3402 sayılı Kadastro Kanunu

KanunNo: 3402Resmî Gazete: 09.07.1987 / 19512

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

KADASTRO
KANUNU


 


Kanun
Numarası                    : 3402


Kabul
Tarihi                           : 21/6/1987


Yayımlandığı
Resmî Gazete  : Tarih  : 9/7/1987          Sayı  : 19512


Yayımlandığı
Düstur              : Tertip : 5                      Cilt   : 26             Sayfa  :
229


 


BİRİNCİ BÖLÜM


Genel İlke


Amaç:


Madde
1 – (Değişik: 22/2/2005 – 5304/1 md.)


Bu
Kanunun amacı, ülke koordinat sistemine göre memleketin kadastral veya topoğrafik
kadastral haritasına dayalı olarak taşınmaz malların sınırlarını arazi ve harita
üzerinde belirterek hukukî durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmak, mekânsal bilgi sisteminin alt yapısını
oluşturmaktır.


 


İKİNCİ BÖLÜM


Kadastro Çalışmaları


Kadastro
bölgelerinin belirlenmesi ve ilanı:


Madde
2 – Her
ilin merkez ilçesi ile diğer ilçelerinin idari sınırları içinde kalan yerler kadastro
bölgelerini teşkil eder.


Kadastrosu
yapılacak bölgeler ana plana uygun olarak Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi
ve bağlı bulunduğu Bakanın onayı ile belirlenir.


Kadastrosuna
başlanacak bölgeler en az bir ay önceden Resmi Gazete, Radyo veya Televizyonda,
bölge merkezi ve bağlı bulunduğu ilde, bir yerel gazete ve bir internet
haber sitesinde ilan olunur ve ayrıca alışılmış vasıtalarla duyurulur.[1]


Kadastro
ekibi ve komisyonun kuruluşu:


Madde
3 – Kadastro
ekibi; en az iki kadastro teknisyeni, mahalle veya köy muhtarı ile üç bilirkişiden
oluşur.


(Ek
fıkra: 22/2/2005 – 5304/2 md.) Kadastronun fennî işlerinin
ihale yoluyla yaptırılması halinde, kadastro ekibinde iki kadastro teknisyeni, iki
teknisyenin temin edilememesi durumunda yerine bir kadastro teknisyeni görevlendirilebilir.
Ekipteki kadastro teknisyeni yerine kontrol memuru da görevlendirilebilir.


Muhtarın
diğer bir kadastro ekibi ile çalışması veya herhangi bir sebeple hazır bulunmaması
halinde, yerine kanuni vekili katılır.


Belediyesi
olan yerlerde belediye meclisi, köylerde ise köy derneği tarafından en geç onbeş
gün içinde altı bilirkişi, çalışma alanında birden çok ekibin görev yapması halinde
her ekip için ayrıca üç bilirkişi seçilir.


Seçilen
bilirkişilerin 40 yaşını bitirmiş olması ve kısıtlı veya yüzkızartıcı bir suçtan
kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmaması gerekir.


Bilirkişilerin
zamanında seçilememesi veya bilirkişiliklerine mani hallerin bulunması halinde,
bölgenin mülki amiri tarafından aynı sayıda bilirkişi belirlenir.


Seçilen
bilirkişiler kadastro ekibinin çalışması sırasında; kendisine, eşine, usul ve füruuna,
kardeşine, kardeşinin çocuklarına ve eşinin usul ve füruuna ait tespitler ile bunların
hak iddia ettiği tespitlerde ve ayrıca hak iddia edenlerden biri ile kendisi veya
usul ve füruu arasında davası bulunanlara ait tespitlerde de bilirkişi olarak dinlenemezler.


Bilirkişiliğe
mani yukarıdaki haller, kadastro teknisyeni, muhtar ve diğer görevliler ile bunların
yerine kaim olanlar hakkında da uygulanır.


Kadastro
komisyonu; kadastro müdürü veya yardımcısının başkanlığında, bir kadastro üyesi
ve itirazın mahiyetine göre kontrol mühendisinden veya tasarruf kontrol memurundan
oluşur. Kontrol mühendisinin bulunmaması halinde yerine fen kontrol memuru katılır.



Bu
maddede unvanları belirtilen memurlar bu maksatla açılmış okul veya kurslardan mezun
olanlar arasından atanırlar.


(Mülga
son fıkra: 11/10/2011-KHK-666/1 md.)[2]


 


Kadastro
çalışma alanı, ilan ve itiraz:


Madde
4 – Kadastro
bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri,
kadastro çalışma alanını teşkil eder.


Kadastro
müdürü, kadastrosuna başlanacak mahalleyi veya köyü en az 15 gün önce bölge merkezi
ile çalışma alanı ve komşu köy, mahalle ve belediyelerde alışılmış vasıtalarla duyurur.
Bu duyuruda çalışma sınırlarının tespitine hangi gün ve saatte başlanacağı belirtilir.



(Değişik üçüncü fıkra:
22/2/2005 – 5304/3 md.) Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman
kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde
ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini
ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak, bu çalışmalarda kadastro ekibine,
Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilâtınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek
mühendisi veya orman mühendisi ile tarım müdürlüklerince görevlendirilecek bir ziraat
yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren yedi gün içerisinde
iştirak ettirilmesi zorunludur. Bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması
halinde çalışmalar re’sen devam ettirilir.[3]


(Değişik : 22/2/2005 –
5304/3 md.)Ormanla ilgili
yapılan itirazların incelenmesinde kadastro komisyonuna da itiraza konu tespitlerde
görev almayan Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilâtınca görevlendirilecek bir orman
yüksek mühendisi veya orman mühendisi ile tarım müdürlüklerince görevlendirilecek
bir ziraat yüksek mühendisi veya ziraat mühendisi iştirak ettirilmesi zorunludur.3


(Değişik: 22/2/2005 – 5304/3
md.)Çalışma alanındaki
ormanların bu ekipçe sınırlandırma ve tespitleri yapılarak otuz günlük kısmî ilâna
alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır.3


(Değişik : 22/2/2005 – 5304/3 md.)Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur.3


Kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırının tespitinde
il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar
mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz.


Sınır
tespitlerinde; komşu mahalle veya köyün bilgi ve belgelerinden istifade edilir.


Tespit
edilen sınır harita veya ölçü krokisinde gösterilir.


Kadastro
teknisyenlerince tespit edilen sınıra yedi gün içerisinde kadastro müdürlüğü nezdinde
itiraz edilebilir.


Kadastro
müdürü, bu itirazı inceleyerek yedi gün içerisinde karara bağlar. İlgililer hazırsa
tefhim, değilse derhal tebliğ edilen bu karara karşı yedi gün içerisinde kadastro
mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz, duruşmasız ve gerektiğinde mahallinde
inceleme yapılarak, onbeş gün içinde kesin karara bağlanır. Ancak; tespit edilen
bu sınıra karşı kesinleşmiş mahkeme kararı var ise aynı konuda itirazda bulunulamaz.



Kadastro
çalışma alanı içinde, ilk parsel için kadastro tutanağının düzenlenmesinden sonra
idari teşkilat ve taksimatta yapılan değişiklik, başlanan kadastroyu durdurmaz.



(Ek fıkra: 19/4/2018-7139/35
md.) Orman tahdidi veya
kadastrosu yapılarak kesinleşmiş orman haritalarında, tapuya tescil edilip edilmediğine
bakılmaksızın düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğunun tespit
edilmesi halinde, orman işletme müdürlüğünce görevlendirilecek en az bir orman yüksek
mühendisi veya orman mühendisi ile ilgili kadastro müdürlüğünce görevlendirilecek
kontrol mühendisi veya mühendisin iştirak ettirildiği, bu Kanunun 3 üncü maddesine
göre oluşturulacak kadastro ekibince orman sınır nokta ve hatları orman kadastro
tutanakları esas alınmak suretiyle zemine aplike edilir. Tespit edilen uyumsuzluk
yukarıda oluşturulan kadastro ekibince teknik mevzuatına uygun hale getirilir. Çalışma
neticesinde bir zabıt düzenlenir ve bu zabıt, ekip görevlileri ile orman ve kadastro
mühendisleri tarafından birlikte imzalanır. Düzeltme işlemi bu Kanunun 11 inci maddesine
göre yapılacak askı ilanını müteakip kesinleşir.


