefer Talimatnamesindeki vasıflara uygun
olmıyan nakil vasıtalarını işletmekten ve bu vasıtaları sarhoş olarak veya
seyrüseferin intizam ve selametini bozacak surette idare edenleri çalışmaktan
meneder.


 


Madde 20 – (Değişik:
26/6/1973 - 1775/4 md.)


Zabıta, imdat istenmesi
veya yangın, su baskını ve boğulma gibi büyük tehlikelerin haber verilmesi veya
görülmesi halleri ile ağır cezalı bir suçun işlenmesine veya yapılmakta devam
olunmasına mani olmak için konutlara, iş yerlerine ve eklentilerine girebilir.


Zabıta aşağıda yazılı
hallerde üniversite, bağımsız fakülte veya üniversiteye bağlı kurumların
binalarına veya bunların eklerine girebilir.


A) Üniversite binaları
veya ekleri içinde, kurumun imkanlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların
çıkması ihtimali karşısında rektör, acele hallerde de dekan veya bağlı kuruluş
yetkililerinin zabıtadan yardım talep etmeleri halinde,


B) Herhangi bir davet
veya izne bağlı olmaksızın suç ve suçluların kovuşturulması için her zaman,


Fıkranın (A) bendinde
gösterilen hallerde talep derhal yerine getirilir, (...)[16]


İlgili kurumlar
kovuşturma dolayısiyle zabıta kuvvetlerine gereken her türlü yardım ve
kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.


 


Madde 21 – Bir neşir vasıtası için abone yazmak
veya bunlar için yazı, resim, ilan gibi bir madde kabul etmek maksadiyle
Matbuat Kanununa göre alınmış vesikası olmaksızın idare evlerinin dışında
dolaşanlar veya dolaştırılanlar şantajdan veya böyle bir harekette
dolandırıcılıktan maznun olarak takibat altında bulunanlar; polisçe bu yolda
çalışmaktan menedilir.


 


Madde 22 – Bu kanunda yazılı vazife ve
salahiyetlerin yapılması ve kullanılması için en büyük mülkiye amirlerinin
vereceği emirleri, Dahiliye Vekili re'sen verebilir.


 


Madde 23 – Umumi ve hususi kanunlarla polise
verilen ve bu kanunda yazılı bulunmıyan vazife ve salahiyetlerin hükümleri
bakidir.


 


Madde 24 – Mahsus zabıta teşkilatı olan işlerde
bu teşkilata mensup memur bulunmadığı yerlerde polis, bunlara ait inzıbati
muameleleri yapmağa salahiyetlidir.


 


Madde 25 – (Değişik:
25/6/1973 - 1758/1 md.)


Polis teşkilatı
bulunmıyan yerlerde il, ilçe ve bucak jandarma komutanları ile jandarma karakol
komutanları bu kanunda yazılı vazifeleri yapar ve yetkileri kullanırlar.


 


Madde 26 – Bu kanunun tatbik suretini gösterir
bir yönetmelik Cumhurbaşkanınca çıkarılır.[17]


 


Ek Madde 1- (Ek: 3/8/2002-4771/10 md.)


Umumî veya umuma açık yerler ile
umuma açık yer niteliğindeki ulaşım araçlarında, gerçek kişi veya topluluklar,
mahallin en büyük mülkî amirine, en az kırk sekiz saat önceden yazılı
bildirimde bulunmak suretiyle, oyun ve temsil verebilir veya çeşitli şekillerde
gösteri düzenleyebilir.


Bunlardan, Devletin
ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzene veya genel ahlâka
aykırı olduğu tespit edilenler hakkında mahallin en büyük mülkî amiri
tarafından derhal Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur.


Birinci fıkra uyarınca
yapılacak bildirimde oyun veya temsile katılan yönetici ve diğer kişilerin
kimlik, ikametgâh ve tâbiiyetleri belirtilir.


