5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

KanunNo: 5520

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

KURUMLAR VERGİSİ
KANUNU


 


Kanun
Numarası                    : 5520


Kabul
Tarihi                           : 13/6/2006


Yayımlandığı
Resmî Gazete  : Tarih: 21/6/2006          Sayı: 26205


Yayımlandığı
Düstur              : Tertip: 5                       Cilt: 45


 


BİRİNCİ KISIM


Mükellefiyet


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Konu ve Mükellefler


Verginin konusu


MADDE 1- (1) Aşağıda sayılan kurumların kazançları,
kurumlar vergisine tâbidir:


a) Sermaye şirketleri.


b) Kooperatifler.


c) İktisadî kamu kuruluşları.


ç) Dernek veya vakıflara ait
iktisadî işletmeler.


d) İş ortaklıkları.


(2) Kurum kazancı, gelir vergisinin
konusuna giren gelir unsurlarından oluşur.


 


Mükellefler


MADDE 2- (1) Sermaye şirketleri: 29/6/1956 tarihli
ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited
ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı
kurumlar sermaye şirketidir. Bu Kanunun uygulanmasında, Sermaye Piyasası Kurulunun
düzenleme ve denetimine tâbi fonlar ile bu fonlara benzer yabancı fonlar sermaye
şirketi sayılır.


(2) Kooperatifler: 24/4/1969
tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa veya özel kanunlarına göre kurulan
kooperatifler ile benzer nitelikteki yabancı kooperatifleri ifade eder.


(3) İktisadî kamu kuruluşları:
Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına
ait veya bağlı olup, faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar
dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler iktisadî kamu kuruluşudur.


(4) Yabancı devletlere, yabancı
kamu idare ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup, bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları
dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler, iktisadî kamu kuruluşu gibi değerlendirilir.


(5) Dernek veya vakıflara
ait iktisadî işletmeler: Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri
devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî,
sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya
vakıfların iktisadî işletmeleridir. Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek;
cemaatler ise vakıf sayılır.


(6) İktisadî kamu kuruluşları
ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin
kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız
muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması
mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak
kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların
iktisadî niteliğini değiştirmez.


(7) İş
ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs
ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa
yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet
tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin
olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.


 


Tam ve dar mükellefiyet


MADDE 3- (1) Tam mükellefiyet: Kanunun 1 inci
maddesinde sayılı kurumlardan kanunî veya iş merkezi Türkiye'de bulunanlar, gerek
Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden
vergilendirilirler.


(2) Dar mükellefiyet: Kanunun
1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de
bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler.


(3) Dar mükellefiyette kurum
kazancı, aşağıdaki kazanç ve iratlardan oluşur:


a) 4/1/1961 tarihli ve 213
sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de iş yeri olan veya daimî temsilci
bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla
yapılan işlerden elde edilen ticarî kazançlar (Bu şartları taşısalar bile kurumların
ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları malları Türkiye'de satmaksızın yabancı
ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de
satmaktan maksat, alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye'de olması veya
satış sözleşmesinin Türkiye'de yapılmasıdır.).


b) Türkiye'de bulunan ziraî
işletmeden elde edilen kazançlar.


c) Türkiye'de elde edilen
serbest meslek kazançları.


ç) Taşınır ve taşınmazlar
ile hakların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar.


d) Türkiye'de elde edilen
menkul sermaye iratları.


e) Türkiye'de elde edilen
diğer kazanç ve iratlar.


(4) Bu maddede belirtilen
kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de
daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.


(5) Kanunî merkez: Vergiye
tâbi kurumların kuruluş kanunlarında, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde, tüzüklerinde,
ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezdir.[1]


(6) İş merkezi: İş bakımından
işlemlerin fiilen toplandığı ve yönetildiği merkezdir.


 


İKİNCİ BÖLÜM


Muafiyet ve İstisnalar


Muafiyetler


MADDE 4- (1) Aşağıda sayılan kurumlar, kurumlar
vergisinden muaftır:


a) Kamu idare ve kuruluşları
tarafından tarım ve hayvancılığı, bilimi, fennî ve güzel sanatları öğretmek, yaymak,
geliştirmek ve teşvik etmek amacıyla işletilen okullar, okul atölyeleri, konservatuvarlar,
kütüphaneler, tiyatrolar, müzeler, sergiler, numune fidanlıkları, tohum ve hayvan
geliştirme ve üretme istasyonları, yarış yerleri, kitap, gazete, dergi yayınevleri
ve benzeri kuruluşlar.


b) Kamu idare ve kuruluşları
tarafından genel insan ve hayvan sağlığını korumak ve tedavi amacıyla işletilen
hastane, klinik, dispanser, sanatoryum, huzurevi, çocuk bakımevi, hayvan hastanesi
ve dispanseri, hayvan bakımevi, veteriner bakteriyoloji, seroloji, distofajin kuruluşları
ve benzeri kuruluşlar. (Ek cümle: 23/7/2010-6009/43 md.) (Bunlardan sağlık hizmeti sunanların teşhis ve tedaviye yönelik
olarak birbirlerine yapacakları mal ve hizmet satışları ile Sağlık Bakanlığına
bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum ve kuruluşların yapacağı
Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması
işlemleri bu muafiyeti ortadan kaldırmaz.)[2]


c) Kamu idare ve kuruluşları
tarafından sosyal amaçlarla işletilen şefkat, rehin ve yardım sandıkları, sosyal
yardım kurumları, yoksul aşevleri, ceza ve infaz kurumları ile tutukevlerine ait
işyurtları, darülaceze atölyeleri, öğrenci yurtları, pansiyonları ve benzeri kuruluşlar.


ç) Kamu idare ve kuruluşları
tarafından yetkili idarî makamların izniyle açılan yerel, ulusal veya uluslararası
nitelikteki sergiler, fuarlar ve panayırlar.


d) Genel yönetim kapsamındaki
kamu idarelerine ait olup sadece kamu görevlilerine hizmet veren, kâr amacı gütmeyen
ve üçüncü kişilere kiralanmayan kreş ve konukevleri ile askerî kışlalardaki kantinler.


e) Kanunla kurulan emekli
ve yardım sandıkları ile sosyal güvenlik kurumları.


f) Yaptıkları iş veya hizmet
karşılığında resim ve harç alan kamu kuruluşları.


g)
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile Özelleştirme Fonu, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
ve Şans oyunları lisans veya işletim hakkının hasılatın belli oranında hesaplanan
pay karşılığında verilmesi halinde bu hakkı devralan kurumlar hariç olmak üzere,
14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve
Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan ilgili kurum
ve kuruluşlar.[3]


h) Kuruluşlarındaki amaca
uygun işlerle sınırlı olmak şartıyla, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü
ile askerî fabrika ve atölyeler.


ı) İl özel idareleri, belediyeler
ve köyler ile bunların oluşturdukları birlikler veya bunlara bağlı kuruluşlar tarafından
işletilen;


1) Kanal, boru ve benzeri
yollarla dağıtım yapan su işletmeleri,


2) Belediye sınırları içinde
faaliyette bulunan yolcu taşıma işletmeleri,


3) Kesim, taşıma ve muhafaza
işleriyle sınırlı olmak üzere mezbahalar.


i) Köyler
veya köy birlikleri tarafından köylünün genel ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak
amacıyla işletilen hamam, çamaşırhane, değirmen, soğuk hava deposu ve bağlı oldukları
il sınırı içinde faaliyette
bulunmaları şartıyla yolcu taşıma işletmeleri ile köylere veya köy birliklerine
ait tarım işletmeleri.


j) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü
ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde
bulunan iktisadî işletmeleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim
şirketler.


k) Tüketim ve taşımacılık
kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması,
yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin
ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine (…)[4]
ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatifler ile bu kayıt ve
şartlara ek olarak kuruluşundan inşaatın bitim tarihine kadar yönetim ve denetim
kurullarında, söz konusu inşaat işlerini kısmen veya tamamen üstlenen gerçek kişilerle
tüzel kişi temsilcilerine veya Kanunun 13 üncü maddesine göre bunlarla ilişkili
olduğu kabul edilen kişilere veya yukarıda sayılanlarla işçi ve işveren ilişkisi
içinde bulunanlara yer vermeyen ve yapı ruhsatı ile arsa tapusu kooperatif tüzel
kişiliği adına tescil edilmiş olan yapı kooperatifleri. (Ek parantez içi hüküm:
28/11/2017-7061/88 md.) (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları
işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları
işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri
ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri
amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin
kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya
konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri
nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul
edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka
bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların
daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden
elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca
belirlenir.)


l) (Değişik: 23/7/2010-6009/43
md.) Yabancı ülkeler veya uluslararası finans kuruluşları
ile yapılan malî ve teknik işbirliği anlaşmaları çerçevesinde yalnızca kredi teminatı
sağlamak üzere kurulmuş olup bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları teminat
sorumluluk fonlarına ekleyen ve sahip oldukları fonları ortaklarına dağıtmaksızın,
kredi sağlayan banka ve kuruluşlara yatıran kurumlar.


m) Münhasıran bilimsel araştırma
ve geliştirme faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlar (Bunların vergi muafiyetinden
yararlanmasına ve muafiyetlerinin kaybedilmesine ilişkin şartlar Maliye Bakanlığınca
belirlenir.).


n) Organize sanayi bölgeleri
ile küçük sanayi sitelerinin alt yapılarını hazırlamak ve buralarda faaliyette bulunanların;
arsa, elektrik, gaz, buhar ve su gibi ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kamu
kurumları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce
birlikte oluşturulan ve kazancının tamamını bu yerlerin ortak ihtiyaçlarının karşılanmasında
kullanan iktisadî işletmeler.


o) (Ek: 3/4/2013-6456/42
md.) 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi
Hakkında Kanunun 7/A maddesine göre kurulan ve tamamı Hazine Müsteşarlığına ait
olan varlık kiralama şirketleri.


ö) (Ek: 15/7/2016-6728/55 md.) (Mülga:21/3/2018-7103/74 md.)


p) (Ek:4/11/2021-7341/12
md.) 18/6/2009 tarihli ve 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı
Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 18 inci maddesi kapsamında ihracatçılar
lehine münhasıran ihracat kredileri için kefalet vermek amacıyla kurulan kurumlar ile katılım
bankalarının ortağı olduğu ve katılım bankacılığı ilke ve esaslarına uygun her
türlü finansman için kefalet vermek amacıyla kurulan Katılım Finans Kefalet
Anonim Şirketi.[5]


(2) Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usuller Maliye Bakanlığınca belirlenir.


 


İstisnalar


MADDE 5- (1) Aşağıda belirtilen kazançlar, kurumlar
vergisinden müstesnadır:[6]


a) (Değişik: 31/5/2012-6322/34
md.) Kurumların;


1) Tam mükellefiyete tabi
başka bir kurumun sermayesine katılımlarından elde ettikleri kazançlar,


2) Tam mükellefiyete tabi
başka bir kurumun kârına katılma imkânı veren kurucu senetleri ile diğer intifa
senetlerinden elde ettikleri kâr payları,


3) Tam mükellefiyete tabi
girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının
hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları ve katılma paylarının fona iadesinden
doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının 213 sayılı Vergi Usul
Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden kaynaklanan değer artış
kazançları,[7]


4) (Ek:19/1/2022-7351/14
md.) (Mülga: 14/7/2023-7456/19 md.)


5) (Ek:8/4/2022-7394/22 md.) (Mülga: 14/7/2023-7456/19 md.)


(Değişik
son cümle:14/7/2023-7456/19 md.) Diğer yatırım fonu katılma payları ile yatırım
ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen, (d) bendindeki istisnadan
yararlanamayan fon ve ortaklıklardan elde edilenler hariç, kâr payları bu istisnadan
yararlanamaz.[8]


b) Kanunî ve iş merkezi Türkiye’de
bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki şirketlerin sermayesine iştirak
eden kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri aşağıdaki şartları taşıyan iştirak
kazançları;


1) İştirak payını elinde tutan
şirketin, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az % 10’una sahip olması,


2) Kazancın elde edildiği
tarih itibarıyla iştirak payının kesintisiz olarak en az bir yıl süreyle elde tutulması
(Rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle veya yurt dışı iştirakin iç kaynaklarından yapılan
sermaye artırımları nedeniyle elde edilen iştirak payları için sahip olunan eski
iştirak paylarının elde edilme tarihi esas alınır.),


3) Yurt dışı iştirak kazancının
kâr payı dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil iştirak
edilen kurumun faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında
gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması; iştirak edilen şirketin
esas faaliyet konusunun, finansal kiralama dahil finansman temini veya sigorta hizmetlerinin
sunulması ya da menkul kıymet yatırımı olması durumunda, iştirak edilen kurumun
faaliyette bulunduğu ülke vergi kanunları uyarınca en az Türkiye’de uygulanan kurumlar
vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması,


4) İştirak kazancının, elde
edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken
tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi.


Yurt dışındaki inşaat, onarım,
montaj işleri ve teknik hizmetlerin yapılabilmesi için ilgili ülke mevzuatına göre
ayrı bir şirket kurulmasının zorunlu olduğu durumlarda, özel amaç için kurulduğunun
ana sözleşmelerinde belirtilmesi ve fiilen bu amaç dışında faaliyetinin bulunmaması
şartıyla, söz konusu şirketlere iştirak edilmesinden elde edilen kazançlar için
bu bentte belirtilen şartlar aranmaz.


(Ek
paragraf:27/12/2023-7491/58 md.) Kanunî ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve
limited şirket niteliğindeki yabancı kurumların sermayesine iştirak eden
kurumların, bu iştiraklerinden elde ettikleri iştirak kazançları için istisna
oranı, iştirak payını elinde tutan şirketin yurt dışı iştirakin ödenmiş
sermayesinin en az %50’sine sahip olması ve kazancın elde edildiği hesap
dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar
Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, bu bentte belirtilen diğer şartların
sağlanması koşulu aranmaksızın %50 olarak uygulanır.


Bu bent uyarınca vergi yükü,
kanunî veya iş merkezinin bulunduğu ülkede ilgili dönemde tahakkuk eden ve kâr payı
dağıtımına kaynak olan kazançlar üzerinden ödenen vergiler dahil olmak üzere toplam
gelir ve kurumlar vergisi benzeri verginin, bu dönemde elde edilen toplam dağıtılabilir
kurum kazancı ile tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi toplamına oranlanması
suretiyle tespit edilir.


c) Kazancın elde edildiği
tarih itibarıyla aralıksız en az bir yıl süreyle nakit varlıklar dışında kalan aktif
toplamının % 75 veya daha fazlası, kanunî veya iş merkezi Türkiye’de bulunmayan
anonim veya limited şirket niteliğindeki şirketlerin her birinin sermayesine en
az % 10 oranında iştirakten oluşan tam mükellefiyete tâbi anonim şirketlerin, en
az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan yurt dışı iştirak hisselerinin elden
çıkarılmasından doğan kurum kazançları.


ç) Anonim şirketlerin kuruluşlarında
veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların bedelinin itibarî değeri
aşan kısmı.


d) Türkiye’de kurulu;


1) Menkul kıymetler yatırım
fonları veya ortaklıklarının portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,


2) Portföyü Türkiye’de kurulu
borsalarda işlem gören altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonları veya ortaklıklarının
portföy işletmeciliğinden doğan kazançları,


3) Girişim sermayesi yatırım
fonları veya ortaklıklarının kazançları,


4) Gayrimenkul yatırım fonları
veya ortaklıklarının kazançları, (Esas faaliyet konusu itibarıyla gayrimenkul, gayrimenkul
projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü işletmek amacıyla
kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)[9]


5) Emeklilik yatırım fonlarının
kazançları,


6) Konut finansmanı fonları
ile varlık finansmanı fonlarının kazançları.


(Ek
paragraf:28/7/2024-7524/32 md.) Bu istisnadan faydalanılabilmesi
için fon ve ortaklıkların (emeklilik yatırım fonları hariç) sahip oldukları
taşınmazlardan elde ettikleri kazançların en az %50’sinin, elde edildiği hesap
dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı izleyen
ikinci ayın sonuna kadar kâr payı olarak dağıtılması şarttır. Bu süre
içerisinde belirtilen orana kadar kârın ortaklara dağıtılmaması durumunda,
istisnadan faydalanılması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergiler ziyaa uğramış sayılır.


e) (Değişik birinci cümle:
28/11/2017-7061/89 md.) Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer
alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa
senetleri,
rüçhan hakları ve bu fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak
oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançların %75’lik kısmı.[10]
(Ek hüküm: 13/2/2011-6111/90 md.) (Mülga
parantez içi hüküm: 15/7/2016-6728/56 md.) (…).[11]



Bu istisna, satışın yapıldığı
dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı
yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur.
Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna
kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet
eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.


İstisna edilen kazançtan beş
yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen
veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım
için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa
uğramış sayılır. Aynı süre içinde işletmenin tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir
ve bölünmeler hariç) halinde de bu hüküm uygulanır.


Bedelsiz olarak veya rüçhan
hakkı kullanılmak suretiyle itibarî değeriyle elde edilen hisse senetlerinin elde
edilme tarihi olarak, sahip olunan eski hisse senetlerinin elde edilme tarihi esas
alınır.


(Değişik beşinci paragraf: 15/7/2016-6728/56 md.) Devir veya bölünme suretiyle devralınan
iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının satışında
aktifte bulundurma sürelerinin hesabında, devir olunan veya bölünen kurumda geçen
süreler de dikkate alınır. (Mülga cümle: 14/7/2023-7456/19 md.)



Menkul kıymet ticaretiyle
uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde
ettikleri kazançlar istisna kapsamı dışındadır.


f) Bankalara, finansal kiralama
ya da finansman şirketlerine borçları nedeniyle kanunî takibe alınmış veya Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve
ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri
ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının, bu borçlara karşılık bankalara, finansal
kiralama ya da finansman şirketlerine veya bu Fona devrinden sağlanan hasılatın
bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı ile
bankaların, finansal kiralama ya da finansman şirketlerinin bu şekilde elde ettikleri
söz konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında yapılan finansal
kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal kiralama
alacakları karşılığında tarafların karşılıklı mutabakatıyla kiralayanın her türlü
tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama konusu taşınmazlar dâhil) satışından
doğan kazançların %50’lik, diğerlerinin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı.[12]


g) Kurumların yurt dışında
bulunan iş yerleri veya daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri aşağıdaki
şartları taşıyan kurum kazançları;


1) Bu kazançların, doğduğu
ülke vergi kanunları uyarınca en az % 15 oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri
toplam vergi yükü taşıması,


2) Kazançların elde edildiği
hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken
tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması,


3) Ana faaliyet konusu, finansal
kiralama dahil finansman temini, sigorta hizmetlerinin sunulması veya menkul kıymet
yatırımı olan kurumlarda, bu kazançların doğduğu ülke vergi kanunları uyarınca en
az Türkiye’de uygulanan kurumlar vergisi oranında gelir ve kurumlar vergisi benzeri
toplam vergi yükü taşıması.


Bu bent uyarınca toplam vergi
yükü, birinci fıkranın (b) bendindeki tanıma göre tespit edilir.


h) Yurt dışında yapılan inşaat,
onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç
hesaplarına intikal ettirilen kazançlar.


I) Okul
öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okulları, özel kreş
ve gündüz bakımevleri ile Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara veya
kamu yararına çalışan derneklere bağlı rehabilitasyon merkezlerinin işletilmesinden,
ilgili Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığının belirleyeceği usuller
çerçevesinde beş hesap dönemi itibarıyla elde edilen kazançlar (İstisna, belirtilen
okulların, kreş ve gündüz bakımevlerinin ve rehabilitasyon merkezlerinin faaliyete
geçtiği hesap döneminden itibaren başlar.).[13][14]


i) (Değişik birinci cümle:
28/11/2017-7061/89 md.) Kooperatif ortaklarının yönetim gideri karşılığı olarak
ödedikleri paralardan harcanmayarak iade edilen kısımlar ile tüketim kooperatiflerinin,
ortaklarının kişisel ve ailevi gıda ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamak için satın
aldıkları malların değerine göre hesapladıkları risturnlar.


Bu risturnların ortaklara
dağıtımı, kâr dağıtımı sayılmaz. Risturnun nakden veya aynı değerde mal ile ödenmesi
istisnanın uygulanmasına engel değildir.


Ortaklardan başka kimselerle
yapılan işlemlerden doğan kazançlar ile ortaklarla ortaklık statüsü dışında yapılan
işlemlerden doğan kazançlar hakkında risturnlara ilişkin istisna hükmü uygulanmaz.
Bunların genel kazançtan ayrılmasında, ortaklarla yapılan iş hacminin genel iş hacmine
olan oranı esas alınır.


(Ek paragraf:
23/7/2010-6009/43 md.) Bu bent hükümleri, 29/6/2004 tarihli ve 5200 sayılı Tarımsal Üretici
Birlikleri Kanununa göre kurulan Birliklerin üyeleri ile yaptıkları muameleler hakkında
da uygulanır.


j) (Ek: 15/7/2016-6728/56
md.) Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri
kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından
finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına
satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı
kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançlar.


İstisnadan yararlanan satış
kazancı, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulur ve özel fon hesabında
tutulan bu tutar sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların
(bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif
değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna edilen kazançtan
herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar
mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla
zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır. Kurumların tasfiyesi
(bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde de bu hüküm uygulanır.



Söz konusu varlıkların,


i) Kiracı tarafından veya



ii) Kiralayan kurumlar tarafından
finansal kiralama yöntemi dâhil olmak üzere (6361 sayılı Kanunda yer alan sözleşmeden
kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilememesi hâlleri hariç),


üçüncü kişi ve kurumlara satılması
durumunda, kiralayan kurumlara devrinden önce bu varlıkların kiracıdaki net bilanço
aktif değeri ile bu varlıklar için anılan kurumların kazancının tespitinde dikkate
alınan toplam amortisman tutarı dikkate alınarak, satışı gerçekleştiren kurum nezdinde
vergilendirme yapılır.


Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin
yerine getirilememesi nedeniyle sat-kirala-geri al işleminin tekemmül etmemesi hâlinde,
istisna nedeniyle kiracı adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı
cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.


k) (Ek: 15/7/2016-6728/56 md.) Her türlü varlık ve hakların, kaynak kuruluşlarca,
kira sertifikası ihracı amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla varlık
kiralama şirketlerine satışı ile varlık kiralama şirketlerince bu varlıkların devralındığı
kuruma satışından doğan kazançlar.


İstisnadan yararlanan satış
kazancı, kaynak kuruluş tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulur ve özel
fon hesabında tutulan bu tutar sadece kaynak kuruluş tarafından varlık kiralama
şirketinden devralındığı tarihten itibaren bu varlıklar için ayrılacak amortismanların
(bu varlıkların varlık kiralama şirketine devrinden önce kaynak kuruluştaki net
bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılır. İstisna
edilen kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden
çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan
istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.
Kurumların tasfiyesi (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç) hâlinde
de bu hüküm uygulanır.


Söz konusu varlıkların, kaynak
kuruluş tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda, varlık kiralama
şirketine devrinden önce bu varlıkların kaynak kuruluştaki net bilanço aktif değeri
ile bu varlıklar için anılan kurumların kazancının tespitinde dikkate alınan toplam
amortisman tutarı dikkate alınarak kaynak kuruluş nezdinde vergilendirme yapılır.


Söz konusu varlıkların varlık
kiralama şirketleri tarafından üçüncü kişi ve kurumlara satılması durumunda ise
varlık kiralama şirketlerinin bu satış işleminden doğan kazançları varlık kiralama
şirketleri nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulur ve istisna uygulaması dolayısıyla
kaynak kuruluş adına zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası
uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.


(2) (Değişik:27/12/2023-7491/58
md.) Cumhurbaşkanı,
bu maddede yer alan; vergi yüküne ilişkin oranları ayrı ayrı veya birlikte
sıfıra kadar indirmeye veya kurumlar vergisi oranına kadar artırmaya, diğer
oranları ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar
artırmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu maddedeki istisnaların uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.


(3) (Değişik: 9/3/2023-7440/20 md.) Kurumların kurumlar
vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna
kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum
kazancından indirilmesi kabul edilmez. Şu kadar ki iştirak hisseleri alımıyla
ilgili finansman giderleri, Kanunun 19 uncu maddesi kapsamında yapılan devir
işlemleri sonrasına isabet edenler de dâhil olmak üzere, kurum kazancından
indirilebilir.


 


Yabancı fon kazançlarının
vergilendirilmesi


MADDE 5/A-(Ek: 31/5/2012-6322/35
md.)


(1) Bu
Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yabancı fonların, Sermaye
Piyasası Kurulunca verilen portföy yöneticiliği yetki belgesine sahip tam mükellef
şirketler aracılığıyla, organize bir borsada işlem görsün veya görmesin her türlü
menkul kıymet ve sermaye piyasası aracı, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi, varant,
döviz, emtiaya dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesi, kredi ve benzeri finansal
varlıklar ve kıymetli maden borsalarında yapılan emtia işlemlerinden elde ettikleri
kazançları nedeniyle, aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi halinde portföy
yöneticiliği yapanlar; söz konusu fonlar için daimi temsilci, bunların işyerleri
de bu fonların işyeri veya iş merkezi sayılmaz. Bu kazançlar için beyanname verilmez,
diğer kazançlar nedeniyle beyanname verilmesi halinde bu kazançlar beyannameye dahil
edilmez.


a) Fon adına tesis edilen
işlemlerin portföy yöneticiliği yapan şirketin mutat faaliyetleri arasında yer alan
işlemlerden olması.


b) Portföy yöneticiliği yapan şirketin ticari, hukuki ve
finansal özellikleri dikkate alındığında, yabancı fon ile arasındaki ilişkinin,
emsale uygun koşullarda birbirlerinden bağımsız olarak faaliyet gösteren kişilerdeki
gibi olması.


c) Portföy yöneticiliği yapan şirket tarafından, verilen
hizmet mukabilinde emsallere uygun bedel alınması ve transfer fiyatlandırması raporunun
kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi içerisinde Maliye Bakanlığı Gelir
İdaresi Başkanlığına verilmesi.


ç) Portföy yöneticiliği yapan şirketin ve ilişkili olduğu
kişilerin yabancı fonun kazançları üzerinde, sağladığı hizmet mukabilinde her ne
ad altında olursa olsun hesaplanan bedeller düşüldükten sonra, doğrudan veya dolaylı
olarak %20’den fazla hak sahibi olmaması.


(2) Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen transfer fiyatlandırması
raporunun süresinde verilmemesi durumunda, bu raporun ilgili olduğu hesap dönemi
için portföy yöneticiliği yapan şirket, fonun Türkiye’de daimi temsilcisi sayılır.
Transfer fiyatlandırması raporu verilmiş olmasına rağmen portföy yöneticiliği yapan
şirket ile fon arasındaki ilişkide emsaline nazaran daha düşük bedel alınması durumunda
ise sadece portföy yöneticiliği yapan şirket adına transfer fiyatlandırmasına yönelik
olarak gerekli tarhiyat yapılır.


(3) Portföy yöneticiliği yapan şirketin, yukarıda belirtilen
şartları sağlamak kaydıyla yabancı fondaki pay sahipliğinden doğan kazançları kurumlar
vergisinden müstesnadır. Fon kazancından portföy yöneticiliği yapan şirkete düşen
kısmın hesabında, bu şirkete yönetim ücreti, teşvik, prim, performans ücreti gibi
her ne nam adı altında olursa olsun ödenen ücretler dikkate alınmaz. Portföy yöneticiliği
yapan şirketin ve ilişkili olduğu kişilerin yabancı fonun kazançları üzerinden doğrudan
veya dolaylı olarak %20’den daha fazla hak sahibi olması halinde, ilgili fon kazançlarından
bunlara isabet eden tutar genel hükümlere göre vergilendirilir.


(4) Portföy yöneticiliği yapan şirketin yabancı fondaki
pay sahipliğinden doğan kazançları hariç olmak üzere; fonun katılımcı ve kurucuları
arasında doğrudan veya dolaylı olarak tam mükellef gerçek kişi veya kurumların kazanç
payının %5’i geçmesi durumunda, tam mükellef gerçek kişi veya kurum kurucu veya
katılımcılarının tamamı portföy yöneticiliği yapan şirket tarafından Maliye Bakanlığı
Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilir. Bildirim yükümlüğünün yerine getirilmemesi
ya da eksik yerine getirilmesi halinde tam mükellef gerçek kişi veya kurum kurucu
veya katılımcıları adına fon işlemleri nedeniyle tarh edilecek vergi ve kesilecek
cezalardan portföy yöneticiliği yapan şirket müştereken ve müteselsilen sorumludur.


(5) Türkiye’de bulunan taşınmazlar, aktif büyüklüğünün
%51’inden fazlası taşınmazlardan oluşan şirketlere ait hisse senetleri veya ortaklık
payları veya bunlara ilişkin vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, nakdi uzlaşmayla
sonuçlananlar dışında emtiaya dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri, sigorta
sözleşmeleri ve bunlara ilişkin vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinden elde edilen
kazançlar bu madde kapsamına girmez.


(6) Bu maddede düzenlenen kazanç istisnasının, söz konusu
fonların Türkiye kaynaklı gelirleri üzerinden yapılacak vergi kesintilerine şümulü
yoktur.


(7)
Bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ile üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer
alan oranları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya, beşinci fıkrasında
yer alan oranı yarısına kadar indirmeye veya %50’sine kadar artırmaya Cumhurbaşkanı,
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.[15]


 


Sınai mülkiyet haklarında
istisna


MADDE 5/B-(Ek: 6/2/2014-6518/82 md.)


(1) Türkiye’de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve
yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların;


a) Kiralanması neticesinde elde edilen kazanç ve iratların,


b) Devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların,


c) Türkiye’de seri üretime tabi tutularak pazarlanmaları
hâlinde elde edilen kazançların,


ç) Türkiye’de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması
sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı
model belgeli buluşa atfedilen kısmının,


% 50’si kurumlar vergisinden
müstesnadır. Bu istisna, buluşa yönelik hakların ihlal edilmesi neticesinde elde
edilen gelirler ile buluş nedeniyle alınan sigorta veya diğer tazminatlar için de
uygulanır.


(2) İstisnanın uygulanabilmesi için;[16]


a) İstisna uygulamasına konu buluşun, 24/6/1995 tarihli
ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname veya 22/12/2016 tarihli ve
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında
patent veya faydalı model belgesi verilerek koruma altına alınan buluşlar arasında
yer alması ve buluşa ilişkin incelemeli sistem ile patent veya araştırma raporu
sonucunda faydalı model belgesi alınması,


b) İstisna uygulamasından yararlanabilecek kişilerin, 551
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde veya 6769 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen nitelikleri taşıması ve bu
kişilerin patentli veya faydalı model belgeli buluşu geliştirme yetkisini haiz bulunması
şartıyla, patent veya faydalı model belgesinin sahibi ya da patent veya faydalı
model belgesi üzerinde tekel niteliğinde özel bir ruhsata sahip olması,


c) (Mülga: 15/7/2016-6728/57 md.)


gerekmektedir.