(Ek
fıkra: 19/4/2018-7139/35 md.) Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü,
bağlı bulunduğu Bakanlığın onayını almak kaydı ile onüçüncü fıkrada belirtilen çalışmaların
teknik işlerinin bir kısmını veya tamamını, giderleri Orman Genel Müdürlüğü tarafından
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi hesabına yatırılması kaydıyla
gerçek veya tüzel kişilere ihale yolu ile de yaptırabilir. Bu ihalelerde gelecek
yıllara sarî taahhütlerde bulunulabilir.


 


Dava
listesi ve diğer belgelerin alınması:


Madde
5 – Kadastro
müdürü çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki
taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla hükme bağlanmış
olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma alanı ile ilgili
tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge örnekleri ile birlikte kadastro teknisyenliğine
verir.


Listenin
müdür tarafından alınmasından sonra o çalışma alanında bulunan taşınmaz mallar hakkında
mahalli hukuk mahkemelerine açılan davalar, derhal kadastro müdürüne bildirilir.
Bu halde de kadastro müdürü, yukarıdaki fıkra hükmü uyarınca işlem yapar.


Kadastro
müdürü, bu listedeki davalı taşınmaz malların tespiti yapıldıktan sonra, bunlarla
ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro mahkemesine gönderir ve durumdan listenin
alındığı mahalli mahkemeyi haberdar eder.


 


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


Sınırlandırma ve Tespit İşleri


Mevki
veya ada ilanı:


Madde
6 – Kadastro
teknisyenleri, kadastrosuna başlayacakları mevki veya adaları en az yedi gün önceden
alışılmış vasıtalarla ilgili köy veya mahallede ilan ettirir. Çalışmalara üç aydan
fazla ara verilmesi halinde ilan yenilenir.


 


Taşınmaz
malların sınırlandırılması:


Madde
7 – Kadastro
teknisyenleri hazır bulundukları takdirde mal sahipleri ile ilgililerin huzurunda,
varsa harita, tapu ve vergi kayıtları ile diğer belgeleri, en az üç bilirkişi ile
muhtarın bilgilerinden yararlanarak inceler ve mahalline uygular. Teknisyenler,
elde ettikleri bilgi ve buna dair kanaatleri her taşınmaz mal için düzenleyecekleri
kadastro tutanağına yazarak bu Kanun hü- kümlerine göre taşınmaz malı sınırlandırır
ve hak sahiplerini tayin eder. Sınırlandırma, kadastral harita veya büyütülmüş fotoğraf
veya röperli kroki üzerinde gösterilir; ihtilaflı sınırlar ayrıca belirtilir.


Kadastro
teknisyenleri, bilirkişilerin bilgi ve beyanlarıyla kanaate varamadıkları takdirde,
bunların beyanlarına bağlı olmaksızın, diğer kimselerin bilgi ve şahadetlerine başvurabilirler.
Ancak, bilirkişilerin bilgi ve beyanlarına uymayan tespitlerde durumun kayıt ve
belgelere dayandırılması ve ayrıca sebeplerinin kadastro tutanağında açıklanması
zorunludur.


Kadastro
teknisyenleri arasında görüş ayrılığı olduğu veya tarafların dayandıkları kayıt
ve belgeler aynı kuvvet ve mahiyette görüldüğü takdirde taşınmaza ait tutanak gerekçesi
ile birlikte çözümlenmek üzere kadastro komisyonuna gönderilir.


Çalışma
alanı sınırı içinde veya bitişiğindeki taşınmaz mallar ile dışında toplu olarak
bulunan taşınmaz mallardan kadastro tutanağı düzenlenmeyen yerlerin kadastroya tabi
olması yolunda iddia vaki olursa, bu Kanun gereğince tahdit ve tespiti yapılarak
tutanak düzenlenir ve iddia sebepleri açıklanarak kadastro komisyonuna tevdi edilir.



Bu
çalışmalara, istedikleri takdirde Maliye ve Gümrük Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü
temsilcileri de gözlemci olarak katılabilirler.





Kontrol:


Madde 8 – (Değişik: 22/2/2005
– 5304/4 md.)


Kadastro
çalışmaları esnasında, kadastro müdürü veya görevlendireceği kontrol elemanları
tarafından kadastro tutanağı ve bunları tamamlayan belgeler üzerinde ve gerektiğinde
arazide inceleme yapılır. İnceleme sonucu tespit edilecek teknik, idarî ve hukukî
noksan ve yanlışlıklar, kadastro ekibine tamamlattırılır veya düzelttirilir. Yapılan
işlem ilgililerin haklarını etkilemekte veya kontrol elemanları ile kadastro teknisyenleri
arasında görüş ayrılığı bulunmakta ise, kadastro tutanağı ekleriyle birlikte kadastro
komisyonuna gönderilir.


Kadastro müdürlüğünce, kadastro
ekibinin çalışma alanındaki işinin bittiği tarihe kadar yaptırılacak inceleme ve
denetimler sonucunda tespit edilecek noksan ve yanlışlıklar hakkında da birinci
fıkraya göre işlem yapılır.


 


Kadastro
tespitine itiraz:


Madde
9 – Kadastro
tutanağı düzenlendikten sonra kadastro ekibi çalışma alanında işlerini bitirinceye
kadar tespitlere itiraz edilebilir.


İtiraz,
kadastro teknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüne yapılır. Bu durumda itirazla
ilgili tutanak veya ekleri en geç on gün içinde kadastro komisyonuna intikal ettirilir.



İtiraz
sadece uygulanan belgelerin geçerliliği hakkında yapılabilir. Bir belgeye dayanmayan
itirazlar incelenmez.


İtiraz
edenin ilan süresi içinde dava açma hakkı saklıdır.


 


Komisyon
incelemesi:


Madde
10 – Komisyon kendisine intikal eden işlerle itirazlı tutanakları,
intikal tarihinden itibaren en geç bir ay içinde veya gerekçe gösterilmek suretiyle
kadastro ekibinin çalışma alanındaki faaliyetleri sona erinceye kadar incelemek
zorundadır.


Bu
incelemeler sonucunda eski tutanağın yerine kaim olmak üzere hak sahibini belirleyici
yeni bir tutanak düzenlenir. Gerektiğinde bilirkişilerin ve muhtarın bilgilerinden
yararlanılabilir.


Belgeye
karşı şahit dinlenmez. Komisyon, tam üye sayısı ile toplanarak oy çokluğu ile tespit
yapar, sonuç askı ilanı ile ilgililere duyurur.


Aynı
kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca varılamayan veya çözümü kanunlarla
mahkemelerin takdirine bırakılan konular, kadastro komisyonu tarafından gerekçe
gösterilmek suretiyle tutanak ve ekleri ile birlikte kadastro mahkemesine devredilir.


 


Kadastro
sonuçlarının ilanı:


Madde
11 – Kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere
dayanarak, askı cetvellerini düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini, müdüriyette
ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir; itirazı olanların
ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir. Bu ilanda
kadastro harçları da gösterilir.


Kadastro
müdürü bu işlemleri, kadastro ekibinin çalışma alanındaki işini bitirdiği tarihten
itibaren en geç üç ay içerisinde yapmak zorundadır.