 


Ek Madde 2 – (Ek:
16/6/1985 - 3233/7 md.)


(Birinci fıkra mülga:
18/11/1992 - 3842/31 md.)


Gözaltına alınanların
yeme, içme ihtiyaçlarına ve nakillerine ait masraflar Emniyet Genel Müdürlüğü
bütçesine konulacak ödenekle karşılanır.


 


Ek Madde 3 – (Ek:
16/6/1985 - 3233/7 md.)


Polis,
aşağıdaki hallerde gerekli görülen kişilerden;


A)
Devletin bütünlüğü, genel güvenliği ve Anayasa düzeni ile kaçakçılık ve
uyuşturucu maddelerle ilgili olarak yaptığı suç soruşturmaları sırasında
ifadesine başvurulacak olanlara,


B)
Vatandaşlık durumu ile bu Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen kimlik tesbiti
yapılıncaya kadar,


Tespit
edilmiş olan ikametgah veya iş adreslerinden ayrılmamalarını yazılı olarak
isteyebilir.


Bunların,
bulunabilecekleri yeni adreslerini bildirmeleri şartıyla o yerden ayrılmalarına
mahallin en büyük mülki amirinin yazılı emriyle izin verilir.


 


Ek
Madde 4 – (Ek: 16/6/1985 - 3233/7 md.)


Polis,
görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına
bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç
delillerini tesbit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve
yetkilidir.


Bu
madde hükmü gereğince bir suça müdahale eden polise karşı işlenen suçlar
görevli memura karşı işlenmiş suç; müdahalede bulunan polisin işlediği suçlar
ise görevli memurun işlediği suç sayılır.


 


Ek
Madde 5 – (Ek: 16/6/1985 - 3233/7 md.)


Genel
güvenlik, kaçakçılık ve uyuşturucu maddelerle ilgili önemli olayları takip
etmek, gerekiyorsa müdahale ederek soruşturmasını yapmak üzere;


A)
İçişleri Bakanlığınca doğrudan veya ilgili valinin talebi üzerine merkez
personelinden ekipler (timler) görevlendirilebilir.


B)
Yukarıdaki bent hükmüne uygun olarak bir ilde soruşturması yapılan olayın
aydınlatılması, delillerin toplanması, sanıkların yakalanması, başka illerde de
araştırma ve soruşturma yapılmasını gerektiriyorsa iller arasında ilgili
valiliklerce ekipler görevlendirilebilir.


Bu
ekiplerin polis yetkilerini kullanması, polis bölgesi sınırları ile kayıtlı
değildir. Bu ekipler görev yaptıkları mahallin en büyük mülki amirine bilgi
vermek zorundadırlar. Görevin ifası sırasında mahallin en büyük mülki amirine
karşı da sorumludurlar.


Genel
ve özel kolluk makam ve memurları bu personele gereken her türlü yardımı
yapmaya mecburdur.


 


Adlî
görev ve yetkiler


Ek Madde 6 – (Ek:
16/6/1985 - 3233/7 md.; Değişik: 2/6/2007-5681/5 md.)


Polis, bu maddede yazılı
görevlerinin yanında, Ceza Muhakemesi Kanunu ve diğer mevzuatta yazılı
soruşturma işlemlerine ilişkin görevleri de yerine getirir.


Polis, bir suça ilişkin
olarak kendisine yapılan sözlü ihbar ve şikâyetleri ve görevi sırasında
öğrendiği suça ilişkin bilgileri yazılı hale getirir.


Edinilen bilgi veya
alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan
polis, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya
malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da
bozulmaması için derhal gerekli tedbirleri alır. 


Bir suç işlendiği veya
işlenmekte olduğu bilgisini edinen polis, olay yerinin korunması, delillerin
tespiti, kaybolmaması ya da bozulmaması için acele tedbirleri aldıktan sonra el
koyduğu olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri derhal Cumhuriyet
savcısına bildirir ve Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda işin
aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapar.


