Polis Vazife ve Salâhiyet Nizamnamesi

TüzükNo: 28501

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

POLİS
VAZİFE VE SALÂHİYET NİZAMNAMESİ


 


Bakanlar
Kurulu Kararının Tarihi      : 7/4/1938          No     : 2/8501


Dayandığı
Kanunun Tarihi                    : 4/7/1934          No     : 2559


Yayımlandığı
Resmî Gazetenin Tarihi : 25/4/1938        No     : 3890


Yayımlandığı
Düsturun Tertibi             : 3                      Cildi : 19      Sayfa  : 253


 


Madde
1 – Asayiş,
amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korumak ve halkın ırz ve
can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin etmekle mükellef olan polis;
bunlara her hangi bir suretle vukubulacak taarruz, tecavüz ve sarkıntılığı menetmeğe
ve mütecasirlerini yakalamağa ve haklarında
kanunen yapılması lazım gelen muameleye başlamağa mecburdur.


Polisin
umumi emniyete mütaallik inzibati vazifeleri iki kısımdır:


A
– Kanunlara ve nizamnamelere ve Hükümet emirlerine ve amme nizamına uygun olmayan
hareketlerin işlenmesinden evvel önünü almağa çalışmak,


B
– işlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda
yazılı vazifeleri yapmak.


 


Madde
2 – Polis,
aşağıda yazılı olan ve buna benzeyen hallerde halka yardım eder:


A)
Yolda hastalanarak veya bir kaza vesair bir arızaya duçar olarak düşüp kalan ve
yerine gitmeğe muktedir olamayan kimseleri münasip nakliye vasıtalariyle oturdukları
yere göndermeğe ve acele tedaviye muhtaç olanları mevcut olan yerlerde ilk tıbbi
yardım ve imdat merkezlerine, hastahaneye veya en yakın eczahaneye, doktor muayenehanesine
veya işin göstereceği ihtiyaca göre kabile muayenehanelerine ve emsali müesseselere
götürerek tedavi ettirmeğe ve bu gibi hallerde acele olarak en yakın ailelerine
haber vermeğe ve görülecek lüzum üzerine beraberinde gitmeğe veyahut yanlarına birer
memur terfik etmeğe çalışır.


Bunlardan
başka çocuk doğurmak gibi müstacel haller sebebiyle vukubulacak talepleri ve zaruretleri
derhal nazarı dikkate alarak en yakın yerlerde bulunan doktor, kabile ve diğer lüzum
görülen vasıtaları tedarik ve temin eder.


B)
Polis, bir yerde vapur; şimendifer gibi nakil vasıtalarına yetişememek veyahut bu
vasıtaların hareket edememesi yüzünden
yolundan geri kalan ve gideceği yeri olmayan ve bunu tedarikten aciz bulunan
kimseleri münasip mahallerde barındırmak çarelerine tevessül eder.


C)
Polis, sokaklarda dolaşan ve oturduğu yeri haber vermekten aciz bulunan kimseleri
ve çocuklarla acizlerin kanuni mümessillerini tahkik ederek kendilerine tevdi eder.
Kanuni mümessilleri bulunmadığı takdirde buluncaya kadar teşkilatı olan mahallerde
içtimai muavenet müesseselerine veya mahalli belediyesine teslim eder.


Ç)
Yukardaki fıkrada yazılı çocuklarla acizlerin kanuni mümessilleri bulunup bunları
tesellümden imtina ederse keyfiyet zabıt varakasiyle tesbit edilir ve haklarında
kanuni takibat yapılır. Bu gibi hallerde muhakeme neticesine kadar bunlar "C"
fıkrasında gösterilen yerlerde ibate ve iaşe olunurlar.


D) Polis, şurada burada serseri gibi dolaşan ve kimsesiz
oldukları tahakkuk eden çocukları ve çalışmağa kudreti olmayan acizleri
"C" fıkrasında yazılı yerlere sevk ve teslim eder.


E)
Polis, bir yer veya yol sormak için müracaat edenlere lazım gelen malümatı verir
ve yolculara nakil vasıtası tedarikinde yardım eder.