Müdür,
Genel Müdürlüğün iznini alarak, kadastrosu henüz tamamlanmayan çalışma alanlarında
mahalle bucak merkezi ve köyde, bir ada veya mevkiden daha küçük olmamak üzere kadastro
çalışmaları sonuçlanan taşınmaz mallara ait kısmi ilanı yukarıdaki esaslara göre
yapabilir.


Bu
Kanun gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere, kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine
şahsen tebliğ edilmiş sayılır.


 


Kadastro
tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre:


Madde
12 – 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro
tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.


Kadastro
müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş
kararları; kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç
3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir.


Bu
tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği
tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak
itiraz olunamaz ve dava açılamaz. (Ek cümle: 25/2/2009-5841/2 md.; İptal: Anayasa
Mahkemesi’nin 12/5/2011 tarihli ve E.: 2009/31, K.: 2011/77
sayılı Kararı ile.)


Kadastrosu
tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtları, işleme tabi kayıt
niteliğini kaybederler. Bu kayıtlara dayanılarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde
işlem yapılamaz.


Kesinleşmemiş
tutanaklar herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmişse, iddia ve taşınmazın niteliğine
bakılmaksızın, taşınmazı tescil tarihinden itibaren 20 yıl müddetle malik sıfatıyla
zilyetliğinde bulunduranlar ile bunların akdi ve kanuni halefleri açılmış ve açılacak
olan davalarda medeni kanunun tapuya itimat prensibinden yararlanırlar.


 


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM


Mülkiyet Hakkının Tespitine İlişkin Esaslar


Tapuda
kayıtlı taşınmaz malların tespiti:


Madde
13 – Tapuda kayıtlı taşınmaz mal:


A)
Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa;


a)
Kayıt sahibi adına,


b)
Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına,


c)
Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına,


B)
Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa;


a)
Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde
zilyet adına,


b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından
veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya
herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca
en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu
takdirde zilyet adına,


c)
(Değişik: 3/5/2012-6302/4 md.) Kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine
hüküm verilmiş veya tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz
ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit
olunur.


Noter
tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanı veya düzenlenen satış vaadi
senedi teknisyen huzurunda yapılmış muvafakat sayılır.


 


Tapuda
kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti:


Madde
14 – Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan
ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve
100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en
az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut
tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.


(Değişik ikinci fıkra:
3/7/2005 - 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu
hükümlerine göre yapılır.[4]


(Değişik : 3/7/2005 - 5403/26
md.) 4342 sayılı Mera
Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre
yapılacak işlemlerde Kadastro Komisyonlarına konu uzmanı Ziraat Mühendisi dâhil
edilir.4


Taşınmaz
malın, yukarıdaki fıkranın kapsamı dışında kalan kısmının zilyedi adına tespit edilebilmesi
için, birinci fıkra gereğince delillendirilen zilyetliğin ayrıca aşağıdaki belgelerden
birine dayandırılması lazımdır.


A)
31/12/1981 tarihine veya daha önceki tarihlere ait vergi kayıtları,


B)
Tasdikli irade suretleri ile fermanlar,


C)
Muteber mütevelli, sipahi, mültezim temessük veya senetleri,


D)
Kayıtları bulunmayan tapu veya mülga hazinei hassa senetleri veya muvakkat tasarruf
ilmuhaberleri,


E)
Tasdiksiz tapu yoklama kayıtları,


F)
Mülkname, muhasebatı atika kalemi kayıtları,


G)
Mubayaa, istihkam ve ihbar hüccetleri,


H)
Evkaf idarelerinden tapuya devredilmemiş tasarruf kayıtları.


 


Taksim
ve kısmi iktisap hali:


Madde 15 – Tapuda
kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı
olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında
taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu
takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur.


Taşınmaz
mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli
bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir.



İştirak
halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri
veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir
ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille
ispat edilebilir.


(Değişik
son fıkra: 22/2/2005 – 5304/5 md.) Kadastrodan önce hissedarlar
veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş
ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların,
imar plânı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlarına göre tespiti yapılır.


 


Kamu
malları:


Madde
16 – Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine
ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:


A)
Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan
resmi bina ve tesisler, (Hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane
veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami genel mezarlık,
çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar
ve bahçeler ve boşluklar ve benzeri hizmet malları) kayıt, belge veya özel kanunlarına
veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il,
belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği, adlarına tespit olunur.[5]


B)
Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız
kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle
veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır,
parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline
yazılır.


Bu
sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar,
özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil
etmezler.


Yol,
meydan, köprü gibi orta malları ise haritasında gösterilmekle yetinilir.


C)
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar (bunlardan
çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan sahipsiz yerler ile deniz, göl,
nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya tabi değildir, istisnalar saklıdır.



D)
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu Kanunda hüküm bulunmayan
hallerde, özel kanunları hükümlerine tabidir.


 


İhya
edilen taşınmaz mallar:


Madde
17 – Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan
ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya
edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar
mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına
tespit edilir.


İl,
ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu
hüküm uygulanmaz.


 


Hazine
adına tespit:


Madde
18 – Yukarıdaki maddelerin hükümleri dışında kalan ve tescile
tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar
sağlanması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur.


Orta
malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da
bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz
mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.


 


Takyitler,
sınırlı ayni haklar ve muhdesat:


Madde
19 – Tapuda kayıtlı taşınmaz malın zilyet lehine tespitinde,
mevcut ve her türlü takyid ile sınırlı ayni haklar saklı tutulur. Eski tapu kayıtlarındaki
bu tür hak ve mükellefiyetler, kadastro tutanağında belirtilerek yeni kütüklere
aynen geçirilir.


Taşınmaz
mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat
mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın
ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir.


Tarafların
muvafakatı halinde kadastro teknisyenleri veya kadastro komisyonu ikili kullanmayı
anlaşmaları çerçevesinde tek mülkiyete dönüştürebilir.


 


Kayıt
ve belgelerin kapsamını tayin:


Madde
20 – Tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde;


A)
Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması
mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunur.


B)
Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar mahalline
uygulanabiliyor ve bu sınırlar içinde kalan yer hak sahibi tarafından kullanılıyor
ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas alınarak tespit yapılır.


C)
Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir
ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur.
Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları,
fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır
esas alınarak yapılır.


D) Hazinece, özel kanunlar hükümlerine göre değişmez ve genişlemeye
müsait olmayan sınırlarla miktar üzerinden satılan, tefviz veya tahsis veya parasız
dağıtılan taşınmaz mallarda çıkan fazlalık, taşınmaz malla birlikte satış, tefviz,
tahsis ve dağıtım tarihinden itibaren on yıl geçmiş ise, miktarına bakılmaksızın
kayıt sahibi adına tespit edilir.


Bu
maddede yazılı taşınmaz mallarda meydana gelen fazlalıklar hakında şartlar uygun
bulunduğu takdirde, 14 üncü ve 17 nci madde hükümleri uygulanır.


 


Miktar
fazlasının ifrazı:


Madde
21 – Kayıt ve belgelerde yazılı miktara itibar edilmesi gereken
hallerde kayıt ve belgeler değişebilen ve genişletilmeye elverişli sınırı ihtiva
ediyorsa miktar fazlası o taraftan ifraz edilir.


Değişmeyen
ve genişletilmeye elverişli olmayan sınırlı kayıt ve belgelere dayanan tespitlerde,
miktara itibar edilmesi gerektiği takdirde, miktar fazlası zilyedin göstereceği
taraftan ifraz edilir.


Zilyet tespit sırasında hazır bulunmaz veya tercih hakkını kullanmaktan
kaçınırsa ifraz, zilyedin yararına uygun düşen taraftan yapılır.


 


Evvelce
kadastrosu yapılan yerler:


Madde 22 – (Değişik:22/2/2005
– 5304/6 md.)


Evvelce tespit, tescil veya
sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden
kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci
kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine
göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro,
tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir.