Yapılacak araştırma
sonunda edinilen bilginin bir kabahate ilişkin olduğu hallerde, konu
araştırılarak gerekli yasal işlem yapılır veya yapılması sağlanır.


Olay yerinde görevine ait
işlemlere başlayan polis, bunların yapılmasına engel olan veya yetkisi içinde
aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri, işlemler sonuçlanıncaya kadar ve
gerektiğinde zor kullanarak bundan men eder.


Polis, suçun delillerini
tespit etmek amacıyla, Cumhuriyet savcısının emriyle olay yerinde gerekli
inceleme ve teknik araştırmaları yapar, delilleri tespit eder, muhafaza altına
alır ve incelenmek üzere ilgili yerlere gönderir.


Olay yeri dışında kalan
ve o suça ilişkin delil elde edilebileceği yönünde kuvvetli şüphe sebebi bulunan
konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda yapılacak işlemler için
Ceza Muhakemesi Kanununun arama ve elkoymaya ilişkin hükümleri uygulanır.


Polis, olaydaki failin,
gözaltına alınan şüpheli ile aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi bakımından
zorunlu olması halinde, Cumhuriyet savcısının talimatıyla teşhis yaptırabilir.


Tanıklıktan çekinebilecek
olanlar, teşhiste bulunmaya zorlanamaz.


İşleme başlanmadan önce,
teşhiste bulunacak kişinin faili tarif eden beyanları tutanağa bağlanır.


Teşhis işlemine tâbi
tutulan kişilerin birden fazla ve aynı cinsten olması, aralarında yaş, boy,
ağırlık, giyinme gibi görünüşe ilişkin hususlarda benzerlik bulunması gerekir.
Teşhis için gerekli olması halinde, şüphelinin görünüşü ile ilgili gerekli
değişiklikler yapılabilir. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin her birinde,
teşhis sırasında bir numara bulundurulur.


Teşhiste bulunan kişi ile
teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birbirini görmemesi gerekir.


Teşhis işlemi en az iki
kez tekrarlanır ve teşhiste bulunması istenen kişiye, şüphelinin teşhis
edilecek kişiler arasında yer almıyor olabileceği hatırlatılır.


Teşhis işlemine tâbi
tutulan kişilerin, bu işlem sırasında birlikte fotoğrafları çekilerek veya
görüntüleri kayda alınarak, soruşturma dosyasına konur.


Şüphelinin fotoğrafı
üzerinden de teşhis yaptırılabilir. Ancak tek bir fotoğraf veya aynı kişinin
farklı fotoğrafları üzerinden teşhis yaptırılamaz. Değişik kişilerin
fotoğraflarının aynı büyüklük ve özellikte olmaları gerekir.


Teşhis işlemi tutanağa
bağlanır.


(Ek fıkra:
2/1/2017-KHK-680/27 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/26 md.) (İptal onsekizinci
fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 tarihli ve E.:2018/91 K.:2020/10 sayılı
kararı ile)


 


Ek Madde 7 – (Ek:
16/6/1985 - 3233/7 md.)


Polis, Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair
önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke
seviyesinde ve sanal ortamda istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla
bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır.
Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.[18]


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) Birinci fıkrada belirtilen görevlerin yerine getirilmesine
yönelik olarak, 4.12.2004   tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun,
casusluk suçları hariç, 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinde yazılı suçlar ile bilişim suçlarının işlenmesinin önlenmesi
amacıyla hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel
Müdürünün, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanının veya bilişim
suçlarıyla sınırlı olmak üzere bilişim suçları ile ilgili daire başkanının
yazılı emriyle, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim veya internet
bağlantı adresleriyle internet kaynakları arasındaki veri trafiği ile iletilen
veriler tespit edilebilir, dinlenebilir, sinyal bilgileri değerlendirilebilir,
kayda alınabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emir,
yirmidört saat içinde yetkili ve görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim,
kararını en geç kırk sekiz saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim
tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir derhal kaldırılır. Bu halde
dinlemenin içeriğine ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir; durum
bir tutanakla tespit olunur ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere
muhafaza edilir.[19][20]


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.; Değişik fıkra: 27/3/2015-6638/5 md.) Yetkili ve görevli hâkim,
Ankara ağır ceza mahkemesi üyesidir.