(3) (Değişik:
15/7/2016-6728/57 md.) İstisna uygulamasına patent veya faydalı model belgesinin
verildiği tarihten itibaren başlanır ve ilgili patent veya faydalı model belgesi
için sağlanan koruma süresi aşılmamak kaydıyla bu istisnadan yararlanılabilir. Buluşun
üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların,
patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmı, ayrıştırılmak suretiyle
transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edilir.


(4) Bu madde gelir vergisi
mükellefleri hakkında da uygulanır.


(5) İstisna uygulamasının kesinti suretiyle alınan vergilere
şümulü yoktur. Ancak, bu madde kapsamında istisnadan yararlanılan serbest meslek
kazançları ile gayrimenkul sermaye iratları üzerinden yapılacak vergi kesintisi
% 50 oranında indirimli uygulanır. Kazanç ve iradı kesinti yoluyla vergilenen ve
beyanname vermesi gerekmeyen mükellefler için indirimli vergi kesintisi en fazla
5 yıl süre ile uygulanır.


(6) Bu madde kapsamında istisna uygulamasından yararlanan
mükellefler, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu
kapsamında yer alan istisna uygulamasından ayrıca yararlanamaz.


(7) (Değişik:
15/7/2016-6728/57 md.) Birinci ve beşinci fıkralarda yer alan %50 oranını ayrı
ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye, %100’e kadar artırmaya, bu oranları
sektörler ile birinci fıkrada yer alan gelir, kazanç ve iratlar itibarıyla ya da
patent veya faydalı model belgesine göre farklılaştırmaya, tekrar kanuni seviyesine
indirmeye, beşinci fıkrada yer alan süreyi bir yıla kadar indirmeye, tekrar kanuni
seviyesine kadar çıkarmaya Cumhurbaşkanı; üçüncü fıkrada yer alan transfer fiyatlandırması
suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama, maliyet veya
benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler
tespit etmeye ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.[17]


 


İKİNCİ KISIM


Tam Mükellefiyet Esasında


Verginin Tarhı ve Ödenmesi


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Matrahın Tayini


Safî kurum kazancı


MADDE 6- (1) Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir
hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır.


(2) Safî kurum kazancının
tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır.
Ziraî faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetinden doğan kazançlarının tespitinde,
Gelir Vergisi Kanununun 59 uncu maddesinin son fıkra hükmü de dikkate alınır.


(3) (Ek:8/4/2022-7394/23
md.) 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376 ncı
maddesi uyarınca sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketin ortakları
tarafından zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan
tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.


 


Kontrol edilen yabancı
kurum kazancı


MADDE 7- (1) Tam mükellef gerçek kişi ve kurumların
doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının
veya oy kullanma hakkının en az % 50’sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri
yurt dışı iştiraklerinin kurum kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın aşağıdaki
şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, Türkiye’de kurumlar vergisine tâbidir:


a) İştirakin toplam gayrisafî
hasılatının % 25 veya fazlasının faaliyet ile orantılı sermaye, organizasyon ve
eleman istihdamı suretiyle yürütülen ticarî, ziraî veya serbest meslek faaliyeti
dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif
nitelikli gelirlerden oluşması.


b) Yurt dışındaki iştirakin
ticarî bilânço kârı üzerinden % 10’dan az oranda gelir ve kurumlar vergisi benzeri
toplam vergi yükü taşıması.


c) Yurt dışında kurulu iştirakin
ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının 100.000 YTL karşılığı yabancı parayı
geçmesi.


(2) Birinci fıkrada yer alan
toplam vergi yükü, Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki tanıma
göre tespit edilir.


(3) Kontrol oranı olarak,
ilgili hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte sahip olunan en yüksek oran dikkate
alınır.


(4) Birinci fıkradaki şartların
gerçekleşmesi durumunda yurt dışında kurulu iştirakin elde etmiş olduğu kâr, yurt
dışı iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren hesap dönemi itibarıyla tam
mükellef kurumların, kurumlar vergisi matrahına hisseleri oranında dahil edilir.


(5) Bu maddeye göre Türkiye’de
vergilenmiş kazancın yurt dışındaki kurum tarafından sonradan dağıtılması durumunda,
elde edilen kâr paylarının vergilenmemiş kısmı kurumlar vergisine tâbi tutulur.


 


İndirilecek giderler


MADDE 8- (1) Ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum
kazancının tespitinde, mükellefler aşağıdaki giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler:


a) Menkul kıymet ihraç giderleri.


b) Kuruluş ve örgütlenme giderleri.


c) Genel kurul toplantıları
için yapılan giderler ile birleşme, devir, bölünme, fesih ve tasfiye giderleri.


ç) Sermayesi paylara bölünmüş
komandit şirketlerde komandite ortağın kâr payı.


d) Katılım bankalarınca katılma hesabı karşılığında ödenen
kâr payları.


e) Sigorta ve reasürans şirketlerinde
bilânço gününde hükmü devam eden sigorta sözleşmelerine ait olup, aşağıda belirtilen
teknik karşılıklar;


1) Muallak hasar ve tazminat
karşılıkları; tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş hasar ve tazminat bedelleri
veya bu hesap yapılmamışsa hasar ve tazminatın ve bunlarla ilgili tüm masrafların
tahmini değerleri ile gerçekleşmiş, ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat bedelleri
ve bunlara ilişkin masraflardan, reasürör payı düşüldükten sonra kalan tutar ile
saklama payına isabet eden muallak hasar karşılığı yeterlilik farklarından oluşur.


2) Kazanılmamış prim karşılıkları;
yürürlükte bulunan sigorta sözleşmeleri için tahakkuk etmiş primlerden, komisyonlar
düşüldükten sonra kalan tutarın gün esasına göre bilânço gününden sonraya sarkan
kısmından, aynı esasa göre hesaplanan reasürör payının düşülmesinden sonra kalan
tutardır. Ancak bu tutar, nakliyat emtia sigortalarında, yıllık primin komisyon
düşüldükten sonraki tutarından şirketlerin kendi saklama paylarında kalanının %
25’ini geçemez. Kazanılmamış prim karşılığının gün esasına göre hesaplanması mümkün
olmayan reasürans ve retrosesyon işlemlerinde 1/8 yöntemi uygulanabilir.


3) Hayat sigortalarında matematik
karşılıklar, her sözleşme üzerinden ayrı ayrı hesaplanır. Karşılıkların, gelirleri
vergiden istisna edilmiş olan menkul kıymetlere yatırılan kısmına ait faiz ve kâr
payları, giderler arasında gösterilemez.


4) (Değişik:
4/6/2008-5766/20 md.) Dengeleme karşılığı; takip eden hesap dönemlerinde meydana
gelebilecek tazminat oranlarındaki dalgalanmaları dengelemek ve katastrofik riskleri
karşılamak üzere sadece deprem ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem
teminatı için hesaplanan dengeleme karşılıklarından oluşur.


5) Bir bilânço döneminde ayrılan
sigorta teknik karşılıkları, ertesi bilânço döneminde aynen kâra eklenir.


 


Zarar mahsubu


MADDE
9- (1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde, kurumlar vergisi beyannamesinde
her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek şartıyla aşağıda belirtilen zararlar
indirim konusu yapılır:


a) Beş yıldan fazla nakledilmemek
şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan zararlar.


Kanunun 20 nci maddesinin
birinci fıkrası çerçevesinde devralınan kurumların devir tarihi itibarıyla öz sermaye
tutarını geçmeyen zararları ile 20 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında gerçekleştirilen
tam bölünme işlemi sonucu bölünen kurumdaki öz sermayesinin devralınan tutarını
geçmeyen ve devralınan kıymetle orantılı zararların indirilmesinde aşağıdaki şartlar
ayrıca aranır:


1) Son beş yıla ilişkin kurumlar
vergisi beyannamelerinin kanunî süresinde verilmiş olması.


2) Devralınan kurumun faaliyetine
devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle
devam edilmesi.


Bu şartların ihlâli halinde,
zarar mahsupları nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler için vergi ziyaı
doğmuş sayılır.


b) Türkiye’de kurumlar vergisinden
istisna edilen kazançlarla ilgili olanlar hariç olmak üzere, beş yıldan fazla nakledilmemek
şartıyla yurt dışı faaliyetlerden doğan zararlar;


1) Faaliyette
bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre beyan edilen vergi matrahlarının zarar
dahil, her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora
bağlanması,


2) Bu raporun aslı ile tercüme
edilmiş bir örneğinin Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibrazı,


halinde indirim konusu yapılır.


Denetim kuruluşlarınca hazırlanacak
raporun ekinde yer alan vergi beyanlarının, bilânço ve gelir tablosunun, o ülkedeki
yetkili malî makamlarca onaylanması zorunludur. Faaliyette bulunulan ülkede denetim
kuruluşu olmaması halinde, her yıla ait vergi beyannamesinin, o ülke yetkili makamlarından
alınan birer örneğinin mahallindeki Türk elçilik ve konsoloslukları, yoksa orada
Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı mahiyetteki temsilcilerine onaylatılarak,
aslının ve tercüme edilmiş bir örneğinin ilgili vergi dairesine ibrazı yeterlidir.


Türkiye’de indirim konusu
yapılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi veya gider yazılması
halinde, Türkiye’deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider
yazılmadan önceki tutardır.


(2) Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûlleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


Diğer indirimler


MADDE 10- (1) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde;
kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından
sırasıyla aşağıdaki indirimler yapılır:


a) (Mülga: 15/7/2016-6728/58 md.)


b) 21/5/1986 tarihli ve 3289
sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile
17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri
Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının sözü edilen kanunlar
uyarınca tespit edilen amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları
için % 50’si.


c) Genel ve özel bütçeli kamu
idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere, Cumhurbaşkanınca vergi
muafiyeti tanınan vakıflara ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma
ve geliştirme faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan
bağış ve yardımların toplamının o yıla ait kurum kazancının % 5’ine kadar olan kısmı.[18]


ç) (c)
bendinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlarına bağışlanan okul, sağlık tesisi, 100
yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde 50 yatak) kapasitesinden az olmamak kaydıyla
öğrenci yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi ve bakım ve rehabilitasyon
merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak
ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen
tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve
izcilik kamplarının inşası dolayısıyla yapılan harcamalar veya bu tesislerin inşası
için bu kuruluşlara yapılan her türlü bağış ve yardımlar ile mevcut tesislerin faaliyetlerini
devam ettirebilmeleri için yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımların
tamamı.[19][20]


d) Genel ve özel bütçeli kamu
idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köyler, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti
tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler ile bilimsel araştırma ve geliştirme
faaliyetinde bulunan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan veya Kültür ve Turizm
Bakanlığınca desteklenen ya da desteklenmesi uygun görülen;[21]


1) Kültür ve sanat faaliyetlerine
ilişkin ticarî olmayan ulusal veya uluslararası organizasyonların gerçekleştirilmesine,


2) Ülkemizin uygarlık birikiminin
kültürü, sanatı, tarihi, edebiyatı, mimarîsi ve somut olmayan kültürel mirası ile
ilgili veya ülke tanıtımına yönelik kitap, katalog, broşür, film, kaset, CD ve DVD
gibi manyetik, elektronik ve bilişim teknolojisi yoluyla üretilenler de dahil olmak
üzere görsel, işitsel veya basılı materyallerin hazırlanması, bunlarla ilgili derleme
ve araştırmaların yayınlanması, yurt içinde ve yurt dışında dağıtımı ve tanıtımının
sağlanmasına,


3) Yazma ve nadir eserlerin
korunması ve elektronik ortama aktarılması ile bu eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı
koleksiyonuna kazandırılmasına,


4) 21/7/1983 tarihli ve 2863
sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmaz kültür
varlıklarının bakımı, onarımı, yaşatılması, rölöve, restorasyon, restitüsyon projeleri
yapılması ve nakil işlerine,


5) Kurtarma kazıları, bilimsel
kazı çalışmaları ve yüzey araştırmalarına,


6) Yurt dışındaki taşınmaz
Türk kültür varlıklarının yerinde korunması veya ülkemize ait kültür varlıklarının
Türkiye’ye getirilmesi çalışmalarına,


7) Kültür envanterinin oluşturulması
çalışmalarına,


8) Kültür ve Tabiat Varlıklarını
Koruma Kanunu kapsamındaki taşınır kültür varlıkları ile güzel sanatlar, çağdaş
ve geleneksel el sanatları alanlarındaki ürün ve eserlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı
koleksiyonuna kazandırılması ve güvenliklerinin sağlanmasına,


9) Somut olmayan kültürel
miras, güzel sanatlar, sinema, çağdaş ve geleneksel el sanatları alanlarındaki üretim
ve faaliyetler ile bu alanlarda araştırma, eğitim veya uygulama merkezleri, atölye,
stüdyo ve film platosu kurulması, bakım ve onarımı, her türlü araç ve teçhizatının
tedariki ile film yapımına,


10) Kütüphane, müze, sanat
galerisi ve kültür merkezi ile sinema, tiyatro, opera, bale ve konser gibi kültür
ve sanat faaliyetlerinin sergilendiği tesislerin yapımı, onarımı veya modernizasyon
çalışmalarına,


ilişkin harcamalar ile makbuz
karşılığı yapılan bağış ve yardımların % 100’ü. Cumhurbaşkanı, bölgeler ve faaliyet
türleri itibarıyla bu oranı, yarısına kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar
getirmeye yetkilidir.[22]


e) (Değişik: 10/9/2014-6552/92
md.) Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan
ayni ve nakdî bağışların tamamı.


f) (Ek: 16/6/2009-5904/5
md.) İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay
Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış veya yardımların tamamı.[23]


g) (Ek: 31/5/2012-6322/36
md.) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu
olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10’unu aşmayan kısmı.


ğ) (Ek: 31/5/2012-6322/36 md.) Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle,
işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye’de verilen ve münhasıran
yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama,
muhasebe kaydı tutma, çağrı
merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili
bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet
işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık
alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren
işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın, elde edildiği
hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe
kadar tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, %80’i.[24][25]


Bu indirimden yararlanılabilmesi
için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şarttır.


Bu bentte yer alan oranı,
hizmet alanları ve kazanç
tutarları itibarıyla sıfıra
kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya ve Türkiye’ye transfer edilecek kazanç
tutarını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni seviyesine kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, bu bendin uygulanmasına
ve denetime ilişkin usul ve esasları belirlemeye ilgili bakanlıkların görüşünü almak
suretiyle Maliye Bakanlığı yetkilidir.24 25


h) (Ek: 6/2/2014-6518/83 md.) 1/7/2005 tarihli ve
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı işyerlerinde istihdam
edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engelli
çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca karşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin
yıllık brüt tutarının % 100’ü oranında korumalı işyeri indirimi (İndirim, her bir
engelli çalışan için azami beş yıl süre ile uygulanır ve yıllık olarak indirilecek
tutar, her bir engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 150’sini
aşamaz.). Bu bentte yer alan oranı, engellilik derecelerine göre % 150’ye kadar
artırmaya veya tekrar kanuni oranına indirmeye Cumhurbaşkanı; bendin uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşünü alarak Maliye Bakanlığı yetkilidir.


ı) (Ek: 27/3/2015-6637/8 md.)[26]
Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile
kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap
dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye
tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş
sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan
TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate
alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’si.


(Ek ikinci paragraf:14/10/2021-7338/59 md.) Nakdi sermaye
artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için bu oran %75
olarak uygulanır.


(Değişik üçüncü
paragraf: 1/7/2022-7417/49 md.) Bu indirimden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk
kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap dönemi ile bu dönemi
izleyen dört hesap dönemi için ayrı ayrı yararlanılır. Bu dönemlerde sermaye
azaltımı yapılması hâlinde azaltılan sermaye tutarı indirim hesaplamasında
dikkate alınmaz.


Bu bent hükümlerine göre
hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak
suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanır. Matrahın yetersiz
olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarlar, sonraki
hesap dönemlerine devreder. Bu bendin uygulanmasında sermaye şirketlerine nakit
dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere, sermaye
şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya
bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan
ya da ortaklar veya bu Kanunun 12 nci maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili
olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen
sermaye artırımları, indirim hesaplamasında dikkate alınmaz.


Bu bentte yer alan oranı,
şirketlerin aktif büyüklükleri, ortaklarının hukuki niteliği, çalışan personel
sayıları ve yıllık net satış hasılatlarına göre veya sermayenin kullanıldığı
yatırımdan elde edilen gelirlerin kurumun esas faaliyeti kapsamında olmayan
faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif
nitelikli gelirlerden oluşmasına göre ya da sermayenin kullanıldığı
yatırımların teşvik belgeli olup olmadığına veyahut makine ve teçhizat veya
arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla ya da
bölgeler, sektörler ve iş kolları itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye
veya %100’e kadar artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık
oranına göre %150’ye kadar farklı uygulatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.[27]


i) (Ek: 16/11/2022-7421/20 md.) 22/6/2022 tarihli
ve 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı
belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan
kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınan
malları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında
gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın
%50’si,


Bu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde
edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin
verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması, aracılık
faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması
şarttır. Cumhurbaşkanı, bu bentte yer alan oranı, sıfıra kadar indirmeye veya
bir katına kadar artırmaya yetkilidir.


(2) Bağış ve yardımların nakden
yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu oluşturan mal veya hakkın
maliyet bedeli veya kayıtlı değeri, bu değer mevcut değilse Vergi Usul Kanunu hükümlerine
göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek değeri esas alınır.


(3) Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usûlleri belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


Kabul edilmeyen indirimler


MADDE 11- (1) Kurum kazancının tespitinde aşağıdaki
indirimlerin yapılması kabul edilmez:[28]


a) Öz sermaye üzerinden ödenen
veya hesaplanan faizler.


b) Örtülü sermaye üzerinden
ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler.


c) Transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar.


ç) Her ne şekilde ve ne isimle
olursa olsun ayrılan yedek akçeler (Türk Ticaret Kanununa, kurumların kuruluş kanunlarına,
Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, tüzüklerine, ana statülerine veya sözleşmelerine
göre safî kazançlardan ayırdıkları tüm yedek akçeler ile Bankacılık Kanununa göre
bankaların ayırdıkları genel karşılıklar dahil).[29]


d) Bu
Kanuna göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları,
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler ile Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri.


e) Kanunlarla veya kanunların
verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler saklı kalmak kaydıyla, menkul kıymetlerin
itibarî değerlerinin altında ihracından doğan zararlar ile bu menkul kıymetlere
ilişkin olarak ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler.


f) Kiralama yoluyla edinilen
veya işletmede kayıtlı olan; yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz
taşıtları ile uçak, helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet
konusu ile ilgili olmayanların giderleri ve amortismanları.


g) Sözleşmelerde ceza şartı
olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin
ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderleri.


h) Basın yoluyla işlenen fiillerden
veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı
ödenen tazminat giderleri.


ı) Her türlü alkol ve alkollü
içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin % 50’si.
Cumhurbaşkanı bu oranı % 100’e kadar artırmaya veya sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.


i) (Ek: 31/5/2012-6322/37
md.) Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve
finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan
işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç,
işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr
payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının
%10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı
sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı, bendin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


j) (Ek:8/4/2022-7394/24 md.) 4/5/2007 tarihli ve
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla
İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun ek 4 üncü maddesi
kapsamında hakkında reklam yasağı uygulananlara verilen reklamların giderleri.


 


Örtülü sermaye


MADDE 12- (1) Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla
ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları
borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını
aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır.


(2) Yukarıda belirtilen karşılaştırma
sırasında, sadece ilişkili şirketlere finansman temin eden kredi şirketlerinden
yapılan borçlanmalar hariç olmak üzere, ana faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette
bulunan ve ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan banka veya benzeri kredi kurumlarından
yapılan borçlanmalar % 50 oranında dikkate alınır.


(3) Bu maddenin uygulanmasında;


a) Ortakla ilişkili kişi,
ortağın doğrudan veya dolaylı olarak en az % 10 oranında ortağı olduğu veya en az
bu oranda oy veya kâr payı hakkına sahip olduğu bir kurumu ya da doğrudan veya dolaylı
olarak, ortağın veya ortakla ilişkili bu kurumun sermayesinin, oy veya kâr payı
hakkına sahip hisselerinin en az % 10’unu elinde bulunduran bir gerçek kişi veya
kurumu,


b) Öz sermaye, kurumun Vergi
Usul Kanunu uyarınca tespit edilmiş hesap dönemi başındaki öz sermayesini,


ifade eder.


(4) Kurumların İstanbul Menkul
Kıymetler Borsasında işlem gören hisselerinin edinilmesi durumunda, söz konusu hisse
nedeniyle ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılanlardan temin edilen borçlanmalarda
en az % 10 ortaklık payı aranır.


(5) Yukarıda belirtilen oranlar,
borç veren ortaklar ve ortakların ilişkide bulunduğu kişiler için topluca dikkate
alınır.


(6) Aşağıda sayılan borçlanmalar
örtülü sermaye sayılmaz:


a) Kurumların ortaklarının
veya ortaklarla ilişkili kişilerin sağladığı gayrinakdî teminatlar karşılığında
üçüncü kişilerden yapılan borçlanmalar.


b) Kurumların iştiraklerinin,
ortaklarının veya ortaklarla ilişkili kişilerin, banka ve finans kurumlarından ya
da sermaye piyasalarından temin ederek aynı şartlarla kısmen veya tamamen kullandırdığı
borçlanmalar.


c) 5411 sayılı Bankacılık
Kanununa göre faaliyette bulunan bankalar tarafından yapılan borçlanmalar.


ç) 3226 sayılı Finansal Kiralama
Kanunu kapsamında faaliyet gösteren finansal kiralama şirketleri, 90 sayılı Ödünç
Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında faaliyet gösteren
finansman ve faktoring şirketleri ile ipotek finansman kuruluşlarının bu faaliyetleriyle
ilgili olarak ortak veya ortakla ilişkili kişi sayılan bankalardan yaptıkları borçlanmalar.


(7) Örtülü sermaye üzerinden
kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar
Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde,
örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış
kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce
yapılan vergilendirme işlemleri, tam mükellef kurumlar nezdinde yapılacak düzeltmede
örtülü sermayeye ilişkin kur farklarını da kapsayacak şekilde, taraf olan mükellefler
nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü
sermaye kullanan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması
şarttır.


 


Transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü kazanç dağıtımı


MADDE 13- (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere
uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal
veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve
inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi,
ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya
hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.


(2) İlişkili kişi; kurumların
kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya
kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak
bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade
eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü
derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın
elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme
kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi
değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Cumhurbaşkanınca ilan edilen
ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili kişilerle
yapılmış sayılır. (Ek cümleler: 15/7/2016-6728/59 md.) İlişkinin doğrudan veya dolaylı olarak
ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması
için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı aranır.
Ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az %10 oranında oy veya
kâr payı hakkının olduğu durumlarda da taraflar ilişkili kişi sayılır. İlişkili
kişiler açısından bu oranlar topluca dikkate alınır.[30]


(3) Emsallere uygunluk ilkesi,
ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat
veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat
veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit
edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin
ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunludur.


(4) Kurumlar, ilişkili kişilerle
yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, aşağıdaki yöntemlerden işlemin
mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder:


a) Karşılaştırılabilir fiyat
yöntemi: Bir mükellefin uygulayacağı emsallere uygun satış fiyatının, karşılaştırılabilir
mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan ve aralarında herhangi bir şekilde
ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptıkları işlemlerde
uygulayacağı piyasa fiyatı ile karşılaştırılarak tespit edilmesini ifade eder.


b) Maliyet artı yöntemi: Emsallere
uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin makul bir brüt kâr oranı kadar
artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder.


c) Yeniden
satış fiyatı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, işlem konusu mal veya hizmetlerin
aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere yeniden
satılması halinde uygulanacak fiyattan, makul bir brüt satış kârı düşülerek hesaplanmasını
ifade eder.


ç) (Değişik: 15/7/2016-6728/59
md.) İşlemsel kâr yöntemleri:
Emsallere uygun fiyat veya bedelin tespitinde, ilişkili kişiler arasındaki işlemden
doğan kârı esas alan yöntemleri ifade eder. Bu yöntemler, işleme dayalı net kâr
marjı yöntemi ve kâr bölüşüm yöntemidir. İşleme dayalı net kâr marjı yöntemi, mükellefin
kontrol altındaki bir işlemden; maliyetler, satışlar veya varlıklar gibi ilgili
ve uygun bir temele dayanarak tespit ettiği net kâr marjının incelenmesi esasına
dayanır. Kâr bölüşüm yöntemi, ilişkili kişilerin bir veya daha fazla sayıdaki kontrol
altındaki işlemlere ilişkin toplam faaliyet kârı ya da zararının, üstlendikleri
işlevler ve yüklendikleri riskler nispetinde ilişkili kişiler arasında emsallere
uygun olarak bölüştürülmesi esasına dayanır.


d) (Ek: 15/7/2016-6728/59 md.)
Emsallere uygun fiyata
yukarıdaki yöntemlerden herhangi birisi ile ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemin
niteliğine uygun olarak kendi belirleyeceği bir yöntemi de kullanabilir.


(5) İlişkili kişilerle yapılan
mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin
yöntemler, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile anlaşılarak belirlenebilir.
Bu şekilde belirlenen yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada tespit edilen süre
ve şartlar dahilinde kesinlik taşır. (Ek cümleler: 15/7/2016-6728/59 md.) Mükellef ve Bakanlık, belirlenen yöntemin
zamanaşımına uğramamış geçmiş vergilendirme dönemlerine de tatbik edilmesini, Vergi
Usul Kanununun pişmanlık ve ıslah hükümlerinin uygulanmasının mümkün olması ile
anlaşma koşullarının bu dönemlerde de geçerli olması hâlinde, anlaşma kapsamına
almak suretiyle sağlayabilir. Bu durumda, imzalanan anlaşma söz konusu hükümlerde
yer alan haber verme dilekçesi yerine geçer, beyan ve ödeme işlemleri buna göre
tekemmül ettirilir. Anlaşmanın geçmiş vergilendirme dönemlerine uygulanması sebebiyle
daha önceden ödenen vergiler ret ve iade edilmez.


(6) Tamamen veya kısmen transfer
fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç, Gelir ve Kurumlar Vergisi
kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin
son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan
tutar sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, taraf olan mükellefler
nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü
kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması
şarttır.


(7) (Ek: 4/6/2008-5766/21
md.) Tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye’deki işyeri veya daimi
temsilcilerinin aralarında ilişkili kişi kapsamında gerçekleştirdikleri yurt içindeki
işlemler nedeniyle kazancın örtülü olarak dağıtıldığının kabulü Hazine zararının
doğması şartına bağlıdır. Hazine zararından kasıt, emsallere uygunluk ilkesine aykırı
olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili kişiler adına
tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk
ettirilmesidir.


(8) Transfer fiyatlandırmasına
ilişkin belgelendirme yükümlülüklerinin tam ve zamanında yerine getirilmiş olması
kaydıyla, örtülü olarak dağıtılan kazanç nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş
veya eksik tahakkuk ettirilmiş vergiler için vergi ziyaı cezası (Vergi Usul Kanununun
359 uncu maddesinde yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi hali hariç)
%50 indirimli olarak uygulanır.[31]


(9) (Değişik: 15/7/2016-6728/59
md.) Cumhurbaşkanı; ikinci fıkrada yer alan oranları, gerçek
kişiler, kurumlar, doğrudan veya dolaylı ortaklar itibarıyla ya da ortaklık payının
edinim şekline göre topluca veya ayrı ayrı %1’e kadar indirmeye, %25’e kadar çıkarmaya,
oran şartını kaldırmaya; beşinci fıkrada yer alan süreyi beş yıla kadar artırmaya,
belgelendirme yükümlülükleri ve bu yükümlülükler kapsamına, uluslararası anlaşmalar
doğrultusunda, yurt dışında yer alan ilişkili kişilerin faaliyetlerine ilişkin bilgilerin
dâhil edilmesi zorunluluğu getirmeye; bu bilgilerin uluslararası anlaşmalar çerçevesinde
diğer ülkelerle karşılıklı olarak paylaşılmasına ilişkin usullerle transfer fiyatlandırması
ile ilgili diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.[32]


 


İKİNCİ BÖLÜM


Beyan


Beyan esası


MADDE 14- (1) Kurumlar vergisi, mükellefin veya
vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili bulunduğu hesap
döneminin sonuçlarını içerir.


(2) Her mükellef vergiye tâbi
kazancının tamamı için bir beyanname verir. Ancak, tüzel kişiliği bulunmayan iktisadî
kamu kuruluşları ile dernek ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden her biri için,
bunların bağlı olduğu kamu tüzel kişileri ile dernek ve vakıflar tarafından ayrı
beyanname verilir.


(3) Kurumlar vergisi beyannamesi,
hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci
günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilir.


(4) Mükelleflerin şubeleri,
ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri veya kendilerine bağlı
diğer iş yerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış sermayeleri olsa
dahi ayrı beyanname verilmez.


(5) Kooperatiflerin gelirlerinin
vergi kesintisine tâbi tutulan taşınmaz kira gelirlerinden ibaret olması halinde,
bu gelirler için beyanname verilmez.


(6) Mükellefin bağlı olduğu
vergi dairesi, kurumun kanunî veya iş merkezinin bulunduğu yerin vergi dairesidir.


(7) Maliye Bakanlığı, mükelleflerin
bağlı oldukları vergi dairelerini, kanunî veya iş merkezlerine bakmaksızın belirlemeye
yetkilidir.


(8) Beyannamelerin şekil,
içerik ve ekleri Maliye Bakanlığınca belirlenir. Mükellefler beyanlarını bu beyanname
ile yapmak veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmek zorundadır.


