442 sayılı Köy Kanunu

KanunNo: 442Resmî Gazete: 07.04.1924 / 68

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

 


KÖY
KANUNU[1]


 


Kanun
Numarası                              : 442


Kabul
Tarihi                                     : 18/3/1924


Yayımlandığı
Resmî Gazete            : Tarih: 7/4/1924 Sayı: 68


Yayımlandığı
Düstur                       : Tertip: 3 Cilt: 5 Sayfa: 336


 


BİRİNCİ FASIL


 


Madde
1 – Nüfusu
iki binden aşağı yurtlara (köy) ve nüfusu iki bin ile yirmi bin arasında
olanlara (kasaba) ve yirmi binden çok nüfusu olanlara (şehir) denir. Nüfusu iki
binden aşağı olsa dahi belediye teşkilatı mevcut olan nahiye, kaza ve vilayet
merkezleri kasaba itibar olunur. Ve Belediye Kanununa tabidir.


 


Madde
2 – Cami,
mektep, otlak, yaylak, baltalık gibi orta malları bulunan ve toplu veya dağınık
evlerde oturan insanlar bağ ve bahçe ve tarlalariyle birlikte bir köy teşkil
ederler.


 


Madde
3 –
Bu kanunun hükmü başlar başlamaz her köyün sınırı ihtiyar meclisi tarafından
bir kağıda yazılır. Sınır için komşu köyler ile aralarında uzlaşamadıkları
yerler varsa bu da gösterilir ve yazılan sınır kağıdı ihtiyar meclisince
mühürlenerek nahiye müdürüne gönderilir. Nahiye müdürü de bu sınır kağıdını
kaza veya vilayete gönderir. Oralarda idare meclisince sınır kağıdı tetkik ve
tasdik olunduktan sonra tasdikli bir örneği tekrar köy ihtiyar meclisine
verilmek üzere nahiye müdürüne yollandığı gibi asıl sınır kağıdı da tasdikli
olarak tapu idaresine verilir. İki köy arasında uzlaşılamıyan sınırlar için
idare meclisleri tahkikat ve tetkikat yaparak sınırı beşinci maddeye göre çizip
her iki köye de tasdikli birer örneğini gönderir ve bu katidir. Kazadaki
bütün köylerin tasdikli sınır kağıtları tapuca bir deftere yazılıp
defterin altı idare meclisine tasdik ettirilir. Ayrıca bu tasdikli defterin bir
sureti de tapuca çıkarılıp idare meclisinde saklanmak üzere verilir. Köy
sınırlarına ait işlerde Devlet daireleri ve mahkemelerce bu tasdikli defterler
esastır.


 


Madde
4 –
Bir köyün sınırı aşağıda tarif edildiği şekilde çizilir.


1
- Eskiden beri bir köyün sayılan bütün tarla, bağ, bahçe, çayır, zeytinlik
palamutluk, baltalık ve ortaklar sınır içinde kalmalı.


2
- Dağlık ve ormanlık havalide ötede beride dağınık olan evler, tarlalar,
meralar parça parça en yakın köye bağlı sayılmakla beraber bunlar sınır
haricinde bırakılmalı yalnız her birinin adı sınır kağıdının altında yazılmalı.


3
- Sınır mümkün olduğu kadar kolay anlaşılacak surette dereler, tepeler, yollar
veya diğer değişmiyen işaretli yerlerden geçmeli ve bu dere, tepe ve yolların
veya işaretli yerlerin köylüce adları ne ise behemehal sınırda sırasiyle
yazılmalı. 


4
- Eğer bir köyün sınırını derelerden, tepelerden, yollardan veya diğer
değişmiyen işaretli yerlerden geçirmek kabil olmazsa o halde sınır mümkün
olduğu kadar düz yapılmalı ve büyük taşlar dikilerek sınır gösterilmeli.


5
- Bir köy ahalisinden bazı kimselerin başka bir köy arazisi içinde kalan
dağınık tarla, bağ, bahçe gibi yerleri sahibinin bulunduğu köyün sınırında
değil öteki köyün sınırında gösterilmeli.


6
- Bir köyün sınırı mutlaka diğer köyün sınıriyle birleşmek lazım gelmez. İki
köyün sınırları arasında eskidenberi hiçbir köyün malı sayılmıyan boş arazi,
dağlar, ormanlar, yaylaklar varsa bunlar gene sınırın dışında bırakılmalı.


7
- Bir köyün malı olan yaylaların o köy ihtiyar meclisi tarafından ayrıca sınırı
çizilmekle beraber bu sınır kağıdı asıl köyün sınır kağıdı ile birleştirilmeli.


 


Madde
5 – İki
köy arasında nizalı sınırların çizilmesi için Hükümetin emriyle iki köy heyeti
ihtiyariyesi bir araya toplanarak işin kendi aralarında düzeltilmesi için
çalışılır. Gene uzlaşamadıkları halde idare meclisi tetkikat ve tahkikat
yaparak altı ay içinde doğrudan doğruya sınırı çizer ve bu kati olur. Beş sene
müddetle değiştirilemez.


Bir
köy sınırı; bu kanun mucibince çizildikten beş sene sonra hasıl olacak lüzum ve
ihtiyaç üzerine ihtiyar meclisi sınırın büyültülüp küçültülmesi için müracaatta
bulunabilir. Şayet bu sınırın büyütülmesi veya küçültülmesi başka bir köye
dokunmuyorsa vilayet veya kaza idare meclisleri karariyle sınır tashih olunur
ve tasdikli deftere yazılır.


Sınırın
büyültülmesi veya küçültülmesi başka bir köye dokunuyorsa bu maddenin birinci
fıkrasına göre mesele halledilir.


 


Madde
6 – (Değişik: 25/2/1998 - 4342/34 md.) Birkaç köy arasında
müşterek olan sıvat, sulak, pınar ve baltalık gibi yerler eğer bir köy sınırı
içinde kalıyorsa o köyün malı olmakla beraber diğer köyler de eskisi gibi
istifade ederler.


Bu
gibi müşterek yerler bir köy sınırı içinde kalmıyorsa buralardan istifade eden
köylerin müştereken malı olup her köyün sınır kağıdında bu hakları yazılır ve
müştereken koruyup eskisi gibi istifade ederler.


 


Madde
7 – Köy
bir yerden bir yere götürülebilen veya götürülemiyen mallara sahip olan ve işbu
kanun ile kendisine verilen işleri yapan başlı başına bir varlıktır. Buna
(şahsı manevi) denir.


 


Madde
8 –
Köyün orta malı kanun karşısında Devlet malı gibi korunur. Bu türlü mallara el
uzatanlar Devlet malına el uzatanlar gibi ceza görürler.


 


Madde
9 –
İşbu kanun ile köye verilen işleri görmek (Köy muhtarının) ve (İhtiyar
meclisinin) vazifesidir.


 


Madde
10 –
Muhtar, köyün başıdır. İşbu kanuna göre köy işlerinde söz söylemek, emir vermek
ve emrini yaptırmak muhtarın hakkıdır.


Muhtar
Devletin memurudur. Devlet işlerinde vazifesini (36) ncı maddeye göre yapar.


 


Madde
11 –
Köy muhtarının ve yapacağı işte köy muhtariyle birlik olanlara köy işlerinde
fenalıkları anlaşılırsa Devlet memuru gibi muhakeme edilirler ve ceza görürler.


 


İKİNCİ FASIL


Köy işleri


 


Madde
12 – Köye ait işler ikiye ayrılır:


1
- Mecburi olan işler;


2
- Köylünün isteğine bağlı olan işler.


Köylü
mecburi olan işleri görmezse ceza görür. İsteğine bağlı olan işlerde ceza
yoktur. Ancak köylünün isteğine bağlı bu gibi işlerde köy derneğinin yarısından
çoğu hükmederler ve vilayete bağlı olan yerlerde vali ve kazaya bağlı olan
köylerde kaymakamın rızasını alırlarsa o iş bütün köylü için mecburi olur. Ve
yapmıyan ceza görür.


 


Madde
13 – Köylünün mecburi işleri şunlardır:


1
- Sıtma, sivrisinek tarafından aşılandığı ve sivrisinek de su birikintilerinde
barındığı ve ürediği için her şeyden evvel köy sınırı dahilindeki su
birikintilerini kurutmak;


2
- Köye kapalı yoldan içilecek su getirmek ve çeşme yapmak, köyün içtiği su
kapalı geliyorsa yolunda delik deşik bırakmamak ve mezarlıktan veya süprüntülük
ve gübrelikten geçiyorsa yolunu değiştirmek;


3
- Köylerdeki kuyu ağızlarına bir arşın yüksekliğinde bilezik ve etrafını iki
metre eninde harçlı döşeme ile çevirmek;


4
- Evlerde odalarla ahırları bir duvarla birbirinden ayırmak;


5
- Köyün her evinde üstü kapalı ve kuyulu veya lağımlı bir hela yapmak ve köyün
münasip bir yerinde herkes için kuyusu kapalı veya lağımlı bir (hela) yapmak;


6
- Evlerden dökülecek pis suların kuyu, çeşme, pınar sularına karışmıyarak
ayrıca akıp gitmesi için üstü kapalı akıntı yapmak;


7
- Köyde evlerin etrafını ve köyün sokaklarını temiz tutmak, her ev kendi önünü
süpürmek;


8
- Çeşme, kuyu ve pınar başlarında gübre, süprüntü  bulundurmayıp daima
temiz tutmak, ve fazla sular etrafa yayılarak bataklık yapmaması için akıntı
yapmak;


9
- Köyün süprüntü ve gübreliğini köyden uzakça yol üstü olmıyan sapa ve
rüzgaraltı yerlerde yapmak ve herkese o gübrelikten ayrı yerler gösterilmek;


10
- Her köyün bir başından öbür başına kadar çaprazlama iki yol yapmak (bu yollar
köy meydanından geçecektir.)