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) Kararda ve yazılı emirde, hakkında tedbir uygulanacak kişinin
kimliği, iletişim aracının türü, kullandığı telefon numaraları, ilgili internet
bağlantı adresi veya bağlantıyı tesbite imkân veren kodundan belirlenebilenler
ile tedbirin türü, kapsamı ve süresi ile tedbire başvurulmasını gerektiren
nedenler belirtilir. Kararlar, en fazla üç ay için verilebilir; bu süre aynı
usûlle üçer ayı geçmeyecek şekilde en fazla üç defa uzatılabilir. Ancak, terör
örgütünün faaliyeti çerçevesinde devam eden tehlikelere ilişkin olarak gerekli
görülmesi halinde, hâkim üç aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar
uzatılmasına karar verebilir.[21]


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) Uygulanan tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin içeriğine
ilişkin kayıtlar en geç on gün içinde yok edilir. Durum bir tutanakla tesbit olunur
ve bu tutanak denetimde ibraz edilmek üzere muhafaza edilir.


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) İstihbarat faaliyetlerinde, bu maddede belirtilen suçların
önlenmesi amacıyla ve hâkim kararı alınmak koşuluyla, teknik araçlarla izleme
yapılabilir. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren
kuruluşların ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerinden yararlanabilmek için
gerekçesini de göstermek suretiyle yazılı talepte bulunulabilir. Bu kurum ve
kuruluşların kanuni sebeplerle veya ticari sır gerekçesiyle bu bilgi ve
belgeleri vermemeleri halinde ancak hâkim kararı ile bu bilgi ve belgelerden
yararlanılabilir.


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) Bu madde hükümlerine göre yürütülen faaliyetler çerçevesinde
elde edilen kayıtlar, birinci fıkrada belirtilen amaçlar dışında kullanılamaz.
Elde edilen bilgi ve kayıtların saklanmasında ve korunmasında gizlilik ilkesi
geçerlidir. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında, görev
sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca
doğrudan soruşturma yapılır.


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) Hâkim kararları ve yazılı emirler, Emniyet Genel Müdürlüğü
İstihbarat Dairesi Başkanlığı görevlileri ile bilişim suçlarıyla sınırlı olmak
üzere bilişim suçlarıyla ilgili daire başkanlığı görevlilerince yerine
getirilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği
bir tutanakla saptanır.[22]


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.; Değişik fıkra: 27/3/2015-6638/5 md.) Bu maddede yer alan
faaliyetlerin denetimi; sıralı kurum amirleri, mülki idare amirleri, Emniyet
Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlığın teftiş elemanları tarafından yılda en
az bir defa yapılır. Bu faaliyetler Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından da
denetlenebilir. Bu kapsamda yapılan denetimlerin sonuçları bir rapor hâlinde
Türkiye Büyük Millet Meclisi Güvenlik ve İstihbarat Komisyonuna sunulur.


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.; Değişik: 15/8/2016-KHK-671/24 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/21
md.)  Bu maddede
belirtilen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişime ilişkin işlemler ile 5271
sayılı Kanunun 135 inci maddesi kapsamında yapılacak dinlemeler, Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde tek bir merkezden yürütülür.


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) Bu maddede belirlenen usûl ve esaslara aykırı dinlemeler
hukuken geçerli sayılmaz ve bu şekilde dinleme yapanlar hakkında 26.9.2004
tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır.