 


Madde
3 – Belediye
zabıtası işleri polise verildiği yerlerde belediyenin mevcut zabıta teşkilatı polise
intikal eder. Bunların maaş ve masrafları Belediye Kanununun "109" uncu
maddesine göre temin edilir.


 


Madde
4 –
Kanunların ve nizamların mükellef tuttuğu tebliğlerin haricinde en büyük idare memurları
veya emniyet müdür ve amirleri lüzum ve zaruret gördükleri hususlarda tebligat yapmak
için polise emir verebilirler.


 


Madde
5 –
Salahiyetli makam ve memurların gösterecekleri lüzum üzerine aşağıdaki fıkralarda
yazılı hallerde parmak izi ve fotoğraf alınır:


A) Polis veya jandarma tarafından Cumhuriyet
Müddeiumumiliğine tahkikat evrakile birlikte veya dogrudan doğruya gönderilip
mezkür makamca yapılan tahkikat neticesinde Türk Ceza Kanununa göre ağır hapis
cezasını istilzam eden suçlarla ammenin itimadı ve mal aleyhine işlenmiş
suçların maznun ve mahkümlarının ve serseri ve mazannaisu erbabının,
"Ammenin itimadı aleyhine işlenen suçlar, kalpazanlık ve evrakı nakdiye
sahtekarlığı, Devlete ait mühür ve damgalarla sair alametlerin taklidi, evrakta
sahtekarlık, hüviyet cüzdanı ve nüfuz teskeresi, pasaport, ruhsatname,
ilmühaber, şahadetname ve beyannamelerde sahtekarlık, ticaret ve sanayie ve
müzayedeye hile ve fesat karıştırmak, mal aleyhine cürümler: Hırsızlık yağma ve
yol kesmek ve adam kaldırmak, dolandırıcılık ve iflas, emniyeti suiistimal,
eşyayı cürmiyeyi satın almak ve saklamak, hakkı olmayan yerlere tecavüz, nası
izrar cürümleri".


B)
Her nevi kaçakçılığın maznun ve mahkümları,


C)
Yabancı memleketlerden Türkiyeye kaçanların,


Ç)
Ecnebilerden Türkiye'de ikamet edip de kanun dairesinde haklarında teb'it,tard ve
ihraç muamelesi yapılanların,


D)
Türk vatandaşlığından düşürülenlerin,


E)
Kanunen salahiyettar mercilerin emir veya kararı ile memleket içinde bir yerden
diğer yere nakledilenlerin,


F)
Hüviyetlerini, müsbit kağıtlarla veya sözlerine inanılacak kimselerin ifadelerile
ispat edemiyenlerin,


G)
Fuhuşla veya fuhuş yüzünden bulaşan hastalıklarla mücadele nizamname ve talimatnameleri
hükümlerine göre "Umumi ev sahibi", "Birleşme yeri sahibi" ve
"Umumi kadın" adı verilenlerin ve itiyat sebebile veya menfaat kasdile
kendilerini başkalarının zevkine terkedenlerin ve fuhşa vasıtalığı itiyat edenlerin,
beyaz kadın ticaretile meşgul olanların, umumi kadın patronlarının,


H) Cumhuriyet müddeiumumilikleri ve adli ve askeri
mahkemelerce bir meselenin tetkik ve tahkiki için parmak izlerinin ve
fotoğraflarının alınmasına lüzum gösterilen kimselerin.


 


Madde
6 – Parmak
izleri ve fotoğrafları alınan her şahıs hakkında salahiyetli makam ve memuriyetlerden
gösterilen lüzum ve mahkümiyet sebeplerile müddeti mahkumiyeti neden ibaret ise
parmak izi kaydına derç ve o kimsenin hüviyet ve sabıkası hakkındaki malümat bu
işi gören teşkilatın en yüksek amiri tarafından lüzumu bildiren makam veya memuriyetlere
bildirilir.