11
- Köyün büyüklüğüne göre orta yerinde ve mümkün olamazsa kenarında bir meydan
açmak;


12
- Köy meydanının bir tarafında ihtiyar meclisinin toplanıp köyün işlerini
görüşmeleri için bir köy odası yapmak;


13
- Köy, yol üzerinde uğrak ve konuk ise köy odası yanında ocaklı ve ahırlı bir
konuk odası yapmak;


14
- Köyde bir mescit yapmak (yeniden yapılacak ise köy meydanının bir tarafına
yapılacaktır.);


15
- Köyde maarif idarelerinin vereceği örneğe göre bir mektep yapmak (yeniden yapılacak
ise köyün en havadar bir tarafına yapılacak ve mektebin herhalde bir bahçesi
bulunacaktır.);


16
- Köy yollarının ve meydanının etrafına ve köyün içinde ve etrafındaki su
kenarlarına ve mezarlıklara ve mezarlık ile köy arasına ağaç dikmek. (Köylü her
sene adam başına en az bir ağaç dikecek ve bu ağaç tamamen tutup yeşilleninciye
kadar ağaca bakacak va yeni dikilmişlere hayvanların sürünerek ve kemirerek
zarar vermesinin önünü almak için etrafına çalı çırpı sarıp muhkemce
bağlıyacaktır.);


17
- Köy korusunu muhafaza etmek;


18
- Köyden Hükümet merkezine veya komşu köylere giden yolların kendi sınırı
içindeki kısmını yapmak ve onarmak ve yollar üzerindeki küçük hendek ve
derelerin üstlerine köprü yapmak ve yol üzerinden gelip gitmeğe zorluk verecek
şeyleri kırmak, kaldırmak. (Bir yol üzerindeki işlerin köyden köy sınırının
bittiği yere kadar olanı o köyündür.);


19
- Köy halkından askerde bulunanların ve bakacağı olmıyan öksüzlerin
tarlalarını, bağ ve bahçelerini (imece) yoliyle sürüp ekmek, harmanlarını kaldırmak;


20
- Köy namına nalbant, bakkal, arabacı dükkanları yaptırmak;


21
- Köye ortaklama korucu, sığırtmaç, danacı ve çoban tutmak;


22
- Köyde insanlarda salgın ve bulaşık bir hastalık çıkarsa veya firengili adam
görülürse o gün bir adam yollıyarak Hükümete haber vermek. (Bu haber üzerine
kazadan memur gelinciye kadar hastanın yanına bakacaklardan başkalarını
sokmamak lazımdır.);


23
- Köy hayvanlarında salgın ve bulaşık bir hastalık görülürse o gün bir adam
yollıyarak Hükümete haber vermek; bu haber üzerine kazadan bir memur gelinciye
kadar hasta olan hayvanı diğerlerinden ayırmak ve hasta hayvan ile beraber
bulunmuş olan hayvanları köyün hasta olmıyan hayvanları ile karıştırmamak;


24
- Köyde su basması olursa birleşerek selin yolunu değiştirmek;


25
- Ekine, mahsule, yemişli, yemişsiz ağaçlara, bağlara, bahçelere zarar veren
kuşları, böcekleri, tırtılları öldürmek. (Bunun için hangi türlü kuşların ve
böceklerin hangi zamanlarda ve nasıl öldürülmesi lazım geldiği Hükümetten
sorulacak ve nasıl öğretilirse öyle yapılacaktır.);


26
- Köy halkının ekilmiş ve dikilmiş mahsullerini, ağaçlarını her türlü zarar ve
ziyandan muhafaza etmek;


27
- Mecbur olmadıkça yol üzerine halkın kolaylıkla gelip geçmesine dokunacak
şeyler koymamak;


28
- Birdenbire yıkılarak altında adam ve hayvanat kalacak derecede çürümüş veya
eğilmiş duvar veya damları bir sakatlık çıkarmaması için  yıktırmak veya
tamir ettirmek;


29
- (Değişik: 2/12/1925 - 684/1. md.) (Köy içinde bila zaruretin hayvan
koşturmamak).


30
- Muhafazasına mecbur oldukları yırtıcı ve azgın hayvanları başı boş
salıvermemek;


31
- Devlet parasını kıymetinden aşağı aldırtmamak;


32
- Bir adamın suda veya başka suretle başına bir felaket gelince onu kurtarmak
elinde iken yardım etmek;


33
- Köyde çürümüş ve kokmuş meyva vesair sıhhate muzır şeyler köyden dışarıya
götürülür ve gömülür;


34
- Bir hayvana götüremiyecek kadar yük yüklettirmemek;


35
- Yaylımlara başlı başına hayvan salmamak ve ortaklama çayırları biçmemek;


36
- Bir yeri kazarak başkalarının hayvan ve davarlarının düşüp ölmesine ve
sakatlanmasına sebep olmasına meydan vermemek;


37
- İhtiyar meclisleri tarafından şahitlik için çağrılınca herhalde gelmek ve
eğer gelmiyecek kadar mazereti varsa bildirmek.


 


Madde
14 – Yapılması köylünün isteğine bağlı olan şeyler
şunlardır:


1
- Köyün evlerinde ahırları odalardan ayrı bir yere yapmak;


2
- Ev, ahır, hela duvarlarının iç ve dışları senede bir defa badanalanmak;


3
- Her köyün bir başından öbür başına kadar olan yolları taş kaldırma ile
döşemek;


4
- Köy mezarlığının köyden ve caddeden uzak bir yerde, suların geldiği tarafta
değil, akıp gittiği tarafta olmasına çalışmak ve etrafını duvarla çevirerek
içersine hayvan girmesinin önünü almak ve mezarlığa gübre süprüntü dökmemek,
herkes mezarlarına iyi bakmak;


5
- Köyde bir çamaşırlık yapmak;


6
- Köyde bir hamam yapmak;


7
- Pazar ve çarşı yerleri yapmak;


8
- Köyün sınırı içinde münasip yerlerde ve tepelerde orman yetiştirmek;


9
- Köyü, kasaba ve komşu köylere bitiştiren yolların iki kenarına ağaç dikmek ve
köy sınırı içindeki yabani ağaçları aşılamak;


10
- Köyde ekilip biçilen ve toplanan mahsulatın veya yapılan eşyanın değeriyle
satılabilmesi için köy namına alıcı adam aramak;


11
- Köy tarla ve bahçelerini sulamak için bütün köye ortaklama ark yapmak;


12
- Köye ortaklama her türlü ziraat, pulluk, orak, harman makineleri almak;


13
- Köyde peynir ve yağ yapmak için makine almak;


14
- Köye ortaklama değirmen yapmak veya getirtmek;


15
- Köylülerin giydiği esvapları köyde dokutmağa çalışmak;


16
- Köylüden berber yetiştirmek;


17
- Köylüden ayakkabıcı yetiştirmek;


18
- Köylüden nalbant, demirci, arabacı, kalaycı yetiştirmek;


19
- Ekinden çok gelir almak için yapma gübre getirtmek;


20
- Köylünün bilgisini artıracak kitap getirtmek;


21
- Yemeklik ve para ile köy fıkarasına ve öksüzlere yardım etmek, kimsesiz
çocukları sünnet ettirmek ve kızları evlendirmek için yardım etmek ve fukara
cenazelerinin kefen vesairesinin tedarikine çalışmak;


22
- Kazaen yanan veya yıkılan fukara evlerini bütün köy yardımı ile yapmak;


23
- Bütün köy için bankadan para kaldırmak ve tarla, bahçe, çift ve tohum almak
isteyenlere vermek ve bu paranın her sene borçlarını toplıyarak bankaya
yatırmak;


24
- Köyde güreş, cirit, nişan talimleri gibi köy oyunlarını yaptırmak;


25
- Kağnıları dört veya iki tekerlekli arabaya çevirmek ve köy parasiyle araba
yapacak ve onaracak bir tezgah açtırıp köy namına idare etmek;


26
- Her köyde köy sandığından bir ambar yaptırıp bunun bir bölmesine harman
zamanında herkesten köy namına mahsullerine göre birer miktar zahire ödünç
alınarak konulmak ve bu zahireyi muhtaç köylülere gene köy namına yemeklik veya
tohumluk olarak ödünç vermek ve her sene ambarda artan zahireyi yeni mahsul ile
değiştirmek;


27
- Her sene köy namına bir veya daha ziyade tarla ektirerek mahsulünü imece
yoliyle biçip elde ettikten ve gelecek sene için tohumu ayırdıktan sonra
artanını satarak parasını köy sandığına yatırmak; 


28
- Köy namına iyi cinsten boğa, aygır, teke, koç satın almak;


29
- Köy korusu olmıyan yerlerde koru yetiştirmek;


30
- Köyde sağlık işlerine bakmak üzere bir sağlık korucusu bulundurmak, yok ise
vilayet veya kaza merkezinde açılacak sağlık derslerine adam göndererek
yetiştirmek suretiyle köyde istihdam etmek;


31
- Hükümet tarafından sağlık işlerinde kullanılmak üzere verilecek ilaçları
korumak.


32
- (Ek: 12/2/1954 - 6250/1. md.) Köye elektrik tesisatı vücuda getirmek.


 


ÜÇÜNCÜ FASIL


İmece ve köy parası


             



Madde
15 – Köy işlerinin bir çoğu bütün köylü birleşerek imece
ile yapılır.


            



Madde
16 – (Değişik: 5/7/1939 - 3664/1 md.)


Köy
gelirleri, köy işlerini gören köyün aylıklı adamlarının aylık ve yıllıklariyle
köy sınırları içinde yapılacak mecburi köy işlerine yetmezse:


En
yüksek haddi yirmi lirayı aşmamak üzere herkesin hal ve vaktine göre köy
ihtiyar meclisi karariyle köyde oturanlara ve köyde maddi alakası bulunanlara salma
salınır.[2]


            



Madde
17 –
Köy parası şunlardır:


1
- İhtiyar meclisi tarafından köylüye salınacak para;


2
- İşbu kanuna göre alınacak ceza paraları;


3
- Köy namına yazılı emlak ve arazi geliri;


4
- Yoliyle vakfedilen arazi ve emlak geliri;


5
- Avarrız gelirleri (ağaç, arazi, emlak, para);


6
- Hediye ve bağışlanmış paralar ve mallar, (ianat ve teberruat);


7
- Köy namına ekilen tarla geliri;


8
- Köy tezgah ve ambar ve dükkanları geliri;


9
- Mühürlenecek ilmühaberlerden alınacak para, (bu para ihtiyar meclisince
yapılıp kaymakam veya vali tarafından tasdik olunan cetvele göre alınır);


10
- Köy sınırı içindeki taş, kireç, tuğla, kiremit, çorak, kil gibi ocaklardan
alınacak para (nısıf kutru elliden yüz metreye kadar olanlardan);


11
- Çay ve nehirler üzerindeki kayık ve sallardan alınacak para, (senenin altı
ayı işliyenlere mahsustur. Bundan fazla işliyenler vilayet idarelerinindir);


12
- Köy sınırı içindeki otlaklardan ve meralardan fazlasının kira paraları;


13
- Köyde satılmak için kesilen hayvanlardan alınacak para, (zephiye resmi);


14 - Köy sınırı içinde satılan hayvanlardan alınacak ihtisap
resmi;


15
- Köy sınırı içinde sahipsiz ağaçların ve yemişlerin geliri;


16
- Köy sınırı içindeki kaplıcalar, maden suları, (şimdiye kadar belediye, idarei
hususiye, maliye, evkaf ve eşhas tarafından yoliyle elde edilenler hariç);


17
- Geliri yetişmiyen köylerde muhtar, imam, katip, korucu, sığırtmaç, danacı
gibi köy adamlarının aylıkları veya senelikleri için salınacak para veya mahsuller.[3]


             



Madde 18 – Köy namına harcanacak para iki
türlüdür. Biri köylünün isteğine bağlı olmıyan, diğeri köylünün isteğine bağlı
olandır.


            



Madde
19 – (Değişik: 2/6/1934 - 2491/2 md.)


Köylünün
isteğine bağlı olmıyarak harcanacak paralar şunlardır :


1
- Köy muhtarının köy derneğince kesilen aylık veya seneliği,[4]


2
- Varsa katip aylığı,


3
- Köy namına yazılı veya vakıf emlak ve arazinin vergi ve başka masrafı,


4
- Köyün mecburi işlerine lazım olacak paralar,


5
- 12 nci madde mucibince isteğe bağlı iken mecburi yapılan işlere lazım olacak
paralar,


6
- Köy işine bakacak adamların aylığı.


 


DÖRDÜNCÜ FASIL


Köy Muhtarının ve ihtiyar meclisi
azalarının seçilme yolu


 


Madde
20 – (Değişik: 26/10/1933 - 2329/1 md.)


Her
köyde bir köy derneği, bir köy muhtarı, bir de ihtiyar meclisi bulunur. Köyde
24 üncü maddeye göre köy muhtarını ve ihtiyar meclisi azalarını seçmeğe hakkı
olan kadın ve erkek köylülerin toplanmasına köy derneği derler. Köy muhtarı ve
ihtiyar meclisi azaları doğrudan doğruya köy derneği tarafından ve köylü kadın
ve erkekler arasından seçilir. Köy muhtarı ihtiyar meclisinin başıdır.