(Ek fıkra: 3/7/2005 –
5397/1 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usûller Cumhurbaşkanınca
çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.[23]


Ek
Madde 8 – (Ek:16/6/1985 - 3233/7 md.; Mülga: 24/11/2004-5259/8 md.)


 


Ek
Madde 9 – (Ek: 16/6/1985 - 3233/7 md.)


Bu
Kanun ve diğer kanun hükümlerine göre gerekli hallerde;


A)
Önleyici, caydırıcı, düzenleyici ve koruyucu kolluk hizmetlerine dair
görevlerin ifası sırasında silah kullanmak zorunda kalan polis hakkında, cezai
sorumluluğun tespiti bakımından Memurin Muhakematı Hakkında Kanuna göre işlem
yapılır.


B)
Adliyeye ilişkin vazife ve işlerle ilgili bir hizmeti yerine getirirken silah
kullanmak zorunda kalan polis hakkında, hazırlık soruşturması bizzat Cumhuriyet
savcıları veya yardımcıları tarafından yapılır.


Sanık
polis, hakkında dava açıldığı takdirde duruşmadan vareste tutulabilir. Olayın
mahiyetine ve kusurun derecesine göre, İçişleri Bakanlığınca durumu uygun
görülen polisin vekalet verdiği avukatın ücreti, Emniyet Genel Müdürlüğü
bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Avukat tutma ve ücret ödeme usul ve
esasları yönetmelikte gösterilir.


(Mülga
üçüncü fıkra: 12/7/2013-6495/102 md.)


1481
sayılı Asayişe Müessir Bazı Fiillerin Önlenmesi Hakkında Kanuna göre, sanık ve
hükümlülerden ilan edilmek suretiyle arananların bulundukları yerleri bildiren
ve yakalanmalarına yardımcı olanlara para ödülü verilebilir. Verilecek ödülün
miktarı ile bu fıkranın uygulanmasına dair diğer hususlar İçişleri Bakanlığınca
çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. Para ödülüne ait giderler Emniyet Genel
Müdürlüğü bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Ödül verilen kişilerin
kimlikleri, rızaları olmadıkça hiçbir şekilde açıklanamaz.


 


Ek
Madde 10 – (23/7/1999 - 4419/2 md.)


Görevli
personelden görevin icrası sırasında veya görevin icrasından dolayı bir uzvunu
veya duyusunu tamamen veya kısmen kaybedenlerin, rehabilitasyonu ile bu
kayıplardan doğan ihtiyaçlarını karşılayacak her türlü cihaz ve sistemleri,
Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından aynen temin edilir veya bedelleri, Emniyet
Genel Müdürlüğü bütçesinden ödenir.


 


Madde
27 – Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.


 


Madde
28 – Bu kanunun hükümlerini yürütmeğe İcra Vekilleri Heyeti memurdur.


 


4/7/1934
Tarihli ve 2559 Sayılı Kanuna İşlenemeyen Hükümler


 


1-
24/11/2004 tarihli ve 5259 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


Geçici
Madde 1- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mülkî
amirliklerce verilen izinle faaliyette bulunan umuma açık istirahat ve eğlence
yerlerine ait işlem dosyaları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
en geç üç ay içerisinde ilgili belediye veya il özel idaresine devredilir.


2-
3/7/2005 tarihli ve 5397 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


Geçici
Madde 1 - 2559 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesinde düzenlenen
merkez, en geç altı ay içinde kurulur. Merkez kuruluncaya kadar 2559 sayılı Kanunun
ek 7 nci maddesi, 2803 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ve 2937 sayılı Kanunun
6 ncı maddesi hükümleri uyarınca verilen iletişimin dinlenmesi, tespiti, sinyal
bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına dair karar veya yazılı
emirler, telekomünikasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşlar tarafından derhal
yerine getirilir; ilgili istihbarat kurumlarının mevcut sistemlerinin
kullanılmasına devam olunur.[24]