 


Madde
7 – Kanun
hükümlerine göre parmak izleri ve fotoğrafları alınması icabeden kimseler, bunların
aldırılmasına muhalefet ettikleri takdirde parmak izi ve fotoğrafları alınmakla
beraber keyfiyet bir zabıt varakasile tesbit olunarak kanunun "17" nci
maddesinin "A" fıkrasına göre haklarında takibat yapılır.


 


Madde
8 –
Otel, gazino, kahve, içki yerleri, bar, tiyatro, sinema, hamam ve plaj gibi umuma
mahsus istirahat ve eğlence yerlerinin açılması önce polisin tahkiki üzerine o yerin
en büyük mülkiye amirinin vereceği izne bağlıdır. Bu kabil yerleri açacak olanların
istida ile vukubulacak müracaatları üzerine istida sahibi ve varsa şerikleri hakkında
tahkikat icra olunmakla beraber parmak izi defterine de müracaat olunduktan ve gerek
zabıtaca, gerek belediyece mahallinde yapılması mümkün olan tahkikat birlikte yapılarak
zabıtaca inzibat bakımından mahzur olmadığı gösterildiği takdirde Belediye Kanunu
mucibince belediyece yapılması lazım gelen muamele tekemmül ettirildikten sonra
en büyük mülkiye memurundan izin alınarak belediyece ruhsat resminin istifasile
ruhsata bağlanır.


İzin
alınmadan açılan bu gibi yerler polis tarafından kapatılır.


Bu
kabil yerlerde çalışan kapıcı, bekçi ve garson gibi kimselerden sıhhat ve ehliyet
şartları aranılacağı gibi bunlar inzibati bakımdan zabıtanın murakabesine tabidirler.


 


Madde
9 –
A) Kumar oynanan umumi veya umumuma açık yerleri,


B)
Uyuşturucu maddeler kullanılan yerleri,


C)
Mevcut hükümlere aykırı hareketleri görülen umumi evleri, birleşme yerleri ve tek
başına fuhuş yapanların evlerini,


Ç)
Ahlaka ve umumi terbiyeye uygun olmayan veya devletin emniyet ve siyasetine mazarratı
dokunacak oyun oynatılan veya temsil verilen yerleri,


Polis, kati deliller elde ettiği takdirde o yerin en
büyük mülkiye amirinin emrile kapatabilir.


Kapatmağı
icap ettirecek sebepler suç teşkil ettiği takdirde tahkikat evrakı derhal adliyeye
verilir. Mahkemeden aksine bir karar verilinceye kadar bu kapatma devam eder.


En büyük mülkiye amiri kapatmağı icap ettiren sebepleri
mahkemeye verilecek mahiyette görmezse bunlar hakkındaki kapatma en çok üç ay
devam edebilir. Tekrar açılınca bu yerlerde aynı işlerin tekrar yapılmaması
için polisçe icap eden tedbirler alınır.


 


Madde
10 – Kız ve kadınların gazino, bar, kafeşantan ve bunlara benzer
içki kullanılan yerlerle banyo, hamam ve plajlarda çalışabilmeleri o yerin en büyük
mülkiye amirinin iznine bağlıdır. Yirmi bir yaşından küçük yaştaki kadın ve erkekler
hiç bir suretle bu yerlerde çalıştırılamazlar.


Sarhoşluğu
intaç edecek şekilde içki vermiyen ve içkili eğlentiye müsaade etmiyen veya yalnız
yemek arasında aperitif mahiyetinde müskirat veren lokantalarda çalışmak üzere yaşı
yirmi birden küçük olmayan kadınların istihdamı caizdir.


 


Madde
11 – (Değişik: 6/11/1992 - 92/3718 K.)


Yirmibir
yaşından küçük olmamak şartı ile kız ve kadınların gazino, bar, kafeşantan ve içki
ruhsatı almış yerlerle, banyo, hamam ve plajlarda çalışabilmeleri için bunların
veya bunları çalıştıracakların, dilekçe ile başvurmaları, bu dilekçede çalışacakların
kimlikleriyle görecekleri işleri açıkça göstermeleri gerekir. Polis bunların doğru
olup olmadığını saptayarak merciine bildirir. İzin en büyük mülki amirince verilir.
Bu yerlerde izinsiz kız ve kadın çalıştırıldığı görüldüğü takdirde men edilmekle
beraber bu yerleri işletenler ve izinsiz çalışanlar hakkında yasal işlem yapılır.