            



Madde
21 – (Mülga: 18/7/1963 - 286/3 md.)


            



Madde
22 – (Mülga: 18/1/1984 - 2972/37 md.)


            



Madde
23 – Köyün imamı ile muallimi veya başmuallimi ihtiyar
meclisinin her zaman azasıdırlar.


            



Madde
24 – (Mülga: 18/7/1963 - 286/3 md.)


            



Madde
25 – (Mülga: 18/1/1984 - 2972/37 md.)


            



Madde
26 – 27 - (Mülga: 17/7/1950 - 5672/3 md.)


            



Madde
28 – (Mülga: 18/7/1963 - 286/3 md.)


            



Madde
29 – (Mülga: 17/7/1950 - 5672/3 md.)


            



Madde
30 – (Değişik: 26/10/1983 - 2329/2 md.)


Karı,
koca, ana, baba, kız, oğul, gelin, güvey ve kardeşlerin ihtiyar meclisinde aza
olarak bir arada bulunmaları yasaktır. Bunların seçilmiş olduğu görülür ise
içlerinden en çok sayı kazanmış olan kadın veya erkek azalıkta bırakılır.
Sayıları beraber olur ise evli olan, ikisi de evli ise yaşı büyük olan, yaşları
da beraber ise çocuğu çok olan tercih olunur. Çocuk adedi de beraber olur ise
kur'a çekilerek kur'ada adı önce çıkan azalığa alınır.


            



Madde
31 – 32 - (Mülga: 7/7/1950 - 5672/3 md.)


            



Madde
33 – (Değişik: 18/7/1963 - 286/2 md.)


a) 
Köy muhtarlığına ve ihtiyar meclisi üyeliğine seçildikten sonra:


1. 
Kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olanlar,


2. 
İzinsiz olarak yabancı Devlet resmi hizmetlerinde bulunanlar,


3. 
Ağır hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı kesin olarak hüküm giyenler,


4. 
Taksirli suçlar hariç olmak üzere 5 yıldan fazla hapis cezasiyle kesin olarak
hüküm giyenler, 


5.  Zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanmak, dolanlı iflas
gibi yüz kızartıcı suçlardan biri ile kesin olarak hüküm giymiş olanlar,


6. 
Devletin, katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin, köylerin,
İktisadi Devlet Teşekküllerinin veya bunlara bağlı daire ve müesseselerle
ortaklarının ve imtiyazlı şirketlerin memur ve müstahdemi olanlar,


7. 
Cumhuriyet Senatosu üyesi, milletvekili, il genel meclisi üyesi, belediye
meclisi üyesi, belediye başkanı olanlar,


8. 
Köy içlerinin mütaahhidi, bu işlerle ilgili kimselerin kefili veya ortağı
olanlar ve bu cihetlerden köye borçlu bulunanlar,


Muhtar
ve ihtiyar meclisi üyeliğinden, il veya ilçe idare kurulunca çıkarılırlar.


b) 
Köy tüzel kişiliği ile davacı ve davalı olan muhtar ve ihtiyar meclisi üyeleri
bu davalarda köy tüzel kişiliğini temsil edemezler. Yetkili temsilciyi köy
derneği seçer.


 


BEŞİNCİ FASIL


Muhtarın göreceği işler


 


Madde
34 – Köyün sınırı içinde köylüye ait işleri yapmak ve
yaptırmak muhtarla onun başında bulunduğu ihtiyar meclisinin vazifesidir.


 


Madde
35 – Muhtarın göreceği işler ikiye ayrılır:


1
- Devlet işleri;


2
- Köy işleri.


 


Madde 36 – Muhtarın
göreceği Devlet işleri şunlardır:


1
- Hükümet tarafından bildirilecek kanunları, nizamları köy içinde ilan etmek ve
halka anlatmak ve kanunlar, nizamlar, talimatlar, emirler ile kendisine
verilecek işleri görmek;


2
- Köyün sınırı içinde dirlik ve düzenliği korumak (asayişi korumak);


3
- Salgın ve bulaşık hastalıkları günü gününe Hükümete haber vermek;


4
- Hekim olmıyanların ve üfürükçülerin hastalara ilaç yapmasını menetmek ve
Hükümete haber vermek;


5
- Köylünün çiçek ve bulaşık hastalıklar aşısı ile aşılanıp hastalıktan
kurtulmasına çalışmak;


6
- Köye gelip gidenlerin niçin gelip gitmekte olduklarını anlamak ve bunlar
içinde şüpheli adamlar veyahut ecnebiler görülürse hemen yakın karakola haber
vermek;


7
- Her ay içinde köyde doğan, ölen, nikahlanan ve boşananların defterini yapıp
ertesi ayın onuncu gününden evvel nüfus memuruna vermek ve köyün nüfus
defterini birlikte götürerek vukuatı yürüttürmek;


8
- Vergi toplamak için gelen tahsildarlara yol göstermek, yardım etmek ve
tahsildarların yolsuzluğunu görürse Hükümete haber vermek.


9
- Asker toplamak ve bakaya ve kaçakları Hükümete haber vermek;


10
- Köy civarında eşkıya görürse Hükümete haber vermek ve elinden gelirse
tutturmak;


11
- Köylünün ırzına ve canına ve malına el uzatan ve Hükümet kanunlarını
dinlemiyen kimseleri köy korucuları ve gönüllü korucularla yakalattırarak
Hükümete göndermek;


12
- Köy sınırı içinde yangın ve sel olursa köylüleri toplayıp söndürmeğe ve
çevirmeğe çalışmak, (orman yangınlarında sınırdan dışarı olsa dahi yardıma
mecburdurlar.);


13
- Mahkemelerden gönderilen celpname ve her türlü tezkere ve hükümleri lazım gelenlere
bildirerek istenilen işleri yapmak ve mahkeme mubaşirine ve jandarmaya
vazifesinde kolaylık göstermek;


14
- İhzar ve tevkif müzekkereleri (bazı adamların kanun namına tutulmasını
emreden mahkeme kağıdı) gösterildikte aranılan kimseleri kağıdı getirenlere
tutturmak;


15
- Zarar görenlerin şikayeti ve bilip işidenlerin haber vermesi üzerine sorup
araştırmak;


16
- Bu kanunda ismi geçen davaları ihtiyar meclisine söyleyip hükmünü almak.


            



Madde
37 – Muhtarın göreceği köy işleri şunlardır:


1
- 13 üncü maddede sayılan işleri ihtiyar meclisi ile görüşerek yapmak ve
yaptırmak;


2
- 14 üncü maddede sayılan işlerin yapılabilmesi için köylülere öğüt vermek;


3
- İhtiyar meclisi ile görüştükten sonra köylüyü işe çağırmak;


4
- İhtiyar meclisi kararı ile köy işlerine harcanacak parayı toplamak;


5
- Köy işlerine harcanacak parayı topladıktan sonra  harcamak için emir
vermek;


6
- Bir ay içinde nerelere ve ne kadar para harcamış ise gelecek ay başında
hesabatını ihtiyar meclisine vermek;


7
- Köy işlerinde hem davacı, hem hasım olarak mahkemede bulunmak ve isterse
mahkemeye diğer birini yerine (vekil) göndermektedir.


            



Madde
38 – Köy muhtarına köy işlerini gördükleri zaman karşı
gelen ve kötü söyliyenler Devlet memuruna karşı koyanlar gibi ceza görürler.


            



Madde
39 – Muhtar yazılarını köy katibine yazdırır. Köyde katip
bulunmazsa bu işi köyün muallimine ve yoksa imamına yaptırır.


            



Madde
40 – Köy muhtarının köylü faydasına olmıyan kararlarını
kaymakam bozabilir. Fakat, onun yerine kaymakam kendiliğinden karar veremez.
Karar, gene köylü tarafından verilir.


            



Madde
41 – (Değişik: 18/7/1963 - 286/2 md.)


İl
merkezine bağlı köylerde vali, ilçelere bağlı köylerde kaymakamlar, muhtarın köy
işlerini ve kanunlarla verilen diğer görevlerini yapmadığını görürlerse muhtara
yazılı ihtarda bulunurlar. Buna rağmen iş görmiyen muhtar, yetkili idare kurulu
karariyle görevinden uzaklaştırılır.


 


İhtiyar meclisinin göreceği işler


 


Madde
42 – İhtiyar meclisi en az haftada bir defa toplanıp
konuşur. İhtiyar meclisini muhtar toplanmağa çağırır. İhtiyar meclisi köy
muhtarının çağırmadığı ve meclisin toplanma günü olmadığı vakitlerde dahi köy
muhtarına haber vererek kendi isteği ile toplanabilir.


Madde
43 –
İhtiyar meclisi köy işlerini en ziyade lazım olandan başlıyarak bir sıraya
koyar ve biri yapılıp bittikten sonra sırasiyle hepsini köylüye gördürmeğe çalışır.
Evvel yapılması lazım gelen sağlık, yol, mektep işlerinin geri bırakıldığı
haber alınır veya şikayet edilirse köyün bağlı olduğu kaymakam veya vali
tarafından gösterilen yolda yapılır. 


            



Madde
44 – İhtiyar meclisinin göreceği işler şunlardır:


1
- İhtiyar meclisi köylüye ait işleri konuşur ve hangi işleri köylü tarafından
kendileri çalışarak doğrudan doğruya ve hangi işlerin para ile veya ırgat ile
görülebileceğine karar verir. "Köy işlerinden köy ahalisinin imece ile çalışarak
yapacakları işi, köylünün çift ve çubuğu ile uğraşmadıkları boş zamanlara
bırakır."


2
- (Değişik: 12/2/1954 - 6250/2 md.) İhtiyar Meclisi bu Kanunun 13 ve 14
üncü maddelerinde yazılı mecburi ve ihtiyari işleri yapmak için lüzumu halinde
köy sınırı içindeki gayrimenkulleri değer pahasiyle satın alır. Mal sahibi razı
olmazsa köyün bağlı bulunduğu kaza veya vilayet idare heyeti işi gözden
geçirir. İdare heyetinin kararına söz yoktur.


3
- Tarlası olmıyan veya yetişmiyen köylüye köyün sınırı içinden boz haliden bir
parça ayırıp vermek ve tasarrufu malsandığına veya sair dairelere geçmiş olan
araziyi köy namına satın alıp arazisi olmıyanlara vermek ve bedelini taksitle
köy sandığına ödetmek mecburidir.


4
- İhtiyar meclisi köylünün kaçar gün çalışacağını kestirir.


5
- Köy işi için beher köylüye haline göre salınacak paranın ne olacağını keser.


            



Madde
45 –
Paranın harcanmasında hiçbir fenalık olmamasına ve faydasız yere para
verilmemesine köy muhtarı ve ihtiyar meclisi azaları göz kulak olurlar ve
paranın harcanmasında fenalık ve yolsuzluk olduğu Hükümetçe anlaşılırsa kaza
idare meclisinin hükmü ile Tahsili Emval Kanununa göre köy muhtarı ve ihtiyar
meclisi azasının malları satılarak köylünün parası ödenir.


            



Madde
46 – (Değişik: 7/7/1950 - 5672/2 md.)


Mecburi
işleri gördürmiyen ve toplanması isteğe bağlı olmayan paraları toplamayan ve
toplattırmayan köy muhtarı ve ihtiyar meclisi üyelerine köyün bağlı bulunduğu
idare kurulunca 10 liradan 50 liraya kadar para cezası hükmolunur. Bu ceza
Maliyece Tahsili Emval Kanununa tevfikan tahsil ve köy sandığına teslim olunur.