 


Vergi kesintisi[33]


MADDE
15- (1) Kamu idare ve kuruluşları, iktisadî kamu kuruluşları, sair kurumlar,
ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî
işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye
mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, ziraî kazançlarını bilânço veya ziraî
işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler; kurumlara avanslar da dahil olmak
üzere nakden veya hesaben yaptıkları aşağıdaki ödemeler üzerinden istihkak sahiplerinin
kurumlar vergisine mahsuben %15 oranında kesinti yapmak zorundadırlar:


a) Gelir Vergisi Kanununda
belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri
ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hak ediş ödemeleri.


b) Kooperatiflere ait taşınmazların
kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri.


c) Her nevi tahvil (ipotek
finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli
sermaye piyasası araçları, varlık teminatlı menkul kıymetler dahil) ve Hazine bonosu
faizleri ile Toplu Konut İdaresi, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı
ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri,
Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler
ve varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından
sağlanan gelirler (Döviz cinsinden yahut dövize, altına veya başka bir değere endeksli
menkul kıymetlerin itfası sırasında oluşan değer artışları kesintiye tâbi tutulmaz.)[34][35]


ç) Mevduat faizleri.


d) Katılım bankaları tarafından
katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları.


e) Kâr ve zarar ortaklığı
belgesi karşılığı ödenen kâr payları.


f) Birinci fıkranın (c) bendinde
yer alan menkul kıymetlerin geri alım veya satım taahhüdü ile elde edilmesi veya
elden çıkarılmasından sağlanan gelirler.


g) (Ek: 31/5/2012-6322/38
md.) Başbayiler hariç olmak üzere 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunlarına
ilişkin bilet, kupon ve benzerlerini satanlara, düzenlenen her türlü bahis ve şans
oyunlarının oynatılmasına aracılık edenlere, diğer kişilerce çıkartılan bu nitelikteki
biletleri satanlara yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden.


ğ) (Ek: 20/8/2016-6745/65 md.)
Vergi Usul Kanununun
11 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelerden.


h) (Ek:28/7/2024-7524/33
md.) 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin
Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve
elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki
faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet
sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.


ı) (Ek:28/7/2024-7524/33 md.) Cumhurbaşkanınca
belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet alımlarına
yönelik yapılan ödemelerden.


(2) Vergiden muaf olan kurumlara
dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun
75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerindeki kâr
payları üzerinden, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan
kazançlar hariç olmak üzere % 15 oranında vergi kesintisi yapılır.


(3) Emeklilik yatırım fonlarının
kazançları hariç olmak üzere, Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde
yazılı kazançlardan, dağıtılsın veya dağıtılmasın, kurum bünyesinde % 15 oranında
vergi kesintisi yapılır.


(4) Cumhurbaşkanı, bu maddede
belirtilen vergi kesintisi oranlarını, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra
kadar indirmeye, kurumlar vergisi oranına kadar yükseltmeye ve aynı sınırlar dahilinde
üçüncü fıkrada belirtilen kazançlar için fon veya ortaklık türlerine göre ya da
portföylerindeki varlıkların nitelik ve dağılımına göre farklılaştırmaya; birinci
fıkranın (a) bendi kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve
kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip
edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup
olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya
da tam ve dar mükellef olmasına göre, birinci fıkranın; (h) bendi kapsamındaki vergi
kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla, (ı)
bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet
konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte
belirlemeye yetkilidir.[36]
[37]
[38]


(5) Bu
madde gereğince vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar, bu vergileri ödeme veya
tahakkukun yapıldığı yer itibarıyla bağlı oldukları vergi dairesine, vergilendirme
dönemini izleyen ayın yirminci günü akşamına kadar muhtasar beyanname ile bildirmeye
mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununda belirlenen usûl ve esaslar, bu maddeye göre
verilecek muhtasar beyannameler hakkında da uygulanır. Şu kadar ki, bu maddenin
üçüncü fıkrası uyarınca yapılan kesinti, kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği
döneme ait muhtasar beyanname ile beyan edilir.


(6) Bu maddede geçen hesaben
ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı
borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.


(7) Yapılacak vergi kesintisinde
kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken
verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, ödenen tutar
ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.


(8) Bu maddede belirtilen
ödemelerden yapılan vergi kesintisi, kesinti yapanların kayıt ve hesaplarında ayrıca
gösterilir.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Verginin Tarhı


Vergilendirme dönemi ve
tarhiyat


MADDE
16- (1) Kurumlar vergisinde vergilendirme dönemi, hesap dönemidir. Kendilerine
özel hesap dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise özel hesap dönemleridir.


(2) Kesinti suretiyle ödenen
vergilerde, istihkak sahiplerince ayrıca yıllık beyanname verilmeyen hallerde, vergi
kesintisinin ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılır.


(3) Kurumlar vergisi, beyannamenin
verildiği vergi dairesince tarh olunur.


(4) Kurumlar vergisi, bu Kanuna
göre mükellef olanların tüzel kişiliği adına; iktisadî kamu kuruluşları ile derneklere
ve vakıflara ait iktisadî işletmelerden tüzel kişiliği haiz olmayanlar için bağlı
oldukları kamu tüzel kişileri ya da dernek veya vakıf adına; fonlarda fonun kurucusu
adına; iş ortaklıklarında ise verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere
yönetici ortak veya ortaklardan herhangi birisi adına tarh olunur.


(5) Kurumlar vergisi, bağlı
olunan vergi dairesine beyannamenin verildiği günde, beyanname posta ile gönderilmişse,
vergiyi tarh edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün içinde tarh edilir.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Tasfiye, Birleşme, Devir, Bölünme ve Hisse
Değişimi


Tasfiye


MADDE 17- (1) Tasfiye dönemi: Her ne sebeple olursa
olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine
tasfiye dönemi geçerli olur.


a) Tasfiye, kurumun tasfiyeye
girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihte başlar ve tasfiye
kararının tescil edildiği tarihte sona erer. Başlangıç tarihinden aynı takvim yılı
sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin sona
erdiği dönem için ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiş tarihine kadar olan
dönem bağımsız bir tasfiye dönemi sayılır.


b) Tasfiyenin başladığı takvim
yılı içinde sona ermesi halinde tasfiye dönemi, kurumun tasfiyeye girdiği tarihten
başlar ve tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam eder.


c) Tasfiyenin zararla kapanması
halinde tasfiye sonucu, önceki tasfiye dönemlerine doğru düzeltilir ve anılan dönemlerde
fazla ödenen vergi mükellefe iade edilir.


ç) Bir yıldan fazla süren
tasfiyelerde tarh zamanaşımı, tasfiyenin sona erdiği dönemi izleyen yıldan itibaren
başlar.


d) Tasfiyeden vazgeçilmesi
halinde, kurum hakkında tasfiye hükümleri uygulanmaz. Böyle bir durumda, tasfiyeden
vazgeçme kararı, bu kararın alındığı dönemin başından itibaren geçerli olur. Tasfiyeden
vazgeçme kararının alındığı tarihe kadar verilen tasfiye dönemi beyannameleri, normal
faaliyet beyannamelerinin yerine geçer. Tasfiyesinden vazgeçilen kurumun geçici
vergiyle ilgili yükümlülükleri, tasfiyeden vazgeçilmesine ilişkin kararın alındığı
tarihi kapsayan geçici vergilendirme dönemi başından itibaren başlar.


(2) Tasfiye beyannameleri:
Tasfiye beyannameleri, tasfiye memurları tarafından tasfiye dönemlerinin sonundan
itibaren Kanunun 14 üncü maddesinde yazılı sürelerde; tasfiyenin sona erdiği döneme
ilişkin tasfiye beyannamesi ise tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün
içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.


(3) Bu
madde gereğince verilecek olan beyannamelere, bilânço ve gelir tablosu ile tasfiye
bilânçosuna göre ortaklara dağıtılan paralar ve diğer değerlerin ayrıntılı bir listesi
eklenir.


(4) Tasfiye kârı: Tasfiye
halindeki kurumların vergi matrahı tasfiye kârıdır. Tasfiye kârı, tasfiye döneminin
sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki
olumlu farktır.


a) Tasfiye kârı hesaplanırken;


1) Ortaklara veya kurum sahiplerine
tasfiye esnasında avans olarak veya diğer şekillerde yapılan her türlü ödemeler
tasfiyenin sonundaki servet değerine,


2) Mevcut sermayeye ilave
olarak ortaklar veya sahipleri tarafından yapılan ödemeler ile tasfiye esnasında
elde edilen ve vergiden istisna edilmiş olan kazanç ve iratlar tasfiye döneminin
başındaki servet değerine,


eklenir.


b) Hisselerine mahsuben ortaklara
dağıtılan, satılan, devredilen veya kurum sahibine iade olunan iktisadî kıymetlerin
değerleri, Kanunun 13 üncü maddesine göre ve dağıtımın, satışın, devrin veya iadenin
yapıldığı gün itibarıyla belirlenir.


c) Bu maddeye göre tasfiye
kârının hesaplanması sırasında, Kanunun 8, 9, 10 ve 11 inci madde hükümleri de ayrıca
dikkate alınır.


(5) Servet değeri: Tasfiye
döneminin başındaki ve sonundaki servet değeri, kurumun tasfiye dönemi başındaki
ve sonundaki bilânçosunda görülen öz sermayesidir. Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde
izleyen tasfiye dönemlerinin başındaki servet değeri, bir önceki dönemin son bilânçosunda
görülen servet değeridir.


(6) Aşağıda belirtilenler
dışında kalan her çeşit karşılıklar ile dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir:


a) Vergi kanunlarına göre
ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin teknik
karşılıkları.


b) Hissedar veya sahip olmayan
kimselere dağıtılacak olan kazanç kısmı.


(7) Tasfiye memurlarının sorumluluğu:
Tasfiye memurları, kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine
göre hesaplanan vergiler ve diğer itirazlı tarhiyatlar için, 9/6/1932 tarihli ve
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 207 nci maddesine uygun bir karşılık ayırmadan
aynı Kanunun 206 ncı maddesinin dördüncü sırasında yazılı alacaklılara ödeme ve
ortaklara paylaştırma yapamazlar. Aksi takdirde bu vergilerin asıl ve zamları ile
vergi cezalarından şahsen ve müteselsilen sorumlu olurlar.


a) Yukarıda belirtilen vergiler
ile sekizinci fıkra uyarınca tasfiye işlemlerinin incelenmesi sonucu tarh edilecek
vergilerin asılları ve zamları, tasfiye sırasında dağıtım, devir, iade veya satış
gibi yollarla kendisine bir iktisadî kıymet aktarılan ya da tasfiye kalanı üzerinden
kendisine paylaştırma yapılan ortaklardan da aranabilir. Ortaklardan tahsil edilmiş
olan vergi asılları için ayrıca tasfiye memurlarına başvurulmaz.


b) Tasfiye memurları, bu madde
gereğince ödedikleri vergilerin asıllarından dolayı, yukarıda belirtilen yollarla
kendisine bir iktisadî kıymet aktarılan veya tasfiye kalanından pay alan ortaklara
ya da ortakların aldıkları bu değerler vergileri karşılamaya yetmezse İcra ve İflas
Kanununun 207 nci maddesine uygun oranlar dahilinde aynı Kanunun 206 ncı maddesinin
dördüncü sırasında yazılı alacaklarını tamamen veya kısmen tahsil eden alacaklılara
rücu edebilirler.


(8) Tasfiye işlemlerinin incelenmesi:
Tasfiye beyannamesinin verilmesiyle birlikte tasfiye memurları, işlemlerinin vergi
kanunları yönünden incelenmesini bir dilekçe ile isterler. Dilekçenin verilmesinden
itibaren en geç üç ay içinde vergi incelemelerine başlanarak aralıksız devam edilir.
Vergi incelemesinin bitmesini izleyen otuz gün içinde vergi dairesi sonucu tasfiye
memurlarına yazı ile bildirir. Buna göre kurumdan aranan vergilerin sonucu alınıncaya
kadar tasfiye memurlarının, yedinci fıkrada yazılı sorumluluğu devam eder.


(9) (Ek: 16/6/2009-5904/6 md.) (Mülga: 21/3/2018-7103/74 md.)


(10) Maliye Bakanlığı, mükelleflerin
hukukî statülerini, faaliyet gösterdikleri alanları ve tasfiyeye giriş tarihindeki
aktif büyüklüklerini dikkate almak suretiyle tasfiye işlemlerine yönelik inceleme
yaptırmamaya yetkilidir.[39]


 


Birleşme


MADDE 18- (1) Bir veya birkaç kurumun diğer bir
kurumla birleşmesi, birleşme nedeniyle infisah eden kurumlar bakımından tasfiye
hükmündedir. Ancak, birleşmede tasfiye kârı yerine birleşme kârı vergiye matrah
olur.


(2) Tasfiye kârının tespiti
hakkındaki hükümler, birleşme kârının tespitinde de geçerlidir. Şu kadar ki, münfesih
kurumun veya kurumların ortaklarına ya da sahiplerine birleşilen kurum tarafından
doğrudan doğruya veya dolaylı olarak verilen değerler, kurumun tasfiyesi halinde
ortaklara dağıtılan değerler yerine geçer. Birleşilen kurumdan alınan değerler Vergi
Usul Kanununda yazılı esaslara göre değerlenir.


(3) Kanunun 17 nci maddesine
göre tasfiye memurlarına düşen sorumluluk ve ödevler, birleşme halinde birleşilen
kuruma ait olur.


 


Devir, bölünme ve hisse
değişimi


MADDE 19- (1) Bu Kanunun uygulanmasında aşağıdaki
şartlar dahilinde gerçekleşen birleşmeler devir hükmündedir:


a) Birleşme sonucunda infisah
eden kurum ile birleşilen kurumun kanunî veya iş merkezlerinin Türkiye’de bulunması.


b) Münfesih kurumun devir
tarihindeki bilânço değerlerinin, birleşilen kurum tarafından bir bütün halinde
devralınması ve aynen bilânçosuna geçirilmesi.


(2) Kurumların yukarıdaki
şartlar dahilinde tür değiştirmeleri de devir hükmündedir.


(3) Aşağıdaki işlemler bölünme
veya hisse değişimi hükmündedir:


a) Tam bölünme: Tam mükellef
bir sermaye şirketinin tasfiyesiz olarak infisah etmek suretiyle bütün mal varlığını,
alacaklarını ve borçlarını kayıtlı değerleri üzerinden mevcut veya yeni kurulacak
iki veya daha fazla tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve karşılığında devredilen
sermaye şirketinin ortaklarına devralan sermaye şirketinin sermayesini temsil eden
iştirak hisseleri verilmesi, bu Kanunun uygulanmasında tam bölünme hükmündedir.
Devredilen şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibarî değerinin
% 10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin bölünme sayılmasına engel
değildir.


b) Kısmî bölünme: Tam mükellef
bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye’deki
iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan ve en az iki tam yıl süreyle
elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin
bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni
kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesi, bu Kanunun uygulanmasında
kısmî bölünme hükmündedir. Ancak, üretim veya hizmet işletmelerinin devrinde, işletme
bütünlüğü korunacak şekilde faaliyetin devamı için gerekli aktif ve pasif kalemlerin
tümünün devredilmesi zorunludur. Kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık
edinilen devralan şirket hisseleri, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan
bu şirketin ortaklarına da verilebilir. İştirak hisselerinin bu bent kapsamında
devrinde, devralan şirketin hisselerinin devreden şirketin ortaklarına verilmesi
halinde, devredilen (…)40 iştirak hisselerine ilişkin borçların
da devri zorunludur.[40]


c) Hisse değişimi: Tam mükellef
bir sermaye şirketinin, diğer bir sermaye şirketinin hisselerini, bu şirketin yönetimini
ve hisse çoğunluğunu elde edecek şekilde devralması ve karşılığında bu şirketin
hisselerini devreden ortaklarına kendi şirketinin sermayesini temsil eden iştirak
hisselerini vermesi, bu Kanunun uygulanmasında hisse değişimi hükmündedir. Hisseleri
devralınan şirketin ortaklarına verilecek iştirak hisselerinin itibari değerinin
%10’una kadarlık kısmının nakit olarak ödenmesi, işlemin hisse değişimi sayılmasına
engel değildir.


(4) Bu maddeye göre yapılacak
bölünmelerde aktifi ve pasifi düzenleyici hesaplar, ilgili olduğu aktif veya pasif
hesapla birlikte devrolunur.


(5) Maliye Bakanlığı devir,
bölünme ve hisse değişimi işlemleri ile ilgili usûlleri belirlemeye yetkilidir.


 


Devir, bölünme ve hisse
değişimi hallerinde vergilendirme


MADDE 20- (1) Devirlerde, aşağıdaki şartlara uyulduğu
takdirde, münfesih kurumun sadece devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar vergilendirilir;
birleşmeden doğan kârlar ise hesaplanmaz ve vergilendirilmez:


a) Şirket yetkili kurulunun
devre ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, devir tarihidir.
Münfesih kurum ile birleşilen kurum;


1) Devir tarihi itibarıyla
hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları münfesih kuruma ait kurumlar vergisi
beyannamesi ile,


2) Devir işleminin hesap döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi beyannamesinin
verildiği ayın sonuna kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde, münfesih kurumun
önceki hesap dönemine ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları
münfesih kuruma ait kurumlar vergisi beyannamesini,


birleşmenin Ticaret Sicili
Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde münfesih kurumun bağlı
bulunduğu vergi dairesine verirler.


b) Birleşilen
kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve
diğer ödevlerini yerine getireceğini münfesih kurumun birleşme sebebiyle verilecek
olan kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde vereceği bir taahhütname ile taahhüt
eder. Mahallin en büyük mal memuru, bu hususta birleşilen kurumdan ayrıca teminat
isteyebilir.


(2) Kanunun 19 uncu maddesinin
üçüncü fıkrasının (a) bendine göre gerçekleştirilen bölünmelerde, aşağıdaki şartlara
uyulduğu takdirde bölünme suretiyle münfesih kurumun sadece bölünme tarihine kadar
elde ettiği kazançlar vergilendirilir; bölünmeden doğan kârlar ise hesaplanmaz ve
vergilendirilmez:


a) Şirket yetkili kurulunun
bölünmeye ilişkin kararının Ticaret Sicilinde tescil edildiği tarih, bölünme tarihidir.
Bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlar,


1) Bölünme tarihi itibarıyla
hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları bölünen kuruma ait kurumlar vergisi
beyannamesi ile,


2) Bölünme işleminin hesap
döneminin kapandığı aydan kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna
kadar geçen süre içerisinde yapılması halinde, bölünen kurumun önceki hesap dönemine
ilişkin olarak hazırlayacakları ve müştereken imzalayacakları bölünen kuruma ait
kurumlar vergisi beyannamesini,


bölünmenin Ticaret Sicili
Gazetesinde ilan edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bölünen kurumun bağlı
olduğu vergi dairesine verirler.


b) Bölünen kurumun varlıklarını
devralan kurumlar, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş ve edecek
vergi borçlarından müteselsilen sorumlu olacaklarını ve diğer ödevlerini yerine
getireceklerini, bölünen kurumun bölünme nedeniyle verilecek olan kurumlar vergisi
beyannamesine ekleyecekleri bir taahhütname ile taahhüt ederler. Mahallin en büyük
mal memuru, bu hususta bölünen kurum ile bu kurumun varlıklarını devralan kurumlardan
teminat isteyebilir.


(3) Bu Kanunun 19 uncu maddesinin
üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen işlemlerden doğan kârlar hesaplanmaz
ve vergilendirilmez. 19 uncu maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendine göre gerçekleştirilen
kısmî bölünme işlemlerinde, bölünen kurumun bölünme tarihine kadar tahakkuk etmiş
ve edecek vergi borçlarından bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar, devraldıkları
varlıkların emsal bedeli ile sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olurlar.


 


BEŞİNCİ BÖLÜM


Verginin Ödenmesi


Ödeme süresi


MADDE 21- (1) Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği
ayın sonuna kadar ödenir.


(2) Tasfiye ve birleşme halinde,
tasfiye edilen veya birleşen kurumlar adına tasfiye veya birleşme kârı üzerinden
tarh olunan vergiler, tasfiye veya birleşme nedeniyle infisah eden kuruma ait kurumlar
vergisi beyannamesinin verilme süresi içinde ödenir. Tasfiye edilen veya birleşen
kurumların bu Kanuna göre tahakkuk etmiş olup, henüz vadeleri gelmemiş bulunan vergileri
de aynı süre içinde ödenir.


(3) Kanunun 20 nci maddesinin
birinci ve ikinci fıkralarına göre gerçekleştirilen devir ve bölünmelerde münfesih
kurum adına tahakkuk eden vergilerden;


a) Bu fıkraların (a) bentlerinin
(1) numaralı alt bentlerine göre münfesih veya bölünen kurum adına tahakkuk edenler,
devralan veya birleşilen kurumun devir veya bölünmenin gerçekleştiği hesap dönemine
ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar,


b) Diğer hallerde ise beyanname
verme süresi içerisinde, devralan veya birleşilen kurumlarca ödenir.


(4) Muhtasar beyanname ile
bildirilen vergiler, beyannamenin verildiği ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar
ödenir.


 


ÜÇÜNCÜ KISIM


Dar Mükellefiyet Esasında


Verginin Tarhı ve Ödenmesi


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Matrahın Tayini


Safî kurum kazancı


MADDE 22- (1) Dar mükellef kurumların iş yeri veya
daimî temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği
takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanır.


(2) Dar
mükellefiyete tâbi kurumların ticarî veya ziraî kazançlar dışında kalan kazanç ve
iratları hakkında, Gelir Vergisi Kanununun bu kazanç ve iratların tespitine ilişkin
hükümleri uygulanır. Ancak, bu kazanç ve iratların Türkiye’de yapılmakta olan ticarî
veya ziraî faaliyet kapsamında elde edilmesi halinde, kurum kazancı bu maddenin
birinci fıkrasına göre tespit edilir.


(3) Dar mükellefiyette kurum
kazancının tespitinde, ayrıca aşağıdaki indirimlerin yapılması kabul edilmez:


a) Bu kurumlar hesabına yaptıkları
alım-satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faizler,
komisyonlar ve benzerleri.


b) Türkiye’deki kurumun kazancının
elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olan ve emsallere uygunluk ilkesi uyarınca belirlenecek
dağıtım anahtarlarına göre ayrılan paylar ile Türkiye’deki kurumun denetimi için
yabancı ülkelerden gönderilen yetkili kişilerin seyahat giderleri hariç olmak üzere,
ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin genel yönetim giderlerine veya zararlarına
katılmak üzere ayrılan paylar.


(4) Dar mükellef kurumların
işletmede kullandıkları borçlanmalar için Kanunun 12 nci maddesinde yer alan hükümlerin
uygulanmasında, ortakla ilişkili kişinin tespiti açısından sermaye veya oy hakkı
şartı aranmaz.


(5) Kanunun tasfiyeye ilişkin
hükümleri ile 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi aynı şartlarla dar
mükellef kurumlar hakkında da uygulanır. Şu kadar ki, devralan kurum tarafından
devralınan değerlere karşılık olarak verilen iştirak hisseleri, Türkiye’deki iş
yeri veya daimî temsilcinin aktifine kaydedilir.


 


Yabancı ulaştırma kurumlarında
kurum kazancının tespiti


MADDE 23- (1) Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye
matrah olacak kurum kazancı, hasılata ortalama emsal oranlarının uygulanması suretiyle
hesaplanır.


(2) Ortalama
emsal oranları, Türkiye’de daimî veya arızî olarak çalışan bütün kurumlar için;


a) Kara taşımacılığında %
12,


b) Deniz taşımacılığında %
15,


c) Hava taşımacılığında %
5,


olarak uygulanır.


(3) Ticarî ve arızî ticarî
kazançları dar mükellefiyet kapsamında vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarının,
Türkiye’de elde edilmiş sayılan hasılatı aşağıdaki unsurlardan oluşur:


a) Türkiye sınırları içinde
gerçekleşen kara taşımacılığında, bilet bedeli ile birlikte alınan gider karşılıkları
dahil olmak üzere yolcu, yük ve bagaj taşıma ücreti olarak her ne adla olursa olsun
aldıkları tutarlar.


b) Türkiye’deki yükleme limanlarından
yabancı ülkelerdeki varış limanlarına veya diğer bir kurumun gemisine aktarma yapılacak
yabancı limana kadar gerçekleşen deniz ve hava taşımacılığında, bilet bedeli ile
birlikte alınan gider karşılıkları dahil olmak üzere yolcu, yük ve bagaj taşıma
ücreti olarak her ne adla olursa olsun aldıkları tutarlar.


c) Türkiye dışındaki taşımacılık
faaliyeti için diğer kurumlar hesabına Türkiye’de sattıkları yolcu ve bagaj biletleri
ile Türkiye’de yaptıkları navlun sözleşmeleri dolayısıyla kendilerine verilen komisyonlar
ve ücretler.





 


İKİNCİ BÖLÜM


Beyan


Beyan esası


MADDE 24- (1) Kurumlar vergisi, mükellefin veya
vergi sorumlusunun beyanı üzerine tarh olunur. Beyanname, ilgili bulunduğu hesap
döneminin sonuçlarını içerir.


(2) Her mükellef vergiye tâbi
kazancının tamamı için bir beyanname verir.


(3) Mükelleflerin şubeleri,
ajansları, alım-satım büro ve mağazaları, imalâthaneleri veya kendilerine bağlı
diğer iş yerleri için, bunların bağımsız muhasebeleri ve ayrılmış sermayeleri olsa
dahi ayrı beyanname verilmez.


 


Vergilendirme dönemi ve
beyan


MADDE 25- (1) Yıllık beyan esasında vergilendirilen
kurumların vergilendirme dönemi, hesap dönemidir. Ancak, kendilerine özel hesap
dönemi tayin edilenlerin vergilendirme dönemi, özel hesap dönemleridir.


(2) Kesinti suretiyle ödenen
vergilerde, istihkak sahiplerince ayrıca yıllık veya özel beyanname verilmeyen hallerde,
vergi kesintisinin ilgili bulunduğu dönemler, vergilendirme dönemi sayılır.


(3) Kanunun 26 ncı maddesi
gereğince verilen beyannameler ile bildirilen kazançların vergilendirilmesinde,
vergilendirme dönemi yerine kazancın elde edilme tarihi esas alınır.


(4) Yıllık kurumlar vergisi
beyannamesi, kurumun Türkiye’deki iş yerinin veya daimî temsilcisinin bulunduğu
yerin; Türkiye’de iş yeri veya daimî temsilcisi olmadığı takdirde yabancı kuruma
kazanç sağlayanların bağlı olduğu yerin vergi dairesine verilir.


(5) Beyanname, hesap döneminin
kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına
kadar, tarhiyatın muhatabının Türkiye’yi terk etmesi halinde ise ülkeyi terk etmesinden
önceki onbeş gün içinde verilir.


(6) Beyannamelerin şekil,
içerik ve ekleri Maliye Bakanlığınca belirlenir. Mükellefler beyanlarını bu beyanname
ile yapmak veya bu beyannamelerde yazılı bilgilere uygun olarak bildirmek zorundadır.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Özel Beyan


Özel beyan zamanı tayin
olunan gelirler


MADDE 26- (1) Dar mükellefiyete tâbi olan yabancı
kurumların vergiye tâbi kazancının Gelir Vergisi Kanununda yazılı diğer kazanç ve
iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî
hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması
halinde, yabancı kurum veya Türkiye’de adına hareket eden kimse, bu kazançları elde
edilme tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kanunun 27 nci maddesinde belirtilen
vergi dairesine beyanname ile bildirmek zorundadır.


(2) Diğer
kazanç ve iratlara ilişkin olarak Türkiye’ye bizzat getirilen nakdî veya aynî sermaye
karşılığında elde edilen menkul kıymetler ile iştirak hisselerinin elden çıkarılması
sırasında oluşan kur farkı kazancına dair hükümler hariç olmak üzere, Gelir Vergisi
Kanununda yer alan vergilendirmeme hususundaki istisna, kayıt, şart ve sürelere
ait sınırlamalar dikkate alınmaz.


 


Beyannamenin verilme yeri


MADDE 27- (1) Özel beyan zamanı tayin olunan gelirlerle
ilgili kurumlar vergisi beyannamesi;


a) Taşınmazların elden çıkarılmasından
doğan diğer kazanç ve iratlarda taşınmazın bulunduğu,


b) Taşınırların ve hakların
elden çıkarılmasından doğan diğer kazanç ve iratlarda mal ve hakların Türkiye’de
elden çıkarıldığı,


c) Ticarî veya ziraî bir işletmenin
faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi karşılığında elde edilen diğer kazanç
ve iratlarda işletmenin bulunduğu,


ç) Arızî olarak ticarî işlemlerin
yapılmasından veya bu nitelikteki işlemlere aracılıktan elde edilen kazançlar ile
arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla elde edilen kazançlarda
faaliyetin yapıldığı,


d) Arızî olarak Türkiye ile
yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda
yolcu veya yükün taşıta alındığı,


e) Zarar yazılan değersiz
alacaklarla karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil olmak üzere terk
edilen işlerle ilgili olarak sonradan elde edilen diğer kazanç ve iratlar ile ticarî,
ziraî veya meslekî bir faaliyete hiç girişilmemesi veya ihale, artırma ve eksiltmelere
iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen diğer kazanç ve iratlarda ödemenin Türkiye’de
yapıldığı,


f) Diğer hallerde Maliye Bakanlığınca
belirlenen,


yerin vergi dairesine verilir.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Verginin Tarhı ve Ödenmesi


Tarhiyatın muhatabı, tarh
zamanı ve tarh yeri


MADDE 28- (1) Dar mükellefiyete tâbi yabancı kurumların
vergisi, bunlar hesabına Türkiye’deki müdür veya temsilcileri; müdür veya temsilcileri
mevcut değil ise kazanç ve iratları yabancı kuruma sağlayanlar adına tarh olunur.


(2) Kurumlar vergisi, beyannamenin
vergi dairesine verildiği günde, beyanname posta ile gönderilmişse vergiyi tarh
edecek daireye geldiği tarihi izleyen üç gün içinde beyannamenin verildiği veya
gönderildiği vergi dairesince tarh olunur.


 


Ödeme süresi


MADDE 29- (1) Dar mükellefiyette kurumlar vergisi;


a) Yıllık beyanname ile bildirilenlerde
beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar,


b) Muhtasar beyanname ile
bildirilenlerde beyannamenin verildiği ayın yirmialtıncı günü akşamına kadar,


c) Özel
beyannameyle bildirilenler ile tarhiyatın muhatabının Türkiye’yi terk etmesi veya
tasfiye ve birleşme hallerinde verilecek beyannamelerde ise beyanname verme süresi
içinde,


ödenir.


 


BEŞİNCİ BÖLÜM


Vergi Kesintisi ve Muhtasar Beyanname


Dar mükellefiyette vergi
kesintisi[41][42]


MADDE 30- (1) Dar mükellefiyete tâbi kurumların
aşağıdaki kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslar da dahil
olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından % 15
oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır:


a) Gelir Vergisi Kanununda
belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri
ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan ak ediş ödemeleri.


b) Serbest meslek kazançları.


c) Gayrimenkul sermaye iratları.


ç) Gelir Vergisi Kanununun
75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde sayılanlar
hariç olmak üzere menkul sermaye iratları.


d) (Ek:20/8/2016-6745/65 md.) Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin
yedinci fıkrası kapsamındaki ödemelerden.


e) (Ek:28/7/2024-7524/34
md.) 6563 sayılı Kanun hükümlerine göre aracı
hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının,
mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla Türkiye’de iş yeri veya
daimi temsilcisi bulunan hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet
sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden.


f) (Ek:28/7/2024-7524/34 md.) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet
konularına ilişkin Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunanlardan mal
ve hizmet alımlarına yönelik yapılan ödemelerden.


