3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun

KanunNo: 3577Resmî Gazete: 01.07.1989 / 20212

Bu mevzuatla ilgili sorunuz mu var? AvAi yapay zekâ asistanı madde madde açıklar, ilgili içtihatları bulur.

Ücretsiz deneyin

Tam metin

İTHALATTA HAKSIZ
REKABETİN


ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN


 


Kanun
Numarası                    : 3577


Kabul
Tarihi                           : 14/6/1989


Yayımlandığı
Resmî Gazete  : Tarih  : 1/7/1989          Sayı  : 20212


Yayımlandığı
Düstur              : Tertip : 5                      Cilt : 28               Sayfa  :
329


 


Amaç
ve kapsam


Madde
1 – (Değişik: 21/7/1999 - 4412/1 md.)


Bu
Kanun, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan
ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla
yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını
verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları
kapsar.


 


Tanımlar


Madde
2 – Bu
Kanunda geçen deyimlerden;


a)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Damping: Bir malın Türkiye'ye ihraç
fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olmasını,


b)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Sübvansiyon: Menşe veya ihracatçı
ülkenin fayda sağlayan, doğrudan veya dolaylı mali katkısını veya GATT 1994'ün
XVI ncı maddesi çerçevesinde herhangi bir gelir veya fiyat desteğini,


c)
İhraç fiyatı: İhraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi
gereken fiyatı,


d)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Benzer Mal: Dampinge veya sübvansiyona
konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması
halinde ise benzer özellikleri taşıyan başka bir malı,


e)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Normal Değer:


1.
İhracatçı veya menşe ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari
işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken
karşılaştırılabilir fiyatı,


2.
İhracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler
çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir
karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü
bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyatı veya
menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen
fiyatı,


f)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Yönetmelik: İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,


g)
Damping marjı: Normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktarı,


h)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Sübvansiyon Miktarı: Menşe veya
ihracatçı ülke tarafından ihraç edilen malın imal, üretim, ihracat veya taşınma
aşamasında sağlanan, doğrudan veya dolaylı mali katkı veya GATT 1994'ün XVI ncı
maddesi çerçevesinde herhangi bir gelir veya fiyat desteği şeklindeki
faydaların tutarını,


i)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Zarar: Bir üretim dalında maddi
zararı, maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki
olarak gecikmesini,


j)
Bakanlık: İthalat Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığı,


k)
Genel Müdürlük: İthalat Genel Müdürlüğünü,


l)
Kurul:İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,


m)
(Ek: 21/7/1999 - 4412/2 md.) GATT 1994: Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel
Anlaşması 1994'ü,


n)
(Ek: 21/7/1999 - 4412/2 md.) Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler
Anlaşması: 26.1.1995 tarihli ve 4067 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan
ve 3.2.1995 tarihli ve 95/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan
Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması Ek 1'de yer alan Anlaşmayı,


o)
(Ek: 21/7/1999 - 4412/2 md.) GATT 1994'ün VI ncı Maddesinin
Uygulanmasına İlişkin Anlaşma: 26.1.1995 tarihli ve 4067 sayılı Kanunla
onaylanması uygun bulunan ve 3.2.1995 tarihli ve 95/6525 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması Ek 1'de yer alan
Anlaşmayı.


İfade
eder.


 


Önlem
alınmasını gerektiren haller


Madde
3 – (Değişik: 21/7/1999 - 4412/3 md.)


Önlem
alınmasını gerektiren haller; dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın
Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi
oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesidir.
Ancak, sübvansiyona konu ithalata karşı önlem alınabilmesi için, sübvansiyonun
Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması'nın 2 nci maddesi
çerçevesinde bir firma/firma grubu veya bir üretim dalı/üretim dalı grubuna
yönelik olduğunun da tespit edilmiş olması gerekir.


 


Şikayet
ve inceleme


Madde
4 – (Değişik: 21/7/1999 - 4412/4 md.) Genel Müdürlük şikayet
üzerine veya gerektiğinde re'sen damping veya sübvansiyon incelemesi yapabilir.
Dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalattan maddi zarar gördüğünü veya
maddi zarar tehdidi altında bulunduğunu veya bu tür ithalatın bir üretim
dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirdiğini iddia eden üreticiler veya
üretim dalı adına hareket eden gerçek veya tüzelkişi veya kuruluşlar Genel
Müdürlüğe yazılı olarak başvuruda bulunabilirler.