 


İki ve daha ziyade köylere düşen
işler


 


Madde
47 – İki ve daha ziyade köyler arasındaki işler için o
köylerin muhtar ve ihtiyar meclisleri kendi aralarında kararlaştıracakları bir
köyde toplanarak konuşurlar ve ne türlü yapılacağını ve her köyün o işte ne
türlü yardım edeceğini kararlaştırırlar ve ondan sonra Hükümete haber vererek
alacakları izne göre işe başlarlar.


            



Madde
48 – İki veya daha ziyade köylere düşen işler için köylerin
ihtiyar meclisleri kendi aralarında anlaşamazlarsa bunlardan bir tarafın
dilemesi üzerine köyün bağlı olduğu Hükümet reisi işe karışır ve o köylerin
ihtiyar meclislerini toplıyarak işi bitirir.


 


ALTINCI FASIL


İhtiyar meclislerinin göreceği
davalar


 


Madde 49 – 52 – (Mülga: 18/7/1963 - 286/3 md.)


            



Madde
53 –
İhtiyar meclisleri köylünün iki tarafın uzlaşmasiyle bitirilebilen her türlü
işlerini görürler. (Sulh).


            


 Madde
54 – 55 – (Mülga: 2/7/1941 - 4081/36 md.)


            



Madde
56 –
13 üncü maddede yazılan mecburi işleri yapmıyan köylüden ihtiyar meclisinin
karariyle haline göre bir kuruştan yüz kuruşa kadar ceza alınır. Ceza parasını
vermiyenler hakkında (66) ncı maddeye göre muamele yapılır. Cezaya mahküm olan
adam o işten gene kaçarsa evvelki ceza iki kat olarak alınır. 


İhtiyar
meclisince salınan parayı ödemiyenlerden iki katı (66) ncı maddeye göre tahsil
olunur.


 


YEDİNCİ FASIL


Davaların nasıl görüleceği


            



Madde
57 -– 65 – (Mülga: 18/7/1963-286/3 md.)


            



Madde
66 – Köyce salının parayı ve ihtiyar meclisince hükmedilen
paraları vermiyenlere yirmi bir gün zarfında borcunu vermesi için köy muhtarı
tarafından haber gönderilir. Yirmi bir günün sonunda borçlu gene borcunu
vermezse ihtiyar meclisinin mazbatası Hükümete gönderilir. Vali veya kaymakam
veya nahiye müdürü aşağıdaki usule göre parayı tahsil ve köy sandığına veya
ihtiyar meclisi vasıtasıyle alacaklılara teslim eder. Şöyle ki:


1
- Borçlu veya cezalıya lazım olandan gayrı ev eşyası satılmak suretiyle alınır.
Fazla eşyası bulunamazsa veyahut alınan eşya borcu ödeyemezse bir yerden diğer
bir yere götürülebilen diğer malları, bu da yoksa tarla bağ ve bahçe gibi bir
yerden diğer bir yere götürülemiyen malları satılır. Çift ve çubuğu ve çift
hayvanatı satılamaz.


2
- Ev eşyasiyle bir yerden diğer bir yere naklonulabilen her nevi eşya haczi
gününden başlıyarak üç gün içinde ihtiyar meclisinin gözü önünde ve kasabada
belediye vasıtasıyle sattırılır. Yetecek kadarı köy sandığına veya alacaklıya
ve üst tarafı mal sahibine verilir. Üç gün içinde borcunu verenlerin malı geri verilir.


3
- Oturduğu ev ile geçimi için lazım olan tarla, bağ, bahçenin ve dört senelik
mahsulü veya kirası borca yetişen ve bir yerden diğer yere götürülemiyen
malların satılması yasaktır.


4
- Haczolunan ve bir yerden diğer yere götürülemiyen mallar yirmi gün müddetle
müzayedeye çıkarılır. Bu müddet bittikte sürülen peyler kafi görülürse on gün
müddetle askıya alınır ve on gün bitince herkaç kuruşa çıkmış ise Hükümetçe
talibine ihale olunur.


5
- Satılan şeylere köy ihtiyar meclisi azaları doğrudan doğruya kendileri veya
başkaları vasıtasiyle pey süremezler ve satın alamazlar.


            



Madde
67 – (Mülga: 18/7/1963-286/3 md.)


                                                              


SEKİZİNCİ FASIL


Köy korucuları ve göreceği işler


            



Madde
68 –
Köy sınırı içinde herkesin ırzını, canını ve malını korumak için köy korucuları
bulundurulur.


            



Madde
69 –
Her köyde en aşağı bir korucu bulunur. Nüfusu binden yukarı köylerde her beş
yüz kişiye bir korucu daha tutulur.


            



Madde
70 –
Korucular ihtiyar meclisi tarafından tutulur ve köy muhtarının vereceği haber
üzerine kaymakamın buyurultusu ile işe başlar.


            



Madde
71 – (Değişik: 12/5/1928 - 1256/1 md.)


Korucuların
22 yaşından küçük ve altmış yaşından büyük olmaması ve bir cürüm ile
cezalandırılmamış ve iyi huylu tanınmış bulunması ve herkesle kavga çıkarmak,
serhoşluk gibi huysuzlukları olmaması şarttır.


            



Madde
72 –
Korucular köy muhtarının emri altındadır. Resmi işlerde onun her emrini tutmağa
mecburdur. 


            



Madde 73 – Korucular silahlıdırlar. Kendilerine
karşı gelenler jandarmaya karşı gelmiş gibi ceza görürler.


            



Madde 74[5] – Köy muhtarı ve ihtiyar meclisi mahsul zamanlarında
çapulcular ve eşkiya türemiş ise yağmadan köy halkını korumak için köylünün eli
silah tutanlarından lüzumu kadarını gönüllü güvenlik korucusu ayırarak bunların
isimlerini bir kağıda yazıp kaymakama götürür. Kaymakamın müsaadesi olursa bu
gönüllü güvenlik korucuları asıl korucularla beraber yağmacılara ve eşkiyaya
karşı köy ve köylüyü korurlar.


(Ek:26/3/1985 - 3175/1
md.; Değişik: 27/5/2007 - 5673/1 md.) Cumhurbaşkanınca tespit edilecek illerde; olağanüstü hal
ilanını gerektiren sebeplere ve şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin
köyde veya çevrede ortaya çıkması veya her ne sebeple olursa olsun köylünün
canına ve malına tecavüz hareketlerinin artması hallerinde, valinin teklifi ve
İçişleri Bakanının onayı ile yeteri kadar güvenlik korucusu görevlendirilmesi
kararlaştırılabilir. Bu şekilde görevlendirilecek güvenlik korucusu sayısı
40.000 kişiyi geçemez. Cumhurbaşkanı bu sayıyı yüzde elliye kadar artırmaya
yetkilidir. Görevlendirmeyi gerektiren hallerin ortadan kalkması durumunda veya
idarî zaruret hallerinde görevlendirmeye ilişkin aynı usûl uygulanmak suretiyle
güvenlik korucusu olarak yapılan görevlendirmelere son verilebilir. (Ek
cümle: 17/4/2017-KHK-690/27 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/23 md.) Güvenlik
korucularından 55 yaşını dolduranların görevleriyle ilişikleri kesilir.[6]


(Ek fıkra:
15/8/2016-KHK-674/21 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/21 md.) Güvenlik korucularının görev alanı,
görevli oldukları köyün hudutları içinde kalan alandır. Gerektiğinde vali veya
kaymakam onayı ile güvenlik korucularının görev alanları, geçici ve süresi
belirli olarak köy hudutları dışına genişletilebilir ve görev yerleri
değiştirilebilir. Güvenlik korucuları diğer bir ilin valisinin talebi üzerine,
istihdam edildikleri ilin valisinin onayı ile geçici ve süresi belirli olarak
iller arasında görevlendirilebilir. Bu durumda, güvenlik korucusunun harcırahı
görevlendirildiği valilik tarafından ödenir.


(Ek : 26/3/1985 -
3175/1 md.) Köy
Korucuları ve Güvenlik Korucularının görevde bulundukları süre içinde
yaralanmaları, engelli hâle gelmeleri veya ölümleri halinde "2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun" hükümleri uygulanır.[7]


(Ek fıkra: 28/12/2005
- 5443/1 md.; Mülga fıkra: 17/4/2017-KHK-690/27 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7077/23 md.) 


(Ek fıkra:
27/5/2007-5673/1 md.) Güvenlik korucularına hizmetin devamı süresince her ay 11.500 gösterge
rakamının memur aylıklarına uygulanan aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda
bulunacak miktarda ücret ödenir. Bu ücret, herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi
tutulmaksızın ve peşin olarak ödenir. (Ek cümle:18/7/2021-7333/1 md.) Bu
ücret ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
28 inci maddesinin (B) fıkrası kapsamında ödenen ek tazminat toplamının, içinde
bulunulan yılın Ocak ayına ilişkin net asgari ücret tutarının (sadece kendisi
için asgari geçim indirimi uygulanan) altında kalması halinde aradaki fark,
ücret için öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde tazminat olarak ayrıca
ödenir. Güvenlik korucuları arasından, toplam güvenlik korucusu sayısının yüzde
onunu geçmeyecek şekilde tefrik edilen korucu başlarına güvenlik korucularına
ödenen ücretin yüzde onu kadar ilave ücret ödenir. Ay sonundan önce kendi
isteğiyle görevden ayrılanlar ile disiplin hükümlerinin uygulanması sonucu
görevlerine son verilenler hariç olmak kaydıyla, görevlerine son verilen veya
ölen güvenlik korucuları için önceden peşin ödenmiş olan ücretin kalan günlere
isabet eden tutarı geri alınmaz.


(Ek fıkra:
27/5/2007-5673/1 md.) Güvenlik korucularından güvenlik güçleriyle birlikte operasyonlara
katılanların iaşeleri, birlikte operasyona katıldıkları güvenlik güçlerinin
bağlı olduğu birimlerce ve bu birimlerin bütçesinden karşılanmak üzere
sağlanır. Bu Kanunda belirtilen görevler ile tabii afetlerde ve diğer
olağanüstü hal ve durumlarda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları görülen
veya büyük yararlılık gösteren güvenlik korucularına, valinin teklifi ve
İçişleri Bakanının onayı ile yılda bir defa aylık ücretlerinin iki katına kadar
ödül verilebilir. Bir malî yılda bu şekilde ödül verilecek güvenlik korucusu
sayısı, o ilde görevli güvenlik korucusu sayısının yüzde birini geçemez. (Değişik
son cümle: 15/8/2016-KHK-674/21 md.: Aynen kabul: 10/11/2016-6758/21 md.) Güvenlik
güçleriyle birlikte operasyonlara katılan güvenlik korucularına herhangi bir
vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın her ay 225 gösterge rakamının memur aylık
katsayısı ve operasyona çıktıkları gün sayısı ile çarpımı sonucu bulunacak
tutarda ek tazminat ayrıca ödenir.


(Ek fıkra:
27/5/2007-5673/1 md.; Değişik sekizinci fıkra: 17/4/2017-KHK-690/27 md.; Aynen
kabul: 1/2/2018-7077/23 md.) Güvenlik korucusu olarak görevlendirilenler hakkında
22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı
İşsizlik Sigortası Kanunu hükümleri uygulanmaz.


(Ek fıkra:
27/5/2007-5673/1 md.) Bu maddeye göre güvenlik korucularına yapılacak harcamalar, İçişleri
Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten bu Bakanlıkça karşılanır ve ödemeler il
valilikleri tarafından yapılır.