Ancak;


a) Tapulama, kadastro veya
değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan
hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz
kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit
edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin
sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde,


b) Daha önce sadece tapu tahriri
yapılan veya 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında
Kanuna göre yenileme yapılacak yerler ile 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına
Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin
Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tâbi yerlerde,


Birinci fıkra hükmü uygulanmaz.


İkinci fıkranın (a) bendinin
uygulanacağı alanlar Tapu ve Kadastro Genel Müdürünün onayı ile belirlenir ve çalışmalara
başlanmadan en az onbeş gün önce çalışma alanında, bölge merkezinde ve bölgenin
bağlı olduğu il merkezinde alışılmış vasıtalarla duyurulur, ayrıca varsa yerel gazete
ile ilân edilir. Yapılacak çalışmalarda 2, 4, 14, 17, 19 ve 21 inci maddeler ile
13 üncü maddenin (B) ve 20 nci maddenin (B), (C) ve (D) bentleri hükümleri uygulanmaz.


Tapulama ve kadastro çalışmalarında
tespit dışı bırakılan kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin tescili yapılır.


Tapuya tescil edilmiş ormanlardan,
haritaları teknik mevzuata uygun olanlar aynen, diğerleri ise teknik mevzuata uygun
hale getirildikten sonra tapu kütüğüne aktarılır.


 


Diğer
kanun hükümlerinin uygulanacağı haller:


Madde
23 – Bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hallerde, Türk Medeni
Kanunu ile diğer kanunların iktisap ve tescile ilişkin hükümleri uygulanır.





BEŞİNCİ BÖLÜM


Uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemesinde Çözümlenmesi


Adli
kuruluş:


Madde
24 – Genel mahkemelere ait olup da bu Kanunun uygulanması ile
ilgili dava ve işlere belirlenen usul ve esaslara göre bakmak üzere her kadastro
bölgesinde tek hakimli ve Asliye Mahkemesi sıfatını haiz yeter sayıda kadastro mahkemesi
kurulur. Bu mahkeme hakimleri 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümlerine
tabidir.


 


Genel
olarak görev:


Madde
25 – Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı
ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek
sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren
benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya
kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine
veraset belgesi de verebilir.


Kadastro
mahkemesi, yalnız kadastro işlerine münhasır olmak üzere;


A)
Velisi veya vasisi bulunmayan küçüklere ve kısıtlılara kayyım tayin eder. Bunların
menfaatlerini korumak amacıyla Türk Medeni Kanununun hakimin iznini şart kıldığı
hallerde bu izni verir.


B)
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 465 ve bunu takip eden maddeleri gereğince adli
yardım taleplerini inceleyerek kabul edebilir.


C)
Tutanağı düzenlenen taşınmaz mallara ait ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu
kararı hemen o yerin kadastro ve tapu sicil müdürlüklerine bildirir. Tedbir
kararı alan taraf karar gününden itibaren usulün örgördüğü süre içinde kadastro
mahkemesinde dava açmadığı takdirde tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır.


Bu Kanunun 26 ve 40 ıncı madde hükümleri saklı kalmak
üzere, kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden ve tutanak sonradan
tamamlanmış ve düzeltilmiş ise, o günden sonra doğan haklara dair istekler,
taksim şuyuun giderilmesi veya muhdesata bağlı olarak taşınmaz malı iktisap, muhdesatın
yıkılıp kaldırılması ve benzeri nitelikte olan ve mahkemeden yenilik doğurucu
hüküm almayı gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi, kadastro
mahkemesinin görevi dışındadır.


 


Zaman
bakımından görev ve yetki:


Madde
26 – Kadastro Mahkemesi;


A)
10 uncu maddeye göre kadastro komisyonu tarafından gönderilen tutanaklara ait davaları,


B)
11 inci maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan davaları,


C)
Mahalli hukuk Mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen
dava ve dosyaları,


D)
Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak,
asli müdahil olarak katılanların iddialarına dair uyuşmazlıkları,


İnceler
ve karara bağlar.


(Değişik
ikinci fıkra: 22/2/2005 – 5304/7 md.) Kadastro mahkemelerinde görülen
davalarda, 3533 sayılı Umumi Mülhak ve Hususi Bütçelerle İdare Edilen Daireler ve
Belediyelerle Sermayesinin Tamamı Devlete veya Belediye veya Hususi İdarelere Aid
Daire ve Müesseseler Arasındaki İhtilafların Tahkim Yolile Halli Hakkında Kanun
hükümleri uygulanmaz.


Kadastro
mahkemesinde görülmekte olan bir dava konusu taşınmaz mal, 40 ıncı madde uyarınca
başkasına devredildiği takdirde, davaya devralan devam eder.


Kadastro
mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği
günde başlar. Bu yetkiyi bölgenin idari sınırları belli eder. Yeni ilçe kurulup,
teşkilatlanarak faaliyete geçmesi hali hariç, idari kuruluşta yapılan değişiklik
sebebiyle daha sonra başka bir bölgeye bağlanan taşınmaz mallara ilişkin uyuşmazlıklar,
kadastroya başlama gününde yetkili olan kadastro mahkemesi tarafından karara bağlanır.


 


Mahalli
mahkemelerde görülmekte olan davaların devri ve eksik idari işler hakkında
yapılacak işlem:


Madde
27 – Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile
ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz
mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer
ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.


Ayrıca
müracaata kalmış davaların yenilenmesi halinde de yukarıdaki hüküm uygulanır.


Kadastro
hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından
gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun
olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş
olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde
devam olunur.


Kadastro
komisyonları tarafından 10 uncu madde uyarınca gönderilen tutanaklar için de hemen
askı ilanı yaptırılarak 28 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.


Hakim,
usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle tutanakları kadastro müdürlüğüne iade
edemez.


 


Kadastro
davalarında usul:


Madde
28 – Kadastro hakimi, askı süresi içinde açılacak davalar ve
kadastro müdürü tarafından mahkemeye tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro
tutanakları ve mahalli hukuk mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava dosyası
açar. İlgililerin başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile uyuşmazlığın
çözümlenmesine etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ilgili dairelerden getirtir.
Hakim, duruşma gününü taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen tebliğ eder.


Davacı
gerçek ve tüzelkişiler, dava sebep ve delillerini dilekçelerinde bildirmek zorundadır.
Dilekçede bu husus bildirilmemiş ise, hakim gönderilecek davetiye ile dava sebep
ve delillerini bildirmesini davacıya tebliğ eder. Davacı, ilk duruşma oturumuna
kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmez
ise, hakim, davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verir. Bu
hüküm davetiyede açıkça belirtilir. 30 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü saklıdır.


Davacı,
tespit sırasında yaptığı itiraz sebep ve delilleri ile bağlı değildir.


Davanın
açılmamış sayılması halinde davacının hak düşürücü süre içerisinde mahalli hukuk
mahkemelerinde yeniden dava açma hakkı saklıdır.


 


Yargılama
usulü:


Madde
29 – Kadastro mahkemesinde gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma
yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise dosya işlemden kaldırılmaz. Hakim, toplanması
mümkün olan delilleri inceler ve 30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.


Bir
mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir ve yalnız başına davaya devam
edebilir. Mirasçılarının tayin edilememesi sebebiyle ölü olduğu belirtilerek kayıt
sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallar hakkında, ölünün ismi açıklanarak mirasçıları
denilmek suretiyle mirasçılar aleyhinde dava açılabilir. Dava sırasında davalının
davadan önce öldüğünün anlaşılması halinde davaya mirasçıları aleyhine devam edilir.


Bu
Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmıyan hallerde basit yargılama usulü uygulanır.


Kadastro
mahkemeleri adli tatile tabi değildir.