(2) Ticarî veya ziraî kazanca
dahil olup olmadığına bakılmaksızın telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı,
marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında nakden
veya hesaben ödenen veya tahakkuk ettirilen bedeller üzerinden bu maddenin birinci
fıkrasında belirtilen kişilerce % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.


(3) Tam mükellef kurumlar
tarafından, Türkiye’de bir iş yeri veya daimî temsilci aracılığıyla kâr payı elde
edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf
olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.)
ve Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3)
numaralı bentlerinde sayılan kâr payları üzerinden bu Kanunun 15 inci maddesinin
üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulan kazançlar hariç olmak üzere
% 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.


(4) Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar
ile (c) bendinde belirtilen şirketlerin (b) bendindeki şartları taşıyan iştirak
kazançlarından anonim veya limited şirket niteliğindeki dar mükellef kurumlara dağıtılan
kâr paylarından yapılacak kesinti oranı, bu maddenin üçüncü fıkrası uyarınca uygulanan
oranın yarısını aşamaz.


(5) Türkiye’de iş yeri ve
daimî temsilcisi bulunmayan mükelleflerin, yetkili makamların izniyle açılan sergi
ve panayırlarda yaptıkları ticarî faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar üzerinden,
kurum bünyesinde % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.


(6) Yıllık veya özel beyanname
veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından,
hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısımdan ana merkeze aktardıkları
tutar üzerinden, kurum bünyesinde % 15 oranında kurumlar vergisi kesintisi yapılır.


(7) Kazancın
elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme
kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi
değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Cumhurbaşkanınca ilan edilen
ülkelerde yerleşik olan veya faaliyette bulunan kurumlara (tam mükellef kurumların
bu nitelikteki ülkelerde bulunan iş yerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya
tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna
girip girmediğine veya ödeme yapılan kurumun mükellef olup olmadığına bakılmaksızın
% 30 oranında vergi kesintisi yapılır.


(a) Emsaline uygun fiyatlarla
satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla
deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan
işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti
gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü, faaliyet
konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya
kanunî seviyesine kadar getirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.


b) Yurtdışındaki finans kuruluşlarından
temin edilen borçlanmalara ilişkin ana para, faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta
ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz.


c) Bu fıkraya göre vergi kesintisine
tâbi tutulan ödemeler, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre ayrıca vergi kesintisine
tâbi tutulmaz.


(8) Cumhurbaşkanı yukarıdaki
fıkralarda belirtilen vergi kesintisi oranlarını, gelir unsurları veya faaliyet
konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya yukarıdaki
fıkralarda belirtilen oranın bir katına kadar artırmaya; birinci fıkranın (a) bendi
kapsamındaki vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile
bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve
bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine,
nev’ine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef
olmasına göre, birinci fıkranın; (e)
bendi kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme
türleri itibarıyla, (f) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve
hizmetleri ise faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri
itibarıyla ayrı
ayrı veya birlikte belirlemeye yetkilidir.[43]
[44]


(9) Ticari ve zirai kazançlar
hariç olmak üzere bu maddeye göre vergisi kesinti yoluyla alınan kazanç ve iratlar
için Kanunun 24 veya 26 ncı maddelerine göre beyanname verilmesi veya bu madde kapsamına
girmeyen kazanç ve iratlar için verilecek beyannamelere söz konusu kazanç ve iratların
dahil edilmesi ihtiyaridir. Şu kadar ki, Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin
ikinci fıkrasının (5), (7) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye
iratları ile fonların katılma belgelerinden ve yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden
elde edilen kâr paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.[45]


(10) Bu maddede geçen hesaben
ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı
borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.


(11)
Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate
alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde
vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı
üzerinden hesaplanır.


(12) Bu Kanuna göre vergi
kesintisi yapanlar, yaptıkları vergi kesintisini kayıt ve hesaplarında ayrıca gösterirler.


 


Muhtasar beyanname


MADDE 31- Kanunun 30 uncu maddesi gereğince vergi
kesintisi yapmak zorunda olanlar, bu vergileri ödeme veya tahakkukun yapıldığı yer
itibarıyla bağlı oldukları vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar.
Muhtasar beyanname konusunda Gelir Vergisi Kanununda belirlenen usûl ve esaslar,
bu maddeye göre verilecek muhtasar beyannameler hakkında da uygulanır.


 


DÖRDÜNCÜ KISIM


Ortak Hükümler[46]


Kurumlar vergisi ve geçici
vergi oranı[47][48]


MADDE 32- (1) (Değişik:8/4/2022-7394/25
md.) Kurumlar
vergisi, kurum kazancı üzerinden %25 oranında alınır. Şu kadar ki bankalar, 6361
sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları,
yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası
kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri , emeklilik şirketleri ve 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve
Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna
göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilen projeler ile
21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği
Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine
göre kamu özel iş birliği modeli çerçevesinde yürütülen projelerde sözleşmenin
tarafı olarak faaliyette bulunan şirketlerin kurum kazançları üzerinden kurumlar vergisi %30 oranında
alınır.[49]


(2) Kurumlar vergisi mükelleflerince,
(dar mükellefiyete tâbi kurumlarda ticarî ve ziraî kazançlarla sınırlı olarak) câri
vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanununda
belirtilen esaslara göre ve câri dönemin kurumlar vergisi oranında geçici vergi
ödenir. Tam mükellef kurumlar için geçerli olan esaslar, dar mükellef kurumlara
da aynen uygulanır.


(3) Cumhurbaşkanı, ikinci
fıkrada yazılı geçici vergi oranını 5 puana kadar indirmeye veya tekrar kanunî seviyesine
kadar getirmeye yetkilidir.


(4) Kanunun 23 üncü maddesine
göre vergilendirilen yabancı ulaştırma kurumlarında vergi oranını karşılıklı olmak
şartıyla, ülkeler itibarıyla kara, deniz ve hava ulaştırma kurumları için ayrı ayrı
veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bu maddede yazılı oranın bir katını geçmemek
üzere yeni bir oran tespit etmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.


(5) (Ek: 18/1/2017-6770/29
md.) 19 uncu maddenin birinci fıkrası kapsamında birleşen sanayi sicil belgesini
haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin,
birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden elde
ettiği kazançları ile bu kapsamda birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği
hesap dönemi dahil olmak üzere üç hesap döneminde münhasıran üretim faaliyetinden
elde ettiği kazançlarına uygulanmak üzere kurumlar vergisi oranını %75’e kadar indirimli
uygulatmaya, bu indirim oranını, sektörler, iş kolları, üretim alanları, bölgeler,
hesap dönemleri itibarıyla ya da orta ve yüksek teknolojili ürün üreten veya imalatçı
ihracatçı kurumlar için ayrı ayrı veya birlikte farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı;
bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


(6) (Ek:11/11/2020-7256/35
md.) Payları Borsa İstanbul Pay Piyasasında ilk defa işlem görmek üzere en az
%20 oranında halka arz edilen kurumların (bankalar, finansal kiralama şirketleri,
faktoring şirketleri, finansman şirketleri, ödeme ve elektronik para kuruluşları,
yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları
ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketleri hariç) paylarının ilk
defa halka arz edildiği hesap döneminden başlamak üzere beş hesap dönemine ait kurum
kazançlarına kurumlar vergisi oranı 2 puan indirimli olarak uygulanır. İndirimden
yararlanılan hesap döneminden itibaren beş hesap dönemi içinde pay oranına ilişkin
bu fıkrada belirlenen şartın kaybedilmesi hâlinde, indirimli vergi oranı uygulaması
nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın
gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.


(7) (Ek:19/1/2022-7351/15
md.) İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına
kurumlar vergisi oranı 5 puan indirimli uygulanır. (Ek
cümle:27/12/2023-7491/62 md.) Aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya
tedarikçi kurumların, dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret
şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerinden elde
ettikleri kazançlarına da bu indirim uygulanır.


(8) (Ek:19/1/2022-7351/15
md.) Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden
kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar
vergisi oranı 1 puan indirimli uygulanır. Bu kazançların ihracata isabet eden kısmı
için yedinci fıkra hükmüne göre indirimden faydalananlara bu fıkra kapsamında ayrıca
indirim uygulanmaz.


(9) (Ek:19/1/2022-7351/15
md.) Yedinci ve sekizinci fıkralardaki indirimli oranlar, bu madde kapsamındaki
diğer indirimler uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanır.


 


İndirimli kurumlar vergisi


MADDE 32/A- (Ek: 18/2/2009-5838/9
md.)


(1) Finans ve sigortacılık
sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997
tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında
yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç
olmak üzere, 32 nci madde kapsamında kurumlar vergisi oranı, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamında
gerçekleştirilen yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırımın kısmen veya tamamen
işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya
kadar, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on
hesap dönemi %60 indirimli olarak uygulanır. (Ek cümle:20/7/2025-7555/18
md.) Ancak, kazanç bulunmasına rağmen
yararlanılmayan yatırıma katkı tutarları müteakip dönemlerde dikkate alınmaz.[50][51]


(2) (Değişik:20/7/2025-7555/18
md.) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar
vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların
Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi
suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Yatırımın
tamamlanması şartıyla, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle
yararlanılan kısmı hariç olmak üzere kalan yatırıma katkı tutarı, yatırımın
tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate
alınır.


(3) (Değişik:20/7/2025-7555/18
md.) Cumhurbaşkanı;


a) İstatistikî bölge
birimleri sınıflandırması ile kişi başına düşen millî gelir veya sosyoekonomik
gelişmişlik düzeylerini dikkate almak suretiyle illeri ve ilçeleri
gruplandırmaya ve bu gruplar, Gökçeada ve Bozcaada’da yapılan yatırımlar,
sektörler, teknoloji alanları, Ar-Ge veya tasarım faaliyetleri, sanayi
bölgeleri, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri veya oluşturulacak
teşvik programları itibarıyla teşvik edilecek yatırım konularına ilişkin
yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye,


b) (a) bendinde
belirtilen yatırımlar için yatırıma katkı oranını %50’yi geçmemek üzere
belirlemeye,


c) Yatırım teşvik belgesi
kapsamında bu maddeye göre hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben,
toplam yatırıma katkı tutarının %50’sini ve hak edilen yatırıma katkı tutarını
geçmemek üzere; indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil
dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kurumun diğer faaliyetlerinden elde
edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi oranı uygulatmak suretiyle
yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmaya ve bu oranı sıfıra kadar
indirmeye,


ç) Yatırım harcamaları
içindeki arsa, bina, kullanılmış makine, yedek parça, yazılım, patent, lisans
ve know-how bedeli gibi harcamaların oranlarını ayrı ayrı veya topluca
sınırlandırmaya,


d) 6745 sayılı Kanun
kapsamındaki yatırımlar için, birinci fıkra ile (c) bendindeki süreleri bir
katına kadar, (c) bendindeki oranı %100’e kadar artırmaya,


yetkilidir.


(4) Tevsi yatırımlarda, elde
edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle
tespit edilebilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanır. Kazancın ayrı
bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan
tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit
kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle
belirlenir. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin
kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları ile dikkate alınır. İndirimli oran
uygulamasına yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde
başlanır.


(5) Hesap dönemi itibarıyla
ikinci ve üçüncü fıkrada belirtilen şartların sağlanamadığının tespit edilmesi halinde,
söz konusu vergilendirme döneminde indirimli vergi oranı uygulanması nedeniyle zamanında
tahakkuk ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle
birlikte tahsil olunur.[52]


(6) Yatırımın faaliyete geçmesinden önce devri halinde, devralan kurum, aynı
koşulları yerine getirmek kaydıyla indirimli vergi oranından yararlanır. (Ek
cümle: 31/5/2012-6322/39 md.) Yatırımın kısmen veya tamamen
işletilmesine başlanmadan önce indirimli kurumlar vergisi uygulanan
hallerde, yatırımın tamamlanıp işletilmeye geçilmemesi durumunda üçüncü
fıkranın (c) bendi uyarınca indirimli vergi
oranı uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk
ettirilmemiş vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın
gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir.52


(7) Yatırımın kısmen veya
tamamen faaliyete geçmesinden sonra devri halinde indirimli vergi oranından devir
tarihine kadar devreden, devir tarihinden sonra ise devralan, aynı koşulları yerine
getirmek kaydıyla yatırıma katkı tutarının kalan kısmı için yararlanır.


(8) (Ek:14/10/2021-7338/60
md.)[53]
Yatırım teşvik belgesi bazında yapılan yatırım harcamasına yatırıma katkı
oranının uygulanmasıyla belirlenen tutarın %10’luk kısmı, kurumlar vergisi beyannamesinin
verilmesi gereken ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar talep edilmesi şartıyla,
özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç olmak üzere tahakkuk etmiş diğer
vergi borçlarından terkin edilmek suretiyle kullanılabilir. Terkin talebinde bulunulabilecek
tutar, hak edilen yatırıma katkı tutarından indirimli kurumlar vergisi yoluyla kullanılan
yatırıma katkı tutarının düşülmesinden sonra bulunan tutarın yarısından fazla olamaz.
Diğer vergi borçlarının terkini suretiyle kullanılan tutarın bir katına isabet eden
yatırıma katkı tutarından vazgeçildiği kabul edilir, diğer vergilerden terkini talep
edilen tutar ile vazgeçilen yatırıma katkı tutarları dolayısıyla vergi matrahına
indirimli oranda kurumlar vergisi uygulanmaz. Bu fıkra kapsamında diğer vergi borçlarından
terkin edilebilecek toplam tutar, ilgili yatırım teşvik belgesi kapsamında fiilen
yapılan yatırım harcamalarına, yatırıma katkı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan
tutarın %10’undan fazla olamaz.


(9) Bu madde gelir vergisi
mükellefleri hakkında da uygulanır.


(10) Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.[54]


 


Sermaye azaltımında
vergileme


MADDE 32/B- (Ek:3/11/2022-7420/22 md.)


(1) Kurumlar tarafından
sermayeye eklenen öz sermaye kalemlerinin, sermayeye eklendiği tarihten
itibaren beş tam yıl geçtikten sonra herhangi bir şekilde sermaye azaltımına
konu edilmesi durumunda, nakdî veya ayni sermaye ile sermayeye eklenen diğer
unsurların toplam sermayeye oranlanması suretiyle azaltıma konu edilen tutar
içerisindeki sermaye unsurları tespit olunur. Söz konusu oranın tespitinde;


a) Sermayeye ilave
dışında başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya sermaye
hesabından başka hesaplara aktarımı kurumlar vergisine ve kâr dağıtımına veya
ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz sermaye
kalemlerinin,


b) Sadece kâr dağıtımına
veya ana merkeze aktarılan tutara bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak öz
sermaye kalemlerinin,


c) Başka bir hesaba
nakledilmesi veya işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni
ve nakdî sermayenin


toplam sermaye içindeki
payları dikkate alınır.


(2) Kurumların öz sermaye
kalemlerini sermayeye ekledikleri tarihten itibaren beş tam yıllık süre
tamamlanmadan sermaye azaltımı yapmaları durumunda, azaltımın sırasıyla birinci
fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sermaye unsurlarından yapıldığı
kabul edilir.


(3) Sermaye azaltımında,
öncelikli olarak sermayeye ilave edilen öz sermaye kalemlerinden, sermayeye
eklenme tarihi beş tam yıllık süreyi geçmemiş olanların işletmeden çekildiği
kabul edilir.


(4) Bu maddenin birinci,
ikinci ve üçüncü fıkraları kapsamında sermaye azaltımı suretiyle tespit olunan
sermaye unsurlarından; birinci fıkranın (a) bendi kapsamında olanlar kurumlar vergisine
ve vergi kesintisine, (b) bendi kapsamında olanlar sadece vergi kesintisine
tabi tutulur. Kurumlar vergisine ve vergi kesintisine tabi sermaye unsurlarında,
kesinti matrahı hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan tutar olup,
bu tutar üzerinden Kanunun 15 inci ve 30 uncu maddeleri ile 193 sayılı Kanunun
94 üncü maddesi hükmü kapsamında kesinti yapılır.


(5) Geçmiş yıl
zararlarının mahsubu suretiyle sermaye azaltılması durumunda, bu şekilde azaltıma
konu edilen sermaye unsurları birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerine göre
tespit edilir ancak bu tutarlar üzerinden dördüncü fıkra kapsamında vergi
kesintisi yapılmaz.


(6) Hazine ve Maliye
Bakanlığı bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.


 


Yurt içi
asgari kurumlar vergisi


MADDE
32/C- (Ek:28/7/2024-7524/36
md.)


(1)
32 nci ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan
kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının
%10’undan az olamaz.


(2) Yurt içi
asgari kurumlar vergisi hesaplanırken birinci fıkrada belirtilen kurum
kazancından aşağıdaki istisna ve indirimler düşülür:


a) 5 inci
maddenin birinci fıkrasının (a), (ç), (i), (j) ve (k) bentleri ile sahip
oldukları taşınmazlardan elde edilen kazançlar dışında (d) bendinde sayılan
istisna kazançlar,


b) 10 uncu
maddenin birinci fıkrasının; (g) ve (h) bentleri kapsamındaki indirimler,


c) 16/12/1999 tarihli
ve 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 6/6/1985 tarihli ve
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu kapsamında vergiden istisna edilen kazançlar,


ç) 4691
sayılı Kanun kapsamındaki kazanç istisnası ile kurumlar vergisi matrahından
indirim konusu yapılabilen Ar-Ge ve tasarım indirimleri.


(3) Birinci
fıkra kapsamında hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisinden,
32 nci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca
indirimli oran uygulaması nedeniyle alınmayan vergi ile bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınmış olan teşvik
belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının kullanılması nedeniyle 32/A maddesi
hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan vergi indirilir ve ödenmesi
gereken yurt içi asgari kurumlar vergisi belirlenir.


(4) Bu madde
hükmü geçici vergi dönemleri için de uygulanır.


(5) İlk defa
faaliyete başlayan kurumlar hakkında faaliyete başlanılan hesap döneminden
itibaren üç hesap dönemi boyunca bu madde hükümleri uygulanmaz.


(6) Bu
maddede yer alan indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı ibaresi,
hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin
eklenmesiyle bulunan tutarı ifade eder.


(7) Birinci
fıkrada yer alan oranı; sektörler, faaliyet konusu, iş kolları ya da üretim
alanları itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye
veya bir katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı, maddenin uygulamasına ilişkin
usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


Yurt dışında ödenen vergilerin
mahsubu


MADDE 33- (1) Yabancı ülkelerde elde edilerek Türkiye’de
genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar
vergisi ve benzeri vergiler, Türkiye’de bu kazançlar üzerinden tarh olunan kurumlar
vergisinden indirilebilir.


(2) Kanunun 7 nci maddesinin
uygulandığı hallerde, yurt dışındaki iştirakin ödemiş olduğu gelir ve kurumlar vergisi
benzeri vergiler, kontrol edilen yabancı şirketin Türkiye’de vergilendirilecek kazancı
üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilebilir.


(3) Tam
mükellef kurumların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesi veya oy hakkının % 25’ine
sahip olduğu yurt dışı iştiraklerinden elde ettikleri kâr payları üzerinden Türkiye’de
ödenecek kurumlar vergisinden, iştiraklerin bulunduğu ülkelerdeki kâr payı dağıtımına
kaynak oluşturan kazançlar üzerinden ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri vergilerin
kâr payı tutarına isabet eden kısmı mahsup edilebilir. Kazanca ilave edilen kâr
payı, bu kazançlar üzerinden yurt dışında ödenen gelir ve kurumlar vergisi benzeri
vergiler dahil edilmek suretiyle dikkate alınır.


(4) Yurt dışı kazançlar üzerinden
Türkiye’de tarh olunacak vergilere mahsup edilebilecek tutar, hiç bir surette yurt
dışında elde edilen kazançlara Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen kurumlar vergisi
oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamaz. Bu sınır dahilinde, ilgili
bulunduğu kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirildiği hesap
döneminde tamamen veya kısmen indirilemeyen vergiler, bu dönemi izleyen üçüncü hesap
dönemi sonuna kadar indirim konusu yapılabilir.


(5) Geçici vergilendirme dönemi
içinde yurt dışından elde edilen gelirlerin bulunması halinde, bu gelirler üzerinden
elde edildiği ülkelerde kesinti veya diğer şekillerde ödenen vergiler, o dönem için
hesaplanan geçici vergi tutarından da mahsup edilebilir. İndirilecek tutar, yurt
dışında elde edilen kazançlara Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen geçici vergi
oranının uygulanmasıyla bulunacak tutardan fazla olamaz.


(6) Yabancı ülkelerde vergi
ödendiği, yetkili makamlardan alınarak mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları,
yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri
tarafından tasdik olunan belgelerle tevsik olunmadıkça, yabancı ülkede ödenen vergiler
Türkiye’de tarh olunan vergiden indirilemez.


(7) Kurumlar vergisinden indirim
konusu yapılan vergilerin yabancı ülkelerde ödendiğini gösterir belgelerin, tarhiyat
sırasında mükellef tarafından ibraz edilememesi halinde, yabancı ülkede ödenen veya
ödenecek olan vergi, Kanunun 32 nci maddesindeki kurumlar vergisi oranını aşmamak
şartıyla o ülkede geçerli olan oran üzerinden hesaplanır ve tarhiyatın bu suretle
hesaplanan tutara isabet eden kısmı ertelenir. İbraz edilmesi gereken belgeler,
tarh tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde ilgili vergi dairesine ibraz edildiği
takdirde, bu belgelerde yazılı kesin tutara göre tarhiyat düzeltilir.


(8) Mücbir sebepler olmaksızın
belgelerin bu süre zarfında ibraz edilmemesi veya bu belgelerin ibrazından sonra
ertelenen vergi tutarından daha düşük bir mahsup hakkı olduğunun anlaşılması halinde,
ertelenen vergiler için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine
göre gecikme zammı hesaplanır.


(9) Bu madde hükmünün uygulanmasında,
yabancı para ile ödenen vergilere, bunların ilgili bulunduğu kazançların genel sonuç
hesaplarına intikali esnasındaki kur uygulanır.


 


Yurt içinde kesilen vergilerin
mahsubu


MADDE 34- (1) Beyannamede gösterilen kazançlardan,
Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasına ve 30 uncu maddesinin birinci ve ikinci
fıkralarına göre kaynağında kesilmiş olan vergiler (hayat sigorta şirketlerinde
matematik karşılıkların yatırıma yönlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlar
üzerinden yapılan kesintiler dahil), beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden
mahsup edilir.


(2) Kanunun 15 inci maddesinin
üçüncü fıkrasına göre vergi kesintisi yapılan kurum kazancından kâr payı alan kurumlar,
aldıkları kâr payının içerdiği kesintiyi mahsup edebilirler. Mahsup edilecek tutar,
ele geçen net kâr payının geçerli kesinti oranı kullanılarak brütleştirilmesi suretiyle
hesaplanır.


(3) Kontrol edilen yabancı
kurumlara yapılan ödemeler üzerinden Kanunun 30 uncu maddesinin yedinci fıkrası
uyarınca kesilen vergiler, bu şirketin Türkiye’deki beyannameye dahil edilen kurum
kazancı üzerinden hesaplanacak kurumlar vergisinden mahsup edilebilir. Ancak mahsup
edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına
isabet eden kurumlar vergisini aşamaz.


(4) Geçici vergilendirme dönemi
içinde elde edilen gelirler üzerinden kesinti yoluyla ödenmiş vergilerin bulunması
halinde bu vergiler, o dönem için hesaplanan geçici vergi tutarından da mahsup edilebilir.
İlgili hesap dönemine ilişkin tahakkuk ettirilen geçici verginin sadece ödenen kısmı
yıllık kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup
edilir.


(5) Bu maddede belirtilen
sınırlar dahilinde mahsup edilecek vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar
vergisinden fazla olduğu takdirde, bu durum vergi dairesince mükellefe yazı ile
bildirilir. Aradaki fark, mükellefin söz konusu yazıyı tebellüğ tarihinden itibaren
bir yıl içinde başvurusu halinde kendisine iade olunur. Bir yıl içinde başvurmayan
mükelleflerin bu farktan doğan alacakları düşer.


(6) Maliye Bakanlığı; iadeyi
mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli malî müşavir raporuna
veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkilidir.
Bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın
hukukî statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabilir.


(7) Mahsuben
iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması şartıyla, yıllık kurumlar vergisi
beyannamesinin verildiği tarih itibarıyla yapılır. İkmalen veya re’sen yapılan tarhiyatlarda
mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi
dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılır. Aranan belgelerin tamamlanması
aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmaz.


(8) Kanunun
5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen fon ve ortaklıklar,
aynı bentte yer alan kazançların elde edilmesi sırasında, Kanunun 15 inci maddesi
uyarınca kendilerinden kesilen vergileri, vergi kesintisi yapanlarca ilgili vergi
dairesine ödenmiş olmak şartıyla, Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre
kurum bünyesinde yapacakları vergi kesintisinden mahsup edebilirler. Mahsup edilemeyen
kesinti tutarı mükellefin başvurusu halinde red ve iade edilir.


 


Muafiyet, istisna ve indirimlerin
sınırı


MADDE 35- (1) Diğer kanunlardaki muafiyet, istisna
ve indirimlere ilişkin hükümler, kurumlar vergisi bakımından geçersizdir.


(2) Kurumlar vergisi ile ilgili
muafiyet, istisna ve indirimlere ilişkin hükümler, ancak bu Kanun, Gelir Vergisi
Kanunu ve Vergi Usul Kanununa hüküm eklenmek veya bu kanunlarda değişiklik yapılmak
suretiyle düzenlenir.


(3) Uluslararası anlaşma hükümleri
saklıdır.


 


Yürürlükten kaldırılan
hükümler


MADDE 36- 3/6/1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar
Vergisi Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.


 


BEŞİNCİ KISIM[55]


Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı
Kurumlar Vergisi ve Geçici Maddeler


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Verginin Konusu, Tanımlar, Muafiyet ve
İstisnalar


 


Verginin konusu


EK MADDE 1- (Ek:28/7/2024-7524/37 md.)


(1) Nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablosundaki
yıllık konsolide hasılatı, gelirin raporlandığı hesap döneminden önceki dört
hesap döneminin en az ikisinde 750 milyon avro karşılığı Türk lirası sınırını
geçen çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerinin ilgili hesap
dönemindeki kazançları, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine
tabidir.


(2) Hesap döneminin on iki aydan farklı olması durumunda,
hesaplanan konsolide hasılatın bir yıla iblağ edilmesi ile tespit
olunan tutar, birinci fıkra kapsamındaki hasılat sınırının tespitinde dikkate
alınır.


 


Tanımlar


EK MADDE 2- (Ek:28/7/2024-7524/38
md.)