(Ek fıkra:
2/1/2017-KHK-680/22 md.; Değiştirilerek kabul: 1/2/2018-7072/21 md.) Valinin teklifi ve
İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde, bu Kanunun mülga ek 16 ncı ve mülga
ek 17 nci maddeleri ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 15 inci maddesi çerçevesinde görevden
ilişiği kesilmiş güvenlik korucuları operasyonel faaliyetler maksadıyla tekrar
göreve çağrılabilirler. Ayrıca, gönüllü güvenlik korucuları da aynı usulle
operasyonel faaliyetlerde görevlendirilebilirler. Bu şekilde
görevlendirilenler, bu maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen harcırahtan ve yedinci
fıkrasında belirtilen ek tazminattan yararlandırılırlar. Bu ödemeler
dolayısıyla her ne ad altında olursa olsun kamudan aldıkları ödemelerden
kesinti yapılamaz.


(Ek fıkra:
15/8/2017-KHK-694/1 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/1 md.) Teröristle mücadelede görev alan
güvenlik korucuları ile gönüllü güvenlik korucularının, bu görevlerin ifasından
doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda
müdafi olarak belirlediği en fazla üç avukatın ücreti İçişleri Bakanlığı
bütçesine konulacak ödenekten valilikler tarafından karşılanır. Güvenlik
korucuları ile gönüllü güvenlik korucularının avukatlık ücretinin ödeme usul ve
esasları yönetmelikle düzenlenir.


 


Güvenlik korucularına verilecek
disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller


 


MADDE 74/A- (Ek: 23/11/2022-7422/1 md.)


a) Uyarma:
Güvenlik korucularına görevlerinde ve davranışlarında daha dikkatli olması
gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve
haller şunlardır:


1) Verilen emir ve görevlerin tam
ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde belirlenen usul ve esasların yerine
getirilmesinde kayıtsızlık göstermek ve düzensiz davranmak,


2) Özürsüz veya izinsiz olarak
göreve geç gelmek veya görevi erken terk etmek,


3) Kurumunca belirlenen tasarruf
tedbirlerine riayet etmemek,


4) Usulsüz müracaat veya şikâyette
bulunmak,


5) Güvenlik koruculuğu vakarına
yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,


6) Görevine karşı kayıtsızlık
göstermek veya ilgisiz kalmak,


7) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine
aykırı davranmak,


8) Görevin iş birliği içerisinde
yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.


b) Kınama: Güvenlik korucularına
görevinde ve davranışında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama
cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:


1) Verilen emir ve görevlerin tam
ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde belirlenen usul ve esasların yerine
getirilmesinde, görevle ilgili resmî belge, araç ve gereçlerin korunmasında,
kullanılmasında ve bakımında kusurlu davranmak,


2) İzinsiz veya özürsüz olarak iki
güne kadar (ikinci gün dahil) süreyle göreve
gelmemek,


3) Görev sırasında amirine hal ve
hareketleri ile saygısız davranmak,


4) Görev sırasında beraber görev
yaptığı personele söz veya hareketle saygısız davranmak,


5) Hizmet dışında güvenlik
korucusunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda
bulunmak,


6) Devlete ait resmî araç, gereç ve
benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,


7) Amirinden izin almaksızın
görevli bulunduğu il sınırları dışına çıkmak,


8) Görev mahallinde genel ahlak ve
edep dışı davranışlarda bulunmak veya bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve
benzeri şekiller çizmek ve yapmak,


9) Verilen emirlere itiraz etmek,


10) Borçlarını kasten ödemeyerek
hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,


11) Görev mahallinin huzur, sükûn
ve çalışma düzenini bozmak,


12) Görevde kullanılan telsiz
haberleşme araçlarıyla görevle ilgili olmayan veya saygısızca konuşmalar
yapmak,


13) Amirleri veya beraber görev
yaptığı diğer personel hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların
işlem, eylem ve kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü
intiba bırakacak tarzda olumsuz sözler söylemek,


14) Kurumca kendisine verilmiş
kimlik kartını kabul edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek ve kaybettiğini
bildirmemek.


c) Ücretten Kesme: Güvenlik
korucusunun aylık ücretinden 1/30-1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Ücretten
kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:


1) Kasıtlı
olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde
belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmî belge,
araç, gereç, silah, cihaz ve teçhizatı korumamak, kaybolduğunu veya çalındığını
bildirmemek, bakımını yapmamak, hor kullanmak, görevin sona ermesine ya da amirlerince
istenmesine rağmen göreviyle ilgili araç, gereç, cihaz ve teçhizatı geri
vermemek,


2) Görevle ilgili resmî belge,
araç, gereç, cihaz ve teçhizatı kaybetmek,


3) İzinsiz veya özürsüz olarak iki
günden fazla ve dokuz güne kadar (dokuzuncu gün dahil)
göreve gelmemek,


4) Göreve sarhoş veya alkollü içki
içtiği belli olacak biçimde gelmek,


5) Devlete ait resmî belge, araç,
gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak,


6) Görevle ilgili konularda yükümlü
olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak,


7) Amirlerine sözle saygısızlık
etmek,


8) Amirlerine veya beraber görev
yaptığı diğer personele karşı fiilî taarruz teşebbüsünde bulunmak, tehdit
etmek,


9) (İptal bent:Anayasa
Mahkemesinin 23/7/2024 tarihli ve E.: 2023/25; K.: 2024/139 sayılı Kararı ile)


10) Hizmet içinde güvenlik
güçlerinin itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,


11) Yasaklanmış her türlü yayını ve
malzemeyi bulundurmak,


12) Güvenlik koruculuğu görevini
yerine getirmesine engel olacak şekilde ticari faaliyette bulunmak ve başka bir
işte çalışmak,


13) Gerçeğe aykırı rapor veya belge
düzenlemek, temin etmek, kullanmak,


14) Kumar oynamak veya oynattırmak,
yasa dışı bahis ve şans oyunları oynamak,


15) Meskûn yerlerde, binalarda,
herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği umuma açık alanlar ile
insanların toplu olarak bulundukları yerlerde silah atmak,


16) Silahla dikkatsizlik,
tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya ve ölüme sebebiyet vermek, ya da bu
fiilin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak,


17) Amirlerine iletilmesi gereken
olay ve bilgileri zamanında iletmemek,


18) Kendisine teslim edilen silah
ve teçhizatın, ihmali sonucu bir başkasının eline geçmesine neden olmak,


19) Göreve yönelik verilen emirleri
yerine getirmemek, itaatsizlik etmek,


20) Görev yeri sınırları
içerisinde, görevle ilgili bina, tesis ve benzeri yerleri toplantı, tören ve
benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak.


ç) Görevden Çıkarma: Güvenlik
korucularının görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan
ilişiğin kesilmesidir. Görevden çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller
şunlardır:


1) İzinsiz veya özürsüz olarak bir
yıl içerisinde toplam on gün göreve gelmemek,


2) Gizlilik
dereceli belge ve bilgileri açıklamak, göreve ilişkin her türlü yazılı kâğıt,
belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok etmek, ortadan
kaldırmak ya da belge niteliği taşıyan dijital dosyaları, verileri hukuka
aykırı olarak ele geçirmek, başkasına zarar vermek üzere kullanmak, tahrip
etmek, değiştirmek, silmek, sistemin işlemesine engel olmak ya da yanlış biçimde
işlemesine yol açmak,


3) Kendisine teslim edilen silah ve
donanımın kasıt sonucu bir başkasının eline geçmesine neden olmak,


4) Terör örgütü mensuplarını veya
suç işleyenleri saklamak, yerini bildiği halde söylememek veya suç delillerini
yok etmek,


5) Terör örgütleriyle eylem birliği
içerisinde olmak, örgüt propagandası yapmak,


6) Terör örgütlerine veya Devletin
millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya
gruplara (…)[8] iltisakı veya irtibatı bulunmak,


7) Uyuşturucu veya uyarıcı
maddeleri imal etmek ve ticaretini yapmak, kullanılmasını kolaylaştırmak,
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak ya da uyuşturucu ve
uyarıcı madde kullanmak,


8) Görevin yerine getirilmesinde
dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak,
kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,


9) Amirlerine ve birlikte görev
yaptığı personele karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler
yapmak, fiilî taarruzda bulunmak ya da bu fiillerin işlenmesini tahrik ya da
teşvik etmek,


10) Kaçakçılık yapmak,


11) Görevi ile ilgili olarak her ne
şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,


12) Göreve yönelik verilen
emirlerin yerine getirilmesinde ve amirlerine karşı itaatsizlikte bulunmaya
tahrik veya teşvik etmek,


13) 25/7/1951 tarihli
ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna aykırı fiilleri
işlemek,


14) Sendika kurmak, üyesi olmak
veya sendikal faaliyetlerde bulunmak,


15) Siyasi partiye üye olmak,


16) Görev yerinde alkol kullanmak,


17) Savaş, olağanüstü hâl veya
genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev ve emirleri yapmamak,


18) Güvenlik koruculuğu sıfatı ile
bağdaşmayan nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde
bulunmak,


19) Güvenlik koruculuğunun onur ve
saygınlığını zedeleyici veya amirlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde
eleştirici nitelikte, tek başına veya toplu halde bildiri dağıtmak, iletişim
kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek,


20) Bilerek ve isteyerek suç
kanıtlarını ortadan kaldırmak, kanıtları silmek, gizlemek, değiştirmek, bozmak
veya bu eylemlere yardımcı olmak,


21) Göreve çıkılmaması için
propaganda yapmak, kışkırtmak, zorlamak,


22) Hukuka aykırı
olarak kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiler
arasındaki haberleşme içeriklerini ifşa etmek, kişiler arasındaki aleni olmayan
konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın kaydetmek, kişiler
arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen
verileri ifşa etmek, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek,
kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, kişisel
verileri kaydetmek, kişisel verileri bir başkasına vermek, yaymak veya ele
geçirmek, gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok
etmek, silmek, gizlemek, değiştirmek veya bozmak, sayılan fiilleri yapmaya
azmettirmek,


23) Devlet malı araç, gereç, silah,
mermi ve mühimmatı satmak veya mal edinmek, kurumca kendisine verilmiş kimlik
kartı, araç, gereç, silah ve mühimmatı başkalarının kullanımına vermek,


24) Göçmen kaçakçılığı ve insan
ticareti yapmak.


Ağırlaştırıcı ve hafifletici
nedenler


MADDE 74/B- (Ek:23/11/2022-7422/2 md.)


Geçmiş hizmetleri sırasındaki
çalışmaları olumlu olan veya ödül alan güvenlik korucuları hakkında bir derece
hafif olan disiplin cezası uygulanabilir.


Meskûn yerlerde silah atmak fiili,
Devlet veya kişilerin zarara uğramasına yol açmış ise durumun niteliğine ve
ağırlığına göre görevden çıkarma cezası uygulanabilir.


Göreve gelmemek, geç gelmek ve
görev yerinden erken ayrılmak fiilleri uzun süreli veya görevi aksatacak
biçimde gerçekleşmişse ya da Devleti veya kişileri zarara uğratmışsa durumun
niteliğine, ağırlığına ya da zararın derecesine göre görevden çıkarma cezası
uygulanabilir.


Yazılı kâğıt, belge, kayıtlar ve
her türlü dijital veri üzerinde işlenen yasak fiiller Devlet veya kişileri
zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden
olmuşsa durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre görevden çıkarma
cezası verilebilir.


Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik
veya ihmal sonucu yaralamaya veya ölüme sebebiyet vermek fiilinin işleniş
şekli, durumun ağırlığı ya da zararın derecesi ile fiilin konusunun önem ve
değerine göre görevden çıkarma cezası verilebilir.