3-
1/2/2006 tarihli ve 5453 sayılı Kanunun hükmü:


Geçici
Madde 2 - 2559 sayılı Kanunun ek 7 nci maddesinde düzenlenen
merkez, en geç altı ay içinde kurulur. Merkez kuruluncaya kadar 2559 sayılı
Kanunun ek 7 nci maddesi, 2803 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ve 2937 sayılı
Kanunun 6 ncı maddesi hükümleri uyarınca verilen iletişimin dinlenmesi,
tespiti, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına dair karar
veya yazılı emirler, telekomünikasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşlar
tarafından derhal yerine getirilir; ilgili istihbarat kurumlarının mevcut
sistemlerinin kullanılmasına devam olunur.


 


 


2559
SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ
TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren Kanunun/KHK’nin veya İptal Eden Anayasa
Mahkemesi Kararının Numarası



2559 sayılı Kanunun değişen veya iptal edilen
maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi






2770







15/6/1935






694







26/7/1965






1758







11/7/1973






1775







26/6/1973






2261







23/2/1980






3233







25/6/1985






3257







7/2/1986






3842







1/12/1992






4419







29/7/1999






4771







9/8/2002






5259



6, 7, 8, 12, Ek
Madde 8 ve İşlenemeyen Hüküm



1/12/2004






5397



Ek Madde 7,
İşlenemeyen Hüküm



23/7/2005






5453



İşlenemeyen Hüküm



23/1/2006
tarihinden geçerli olmak üzere 7/2/2006






5571



8



13/1/2007






5651



Ek Madde 7



23/5/2007






5681



3, 4/A, 5, 9, 16,
17 ve Ek Madde 6



14/6/2007






6495



Ek Madde 9



2/8/2013






6638



4/A, 13, 15, 16, Ek
Madde 7



4/4/2015






KHK/671



Ek Madde 7



17/8/2016






6757



Ek Madde 7



24/11/2016






KHK/680



13/A, Ek Madde 6, Ek
Madde 7



6/1/2017






Anayasa
Mahkemesi’nin 4/5/2017 tarihli ve E.: 2015/41, K.: 2017/98 sayılı Kararı



4/A



3/8/2017 tarihinden başlayarak altı ay
sonra

(3/2/2018)






7072



13/A, Ek Madde 6, Ek
Madde 7



8/3/2018






KHK/700



1, 2, 13, 26, Ek
Madde 7



24/6/2018 tarihinde
birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri
sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)






Anayasa
Mahkemesinin 19/2/2020 tarihli ve E.:2018/91 K.:2020/10 sayılı kararı



Ek Madde 6



30/4/2020









 














[1]
Bu Kanunun 10/3/1983 tarih ve 2803 sayılı Kanuna aykırı hükümleri, aynı Kanunun
25 inci maddesinin b/2 fıkrası gereğince Jandarma Teşkilatı için uygulanmaz.







[2]
Bu Kanunda, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu hükümlerine
aykırılık bulunması durumunda, 5302 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, söz
konusu Kanunun 70 inci maddesi ile hüküm altına alınmıştır.







[3]
3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunun 84 üncü maddesiyle; bu
Kanunda, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı
olarak, 5393 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine aykırılık bulunması durumunda
mezkur kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.







[4]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“ve nizamnamelerinin” ibaresi “, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve ilgili mevzuatın” şeklinde
değiştirilmiştir.







[5]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan
“tüzüklere” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine” şeklinde
değiştirilmiştir.







[6]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu paragrafta yer
alan “tüzük” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı kararnamesi” şeklinde değiştirilmiştir.







[7]
Bu hükmün uygulanmasında Ek 4 ncü maddeye bakınız.