(1) Bu Kısmın uygulamasında;


a) Ana işletme: Bir nihai ana işletmeyi,
bir ara ana işletmeyi ya da kısmen sahip olunan ana işletmeyi,


b) Ana merkez: Bir iş yerinin finansal
muhasebe net kazanç veya zararını finansal tablolarına dahil eden
işletmeyi,


c) Ara ana işletme: Aynı çok uluslu
işletme grubuna bağlı başka bir bağlı işletmede doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet
payına sahip olan bir bağlı işletmeyi (nihai ana işletme, kısmen sahip olunan
ana işletme, iş yeri veya yatırım işletmesi hariç),


ç) Bağlı işletme: Bir
gruba dahil olan herhangi bir işletmeyi veya bir ana merkeze bağlı iş
yerini,


d) Çok uluslu işletme grubu: Nihai ana
işletmenin bulunduğu ülke dışında en az bir ülkede bir veya daha fazla
işletmeye veya iş yerine sahip olan bir işletme grubunu,


e) Gayrimenkul yatırım aracı: Ağırlıklı
olarak taşınmazlara yatırım yapmak suretiyle hak sahiplerine gelir sağlamayı
amaçlayan ve işletme veya hak sahibi bazında tek aşamalı vergilemenin yapıldığı
işletmeleri,


f) Grup: Ortaklık ilişkisi ya da kontrol
gücüyle birbirine bağlı olan ve varlıkları, yükümlülükleri, gelir ve giderleri
ve nakit akışlarına nihai ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında yer verilen işletmeler topluluğu (büyüklük veya önem derecesi
kriterleri açısından nihai ana işletmenin konsolide finansal tablolarında yer
almayan ya da bu tablolara birebir aktarılmayan veya satılmak için iktisap olunan
ve bu yüzden nihai ana işletmenin konsolide finansal tabloları dışında tutulan
işletmeler dahil) ile başka bir grubun parçası olmaması koşuluyla, bulunduğu
ülke dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine sahip olan ana
merkezleri,


g) Güvenli liman: Ek 6 ncı madde
kapsamında hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin sıfır
olarak kabul edildiği ve ek 6 ncı maddenin dokuzuncu fıkrasındaki
yetki kapsamında belirlenen yerleri,


ğ) İşletme bazlı kazanç veya zarar: Çok
uluslu işletme grubu içerisindeki her bir bağlı işletme tarafından uluslararası
kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak hazırlanan ve nihai
ana işletmenin konsolide finansal tablolarında da yer verilen
finansal muhasebe net kazanç veya zararının (grup içi işlemlere ilişkin
konsolidasyon düzeltmeleri dikkate alınmadan önceki tutar) ek 5 inci madde
kapsamındaki düzeltilmiş tutarlarını,


h) İş ortaklığı: Nihai ana işletmenin
doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet payının en az %50’sine sahip olduğu ve
faaliyet sonuçlarının uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarındaki öz kaynak yöntemine göre nihai ana işletmenin finansal
tablolarında raporlandığı işletmeyi,


ı) İş yeri: Bir ülkede bulunan ve ticari
faaliyetlerin yürütülmesine tahsis edilen ve yürürlükteki uluslararası vergi
anlaşmaları uyarınca iş yeri olarak kabul edilen işe ilişkin yerleri, yürürlükte
uluslararası bir vergi anlaşması bulunmaması durumunda iç mevzuatta yer alan
düzenlemeler kapsamında iş yeri olarak kabul edilen yerleri, kazancın elde
edildiği ülkede kurumlar vergisi benzeri vergilerin bulunmadığı durumlarda ise
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü Model Vergi Anlaşmasının
7 nci maddesinde iş yeri olarak kabul edilen yerleri ve bunların
dışında kalmakla birlikte işletmenin bulunduğu ülke dışında icra edilen
faaliyetlere atfedilen kazançların işletmenin bulunduğu ülkede istisna tutulması
şartıyla, işletme faaliyetlerinin icrasına tahsis edilen yerleri,


i) Kapsanan vergi: Bir bağlı işletmenin
faaliyette bulunduğu ülkede tahakkuk eden gelir ve kurumlar vergisi ile benzeri
nitelikteki vergileri, kâr dağıtımına dayalı vergileme sistemi kapsamında
dağıtılan veya dağıtılmış sayılan kârlar üzerinden hesaplanan vergileri,
dağıtılsın veya dağıtılmasın kurum kazancı üzerinden kâr dağıtımına bağlı
olarak hesaplanan vergileri, dağıtılmamış kazançlar ve öz sermaye üzerinden
hesaplanan benzer nitelikteki diğer vergileri (nitelikli küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi, nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, sigorta şirketi tarafından poliçe sahiplerine yapılan prim iadeleri
dolayısıyla ödenen vergiler ile nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi
hariç),


j) Kısmen sahip olunan ana işletme: Aynı
çok uluslu işletme grubuna bağlı başka bir bağlı işletmede doğrudan veya dolaylı
olarak mülkiyet payına sahip olan ve doğrudan veya dolaylı olarak mülkiyet
payının %20’den fazlası çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi olmayan
kişiler tarafından elde tutulan bağlı işletmeyi (nihai ana işletme, iş yeri
veya yatırım işletmesi hariç),


k) Konsolide hasılat: Nihai ana
işletmenin ve o işletmeye bağlı işletmelerin bir hesap dönemindeki gelirlerinin
ve nakit akışlarının nihai ana işletme bünyesinde tek bir birimmiş gibi
sunulduğu, uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun
olarak hazırlanan finansal tablolardaki hasılatı,


l) Kontrol gücü: Pay sahibinin işletmenin
varlıklarını, yükümlülüklerini, gelirlerini, giderlerini ve nakit akışlarını
kabul edilebilir finansal muhasebe standardına uygun olarak birebir konsolide etmek
zorunda olduğu bir işletmedeki mülkiyet payını veya konsolide finansal
tabloları hazırlamayan pay sahibinin söz konusu tabloları hazırlaması
durumunda; işletmenin varlıklarını, yükümlülüklerini, gelir ve giderlerini ve
nakit akışlarını birebir konsolide etmesinin gerekli olduğu bir işletmedeki
mülkiyet payını,


m) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi:
Ek 6 ncı madde kapsamında hesaplanan vergiyi,


n) Net ülkesel bazlı kazanç: Bir
ülkedeki bağlı işletmelerin ülkesel bazlı kazancının sıfırdan büyük olmasını,


o) Net vergi gideri: Uluslararası kabul
görmüş finansal muhasebe standartlarına göre gider olarak dikkate alınan
kapsanan vergiler, vergi giderine dahil edilen cari dönem ve ertelenmiş
kapsanan vergiler (işletme bazlı kazanç veya zararın hesaplamasına dahil
edilmeyen gelir üzerinden hesaplanan kapsanan vergiler dahil), zararla
sonuçlanan hesap dönemine ilişkin hesaplanan ertelenmiş vergi varlığı, gider
olarak dikkate alınan nitelikli yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergileri (mahiyeti itibarıyla benzer nitelikte olan vergiler dahil) ve
nitelikli olmayan iade edilebilir isnat vergisi toplamını,


ö) Nihai ana işletme: Başka bir işletme
üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak kontrol gücüne sahip olan ve başka bir
işletme tarafından doğrudan veya dolaylı olarak kontrol gücüne sahip olunmayan
bir işletmeyi ya da başka bir grubun parçası olmaması koşuluyla bulunduğu ülke
dışındaki diğer ülkelerde bir veya daha fazla iş yerine sahip olan ana merkezi
(Şu kadar ki kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olan varlık fonları bu bent
kapsamında nihai ana işletme sayılmaz.),


p) Nitelikli iade edilebilir vergi kredisi:
Vergi kanunları uyarınca ödenmesi gereken vergi üzerinden indirim olarak
dikkate alınan ve dördüncü hesap dönemi sonuna kadar mahsup suretiyle
indirilemeyen bakiye tutarın nakit veya nakit benzeri varlıklar yoluyla
iadesini öngören vergi teşvikini,


r) Pazarlanabilir (devredilebilir) vergi
kredisi: Vergi kanunları uyarınca ödenmesi gereken vergi üzerinden indirim
olarak dikkate alınmakla birlikte, söz konusu vergi kredilerinin üçüncü
kişilere devrine imkân veren vergi teşvikini,


s) Sigorta yatırım işletmesi: Sigorta
sözleşmeleri yükümlülüklerine dayanılarak kurulan ve ilgili ülke mevzuatı
uyarınca tamamına sigorta şirketleri tarafından sahip olunan sigorta yatırım
işletmelerini,


ş) Ülkesel bazlı kazanç veya
zarar: Bir ülkede faaliyette bulunan çok uluslu işletme grubuna bağlı
işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamını,


t) Ülkesel bazlı zarara ilişkin
ertelenmiş vergi varlığı: Ek 4 üncü maddenin altıncı fıkrası kapsamında ülkesel
bazlı zararın oluştuğu hesap dönemlerinde, net ülkesel bazlı zararın asgari
kurumlar vergisi oranıyla çarpılması suretiyle bulunan ve finansal hesaplarda
ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı hesaplarında izlenen
tutarı,


u) Yatırım fonu: Yatırım maliyetlerinin
azaltılması ve riskin dağıtılması amacıyla inançlı mülkiyet esasına göre
kurulan ve tasarruf sahiplerinden toplanan para veya diğer varlıklardan
oluşan portföyleri tasarruf sahipleri namına değerlendiren, ilgili
ülke mevzuatına göre yetkilendirilmiş kişi ya da kurumlar tarafından yönetilen
işletmeleri,


ü) Yatırım işletmesi: Yatırım fonları ile
gayrimenkul yatırım araçlarını, münhasıran yatırım fonları ve gayrimenkul
yatırım araçları yararına varlık bulundurmak veya bunların yararına yatırım
yapmak için faaliyet gösteren ve en az %95’ine bu fon veya yatırım araçlarının
sahip olduğu işletmeleri veya işletme değerinin en az %85’i bu fon veya yatırım
araçlarınca sahip olunmakla beraber gelirlerinin en az %51’i ek 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve
(3) numaralı alt bentleri kapsamındaki kazançlardan oluşan işletmeleri,


v) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi: Ek 10 uncu madde kapsamında hesaplanan vergiyi,


ifade eder.


 


Muafiyet ve istisnalar


EK MADDE 3- (Ek:28/7/2024-7524/39
md.)


(1) Aşağıda sayılan işletmeler ile
bunların iş yerleri yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden
muaftır:


a) Kamu kurum ve kuruluşları ile
uluslararası kuruluşlar,


b) Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,


c) Emeklilik yatırım fonları,


ç) Nihai ana işletme niteliğinde olup
yatırım fonu kapsamında değerlendirilen fonlar,


d) Nihai ana işletme niteliğinde olup
gayrimenkul yatırım fonları başta olmak üzere gayrimenkul yatırım araçları
kapsamında değerlendirilenler.


(2) Birinci fıkra kapsamında olmamakla beraber
aşağıda sayılan işletmeler ve bunların iş yerleri de yerel ve küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinden ayrıca muaftır:


a) Münhasıran birinci fıkra kapsamındaki
muaf işletmeler yararına varlık bulundurmak veya fona yatırım yapmak için faaliyet
gösteren ya da muaf işletmelerin faaliyetlerine yardımcı olmak amacıyla kurulan
ve işletme değerinin en az %95’ine söz konusu muaf işletmeler (emeklilik
hizmetleri veren kuruluşlar hariç) tarafından sahip olunanlar,


b) İşletme değerinin en az %85’ine birinci
fıkra kapsamındaki muaf işletmeler (emeklilik hizmetleri veren kuruluşlar hariç)
tarafından sahip olunan ve kazançlarının en az %5l’i ek 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi veya (b) bendinin (2) ve
(3) numaralı alt bentlerinde belirtilen kazançlardan oluşanlar.


(3) Birinci ve ikinci fıkra kapsamında
yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden muaf olanların
hasılatları, ek 1 inci madde kapsamındaki yıllık konsolide hasılatın
hesabında dikkate alınır.


(4) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinden muaf olanlar diledikleri takdirde bu madde kapsamındaki
muafiyet hükümlerinden vazgeçebilirler. Şu kadar ki, isteğe bağlı muafiyet
hükümlerinden küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesini
veren bağlı işletmelerin talebiyle vazgeçilebilir ve bu durumda en az beş hesap
dönemi boyunca muafiyetten vazgeçilmiş sayılır.


(5) Çok uluslu işletme gruplarının bağlı
işletmelerinin uluslararası deniz taşımacılığı faaliyetlerinden elde ettikleri
kazançları yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden istisnadır.


(6) Uluslararası deniz trafiğinde
gerçekleştirilmesi şartıyla beşinci fıkra kapsamındaki faaliyetler
aşağıdakilerden oluşur:


a) Bağlı işletmenin mülkiyetinde olan veya
kiralama, kısmi kiralama ya da çeşitli şekillerde tasarrufunda bulunan yük ve
yolcu gemilerinin işletilmesi faaliyetleri,


b) Yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan
gemilerin mürettebatlı ve tam donanımlı kiralanması ile başka bir bağlı
işletmeye yüksüz gemi kiralama esasına göre yapılan kiralama faaliyetleri,


c) Yük ve yolcu taşımacılığı kapsamında
faaliyet gösteren bir ortaklığa, bir ortak girişime veya uluslararası işletilen
bir acenteye iştirak faaliyetleri,


ç) Yük ve yolcu taşımacılığı faaliyetinde
kullanılan ve en az bir yıl süreyle elde tutulan gemilerin satışına ilişkin
faaliyetler.


(7) Bir ülkede bulunan bağlı işletmelerin
uluslararası deniz taşımacılığı faaliyetiyle bağlantılı olarak gerçekleştirdiği
aşağıdaki faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar da bu kazançlar toplamının,
bu bağlı işletmelerin uluslararası deniz taşımacılığından elde ettikleri
kazançların toplamının %50’sini geçmemesi şartıyla, yerel ve küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinden ayrıca istisnadır:


a) Aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı
olmayan denizcilik işletmelerine yüksüz gemi kiralama esasına göre yapılan ve
üç yılı geçmeyen gemi kiralamalarından elde edilen kazançlar,


b) Diğer deniz taşımacılığı işletmeleri
tarafından uluslararası deniz taşımacılığı kapsamında yurt içi parkur için
düzenlenen biletlerin satışından elde edilen kazançlar,


c) Konteynerlerin; kiralanmasından,
üç aydan kısa süreli depolanmasından veya geç iadesi kapsamında alınan
ödemelerden elde edilen kazançlar,


ç) Mühendis, bakım personeli, kargo
operatörü, yiyecek içecek hizmeti veren personel ve müşteri hizmetleri
personeli tarafından diğer deniz taşımacılığı işletmelerine verilen
hizmetlerden elde edilen kazançlar,


d) Uluslararası gemi işletmeciliği işinin
ayrılmaz bir parçası olarak gerçekleştirilen yatırımlardan elde edilen
kazançlar.


(8) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin giderler veya istisna
kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı kazançlardan indirim
konusu yapılamaz.


 


İKİNCİ BÖLÜM[56]


Vergi Yükünün
Hesaplanması, Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Matrahı,


Oranı ve Hesabı


 


Vergi yükünün tespitinde
düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması


EK MADDE 4- (Ek:28/7/2024-7524/40
md.)


(1) Net ülkesel bazlı kazanca
sahip bir çok uluslu işletme grubunun vergi yükü, her hesap dönemi
için ülkesel bazda ayrı ayrı hesaplanır.


(2) Çok uluslu işletme grubunun
ülkesel bazlı vergi yükü hesaplamasında, o ülkede bulunan bağlı
işletmelerin üçüncü fıkra uyarınca hesaplanan düzeltilmiş kapsanan vergileri
dikkate alınır.


(3) Bir bağlı işletmenin bir hesap dönemi
için düzeltilmiş kapsanan vergileri; kapsanan vergilere ilişkin olarak tahakkuk
eden cari dönem vergi giderinin, aşağıdaki bentler uyarınca düzeltilmiş tutarı
ile toplam ertelenmiş vergi düzeltme tutarı, finansal tablolarındaki öz kaynak
değişim tablosu veya diğer kapsamlı gelir tablosunda gösterilen ve ek 5 inci
madde kapsamına giren kazanç veya zararlarla ilgili kapsanan vergilerdeki
herhangi bir artış veya azalış tutarlarının toplamına eşittir.


a) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiye;


1) Finansal hesaplarda vergi öncesi kârda
gider olarak tahakkuk eden herhangi bir kapsanan vergi,


2) Altıncı fıkra kapsamında tespit olunan
ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi varlığı,


3) Cari hesap döneminde ödenen, belirsiz
bir vergi pozisyonuyla ilgili olan ve önceki bir hesap dönemi için kapsanan
vergilerde indirim olarak ele alınmış olan herhangi bir tutar,


4) Cari dönem vergi giderinde indirim
olarak kaydedilen nitelikli iade edilebilir vergi kredisi ve pazarlanabilir
(devredilebilir) vergi kredisi ile ilgili herhangi bir indirim veya iade
tutarı,


ilave edilir.


b) Bu fıkra uyarınca, kapsanan vergiden;


1) Ülkesel bazlı kazanç veya
zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin cari dönem vergi gideri,


2) Cari dönem vergi giderinde indirim
olarak kaydedilmemiş olan ve nitelikli iade edilebilir vergi kredisi ile
pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi niteliğinde olmayan bir vergi
kredisine ilişkin bir kredi veya iade tutarı,


3) Finansal hesaplardaki cari dönem vergi
giderinde bir düzeltme olarak değerlendirilmeyen ve bir bağlı işletmeye iade
edilen veya kredilendirilen kapsanan vergi (nitelikli iade edilebilir vergi
kredisi ve pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredisi hariç),


4) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili
cari dönem vergi gideri,


5) Hesap döneminin son gününden itibaren
üç yıl içinde ödenmesi beklenmeyen her türlü cari dönem vergi gideri,


indirilir.


(4) Üçüncü fıkra kapsamındaki toplam
ertelenmiş vergi düzeltme tutarı ibaresi, bir hesap dönemi içerisinde bir bağlı
işletmenin ertelenmiş vergi giderine aşağıdaki düzeltmeler yapıldıktan sonra
tespit olunan tutarı ifade eder. Şu kadar ki, ilgili ülke mevzuatı uyarınca
kurumlar vergisi oranı asgari kurumlar vergisi oranının üzerindeyse, ertelenmiş
vergi gideri asgari kurumlar vergisi oranı dikkate alınmak suretiyle yeniden
hesaplanır.


a) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi giderinden;


1) Ülkesel bazlı kazanç veya
zararın hesaplamasına dâhil edilmeyen gelirlere ilişkin ertelenmiş vergi gideri,


2) Belirsiz bir vergi pozisyonuyla ilgili
ertelenmiş vergi gideri,


3) Ertelenmiş vergi varlığına ilişkin
hesap düzeltmesinden veya değer düzeltmesinden kaynaklanan tutarlar,


4) Cari hesap dönemindeki vergi
oranlarının değişiminden kaynaklanan ertelenmiş vergi gideri,


5) Vergi kredilerine ilişkin ertelenmiş
vergi gideri,


6) Finansal raporlama standartları
kapsamına girmediğinden cari dönem vergi zararına ilişkin ertelenmiş vergi
varlığı olarak muhasebeleştirilemeyen tutarlar,


indirilir.


b) Bu fıkra uyarınca ertelenmiş vergi
giderine;


1) İlgili hesap dönemi içerisinde bu
fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca hesaplanan tutarlara
ilişkin yapılan ödemeler,


2) Önceki hesap dönemlerindeki ertelenmiş
vergi yükümlülüklerine ilişkin ek 6 ncı maddenin altıncı fıkrasının
(b) bendi kapsamında oluşturulan hesaplarda izlenmekle birlikte cari hesap
dönemi içerisinde bu hesapların ters kayıtla kapatılan kısmı,


ilave edilir.


(5) İşletme bazlı kazancın
tespitinde dikkate alınması gereken faaliyetlerden kaynaklanan ve finansal
hesaplarda asgari kurumlar vergisi oranından daha düşük bir oran uygulanmak
suretiyle ertelenmiş vergi varlığı hesaplarına alınan tutarlar, zarara ilişkin
ertelenmiş vergi varlığının oluştuğu ilgili hesap döneminde asgari kurumlar vergisi
oranı uygulanmak suretiyle yeniden tespit olunabilir.


(6) Dördüncü fıkra kapsamındaki
düzeltmelere alternatif olarak dileyen mükellefler, ilgili hesap dönemindeki
net ülkesel bazlı zararın asgari kurumlar vergisi oranıyla çarpılması
suretiyle tespit olunan ve ülkesel bazlı zarara ilişkin ertelenmiş vergi
varlığı olarak dikkate alınan tutarları, sonraki hesap dönemlerinde bu madde
kapsamındaki vergi yükünün tespitinde kapsanan vergi olarak dikkate
alabilirler.


(7) Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım
işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına
sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım
işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergileri birinci fıkra kapsamında tespit
edilecek vergi yükünün hesabında dikkate alınmaz. Bunların vergi yükü ayrı
hesaplanır.


(8) Net ülkesel bazlı kazancın
oluşmadığı bir ülkede, düzeltilmiş kapsanan vergiler; sıfırdan küçükse ve
beklenen düzeltilmiş kapsanan vergilerden az ise o ülkedeki bağlı işletmeler
tarafından, beklenen düzeltilmiş kapsanan vergiler ile düzeltilmiş kapsanan
vergiler arasındaki fark üzerinden ilgili hesap dönemi için ek cari dönem
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi hesaplanır. Hesaplanan verginin ilgili
dönemde ödenmesi ihtiyaridir. Bu vergiyi hesaplandığı dönemde ödememeyi tercih
eden mükellefler söz konusu vergi tutarını vergi gideri fazlası hesabında
izlerler. Ülkesel bazlı kazancın oluştuğu izleyen hesap dönemlerinde
bu hesapta izlenen tutarlar bu madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde
indirim konusu yapılır. Bu fıkrada geçen beklenen düzeltilmiş kapsanan vergi,
ülkesel bazlı kazanç veya zarar tutarının asgari kurumlar vergisi
oranı ile çarpımına eşittir.


(9) Kapsanan vergiler, bir bağlı
işletmeden diğer bir bağlı işletmeye aşağıdaki şekilde tahsis edilir:


a) Bir bağlı işletmenin finansal
hesaplarına bir iş yerinin işletme bazlı kazanç veya zararı ile ilgili
olarak dahil edilen kapsanan vergiler, ilgili ülkedeki o iş yerine,


b) Ek 5 inci maddenin dokuzuncu fıkrası
kapsamında bir bağlı işletme sahibine tahsis edilen işletme bazlı kazanç veya
zarar ile ilgili olarak bir vergi şeffaf işletmenin finansal
hesaplarına dahil edilen kapsanan vergileri, mülkiyet payları ile orantılı
olarak söz konusu bağlı işletme sahiplerine,


c) Bir bağlı işletmenin sahiplerinin
kontrol edilen yabancı kurum kazancı uygulamasına tabi olmaları durumunda,
bağlı işletme sahiplerinin kontrol edilen yabancı kurumun kazancındaki payları
üzerinden hesaplanan kapsanan vergi, o bağlı işletmeye,


ç) Bir bağlı işletmenin hibrit işletme
olması durumunda, hibrit işletmenin kazancı üzerinden hesaplanan ve
bir bağlı işletme sahibi adına tahakkuk eden kapsanan vergiler,
o hibrit işletmeye,


d) Bir bağlı işletme tarafından ilgili
hesap dönemi içerisinde bağlı işletme sahiplerine mülkiyet paylarına ilişkin
olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan durumlarda bu tutarlar
üzerinden kesilen vergiler ile diğer vergiler, dağıtımı yapan bağlı işletmeye,


e) Ek 5 inci maddenin sekizinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında, bir iş yerinin işletme bazlı kazancının ana
merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edildiği durumda, iş yerinin
bulunduğu ülkede elde edilen kazanca ilişkin o ülkede hesaplanan kapsanan
vergiler, (Bu vergi söz konusu kazanca ana merkezin bulunduğu ülkedeki kurumlar
vergisi oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutardan fazla olamaz.) ana merkeze,


tahsis edilir.


(10) Bağlı işletmelere tahsis edilen
vergilerin kaynağı olan kazançlardan; faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti,
menkul kıymet satış gelirleri gibi pasif nitelikteki kazançlara tekabül eden ve
tahsise konu edilen kapsanan vergiler ile söz konusu kazançlara tamamlayıcı
vergi oranının uygulanması suretiyle hesaplanan tutardan düşük olanı, dokuzuncu
fıkranın (c) ve (ç) bentlerine istinaden yapılacak tahsise konu edilir.


 


İşletme bazlı kazanç
veya zararın hesaplanması ile vergi yükünün tespiti


EK MADDE 5- (Ek:28/7/2024-7524/41
md.)


(1) Bir bağlı işletmenin ilgili hesap
dönemine ilişkin işletme bazlı kazanç veya zararı, finansal muhasebe
net kazanç veya zararına aşağıdaki düzeltmeler yapılarak tespit olunur:


a) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler
finansal muhasebe net kazanç veya zararına ilave edilir:


1) Ek 2 nci maddenin birinci
fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan büyük net vergi gideri,


2) İşletme bazlı kazancın
tespitinde indirimi kabul edilmeyen öz sermaye zararları,


3) Yeniden değerleme yöntemi kazançları,


4) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci
fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların elden çıkarılmasından kaynaklanan
zararlar,


5) Asimetrik kur kazanç veya zararları,


6) Kanunen yasaklanmış fiiller kapsamında
yapılan ödemeler ile 50.000 avro karşılığı Türk lirasını aşan ceza mahiyetindeki
ödemeler,


7) Önceki dönem muhasebe hataları veya
ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,


8) Uluslararası kabul görmüş finansal
muhasebe standartlarına göre dönem kârının tespitinde gider olarak tahakkuk
ettirilen emeklilik giderleri ile cari hesap döneminde fiilen ödenen emeklilik
giderleri arasındaki fark.


b) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler
finansal muhasebe net kazanç veya zararından indirilir:


1) Ek 2 nci maddenin birinci
fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan küçük net vergi gideri,


2) İstisna tutulan kâr payları,


3) İşletme bazlı kazancın
tespitinde kabul edilmeyen öz sermaye kazançları,


4) Yeniden değerleme yöntemi zararları,


5) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci
fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların elden çıkarılmasından kaynaklanan
kazançlar,


6) Asimetrik kur kazanç veya zararları,


7) Önceki dönem muhasebe hataları veya
ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,


8) Cari hesap döneminde fiilen ödenen
emeklilik giderleri ile uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe
standartlarına göre dönem kârının tespitinde gider olarak tahakkuk ettirilen
emeklilik giderleri arasındaki fark.


(2) Birinci fıkranın (a) bendinin (2)
numaralı alt bendi ile (b) bendinin (3) numaralı alt bendine alternatif olarak
dileyen mükellefler, öz sermaye kazanç veya zararlarını
ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alabilirler. Şu kadar ki,
öz sermaye kazanç veya zararlarını ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate
alan mükellefler, takip eden dört hesap dönemi boyunca bu tercihlerinden
vazgeçemezler.


(3) Aynı grup içerisindeki bağlı
işletmeler tarafından gerçekleştirilen finansman işlemlerinde, borç alan bağlı
işletmenin bulunduğu ülkedeki vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranının
altında olması, borç veren bağlı işletmenin bulunduğu ülkede ise vergi yükünün
asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması veya grup içi finansman
nedeniyle oluşan faiz gelir ve giderleri dikkate alınmaksızın hesaplanan vergi
yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması durumunda, borç alan
bağlı işletme nezdinde katlanılacak ve işletme bazlı kazancın
tespitinde gider olarak dikkate alınacak faiz gideri, borç veren bağlı
işletmenin gelir olarak dikkate aldığı tutarla sınırlı olacaktır.


(4) Alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle
finansal muhasebe net kazancı veya zararının tespitinde vazgeçilen tutarı gelir
olarak kayıtlarına alan borçlu durumundaki bağlı işletmeler, aşağıdaki
şartların herhangi birinin sağlanması durumunda, söz konusu tutarı isteğe bağlı
olarak işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde dikkate almayabilirler.


a) Mahkeme kararına istinaden borcun
silinmesi, borçlu ile alacaklının ilişkili kişi olmaması ve borçlunun on iki ay
içerisinde iflas etmesinin beklenmesi,


b) Borcun silinmesinden önce borçlunun rayiç
bedele göre tespit olunan varlıklarının değerinin yükümlülüklerinden az olması.


(5) Nitelikli iade edilebilir vergi
kredileri ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi kredileri bir bağlı işletmenin
işletme bazlı kazanç veya zararının hesaplanmasında gelir olarak
dikkate alınır. Nitelikli olmayan iade edilebilir vergi kredileri ise bu
hesaplamada gelir olarak dikkate alınmaz.


(6) Farklı ülkelerde bulunan bağlı
işletmeler arasında yapılan ve her iki bağlı işletmenin finansal hesaplarında
aynı tutarda izlenmeyen veya emsallere uygunluk ilkesine uygun olmayan
işlemler, emsallere uygun şekilde yeniden düzenlenir. Aynı ülkede bulunan iki
bağlı işletme arasında varlıkların satışı veya diğer şekillerde elden
çıkarılmasına ilişkin işlemlerin emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde
kayıtlara alınması nedeniyle hesaplanan yerel veya küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinde azalmaya sebebiyet verilmesi halinde söz konusu işlemler,
ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasında emsallere uygun
şekilde yeniden düzenlenerek dikkate alınır. Bu fıkrada geçen emsallere
uygunluk ilkesi, bağlı işletmeler arasındaki işlemlerin, bağımsız işletmeler
arasında gerçekleşen karşılaştırılabilir işlemlerde ve karşılaştırılabilir
koşullar altında elde edilecek sonuçlara göre kaydedilmesini ifade eder.


(7) Bir ülkedeki bağlı işletmelerin
işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamı ülkesel bazlı kazanç
veya zararı ifade eder. Şu kadar ki, çok uluslu işletme gruplarına bağlı
yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık
payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım
işletmelerinin işletme bazlı kazanç veya zararları bu toplamın
hesabında dikkate alınmaz. Bunların işletme bazlı kazanç veya
zararları ayrı hesaplanır.


(8) Bir ana merkez ile ona bağlı iş yeri
arasındaki kazanç veya zararın tahsisi aşağıdaki şekilde uygulanır:


a) Bir iş yerinin finansal muhasebe net
kazancı veya zararı, yalnızca iş yerine atfedilebilen gelir ve giderleri
kapsar. İş yeri tarafından ayrı şekilde finansal muhasebe net kazanç veya
zararına yönelik muhasebe kaydının tutulmadığı durumda, nihai ana
işletmenin konsolide finansal hesaplarının hazırlanmasında kullanılan
muhasebe standardına göre hazırlanan tablolarda iş yerine atfedilen gelir veya
giderler, iş yerinin finansal muhasebe net kazanç veya zararının tespitinde
dikkate alınır.


b) Bir iş yerinin finansal muhasebe net
kazancı veya zararı, (c) bendindeki durum haricinde, iş yerinin bağlı bulunduğu
ana merkezin işletme bazlı kazanç veya zararının belirlenmesinde
dikkate alınmaz.


c) Bir iş yerinin
işletme bazlı zararı, söz konusu zararın ana merkezin yurt içi
vergiye tabi gelirinin hesaplanmasında gider olarak dikkate alınması ve hem ana
merkezin hem de iş yerinin bulunduğu ülkede vergiye tabi olan bir gelir
unsurundan mahsup edilmemesi şartıyla, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin
gideri olarak dikkate alınır. İzleyen dönemde iş yerinde oluşan
işletme bazlı kazanç, daha önce iş yerinin bağlı bulunduğu ana
merkezin gideri olarak dikkate alınan işletme bazlı zararı kadar, iş yerinin
bağlı bulunduğu ana merkezin işletme bazlı kazancı olarak kabul edilir.


(9) Bir bağlı işletme olan şeffaf bir
işletmenin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, faaliyetlerin yürütüldüğü
iş yerine tahsis edilir. İş yerine atfedilen finansal muhasebe net kazanç veya
zararından sonra kalan tutar; nihai ana işletme olmayan vergi şeffaf işletme
olması durumunda mülkiyet paylarıyla orantılı olmak üzere bu işletme
sahiplerine, nihai ana işletme veya ters hibrit işletme olan bir
vergi şeffaf işletme olması durumunda ise bağlı işletmenin kendisine tahsis
edilir. Bu takdirde tahsis edilen tutar, şeffaf işletmenin finansal muhasebe
net kazancı veya zararında dikkate alınmaz ve şeffaf işletmedeki mülkiyet
paylarıyla orantılı olarak tahsise konu edilen söz konusu tutarlar, vergi
şeffaf işletmenin veya ters hibrit işletmenin bulunduğu ülkedeki
düzenlemelere göre kazancın tespitinde dikkate alınır.


(10) Bir şeffaf işletmenin mülkiyet payına
sahip aynı gruba bağlı işletmelerin dışında başka işletmelerin bulunması ve bu
işletmelerin şeffaf işletmenin mülkiyet payına doğrudan ya da vergi şeffaf yapı
aracılığıyla sahip olması durumunda, dokuzuncu fıkra hükümleri uygulanmadan
önce bu işletmelere tahsis edilmesi gereken tutarlar, şeffaf işletmenin
finansal muhasebe net kazanç veya zarar tutarından indirilir. Şu kadar ki,
bir şeffaf işletmenin nihai ana işletme olması veya nihai ana işletme
niteliğindeki bir şeffaf işletmenin doğrudan ya da vergi şeffaf yapı
aracılığıyla bir şeffaf işletmeye sahip olması durumunda bu fıkra hükümleri
uygulanmaz.


(11) Bir çok uluslu işletme
grubunun her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi yükü; o ülkede bulunan
bağlı işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergilerinin toplamının, o ülkede
bulunan bağlı işletmelerinin ülkesel bazlı kazanç toplamına bölünmesi suretiyle
bulunur. Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık
payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt
grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin her bir
hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi yükü ayrı hesaplanır.


 


Küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin matrahı, oranı ve hesabı


EK MADDE 6- (Ek:28/7/2024-7524/42
md.)


(1) Asgari kurumlar vergisi oranı %15’tir.


(2) Asgari kurumlar vergisi oranı ile ek 5
inci maddenin onbirinci fıkrasına göre tespit edilen oran arasındaki
fark, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi oranıdır. Ülkesel bazlı vergi
yükünün asgari kurumlar vergisi oranını aşması halinde ise küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi hesaplanmaz.