Kasıtlı olarak;
verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde
belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmî belge,
araç, gereç, silah, cihaz ve teçhizatı korumamak, kaybolduğunu veya çalındığını
bildirmemek, görevin sona ermesine ya da amirlerince istenmesine rağmen geri
vermemek fiilleri, Devleti veya kişileri zarara uğratmışsa durumun niteliğine,
ağırlığına ya da zararın derecesine göre görevden çıkarma cezası uygulanabilir.


Disiplin cezası verilmesine sebep
olmuş bir fiil veya halin bir yıl içerisinde tekerrüründe bir derece ağır ceza
uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller
nedeniyle verilen disiplin cezalarının bir yıl içerisinde üçüncü uygulamasında
bir derece ağır ceza verilir.


 


Uygulanacak hükümler


MADDE 74/C- (Ek: 23/11/2022-7422/3
md.)


Güvenlik korucularının disiplin
işlemlerine ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun hükümleri uygulanır.


 


Madde 75 – Koruculara verilecek silahlar ve cephaneler
Hükümet tarafından ihtiyar meclisine mazbata mukabilinde demirbaş olarak
verilir.


 


Madde 76 – Korucular kendilerine verilen resmi
silah ve cephaneleri ancak kendileri kullanırlar. Başkalarına emanet
veremezler.


 


Madde 77 – Korucular aşağıdaki hallerde silah
kullanabilirler:


1 - Vazifesini yaparken
kendisine saldıran ve hayatını tehlikeye koyan kimselere karşı hayatını korumak
için mecburi olursa;


2 - Vazifesini yaparken
ahaliden bir kimsenin can veya ırz tehlikesi altında kaldığını görür ve onu
kurtarmak için başka bir çare bulamaz da bunalırsa;


3 - Cürmü meşhutta (yani
yapılırken veyahut yapıldıktan sonra henüz izi meydanda iken) bir cinayetin failini
yahut maznun bir şahsı yakalamak istediği halde o kimse silahla karşı korsa;


4 - Tutulan bir cani
kaçar ve "dur" emrini dinlemez ve onu tekrar yakalamak için silah
kullanmaktan başka çare bulunmazsa;


5 - Eşkıya takibi sırasında
yatak olan yerlerden süpheli bir adam çıkar ve korucunun "dur" emrine
itaat etmeyip kaçarsa.


Yukarda sayılan ahvalden
maada korucu silahını kullandığından dolayı ceza görür. Korucu silah kullanmağa
mecbur olduğu zaman bile mümkün mertebe öldürmeksizin yaralıyarak tutmağa
dikkat eder.


            



Madde 78 – (Değişik:
22/9/1941 - 4114/1 md.)


1 - (Değişik: 4/7/1988
- KHK - 336/1 md.; Aynen Kabul: 7/2/1990-3612/3 md.) Korucuların
kıyafetleri ve silahlarının şekli İçişleri Bakanlığınca tayin olunur.


2 - Korucu elbiselerinin
parası köy gelirinden senede bir defa verilir. İki senede bir de gocuk veya
kepenek verilir.


3 - Korucular, ellerine
verilen koruculuk cüzdanını daima üzerinde bulundurur ve korucusu olduğu köyün
adı kalın yazı ve vilayet ve kaza adları ince yazı ile yazılmış olmak üzere gösterilen
örneğe göre pirinçten bir levhayı göğüslerinin sol tarafına daima asmağa
mecburdurlar.


4
- Korucuların taşıyacakları silahların cinsi harb silahlarındandır.


            



Madde
79 –
Ölen veya koruculuğu bırakan veyahut çıkarılan korucuların silah, fişek,
tezkere ve levhaları ve gocuk veya kepeneği, yerlerine geleceklere verilmek
üzere köy muhtarı tarafından alınıp saklanır.


            



Madde
80 –
Vazifesinde kayıtsızlığı ve tenbelliği ve aşağıda sayılan yasak işleri yapan
korucular, ihtiyar meclisi tarafından ilk defasında tekdir, ikincisinde tevbih
olunur ve her iki ceza da tezkerelerine işaret edilir. Üçüncü defasında işten
çıkarılır.


            



Madde
81 – Koruculara yasak olan işler şunlardır:


1
- Koruculuktan başka iş yapmak: mesela dükkan, kahvehane, han açıp işletmek veya
bunlara ortaklık etmek;


2
- Köylüden herhangi birinin veya kendi hizmetinde bulunmak için izinsiz
vazifesini terketmek;


3
- Koruduğu bağ ve bahçe ve ekinlerden fuzuli faydalanmak;


4
- Kendi hayvanlarını otlatmak ve köye çobanlık etmek;


5
- Levha, elbise ve silah ve cüzdanını üzerinde taşımamak veya değiştirmek.


            



Madde
82 –
Silahını ve cephanesini kayıtsızlığı yüzünden kaybeden veya isteğiyle aharın
eline geçmesine sebep olan korucu hemen çıkarılarak hakkında ayrıca ceza
yapılmak üzere Hükümete haber verilir ve silah ve cephane parası ödettirilir.


 


DOKUZUNCU FASIL


Köy imamları


 


Madde
83 –
Köy imamları köy derneğinin intihabı ve müftünün buyurultusiyle tayin olunurlar. Bu kanunun neşri tarihinde mevcut olan
imamlar yeniden buyrultu almağa mecburdurlar.


            



Madde
84 –
İmam olacaklar yirmi dördüncü maddeye göre (ikinci fıkrasından başka) lazım
gelen sıfatları haiz olmakla beraber ilmihal, amalierbaa ve kafi derecede
Türkiye coğrafyası ve Türk ve İslam tarihini ve sağlık işlerini bilmek ve
okunaklı yazı yazmak lazımdır.


            



Madde
85 –
Köy imamlarına köyce şimdiye kadar ne veriliyorsa gene o verilecektir. Ancak
verilen şeyler, ihtiyar meclisi vasıtasiyle toplanır ve verilir.


            



Madde
86 –
Bir köyde birden fazla imam bulunursa ihtiyar meclisinde aza olarak bulunacak
imamı kaymakam seçer.


 


ONUNCU FASIL


Müteferrik maddeler


 


Madde
87 – (Mülga: 3/7/2003-4916/38 Md.)


            



Madde
88 – Ecnebi tebaası köylerde ikamet etmek için Dahiliye
Vekaletinden resmi tezkere alacaklardır. Bu tezkerelerin verilip verilmemesi ve
ikamet müddetlerinin azaltılıp çoğaltılması Dahiliye Vekaletine aittir.


            



Madde
89 –
İşbu Köy Kanunu kadın ve erkek nüfusu yüz elliden yukarı olan köyler içindir.
Nüfusu yüz elliden aşağı olan köyler bu kanuna göre köy ahalisinden seçim hakkı
olanların yarısından çoğunun istemesiyle etrafındaki bir saat ve ondan aşağı
olan köylerden birine bağlanırlar veyahut vali veya kaymakam bu kanunun hangi
maddeleri yapılacağını ayrıca emreder. Bu kabil köyler hiçbir köye bağlanmaz ve
vali veya kaymakam da hiçbir emir vermezse eski göreneklerine göre işlerini
yaparlar.


            



Madde
90 – Yüz elli nüfustan aşağı birkaç köy bir arada bulunursa
her köydeki seçim hakkı onların yarısından çoğunun isteğiyle birleşerek bu
kanuna göre bir köy olurlar.


            



Madde
91 –
İşbu kanunun bir tanesini köy odasında diğer bir tanesini de köyün cami veyahut
mektebinde bulundurmayan köy muhtarı kaymakamın emriyle köy sandığına beş lira
ceza parası verir.


            



Madde
92 –
İşbu kanundaki cezayinakdiler köy sandığının varidatıdır.


            



Madde
93 –
Köy mühürleri bu kanuna merbut numune veçhile bir çeşitle vilayetlerce
yaptırılıp gönderilir. Köy mühürü bir kutu içinde bulundurulur ve üzeri ihtiyar
meclisinin en az iki azası tarafından mühürlenir ve ihtiyar meclisi önünde
açılır.


            



Madde
94 –
İşbu Köy Kanunu köy mekteplerinde çocuklara belletilir.


            



Madde
95 – İşbu kanuna muhalif ve köylere ait bütün kanunlar,
nizamlar ve maddeler kaldırılmıştır.


            



Ek
Madde 1-(5/7/1939 tarih ve 3664 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmü olup, ek
maddeye çevrilerek teselsül için numaralandırılmıştır.)


Salma
köyde oturanlar için hane başına tevzi edilir. Bir hanede oturanların
kendilerine ait gelirleri olduğu takdirde bunlar dahi ayrı hane sahibi
sayılırlar. Salma tevzi edilirken her hanenin tediye kudreti esas olarak
gözönünde tutulur.


Köy
haricinde oturup da köyde maddi alakası bulunanların vergi miktarı, o köydeki
alaka ve istifadelerinin derecesi nisbetiyle ölçülür ve ona göre tayin olunur.


            



Ek
Madde 2 – (5/7/1939 tarih ve 3664 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi hükmü olup, ek
maddeye çevrilerek numarası teselsül ettirilmiştir.)


Köyün
aylıklı adamlarının ücretleriyle mecburi işlerden başka hiç bir iş için ve hiç
bir nam ve maksatla salma salınamaz. Bu suretle toplanan paralar bu işlerden
maada hiç bir yere ve hizmete tahsis olunamaz.


            



Ek
Madde 3 – (5/7/1939 tarih ve 3664 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi hükmü olup, ek
maddeye çevrilerek numarası teselsül ettirilmiştir.)


Köy
İhtiyar meclisi salınacak salmanın nisbet, cins ve mikdarını İkincikanun ayı
içinde tayin ve tevzi cetvellerini tanzim ederek on beş gün müddetle umumun
görebileceği yerlere asmak suretiyle ilan ve hariçte bulunanlara tebliğ eder.
Salınan salmalarda kanun hükümlerine uygunsuzluk veya nisbetsizlik olduğunu
iddia edenler ilan veya tebliğ müddetinin hitamından itibaren on gün içinde
itirazlarını köy muhtarına söylerler veya yazı ile bildirirler ve müracaatlarını
tutulacak deftere yazdırarak bir ilmühaber alırlar.


Köy
ihtiyar meclisi bir hafta içinde itirazlara bakarak kararını vermeğe ve itiraz
edenlere bildirmeğe mecburdur. Bu kararlar aleyhine tebliğ tarihinden itibaren
on beş gün içinde merkez kazasında valiye, diğer kazalarda kaymakamlara
müracaat edilebilir. (İptal son cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 4/2/2010
tarihli ve E.: 2008/112, K.: 2010/31 sayılı Kararı ile.)            



 


Ek
Madde 4 – (5/7/1939 tarih ve 3664 sayılı Kanunun 5 inci maddesi hükmü olup, ek
maddeye çevrilerek numarası teselsül ettirilmiştir.)


Salma
kararlarının köy karar defterine geçirilmesi ve tadilatının işaret olunması
mecburidir.


            



Ek
Madde 5 – (5/7/1939 tarih ve 3664 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi hükmü olup, ek
maddeye çevrilerek numarası teselsül ettirilmiştir.)


Salma
mükellefiyetini aynen veya nakden ifa edemiyenler bedenen çalıştırılabilirler.


            



Ek
Madde 6 – (Ek: 18/7/1963 - 286/1 md.)