[8]
Anayasa Mahkemesi’nin 4/5/2017 tarihli ve E.: 2015/41, K.: 2017/98 sayılı
Kararı ile; bu fıkranın üçüncü cümlesinin “kişinin üstü ve eşyası ile aracının
dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin aranması; İçişleri
Bakanlığı tarafından belirlenecek esaslar dâhilinde mülki amirin
görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele hâllerde sonradan yazıyla teyit
edilmek üzere sözlü emriyle yapılabilir” bölümü iptal edilmiş olup, İptal
Kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı 3/8/2017 tarihinden başlayarak altı ay
sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.







[9]
27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“Ancak bu” ibaresi “Bu” şeklinde değiştirilmiştir.







[10]
24/11/2004 tarihli ve 5259 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile bu fıkrada yer
alan “8 inci” ibaresi, “6 ncı” olarak değiştirilmiştir.







[11]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “tüzükte”
ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte” şeklinde değiştirilmiştir.







[12]
27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan
“Yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar.” ibaresi “eylemin veya durumun
niteliğine göre; koruma altına alır, uzaklaştırır ya da yakalar ve gerekli
kanuni işlemleri yapar.” şeklinde değiştirilmiştir.







[13]
27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “basınçlı”
ibaresinden sonra gelmek üzere “ve/veya boyalı” ibaresi eklenmiştir.







[14]
Bu hükmün uygulanmasında Ek 3 üncü maddeye bakınız.







[15]
Bu hükmün uygulanmasında Ek 4 üncü maddeye bakınız.







[16]
Anayasa Mahkemesinin 25/4/1974 tarih ve E. 1973/41, K. 1974/13 sayılı kararı
ile bu fıkrada yer alan “(B) bendinde gösterilen hallerde de giriş sebebinin
niteliğine göre, kurumun yetkililileri teşebbüsten haberdar edilir.” cümlesi iptal
edilmiştir.







[17]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu maddede yer alan
“nizamname yapılacaktır” ibaresi “yönetmelik Cumhurbaşkanınca çıkarılır”
şeklinde değiştirilmiştir.







[18]
2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “ülke seviyesinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve sanal ortamda”
ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun
27 nci  maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[19]
27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle, bu fıkranın üçüncü
cümlesinde yer alan “yirmidört saat” ibaresi “kırk sekiz saat” şeklinde değiştirilmiştir.







[20]
2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada
yer alan  “yazılı suçların işlenmesinin önlenmesi amacıyla, hâkim kararı veya
gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürünün veya İstihbarat
Dairesi Başkanının” ibaresi “yazılı suçlar ile bilişim suçlarının işlenmesinin
önlenmesi amacıyla hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde
Emniyet Genel Müdürünün, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanının
veya bilişim suçlarıyla sınırlı olmak üzere bilişim suçları ile ilgili daire
başkanının” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkraya “telekomünikasyon yoluyla
yapılan iletişim” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya internet bağlantı
adresleriyle internet kaynakları arasındaki veri trafiği ile iletilen veriler”
ibaresi eklenmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun
27 nci  maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[21]
2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “veya iletişim bağlantısını” ibaresi “, ilgili internet bağlantı
adresi veya bağlantıyı” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018
tarihli ve 7072 sayılı Kanunun 27 nci  maddesiyle aynen kabul edilerek
kanunlaşmıştır.


 







[22]
2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, bu fıkrada
yer alan “görevlilerince” ibaresi “görevlileri ile bilişim suçlarıyla sınırlı
olmak üzere bilişim suçlarıyla ilgili daire başkanlığı görevlilerince” şeklinde
değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanunun 27
nci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[23]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Adalet,
İçişleri ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşü alınarak Başbakanlık tarafından üç
ay içinde çıkarılacak” ibaresi “Cumhurbaşkanınca çıkarılan” şeklinde
değiştirilmiştir.







[24]
1/2/2006 tarihli ve 5453 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle; 3/7/2005 tarihli ve
5397 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun mevcut bu
geçici maddesine "1" numarası verildiğinden yapılan değişiklik metne
işlenmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?