(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahı üzerinden
hesaplanır. Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahı ise net
ülkesel bazlı kazanç toplamından; o ülkede bulunan bağlı işletmelerin
çalışanlarının yıllık toplam brüt ücretlerinin %5’i ile maddi duran
varlıklarının net defter değerinin %5’inin indirilmesi suretiyle tespit olunur.


(4) Bir ülke için küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
oranının, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına uygulanması
suretiyle tespit edilir. Şu kadar ki, ilgili ülkeye ilişkin hesaplanan küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine varsa; ek cari dönem asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi ilave edilir, nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
ise bu vergiden indirilir.


(5) Bir bağlı işletmenin,
işletme bazlı kazancının ülkesel bazlı kazanca bölünmesiyle bulunan
oranın, ilgili ülke için dördüncü fıkra kapsamında hesaplanan küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisiyle çarpılması sonucunda bu bağlı işletmenin
küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi tespit olunur.


(6) Ülkesel bazlı vergi yüküne
ilişkin geçmiş hesap dönemlerine yönelik aşağıdaki düzeltmelerin yapılmasının
gerektiği durumlarda, yeniden hesaplama sonucu önceki hesap dönemlerinde eksik
tahakkuk ettirilen küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, yeniden
hesaplamanın yapıldığı cari hesap döneminde ek cari dönem asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi olarak tarh edilir.


a) Bir bağlı işletmenin aktifinde yer alan
maddi duran varlıklarının satışından doğan kazançlar, satışın gerçekleştiği
hesap döneminden önceki dört hesap dönemi içerisinde öncelikle maddi duran
varlık satışından kaynaklı zararlardan mahsup edilebilir. Mahsup sonrası kalan
bakiye, cari hesap dönemi ile önceki dört hesap döneminin kazançlarına eşit
şekilde dağıtılır.


b) Ertelenmiş vergi yükümlülüğü
hesaplarına alınan tutarların, takip eden beş hesap dönemi boyunca ilgili
dönemlerin kapsanan vergilerinde indirim konusu yapılmaması durumunda,
ertelenmiş vergi yükümlülüğü hesabına alındığı dönemin kapsanan vergilerinde
dikkate alınan ancak sonraki dönemlerde kapsanan vergilerden indirilmeyen
vergiler, hesaba alınan ilgili dönemin düzeltilmesi suretiyle dikkate alınır.


c) Bir bağlı işletmenin geçmiş hesap
dönemlerine yönelik kapsanan vergilerinde düzeltme yapılması gerektiği
durumlarda, bağlı işletmenin önceki bir hesap dönemine ilişkin kapsanan
vergilerinde artış olarak dikkate alınması gereken tutarlar, cari hesap
döneminin kapsanan vergilerine dahil edilir. Geçmiş dönemlerin
kapsanan vergilerinde azalış şeklinde düzeltmelerin yapılması gerektiği durumlarda
ise ilgili dönemin kapsanan vergileri düzeltilir. Şu kadar ki, ilgili hesap
döneminde, söz konusu kapsanan vergilerdeki azalış tutarının 1 milyon avro
karşılığı Türk lirasını aşmaması halinde cari dönem kapsanan vergileri
düzeltilebilir.


ç) İlgili ülkenin iç mevzuatında yapılan
değişiklik sonrası kurumlar vergisi oranının asgari kurumlar vergisi oranından daha
düşük bir orana düşmesi nedeniyle oluşan ertelenmiş vergi gideri, ek 4 üncü
madde uyarınca tespit olunan kapsanan vergilerde düzeltme olarak dikkate
alınır. Asgari kurumlar vergisi oranının altında kurumlar vergisi oranının
uygulandığı bir ülkede, mevzuat değişikliği sonrası, kurumlar vergisi oranının
artırılması nedeniyle ilgili hesap dönemindeki ertelenmiş vergi
yükümlülüğündeki değişikliğe bağlı tahakkuk eden ertelenmiş vergi gideri
tutarı, ödemenin yapıldığı ilgili dönem kapsanan vergilerinde dikkate alınır.


d) Ek 12 nci madde kapsamında
bağlı işletme tarafından oluşturulan takip hesabının, cari yılı takip eden
dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kullanılmayan kısmı, takip hesabının
oluşturulduğu hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.


e) Bir bağlı işletme tarafından ilgili
hesap döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerine dahil edilen ve 1
milyon avro karşılığı Türk lirasından fazla olan vergi giderinin, verginin
hesaplandığı ve kapsanan vergi olarak dikkate alındığı dönemi izleyen üçüncü
hesap döneminin sonuna kadar ödenmemesi durumunda, bu vergiler ilgili hesap
döneminin düzeltilmiş kapsanan vergilerinden indirilir.


(7) Geçmiş hesap dönemlerindeki küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde artış gerektiren düzeltmelerde, cari
hesap döneminde net ülkesel bazlı kazancın oluşmaması koşuluyla,
düzeltmenin yapılacağı geçmiş hesap dönemindeki beşinci fıkraya göre tespit olunan
oranlar dikkate alınır ve bağlı işletmelerin ek cari dönem asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi bu oranlara göre hesaplanır.


(8) Çok uluslu işletme grubunun; ülkesel bazlı
yıllık ortalama hasılatı 10 milyon avro karşılığı Türk lirasından ve
ülkesel bazlı yıllık ortalama kazancı 1 milyon avro karşılığı Türk lirasından
az ise bu ülkede bulunan bağlı işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, ilgili hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilebilir. Bu fıkra
kapsamında ortalama hasılat veya ortalama kazanç, bir ülkeye ilişkin
finansal hesapların raporlandığı hesap dönemi ve önceki iki hesap dönemindeki
hasılat veya kazanç toplamının ortalamasını ifade eder. Devletsiz bağlı
işletmeler veya yatırım işletmesi olan bağlı işletmeler için bu fıkra hükümleri
uygulanmaz ve bunların hasılatı, kazancı veya zararı, ortalama kazanç veya
ortalama hasılatın tespitinde dikkate alınmaz.


(9) Çok uluslu işletme grubunun faaliyette
bulunduğu ülke güvenli liman olarak belirlenmiş ise bu ülkede bulunan bağlı
işletmelerin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, ilgili hesap dönemi
için sıfır olarak kabul edilebilir. Cumhurbaşkanı, bu madde kapsamında güvenli
liman olarak ilan edilecek yerleri belirlemeye ve bu yerlerin belirlenmesine
ilişkin şartları tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu fıkranın
uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.


(10) Azami altı farklı ülkede bağlı
işletmesi bulunan ve maddi duran varlıklarının toplam değeri en yüksek olan
ülke dışındaki diğer ülkelerde toplam maddi duran varlıklarının net defter
değeri 50 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşmayan çok uluslu işletme
grupları için yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi beş hesap dönemi boyunca sıfır olarak kabul
edilir.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM[57]


Küresel Asgari
Tamamlayıcı Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme Dönemi,


Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi


 


Küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi


EK MADDE 7- (Ek:28/7/2024-7524/43
md.)


(1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, gelirin dahil edilmesi esası ve yetersiz vergilendirilmiş
ödemeler esasına göre belirlenir.


(2) Gelirin dahil edilmesi esası
kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi, bu Kısmın
ek 1 inci maddesi kapsamındaki çok uluslu işletme gruplarına bağlı ve diğer
ülkelerde yerleşik olan işletmelerin; Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmesi,
ara ana işletmesi veya kısmen sahip olunan ana işletmesidir.


(3) İkinci fıkra kapsamında sayılanlar
arasında verginin mükellefi aşağıdaki şekilde belirlenir:


a) Nihai ana işletmesi Türkiye’de, ara ana
işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde yerleşik bağlı işletmelerde verginin
mükellefi Türkiye’de yerleşik nihai ana işletmedir. Kısmen sahip olunan ana
işletmesi Türkiye’de yerleşik olmakla birlikte nihai ana işletmesi veya ara ana
işletmesi Türkiye’de veya başka ülkelerde yerleşik olan bağlı işletmelerde
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında Türkiye’de yerleşik kısmen
sahip olunan ana işletme de verginin mükellefidir.


b) Kısmen sahip olunan ana işletmesi
Türkiye’de bulunmakla birlikte söz konusu işletmeye tamamen sahip başka
ülkelerde yerleşik kısmen sahip olunan ana işletmenin bulunması ve bu ülkelerde
nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin uygulanmaması durumunda gelirin dahil edilmesi
esasına göre verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik kısmen sahip olunan ana
işletmedir.


c) Ara ana işletmesi Türkiye’de yerleşik
olup nihai ana işletmesinin veya kısmen sahip olunan ana işletmesinin bulunduğu
ülkeler tarafından ilgili ülke mevzuatı uyarınca nitelikli
gelirin dahil edilmesi esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin uygulanmadığı durumlarda, gelirin dahil edilmesi esası
kapsamında verginin mükellefi Türkiye’de yerleşik ara ana işletmedir. Şu kadar
ki, ara ana işletmesi Türkiye’de bulunmakla birlikte söz konusu işletmede
kontrol gücüne sahip başka ülkelerde yerleşik ara ana işletmelerin bulunması ve
bu ülkelerde nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında
küresel asgari kurumlar vergisinin uygulanması durumunda bu bent hükümleri
uygulanmaz.


(4) İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında
sayılan mükellefler, mülkiyet payına sahip olunan bağlı
işletmedeki dahil olma oranıyla sınırlı olmak üzere verginin ödenmesinden
sorumludurlar. Dahil olma oranı, bir bağlı işletmenin bir hesap dönemindeki
işletme bazlı kazancından ana işletme dışındaki üçüncü kişilere atfedilen
kısmın çıkarılması suretiyle bulunan tutarın, bu bağlı işletmenin işletme bazlı
kazancına bölünmesi suretiyle elde edilen orandır. Mülkiyet payına sahip olunan
bağlı işletmenin şeffaf bir işletme olması durumunda, aynı gruba bağlı
işletmelerin dışındaki kişilere atfedilen kazanç tutarları bağlı işletmenin
işletme bazlı kazancının tespitinde dikkate alınmaz. Şu kadar ki,
üçüncü fıkra kapsamındaki mükellefler tarafından gelirin dahil edilmesi
esasına göre hesaplanan vergi, nitelikli gelirin dahil edilmesi esası kapsamında
küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisini uygulayan bir ülkede yerleşik ara
ana işletme veya kısmen sahip olunan ana işletme aracılığıyla doğan vergi
yükümlülüğü tutarı kadar azaltılır.


(5) Yetersiz vergilendirilen ödemeler
esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin mükellefi;
nihai ana işletmesi, ara ana işletmesi veya kısmen sahip olunan ana işletmesi
Türkiye’de yerleşik olmayan ve ilgili mevzuatı uyarınca nitelikli
gelirin dahil edilmesi esasına göre küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı çok uluslu işletme gruplarına
bağlı Türkiye’de yerleşik, yatırım işletmeleri hariç, bağlı işletmelerdir.


(6) Beşinci fıkra kapsamında belirtilen
mükellefler, yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında, bu verginin
yetersiz vergilendirilen ödemeler esası yüzdesine göre hesaplanan kısmını
ödemekle sorumludurlar.


(7) Yetersiz vergilendirilen ödemeler esası
kapsamında hesaplanan vergi, çok uluslu işletme grubuna bağlı işletmeler için
hesaplanan küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi toplamına eşittir.
Gelirin dahil edilmesi esası kapsamında çok uluslu işletme gruplarına
bağlı işletmeler nezdinde vergi hesaplanması durumunda, yetersiz
vergilendirilen ödemeler esasına göre hesaplanan vergi, küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi ile gelirin dahil edilmesi esası kapsamında alınan
verginin farkına eşit olur.


(8) Yetersiz vergilendirilen ödemeler
esası yüzdesi; Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin toplam işçi sayısının,
nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı tüm
ülkelerdeki yerleşik bağlı işletmelerin toplam işçi sayısına bölünmesiyle
bulunan tutarın %50’si ile Türkiye’de yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi
duran varlık değerinin, nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının
uygulandığı tüm ülkelerdeki yerleşik bağlı işletmelerin toplam maddi duran
varlık değerine bölünmesiyle bulunan tutarın %50’sinin toplamıdır. Yetersiz
vergilendirilen ödemeler esası yüzdesinin hesabında; yatırım işletmeleri ve
şeffaf işletmelerin toplam işçi sayısı ve bunların toplam maddi duran varlık
değeri dikkate alınmaz. İlgili hesap döneminde bu fıkra kapsamında tahsis edilen
verginin nitelikli yetersiz vergilendirilen ödemeler esasının uygulandığı bir
ülkede tahakkuk ettirilmemesi (tüm ülkelerde tahakkuk ettirilmemesi durumu
hariç) durumunda, hesaplanması gereken vergi tahakkuk ettirilinceye kadar, söz
konusu ülke sonraki hesap dönemlerinde bu fıkra kapsamındaki verginin
tahsisatına ilişkin hesaplamalarda dikkate alınmaz.


 


Küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı, tarhı ve ödenmesi


EK MADDE 8- (Ek:28/7/2024-7524/44
md.)


(1) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin vergilendirme dönemi hesap dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi
tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise özel hesap dönemidir.


(2) Hesap dönemi, nihai ana işletmenin konsolide finansal
tablolarının hazırlanmasına esas teşkil eden vergilendirme dönemidir.


(3) Küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine tarh olunur.


(4) Hesaplanan vergi, hesap döneminin
kapandığı ayı izleyen on beşinci ayın son gününe kadar beyan edilir ve ödenir.


(5) Mükellefler, üçüncü fıkra kapsamında
verilen beyannamelerinin ekinde küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi
beyannamelerine de yer vermek zorundadırlar. Şu kadar ki, küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesinin nitelikli yetkili makam
anlaşmasının uygulandığı başka ülkede verilmesi ve söz konusu bilgi
beyannamesinin hangi ülkede, hangi bağlı işletme tarafından verildiğinin üçüncü
fıkra kapsamındaki beyanname ekinde bildirilmesi durumunda, mükelleflerin
küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamelerini verme
yükümlülüğü ortadan kalkar.


(6) Cumhurbaşkanı, nitelikli
gelirin dahil edilmesi esası ile nitelikli yetersiz vergilendirilen
ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulandığı yerler ile nitelikli yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
uygulandığı yerleri belirlemeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü fıkra
kapsamında verilen beyanname ile küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi
bilgi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve muhtevasını tespit etmeye, küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi beyannamesindeki bilgilerin diğer ülkelerle
paylaşılmasındaki sınırları belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak
mükellefin müracaatı üzerine veya re’sen tarh yerini tayin etmeye,
verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları
belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin
usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM[58]


Yerel Asgari Tamamlayıcı
Kurumlar Vergisinin Mükellefi, Vergilendirme Dönemi, Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi


 


Yerel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin mükellefi


EK MADDE 9- (Ek:28/7/2024-7524/45 md.)


 (1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin mükellefi, ek 1 inci madde kapsamındaki çok uluslu işletme
gruplarına bağlı ve Türkiye’de yerleşik olan; bağlı işletmeler ve iş
ortaklıklarıdır.


 


Yerel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin vergilendirme dönemi, beyanı, tarhı ve ödenmesi


EK MADDE 10- (Ek:28/7/2024-7524/46
md.)


(1) Yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisinin vergilendirme dönemi hesap dönemidir. Kendilerine özel hesap dönemi
tayin edilenlerin vergilendirme dönemi ise, özel hesap dönemidir.


(2) Ek 6 ncı maddenin dördüncü
fıkrası kapsamında, asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi oranının, küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi matrahına uygulanması suretiyle tespit
olunan yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi, mükelleflerin beyanı üzerine
tarh olunur ve bu vergiye varsa ek cari dönem yerel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi ilave edilir. Şu kadar ki, ek 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasının (a),
(c) ve (ç) bentleri ile bağlı işletme sahiplerine mülkiyet paylarına ilişkin
olarak yapılan dağıtımlar veya kâr dağıtımı sayılan durumlarda bu tutarlar
üzerinden kesilen vergiler hariç (d) bendi hükümleri bu hesaplamada dikkate
alınmaz.


(3) Hesaplanan vergi, hesap döneminin
kapandığı ayı izleyen on ikinci ayın birinci gününden son gününe kadar beyan
edilir ve ödenir.


(4) Ek 6 ncı maddenin sekizinci
fıkrası hükümleri yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde de
dikkate alınır.


(5) Ek 9 uncu maddenin birinci fıkrası
kapsamında, Türkiye’de yerleşik ve aynı çok uluslu işletme gruplarına bağlı
mükelleflerden herhangi birinin, yerel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin
tamamını kendi adına beyan edip ödemesi durumunda, diğer mükelleflerin bu
verginin beyanı ve ödemesindeki sorumlulukları ortadan kalkar. Şu kadar ki,
verginin tamamının ödenmemesi durumunda aynı çok uluslu işletme grubuna bağlı
mükelleflerin verginin ödenmesine ilişkin müştereken
ve müteselsilen sorumlulukları devam eder.


(6) Hazine ve Maliye Bakanlığı, üçüncü
fıkra kapsamında verilen beyannamenin ve eklerinin şekil ve muhtevasını
belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine
veya re’sen tarh yerini tayin etmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı
ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme
yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.


 


BEŞİNCİ BÖLÜM[59]


Diğer Hükümler


 


Birleşme, bölünme ve pay
devirleri


EK MADDE 11- (Ek:28/7/2024-7524/47 md.)


 (1) İki veya daha fazla grubun, gelirin
raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin herhangi birinde, tek
bir grup oluşturmak üzere birleşmeleri ve birleşen grupların, birleşmeden
önceki dört hesap döneminden en az birinde konsolide finansal
tablolarında yer alan hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı Türk
lirasını aşması durumunda, birleşme sonucu ortaya çıkan yeni çok uluslu işletme
grubunun o hesap dönemi için ek 1 inci madde kapsamındaki hasılat sınırını
aştığı kabul edilir.


(2) Herhangi bir gruba bağlı olmayan bir
işletmenin, gelirin raporlandığı hesap döneminde bir işletme veya grupla
birleşmesi durumunda, birleşen veya birleşilen işletme
veya birleşilen grubun, birleşmeden önceki dört hesap döneminden en
az birindeki finansal veya konsolide finansal tablolarında yer alan
hasılatları toplamının 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması durumunda, birleşilen veya
ortaya çıkan çok uluslu işletme grubunun ilgili hesap dönemi için ek 1 inci
maddedeki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.


(3) Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisine tabi bir çok uluslu işletme grubunun iki veya daha
fazla gruba bölünmesi ve


a) Bölünme sonrası oluşan grup veya grupların
yıllık hasılatlarının, bölünmenin gerçekleştiği hesap dönemini izleyen
hesap döneminde 750 milyon avro karşılığı Türk lirasını aşması,


b) Bölünme sonrası oluşan grup veya
grupların yıllık hasılatlarının, bölünmenin gerçekleştiği hesap döneminden
sonraki ikinci ila dördüncü hesap dönemlerinin en az ikisinde 750 milyon avro
karşılığı Türk lirasını aşması,


durumunda söz konusu grup veya
grupların ek 1 inci maddedeki hasılat sınırını aştığı kabul edilir.


(4) Bir işletmenin doğrudan veya dolaylı
mülkiyet paylarının devri sonucunda; çok uluslu işletme grubunun bağlı
işletmesi haline gelmesi veya bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi
vasfını kaybederek başka bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmesi olması
ya da yeni bir çok uluslu işletme grubunun nihai ana işletmesi olması ve
varlıklarının, yükümlülüklerinin, gelirlerinin, giderlerinin veya nakit akışlarının
herhangi bir kısmının, nihai ana işletmenin konsolide finansal
tablolarında yer alması halinde, bu işletme devrin gerçekleştirildiği tarihin
içinde bulunduğu hesap döneminde çok uluslu işletme grubunun üyesi olarak
dikkate alınır.


(5) Bir bağlı işletmenin varlıklarının ve
borçlarının devredilmesi durumunda, devreden bağlı işletmenin bu işlemlerden
doğan kazanç veya zararı, işletme bazlı kazanç veya zararının
hesaplanmasında dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin işletme
bazlı kazanç veya zararı, devre konu söz konusu varlık ve borçların, devralan
bağlı işletmenin nihai ana işletmesinin konsolide finansal
tablolarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardı uyarınca
defterindeki kayıtlı değerleri dikkate alınmak suretiyle hesaplanır.


(6) İşletmelerin yeniden yapılandırılması
kapsamında, varlıkların ve borçların devredilmesi sonucu oluşan kazanç veya
zararlar, devreden bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç veya
zararının tespitinde dikkate alınmaz. Bu durumda, devralan bağlı işletmenin
işletme bazlı kazanç veya zararı, söz konusu varlık veya borçları
devreden bağlı işletmenin defterindeki kayıtlı değerler dikkate alınmak suretiyle
hesaplanır.


(7) İşletmelerin yeniden yapılandırılması
kapsamında, devredilen varlık ve borçlar nedeniyle oluşan kazanç veya zararın
devreden bağlı işletme tarafından nitelikli olmayan kazanç veya zarar esasına
göre muhasebeleştirildiği durumda, devreden bağlı işletmenin bu işlemlerden
doğan kazanç veya zararı, nitelikli olmayan kazanç veya zarar tutarı ile sınırlı
olmak üzere dikkate alınır. Bu durumda, devralan bağlı işletme tarafından devre
konu varlık ve borçlara yönelik işletme bazlı kazanç veya zararın
tespitinde, devreden bağlı işletmedeki söz konusu varlık ve borçların defter
değerlerinin ilgili ülke mevzuatı kapsamında nitelikli olmayan kazanç veya
zarar esasına göre düzeltilmiş tutarları dikkate alınır.


(8) Altı ve yedinci fıkralarda geçen işletmelerin
yeniden yapılandırılması ibaresi, birleşme, devir ve bölünme gibi işlemler
kapsamında varlık ve borçların devre konu edilmesini veya bağlı işletmenin tür
değiştirmesini; nitelikli olmayan kazanç veya zarar ibaresi, işletmelerin
yeniden yapılandırılması kapsamında varlık veya borçların devri sonucu ortaya
çıkan kazanç veya zararın ilgili ülke mevzuatı kapsamında hesaplanması sonucu
bulunan tutar ile bunların finansal muhasebe esaslarına göre hesaplanan kazanç
veya zararından düşük olanını ifade eder.


(9) İş ortaklığı ve bu iş ortaklığının
uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına uygun olarak
hazırladığı konsolide finansal tablosunda yer alan işletmelerin
küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesaplanmasında, bu işletmeler ayrı
bir çok uluslu işletme grubunun bağlı işletmeleri; iş ortaklığı ise bu grubun
nihai ana işletmesi olarak kabul edilir. Bu fıkra kapsamında bağlı işletme veya
nihai ana işletme olarak kabul edilen işletmelerde, doğrudan veya dolaylı
olarak mülkiyet payına sahip olan bir ana işletme; iş ortaklığının
gelirin dahil edilmesi esası kapsamındaki küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisini, ek 7 nci maddenin dördüncü fıkrası kapsamındaki
dahil olma oranını dikkate almak suretiyle hesaplar. Hesaplanan tutarın
nitelikli gelirin dahil edilmesi esasına göre tahsil edilemeyen kısmı
yetersiz vergilendirilen ödemeler esası kapsamında küresel asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisinin tespitinde dikkate alınır.


(10) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubu, en az bir işletmesi veya iş yerinin grubun diğer
işletmelerinden farklı bir ülkede yerleşik olan, nihai ana işletmeleri kancalı
bir yapı veya çift listeli bir düzenleme ile bir araya gelen iki veya daha
fazla grubu ifade eder ve bu gruplara aşağıdaki hükümler uygulanır.


a) Her bir grubun işletmeleri ve bağlı
işletmeleri, küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulaması kapsamında
tek bir çok uluslu işletme grubunun üyeleri olarak kabul edilir.


b) Muafiyet kapsamında olmayan bir
işletme, birden fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu tarafından
tam konsolidasyona tabi tutuluyorsa veya bu işletme üzerinde birden
fazla ana işletmeli çok uluslu işletmeler grubu kontrol gücüne sahipse, bu
işletme bağlı işletme olarak kabul edilir.


c) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubunun konsolide finansal tabloları, kabul edilebilir
finansal muhasebe standardı uyarınca kancalı yapı veya çift listeli düzenleme
kapsamında nihai ana işletmelerden birinin tek bir ekonomik birim gibi
hazırladığı konsolide finansal tablolardır.


ç) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubunu oluşturan ayrı grupların nihai ana işletmeleri, bu grubun
nihai ana işletmeleri olarak kabul edilir. (Birden fazla ana işletmeli çok
uluslu işletmeler grubu ile ilgili olarak küresel asgari tamamlayıcı kurumlar
vergisi uygulaması kapsamında bir nihai ana işletmeye yapılan atıflar birden
fazla nihai ana işletmeye yapılmış sayılır.)


d) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan ana işletmeleri (her bir nihai ana
işletme dahil olmak üzere), mülkiyet payına sahip olunan bağlı
işletmedeki dahil olma oranı ile sınırlı olmak üzere gelirin dahil edilmesi
esasında dikkate alınır.


e) Birden fazla ana işletmeli çok uluslu
işletmeler grubunun Türkiye’de bulunan bağlı işletmelerinin tümüne, her bir
düşük vergilendirilen bağlı işletmenin küresel asgari tamamlayıcı vergisi
dikkate alınarak yetersiz vergilendirilen ödemeler kuralı uygulanır.


f) Nihai ana işletmeler, birden fazla ana
işletmeli çok uluslu işletmeler grubunu oluşturan grupların her birine ilişkin
bilgileri içerecek küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi bilgi
beyannamesini sunmak için tek bir işletme belirlememiş ise, söz konusu nihai
ana işletmelerin her biri bu beyannameyi vermek zorundadırlar.


 


Özel vergileme halleri


EK MADDE 12- (Ek:28/7/2024-7524/48
md.)


(1) Çok uluslu işletme grubunun nihai ana
işletmesi olan şeffaf işletmenin işletme bazlı kazancı, aşağıdaki
durumlarda bu işletmenin mülkiyet payına isabet eden miktarda azaltılır.


a) Çok uluslu işletme grubunun hesap
döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın sonuna kadar, nihai ana işletmenin
mülkiyet payı sahibinin söz konusu payına isabet eden kazancın tamamı üzerinden
en az asgari kurumlar vergisi oranı kadar vergi hesaplanması veya nihai ana
işletme ve vergi şeffaf yapının parçası olan diğer işletmeler tarafından ödenen
kapsanan vergiler ile mülkiyet payı sahibinin bu paya isabet eden kazançları
üzerinden hesaplanan vergilerin toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca
en az asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan
fazla olması veya


b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı
üzerinde mülkiyet payına sahip olan bir gerçek kişinin, nihai ana işletmenin
bulunduğu ülkede yerleşik olması ve sahip olduğu mülkiyet payı üzerinden elde
edilen gelirlerin bu ülkede vergiye tabi olması veya


c) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı
üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve ek 3 üncü maddenin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanların nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede
yerleşik olması.


(2) Nihai ana işletmenin mülkiyet payına
sahip olanların söz konusu işletmenin zararını vergiye tabi kazançlarının
tespitinde indirim konusu yapabilmeleri durumunda, çok uluslu işletme grubunun
şeffaf işletme niteliğindeki nihai ana işletmesinin
işletme bazlı zararı, bu işletmenin mülkiyet payına isabet eden miktarda
azaltılır.


(3) Vergilemede indirilebilir kâr payı
uygulamasına tabi olan nihai ana işletme, aşağıdaki durumlarda ilgili hesap
dönemi için hesap döneminin kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın sonuna
kadar işletme bazlı kazancını, zarar durumuna düşmemek kaydıyla, söz
konusu uygulama kapsamında indirilebilir kâr payı miktarı kadar azaltır.


a) Nihai ana işletmesinin hesap döneminin
kapandığı ayı takip eden on ikinci ayın sonuna kadar kâr payı geliri üzerinden
vergi hesaplanması durumunda;


1) Kâr payı geliri üzerinden hesaplanan
verginin en az asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit
edilmesi veya


2) Nihai ana işletmenin ödenen kapsanan
vergileri ile kâr payı gelirini elde edenin bu geliri üzerinden ödenen
vergileri toplamının, bu vergilerin hesaplandığı kazanca en az asgari kurumlar
vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit olunan tutardan fazla olmasına
ilişkin beklentinin bulunması veya


3) Kâr payı gelirini elde edenin gerçek
kişi olması ve söz konusu kâr payının kooperatiften elde edilen risturn geliri
niteliğinde olması,


b) Nihai ana işletmenin %5’i veya daha azı
üzerinde mülkiyet payına sahip olan ve kâr payı geliri elde eden gerçek
kişinin, bu işletmenin bulunduğu ülkede yerleşik olması ve söz konusu gelirin
bu ülkede vergiye tabi olması,


c) Nihai ana işletmenin bulunduğu ülkede
yerleşik olup bu işletmeden kâr payı geliri elde edenlerin ek 3 üncü maddenin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde sayılanlar ile emeklilik hizmeti
işletmeleri dışındaki emeklilik yatırım fonlarından olması.


(4) Üçüncü fıkrada geçen vergilemede
indirilebilir kâr payı uygulaması ibaresi, ilgili hesap döneminin kapandığı ayı
takip eden on ikinci ayın sonuna kadar dağıtılan kâr payları üzerinden
hesaplanan vergilerin tek aşamalı vergileme olarak dikkate alındığı ve
dağıtılan kâr paylarının işletmenin kazancından indirim konusu yapıldığı durumu
ifade eder.


(5) Kâr dağıtımına dayalı vergileme
sisteminin uygulandığı ülkelerde faaliyette bulunan bağlı işletmeler, ilgili
hesap dönemi için ek 5 inci maddesi kapsamında tespit olunan vergi yükünün
asgari kurumlar vergisi oranına eşitlenmesi için gerekli olan tutar ile bu
hesap dönemindeki kazançların tamamının kâr dağıtımına konu edilmesi durumunda
dağıtım üzerinden hesaplanması gereken vergi tutarından düşük olanını,
dağıtılmış sayılan kâr payı vergisi olarak düzeltilmiş kapsanan vergilere ekleyebilir. İlgili
ülkede faaliyette bulunan çok uluslu işletme grubuna bağlı işletmelerden
herhangi biri için bu fıkra kapsamında yapılan hesaplama yönteminin tercih
edilmesi halinde, diğer bağlı işletmeler için de aynı yöntemle düzeltilmiş
kapsanan vergilerin hesaplanması gerekir. Bu tercih her hesap dönemi için
ayrı ayrı dikkate alınır. Şu kadar ki, bağlı işletmeler açısından,
1/7/2021 tarihinden (bu tarih dahil) önce kâr dağıtımına dayalı vergileme
sisteminin yürürlükte olduğu ülkelerde bu yöntem uygulanabilir.