 


Deliller
ve hakimin takdiri:


Madde 30 – Kadastro
tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe
gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hakim, kadastro
tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki
görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık
sıfatıyla yeniden dinleyebilir.


Kadastro
komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların
muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka
mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde, hakim resen lüzum gördüğü diğer
delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle
yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirasçıları da
tespit edilemezse, ölü olduğu yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.


Kadastro
mahkemesinde açılmış davalarda, ihtilaf taşınmaz malın muayyen bir kısmına münhasır
kalıyorsa, ilgililerin talebi üzerine ve imar mevzuatı da engel teşkil etmediği
takdirde ihtilaflı olmayan kısım ifraz edilerek davaya ihtilaflı kısım üzerinde
devam edilir.


 


Vekalet:


Madde
31 – Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun tanıdığı imkanlar saklı
kalmak ve davada menfaatleri zıt olmamak şartıyla, kadastro işlerinde karı ve koca
birbirlerini vekil tayin edebilirler. Kadastro veya sulh hakimi tarafından tasdik
edilmiş vekaletnameler de geçerlidir.


Kamu kurum ve kuruluşları, taraf olduğu işlerde;
avukatlarıyla, avukatları bulunmadığı takdirde, daire amiri veya daire amirinin
yetkili kılacağı memurlarca temsil edilir.


Avukat
veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin
sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik
kuralları göz önünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, takdir
edilecek vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre
avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde
olamaz.


 


Kararların
tebliği, Kanun yollarına başvurma ve ilamların infazı:


Madde
32 – Kadastro mahkemesi kararları Tebligat Kanunu hükümlerine
göre resen taraflara tebliğ olunur. Bu kararlara karşı kanun yollarına asliye mahkemelerindeki
usule uygun olarak başvurulur.


Mahkeme,
kesinleşen ilamları dayanakları olan dava dosyaları ile birlikte tescil edilmek
üzere ilgili kadastro veya tapu sicil müdürlüğüne devreder.


Mahkeme
kararı kadastro haritasında değişikliği gerektiriyorsa, bu değişikliği gösteren
ve mahkemece tasdiki gereken harita, ilama eklenir.


 


Bu
Kanunun uygulanacağı diğer haller:


Madde
33 – Kadastro işlemlerinin bir bölgede tamamlanmasından sonra
veya iş hacmi itibariyle kadastro mahkemesinin devamına ihtiyaç kalmadığının anlaşılması
halinde, Adalet Bakanlığı o bölgede kadastro mahkemesini kaldırmaya ve görülmekte
olan dava dosyalarını taşınmaz malların bulunduğu mahalli asliye hukuk mahkemesine
devretmeye yetkilidir. Bu mahkemede davaya bu Kanunda yazılı usul ve esasa göre,
kaldığı noktadan devam olunur.


Devredilen
bu davalar ile kesinleşmemiş kadastro tespitleri aleyhine sonradan mahalli mahkemelerde
açılacak davalarda, dördüncü bölüm hükümleri uygulanır.


Bu Kanunun uygulandığı yerler
dışında bulunan taşınmaz mallar hakkında da 14, 15, 17, 18, 20, 21 inci maddeler
uygulanır.


Bu
Kanunun zilyede tanıdığı haklar, kadastrosuna başlanan bölgede zilyedin leh ve
aleyhine açılan davalarda iddia ve defi olarak ileri sürülebilir. Bu hükümler
henüz kesinleşmemiş davalarda da uygulanır.


 


Kadastro mahkemesinin
yargı çevresinin değiştirilmesi:


Madde 33/A – (Ek: 2/7/2012-6352/73)


İş yoğunluğu ve coğrafi durum
dikkate alınarak bir kadastro mahkemesinin kaldırılmasına ve başka bir kadastro
mahkemesinin yargı çevresine dâhil edilmesine, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından karar verilebilir.





Kesin hüküm:


Madde 34 – Kadastro mahkemeleri kararları, davada
taraf olanlar ile taraflar dışında hak iddia ederek davaya müdahil sıfatıyla katılanların
leh ve aleyhinde kesin hüküm teşkil eder. Taraf olmadığı halde lehine karar verilen
şahıs hakkında mahkemece tesis edilen hüküm yukarıda sözü edilenleri de bağlar.


 


ALTlNCI BÖLÜM


Mali Hükümler


Veraset ve intikal
vergisi:


Madde 35 – Bu Kanuna göre bağışlama veya veraset
suretiyle tespit edilen taşınmaz mallar hakkındaki işlemler; veraset ve intikal
vergisinin tahakkuk ve tahsiline bakılmadan sonuçlandırılır.


Ancak, kadastro müdürü bu
taşınmaz malların listesini, tescillerden sonra bir ay içinde maliye dairesine vermekle
yükümlüdür. Tescilin tapu sicil müdürlüğünde yaplması halinde bu sorumluluk, tapu
sicil müdürlüğüne düşer.


 


Yargılama giderleri,
kadastro harcı ve tahakkuku:


Madde 36 – Taraflardan her biri dava harcını, dinlenmesini
talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılamak
zorundadır. Davacı hakim tarafından belirlenecek süre içinde gerekli giderleri mahkeme
veznesine yatırmadığı takdirde, onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır.
Bu Kanun gereğince resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için
zaruri giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan ödenekten
karşılanır.


Kadastro hakimi, dava harcı,
yargılama giderlerinin tespit ve hesaplanmasında ilgili taşınmaz mala ait son beyan
dönemi emlak vergisi değerini esas alır.


Hakim, hükmün kesinleşmesinden
itibaren onbeş gün içinde giderin miktarı ile mükellefin kimliği ve en son ikametgahını
bir yazı ile maliyeye bildirir.


Bu yazıda belirtilen giderler
maliye tarafından yapılacak tebligattan başlayarak iki ay içinde ödenir. Süresi
içinde ödenmeyen giderler için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri
uygulanır.


Kadastrosu
yapılan taşınmaz mallara, emlak vergisi son beyan dönemi esas alınarak 492
sayılı Harçlar Kanununa ekli 4 sayılı tarifede gösterilen oranlarda, kadastro
harcı tahakkuk ettirilir.


Kadastrosu yapılan yerlerde,
emlak vergisi değeri belli olmayan taşınmaz mallara, kadastro ve dava harcı ile
yargılama giderlerine esas olmak üzere kadostro komisyonunca kıymet takdir edilir.






Kamu tarafından açılan
davalarda yargılama giderleri:


Madde 36 /A – (Ek: 11/1/2011-6099/16 md.)


Kadastro
işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum
ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel
mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine
hükmolunmaz.


 


Döner sermaye teşkili:


Madde 37 – (Mülga: 25/11/2010-6083/10
md.)


 


Döner
sermaye işletmelerinin yetkileri:


Madde
38 – (Mülga: 25/11/2010-6083/10 md.)


 


Öncelikli
kadastro ve ihale:


Madde
39 – Kadastroya başlanan bölgelerde henüz sırası gelmeyen çalışma
alanları içindeki yatırımlarla ilgili mevki ve adaların kadastro giderlerinin tamamının
ilgililerince veya istekte bulunan kamu kurum ve kuruluşlarınca Tapu ve Kadastro
Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi hesabına yatırılması halinde kadastroları
öncelikle yapılır.


Onanmış
imar planlarının kapsadığı alanlar ile kamulaştırma kararı kesinleşmiş olan ve toplu
halde bulunan taşınmaz malların kadastrosu, ilgili kamu kurum veya kuruluşunun talebi
üzerine, bu Kanunun önrgördüğü ilanlardan mevki veya ada ilanı ile yetinilerek yapılıp,
11 inci maddesine göre ilan edilir.


Tapu
ve Kadastro Genel Müdürlüğü, bağlı olduğu Bakanlığın onayını almak kaydı ile, kadastronun
fenni işlerinin bir kısmını veya tamamını gerçek veya tüzelkişilere ihale yolu ile
yaptırabilir. Bu ihalelerde gelecek yıllara sari taahhütlerde bulunabilir.