(İkinci
fıkra Mülga: 21/7/1999 - 4412/4 md.)


Şikayet
ve incelemeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle
tespit edilir.


 


Genel
Müdürlüğün görevleri


Madde
5 – Genel
Müdürlüğün bu Kanunla ilgili görevleri şunlardır:


a)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/5 md.) Şikayet üzerine veya gerektiğinde
re'sen, verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön
incelemeyi yapmak,


b)
Soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda Kurula teklif sunmak,


c)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/5 md.) Soruşturma açılması halinde,
soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili olarak Kurula teklif sunmak,


d) Kurulun sekreterlik hizmetlerini yürütmek ve Kurulca
verilecek diğer görevleri yapmak.


 


İthalatta
Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu ve görevleri


Madde
6 – (Mülga birinci fıkra : 2/7/2018 – KHK/700/112 md.)


(Mülga
ikinci fıkra: 2/7/2018 – KHK/700/112 md.)


Kurulun
görevleri şunlardır:


a)
Soruşturma açılıp açılmamasına veya açılmış bir soruşturmanın durdurulmasına
karar vermek,


b)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/6 md.) Soruşturma sırasında yeterli delil
olması halinde geçici önlem kararını Bakanlığın onayına sunmak,


c)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/6 md.) Soruşturma sonuçlarını değerlendirmek,
bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına
sunmak,


d)
(Değişik: 21/7/1999 - 4412/6 md.) Soruşturma sırasında taahhütte
bulunulmasını önermek ve taahhütte bulunulması halinde, taahhüdü kabul edip
etmemek hususunda karar vermek ve taahhütlerin yerine getirilmemesi durumunda
gerekli önlemleri almak.


Kurulun
çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edilir.


 


Dampinge
karşı vergi ve telafi edici vergi


Madde
7 –
Yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça
onaylanan damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar dampinge konu malın
(...)[1]
ithalinde dampinge karşı vergi, sübvansiyona konu malın (...)1 ithalinde ise telafi edici vergi
alınır.Bununla birlikte, dampinge veya sübvansiyona konu ithalat nedeni ile
meydana gelen zararın telafisinin, tespit edilen damping marjı veya sübvansiyon
miktarından daha az bir miktar veya oranda vergi konulmasıyla mümkün
olabileceğinin belirlenmesi halinde bu oran veya miktarda vergi uygulanır.[2]


Bu
vergilerin, (...)1 ithali evvelce gerçekleştirilen mallar için, geriye
dönük olarak uygulanmasına ilişkin esaslar Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit
edilir. Ancak, geriye dönük uygulamanın süresi geçici önlemlerin alındığı
tarihten itibaren 90 günü geçemez.[3]


 


Mükellef


Madde
8 – Dampinge
karşı vergi veya telafi edici vergi mükellefi; dampinge veya  sübvansiyona konu
malı ithal eden gerçek ve tüzelkişilerdir.2





Tahsil
mercii


Madde
9 – Dampinge
karşı vergi veya telafi edici vergi Gümrük İdarelerince, ithalde alınan diğer
vergilerden ayrı olarak tahsil olunur veya teminata bağlanır.


 


Soruşturma


Madde
10 – (Değişik birinci fıkra: 21/7/1999 - 4412/8 md.)
Re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampingeveya
sübvansiyona konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı
konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılır.


Soruşturmanın
usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edilir.


 


Taahhütler


Madde
11 – (Değişik: 21/7/1999 - 4412/9 md.)


Soruşturma sırasında menşe ülke, ihracatçı ülke veya
ihracatçı, soruşturma konusu dampingli veya sübvansiyonlu ithalattan
kaynaklanan zararı ortadan kaldıracak şekilde kendiliğinden veya Kurulun
önerisi üzerine taahhütte bulunabilir. Kurulun taahhüdü kabul etmesi halinde
soruşturma, geçici veya kesin önlem alınmaksızın durdurulabilir veya
sonuçlandırılabilir. Soruşturmanın sonuçlandırılmış olması, taahhüdün yürürlüğe
girmesine kadar uygulanmış olan geçici önlemlerin gerekli kıldığı tahsilatı
engellemez. Taahhütlerin yerine getirilmemesi halinde, Kurulca mevcut verilere
dayalı olarak geçici veya kesin önlem alınabilir. Taahhütler ile ilgili usul ve
esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte, taahhütlerin geçerlilik süresi ve
gözden geçirilme esasları ise Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit edilir.3


 


Geçici
önlemler


Madde
12 – (Değişik: 21/7/1999 - 4412/10 md.)