(6) Beşinci fıkra kapsamındaki uygulamanın
geçerli olduğu ülkelerde, bu yöntemi kullanan bağlı işletmeler açısından her
bir hesap dönemi için düzeltilmiş kapsanan vergi olarak dikkate alınan
tutarların izlendiği takip hesabı oluşturulur. İzleyen hesap dönemlerinde bu hesaptan
sırasıyla;


a) Kâr dağıtımına bağlı olarak ödenen
vergiler,


b) Ülkesel bazlı zarara asgari
kurumlar vergisi oranının uygulanması sonucu tespit olunan tutar,


c) Yedinci fıkra kapsamında sonraki hesap
dönemlerine aktarılan tutarın cari hesap döneminde kullanılan kısmı,


indirilir. Bu hesap bakiyesi hiçbir zaman
eksi bakiye vermez.


(7) Altıncı fıkranın (b) bendi kapsamında,
ülkesel bazlı zarara asgari kurumlar vergisi oranının uygulanması
suretiyle bulunan tutarın takip hesabındaki bakiye tutardan fazla olması
durumunda, fazla kısım takip hesabı zarar aktarımı uygulaması kapsamında
sonraki hesap dönemlerine aktarılır. Aktarıma konu edilen bu tutarlar sonraki hesap
dönemlerinde takip hesabına aktarılan tutarlardan indirim konusu yapılır.


(8) Bir ülkedeki bağlı işletme olan
yatırım işletmelerine (vergi şeffaf işletmeler hariç) ilişkin küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde, vergi yükü ile asgari tamamlayıcı
kurumlar vergisi oranı gibi bu Kısımda yapılan hesaplamalar, o ülkedeki yatırım
işletmesi olmayan diğer bağlı işletmelerden ayrı ayrı dikkate alınır.


(9) Sekizinci fıkraya alternatif olarak,
bağlı işletme konumunda olan bir yatırım işletmesi vergi şeffaf işletme olarak
kabul edilebilir. Bu durumda, yatırım işletmesine ilişkin mülkiyet paylarının
rayiç bedelle değerlenmesi suretiyle bağlı işletmeler nezdinde en az asgari
kurumlar vergisi oranı üzerinden vergilendirilmesi şarttır. Sigorta yatırım
işletmeleri açısından da bu fıkra hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, küresel asgari
tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde bu fıkra hükümleri, cari dönem ve
takip eden dört hesap dönemi için tercih edilir. Bu tercihin iptal edilmesi
halinde, yatırım işletmesi tarafından elde tutulan bir varlık veya yükümlülüğün
elden çıkarılmasından doğan kazanç veya zarar, söz konusu varlık veya
yükümlülüklerin iptal yılının ilk günündeki gerçeğe uygun değeri üzerinden
belirlenir.


(10) Sekizinci ve dokuzuncu fıkralara
alternatif olarak, bağlı işletme olan bir yatırım işletmesinin mülkiyet payına
sahip ve yatırım işletmesi olmayan başka bir bağlı işletmenin, yatırım
işletmesine iştirakinden elde edilen kazançların en az asgari kurumlar vergisi
oranında vergilendirilebilir olmasına yönelik beklentinin bulunması durumunda,
bağlı işletme yatırım işletmesindeki mülkiyet payına ilişkin olarak
vergilendirilebilir dağıtım yöntemini uygulayabilir. Şu kadar ki, küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin tespitinde bu fıkra hükümleri, cari
dönem ve takip eden dört hesap dönemi için tercih edilir. Bu fıkranın
uygulamasında vergilendirilebilir dağıtım yöntemi, yatırım işletmesinin
işletme bazlı kazançlarının takip eden üç hesap dönemi içerisinde
mülkiyet payına sahip bağlı işletmelere dağıtılmasının taahhüt edildiği, bu
dönemin sonuna kadar dağıtılmayan işletme bazlı kazançların ise üçüncü hesap
dönemi içerisinde yatırım işletmesinin kazancı olarak dikkate alınarak küresel
asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate alınan yöntemdir. Bu
tercihin iptal edilmesi halinde, yatırım işletmesinin dağıtılmamış
işletme bazlı kazancı, iptal edilen hesap döneminde yatırım
işletmesinin küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinin hesabında dikkate
alınır.


 


Yetki


EK MADDE 13- (Ek:28/7/2024-7524/49
md.)


(1) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu Kısmın
uygulanmasına yönelik usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.


 


GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanun uyarınca vergi kesintisine
tâbi tutulmuş kazanç ve iratlar üzerinden, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi
uyarınca ayrıca kesinti yapılmaz.


(2) Gelir Vergisi Kanununun
geçici 67 nci maddesi uyarınca vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazanç ve iratlar
üzerinden, bu Kanun uyarınca ayrıca kesinti yapılmaz. Anılan maddeye göre yapılan
vergi kesintileri 34 üncü madde hükümleri çerçevesinde kurumlar vergisinden mahsup
edilebilir. Şu kadar ki; söz konusu maddenin (2) ve (3) numaralı fıkraları kapsamında
kesinti suretiyle ödenen verginin, işlemden doğan kazancın tâbi olduğu vergi kesintisi
oranıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşan kısmı, yıllık beyannamede hesaplanan
vergiden mahsup edilmez.


(3) Dar mükellef kurumların
Türkiye’deki iş yerlerine atfedilmeyen veya daimî temsilcilerinin aracılığı olmaksızın
elde edilen ve Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi kapsamında kesinti
yapılmış kazançları ile bu kurumların tam mükellef kurumlara ait olup İstanbul Menkul
Kıymetler Borsasında işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse
senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan ve geçici 67 nci maddenin (1) numaralı
fıkrasının altıncı paragrafı kapsamında vergi kesintisine tâbi tutulmayan kazançları
ve bu kurumların daimî temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri tamamı geçici 67
nci madde kapsamında vergi kesintisine tâbi tutulmuş kazançları için yıllık veya
özel beyanname verilmez.


(4) Bu Kanunla tanınan yetkiler
çerçevesinde Bakanlar Kurulu tarafından yeni kararlar alınıncaya kadar, 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanunu ile 5422 sayılı Kanun kapsamında vergi oranlarına ve diğer
hususlara ilişkin olarak yayınlanan Bakanlar Kurulu kararlarında yer alan düzenlemeler,
bu Kanunda belirlenen yasal sınırları aşmamak üzere geçerliliğini korur.


(5) Diğer kanunlarla 5422
sayılı Kanuna yapılmış olan atıflar, ilgili olduğu maddeler itibarıyla bu Kanuna
yapılmış sayılır.


(6) Kendilerine özel hesap
dönemi tayin edilen kurumların 2006 takvim yılı içinde biten hesap dönemlerine ait
kazançların vergilendirilmesinde; 1/1/2006 tarihinden önceki aylara % 30, sonraki
aylara ise % 20 oranının aritmetik ortalaması dikkate alınarak hesaplanan oran uygulanır.
Bu hesaplamada, oran kesirleri dikkate alınmaz.


(7) Bu Kanunun yayımı tarihinden
önce bölünme işlemine başlayan tam mükellef sermaye şirketleri ile aynı mahiyetteki
yabancı kurumlar, Kanunun yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde kısmî bölünme
işlemini tamamlayarak Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ettirmek ve bölünme işleminin
tarafları değişmemek kaydıyla 5422 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanabilirler.


(8) 2006 yılının sonuna kadar
bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yazılı şartları sağlayamayan
yapı kooperatiflerinin muafiyeti 1/1/2006 tarihi itibarıyla sona ermiş sayılır.


(9) Bu Kanunun yürürlüğünden
önce kurumlar vergisine ilişkin olarak başka kanunlarda yer alan muafiyet, istisna
ve indirimler bakımından 35 inci madde hükmü uygulanmaz.


(10) Bu Kanunun yürürlüğünden
önceki dönemler itibarıyla 5422 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.



(11)
1/1/2006 tarihinden sonraki geçici vergi dönemlerinde % 30 oranına göre hesaplanan
ve tahsil edilen geçici verginin anılan dönemler için bu Kanuna göre hesaplanan
tutarı aşan kısmı, müteakip dönemler için hesaplanan geçici vergiden mahsup edilir.


 


GEÇİCİ MADDE 2 – (Ek: 4/6/2008-5766/22
md.)


(1) 1/1/2008-31/12/2035 tarihleri arasında; [60][61][62]


a) Dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanununun
94 üncü maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67 nci maddesi kapsamında kesinti
suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar,


b) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı örgün ve yaygın eğitim
yapan mesleki ve teknik eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile anaokulu,
kreş, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye
işletmelerinin elde ettikleri gelirler,


c) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)


ç) (Ek: 3/5/2012-6303/10 md.) (Mülga:11/11/2020-7256/36 md.)


dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.


(2) (Ek: 31/10/2012- 6358/20 md.) (Mülga:11/11/2020-7256/36
md.)


 


GEÇİCİ MADDE 3 – (Ek: 18/2/2009-5838/10
md.; Mülga:31/5/2012-6322/40 md.)


 


GEÇİCİ MADDE 4 – (Ek: 18/2/2009-5838/10
md.)


(1) Münhasıran tekstil, konfeksiyon
ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri sektörlerinde faaliyette bulunanlardan üretim
tesislerini Bakanlar Kurulunca belirlenen illere 31/12/2010 tarihine kadar nakleden
ve asgari 50 kişilik istihdam sağlayan mükelleflerin, bu illerdeki işletmelerinden
sağladıkları kazançlar için nakil tarihini izleyen hesap döneminden itibaren beş
yıl süreyle kurumlar vergisi oranını % 75’i geçmemek üzere indirimli uygulatmaya
Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu madde hükmünden gelir vergisi mükellefleri de yararlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı
yetkilidir.


 


GEÇİCİ MADDE 5 – (Ek: 16/6/2009-5904/7
md.)[63]


(1) Küçük ve Orta Büyüklükteki
İşletmelerin bu madde kapsamında 31/12/2009 tarihine kadar yapılan birleşmelerinde;


a) Birleşilen kurum tarafından
münfesih kurumun birleşme tarihindeki sabit kıymetlerinin rayiç bedelle, diğer kıymetlerinin
ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerleme hükümlerine göre değerlemek suretiyle
bir bütün halinde devralınması ve bilançosuna kaydedilmesi,


b) Birleşmeden doğan kazançların
tamamının birleşme tarihi itibarıyla birleşilen şirketin sermayesine eklenmesi,


c) Birleşilen kurumun, münfesih
kurumun tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer ödevlerini
yerine getireceğini; münfesih kurumun, birleşmenin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan
edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde birleşme nedeniyle vereceği kurumlar
vergisi beyannamesine ekli bir taahhütnameyle taahhüt etmesi,


ç) Birleşme sonrasında üç
yıl süreyle aylık ortalama bazda birleşilen kurum ile münfesih kurum tarafından,
1/4/2009 tarihinden önce verilen son aya ilişkin sigorta bildirgelerine göre istihdam
edilenlerin toplamından az olmamak üzere aylık istihdam sağlanması,


şartlarıyla birleşme işlemlerinden
doğan kazançlar, kurumlar vergisinden müstesnadır.


(2) Birleşme nedeniyle infisah
eden kurumun, birleşme tarihinde sona eren hesap döneminde elde ettiği kazançları
ile birleşilen kurumun birleşme işleminin gerçekleştiği hesap dönemi dahil olmak
üzere, üç hesap döneminde elde ettiği kazançlara, onbirinci fıkraya göre belirlenen
indirimli kurumlar vergisi uygulanır.


(3) Bu maddenin uygulanmasında;


a) Küçük ve Orta Büyüklükteki
İşletme (KOBİ): 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde
kurulmuş olup 2008 yılının Aralık ayına ilişkin olarak verilen sigorta bildirgesine
göre 10 ila 250 işçi çalıştıran ve 2008 hesap döneminin sonu itibarıyla yıllık net
satışlar toplamı 25 milyon Türk Lirasını geçmeyen veya aktif toplamı 25 milyon Türk
Lirasından az olan ticari işletmeleri,


b) Birleşme: Tam mükellef
iki veya daha fazla KOBİ’nin 18 inci madde uyarınca birleşerek yeni bir anonim şirket
oluşturmalarını ya da tam mükellef bir veya birkaç KOBİ’nin tam mükellef olan ve
anonim şirket statüsündeki diğer bir KOBİ’ye devrolunmasını,


ifade eder.


(4) Birleşilen
kurumun; indirimli kurumlar vergisi uygulamasının sona erdiği yılı izleyen üçüncü
yılın sonuna kadar, bu Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddelerine göre birleşme, devir,
bölünme ve hisse değişimi işlemlerine tabi tutulması (31/12/2009 tarihine kadar
KOBİ’lerin kendi aralarında yapacakları hariç) ile tasfiye edilmesi veya sermaye
azaltımında bulunması halinde, birleşmeden dolayı istisna edilen ya da indirimli
oran uygulaması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, gecikme faizi
ile birlikte birleşilen kurumdan tahsil edilir.


(5) Bu madde uyarınca birleşen
kurumların birleşme tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararları, 9
uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen şartlarla kurumlar vergisi
matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilir.


(6) Münfesih kurumdan devralınan
amortismana tabi iktisadi kıymetler için, faydalı ömürleri dikkate alınarak münfesih
kurumdaki kayıtlı değerleri üzerinden kalan süre için amortisman ayrılabilir.


(7) Birleşilen kurum tarafından
devralınan varlıkların, devir bedelinden düşük bir bedelle satılması durumunda oluşan
zararlar, birleşilen kurumun kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu
yapılamaz.


(8) Birleşme suretiyle devralınan
taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan
haklarının bu maddeye göre indirimli kurumlar vergisi uygulanan hesap dönemlerinde
satışı halinde 5 inci maddenin birinci fıkrasının (e) bendi hükmü uygulanmaz.


(9) KOBİ tanımı kapsamına
giren gelir vergisi mükellefleri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde
aranan şartları (değerleme hükümleri hariç) sağlamaları kaydıyla, bu madde hükümlerinden
yararlanır.


(10) Bu maddeye göre yapılan
birleşmeler, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu bakımından, 193 sayılı Gelir
Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler ile bu Kanuna göre yapılan
devir ve bölünme işlemleri gibi değerlendirilir.


(11) Bakanlar Kurulu, bu maddeden
yararlanan işletmeler için kurumlar vergisi oranını, % 75’e kadar indirimli uygulatmaya;
Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.


 


GEÇİCİ MADDE 6 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)


(1) Kanunun 17 nci maddesinin
dokuzuncu fıkrası hükümleri, bu geçici maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
yapılan her türlü vergi tarhiyatı ve kesilen cezalar hakkında uygulanmaz.


 


GEÇİCİ MADDE 7 – (Ek: 16/6/2009-5904/7 md.)


(1) Kanunun geçici 5 inci
maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendindeki anonim şirket ifadeleri, 31/12/2009
tarihine kadar anılan madde kapsamında yapılan birleşmelerde sermaye şirketi olarak
dikkate alınır.


 


GEÇİCİ MADDE 8 – (Ek: 27/3/2015-6639/17
md.)


(1) Türkiye
Kızılay Derneğine ait iktisadi işletmeler adına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin tarh veya tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi
ve kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi ile bu vergiler ve geçici vergiye ilişkin
gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının; bu alacaklarla ilgili olarak
açılmış bulunan tüm davalar ile 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin uygulanmasına
yönelik açılmış tüm davalardan, bu maddenin yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın
sonuna kadar vazgeçilmesi ve bu konuda sonraki vergilendirme dönemlerinde de ihtilaf
yaratılmaması şartıyla tahsilinden vazgeçilir.


(2) Birinci fıkrada belirtilen şartların
yerine getirilmesi ve anılan iktisadi işletmelere ait kurum kazançlarının tamamının
Türkiye Kızılay Derneğine aktarılması koşuluyla, bu iktisadi işletmeler adına sonraki
vergilendirme dönemleri de dâhil olmak üzere kurumlar vergisi ve kâr dağıtımına
bağlı vergi kesintisi hesaplanmaz ve tarhiyat yapılmaz, yapılmış olan tarhiyatlar
terkin edilir, madde kapsamında terkini gereken alacaklara karşılık tahsil edilmiş
tutarlar red ve iade edilir. Ancak, birinci fıkrada yer alan ihtilaf yaratılmaması
şartının ihlal edilmesi hâlinde bu fıkra kapsamında tarhiyatından vazgeçilen ve
terkin edilen vergi ve bu vergilere bağlı vergi cezaları ile ferîleri ihlal tarihi
itibarıyla zamanaşımı süreleri dikkate alınmaksızın tahakkuk ettirilir.


(3) Davadan vazgeçme dilekçeleri bağlı bulunulan vergi
dairesine verilir, bu dilekçelerin vergi dairesine verildiği tarih, ilgili yargı
merciine verildiği tarih sayılarak, dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir.
Bu madde hükmünden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtığı davalardan vazgeçen
mükellefin 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin uygulanmasına yönelik ihtilaflara
ilişkin daha önce verilmiş ve kanun yolu tüketilmemiş kararlar uyarınca, taraflara
tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın işlem yapılmaz. Madde hükmünden yararlanma
başvurusu üzerine idarece de ihtilaflar devam ettirilmez ve bu davalarla ilgili
olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.


(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


GEÇİCİ MADDE 9- (Ek: 18/1/2017-6770/30
md.)


(1) Mükelleflerin 2017,2018 ve 2019 takvim yıllarında gerçekleştirdikleri
imalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları
için, bu Kanunun 32/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde “%55”, “%65” ve
“%90” şeklinde yer alan kanuni oranlar sırasıyla “%70”, “%80” ve “%100” şeklinde
ve (c) bendinde “%50” şeklinde yer alan kanuni oran ise “%100” şeklinde uygulanır. [64][65]


(2) (Ek: 17/1/2019-7161/43 md.) Cumhurbaşkanı, birinci
fıkrada yer alan süreyi bitiminden itibaren, sürenin bitimini takip eden her bir
takvim yılı itibarıyla ayrı ayrı ya da birlikte, beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.


 


GEÇİCİ MADDE 10- (Ek: 28/11/2017-7061/91
md.)


(1) Bu Kanunun 32 nci maddesinin birinci
fıkrasında yer alan %20 oranı, kurumların 2018, 2019 ve 2020 yılı vergilendirme
dönemlerine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için ilgili yıl içinde başlayan
hesap dönemlerine) ait kurum kazançları için %22 olarak uygulanır.


(2) Cumhurbaşkanı, birinci
fıkrada yazılı %22 oranını %20 oranına kadar indirmeye yetkilidir.[66]


 


GEÇİCİ MADDE 11- (Ek:18/1/2019-7162/12
md.)


(1) 2023 UEFA Şampiyonlar
Ligi Finali müsabakasının Türkiye’de oynanmasına ilişkin olarak Türkiye’de elde
ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA),
katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden işyeri, kanuni
ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır. Bu
muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsar.[67][68]


 


GEÇİCİ MADDE 12 – (Ek:17/7/2019-7186/19
md.)


(1) 20/8/2016 tarihli ve 6745
sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 80 inci maddesi kapsamında teşviklerden
yararlanmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi yaratan egzoz gazı salınımını
tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için münhasıran Türkiye’de
gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik motorlu
taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflerin, destek kararında belirlenen
kadarıyla, bu yatırımları dolayısıyla bu Kanunun 32/A maddesi kapsamında hak kazandıkları
yatırıma katkı tutarını, söz konusu malların ilk iktisabı dolayısıyla 31/12/2035
tarihine kadar vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin, takvim yılının üçer
aylık dönemleri itibarıyla bu mükelleflere kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi
borçlarına mahsuben ödenmesi suretiyle kullandırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.


(2) Bu maddenin uygulamasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.


 


GEÇİCİ MADDE
13- (Ek:15/4/2021-7316/11 md.)


(1) Bu Kanunun
32 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan %20 oranı, kurumların 2021 yılı vergilendirme
dönemine ait kurum kazançları için %25, 2022 yılı vergilendirme dönemine ait kurum
kazançları için %23 olarak uygulanır. Bu oranlar özel hesap dönemi tayin edilen
kurumlar için ilgili yıl içinde başlayan hesap dönemlerine ait kazançlarına uygulanır. (Ek
cümle:8/4/2022-7394/26 md.) Şu kadar ki bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki
şirketler, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri,
varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri
ve emeklilik şirketlerinin 2022 yılı vergilendirme dönemine ait kurum
kazançları için kurumlar vergisi %25 oranında alınır.


 


GEÇİCİ MADDE 14- (Ek: 20/1/2022-7352/2 md.)[69]
[70]


(1) 14/1/1970 tarihli ve 1211
sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının
(I) numaralı bendinin (g) alt bendi hükmüne istinaden Türk lirası mevduat ve katılma
hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına
çevrilen hesaplar ile ilgili olarak; kurumların 31/12/2021 tarihli bilançolarında
yer alan yabancı paralarını, dördüncü geçici vergi dönemine ilişkin beyannamenin
verilme tarihine kadar Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk
lirası varlığı, bu kapsamda açılan en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma
hesaplarında değerlendirmeleri durumunda aşağıda belirtilen kazançlar kurumlar vergisinden
müstesnadır:


a) Bu fıkra kapsamındaki yabancı
paraların dönem sonu değerlemesinden kaynaklanan kur farkı kazançlarının 1/10/2021
ila 31/12/2021 tarihleri arasındaki döneme isabet eden kısmı,


b) 2021 yılı dördüncü geçici
vergi dönemine ilişkin beyannamenin verilme tarihine kadar Türk lirasına çevrilen
hesaplarla ilgili oluşan kur farkı kazançları ile söz konusu hesaplardan dönem sonu
değerlemesinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz
ve kâr payları ile diğer kazançlar.


(2) Birinci fıkra kapsamına
girmemekle birlikte, kurumların 31/12/2021 tarihli bilançolarında yer alan yabancı
paralarını 30/6/2024 tarihine kadar Türk lirası mevduat ve
katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden Türk
lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli
Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda oluşan kur
farkı kazançlarının, geçici vergi dönemi sonu değerlemesiyle Türk lirasına çevrildiği
tarih arasına isabet eden kısmı ile dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da
dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer kazançlar
kurumlar vergisinden müstesnadır.


(3) Kurumların 31/12/2021
tarihli bilançolarında yer alan altın hesabı ile bu tarihten sonra açılacak işlenmiş
ve hurda altın karşılığı altın hesabı bakiyelerini 30/6/2024 tarihine kadar Türk lirası mevduat ve
katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm fiyatı üzerinden
Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç
ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda
Türk lirasına çevrildiği tarihte oluşan kazançlar ile dönem sonu değerlemesinden
kaynaklananlar da dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları
ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır.


(4) (Ek:26/5/2022-7407/12
md.)[71]
Kurumların 31/3/2022 tarihli bilançolarında yer alan yabancı
paralarını 30/6/2024 tarihine kadar Türk lirası mevduat
ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında dönüşüm kuru üzerinden
Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az
üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri
durumunda söz konusu hesapların dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da
dâhil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kâr payları ile diğer
kazançlar kurumlar vergisinden müstesnadır. (Değişik cümle:3/11/2022-7420/23
md.) Cumhurbaşkanı bu istisnayı 30/6/2024 tarihine kadar her bir geçici vergi veya yıllık hesap
dönemleri sonu itibarıyla kurumların bilançolarında yer alan yabancı paralar
için ayrı ayrı veya birlikte uygulatmaya yetkilidir.[72]


(5) (Ek:26/5/2022-7407/12
md.) Bu madde kapsamındaki istisnalar 30/6/2024 tarihine kadar vade sonunda
yenilenen hesaplara da uygulanır.


(6) Bu maddede öngörülen süre
ve şekilde dönüşüm kuru/fiyatı üzerinden Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına
çevrilen yabancı paralar ile altın hesaplarına ilişkin olarak bu istisnayla sınırlı
olmak üzere Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.


(7) Bu maddenin birinci, ikinci,
üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan istisna hükümleri, aynı şartlarla geçerli
olmak üzere bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin kazançları
hakkında da uygulanır.


(8) Türk lirası mevduat veya
katılma hesabından vadeden önce çekim yapılması durumunda bu madde kapsamında istisna
edilen tutarlar nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, (…)[73]
gecikme faiziyle birlikte tahsil olunur.


(9) (Ek:27/12/2023-7491/63 md.) Cumhurbaşkanı, bu
maddede belirtilen 30/6/2024 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında
altı ayı geçmeyen süreler halinde üç defa uzatmaya, kazanç istisnasını sıfıra kadar
indirmeye veya kanuni seviyesine kadar artırmaya, istisna oranını; hesap türü,
hesapların vadesi ve hesap açılış tarihine göre ayrı ayrı veya birlikte
belirlemeye yetkilidir.


 


GEÇİCİ MADDE 15- (Ek: 1/7/2022-7417/50 md.)


(1) Gerçek veya tüzel
kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçları 31/3/2023 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara
bildirilir.


(2) Birinci fıkra
kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan
kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı
olan kredilerin en geç 31/3/2023 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir.
Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde
kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde
hükümlerinden yararlanılır.


(3) Bu maddenin yürürlük
tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt
dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası
araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek
suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların en geç 31/3/2023
tarihine kadar defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden
yararlanılır.


(4) Gelir veya kurumlar
vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter
kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye
piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/3/2023 tarihine kadar vergi dairelerine
beyan edilir.


(5) Birinci ve dördüncü
fıkra kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar 213 sayılı Kanun
uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim veya beyan tarihi
itibarıyla kanuni defterlere kaydedilir. Bilanço esasına göre defter tutan
mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri
kıymetler için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı bildirim veya
beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez, sermayeye
ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz, işletmenin tasfiye edilmesi
halinde ise vergilendirilmez. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı
esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca
gösterirler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz ve
bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi
kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate
alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunmayanlar, bu fıkrada yer alan beyan dışındaki diğer şartlar aranmaksızın
madde hükümlerinden yararlanabilirler, bunlar tarafından taşınmaz dışındaki
varlıkların en geç beyan tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak
suretiyle tevsik edilmesi zorunludur. Dördüncü fıkra kapsamında beyan edilerek
işletme kayıtlarına alınacak taşınmazların işletmeye devrine ilişkin tapuda
yapılacak işlemlerden, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca
harç alınmaz, bu taşınmazların işletmeye devri 193 sayılı Kanunun mükerrer 80
inci maddesi uygulamasında elden çıkarma sayılmaz.


(6) Banka ve aracı
kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen
varlıkların değeri üzerinden 30/9/2022 tarihine kadar yapılan bildirimler için
%1, 1/10/2022 tarihi ila 31/12/2022 tarihi (bu tarih dahil) arasında yapılan
bildirimler için %2, 31/3/2023 tarihine kadar yapılan bildirimler için %3
oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci
günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu
vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler. Şu kadar ki vergi oranı;
bildirilen varlıkların, Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılan
hesaplara transfer edildiği veya yurt dışından getirilerek bu hesaplara
yatırıldığı tarihten itibaren en az bir yıl süreyle tutulması halinde %0 olarak
uygulanır. Bu takdirde, banka ve aracı kurumlar tarafından bildirim esnasında
tahsil edilerek vergi dairesine ödenen vergi, bildirim sahibinin ilgili vergi
dairesine başvurusu üzerine iade edilir.


(7) Vergi dairelerine
beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %3 oranında vergi tarh edilir ve bu
vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir. Bu fıkraya ve
altıncı fıkraya göre ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir
vergiden mahsup edilemez.


(8) Bildirim ve beyana konu edilen
varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun amortismanlara ilişkin hükümleri
uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya
kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.


(9) Bildirilen veya beyan
edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi
ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile
takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında
bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve
bildirilen veya beyan edilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya
da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan
matrah farkının, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya
çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması
durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır. Vergi
incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirim veya beyana konu
edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda,
bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarlar, bulunan matrah
farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılır.


(10) Birinci fıkra
uyarınca bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka
ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ile bildirilen
veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi
ve bu maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde
dokuzuncu fıkra hükmünden yararlanılamaz. Vergi incelemesine başlanılan veya
takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan
bildirim ve beyanlar dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu
kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de dokuzuncu fıkra hükmü
uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme
zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil
etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez.


(11) Bildirim ve beyan
süresi sona erdikten sonra bildirim veya beyanlara ilişkin düzeltme yapılamaz.


(12) Hazine ve Maliye
Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve
bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve
beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler
ile iade işlemlerine ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.


(13) Bu maddeyi ihdas
eden Kanunla, Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde
yapılan değişiklik hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce sermaye
artırımı yapan veya ilk defa kurulan şirketler için 2022 yılı hesap dönemi
dahil olmak üzere 5 hesap dönemi için uygulanır.


 


GEÇİCİ MADDE 16- (Ek: 14/7/2023-7456/22 md.)


Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için 5 inci maddenin
birinci fıkrasının (e) bendinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilmeden
önceki hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, bu Kanunun 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendinde yer alan %50 oranı, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten sonra yapılacak taşınmaz satış kazançları için %25 olarak uygulanır.


 


GEÇİCİ MADDE 17- (Ek:28/7/2024-7524/50
md.)


(1) Beşinci Kısmın uygulamasında bentlerde
belirtilen süreler için aşağıdaki hükümler dikkate alınır.


a) Ek 6 ncı maddenin üçüncü
fıkrasının uygulamasında, 2024 hesap dönemi için maddi duran varlıkların net
defter değerinin %7,8’i, bağlı işletmelerin çalışanlarının brüt ücretlerinin %9,8’i
dikkate alınır. Bu oranlar; takip eden dört hesap dönemi boyunca %0,2, 2029
hesap döneminden itibaren dört hesap dönemi boyunca da her hesap dönemi için bağlı
işletmelerinin çalışanlarının brüt ücretleri için %0,8, maddi duran varlıklar
için ise %0,4 azaltılarak uygulanır.


b) Ek 8 inci maddenin dördüncü fıkrası
kapsamında verilecek beyannameler 2024 hesap dönemi için hesap döneminin
kapandığı ayı izleyen on sekizinci ayın son gününe kadar beyan edilir ve
tahakkuk eden vergiler beyan süresinin son gününe kadar ödenir. Şu kadar ki, ek
1 inci madde kapsamında küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi mükellefi
olup ek 8 inci maddeye göre ilk defa beyanname verecek mükellefler açısından da
bu madde hükümleri uygulanır.


c) 1/1/2024 tarihinden önceki
işlemler nedeniyle finansal tablolarda ertelenmiş vergi varlığı veya
yükümlülüğü olarak kayıtlara alınan tutarlar, ek 5 inci madde kapsamındaki
vergi yükünün hesabında dikkate alınır. Ertelenmiş vergi varlığı veya
yükümlülüğü olarak vergi yükünün tespitinde dikkate alınacak tutar, asgari
kurumlar vergisi oranı veya ilgili ülkede uygulanan kurumlar vergisi oranının
düşük olanı üzerinden hesaplanır. Şu kadar ki, ülkesel bazlı kazancın
tespitine yönelik yapılan hesaplamada, zarardan kaynaklanan ertelenmiş vergi
varlığı tutarı, asgari kurumlar vergisi oranı uygulanmak suretiyle tespit
olunur.