 


YEDİNCİ BÖLÜM


Çeşitli Hükümler


Kadastro
başladıktan sonraki akit ve tescil işlemleri:


Madde
40 – Çalışma alanlarında, kadastroya başladıktan sonra her türlü
akit ve tescil işlemleri taşınmaz malların o andaki kadastro tespit durumu, kadastro
müdüründen sorularak alınacak cevaba göre tapu sicil müdürlükleri tarafından yapılır
ve kayıt örnekleri derhal kadastro müdürlüğüne gönderilir.


Kadastro
tespiti kayıt sahibi veya mirascılarından başkası adına yapılmış ve kesinleşmemiş
ise, kadastro sonucunu beklemeleri, ilgililere tebliğ olunur; ancak ilgililer kadastro
sonunda hasıl olacak kesin durumu kabul edeceklerini noterde düzenlenmiş bir belge
ile veya tapu sicil müdürü huzurunda tespit olunacak ifadeleri ile beyan ederek,
aktin veya tescilin yapılmasını isterlerse, bu işlemler tapu sicil müdürlüğünde
yapılır ve keyfiyet derhal kadastro müdürlüğüne, dava açılmış ise kadastro mahkemesine
bildirilir.


İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve benzeri kararlarla
ilgili talepler tapu sicil müdürlüğünce derhal tapu siciline işlenmekle
birlikte kadastro tutanağına da geçirilmek üzere resen kadastro müdürlüğüne
veya dava açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir.





Hataların
düzeltilmesi:[6]


Madde 41 – (Değişik birinci fıkra:22/2/2005 –
5304/9 md.) Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik
durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan
doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden
başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde
dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.[7]


(Değişik :22/2/2005 – 5304/9
md.) Kadastro sırasında
veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri
sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik
kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro
müdürlükleri yetkilidir.7


Bu
maddenin uygulanmasında, 12 nci maddede belirtilen hak düşürücü süre aranmaz.


 


SEKİZİNCİ BÖLÜM


Ceza Hükümleri


Ceza:


Madde
42 – (Değişik:23/1/2008 – 5728/459 md.)


Fiilleri suç oluşturmadığı
takdirde;


a) Bu Kanunda
belirli yükümlülükleri yerine getirmeyenlere, onbeş Türk Lirasından otuz Türk Lirasına
kadar,


b) Kadastro çalışması
veya itirazın incelenmesi sırasında çağrılan yerlere özürsüz olarak gelmeyen bilirkişi
veya tanıklara, on Türk Lirasından onbeş Türk Lirasına kadar,


idarî para cezası
verilir.


Bu maddede belirtilen
idarî para cezalarına kadastro sırasında, kadastro müdürünün yazısı üzerine, yargılama
sırasında ise resen araştırma inceleme yapılarak kadastro hâkimi tarafından karar
verilir.


Tanık ve bilirkişilerin
gelmemelerini haklı gösteren sebeplerin varlığı hâlinde verilen ceza kaldırılır.


 


Yalan
beyan, hile ve desise:


Madde
43 – (Değişik:23/1/2008 – 5728/460 md.)


Kadastro tutanaklarının
düzenlenmesi sırasında sahibi olmadığı taşınmaz malı kendi veya başkası adına kaydettirmek
veyahut bir kimseye ait taşınmaz malı başkası adına yazdırmak için bilerek gerçeğe
aykırı beyanda bulunanlar, Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesine göre cezalandırılır.


Kadastro tutanaklarının
düzenlenmesi sırasında bir kimse sahibi olmadığı bir taşınmaz malı hile ile veya
kendisine ait olmayan kayıt ve belgeler kullanarak, kendisi veya başkası adına kaydettirirse,
Türk Ceza Kanununun dolandırıcılık veya belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerine
göre cezalandırılır.


 


DOKUZUNCU
BÖLÜM


İntikal ve Son Hükümler


Toplu yapıların kadastrosu:


Madde
44 – Kooperatif, şirket veya tüzelkişiliğe sahip olmayan şahıs
topluluklarının birden çok yapı ve tesis yaparak sahip oldukları taşınmaz malların,
kendi imar veya vaziyet planları dikkate alınarak ve gerektiğinde birleştirerek
veya parçalara ayırarak, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre bağımsız bölümler
şeklinde tespitleri yapılır. Bunun için tüzelkişilerin genel kurullarının oy çokluğu
ile geçen yönetim kurulu kararı veya şahıs topluluklarında oy çokluğu ile alınan
karara dayanılarak kadastro tespitleri yapılır. Bu tespitler bütün hissedarları
bağlar.


Daha
evvel kadastrosu yapılmış bu gibi taşınmaz malların, tüzelkişilerin veya topluluk
temsilcilerinin talebi üzerine maksada uygun hale getirmek için, ikinci defa kadastrosu
yapılabilir.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ortaklarına yapı yapmak amacıyla kurulmuş bulunan
şirketler, genel kurullarının oy çokluğu kararıyla, yapı kooperatifleri şekline
dönüşebilirler. Şirketlerin bütün hak ve yükümlülükleri kurulacak kooperatife aynen
intikal eder.


Bu
maddenin uygulanmasında, tüzelkişiler, şahıs toplulukları ile gerçek kişiler arasında
yapılacak ifraz, tescil, cins değişikliği, el değiştirme, hisse değişikliği gibi
hukuki işlemlerden kadastro harcı hariç, hiç bir vergi, resim ve harç alınmaz.


 


Orman
içinde ve dışındaki taşınmaz mallarda iktisap:


Madde 45 – (Mülga:22/2/2005 – 5304/14
md.)


 


Hazine
adına kayıtlı taşınmaz mallarda iktisap:


Madde
46 – Kadastrosu yapılacak veya daha önce tapulama veya kadastrosu
tamamlanmış bulunan yerlerde, 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi veya 4753 sayılı
Kanun ile ek ve tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar bu Kanun
hükümlerine göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil
olunur.


Hazine
adına tescil edilmiş taşınmaz mallardan iskan suretiyle veya toprak tevzii suretiyle
verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmaksızın,
hak sahipleri adına tespit ve tescil olunur. Bu şekilde hak sahipleri adına tespit
ve tescil işlemleri gerçekleşinceye kadarki süre içinde evvelce tahakkuk ettirilenler
de dahil olmak üzere ecrimisil alınmaz.


Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hazinenin mülkiyetinden çıkmış bulunan veya amme
hizmetine tahsis edilen taşınmaz mallar hakkında bu madde uygulanmaz.


İlgililerin,
daha önce kadastrosu yapılan yerlerde bu maddeye dayanan talep ve dava hakkı, bu
Kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren 2 yıl geçmekle düşer.


 


Yönetmelikler:


Madde 47 – Bu
Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak aşağıdaki konularda yönetmelikler
çıkarılır.


A)
Kadastro çalışma alanı sınırlarının belirlenmesi, belgelerinin değerlendirilmesi,
ihtilafların çözümü usul ve esasları, komşu çalışma alanlarında yapılacak işlemler;


B)
Tutanak bilirkişilerinin seçilme usul ve esasları, yeminleri, yaşları, ikamet süreleri,
ücretleri, bilirkişiliği engelleyen haller;


C)
Mahalli mahkemelerde davalı taşınmaz malların tutanaklarının tanzim şekli, dosyaların
kadastro mahkemesine devri usulü;


D)
Taşınmaz malların sınırlandırma ve tespitlerinde ve kontrol işlerinde takip edilecek
teknik, hukuki ve idari usul ve esaslar, tutanakların muhteviyatı, tutulma şekli,
kayıt ve belgelerin bulunması, çıkarılması, değerlendirilmesi, muhafaza ve devri
gibi işlemler, revizyon gören eski kayıtların kapatılması gibi hususlar;


E)
İtirazları inceleyecek kadastro komisyonunun kuruluşu, görevi, üyelerin niteliği,
çalışma şekli, mahallinde inceleme ve yeniden tutanak tanzimi usul ve esasları;


F)
Bu Kanunla belirtilen ilanların yapılış şekli, ilanlarda belirtilecek hususlar,
asılacağı yerler, duyurulacak kamu kurum ve kuruluşları;


G)
(Mülga: 25/11/2010-6083/10 md.)