Seçim
tutanaklarının verilmesi ilçe seçim kurullarına aittir. Bu kurullar, muhtarlığa
ve ihtiyar meclisi asıl ve yedek üyeliklerini kazananların tutanaklarını
geciktirmeksizin verir. İlçe seçim kurulu başkanı köy muhtarlığına ve ihtiyar
meclisi asıl ve yedek üyeliğine seçilenleri gösteren tutanağın bir suretini o
seçim çevresinde derhal ilan ettirir. Diğer bir suretini de bir hafta süre ile
ilçe seçim kurulu kapısına astırır.


Muhtarlıkları,
ihtiyar meclisi asıl ve yedek üyeliklerini kazananların köyler itibariyle bir
listesi ilçe seçim kurullarınca vali veya kaymakamlara verilir.


            



Ek
Madde 7 – (Ek: 18/7/1963-286/1 md.)


İlçe
seçim kurullarının kararlarına; 26 Nisan 1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin
Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanunun 129 uncu maddesinde
belirtilen süreler içinde,


Seçimin
iptaline dair kararlarına da 15 gün zarfında,


İl
seçim kurullarına itiraz edilebilir.


İl
seçim kurulları itirazları inceliyerek en geç bir ay içinde kesin olarak karara
bağlarlar. İl seçim kurullarınca muhtar ve ihtiyar meclisi seçimlerinin iptali
halinde aşağıda yazıldığı şekilde hareket edilir.


A)
Muhtar ve ihtiyar meclisi seçimi iptal edilmişse eski muhtar ve ihtiyar meclisi
yeni seçim yapılıncaya kadar görevlerine devam ederler.


B)
Sadece muhtar seçimi iptal edilmişse yeni muhtar seçilinceye kadar muhtarlık
görevlerini yeni seçilen birinci üye görür. (Muhtarın geçici olarak görevini
yapamıyacağı hallerde de görevi, aldıkları oy sırasına göre üyeler tarafından
yürütülür.)


C)
Yalnız ihtiyar meclisi seçimi iptal edilmişse eski meclis yeni seçime kadar
görevine devam eder.


            



Ek
Madde 8 – (18/7/1963 - 286/1 md. ile gelen ek 9 uncu madde hükmü olup madde
numarası teselsül ettirilmiştir.)


Devlet
İstatistik Enstitüsü İlçe seçim kurulları tarafından seçimi takip eden bir ay
zarfında kendisine intikal ettirilecek belgelere dayanarak köyler itibariyle
seçmenler sayısını, oy kullananlar sayısını ve muteber sayılan oy sayısını,
seçimi takip eden bir yıl içinde yayımlar.


Ara
seçimlerinin sonuçları Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından yayımlanmaz.


            



Ek
Madde 9 - (20/5/1987-3367/1 md. ile gelen ek 11 inci md. hükmü olup madde
numarası teselsül ettirilmiştir.)


Köy
muhtarı, köy ihtiyar meclisinin olumlu kararını aldıktan sonra, köy yerleşme
planının yapılmasını bağlı bulunduğu mülki amirinden talep edebilir. Köy
yerleşme planı, köy yerleşik ve gelişme alanını ihtiva eder.             



Ek
Madde 10 – (20/5/1987-3367/1 md. ile gelen ek 12 nci md. hükmü olup madde
numarası teselsül ettirilmiştir.)


Valilikçe
resen veya köy muhtarının talebi uygun bulunduğu takdirde, köy yerleşme
planının yapılması için Köy Yerleşme Alanı Tespit Komisyonuna gönderilir.


Köy
Yerleşme Alanı Tespit Komisyonu, Vali Yardımcısı başkanlığında Maliye ve
Gümrük, Bayındırlık ve İskan, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlıkları ve Tapu
Kadastro Genel Müdürlüğü mahalli kuruluşlarının birer teknik elemanı ile köy
temsilcisinden oluşur. Gerektiğinde bu komisyona ilgili diğer kuruluşlardan da
uzman eleman iştirak ettirilir.


Komisyon,
köyün halihazır ve gelişme durumunu dikkate alarak, konut ve genel ihtiyaçlarına
göre köy yerleşme planını düzenler. Bu plan üzerinde Tarım Orman ve Köyişleri
Bakanlığı, meri İmar Kanunu ve bu konudaki yönetmelik hükümlerine tabi
olmaksızın, parsellerin konumunu belirleyen işleri yapar veya yaptırır. Bu plan
valilikçe onaylanarak kesinleştirilir ve yürürlüğe girer.


            



Ek
Madde 11 – (20/5/1987 - 3367/1 md. ile gelen ek 13 üncü md. hükmü olup madde
numarası teselsül ettirilmiştir.)


Komisyon
kararı ve köy yerleşme planı köy muhtarlığına tebliğ edilir. İtiraz edilmezse valinin
onayı ile kesinleşir. Köy muhtarı köy ihtiyar meclisinin kararına dayanarak
komisyon kararına karşı en geç 30 gün içinde valiliğe itiraz edebilir, itiraz
valilikçe 15 gün içinde karara bağlanır. Bu karar kesindir.


Kesinleşen
kararlar Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı tarafından uygulanır.


            



Ek
Madde 12 – (20/5/1987 - 3367/1 md. ile gelen ek 14 üncü md. hükmü olup madde
numarası teselsül ettirilmiştir.; Değişik: 27/5/2004-5178/6 md.)


Köy yerleşme plânında konut alanı
ve köy genel ihtiyaçlarına ayrılan yerler, Devletin hüküm ve tasarrufu altında
bulunan seyrangâh, yol ve panayır yerleri gibi alanlar ve Hazinenin
mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazlardan, 4342 sayılı
Mera Kanununun 5 inci maddesi hükümleri uyarınca incelenmesine müteakip mera,
yaylak ve kışlak ile otlak ve çayır olarak yararlanılamayacağı anlaşılan yerler
köy yerleşme plânının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybeder.


Ancak bu madde kapsamında
Hazinenin mülkiyetinde olup kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazların devri
Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle yapılır ve valilikçe köy tüzel
kişiliği adına tapuya tescil edilir.


            



Ek
Madde 13 – (20/5/1987 - 3367/1 md. ile gelen ek 15 inci md. hükmü olup madde
numarası teselsül ettirilmiştir.)


Köy
tüzelkişiliği adına, köy yerleşme planına göre en çok 2000 m2 olmak üzere
tescil edilen parseller köyde ikamet eden ve köy nüfusuna kayıtlı olup evi
bulunmayan ihtiyaç sahiplerine ihtiyar meclisi kararı ile rayiç bedel üzerinden
satılır.


Satış
bedeli peşin veya en çok 5 yılda ve 5 eşit taksitle tahsil edilerek, o köyün
imar işlerinde kullanılmak üzere köy sandığına yatırılır.


Köy
ihtiyar meclisince satılan parseller üzerine satış tarihinden itibaren en geç 5
yıl içinde bina yapılması zorunludur.


Hak
sahipleri bu yerleri 10 yıl müddetle başkalarına devir ve temlik edemezler.


            



Ek
Madde 14 – (20/5/1987 - 3367/1 md. ile gelen ek 16 ncı md. hükmü olup madde
numarası teselsül ettirilmiştir.)


6831
sayılı, Orman, 2634 sayılı Turizmi Teşvik, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma, 1051 sayılı Kanunla değişik 7269 sayılı Umumi Hayata
Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair ve
2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunları bu Kanun
kapsamı dışındadır.


Bu Kanunun hükümleri,
belediye mücavir alanında bulunan köyler için, valinin teklifi ve Bayındırlık
ve İskan Bakanlığının onayı ile uygulanır.


            



Ek Madde 15 –
(20/5/1987 - 3367/1 md. ile gelen ek 17 inci md. hükmü olup madde numarası
teselsül ettirilmiştir.)


Komisyonun teşkili,
çalışma ve karar verme esas ve usulleri, köy tüzelkişiliği adına yapılacak
tesciller, köy yerleşme planı düzenleme esas ve usulleri, ihtiyaç sahiplerinde
aranan vasıflar, devir yasakları, taşınmaz malların amaca uygun kullanılma
esasları, rayiç bedel tayini, satış esasları ve diğer hususlar, bir
yönetmelikle belirlenir.


Bu yönetmelik, kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde Tarım Orman ve Köyişleri
Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce ve ilgili kuruluşların
görüşleri alınarak hazırlanır.


            



Ek Madde 16- (Ek: 27/5/2007-5673/2 md.; Mülga:
17/4/2017-KHK-690/28 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/24 md.)


            



Ek Madde 17 –  (Ek: 27/5/2007-5673/2 md.;
Mülga: 17/4/2017-KHK-690/28 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/24 md.)


            



Ek Madde 18 – (Ek: 27/5/2007-5673/2 md.)[9][10]


Güvenlik korucuları ile
korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak
şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son
verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim
eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve
esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık
şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer
hususlara ilişkin uygulamalar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak bir yönetmelikle
düzenlenir.[11]            



 


Ek Madde 19 – (Ek: 3/10/2016-KHK-676/9 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7070/9 md.)


Diğer mevzuatta geçen
“geçici köy korucusu” ibarelerinden “güvenlik korucusu”; “gönüllü köy korucusu”
ibarelerinden “gönüllü güvenlik korucusu” anlaşılır.


 


Geçici
Madde 1 –
(Ek: 13/2/2011-6111/187 md.)


31/12/2009
tarihinden önce belediye haline dönüşmek veya başka bir belediyenin sınırlarına
dâhil olmak suretiyle tüzel kişiliğini kaybeden köylerde, kendilerine bu
Kanunun ek 13 üncü maddesine göre taşınmaz satışı yapılan hak sahipleri hakkında
satış bedelinin ödenmesi kaydıyla ek 13 üncü maddede öngörülen diğer şartlar
uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla henüz kesinleşmemiş
davalarda da bu madde hükümleri uygulanır.


 


Geçici
Madde 2 –
(Ek: 4/7/2012-6353/67 md.)


Bu maddeyi düzenleyen
Kanun ile ek 16 ncımaddede yapılan değişiklik sonucu anılan madde kapsamına
girenlerden müracaat edenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden
ay başından itibaren anılan madde hükümlerinden yararlandırılır. Ancak bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için herhangi bir ödeme yapılmaz.


27/5/2007 tarihli ve 5673
sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten önce geçici köy koruculuğu yapanlardan ek 16 ncıve ek 17 nci
maddelerde yer alan şartları taşıyanlara yazılı müracaatları üzerine bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren bu madde hükümleri
uygulanır. Ancak geçmiş süreler için herhangi bir ödeme yapılmaz.


 


Geçici
Madde 3 –
(Ek: 31/10/2016-KHK-678/1 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7071/1 md.)


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihte güvenlik korucusu olanlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla;


a) 49 yaşını
dolduranların görevleriyle ilişiği bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içinde kesilir ve bunlara önceden peşin ödenmiş olan ücretin kalan
günlere isabet eden tutarı geri alınmaz.


b) 44 yaşını doldurmuş
ancak 50 yaşından gün almamış ve hizmet süresi onbeş yıl ve üzeri olanlardan bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde başvuruda
bulunanların görevleriyle ilişiği başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde
kesilir ve bunlara önceden peşin ödenmiş olan ücretin kalan günlere isabet eden
tutarı geri alınmaz.


Birinci fıkra kapsamında
ilişiği kesilenlere bu Kanunun ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca
aylık bağlanır. Aylık miktarı hesaplanırken onbeş yıldan daha az hizmeti
olanlar için onbeş yıl esas alınır.