 


Madde
12 – Bar, kafeşantan ve meyhanelere yanlarında veli ve vasileri
olsa bile on sekiz yaşından aşağı küçüklerin girmelerini polis meneder buna muhalefet
edenler, çocukların kanuni mümessilleri dahi olsa haklarında polisin kanun ve usul
dairesinde verdiği emre itaatsizlikten dolayı kanuni takibat icra edilir.


 


Madde 13 –
Bar, kafeşantan ve meyhanelere 18 yaşından aşağı küçükleri kabul ve
oturmalarına müsaade ettiği anlaşılan o yerleri işletenler hakkında da yukarıki
madde mucibince kanuni takibat icra olunur.


 


Madde
14 – Halkın rahatını bozacak ve rezalet sayılacak surette sarhoş
olduklarından, sarhoşluk halinde başkalarına tecavüz ettiklerinden ve mutlak surette
ammenin istirahatini bozduklarından dolayı polisin yakalayacağı şahıslar üzerleri
aranılarak zuhur edecek para, evrak ve kıymetli eşya ile üzerinde kalması caiz olmayan
eşyası tespit ve sarhoşlukları resmi bir doktor raporile tevsik ettirildikten sonra
tanzim olunacak bir zabıt varakasile vakit geçirmeden cihet adliyeye tevdi olunurlar.


 


Madde
15 – Gürültü veya velvele ile mütat hilafı olarak çan ve alatı
saire çalarak yahut kanun ve nizam ahkamına muhalif surette gürültülü meslek ve
sanat icra eyliyerek halkın huzur ve rahatını ihlal etmek yasaktır. Şehir ve kasabalarda
gerek mesken içinde gerek dışında saat yirmi dörtten sonra her ne suretle olursa
olsun civar halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe
men olunur. Bu yasağı dinlemeyenler hakkında kanuni takibata esas olmak üzere bir
zabıt varakası tanzim edilerek merciine verilir.


Zabıtadan izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve
balolar bu kayıttan müstesnadır.


 


Madde
16 – Polis yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat lazım
gelen kimseleri çağırır ve kendilerinden lüzumlu olan şeyleri sorar. Tahkikat için
ifadesine müracaat edilmesi lazım gelen eşhasın polis tarafından vukubulacak davete
icabet etmeleri ve ifade vermeleri mecburidir. Bu davete icabet etmiyenler hakkında
Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 17 nci maddesi mucibince muamele yapılır.


 


Madde 17 – Polis
Vazife ve Salahiyet Kanunununon altıncı maddesi mucibince polis için silah
kullanmak salahiyetinin kabul edildiği hallerde silah kullanılması silah
kullanmaktan başka bir çare bulunmadığı hallere munhasırdır. Bu takdirde mümkün
olduğu kadar suçlunun öldürülmekten ziyade yaralı olarak yakalanmasına dikkat
edilmesi ve kalabalık yerlerde silah kullanmaktan imkan nispetinde sakınılması
icap eder.


 


Madde
18 – (Hükümsüz: 20/2/1948 - 5188 S. Kanun, md.1)


 


Madde
19 – Yukarıki maddede yazılı hal ve vaziyetleri ihdas edeceklerinden
veya devamına müessir olacaklarından inandırıcı şekilde şüphe edilenler bizzat vali
veya resmi vekili tarafından verilecek emir üzerine polis nezareti altına alınmakla
beraber tesbit edilen hüviyetleri ve nezaret altına alınmağı icap eden sebeplerin
mahiyeti ve delilleri vali tarafından kendi şahsi kanaatinin de ilavesile derhal
Dahiliye Vekaletine bildirilir ve vekaletten alınacak emre göre hareket edilir.
Kaymakamlar valinin tasvibile bu gibi hal ve vazıyetlerde şüphe edilenleri nezaret
altına alabilirler. Bu halde de valiler keyfiyeti derhal vekalete bildirmeğe mecburdurlar.