H)
Kadastrosu yapılan yerlerde emlak vergisi kıymeti belli olmayan taşınmaz malların,
kıymetini takdir etme usul ve esasları;


İ)
Kadastro görevlilerinin taşınmaz mallara girme şekli ve müsaade verecek makamlar;


K)
Taksim sebebiyle ayırma ve birleştirmelerde uygulanacak usul ve esaslar;


L)
(Mülga : 7/6/2000 - 4576/5 md.)


M) (Ek:22/2/2005
– 5304/10 md.) 22 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar;


N) (Ek:22/2/2005 – 5304/10 md.) 41 inci maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esaslar;


O) (Ek:22/2/2005 – 5304/10 md.) Sayısallaştırma işlemine ilişkin usûl ve esaslar;


 


Kaldırılan
kanun ve hükümler:


Madde
48 – 15 Aralık 1934 tarih ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri
Kanunu, 28 Haziran 1966 tarih ve 766 sayılı Tapulama Kanunu ile 19 Temmuz 1972 tarih
ve 1617 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirler Kanununun 20 nci maddesi yürürlükten
kaldırılmıştır.


Diğer
kanunların, 2613 ve 766 sayılı kanunlara yaptığı atıflar bu Kanunun ilgili hükümlerine
yapılmış sayılır.





Sayısallaştırma:


Ek Madde 1 – (Ek: 22/2/2005
– 5304/11 md.)


Kadastro veya tapulama haritaları,
arazi kontrolü yapılmak suretiyle sayısal hale getirilir. Yapılan çalışmaların sonucu,
11 inci maddeye göre ilân edilir ve ilân süresi içerisinde dava açılmayan taşınmaz
malların kayıtlarında gerekli düzeltme yapılır.


Tapu kayıtlarında
icareteyn veya mukataalı olduğuna dair vakıf şerhi bulunan taşınmazlarda 12 nci
maddenin 3 üncü fıkra hükümleri uygulanmaz.


 


Harcırah


Ek Madde 2 – (Ek: 15/1/2009-5831/8 md.)


Büyükşehir belediye sınırları içinde yapılan
görevlendirmeler hariç olmak üzere memuriyet mahalli dışında kalması koşuluyla asıl
görevli olduğu müdürlüğün yetki alanı dışında geçici görevle görevlendirilen personele
arazi tazminatı yerine 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 14 üncü
maddesi hükümleri gereğince ödeme yapılır.


 


Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete
dönüştürülmesi


Ek Madde 3 – (Ek: 15/1/2009-5831/8 md.)


Bir mirasçı, miras ortaklığından doğan
elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde
tapu sicil müdürü, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde
varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Tebligat masrafları ilgilisince karşılanır.


Elbirliği mülkiyetinin devamına yönelik
bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan herhangi biri belirlenen süre içinde
paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu taşınmaz mal üzerindeki elbirliği
mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülerek, hissedarlık esaslarına göre mirasçılar
adına tapu kütüğüne tescil edilir.


 


Hazine adına orman sınırları dışına
çıkarılan yerlerin kadastrosu ve tescili


Ek Madde 4 – (Ek: 15/1/2009-5831/8 md.)


6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973
tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896
sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B)
bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına
çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın
kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı
kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci
maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu
yapılarak Hazine adına tescil edilir.


Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları
ikinci kadastro sayılmaz.


Bu maddeye göre yapılacak
kadastro sırasında orman ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin
sınır nokta ve hatları; orman kadastro tutanakları esas alınmak suretiyle orman
işletme müdürlüğünce görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi ya da orman
mühendisinin iştirak ettirildiği kadastro ekibince zemine aplike edilir. Bu çalışmalar
sırasında kadastro veya orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta
ve zemin uyumsuzluğunun tespiti halinde, yukarıda oluşturulan kadastro ekibince teknik mevzuata
uygun hale getirilir. Bu çalışmalara kadastro
kontrol mühendisi de iştirak ettirilir. Çalışma sonucunda bir zabıt düzenlenir ve bu zabıt ekip görevlileri ile kontrol
mühendisi tarafından birlikte imzalanır. Düzeltme işlemleri, orman mevzuatı ile
tapu ve kadastro mevzuatına göre yapılmış ve bu Kanuna göre yapılacak askı ilanı
ile de ilan ve tebliğ edilmiş sayılır.


Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan
yerler, daha öncesi tescil edilmiş olduğuna bakılmaksızın Maliye Bakanlığının talebi
üzerine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce fiili kullanım durumları dikkate alınmak
suretiyle ifraz ve/veya tevhit de yapılabilir. Bu işlemler sırasında, orman ve kadastro
haritalarında tespit edilen fenni hatalar, yukarıdaki üçüncü fıkrada belirtilen
usul ve esaslara göre düzeltilir.


(İptal beşinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin
12/5/2011 tarihli ve E.: 2009/24, K.: 2011/75 sayılı Kararı
ile.)


Kadastro çalışmalarına başlanılmadan önce,
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin içerisinde özel kanunlarına
göre değerlendirilmesi gereken alanlar bulunup bulunmadığı kadastro müdürlüğünce
ilgili kurum ve kuruluşlarına yazı ile sorulur. İlgili idarelerce 15 gün içerisinde
kadastro müdürlüğüne bilgi verilir. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde, söz
konusu alanların bulunmadığı yönünde cevap verilmiş sayılır. Bu bilgilere veya ilgili
idarelerce zeminde gösterilen sınırlara göre bu yerler içindeki bu alanların sınırları
ölçülerek krokisinde gösterilir ve beyanlar hanesinde belirtilir.


 


Ek Madde 5 – (Ek: 12/7/2013-6495/31
md.)


Kadastrosu
veya tapulaması tamamlanan çalışma alanlarında, orman kadastrosu ya da tahdidi yapılmamış
ormanlar, 4 üncü ve 39 uncu maddelerde yer alan esaslar çerçevesinde kadastroya
tabi tutulur.


 


Ek Madde 6- (Ek:22/7/2020-7251/53 md.)


Kadastro mahkemesinin veya
otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan
davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda
bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın 12/1/2011
tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz
kanun yoluna başvurulabilir.


 


Ek Madde 7- (Ek:23/3/2023-7442/36 md.)


Evvelce tahdidi veya kadastrosu
yapılmış orman alanları ile bu Kanun kapsamında orman kadastrosu yapılacak
orman alanlarında 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre orman
sınırı dışına çıkarılacak yerler, 4 üncü ve 39 uncu maddelerde yer alan esaslar
çerçevesinde tayin ve tespit edilerek eş zamanlı olarak ek 4 üncü maddede yer
alan esaslar dahilinde Hazine adına tescil
edilir. Ancak, bu çalışmaları yapacak olan kadastro ekibi ile yapılacak
itirazları inceleyecek kadastro komisyonuna, Orman Genel Müdürlüğünce orman
kadastro komisyonlarında en az iki yıl çalışmış bir yüksek orman mühendisi veya
orman mühendisi ile bir yüksek ziraat mühendisi veya ziraat mühendisi ilaveten görevlendirilir.


Hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler
tarafından orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı açılacak itiraz
davalarında hasım Hazine ve Orman Genel Müdürlüğüdür. Orman Genel Müdürlüğünce
açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerdir.