Şikayet
konusu ithalata ilişkin soruşturma sırasında, dampingli veya sübvansiyonlu
ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu konusunda ön belirlemeler
yapılması halinde, soruşturma süresince zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca
belirlenen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan
kaldırmaya yetecek daha az bir oran veya miktarda teminat şeklinde geçici önlem
uygulanması Bakanlık makamının onayı ile kararlaştırılabilir. Bu durum Resmi
Gazetede yayımlanmak suretiyle ilgililere duyurulur. Soruşturmanın açılması
tarihinden itibaren altmış gün içerisinde geçici önlem uygulanmaz. Geçici
önlemlerin geçerlilik süresi dört aydır. Ancak, damping soruşturmasına konu
malın Türkiye'ye ihracatının önemli bir kısmını gerçekleştiren ihracatçıların
talebi halinde, bu süre, Kurulun kararı üzerine Bakanlık onayı ile altı aya
kadar çıkarılabilir. Damping soruşturması sırasında, zararın önlenmesi için
damping marjından daha düşük oranda bir kesin önlemin yeterli olup olmadığının
incelenmesi amacıyla, bu süreler sırasıyla altı ve dokuz ay olarak
belirlenebilir. Geçici önlemlerin uygulama esasları Cumhurbaşkanı
Kararı ile tespit edilir.[4]





Kesin
önlemler


Madde
13 – (Değişik: 21/7/1999 - 4412/11 md.)


Soruşturma
sonucunda dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara
neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen
ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı
kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge
karşı vergi veya telafi edici vergi alınır. Daha önce teminat alınmış olması
halinde 14 üncü maddeye göre işlem yapılır. Ancak, kesin önlem kararının maddi
zarar tehdidi veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesine
ilişkin olarak alınması durumunda, soruşturma sırasında alınan teminatın tahsil
edilebilmesi için Kurulun geçici önlem alınması sebebiyle maddi zarar
oluşmadığı hususunda bir belirleme yapması gerekir. Böyle bir belirleme
yapılmadığı takdirde, soruşturma sırasında geçici önlem olarak alınan teminat
iade edilir. Yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici
verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve
iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak
işlemlere ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanı Kararı ile tespit edilir.
Soruşturmaya konu olan mal için hem damping yapılmış olması hem de sübvansiyon
verilmiş olması halinde, aynı durumun telafisi için dampinge karşı vergi ve
telafi edici vergi birlikte uygulanamaz.4


Dampinge
karşı vergi veya telafi edici vergi konulmuş olması, ilgili malın ithalatını
engellemez.


 


Geri
ödeme


Madde
14 – Kesinleşen dampinge karşı vergi veya telafi edici
vergi, daha önce alınan teminattan yüksek ise fark tahsil edilmez. Kesinleşen
vergi, daha önce alınan teminattan düşük ise fark geri ödenir.


(Değişik:
21/7/999 - 4412/12 md.) Soruşturmanın kapatılmasına karar
verilmesi halinde geçici önlemler kaldırılır ve alınan teminatlar iade edilir.


Satış
akdi hükümlerine aykırı olmasından dolayı iade veya imha edilmek istenen malın
evvelce alınmış olan dampinge karşı vergisi veya telafi edici vergisi, gümrük
mevzuatının bu konuda gümrük vergisinin geri verilmesine ilişkin hükümleri
dahilinde iade edilir.


 


Diğer
mevzuat


Madde
15 – (Değişik: 21/7/1999 - 4412/13 md.)


Gümrük
mevzuatının; gümrük vergisinin tesciline, tahakkukuna, tahsiline, geri verilmesine,
takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanuna aykırı olmayan usul ve
şekle müteallik hükümleri, dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin
tescili, tahakkuku, tahsili, geri verilmesi, takibi ve teminata bağlanması
işlemlerinde de uygulanır.


Ödenmeyen dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre gümrük idarelerince kovuşturulur.


Bu
Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, GATT 1994'ün VI ncı Maddesinin Uygulanmasına
İlişkin Anlaşma ile Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması
hükümleri dikkate alınır.


 


Kaldırılan
ve uygulanmayacak hükümler


Madde 16 – 1615
sayılı Gümrük Kanununun 21 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştr.


Bu
Kanunun tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanuna aykırı olan
hükümleri uygulanmaz.