 


Madde
20 – (Hükümsüz: 20/2/1948 - 5188 S. Kanun, md.1.)


 


Madde 21 – Polis
sokak, meydan ve umuma mahsus yerlerde intizamı temin ve Seyrüsefer
Talimatnamesindeki vasıflara uygun olmıyan nakil vasıtalarını işletmekten ve bu
vasıtaları sarhoş olarak veya seyrüseferin intizam ve
selametini bozacak surette idare edenleri çalışmaktan menetmekle beraber haklarında derhal zabıt varakası tanzim eder ve
mevzuat hükümlerine göre takibat yapılmak üzere salahiyetli mercilere verir.
Ancak nakil vasıtasının o andaki hal ve vazıyeti bir ehlihibre raporile
ve sevk ve idare edenin sarhoş olması halinde sarhoşluğu resmi doktor raporile tevsik edilerek bu raporlar tutulacak
zabıt varakasına iliştirilir.


 


Madde
22 – İstimdat veya yangın, su baskını, boğulma gibi büyük tehlikelerin
haber verilmesi veya görülmesi halinde veya cezayı müstelzim bir suçun işlenmesine
veya yapılmakta devam olunmasına mani olmak için polisin eve girmesi hallerinde
ne maksatla girildiği ve hadisenin mahiyeti ve neticesi hakkında bir zabıt varakası
tanzim olunarak salahiyetli mercie verilir.


 


Madde
23 –
Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi hakkında Kanuna göre uyuşturucu maddelerin ithal,
ihraç ve satışı ve her ne şekilde olursa olsun esrarın ve müstahzar afyonun ihzar,
ithal, ihraç ve satışı yasak olduğundan bu memnuiyet hilafında hareket edenlerle
uyuşturucu maddelerden her hangi birini kullananları veya yanında bulunduranları
polis yakalayarak bir zabıt varakasile Cumhuriyet Müddeiumumiliğine teslim eder.


 


Madde
24 –
Polis kuduz veya kuduz olduğunda şüphe edilen hayvanlar tarafından ısırılan kimseleri
veyahut daha evvelce ısırılıp da kendilerinde kuduz alaimi meydana çıkmış olan şahısları
vakit geçirmeden en yakın olan sıhhat makamına veya belediyeye haber verirler. Kudurmuş
olan kimselerin mahalli sıhhat makamınca tecritleri esnasında başkalarına saldırmalarından
korkulur ve bu makamlarca lüzum gösterilirse bunların polis mıntakası dahilinde
bir yerden bir yere nakillerinde ve tecritlerinde bu işlerin tehlikesizce yapılmasına
polis yardım eder.


Bu
kabil hayvanlara rastlayan polis mümkün olduğu takdirde bunları tecrit ederek mazarratlarını
def ile belediyeyi haberdar eder ve mazarratlarını bu suretle def'e imkan görülmeyen
hallerde itlaf eyler.


Sevklerine
lüzum görülen delilerin başkalarına saldırmaları ihtimali mevcut ise bu takdirde
sevk işinden mesul olmamak ve yalnız saldırmaya mani olmak üzere sevk işi polis
refakatinde yapılır.


 


Madde
25 –
4 Temmuz 1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 26 ncı
maddesine dayanılarak kaleme alınmış ve Şürayı Devletçe görülmüş olan bu Nizamname hükümleri Resmi Gazetede basıldığı
günün ertesinden itibaren yürümeğe başlar.


 


Madde
26 –
Bu Nizamname hükümlerini İcra Vekilleri Heyeti yürütür.





 







7.4.1938 TARİH VE 2/8501 SAYILI BAKANLAR
KURULU KARARI İLE

YÜRÜRLÜĞE KONULAN TÜZÜĞE EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN

TÜZÜKLERİN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTEREN
ÇİZELGE






Ek ve Değişiklik Getiren Tüzüğü Yürürlüğe
Koyan Kararnamenin






Tarihi



Numarası



Farklı Tarihte Yürürlüğe Giren Maddeler



Yürürlüğe Giriş Tarihi






6.11.1992



92/3718



-



28/11/1992









 

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?