Birinci fıkra kapsamında
ilişiği kesilenlerin yerine aynı yerleşim biriminde görev yapmak üzere
öncelikle ve sırasıyla varsa 30 yaşını doldurmamış olmak kaydıyla çocuklarından
birisi, yoksa kardeşlerinden birisi güvenlik korucusu olarak
görevlendirilebilir.


Birinci fıkranın (b)
bendine göre ilişiği kesilen güvenlik korucularına, ilişiklerinin kesildiği
tarihi takip eden aybaşından 50 yaşından gün alacakları tarihi takip eden
aybaşına kadar olan ay sayısının, en son aldıkları aylık ücretleri ile
ilişiklerinin kesildiği tarihi takip eden aybaşında bu Kanunun ek 16 ncı
maddesi uyarınca bağlanan ilk aylıkları arasında oluşan farkın yarısı ile
çarpımı sonucu bulunacak tutarda tazminat defaten ödenir. Verilecek tazminat
tutarından herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz.


 


Geçici
Madde 4 – (Ek: 17/4/2017-KHK-690/29 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7077/25 md.)


Bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce güvenlik koruculuğu görevi sona ermiş olanlardan mülga ek
16 ncı veya mülga ek 17 nci madde hükümleri kapsamında aylık bağlanmasına,
tazminat veya ölüm yardımı ödenmesine hak kazananlar hakkında anılan mülga
madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Ayrıca, mülga ek 16 ncı madde
kapsamında aylık bağlanmasına hak kazanan güvenlik korucularının vefatı
halinde, 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahiplerine, müracaat tarihini
takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır ve geçmişe dönük herhangi bir
ödeme yapılmaz.


(Ek
fıkra:30/3/2023-7447/15 md.) Birinci fıkra uyarınca bu Kanunun
mülga ek 16 ncı madde hükümlerine göre
bağlanarak ödenen aylıklar dosya bazında, 8/2/2006 tarihli
ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uyarınca yapılacak ek ödeme dâhil 5510
sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesi ile belirlenmiş olan tutardan az olamaz.
Vefat halinde ise bu tutarın hak sahiplerinin hisseleri oranı esas alınarak
tespit olunacak tutarından az olamaz.


Geçici Madde 5- (Ek: 28/11/2017-7061/4 md.)


Bu Kanunun ek 13 üncü
maddesine göre satışı yapılan taşınmazlara ilişkin olarak anılan maddede
belirlenen süre içerisinde binalarını yapmayan ya da taksitlerini ödemeyen hak
sahipleri ile 31/12/2028 tarihinden önce süreleri dolacak olan hak sahiplerine
binalarını yapmaları veya taksitlerini ödemeleri amacıyla 31/12/2028 tarihine
kadar ek süre verilir. Ancak bu süre içerisinde de hak sahiplerince bina
yapılmaması veya taksitlerin ödenmemesi durumunda, bu taşınmazlar köy tüzel
kişiliği adına, tüzel kişiliğini kaybeden köylerde ise ilgili belediye adına
resen tapuda tescil edilir.[12][13]


            



Madde 96 – İşbu kanunun hükümleri neşir ve
ilanı tarihinden başlar.


            



Madde
97 – İşbu kanunun hükümlerini yaptırmağa Dahiliye ve Adliye Vekilleri memurdur.


 


18/3/1924 Tarihli Ve 442 Sayılı Ana Kanuna İşlenemeyen
Hükümler:


 


1- 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı
Kanunun Geçici Maddesi:


GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte;


a) Görevde bulunan geçici
köy korucularının görevlerine, 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun bu
Kanunla değişik 74 üncü maddesine göre belirlenen sayı sınırlandırması
nedeniyle son verilemez.


b) Görevde bulunan ve 55
yaşını doldurmaları nedeniyle ilişikleri kesilecek olan geçici köy
korucularından, geçici köy korucusu olarak 10 ila 15 yıl arasında hizmeti
bulunanlara 1/10/2013-31/12/2013 tarihleri arasındaki dönemde 8.500, 1/1/2014
tarihinden itibaren 9.189  gösterge rakamı esas alınarak 442 sayılı Köy
Kanununun ek 16 ncı maddesi hükümlerine göre aylık bağlanır. 55 yaşını
doldurmuş geçici köy korucularından 10 yıldan az hizmeti olanlar ise istekleri
halinde 10 hizmet yılını tamamlayıncaya kadar görevlerinde bırakılırlar ve
bunlar hakkında da aynı hükümler uygulanır. 55 yaşını doldurmuş geçici köy
korucularından 10 yıldan az hizmeti olup da çalışmak istemeyenler hakkında ise
442 sayılı Köy Kanununun ek 17 nci maddesi hükümleri uygulanır.[14]


c) Görevde bulunan ve 55
yaşını doldurmamış olan geçici köy korucuları istekleri halinde 55 yaşını
dolduruncaya kadar görevlerinde bırakılırlar. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte 55 yaşını doldurmamış olanlardan, 55 yaşını doldurdukları tarih
itibarıyla 10 yıldan az hizmeti olanlar, 10 hizmet yılını tamamlayıncaya kadar
görevlerine devam edebilirler ve bunlar hakkında da (b) bendi hükümleri
uygulanır.


 (b) ve (c) bendi
hükümlerinde belirtilen şartları taşımaları nedeniyle 442 sayılı Köy Kanununun
ek 16 ncı maddesi hükümlerine göre aylık bağlananlara 442 sayılı Köy Kanununun
ek 17 nci maddesine göre tazminat ödenmez.


Yukarıda belirtilen
hükümlerin uygulanması, 442 sayılı Köy Kanununun bu Kanunla değişik 74 üncü
maddesine göre görevlendirmeyi gerektiren hallerin ortadan kalkması durumunda
veya idarî zaruret hallerinde, görevlendirmeye ilişkin aynı usûl uygulanmak
suretiyle, geçici köy korucusu olarak yapılan görevlendirmelere son
verilebilmesine engel teşkil etmez.


 


 


442 SAYILI
KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN


YÜRÜRLÜĞE
GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE


 








Değiştiren Kanunun/KHK’nin

Numarası



442 sayılı Kanunun değişen veya iptal edilen
maddeleri



Yürürlüğe Giriş Tarihi







684







2/12/1925






1256







1/5/1928






2329







28/10/1933






2491







6/6/1934






3664







11/7/1939






4081







10/7/1941






4114







25/9/1941






5672







12/7/1950






5998







13/1/1953






6169







24/7/1953






6250







19/2/1954






6835







10/9/1956






7165







25/11/1958






7366







29/7/1959






286







26/7/1963






906







15/7/1967






1252







22/4/1970






2108







10/9/1977






2972







18/1/1984






3029







28/6/1984






3175







4/4/1985






7261



Geçici Madde 5



30/12/2020






3278







6/5/1986






3367







26/5/1987






KHK/336







5/8/1988






4342







28/2/1998






4916







19/7/2003






5178



Ek
Madde 12



8/6/2004






5443



Madde
74



3/1/2006






5673



Madde
74, Ek Madde 16, Ek Madde 17, Ek Madde 18, İşlenemeyen Hüküm



2/6/2007






6111



Geçici
Madde 1



25/2/2011






6353



Ek
Madde 16, Geçici Madde 2



12/7/2012






6462



74,
Ek Madde 16, Ek Madde 17



3/5/2013






6495



Ek
Madde 17



2/8/2013






Ek
Madde 16



1/10/2013






6527



İşlenemeyen
Hüküm



1/10/2013
tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde

(1/3/2014)






KHK/674



74



1/9/2016






KHK/676



74,
Ek Madde 16, Ek Madde 17, Ek Madde 18, Ek Madde 19



29/10/2016






KHK/678



Geçici
Madde 3



22/11/2016






6758



74



24/11/2016






KHK/680



74



6/1/2017






KHK/690



74,
Ek Madde 16, Ek Madde 17, Geçici Madde 4



29/4/2017






KHK/694



74



25/8/2017






7061



Geçici
Madde 5



5/12/2017






7070



74,
Ek Madde 18, Ek Madde 19



8/3/2018






7071



Geçici
Madde 3



8/3/2018






7072



74



8/3/2018






7077



74,
Ek Madde 16, Ek Madde 17, Geçici Madde 4



8/3/2018






7078



74



8/3/2018






KHK/700



74,
Ek Madde 18



24/6/2018
tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte






7333



74



28/7/2021






Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve
E.:2021/2 ; K.:2022/20 sayılı Kararı



Ek
Madde 18



24/12/2022






7422



74/A,
74/B, 74/C



30/11/2022






7447



Geçici
Madde 4



1/4/2023 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı
tarihinde






Anayasa
Mahkemesinin 23/7/2024 tarihli ve E.: 2023/25; K.: 2024/139 sayılı Kararı



74/A



12/11/2024






7534



Geçici
Madde 5



12/12/2024









 











[1]
Bu Kanunun; 31/8/1956 tarih ve 6830 sayılı mülga
İstimlak Kanununa aykırı hükümleri,mezkür kanunun 35. maddesi ile; 29/8/1977
tarih ve 2108 sayılı Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Kanununa aykırı hükümleri
de anılan Kanunun 7. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.







[2]
Bu madde ile ilgili olarak 1,2,3,4 ve 5 inci Ek
maddelere bakınız.         







[3]
Bu bendin uygulanmasında Ek 1 - 5 inci maddelere
bakınız.







[4]
29/8/1977 tarih ve 2108 sayılı Kanunun 1 inci
maddesine bakınız.







[5]
3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı KHK’nin 8
inci maddesiyle, bu maddede yer alan “geçici köy” ibareleri “güvenlik”, “Geçici
Köy” ibaresi “Güvenlik” şeklinde, aynı maddenin birinci fıkrasında yer
alan “gönüllü korucu” ibaresi “gönüllü güvenlik korucusu” şeklinde ve aynı
fıkrada yer alan “gönüllü korucular” ibaresi “gönüllü güvenlik korucuları”
şeklinde değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı
Kanunun 8 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[6]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulunca” ibaresi “Cumhurbaşkanınca”
şeklinde ve “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde
değiştirilmiştir.







[7]
25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1
inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlanmaları” ibaresi “engelli hâle
gelmeleri” şeklinde değiştirilmiştir.







[8]
Anayasa Mahkemesinin 23/7/2024 tarihli ve E.: 2023/25; K.: 2024/139 sayılı
Kararı ile bu bentte yer alan “…üyeliği, mensubiyeti,…” ibaresi iptal
edilmiştir.







[9]
3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı KHK’nin 8
inci maddesiyle, bu madde yer alan “Geçici Köy” ibaresi “Güvenlik” şeklinde
değiştirilmiş, daha sonra bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanunun 8
inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.







[10] Anayasa Mahkemesi’nin
24/2/2022 tarihli ve E.:2021/2 ; K.:2022/20 sayılı Kararı ile bu maddede yer
alan “uygulanacak disiplin cezaları” ibaresi iptal edilmiştir. Bu Kararın Resmî
Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm
altına alınmıştır. 







[11]
2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 1 inci
maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının
görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı
tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca” ibaresi
“Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.







[12]
24/12/2020 tarihli ve
7261 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “31/12/2020” ibareleri
“31/12/2024” şeklinde değiştirilmiştir.







[13]
5/12/2024
tarihli ve 7534 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “31/12/2024”
ibareleri “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.







[14]
26/2/2014 tarihli ve 6527 sayılı Kanunun 19
uncu maddesiyle, bu bentte yer alan “5.000” ibaresi “1/10/2013-31/12/2013 tarihleri
arasındaki dönemde 8.500, 1/1/2014 tarihinden itibaren 9.189” şeklinde değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?