Kesinleşme tarihinden itibaren on
yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak Hazine
hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.


 


ONUNCU BÖLÜM


Geçici Hükümler


Geçici
Madde 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş tapulama
mahkemeleri, kadastro mahkemesi adını alır ve açılmış davaları, bu Kanundaki hükümlere
göre yürütür.


Asliye
hukuk mahkemelerinde bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 2613 sayılı Kadastro
ve Tapu Tahriri Kanununa göre açılan veya müracaata bırakılan davalara, kadastro
mahkemelerinde bu Kanundaki hükümler doğrultusunda bakılmaya devam olunur.


Tapulama
hakimleri ile tapulama mahkemelerinde yetkili olarak görev yapan hakimler yeniden
bir atamaya veya yetkilendirilmeye gerek olmadan kadastro hakimi olarak görevlerini
yürütürler. Bu hüküm, tapulama mahkemelerinde görevli diğer personel hakkında da
uygulanır.


 


Geçici
Madde 2 – Tapulama Kanununa göre birlik merkezinde duruşma açılmasına
karar verilmiş olup da, duruşma henüz açılmamışsa, ilk duruşma için birlik merkezine
gidilmeyerek, dava bu Kanunun hükümlerine göre yürütülür.


 


Geçici
Madde 3 – Bu Kanun gereğince ihtiyaç duyulan kadroların ihdası ve
mevcut kadrolarda yapılacak değişiklikler, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname esaslarına göre 8 ay içinde gerçekleştirilir.


Bu
madde gereğince, yeni kadroların ihdası ve mevcut kadrolarda yapılacak değişikliğe
kadar, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde çalışan personel, bu Kanunda belirtilen
unvanlarda görevlendirilebilir.


 


Geçici
Madde 4 – Tapulama ve kadastro mahkemelerince bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden önce kesin hükme bağlanmış uyuşmazlıklara bu Kanun uygulanmaz. Tapulama
mahkemeleri ile kadastro mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye mahkemelerinde halen
görülmekte olan davalar ile 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılacak davalara
bu Kanun hükümleri uygulanır.


Bu
Kanunun yürürlüğünden önce düzenlenmiş tapulama tutanakları ve kadastro beyannameleri
ile verilmiş bulunan komisyon kararları geçerliliklerini korurlar. Bunlara süresi
içinde itiraz durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.


2613
sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu ile diğer kanunlar gereğince özel kadastrosu
yapılan ve tutanakları kesinleşmiş bulunan taşınmazlar için 10 yıllık hak düşürücü
süre geçmiş ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde hak
sahipleri dava açabilirler.


Tapulama
ve kadastrosu yapılıp tespit dışı bırakılan yerlerde tapulu taşınmazların maliklerinin
talep etmesi halinde, bu Kanun hükümlerine göre bunların kadastrosu yapılır.


 


Geçici
Madde 5 – (Değişik: 22/2/2005 – 5304/12 md.)


Bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 766 ve 2613 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulmuş
komisyonlara intikal etmiş veya edecek itirazlar, bu komisyonlarda bu Kanun hükümlerine
göre incelenip, askı ilânına alınarak sonuçlandırılır.


 


Geçici
Madde 6 – (Ek: 22/2/2005 – 5304/13 md.)


Bu
Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle yapılması gereken yönetmelik
değişiklikleri ve düzenlemeleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
altı ay içerisinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce hazırlanarak bağlı
bulunduğu Bakanın onayı ile yürürlüğe konulur.


 


Geçici Madde 7 – (Ek: 22/2/2005
– 5304/13 md.; Değişik: 15/1/2009-5831/9 md.)


Bu Kanuna göre yapılacak çalışmalardan
önce 6831 sayılı Orman Kanununa göre başlanan orman kadastrosu, bu Kanunun 4 üncü
maddesine göre sonuçlandırılır.


 


Geçici Madde 8 – (Ek: 15/1/2009-5831/9
md.)


Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan
tapulama veya kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan tapuda kayıtlı taşınmazlar
ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerde ve çalışma alanı içinde orman olduğu
gerekçesiyle tespit harici bırakılan alanlarda, daha sonra kesinleşen orman kadastrosu
sonucunda orman sınırı dışında kalan tapulu ve tapusuz taşınmazların 3402 sayılı
Kanun hükümleri gereğince kadastrosu yapılır.


 


Geçici Madde 9 – (Ek: 15/1/2009-5831/9 md. ; Mülga:
11/10/2011-KHK-666/1 md.)[8]


 


Geçici Madde 10 – (Ek: 25/2/2009-5841/3
md.; İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 12/5/2011 tarihli ve
E.: 2009/31, K.: 2011/77 sayılı Kararı ile. )


 


Geçici Madde 11 – (Ek: 11/1/2011-6099/17
md.)


Bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz
edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de
uygulanır.


 


Yürürlük:


Madde
49 – Bu Kanun yayımlandığı tarihten üç ay sonra yürürlüğe girer.


 


Yürütme:


Madde
50 – Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.





3402 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN VEYA


ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN
HÜKÜMLERİN


YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren
Kanunun/ KHK’nin/İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



3402 Sayılı
Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri



Yürürlüğe
Giriş Tarihi






4576



47



13/6/2000






5304



1, 3, 4,
8,15, 22, 26, 37, 41, 45, 47, Ek Madde 1, Geçici Madde 5, 6, 7



3/3/2005






5403



14



19/7/2005






5728



42, 43



8/2/2008






5831



Ek Madde 2, 3, 4, Geçici Madde 7, 8, 9



27/1/2009






5841



12, Geçici
Madde 10



14/3/2009






6083



37, 38, 47



10/12/2010






6099



36/A, Geçici
Madde 11



19/1/2011






KHK/666



3, Geçici
Madde 9



31/12/2011
tarihinden geçerli olmak üzere 2/11/2011






6302



13



18/5/2012






6352



33/A



5/7/2012






6495



Ek Madde
5



2/8/2013






Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.:
2011/139, K.: 2012/205 sayılı Kararı



3, Geçici
Madde 9



10/10/2013






7139



4



28/4/2018






KHK/700



16



24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve başladığı tarihte (9/7/2018)






7251



Ek Madde
6



28/07/2020






7418



2



1/4/2023






7442



Ek Madde 7



5/4/2023









 











[1] 13/10/2022 tarihli ve 7418
sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle; bu fıkrada yer alan “varsa yerel
gazetede” ibaresi “bir yerel gazete ve bir internet haber sitesinde”
şeklinde değiştirilmiştir.







[2] 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile bu fıkrada
yapılan düzenleme; 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.:
2012/205 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.







[3] 22/2/2005 tarihli ve 5304 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesinde " 3402 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.” hükmü yer almaktadır, ancak değiştirilen
üçüncü fıkra dört ayrı fıkra olarak düzenlenmiştir.







[4] 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesinde"...3402 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir." hükmü yer almakla birlikte, yapılan
düzenleme iki parağraftan oluştuğundan değişiklik ayrıca gösterilmiştir.







[5] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 108 inci
maddesiyle, bu bentte yer alan “özel kanunlarına” ibaresinden sonra gelmek
üzere “veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine” ibaresi eklenmiştir.







[6] Bu madde başlığı "Teknik hataların
düzeltilmesi:“ iken, 22/2/2005 tarihli ve 5304 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.







[7] 22/2/2005 tarihli ve 5304 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesinde " … birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.” hükmü
yer almaktadır, ancak değiştirilen birinci fıkra iki ayrı fıkra olarak
düzenlenmiştir.







[8] 11/10/2011 tarihli ve 666 sayılı KHK ile bu maddede
yapılan düzenleme; 10/10/2013 tarihli ve 28791 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 27/12/2012 tarihli ve E.: 2011/139, K.:
2012/205 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?