ç) Ülkesel bazlı kazanç veya zararın
hesaplanmasına dahil edilmeyen işlemlerden kaynaklanan ve 30/11/2021
tarihinden sonra ertelenmiş vergi varlığı olarak dikkate alınan tutarlar, ek 5
inci madde kapsamındaki vergi yükünün tespitinde dikkate alınmaz.


d) Ek 7 nci maddenin beşinci,
altıncı, yedinci ve sekizinci fıkra hükümleri 1/1/2025 tarihinden
itibaren (özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde ise 2025 yılında başlayan
özel hesap döneminden itibaren) elde edilen kazançlara uygulanır.


e) 2026 hesap dönemi sonuna kadar (hesap
döneminin son günü 30/6/2028 tarihini geçenler hariç) bir ülkedeki
yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi aşağıdaki şartların
herhangi birinin sağlanması durumunda sıfır olarak kabul edilir.


1) 24/2/2020 tarihli ve 2151
sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında düzenlenen ülke bazlı rapor ile ilgili
ülke mevzuatı uyarınca hazırlanan benzer nitelikteki ülke bazlı raporlarda
toplam hasılatın 10 milyon avro karşılığı Türk lirasından ve vergi öncesi kârın
1 milyon avro karşılığı Türk lirasından az olması,


2) Çok uluslu işletme grubunun
uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre hesaplanan
ülke bazlı kurumlar vergisi ve benzer nitelikteki vergilerinin
toplamının, (e) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında düzenlenen ülke
bazlı raporlardaki vergi öncesi kârlara bölünmesi suretiyle hesaplanan vergi
yükünün; 2024 hesap dönemi için %15, 2025 hesap dönemi için %16 ve 2026 hesap
dönemi için %17 oranlarına eşit veya daha fazla olması,


3) Çok uluslu işletme grubunun, (1)
numaralı alt bent kapsamında düzenlenen ülke bazlı raporlarındaki vergi
öncesi kârının; bunların çalışanlarının brüt ücretleri ile maddi duran
varlıklarının net defter değerinin, (a) bendi kapsamında ilgili yıl için hesaplanacak
oranla çarpılan tutarların toplamına eşit veya bu tutardan daha az olması.


f) Bir çok uluslu işletme
grubunun nihai ana işletmesinin bulunduğu ülkede en az %20 oranında bir kurumlar
vergisi uygulanması durumunda, o ülke için yetersiz vergilendirilen ödemeler
esası kapsamında hesaplanan tamamlayıcı vergi, geçiş dönemi boyunca her bir
hesap dönemi için sıfır olarak kabul edilir. Bu bentte geçen geçiş dönemi
ibaresi, 31/12/2025 tarihinden önce başlayan (bu tarih dahil) ve
31/12/2026 tarihi itibarıyla sona eren hesap dönemlerini ifade eder.


g) (e) ve (f) bentlerinde belirtilen
şartları birlikte sağlayan bir çok uluslu işletme grubu, ilgili ülke
için bahsi geçen bentlerde yer alan uygulamalardan herhangi birini tercih
edebilir.


 


GEÇİCİ MADDE 18- (Ek:4/12/2025-7566/30
md.)


(1) 2026 UEFA Avrupa Ligi
Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali müsabakalarının Türkiye’de oynanması
ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonasının Türkiye’de düzenlenmesine ilişkin
olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Avrupa Futbol
Federasyonları Birliği (UEFA) ile işyeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de
bulunmayan katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişiler gelir ve
kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de
kapsar. UEFA Türkiye Ofisinin bu müsabakalar ve Şampiyona kapsamında elde
ettiği gelirler dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmaz.


 


Yürürlük


MADDE 37- (1) Bu Kanunun;


a) 5 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi yayımı tarihinde,


b) 7 nci maddesi 1/1/2006
tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak ve 1/1/2006 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,


c) 12 nci maddesi 1/1/2006
tarihinden sonraya sarkan ödünç işlemlerine de uygulanmak ve 1/1/2006 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,


ç) 13 ve 35 inci maddeleri
1/1/2007 tarihinde,


d) 32 nci maddesinin birinci
fıkrası, 1/1/2006 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine uygulanmak
ve 1/1/2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,


e) Diğer hükümleri 1/1/2006
tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,


yürürlüğe girer.


 


Yürütme


MADDE 38- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.


 


13/6/2006
TARİHLİ VE 5520 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:


1-16/6/2009 tarihli ve
5904 sayılı Kanunun Geçici Maddesi:


GEÇİCİ
MADDE 2 – (1) 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun;


a) 32/A maddesi kapsamında
olup 31/12/2010 tarihine kadar başlayan yatırımlar için söz konusu maddenin ikinci
fıkrasının (b) bendinde geçen “% 25” ve “% 45” oranları, sırasıyla “% 60” ve “%
70” olarak uygulanır. Aynı madde uyarınca, münhasıran Çanakkale ilinin Gökçeada
ve Bozcaada ilçelerine il genelinden farklı bir gruplandırma yapmaya ve sektörel
öncelik belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.


b) Geçici 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasındaki “münhasıran” ibaresi, 31/12/2010 tarihine kadar “Bakanlar Kurulunca
belirlenen illerde münhasıran” olarak uygulanır.


c) Geçici 5 inci maddesinin
uygulamasına ilişkin olarak, birleşen veya birleşilen şirketlere anılan Kanunun
13 üncü maddesine göre ilişkili kişi sayılanlar tarafından istihdamın veya faaliyetin
kaydırılması gibi sadece teşviklerden yararlanmak amacıyla yapılan işlemlerin bulunması
halinde, anılan maddedeki teşviklerden yararlanılamaz.


(2) Elektrik dağıtım şirketlerinden
31/12/2008 tarihi itibarıyla hisselerinin tamamı kamuya ait olanların söz konusu
tarihten önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olup bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihe kadar elektrik satışından doğan ve süresinde tahsil edilmemesi nedeniyle
hesaplanan gecikme faizi ve/veya gecikme zammı alacaklarının tahsili beklenmeksizin
dönem sonlarında tahakkuk ettirilmesi suretiyle yapılan her türlü vergi tarhiyatı
ve buna ilişkin vergi cezaları ile gecikme faizleri ve gecikme zamları bu konuda
herhangi bir ihtilaf yaratılmamak ve yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmek şartıyla
terkin edilir, tahsil edilmiş ise red ve iade edilmez. Madde kapsamına giren dönemlere
ilişkin olarak aynı gerekçeyle tarhiyat yapılmaz.


 


5520 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 








Değiştiren Kanunun/ KHK’nin veya İptal
Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



5520 Sayılı Kanunun Değişen veya İptal
Edilen Maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi







5746



10



31/12/2023 tarihine kadar uygulanmak
üzere 12/3/2008 tarihini takip eden aybaşında






5766



8, 13, 30, Geçici Madde 2



2008 yılı kazançlarına da uygulanmak
üzere 6/6/2008






5838



4



1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere
28/2/2008






32/A, Geçici Madde 3, Geçici Madde 4



28/2/2009






5904



10, 17, Geçici Madde 5, 6 , 7 ve İşlenemeyen
hüküm



3/7/2009






6009



4, 5



1/8/2010






6111



5, 15



25/2/2011






32/A



1/1/2011 tarihinden geçerli olmak üzere
25/2/2011






6225



4



26/4/2011






6303



Geçici Madde 2



18/5/2012






6322



5/A, 10, 15/c, Geçici Madde 3



15/6/2012






15/g



1/7/2012






32/A



Öngörülen yatırım öneminde katkı kullandırılmasına
ilişkin düzenleme 1/1/2013 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak
üzere 15/6/2012






5/a, 11/1-i



1/1/2013






6358



Geçici Madde 2



10/11/2012






6456



4



29/6/2012 tarihinden geçerli olmak üzere
18/4/2013






6487



5



11/6/2013 tarihinden itibaren kaynak
kuruluşlarca devredilen taşınmazlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde






6495



5



2/8/2013






6518



5/B



1/1/2015 tarihinden
itibaren elde edilen kazanç ve iratlara ve bu tarihten itibaren yapılacak vergi
kesintilerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde

(19/2/2014)






6518



10



19/2/2014






6525



10



27/2/2014






6552



10



11/9/2014






6639



Geçici Madde 8



15/4/2015






6637



10



1/7/2015






6655



Geçici Madde 2



1/1/2016






6728



4, 5, 5/B, 10, 13



9/8/2016






5/j



2/8/2013 tarihinden itibaren yapılan
işlemlere uygulanmak üzere 9/8/2016






6745



5



1/1/2017 tarihinden itibaren faaliyete
başlayan özel kreş ve gündüz bakımevlerine uygulanmak üzere 7/9/2016






15, 30, 32/A



7/9/2016






6770



32



27/1/2017






Geçici Madde 9



1/1/2017 tarihinden itibaren geçerli
olmak üzere 27/1/2017






7061



5 inci maddenin birinci fıkrasının (e)
bendi, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “söz konusu kıymetlerin
satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” ibaresine yönelik değişikliğin parantez
dışı hükmü, Geçici Madde 9, Geçici Madde 10



5/12/2017






4 üncü madde,
5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “Bankalara borçları”,
“bankalara veya” ibarelerine yönelik değişiklik ile “söz konusu kıymetlerin satışından
doğan kazançların %75’lik kısmı” ibaresine yönelik değişikliğin parantez içi hükmü,
“bankaların” ibaresinden sonra eklenen hüküm, 5 inci maddenin birinci fıkrasının
(i) bendi



1/1/2018






7103



17



27/3/2018






KHK/700



3,5,5/A,5/B,10,11,13,

15,30,32,32/A,Geçici
Madde 10



24/6/2018
tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri
sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)






7103



4



1/1/2019 tarihinde
(1/1/2019 tarihi itibarıyla kurulu bölgesel yönetim merkezleri için 1/1/2022 tarihinden
itibaren uygulanmak üzere) yürürlüğe girer.






7161



Geçici Madde 9



18/1/2019






7162



5/B, Geçici Madde 11



30/1/2019






7186



Geçici Madde 12



19/7/2019






7256



32, Geçici Madde 2, Geçici Madde 11



32 nci maddesi

1/1/2021 tarihinden,
özel hesap dönemine tabi olan mükelleflerde 2021 takvim yılında başlayan özel
hesap döneminin başından itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı
tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde

(17/11/2020)






7316



Geçici Madde 13



1/7/2021 tarihinden itibaren
verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2021 tarihinden itibaren başlayan
vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2021
tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli
olmak üzere yayımı tarihinde

(22/4/2021)






7338



10



Bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren
madde kapsamında yapılacak nakdi sermaye artışlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde
(26/10/2021)






32/A



1/1/2022 tarihinden
itibaren yapılacak yatırım harcamalarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde (26/10/2021)






7341



4



6/11/2021






7351



5, 32



1/1/2022 tarihinden, özel hesap dönemine
tabi olan mükelleflerde 2022 takvim yılında başlayan özel hesap döneminin başından
itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde

(22/1/2022)






7352



Geçici Madde 14



29/1/2022






7394



5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendinin (4) numaralı alt bendinde yapılan değişiklik
ve 32 nci maddesinin birinci fıkrası



2023 yılı ve izleyen
vergilendirme dönemlerine ait kurum kazançlarına uygulanmak üzere yayımı
tarihinde,


(15/4/2022)






6, 11



15/4/2022






Geçici Madde 13



1/7/2022
tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1/1/2022
tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine ait kurum kazançları için
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde

(15/4/2022)






7407



Geçici Madde 14



28/5/2022






7417



10, Geçici Madde 15



5/7/2022






7420



32/B, Geçici Madde 14



9/11/2022






Geçici Madde 14 yedinci
fıkra



26/5/2022 tarihinden
itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde

( 9/11/2022 )






7421



10



26/11/2022






7431



Geçici Madde 11



13/1/2023






7440



5



1/1/2023
tarihinden itibaren elde edilen gelir ve kazançlara uygulanmak üzere yayımı
tarihinde

(12/3/2023)






7456



5/(a)



Kanunun
yayımlandığı tarihten itibaren iktisap edilen yatırım fonu katılma payları
için uygulanmak üzere yayımı tarihinde

(15/7/2023)






5/(e)



15/7/2023






32



1/10/2023
tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere;
kurumların 2023 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen
kazançlarına, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2023 takvim
yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde
edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde

(15/7/2023)






Geçici Madde 16



(15/7/2023)






19



1/1/2024






7491



4



1/1/2024 tarihinden
itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde (28/12/2023)






5, 10, 32



1/1/2023
tarihinden itibaren elde edilen gelirler ve kazançlara uygulanmak üzere
yayımı tarihinde (28/12/2023)






15, 30, Geçici Madde 14



28/12/2023






Anayasa Mahkemesinin 23/1/2024
Tarihli ve E: 2022/34, K: 2024/16 Sayılı Kararı



Geçici Madde 14



27/3/2024






7524



32, 32/B



2025 yılı ve izleyen
vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi
olan kurumların ise 2025 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen
vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı
tarihinde






Dördüncü kısım başlığı,
Beşinci Kısım, Ek Madde 1, Ek Madde 2, Ek Madde3, Ek Madde 4, Ek Madde 5, Ek
Madde 6, Ek Madde 7, Ek Madde 8, Ek Madde 9, Ek Madde 10, Ek Madde 11, Ek
Madde 12, Ek Madde 13



2024 yılı ve izleyen vergilendirme
dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların
ise 2024 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme
dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde






Geçici Madde 17



2/8/2024






5



1/1/2025
tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde






15, 30



1/1/2025






7555



32/A



16/6/2025
tarihinden önce başvurusu yapılmış ve reddedilmemiş olanlar hariç, yayımı
tarihinden itibaren alınan yatırım teşvik belgelerine uygulanmak üzere yayımı
tarihinde

(24/7/22025)






7566



Geçici Madde 2, Geçici
Madde 18



19/12/2025









 











[1] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “kanunlarında,” ibaresinden sonra gelmek üzere
“Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde,” ibaresi eklenmiştir.







[2] 6/4/2011 tarihli ve 6225 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle,
bu bentte yer alan “mal ve hizmet satışları” ibaresi “mal ve hizmet satışları
ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastane, klinik, dispanser, sanatoryum gibi kurum
ve kuruluşların yapacağı Gelir Vergisi Kanununun 70 nci maddesinde belirtilen
mal ve hakların kiralanması işlemleri” şeklinde değiştirilmiştir.







[3] 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Kanunun 32 nci
maddesiyle; bu bentte yer alan “Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü.” ibaresi
“Şans oyunları lisans veya işletim hakkının hasılatın belli oranında hesaplanan
pay karşılığında verilmesi halinde bu hakkı devralan kurumlar hariç olmak
üzere, 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan
Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan
ilgili kurum ve kuruluşlar.” şeklinde değiştirilmiştir.







[4] 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 88 inci
maddesi ile bu bentte yer alan parantez içi hüküm yürürlükten kaldırılmıştır.







[5]
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 57 nci maddesi ile
bu bentte yer alan “kurumlar.” ibaresi “kurumlar ile katılım bankalarının
ortağı olduğu ve katılım bankacılığı ilke ve esaslarına uygun her türlü finansman
için kefalet vermek amacıyla kurulan Katılım Finans Kefalet Anonim Şirketi.”
şeklinde değiştirilmiştir.







[6]
14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle bu maddenin
birinci fıkrasının; (a) bendinin; (3) numaralı alt bendinde yer alan “ile
katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler.” ibaresi “ve katılma
paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 279 uncu maddesi kapsamında değerlenmesinden
kaynaklanan değer artış kazançları,” şeklinde değiştirilmiş olup aynı fıkranın
(e) bendinin; birinci paragrafında yer alan “kısmı ile aynı süreyle
aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından doğan kazançların %50’lik”
ibaresi, beşinci paragrafının ilk cümlesindeki “taşınmazlar,” ibaresi
yürürlükten kaldırılmış ve altıncı paragrafında yer alan “Menkul kıymet veya
taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla” ibaresi “Menkul kıymet ticaretiyle”
şeklinde değiştirilmiştir.







[7] 8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci
maddesiyle bu alt bentlerde yer alan “kâr payları” ibareleri “kâr payları ile
katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler” şeklinde değiştirilmiştir.







[8]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 32
nci maddesiyle bu bentte yer alan “elde edilen”
ibaresi, “elde edilen, (d) bendindeki istisnadan yararlanamayan fon ve
ortaklıklardan elde edilenler hariç,” şeklinde değiştirilmiştir. 







[9] 8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci
maddesiyle bu alt bende “(Esas faaliyet konusu itibarıyla gayrimenkul,
gayrimenkul projeleri ve gayrimenkule dayalı haklardan oluşan portföyü işletmek
amacıyla kurulanlar dışında kalanların kazançları hariç)” ibaresi eklenmiştir.







[10]
Bu bendin uygulanması ile ilgili 27/11/2024
tarihli ve 32735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/11/2024 tarihli ve 9160 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karara bakınız.







[11] 8/4/2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle
bu alt bentte yer alan “ve rüçhan haklarının” ibaresi “, rüçhan hakları ve bu
fıkranın (a) bendi kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım
fonlarının katılma paylarının” şeklinde değiştirilmiştir.







[12] 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun
89 uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “Bankalara borçları” ibaresi “Bankalara,
finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçları” şeklinde, “bankalara
veya” ibaresi “bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya”
şeklinde değiştirilmiş ve aynı bende “bankaların” ibaresinden sonra gelmek üzere
“, finansal kiralama ya da finansman şirketlerinin” ibaresi eklenmiş ve “söz
konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” ibaresi “söz
konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı Kanun kapsamında yapılan finansal
kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal
kiralama alacakları karşılığında tarafların karşılıklı mutabakatıyla
kiralayanın her türlü tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama konusu taşınmazlar
dâhil) satışından doğan kazançların %50’lik, diğerlerinin satışından doğan kazançların
%75’lik kısmı” şeklinde değiştirilmiş olup, 7061 sayılı Kanunun 123 üncü
maddesiyle; bu bentte yer alan “Bankalara borçları”, “bankalara veya” ibarelerine
yönelik değişiklik ile “söz konusu kıymetlerin satışından doğan kazançların
%75’lik kısmı” ibaresine yönelik değişikliğin parantez içi hükmünün,
“bankaların” ibaresinden sonra eklenen hükmün 1/1/2018 tarihinde yürürlüğe
girmesi hüküm altına alınmıştır.







[13] 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanunun 64 üncü
maddesi ile bu bentte yer alan “özel okulları” ibaresinden sonra gelmek üzere
“, özel kreş ve gündüz bakımevleri” ibaresi ve aynı bendin parantez içi hükmüne
“okulların” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kreş ve gündüz bakımevlerinin” ibaresi
eklenmiştir.







[14] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”
şeklinde değiştirilmiştir.







[15] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[16] 18/1/2019 tarihli ve 7162 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle (a) bendine “Kanun Hükmünde Kararname” ibaresinden sonra gelmek
üzere “veya 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu” ibaresi ve
(b) bendine “2 nci maddesinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 6769 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinde” ibaresi eklenmiştir.







[17] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[18] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”
şeklinde değiştirilmiştir.







[19] 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 36 ncı
maddesiyle bu bentte yer alan “rehabilitasyon merkezi” ibaresi “rehabilitasyon
merkezi ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılacak
ibadethaneler ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi
verilen tesislerin” şeklinde değiştirilmiştir.







[20] 20/2/2014 tarihli ve 6525 sayılı Kanunun 29 uncu
maddesiyle bu bentte yer alan “Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din
eğitimi verilen tesislerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Gençlik ve Spor
Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının” ibaresi
eklenmiştir.







[21] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu bentte yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”,
“Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[22] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu bentte yer alan “Başbakanlıkça veya Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” şeklinde, (ğ) bendinin üçüncü paragrafında yer alan
“Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde, (h) bendinde yer alan “Bakanlar
Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[23] 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 36 ncı
maddesiyle bu bentte yer alan “Türkiye Kızılay Derneğine” ibaresinden sonra
gelmek üzere “ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine” ibaresi eklenmiştir.







[24] 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 58 inci
maddesi ile bu maddenin birinci paragrafında yer alan “çağrı merkezi ve veri
saklama hizmeti” ibaresi “çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama,
veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye
Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin
üçüncü paragrafına “hizmet alanları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve kazanç
tutarları” ibaresi eklenmiştir.







[25] 27/12/2023
tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi ile bu bendin birinci
paragrafında yer alan “kazancın %50’si.” ibaresi “kazancın, elde edildiği hesap
dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar
tamamının Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, %80’i.” şeklinde ve üçüncü paragrafında
yer alan “%100’e kadar artırmaya” ibaresi “%100’e kadar artırmaya ve Türkiye’ye
transfer edilecek kazanç tutarını sıfıra kadar indirmeye veya kanuni seviyesine
kadar artırmaya” şeklinde değiştirilmiştir.







[26] Bu bendin uygulanması ile ilgili 30/6/2015 tarihli ve
29402 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26/6/2015 tarihli ve 2015/7910 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karara bakınız.







[27] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu paragrafta yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[28] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, (ı) bendinde yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde, (i) bendinde yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”
ve “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[29] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu bentte yer alan “kanunlarına,” ibaresinden sonra gelmek üzere
“Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine,” ibaresi eklenmiştir.







[30] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”
şeklinde değiştirilmiştir.







[31] 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle
(7) numaralı fıkra eklenmiş ve mevcut yedinci fıkra (8) olarak teselsül
ettirilmiştir. Daha sonra 15/7/2016 tarihli ve 6728 sayılı Kanunun 59 uncu
maddesi ile yedinci fıkrasından sonra gelmek üzere (8) numaralı fıkra eklenmiş
ve mevcut sekizinci fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.







[32] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[33] Bu maddede yer alan vergi kesinti oranlarıyla ilgili olarak
30/3/2025 tarihli ve 32857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 9707 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararına bakınız.







[34] 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 91 inci
maddesiyle, bu bentte yer alan “ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden”
ibaresi “Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetler ve varlık kiralama
şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından” şeklinde
değiştirilmiştir.







[35] 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 38 inci
maddesiyle bu bentte yer alan “Toplu Konut İdaresi” ibaresinden sonra gelmek
üzere “, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin
Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri,” ibaresi
eklenmiştir.







[36] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü maddesiyle,
bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde
değiştirilmiştir.







[37] 27/12/2023
tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesi ile bu fıkrada yer alan “farklılaştırmaya
yetkilidir.” ibaresi “farklılaştırmaya; birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki
vergi kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı,
ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya
özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin;
ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre ayrı ayrı
veya birlikte belirlemeye yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiştir.


 







[38]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 33
üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “dar mükellef
olmasına göre” ibaresinden sonra gelmek üzere “, birinci fıkranın; (h) bendi kapsamındaki
vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri itibarıyla,
(ı) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise faaliyet konuları,
sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi eklenmiştir.







[39] 16/6/2009 tarihli ve 5904 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesiyle; sekizinci fıkrasından sonra gelmek üzere bu fıkra eklenmiş ve
mevcut dokuzuncu fıkra onuncu fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.







[40] 14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun 20 nci
maddesiyle bu bendin birinci cümlesinde yer alan “taşınmazlar ile” ibaresi “ve”
şeklinde, dördüncü cümlesinde yer alan “Taşınmaz ve iştirak” ibaresi “İştirak”
şeklinde değiştirilmiş ve “taşınmaz ve” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.







[41] Bu maddede yer alan vergi kesinti oranlarıyla ilgili
olarak 30/3/2025 tarihli ve 32857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 9707 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararına bakınız.







[42] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, 30 uncu maddenin yedinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulunca”
ibaresi “Cumhurbaşkanınca” şeklinde, aynı fıkranın (a) bendinde ve sekizinci
fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu” ibareleri “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[43] 27/12/2023
tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “artırmaya
yetkilidir.” ibaresi “artırmaya; birinci fıkranın (a) bendi kapsamındaki vergi
kesintisi oranını, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve
ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya özel
bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nev’ine ve yüklenicinin;
ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre ayrı ayrı
veya birlikte belirlemeye yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiştir.







[44]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 34
üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “dar mükellef olmasına
göre” ibaresinden sonra gelmek üzere “, birinci fıkranın; (e) bendi
kapsamındaki vergi kesintisine konu ödemeleri faaliyet konuları ve ödeme türleri
itibarıyla, (f) bendi kapsamında vergi kesintisine konu mal ve hizmetleri ise
faaliyet konuları, sektörler, iş grupları, iş nevileri itibarıyla” ibaresi
eklenmiştir.







[45] 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Kanunun 22 nci
maddesiyle; bu fıkrada yer alan “Bu maddeye göre” ibaresi “Ticari ve zirai
kazançlar hariç olmak üzere bu maddeye göre” şeklinde değiştirilmiştir.







[46]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 37
nci maddesiyle; dördüncü kısım başlığı “Ortak Hükümler
ve Geçici Maddeler “ iken metne işlendiği şeklinde değiştirilmiştir.







[47] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu maddenin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan
“Bakanlar Kurulu” ibareleri “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[48]
14/7/2023 tarihli ve 7456 sayılı Kanunun
21 inci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “%20” ibaresi “%25”
şeklinde, “%25” ibaresi “%30” şeklinde, yedinci fıkrasında yer alan “1 puan”
ibaresi “5 puan” şeklinde değiştirilmiş ve sekizinci fıkrasının ikinci cümlesine
“göre” ibaresinden sonra gelmek üzere “indirimden faydalananlara bu fıkra
kapsamında” ibaresi eklenmiştir.  







[49]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 35
inci maddesi ile bu fıkrada yer alan “ve emeklilik
şirketlerinin” ibaresi “, emeklilik şirketleri ve 8/6/1994 tarihli
ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde
Yaptırılması Hakkında Kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde
gerçekleştirilen projeler ile 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık
Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve
Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu özel iş birliği modeli çerçevesinde
yürütülen projelerde sözleşmenin tarafı olarak faaliyette bulunan şirketlerin”
şeklinde değiştirilmiştir.







[50] 31/5/2012 tarihli ve 6322 sayılı Kanunun 39 uncu
maddesiyle bu fıkrada yer alan “Hazine Müsteşarlığı” ibaresi “Ekonomi
Bakanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.







[51] 20/7/2025 tarihli ve 7555
sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “bu maddenin ikinci
fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan
yatırımlardan elde edilen kazançlar” ibaresi “32 nci madde
kapsamında kurumlar vergisi oranı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından
düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen yatırımlardan
elde edilen kazançlara” şeklinde, “indirimli oranlar üzerinden kurumlar
vergisine tabi tutulur” ibaresi “, indirim hakkının
kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi %60 indirimli
olarak uygulanır” şeklinde değiştirilmiştir.







[52] 20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanunun 18 inci
maddesiyle bu maddenin beşinci fıkrasına “ikinci” ibaresinden sonra gelmek
üzere “ve üçüncü” ibaresi eklenmiş ve altıncı fıkrasında yer alan “ikinci”
ibaresi “üçüncü” şeklinde değiştirilmiştir.







[53] 14/10/2021 tarihli ve 7338 sayılı Kanunun 60 ıncı
maddesiyle yedinci fıkradan sonra gelmek üzere sekizinci fıkra eklenmiş ve diğer
fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.







[54] 20/7/2025 tarihli ve 7555 sayılı Kanunun 18 inci
maddesiyle bu fıkraya “belirlemeye” ibaresinden sonra gelmek üzere “Hazine ve”
ibaresi eklenmiştir.







[55]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 37 nci
maddesiyle; Kanuna 36 ncı maddesinden
sonra gelmek üzere bu kısım ve bölüm başlığı ile birlikte ek madde 1
eklenmiştir.







[56]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 40
ıncı maddesiyle bu bölüm başlığı ile birlikte ek
madde 4 eklenmiştir.







[57]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 43
üncü maddesiyle; bu bölüm başlığı ile birlikte ek
madde 7 eklenmiştir.







[58]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 45 inci
maddesiyle; bu bölüm başlığı ile birlikte ek madde 9
eklenmiştir.







[59]
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunun 47
nci maddesiyle, bu bölüm başlığı ile birlikte ek
madde 11 eklenmiştir.







[60] 25/12/2015 tarihli ve 6655 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle
bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2020” şeklinde
değiştirilmiştir.







[61] 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 36 ncı
maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2020” ibaresi “31/12/2025” şeklinde
değiştirilmiştir.







[62] 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 29 uncu
maddesiyle bu fıkrada yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2035” şeklinde
değiştirilmiştir.







[63] Bu madde kapsamında yapılacak birleşmelerde
uygulanacak indirimli kurumlar vergisi oranı ile ilgili olarak; 5/9/2009
tarihli ve 27340 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 13/8/2009 tarihli ve
2009/15386 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karara bakınız.







[64] 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 90 ıncı
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “2017 takvim yılında”
ibaresi “2017 ve 2018 takvim yıllarında” şeklinde değiştirilmiştir.







[65] 17/1/2019 tarihli ve 7161 sayılı Kanunun 43 üncü
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “2017 ve 2018” ibaresi
“2017, 2018 ve 2019” şeklinde değiştirilmiştir.







[66] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 173 üncü
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı”
şeklinde değiştirilmiştir.







[67] 11/11/2020 tarihli ve 7256 sayılı Kanunun 37 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan “2020” ibaresi “2021” şeklinde değiştirilmiştir.







[68] 12/1/2023 tarihli ve 7431 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle bu fıkrada yer alan 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2021 UEFA Şampiyonlar
Ligi Finali müsabakalarının” ibaresi “2023 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakasının”
şeklinde değiştirilmiştir.







[69]
3/11/2022 tarihli ve 7420 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle bu maddenin
ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan “2022 yılı sonuna”
ibareleri “31/12/2023 tarihine” şeklinde, yedinci fıkrasında yer alan “ve
üçüncü” ibaresi “, üçüncü ve dördüncü” şeklinde değiştirilmiştir.







[70]
27/12/2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi
ile bu maddede yer alan “31/12/2023” ibareleri “30/6/2024” şeklinde değiştirilmiştir.







[71]
26/5/2022 tarihli ve 7407 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle maddeye üçüncü fıkradan
sonra gelmek üzere fıkralar eklenmiş ve müteakip fıkralar teselsül
ettirilmiştir.







[72]
29/7/2023 tarihli ve 32263 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7408 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararı ile bu fıkrada yer alan istisnanın, kurumların 30/6/2023 tarihli bilançolarında
yer alan yabancı paralar itibarıyla da uygulanmasına karar verilmiştir.







[73]
Anayasa Mahkemesinin 23/1/2024 Tarihli ve
E: 2022/34, K: 2024/16 Sayılı Kararı ile bu fıkrada yer alan “…vergi ziyaı cezası
kesilmek suretiyle…” ibaresi iptal edilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?