 


Bakanlar
Kurulu kararları ve yönetmelikler


Madde
17 – Bu Kanunun;


a)
7, 12 ve 13 üncü maddelerinde öngörülen Bakanlar Kurulu Kararları ile,


b)
4, 6, 10 ve 11 inci maddelerinde belirtilen Yönetmelikler, Kanunun yayımı
tarihinden itibaren 3 ay içinde çıkarılır.


 


Soruşturmanın
kapatılması ve durdurulması


Ek
Madde 1 – (Ek: 21/7/1999 - 4412/14 md.)


Soruşturma
sonucunda, soruşturma konusu ithalatın dampinge veya sübvansiyona konu
olmadığının veya bu ithalattan kaynaklanan zararın bulunmadığının belirlenmesi
halinde veya şikayet konusunun ortadan kalkması durumunda Kurulca soruşturma
kapatılır. Damping marjının veya sübvansiyon miktarının veya ithalat miktarının
ihmal edilebilecek düzeyde olduğununtespiti durumunda da damping veya
sübvansiyon soruşturması kapatılır. Damping marjının veya sübvan-siyon
miktarının veya ithalat miktarının ihmal edilebilecek düzeylerine ilişkin
oranlar yönetmelik ile belirlenir. Şikayetin geri çekilmesi halinde Kurulca
soruşturmanın kapatılmasına karar verilebilir. Taahhütlerin kabul edilmesi
halinde soruşturma durdurulabilir. Sübvansiyonun uygulamadan kaldırılması
halinde de soruşturma durdurulabilir veya kapatılabilir.


 


Kesin
önlemlerin ve taahhütlerin gözden geçirilmesi


Ek
Madde 2 – (Ek: 21/7/1999 - 4412/14 md.)


Kesin
önlemler ve taahhütlerle ilgili kararlar, ilgili taraflardan birinin talebi
üzerine veya re'sen gözden geçirilebilir. Kurulca gözden geçirme kararı
verilmesi halinde, yeniden soruşturma açılır ve yürütülür. Ancak, yeniden
soruşturma açılması, yürürlükte bulunan kesin önlemlerin ve taahhütlerin
uygulanmasını engellemez. Soruşturma sonucunda kesin önlem ve taahhüt uygulaması
hakkında Kurulca karar verilir. Kesin önlem kararı, soruşturma döneminde
soruşturma konusu malı ihraç etmemiş olan üretici veya ihracatçıların talebi
üzerine de gözden geçirilebilir. Böyle bir talep üzerine açılacak soruşturma
sonucuna ilişkin karar yürürlüğe girene kadar uygulanmakta olan kesin önlem,
talepte bulunan üretici veya ihracatçının ihraç ettiği soruşturma konusu mal
ithalatı için teminata bağlanır. Soruşturma sonucunda, alınan teminat ile
ilgili olarak, 14 üncü maddeye göre işlem yapılır.


 


Yürürlük


Madde
18 – Bu Kanun yayımı tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girer



 


Yürütme



Madde
19 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


 


 


3577 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK
GETİREN MEVZUATIN VEYA


ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARININ YÜRÜRLÜĞE


GİRİŞ TARİHLERİNİ GÖSTERİR LİSTE


 







Değiştiren
Kanunun/ KHK’nin veya İptal Eden Anayasa Mahkemesi Kararının Numarası



3577
Sayılı Kanunun Değişen veya İptal Edilen Maddeleri



Yürürlüğe
Giriş Tarihi






4412



1, 2, 3,
4, 5, 6, 7, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 15, Ek Madde 1, Ek Madde 2 



Yayımından üç ay sonra






KHK/700



6,7,11,12,13



24/6/2018 tarihinde birlikte yapılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Cumhurbaşkanının andiçerek göreve
başladığı tarihte (9/7/2018)









 











[1] 21/7/1999 tarih ve 4412 sayılı Kanunun 7 nci maddesi
ile bu fıkralarda yer alan "fiili" ibareleri yürürlükten
kaldırılmıştır.







[2] 21/7/1999 tarih ve 4412 sayılı Kanunun 7 nci maddesi
ile bu maddelerde yer alan "ve/veya" ibareleri, “veya” şeklinde değiştirilmiştir.







[3] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 112 nci
maddesiyle, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” ve 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.







[4] 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 112 nci
maddesiyle, 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlar Kurulu”
ibaresi “Cumhurbaşkanı” ve 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?